cengiz han doğum temuçin ağustos ölümünden sonra tarihin en büyük yüzölçümüne sahip imparatorluğu haline gelmiş moğol imparatorluğu nun kurucusu ve ilk kağanı ve imparatoru olan moğol komutan ve hükümdar yüzyılın başında orta asya daki tüm göçebe bozkır kavimlerini birleştirerek bir ulus hâline getirdi ve o ulusu moğol siyasi kimliği çatısı altında topladı dünya tarihinin en büyük askeri liderlerinden biri olarak kabul edilen cengiz han hükümdarlığı döneminde arasında kuzey çin deki batı xia ve jin hanedanı türkistan daki kara hıtay maveraünnehir harezm horasan ve iran daki harzemşahlar ile kafkasya da gürcüler deşt i kıpçak taki rus knezlikleri ve kıpçaklar ile idil bulgarları üzerine seferler gerçekleştirdi ve imparatorluk döneminde gerçekleştirdiği hiçbir savaşı kaybetmedi bunların sonucunda pasifik okyanusu ndan hazar denizi ne ve karadeniz in kuzeyine kadar uzanan bir imparatorluk kurdu bozkır geleneğinden gelen onlu teşkilatı kullanarak meritokratik liyâkata bağlı bir ordu meydana getiren cengiz han ın büyük bir asker olarak ün kazanmasının temelinde kurduğu posta teşkilatı ve casus ağı ile istihbarat sanatına verdiği büyük değer önemli bir yer tutar seferleri sonucunda pek çok şehir tahrip olmuş ve milyonlarca insan da katledilmişti ancak cengiz han yasası adı ile metinleştirilen kurallar ile işkenceyi yasaklayıp zanaatkârlar doktorlar belli bilgi becerisi olan eğitimli kişiler ve her dinden din adamlarına hangi milletten olursa olsun aralarında bir ayrım yapılmaksızın saygı gösterilmesi ve vergiden muaf tutulmalarını kanunlaştırmıştır cengiz han halkının yazıya sahip olmasını sağlamak için uygurlardan önemli bahşıları başkenti karakurum a çağırmış ve moğolca için uygur alfabesini uyarlatarak bunu çocuklarına da öğretmesini istemiştir kimi kaynaklara göre cengiz han ın fetihlerinin yaklaşık olarak milyon insanın ölümüne sebep olduğu tahmin edilmektedir bu o zamanki dünya nüfusunun ine denk gelmekteydi nişaburlu bir askerin damadı touchar ı öldürmesinden sonra cengiz han harezmşah imparatorluğu na saldırmış galip geldiği bu savaş sonrası ise iran nüfusunun dörtte üçünü öldürmüş olduğu tahmin edilmektedir sadece damadının öldürüldüğü nişabur da intikam almak için milyondan fazla insan öldürdüğü düşünülmektedir uygur alfabesini kullanarak moğol dilini de yazılı hale getirmiştir cengiz han ın şeceresi yarı mitolojik bir şekilde sis perdesi arkasındadır onun atalarının ve kendisinin doğuş efsanesi moğol mitolojisinin önemli belgelerindendir yazılış tarihi itibarı ile cengiz han ın yaşadığı döneme en yakın olanı şamanizm etkilerinin görüldüğü yılında moğolca olarak kaleme alınmış olan moğolların gizli tarihi adlı esere göre cengiz han dan nesil önce yaşayan alangoya cengiz han soyunun efsanevi büyük annesi olarak kabul edilmiştir moğolların gizli tarihinde yer alan efsaneye göre alangoya dul kaldıktan sonra evlenmediği hâlde üç oğlu daha olmuştur cengiz han ve onun mensup olduğu börçiginler bu çocuklardan bodoncar adlı en küçük olanının soyundan gelmektedir alangoya efsanesi yalnızca cengiz han ı değil onunla birlikte nirun yani ışığın çocukları adı verilen bir yığın boyu ilgilendirse de cengiz han soyunun en büyük efsanesi olarak kabul edilmiştir nirun boylarından öncelikle cengiz han ın boyu borciginler ardından tayciutlar barlaslar derbenler salciutlar ve başka birkaç boy daha sayılabilir yılında moğol kabilelerinden börçiginlere mensup kabul bütün moğolların ilk lideri olarak han unvanını almıştır cengiz han ın babası yesügey bahadır onun torunudur kabul han ve onun halefi ambakay han zamanında moğollar çin deki jin imparatorluğu ile mücadele edecek kadar kuvvetlenseler de tatarlar çinlleri hoşnut etmek için ambakay ı çin e teslim ettiler ambakay hiç alışılmadık bir şekilde tahta eşek şekli denen bir duruma sokularak çarmıha gerilip infaz edildi cengiz han ın büyük amcası kutua bu hakarete çin üzerine ve tatarlara bir dizi saldırı düzenleyerek cevap verdi ve bu akınlar sonunda moğol herkülü unvanını kazandı fakat yılında detayları bilinmeyen bir dizi olay sonunda kuzey çin in hakimi jin hanedanı moğolları hezimete uğrattı moğollar bir süre karmaşa içinde dağıldılar sefalet içinde yüzen bu karmaşık hâldeki moğollar ın içerisindeki önemsiz liderlerden biri olan kabul han ın torunu yesügey bahadır ittifaklar kurarak moğolları güçlendirmeye çalıştı moğolların batı komşularından biri olan türk boylarından keraitler idi keraitler yıldan beri nasturi hristiyan dı hristiyan keraitlerin o zamanki lideri tuğrul idi tuğrul yılında iç meseleler sonucu tahtını kaybetmişti moğolların lideri yesügey tuğrula kabilesinin önderliğini yeniden ele geçirmesi için yardım etti tuğrul ve yesügey anda ile kardeşilik yemini ettikten sonra daha sonraları moğolların yeniden ortaya çıkışında olağanüstü önem taşıdığını kanıtlayacak olan bir ittifak kurdular rivayetlere ve efsaneye göre yesügey bahadır bir gün onon nehri kıyılarında şahini ile avlanırken gelinleri taşımak için özel olarak tahsis edilmiş bir at arabasına rastladı yesügey arabanda oturan kıza ilk görüşte âşık olmuştu yesügey iki kardeşini yanına alarak ve birlikte ağır ağır giden düğün arabasına yetiştiler üç kardeş onggirat boyunun olkunat kabilesinden olan höelin adındaki yeni evli gelini yakaladılar höelin başke seçme şansı olmadığı için yesügey bahadır ı yeni kocası olarak kabullendi yesügey onunla doğurduğu oğlan bir kahraman olacak diyerek evlenmişti evlilikten bir süre sonra yesügey tatarlar üzerine yaptığı bir akından geri döndüğünde höelin kocasını hamile olduğu haberiyle karşıladı kaynaklarda bebeğin doğumu sırasında höelin in kapısına bir yay ve ok asılarak şeytanın girmesinin engellendiği ancak yakın akrabalar ve bir kadın şamanın ebe olarak görev yaptığı ileri sürülmektedir şaman bebeği çok yakından inceleyerek geleceği hakkında kehanette bulunabilecek bir işaret arayacaktı efsaneye göre sağ avucunun içinde sonraları gayet doğal olarak gücün ve çok kan dökeceğinin simgesi olarak nitelendirilecek aşık kemiği şeklinde bir kan pıhtısı ile doğdu yesügey bahadır düşman olduğu tatar kabilelerinden birinin reisi olan temuçin adlı bir kişiyi esir almıştı işte bu esir ve hadise üzerine yesügey bahadır oğluna temuçin adını verdi temuçin katı sağlam sert dayanıklı ve demir gibi anlamlarına gelmektedir arap ve iranlı tarihçilere göre temuçin in doğum tarihi ocak tir ancak çin kaynaklarınca temuçin hayvanlı türk takvimine göre domuz yılının başında dünyaya gelmiştir bu hesapla hayvanlı türk takviminde yıl yılı kapsadığı için ile arasında sonu ile biten bütün senelerden yola çıkarak doğum tarihinin olabileceği kabul edilmektedir uzmanlar temuçin in doğum tarihini nasıl kanıtlamaya çalışıyorlarsa doğum yerinin de kesin olarak nerede olduğunu tartışmaktalar cengiz han zamanından günümüze kalan tek kaynak olan moğolların gizli tarihi adlı eserde bu yerin onon yakınlarında dülün boldak adıyla bilinen bölge olduğu yazmaktadır bu adın anlamı dalak tepeciği dir yesügey bahadır ve höelin in temuçin den başka hasar haçi ve temüge adlarını taşıyan üç oğlu ile temulun adında bir kızları olmuştur bunun yanı sıra temuçin in bekter ve belgütay isimli iki üvey kardeşi vardı temuçin yaşındayken babası yesügey bahadır onu evlendirmek için kendisini de yanına alarak temuçin in annesi höelin in kabilesi olan onkıratların yanına gitti yesügey kayın biraderinin kızı börte yi oğlu temuçin e istedi börte adındaki kız temuçin den bir yaş büyüktü anlaşma gereği temuçin orada kalacaktı burada evlilik yaşı olan yaşına gelene kadar evin reisine hizmet edecekti fakat yesügey bahadır evine dönerken yolda karşılaştığı ve konuk olduğu tatarlar tarafından eski husumetlerinin sonucu olarak zehirlendi yesugey bahadır ne olursa olsun ölmeden önce temuçin in geri getirilmesi için emir verdi fakat temuçin gelmeden öldü temuçin ve ailesi ilk olarak akraba kabilelerden tayciutlara katılmaya karar vererek yanlarına gittiler ancak tayciutlar temuçin ile ailesini yanlarına almak istemediler yesügey in erkek kardeşleri de höelin ve çocuklarına yardım etmediler bir müddet sonra da yesugey in kabilesi temuçin in annesi höelin in yani bir kadının emri altında kalmak istemeyerek göç etti höelin kabilesinin sürülerinden hiçbir hak iddia etmeyerek burhan haldun dağının eteklerindeki ormanlık yamaçlara ailesi ile birlikte yerleşti sürü sahibi olamadıkları için et yiyemeden süt içemeden sadece nehirde balıkçılık yaparak ormanda yabani meyveler ve kökler toplayarak hayatlarını devam ettirebiliyorlardı temuçin on on bir yaşlarında iken çok iyi bir arkadaş edindi bu çocuk cacırat boyundan camuka adlı kendi yaşıtında birisi idi sonunda dostlukları o derece ilerlemişti ki anda yani kan kardeşi olmak için yemin ettiler temuçin yaşında iken üvey kardeşi bekter ile arasındaki rekabet ileri boyutlara vardı ve temuçin yesügey in diğer hanımından doğan üvey kardeşi bekter i bir av meselesi sonucu çıkan kavgadan sonra öldürdü bekter höelin in öz oğlu olmamasına rağmen tayciutlara karşı birlik olmak gerekirken böyle bir hareket yaptıkları için temuçin e çok sinirlendi nitekim tayciutlar kısa bir süre sonra saldırarak temuçin i esir aldılar tayciutların lideri tarafından tutsak edilen temuçin bir köpek gibi boynuna bir tahtadan yapılmış tasma takarak kabilelere teşhir edildi fakat bir gün bekçisinin elindeki halatı birdenbire şiddetle çekerek başına vurduğu bir darbe ile saf dışı bırakıp koruluğa doğru kaçarak onon nehri kıyısına doğru koştu nehirde boylu boyunca uzandı tahta boyunduruk başının soğuk sudan yeterince yüksekte durmasını sağlıyordu peşindekilerin tümü koruluğu araştırırken nehrin aşağısındaki evine doğru giden bir adam temuçin i yattığı yerde görür görmez tanımıştı bu adam temuçin esir edildikten sonra evinde tutulduğu sohan şira idi uzaktan temuçin i arayan takipçilerin bu tarafa geldiğini görünce sohan şira onlara mani olmak için herkese şimdiye kadar aradıkları yerleri bir kez daha kontrol etmelerini önerdi temuçin tehlike geçtikten sonra sohan şira nın gittiği yoldan sendeleyerek ilerledi ve bir önceki geceyi geçirdiği çadıra ulaştı üzerinden sular damlayan titreyen temuçin i gören sohan şira ordan uzaklaşmasını istedi buna rağmen ailesi karısı iki çocuğu ve kızı temuçin e yakın davranarak boyundurluğu ve kelepçesini çıkararak temuçin in karnını doyurdular ve ıslak elbiselerini kuruttular daha sonra da temuçin i koyun yünüyle dolu bir arabanın içinde sakladılar ertesi gün tayciutlar sohan şira nın çadırına gelerek her tarafı karıştırıp yatakların altına baktılar sıra yün dolu arabaya geldiğinde tam temuçin in ayaklarını görecekleri sırada sohan şira böyle sıcak bir havada bu kadar yünün altında kim saklanır diyerek takipçilerin oradan uzaklaşmasını sağladı sonunda sohan şira temuçin in kaçma şansını arttırmak için yiyecek içecek ve iyi bir at verdi temuçin annesinin onon un üst kesimlerindeki sığınağına giden yolu takip ederek sonunda ailesine geri döndü temuçin ileri de cengiz han olduğunda kendisine yardım edenleri hiç unutmamıştır ki bunlar arasında kendisini esaretten kurtaran sohan şira ve onun çocukları da vardır bir tanesine general rütbesi vermiştir bu hadisenin üzerinden bir yıl geçmişti aile sadece bir sürüye ve dokuz tane ata sahipti bir gün temuçin in üvey kardeşi belgütay ın marmot avlamak için kamp dışına çıktığı sırada hırsızlar kalan sekiz atı çaldılar temuçin ellerinde kalan son ata atladı ve sonraki iki gün boyunca hırsızların izini sürdü üçüncü gün sabahı bir çadıra ve çadırın yanındaki ağıldaki oldukça büyük bir at sürüsüyle ilgilenen bughurçi isimli bir gence rastladı bughurçi temuçin in uzun süredir koşturduğu atının hâlini görünce temuçin e yorgunluktan neredeyse ölmek üzere olan atını sürüsündeki zinde atlardan biriyle değiştirmesi için ısrar etti temuçin atını değiştirip oradan ayrılırken bughurçi aniden bir karar verdi ve at hırsızlığı hepimizin ortak sorunu bende seninle birlikte geleceğim dedi üç gün sonra temuçin ve bughurçi hırsızlara ve çalıntı atlardan oluşan sürülere yetişti iki arkadaş anında harekete geçerek sürünün arkasına daldı ve temuçin e ait olan atların iplerini kesip yedeklerine alarak dörtnala uzaklaştılar bughurçi nin babasının kampına yaklaştıkları sırada temuçin sen olmasaydın atlarımı nasıl bulurdum gel bunları bölüşelim sadece hangilerini almak istediğini söyle yeter dedi babası varlıklı biri olan bughurçi hayır diye yanıtladı temuçin gerçekten bughurçi nin asil davranışını unutmayacak ve bughurçi ilerde yanından ayırmadığı sağ kolu atlarının baş seyisi zırhlı tümen komutanı ve moğolların en büyük generallerinden biri olacaktı temuçin yaşındayken nişanlandığı börte ile babasının ölmeden önce kararlaştırdığı gibi evlilik düğünü yapmak için kayınpederini ziyaret etmeye ve evlilik anlaşmasına hâlâ razı olup olmadığını sormak için üvey kardeşi belgütay ile birlikte kongirat ülkesine doğru yola çıktı temuçin i çok iyi karşıladılar ve evlilik gerçekleşti evlilik tarihi olarak kesin olmamakla birlikte ve tarihleri ileri sürülmektedir temuçin börte ile evlendiği zamanlarda merkit kabilesinin büyük bir saldırısına uğradı bu saldırıda temuçin kendi canını ve karargahını kurtardığı hâlde henüz yeni evlendiği eşi börte merkitler tarafından kaçırıldı bataklıkları yararak düşmanı ağır mağlubiyete uğratan temuçin karısını onların elinden alamamış ancak bu zafer ona çok büyük bir ün ve itibar kazandırmıştı temuçin in doğumundan önce babası yesügey bahadır keraitlerin lideri tuğrul ile kardeşlik yemini etmişti temuçin kardeşi kasar ve üvey kardeşi belgütay yı yanına alarak yeni bir müttefik kazanmaya gitti başlarına geleni tuğrul a anlattı vaktiyle temuçin in babası tarafından yardım gördüğünü hatırlayan tuğrul han temuçin i himayesine aldı tuğrul onu çok iyi karşıladı ve kendisine evladım diye hitap etti tuğrul temuçin in cungar kabilesi şefi camuka ya da uğramalarını ve onlarında desteğini almalarını söyledi üç kardeş camuka ya da giderek durumu anlattılar temuçin in kan kardeşi olan camuka kendi namusu gibi hiddetlendi ve tuğrul un taahhüdüne uyacağını teyid etti merkitlere karşı savaş hazırlıkları süratle tamamlandı camuka toplanma bölgesine üç gün evvel gelerek temuçin e hazır olduklarını bildirmiş tuğrul komutasındaki kerait lerin de gelmesinden sonra saldırıya başlandı saldırı haberini alan merkit kabileleri selenge nehri akıntısı boyunca kaçmışlardı ama çoğu büyük baskında avlanmıştı temuçin ilk gece baskınında börte nin kurtarıldığını camuka ya bildirdi ve saldırıyı yavaşlattı bu zamanın sürpriz hadiselerinden biri de merkitler elindeki esaretten kurtulan temuçin in karısı börte nin doğurması idi bu beklenmeyen bir çocuktu yeni doğan çocuğa misafir anlamına gelen cuci adını koydular cuci börte nin merkitlerden kurtarılmasından ay sonra doğdu böylece de babasının kim olduğu hakkında hep soruları da beraberinde getirdi cuci ilerki zamanlarda temuçin in en büyük oğlu olarak anılacaktı ilerde temuçin in başka kadınlardan da çocukları olacaktı ancak ilk karısı ve imparatoriçesi börte nin doğurdukları cuci çağatay ögeday ve tuluy en sevdikleri oldu temuçin in diğer eşlerinden olan çocukları onun yerini almaktan muaf tutuldular temuçin in gücünün artması karşısında temuçin e ilk baş kaldıran kan kardeşi camuka oldu tatarlar merkitler naymanlar oyradlar ve taycutlar camuka ya yakınlaştı ve bir ittifak kurarak yılında camuka yı gur han evrensel lider unvanıyla liderleri yaptılar camuka nın kardeşi taiçar ın temuçin in oğlu cuci nin sürüsünü çaldığı için cuci tarafından öldürülmesi camuka ya temuçin üzerine sefere çıkma fırsatını verdi camuka nın üç tümenlik gücüne karşı temuçin in de üç tümen kadar gücü bulunuyordu savaş esnasında camuka nın izlediği strateji ile temuçin tuzağa düşmüş ve ok yağmuru altında atılan bir ok temuçin i ıskalayarak atının boynuna saplanarak atının ölümüne neden olmuştu temuçin atını değiştirdikten sonra bu sefer başka zehirli bir ok kendi boynuna isabet etti kardeşi haçiun ile yetmiş kadar adamı da camuka nın eline esir düştü camuka bu yetmiş adamı kaynayan kazanların içine attırarak feci şekilde öldürttü temuçin in kardeşi haçiun un ise başını kılıcı ile kesip kellesini atının kuyruğuna bağladı ele geçirdiği okçuların parmaklarını kestirip izcilerin gözlerine mil çektirdi böyle yaparak psikolojik olarak onları korkutmak istemişti yardımcısı celme temuçin in boynuna saplanan zehirli oku çıkararak yarayı emerek ateşten yarı baygın bir şekilde yatan temuçin in yarasını temizledi celme gece karşıda duran düşman denklerinin arasına giderek gizlice kaymak çalarak temuçin i doyurdu getirdi temuçin gerçekten de doğduğu günden beri yanında olan yardımcısı celme nin iyiliğini hiç unutmamış ve onu ileride general rütbesi ile mükâfatlandırmıştır temuçin eski sağlığına tekrar kavuştuğunda kardeşinin ölüm haberini alınca herhangi bir tepki göstermemiştir bu da onun kardeşinin ölümüne fazla üzülmediğine veya artık ölümlere alıştığına yorumlanmıştır ama intikam almak için iyice hırslanmıştır temuçin in vurulduğu halde ölmemesi onun askerleri arasında itibarını daha da arttırmış ve bundan manevi bir güç kazanarak camuka ya yeniden saldırmışlardı sonuçta camuka nın ordusunu dağıldı savaş kazanılıp camuka kaçtıktan sonra zamanında tayciutlardan kaçmaya çalışırken temuçin e yardım eden sorhan şira bir arkadaşı ile temuçin in yanına geldi şimdi ona katılmakta serbest idi temuçin sorhan şira ya atını öldüren oku kimin attığını görüp görmediğini sordu bu sorunun cevabı sorhan şira nın arkadaşı jirko dan geldi oku atan kendisi idi temuçin kendisine neredeyse öldürecek olan bu düşman savaşçıyı idam edebilirdi ama genç hayatını kurtarmış olan adamın arkadaşı idi jirko her buyruğuna boyun eğeceğine dair söz verdi eğer beni öldürürsen toprak parçasında çürüyüp giderim fakat merhamet gösterirsen senin için dağları okyanusları aşarım dedi temuçin onun dürüstlüğünden etkilendi ve bu adam benim dostumdur diyerek yaptığı hareketin anısına ona yeni bir isim verdi bundan sonra ismi cebe okçu olacak ve ben onu okum olarak kullanacağım dedi cebe nin bir atı yoktu bir at talep etti temuçin onun arzusunu yerine getirerek genç cebe ye burun delikleri beyaz bir at verdi cebe ata binince bir yolunu bulup kaçtı ama daha sonra geri dönerek temuçin e hizmet etmek arzusunda olduğunu söyledi gelecekte türkistan iran ve rusya yı fethedecek olan cebe noyan işte budur epeyce sonra cebe karahitaylar ile savaş esnasında tiyan şan yaylasından geçerken beyaz burunlu bin at toplayarak cengiz han a hediye ederek hayatını borçlu olduğu bu hadiseyi unutmamış olduğunu gösterecekti temuçin tatarlar ın camuka ile olan savaşta onun tarafında olması temuçin e onlara güvenmemesi gerektiğini göstermişti tatarlara karşı nihai darbeyi indirmek için yılında tekrar harekete geçti sefer sonucunda tatarlar temuçin tarafından yenilerek parçalanmışlar ve bütün mensupları da diğer boylar arasında paylaştırılmıştı tatar hanı yekeçeren in güzel kızı esir düşmüştü temuçin yesujen adlı bu güzel tatar kızının nişanlısını kendi gözleri önünde öldürerek ondan da güzel olan yesui adlı ablası ile evlendi temuçin in bu hanımına şiddetle âşık olduğu belirtilmektedir camuka nın yanındakiler ile beraber pek çok boy da temuçin e tabi olmuşlardı camuka temuçin in eline düşmekten kurtulan nayman ve merkit güçleri ile birleşerek temuçin e karşı harekete geçti ancak başarılı olamadı nayman ve merkitler bu şekilde dağıtılıp tamanen güçsüz hâle getirildikten sonra onlarla birlikte temuçin e karşı savaşan camuka desteğini kaybedip sadece beş yakın arkadaşı ile birlikte kaldı ancak bu yakın arkadaşları onu satmaktan geri durmadılar ve yemek yerken onu yakalayıp temuçin e teslim ettiler böyle yapmakla da tıpkı seyis gibi temuçin den büyük mükâfat alacaklarını düşünmüşlerdi ancak temuçin bütün ihanet edenlere acımadığı gibi onlara da acımamış ve öz hanlarına ihanet edenleri bütün nesilleri ile yok edin emrini vererek onları infaz ettirdi gizli tarihe göre temuçin camuka ya tekrar arkadaş olmalarını ve yanında olmasını teklif etti camuka bunu redetti ve kendisinin bir asile yakışır şekilde kanının dökülmeden öldürülmesini cesedinin yüksek bir yere gömülerek saygıdan mahrum edilmemesini rica etti temuçin de senin hayatını bağışlamak istediğim hâlde bunu kabul etmiyorsun öyleyse seni kendi arzuna göre kanını akıtmadan öldürteceğim dedi ve onun kemikleri kırılarak öldürülmesini emretti tuğrul ile camuka nın ortadan kaldırılması ve temuçin in merkitler i naymanlar ı keraitler i tatarlar ı ve diğer küçük kabileleri liderliği altında birleştirmesi onu orta asya bozkırlarındaki tek güç âaline getirdi yılının ilkbaharında onon nehrinin kaynaklarında kendisine bağlanmış olan bütün kabileleri bir araya getirerek büyük bir kurultay topladı tüm göçebe konfederasyonları birleştiren temuçin tek bir ulus yarattı ve bu ulusa moğol ulusu adını verdi artık o moğolların mutlak efendisi idi kurultayının en önemli kararı temuçin in daha evvel aldığı kağan unvanına ilaveten cengiz unvanını almasıdır bu tarihten sonra kendisine cengiz kağan veya cengiz han diye hitap edilmesini istemiştir aslında bu o dönemin teleffuzu ile çinngiz kan şeklinde idi temuçin bu sırada yaşında bulunuyordu moğol toplumu cengiz han dan önce teşkilatsızdı kurultayında devletin ordu ve içtimai teşkilatı düzenlendi cengiz han kurultayda mukhulai ı baş yardımcısı süvari birliklerinin başındaki bugurçi yi de danışmanı olarak atadı celme ve subutay kardeşleri ise binbaşı olarak atadı tayciutlardan kaçtığı sırada kendisini kurtaran sorhan şira her iki oğlu gibi cengiz han ın yaveri ve ok taşıyıcısı oldu bu atamalar göçebe imparatorluğun yönetiminde büyük değişiklilere damgasını vurdu moğol birliği geçmişte kabile rekabetlerinden büyük zarar görmüştü cengiz han şimdi atayacağı kişileri kabile hiyerarşisine göre değil liyakata göre belirleyecekti anahtar kelime ise sadakatti sorhan şira ve oğulları hiçlikten yöneticiliğe gelmiş tek örnek değillerdi çobanlar marangozlar vb aynı haklara sahipti celme ve subutay birer demircinin oğulları idi subutay stratejik zekasından dolayı cengiz han ın ailesinden olmadan cengiz han a en yakın isim hâline gelmiştir cengiz han kendisi ile aynı yolda yürüyen herkese karşılığını fazlası ile vermiş ve bundan sonra yeni muhafız birliğinin teşkil edilmesi için çalışmalara başlamıştır cengiz han ordusunu göçebelerin yüzyıllardan beri kullandığı onluk sisteme göre düzenlemeye başladı on askerlik birim arban yüz askerlik birim jagun bin askerlik birim minghan on bin askerlik birim ise tümen olarak adlandırılmıştı askerî faydalarının yanı sıra onluk sistemin kullanılmasının asıl nedeni cengiz han ın güçlü askerî birimler kurarak askerlerin kendi kabilelerine değil de bu birimlere özellikle minghan seviyesinde bağlılık duymasını istemesiydi cengiz han aynı düşünceyle yılında mevcudu e ulaşan keshig adındaki muhafız birliğini kurdu genişleyen imparatorluğa komutan ve idareci yetiştiren ve cengiz han a sadakati ön planda tutan keshig e katılabilmek büyük bir onurdu kabilelere duyulan sadakati kendisine yönlendirmeyi başarabilmesi cengiz han ın yeteneğinin diğer bir göstergesiydi cengiz han seçilirken şaman kökçü onun lehine bir hayli kehanette bulunarak birçok boy yöneticisinin oyunu da etkilemişti kökçü cengiz han ın babası yesügey ve annesi höelin in güvenilir adamı olan şaman münglik in oğlu idi kerayitler ile olan mücadelesinde tuğrul un oğlu sengün tarafından hazırlanmış olan bir tuzak ile ilgili cengiz han ı zamanında uyaran yine münglik olmuştur kökçü nün babası yaşlı ve bilge münglik cengiz han ın hayatında çok önemli bir rol oynamış ve sonunda cengiz han ın dul annesi höelin ile evlenmişti kurultayında kökçü ulu gök tengri nin cengiz han a kainatın kağanlığını verdiğini ilan etmişti bu ilahi tasdik cengiz han a otoritesinin temelini sağlamıştı bu nedenle kökçü nün cengiz han ın nazarında ayrı bir yeri vardı moğolların gizli tarihi ne göre kökçü ve kardeşlerinin değişik boylardan oluşan ve henüz cengiz han a biat etmeyen toplulukları kendi etraflarına toplamaya başladıklarından bahsedilmektedir şaman kökçü cengiz han a iktidarının temellerini atmasına yardımcı olmuştu ancak hem sihirli gücü ve hem de imparatorluk ailesi içinde babası münglik in durumundan dolayı kendisinin dokunulmaz olduğunu sanarak çok geçmeden küstahça davranmaya tabiatüstü nüfuzundan yararlanarak cengiz han ı ve imparatorluğu yönetmeye kalkışmıştı cengiz han ın kardeşi kasar ile kavga etmişti bu nedenle kasar ı yok etmek maksadıyla han a ruh bana gök tengri nin bir buyruğunu vahyetti önce temüçin hüküm sürecek ve ondan sonra kasar gelecek kasar ı yok etmezsen tehlikedesin diyerek cengiz han ın ruhunda kardeşi kasar için kuşku uyandırmıştı kasar cengiz han ın gazabından annesi höelin sayesinde kurtulmuştu kökçü cengiz han ın en küçük kardeşi temüge oçigin ile de bozuşmuş ve ona herkesin içinde hakaret etmişti cengiz han ın karısı börte kocasını ikaz etmişti bu defa cengiz han durumu anlamış ve temüge ye şamandan kurtulması için müsaade etmişti temüge tarafından vazifelendirilmiş üç muhafız kökçü yü kanını dökmeden bel kemiğini kırarak infaz ettiler kökçü nün bertaraf edilmesi cengiz han imparatorluğunun dini temel üzerine kurulmayacağının habercisiydi moğol imparatorluğu bir devlet olarak gerçek oluşumunu ancak uygurların tam iştirakı ile sağlamıştır moğol imparatorluğunun ilk hocaları ve ilk memurları uygurlar olmuştur uygular yerleşik hayata geçmişler edebiyat sanat açısından olduğu kadar ticaret açsından da parlak bir uygarlığa sahiplerdi bu sebeple bir devlet idaresi için ne gerekiyorsa onu biliyor ve uyguluyorlardı cengiz han naymanlara karşı savaşı esnasında esir aldığı bir uygur mühürdarı sayesinde uygurların mühür ve yazı kullanıldığını görünce uygur mühürdarını emirlerini yazması için görevlendirdi ve mührü bastıktan sonra koruması için emanet etti bunun ötesinde cengiz han yazabilmenin ne kadar önemli olduğunu görmüştü uygurların kendilerine ait bir alfabeleri vardı yüzyıllardan beri gelişen bu yazı hemen cengiz han tarafından benimsendi ve cengiz han uygur mühürdardan bu yazıyı moğolca için uyarlamasını ve dört oğluna da bu yazıyı öğretmesini istedi bu hususta aile içinde başlatılan eğitim ile uygur yazısı akabinde tüm moğol imparatorluğu nda kullanılmaya başlandı moğollar ın uygurların kültürüne olan alakaları uygurlar ve moğollar arasındaki karşılıklı bir çekime yol açtı ve uygur hükümdarı barçuk cengiz han ı kutlamak için elçilerini yolladı cengiz han da bunun karşılığında onu karakurum a davet etti uygur hükümdarı barçuk değerli mücevher ve kumaşlarla cengiz han ın huzuruna geldiğinde görkemli bir biçimde karşılandı cengiz han kızı altun beki yi onunla evlendirildi böylece uygurlar ile cengiz han arasında bir akrabalık kurulmuş oldu uygur yazı sisteminin kullanılmaya başlamasından sonra uygur mektebinin ilk mezunu aslı bir tatar olan cengiz han ın evlatlığı şiki noyan idi cengiz han onu kanunlarını ve değerlerini yazıya geçirmesi için görevlendirdi ve onları mavi bir defterin beyaz sayfalarına kaydettirdi işte şiki noyan ın bu defteri cengiz han öldükten sonra dahi çin den doğu avrupa ya kadar birçok milletin yönetilmesine rehberlik eden ünlü yasa idi defterden oluştuğu çok hacimli olduğu için bir deve üzerinde taşındığı ve devlet hazinesinde muhafaza edildiği kabul edilen cengiz han yasası ilerleyen dönemlerde de geliştirilmiştir cengiz han yasanın emirlerini tatbike oğlu çağatay ı vekil bıraktı çağatay sert idi ve yasanın harfi harfini tatbik ederdi bu yasaların öylesine sert uygulanıyordu ki cengiz ülkesinde bakire bir kız başında altından bir taç ile ülkenin bir ucundan diğer ucuna en ufak bir tacize uğramadan giderdi denilirdi yasa kapsamında zinanın eşcinselliğin kasten yalan söyleyenin sihirbazlıkla uğraşanın ormanları yakanın ve suyu kirletenlerin cezasının idam olduğu alkol kullanan kişi eğer bırakamıyorsa bir ay içinde sadece üç kez sarhoş olabilmesi bütün dinlere eşit olarak saygı gösterilmesi ve herhangi bir mezhebin üstün tutulmaması bütün fakirlerin din alimlerinin hekimlerin bilginlerin ve tanrıya adanmış tapınakların vergiden muaf tutulması gibi kurallar yer almaktaydı daha çok askerî ve hukukî içerikli olan bu yasa nın orijinal metni günümüze gelmemiştir yasa nın içeriği yüzyıl arap seyyahları yüzyıl ermeni tarihçileri ve yüzyıl iranlı tarihçilerin eserleri sayesinde bilinmektedir kurultay dan bir süre sonra cengiz han de kuzey deki ormancı boyları egemenliği altına alması için en büyük oğlu cuci yi ordusunun sağ kanadını vererek görevlendirdi cuci burada diplomatik kabiliyet ile iyi bir taktik sergileyerek orman halklarını sibiryanın güneyini ve kırgızları kendine bağlayarak geri döndü cengiz han zamanında bugünkü çin sahasında üç devlet vardı kansu civarında tangut krallığı olarak bilinen batı xia veya xi xia hanedanı kuzeyde jin hanedanı ve güneyde sung hanedanı bulunuyordu cengiz han moğolların ezeli düşmanı jin hanedanı üzerine bir sefer yapmadan önce büyük bir sefer için kaynak elde etmek hem de jin ile muhtemel bir ittifakın önüne geçmek için ilk olarak tangut krallığı olarak bilinen batı xia hanedanı üzerine bir sefer gerçekleştirdi kansu bölgesinde yaşayan tibet ırkından ve budist dininden olan tangutlarla olan mücadele cengiz han ın yerleşik ve medeni bir millete karşı yaptığı ilk sefer oldu te gerçekleştirilen ilk baskın küçük düzeyde olmuş ve birkaç esir almakla yetinilmişti de gerçekleştirilen seferde cengiz han tangutların önemli şehirlerinden vulahay ı kuşattı aşamadıkları surların önüne yerleşmiş olan moğollar tangutlara şehrin tüm kedileri ve kuşları karşılığında kuşatmayı kaldırmayı teklif etti bu denli önemsiz bir şart karşısında şaşıran tangutlar bunu yerine getirdi fakat moğollar kedilerin kuyruklarına ve kuşların bacaklarına kıtık parçaları bağlamıştı ateşe verip hayvanları saldılar korkmuş ve alevler içerisindeki hayvanlar hemen yuvaları ve sepetlerine dönüp ambar ve mahzenleri ateşe verdiler savaş tam anlamıyla yılında başladı tangut kralı moğol ordusu karşısına veliaht prensi çıkardı ancak prens mağlup oldu böylece vulahay oldukça tuhaf bir kurnazlık sayesinde ele geçirilmiş oldu yılında tangutların başkenti günümüz ningsia sı kuşatıldı cengiz han sarı irmak ın akıntısını taşırmak için yönünü değiştirmeye kalktı ancak ele geçirdiği esir yığınlarına nehre dayanacak bir bent yaptırmayı başaramadı sonbahar yağmurları taşkınları büyüttü ve bendi sürükledi moğol kampını su bastı kuşatmayı kaldırmak gerekiyordu fakat bir diğer yandan moğol ordusu kırsal bölgeleri talan ediyordu tangut kralı barış istemeyi yeğledi kızı çaka yı cengiz han a vererek onun sağ kolu olmak istediğini bildirdi tangut kralı li an şu an ihtiyaçları olursa moğollara yardım etmek için süvari birlikleri yollayacağına söz verdi bunun yanı sıra develer av şahinleri yün ve ipekli kumaşlardan oluşan basit bir haraç vermekle yetindi cengiz han şimdilik büyük jin seferinden önce tangutları kendine taabi kılmış oldu moğol yurtlarında hiç kimse pekin sarayında cengiz han ın büyük dedesi ambakay han ın uğradığı işkence ve aşağılamayı unutmamıştı moğollar yüzyıllardır kuzey çin de hüküm süren jin hanedanı hükümdarlarına hanedanın adı olan jin kelimesi çince altın demek olduğundan altın han demekteydiler cengiz han gençliğinde tuğrul ile birlikte tatarlar ile savaşırken jinler ile birleştiğinden beri onlar tarafından kendilerine tabii bir hükümdar olarak görülüyor ve onlara haraç ödüyordu şimdi hem tuğrul hem de bu bağlılık anlaşmasının yapıldığı jin imparatoru hayatta olmadığı için cengiz han kendini bağımlılıktan azat edilmiş kabul etti çin memuruna haraç vermeyi reddeden cengiz han protokol gereği elçiyi diz çökerek karşılaması gerekirken diz çökmeyi reddedip eskiden vermekte olduğu haracı vermedi imparator wanyan yongji bunu haber aldığında öylesine sinirlendi ki moğol elçisini infaz etti moğollar ile jin hanedanı arasındaki gerginlikler tırmanmaya başladı cengiz han çin e karşı sefer kararı vermeden önce kurultayı toplayarak komutanlara ve ileri gelenlere danışarak savaş kararı alındı mart de moğollar jin hanedanına karşı bir sefer için asker toplamıştı bu durum moğolistan daki üslerini korumak için yalnızca yaklaşık kişinin geride kalmasına neden olmuştur bu moğol güçlerinin ından fazlasının sefer için harekete geçirildiği anlamına geliyordu sefere başlamadan önce cengiz han moğolları zaferle kutsamak için gök tengri ye dua etti ve yılında jin imparatoru xizong emriyle çarmıha gerileren atalarından ambagay ın intikamını almak için sembolik bir yemin etti haziran te imparator pekin i bırakıp sarı irmağın ötesine kai fong şehrine çekildi ne var ki bu durum halkının gözünde bir kaçıştı pekin deki devlete ait evraklar ile maddi varlıklar bin deve ve araba ile sarı irmağın ötesindeki güvenli bölgeye taşınmaya başlanmıştır ancak imparatorluğun içerisindeki mançurya dan gelen hitay askerî atalarından kalan topraklardan ayrılmak istemediler ve pekin den km uzaklaşlatıktan sonra isyan ettiler cengiz han a da bir haber göndererek onun emrine girmek istediklerini söylediler cengiz han jin imparatorunun bu taşınma kararını sözüme güvenmedi beni aldatmak için barış yaptı diye yorumlayarak terk edilen pekin in güçsüz kaldığını düşünüp buraya tekrar sefer düzenleme kararı aldı şimdi daha hazır durumda olan ordusu ile mart te pekin surlarına dayandı pekin hücumunu mukhulai idare etmekte idi subutay mukhulai ın ordusunun bir kanadını koruyordu zamanın kendileri lehine olduğunu biliyordu kuşatma aylardan beri sürmesine rağmen surların üzerinde tam donanımlı çin askerleri savaşmak için bekliyordu ay süren kuşatma boyunca yiyecek sıkıntısı çeken pekinliler arasında yamyamlık yapanlar bile olmuştu çin askerleri duvarlara tırmanmaya çalışan moğol askerlerinin üzerine ok yağdırıyorlardı saldırının en önemli anında cengiz han çinli esirleri savaş arabaları ile surlara doğru sürdü cengiz han aldığı binlerce esiri saldırılarda en önde savaşmaya zorladı şimdi çin askerleri arabaları itmekte olan çinli esirleri okluyordu sonrasında ağır taş gülleri atan mancınıklar harekete geçmişti büyük taşlar pekin kentinin duvarlarını parçalıyordu çinliler de bu arada boş durmuyordu ileri teknikleri kullanarak ürettikleri petrol ve farklı kimyasal maddelerden yapmış oldukları yangın bombalarını moğolların üzerine atıyordu cengiz han durumun zorluğunun farkına varmış ve askerlerine bedeli ne olursa olsun surlardan gedik açılarak kentin içine girilmesi emrini vermişti çinli esirler kentin surlarına uzun merdivenleri dayamayı başardığında kuşatma altındakiler surların altında kızgın yağlarda kavurdukları yığınların kendi akrabaları olduklarını fark ettiklerinde onlara karşı dayanmaya dayanamayıp teslim oldular bu sırada surlarda gedikler açılmıştı ve moğol askerleri gediklerden kentin içine sızmayı başarıyordu moğollar kentin surlarına kendi bayraklarını dikmeye başladığında bayrakları gören çinli komutanlar utançlarından kendilerini öldürmeye başlamışlardı artık zaferinden emin olan cengiz han atını kentin sokaklarından sürerek kent merkezine ilerliyordu moğollar kentte insanlık tarihinin en büyük yağmalarından birine bu şekilde başlamıştı batılı kaynaklarda o donemde kentte bulunan batılı diplomatlar ve gezginlerin şahitliği ile şunlar yazacaktır mukhulai pekin de hazine ve cephane namına ne varsa toplatarak cengiz han a gönderdi cengiz han kendisine meydan okuyan pekin kentine vahşice bir ceza vermişti artık bütün dünyanın başkentleri çin de olanlarla yakından ilgilenmeye başlamıştı harezmşah hükümdarı sultan alaaddin muhammed harezmşah kendi ideâli olan çin in moğolların eline geçmesine inanamadı haberin doğruluğunu tetkik ettirmek için seyyid behâeddîn i râzî nin idaresinde bir heyeti çin e gönderdi harezmşâh elçileri çin hududuna vardıkları zaman çok uzak mesafeden bembeyaz bir yığın gördüler önce bunu karla kaplı bir tepe zannettiler yerli halktan burada bir tepe olmadığını cengiz askerlerinin öldürdüğü çinlilerin kemikleri olduğunu öğrendiler bir müddet gittikten sonra toprağı insan kanından simsiyah kesilmiş bir bölgeye geldiler bu siyahlık kilometrelerce devam ediyordu pekin e vardıklarında kale burçlarının dibinde bulunan kemik yığınlarının da cengiz in pekin i ele geçirdiği zaman zâlim moğol askerinin eline düşmemek için kendilerini burçlardan atarak ölen yirmi bin bakire kıza ait olduğunu öğrendiler pekin in fethinin ardından mukhulai ve cengiz in kardeşi kasara baştan başa tüm mançurya yı geçtiler ve güneye doğru ilerlediler mukhulai kusursuz planlama yeteneği ile cengiz han ın en büyük komutanlarından biriydi mançurya da liao nun başkenti pei ching i hiç alışılmadık bir şekilde fethetti mukhali yesen isimli hem çince hem de yerel türk dillerini bilen bir moğol subayını görevlendirerek şehrin idaresini devralmak için gelen yeni jin komutanını tuzağa düşürmek için görevlendirdi yesen isimli casus jin komutanının evraklarını alarak muhafızları yeni gelen general olduğuna inandırdı daha sonra şehrin yeni hakimi olarak tüm muhafızlara kalenin dışına çıkmalarını emrederek mukhulai ı şehre davet etti mukhulai neredeyse hiçbir direnişle karşılaşmadan yürüyerek şehirdeki bin eve halkına silahları ve yiyecekleri ile bilrikte el koydu kendisine karşı direnç gösteren iki kasabayı cezalandırmak için marangozlar kale ustaları ve sanatkarlar hariç her iki kasabada yaşayanların da öldürülmesini emretti cengiz han kuzeydeki vaziyeti tetkik için subutay kumandasında başka bir kol gönderdi leao dong körfezini kaplayan yarımadayı dönerek yeni bir ülkenin keşfine çıkmış gibiydi da yalu irmağının geçilmesi kore ye girilmesine yol açtı subutay burada jin imparatoruna bağlı krallığı kendilerine taabi kılmak için kaçırılmaz bir fırsat olduğunu gördü küçük bir ordu ile bugünkü kuzey ve güney kore arasındaki sınırda bulunan zengin ve kozmopolit bir şehir olan kaesong taki hükümdar sarayına bir yolculuk yaptı cengiz han ın başarısından etkilenen kral yeni ve korkutcu komşularına haraç ödemeyi kabul ettiler bu haracın kapsamında bin yaprak en büyük boy kore kağıdını da içeriyordu cengiz han artık bütün kuzey çin in hakimiydi cengiz karakurum un ipek çadırını eski çin in başkentinin şaşaasına tercih etti cengiz han çin in maddi değeri fazla ağırlıklarını karakurum a taşırken ye liyu çutsay gibi birçok bilgini de yanında getirdi onlardan dünya ahvalini ticareti dilleri dinleri milletleri öğrendi uygur aydınlarını da bu bilginler aracılığı ile yüksek çin teknolojisi ile tanıştırdı cengiz han çin i kendi adamları ile idare etme yolunu ömrünün sonuna kadar sürdürdü ye liyu çutsay ın ceniz han a verdiği sen büyük bir imparatorluğu at üstünde fethettin ama at üstünde idare edemezzsin öğütü üzerine fethedilen yerlere yerel yöneticiler atadı ye liyu çutsay cengiz han a şehirleri yerle bir etmek yerine onları geliştirmeyi teşvik dilmesi gerektiğini çünkü bunların zenginlik kaynağı olduğunu anlattı cengiz han çin in tamamının fethinin uzun süreceğini anlayıp buranın fetih ve idare işlerini de mukhulai a devrederek mukhulai ı burada bırakıp kendi yurduna geri döndü mukhulai a bütün ulusun guyang ı ünvânı verilmişti reşidüddin bu unvanının farsça daki han ı buzurg büyük han olduğu ve onun çin deki görevi esnasında çinliler tarafından kendisine verilen lakap olduğu ileri sürülmektedir mukhulai moğol imparatorluğunun kuruluşuna büyük katkıda bulunduğundan kendi adına ferman çıkarmak ve ortasında siyah ay bulunan dokuz ayaklı beyaz tuğ ve büyük han ınki ile aynı olan süslü eyer kemer davul ve kendine has taht kullanma hakkına da sahip idi mukhulai yedi yıl boyunca başarılı savaşlar sonunda kin krallığını honan a hapsetmeyi başarmış çin topraklarını cengiz han adına yönetmiş ve te burada ölmüştür harezmşahlar ile moğollar ın ilk kez karşı karşıya gelmesi yılında gerçekleşmişti kara hıtaylara sığınan naymanların son hükümdarı güçlük üzerine karşı cengiz han de cebe noyan komutasında kişilik bir kuvvet yollamıştı cebe noyan güçlük ü öldürüp kara hıtay devletine son vererek ili issık gölü talas ve bütün türkistan ı cengiz han a bağlayınca cengiz han harezmşahlar ile sınırdaş olmuştu kara hıtay toprakları üzerinde her iki imparator hakimiyet tesis ederken birçok sınır olayı olmuş ve cengiz han ın oğlu cuci güçleri ile bizzat harezmşah alâeddin muhammed in de iştirak ettiği bir çarpışma yaşanmıştı bu çarpışma esnasında oğlu celâleddin babası alâeddin muhammed i ölümden kurtarmış ancak harezmşah ın saldırıda yaptığı zulüm sinirleri oldukça germiş cengiz han bu hadisenin ilk olması nedeniyle büyük bir tepki göstermemiştir cengiz han ın çin i fethettiğine ihtimal vermeyenlerin başında harezmşah hükümdarı sultan muhammed geliyordu bu sebeple bahaaddin razi adlı bir adamını pekin e kadar göndermiş ve bizzat çin in artık cengiz han ın mülkü olduğunu tespit ettirmişti bahaaddin razi çin dönüşünde karakurum a gelerek cengiz han ı ziyaret etti cengiz han yaptıkları görüşmede ona kurulacak barış neticesinde her iki tarafın kervanlarının serbestçe gidip gelmelerini memnuniyetle karşılayacağını tüccarların kendi ülkesi dahilinde tam bir emniyet içinde bulunacağını ifade etti cengiz han yılının başlarında harezmşah tüccarları ile ticaret için tamamen müslüman üyelerden oluşan bir heyeti anlaşma şartları için harezm e gönderdi sultan muhammed cengiz han ın heyetini yılı baharında kabul etti heyet sözcüsü verdiği izahatta cengiz han ın harezmşah alâeddin muhammed i en sevgili oğlu olarak gördüğünü onunla dost olmak istediğini her iki milletin ticaret erbabına kapılarını açık tutmasını istediğini bildirdiler harezmşah alâeddin muhammed heyetin yüzüne karşı benim ülkemin genişliğini ordularının büyüklüğünü biliyorsunuz nasıl olurda hanınız bana oğul diye hitap etmeye cesaret ediyor diyerek tehditler savurmuş ancak mahmut yalvaç onu teskin ederek iki devlet arasında bir ticaret anlaşması yapılmasını sağlayabilmişti cengiz han ın çin ülkesini fethederek çok zengin olduğunu duyan harezmli tüccarlar satacakları malları cengiz han ın ülksine götürerek ticari ilişkiler içine girmeye başlamışlardı ardından o da oğulları ve komutanlarına bir talimat vererek sermayeyi hazineden temin ederek kıymetli mallar getirmeleri için seçilen kişilik bir heyeti de harezmliler ile birlikte o tarafa gönderdi müslümanlardan müteşekkil kişilik bu kafilede toplam deve yükü kıymetli mallar ipek dokumalar samur ve kunduz kürkleri çin sanat eserleri bulunuyordu cengiz han ın heyetinin ilk konaklayacağı yer sir derya üzerinde yer alan ve maveraünnehir in son noktası olan otrar idi otrar valisi inalcık harezmşah muhammed in annesi terken hatun un da yakın akrabası idi otrar valsi inalcık cengiz han ın kişilik heyetini tutuklattı ardından onları öldürtüp mallarına da el koydu cengiz han bu hadiseyi duyduğunda oldukça fazla hiddetlenmiş ve kendisini sakinleştirmek için burhan haldun a çıkarak inzivaya çekilmiştir cengiz han inalcık ın cezalandırılarak malların bedelinin ödenmesi için harezmşahlara elçilik heyeti gönderdi ancak harezmşah alâeddin muhammed elçiyle birlikte elçilik heyetini de öldürttü otrar hadisesi hakkında dönemin eserlerinde müslüman yazarlar dahi kabahati inalcık ve harezmşah alâeddin muhammed in üzerine yıkmaktadırlar nesavi kervancıların öldürülmesini inalçık ın şahsi tamahına bağlamakladır cuzcani bu hareketin üstü kapalı bir şekilde alâeddin muhammed tarafından tasvip gördüğünü düşünmektedir ibn al alhir bu suçu tamamen harezmşah alâeddin muhammed in üzerine atmaktadır otrar da cengiz han ın elçilik heyetinin öldürülüp mallarına el konulmasından sonra toplanan kurultayında moğol elçilerine karşılık olarak harezm e saldırma kararı alındı seferde başına bir şey gelirse diye tahtın varisini belirlemek için oğullarını topladı ancak cuci ve çağatay ın cuci nin cengiz han ın gerçek oğlu olup olmadığı konusunda birbirlerine girdiler cengiz han çağatay ın önerisiyle ögeday ı tahtın varisi olarak belirledi en küçük kardeşi temuge yi ocağı beklesin diye ordugah komutanı olarak karakurum da bıraktı harezm seferi cengiz han ın yaşantısında bir dönüm noktası olacağı gibi tüm avrasya hatta insanlık tarihi için bir dönüm noktası olmuştur cengiz in orduları aral gölünün güneyinde amu derya üzerinden harezm sınırlarına yaklaştığında harzemşah muhammed hazırlıklarına askerî bir şura toplayarak başlamış ordusunu sir derya ile maveraünnehir in müstahkem mevkilerine dağıtarak moğol ordusunu semerkant ta karşılamaya karar vermişti güçlerini belli başlı şehirlere dağıtması sayı üstünlüğüne rağmen kuvvetlerinin azalmasına yol açmıştır cengiz han ilk olarak eylül da elçilerinin ve ticaret kervanlarının katledildiği otrar a saldırma kararı aldı bu sembolik açıdan son derece önemliydi cengiz han otrar önlerine geldiğinde harezmşah alaeddin muhammed ın savaş planını öğrenerek şehirlerin arasına girecek şekilde ordusunu düzenleyerek maveraünnehir deki şehirlerinin birbirlerine yardım etmesini önlemeye karar verdi yaptığı plana göre orduyu üçe ayırdı oğulları çağatay ve ögeday otrar önlerinde kalarak şehri alacaklar yanlardan gelebilecek bir karşı saldırıyı önlemek için cuci sir derya boylarına ilerleyerek cend i alacak cengiz han ise buhara ya yürüyecekti böylece harzemşah ordusunun birbirleriyle teması önlenecekti cengiz han çağatay ve ögeday ı otrar da bırakıp buhara ya doğru yola çıktı yol boyunca konaklar tesis ediliyor ve posta menzilleri kuruluyordu kendi ülkesi maveraünnehir de bile harezmşah aleaddin muhammed da sufi kubravi tarikatından şeyh mecideddin bağdadi yi idam ettirmesinden dolayı müslüman din adamlarının düşmanlığını çekmiş vaziyetteydi ailesi harezmşah alaeddin muhammed tarafından öldürülmüş bir genç cengiz han a katılarak maveraünnehir hakkında bilmediği bilgiler veriyor yolları ve bölgeleri bilen tüccarlar da cengiz han a eşlik ediyorlardı cengiz han ın bu sefer sonucunda yaptığı yeniliklerden birisi de harita kullanmak olmuştur harita işini de oğlu cuci ye vermiştir topoğrafya dan haberdar olmaları da harezmlilerin elinden önemli bir kozu alıyordu buz tutmuş gölü hiçbir engelle karşılaşmadan geçti siri derya savunma hattına birliklerini yayan harezmşah alaeddin muhammed karşısında cengiz han kendi ordusunun ağırlık noktasının bilinmeyeceği bir yerleşik saldırı tuzağı kurmuştu cengiz han ın yaptığı plan sonucunda üç ordusundan biri kuzeyden cebe komutasındaki diğeri doğudan gelirken cengiz han ın bizzat kendisinin ve subutay ın yönettiği bir üçüncü ordu da kızılkum çölü nü geniş bir daire çizip geçerek görünmez biçimde buhara ya ve harezmşah alaeddin muhammed in kuvvetlerinin arkasına yöneldi cengiz han çölden çıkıp göründüğünde ve buhara yolunu tuttuğunda batıdan geliyordu gafil avlanma öylesine etkilidir ki harezmşah alaeddin muhammed geri çekilme hattının kesildiğini ve horasan dan beklediği kuvvetlerin gelmediğini görünce paniğe kapılarak cengiz han ile karşılaşmadan maiyetiyle birlikte semerkant ı terk etti cengiz han buhara önlerine geldiğinde buhara eşrafı hakimleri ve ulema vaziyeti müzakere ettikten sonra şehrin anahtarlarını ya da şubat de cengiz han a teslim ettiler cengiz han buhara da iki gün kaldıktan sonra sonra semerkant a ilerledi otrar ı ele geçirmiş olan çağatay ve ögeday ile cend i ele geçirmiş olan cuci de ona katıldı ve nisan da cengiz in üç ordusu da harezmaşahların başkenti semerkant yakınında birleşti otrar ın ele geçirilmesinden sonra yakalanan inalcık cengiz han ın huzuruna getirilerek öç işkencesi olarak kulaklarıyla gözlerine eritilmiş gümüş dökülerek infaz edildi harezmşah muhammed daha kalabalık olan ordularının başında savaşmak yerine asker toplamak gibi bahanelerle sürekli kaçıyordu ve cengiz han semerkant önlerine geldiğinde semerkant halkının gözü savaştan korktuğu için şehri teslim etmeye karar verdiler şehrin kadısından şeyhülislamından ve alimlerinden oluşan bir heyeti cengiz han a yolladılar ibnül esir e göre şehir teslim olduğu için katliam olmadı cengiz han a semerkant ta verilen kalifiye zanaatkâr sayısı bin kişi kadardı onlara da aynı hoşgörü gösteriliyordu bu cengiz han ın ilim ve sanat adamlarını kendi tarafına çekerek onun şanı namına hizmet etmeleri için uyguladığı bir yöntemdi yağmalama ve haraçtan sonra şehir halkı evlerine dönebildi gürgenç in de moğolların eline geçmesiyle harezmşahlar devleti resmen tarihe karışmış oldu harezm in zaptından sonra cengiz han oğlu cuci ye harezm ülkesinin bu bölümü de dahil olmak üzere ele geçirdiği batı sibirya yı vererek onu bölgeye idareci olarak gönderdi alâeddin muhammed in ölüm haberini aldıktan sonra amu derya yı geçerek horasan a girdi ve belh şehrini fethetti küçük oğlu tuluy u ise horasan daki şehirleri ele geçirmesi için yolladı horasan da insanlık tarihinde eşine az rastlanır biçimde bir katliam gerçekleştirildi cüveynî seferden sonra geriye halkın onda birinin bile kalmadığını söyler nişabur da cengiz han ın en sevdiği damadı olan toguçar bir nişaburlunun attığı ok ile ölmüştü bu olayın şubat de tuluy un şehri ele geçirdikten sonra yaşanan bir isyan sırasında mı yoksa kuşatma sırasında mı olduğu açıklığa kavuşmuş değil iki ihtimalde de şehirdeki insanların ölüm fermanının imzalanmasının bu olay sonucu olduğu biliniyor cengiz han ın kızı kocasının ölüm haberini aldığı için acılıydı ve nişabur daki her insanın öldürülmesini istedi tuluy orduyu yönetiyordu ve bu görevi yerine getirdi kadınlar çocuklar bebekler hatta köpekler ve kediler bile katledildi bazı şehir sakinlerinin yaralı olup ölmemesinden endişelenen cengiz han ın kızı söylenenlere göre herkesin kafasının kesilmesini istedi kesilen kafalarla piramitler oluşturuldu on gün içinde piramitlerin hepsi tamamlanmıştı nişabur da kaç kişinin öldüğü her zaman tartışma konusu olsa da çok sayıda insanın yaşamını yitirdiği bilinmekte bu katliam yaşanırken cengiz han ın şehirde olmadığı tahmin ediliyor nişabur un ardından direnen merv de ele geçirildikten sonra korkunç bir yıkıma maruz kaldı kale yerle bir edilirken büyük selçuklu hükümdarı sultan sencer in anıt mezarı tahrip edildi horasan ın en zengin ve gelişmiş şehirlerinden merv harabe hâline dönüştü cüveyni nin aktardığına göre merv de bir milyon üç yüz binden fazla insan öldürüldü nişabur ve merv deki katliamlardan gözü korkan herat ise teslim oldu böylece tuluy üç ay gibi kısa bir sürede horasan ın merv nişabur ve herat şehirlerini ele geçirdi alâeddin muhammed ölmeden birkaç gün önce oğlu celaleddin i veliaht ilan etmişti celaleddin bu devleti yeniden toparlamak istedi bunun için moğollarla mücadele etti celaleddin harezmşah hindikuş un güneyinde önemli bir ordu kurmuş ve tehdit oluşturmaya başlamıştı gazne de bin askerle yerleşmiş olan celaleddin toharistan da valiyan ı kuşatan moğol ordusunu yendi sultan celaleddin in sayısı az olan ve başka yerden yardım alamayan moğol ordusunu yendiğini haber alınca cengiz han hiç vakit geçirmeden gazne ye geldi celaleddin in on beş gün önce oradan sind geçidini geçerek hindistan a gitmek için ayrıldığı haberini alması üzerine celaleddin in peşine düştü cengiz han kasım de indus nehri sahilinde ona yetişti ve her taraftan sultan ın ordusunu kavis içine aldılar şiddetli bir çarpışma yaşandı celaleddin mağlup olarak annesini ve karısını nehre attırdıktan sonra nehri geçip hindistan a kaçtı cengiz han celaleddin e karşı zaferinin etkisini güçlendirmek için hindistan a girip onu takip etmedi hindistan çok büyüktü ve hakkında hiçbir bilgiye sahip değildi delhi sultanlığı hatırı sayılır bir güce sahipti yazını bugünkü taşkent in bulunduğu yerde geçiren cengiz han geri dönüş için hazırlıklara başladı subutay ve cebe de yakalamakla görevli oldukları harezmşah alaeddin muhammed in ölümünü öğrendiklerinde artık tek amaçları olan harezmşah ı ele geçirmek söz konusu olmadığı için serbest hareket etmeye başladılar bu serbestlik onlara insanlık tarihinin bugüne kadar bilinen en büyük süvarilik harikalarından birini gerçekleştirmelerine imkân tanımıştı kafkasya ya girerek gürcüleri kış ortasında başkentleri tiflis te yenilgiye uğrattılar hazar denizi ve karadeniz in kuzeyinde yaşayan kıpçaklar moğollar ile tek başlarına başa çıkamayacaklarını anlayınca ruslara çağrıda bulundular cebe ve subutay mayıs te bin kişilik rus kıpçak ordusunu kalka nehri kıyısında mağlubiyete uğrattılar ve oradan kırım a doğru uzanarak sudaka yı zaptettiler dönüş yolunda hazar denizi kuzeyinde idil bulgarları tarafından kuşatıldılar subutay ve cebe birçok tarihi kaynağa göre idil bulgarlarlarını mağlup etti bazı tarihçiler moğollarn yenildiğine dair rivayetleri idil bulgarlar ının ruslara moğolları yendiklerini ve onları topraklarından sürdüklerini söylemek için uydurdukları hikâyelerin oluşturduğunu iddia etmektedirler cebe ve subutay ün sonu veya ün başında irtiş vadisi nde dönüş yolunda olan cengiz han a katıldılar cengiz han harezmşahlar üzerine sefere gitmeden önce yardım için asker istediği kendisine taabi tangut krallığı olarak bilinen batı xia hanedanının tavrını unutmamıştı karakurum a döner dönmez bu sorunu halletmek için hazırlıklara başladı sefere yanında eşlerinden yesüy ile birlikte sonbaharı ya da ilkbaharında çıktı av esnasında attan düştü karın bölgesinde çok ciddi ağrıları vardı ve ateşi çok yüksekti telaşlanan yesüy kazayı ve cengiz han ın rahatsızlığını haber vermek için oğullarını ve komutanlarını topladı seferin ertelenmesi önerisi kabul edildi tam toplanıp gidilecekken cengiz han eğer geri çekilirsek tangutlar korktuğumuzu düşünür diyerek karşı çıktı meseleyi diplomasi yoluyla çözmek için tangut kralına elçi gönderildi kral barıştan yanaydı ancak bakanı aşagambu onu vazgeçirdi ve moğollar savaşmak istiyorsa gelsin boy ölçüşelim altın gümüş ve ipek istiyorlarsa almak için ilerlesinler diye cevap gönderdi yüksek ateşten bitkin bir vaziyette olan cengiz han ölmem gerekse bile artık geri çekilemeyiz dedi ve moğollar saldırıya geçti cengiz han lipuan dağlarında gizli bir vadiye götürülerek ve şifalı bitkiler ile tedavi edilmeye çalışıldı diğer taraftan moğol ordusu bölgeyi öyle kötü yıkıp yağmaladı ki tangut kralı barış istemek zorunda kalmıştı tangut kralı cengiz han ın huzuruna çıkarılmadı yalnızca otağının önüne gitmesine izin verildi gerçeği saklamak çok da mümkün olamamıştır ancak bu haberin dışarı sızmaması gerekiyordu cengiz ölümümü kimsenin öğrenmesine izin vermeyin hiçbir zaman ağlamayın ve yas tutmayın böylece düşmanlarımızın hiçbir şeyden haberi olmaz tangutlu idareciler ve halk belirlenen zamanda şehri terk ettiklerinde hepsini yok edin demiştir tangut kralı öldürülmüş yinçuan şehri yağmalanmış hükümdar mezarları açılmış ve halkı tamamen ortadan kaldırılmıştı bu yüzdendir ki kaynaklarda bundan sonra tangutlar hakkında bir bilgiye rastlanılmamaktadır böylece cengiz han ın emri yerine getirilmişti cengiz han ağustos yılının ağustos ayı civarında hayatını kaybetmiştir neden öldüğü tam olarak bilinmemektedir ölüm sebebi hakkında çeşitli rivayetler vardır cengiz han ın cesedine ne olduğu nerede bulunduğu konusu günümüzde bile hâlâ sırrını korumaktadır moğolların gizli tarihinde bu konu ile ilgili hiçbir kayıt yoktur ülkesinden km uzakta ölen cengiz han ın cesedinin ülkesine nasıl götürüldüğü konusunda soru işaretleri vardır moğollar mumyalama tekniğini bilmiyorlardı bazı yazarlar cengiz han ın öldüğü yere gömüldüğünü iddia etmektedirler bazıları doğduğu yerde gizli bir yere gömüldüğünü cenaze konvoyunda görev alan herkesin öldürüldüklerini ve mezarının gizli tutulması için birçok atın mezarın üstüne gezdirilerek mezarın belirginliğinin giderildiğini kaydederler çünkü bir orta asya inancına göre cengiz han ın mezarının bulunduğu gün dünyanın sonu gelecekti bazıları ise cesedin karakurum a getirilerek onon ve kerulen nehirlerinin kaynakları civarında bulunan kutsal burhan haldun dağında gizli bir yere gömüldüğünü söylemektedirler cengiz han ın mezarı bütün arkeolojik aramalara rağmen hâlâ bulunamamıştır cengiz han ın fiziksel görünümü hakkında de kendisine yollanan song elçisi çinli general meng hung ve onu horasan da görmüş olan insanlardan bilgi alan iranlı tarihçi cüzcani nin anlattıkları dışında hiçbir bilgi yoktur meng hung onun uzun boyu geniş yüzü ve uzun sakalıyla diğer moğollardan farklı olduğunu söylerken cüzcani hanı yapılı beyaz saçlı ve kedi gözleri olan biri olarak tasvir eder cengiz han ın düşmanlarına ve kendisine ihanet edenlere karşı acımasız ve sert bir tavır sergilerken kendisine sadakat gösterenleri de o derecede mükafatlandırdığı görülmektedir küçük yaştan itibaren zorluklar ve yok olma tehlikesi içinde yaşamış bu nedenle kendine yardım eden herkesi kardeşi ve babası gibi görmüş ve davranmıştır hükümdar olduğu zaman gençlik yıllarında verdiği mücadele esnasında yanında olan herkesi mükafatlandırmıştı tayciutlara esir düştüğü zaman kaçarken onu evinde saklayan sorhan şira ve çocukları çalınan atlarını bulmak için at hırsızlarının peşindeyken tanıştığı ve çok iyi dost olduğu bughurçi camuka ile savaşı esnasında yaralandığı zaman onun yarasını iyileştiren ve karnını doyuran celme ile yine camuka ile savaşında atını öldüren oku atmasına rağmen gelip bağlılığını bildiren cebe her birini en yüksek mevkide rütbelerle mükafatlandırmıştır en karakteristik vasıflarından biri de hainlere karşı duyduğu nefretti kötü duruma düşen efendilerine ihanet ederek kendisine yaranacaklarını sananları derhal idam ettirir düşmanı olan hükümdarlara sonuna kadar sadık kalanları da hizmetine alarak mükafatlandırmıştır mükafatlandırılacaklarını umarak kerayitlerin lideri tuğrul un oğlu sangum u yerini söyleyen onun seyisi ile camuka yı yakalayıp cengiz han a teslim eden beş arkadaşının da akıbeti felaket olmuş öz hanlarına ihanet endenleri bütün nesilleri ile yok edin emrini vererek onları infaz ettirmiştir pekin in fethinden sonra ele geçirilen esirler arasında yer alan jin hanedanına hizmet etmiş liyaso tunglu bir prens te vardı ye liyu çutsay adındaki alim cengiz han ın dikkatini çekmiş asırlarca size düşman kesilmiş bir hanedana niçin hizmet ediyordun diye sorunca ye liyu çutsay ın babam ve ailemden birçok kimse onların hizmetinde bulundu benim de başka türlü yapmam münasip olmazdı şeklinde cevap vermesi cengiz han ın hoşuna gitmiş demek ki bana da sadıkane hizmet edebilirsin demişti ye liyu çutsay cengiz han a sadakat yemini etti ve ölene kadar onu yanından ayırmadı cengiz han insanları seçme ve onların yeteneklerini ortaya çıkarma konusununda da oldukça başarılıydı mukhuali cebe subutay her biri ayrı ayrı onunkilerle eş değer askerî zaferler kazansalar da hiçbir zaman bundan kişisel bir çıkar sağlamayı düşünmediler onları kendinden kopmayacak şekilde bağlamayı başardı ve hiçbir zaman ihanete uğramadı dan sonra ölene kadar yıl boyunca kimse onun hükümdarlığını sorgulamadı düşmanı olmayanlara karşı da oldukça lütüfkardı güney çin deki song hanedanının elçisi meng hung yanından ayrılırken her önemli şehirde birkaç gün durun ona en güzel şaraplar en güzel kokulu çaylar ikram edilsin şerefine güzel yüzlü kadınlar çalgılarını tıngırdatırken yakışıklı gençler fülüt çalsın emrini vermişti her tür eğlenceyi çok severdi büyük tutkusu avın yanı sıra ayak topundan da çok keyif alırdı song elçisi meng hung un aktardığına göre bir gün haber yollayarak bu gün top oynadık niçin gelmedin dedi elçi davet edilmedim dedikten sonra her şölende oyun ya da top oynandığında gelip bizimle eğlenmeni bekliyorum demişti meng hung o gün şölene katılan sekiz kadınının göz kamaştıran beyaz yüzleri var ve çok güzeller diyerek onun zevkini över içki içmekle birlikte ayda yalnızca üç kere sarhoş olunmasını öneriyordu lüks giysilere ve gösterişe meraklı değildi her türlü görkemli unvanı reddetti uygurların verdiği şatafatlı unvanları kullanmak istemedi iranlı bir katibin onu tanıtmak için kullandığı süslü ifadeleri gülünç ve çirkin buldu cüveynî ve makrizî onun eğitimli kişiler ve her dinden din adamlarına saygı duyduğunu aralarında bir ayrım yapılmasını yasakladığını anlatmaktadırlar xiii yüzyılın keşiş seyyahlarından plano carpini moğolların yaşadığı yerlere giderek cengiz han hakkında edindiği bilgileri raporlaştırmıştı cengiz in savaş esnasındaki kararlılığı hakkında bilgiler sunan carpini cengiz in kıtaylarla mücadelesinde ordusunun tüm yiyecekleri bitmesine rağmen saldırılarını sürdürdüğünü ifade eder öyle ki carpini nin aktardığına göre askerlerinin yiyecek bir şeyleri kalmaması üzerine cengiz han her kişiden birinin kesilip diğer askerlere yiyecek olarak verilmesini dahi emretmişti moğolların geleneksel inançları şamanizm in ve gök tanrı inancının bir karışımıydı cengiz han şamanizm i benimseyen bir ortamda doğup büyüdüğünden dolayı şamanist özellikler içeren bir dini yaşam tarzına sahip biri olarak yetişmiş etrafında sürekli olarak şamanizm i temsil eden insanların varlığını yakından hissetmişti bu nedenle cengiz han şaman veya kam denilen kâhinlerin söylediklerinden çok etkilenir ve onlara fal baktırırdı şamanların aynı zamanda hastalıkları iyileştiren yönleri de vardı cengiz en çok onların kehanetleri ile ilgilenmiştir ki bu şamanlar arasında en fazla saygı duyduğu kökçü idi ancak şaman kökçü nün devlet işlerine karışması sonucu bertaraf edilmesi ile şamanların etkisi büyük ölçüde azalmıştı cengiz han hükümdarlığı boyunca dini siyaseti bütün inançlara karşı müsamaha idi cengiz han hükümdar olduktan sonra ilan edilen cengiz han yasası adı verilen kuralların ilk ikisi büyük öneme sahiptir yeri ve göğü yaratan ölümü hayatı serveti fakirliği istediği gibi dağıtan her şeyde mutlaka hükmünü yürüten bir tek tanrı nın varlığına inanmanızı emrederim cengiz han kanunlarının ikinci maddesi ise şöyledir moğollar mütevâzı temiz ve dürüst kimseleri kâtipleri akıl sahiplerini hangi millete mensup olurlarsa olsunlar ta ziz etsinler ve makamlarını yükseltsinler kötülerden ve insafsızlardan nefret etsinler cengiz han yasasındaki bu iki kural onun dini siyasetinin temelini oluşturmuştur makrizî cengiz han ın tüm mezheplere saygı duyulmasını ve hiçbir ayrıcalık yapılmamasını emrettiğini aktarmaktadır ermenistan da yüksek bir devlet memuru olan sembad hristiyanlar huzuruna çıktıklarında onları büyük saygıyla kabul etmiş onlara özgürlüklerini vermiş ve kim olursa olsun canlarını sıkabilecek herhangi bir şey yapılması ya da bir söz söylenmesi yasaklanmıştır diye aktarmaktadır nesturi bir hristiyan olan güçlük kara hıtay topraklarının hakimi olduktan sonra bu bölgenin müslüman olan halkını dininden dönmeye zorlamış hristiyanlığı putperestliği ya da budizmi seçmelerini istemişti ezan kesilmiş medreselerin kapılarına kilit vurulup yıkılmaya bırakılmıştı hotan da imam alâaddin muhammed el hotânî ile güçlük arasında sual cevap eklinde çıkan bir tartışma sonucu imamın verdiği cevaplara tahammül edemeyen güçlük onu medresenin önünde astırmıştı ancak moğol askerleri kaşgar a girince cengiz han yasası gereği herkesin kendi dininin ve âdetinin gereklerini serbestçe yerine getirebileceği konusunda tellal çağırttılar ve ezanı ve namazı serbest bıraktılar cengiz han semerkant ı fethettikten sonra da ulema ve imamlar dahil bin kişi baskıdan muaf tutuldu kadılara ve din görevlilerine karşı bu uygulama cengiz han ın müslümanlara karşı bir din savaşı yapmadığını ortaya koymuştur cengiz han ın yasasının bir gereği olarak abdurrahman ın çin de maliye bakanlığına denk düşen bir göreve atanması müslümanların gördükleri itibarın bir göstergesidir cengiz han batı seferini tamamladıktan sonra yılında daha önce harezmşah ın yanında bulunmuş ve devlet idaresinde itibarlı bir kimse olan hanefi mezhebinden harezmli bir müslüman olan mahmud yalvaç ın oğlu mesud u mâverâünnehir şehirlerini idare etmek üzere tayin etti mahmud yalvaç ı ise beraberinde karakurum a götürdü cengiz han büyük asya seferini tamamladıktan sonra yalvaç beyin yıldızı daha da parlamış ve onu bütün kuzey çin i temsil etmek üzere pekin umumî valisi tayin etmiş ve bundan sonra sahib i memâlik i çin unvanı ile anılmıştır cengiz han çinli tao rahibi çang çuen in şöhretini duyunca onunla görüşmek için kendisini davet etmiştir çang çuen cengiz han harezmşahlara karşı seferde iken yılında huzuruna getirilmiştir cengiz han üstad bana uzaklardan ölümsüzlük için ne getirdin diye sormuş rahip de hayatı uzatmanın çaresi var ama ölmemek için ilaç yok diyerek cevap vermiştir ekim de semerkant yakınlarında cengiz han ın çang çuen un öğretilerini dinleyeceği özel bir çadır kurulur bu babür imparatoru ekber döneminde görülecek olan konuşmaların yapıldığı göçebe felsefe evlerinin prototipidir çang çuen cengiz han a taoizmi anlatır ve ona şehvetini köreltmeyi zevki okşayan tatları reddetmeyi taze ve hafif yiyecekler yemeyi nefsin isteklerinden uzak durmayı öğütler bütün bir ay boyunca sadece uyumaya çalışmasını manevi zenginlikleri ve enerjisi karşısındaki artışa şaşıracağını söyler cengiz han ise bu öğütlerin faydalı olduğunu anlar fakat moğolları eski alışkanlıklarından vazgeçirmenin kolay olmayacağını söyler nitekim mart te taşkent bölgesinde bir sürek avı sırasında attan düşerek yaralanır çang çuen bu durumdan ona ilerlemiş yaşında avın oluşturduğu tehlikeleri göstermek için yararlanır ancak cengiz han ona öğütlerini takdir ettiğini ama avlanmanın asla vazgeçemeyeceği bir zevk olduğunu söyledi bu görüşmelerden en kârlı çıkan ise taoistler olur cengiz han çang çuen adına taoizm üstadını vergiden muaf tutma amacı taşıyan mühürlenmiş bir yarlık hazırlamıştı cengiz han yönetimde kaldığı süre içerisinde bu duruma dikkat etmiş yönetiminde farklı dinlere mensup insanları önemli görevlere getirmekten kaçınmamıştır ona göre farklı dini grupları bir arada tutmanın ve itaatlerini sağlamanın en önemli metodu buydu cengiz han ın imajı askerî harekâtları esnasında sorumlu tutulduğu kıyımlar ve kültürel hazinelerin yerle bir edilişi gibi sebeplerden dolayı özellikle islam dünyasında iyi değildir dönemin iran ve arap kaynakları cani ve kana susamış bir adam portresi çizer ancak onun büyük bir asker olarak ün kazanmasının temelinde o güne kadar bir birleri ile savaşmaktan başka bir şey yapmayan moğol boylarını bir araya getirip luk lük lik gruplara ayırarak liyakata bağlı bir ordu meydana getirmiş olması bununla beraber askerlerini böyle gruplara ayırarak askerlerin savaş alanında mensup oldukları kabilelere değil de savaş gruplarına karşı aidiyet hissi benimsemelerini sağlamasında yatmakta idi bu düşünceyle askerleri içerisindeki en seçkin askerî seçerek kendisine sadakati ön planda tutan keshig adındaki özel muhafız birliğini kurdu tüm askerî seferleri sağlam bir hazırlıktan sonra yöneten cengiz han ın büyük bir asker olarak ün kazanmasının bir diğer önemli sebebi kurduğu posta teşkilatı ve casus ağı ile istihbarat sanatına verdiği büyük değerdi casuslar bilgi toplamakla söylentiler yaymakla ve araziyi tanımakla görevlendirilirken alimler geçtikleri nehirlerin ne zaman donacağını balık veren gölleri ve çeşitli maden ocaklarının vaziyetlerini kaydedip fethedilen yerler için haberleşme ağını oluşturmak için posta menzilleri kuruyorlardı cengiz han koyduğu kuralları yasa adını verdiği kanunlarla metinleştirdi ve o öldükten sonra bile japon denizinden polonya içlerine ve macar ovalarına kadar çin iran rusya dahil birçok ülke cengiz han yasası adı verilen bu kurallara göre yönetildi cengiz han ın asya yı birleştirmesiyle sınırlar ve gümrükler kalkmış asya daki iktisadi yapı değişmiştir halklar arası ticaret artmıştır hem asya hem de avrupa daki sınırları sayesinde iki kıta arasında bilgi ve tecrübe akışını kısa bir süre de olsa sağlamıştır ipek yolu nun işlek ve güvenli bir hâle gelmesiyle doğu ile batı arasındaki ticaretin gelişmesindeki rolü ve ipek ipekli kumaş barut ve matbaa gibi uygurlar ve çinliler tarafından kullanılan pek çok unsurun batıya taşınmasındaki etkisi cengiz han ın başlattığı bu ilerleyiş ile ilgili olarak günümüzde günümüz terminolojisinde globalleşme veya küreselleşme adı verilen kavramın babası olarak cengiz han ın kabul edilmesi gerektiği şeklinde görüşler ileri sürülmüştür bu nedenlearalık te abd de washington post gazetesi cengiz han ı son bin yılın en önemli adamı olarak ilan etti cengiz han aynı zamanda michael h heart tarafından belirlenen tarihin en fazla etki bırakan liderleri arasında uncu sırada yer alırken national geographic tarafından tarihin en önemli politika liderlerinden biri olarak seçilmiş de dr g ab arwel ın araştırması sonucunda bin yılın en büyük kültürel efsanesinden biri olarak belirlenmiştir cengiz han sovyetler birliği tarafından desteklenen komünist yönetim dönemince millî duyguları ön plana çıkarmamak için geri plana itilmişti sovyet baskısı altındayken moğollar cengiz han ın ismini yüksek sesle bile telaffuz edemiyorlardı cengiz han moğolistan komünist rejimden çıkınca bağımsız devletin bir simgesi hâline gelmiştir günümüzde cengiz han doğduğu topraklar olan moğolistan da moğolistan ın gelmiş geçmiş en büyük ve efsanevi lideri olarak görülmektedir moğolistan ın politik ve etnik kimliğinin var olmasında büyük önem taşır moğollar bu sebeple moğolistan a cengiz han ın moğolistan ı kendilerine de cengiz han ın çocukları demektedirler moğollar bu ismi birçok ürüne sokağa binaya ve diğer yerlere de vermişlerdir ayrıca cengiz han ın resmi para birimleri tugrik in ve in üzerinde bulunmaktadır başkent ulaanbaatar daki hava alanının ismi cengiz han uluslararası havaalanı dır halk cengiz han a büyük saygı duymaktadır yılında başkentte cengiz han ın ve oğullarının heykelleri konmuştur devlet resmi törenlerde cengiz han ın askerleri ve süvarileri yer almaktadır yılında ulanbatur a bir saat uzaklıkta tsonjin boldog bölgesinde çöl ortasında inşa edilen dev cengiz han heykeli metre boyu ile dünyanın en büyük heykellerinden biri konumundadır heykelin içinden geçen bir asansörle atının kafasına ulaşan ziyaretçiler buradan uçsuz bucaksız moğol bozkırını seyredebilmekteler çin de ise cengiz han çinliler tarafından çinli bir ulus kahramanı olarak ve çin in moğollar tarafından fethinden sonra çin de torunu kubilay han tarafından kurulan ve arasında yaklaşık sene çin i yöneten kubilay hanlığı olarak bilinen yuan hanedanının kurucusu olarak görülmektedir yuan hanedanı çin hanedanları listesinde saygın bir yer edinmiştir cengiz han hayatta iken çin in kuzeyini ve pekin i fethetmişti ancak buraya yerleşmemişti torunu kubilay han çin in tamamını fethedip başkentini karakurum dan pekin e taşımıştır günümüzde bağımsız moğolistan ın yanı sıra çin de iç moğolistan özerk bölgesi bulunmaktadır ve burada milyon moğol yaşamaktadır yılında cengiz han anısına çıkarılan pullar ve bir bilim akademisi tarafından düzenlenen bir sempozyum ile cengiz han ın doğum yıl dönümü çin halk cumhuriyti iç moğolistan özerk bölgesinde kutlandı cengiz in metrelik bir heykelinin yapımının ardından onon nehrinin balj ile birleştiği dadal civarı resmi olarak cengiz han ın doğduğu yer olarak belirlendi günümüzde cengiz han sadece moğolistan ve çin in sahiplendiği bir tarihi miras değil tüm avrasya güzergahındaki birçok millet için ortak değer konumundadır cengiz han imparatorluğunu orta asya da yaşayan halkların desteği ile kurdu onlardan destek alarak muazzam bir imparatorluk inşa etti cengiz han ve onun haleflerinin olmadığı bir modern devir orta asya türk halklarının tarihi yazmak mümkün değildir bu nedenle cengiz han moğollar için olduğu kadar uygurlar tatarlar nogaylar özbekler ve kazaklar için de ortak değerdir cengiz han uygur yazısını kullandı ve onun halefleri döneminde dahi uygurca diplomatik yazışmalarda kullanılan bir dil olarak bürokraside yerini korudu devletin inşasında uygur devlet adamlarını kâtiplerini sanat ve bilim adamlarını danışmanı olarak kullandı onlardan hayatın her alanında yararlandı maveraünnehir i kapsayan batı türkistan ın yanı sıra uygurların yaşadığı kaşgar ve çevresindeki toprakları kapsayan doğu türkistan da cengiz han ölmeden yaptığı taksimat sonucu sonra oğlu çağatay a verilmişti çağataylılar yüzyılın sonuna kadar doğu türkistan daki varlıklarını sürdürdüler uygurların cengiz imparatorluğunun kuruluşundaki rolleri ve uygurların yaşadığı doğu türkistan ın yaklaşık sene cengiz han neslinden gelen hanlar tarafından yönetilmesi sebebi ile uygurlar cengiz han ı tarihlerinin bir parçası olarak görmüşlerdir bu nedenle yılında muhammed ali tevpik tarafından uygurca olarak kaleme alınan ve da çin tarafından ilhak edilene kadar uygurların millî marşı olarak kullanılan doğu türkistan cumhuriyeti ulusal marşında attila cengiz timur dünyani titretken idi kan birip nam alimiz biz unlarn evladi biz dizeleri uyguların cengiz i tarihlerinin en büyük şahsiyetleriden biri olarak gördüklerini göstermektedir cengiz han ın en büyük oğlu cuci nin soyundan gelenler tarafından idare edilen altın orda nın ise özbek kazak nogay kırım ve kazan tatar halklarının oluşmasındaki rolleri orta asya tarihi için çok önemli sonuçlardır cengiz han ın büyük oğlu cuci nin oğlu batu han ın kurduğu altın ordu hanlığının parçalanması ile ortaya çıkan tatar hanlıklarından kırım hanlığı kazan hanlığı astrahan hanlığı ve kasım hanlığı cengiz han soyundan gelen hanlar tarafından idare edilmiştir ruslar tatar hanlıklarından kazan hanlığına de astrahan hanlığına da kasım hanlığı ise de ve son verirken içlerinde en uzun ömürlüsü olan kırım hanlığının kurucusu hacı giray cuci nin küçük oğlu tokay timur soyundan gelmekteydi tokay timur aynı zamanda altın orda nın kurucusu cuci nin büyük oğlu batu han ın da kardeşi idi kırım hanlığı kırım ın ruslar tarafından ilhak edildiği yılına kadar cengiz han soyundan gelen giraylar tarafından yönetilmiştir âl i cengiz olarak da anılan girayların yönettiği kırım hanlığı yüzyıla kadar osmanlı devleti nin herhangi bir etkisi değerlendirmeye alınmadığında bile avrupa nın en önemli güçlerinden biriydi yüzyıla kadar rusya ve polonya nın hanlığa vergi ödemesi bunun en güçlü örneğidir cengiz han nesli modern özbek halkının oluşumunda oynadığı rol nedeniyle bu halkın tarihinin en önemli kesitini oluşturmaktadır günümüzde orta asya nın en kalabalık halkı olan özbeklerin adı altın orda hanı özbek han dan gelmektedir özbek han cengiz han ın büyük oğlu cuci nin soyundan toğrılca nın oğludur bozkırda genellikle tanınmış bir idarecinin veya kumandanın başında bulunduğu grubun zamanla onun adını taşıması geleneği uyarınca cuci nin haleflerinden özbek han ı liderleri olarak kabul eden cuci ulusu onun ismini kendilerini tanımlamak üzere kullanmaya başlamış böylece özbekler denen topluluk ortaya çıkmış özbek ulusu tâbiri bütün altın orda yı ifade eder hâle gelmiştir altın orda nın parçalanması ile özbek ulusunun bağımsız bir hâle gelişi de cuci nin oğlu ve batu nun kardeşi olan şeyban ın şiban sülalesinden ebu l hayr han ın batı sibirya da tura ırmağının kıyısında özbek ulusunun hanı olarak ilân edilmesiyle gerçekleşmiştir bu hanlık tarihe şeybani hanlığı ya da özbek hanlığı olarak geçmiştir şeybani hanlığı de yönetim merkezini buhara ya taşıdığı için buhara hanlığı olarak anılmaya başlamıştır buhara hanlığı yılına kadar cengiz han soyundan gelen hanlar tarafından yönetilirken buhara hanlığını işgal eden cengiz han soyundan olmayan mangitler te emirliğini ilan etmişti dönemin orta asya nın töresine göre cengiz han soyundan gelmeyenler han olamadığı için mangit hanedanı de buhara cumhuriyeti kurulana dek tıpkı timur gibi emir unvanını kullanmıştı sadece cengiz han soyundan gelenlerin han unvanını kullanabildiği bir dünyada cengiz han ın oğlu çağatay ın kurduğu çağatay hanlığı topraklarında semerkand ta askeri bir lider olarak ortaya çıkan timur gibi bir askeri deha bile cengiz han soyundan olmadığı için han unvanını yerine emir unvanını kullanmıştır ve hayatı boyunca han olarak cengiz han soyundan birini yanında taşımıştır cengiz han soyundan biri ile evlenerek han damadı anlamına gelen küregen unvanını kullanmıştır tarihte buhara ve hokand hanlığı ile birlikte üç özbek hanlıkları olarak anılan hanlıklardan biri olan hive hanlığı da yüzyıla kadar belli aralıklarla yine şeybanilerin farklı bir kolu olarak zikredilen cengiz han soyundan gelen yadigaroğulları tarafından yönetilmiştir altın orda nın parçalanmasından sonra cetisu nehri kıyılarında yılında kurulan ve günümüzde kazakların kökenini oluşturan kazak hanlığı da cengiz han ın oğullarından cuci nin ulusuna bağlı toka temür neslinden canibeg ve kerey tarafından kurulmuştur günümüzde kazakistan cengiz soyunun hâlâ değerli olduğu ülkelerden biridir kazak bilim adamları yaptıkları genetik araştırmalar sonucunda kazakistan cumhurbaşkanı nursultan nazarbayev in de soy olarak cengiz han ın torunu olduğunu iddia etmişlerdir rusya da cengiz han imparatorluğunun en çok etkilediği ülkeler arasında yer alır moğollar cengiz han hayatta iken te ilk olarak ruslar ı yenilgiye uğratmış arası batu han ın moskova ve kiev i fethetmesiyle rusların tatar boyundurluğu dediği yaklaşık sene sürecek dönem başlamıştır sovyet yönetiminin rusya da sene sürdüğü düşünülürse bu muazzam bir süredir günümüzdeki rus devleti yılında kurulan moskova knezliği üzerine inşa edilmiştir yılında moskova knezi yuri daniloviç cengiz han soyundan gelen altın ordu hanı özbek han ın kız kardeşiyle evlendi bu nedenle moskova rus knezleri cengiz han ın büyük oğlu cuci nesli ile akrabalık tesis etmiş oldu özbek han moskova knezi yuri daniloviç i büyük knez ilan ederek rusya nın temelini oluşturacak olan moskova kenzliğinin ön plana çıkmasını sağladı altı ordu nun parçalanmasından sonra ortaya çıkan tatar hanlıklarından biri olan kasım hanlığı hükümdarlarından sayın bulat han te hıristiyanlığı kabul etmiş ve semön bekbulatoviç adını almıştı yaptığı çeşitli seferlerle moskova knezliği ni genişletip bu durumdan faydalanarak kendini tüm rusya nın çarı ilan eden rus çarlığının kurucusu korkuç ivan isveç ile yaptığı livon savaşlarında zor duruma düşünce ülke içindeki boyar ve yerel knezlerin muhalefetini ancak rus tahtına cengiz han soyundan biri geçtiği takdirde bastırabileceğini düşünüyordu korkunç ivan bu amacına ulaşmak için de yılında simeon bekbulatoviç den daha uygun aday bulamazdı simeon cengiz han ın torunu orda nın soyundan geliyordu ve altın orda nın son hanı ahmet in en büyük torunuydu böylece rus çarı korkunç ivan hem cengiz han soyundan gelen hem de aynı zamanda han olan simeon u rus tahtına çıkartarak rusya nın merkezileşme ve çarın otoritesini artırmaya yönelik politikasını temellendirmek amacıyla onu tüm rusya nın grandükü olarak atamış kendisini sadece moskova nın ivan ı olarak isimlendirmişti simeon livonya savaşı nda moskova ordusunun baş alayında bolşoi polk komutan olarak yer almıştır simeon moskova kremlini ndeki bir yıllık hükümdarlık süresinde iii ivan ın büyük büyük torunu anastasya mstislavskaya ile evlenmiştir simeon da da kıdemi düşürülerek tüm rusya nın grandükü iken tver ve torjok şehirlerinin grandükü oldu yılında çar feyodor ivanoviç onun tver ve torjok şehirlerinin grandükü unvanını kaldırarak onu kuşalov daki kendi mülkünde hapse attırdı yılında moskovada bir manastırda öldü ruslar da tıpkı avrupalılar araplar ve iranlılar gibi moğollara tatar demekte idi moğol imparatorluğu ve onun ardılı olan hanlıklar çöktükten veya rusya tarafından ilhak edildikten sonra onların bünyesindeki halklara da tatar demeye devam ettiler günümüzde kırım tatarları tataristan daki kazan tatarları ve başkurdistan daki tatarlar rusya federasyonu içerisindeki kendi özerk cumhuriyetleri içerisinde yaşamakta olup milyonluk nüfusları ile rusya federasyonu içerisinde ruslardan sonra en kalabalık ikinci etnik gruptur iskender den sonra iran ın ikinci büyük fatihi olarak kabul edilen cengiz han döneminden başlayan iran daki moğol hakimiyeti onun torunu hülagü han tarafından kurulan başkenti tebriz şehri olan ilhanlılar dönemi boyunca yaklaşık sene devam etmiştir altın ordu ve çağatay hanlığının aksine ilhanlıların çöküşünden sonra kapsadığı topraklarda cengiz han soyundan başka oluşumlar meydana gelmedi siyasi ve askerî yaşantısına cengiz han soyundan ilhanlılara bağlı bir beylik olarak başlayan osmanlı devleti döneminde cengiz han soyuna karşı herhangi bir olumsuz yaklaşım görülmemiştir hatta osmanlı padişahlarından ii murad zamanında yayınlanan bir tarihî takvimde cengiz han ögedey güyük mengü hülagü abaka keyhatu gibi müslüman olmayan cengiz han soyundan kağanlar rahmetle anılmıştır osmanlıların cengiz han soyundan gelenlerle yakın ilişkisi kırım hanlığını yöneten âl i cengiz olarak anılan giray hanedanı ile olan müttefikliği sayesinde gelişmiştir kırım hanlığı osmanlılar için daha çok müttefik devlet statüsündeydi kırım hanları kendi adlarına para bastırıyor ve kendi adlarına hutbe okutuyorlardı osmanlılar da ukrayna bozkırlarının sadece kırım yönetimine ait olduğunu kabul ediyordu osmanlılar kırım hanlığı ndan vergi almıyor hatta seferlerde başarılı olurlarsa onlara vergi bile ödüyorlardı kırım hanlarının osmanlı veziriazam ının ordudaki mevkiine rağmen kırım hanlarının teşrifattaki dereceleri veziriazamdan yukarı idi kırım hanları padişah tarafından kabullerinde bir minder üzerinde otururlar halbuki veziriazam yüzyıl ortalarından itibaren padişah huzurunda ayakta dururdu yine kırım hanı ata biner veya attan inerken padişahlara mahsus binek taşı üzerine basar vezirazamlar ise iskemle üzerine basardı kanuni sultan süleyman döneminde yılından sonra kırım ınhükümdarailesi giray hanedanından bir ya da birkaç kişi istanbul da ve hemen yakınındaki mülkleriolan avcılığıyla ünlü çatalca da yaşardı osmanlı devleti nin padişahı sultan i ahmet zamanında osmanlıdevleti nin altın orda nın varisleri kırım hanları ile yaptıkları antlaşmada hanedan ı ali osman da erkek kalmazsa kırım hanlarıotomatikmanosmanlı devleti nin başına geçecekti cengiz han soyundan gelen kırım hanları osmanlı imparatorluğu nunmeşruvarisi sayılmıştır yani osmanlı soyundan bir erkek dünyaya gelmeseydi veya öldürülüp de hanedanda kimse kalmasaydı devlet i ali osmaniye yi kırımhanları dan yanicengiz han soyundan gelen biri yönetecekti osmanlı nıncengiz han ınvârisleriyle ile ilişkisi bu kadar derindi on sekizinci yüzyıl sonlarında kırım hanlığı nın ruslar tarafından yıkılmasından sonra ii kaplan giray çatalca ya gelerek subaşı köyü ne yerleşti köyde han ınvesoyununyaptırdıklarıhancamii selim giray sultan çeşmesi ve mezar taşları vardır kırım hanları ndan selim giray han da kırımdan çatalca ya gelip yerleşenlerdendir yüzyılda sultan ii mahmud döneminde kırım hanlığının yıkılışından sene sonra osmanlının kırım hanlık sülalesi ile ilgili olarak selatin i cengiziyeden hangileri hayatta ve hangilerinin vefat etmiş olduğu tespit edilip soyu sopu cengiz hana dayandırılan kırım hanlarından devlet giray sultanın kanını taşıyanların maaşa bağlanmasıyla ilgili tarihli bir belge bulunmaktadır bugün torunların bir kısmı istanbul ankara ve bursa da yaşamakta olup hanedanın ingiltere de yaşayan bir kolu da bulunmaktadır cumhuriyet döneminde ise mustafa kemal atatürk ün başlattığı tarih ve türkoloji çalışmaları ile teşekkül eden türklük litaretürü ile birlikte türkiye de cengiz han ile çalışmalara ağırlık verildi bu yeni türklük litaretüründe bu dönemden itibaren uzun süre türklerin tarihinin osmanlıdan ibaret olmadığı ve müslüman olmadan önce de büyük bir millet olduğu cengiz han ve atilla gibi cihangirler çıkardığı kültü işlenmiştir yılında harold lamb in cengiz han tüm insanların imparatoru adlı eseri ve de b y vladamirov un cengiz han adlı eseri millî eğitim bakanlığı tarafından türkçeye tercüme edilerek basılmıştır profesör zeki velidi togan ın de yayınladığı moğollar çengiz ve türklük adlı eseri da yayınladığı umumî türk tarihine giriş adlı eseri cengiz han ile ilgili detaylı çalışmalardır cengiz han ve moğollar ile ilgili en önemli ve çağdaş tek kaynak olan yılında yazılmış olan moğolların gizli tarihi ise türkolog prof dr ahmet temir tarafından almanca ve rusça tercümeleri moğolca aslıyla karşılaştırılarak türkçeye tercüme edilmiş ve yılında türk tarih kurumu yayınları arasında neşredilmiştir cengiz han haleflerinin asırlarca hüküm sürdüğü rusya dan çin e türkiye den iran a ve ukrayna ya kadar geniş bir sahada büyük etkiler bırakmıştır yılı mart ayında american journal of human genetics dergisinde yayınlanan makaleye göre genetik bilimciden oluşan bir grup bilim adamı avrasya da kadar erkekten alınan dna örneklerini inceleyerek günümüzde milyon erkeğin ortak atasının cengiz han ın soyundan geldiği kanısına varmıştır cengizname cengiz han ın hayatı etrafında teşekkül etmiş bir destansı bir hikâyedir bu destan ın kazan tatarları tarafından oluşturulduğu veya tataristan da oluştuğuna dair kuvvetli emareler vardır yazıya geçirildiği zamana dair işaretler ise yüzyılı göstermektedir de yüzyılda ötemiş hacı adlı bir kazak tarafından çağatayca yazılmış olan cengiznâme cengiz han destanının bilinen ilk yazma nüshasıdır yine çağatayca yazılmış olan ve yüzyılda da yazıldığı belirlenen diğer eser ise defter i çingiznamedir defter i çingizname nin kazan tatarlarına ait olan nüshası araştırmacıların üzerinde en çok durdukları nüshadır defter i çingizname nin paris millî kütüphanesinde berlin devlet kütüphanesinde ve british museumda yazma nüshaları vardır ilk matbu nüshası ibrahim halfin tarafından de kazan da bastırılmıştır destan orta asya da başkurtlar kırgız kazakları yakutlar tunguzlar arasında yayılmış ve değişik anlatımları ortaya çıkmıştır kendisi de cengiz han ın soyundan gelen özbek hanlıklarından hive hanlığı hükümdarı ebu l gazi bahadır han han ın yüzyılda kaleme aldığı secer i türkî ve secere i terakkime adlı eserlerinde cengiznâme nin varyantını tespit ettiğini söylemektedir cengiznamede anlatılan olaylar cengiz in ve çocuklarının tarihi hikâyelerine uygun bir seyir izlemektedir destan cengiz in atalarını ve doğuşunu anlatarak başlar evlenmesi kabileleri etrafında toplaması yaptığı savaşlar ve fetihleri anlatıldıktan sonra kurduğu imparatorluğu çocukları arasında paylaştırarak ölmesiyle bitmektedir yirmi yıl boyunca kendisine devamlı birçok kız getirilmesine rağmen büyük bir bağlılık ve sevgi gösterdiği eşleri börte ve yesüy olmuştur cengiz han ın yasal varisleri yalnızca börte den olan oğulları idi başka kadınlardan da oğulları olsa da yasal olarak varislik haklarından mahrum edildikleri için haklarında hiçbir bilgi yoktur cengiz han ın börte den iki kızı olduğu bilinmektedir ancak cengiz han ın birçok kızı olmuştur ve çoğunun ismi bilinmemektedir mehmed mustafa subhi osmanlıca fransızca mehmed moustafa soubhy veya soubhi kendi kullanımları kısaca mustafa suphi veya bazı kaynaklarda kullanıldığı haliyle osmanlıca yazıma göre mustafa subhi ağustos veya mayıs ocak türk komünist ve türkiye komünist partisi nin ilk merkez komitesi başkanı aslen samsunlu bir aileden gelmektedir şaban hicrî kanun u sani rumi şubat miladi tarihli sicill i ahvâl defteri no sayfa e göre babası rebi ül evvel hicrî mart miladi giresun doğumlu mevlevîzade saadetl ali rıza efendidir yine sicill i ahvâl defteri kaydına göre zi l hicce hicrî teşrin i sani rumi kasım miladi tarihinde yaşında giresun rüsum ı sitte idaresi nde mülâzemete staja başlamış ramazan hicrî temmuz rumi temmuz miladi tarihinde kuruş maaşla mubassırlığa alınmış safer hicrî teşrin i sani rumi aralık tarihinde aynı maaşla ayriyeten katib i saniliğe nakiledilip reji idaresi bidayet i teşekkülünden istiğnaya çıkarılarak cemaziye l ahir hicrî nisan rumi nisan miladi tarihinde kuruş maaşla memuriyet i sabıkaya ricat ve ahiren kuruşla tirebolu memurluğuna tahvil ettirilse de adem i kabulünden naşi açığa çıkmış zi l ka de hicrî ağustos rumi ağustos miladi tarihinde giresun duyun ı umumiye müdiriyeti ne maa mubassır mubassırlıkla birlikte katib i saniliğe kuruşa defa tayin olunmuş muharrem hicrî teşrin i evvel rumi ekim miladi tarihinde olduğu yerden ayrılmış cemaziye l evvel hicrî kanun u sani rumi ocak miladi tarihinde aynı maaşla yeniden memuriyete girmiş ramazan hicrî nisan rumi mayıs miladi kuruş aylıkla yerine düyun ı umumiye memurluğuna naklolunmuştur daha sonradan yılında konya valiliği de yapan ali rıza efendi cumhuriyet döneminde de bürokrat olarak hizmet vermiş da samsun valiliği yapmış ve mart te ölmüştür annesi belediye başkanlığı döneminde samsun daki sıtma kaynağı görülen sazlığı kurutan halil hilmi efendi nin kızı hikmet tir ailenin çocuğundan en son hayatta kalanı fitnat hanım dı mustafa suphi resmî hâl tercümesi ne göre şaban hicrî temmuz rumi doğumludur güneş takvimi olan rumi takvim jülyen takvimini esas alır bu yüzden miladi gregoryen usulü takvim üzerinden hesaplanınca bu tarih ağustos ye tekabül etmektedir buna karşılık paris te doldurduğu öğrenci formunda doğum tarihini mayıs olarak yazmıştır zamanın trabzon vilayeti ne bağlı olan giresun kazasında doğdu ilk öğrenimini kudüs ve şam da idadi lise öğrenimini erzurum da gördü yılında istanbul hukuk mektebi nden mezun olduktan sonra paris te siyasal bilgiler okulu nu kazandı doldurduğu bir ankete göre suphi nin siyasi faaliyetlere girişimi yılından itibaren başlamıştır mustafa suphi sıralarında paris te görülmektedir fransa da bulunduğu dönem mustafa suphi nin celestin bougle gibi isimler başta olmak üzere burjuva sosyolog olarak nitelendirilebilecek düşünürlerin etkisinde kaldığı yıllardır bu yıllarda suphi nin ittihatçılar ile yakın ilişki içerisinde olduğu bilinmektedir dönemin hükumet gazetesi olan tanin gazetesinin muhabirliğini yapmıştır aynı zamanda suphi osmanlı talebe birliği nin başkanlığını da bu dönemde yürütmüştür ki bu birliğin kimi üyeleri muhalifleri gözetlemek şeklinde faaliyet yürütmektedir bu konu paris emniyet müdürü nün hazırladığı haziran tarihli bir istihbarat raporuna şöyle yansımıştır bu dönem suphi yılında l organisation du crdit agricole en turuie türkiye de tarım kredilerinin örgütlenmesi isimli bir tez yazar ve bu tezi özet olarak bulletin du bureau des institutions economiues et sociales ekonomi ve sosyal enstitüleri bürosu bülteni dergisinde yayınlanır üniversiteden mezun olduğunda mustafa suphi nin akademik unvanı legum doctor ll d idi eğitimini tamamladıktan sonra istanbul a döner burada tanin servet i fünun ve hak gazetelerine yazılar yazar ticaret mekteb i alisi nde darülmuallimin i aliye ve mekteb i sultani de hukuk ve iktisat dersleri verir ittihat ve terakki fırkası nın yılındaki genel kongresine anadolu delegesi olarak katılır ittihatçılıktan kopuşu bu kongreden sonra başlar ve ağustos unda partiden tamamen ayrılır ve fırkaya muhalefet etmeye başlar yılında ahmet ferit in başkanlığında kurulan ve kurucuları arasında yusuf akçura nın da bulunduğu millî meşrutiyet fırkası nın kurucuları arasında yer alır suphi muhaliflere karşı yılının sonlarında başlayan sürgün furyasından nasibini alır ve sinop a sürülür sinop taki rus konsolos yardımcısı v ciudiçi nin haziran eski takvim te istanbul daki başkonsolosluğa ve haziran eski takvim te st petersburg daki dış işleri bakanlığı departmanı na yazdığı raporlarında vezir mahmut şevket paşa nın öldürülmesine dahiliyet dolayısıyla şüphelinin sinop a sürüldüğü ve içlerinde bir yüksek öğrenim liseum profesörü m subhi nin olduğu hepsinin mahkemesiz sürüldüğünü ve sinin tanınmış yetkililer ve görevliler şehirde denetim altında tutulduğu bilgisi geçmekteydi dosya mustafa suphi tashkent jpg küçükresim px sağ mustafa suphi sandalyede oturan sıra soldan bakana göre sağdan dördüncü tatar dil konferansı delegeleriyle birlikte aynı zamanda kazan müslüman sosyalist komitesi başkan yardımcısı emine muhiddinova aynı sıra soldan bakana göre sağdan beşinci da fotoğrafta görülebilir şubat devrimi ile serbest kalan suphi ekim devrimi nden sonra şubat mart civarı moskova ya gider burada narkomants a katılıp komite altında faaliyet yürütür stalin in de onayıyla narkomants a bağlı müskom müslüman komiserliği altında bir türk şubesi teşkil eder ve bunun yayın organı olarak yeni dünya yı çıkarır bu dönemde daha çok kırım ve odessa daki rusya kökenli ya da savaş esiri türkler arasında çalışma yürütür kızılordu içinde örgütlenen türk savaş esirlerinden bir birlik ile rus iç savaşına katılır temmuz sol sr ayaklanması sonrası genelde sol sr lere de yakınlığı iddia edilen suphi için zorlu bir süreç başladı bu dönem bilhassa suphi nin rakipleri suphi nin sol sr ilişkili olduğu şaibesi yaratmışlardır yine bu dönemlerde eylül de narkomnats komiseri stalin e mustafa suphi nin ve çıkarttığı yeni dünya nın bolşevik olmadığı bakü komünü hakkında yanlış değerlendirmeler yaptığı sosyal patriyotizmi prusya gericiliğini vb ni savunan bir yayın olduğu temalı bir rapor yazıldı raporda şöyle deniyordu dosya sultan galiev in first all russia congress of communist organization of orient peoples in jpg küçükresim px sağ mustafa subhi ayakta duran ilk sıra en soldan bakana göre sağdan altıncı ve sultan galiyev ayakta duran ilk sıra en soldan bakana göre sağdan ikinci birinci tüm rusya müslüman komünistler kongresi kasım nde suphi nin şahsına dönük tüm bu saldırılara karşın suphi nin korunduğu ve bu saldırıları atlattığı anlaşılmaktadır zira suphi nin konumu bozulmaksızın kendisi komintern in kuruluşuna giden yolda bir durak olan aralık tarihli enternasyonalist toplantı ya türkiye yi temsil eden konuşmacı olarak katılıp burada türkiye ve rus devriminin önemi üzerine bir konuşma yapmıştır mustafa suphi b ömerov ve r şakirbeyov un aktardığına göre ocak tarihinde toplanan türkistan müslüman komünist örgütleri merkezi bürosu müsburo bölgesel konferansı na ve ocak tarihleri arasında toplanan türkistan komünist partisi genel bölgesel konferansı na katıldı ve konferansları türk komünistleri adına selamladı mustafa suphi mayıs tarihinde bakü ye gelmiştir birinci doğu halkları kurultayı nın başkanlık divanında yer almıştır sovyet hükmeti tarafından güvenilen ve anadolu daki komünist hareketin gelecekteki lideri olarak görülen suphi partinin aldığı karar doğrultusunda anadolu ya geçme ve türkiye deki komünist harekete yön verme kararını alır bu kapsamda işgale karşı anadolu da savaşmak üzere sovyetler birliği nde bulunan türk askerlerden bir bolşevik tabur oluşturulur ve anadolu daki kuvâ yi milliye hareketi komutanlığının emrine verilir ancak bu birliğin beraber savaşması mümkün olmayacak ve askerler değişik birliklere dağıtılacaktır yılının ocak ayında bmm nin çağrılısı olarak ankara ya doğru yola çıkan suphi ve arkadaşlarının türkiye de siyasi kargaşa çıkartmak istediğinden şüphelenen tbmm ve doğu cephesi komutanlığı kendilerine koruma vermeyerek kars ve erzurum da linç girişimlerine uğramalarına ilgisiz kalırlar cinayetin baş sorumlularından yahya kahya bölgede yaptığı yolsuzluklar ve enver paşa yı ülkeye sokma planları yüzünden daha sonradan sivas ta ağır ceza mahkemesinde yargılansa da suçsuz bulunup salıverildi bunun üzerine yahya kahya nın özellikle dost meclislerinde sanki bütün işlerde ben tek başıma mı idim daha üstüme varırlarsa her şeyi olduğu gibi ortaya dökerim minvalli sözler söylemesi sonrası yahya kahya kimliği belirsiz kişiler tarafından öldürüldü ölümünü gündeme getiren trabzon mebusu ali şükrü de kısa bir zaman sonra iddiaya göre topal osman tarafından öldürüldü topal osman da işlediği iddia edilen cinayet yüzünden ismail hakkı tarafından öldürüldü böylece cinayetin icracılarının başı yahya kahya bir seri ölümler zincirinin kurbanı oldu bazı kaynaklara göre mustafa suphi enver paşa nın moskova daki siyasi faaliyetlerinden haberdardı ve enver paşa nın türk ulusal hareketi nin yenilgiye uğramasından sonra bolşevikleri kullanarak türkiye deki otoriteyi ele geçirme planını biliyordu suphi nin bu gizli planını ifşa etmesinden endişe edildiği için onun taraftarları tarafından öldürüldüğü iddia edilir ayrıca murat bardakçı yahya kahya nın enver paşa ya bağlı olduğunu ve öldürme emrini ondan aldığını öne sürmektedir buna karşılık bazı kaynaklara göre mustafa suphi yi kemalistler öldürtmüştür kimilerine göre ise mesela mete tunçay mustafa suphi kazım karabekir ve dönemin erzurum valisi hamit bey in inisiyatifi sonucu öldürülmüştür daha az rağbet gören iddialar mustafa suphi nin bir türkiye rusya anlaşması sonucu moskova nın da rızasıyla tasfiye amaçlı öldürüldüğü kemal tahir veya yanındaki paralar için öldürüldüğü akdes nimet kurat şeklindedir suphi genel sovyet tarih yazımında büyük bir yer tutmasa da bilhassa bulunduğu bölgeler olmak üzere lokal olarak sscb de kimi yerlerde onurlandırıldı çeşitli hatalar içerse de ve bu hatalar sonraki kimi araştırmacıları yanıltsa da hakkında bir ansiklopedi maddesi büyük sovyet ansiklopedisi serisinde çıktı itibarıyla kırım da mustafa suphi nin adını taşıyan sokak simferopol de yılında inşa edilen ve tatar sürgününe değin subhi sinema salonu olarak bilinen rodina sinema salonu kerç te kulüp yalta da sanatoryum kuybışev rayonunda kolhoz ve kimi başka kuruluşlar vardı azerbaycan da yılına kadar mustafa suphi adına bir sokak mevcuttu lakin azerbaycan kafkas müslümanları idaresi başkanı allahşükür paşazade nin bakü valiliği ne mustafa suphi adına ne türkiye de ne de rusya da artık bir sokak veya cadde ismi kalmadığı gerekçesiyle sokağın isminin nabat aşurbeyova ile değiştirilmesini talep eden başvurusu sonucu başvurusu kabul edilmiş ve sokağın adı değiştirilmiştir mustafa suphi nin rusya da en azından bilinen ve büyük ihtimal tek olan marya veya kaynaklarda geçen diğer bir şekliyle meryem isimli bir eşi vardı lakin farklı kaynaklar hakkında farklı bilgiler vermektedir ahmed cevad kendisinden herhangi bir isimle bahsetmeyip yahudi olduğunu iddia etmiştir kendisini kırım döneminden tanıyan eski bir bolşevik bak da vanda isimli polonyalı birisiyle evlendiğini iddia etmiştir ibrahim topçuoğlu isimli eski bir tkp li isminin marya değil semiramis olduğunu ve kendilerinin kısaca semra diye hitap ettiklerini ayrıca kendisinin türk olduğunu iddia etmiştir ki bu iddia yanlıştır mustafa suphi türkçenin yanı sıra arapça fransızca ve rusça bilmekteydi mustafa suphi döneminde türkiye de milli mesele üzerine çok detaylı eserler vermediyse de osmanlı imparatorluğu altındaki çeşitli milliyetlerin gördüğü baskılar ve onların mücadelelerini çeşitli yerlerde işlemiştir mustafa suphi her ne kadar o dönemler anti komünist olan daşnaksütyun aleyhinde olsa da çeşitli yazılarında ermeni bağımsızlık hareketlerinin kimi taleplerini olumlamıştır sosyalizm için cidal başlıklı yazısında türkiye nin zulüm ve kahır içinde yaşayan diğer halklarına el uzat diyerek çeşitli milliyetlerin varlığını ve baskı gördüğünü bunlarla birleşilmesi gerektiğine işaret ediyordu yine daha açık bir biçimde türk milliyetçiliğinin hem başka milliyetleri hem de türkleri ezdiğini savunuyordu çeşitli milletlerin özerklik ve bağımsızlık dahil taleplerini de kabul eden bir çeşit uluslar federasyonu benimseyen görüşleri tarihi vazife isimli yazısında daha açık bir şekilde şöyle geçiyordu nihayetinde suphi nin bilhassa ermeni meselesi olmak üzere milli meselenin çözümünde görüşü milliyetçi partilerin değil enternasyonalist komünist partilerin ancak başarılı olabileceğiydi mustafa suphi nin dini inancı konusunda çelişkili veriler vardır suphi de doldurduğu ankette dini kısmına islam yazsa da din karşıtı olduğu yönünde kimi anlatımlar da mevcuttur bunlardan birisi olan i nuriyev in tanıklığı şu şekildedir mustafa suphi nin sosyalist olduğu dönemlerden bugüne ulaşan kitap biçiminde bir eseri yoktur buna karşılık ekseriyeti yeni dünya da çıkan daha çok ajitatasyon içerikli yazılarından çoğunluğu yeni dünya dan seçmeler olmak üzere bazı yazıları yılında sovyetler birliği ndeki türkiye komünistleri tarafından basılan kanunusaniyi unutma anı kitabında derlenmiştir bunun dışında suphi nin jizn natsiyonalnostey milliyetlerin yaşamı gibi süreli yayınlar başta olmak üzere çeşitli yayınlarda yazıları yayınlanmıştır bu dönemde bir kısmı bizzat mustafa suphi nin kendisince bir kısmı ise kendi denetimi altındaki çeviri departmanınca çeşitli marksist klasikler sovyet hükumetinin ve rusya komünist partisi bolşevikler nin güncel belgeleri çevrilmiştir bunlardan en meşhur olanı mustafa suphi nin bizzat kendisinin çevirisine giriştiği komünist parti manifestosu dur uzunca bir dönem tamamlanmış ama kayıp olduğu düşünülen bu çeviri yılında ilk defa sovyetler birliği ndeki eski bir komünistten edinilerek mete tunçay tarafından kamuoyuna sunulmuş yılında yayınlanan eski sol üzerine yeni bilgiler kitabında ise çevrim yazısı yayınlanmıştır linux telaffuz lin uks bilgisayar işletim sistemlerinin en temel parçası olan çekirdek yazılımlarından bir tanesidir gnu genel kamu lisansı versiyon ile sunulan ve linux vakfı çatısı altında geliştirilen bir özgür yazılım projesidir linux ismi ilk geliştiricisi olan linus torvalds tarafından yılında verilmiştir günümüzde süper bilgisayarlarda akıllı cihazların ve internet altyapısında kullanılan cihazların işletim sistemlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır linux kelimesinin bu iki farklı kullanımının yol açabileceği karışıklıktan kaçınmak için çekirdek yazılım hakkındaki teknik bilgiler linux çekirdeği maddesinde dağıtımlar hakkındaki bilgiler linux dağıtımları maddesinde verilmiştir linux yılında finlandiyalı bir üniversite öğrencisi olan linus torvalds tarafından daha eski işletim sistemlerinden birisi olan unix in mimarisine ve posix standartlarına uygun şekilde sıfırdan yazılamaya başlanmıştır geliştirilmesinde unix mimarisinden esinlenilmiş olmakla birlikte linux içinde unix ten alınmış herhangi bir kod bulunmamaktadır geliştirilen bu yazılım kullanıcı araçları olmayan sadece bir çekirdek yazılımıdır linux tan çok daha önce yılında yine unix mimarisiyle uyumlu yeni bir işletim sistemini özgür yazılım projesi olarak geliştirmek isteyen richard stallman mit deki görevinden ayrılmıştı bu işletim sistemi yılında gnu bülteninde özgür unix benzeri olarak duyuruldu linus torvalds linux u geliştirme hikâyesini yalnızca eğlenmek için adlı eserinde anlatmıştır aynı yıl benzer amaçlarla ian murdock tarafından debian projesi duyurulmuştur debian dağıtımı hâlen yaygın kullanılan en eski dağıtım olma özelliği taşımaktadır bu konudaki ayrıntılı bilgilere linux dağıtımları maddesinden ulaşılabilir gnu linux gelişiminin ilk yıllarında çeşitli konferanslarda ve üniversite çevrelerinde disketlerle çoğaltılıp elden ele dağıtılmaktaydı dağıtım distrubution tanımına yol açan bu yöntem günümüzde internet yoluyla indirme şeklinde yapılsa da bu terim hâlen kullanılmaktadır linux yılında dec alpha ve sun sparc iş istasyonlarında da çalışabilir hale getirilmiştir yılında ise ibm compa ve oracle linux a destek vermeye başlamıştır infoworld dergisi yılında sunucu bilgisayarlarda kullanılan red hat linux u yılın işletim sistemi ödülüne layık görmüştür sonraki yıllarda samsung ve sony gibi büyük üreticilerin de mobil cihazlarınada kullandığı android son kullanıcı piyasasındaki en yaygın linux tabanlı işletim sistemi olmayı başarmıştır android yılının ilk aylarında internet kullanan cihazlar istatistiğine göre microsoft windows un kullanım oranını yakalamıştır ayrıca bazı teknik sorunlar projenin gelişmesini yavaşlattı x org konsorsiyumu yılında xfree kodlarını çatallayarak x pencere sistemini geliştirmeye başladı ve yılında ilk sürümünü duyurdu linux sunucu işletim sistemlerinde kullanım oranı bakımından dünya çapında ilk sırada tercih edilmektedir linux ürünleri sunucu işletim sistemi olarak uzun zamandır oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktadır eylül ayında microsoft ceo su steve ballmer dünya genelinde web sunucularının ında linux un ında windows un kullanıldığını itiraf etmiştir idc nin raporunda gnu linux yüklü olarak satılmış sunucular göz önüne alınarak o zaman genel sunucu pazarının sinin gnu linux a ait olduğu belirtilmiştir ancak bu istatistik çeşitli şirketler tarafından satılan linux sunucuların sayısı dayalıdır yani ve sonradan gnu linux yüklenerek kullanılan sunucuları içermemektedir netcraft ın eylül da yayınladığı rapora göre on güvenilir internet şirketinden sekizi gnu linux ürünlerini internet sunucularında kullanmaktadır linux dağıtımları lamp sunucu yazılım kombinasyonunun linux apache mysl php köşe taşıdır linux dağıtımları diğer anabilgisayar işletim sistemleri ile karşılaştırıldığında fiyatlandırma nedeniyle son on yılda giderek popüler olmuştur aralık da bilgisayar devi ibm pazarlamaya öncelik vereceğini ve ana bilgisayar tabanlı kurumsal linux sunucularını satacağını bildirdi linux çekirdeği kulanan sistemler masaüstü dizüstü ve netbook bilgisayar pazarında yaklaşık olarak pazar payına sahiptir daha çok yazılım geliştiriciler bilgisayar uzmanları ve özgür yazılım gönüllüleri tarafından tercih edilmektedir masaüstü linux sistemlerine ubuntu debian fedora opensuse linux mint mageia örnek olarak gösterilebilir son kullanıcıya hitap etmek amacıyla geliştirilmekte olan linux dağıtımlarda kullanıcı arayüzünü teşkil eden gnome kde xfce gibi bir masaüstü ortamı mozilla firefox chromium gibi bir web tarayıcı libreoffice gibi bir ofis yazılım seti video müzik oynatıcı cd dvd yazıcı grafik işleme yazılımı vb türden gözde özgür yazılımlar paketlenerek son kullanıcıya sunulmaktadır kasım tarihinden bugüne en iyi süper bilgisayar sistemin tamamı linux kullanmaktadır ayrıca dünyanın en güçlü süper bilgisayarı olan ve de kullanılmaya başlanan ibm seuoia için de işletim sistemi olarak seçilmiştir gömülü sistemler sadece belli bir görev için üretilmiş özel donanımlar ve özel tasarlanmış işletim sistemlerinden oluşur akıllı tv ler internet yönlendiricileri endüstriyel otomasyon ve makine kontrol sistemleri gibi geniş bir kullanım alanı vardır linux un ölçeklenebilir yapısı bu alanda da yaygın kullanılmasını sağlamıştır ticari pc oyunları üreten firmaların pek çoğu son yıllara gelinceye kadar linux sistemlere uygun oyunlar üretmemişlerdir bu nedenle linux sistemlerdeki oyun imkânları oldukça sınırlı kalmıştır oyun yazılımlarının kullandığı directx kütüphanesi linux sistemlerde çalışmamaktadır linux ile çalışan opengl kütüphanesi ise üreticiler tarafından tercih edilmemiştir ancak yılında steam oyun platformunun linux istemcisi sunmasıyla birlikte bazı popüler oyunların linux sürümleri üretilmeye başlanmıştır ayrıca android işletim sistemine ait uygulama mağazasında da geniş bir oyun seçeneği bulunmaktadır toyota nissan jaguar land rover ford mazda mitsubishi subaru gibi büyük otomobil üreticileri araçlarının dijital sistemlerinde uzun zamandır linux kullanmaktadır automotive grade linux projesi ise linux vakfı tarafından akıllı otomobiller üretilmesi için yürütülmektedir büyük teknoloji ve otomotiv üreticileri projeye üye olmuşlardır linux vakfı na üye kuruluşlar şunlardır linux ve çoğu gnu yazılımı gpl genel kamu lisansı altında lisanslıdır gpl linux dağıtıcılarına kaynak kodu ya da herhangi bir değişikliği alıcılar için aynı şartlar altında kullanılabilir hale getirmesini gerektirir yazılım sisteminin diğer anahtar bileşenleri başka lisanslar kullanabilir örneğin birçok kütüphane gnu lgpl yi ve gpl nin birçok serbest versiyonunu kullanır ek olarak x pencere sistemini x org uygulamaları mit lisansı nı kullanır torvalds linux çekirdeğinin genel kamu lisansı nın versiyonundan versiyonuna geçmeyeceğini belirtir torvalds özellikle yeni lisansta yer alan ve dijital haklar yönetiminde yazılım kullanımını yasaklayan bazı hükümleri sevmemektedir ve aynı zamanda sayısı binleri bulan bütün telif hakkı sahiplerinden izin almak kullanışsız olacaktır bir kısım kitle tarafından linux kelimesiyle ifade edilen çekirdek bir kısım kitle tarafından da gnu tasarısı yazılım ve araçlarını içermesi nedeniyle gnu linux diye ifade edilmekte bu söz grubu ile adlandırılmaktadır adlandırma konusundaki tartışma uzun bir süredir devam etmektedir türkçe ingilizce bolşevik çoğunluktan yana anlamına gelen rusça kelime yılında düzenlenen rusya sosyal demokrat işçi partisi nin ikinci kongresi nde vladimir lenin ve julius martov arasında yeni kurulmakta olan partinin üyelik tanımı üzerine başlayan görüş ayrılığı sonucu yaşanan ayrışmadaki taraflardan lenin yanlısı grup kongrede lenin yanlıları çoğunlukta olduğu için rusça çoğunluk anlamına gelen bolşevik olarak azınlıktaki martov yanlıları da menşevik olarak adlandırılacaktır kongreden sonra iki taraf arasında birleşme girişimleri olsa da birleşme gerçekleşmeyecek ve yılında kesin ayrım yaşanacaktır bolşevikler ekim devrimi ile iktidarı alacaklar ve sovyetler birliği ni kuracaklardır polis baskısı nedeniyle önce brüksel sonra da londra da yapılan rusya sosyal demokrat işçi partisi rsdip kongresi yılı ağustos ayında toplanır toplantıda yeni partinin üyelik esasları ve tanımı üzerinden önemli bir ayrılma yaşanacak ve rusya daki devrimci hareketi derinden etkileyecektir vladimir ilyiç ulyanov ya da takma adıyla lenin parti üyelerinin dar ve aktif bir çevreden oluşmasını sadece ceplerinde parti kimliği taşıyan ve zaman zaman partiye uğrayanlardan hatta hiç uğramayanlardan oluşmamasını savunuyordu bu faal üyeler profesyonel devrimci kadrolar olarak çarlık otokrasisine karşı işçi devrimi yapabilecek bir devrimci partinin yaratılabilmesi için zamanlarının çoğunu örgütlenmeyle geçireceklerdir bu modele göre sempatizanlar dışarıda bırakılmış olmaktaydı partinin iç işleyişinde de demokratik merkeziyetçilik benimsenecekti lenin in bu fikirlerine karşıt olarak ise arkadaşı julius martov partinin merkezinde profesyonel devrimcilerin olmasına onay verse de parti üyeliğinin sempatizanlara devrimci işçilere ve diğerlerine açık olmasını savunuyordu ikili bu konuyu daha önce de tartışmış olsalar da görüş ayrılıkları kongrede ayrılığa yol açacaktır ayrılık ufak bir konuda ve kişisel ayrımdan kaynaklanıyor görünse de ayrım derinleşecek ve bölünme kaçınılmaz hale gelecektir lenin ve martov yandaşları kongredeki durumlarına göre rusça bolshinstvo çoğunluk ve menshinstvo azınlık olarak adlandırılırlar kongredeki delegeler sürekli olarak saf değiştirdikleri için birleşim başarısız olacak ve parti fiilen ikiye bölünecektir iki taraf da sürekli olarak yeni üyeler kazanıyor ve kaybediyordu rus marksizminin babası olarak adlandırılan georgi plehanov ilk başta lenin ve bolşeviklerden yana olacak ancak te ayrılacaktır menşeviklerden yana olan leon troçki ise menşeviklerin rus liberalleriyle uzlaşma girişimleri ve bolşeviklerle birleşmeme tutumları yüzünden ayrılacaktır iki taraf arasındaki ayrım nisan te bolşeviklerin ayrı yaptığı ve kongre olarak adlandıracakları kongre ile derinleşecektir menşevikler derhal alternatif bir kongre yapacaklardır rus imparatorluğu çarlık rejiminin devrimi ile sarsıldığı dönemde bolşevikler azınlıktadır ayaklanan halkın kendiliğinden kurduğu sankt petersburg işçi sovyetinde azınlıkta olsalar da troçki tarafından etkili bir şekilde temsil edilmektedirler buna rağmen moskova sovyetinde çoğunluktadırlar moskova sovyetinin aralık te aldığı moskova ayaklanması olarak bilinen ayaklanma kararı sonucu kentte iktidar alınacak ancak ayaklanma yaklaşık bir ayda bastırılacaktır partinin ikiye bölünmüş olması ve çarlık rejiminin yoğun baskısı güçleri yeniden birleştirme yanlılarını harekete geçirir ocak da bolşevikler otozovistler ve çok sayıda menşevik grup paris de merkez komite toplantısı yaparlar kamenev ve zinoviev birleşme gündemine karşı olsalar da viktor nogin gibi arabulucu bolşeviklerin ısrarına boyun eğerler lenin birleşmeye şiddetle karşı çıksa da bolşevik liderlik arasında yapılan oylamada azınlıkta kalır menşeviklerle yapılan anlaşmaya göre birleşik partinin yayın organı troçki nin viyana da çıkarttığı pravda olacaktır ancak pravda yayın kurulundaki bolşevik temsilcisi kamenev ağustos da kuruldan istifa edince birlik çabaları sona erer iki grup arasında ilişkiler yılında kopacaktır bu yılın ocak ayında bolşevikler sadece kendi örgütüyle topladıkları prag konferansında menşevikler ve otzovistler partiden resmen atılacaklardır bu kongreden sonra bolşevikler artık kendilerini rsdip in hizibi olarak değil ayrı bir parti olarak rsdip bolşevik olarak tanımlayacaklardır bolşevik önderliği ayrı bir parti olmaya karar verse de bolşevik yanlısı taban örgütü ve işçiler bu hattı izlemekte zorlanacaktır ayrıca duma daki bolşevik vekil de parti yönetiminin bu kararını kabul etmez sadece matvei muranov ayrı bir parti kurulmasından yana olur ancak buna rağmen bolşevik önderlik duruma hakim olacak ve eylül te ayrı bir duma grubu kurulacaktır bolşevikler çarlık rejimini kitlesel bir işçi devrimiyle devirecek merkezi ve disiplinli bir partiyi örgütlemeye çalışmıştır bolşevikler rus işçilerine bir ayaklanmada önderlik edebilecek kitlesel ve sınıfın öncüsü militan işçilerin partisini oluşturmaya çalışmıştır bolşevik parti lider partisi olmamasına rağmen merkez komitesinde cisimleşmiş olan parti yönetimine demokratik merkeziyetçilik çerçevesinde sıkı sıkıya bağlı bir yapıdaydı menşeviklerin uyguladığı parti üyeliği daha esnekti ve diğer siyasi partilerle daha kolay iş birliği yapıyorlardı bolşevikler ise özellikle liberal partilerle iş birliği yapmayacak diğer sosyalist partilerle de tanımlı ittifaklara girecektir bununla birlikte lenin uluslararası kadınlar konseyi nde yaptığı konuşmada bolşevizmi burjuva demokrasisinin yalancılığını ikiyüzlülüğünü açığa çıkaran toprağın fabrika ve tesislerin özel mülkiyetini kaldırmasında tüm devlet iktidarını ezilen ve sömürülen kitlelerin elinde toplayan bir ideoloji şeklinde tanımlamıştır stalin in önerisi kongrede kabul edilir ve bolşevik partisinin adı sovyetler birliği komünist partisi olur bundan sonra bolşevik adlandırması ekim devrimi ve rus iç savaşı dönemlerine ait olarak kalacaktır karl marx mayıs trier ndash mart londra yüzyılda yaşamış alman filozof politik ekonomist ve bilimsel sosyalizmin kurucusu bir müddet gazetecilik de yapan marx iktisadi ve beşerî konularda eleştirel fikirler ve tespitler ortaya koymuştur marx ın ekonomi alanındaki çalışmaları günümüzde emeği emek sermaye ilişkisini ve bunları takip eden ekonomi düşüncesini kavramanın büyük bir kısmı için temel oluşturdu sosyoloji ve sosyal bilimleri başlatan isimlerdendir en bilinenleri komünist manifesto ve kapital olmak üzere hayatı boyunca sayısız kitap yayımladı karl marx hakkında en fazla eser yazılan kişiler listesinde ilk sırada yer almaktadır orta düzeyde zengin bir yahudi ailede o tarihlerde prusya nın içinde yer alan ren bölgesindeki trier şehrinde doğan marx genç hegelcilerin felsefe düşünceleri ile ilgilendiği bonn ve berlin üniversiteleri nde öğrenim gördü çalışmalarından sonra köln de radikal bir gazetede yazmaya ve tarihsel materyalizm üzerinde çalışmaya başladı te diğer radikal gazetelerde yazmaya başlayacağı ve kendisinin ömür boyu dostu ve çalışma arkadaşı olacağı friedrich engels ile tanışacağı paris e taşındı da sürgüne gönderildi ve karısı ve çocukları ile beraber toplumsal ve ekonomik hareketler hakkında teorilerini yazacağı ve olgunlaştıracağı londra ya taşındı bu süre içerisinde sosyalizm için yapılan mücadelede yer aldı ve birinci enternasyonal de önemli bir figür hâline geldi marx ın toplum ekonomi ve siyaset hakkındaki teorileri bir bütün olarak marksizm insan toplumlarının sınıf savaşımı üretimi kontrol eden yönetici sınıf ile üretim için gereken emeği sağlayan mülksüz bir emekçi sınıf arasındaki çatışma ile ilerlediğini iddia etmektedir marx devletlerin yönetici sınıf tarafından idare edildiğini ve devletin ortak kamu çıkarı adına hareket eder gibi yapıp yönetici sınıfın çıkarları doğrultusunda yönetildiğini düşünmekte marx düşüncelerinin hayata geçmesi için etkin bir mücadele verdi emekçi sınıfın kapitalizmin yıkılması ve sosyo ekonomik bir değişimin geçirilmesi için düzenli bir devrim hareketini yürütmek zorunda olduğunu savundu marx insanlık tarihindeki en etkileyici figürlerden biridir dünya çapında birçok entelektüel işçi sendikaları ve siyasi parti onun temel çalışmalarından farklı biçimlerde etkilenmiştir marx mayıs de yahudi bir aile olan heinrich marx ve henrietta pressburg un dokuz çocuğunun üçüncüsü olarak dünyaya geldi o yıllarda prusya krallığına ait olan aşağı ren bölgesi içinde yer alan trier de doğdu annesinin babası hollanda da bir hahamdı baba tarafından şeceresi ise tarihinden itibaren büyükbabası meier halevi marx tarafından üstlenilmesi ile trier hahamlarından oluşmaktaydı karl ın babası çocukken herschel adıyla tanınırdı ailede seküler eğitim alan ilk çocuktu avukat oldu ve ailesinin birkaç moselle bağına sahip olması sayesinde görece refah içinde ve orta sınıf bir hayat standardında yaşadı karl ın doğumundan hemen önce herschel antisemitik yasal baskılardan kurtulmak amacıyla yidiş herschel adının yerine heinrich ismini alarak o sırada almanya ve prusya da egemen olan protestan mezhebi olan lüterciliğe girdi büyük oranda dini bir inancı olmayan heinrich immanuel kant ve voltaire e değer veren bir aydınlanmacıydı klasik bir liberal olarak daha sonra mutlak monarşi ile yönetilecek prusya da bir anayasa hazırlanması ve reformlar yapılması için yapılan çalışmalara destek verdi yılında heinrich marx avukat olarak çalışmaya başladı tarihinde ise ailesiyle porta nigra da on odalı büyük bir eve taşındı hollandalı bir yahudi olan karısı henrietta pressburg yarı aydın bir insandı ve tüm zamanını ailesine ayırmak ve evinin temizliğinde aşırı titiz olmakla ifade edilen yoğun bir anne sevgisi ile yorulduğu ifade edilmektedir daha sonra philips şirketini kuracak zengin bir aileye mensuptu anton ve gerard philips ın büyük halası frits philips ın büyük büyük halasıydı karl ın dayısı olan küçük erkek kardeşi benjamin philips daha sonra karl ve jenny marx ın londra da sürgünde iken borçlarını ödemek için destek alacakları zengin bir banker ve sanayiciydi kocasının aksine henrietta yahudi dini inancına sadık kaldı karl marx ın çocukluğu hakkında çok az bilgi mevcuttur yılında ağabeyi moritz ölünce dokuz çocuğun üçüncüsü olarak ailenin en büyük oğlu oldu ağustos unda lütherci bir kilisede vaftiz edildi yaşayan kardeşleri sophie hermann henriette louise emilie ve karoline de lütherci olarak vaftiz edildiler karl marx babası heinrich marx tarafından on üç yaşına kadar evde eğitildi bu yaşında babasının bir arkadaşı olan hugo wyttenbach in müdür olduğu okula kayıt edildi wyttenbach okulunda çok sayıda liberal hümanist öğretmen çalıştırdığı için yerel muhafazakâr hükmetin kızgınlığını üzerine çekti bu durumun sonucu olarak de okul polis baskınına uğradı ve öğrencilere siyasi liberalizmi benimsemiş edebi eserlerin dağıtıldığı tespit edildi bu tür eserlerin dağıtılmasının kışkırtıcı bir eylem olarak görülmesi üzerine marx okuldayken yetkililer kurumda bazı düzenlemeler yaptı ve çok sayıda öğretmeni değiştirdi ekim tarihinde yaşındayken felsefe ve edebiyat öğrenmek ümidiyle bonn üniversitesi ne gitti ancak babası pratik bir meslek olarak gördüğü hukuk okumasında ısrar etti akciğer zayıflığı diye ifade edilebilecek bir durumdan dolayı yaşını bitirdiğinde askerlikten muaf tutuldu bonn üniversitesi nde iken polis tarafından takibe alınmış olan bir grup siyasi radikal tarafından kurulmuş şairler kulübüne katıldı bir dönem eş başkanlığını yaptığı trier taverna kulübü içiciler derneğine landsmannschaft der treveraner de katıldı ek olarak üniversitede kavgalara da karıştı bazıları gerçekten ciddileşti ağustos da üniversitedeki prusya güçleri grubundan birisi ile olan düellosu gibi ilk dönem notları iyi olmasına rağmen notları daha sonra düştü gelişen bu durum babasının onu daha oturmuş ve disiplinli berlin üniversitesi ne göndermesine yol açtı marx akademik bir kariyer planlamasına rağmen hükmetin klasik liberalizme ve genç hegelciler e karşı artan tepkisi nedeniyle bu seçeneğin önü tıkanmıştı sosyalizm hakkındaki ilk fikirlerini ve ekonomiye artan ilgisini yazacağı radikal bir gazete olan rheinische zeitungda rhineland news gazetecilik yapmak üzere de köln e gitti hem sağ kanat avrupa hükmetlerini hem de liberal ve sosyalist hareketler içindeki çeşitli kişileri etkisiz ve üretkenlik karşıtı olmaları nedeniyle eleştiriyordu gazete her baskıdan önce zararlı içerik açısından kontrol eden prusya sansür kurulu nun dikkatini çekti marx bu konuda şöyle yakınmıştı gazetemiz öncelikle polisin denetiminden geçmek zorundaydı ve eğer polisin burnu hristiyanlık veya prusya aleyhine bir koku alırsa gazetenin basılmasına izin verilmiyordu rheinische zeitung rusya monarşisini sert biçimde eleştiren bir makale yayınlayınca çar i nikolay gazetenin yasaklanmasını istedi prusya hükmeti te bu isteğe uydu yedi yıllık nişanlılıktan sonra haziran te marx nişanlısı jenny ile kreuznach da bir protestan kilisesinde evlendi marx alman ve fransız radikalleri bir araya getirmek için alman sosyalist arnold ruge tarafından kurulan yeni radikal sol bir gazetenin deutsch französische jahrbücher alman fransız yıllıkları nın eş editörü oldu gazete paris fransa da yayımlanıyor olması nedeniyle marx ve karısı ekim te buraya taşındı vaneau caddesi numarada ruge ve karısı ile kömünal bir yaşam sürmenin sonucunda şartları dayanılmaz buldular kızları jenny nin te doğumu üzerine başka bir yere taşındılar hem fransa hem de almanya dan yazarlar için bir cazibe merkezi olmayı amaçlayan jahrbücher bir yazar hariç sadece alman yazarlar tarafından desteklendi sürgün rus anarşist komünist mikhail bakunin marx bu çalışmaya iki makalesini verdi hegel in hak felsefesinin eleştirisine katkıya giriş ve yahudi sorunu üzerine ikinci makalesi onun proleteryanın devrimci bir güç olduğuna dair düşünceye girişini ve komünizmi daha çok sahiplendiğini göstermektedir sadece tek bir sayı yayımlanır ancak görece olarak başarılı olmuştur bunu da büyük ölçüde heinrich heine ın bavyera kralı i ludwig hakkında yazdığı satir dizelerinin alman devletleri tarafından yasaklanması ve ithal edilen nüshaların alıkonulmasına borçluydu ruge ne yazık ki diğer sayılar için para sağlamayı reddetti böylece marx ile olan arkadaşlığı da sona ermiş oldu gazetenin çökmesinden sonra marx geride kalan sansürlenmemiş tek radikal alman gazetesi için yazmaya başladı vorwrts ileri paris te kurulu olan gazete işçi ve sanatçılardan oluşan gizli bir ütopyacı sosyalist grup olan adalet için birlik tarafından destekleniyordu marx bazı toplantılarına katılsa da gruba girmedi vorwrts gazetesinde marx avrupa da etkili olan liberal ve diğer sosyalistleri eleştirirken kendisinin hegel ve feuerbach ın görüşlerine bağlı olan diyalektik materyalizm hakkındaki düşüncelerini yeniden gözden geçirdi paris te vanneau caddesi numarada oturduğu süre boyunca ekim ten ocak e kadar marx yoğun biçimde siyasal iktisat adam smith david ricardo james mill vb fransız sosyalistleri özellikle claude henri de saint simon ve charles fourier ve fransa tarihi çalıştı siyasal iktisat marx ın ömrünün sonuna kadar sürdüreceği bir çalışma alanı ve üç ciltlik dev eseri kapital in hazırlanmasına neden oldu marksizm genel olarak üç büyük alandan etkilenmiştir hegel diyalektiği fransız ütopyacı sosyalizmi ve ingiliz iktisat bilimi marx ın hegel in diyalektiği üzerindeki çalışmalarıyla beraber bu süre boyunca paris te yaptığı çalışmalar marksizmin ya da marx ın ifadesiyle siyasal iktisatın tüm ana öğeleri sonbaharında ortaya çıkmıştı marx her insan gibi günlük uğraşılardan ve bunlara ek olarak radikal bir gazetenin editörlüğünün gerekli kıldığı özel taleplerden ve günlerde her an bir halk devrimi olma ihtimalinden dolayı kendisinden beklenen siyasal parti çalışmalarını yönlendirme zorunluluğundan dolayı siyasal iktisat çalışmaktan uzaklaşsa da her zaman bu çalışmasına geri döndü marx kapitalizmin iç işleyişini anlamak için araştıyordu marksizmin genel hatları ün sonlarında marx ın zihninde oluşmuştu o sırada dünya siyasal iktisadına dair marksist düşüncenin birçok unsuru detaylı olarak çalışılmıştı ne var ki marx kafasındaki yeni ekonomik teoriyi daha da netleştirmek için kendisinin ekonomiye dair bütün görüşlerini kağıda dökme ihtiyacı vardı bu dönemde marx elyazmaları isimli eserini yazdı bu çalışma sayısız konuyu içeriyordu yabancılaşmış emek de dahil ancak baharıyla birlikte kendisinin süregiden kapitalizm sermaye ve siyasal ekonomi çalışması marx ı bilimsel sosyalizm diye adlandırılan dünyanın tamamen materyalist bir görüşle ele alınmasına ihtiyaç duyan yeni bir siyasal ekonomi teorisine doğru gittiği düşüncesine yönlendirdi fransa da kalması istenmeyen almanya ya gidemeyen marx şubat ayında belçika da brüksel e iltica etmeye karar verdi ancak brüksel de kalabilmesi için marx ın günlük politik konularla ilgili olarak hiçbir şey yayımlamama sözü vermesi gerekti brüksel de içlerinde moses hess karl heinzen ve joseph weydemeyer in de olduğu diğer sürgün sosyalistlerle bir araya geldi ve en sonunda nisan te marx ın yanına gelmek için almanya barmen den brüksel e geldi o sırada giderek artan sayıda adalet için birlik grubu üyesi insan da brüksel de kendine bir yer arıyordu daha sonra manchester den engels in uzun süredir arkadaşı olan mary burns engels le birlikte olmak için brüksel e geldi temmuz unun ortasında marx ve engels birleşik krallık ta sosyalist bir hareket olan çartizm chartism liderlerini ziyaret etmek için brüksel den ayrılıp birleşik krallık a gittiler bu marx ın bu ülkeye ilk seyahatiydi ve engels bu seyahat için en uygun rehberdi engels kasım den itibaren ağustos una kadar yıl boyunca manchester da yaşamıştı engels ingilizce öğrenmekle kalmamış çartist liderlerle yakın bir ilişki geliştirmişti ayrıca engels birçok çartist ve sosyalist ingiliz gazetesi için muhabirlik yapıyordu marx bu seyahati londra ve manchester da farklı kütüphanelerde çalışma yapabileceği iktisat kaynaklarını incelemek için bir fırsat olarak kullandı engels ile birlikte marx kendisinin tarihsel materyalizm kavramını en iyi şekilde ifade ettiği düşünülen kitabı olan alman ideolojisini yazdı bu çalışmasında marx felsefi anlamda idealizmden beslenen hem feuerbach bruno bauer max stirner ve geri kalan tüm genç hegelciler ile ve hem de karl grun ve diğer doğru sosyalistlerle bağlarını kopardı alman ideolojisinde marx ve engels tarihteki tek dönüşüm gücü olarak materyalizme dayanan kendi felsefelerini tamamladılar alman ideolojisi mizahi satirik bir formda yazılmıştır ancak bu mizahi form bile bu eseri sansüre uğramaktan kurtaramadı diğer birçok eseri gibi alman ideolojisi de marx ın yaşadığı süre içinde basılamadı ancak yılında basılabildi alman ideolojisi tamamlandıktan sonra marx bilimsel materyalist felsefeden kaynaklanarak hareket eden gerçek bir devrimci proleter bir mücadelenin teori ve taktiklerini değerlendiren kendi pozisyonunu ortaya koymak amacıyla hazırladığı çalışmasına döndü bu çalışma ütopyacı sosyalistlerle marx ın kendi bilimsel sosyalist felsefesi arasında farkı ortaya koymayı amaçlıyordu ütopyacıların insanların belli bir zamanda sosyalist harekete katılması için ikna edilmesi gerektiğine inandıkları insanların başka bir inanca geçmesi için insanın ikna edilmesi gerektiği yöntemiyle sırada marx insanların birçok durumda kendi ekonomik çıkarları doğrultusunda davranmaya eğilimli olduklarının farkındaydı bu nedenden dolayı bir sınıfın en temel maddi çıkarına dönük bir büyük çağrı ile bir sınıfa burada işçi sınıfı yapılacak çağrı bir devrim yapmak ve toplumu değiştirmek için sınıfın büyük bir kısmını harekete geçirmek en iyi yol olacaktı bu cümle marx ın planladığı yeni kitabın yazılma amacıydı ne var ki el yazması hükmetin sansüründen geçmesi nedeniyle marx kitabın adını felsefenin sefaleti olarak belirledi ve bu ismi fransız anarko sosyalist pierre joseph proudhon un yazdığı sefaletin felsefesi isimli kitabında ifade edilen küçük burjuva felsefesi bir yanıt olmasını istediği için önerdi bu kitaplar marx ve engels in en çok tanınan eserleri o tarihten beri komünist manifesto olarak bilinen bir siyaset kitapçığı olan eserleri için bir altyapı oluşturdu yılında brüksel de yaşarken marx gizli radikal organizasyon adalet için birlik ile çalışmaya devam etti yukarıda da belirtildiği gibi marx birlik in bir işçi sınıfı devrimi meydana getirebilecek şekilde kitlesel bir hareket olarak avrupa çapında işçi sınıfını hareket geçirmek için ihtiyaç duyulan çeşitte radikal bir organizasyon olduğunu düşündü ne var ki işçi sınıfını kitlesel bir hareket geçirmek için organize etmek gerekiyordu birlik gizli veya yeraltı çalışmasına devam etmek ve görünürde siyasi bir parti olarak çalışmak zorundaydı birlik üyeleri bu yaklaşıma ikna oldular haziran de adalet için birlik kendi üyeleri ile doğrudan işçi sınıfını hedef alan yeni bir açık yer üstü yapılanması doğrultusunda yeniden organize oldu bu yeni açık siyasal topluluk komünist birlik olarak isimlendirildi marx ve engels in ikisi birden bu yeni yapının programının ve organizasyon ilkelerinin belirlenmesinde görev aldı aynı yılın sonuna doğru avrupa devrimleri olarak bilinen bir dizi protesto ayaklanma ve genellikle şiddet dolu karışıklıklar yaşadı fransa da fransa devrimi monarşi yönetimini devirdi ve ikinci fransa cumhuriyeti ni kurdu marx bu tür durumlarda maddi yardım sağlıyordu o dönemde babasının ölümünden dolayı veya frank gibi önemli bir yekünü olan mirasın üçte biri ile devrimci bir harekete geçmeyi düşünen belçikalı işçileri silahlandırmak için harcadı bu iddialar gerçekleşmese bile belçika adalet bakanlığı onu tutuklamak üzere suçladı yeni bir cumhuriyet hükmetine sahip olduğu için güvende olacağını düşündüğü fransa ya kaçmak zorunda kaldı paris e geçen marx komünist birlik in merkezini buraya aldı ve orada yaşayan farklı alman sosyalistlerle alman işçiler kulübünü kurdu devrimin almanya ya sıçramasını umut ederek yılında marx almanya daki komünist partinin talepleri başlıklı bir el ilanı dağıttığı köln e geri döndü bu bildiride komünist manifesto da yer alan maddeden sadece dört tanesini dile getirdi çünkü o dönemde alman burjuvazisinin proletarya tarafından iktidardan indirmeden önce burjuvazinin almanya da güçlü feodalizmi ve monarşiyi iktidardan indirmesi gerektiğine inanıyordu haziran tarihinde marx günlük bir gazete çıkarmaya başladı neue rheinische zeitung gazetenin finansmanı babasında kalan mirastan arta kalan ile yapılıyordu kendi marksist yorumu ile avrupa dan gelen haberlerin düzenlenmesi için marx baş yazar ve baskın editoryal güç olarak yer alıyordu komünist birlik ten diğer üyelerin katkılarına rağmen engels in ifadesi ile gazete marx ın küçük bir diktatörlüğü olarak kaldı gazetenin editörü olarak marx ve diğer devrimci sosyalistler düzenli olarak polis baskısına uğruyor ve marx değişik nedenlerden dolayı kovuşturuluyor her seferinde de aklanıyordu bu sırada prusya da demokratik parlamento düştü ve kral iv friedrich wilhelm solcu ve diğer devrimci kişilerin ülkeyi terk etmesini sağlayacak düzenlemelere girişen yeni bir kabine oluşturdu sonuç olarak neue rheinische zeitungkapatıldı ve marx mayıs tarihinde ülkeyi terk etme emri aldı marx paris e döndü o sırada paris te de ciddi bir karşı devrim dalgası ve kolera salgını vardı ve kendisini bir tehdir olarak gören polis tarafından şehri terk etmesi istendi o sırada dördüncü çocuklarına hamile olan karısı jenny ile ağustos unda mülteci olarak londra ya gitti ağustos da ömrünün sonuna kadar kalacağı londra ya yerleşti dolayısıyla komünist birlik merkezi de londra ya taşınmış oldu ancak kışında komünist birlik içinde august willich ve karl schapper in başını çektiği bir grup komünist birlik in başını çekeceği acil bir ayaklanma talebinde bulundu willich ve schapper bu şekilde ayaklanmanın ateşinin yakılmasının tüm avrupa ya yayılacak bir devrime yol açacağını savunuyordu marx ve engels böylesine plansız bir ayaklanmanın komünist birlik için bir macera ve intihar olacağını savundu schapper willich hizbi tarafından tavsiye edilen böylesine bir ayaklanma kolaylıkla avrupa hükmetlerinin polis ve silahlı güçleri tarafından bozguna uğratılabilirdi bu marx a göre komünist birlik için her şeyin sonu anlamına gelebilirdi marx toplumdaki değişimlerin bir avuç insanın isteği ve çabasıyla bir gecede gerçekleşemeyeceğini savunuyordu tersine bu değişimler toplumun bilimsel olarak ekonomik şartlarının incelenmesi ve toplumsal gelişimin farklı safhaları doğrultusunda devrime doğru hareket ettirilmesi ile sağlanıyordu gelişimin bu aşamasında yılı yılında tüm avrupa çapında yaşanan devrimlerin mağlup edilmesini takiben marx özgür seçimler doğrultusunda anayasal bir cumhuriyet kurulması ve tüm erkeklere oy hakkı verilmesi gibi yönetim reformları talepleri konularında feodal aristokrasiyi yenmek için yükselen burjuvanın ilerlemeci öğeleri ile işçi sınıfının işbirliği yapması konusunda komünist birlik in teşvik edici olması gerektiğini düşünüyordu diğer bir ifade ile işçi sınıfı işçi sınıfı ajandasını ve işçi sınıfı devrimini gerçekleştirmeden önce burjuva devriminin başarıya ulaşması konusunda burjuva ve demokratik güçlere katılmalıydı komünist birlik i ortadan kalkmasına neden olacak kadar bir mücadeleden sonra marx ın düşünceleri galip geldi ve bunun üzerine willich schapper grubu komünist birlik ten ayrıldı bu sırada marx sosyalist alman işçilerinin eğitim derneği ile yoğun biçimde ilgilendi dernek toplantılarını londra nın merkezi bölgelerinden soho da yapıyordu bu organizasyon da marx ı ve schapper willich i takip edenler olmak üzere ikiye ayrılmıştı konu başlıkları komünist birlik içindeki tartışma başlıklarının aynıydı marx ne var ki bu dernekte schapper willich grubuna karşı olan mücadeleyi kaybetti ve eylül tarihinde dernekten istifa etti londra da marx kendisini tamamen işçi sınıfının devrim organizasyonu çalışmasına verdi ilk yıllarında ailecek inanılmaz bir yoksulluk içinde yaşadılar ana gelir kaynağı gelirini aile şirketinden elde eden engels in sağladığı paraydı daha sonra marx ve engels birlikte dünyada değişik ülkelerdeki gazeteye yazmaya başladı birleşik krallık abd prusya avusturya ve güney afrika marx ın muhabirlik çalışmasının esas kısmını new york daily tribune gazetesinin avrupa temsilcisi olarak yaptıkları meydana getirmiştir ilk yıllarda marx kendi gazetesi veya kendi felsefesine sempati duyan işverenlerin ona editörlüğünü yaptırdığı gazeteler aracılığı ile işçi sınıfından büyük kitlelerle iletişim kurabiliyordu ancak londra da kendi gazetesini kurma sermayesi yoktu ve bu işe sermaye yatıracak insanları bulamıyordu dolayısıyla marx new york tribune ve benzeri burjuva gazetelerine makalaleler yazarak kamuoyu ile iletişim kurmaya çalıştı ilk başta marx ın makalelerini wilhelm pieper almancadan ingilizceye çeviriyordu zaman içinde marx tercümeye gerek duyulmayacak biçimde ingilizce makale yazmaya başladı new york daily tribune new york şehrinde horace greeley tarafından nisan tarihinde kurulmuştu marx ın ana iletişim kişisi charles dana ydı daha sonra de charles dana rakip bir gazete olan new york sun da editör olmak üzere gazeteyi bırakacaktı ancak gene de charles dana tribune gazetesinin editör kadrosunda kalmaya devam etti tribune ile ilgili birçok unsur gazeteyi marx ın atlantik ötesinde sempatik bir kitleye ulaşmasına yardım etmesi bakımından mükemmel bir araç hâline getiriyordu gazetenin maliyeti için fon bulması onun çok ucuz satılmasını sağlıyordu sent ayrıca abd deki işçi sınıfının çoğunluğu tarafından beğeniliyordu lik tirajı ile abd de en yaygın dağıtılan gazeteydi editöryal olarak tribune greeley nin kölelik karşıtı görüşlerini yansıtıyordu tüm bu özelliklerin yanı sıra gazetenin okurları işçi sınıfının ilerlemeci kesiminden gözüküyordu marx ın new york tribune için ilk makalesi birleşik krallık parlamento seçimleri hakkındaydı ve ağustos tarihinde gazetede yayınlandı marx new york tribune gazetesinin avrupa da çalıştırdığı gazetecilerden biriydi ne var ki lerin sonunda yaşanan kölelik krizi ve de patlak veren amerikan iç savaşı abd kamuoyunun avrupa ile ilgili konulara ilgisini azalttı bu nedenden dolayı marx çok erken tarihlerde kölelik krizi ve o zamanki devletler arası savaş hakkında çok erken yazmaya başladı marx new york daily tribune gazetesi için gazetenin editöryal politikasının ilerici olduğunu düşündüğü sürece makaleler yazmaya devam etti ne var ki charles dana nın in sonlarında gazeteden ayrılması ve bunun doğal sonucu olarak yeni editörler kurulu yeni bir politika getirdi gazete artık tamamen kölelik karşıtı değildi kuzey ve güney arasında güney in kölelik görüşlerine hak veren bir barış yapılmasını savunuyordu marx bu yeni politik pozisyona karşı çıktı bunun sonucu olarak te tribune gazetesinden istifa etmeye zorlandı arka arkaya yaşanan işçi devrim ve hareketlerinin başarısızlık ve hayal kırıklıkları nedeniyle marx kapitalizmi derinlemesine anlamaya karar verdi ve british museum in okuma odasında siyasal iktisatçıların eserleri ve iktisadi veriler üzerinde çalışmak ve yorumlamak için çok uzun saatler ve günler geçirdi sonunda sermaye özel mülkiyet ücretli emek devlet dış ticaret ve dünya ticareti hakkında elinde sayfa tutan bilgi notu ve kısa denemeleri olmuştu bu notlar siyasal iktisadın eleştirisinin ana hatları adıyla yılına kadar basılana kadar gün yüzüne çıkmadı artı değer teorileri karl marx tarafından ocak ve temmuz tarihleri arasında oluşturulmuş el yazmalarından meydana gelmektedir kitap esas olarak lerden beri tartışılan almanca mehrwert artı değer kavramı hakkındaki teorilerle ilgilenmekte servet oluşumu hakkında ingiliz fransız ve alman siyasal iktisatçıların özellikle david ricardo ve adam smith in görüşlerini eleştirel olarak incelemektedir artı değer teorileri kitabı genellikle kapital in cildi olarak kabul edilmekte ve iktisadi düşüncenin tarihinde ilk kapsamlı eserlerden biri olarak görülmektedir fransa da iç savaş karl marx tarafından enternasyonal in genel kuruluna gönderilme amacıyla nisan mayıs de yazılan kitaptır haziran de basılmış yılında yaygın bir basımla birçok dile çevrilmiş avrupa ve abd de yayımlanmıştır marx ın sağlığı hayatının son on yılında gittikçe bozulmaya başladığı için önceki yıllarda gösterdiği üretkenliği sağlayamadı te yayımlanan gotha programı nın eleştirisi devrim stratejisi proletarya diktatörlüğü kapitalizmden komünizme geçiş ve işçi sınıfı partisi konularını ele alır bu kitapta herkesten yeteneğine göre herkese gereksinmesine göre prensibinin komünist toplumun sloganı olması gerektiğini beyan eder kapital in ikinci ve üçüncü ciltleri marx ın ölene kadar üzerinde çalıştığı el yazmaları olarak kaldı her iki cilt marx ın ölümünden sonra engels tarafından bastırıldı kapital ii cilt engels tarafından yayına hazırlanıp temmuz te bastırıldı kapital ii sermayenin dolaşım süreci kapital iii cilt bir yıl sonra ekim ayında bastırıldı kapital iii cilt bir bütün olarak kapitalist üretim süreci artı değer teorileri marx ve engels in ortak eserleri nin ve ciltlerini oluşturan iktisat el yazmaları ndan ve marx ve engels in ortak eserleri nin cildini oluşturan iktisat el yazmaları ndan oluşturulmuştur artı değer teorileri ni meydana getiren iktisat el yazmaları nın esas metni ortak eserler in cildinin son kısmını cildin ve cildin tamamını meydana getirmektedir artı değer teorileri nin almanca kısaltılmış bir baskısı te ve da yayımlanmıştır bu kısaltılmış baskı ingilizceye çevrilip de londra da basılmıştır artı değer teorileri nin kısaltılmamış tam baskısı ve yıllarında kapital in cildi olarak moskova da basılmıştır özünde üreticinin üretim araçlarından tamamen ayrılmasının yattığına işaret etmektedir mektubun bir bölümünde marx antropolojiye olan ilgisinin her geçen gün artmasından bahsetmektedir gelecekteki komünizmin bizim tarih öncesi geçmişimizin komünizmine daha üst bir düzeyde geri dönüş olacağı inancıyla bu bilim dalına ilgi duymaktaydı şöyle yazmıştır çağımızın tarihsel eğilimi kapitalist üretimin en yüksek seviyesine ulaştığı avrupa ve amerika ülkelerinde ölümcül bunalımlarıdır modern toplumun en arkaik tipte ortaklaşmacı üretim ve iş bölümünün daha üstün bir biçimine dönüşmesine neden olacak şekilde kendi yıkımına son verecek bir bunalım şunu da eklemiştir ilkel komünlerin canlılığı karşılaştırılmaz biçimde samilerden yunanlardan romalılardan vb diğer toplumdan daha üstündü ziyadesiyle modern kapitalist toplumlardan da ölmeden önce marx engels e bu düşüncelerini yazmasını istedi kitap yılında yayımlandı ailenin özel mülkiyetin ve devletin kökeni marx ve jenny von westphalen ın yedi çocukları oldu ancak özellikle londra daki yaşamları boyunca içinde bulundukları kötü hayat şartları nedeniyle sadece üç çocukları yetişkin yaşlara kadar yaşayabildi çocukları şunlardı jenny caroline evlilik soyadı longuet jenny laura evlilik soyadı lafargue edgar henry edward guy guido jenny eveline frances franziska jenny julia eleanor ve ismi konulmadan bir bebekleri daha öldü temmuz marx ın yanlarında çalışan yardımcıları helene demuth dan freddy isminde bir çocuğu daha olduğuna dair iddialar bulunmaktadır marx özellikle yetkililerin onu takip etmelerini güçleştirmek için çoğunlukla bir ev ya da daire kiralarken sıklıkla takma isim kullanırdı paris te iken mösyö ramboz takma adını kullanırken londra da yaşarken mektuplarını a williams diye imzalardı arkadaşları koyu ten rengi ve dalgalı saçlarına atfen onun kuzey afrika halkı moor lara benzediğini düşünerek moor diye çağırırken o çocuklarının onu yaşlı nick ve charley diye çağırmalarını isterdi kendisi de arkadaşlarına ve aile üyelerine takma isim takmaktan hoşlanıyordu friedrich engels e general yardımcıları helene için lenchen veya nym kızları jennychen e çin imparatoru ui ui ve laura için kakadou biyografi yazarı sylvia nasar a göre marx hiçbir zaman ingilizceyi tam anlamıyla öğrenmedi ve son otuz yıl boyunca yaşadığı birleşik krallık ta hiçbir fabrikayı ziyaret etmedi karısı jenny nin aralık de ölümünden sonra marx hayatının geride kalan on beş aylık döneminde onu hasta halde bırakacak kesilmeyen akıntılı bir nezleye yakalandı bu hastalığı takiben marx ta mart te ölmesine neden olacak bronşit ve plörezi gelişti vatansız bir insan olarak öldü londra daki ailesi ve arkadaşları tarafından mart tarihinde highgate mezarlığı na defnedildi cenazesinde dokuz ile on bir kişi arasında yas tutucu vardı en yakın birkaç arkadaşı içlerinde wilhelm liebknecht ve friedrich engels olmak üzere konuşma yaptı engels in konuşmasından bir pasaj buradadır marx ın kızları eleanor ve laura eşleri charles longuet ve paul lafargue marx ın iki fransız sosyalist damadı oradaydılar liebknecht alman sosyal demokrat partisi nin kurucusu ve lideri almanca bir konuşma ve longuet fransız işçi sınıfı hareketinin önemli bir şahsiyeti olarak fransızca kısa bir konuşma yaptı aynı zamanda fransa ve ispanya işçi partilerinden gelen iki telegraf okundu engels in konuşmasıyla cenaze töreninin programının tamamı oluşturulmuştu cenazeye katılan akraba olmayan diğer kişiler ise marx ın üç komünist arkadaşıydı friedrich lessner deki köln komünist davasından üç yıl hapis cezası almıştı g lochner engels in ifadesiyle komünist birliği n eski bir üyesi ve carl schorlemmer manchester da bir kimya profesörü royal society nin bir üyesi ve aynı zamanda baden devriminde yer almış bir komünist aktivist cenazeye katılan bir diğer isim ise daha sonra çok ünlü bir akademisyen olacak olan bir ingiliz zoolog ray lankester dı marx ın mezartaşı na şunlar kazınmıştır bütün ülkelerin işçileri birleşin komünist manifesto nun son cümlesi ile engels tarafından düzenlenen feuerbach üzerine tezler in si düşünürler bugüne kadar sadece dünyayı değişik biçimlerde tercüme etmeye çalıştılar oysa gerekli olan onu değiştirmektir büyük britanya komünist partisi laurence bradshaw tarafından yapılan bir kafa büstü ile yılında anıtsal bir mezartaşı yaptırdı marx ın ilk yapılan mezartaşı ise oldukça mütevazıydı yılında ev yapımı bir bomba ile bu anıtı yok etme teşebbüsü söz konusu oldu marksist tarihçi eric hobsbawm şunları söylemektedir marx ın başarısız biri olarak öldüğünü kimse söyleyemez çünkü birleşik krallık ta kendisini takip eden ciddi bir kitle oluşturamasa bile fikirleri almanya ve rusya da sol hareketleri derinden etkilemiştir ölümünden sonraki yıl içinde politikalarında marx ın etkisini kabul eden kıta avrupa sındaki sosyalist partiler temsilî demokrasi içinde seçim yapılan ülkelerde yüzde ile arasında oy kazanmışlardı marx ın diğer düşünürlerle polemiği çoğunlukla eleştiri üzerinden olmuştur ve bundan dolayı toplum bilimlerinde eleştirel metodun ilk büyük düşünürü olarak adlandırılmıştır spekülatif felsefeyi metafiziği ideoloji ile eşitleyerek eleştirmiştir bu yaklaşımı uyarlayarak marx anahtar bulguları ideolojik önyargılardan ayırmaya çalışmıştır bu çabası onu çağdaşı olan düşünürlerden farklı kılmıştır tanımlanamayan bir despot tarafından yönetilen yüzü olmayan bürokratik despotizmi tanımlayan tocueville gibi marx tek bir tiran hakkında konuşan düşünürlerden ve tek bir despotun doğasını tartışan montesuieu dan ayrılır bunun yerine marx sermayenin despotizmini çözümlemek için yola çıkar temelde marx insanlık tarihinin hem insanları hem de maddi nesneleri içine alan insan doğasının dönüşümünü içerdiğini varsaydı insanlar hem kullanılan hem de potansiyel özleri olduğunu kabul ederler marx ve hegel in her ikisi için öz dönüşüm bu farkındalıktan kaynaklanan içsel bir yabancılaşma tecrübesi ile başlamakta gerçek özün kendi potansiyel karşılığını kavranılacak bir şey olarak gördüğü bir özne olarak tecrübe etmesi ile takip edilmektedir marx daha sonra doğayı arzulanan biçimde kalıba sokarak öznenin nesneyi kendisinin kıldığını ve bu durumun bireyi tam bir insan olarak kendini gerçekleştirmesine izin verdiğini tartışır marx için insan doğası gattungswesen insan emeğinin bir işlevi olarak gerçekleşir marx ın değeri olan emek düşüncesine temel olan önermesi şudur bir öznenin yabancılaştığı nesne ile uzlaşabilmesi için ilk olarak nesne öznenin dünyasındaki her türlü maddi ve manevi materyal üzerindeki nüfuzundan kurtulmalıdır marx hegel in işin doğasını ortaya koyduğunu belirtir ve kendi emeğinin bir sonucu olarak gerçek olduğu için otantik biçimde nesnel insanı kavramakta ancak hegelci öz gelişimi gereksiz yere ruhani ve soyut kabul etmektedir marx burada hegel den nesnelerin insanın hayatını anlamlı kılmalarından dolayı kendi doğasını tatmin etmek için gerçek anlamlı nesnelere sahip olmaktadır ya da kendi hayatını sadece gerçekten anlamlı nesnelerle anlamlı kılabilmektedir anlamına gelecek insan doğal kapasiteleri olan materyalist gerçekçi duyarlı nesnel bir canlıdır gerçeğinde ısrar etmesiyle ayrılmaktadır sonuç olarak marx hegel in çalışmasını doğanın emek gücü terimi ile yer değiştirmesini insanın kapasitesi çerçevesinde elden geçirip maddi çalışmaya dönüştürmüştür marx ın tarihsel materyalizm kuramı toplumun her zaman temel olarak üretim ilişkileri ve buna bağlı olarak ekonominin sistemin dinamiği olduğu maddi koşullara göre belirlendiğini öne sürer insanlar öncelikle yaşamlarını sürdürmek gayesiyle içmek yemek barınmak ve giyinmek gibi gereksinmeleri karşılamak için ilişkiye girer marx ve engels batı toplumlarının gelişmesini ve geleceğini birbirini takip eden ilk dört döneme ayırır ve beşinci olarak gelecekte yaşanacağını varsaydıkları komünizm dönemini öngörür marx a göre insanın kendi emeğine yabancılaşması meta fetişizmine dönüşen süreç kapitalizmin en belirgin niteliğinden biridir kapitalizmden önce avrupa da var olan piyasalarda üreticiler ve tüccarlar mal alıp satardı kapitalist üretim tarzının gelişmesiyle birlikte emeğin kendisi bir mal meta halini almıştır insan artık yaptığı ürünü değil kendi emek gücünü belirli bir ücret karşılığında anlaşarak satmaktadır emek gücü insanın zanaatçılığından farklılaşarak sistemin devamlılığını sağlayan tamamıyla alınıp satılabilen bir araç hâline gelmiştir emek gücünü satmak zorunda olanlara proletarya bu emek gücünü satın alan genellikle mülk ve üretim teknolojisine sahip gruba da burjuva denir proleterler kapitalistlerden sayıca ve kaçınılmaz olarak fazladır marx endüstriyel kapitalistlerin tüccar kapitalistlerden ayrıldığını söyler tüccar bir piyasadan bir malı alır ve diğer bir piyasada piyasadaki arz ve talep kanunlarına bağlı olarak daha yüksek bir fiyattan satar böylece bir arbitraj oluşturur öte yandan kapitalistler üretilen maldan bağımsız olarak emek piyasası ile piyasa arasındaki farklılıktan yararlanır marx her başarılı endüstrinin birim maliyeti girdisi ile birim fiyatı çıkışı arasında fark bulunduğunu söyler bu farklılık artı değer olarak adlandırılır ve bu artı değer kaynağını işçinin ürettiği artı emekten alır bu el konulan artı değer kapitalist kazancın esas bölümünü oluşturur marx ve engels komünist manifesto da burjuvanin tarihte daha önceden görülmemiş devrimci bir rol oynadığını söyler ama bu kapitalist üretim sürecinin yaşayacağı krizleri bütünüyle engelleyebilecek güçte olduklarını göstermez teknolojinin sürekli gelişmesi ekonominin büyümeye endeksli olması ve kârın arttırılması gerekliliği kapitalizmi periyodik krizlere mahkm eder bu büyüme kriz ve tekrar büyüme süreci sonunda her defasında bir öncekinden daha ciddi bir krize yol açacaktır aynı zamanda bu süreçte kapitalist sürekli zenginleşmeye çalışacak işçi de gittikçe güçsüzleşecektir çünkü artı değeri oluşturan artı emektir sonunda proletarya üretim araçlarına el koyacak ve herkese eşit biçimde dağıtacaktır uzlaşmak ihtimali mümkün değildir çünkü kapitalist sistemde bu uzlaşmanın sınıf farklılığını ortadan kaldırma şansı yoktur aksine kapitalistler önceki avantajlı durumunu devam ettirmek için şiddete başvuracaktır bu geçiş sürecinde iyi organize olmuş devrimci bir gücün ortaya çıkıp idareyi ele alması gerekir marx gotha programı nın eleştirisi nde şöyle yazar marx ın düşüncesi aşağıda yer alan isimlerle sınırlandırılamayacak kadar çok sayıda düşünürden etkiler taşıdığını ortaya koymaktadır tarihsel materyalizm engels ve lenin tarafından tartışmalı biçimde diyalektik materyalizmin felsefesi olarak uyarlandı olarak adlandırılan marx ın tarih görüşü hegel in kişinin gerçeği ve tarihi diyalektik olarak incelemelidir tezinin etkisini açıkça göstermektedir ne var ki marx düşüncenin önüne maddenin önceliğini iddia ederek materyalist terimlerle diyalektiği yeniden yazma girişiminde bulunurken hegel düşünceyi öne alarak idealist terimlerle düşünmüştü hegel ruhu tarihe yön verdiğini savunurken marx bunu dünyayı şekillendiren insanlık gerçeğini ve onun fiziksel eylemlerinin üstünü örten gereksiz bir mistikleştirme olarak gördü marx hegelciliğin gerçeği amuda kaldırdığını ve birinin ayakları üzerine oturtmasına ihtiyacı olduğunu yazdı mistik ifadeleri sevmemesine rağmen marx birçok eserinde gotik edebiyat dili kullanmıştır das kapital de sermayeyi emeğin ürünlerini çevreleyen nekromansiye benzetir fransız sosyalist ve toplum bilim düşüncelerinden etkilenmiş olmasına rağmen marx ütopyacı sosyalistleri onların savunduğu küçük ölçekli sosyalist toplulukların marjinalleşmeye ve fakirleşmeye mahkm olacaklarını ve ancak ekonomik sistemde büyük ölçekte bir değişikliğin gerçek değişimi getirebileceğini iddia ederek eleştirmişti marx ın hegelciliğe dönük revizyonuna diğer en önemli katkı marx ı tarihsel diyalektiği sınıf mücadelesi terimleriyle düşünmesine yol açan ve devrim için modern işçi sınıfını en ilerici güç olarak görmesine neden olan engels in yılında ingiltere de işçi sınıfının koşulları kitabından geldi marx tarih ve toplumu bilimsel olarak çalışabileceğini ve tarihin eğilimlerini ve toplumsal çelişkilerin elde edilen sonuçlarını kavrayabileceğini düşündü buradan yola çıkan bazı takipçileri komünist devrimin kaçınılmaz şekilde gerçekleşeceği sonucuna ulaştı ne var ki marx feuerbach üzerine tezler kitabında yer alan ünlü on birinci tezde yer alan düşünürler değişik biçimlerde sadece dünyayı tercüme etti artık onu değiştirme zamanı ifadesine uygun davranarak dünyayı değiştirmeye adadı marx ve engels in çalışmaları toplum ve tarihin kompleks analizini sunan birçok başlıktan oluşur karl marx ın görüşleri özellikle ölümünden sonra marksizm genel başlığı altında incelenir ve tartışılır ama marksistler arasında marx ın yazılarının nasıl yorumlanması ve varolan olaylara ve durumlara nasıl uyarlanması gerektiği konusunda çeşitli ciddi tartışmalar vardır hatta bu tartışmalar henüz marx hayattayken ortaya çıkmıştır marx yılındaki ölümünden önce hem paul lafargue hem de fransız işçi lideri jules guesde yi devrimci deyim tüccarı olmakla suçlamıştır fransa partisi reformist ve devrimci olarak ikiye bölündükten sonra devrimcinin lideri jules guesde marx tan emir almakla suçlanmış marx da lafargue ye eğer marksizm buysa ben marksist değilim demiştir ce u il y a de certain c est ue moi je ne suis pas marxiste bu söz engels in eduard bernstein e yolladığı kasım tarihli mektubunda geçer genel olarak marksist sözü marx ın kavramsal dilini üretim biçimi sınıf savaşı meta fetişizmi gibi kapitalist ve diğer toplumları anlamak için kullanan ya da işçi devriminin komünist topluma geçişi sağlayan tek araç olduğuna inanan kişiler için sarfedilir marx ın kuramının genelini ya da bir kısmını kabul edip bütün akıl yürütmelerini kabul etmeyen kişilerin nasıl adlandırılacağı da tartışma konusudur marx ın ölümünden yıl sonra ilk kongresi yapılan ikinci enternasyonal politik hareket için önemli bir merkez oluşturdu büyük işçi partilerinin özellikle marksist almanya sosyal demokrat partisi katılımıyla birinci enternasyonal den daha başarılı oldu bazı üyelerin eduard bernstein in ortaya attığı evrimsel sosyalizm teorisine ilgi duymaya başlaması ve patlak veren i dünya savaşı te bu enternasyonalin sona ermesine yol açtı vladimir lenin önderliğinde marksist bolşevikler in ekim devrimi ile rusya da iktidarı ele alması dünya çapında büyük bir yankı yarattı moskova da mart da kurulan üçüncü enternasyonalin amacı tüm dünyada komünist partilerin kurularak uluslararası proleter devrimine yahut dünya devrimine yardım etmeleriydi marx komünist devrimin fransa almanya ve birleşik krallık gibi ileri derecede sanayileşmiş ülkelerden başlayacağını düşünüyordu lenin ise emperyalizm çağında eşitsiz ekonomik ve siyasal gelişme yasasına bağlı olarak rusya nın eski bir tarım ülkesi olmasına rağmen aynı zamanda emperyalizmle ilişkili olarak endüstriyel sıkıntıları yaşayan bir ülkede zincirin en zayıf halkasından kopacağını böylece geri kalmış diye tabir edilen bir ülkede devrimin gerçekleşmesinin olanaklı olduğunu bu toplumun yaktığı devrim ateşinin avrupa nın endüstriyel toplumlarına da sıçrayacağını söyledi marx ve engels komünist manifesto nun tarihli rusça baskısına yazdıkları önsöz bu konuda ışık tutucudur marx ın sözleri lenin için bir başlama noktasını oluşturdu troçki ve eski bolşevikler ile birlikte yürüttüğü rus devriminin batıdaki bir proleter devriminin habercisi olması gerektiği düşüncesi komintern in de amacıydı dünya devrimi bu bağlamda komintern in ilk kongredeki resmi dilinin almanca olması ve lenin in devrim sırasında yoğun olarak alman ajanlığıyla suçlanması tesadüf değildir daha sonra batı da devrim hareketlerinin başarısızlığa uğraması ve diğer devletlerin sovyetler e cephe almasından sonra stalin in öne sürdüğü tek ülkede sosyalizm sovyetler birliği nde hakim görüş hâline geldi stalin yönetimine muhalefetini sürdüren leon troçki ve yandaşları dördüncü enternasyonal i yılında örgütledi çin de mao zedung marx a bağlılığını dile getirmekle beraber komünist devrimde öncü rolü sadece işçilerin değil köylülerin de oynayabileceğini söyledi henüz köylü toplumlarda işçi sınıfı tam oluşmadığı için feodalizme karşı gelen köylüler de komünist bir düzenden yana tavır koyabilirdi marx ın temel görüşlerinden farklı olsa da marksist leninist çizgiye daha yakın olan bu düşüncelerini zedung yeni demokratik devrim teorisiyle dile getirmiştir mahir çayan bu konuda şöyle der mao nun bu katkısının özlerini ve temel unsurlarını lenin de de görmekteyiz fakat marksizm leninizmin bu son derece önemli iki ilkesi millî demokratik devrim ve proleter kültür devrimi en mükemmel şekillerini mao nun siyasi pratiği içinde almışlardır karl marx ın dev eseri das kapital yılında düzenlenen frankfurt kitap fuarı nda en çok satılan kitaplar sıralamasında en önde yer almıştır karl marx yılında bbc tarafından yapılan bin yılın en büyük düşünürü online anketinde ilk sırada yer almıştır karl marx ve marksizm konusundaki eleştiriler çoğunlukla sovyetler birliği pratiği üzerinde yoğunlaşır marx ın kapitalizm ve ekonomik analizi için yapılan eleştiri oranı komünizm ve sovyetler birliği konusunda yapılan eleştiri oranının oldukça altındadır marx ın ortaya koyduğu artı değer değişim değeri ve sermaye tanımları iktisatta doğru kabul edilir kapitalizm savunucularının birçoğu refahın üretimi ve dağıtımının sosyalizm ya da komünizmden daha etkili ve adil olduğunu savunur marx ve engels in belirttiği zengin ve fakir arasındaki uçurumun sadece vahşi kapitalizm dönemine ait geçici bir sorun olduğu belirtirken insan doğasının kişisel çıkara ve sermaye biriktirmesine daha yakın olduğunu kapitalizm dışında bir ekonomik sistemin bu duruma uygun olmadığını söyler avusturya okulu iktisatçıları da marx ın emek değer kuramını eleştirir nd basım trans j kahane new haven yale university press sayfa ayrıca sovyetler birliği nin çöküşü berlin duvarı nın yıkılışı marksizmin popülaritesini ve dünya çapındaki marksist görüşlerin etkisini azaltmıştır friedrich hayek serfliğe giden yol kitabında sosyalist bir ekonomide iletişim problemlerinin oluşacağını leninist dönemde de bunların olduğunu ve bu problemlerin üretim sürecinde bir tıkanmaya yol açacağını söyler hayek in takipçileri de leninist dönemde veya britanya da dan e kadar olan savaş demokrasisi döneminde oluşan kıtlıklara dikkat çeker ve bunun adaletsizlik yarattığını ekler bütün bağlantılar ingilizcedir ismail bilen fındıklı rize osmanlı imparatorluğu kasım berlin doğu almanya türkiye komünist partisi nin yılları arasında genel sekreterliğini üstlenen komünist siyasetçi ismail bilen doğduğu köyde tamamladığı rüştiye eğitiminin ardından ailesi ile göç ettiği istanbul da motor makinistliği yaptı ve istanbul un itilaf devletleri tarafından işgal edildiği yılları arasında çeşitli eylemlere katıldı ismail bilen in partinin nicel ve nitel olarak gücünün zirvesine ulaştığı atılım döneminin genel sekreteri olarak parti tarihinde son derece önemli bir yeri bulunmaktadır mart ın ardından gerek yurt içi gerek yurt dışında tkp ye yönelen kesimlerin partiye katılmasını ve partinin yeniden güçlenmesini sağladı bilen bu dönemde partinin yeni bir örgütlenmeye yönelmesine önayak oldu partinin ülkedeki siyasi faaliyetinin yoğunlaştığı bu dönemde yurt dışında bulunduğu halde parti ve ülkeye yönelik doğru siyasi müdahalelerin yapılmasını sağladı partiye katılan ve partinin kadro yapısını tamamen değiştiren yeni bir kuşağın hem örgütlenmesinde hem de parti geleneğinin bu kuşak üzerinden yeniden üretilmesinde çok önemli bir işlev üstlendi bilen savunageldiği aşamacı devrim perspektifi gereğince ülkenin geçmişinde bir burjuva sosyal devrimi süreci yaşandığı halde küçük burjuva üretiminin halen yoğun oluşuna bağlı olarak ileri demokratik halk devrimi tezini savunmuş ve chp deki bazı adayların uluslararası tekellere ve yerli işbirlikçi burjuvaziye karşı sermayenin temerküzünden olumsuz etkilenen ve proleterleşen küçük burjuvazinin temsilcisi olduğu ve büyük burjuvaziye karşı mücadelede işçi sınıfının müttefiki olan ara sınıflardan biri olduğu görüşüne uygun olarak ve seçimlerine chp den giren bazı ilerici adaylara istenilirse oy verilebileceğini salık vermiştir seçimlerinde ise bilen in öncülüğündeki tkp parti çizgisinden giden bağımsız adayları destekler parti bu dönemde bütün enerjisini disk ilerici gençler derneği igd ve ilerici kadınlar derneğine ikd aktarır yılında toplanan mk plenumunda bülent ecevit iktidarının verdiği sözleri yerine getirmediğinin belirlenmesiyle parti içi muhalefet yükselecek ve nihat akseymen liderliğinde bir grup partiden ayrılacaktır yaşamı boyunca çok sayıda takma adla tanınmıştır gimp gnu image manipulation program türkçe gnu resim işleme programı gnu tasarısı dahilinde geliştirilen piksel tabanlı özgür ve ücretsiz bir görüntü işleme yazılımı gimp adobe photoshop ve benzeri kapalı kaynak resim işleme araçlarına eşdeğer bir işlevler bütünü sunar linux windows mac os gibi pek çok platformu destekler linux dünyasının iki önemli grafiksel arayüz geliştirme kütüphanesinden biri olan gtk ilk olarak gimp in geliştirilmesi için yazılmıştır gimp in ilk sürümü ocak da yayınlanmıştır gimp in çok yüksek çözünürlükleri destekleyen ve hareketli görüntülere efekt uygulaması yapan cinepaint adlı bir türevi de bulunmaktadır son sürümünde corel paintshop pro desteğiyle ilgili iyileştirmeler ve hata onarımları yapılmıştır xcf ya da tam adıyla experimental computing facility gimp in yerel dosya biçimidir görüntü içindeki katmanları seçimlik alanları renk kanalları şeffaflık yolları ve kılavuzları saklama yeteneğine sahiptir xcf adobe photoshop un yerel dosya biçimi psd nin aksine dosya bilgisi içinde geriye dönük halleri undo saklamayı desteklememektedir xcf biçimini destekleyen bazı uygulamalar gimp eklentileriyle zenginleştirilebilen açık kaynak bir yazılımdır ihtiyacınızı karşılayan eklentileri edinip hayalinizdeki resim işleme programına sahip olabilirsiniz gimp in içeriğe duyarlı ölçekleme siyah beyaz fotoğrafları otomatik renklendirme cmyk desteği katman efektleri internet için kaydetme droste efekti gibi onlarca faydalı eklentisi bulunmaktadır gap gimp animasyon paketi eklentisi gimp ile hareketli görüntüler ve animasyonlar oluşturmaya yarayan eklentiler bütünüdür video grafik ve internet sitesi tasarım işleriyle uğraşan birçok kullanıcı için önemli çözümler sunar ufraw eklentisi sayısal kameralardan alınan ham verileri okumak ve işlemek için kullanılan ufraw ın gimp üzerinde kullanmaya yarayan eklentidir beşiktaş jimnastik kulübü yılında istanbul da kurulan spor kulübüdür bereket jimnastik kulübü asıl çerkesçe ismi berekhetio olup bazı kurucuların mensup olduğu çerkes sülalesinden gelmektedir türkçeye bereket olarak çevirilmiştir adıyla kurulan kulüp ocak tarihinde beyoğlu mutasarrıfı muhittin bey in teşvikiyle beşiktaş osmanlı jimnastik kulübü adıyla tescil edilen ilk türk spor kulübü oldu daha çok futbol şubesiyle tanınan kulüp türkiye futbolunda dan sonra şampiyon olma başarısı gösteren kulüpten birisidir kulübün yönetim kurulu başkanı ahmet nur çebi dir beşiktaş güncel olarak futbol erkek ve kadınlarda basketbol erkek ve kadınlarda voleybol erkekler ve kadınlarda ve hentbol dallarında birinci lig düzeyinde temsil edilmektedir bu dalların yanında atletizm bedensel engelliler boks briç güreş jimnastik kürek masa tenisi satranç ve elektronik spor dallarında faaliyetlerini sürdürmektedir beşiktaş futbol takımı şampiyon olan takımdan birisidir ayrıca futbol takımı armasında yıldız olan türk takımından biridir armasında türk bayrağı amblemi taşıma hakkını elde etmiş az sayıda takımdan biridir beşiktaş kurulduğu yılından bu yana türkiye basketbol ligi nde toplam defa şampiyon olmuştur bunun dışında birer kez lig türkiye kupası ve cumhurbaşkanlığı kupası nı kazanan takım sezonunda eurochallenge ı kazanarak tarihinde ilk kez bir avrupa şampiyonluğu elde etmiştir beşiktaş kadın basketbol takımı kadınlar basketbol süper ligi ni toplamda defa müzesine götürürken kez de kadınlar cumhurbaşkanlığı kupası nda mutlu sona ulaşmıştır yılında kurulan beşiktaş tekerlekli sandalye basketbol takımı ise kez tekerlekli sandalye basketbol süper lig i kazanma başarısı gösterirken kez andre vergauwen kupası ve kez de willi brinkmann kupası nda şampiyonluk elde etmiştir faaliyetlerine yılında başlayan beşiktaş kadın voleybol takımı birer kez türkiye bayanlar voleybol şampiyonası federasyon kupası nda şampiyon olmuştur kadınlar voleybol balkan kupası nda ise toplam kez şampiyon olmuştur sezonunda cev challenge kupası nda final oynama başarısı göstermiştir yılında kurulan beşiktaş erkek voleybol takımı ise istanbul erkekler voleybol ligi ve federasyon kupası nda birer kez şampiyon olmuştur yılında kurulan beşiktaş erkek hentbol takımı kez ile türkiye erkekler hentbol süper ligi ni en çok kazanan takımdır bunun dışında kez türkiye kupası ve kez de süper kupa da şampiyon olmuştur beşiktaş jimnastik kulübü büyük çoğunluğu kafkasya özellikle çerkes kökenli olan kişi tarafından kurulmuştur ahmet ve mehmet ali fetgeri kardeşler batum bölgesinden göç etmiş bir soydan mehmet şamil ve hüseyin bereket ise dağıstanlı şeyh şamil in soyundan gelmektedir uzun yıllardır yapılan araştırmalar ve çeşitli kaynaklardan toplanan bulgular neticesinde bilindiği üzere beşiktaş ın ilk renklerinin kırmızı beyaz şeklinde olduğu ancak balkan savaşı nın kaybedilmesinden sonra şehit düşen yaralanan veya esir edilen den fazla askerin yasını tutmak amacıyla renklerin karartılıp siyah beyaz olarak değiştirildiği yazılmaktadır ancak beşiktaş yönetimi yılını anlatan belgesel için yaptığı çalışmalara dayanarak beşiktaş ın kırmızı rengi hiç kullanmadığını kuruluşundan itibaren siyah beyaz renkleri kullandığını iddia etmektedir ilk zamanlar ferdî sporlar yapılması sebebiyle kulüp için herhangi bir forma rengine ihtiyaç duyulmamıştır fakat kulübün sporcu sayısının gittikçe artması sebebiyle mehmet şamil bey kurucular heyetini toplamış ve okul zamanlarında kullandığı ve okulunun renklerini taşıyan bir rozeti heyete göstererek buna benzer bir rozet yaptırılması gerektiği fikrini kabul ettirmiştir bu toplantıda kulübün renkleri de sonradan değiştirilmiş renklere sadık kalınarak siyah ve beyaz olarak belirlenmiştir beşiktaş ın ilk rozetine fransız mektebinin rozetinden esinlenilerek miladi yıl olarak üst bölüme eski türkçe osmanlıca beşiktaş yazılırken sağ tarafa j sol tarafa da k harfleri koyulmuştur rozetin arka kısmında istanbul da yapıldığı yazmakta iç kısmında ise rozeti yapan kişinin mührü bulunmaktadır rozetteki armada yer alan yıldız altı köşeli olarak tasarlanmıştır yılındaki ikinci meşrutiyet e kadar altı köşeli bu yıldız kullanılmıştır bu rozet iskender yakak tarafından kulübün onursal başkanı süleyman seba ya hediye edilmiştir beşiktaş ın armasında yer alan ilk beyaz çizgi i siyah çizgi ü ve ikinci beyaz çizgi de i temsil etmektedir amblem bölümden meydana gelmiştir yukarı kısımda yer alan yan yana yazıldığında rumi takvimde kulübün kuruluş yılı olan sayısına denk gelen sayısı ortaya çıkmaktadır beşiktaş ilk tescil edilen kulüp olması sebebiyle armasında türk bayrağını taşıma hakkı kazanmıştır haziran tarihinde kulübün tüzüğünde yapılan değişiklikle birlikte kartal figürlü resmî bir arması daha olmuştur kuruluşundan bugüne kadar beşiktaş kulübünde başkanlık yapmış kişiler aşağıda gösterilmiştir türkiye de kurulan kulüplerin hemen hepsi spor kulübü olarak kurulmuşken beşiktaş ise bir jimnastik kulübü olarak faaliyetlerine başlamıştır beşiktaş ta futbol o dönemlerde bu spor dalına kötü gözle bakılması sebebiyle önemsenmemiştir beşiktaşlı sporcuların valideçeşme den taşkışla daki bir yangının alevlerini fark edip o bölgeye gitmeleri sonucunda beşiktaş futbolla tanışmış oldu yangının olduğu yerde futbol oynayan ingiliz gençlerini görüp seyretmeye başlayan sporculardan katip tevfik önlerine düşen futbol topunu kaçırmıştır beşiktaşlı sporcular ingilizlerden kaçırdıkları bu topu valideçeşme de refik osman ın evinin bahçesine saklamışlardır bu top beşiktaş kulübünün ilk futbol topu olmuştur ancak bu olay tam anlamıyla beşiktaş ta futbolun başlamasına vesile olmamıştır beşiktaş ta ilk futbol faaliyetleri ikinci meşrutiyet in ilanından kısa bir süre sonra yılının ağustos ayında başlamıştır o yıllarda kulüp bünyesindeki atlet ve jimnastikçilerin futbola olan ilgileri artmış ve aralarında futbol maçları yapmaya başlamışlardır beşiktaş ın yakınlarında valideçeşme ve basiret adında iki farklı futbol takımı kurulmuştur valideçeşme takımının kurucusu ve başkanı olan ahmet şerafettin bey beşiktaş semtinde kurulan bu farklı takımların tek bir çatı altında birleşmesini istemekteydi bu sebeple yılının ağustos ayında kurduğu valideçeşme kulübündeki futbolcularıyla birlikte beşiktaş kulübüne katılmıştır daha sonra ahmet şerafettin bey in girişimleriyle basiret takımı da beşiktaş a dâhil olmuş ve böylece beşiktaş jimnastik kulübü nün futbol şubesi resmî olarak faaliyete başlamıştır beşiktaş ın ilk futbol takımı resul rıdvan behzat dr sabri kâzım sadi dr mehmet asım şeref dr ali ve fahri den oluşmuştur bu ilk takımın malzemeleri ise ipekçi ihsan adında bir sporsever tarafından karşılanmıştır beşiktaş ta yeni kurulan futbol dalı çok sevilmiş ve ikinci üçüncü takımlar kurulmuştur ancak bu yeni dalın kulüpteki diğer dalların önüne geçmesi sebebiyle kulüpte huzursuzluk çıkmıştır ahmet şerafettin bey bu huzursuzluk sebebiyle beşiktaş tan ayrılarak kendisiyle beraber gelen bazı futbolcularla birlikte sebat kulübü isminde yeni bir takım kurmuştur bir süre sonra eski beşiktaşlıların kurduğu bu kulüp beşiktaş ile karşılaşmış ve galip gelmiştir bu maçın ardından beşiktaşlı yöneticiler ahmet şerafettin bey i tekrar beşiktaş a dönmeye ikna etmişlerdir beşiktaş ın futbol faaliyetlerine başlamasından kısa bir süre sonra balkan savaşı ve ardından i dünya savaşı nın başlaması nedeniyle kulüp bünyesindeki sporcular orduya katılmışlardır ilk önce ahmet şerafettin bey yedek subay olarak romanya ya gitmiştir savaş döneminde beşiktaş kadrosundan oyuncu ölmüştür bu dönemde kulüpteki spor faaliyetleri durma noktasına gelmiştir i dünya savaşı nın bitmesinin ardından savaşta sağ kalan sporcular tekrar kulübe dönerek spor faaliyetlerine devam etmişlerdir ancak o dönem de istanbul yabancı kuvvetlerin hakimiyeti altında olduğundan birçok olumsuzluklar mevcuttu kulüp bir dönem köyiçi ndeki bir rum kilisesinin karşısındaki binaya taşınmıştır yılındaki mondros mütarekesi ile birlikte kulüp bir grup azınlık tarafından yağmalanmıştır o güne kadar kazanılan birçok madalya ve şilt bu yağmalama sonucu kaybolmuştur mütakere ile birlikte romanya daki görevinden dönen ahmet şerafettin bey durma noktasına gelen futbol faaliyetlerini tekrar güçlendirmeye başlamıştır beşiktaş takımın yer aldığı ligin ilk sezonunda hilal kumkapı altınörs ve türkgücü takımlarıyla birlikte a grubunda yer almıştır b grubunda ise darüşşafaka vefa üsküdar beylerbeyi ve haliç takımları yer almıştır beşiktaş a grubunu puanla lider bitirmiş ve b grubunu aynı puanla lider bitiren darüşşafaka ile temmuz tarihinde final maçında karşı karşıya gelmiştir maçı kazanan beşiktaş tarihindeki ilk şampiyonluğunu elde etmiştir bir sonraki sezonda yeni takımın daha lige katılımıyla tek grupta takım mücadele etmiştir beşiktaş önceki sezon olduğu gibi bu sezonda da puan toplamış ve ligi şampiyon olarak tamamlamıştır beşiktaş de azınlık takımlardan oluşan pazar ligi ne de ilk defa katılmıştır bu ligde yalnızca iki türk takımı beşiktaş ve ittihatspor vardı ilk sezonda ittihatspor şampiyon olurken beşiktaş ta ikinci olmuştur sonraki sezon ittihatspor kadrosundaki oyuncuları galatasaray a kaptırınca ligde başarı elde edememiştir beşiktaş ise maçta galibiyet beraberlik elde ederek şampiyonluğa ulaşmıştır türkiye de düzenlenen ilk resmî lig olan istanbul futbol ligi nin ilk sezonuna beşiktaş takımıda katılmıştır türkiye futbol şampiyonası nda istanbul bölgesini temsil edecek takımın belirlenmesi amacıyla temmuz tarihinde bir toplantı düzenlenmiştir toplantıya katılan kulüp maçların eliminasyon sistemiyle temmuz da başlayıp ağustos te bitirilmesine karar vererek fikstürü belirlemiştir ağustos günü oynanan final maçında galatasaray ile karşılaşan beşiktaş karşılaşmayı kazanarak lig şampiyonu olmuştur böylece ilk resmî istanbul şampiyonluğunu beşiktaş kazanmıştır bu şampiyonluktan sonra yılında türkiye futbol şampiyonası na katılma hakkı kazanmıştır ilk maçında eskişehir demirspor u ile geçen beşiktaş ikinci maçta harbiye ye yenilerek elenmiştir beşiktaş ve sezonlarında ligde sırayı almıştır yılında beşiktaş ın futbol şubesini kuran ahmet şerafettin bey ölmüştür çırağan sarayı nın bir bahçesi olan ve beşiktaş tarafından millî emlak tan kiralanan ve daha sonra tamamlanarak yılında hizmete açılan şeref stadyumu na ahmet şerafettin bey in ismi verilmiştir beşiktaş on birinci istanbul futbol ligi nde sezonu şampiyon olarak tamamlamış ve uzun bir aradan sonra tekrar şampiyonluğa ulaşmıştır bu şampiyonlukla birlikte yılında düzenlenen türkiye futbol şampiyonası na katılma hakkı kazanmıştır altay takımını mağlup ederek tarihinde ilk kez türkiye futbol şampiyonası nı kazanmıştır istanbul ligi nin kez düzenlendiği sezonu beşiktaş ta iç karışıklıklarla başlamıştır bu dönemde kulüp içerisindeki iç çekişmeler sebebiyle dağılma noktasına gelen beşiktaş takımı eski başbakanlardan recep peker in kulübe fahri başkan olmasıyla tekrar toparlanmıştır sezonu ise şampiyon olan fenerbahçe ve galatasaray ın ardından sırada tamamlayabilmiştir beşiktaş istanbul futbol ligi nin sonunda güneş ve fenerbahçe takımlarıyla birlikte ligi puanla bitirmiştir bu dönemde acele ile toplanan futbol heyeti ligde ilk kez atılan golün yenilen gole bölünmesi esasına dayanan averaj hesaplamasına başvurmuştur yapılan hesaplamada güneş fenerbahçe ve beşiktaş ise lık averaja sahip olunca lig şampiyonu güneş takımı olmuştur ancak beşiktaş bu karara itiraz ederek sezonunda olduğu gibi şampiyonu belirlemek için maç oynatılmasını talep etmiştir ancak karar değişmemiş ve güneş takımı şampiyon fenerbahçe ve beşiktaş ise olarak ilân edilmiştir istanbul futbol ligi nde bir önceki sezonun şampiyonu güneş takımı dağılmaya yüz tutmuş ve maçlara çıkamamıştır takım arasında çift devreli lig usulüne göre oynanan ligi beşiktaş namağlup olarak şampiyon bitirmiş ve kez lig şampiyonluğunu kazanmıştır elde edilen bu şampiyonlukla birlikte ve sezonlarında da şampiyon olan beşiktaş üst üste kez ligi kazanmıştır sezonunda şampiyonluğu fenerbahçe ye kaptırdıktan sonra ve sezonlarında da ligi kazanan siyah beyazlı takım yılda kez şampiyon olma başarısı göstermiştir ve sezonlarını da şampiyon olarak tamamlayan beşiktaş böylece profesyonelliğin kabulünden önce oynanan ligin son şampiyonu olmuştur ayrıca yılından itibaren ankara istanbul ve izmir liglerinde mücadele eden takımların katılımıyla organize edilmeye başlanan millî küme de ve yıllarında başbakanlık kupası nda da ve yıllarında şampiyon olmuştur beşiktaş ingiliz teknik direktör gordon milne yönetiminde türkiye kupası nın sezonunda fenerbahçe yi iki maç sonucunda mağlup ederek kez şampiyon olmuştur cumhurbaşkanlığı kupası nda da yine fenerbahçe yi mağlup ederek kez şampiyonluğa ulaşmıştır lı yıllar beşiktaş ın ligde en fazla şampiyonluk yaşadığı yıl olmuştur beşiktaşlılar tarafından efsane olarak kabul edilen metin tekin ali gültiken ve feyyaz uçar dan oluşan ileri üçlü de bu yıllarda ünlenmiştir beşiktaş sezonunda ligin haftasında karşılaştığı adana demirspor u metin ali ve feyyaz ın golleriyle yenerek türkiye ligi nin en farklı galibiyet rekorunu kırmıştır beşiktaş aynı sezonda ligde şampiyonluğuna ulaşırken türkiye kupası nda da finalde trabzonspor u mağlup ederek kez şampiyon olmuştur beşiktaşlı feyyaz uçar ise gol ile ligde en çok gol atan futbolcu olmuştur sezonunda da milne yönetiminde ligi şampiyon olarak tamamlayan beşiktaş bir sonraki sezon ise oynadığı toplam maçta yenilgi almadan şampiyonluğa ulaşmış ve nde namağlup şampiyon olan ilk takım olmuştur ingiliz teknik direktör milne beşiktaş ta görev yaptığı yılları arasında toplam kupa kazanmıştır beşiktaş sezonunda alman teknik direktör christoph daum yönetiminde kez türkiye kupası şampiyonu olmuştur ayrıca sezonunda ligde de şampiyonluğunu elde ederken cumhurbaşkanlığı kupası nda da galatasaray ı mağlup ederek kez şampiyon olmuştur yılında rumen mircea lucescu nun beşiktaş ın teknik direktörlüğüne gelmesinden sonra beşiktaş sezonunda ligdeki şampiyonluğunu elde etmiştir daha sonra fransız jean tigana beşiktaş ın yeni teknik direktörü olmuştur beşiktaş tigana yönetiminde ligde şampiyon olamazken türkiye süper kupası nda galatasaray ı mağlup ederek kez şampiyon olmuştur ve sezonlarında türkiye kupası nda üst üste iki kez şampiyonluğa ulaşmıştır yılında teknik direktörlüğe mustafa denizli getirilmiştir onun yönetiminde sezonunda beşiktaş süper lig deki şampiyonluğunu kazanmıştır ayrıca türkiye kupası nda da şampiyon olmuştur beşiktaş tayfur havutçu yönetiminde türkiye kupası nda da şampiyonluğa ulaşarak türkiye kupası nı toplamda kez müzesine götürmüştür beşiktaş yılındaki şike davasında maç sonucunu etkilemek suçundan dönemin beşiktaş futbol komitesi başkanı serdal adalı teknik direktör tayfur havutçu ve futbol a takımı güvenlik müdürü ahmet ateş ise mayıs günü oynanan beşiktaş ibb maçının sonucunu etkilemekten dolayı profesyonel futbol disiplin kurulu na sevk edilmiştir fakat herhangi bir ceza almamışlardır beşiktaş yılında ise avrupa ligi ne katılım hakkı elde etmiştir ancak uefa şike soruşturmasında adının geçmesi sebebiyle beşiktaş ı sezonluğuna uefa turnuvalarından men etmiştir bu kararın ardından beşiktaş uluslararası spor tahkim mahkemesi ne cas başvurmuştur cas temmuz tarihinde uefa nın verdiği kararın yürütmesini durdurmuş ve beşiktaş ın cas taki yargılama bitene kadar turnuvalarda oynamasını kararlaştırmıştır cas ağustos tarihinde aldığı karar ile beşiktaş ın itirazını reddederek uefa temyiz kurulu nun verdiği cezaları onamıştır bu kararın ardından beşiktaş ın yerine play off turunda elediği troms takımı gruplara alınmıştır şike soruşturması kapsamında yapılan ii dalga operasyonundan sonra beşiktaş futbol komitesi başkanı serdal adalı ve beşiktaş teknik direktörü tayfur havutçu yıl ay hapis cezası alsalar da daha sonra yapılan tekrar yargılamalarda bu cezalar haksız bulunarak ikisi de diğer tüm sanıklarla birlikte beraat etmişlerdir beşiktaş federasyon kupası türkiye şampiyonu olarak türkiye yi şampiyon kulüpler kupası nda temsil etme hakkı kazanmıştır ancak o dönemde türkiye futbol federasyonu nun beşiktaş ın ismini uefa ya geç bildirmesi sebebiyle avrupa kupalarına katılım hakkını yitirmiştir federasyon kupası türkiye nda da şampiyonluğa ulaşan beşiktaş bir kez daha şampiyon kulüpler kupası na katılım hakkını kazanmıştır temmuz tarihinde çekilen kurada yunan takımı olympiakos ile eşleşmiştir ancak çıkan diplomatik sorunlar sebebiyle olympiakos takımı turnuvadan çekilince beşiktaş ilk avrupa kupası maçını oynamadan hükmen galip olarak tamamlayarak bir üst tura yükselmiştir daha sonra ilk turda ispanyol takımlarından real madrid ile eşleşen beşiktaş ilk maçta deplasmanda yenilmiştir bu maçın rövanşında ise rakibiyle berabere kalarak elenmiştir avrupa kupaları tarihinde beşiktaş ın ilk golü de bu maçta kaya köstepen den gelmiştir beşiktaş avrupa kupalarında en farklı galibiyetini ekim tarihinde uefa kupası rövanş maçında sarajevo takımına karşı lık skorla elde etmiştir en farklı mağlubiyetini ise kasım tarihinde şampiyonlar ligi grup maçında liverpool a karşı lık skorla almıştır ibrahim üzülmez kez ile uefa turnuvalarında beşiktaş formasıyla en fazla maça çıkan futbolcudur oktay derelioğlu ise beşiktaş formasıyla attığı toplam gol ile beşiktaş ın avrupa kupalarında en çok gol atan oyuncusudur beşiktaş a takımı beşiktaş ı a ligi nde temsil eden ve a takımdan bir önceki seviyedeki futbol takımıdır takım kadrosunda yaşında ve büyük kaleci dahil futbolcu bulunur ayrıca en az üç yıldır türkiye de bulunan yaş altındaki yabancı futbolcuları da kadrosunda bulundurabilmektedir beşiktaş a takımı daha önce ve sezonlarında a ligi nde şampiyonluğa ulaşmıştır bunun yanında beşiktaş u akademi beşiktaş u akademi beşiktaş u akademi beşiktaş u akademi beşiktaş u akademi beşiktaş u minik beşiktaş u ve beşiktaş kız takımları beşiktaş ın özkaynak düzeninde yer alan diğer takımlardır beşiktaş ın tff plaj futbolu ligi nde mücadele eden bir plaj futbolu takımı mevcuttur yılında kurulan plaj futbolu takımı aynı yıl ligi şampiyon olarak tamamlamıştır sezonundan itibaren ise beşiktaş kadın futbol takımı kurulmuş ve bayanlar ligi nde mücadele etmeye başlamıştır beşiktaş yılının aralık ayında dikilitaşspor ve sefaköy kartalspor ile pilot kulüp anlaşması imzalamıştır ayrıca beşiktaş yılında belçika takımlarından ksv roeselare ile pilot kulüp olarak anlaşmıştır beşiktaş ın adana ankara antalya balıkesir batman bursa çanakkale diyarbakır elâzığ istanbul izmir kahramanmaraş kayseri kocaeli konya mardin malatya mersin muğla muş rize sakarya siirt şanlıurfa tunceli tekirdağ ve van da futbol okulları bulunmaktadır yurt dışında ise almanya avustralya azerbaycan hollanda kırgızistan ve moğolistan da futbol okulları mevcuttur beşiktaş ın basketbol şubesi yılında kurulmuştur basketbol takımı faaliyetlerine yılında başlarken kadın basketbol takımı ise yılında kurulmuştur her iki takımda maçlarını bjk akatlar arena da oynamaktadır basketbol takımı türkiye basketbol ligi nde kadın basketbol takımı ise kadınlar basketbol süper ligi nde mücadele etmektedir kulübün basketbol şubesi bünyesinde beşiktaş genç kız beşiktaş genç erkek beşiktaş küçük erkek beşiktaş küçük kız beşiktaş yıldız erkek beşiktaş yıldız kız ve beşiktaş minik erkek takımları faaliyet göstermektedir bunlar dışında istanbul un çeşitli semtlerinde ve muğla nın bodrum ilçesinde basketbol okulları bulunmaktadır beşiktaş basketbol takımı yılında kurulmuştur kurulduktan sonraki ilk maçını galatasaray a karşı mart tarihinde oynamış ve karşılaşmayı kaybetmiştir yılında düzenlenen berlin olimpiyatları ndan sonra basketbol takımının dağılması sebebiyle şube faaliyetlerine yılına kadar ara verilmiştir da yahudi takımı barkhoba nın faaliyetlerine son vermesi ve bu takımda bulunan oyuncuların beşiktaş bünyesine geçmesiyle beraber beşiktaş erkek basketbol takımı ikinci kez kurulmuş oldu yılına kadar beşiktaş a oyuncu desteği veren yüksek denizcilik okulu nun yöneticilerinin ilgisizliği sebebiyle oyuncu desteğinin sona ermesiyle birlikte basketbol takımı büyük güç kaybetmiş ve yılları arasında basketbol takımının faaliyetleri durma noktasına gelmiştir yılında basketbol takımı tekrar kurulmuş ve istanbul küme de şampiyon olarak küme ye yükselmiştir mart tarihinde beşiktaş ın karagücü ile oynadığı ve kazandığı maçta beşiktaş kaptanı hüdai budanur takımının bütün sayılarını sayı atarak bir devrede en çok sayı atan oyuncu ve bir maçta en çok sayı atan oyuncu olmuştur beşiktaş kadın basketbol takımı yılında kurulmuştur mücadele ettiği ilk sezonda fenerbahçe nin ardından istanbul ve türkiye ikincisi olmuştur ancak takım sezonunda tekrar kurulana dek faaliyetlerini durdurmuştur beşiktaş ile yılları arasında düzenlenen istanbul kadınlar basketbol ligi nde sezonlarında art arda defa ve ile sezonlarında da defa olmak üzere toplam defa şampiyon olmuştur beşiktaş kadınlar basketbol süper ligi nde ve sezonlarında şampiyon olmuştur bu iki şampiyonluktan yıl sonra sezonunda ligde kez şampiyonluğa ulaşmıştır beşiktaş ın erkek voleybol takımı kadın voleybol takımı ise kalıcı olarak yılında kurulmuş olup sezonundan beri sadece kadın voleybol takımı mücadelesini sürdürmektedir kadın takımı türkiye bayanlar voleybol ligi nde mücadele etmekte olup iç saha maçlarını bjk akatlar arena da oynamaktadır bunun yanında kulübün voleybol şubesi bünyesinde genç kız yıldız kız ve küçük kız takımları da faaliyet göstermektedir istanbul un ataşehir beşiktaş beykoz ve kadıköy ilçelerinde de voleybol okulu bulunmaktadır erkek takımı türkiye de ile yılları arasında düzenlenen istanbul erkekler voleybol ligi ni yılında kazanma başarısı göstermiştir yılında ise federasyon kupası nda şampiyonluğa ulaşmıştır beşiktaş yönetimi yılında mali kriz nedeniyle erkek voleybol takımının faaliyetlerini durdurma kararı almıştır sezonunda ise türkiye erkekler voleybol ikinci ligi e katılarak faaliyetlerine tekrar başlayan takım sezonunda tekrar türkiye erkekler voleybol ligi nde mücadele etme hakkını elde ettiyse de beşiktaş yönetimi temmuz da erkek takımının faaliyetlerini tamamen durdurmuştur beşiktaş kadın voleybol takımı tülin uygur un girişimleriyle yılında kurulmuştur sezonunda ilk kez istanbul bayanlar voleybol ligi nde mücadele etmiştir nisan tarihlerinde manisa da organize edilen türkiye bayanlar voleybol şampiyonası nda kulübün voleybol tarihindeki tek türkiye şampiyonluğunu elde etmiştir lerin ortalarına doğru kadın takımının spor faaliyetleri durmuştur yılında tekrar kurulan takım sezonunda ilk kez türkiye bayanlar voleybol ligi ne yükselmiştir yılında avrupa bayanlar cev kupası nda final four oynayan takım turnuvayı olarak tamamlamıştır sezonunda ligi üçüncü sırada bitiren takım sezonunda avrupa bayanlar cev challenge kupası nda final four oynamış ve turnuvada lüğü elde etmiştir sezonunda ligde liği elde eden takım bir sonraki sezon avrupa bayanlar voleybol şampiyonlar ligi ne katılma hakkını kazanmıştır ve balkan kupası nda üst üste kez şampiyon olurken organizasyonu senesinde bir kez daha müzesine götürme başarısı göstermiştir beşiktaş sezonunda avrupa bayanlar cev challenge kupası nda finale yükselmiştir finalde zareçye odintsovo takımı ile karşılaşan siyah beyazlı takım ilk maçı deplasmanda kaybetmiştir rövanş mücadelesinde de rakibine yenilmiş ve turnuvayı olarak tamamlamıştır beşiktaş erkek hentbol takımı beşiktaş ı türkiye erkekler hentbol süper ligi nde temsil eden hentbol takımıdır iç saha maçlarını süleyman seba spor salonu nda oynamaktadır beşiktaş ta murat ersin ve fırat drashan girişimleriyle yılında hentbol şubesi kurulmuş ve beşiktaş erkek hentbol takımı türkiye erkekler hentbol süper ligi nde ve sezonlarında olmak üzere üst üste kez şampiyon olmuştur gsgm kupası nı ve yıllarında üst üste defa kazanan beşiktaş yılında deplasmanlı lige terfi grubu birincisi olmuş ve de türkiye kupası nı finalde çankaya belediyesi ne kaybetmiştir sezonunda türkiye erkekler hentbol süper ligi ve türkiye kupası nda şampiyonluğa ulaşarak sezonu çifte kupayla kapatmıştır avrupa da ise ehf challenge kupası nda yarı finalde karşılaştığı ucm sport resita takımına elenmiştir sezonunda ilk kez düzenlenmeye başlanan süper kupa yı kazanarak organizasyonun ilk şampiyonu olmuştur aynı sezonda türkiye erkekler hentbol süper ligi ve türkiye kupası nda da şampiyonluğa ulaşmıştır bir sonraki sezonda da türkiye erkekler hentbol süper ligi nde ve türkiye kupası nda şampiyon olan beşiktaş sezonu kupayla tamamlamıştır yılına süper kupa yı kazanarak başlayan beşiktaş sezonunda ligde de şampiyon olmuştur beşiktaş türkiye erkekler hentbol süper ligi nde toplam da kez ve hentbol erkekler türkiye kupası nda ise toplamda kez ile en çok şampiyon olan takım konumundadır ayrıca ligde ve sezonlarında elde ettiği şampiyonlukla birlikte üst üste en çok şampiyon olan takım unvanını kazanmıştır konu hakkında ayrıntılı bilgi için beşiktaş erkek hentbol takımı sezonları listesi maddesine bakınız bjk bedensel engelliler spor şubesi ağustos tarihinde beşiktaş onursal başkanı süleyman seba nın girişimleriyle kurulmuştur engelliler şubesi nde basketbol atıcılık ve bilek güreşi branşlarında müsabaka yapılmaktadır beşiktaş tekerlekli sandalye basketbol takımı beşiktaş ı tekerlekli sandalye basketbol süper lig de temsil eden takımdır yılında kurulan takım iç saha maçlarını süleyman seba spor salonu nda oynamaktadır takım sezonunda ligde normal sezonu lider tamamlamıştır final serisinde karşılaştığı izmir bb tsb takımına karşı üstünlük sağlayarak tarihinde ilk defa türkiye şampiyonluğunu kazanmıştır bir sonraki sezonda da play off serisinde izmir bb tsb takımını yenen siyah beyazlılar üst üste kez ligde şampiyonluğa ulaşmıştır sezonunda andre vergauwen kupası nda finale yükselmiştir finalde cs meaux takımına yenilerek turnuvayı tamamladı sezonunda da andre vergauwen kupası nda final oynayan siyah beyazlılar köln ers i mağlup ederek avrupa şampiyonu olmuştur sezonunda willi brinkmann kupası final maçında oldham owls takımını mağlup eden beşiktaş kupada şampiyonluğa ulaşmıştır kulüp bünyesinde daha önce bilardo binicilik bisiklet eskrim halat çekme halter hokey judo okçuluk ve su sporları şubeleri etkinlik göstermişlerdir ancak bu şubeler günümüzde faal değildir beşiktaş müzesi kasım tarihinde spor müzesi olarak açılmıştır haziran tarihinde türkiye cumhuriyeti kültür ve turizm bakanlığı na bağlı türkiye nin ilk özel spor müzesi unvanını kazanmıştır içerisinde beşiktaş ın çeşitli şube takımlarının kazandığı kupalar sergilenmektedir ayrıca çeşitli fotoğraflar belgeler formalar ve kulübe gönderilen hediyeler de müzede sergilenmektedir beşiktaş futbol takımı nisan tarihinden itibaren vodafone park ta iç saha maçlarını yapmaya başlamıştır diğer şubelerden basketbol ve voleybol bjk akatlar arena yı hentbol ve engelli basketbol takımı ise süleyman seba spor salonunu kullanmaktadır bunun yanında altyapı ve antremanlar içinde değişik tesisler bulunmaktadır vodafone park beşiktaş ile vodafone arasında ağustos tarihinde imzalanan yıllık bir anlaşma ile beşiktaş ın eski stadı olan dolmabahçe deki bjk inönü stadyumu nun yerinde inşa edilen yeni stadyumudur bu tarihe kadar türk spor tarihinin en büyük sponsorluk anlaşması ile vodafone yeni yapılan stadyumun isim hakkını yıllığına almıştır ayrıca aynı sözleşme ile birlikte vodafone sezonundan itibaren geçerli olmak üzere toplam yıl süreyle beşiktaş ın ana sponsoru olmuş ve futbol takımının formasının göğüs kısmında logosunu bulundurma hakkını elde etmiştir vodafone ile beşiktaş arasındaki bu sponsorluk anlaşması kapsamında beşiktaş toplam gelir elde etmiştir vodafone park türkiye nin ilk akıllı stadyumu olma özelliğini taşımaktadır stadyumda geniş bant mobil ve wi fi ağı hd monitörler ve interaktif ekranlar mevcuttur kompleks futbol stadyumunun yanı sıra eğlence merkezi konser alanı ve sosyal alan olarak da hizmet verebilecek şekilde tasarlanmıştır stadyumda kartal yuvası ve beşiktaş müzesi de yer almaktadır seyirci kapasitesine sahip olan stadyumda toplam adet loca bulunmaktadır localarda toplam vip tribününde ise koltuk yer almaktadır stadyum c görüş açısına sahip olacak şekilde tasarlanmıştır bjk akatlar arena beşiktaş ilçesinin akatlar semtinde yer alan ve beşiktaş ın basketbol ile voleybol takımlarının iç saha maçları için kullandıkları seyirci kapasitesine sahip spor salonudur yılında açılan salon dönümlük arazi üzerinde yer almaktadır konser organizasyonlarında salonun seyirci kapasitesi e kadar çıkabilmektedir süleyman seba spor salonu beşiktaş ilçesinin dikilitaş semtinde bulunan ve yılında gençlik ve spor genel müdürlüğü tarafından yıllık intifa hakkı beşiktaş a verilen çok amaçlı spor salonudur m alanda bulunan salon eylül tarihinde hizmete girmiştir şevket belgin spor salonu beşiktaş ilçesinin dikilitaş semtinde yer alan seyirci kapasitesine sahip spor salonudur beşiktaşlı eski futbolcu şevket belgin in anısına yapılan salon engelli basketbol hentbol hentbol altyapı voleybol altyapı ve basketbol altyapı takımlarının antrenman ve iç saha maçlarına ev sahipliği yapmaktadır salon şubat tarihinde hizmete açılmıştır ümraniye nevzat demir tesisleri beşiktaş futbol takımı nın antrenmanlarını yaptığı tesislerdir kullanım hakkı yıllığına beşiktaş a verilen tesis şile ümraniye otoyoluna cephelidir resmî açılışı temmuz tarihinde türkiye cumhurbaşkanı ahmet necdet sezer in katıldığı törenle yapılmıştır nevzat demir tarafından tamamlanan tesis ismini de aynı kişiden almıştır dönüm arazi üzerine kurulan tesislerde profesyonel takım ve alt yapı takımları için kamp binası basın merkezleri toplam alanı m yi bulan adet çim antrenman sahası ve rekreasyon alanları vardır fulya şan ökten kamp tesisleri eylül tarihinden geçerli olmak üzere yıl boyunca kullanım hakkı beşiktaş a ait olan spor tesisleridir tesis içerisinde çim toprak saha bulunmaktadır ayrıca halı saha ve kafeterya yer almaktadır tesiste futbol alt yapı güreş şubesi ve tesisleri ile alt yapı yatakhanesi bulunmaktadır bjk pendik tesisleri temmuz tarihli protokol ile yıllığına beşiktaş a tahsis edilen spor tesisidir arazi üzerinde yer alan bina ve eklentileri sadece beşiktaş kürek takımı ile beşiktaş üyeleri tarafından kullanılmak üzere işletmeye açılmıştır bjk plaza ve kulüp binası yılında inşaatı bitirilmiş ve b blok u beşiktaş a tahsis edilmiş plazadır katlı plazanın zemin katında dükkânlar diğer katlarda ise ofisler mevcuttur plazanın b blok katında beşiktaş a ait kulüp binası yer almaktadır diğer dükkân ve ofisler ise beşiktaş adına kiraya verilmiştir bjk fulya süleyman seba kompleksi beşiktaş a ait olan ve şubat tarihinde açılışı yapılan komplekstir içerisinde rezidans hastane hipermarket ve kapalı otopark yer almaktadır bjk akaryakıt istasyonu m arsa üzerinde yer alan ve m si beşiktaş a ait olan akaryakıt istasyonudur istasyonda adet pompa iki katlı kafeterya binası ile tek katlı bir müdüriyet binası yer almaktadır ayrıca beşiktaş a ait m lik bir mağaza da bulunmaktadır işletme mart tarihinde hizmete açılmıştır bjk koleji ise beşiktaş a ait eğitim binasıdır bina içerisinde mayıs yılında beşiktaş koleji tarafından kurulan bjk bilim müzesi de yer almaktadır beşiktaş futbol takımı na ilk önceleri taksim stadyumu ve şeref stadyumu ev sahipliği yapmıştır den beri futbol takımına ev sahipliği yapan inönü stadyumu yılında yıkılarak yerine vodafone park yapılmıştır vodafone park nisan yılında açılmıştır beşiktaş ile kabataş semtleri arasında istanbul boğazı kıyısında yer almış olan ve beşiktaş ın yeni stadyumu vodafone arena nın yerinde olan eski stadyum şinasi şahingiray vietti violi ve fazıl aysu nun mimarlığını yaptığı stadyum mayıs tarihinde açıldı li yıllarda stadyumun arka tarafında bulunan gazhane ve hava gazı fabrikası daha sonraki yıllarda yıkılarak yeni açık tribün inşa edilmiştir bu stadyumun açılış maçında beşiktaş ile aik takımları karşılaşmışlardır siyah beyazlılar maçı kaybetmiştir stadyumda ilk golü süleyman seba atmıştır stadyum açılışında inönü stadyumu ismini almışken yılındaki siyasi nedenlerle ismi mithatpaşa stadyumu olarak değiştirilmiştir mart tarihinde tekrar inönü stadyumu ismini almıştır açıldığı yılında seyirci kapasitesine sahip olan stadyum li yıllarda ayakta seyirci alacak duruma getirilmiştir sezonunun tamamlanmasının ardından hemen başlayan çalışmalarla stadyumun zemini indirilmiştir bu sayede yüzde artışla toplam koltuk kapasitesi de ya yükselmiştir stadyumun giriş ve çıkışlarını rahatlatmak için kapı sayısı da dan ye çıkartılmıştır beşiktaş tv için stadyum içerisinde bir bölüm yapılmıştır stadyumda oynanan son maçta beşiktaş ile gençlerbirliği takımları karşılaşmıştır beşiktaş maçı kazanırken stadyumdaki son golü filip holoko atmıştır istanbul da yer alan fenerbahçe ve galatasaray takımları da belli dönemlerde bu stadyumu kullanmışlardır stadyum birçok konsere ev sahipliği yaparken futbol müsabakaları dışında avrupa basketbol şampiyonası na uluslararası binicilik yarışmalarına ve avrupa profesyonel boks şampiyonluğu unvan maçlarına da ev sahipliği yapmıştır ayrıca önemli günlerdeki resmi kutlamalarda da kullanılmıştır stadyumun bulunduğu alana vodafone arena nın yapılması için haziran tarihinde yıkımına başlanmıştır internet üzerinden yapılan bir araştırma sonucunda beşiktaş ın türkiye genelinde on dört milyon taraftarı bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır bu verilere göre beşiktaş türkiye de luk oranla en çok taraftara sahip kulüp olmuştur bir başka araştırma sonucunda ise beşiktaş ın türkiye de en çok kadın taraftara sahip olan kulüp olduğu verisine ulaşılmıştır ag isimli araştırma şirketinin yılında türkiye nin coğrafi bölgesinde ilçeye bağlı mahalle ile köyde yaş ve üstü nüfusu temsil eden kesimle yaptığı bir araştırma da ise beşiktaş oran ile türkiye de en fazla taraftara sahip kulüp olmuştur aynı şirketin araştırmasına göre beşiktaş ın trabzonspor ile birlikte en yaşlı taraftara sahip kulüp olduğu belirlenmiştir beşiktaş lik oranla çevre baskısı ve diğer etmenler sonucunda fenerbahçe ile birlikte taraftarlar tarafından en çok bırakılan takım olmuştur bunun yanında türkiye de diğer takım taraftarlarınca en sempati duyulan takımın beşiktaş olduğu saptanmıştır beşiktaş taraftarı sezonunda fenerbahçe ile oynanan lig maçında ve liverpool ile oynanan şampiyonlar ligi maçında desibellik ses düzeyine ulaşmıştır ancak bu ses rekoru denemesi esnasında guinness hakem heyetinin olmaması sebebiyle siyah beyazlı taraftarların rekoru resmiyet kazanmamıştır beşiktaş ın eylül tarihinde galatasaray ile oynadığı futbol maçını siyah beyazlı taraftar izlemiş ve bu sayı hem süper lig de hem de türkiye de resmî maçlarda tüm zamanların en fazla seyircili maçı olarak kaydedilmiştir beşiktaş kulübünün çarşı kadın adında bir kadın taraftar grubu vardır grup tribünlerdeki faaliyetlerinin yanı sıra birçok sosyal sorumluluk projesi yapmaktadır beşiktaş tv yılının eylül ayında yayın hayatına başlayan beşiktaş ın resmî televizyon kanalıdır kanalda beşiktaş ile ilgili haberler programlar ve özel söyleşiler yayınlamaktadır yılında lisans alınamaması sebebiyle bir süre yayın yapamayan kanal ocak tarihinde yeniden açılmıştır kanal turksat a eutelsat a ve digiturk üzerinden izlenemebilmektedir beşiktaş dergisi beşiktaş ın resmî yayın organıdır temmuz tarihinde yayın hayatına başlayan dergi türkiye de yayınlanan ilk resmî spor kulübü dergisidir içerisinde kulüp bünyesindeki şubelerle ilgili haberler röportajlar ve poster hediyeleri yer almaktadır ağustos tarihinde beşiktaşlı çocuk taraftarlar için yayınlanmaya başlanan ve dünyanın ilk çocuk spor dergisi olan yavru kartal dergisi ise ağustos tarihinden bu yana beşiktaş dergisi ile birlikte satışa sunulmaya başlanmıştır beşiktaş dergisi ios mobil işletim sistemini destekleyen cihazlar aracılığıyla da dijital ortamda ücretsiz olarak okunabilmektedir beşiktaş dergisi ocak tarihi itibarıyla yavru kartal dergisi ise sayısına ulaşmıştır kartal yuvası beşiktaş ın lisanslı ürünlerinin satışının yapıldığı mağazalar zinciri markasıdır faaliyete geçtiği yılından yılına kadar bjk store ismiyle hizmet veren mağazalar bu tarihten sonra isim değiştirmiş ve kartal yuvası olmuştur türkiye nin çeşitli illerinde ın üzerinde mağazası bulunmaktadır ayrıca mobil tır ile adet internet satış mağazası vardır kartalcell ağustos tarihinde faaliyete başlayan beşiktaş a ait sanal gsm ağıdır avea alt yapısını kullanarak hizmet veren ağ faaliyete geçtikten sonraki ilk iki haftada bin aboneye ulaşmıştır kartalnet ise ttnet ile beşiktaş arasında yapılan işbirliği sonucunda ortaya çıkan beşiktaş a ait özel internet hizmetidir sosyalist iktidar partisi sip türkiye de faaliyet yürüten siyasi parti isim değiştirerek türkiye komünist partisi adını aldı sip nin örgütsel tarihi yılında türkiye işçi partisi nde tip yaşanan ayrışma sonrasında ortaya çıkan sosyalist iktidar grubu ile başlar bir dönem boyunca ilk sayısı yılında basılan ve bugün tkp nin teorik organı olarak varlığını sürdüren gelenek dergisinin adıyla anılan hareket kasım de sosyalist türkiye partisi ni stp kurdu stp yılında programında türk ve kürt halklarının gönüllü birlikteliğini hedefler dediği için anayasa mahkemesi tarafından kapatıldı yine yılında sosyalist iktidar partisi sip kuruldu parti lı yıllarda özellikle teorik hat ve kadro birikimi ile sol içerisinde belirgin bir özne haline geldi yılında gerçekleşen istanbul üniversitesi işgali ve mayıs ın taksim de kutlanması ilk toplumsallaşma denemeleri sayılabilir sosyalist iktidar partisi kasım günü düzenlenen olağanüstü büyük kongre de adını değiştirerek bugünkü türkiye komünist partisi ne dönüştü indesign adobe firmasının ürettiği çok yönlü bir masaüstü yayıncılık yazılımı firma içi kod adı olan k uark killer olarak da bilinir baskı tablet aygıtlar ve diğer ekranlar için sayfa tasarımları yapılmasına olanak sağlar türkiye de auto info byte yurt dışında new york times gibi bazı basılı yayınlar bu programda hazırlanmaktadır adobe photoshop adobe illustrator adobe acrobat ve adobe flash professional yazılımları arasında sorunsuz bir şekilde çalışmak mümkündür yarı saydamlık gradient veya diğer efektleri kullanarak bir objenin çizgisine veya dolgusuna istenildiği gibi efekt ekleyebilmek mümkündür baskı yapmadan önce sofistike önizleme seçeneği ile baskı yapılacak sayfayı incelemek mümkündür çoklu format yayıncılığı sayesinde web e baskı seçeneği ile indesign içeriğini xhtml e çevirmek mümkündür çevrilen içeriği ise adobe dreamweaver cs ile otomatik css cascading style sheets kullanarak biçimleyebilmek mümkündür paragraph composer opentype fonts drop caps imgeler ve optik kerning veya marjin hizalama sayesinde yeni yazı karakterleri oluşturmak mümkündür programa microsoft word veya microsoft excel de hazırlanmış bir tabloyu aktarmak mümkündür bunun haricinde indesign programında da tablo oluşturma seçeneği vardır microsoft word programından metinleri doğrudan import etmek objelerin çevrelerine metin eklemek ve yazı karakterlerini değiştirebilmek mümkündür nusret hasan fişek kasım sivas kasım ankara türk hekim türkiye de halk sağlığı disiplininin kurucusu ve sosyalleştirilmiş sağlık hizmetlerinin mimarıdır de doktorasını tamamlayan fişek tıp bilimleri felsefe doktoru olan ilk türk tür sağlık müsteşarlığı döneminde sağlık hizmetlerinin sosyalleştirilmesi hakkında kanun ile nüfus planlaması kanunu nun çıkarılmasını sağladı türkiye de hızlı nüfus artışını sorununu ilk fark edenlerden birisi olan fişek in önderlik ettiği bir dizi araştırma hızlı nüfus artışıyla sağlık sosyal ve ekonomik sorunların bağlantısını kurarak ülkede nüfus artırıcı politikaların değiştirilmesine kaynaklık etmiştir hacettepe tıp fakültesi nin kurulmasında ve gelişmesinde katkıları oldu üniversite büyesinde toplum hekimliği ve nüfus etüdleri enstitüleri ni kurdu ilk resmî görev yeri adana sıtma enstitüsü kurs tabipliği idi askerlik görevinin ardından sağlık bakanlığı merkez hıfzısıhha enstitüsü nde bakteriyoloji şubesi asistanı olarak çalışmaya başladı yılında eşi perihan hanım la evlendi bu evlilikten iki oğlu oldu türkiye de hızlı nüfus artışını sorununu ilk fark edenlerden ve bu konuda ilk harekete geçenlerden birisi oldu yıllarında hızlı nüfus artışıyla sağlık sosyal ve ekonomik sorunların bağlantısını kuran bir dizi araştırmaya önderlik etti ve araştırmaları nüfus artırıcı politikaların değiştirilmesine kaynaklık etti lı yıllarda nüfus ve aile planlaması programlarının kadın sağlığı ve kadın hakları çerçevesinde ele alınması gerektiğini ortaya koydu nüfus planlaması konusunda toplumu ikna etmek üzere kapsamlı bir kampanya başlatarak gazetelere onlarca yazı yazdı ve konuyla ilgili din yetkililerinin desteğini sağladı ayrıca gebeliği önleyici yöntemlerle ilgili halk eğitimi çalışmalarının hem kadınlara hem de erkeklere yönelik olarak yapılmasını sağladı toplum hekimliği enstitüsü nü on beş yıl boyunca yönetti yılları arasında hacettepe üniversitesi mezuniyet sonrası eğitim fakültesi dekanlığı görevini de yürüten fişek in akademik yaşamındaki son görevi hacettepe üniversitesi tıp fakültesi halk sağlığı anabilim dalı başkanlığı oldu yılında emekliye ayrıldı nüfusbilim alanındaki çalışmaları nedeniyle michigan üniversitesi yıl ödülüne sağlığın sosyalleştirilmesi alanındaki çalışmaları nedeniyle ingiliz kraliyet akademisi üyeliğine layık görüldü nükleer tehlikeye karşı barış ve çevre için hekimler derneği atatürkçü düşünce derneği ve insan hakları derneği kurucuların arasında yer aldı yaşamının son döneminde insan hakları sorunları ve tıp meslek ahlakı konuları ile çok yakından ilgilendi bilime hizmetleri nedeniyle yılında tübitak hizmet ödülü ne layık görüldü mehmet ruhi su d ekim van osmanlı imparatorluğu ö eylül istanbul türkiye türk halk müziği sanatçısıdır mehmet ruhi su yılında van da doğdu anne ve babasının kim olduğunu ruhi su nun kendisinin de bilmediği gibi haklarında da hiçbir bilgi yoktur oğlu ilgın ruhi su babamın de van da doğması öksüzler yurdundan gelmesi bugüne kadar hiçbir akrabasının çıkmaması düşünüldüğünde ermeni olma ihtimali hayli yüksek demiştir çocukluğunun büyük bir bölümünü evlatlık olarak yanlarına verildiği yoksul bir aile ve daha sonra da adana öksüzler yurdu nda darül eytam geçirdi bir ara istanbul da askerî okullarda okudu ancak müzik sevgisi onu yeni arayışlara itti adana öğretmen okulu nda okurken ankara ya müzik öğretmen okulu na musiki muallim mektebi girmeyi başardı de ankara devlet konservatuvarını nın şan bölümünü bitirdi aynı yıllarda sırasıyla ankara cebeci ikinci ortaokulu nda sonra hasanoğlan köy enstitüsü nde müzik öğretmenliği yaptı cumhurbaşkanlığı orkestrası na seçildi konservatuvarın opera bölümünde de okudu ve daha sonra da devlet operası nda çalıştı devlet operası sanatçısı olarak bastien bastienne satılmış nişanlı madame butterfly fidelio tosca yarasa aşk iksiri rigoletto figaro nun düğünü maskeli balo ve konsolos gibi operalarda rol aldı türk opera sanatı nın temelinde ruhi su nun da katkısı büyüktür ankara radyosu nda onbeş günde bir yayınlanan türkü programları basbariton ruhi su türküler söylüyor düzenledi dil ve tarih coğrafya fakültesi nde büyük bir koro oluşturdu aldığı klasik batı müziği eğitimi ömrü boyunca kendini adadığı türkülerin yorum ve icrasına yaklaşımının kurumsal temelini oluşturdu ruhi su sosyalist dünya görüşü nedeniyle yılları arasında tkp tevkifatı dolayısı ile hapis yattı ta istanbul da taksim belediye gazinosu nda sahneye çıkan ruhi su bir yandan da halk türkülerini kaydedip arşivleme görevini üstlendi bu arada radyoda da basbariton ruhi su türküler söylüyor anonsuyla sunulan bir radyo programı yaptı bu programlardan birinde söylediği serdari halimiz böyle n olacak kısa çöp uzundan hakkın alacak türküsü nedeniyle halkı sınıflara ayırmak yoluyla komünizm propagandası yapmaktan radyodaki işine son verildi söylediği türkülerdeki siyasi vurgular yüzünden aleyhinde kampanyalar başlatılan ve işini kaybeden sanatçı türküleri derleyip yeniden yorumlama işine kendi başına devam etti te dostlar korosu nu kurdu den sonra ürettiği kasetlerle halk müziğinin yaygınlaşmasına büyük katkıda bulundu aydınlara türkü dinlemeyi öğreten kişi olarak da bilinir ruhi su ilk kez yılında ahmet isvan ve necdet uğur un yoğun uğraşıları sonucu pasaport alabildi almanya hollanda belçika ingiltere fransa ve avustralya da konserler verdi pasaportunun süresi doldu yeni pasaport başvurusu yakalandığı prostat kanserinin tedavisi için yapıldı ancak hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildi su için altı alman sanatçının kültür bakanlığı na baş vurduğu öğrenildi heinrich böll wolf bierman ingeborg drewitz günter grass siegfried lenz günter wallraff imzalı mektupta kültür bakanlığı ndan ruhi su nun yurt dışında tedavi edilebilmesi için pasaport verilmesine aracı olması isteniyordu aynı sanatçılar ruhi su ya da bir mektup göndermişlerdi bunlar sonucunda nihayet kapılar aralandı ve tedavi amaçlı ve yalnız bir defaya mahsus olmak üzere yurt dışına çıkışına izin verildi ama artık çok geçti eylül cuma günü sabaha karşı te cerrahpaşa tıp fakültesi hastanesi onkoloji servisi nde öldü ruhi su nun cenaze törenine binlerce kişi katıldı ve cenaze eylül dönemi nin ilk büyük kitle gösterisi haline dönüştü cenazede gözaltına alınan kişi istanbul siyasi şubede gün süreyle gözaltında tutuldu rıza yürükoğlu veya bilinen adıyla ismail nihat akseymen ekim ankara aralık londra türkiye komünist partisi içinde yılında yaşanan bölünmede tkp işçinin sesi tarafının lideridir parti içinde veli dursun adı ile de bilinir bir süre sonra siyasal nedenlerle yurtdışına çıkmak zorunda kaldı okumakta olduğu siyasal bilgiler fakültesi sınıfından londra daki city üniversitesi sosyoloji bölümü nün sınıfına geçiş yaptı yılında bu üniversiteden mezun oldu arkadaşları ile birlikte birleşik krallık da ingiltere türkiyeli ilericiler birliği ni itib kurdu ardından da londra işçi birliği ve yerel bir işçi gazetesi olarak işçinin sesi ni kurdular yürükoğlu yılında kendi isteği ile tkp genel sekreterliğinden ayrıldı parti üyesi olarak çalışmalarına devam etti yıllardır yazmakta olduğu sosyalizm nedir adlı kitabına yoğunlaştı birinci cildi bitirdi diğer ciltleri bitiremeden aralık de yaşında londra da kanserden öldü vasiyeti uyarınca cenazesi yakılmış ve külleri heybeliada çevresinde denize dökülmüştür kitaplarının bazıları türkiye de yasadışıdır bilgisayar kendisine işlediğimiz bilgileri istediğimizde saklayabilen istediğimizde geri verebilen cihaza denir günümüz bilgisayarları program adı verilen genelleştirilmiş işlem kümelerini izleme yeteneğine sahiptir bu programlar bilgisayarların çok çeşitli görevleri yerine getirmesini sağlar tam işletim için gerekli olan ve kullanılan donanım işletim sistemi ana yazılım ve çevresel ekipmanı içeren eksiksiz bir bilgisayar bir bilgisayar sistemi olarak adlandırılabilir bu terim birbirine bağlı ve birlikte çalışan bir grup bilgisayar özellikle bir bilgisayar ağı veya bilgisayar kümesi için de kullanılabilir ilk elektrikli bilgisayar eniac tır bilgisayarlar tarih boyunca çok farklı biçimlerde karşımıza çıkmışlardır yüzyılın ortalarındaki ilk bilgisayarlar büyük bir oda büyüklüğünde olup günümüz bilgisayarlarından yüzlerce kat daha fazla güç tüketiyorlardı yüzyılın başına varıldığında ise bilgisayarlar bir kol saatine sığacak ve küçük bir pil ile çalışacak duruma geldiler bu kadar küçük imal edilebilmelerinin temel nedeni yılında yarı iletkenler ile çok küçük alanlara sığdırılabilen devreler yapılabilmesidir intel in ilk işlemci unvanına sahip olan ten sonra bilgisayar teknolojisi hız kazanmıştır toplumumuz kişisel bilgisayarı ve onun taşınabilir eşdeğeri dizüstü bilgisayarını bilgi çağının simgeleri olarak tanıdılar ve bilgisayar kavramıyla özdeşleştirdiler günümüzde çok yaygın kullanılmaktadırlar bilgisayarın temel çalışma prensibi ikili sayı sistemi yani sadece ve den oluşan kodlamalardır istenilen yazılımı kayıt edip istenilen zamanda çalıştırabilmeleri bilgisayarları çok yönlü kılıp hesap makinelerinden ayıran ana özellikleridir church turing tezi bu çok yönlülüğün matematiksel ifadesidir ve herhangi bir bilgisayarın bir diğer bilgisayarın görevlerini yerine getirebileceğinin altını çizer dolayısıyla karmaşıklıkları ne düzeyde olursa olsun cep bilgisayarından süper bilgisayarlara kadar bellek ve zaman sınırı olmadığı takdirde hepsi aynı görevleri yerine getirebilir geçmişte bilgisayar olarak bilinen birçok aygıt günümüz ölçütlerine göre bu tanımı hak etmemektedirler başlangıçta bilgisayar sözcüğü hesaplama sürecini kolaylaştıran nesnelere verilen bir ad konumundaydı bu ilk dönemin bilgisayar örnekleri arasında sayı boncuğu abaküs ve antikitera makinesi m ö m ö sayılabilir yüzyıllar sonra orta çağ sonundaki yeni bilimsel keşifler ışığında avrupalı mühendisler tarafından geliştirilen bir dizi makinesel hesaplama aygıtlarının ilki ise wilhelm schickard a aittir ancak yazılımlanabilir veya kurulabilir olmamaları nedeniyle bu aygıtların hiçbiri günümüz bilgisayar tanımına uymamaktadır yılında joseph marie jacuard ın dokuma tezgâhındaki işlemi otomatikleştirmek adına ürettiği delikli kartlar ise bilgisayarların gelişme sürecindeki kısıtlı da olsa ilk yazılımlanabilme kurulabilme izlerinden sayılır kullanıcının sağladığı bu kartlar sayesinde dokuma tezgâhı kart üzerindeki delikler ile tarif edilen çizime işleyişini uyarlayabiliyordu delikli kartların ilk büyük ölçekli kullanımı ise herman hollerith tarafından yılında muhasebe işlemlerinde kullanılmak üzere tasarlanan hesap makinesidir hollerith in o dönemde bağlı olduğu işletme ise sonraki yıllarda küresel bilgisayar devine dönüşecek ibm dir yüzyılın sonlarına varıldığında gelecek yıllarda bilişim donanım ve kuramlarının gelişimine büyük katkıda bulunacak uygulayımlar teknolojiler ortaya çıkmaya başlamıştılar delikli kartlar boole cebiri boşluk tüpleri ve teletip aygıtları eniac ın olumsuz yanlarını saptayan geliştiricileri daha esnek ve zarif bir çözüm üzerinde çalışıp artık saklı yazılım mimarisi veya daha çok von neumann mimarisi olarak tanınan tasarımı önerdiler bu tasarımdan ilk olarak john von neumann yılında gerçekleştirdiği bir yayında söz etmesinden sonra bu mimariye dayalı olarak geliştirilen bilgisayarlardan ilki birleşik krallık ta tamamlandı ssem aynı mimariye bir yıl sonra kavuşan eniac a ise edvac adı verildi günümüz bilgisayarlarının neredeyse tamamının bu mimariye uyumlu duruma gelmesi ile bilgisayar sözcüğünün tanımı olarak da kullanılmaktadır dolayısıyla bu tanıma göre geçmişteki aygıtlar bilgisayar olarak sayılmasalar da tarihsel bağlamda yine de o biçimde anılmaktadırlar her ne kadar lardan bu yana bilgisayar uygulayımı köklü değişiklikler geçirmiş olsa da çoğunluğu von neumann mimarisine sadık kalmıştır boşluk tüpüne dayalı bilgisayarlar ler boyunca kullanımda kaldıktan sonra larda daha hızlı ve ucuz olan geçirgeç transistör tabanlı bilgisayarlar yaygınlık kazandı bu etkenlerin sonucunda bilgisayarların daha önce görülmemiş bir düzeyde toplu üretimine geçirildi lere varıldığında tümleşik devre uygulayımı ve intel gibi mikroişlemcilerin geliştirilmesi sayesinde bir kez daha büyük bir başarım ve güvenilirlik artışının yanı sıra maliyet düşüşü de yaşandı lerde artık bilgisayarlar çamaşır makinesi gibi günlük hayat kullanımındaki birçok makinesel aygıtın denetleyici donanımlarındaki yerlerini almaya başlamışlardı yine aynı dönemde kişisel bilgisayarlar yaygınlık kazanıyorlardı son olarak lardaki internet in gelişimi ile de bilgisayarlar televizyon ve telefon gibi alışılmış birer aygıt hâline gelmişlerdir von neumann mimarisine göre bilgisayarlar başlıca dört bileşenden oluşurlar bilgisayarda aritmetik mantık vardır bir bilgisayarın belleği sayılar içeren bir hücreler bütünü olarak düşünülebilir her hücreye yazılabilir ve içeriği okunabilir her hücrenin kendisine özel bir adresi vardır bir komut örneğin sayılı hücrenin içeriğini sayılı hücreyle toplayıp hücreye yerleştirmek olabilir içerdikleri sayılar herhangi bir şey olabilir sayı komut adres harf vb içeriğinin doğasını ancak onu kullanan yazılım belirler günümüz bilgisayarlarının çoğunluğu veriyi kaydetmek için ikili sayıları kullanır ve her hücre bit yani bir bayt içerebilir dolayısıyla bir bayt farklı sayıyı ifade edebilir bunlar ancak dan e veya den ye olabilirler yan yana yerleşmiş birden fazla bayt kullanıldığında ise genelde veya çok daha büyük sayıların kaydedilmesi mümkün olur çağımız bilgisayarlarının bellekleri milyarlarca bayt içermektedirler bilgisayarlarda üç adet bellek türü bulunur işlemci içerisinde yer alan yazmaçlar son derece hızlı ancak çok sınırlı sığaya sahiptirler işlemcinin çok daha yavaş olan ana belleğe olan erişim gereksinimini gidermek için kullanılırlar ana bellek ise rastgele erişimli bellek reb veya ram random access memory ve salt okunur bellek sob veya rom read only memory olmak üzere ikiye ayrılır ram e istenildiği zaman yazılabilir ve içeriği ancak güç sürdüğü sürece korunur rom sa sadece okunabilen ve önceden yerleştirilmiş bilgiler içerir bu içeriği güçten bağımsız olarak korur örneğin herhangi bir veri veya komut ram da bulunurken bilgisayar donanımını düzenleyen bios rom da yer alır son bir bellek alt türü ise önbellektir cache memory işlemci içerisinde yer alır ve yazmaçlardan büyük sığaya sahip olmanın yanı sıra ana bellekten de hızlıdır giriş çıkış bir bilgisayarın dış dünyadan veri alışverişinde bulunmak için kullandığı araçtır yaygın olarak kullanılan giriş birimleri arasında klavye ve fare çıkış için ise ekran veya görüntüleyici monitör hoparlör ve yazıcı sayılabilir sabit ve optik diskler ise her iki görevi de üstlenirler bilgisayarlar lerden beri çoklu ortamlar arasında bilgi koordinasyonu kurmak amacıyla kullanıldı abd ordusunun sage sistemi bu tür sistemlerin geniş kapsamlı ilk örneğiydi ve bu sistem sabre gibi birçok özel amaçlı ticari sisteme öncülük etti lerde amerikalı mühendisler ordu içerisinde yürütülen bir tasarı çerçevesinde bilgisayarları birbirleri ile bağlayıp arpanet günümüzde bilgisayar ağı olarak bilinen yapının temellerini attılar zaman içerisinde bu bilgisayar ağı ordu ve akademik birimler ile de sınırlı kalmayıp genişledi ve bugün milyonlarca bilgisayar içeriden bilgisunar internet veya genel ağ oluştu lara gelindiğinde ise isviçre nin cern araştırma merkezinde geliştirilen küresel ağ world wide web www adlı iletişim kuralları e posta gibi uygulamalar ve ethernet gibi ucuz donanımsal çözümler ile bilgisayar ağları yaygınlık kazandılar donanım kavramı bir bilgisayarın tüm dokunulabilir bileşenlerini kapsar giriş çıkış bilgi işlem dizgesinin değişik işlevsel birimleri alt sistemleri arasındaki iletişimi veya bu arayüzlere doğrudan bilgi sinyallerini göndermeyi sağlar girişler değişik birimlerden alınan sinyallerdir çıkışlar ise bu birimlere gönderilen sinyallerdir i o aygıtları bir kullanıcı veya başka sistemler tarafından bilgisayar ile bağlantı kurabilmek için kullanılır örnek olarak klavye ve fare bilgisayarın giriş aygıtlarıdır ekran hoparlör ve yazıcı ise bilgisayarın çıkış aygıtlarıdır değişik aygıtlar bilgisayar ile bağlantı gerçekleştirebilmeleri için giriş ve çıkış sinyallerini kullanırlar modem ve bağlantı kartları örnek olabilir klavye ve fare kullanıcıların fiziksel hareketlerini giriş olarak alırlar ve bu fiziksel hareketleri bilgisayarların anlayabileceği düzeye getirirler çıkış birimleri ise yazıcı hoparlör ekran gibi giriş sinyali olarak bilgisayarın ürettiği çıkış sinyallerini alırlar ve bu sinyalleri kullanıcıların görebileceği ve okuyabileceği çıktılara çevirirler bilgisayar mimarisinde merkezi işlem birimi cpu ve ana bellek bilgisayarın kalbini oluşturmaktadır çünkü bellek kendi talimatları ile merkezî işlem birimindeki verileri doğrudan okuyabilir ve merkezi işlem birimine doğrudan veri yazabilir örnek olarak bir disket sürücüsü i o sinyallerini dikkate alır merkezi işlem biriminin i o yöntemlerini sağlaması alt düzey bilgisayar programlamacılığında aygıt sürücülerinin tamamlanmasına yardımcı olur üst düzey işletim sistemleri ve üst düzey programlamacılık ideal i o kavramlarını ve temel öğeleri ayırt ederek çalıştırmaya olanak sağlamaktadır örneğin c programlama dili yazılımların i o larını düzenlemek için içerisinde fonksiyonlar bulundurmaktadır bu fonksiyonlar dosyalardan veri okunmasını ve bu dosyaların içerisine veri yazılmasını sağlar yazılım kavramı bilgisayardaki özdek maddi olmayan tüm bileşenleri tanımlar yazılımlar iletişim kuralları ve veriler hepsi yazılımdır kimya maddenin yapısını özelliklerini birleşimini etkileşimlerini tepkimelerini araştıran ve uygulayan bilim dalıdır kimya bilmi daha kapsamlı bir ifadeyle maddelerin özellikleriyle sınıflandırılmasıyla atomlarla atom teorisiyle kimyasal bileşiklerle kimyasal tepkimelerle maddenin hâlleriyle moleküller arası ve moleküler kuvvetlerle kimyasal bağlarla tepkime kinetiğiyle kimyasal dengenin prensipleriyle vb konularla ilgilenir kimyanın en önemli dalları arasında analitik kimya anorganik kimya organik kimya fizikokimya ve biyokimya sayılır kimya nın tarihi simya öncesi dönem simya dönemi geleneksel kimya ve modern kimya dönemleri olmak üzere ana başlık altında toplanarak incelenir kimyanın bilinen tarihi antik mısır döneminde başlamıştır m ö li yıllarda mısırlılar ın kimyasal yöntemler kullanarak kozmetik tozlar ürettikleri iddia edilmektedir kral hammurabi döneminde mö babiller altın gümüş cıva kurşun demir ve bakır gibi metalleri tanımlanmış ve bu metallere semboller verilmiştir erken yunan felsefeciler sokrates öncesi düşünürler doğal olayları doğaüstü olmayan nedenlerle açıklamaya çalışmışlar bunun sonucunda da bu dönemde simya öncesi kimya biliminin temelleri atılmıştır miletli tales mö mö maddenin presiplerini araştırmış ve suyun evrenin temel maddesi olduğunu öne sürmüştür bir diğer miletli anaksimandros mö mö suyun karşıtı olan ateşin nasıl oluştuğunu sorgulamıştır empedokles mö evrenin temel element ateş hava su ve topraktan oluştuğunu iddia etmiştir empedokles in tanımına göre toprak katı maddeleri su sıvı maddeleri ve metalleri hava gazları ifade etmekteydi bununla beraber ateşide bir süreçten çok sıvı gaz ve katı gibi maddenin bir hali olarak tanımlamıştır demokritos un hocası leukippos evrenin iki çeşit elementten oluştuğunu boşluk ve katı ifade etmiş boşluğun ve katılığın evrendeki tüm elementleri oluşturduğunu ifade etmiştir democritus mö leukippos ile birlikte atomcu teoriyi geliştirmiştir maddelerin yapı taşı olarak daha küçük parçalara ayrılamayan atomlar leucippus ve democritus un geliştirdiği bir felsefe sistemi olarak kabul edilmesine rağmen platon bu atomculuk teorisine bölünemezlik prensibini eklemiştir plato evreni oluşturan temel elementin geometrik katılardan oluştuğunu bu katılarında üçgen yüzeylerden oluştuğunu iddia etmiştir aristoteles mö elementlerin özellikleri düşüncesini geliştirmiştir farklı elementlerin farklı özellikleri olduğunu ve bunun çeşitli nicel değişkenlere bağlı olduğunu ifade etmiştir bu nicel özellikleri değiştirildiğinde bir elementin başka bir elemente dönüştürülebileceğini ve maddelerin değişim halinde olduğunu iddia etmiştir aristotales in fikirlerinden etkilenen simyacılar yaklaşık m ö ms yılları arasında yunanca konuşulan akdeniz kıyılarında mısır da iran da aristotales ve diğer yunan filozofların teorilerini pratiğe geçirmeye başlamışlardır yine bu dönemde ilk defa simyacılar ucuz metallerden altın elde etmeyi mümkün kılması düşünülen felsefe taşını üretmeye çalışmışlardır geleneksel kimya dönemi inci yüzyılın sonlarından başlayarak uncu yüzyılın başlarına kadar sürmüştür alman bilimadamı johann joachim becher yüzyıl ortalarında yanma ile ilgili phlogiston teorisini geliştirdi bu teoriye göre her yanıcı madde phlogiston adı verilen kokusuz renksiz tatsız ve ağırlıksız bir içerik içermekteydi ve bu içerik yanma gerçekleştiğinde yanıcı madde tarafından ortama salınmaktaydı bu teori daha sonra georg ernst stahl tarafından daha popüler bir hale getirilmiş yüzyılın büyük bir kısmında genel kabul görmeye devam etmiştir ile yılları arasında fransız fizikçi coulomb günümüzde coulomb yasası olarak adlandırılan benzer yüklü maddelerin birbirini ittiği karşıt yüklülerin de birbirini çektiği ve bu çekim ya da itim kuvvetinin hesaplanması için gerekli denklemi de içeren kanunu bulmuştu phlogiston teorisi yüzyılın sonlarına gelindiğinde lavoisier tarafından çürütüldü daha önceden phlogiston teorisine göre de phlogiston maddesi olarak adlandırılan maddenin oksijen olduğu keşfedildi yılında ingiliz bilimadamı john dalton atom teorisini ortaya attı bu teoriye göre farklı elementlerin atomları farklı ağırlıklara sahiptir bu teorinin bazı ilkeleri şeklinde özetlenebilir john dalton un teorisiyle modern kimyanın temelleri de atılmış oldu eugene goldstein ın çalışmaları protonun varlığını ispatlamıştır j j thomson kendi atom modelini geliştirmiş ve yılında nobel fizik ödülünü kazanmıştır mendeleyev periyodik tabloyu yılında kimyanın prensipleri adlı eserinde yayımlamıştır bu periodik tabloda bilinen elementi atom ağırlıklarına ve benzer özelliklerine göre sıralamıştır marie curie radyoaktiviteyi ve sonrasında polonyum ve radyum u keşetmiştir yılında nobel kimya ödülünü kazanmıştır ernest rutherford çeşit radyoaktifliği alfa parçacığı beta parçacığı ve gama ışınını keşfetmiştir bu gelişmelerin sonrasında ve öncesinde daha birçok bilim insanının katkısıyla kimya bilimi günümüze ulaşmıştır yılı birleşmiş milletler tarafından uluslararası kimya yılı ilan edilmiştir antik yunanistan ve antik mısır da belli başlı asitler ve bazlar hali hazırda sınıflandırılmışlardı yunanlar ekşimsi tat veren sirke gibi maddeleri ekşi olarak adlandırmışlar daha sonra bu sözcük latinceye acere olarak geçmiş ve avrupa dillerindeki anlamı da latinceden türeyerek bu dillere geçmiştir oksijen elementinin adı da antoine lavoisier in oksijeni asid üreten anlamında hatalı tanımlamasından kaynaklanmaktadır asit ve bazların farklı tanımları mevcuttur arhenius un tanımına göre bronsted lowry tanımına göre lewis teorisine göre asit ve baz etkileşim halinde bırakıldıklarında tuz üreterek bir diğerini nötrleştirme eğilimi gösterirler hcl ve naoh ın tepkimesi nacl bileşiği tuz ve su üretir dalton un atom teorisini tanımlamasından yaklaşık yüzyıl sonra atomun temel parçacıkları keşif edilmiştir yılında elektron yilinda proton ve yilinda nötron keşif edilmiştir atom un temel parçacıkları keşif edildikten sonraki dönemde birçok isim atom teorisine kayda değer katkılar sağlamıştır bu isimlerden bazıları einstein de broglie schrodinger ve heisenberg dir kuantum teorisi elektronların parçacık olmakla birlikte aynı zamanda dalga özelliklerine sahip olduğunu göstermiştir modern atom teorisine göre atom etrafı olasılık bulutlarıyla orbital çevrili atom çekirdeğinden oluşmaktadır bu olasılık bulutları da elektronların en olası bulundukları yerleri ifade etmektedir dalga denklemleri kullanılarak bu orbitallerin şekli ve büyüklüğü hesaplanabilmektedir molekül birbirine bağlı bir grup atomun oluşturduğu kimyasal bileşiklerin en küçük temel yapısına verilen addır diğer bir ifadeyle bir molekül bir bileşiği oluşturan atomların eşit oranlarda bulunduğu en küçük birimdir moleküller yapılarında birden fazla atom içerirler bir molekül aynı iki atomun bağlanması sonucu ya da farkı sayılarda farklı atomların bağlanması sonucu da oluşabilirler bir su molekülü atomdan oluşur iki hidrojen ve bir oksijen bir hidrojen peroksit molekülü iki hidrojen ve iki oksijen atomundan oluşur diğer taraftan bir kan proteini olan gamma globulin sayıda atomdan oluşmakla birlikte sadece çeşit farklı atom içerir hidrojen karbon oksijen ve nitrojen molekülleri oluşturan kimyasal bağlara moleküler bağlar denir bunlar kovalent iyonik ve metalik bağlardır bir molekülün atomları arasında oluşan bağlardır moleküller arası bağlardan daha kuvvetlidirler bir su molekülünün atomlarını bir arada tutan bağ moleküler bağlara örnektir öte yandan su moleküllerini buz halindeyken bir arada tutan bağlar ise moleküller arası bağlara örnektir moleküler bağlar kovalent iyonik ve metalik bağlardır moleküller arası kuvvetler bir bileşiğin molekülleri arasında bulunan çekim kuvvetleridir bu kuvvetler bir bileşiğin katı sıvı ya da gaz halinde bulunmasında kaynama ve erime noktalarının değerinde ve çözünürlüğünde önemli rol oynar moleküller arası kuvvetler van der waals kuvvetleri ve hidrojen bağıdır su amonyak karbonmonoksit ve karbondioksit gibi aşina olduğumuz maddeler aslında kimyasal bileşiktir bunların yanında daha az aşina olduğumuz sakkaroz çay şekeri asetilsalisilik asit aspirin ve askorbik asit c vitamini de kimyasal bileşiklere örnek teşkil etmektedirler bütün bu bileşiklerin ortak özelliği her birinin iki ya da daha fazla elementten oluşuyor olmalarıdır öyleyse kimyasal bileşik iki ya da daha fazla elementin atomlarının oluşturduğu aynı özelliklere sahip moleküllerin oluşturduğu maddelerdir kimyasal bileşikler moleküler bileşik ve iyonik bileşik olmak üzere ikiye ayrılır çözelti bir ya da daha fazla maddenin solute moleküler düzeyde başka bir maddenin solvent içine karışıp oluşturduğu homojen karışımdır bazı yaygın çözeltilere hava n ve diğer bazı gazlar doğal gaz ch ch ve diğer birçok madde deniz suyu su tuz vs sirke su ve asetik asit ve pirinç kalay kurşun gibi çözeltiler örnek olarak verilebilir çözünürlük bir maddenin bir solvent içerinde çözünme miktarını ifade etmek için kullanılır genellikle çözünen maddenin miktarının solute solventin hacmine bölünmesiyle elde edilir çözünürlüğü etkiyen faktörler olarak sıralanabilinir elektrokimya elektrik ve kimyasal değişimler arasındaki ilişkileri inceler kendiliğinden gelişen birçok kimyasal tepkime sonucunda elektrik akımı oluşmaktadır öte yandan elektrik akımı kendiliğinden gelişmeyen birçok tepkimenin gerçekleştirilmesinde kullanılmaktadır elektroliz süreciyle elektrik enerjisi kimyasal enerjiye dönüştürülebilmektedir kimyasal bağ farklı atomların elektronlarının etkileşimi sonucu oluşur ve atomları bir arada tutar kimyasal bağ atomlar arası elektron alışverişi sonucu oluşuyorsa iyonik bağ eğer ortak paylaşım sonucu oluşuyorsa kovalent bağ olarak adlandırılır elektronların metal atomları arasında paylaşımı sonucu oluşuyorsa da buna metalik bağ metalik bağ denir kimyasal kinetik kimyasal tepkimeleri tepkime hızı değişkenlerin tepkimeye etkileri atomların yeniden dizilişi ve ara ürünlerin oluşumu gibi açılardan ele alır stokiyometri kimyasal bir tepkimede bulunan reaktanların ve ürünlerin miktarlarının bir birleriyle olan sayısal ilişkilerini inceler dengedeki bir kimyasal tepkime ifadesinde katsayılar kaç mol reaktanın bir diğer bir reaktanla tepkimeye girmek için gerekli olduğunu ve bu tepkimeden kaç mol ürün elde edileceğini ortaya koymada kullanılan metottur dengede olan bir tepkimede reaktanların ve ürünlerin miktarları arasında bölen ve bölünen kısımlarında pozitif tam sayılar içeren bir orantı oluştumaktadır örneğin metan ın oksijen le tepkimesinde molekül karbondioksit ve molekül su oluşması için molekül metan molekül oksijen ile tepkimeye girmelidir termodinamik enerji ısı entropi ve ekserji gibi fiziksel kavramlarla ilgilenen bilim dalı termodinamik her ne kadar sistemlerin madde ve veya enerji alış verişiyle ilgilense de bu işlemlerin hızıyla ilgilenmez bundan dolayı aslında termodinamik denilirken denge termodinamiği kastedilir zamana bağlı termodinamik olaylarla denge halinde olmayan termodinamik ilgilenir kimya nın ana alt dalları şöyle sıralanabilinir edebiyat veya literatür bazen yazın olay düşünce duygu ve hayalleri dil aracılığı ile estetik bir şekilde ifade etme sanatıdır edebi yazılar yazan sanatçılara edebiyatçı denir daha kısıtlayıcı bir tanımla edebiyatın bir sanat formu olarak oluşturulan yazılar olduğu düşünülmüştür bunun nedeni günlük kullanımdan farklı olarak edebiyatın dil ürünü olması etkilidir edebiyatın hint avrupa dil ailesinde kullanılan kelime karşılıkları latince literatura litteraturadan türevlendirilmiştir literatura litteratura ise latincede mektup ve el yazısı anlamına gelen littera kelimesinden türemiştir edebiyatın konuları ise deneme drama efsane hikâye roman şiir dir bazı edebiyat eserlerinde gerçeklik kurmaca gerçeklik şeklindedir eseri ortaya koyan sanatçı gerçek hayattan esinlendiği olaylar ya da fikirler ile kendi kafasındakileri harmanlar bunun sonucunda eserler hem gerçek hayattan hem de sanatçının duygu düşünce ve hayallerinden izler taşır edebiyat genellikle yazılı ürünler için kullanılan bir terim olmasının yanında aslında sözlü ürünleri de kapsayan bir genişliğe sahiptir bu şekilde yazılı olmayan ve halk anlatımlarıyla yaşayan edebiyata sözlü edebiyat adı verilmektedir edebiyat kurgu veya gerçek algı temelinde sınıflandırılabilir yine edebî eserlerin tasnifindeki bir diğer ölçüt mevcut eserin manzum ya da nesir olmasıdır bu temel ölçütlerin yanında edebî eserler büyüklük formlarına göre de farklı adlar altında toplanır örneğin hikâye roman kısa öykü veya drama birbirinden uzunluk kısalık ilişkisiyle de ayrılabilir bunların yanında tarihsel süreç içerisinde edebiyatın sınıflandırılmasında estetik ve tür şekil ilişkisinin de dikkate alındığı gözlemlenmektedir zaman içerisinde edebiyat kavramı büyük bir değişim geçirmiştir bugün için edebiyat yazılı olmayan sözlü sanat formlarını da kapsamaktadır son yıllarda sanal ortamın gittikçe yaygınlaşmasıyla edebiyatın yeni bir kolu olan e ortam edebiyatı ortaya çıkmıştır edebiyat sözcüğü arapçadaki edeb teriminden gelir ve görgü terbiye konuk ağırlama adabı yaşam tarzına ilişkin hikâye ve gözlemlerden oluşan gibi anlamlara gelir arapçadaki edeb teriminin kökeninin sümerce olduğu düşünülmektedir nitekim sümercede dub ba tablet ev sözcüğü okul manasına gelmektedir keza arapçadaki yazı sanatıyla ilişkili başka kelimelerin de sümerceden ödünçlenmiş olması muhtemeldir türkçede edebiyat sözcüğü tanzimat dönemi nde kullanılmaya başlanmıştır bundan önce ilm i edeb şiir veya inşâ gibi terimler kullanılmaktaydı edebiyat sözcüğü ilk defa şinasi ve namık kemal in yazılarında kullanılmıştır sözcüğün latince karşılığı olan litteratura fransızcaya geçmiş littrature ve fransızcadan da türkçeye geçmiştir edebiyatın edebiyatçılar tarafından ortak bir kanıya varılmış bir tanımı bulunmamaktadır edebiyat tanımlanması platon un devlet kitabından günümüze kadar sürmektedir platon edebiyatın genel anlamı ile hayatı yansıması olarak tanımlamış ve bu betim günümüze kadar yaşarlığını korumuştur fransız roman yazarı stendhal bir roman yol boyunca gezdirilen ayna demektir georgi plehanov ise edebiyat ve sanat hayatın aynasıdır demiştir bu tanımlamaları m parkhomenko ve a myasnikov sanat çoğu kez aynaya benzetilir bu benzetmenin yanlışlığı on dokuzuncu yüzyıl klasiklerinin bile gözünden kaçmamıştır ayna karşısında duran nesneleri donuk biçimde yansıtmaktan öte bir şey yapmaz oysa sanat gerçeğin özüne doğru çok inebilmek için gerçeği seçer çözümler ve yeniden biçimlendirir şeklinde eleştirmişlerdir boris suchkov ise iki fikrin sentezi sanat ve edebiyat yapıtlarının çizdiği dünya gerçekliğin körü körüne bir kopyası değildir ama dünyanın rengini ve kokusunu kendinde muhafaza eder şu basit nedenle ki sanat her zaman için doğanın ve insan hayatının en özlü yanlarını ele almıştır her hakiki sanat yapıtının bir bildirisi olması gerekir bu bir sanat yapıtının varolabilmesinin temel koşulu ve hayatî ögesidir sanat gerçekliğin büyük disiplinine ancak boyun eğebilir ona yardım edemez tanımını oluşturmuştur ingiliz edebiyat eleştirmeni terry eagleton sağlam ve değişmez değerleri olan ve birtakım ortak özellikleri paylaşan eserler anlamında bir edebiyat tanımı olamaz demiştir edebiyatın sınırları önceden belirlenmiş form ve kurallara göre tasarlanarak oluşturulan bir üretim mi yoksa baştan tasarlanamayan üretim sırasında bilinçaltı ve geçmiş tecrübelerin ışığında oluşturulan özgün bir eser mi olduğu eski yunan da bu yana tartışma konusu olmaya devam etmektedir öyleyse edebi metnin üretimini sorgulayan iki ana görüş vardır ilk temsilcisi aristoteles olup ünlü düşünür poetika adlı çalışmasında tragedyayı enine boyuna incelerken kurguyu ön plana çıkararak sanatsal dışavurumu ikinci plana atmıştır ms yüzyılda eski romalı düşünür longinus peri hypsous yücelik üzerine adlı çalışmasında bir eserin sanatsal değerinin içindeki coşku miktarı ile ölçülebileceğini iddia ederek kurgucu anlayışı reddetmiştir türkçe olarak üretilmiş sözlü ve yazılı metinleri türk dilinin türkiye topraklarında gelişen ilk ürünleri yüzyılın sonu ile yüzyılın başlarına aittir yüzyıla kadar iran islâm medeniyeti çerçevesinde gelişen türk edebiyatının ürünleri halk edebiyatı ve divan edebiyatı olarak birbirinden farklı yanları olan iki kolda gelişti osmanlı sarayı çevresinde fars edebiyatı nın etkisiyle üretilen klasik edebiyat denilen divan edebiyatı ağır basarken halk arasında sözlü gelenek uzun bir zaman devam etti ingilizce olarak icra edilen edebiyat türü bu alanda eser veren sanatçıların ille de ingiliz olması gerekmez polonyalı joseph conrad iskoç robert burns irlandalı james joyce galli dylan thomas amerikalı edgar allan poe hint salman rushdie karayipli v s naipaul ingilizce olarak birçok edebi eser vermişlerdir diğer bir deyişle ingilizce edebiyat dünyada konuşulan ingilizce nin çeşitli varyasyonları ve lehçeleri gibidir akademik alanda ingilizce edebiyat ingilizce üzerinde çalışan bazı bölümlere ikincil ve üçüncül eğitim sistemlerine ad olabilmektedir ingiliz edebiyatı ndaki çok sayıda yazar çeşitliliğine rağmen william shakespeare in eserleri ingilizce konuşan dünya genelinde en önemli noktada yer almaktadır orta avrupa da yaşayan almanca konuşan toplulukların edebi yaratısı almanya avusturya isviçre ve bunların yanındaki alsas fransa bohemya çek cumhuriyeti ve silezya polonya gibi bölgelerdeki çalışmaları kapsar fransızca kullanılarak ortaya çıkan edebiyat ürünlerini kapsar dünyanın en zengin ve en etkileyici edebiyatlarından biridir fransız yazarlar başta epik şiir lirik şiir drama ve kurgu olmak üzere edebi yazınların tümüne katkıda bulunmuşlardır fransız edebiyatı birçok ülkedeki yazarların çalışmalarını derinden etkilemiştir lerde klasizm denen fransız kültürel hareketi tüm avrupa edebiyatında önemli etki bırakmıştır lerin fransız yazarları avrupa edebiyatını kontrol altına almışlardı ler boyunca realizm ve sembolizm birçok dilde yazan yazarların çalışmalarını şekillendirmesine yardımcı olmuştu lerde ise gerçeküstücülük sürrealizm ve egzistansiyalizm varoluşçuluk fransa sınırlarının dışına çıkarak diğer yazarlar sanatçılar ve düşünürlerin çalışmalarını geniş ölçüde etkilemiştir italyan yazarlarca italyanca yazılmış edebiyat yapıtlarını kapsar italya nın siyasal birliğini yüzyıla kadar kuramaması ve katolik kilisesi nin etkisiyle yazılı metinlerde uzun süre latince kullanılmış ve yerel bir dilin yaygınlaşması öbür avrupa ülkelerine göre daha geç başlamıştır ve yüzyıllar arasında italya da fransızca düzyazı ve koşukla yazılmış romanslar okunmuş ve klasik metinlerden uyarlamalar yapılmıştır böylece yüzyılda bir fransız italyan edebiyatı gelişmiştir italyanlar fransız öykülerini çoğu zaman uyarlayarak ve bunlara çeşitli eklemeler yaparak kaleme almışlardır bu edebiyatta fransızca kullanılmakla birlikte yazarlar yapıtlarına yer yer kendi lehçelerinin özelliklerini de katmışlardır türk dil kurumu na göre mühendis insanların her türlü ihtiyacını karşılamaya dayalı çeşitli yapılar yol köprü bina peyzaj çevre gibi şehircilik ve imar dışı alanların ilkeleri bayındırlık tarım beslenme gibi gıda fizik kimya biyoloji elektrik elektronik gibi fen uçak gemi otomobil motor iş makineleri gibi teknik ve sosyal alanlarda uzmanlaşmış belli bir eğitim görmüş kimsedir modern anlamda mühendis bilim insanlarının ürettiği teorik bilgiyi tekniker ve teknisyenlerin uygulayabileceği pratik bilgiye dönüştüren kişidir arthur mellen wellington a demiryolları inşaat mühendisi göre mühendislik beceriksiz birinin iki dolara kötü yaptığı bir şeyi bir dolara iyi yapma sanatıdır mühendis kelimesi arapça geometri hendese ile meşgul olan geometri bilen kişi anlamına gelmektedir mühendis olan kişilerin yüksek lisans bitirerek elde ettikleri unvana denmektedir ilk başta matematik olmak üzere ihtiyaçların karşılanmasında emniyet ekonomi ve estetiğin göz önüne alınmasıdır ters mühendislik mühendisliğin temelidir felsefî açıdan klâsik mühendislik teklikten bütünselliğe ulaşmaktır ama ters mühendisliğin ilkesi bütünsellikten tekliğe ulaşma gayesini taşır sanatsal tasarım ve aynı zamanda endüstriyel tasarım anlamında birçok sanatçı tabiattan esinlendik ve ilham aldık ifadesi içindedir aslında bu noktada ar ge anlamıyla evrim bilimi mevcut bilim tarafından ters mühendislik temelleriyle incelenerek şu anki bilimsel doğrusal mühendislik anlayışını var etmektedir mühendislik de bilim gibi çok geniş dalları olan bir alandır ve genelde dört ana dala ayrıldığı düşünülür dil veya lisan insanlar arasında anlaşmayı sağlayan doğal bir araç kendisine özgü kuralları olan ve ancak bu kurallar içerisinde gelişen canlı bir varlık temeli tarihin bilinmeyen dönemlerinde atılmış bir gizli anlaşmalar düzeni seslerden örülmüş toplumsal bir kurumdur dil birbirleriyle yakın ilişkili iki farklı tanımın kullanımını belirtir tekil anlamda dil genel bir olgudur veya mesela almanca veya çince gibi somut bir dili ifade eder burada dil genel anlamda bir olgu olarak ele alınmaktadır dil iki farklı görüş açısı altında tanımlanabilir ayrıca dilin gösterge bilimiyle işaret bilimi bağlantılı olan tanımı da önemlidir bu gelenekten sonra ferdinand de saussure dili bir göstergeler sistemi olarak tasarlamıştır ve bu dil göstergesini telaffuzun signifiant gösteren ve fikrin signifi gösterilen zorunlu ilişkisi olarak hatta zihinsel bir şeyler olarak ifade etmiştir dil kuşaklar arasında ve aktüel durumda insanlığın kullandığı bağdır bu bağ kültürün taşıyıcısıdır bundan dolayıdır ki dil ve kültür birbirini sürekli etkileyen iki olgudur bu iki olgudan herhangi birinde olan değişiklik diğerini de etkiler bu da doğal bir süreklilik ve tabii olma durumunu doğurur dil toplumda var olan bir gerçekliktir onun için toplum örnekleminde bulunan unsurların benimsemesi olmadan bir dile dışarıdan etki etmek zordur dil insanlar arasında anlaşmayı sağlayan tabii bir araçtır dil kendi kanunları içerisinde yaşayan ve gelişen canlı bir varlıktır dil bir milleti birleştiren koruyan ve o milletin ortak malı olan sosyal bir müessesedir dil yüzyıllar boyu gelişerek meydana gelmiş bir sosyal kurumdur dil seslerden örülmüş bir ağ niteliğindedir dil temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış bir sistemdir dil diğer insanlarla bütün ilişkilerimizde bize aracılık eder ve sosyal bağlarımızı düzenleyen bir araç olarak hayatımızın her safhasında bizlerin yanında bulunur evde okulda sokakta çarşıda iş yerinde ve her yerde dil ile iç içe yaşarız dil doğuştan bilinemez insan ilk aylarda ağlamalar taklitler birtakım hareketlerle anlaşma sağlamaya çalışır çocuk içinde yaşadığı topluluğun anadilini uzun bir sürede öğrenir daha sonra kulağına gelen seslerin belli kavramlara hareketlere varlıklara karşılık olduğunu anlamaya başlayarak dil öğrenimine adım atar dil her zaman insan benliğinin ayrılmaz bir parçasıdır insan zekâsının ve insanda sınırsız olan duygu ve düşünce kabiliyetinin sonuçları insanın kendi benliğinin dışına ancak dil ile aktarılabilir bu bakımdan dil ile düşünce iç içedir insan dil ile düşünür ve yaşar dilin gelişmesi düşünceye düşüncenin gelişmesi de dile bağlıdır çeşitli medeniyetlerin meydana gelmesini sağlayan düşünce gelişmesini dile borçludur dilin bilimsel tanımı yüzyılda ferdinand de saussure gibi dil bilimcilerin çalışmalarıyla çağdaş genel dil biliminin kurulmasından sonra yapılabilmiştir dil temelde bir kavram ile o sesin zihindeki karşılığının birbirine bağlanmasından doğar bu bağlanma doğal ve zorunlu değildir mesela köpek kavramı için ingilizler dog sesini kullanırken almanlar hund sesini fransızlar chien sesini kullanırlar bununla birlikte kavram ses imgesi bağının aynı toplumun bireyleri için zorunlu olması gerekmektedir yoksa toplumsal anlaşma sağlanamaz insan dilini bütün hayvan dillerinden ayıran iki temel özellik bulunmaktadır öncelikle insan dili hayvan dilleri gibi kalıtım yoluyla elde edilmez aksine insan dili toplumsal çevre içinde öğrenim yoluyla elde edilir kuşaktan kuşağa farklı koşullar içinde gerçekleşen bu öğrenim sürecinde dilin de değişikliğe uğraması mümkündür insan dilinin çeşitliliğine karşın hayvan dillerinin değişmezliği bu iki dil edinimi arasındaki farkın bir sonucudur ikinci olarak insan dilinin öğeleri olan göstergelerin son derece küçük parçalara ayrılabilmesi mümkündür bu küçük parçaların değişik biçimlerde birleştirilmesiyle yeni dil öğeleri yeni anlamlar yeni kelimeler meydana gelir hayvan dillerinde böyle bir bölünme ve eklemlenme özelliği söz konusu değildir kısaca söylemek gerekirse dil toplumsal yaşamın hem ifadesi hem de varlık koşulu durumundadır hem sonuçtur hem de nedendir dilin nasıl oluştuğunu kesin olarak bilebilmenin bir yolu yoktur izleri yarım milyon yıl öncesine kadar dayanan insan yaşamına bakıldığında insanların bu işi nasıl geliştirdiklerine dair bir kanıt bulunamamıştır bu kanıt boşluğunda birçok teori ortaya atılmıştır ilk insanlar çevrelerindeki sesleri taklit ederek ilkel dilleri oluşturmuşlardır modern bütün dillerde doğal ses yansımalarına karşılık gelen kelimeler bulunmaktadır bu da yansıma teorisini desteklemektedir türkçede vızıltı mırıltı fısıltı gürültü çatırtı patırtı havlama horlama gibi kelimeler yansıma kelimelerdir buna rağmen somut olmayan ses olgusuna sahip olmayan kelimelerin oluşumunu bu teori ile açıklamak zordur ilk insanlar korkularını acılarını sevinçlerini ruh hâllerini dışa vuran sesler oluşturmuşlar ve böylece dil oluşmuştur ilk insanlar işleri birlikte yapmaya başlamışlar ve birlikte tempo oluşturmuşlardır bir dildeki konuşma dili ve yazı dili o dil sisteminin çeşitlenişleridir her şeyden önce konuşma dilimiz yazı dilinin morfolojik ve sözdizimsel kurallarına dayanır bu durumların çoğunluğunda kuralların bazılarının dil bilgisi ve sözdizimsel açıdan yerine getirilmesi göze çarpmaktadır özne yüklem ve nesne gibi belirli standartlaşmış kelime sıralamalarına uyulur ama konuşma dili başka koşullar altında meydana geldiği için bir dizi kendine özgü özellik durumları söz konusu olmaktadır bu özellik durumları doğal dil edinimi ile öğrenilir ve konuşma süreci esnasında bilinçli olarak algılanamaz bu özellikler özellikle dilsel durumun algılanmasına bağlıdır sesbilimsel anlama nüanslamanın ve duyguların ifadesinin kendilerine özgü olabilirliklerini sunmaktadır konuşma dili kalıcılığı olmayan bir araçtır bundan dolayı konuşmacı tarafında kısıtlı bir öngörü kapasitesi ve devam eden iletişimdeki katkıyı sağlamlaştırma zorunluluğu doğmaktadır bu durum ara vermeksizin konuşma hakkı kaybedilmeden gerçekleştirilir ayrıca anlama ve anlaşılır olma konusunda başka talepler olacaktır bu talepler zaman baskısı olmaksızın kaleme alınmış ve keyfi olarak sık sık okunabilen yazılı metinler olabilir kendiliğinden oluşan bir dil karşılıklı iletişime dayalıdır dinleyici konuşmacının katkılarının gerçekleşmesine geri bildirimler aracılığıyla sanki konuşmacının kendisiymiş gibi katılır mesela bu geri bildirimler hımm gibi ünlemler veya mimikler olabilir konuşmacının yaşı sosyal statüsü cinsiyeti lehçe bölgesi tutumu ve davranışı gibi durumlarda iletişim için konuşma durumu büyük oranda etkilidir buradaki konuşma durumu hangi bağlamda kim ile konuşulduğunu ifade eder birçok sözlü açıklama sözlü olmayan eylemler ve ortak tecrübeler üzerine uyarılar aracılığıyla arttırılabilir konuşmacı sadece kısıtlı bir öngörü kapasitesine sahiptir zamansal çerçeve yaklaşık olarak saniye içerisinde harekete geçebilir sinir sistemi ve beyin araştırmacısı ve biçim ruhbilimcisi ernst pöppel bu noktada bir algısal çerçeve den söz etmektedir bu algısal çerçeve içerisinde dürtülerin bütünleşmesi meydana gelebilir konuşma esnasında yardımcı olan ve zamansal olarak ardı ardına gelen bilgiler eşzamanlı olarak algılanabilir bu zaman çerçevesinde nadiren bir cümle nokta ve virgül ile ayrılır bu durumdan az da olsa güzel konuşma sanatı olan retorik bakımından eğitimli ve büyük bir ifade repertuvarına sahip bazı insanları ayrı tutmak gerekir genellikle konuşmacının görüşlerinin başlangıcında kesin bir sözdizimsel yapı mevcut değildir bu yüzden çoğunlukla önceden başlatılan dillerin yarıda bırakılması için bir zorunluluk ortaya çıkar düşünceler yeniden bir başlangıç için yeniden yapılandırılır veya var olan yapılar konuşma sırasında düşüncelerin kademe kademe üretilmesi nin heinrich von kleist doğruluğu konuşulabilsin diye bir başka yapıya dönüştürülür sözlü bir ifade yazı dilinin aksine düzeltmeler aracılıyla bile geri alınamayabilir ama dil üretiminin yolu yeniden izlenebilir sık sık artık bilgiler söz konusu olduğundan düzeltmeler de önemli bir amacı yerine getirir bu amaçlar anlamlılık oluşturma açıklama ve niteliklerin belirtilmesi içeriksel olarak zayıflama veya uzak kalmadır kendiliğinden düzeltme yani onarım anlayış güvencesine ve nadiren de görünüm güvencesine hizmet eder düzenlilikler zifonun hoffmann strecker ff gibi araştırmacılarda tasvir edilir iletişim arkadaşınız tarafından bir dinleyici sinyali aracılığıyla şüpheli bir bakış veya baş sallama gibi sözlü olmayan etkenlerle ve basit şekilde bâzı sinyallerin gerçekleşmemesiyle düzensizlikler ortaya çıkabilir telefon etmede bilinen bir olay dinleyicinin sinyallerinin hımm evet gibi kelimelerle ahize sinyallerinin bastırılmasıdır bu kısa bir süre meydana gelir linguistik te iletişimsel edimsel dönüm noktası edimsel ve sosyolinguistik teorilerinin etkisi altında ortaya çıktığında li yılların başlarında konuşma dilinin yazı dili karşısındaki özellikleri eski haline getirildi psikolog ve filozof paul watzlawick ın ekibinin iletişim teorisi de bu konuda büyük bir rol oynamaktadır bu teoriye göre her iletişim içerik yönünün ve ilişki yönünün bir birimini ifade eder bir anlayış zamanla dil bilimine de kapılarını kapatmamalı konuşma metinleri yazılmadan önce sıkıntı verici olarak bilinen ve düzenli olarak yok edildikten sonra iletişimsel unsur olarak ifade edilen özel sınıflandırma işaretleri mevcuttu sesleri temsil eden ah oh yani ve değil mi gibi leksikal kelimesel dinleyici ve konuşmacı işaretleri sözlü iletişimde bir ifadenin daha küçük birimlere bölünmesini mümkün olmasını sağlar ayrıca bu işaretler konuşmacı ve dinleyici arasındaki ilişkiyi konuşmanın kabulü bakımından ve konuşma hakkının güvenliğinin düzenlenmesini belirler bu leksikal sınıflandırma işaretlerinin ve içeriksel konuyla ilgili sınıflandırmanın yanı sıra özellikle prosodisch bürünsel unsurlar vardır bunlar ses alçalması ve ses yükselmesi dolu veya boş molalardır bu molalar konuşmacının katkılarının içsel sınıflandırılmasının daha küçük iletişimsel birimler oluşturmasına yol açar birçok psikoterapik eğilimler mecazi konuşmaları eleştirmektedir konuşma başlangıçlarında kullanılan şunu demek istiyorum düşünüyorum ki gibi süslü püslü ama boş olan sözlerin neyi ilgilendirdiğini eleştiri noktası olarak görmektedir çoğunlukla böyle boş sözlerin içerikle ilgili imalı bir kullanımının söz konusu olmadığı burada belirtilmelidir ancak konuşma hakkının savunulması çabası devam etmeli aynı zamanda bilginin aktarımı sırasında konuşma hakkı güvenceye alınabilsin diye ifadenin gereksiz kısmı başta bulunmalı daha uzun bir dikkat gerektiren hikâye öykü gibi türlerde fıkra belirtileri diye adlandırılan şu giriş cümleleri kullanılır dün bana ne olduğunu biliyor musun olanları duydun mu v s burada konuşmacı dinleyicisinin eğilimini hesaba kattığını ve sözü dinleyicisine bırakmak için geniş bir zaman verdiğini gösteriyor bazen yanlış bir işaret ile rahatsız edici bir iletişimin temeli oluşur arkadaş çevresinde cümlesine dikkat et şeklinde başlayan bir kişi başkaları tarafından yanlış anlaşılabilir dikkatli olunuz boş sözü belki bir tehdit veya belki de bir nasihat olarak hissedilebilir insanlar tarafından konuşulan bir dil veya tarihi ve art zamanı bulunan bir dil olan işaret dili linguistik çerçevesinde doğal dil olarak tanımlanır bilişimsel dil bilimi içerisinde doğal bir dilin karakteristik özelliği dilsel bir konuşma sistemi yeterliliği ve dilsel ifadeleri benimsemek olarak tanımlanır bu ifadeler tam bir cümleden oluşmalıdır ve tek bir cümleden birçok anlam çıkarılmalıdır bunun yanı sıra doğal dilleri anlama ve karşılıklı ses verme arasında fark vardır her bir sözcüğün ve tonların anlaşılması sınırlıdır dilin ve dil kullanımının bütün yönleriyle ve tek tek somut diller ile uğraşan bilim dalı linguistik veya dil bilimidir bunun yanı sıra genel dil bilimi insana özgü dilleri bir sistem olarak araştırır ayrıca dilin genel ilkelerini kurallarını ve koşullarını araştırır uygulamalı dil bilimi dilin somut kullanımı bağlamında ortaya çıkan konuları ele alır tarihî dil bilimi dillerin tarihî gelişimini ve genetik akrabalıklarını araştırır bunu genel anlamda dil değişimi gibi tek tek dillerin öğelerinin tarihini göz önünde bulundurarak yapar karşılaştırmalı dil bilimi diller arasındaki farklılıkları ve ortak özellikleri araştırarak elde eder ve bunları belirli kriterlere göre sınıflandırır ayrıca dil önermelerini yani bütün dillerde veya birçok dilde ortak olan özellikleri araştırarak ortaya çıkarmaya çalışır doğal diller özellikle yapısal ve kelimeyle ilgili anlaşılmazlıklar ve belirsizlikler bakımından doğal olmayan dillerden farklıdır bu doğal olmayan dillere programlama dilleri örnek gösterilebilir böyle bir tanımlamaya göre esperanto gibi yapay diller doğal olmayan dil olarak sınıflandırılır çünkü bunun gibi dillerin bağımsız tarihi bir gelişimi söz konusu değildir doğal diller de yapay diller de jest mimik ve iletişimdeki ton değişimleri için ses melodisi gibi aksan ve şiveleri kullanır dil biliminin içinde dilin özel yönleriyle uğraşan çok sayıda büyük ve küçük alanlar vardır bunlar dil ve düşünce dil ve gerçeklik veya dil ve kültür arasındaki ilişki ile sözlü ve yazılı dillerdir insanlığın ana dili üzerine varsayımlar özellikle kurgusaldır söylentiye dayanır bu paleo dil bilimi alanın araştırma konusudur dilin kullanımı kural değeri taşıyan bakış açıları altında sözlüklerde imla kılavuzlarında yazı biçimi sözlüklerinde ve dil bilgisi kullanımlarında tanımlanır belirli dil bilimsel alanların yanı sıra dilin etkisini yaratıcı gelişimini ve anlamını yoğun olarak özellikle açıklayan bilimsel alanlar vardır bu alanlara söz sanatlarını inceleme bilgisi retorik edebiyat bilimi hem felsefenin hem de dil bilimininin alt alanı olarak dil felsefesi ve etnoloji dâhildir doğal dillerin aksine şeklî diller mantık ve kitle öğreniminin araçlarıyla tanımlanabilir temel ifadelerin sayılabilir çokluğu düzyazı kuralları biçim olarak güzel ifadeler biçimsel mantığın tanımlama ilkeleri de doğal dilleri kullanır bu alandaki öncü çalışmaları amerikan mantıkçı richard montague yapmıştır tamamıyla bir yeniden oluşturma elbette mümkün değildir çünkü mantık da doğal dillerden türemiştir sonuç olarak doğal dillerdeki her şeyi kararlaştırmak zorundayız ludwig wittgenstein dil özel anlamda almanca japonca veya svahili dili asıl adıyla kiswahili doğu afrika da kullanılan bir dildir gibi belirli tek tek dilleri belirtir insanlığın sözlü dilleri dil aileleri içerisindeki genetik akrabalıklarına göre sınıflandırılır bu sınıflandırma dil kodlamaları aracılığıyla her ayrı dile göre uluslararası alanda iso a göre yapılır iso uluslararası standart organizasyonu standartlarına göre yılında yayımlanan national geographic dergisine göre dünya genelinde dil aktif olarak kullanılmaktadır fakat günümüzde var olan aşağı yukarı dilin neredeyse yarısından fazlası yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır çünkü bu diller artık ya hiç konuşulmuyor ya da artık yeni nesillere aktarılmıyorlar bu durum muhtemelen günümüzde halen var olan dillerin büyük bir kısmının önümüzdeki yıl içerisinde yok olmasına sebep olacaktır toplum yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan dillerle ilgilenmeyi ve insanlığın mirası kabul edilen bâzı dilleri belgelendirmeyi destekliyor ayrıca bu dillerin üzerinde çalışılan özellikleri vasıtasıyla sınıflandırılmasını da destekliyor dil yaşayan bir canlıdır dil doğar zaman içerisinde değişir ve tekrar yok olur gider ama bu yok oluş biyolojik anlamda değildir aksine gelecek kuşaklara aktarılma anlamında bir yok oluştur burada canlı olma işlevlerin çeşitliliği için mevcuttur günlük hayatta artık kullanılmayan yani ölü diller olarak kabul edilen diller kendi yerlerini alan dillerde izlerini bırakırlar mesela romen dillerinde italyanca fransızca rumence v s ve diğer başka dillerde de çoğunlukla dilsel ifadelerin alınması yoluyla latincenin izleri görülür diller kökenlerine göre etnik diller ve yapay diller diye sınıflandırılırlar bir etnik dil veya halk dili mesela bir kök dil peru ve bolivya arasındaki titikaka titicaca gölü kıyısındaki aymara olabilir mesela bir yapay dil ise martin luther tarafından yapılan incil tercümesi zamanındaki almancadır çünkü ondan önce çok sayıda tamamen farklı almanca kök diller vardı ve bu kök diller de kelime hazinesinde birçok farklılıklar gösteriyordu en çok tanınan kendine özgü ve çok yaygın bir yapay dil örneği esperantodur ama esperanto dünya dili olarak kabul edilmeye henüz çok uzaktır orijinal adı lingvo internacia olan esperanto kendini dr esperanto olarak tanıtan polonyalı göz doktoru ludwik lejzer zamenhof tarafından farklı dilleri konuşan kişiler arasındaki iletişim zorluklarının öğrenilmesi kolay bir ortak dil ile aşılabileceği düşüncesiyle yılında üretilen bir yapay dildir konuşulan diller var olan bir dilin sözlü ifadelerinin bütünüdür konuşulan dillerin yazılı dillerden farklı olarak görsel ve el ile oluşturulmuş işaret dili ve konuşma dışı iletişim parasprache gösterilebilir konuşulan diller insanlığın dilinin ilk ve temel biçimidir bâzı kültürlerde yazı dili geçmişte yoktu ve hâlâ da yok konuşulan diller kendiliğinden ve özgür biçimde ifade edilen konuşmalardır bu konuşmalar düzenlenmemiş ve gözlemlenmemiş iletişim durumlarıdır ve bu konuşmalar iki veya daha fazla konuşmacı arasında gerçekleştirilir bu durum yazılı olarak önceden ifade edilen konuşmalarda hariç tutulur konuşulan dillerin özel oluşum durumları kısıtlı normalleştirmesinin yanı sıra konuşmanın duruma bağlılığına etkileşimliliğine ve az da olsa işleme zamanına aittir konuşulan dillerin özelliklerine elips oluşturma da dâhildir bu sözdizimsel olarak tamamlanmamış cümleler anlamına gelmektedir ayrıca ünlemlerin kullanımını ve dinleyici ve konuşmacı işareti gibi sınıflandırma işareti olarak adlandırılan farklı düzeltilmiş olguları da ifade eder diğer birçok dilin aksine yapay diller kaynağı belli olan dillerdir yapay diller o dili oluşturan kişi ya da komisyonun adı bilinir olan dillerdir yapay dillerin dil bilgisi yapıları tarihin akışı içerisinde insanların günlük kabulleri ya da yönelimleriyle belirlenmiş ve tamamen insan eliyle yapılandırılmış olan dillerdir örnekler esperanto elfçe kiril türkçesi ido dili kotava toki pona torozek futsch apotamkin halk dili bir halkın her yerde konuştuğu dile verilen isimdir halk dili eski bir dil biçimi veya dinde bilimde veya sahnede kullanılan bir yabancı dildir bu durum birçok kültür çevresinde eskiden de böyleydi bugün de böyledir halk dili kısmen ülke diline ve ana dile anlamca yakın kullanılır halk dili kavramı öncelikle şu şekilde ortaya çıkmıştır yöresel dil yabancı bir dile karşı oluşur veya halk dili daha düşük bir dil seviyesi bağlamında yüksek dil seviyesinden ayrılış olarak görülür halk dili özellikle dinin ve bilimin dili olarak görülür orta ve batı avrupa da ayrı ayrı halk dilleri yüzyıllar boyunca dini ayinlerin ve edebiyatın dili olan latince karşısında ortaya çıkmıştır şarlman karl der groe zamanında almanca inançların arabuluculuğu için halk dili olarak büyük anlam kazandı ayrıca martin luther in incil tercümesi de bu amaca hizmet etmişti çünkü bu incil tercümesi de konuşma dilinden basit bir aktarım değildi halk dillerine yönelmede yeni çağ ın başlarında bütün avrupa da gözlemlenen bir eğilim söz konusudur helenizm çağında yunan dili koini nin yanı sıra başka birçok halk dili ortaya çıkmıştır koini helenistik dönemde attik diyalekt ten sonra gelişmiştir koini ayrıca yunanistan dışındaki bölgelerde de kullanılmıştır bu yüzden de sadece yunanların değil yunan olmayanların da kullandıkları bir halk lehçesidir aynı zamanda koini romalıların yunanlarla anlaşmak için kullandığı lehçedir hindistan da halk dilleri kutsal sanskritçeden oldukça uzaklaşmıştır arapça yazı dili sadece camilerde yazışmada ve uluslararası alanlarda kullanılır arap yazışma dili arap halk dillerinin farklı türlerinden belirgin bir biçimde ayrılmaktadır eski doğu ya ait hıristiyanlar günümüzde hâlâ dini ayinler için isa tarafından konuşulan süryanice aramice ya da aramca dilini kullanmaktadırlar avrupa nın kültür ve yazışma dilleri sömürgecilik sonrası afrika da yöresel halk dillerinin yanı sıra ve hatta bu halk dillerinin üzerinde resmî dil olarak büyük ölçüde kullanılmaktadır ingilizce fransızca portekizce gibi yazı dili resmî olarak tespit edilmemiş bir işaretler sistemini belirtir ancak yazı dili özel kurallara uyar ve yazı dilinin bir yazı sistemi mevcuttur yazı dili metinlerde kendini gösterir yazı dilinde en başta daima kelime düşünce ve kesinlikle ulaşılabilir bir fikir yer alır oysa yazı dilinde fiziksel durumda yazı araştırmalarının belgeleri evrakları v s hizmete sunulur halk diline özgü yazı kültüründe yüzyıldan bu yana şehir kültürünün gelişmesiyle belirgin bir canlanma yaşanmıştır bu canlanma sadece soylular ve din adamlarına değil aynı zamanda da diğer toplumsal sınıfların da yazı diline geçişlerini mümkün kılmaya yardımcı olmuştur ve yüzyıllarda kavramsal olarak sözlü konuşmanın işaretleri giderek ortadan kaybolmuştur sözlü dil kavramsal yazı dilinin ortaya çıkmasıyla ortadan kaybolmuştur günümüzde yazı yazanların yazı biçiminde yeniden düzenlenmesinin zamanı için hangi kültürel sosyolojik ve geçici koşullara bağlı arka plana sahip olduğu çoğunlukla pek önemsenmemektedir arka plan bilgisi yazarın niyetini anlayabilmek için çok büyük bir öneme sahiptir ayrıca imlâ tarzı yazma aracı gibi yazının göstergeleri az dikkat çeker daktilo ve bilgisayar gibi aletler konuşma dilinin kayıt altına alınmasını önemli ölçüde kolaylaştırmıştır çünkü bunlarla konuşma dili sözlü ve yazılı olarak kayıt altına alınabilmektedir günlük dil veya genel dil olarak da adlandırılan konuşma dili günlük toplumsal ilişkilerde kullanılan standart dil değildir konuşma dili bir lehçe olabilir veya konuşma dili standart dil olan yüksek dil ile lehçe arasındaki bir ara durum olarak kabul edilebilir özellikle de konuşmacının eğitim durumu sosyal çevresi gibi sosyolojik ve dini gerçeklikler konuşma dilini etkilemektedir konuşma dilsel ifade biçimleri bazen eşanlamlı sinonim olarak halk dilsel olarak da tanımlanmaktadır buradaki halk dilsel ifadesi genel anlamda halk dilini karşılamaktadır türkiye çerçevesinden bakıldığında konuşma dili olarak işlev gören standart bir yüksek dil bulunmamaktadır türkiye göz önüne alındığında yazı diline en yakın konuşma istanbul türkçesi olduğu için en duru konuşma dili olarak istanbul türkçesi kabul edilmektedir dilin bölgesel egemenlik ilişkisinin uzun süredir devam eden tarihi çeşitliliği konuşma dilsel tutumlarda güçlü biçimde izlerini bırakmıştır standartlaşamamış olan konuşma dili de bâzı tekdüzeliklere mağlup olmaktadır bu tekdüzelikler konuşanının diğer konuşanların konumunu belirlemesinde ve onlara uyum sağlamasında ortaya çıkmaktadır konuşma dili yüksek dil olarak tanımlanabilen istanbul türkçesinden kamusal konuşmadan tiyatro oyunundan şiirden farklıdır fakat aynı zamanda da popüler olarak görülen yüksek konuşma dilinin bir ara katmanıdır bu popüler yüksek konuşma diline günümüzdeki deneme yazıları gazete makaleleri radyo ve televizyon dilleri veya televizyon türkçesi örnek olarak gösterilebilir konuşmacının kendisi bunu normalde konuşma dili olarak adlandırmaz örnek olarak eğer uzman olmayan kişiler teknik dil tıp dili gibi özel ifadeler ile uzmanlık dillerini doğru kullanamazlarsa bu durum geçerli olmaktadır konuşma dili ile uzmanlık dilleri arasındaki tutarsızlıklar tekdüze değildirler bunlar daha çok duruma ve bağlama göre değişkenlik gösterir belirli meslek guruplarına ait kişilerle uzman olmayan kişiler arasındaki farklı değerler yüzünden kesin ve net olarak tanımlanmış farklılıklar bulunmaktadır mesela eğer uzman kişi kesin bir teşhis koymuşsa tıbbî bir bulgu bu uzman bir kişi için negatif tir hasta kişi bunu duyar ve konuşma dilindeki negatif ifadesinden tespit edilen hastalıktan korkar dilin gelişmesi için geçerli olan dilsel biçim çoğunlukla çıkış maddesidir almanya da martin luther in incil tercümesi birleşik krallıkta kraliyet ailesinin konuştuğu ingilizce fransa da paris te konuşulan konuşma dili rusya da ulusal şair aleksandr sergeyeviç puşkin in bir eseri ve türkiye için istanbul da konuşulan istanbul türkçesi dilin gelişmesine katkı sağlayabilecek örnekler olarak kabul edilebilmektedirler bir yüksek dilin eğitim gelişme ve bakım süreci yaşayan konuşma dilinin sürekli bir gözlemine dayanmaktadır bu gözlem kültürel kurumlar sayesinde günümüzde birçok ülkede bulunmaktadır bu kurumlar bu görevi kendileri üstlenmişlerdir veya devlet tarafından görevlendirilmişlerdir ulusal tarihe göre modern ülkelerde yazı dili ve konuşma dili çok farklı biçimde gelişmişlerdir buna göre konuşma dilinin öneminin değerlendirilmesi de farklılık göstermektedir ve yüksek dilin tasarlanması için var olan ilgili kurumların etkisi de aynı durumdadır yüksek orandaki değişim hareketliliği yabancıların diğer ülkelere seyahatleri kitle iletişimi elektronik bilgi işlem ve bunlar gibi diğer etmenler günümüzde günlük dilin gelişimini hızlandırmaktadır diğer taraftan da televizyonun yerleşik etkileri ve esnek olan lehçe sınırlarının etkileri günlük dilin gelişimini yavaşlatmaktadır bir dilin şeklî tanımlamaları nasıl olsa konuşma diline dayanmaktadır özellikle gençlerin dili ve diğer sosyal çevre dilleri yeni neslin konuşma dilini her zaman etkilemektedir asıl önemli olan askeri dil hapishane dili öğrenci dili dağcı dili avcı dili uzmanlık alanı dili bölgesel dil konuşma dili lehçe ve şiveler gibi özel guruplarda sınırlandırılmış olmasıdır günümüzdeki hareketlilik ve kitle iletişim araçları şivelerin ve lehçelerin sayısını sürekli olarak azaltmaktadır aynı zamanda konuşma dilsel unsurların bölgesel karakteri de ortadan kaybolmaktadır yazı dili ile konuşma dili arasındaki farklı ilişkiler üç değişik durumda kendini gösterir ve bu üç farklı durumda da yazı dilinin konuşma diline olan bağımlılığı tartışılır aynı şekilde zihinsel fikir oluşumlarının tam bir cümle yapısında olup olmadığı veya en azından karmaşık bir kelime yapısında olup olmadığı güncel olarak tartışılmaktadır ya da yazı dilinin dil bilgisel formlara hizmet edip etmediği de güncel bir tartışmadır özellikle dilsiz ve ağır biçimde duyma kaybı olan kimselerin iletişimde kullandıkları kendine özgü görsel olarak algılanan doğal dil sistemi işaret dili olarak tanımlanmaktadır işaret dili sağır ve dilsizlerce haptik anlamı hareket ve dokunma el temasıyla algılayarak kullanılıyorsa buna taktil işaret dili denir işaret dili mimik ve ağzın görünüşüyle mesela sessiz konuşulan kelimelerle ya da hecelerle bağlantılı olarak ve daha çok vücudun şekliyle oluşan bağlamda her şeyden önce ellerle oluşturulan toplam işaretlerden el kol hareketleri meydana gelir amerikalı valeri sutton yaşındayken yılında kişisel notları için bir sistem geliştirdi bu kişisel sistemi bale koreografilerini not etmek için geliştirmişti valeri sutton danimarka kraliyet balesi nde alıştırma yapmak için te danimarka ya taşındı orada bournville okulu nun unutulma tehlikesinde olan koreografilerini kaydetmek için kendi dans notlarından yararlanmıştır bu kişisel sistemin te yayımlanması ve bale öğrenenler için dancewriting kursu bale v s öğrenenler için koreografileri not alma kursu bu not alma tekniğinin kopenhag üniversitesi bilim adamları tarafından okunan bir gazete makalesinde yılında tanınmasını sağlamıştır işaret diline yönelik movementwriting in hareketlerin yazılması daha ileri düzeyde çalışılması teşviki antropolog dr rolf kuschel den ve lars von der lieth ten gelmiştir ilk olarak kuschel güney pasifik okyanusu ndaki bir adada yaşayan bâzı sağır ve dilsiz insanların anlaşmak için kullandıkları işaret sistemini filme almıştır bu kişilerin konuştukları dili çözümleyebilmek için yazılı bir notlandırmaya ihtiyaç duyulmuştur dr rolf kuschel ve lars von der lieth sutton dan bu filmde gösterilen el hareketlerini not etmesini rica etmişlerdir bir işaret dilinin sağır ve dilsiz bulucusunun hareketleri yardımıyla elde ettiği bu transkripsiyon sağır ve dilsizlerin davranış dilinin modern zamanda ilk defa kayıt altına alınması olarak kabul edilebilir yazı sistemi başlangıçtaki movementwriting ten ayrı olarak sürekli gelişmiştir ve işaretleri tanımlayan bir yazının gereksinimlerine uygun hale getirilmiştir işiten danimarkalıların jestleri ve mimikleri de signwriting in işaretlerin yazılması simgeleri yardımıyla von der lieth tarafından yürütülen araştırma grubunca kayıt altına alınmıştır valerie sutton ile arası boston konsevartuarı nın dans bölümünde çalışmıştır bu esnada new england sign language yeni ingiltere işaret dili araştırma grubuyla bir araya geldiğinde kendi signwriting sistemini daha da geliştirmiştir duymayan yetişkinler national theater of the deaf in duymayanların ulusal tiyatrosu oyuncuları ilk kez de işaretler dili yazısını öğrenmişlerdir valerie sutton da national technical institute for the deaf te işitme engelliler için ulusal teknik enstitüsü görev almıştır bu enstitü işaret dili yazısını resimlerle anlatan amerikan işaret dili ni yayımlamıştır işaret yazısı ten beri gözlemlenen yazıların yerine yazılmıştır ve den bu yana işaret yazısı resmî olarak yukarıdan aşağıya doğru bölümler halinde yazılmaktadır uluslararası işaret dili international sign language olarak da bilinen gestuno de ilk defa dünya işitme engelliler federasyonu nun world federation of the deaf dünya çapındaki kongresi çerçevesinde ele alınan yapay bir işaret dilidir birçok işitme engelli insan dört yılda bir düzenlenen duyma engellileri olimpiyatlarında ve dünya işitme engelliler federasyonu world federation of the deaf gibi birçok uluslararası konferanslarda uluslararası işaret dilini kullanmaktadır işaret dilleri bilimsel anlamda kendine özgü ve doğal diller olarak kabul görürler işaret dillerini aynı ülkedeki sesli dillerden temelde ayıran kendilerine özgü dil bilgisi yapıları vardır bu nedenle işaret dilleri sesli dile kelime kelime aktarılamaz sesli dile yönelik göze çarpar bir fark ise sesli dil birbirini takip eden bilgileri zorunlu bir şekilde ardıl olarak işlerken işaret dilleri her hareketle birkaç bilgiyi aynı anda iletebilir sık sık inkorporasyon kabul etme olarak adlandırılan bu kavram yeni araştırma birimlerinde bükümden sayılmaktadır ve işaret dilin önemli bir malzemesidir işaret dilleri ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir almanca dil alanından almanca işaret dili dgs varken avusturya da avusturya işaret dili ögs vardır farklı sesli dillerde olduğu gibi işaret dilleri de kendi aralarında benzerlik gösterir uluslararası işaret dili uluslararası organizasyonlarda yavaş yavaş yürürlüğe girmektedir oluşum aşamasındaki işaret dili nesnel açılara göre ülkelere özgü farklı el kol hareketlerinin kabul edilen anlaşma sayesinde gelişimini sürdürmektedir işaret dillerini yasal olarak güvence altına alma çabaları geçmişte de vardı ve hâlâ da devam etmektedir ingilizce ve mori maori yeni zelanda yerlileri ve onların diline verilen isimdir dilinin yanı sıra yeni zelanda işaret dili nzsl dan bu yana yeni zelanda nın resmî dilidir isviçre nin kanton eyaleti işaret dilini şubat ten beri anayasal olarak kabul etmektedir avusturya parlamentosu federal anayasa da işaret dilini tanınmış azınlık dili olarak kabul etmiştir madde fıkra ağız hareketleri işitme engellilerin ve ağır işitenlerin eğitimi alanlarında söz konusudur ağız hareketleri konuşma dilindeki kelime üretiminde yüzün alt kısmının ve dudakların gerçekleştirdiği görsel olarak algılanabilen davranışlardır insanların kelime üretimi sırasında konuşma araçlarının yanı sıra ağzın dış alanının ve dudakların da her kelimede belirli bir biçimde görevi söz konusudur bu durum küçük kişisel farklılıklarla da olsa birçok insanda daha az veya daha çok benzerlik göstermektedir dudak hareketinin bu fark edilebilir örneği prensip olarak konuşma dilinde dudak okumayı mümkün kılmaktadır görsel olarak görülebilen ağız hareketi dilin en küçük birimi olan fonem e benzetilerek ingilizcede viseme olarak tanımlanmaktadır ağız hareketlerinin gerçekleştirilmesi ve durumu öncelikle işitme engellilerin ve ağır işitenlerin eğitimi alanlarında belirli bir dereceye kadar sistematik bir biçimde bilinçlidir bu durum anlaşılabilir şekilde canlandırılabilmektedir bu alanda dudak okumanın tipik ağız durumlarının ve ağız hareketinin sonuçlarının uygulamalı olarak gösterilmesiyle alıştırma yapılmakta ve dudak okuma eğitilmektedir ağız hareketleri çoğu kez bir sözcüğün bütün şeklini tam olarak yansıtmayabilir aksine sadece bir kısmını yansıtabilmektedir hatta ağız hareketleri özellikle sözcüğün bir kısmını konuşma esnasında tamamıyla kolay anlaşılabilir biçimde ve tipik ağız biçimlerinde yansıtabilmektedir özellikle önce gırtlağın konuşma aracı olan veya dilin pozisyonu sayesinde meydana çıkarılan sesler daha az anlaşılabilir olabilir veya hiç okunmayabilir bu durumda mesela baba ve mama kelimelerinde ağzın hareketi aynı görünmektedir bunun yanı sıra bir sesin ağız hareketi kendisinden sonra söylenecek olan veya kendisinden önce söylenen eşsöyleyiş ses yüzünden değişmektedir işitme engelliler için eğitim veren okullarda öğretmenler zor kelimelerin okunmasını kolaylaştırmak için bilinçli olarak ağız hareketini değiştirmektedirler bu durum şu şekilde örneklendirebilir l sözcüğünün daha iyi fark edilebilmesi için dil kesici dişin iç kısmına değil de görülebilen biçimde kesici dişin alt kenarına dokundurulmaktadır bu davranış sesi görsel olarak sembolize etmek için gerçekleştirilmektedir ağız hareketleri işaret diline destek olarak da kullanılmaktadır bir işaret dilini duyabilen insanların da öğrenmesi mümkündür mesela halk eğitim merkezlerinde ya da işaret dili kurslarında ve uygulama ve kapsam açısından bir yabancı dil öğrenmeyle kıyaslanabilir işaret dili çevirmenleri el kol hareketi çevirmenleri değildirler işaret dili çevirmenleri duymayan ve duyan kimseler için her iki yönde de tercüme yaparlar mesela bu bir duymayanlar konferansında işaret dilini bilenler ve işaret diline hâkim olmayan duyan kişiler için yapılan tercüme olarak ortaya çıkar bir işaret dilinden diğerine ya da sesli bir dilden yerel bir işaret diline mesela fransızcadan almanya veya isviçre işaret diline tercüme yapan çevirmenler vardır iki işaret dili arasında tercüme yapan çevirmenlerin kendisi çoğunlukla duymayan kişilerdir birçok girişim olmasına karşın işaret dili bugüne kadar günlük kullanım için güvenilir olarak yazıya dökülememiştir bilimsel araştırmalar için not alma sistemleri mesela hamnosys hamburg not alma sistemi mevcuttur örnek olarak bu sistemler elin biçimindeki el duruşundaki vücut kısmındaki hareketi yürütmedeki gibi el kol hareketlerinin çözümlenmesiyle ve bunlara uygun düşen temsillerle çalışır işaret dili yazısı osnabrück teki duyma engellileri için eyalet eğitim merkezi nde uygulanmıştır başarılı bir şekilde birinci sınıftan itibaren yürürlüğe konulmuştur işaret dili yazısı ingilizce signwriting ilk olarak valeri sutton tarafından ve sutton movement writing sistemlerinin bir kısmı olarak geliştirilmiştir işaret dili yazısı işaret dilinin dilsel işaretlerinin temsilleri için kopenhag üniversitesi nin vekâletinde te valeri sutton tarafından geliştirilmiş bir sistemdir daha önceden paris te yüzyılda fransız bebian ve daha sonra iskoçya asıllı george hutton nova scotia da kanada her ikisine de mimografi denilen bir işaret dili yazısı taslakları üzerinde çalışmalarını tamamlamışlardır duymayanlar için diğer yazı sistemleri de mevcuttur mesela willian c stokoe nun american sign language asl amerikan işaret dili eshkol weissman ın israel sign language israil işaret dili alman işaret dili dgs için hamnosys hamburg not alma sistemi ve hartmut teuber in signlettering fonetik fonem sistemi günümüzde kullanılmaktadır işaret dili yazısı movementwriting hareketlerin yazılması üst kavramından özetlenen hareketleri tanımlayan ve signwriting in işaretlerin yazılması yanı sıra dancewriting dansların ve koreografilerin not alınmasına yönelik ile bağlantısı olan yazılar arasından birisidir işaret dili el kol hareketleri için önemli sayılabilecek el kol hareketlerinin gösterilmesinde el biçimlerinden ve mimiklerden yararlanmaktadır hatta kollar bacaklar ya da omuzlar için kesin tanımlanmış birçok kesin belirli piktogram adı verilen işaret sisteminden ve hareketin tanımını gösterecek farklı oklardan yıldızlardan dalgalardan v s değişik ek sembollerden de yararlanmaktadır işaretlerin sistemsel karakterlerinden dolayı yazının tanınması görece olarak kolaydır piktogram ya da piktograf bir eşyayı bir objeyi bir yeri bir işleyişi bir kavramı resmetme yoluyla temsil eden sembollerdir işaret dili almanya da birkaç yerde mesela osnabrück teki duyma engellileri için eyalet eğitim merkezi nde landesbildungszentrum für hörgeschdigte in osnabrück duyma özürlü çocukların ders programına yerleştirilmiştir aynı durum güney nikaragua da bir okulda da gerçekleştirilmiştir diller bilişim bilimi informatik çerçevesinde de ele alınabilir biçimsel diller olarak adlandırılan diller dilin matematiksel modelini ifade eder ve bu diller özellikle teorik bilgisayar bilimi içerisinde kendine yer bulur özellikle de hesaplanabilirlik kuramı ve compilerbau kullanımında yer alır birçok bilgisayar program dilleri özünde hem teorik düşüncelere hem de nesnel düşüncelere dayanır programlama dillerine java algol fortran cobol basic c c ada lisp prolog perl örnek verilebilir felsefenin karşılaştırılabilir bir uğraşı da alman filozof matematikçi ve mantıkçı paul lorenz in projesi olan orto isimli bir dil programıdır bu dil programında anlamlı ve sistemli bir bilimsel dilin oluşturulması amaçlanıyor ama bu durum sistemli felsefede büyük oranda tartışmalı durumda dil değişimi veya dil dinamizmi bir dilin değişim veya gelişme sürecini belirtir ve dil değişimi tarihî dil bilimi ile sosyolinguistikin araştırma alanına girer kıyaslama analoji başka bir dilden alıntı ve dilde seslerin değişimi kuralı dil değişiminin asıl itici gücü olarak kabul edilir yapısalcılık bakış açısında dil değişimi başlığı altında eşzamanlı bir dil aşamasının unsurunun tarihî yani artzamanlı ya da eşzamanlı iki dil aşamasının birbirleri arasındaki ilişkileri anlaşılmaktadır nicel dil biliminin bakış açısından ise dil değişim sürecinin zaman içerisindeki seyrinde özellikle dil değişiminin iki bakış açısı önemlidir bunlar dil değişim kuralları ve piotrowski kurallarıdır ayrıca dil değişimine yol açan ve dil değişimini kontrol eden birçok sebebin etkisi de önemlidir diller zamanla değişime uğrarlar veya tamamen yok olurlar kelime yazılışlarında okunuşlarında ya da imlâ kurallarında oluşan yavaş ve küçük yenilikler birikerek ve büyüyerek bu değişimleri oluşturur bir dili konuşan ya da kullanan insanlar yeterince uzun bir süre fiziksel ya da kültürel olarak ayrı yaşarlarsa dilleri farklılaşmaya başlar bir lisanı belirgin farklılıklarla konuşan iki insan birbirlerini anlayabiliyorlarsa ayrı lehçeleri birbirlerini anlayamıyorlarsa ayrı dilleri konuşuyor olarak kabul edilirler dillerin birbiriyle ilişkili olup olmadıklarını anlamakta kullanılan göstergelerden biri de benzer anlamalar taşıyan benzer yapılı kelimelerdir bu şekilde doğal olarak gelişmiş dillerin dışında yapay olarak geliştirilmiş diller de vardır yapay dillere esperanto ve mondlango örnek verilebilir türkçe zaman içinde aşağıdaki gibi şekillenmiş ve değişmiştir alman dil bilimci peter von polenz aşağıdaki durumları dil değişiminin sebepleri olarak adlandırmıştır aynı zamanda dilin gelişimi biyolojide de geçerli kurallarla takip edilir uzmanlık alanı dillerinde uzmanlık alanı kelimeleri yeniden düzenlenir bu durum şu şekilde açıklanabilir mesela bilgisayar kelimesi yerine pc personal computer kişisel bilgisayar sözcüğü kullanılır veya elektrik alanında gerilim sözcüğü yerine birçok durumda voltaj sözcüğünün kullanıldığı görülür bu değişiklikler daha kesin bir ifadeye ulaşmak için ortaya çıkar ama bâzı durumlarda da anlaşılmayı zorlaştırabilir aynı zamanda yeni eşsesli kelimeler ortaya çıkabilir örnek olarak gerilim kelimesi türkiye de gerginlik tansiyon anlamını da karşılamaktadır halk dilinde bu ve bunun gibi kelimeler hem alan dışı anlamlarıyla hem de teknik anlamlarıyla kullanılabilmektedir dil değişimi konusunda farklı görüşler mevcuttur bu farklı görüşlerden bazıları şunlardır bu teoriye göre dil değişimi görünmez bir elin etkisinin bir sonucu olarak kabul edilir bu teorinin en önemli temsilcisi düsseldorf üniversitesi heinrich heine profesörlerinden rudi keller dir bu teoride dil değişimi ne doğal bir olgu ne de insan eliyle gerçekleştirilen bir durum olarak anlaşılır aksine bu teoride dil değişimi bireylerin kişisel eylemlerinden istem dışı ve plansız bir durum olarak ortaya çıktığı anlaşılır koordinasyonsuz bir davranış koordineli bir yapının bütünsel olmayan bir koordinasyona sebep olur kendiliğinden oluşan bir düzen olarak dil ayrıca bu görünmez elin etkisinin bir sonucudur rudi keller e göre dil türün bir olgusudur görünmez elin yani ne insan tarafından oluşturulmuştur ne de doğal bir olgudur bunların tam aksine dil bireysel ve uluslararası eylemlerin çeşitliliğinin nedensel bir sonucudur dil değişimi ayrıntılı olarak dilin gereksinimi doğrultusunda kendiliğinden oluşur dil değişiminin özel bir durumu anlam değişimidir rudi keller e göre dilin kullanım kurallarının değişmesi ile kelimelerin anlamları değişir çünkü ludwig wittgenstein a göre bir kelimenin anlamı bir dil sistemi içerisindeki düzenli kullanımına bağlıdır bu teoriye göre dil değişimi esnasında dil kullanıcıları görünmez elin etkisi ile bir sözcüğün kullanım kurallarını değiştirir böylece dil kullanıcıları daha sık kullanılan bir anlam üretirler ve bu anlam dil toplumu içerisinde zamanla yeniden öğrenilir biçimsel değişim genellikle kuralların bozulması ve anlam değişimi aracılığıyla oluşur ayrıca şeklî değişim görünmez elin etkisi altında kurallara uygun özel dil kullanımı sayesinde anlam belirlemesi olarak ortaya çıkar dil değişimi bir dil sisteminde kesin bir dereceye kadar tahmin edilebilir çünkü dil değişim süreçleri özellikle belirli öğelerle ilgilenir bu yüzden düzensizlikler genellikle bozulmaya eğilim gösterir düzensizliklerden kaynaklanan yeni oluşum diğer alanların düzenlemelerinin yan ürünleri olarak ortaya çıkar dil değişimi düzenlenmiş olarak görülebilir çünkü genel anlamda kelime birimleri dil bilgisel unsurlardır diğer taraftan biçim birimlerin kelime birimlerine gelişimi çok azdır hatta hesaba katılmamaktadır dil değişimi sosyal etkenlere bağlıdır bu etkenler yüksek bir itibara sahip olan biçimler ve yapılardır bu biçimler ve yapılar dil değişiminde kendilerini göstermeye eğilimlidir dil bilimsel ortak çalışma dil kullanıcılarının veya dinleyicilerin kendi dillerinde oluşturdukları ihtiyaçların etkisini örneklendirmeyi ve dilin biçimi üzerine sonuçlarını matematiksel olarak örneklendirmeyi mümkün kılar bu model böyle gereksinimleri bütünüyle bir sıra olarak öngörür ve diğerlerinden daha açıktır mesela ekonomi gereksinimlerinin yanı sıra kavramlar kesin olarak tanımlanabilirse belirlemeye göre gereksinimler de hesaplanabilir dilsel olarak ödünç alma kelime oluşturma ve anlam değişiminin yanı sıra kelime oluşturmanın temel yöntemlerinden biridir ve bu ad bilimin bir konusudur ayrıca ödünç alma dil değişiminin önemli etkenlerine bir örnektir dilsel ödünç alma durumu kelimesel anlamsal ve sözdizimsel ödünç almadan farklıdır kelimesel ödünç alma durumunda bir kelime gövdesi anlamıyla birlikte veya anlamının bir kısmıyla birlikte iletişim dilinden donör dil alınarak ödünç alan dile aktarılır ve bu dilde ödünç alınan kelime gövdesi dar anlamda ödünç alınmış bir kelime veya yabancı bir kelime oluşturur bu ödünç kelime oluşturmada alıcı dilin fiil çekimine telaffuz alışkanlıklarına ve yazma alışkanlıklarına uyum göz önünde bulundurulur yabancı bir kelime oluşumunda ise alıcı dilin fiil çekimine telaffuz alışkanlıklarına ve yazma alışkanlıklarına uyum ya hiç dikkate alınmaz ya da çok az uyuma dikkat edilir anlamsal ödünç almada ödünç alan dilde var olan bir sözcüğe sadece anlamın yeni bir anlam olarak veya önceki anlamına ek bir anlam olarak aktarılmasıdır ya da ödünç alan dilin dilsel araçları ile bu anlamın geri verilmesinin oluşturulmasıdır görünüş olarak ödünç alma özel bir durumu oluşturur bu ödünç almada iletişim dilinin öğelerinden veya ödünç alan dilde zaten var olan yabancı kelimelerden alınan bir kelime ödünç alan dilde yeniden yapılandırılır bu yeniden yapılandırılan biçim veya anlam iletişim dilinde henüz yoktur kelimesel olarak ödünç almalar dar anlamda ödünç kelimeler ve yabancı kelimelerdir görünüş olarak ödünç alma gibi anlamsal olarak ödünç almalar ise çoğunlukla geniş anlamda ödünç kelimeler olarak kabul edilir hem kelimesel ödünç alma hem de anlamsal ödünç alma ödünç kelimeler başlığı altında ele alınır sözdizimsel ödünç alma ise herhangi bir dilin bir iletişim dilinin belirli sözdizimsel yapılarını çok sık kullanmasının etkisi sonucunda ortaya çıkar veya bir dil yeni sözdizimsel yapı olasılıkları oluşturduğunda sözdizimsel ödünç alma gerçekleşir kalıt kelime bir dilin önceki evrelerinde var olan bir kelimeden türeyen bir kelime için kullanılan tanımdır etimoloji köken bilimi bir dilin kelime hazinesinin zamansal gelişimini ve kökenini aydınlatmaya çalışır kalıt kelimeler dilin kaynağına dair açıklayıcı bilgiler verirler kalıt kelimeler paralel bir dilden alınan alıntı kelimelerden ayırt edilmelidir somut bir örnekle açıklamak gerekirse çağdaş alman dili ortaçağ almancası eski yüksek almanca gibi yazılı olarak da aktarılmış birçok ortaçağ dilinin kökenine kadar inme olanağı sunar mesela kökeni o zamanki dillerde olan çağdaş kelimeler kalıt kelimeler olarak karşımıza çıkar biraz daha geriye bakıldığında alman dilinin doğrudan kullanılmayan hint avrupa dilinden ortaya çıktığı ve alman dilinin bu hint avrupa dilinden birçok kalıt kelime aldığı görülür alman dilindeki kalıt kelimelere örnekler sonne güneş vater baba nase burun ve geçmiş zamanlarında kökteki ünlüsü değişmiş tüm kelimelerdir dil yozlaşması kavramı dil eleştirisinden ortaya çıkmıştır ve bu dil yozlaşması zaman içerisinde korunmaya değer görülen köken özelliklerinin değişmesi yoluyla dillerin kaybolması korkusu olarak adlandırılır bu duruma örnek olarak dil bilgisindeki temel kelime hazinesindeki genel anlaşırlıktaki veya ifade gücündeki çeşitlilik verilebilir dil kayması olarak dil yozlaşması en kötü durumda dil ölümüne yol açabilir dil yozlaşmasının nedenleri aşağıdakiler olabilir bir dili anadil olarak konuşan hiç kimse kalmadığı zaman dil ölümü söz konusu olmaktadır bu andan itibaren bir dilin içinde zamanla oluşan normal gelişimler ve değişiklikler ölü dilde görülmez ölü dil değişmez ve hareketsiz durağan olur bir dilin ölü dil olarak görülmesi bu dili anlayacak konumda kimsenin olmadığı anlamına gelmez ölü bir dil iyi bir şekilde belgelenebilir yabancı dil olarak öğretilebilir ve hatta olası belli durumlarda sözlü ya da yazılı olarak kullanılabilir mesela latince anadil olarak kimse konuşmadığı için ölü bir dildir yine de yabancı dil olarak öğrendikleri için latince anlayan bir sürü kimse vardır belli fonolojik sesbilimsel kısıtlamalarla ölü bir dili yeniden canlandırmak mümkündür mesela kernevekçe güneybatı ingiltere de cornwall kontluğunda konuşulan bir kelt dilidir ya da ibranicenin yok olmasından yıl sonra israil in resmî dili olan ivrit çağdaş ibranice gibi bilim insanları dünya genelinde yaşayan dilin bu yüzyılda yaklaşık yüzde ının yok olacağını kabul etmektedir son yılda sadece kuzey amerika da dil yok olmuştur bir dil çocuklar tarafından anadil olarak öğrenilmiyorsa yok olma tehdidi altındadır diller dil kayması yoluyla ölü dillere dönüşür bir dildeki yavaş değişimler bir veya birçok yeni dilin doğmasını ve köken dilin ölü dillere dönüşmesini sağlar bu noktada dil ölümünün iki biçimi birbirinden ayırt edilmelidir ayrıca aşağıdakiler arasında da ayrım yapılması gerekmektedir bir dil yaşın üzerinde ve de ve yaşları arasındaki yaş grubunda yarı konuşuculara sahipse fakat yaşın altındaki yaş grubunda bu dili konuşan hiç kimse yoksa o zaman bu dil ebeveynlerden çocuklara aktarımın mümkün olmayacağı için yarı ölü moribund sayılır üst yaşlardan binlerce hatta yüz binlerce konuşanı olsa dahi dilin yok olması ancak tüm güçlerin seferberliğiyle ve bu çabanın genel desteğiyle engellenebilir birçok durumda doğal bir dil ölümünün ya da bir linguizid in dili öldürme ne ölçüde gerçekleşeceğini belirlemek zordur dil ölümünde politik önlemlerin kesin sonuç veren rol oynadığı diller havai dili ve yarı ölü bretonca dır bretonca hint avrupa dil ailesinin kelt koluna ait dildir fransa nin breton bölgesi nin resmî dilidir dillerin ortadan kaybolmasının geniş kapsamlı sonuçları olabilir özel bir dil için dil politikası ya da diller politikası mesela bir devletteki birçok dil için yardımıyla dillerin canlı kalmasına çalışılmaktadır bu tür önlemlerin başarısı mevcut dil konuşanı sayısının fazlalığına politik etkilerine finansal olanaklarına ve dil ölümünün evresine bağlıdır özellikle teknik teoriler başta olmak üzere birçok iletişim aracı teorisi dili iletişim aracı olarak ifade etmez aksine dili iletişimsel bir araç olarak ele alır bu durum şu anlama gelmektedir dil gerçek iletişim araçları için tarafsız bir mümkün olma durumudur dil böyle görüşlerin sadece uygun davranışlara hizmet eder veya dil tasarılar ve kavramlar gibi zihinsel varlıkların iletimine yardımcı olur bu tasarı ve kavram gibi zihinsel durumlar dilden bağımsız düşünülemez işte bu yüzden temsil aracı olarak ele alınır dil bilimci wilhelm von humboldt un dil teorisinde şüphesiz bir iletişim aracı görüşü dile getirilmiştir bu görüşün temel söylevi düşünsel sürecin ancak iletişimsellik aracılığıyla mümkün olabileceğini dile getirir bu durum insanların düşünce tarzının ancak içinde bulundukları çevredeki göstergelerin harekete geçeceği süreç aracılığıyla mümkün kılınabileceği anlamına gelmektedir bu göstergeler hem dünya bilincini hem de benlik bilincini oluşturan göstergelerdir burada dil sınırları belirleyen bir rol üstlenir ayrıca dilin iletişim aracı olarak tanımlanması insanların bilincini araçsal boyutta medial etkilemiştir bu yüzden yeni iletişim araçlarının insanlar üzerinde nasıl bir etkiye sahip olduğu konusunda fikir yürütmek daima dile bağlı olmalıdır yeni iletişim araçlarının etkinliği ve etkileme gücü dilsel iletişim araçlarının yapısal olarak oluşturuluşuna bağlı olmalıdır bu varsayımın iktidar yapıları bağlamında dili politik olarak kullandığı birçok defa denenmiştir siyaseten doğruluk ifadelerinin talebi mesela cinsiyetçi bir dil kullanan veya cinsiyetçi düşüncelere eğilim gösterenlere zaman zaman temel oluşturur dil iyileştirmeleri sayesinde gerçekten bir bilinç değişikliği gerçekleşmekte mi yoksa bunun güncel politik amaçlara ulaşmak için mi olduğu halen tartışmalıdır dil iyileştirmeleri büyük olasılıkla genel bilinç değişimi sürecinde belirleyici ve pekiştirici bir etkiye sahip olabilir diğer taraftan da dilin belirli iktidar yapılarını yıldırmak ve eline geçirmek için kullanıldığı da unutulmamalı bu duruma mobbing latincede psikolojik şiddet baskı kuşatma taciz rahatsız etme veya sıkıntı vermek ajanlık ve küçük düşürme örnek gösterilebilir sözlü iletişimdeki baskı mekanizmaları beş otorite tekniğini dışarıda bırakır var olan dil düzenlemelerindeki bunun gibi etkilerin uyarısı böyle bir bağlamın sorunsallaştırılmasına olanak sağlar cinsiyetle gibi pratik olarak bütün kültürlerde birer tabu olarak kabul gören alanlardaki kelimelerin birçok dilde nesilden nesle çok az aktarıldığı tarihi dil bilimi çalışmalarıyla tespit edilmiştir böyle nesiller çok yakın zamanda aynı geleceğe maruz kalacaklardır yazı dilinde de bu durum genel dil değişiminde olduğu gibi aynıdır ama sadece süreç daha yavaştır halkın dil ve düşünce üzerindeki etkisi aracılığıyla bunu uygulamaya dönük çabaya yılında yayımlanan georg orwell in romanı edebiyattan bilinen bir örnektir gerçek ismi eric arthur blair olan george orwell haziran te doğmuştur ve ocak de ölmüştür george orwell ingiliz edebiyatının yüzyılda yetiştirdiği önemli yazarlardan birisidir bin dokuz yüz seksen dört isimli romanı ve bu romanda oluşturduğu big brother büyük birader kavramı ile ünlüdür bu yapıtta hayali bir totaliter yönetim şekli anlatılmaktadır bu yönetim biçimi halkın iletişimini ve düşüncesini dar ve kontrolü altındaki bir yola getirmek için yeni konuşma adındaki yapay dili kullanır diğer bir edebî örnek de sapir whorf hipotezi nin bulunduğu jack vance e ait pao nun savaş dilleri isimli eseridir yenilmiş bir yeryüzünü kontrol edebilmek için halkı esnaf çiftçi asker ve bilim adamı diye sınıflandırılan yeryüzünde sadece onlar için oluşturulmuş dili öğrenmelerine ve bu dili konuşmalarına izin verilecektir sapir whorf hipotezi dil bilimininde insan düşüncesinin yerel dillerden çok yoğun bir şekilde etkilendiğini gösteren bir çalışmadır buna göre her insanın kendi dilinde belirli bir düşünce yapısı vardır ve bu insan başka bir insanın dilini hiçbir zaman tam anlamıyla anlayamaz bu tartışmalara yol açan varsayım ünlü dil bilimci whorf tarafından oluşturulmuş diğer bir dil bilimci sapir tarafından da ortaya konulmuştur ve ikisinin tezi olarak sunulmuştur insanların bebeklik dönemlerinin ilk yaşlarında gırtlağı larinks veya larenks derinleşir sadece çok az hayvanda bu durum benzer olabilir ve daha sonra sesler insanlarda olduğu gibi oluşur bâzı durumlarda da insanların dilsel ifadelerini de taklit edebilirler mesela papağan fok yunus gibi hayvanlar belirlenmiş bir işaret sistemini bilirler bu duruma arı dili veya hatta dans dili olarak da adlandırılan sallanarak dans eder gibi uçan arıların işaret sistemi örnek gösterilebilir o halde düşünülen gerçekten içgüdüsel olarak düzenlenmiş işaret davranışının gerektiği takdirde insan diline ne derece benzerlik oluşturup oluşturmadığı sorgulanmalıdır kuşların yunusların veya primatların memeliler sınıfından maymun ve benzeri hayvanları içerir insan fonetiğine benzer bir dili veya tamamen aynı bir dili bilip bilmediği ve hatta bu dilin yardımıyla karşılıklı haberleşip haberleşmedikleri tartışılmaktadır burada görünüşe göre sadece gönderen ve alıcı arasındaki düzenlenmiş ve tek taraflı işaret yolu söz konusudur bu duruma örnek olarak hayvan sahiplerinin hayvanın terbiyesi sırasında köpeklerden yararlanması gösterilebilir bilindiği gibi biz insanlar tarafından bilinen dil bunun aksine sınıfa ayrılır birinci sınıflandırmada anlam ayıran yani kendi başlarına anlamları olmayan sesler bulunur ikinci sınıflandırmayı ise anlam taşıyan birimler veya anlam taşıyan morfemler biçim birimleri oluşturur üçüncü sınıflandırmada kelime biçimlerinden kelime gruplarından ifadelerden deyimlerden ve cümlelerden oluşur eğer bir hayvan yirmi ses oluşturabiliyorsa bu hayvan ses bakımından potansiyel olarak yirmi farklı işaret oluşturabiliyor demektir bunun tersine insan dili seslerin ve ses dizimlerinin çok farklı değişkenliği sayesinde kendini belli eder bunun için wilhelm von humboldt un daha önceden belirttiği gibi sınırsız birleşim kombinasyon olasılıkları bulunmaktadır wilhelm von humboldt un atıfta bulunduğu bu birleşimlerle insanların daha önceden hiç duymadıkları şeyleri de anlayabilecekleri veya ifade edebilecekleri de anlaşılmış oldu ayrıca bunun o kadar kolay öğrenilemeyeceği ve bu yüzden de ancak taklit edilebileceği ortaya konuldu biyoloji ya da dirimbilimi canlıları inceleyen bilim dalı biyoloji ya da dirimbilimi ile ilgilenen bilim insanına biyolog ya da dirimbilimci denir biyologlar tüm canlıları tüm gezegeni kaplayan küresel boyuttan hücre ve molekülleri kapsayan mikroskobik boyuta kadar onları etkileyen önemli dinamik olaylarla birlikte inceleyen biyoloji bilimiyle uğraşan kişilerdir birçok süreci bünyesinde barındıran hayati süreçlerden bazıları enerji ve maddenin işlenmesi vücudu oluşturan maddelerin sentezlenmesi yaraların iyileşmesi ve tüm organizmanın çoğalmasıdır hayatın gizemleri tarihteki tüm insanları etkilediğinden insanın fiziksel yapısı bitkiler ve hayvanlar hakkındaki araştırmalar tüm toplumların tarihlerinde yer bulur bu ilginin bir kısmı insanların hayata hükmetme ve doğal kaynakları kullanma isteğinden gelmektedir soruların peşinden koşmak insanlara organizmaların yapıları hakkında bilgi kazandırmış ve yaşam standartları zamanla yükselmiştir ilginin diğer kısmı ise doğayı kontrol etme isteğinden çok onu anlama isteğinden gelmektedir bu araştırmaların ilerletilmesi bizim dünya hakkındaki düşüncelerimizi değiştirmiştir biyolojinin botanik zooloji ve tıp gibi birçok dalı eskidir bunları tek bir kategori altında toplayan biyoloji ise ancak yüzyılda ortaya çıkmıştır bu bilimin gelişmesiyle bilim insanları bütün yaşayan varlıkların ortak bazı özellikler taşıdıklarını anlamışlardır bu nedenle de varlıkların bir bütün içerisinde incelenmesinin yararlarını kavramışlardır biyoloji günümüzde en önemli bilim dallarından biridir tüm yeryüzündeki biyoloji ve tıp dergilerinde yıllık bir milyon makaleden fazla yayımlanmaktadır aynı zamanda biyoloji yeryüzündeki tüm okullarda öğretilen ana derslerden biridir biyoloji bu kadar fazla konuyu kendi kapsamı altında topladığı için birçok dallara bölünmüştür organizma türüne göre bu bilim dalını bölen yöntem bitkileri inceleyen botanik hayvanları inceleyen zooloji ve son olarak da mikroorganizmaları inceleyen mikrobiyolojiyi ana dallar olarak alır bazı bölme yöntemleri ise incelenen organizmaların derecesine göre bu ayrımı yapmaktadır bu sistem hayatın temel kimyasını inceleyen moleküler biyolojiyi hayatın temel yapı taşları olan hücreleri inceleyen hücre biyolojisini organizmaların iç organlarının çalışmasını inceleyen fizyolojiyi organizmaların dış görünüşlerini inceleyen morfolojiyi ve organizmaların birbirleri ve çevreyle ilişkilerini inceleyen ekolojiyi biyolojinin anaimesi yunanca hayat anlamına gelen bios la incelemesi anlamına gelen logos un birleşmesiyle oluşmuştur göründüğü kadarıyla kelime günümüzde kullanılan anlamıyla ilk defa gottfried reinhold treviranus un biologie oder philosophie der lebenden natur unda biyoloji ya da yaşayan doğanın felsefesi ve jean baptiste lamarck ın hydrogologie sinde hidroloji kullanılmıştır kelimenin kendisi ise de karl friedrich burdach a atfedilse de kelime michael christoph hanov un da basılan üçüncü cilt inde philosophiae naturalis sive physicae dogmaticae geologia biologia phytologia generalis et dendrologia başlığıyla yer bulmuştur biyolojinin tek bir bilim dalı olarak ortaya çıkması yüzyılda olmuşsa da biyolojik bilimlerinden tıp gelenekleri ve doğa tarihiyle ilgili olanlarının izi greklere kadar sürülebilir rönesans ve keşif çağı nda deneyciliğin tekrar revaçta olması bilinen organizmaların sayısının da hızla artmasıyla biyolojik düşünceyi geliştirdi andreas vesalius fizyolojideki dikkatli gözlemin artmasını başlattı carolus linnaeus georges louis leclerc comte de buffon gibi insanlar hayatın çeşitliliğini anlamak fosil kayıtlarında bulunmak ve organizma davranışlarını incelemek adına kavramsal çalışmalar başlattılar mekanik felsefenin güçlenmesiyle doğa teolojisinin önem kazanması da doğa tarihinin gelişmesi açısından bir etkide bulunmuş olabilir biyoloji bilgiye ulaşmak için bilimsel metodu kullanır bilimsel teoriler bilimsel gözlemlere dayanır ve bu teoriler yeni araştırmalarla bazen geliştirilirler bilimsel teoriler aynı zamanda daha gözlenmemiş bir fenomenin tahmin edilebilmesi için de kullanılabilirler biyolojik sistemler bazen sistematik olarak modellenirler ancak yine de diğer bilim dallarında da olduğu gibi teoriler sadece matematik kullanarak açıklanmazlar biyolojik bilimler birkaç temel ilkenin altında toplanılabilirler evrensellik evrim çeşitlilik devamlılık genetik homeostasis ve etkileşimler organizmalar görüntüde doğal ortamında ve davranışlarında fazlaca farklılık göstermelerine rağmen aslında tüm canlılar bazı evrensel temelleri paylaşırlar bütün canlı yaşamının karbon bazlı bir biyokimyası vardır karbon tüm canlıları oluşturan temel yapı taşıdır aynı şekilde su da temel çözendir dünya daki tüm organizmalar genetik bilgiyi depolamak için dna ve rna bazlı mekanizmalar kullanırlar bir diğer evrensel ilke ise virüslerin dışındaki tüm canlıların hücrelerden oluştuğudur aynı şekilde tüm organizmalar benzer büyüme süreçleri geçirirler tüm bu sayılanlar dünya daki tüm organizmalar için geçerli olsa da teoride alternatif bir yaşam türü de var olabileceğinden bilim insanları alternatif bir biyokimyayı araştırmaktadırlar biyolojideki temel düzenleyici içerik tüm canlıların aynı kökten gelip değişik süreçler sonrasında değişip geliştiğini savunan evrimdir burada yukarıda da anlatılan canlılar arasındaki etkileyici benzerliklere yol açar charles darwin evrimin sürmesine sebebiyet veren doğal seleksiyonu açıklayarak evrimi geçerli bir teori olarak kılmıştır alfred russel wallace ın bu içeriğin keşfedilmesinde büyük rol oynadığı da belirtilmelidir modern sentez teorisinde genetik çeşitlilik de bu mekanizmada önemli rol oynar bir türün ürediği tür hakkındaki bilgileri onların özelliklerini ve türün son halinin diğer türlerle ilişkisini inceleyen bilim dalına filogeni denir biyolojiye birbirinden farklı birçok yaklaşım türü filogeniyi ilerletir moleküler biyoloji dna zincirlerinin karşılaştırılmalarını yaparken fosillerin karşılaştırmalarını da paleontoloji yapar bilim insanları evrim ilişkilerini birkaç metotla inceleyip düzenlerler bu metotlar filogenetik fenetik ve kladistik olarak üç dalda toplanılabilir evrim teorisi darwin ve wallace tarafından açıklanmasından beri bu fikir sonuçlara ya da açıklamalara karşı olanlar tarafından sürekli kötülenmiştir genellikle bu açıklamaların karşısında dini açıklamalar kullanılmıştır ancak profesyonel biyologların neredeyse hepsi evrim teorisinin kullanılabilir ve geçerli bir teori olduğunu kabul etmişlerdir sistematik ve taksonominin ilgi alanı olan sınıflandırma birbirinden farklı yöntemler izler taksonomi organizmaları taxa adı verilen gruplarda sınıflandırırken sistematik organizmaların birbirleriyle ilişkilerini inceler bu bilim dalları kladistik ve genetik dallarında da geliştirmişlerdir geleneksel olarak canlılar beş büyük aleme bölünürler ancak çoğu bilim insanı bu sistemi demode bulmakta ve de modern alternatifler getirmektedirler modern sistemler üç âlemli bir sistem kullanırlar bu âlemler hücrelerin çekirdeklerinin olup olmamasına ve hücrelerin iç yapılarının farklılıklarına göre bölünmüştür aynı zamanda metabolik anlamda daha az canlı olan bazı hücre içi parazitler de biyolojide ayrı bir alem olarak incelenirler daha da ileri gidildiğinde bütün âlemler tüm türler ayrı ayrı sınıflandırılıncaya kadar bölünürler bu sıralama şu sırayla gider alem filum sınıf takım cins tür ve alt türdür bir organizmanın bilimsel adı onun cinsi ve türüne göre belirlenir mesela insanlar homo sapiens olarak adlandırılırlar homo cinsi sapiens ise türüdür bilimsel tür isimlerini yazarken organizmanın cinsinin ilk harfini büyük yazıp türünü küçük harflerle yazmak gerekir ayrıca tüm adın da yana yatık yazılması bir kuraldır sınıflandırma için kullanılan terim taksonomidir aynı ataya sahip birkaç organizma benzer özellikler gösterirler dünya daki tüm organizmalar ortak bir atadan ya da ortak bir gen havuzundan gelirler tüm dünyanın en son ortak atasının milyar yıl önce ortaya çıktığı düşünülmektedir biyologlar genetik kodun evrenselliğini bacteria archaea ve eukaryotun hepsinin aynı atadan geldiğinin önemli bir kanıtı olarak düşünmektedirler homeostazi denge açık bir sistemin bağlantılı kontrol mekanizmaları tarafından kontrol edilen dinamik eşitlikler aracılığıyla kendi iç ortamının sabit bir hal sağlayabilmesidir tek hücreli ya da çok hücreli tüm organizmalar homeostasis gösterir hücresel düzeyde ph değerinin ayarlanması organizma düzeyinde vücut sıcaklığının sabit tutulması ve ekosistem düzeyinde bitkilerin karbondioksit fazlalığında daha hızlı büyümesi buna örnek olarak gösterilebilir doku ve organlar da homeostasis sergilerler her şey diğer organizmalar ve çevreyle etkileşim içerisindedir biyolojik sistemleri incelemenin bir zor kısmı da incelenen organizmanın diğer faktörlerle çok sayıda etkileşim içerisinde olmasıdır mikroskobik bir bakterinin lokal şeker eğimine tepkide bulunması aslında bir aslanın afrika savanasında yemek aramasından farklı değildir herhangi bir tür için davranışlar agresif yardımcı parazitsel ya da simbiyotik olabilir işler herhangi bir ekosistemde birden fazla tür etkileşime girdiğinde karışır bu türdeki çalışmalar ekolojinin çalışma alanındadır biyoloji o kadar büyük bir araştırma sahası haline gelmiştir ki genellikle bir dal olarak değil de birbirine geçmiş birçok alt dal olarak görülür bu madde dört ana grubu incelemektedir ilk grup hücre gen vb temel yapı taşlarını inceleyen dallardan oluşmaktadır ikincisi doku organ ve vücut düzeyindeki yapıları inceleyen dallardan oluşmaktadır üçüncüsü organizmalar ve onların geçmişlerini incelerken sonuncusu da onların etkileşimlerini inceler bu sınırların gruplaşmaların ve açıklamaların sadece biyolojik araştırmanın basitleştirilmiş bir betimlemesi olduğu unutulmamalıdır gerçekte bu dallar arasındaki sınırlar belirli değildir ve birçok dal birbirinin yöntemlerini kullanırlar mesela evrimsel biyoloji dna zincirlerini belirlemede moleküler biyolojiden fazlaca etkilenir başka bir örnek vermek gerekirse fizyoloji organ sistemlerinin görevlerini açıklarken hücre biyolojisinden oldukça yararlanır bunun dışında etoloji ve karşılaştırmalı psikoloji hayvan davranışlarının incelenmesi ve düşünsel özelliklerini incelemesiyle biyolojinin sınırlarını genişletirler nitekim evrimsel psikoloji psikolojinin de bir biyoloji dalını savunmaktadır moleküler biyoloji biyolojinin moleküler düzeyde yapılanıdır genetik ve biyokimya başta gelmek üzere bu dal birçok dalla iç içe geçmiştir moleküler biyolojinin ilgi alanı hücrenin değişik sistemleri dna rna ve protein sentezini de kapsayarak ve bu etkileşimlerin nasıl kontrol edildiğidir hücre biyolojisi ise hücrenin fizyolojik davranışsal etkileşimleri ve hareketleri de dahil özelliklerini inceler bu işlem hem mikroskobik hem de moleküler düzeyde yapılır hücre biyolojisi hem bacteria gibi tek hücreli hem de insan gibi çok hücreli organizmaları inceler hücre oluşumu ve görevinin anlaşılması tüm biyolojik bilimler için hayati değer taşır hücre türleri arasındaki benzerlik ve farklılıkların ortaya çıkarılması ise özellikle hücresel ve moleküler biyolojinin konusudur bu farklar ve benzerlikler birleştirici bir fikir oluşturmada kullanılırlar genetik genlerin kalıtımın ve organizmaların değişkenliğinin bilimidir modern araştırmalarda belirli bir genin ne işe yaradığı konusunda önemli bilgiler verir genetik bilgi genellikle dna moleküllerinin kimyasal yapılarının ifade edildiğikromozomlarda taşınır genler protein sentezi için gerekli bilgiyi kodlarlar dolayısıyla da bir bireyin fenotipinin belirlenmesinde büyük görev alırlar gelişim biyolojisi organizmaların büyüyüp gelişmesini inceler embriyolojiden ortaya çıkan bu dal hücre büyümesinin genetik kontrolünü hücresel farklılaşmayı ve değişimi inceler gelişim biyolojisinde kullanılan model organizmalardan bazıları caenorhabditis elegans drosophila melanogaster brachydanio rerio mus musculus ve arabidopsis thaliana dır fizyoloji tüm yapıların birlikte nasıl çalıştığını anlamaya çalışarak organizmaların mekanik fiziksel ve biyokimyasal süreçlerini inceler yapıdan göreve anlayışı biyoloji için çok önemlidir fizyolojik çalışmalar genellikle bitki fizyolojisi ve hayvan fizyolojisi olarak ikiye ayrılırlar ancak fizyolojinin ilkeleri evrenseldir ve her tür organizma üzerinde incelenebilir mesela maya hücresi hakkında öğrenilen bir özellik insan hücresi üzerinde de incelenebilir hayvan fizyolojisi insan fizyolojisinin method ve araçlarını insan olmayan türlere taşır bitki fizyolojisi bile bu türlerden bazı fikirleri ödünç alır anatomi fizyolojinin önemli bir dalıdır ve sinir bağışıklık hormon dolaşım ve solunum gibi organ sistemlerini inceler bu daldan öğrenilenler tıbbın nöroloji ve immünoloji gibi dallarına büyük yarar sağlar evrimsel biyoloji organizmaların zamanla değişmeleri de dahil onların kökleriyle ilgilenir ve birçok taksonomiyle ilintili bilim insanını bünyesinde bulundurur mesela genellikle belirli bir organizma hakkında eğitim almış mammaloji ornitoloji ya da herpetoloji gibi birçok bilim insanını içine alıp evrim hakkındaki daha genel sorulara cevap arar evrimsel biyoloji fosil kalıntılarını inceleyerek evrimin hızı ve türünü inceleyen paleontoloji üzerine kurulmuştur larda daha önceden modern sentezden dışlanmış olan gelişim biyolojisi evrim biyolojisinin sahasına evrimsel gelişimsel biyolojinin çalışmalarıyla tekrar girdi evrimsel biyolojiyle alakalı dalların bazıları filojenetik sistematik ve taksonomidir taksonomik açıdan ilintili iki büyük geleneksel bölüm botanik ve zoolojidir botanik bitkilerin bilimidir bu bilim dalı bitkilerin gelişim üreme metabolizma gelişim hastalık ve evrimlerini inceleyen birçok daldan oluşmaktadır zooloji ise hayvanlarla ilgilidir bu bilim dalı anatomi ve embriyolojinin dalları olan fizyolojiyi de kapsar hayvanların ve bitkilerin genel genetik ve gelişimsel mekanizmaları moleküler biyoloji moleküler genetik ve gelişim biyolojisi altında yapılır hayvanların ekolojisi ise davranışsal ekoloji ve diğer dallarla incelenebilir çoğunlukla kullanılan sınıflandırma sisteminin adı rütbe ve iki isim içeren linnaean taksonomidir organizmaların isimlendirilmesi ise international code of botanical nomenclature icbn international code of zoological nomenclature iczn international code of nomenclature of bacteria icnb gibi uluslararası anlaşmalarla yapılır bu üç alandaki isimlendirmeyi standart haline getirmeye çalışan draft biocode de yayımlansa da resmi olarak kabul görmeyi beklemektedir international code of virus classification and nomenclature icvcn ise biocode un dışında kalmaktadır ekoloji yaşayan organizmaların dağılım ve sıklığıyla birlikte organizmaların aralarındaki ve çevreleriyle ilişkilerini de inceler bir organizmanın çevresi hem onun doğal ortamını hem de iklim ve jeoloji gibi abiotik faktörlerin toplamını kapsar ekolojik sistemler birçok düzeyde incelenirler birey nüfus topluluk ekosistem ve biyosfer tahmin edilebileceği gibi ekolojinin de birçok alt bilim dalı vardır etoloji hayvan davranışını özellikle de primatlar ve canidae familyaları gibi sosyal hayvanları incelemekle beraber bazen zoolojinin bir alt bilim dalı olarak görülür etyologlar özellikle davranışın evrimi ve doğal seleksiyon gözüyle davranışı anlamakla ilgilidirler bir anlamda charles darwin ilk etyologtur ki kitabı the expression of the emotions in animals and men le hayvan ve insanlarda duyguların gösterilmesi birçok etyologu etkilemiştir biyocoğrafya plaka tektoniği iklim değişimleri göç ve yer değiştirme gibi konulara özel bir yer vererek organizmaların dünya ya yayılışını inceler fizik romanize physik epistm lit doğa bilgisi maddeyi maddenin uzay osmanlı döneminde türk dilinde fizik yerine hikmet i tabiyye kelimesi kullanılıyordu fizik en eski akademik disiplinlerden biridir yüzyıldan bu yana kendi sınırlarını çizmiş modern bir bilim olmasına karşın bilimsel devrim den önce iki bin sene boyunca felsefe kimya matematik ve biyolojinin belli branşları ile eş anlamlı olarak kullanılmıştır buna karşın matematiksel fizik ve kuantum kimyası gibi alanlardan dolayı fiziğin sınırlarını net olarak belirlemek güçtür fizik diğer disiplinleri etkilemesi bakımından da önemlidir bunun nedeni kısmi olarak ondaki gelişmelerin genellikle teknolojiye uygulanması iken fizikteki yeni fikirlerin matematik ve felsefe gibi diğer disiplinleri etkilemesinin katkısı da büyüktür örneğin elektromanyetik ve nükleer fizikteki yenilikler günümüz toplumunun gelişmesinde önemli yer tutan televizyon bilgisayar elektrikli ev eşyaları nükleer silahlar gibi ürünlerin termodinamikteki yenilikler motorlu taşımanın mekanikteki yenilikler kalkülüsün gelişmesine neden olmuştur fizik kuarklar nötrinolar ve elektronlar gibi temel parçacıklardan galaksi süperkümelerine kadar çok geniş bir yelpazede birçok fenomeni inceler diğer her şeyin kendilerinden oluştuğu bu fenomenleri incelemesi itibarıyla fizik zaman zaman temel bilim olarak da anılır fizik doğadaki çeşit çeşit fenomeni daha basit fenomenlerle açıklamaya çalışır böylece fizik hem gözlemlenebilir şeyleri temel nedenlere indirgemeye hem de bu temel nedenleri birbirleriyle ilişkilendirmeye çalışır örnek olarak antik çin de insanlar mıknatıs taşlarının birbirini görünmez bir kuvvet ile çektiğini gözlemledi bu etki sonradan manyetizma olarak isimlendirildi ve esaslı olarak ilk kez yüzyılda incelendi çinlilerden kısa bir zaman önce yunanlar da aynı görünmez kuvvetin amber gibi bazı cisimlerin hayvan postuna sürtüldüğünde ortaya çıktığını keşfettiler bu ise ilk kez yine yüzyılda araştırıldı ve elektrik olarak isimlendirildi böylece fizik doğadaki gözlemleri iki temel nedene indirgemiş oldu bunun üzerine yüzyılda bu iki kuvvetin aslında tek bir kuvvetin elektromanyetik kuvvetin iki farklı görünümü olduğu keşfedildi bu birleştirme süreci günümüzde de devam etmektedir bugün elektromanyetizma ve zayıf nükleer çekimin bunlardan daha temel olan elektrozayıf etkileşimin iki farklı görünümü olduğu düşünülmektedir fizik doğanın neden bu şekilde olduğuna dair nihai bir neden her şeyin teorisi bulma yoluna devam ediyor fiziksel teorilerin geçerliliği bilimsel metot ile test edilir araştırılan teorinin sonuçları teoriyi test etmek için uygulanan deney verileriyle karşılaştırılır deney ve gözlemlerden elde edilen bilgiler toplanır ve teorinin tahmin ve öngörüleriyle kıyaslanır buna göre teorinin geçerli olup olmadığına karar verilir deneysel verilerle çok iyi derecede örtüşen ve hiç yalanlanmamış teoriler sıklıkla bilimsel yasa ya da doğa yasası olarak adlandırılır tabii ki bilimsel yasalar da dahil olmak üzere bütün teoriler deneylerle herhangi bir ters düşme söz konusu olduğunda daha tutarlı ve genel teorilerle değiştirilip düzeltilebilir teorisyenler var olan deneylerle uyuşan ve gelecek deneylerle sınanabilecek matematiksel modeller üretmeye çalışırken deneyciler teorik öngörüleri test etmek ve yeni fenomenler gözlemlemek için deney yaparlar teori ve deneyler birbirinden ayrı olarak geliştirilse de birbirlerine kuvvetli bir bağlılıkları vardır fizikteki gelişmeler sıklıkla ya deneyciler halihazırdaki teorilerin açıklayamadığı bir deney yaptıklarında ya da teorisyenler yeni deneylerin yapılmasına ışık tutan deneylerle test edilebilir yeni öngörüler öne sürdüklerinde meydana gelir teorisyenlik ve deneycilik arasında gidip gelen fizikçiler fenomenolog olarak isimlendirilir fenomenologlar deneylerde gözlemlenen kompleks fenomenlere bakıp onları temel teorilerle ilişkilendirir teorik fizik tarihsel olarak felsefeden ilham alagelmiştir elektromanyetik teori bu yolla bütünleştirilmiştir bilinen evrenin ötesinde fiziğin teorik sahasına dahil olan varsayımlar da vardır örneğin paralel evrenler multiverse ileri boyutlar teorisyenler bu fikirleri halihazırdaki teorilerle bazı belli problemleri çözmek için öne sürerler böylece bu fikirlerin sonuçları deneylerle kıyaslanabilecek biçimde ortaya konur ve test edilebilecek öngörüler ortaya atılır deneysel fizikçiler mühendislik ve teknoloji dallarına bilgi verdiği gibi bu dallardan bilgi de alır temel araştırma ile ilgilenenler parçacık hızlandırıcıları ve lazer gibi ekipmanlar dizayn edip kullanırken uygulamalı araştırma yapanlar genellikle endüstride çalışır ve manyetik resonans görüntüleme mrg ve transistör vb teknolojilerin gelişiminde rol alırlar feynman a göre deneycilerin teorisyenler tarafından hiç araştırılmamış yerlere de yönelebilir assayerde galileo matematiğin doğanın kendi yasalarını belirttiği dil olduğunu söyler fizikteki çoğu deneysel sonuç numerik ölçümler şeklinde gelir ve teoriler bu matematiksel sonuçları karşılamak için matematiksel formda olurlar fizik yasaların keskin olarak formülize edilebileceği mantıksal çerçeveyi sağlamak ve öngörüleri sayısal olarak ortaya koymak için matematiği kullanır analitik çözümlerin bulunamadığı durumlarda sayısal analiz yapılır ve simülasyonlar kullanılabilir fizik ile matematik arasındaki temel fark fiziğin nihai olarak materyal gerçekliğin açıklanmasıyla ilgileniyor olduğudur fizik teorilerin öngörülerini deney ve gözlem sonuçlarıyla karşılaştırmak suretiyle ilerler öte yandan matematik dünyada gözlemlenebilecek şeylerin ötesinde soyut kalıplarla ilgilenir buna rağmen ikisinin arasındaki fark çok kesin sınırlarla çizili değildir fizik ile matematik arasında kalan geniş bir araştırma sahası vardır matematiksel fizik fizik öz itibarıyla diğer birçok bilim ile iç içedir uygulamalı alanlarının mühendislik ve medikal bilimlerle iç içe olduğu gibi fiziğin prensipleri diğer doğa bilimlerinde de kendini gösterir özellikle her türlü materyal sistem için geçerli olan enerjinin korunumu yasası gibi süperiletkenlik gibi bazı diğer fenomenler ise bu temel yasalardan türetilirler ve kendileri temel yasa değildir çünkü sadece belli başlı bazı sistemlerde kendilerini gösterirler fiziğin bazen kimyayı da içerecek biçimde genellikle temel bilim olarak anılıyor oluşu diğer tüm disiplinlerin biyoloji kimya jeoloji malzeme bilimi mühendislik medikal bilimler temel fizik yasalarına uyan belirli materyal sistemlerle ilgileniyor olduğundandır örneğin kimya madde kümelerinin atom ve moleküllerden oluşan gaz ve sıvılar gibi ve kimyasal maddelerin değişiminden kaynaklanan kimyasal reaksiyon denilen süreçlerin incelenişidir kimyasal bileşenlerin yapısı aktivitesi ve özellikleri onları oluşturan moleküllerin özelliklerinden çıkartılabilir bu temel özellikler kuantum mekaniği kuantum kimyası termodinamik ve elektromanyetizma gibi fiziğin alanlarıyla tanımlanır fizik felsefi köklerini antik yunan felsefesinden alır tales in maddeyi ilk kez karakterize etmesinden demokritus un doğayı bölünemez atomlara indirgemesine the ptolemaic astronomy of a crystalline firmament ve aristo nun fizik ine kadar farklı yunan filozofları kendi doğa felsefelerini geliştirmişlerdir yy a kadar fizik doğa felsefesi olarak biliniyordu fiziğin gelişimi eski filozofların birçok sorusunu cevapladığı gibi ortaya yeni sorular da çıkarmıştır fiziği çevreleyen felsefi meseleler fizik felsefesi uzay ve zamanın doğası determinizm ve empirizm natüralizm ve realizm gibi metafiziksel görüşlerle ilgilenir determinizm savunucusu laplace ve kuantum mekaniğinin kurucularından schrödinger gibi birçok fizikçi çalışmalarının gerisindeki felsefi görüşler üzerinde de yazmışlardır stephen hawking matematiksel fizikçi roger penrose u the road to reality gerçeğe giden yol kitabından dolayı platonist olmakla itham etmiştir hawking aynı zamanda kendisini de utanmaz bir indirgemeci olarak tanımlamış ve penrose la aynı felsefi konular üzerinde yazmıştır antik çağlardan bu yana insanlar doğanın nasıl davrandığını anlamaya çalıştılar en büyük gizemlerden biri güneş ve ay gibi gök cisimlerinin hareketiydi çoğunluğunun yanlışlığı kanıtlanan teoriler ortaya atıldı her olayın doğanın içinde bir nedeni olduğunu savunan filozof tales yaklaşık mö doğal olayları açıklamak için kullanılan doğaüstü mitolojik ve dinsel açıklamaları reddeden ilk kişi oldu ilk fiziksel teoriler felsefi terminolojiyle anlatılıyordu ve bu yüzden sistematik deneysel test uygulamak mümkün değildi batlamyus ve aristoteles nun birçok çalışması gündelik gözlemlerle de örtüşüyor değildir buna rağmen birçok antik filozof ve astronomun yaptığı öngörüler doğrudur leucippus mö yüzyılın ilk yarısı atomizmi kurdu ve arşimet mekanik statik ve hidrostatik alanlarında suyun kaldırma kuvvetini de içeren birçok sayısal betimlemede bulundu orta çağ müslüman fizikçilerle en tanınmışı ibn i heysem dir birlikte deneysel fiziğin doğuşuna tanıklık etti bunu erken dönem modern avrupa fizikçilerinin en tanınmışı galileo galilei ve johannes kepler in çalışmalarının üzerinde klasik mekaniği inşa eden isaac newton dur modern fiziği şekillendirmeleri takip etti yüzyılda albert einstein ın çalışmaları fiziğe günümüze değin süren biçimini kazandırmıştır fizik çok geniş bir yelpazeye sahip olsa da bazı temel teoriler bütün fizikçiler tarafından kullanılmaktadır bu teoriler deneylerle defalarca test edilip doğru bulunmuştur ve şu an kesin bir geçerlilikle doğanın doğru bir modeli olarak kabul edilmektedir örneğin klasik mekanik nesnelerin hareketini nesneler atomik boyutların oldukça üstünde olduğunda ve hareketin hızı ışık hızın oldukça altındaysa doğru ve tutarlı bir biçimde açıklayıp tahmin edebilmektedir bu teoriler aktif çalışma sahalarına dahil olmaya devam etmektedir klasik mekaniğin önemli bir dalı olan kaos yüzyılda klasik mekaniğin isaac newton tarafından ilk kez formülize edilmesinden yaklaşık üç asır sonra keşfedilmiştir bu merkezi teoriler daha spesifik konuları anlamak ve araştırmak için temel olmuşlardır ve uzmanlık alanı önemli olmaksızın her fizikçinin bu teoriler hakkında bilgisinin olması beklenir bu teoriler klasik mekanik kuantum mekaniği termodinamik ve istatistiksel mekanik elektromanyetizma ve özel göreliliktir günümüzdeki araştırma alanları kabaca katı hal fiziği atomik moleküler ve optik fizik parçacık fiziği astrofizik jeofizik ve biyofizik olarak sıralanabilir bazı fizik bölümlerinde fizik eğitimi alanında da araştırmalar yapılmaktadır fiziğin temel alanları onlara bağlı alt branşlar ve teoriler fiziğin maddenin makroskopik özellikleriyle uğraşan dalıdır bir sistemi oluşturan parçacık sayısı çok fazla ve bu parçacıklar arasındaki etkileşim kuvvetli olduğunda ortaya çıkan fazlarla ilgilenir bu fazlardan en bilindik olanları atomların aralarında elektromanyetik kuvvetten doğan bağlarla birbirine bağlandığı maddenin katı ve sıvı halleridir daha ilginç fazlara örnek olarak süperakışkanlık ve bose einstein yoğuşması olarak adlandırılan çok düşük ısılarda ortaya çıkan durumlar serbest elektronların özelliklerinden kaynaklı olarak bazı materyallerde meydana gelen süperiletkenlik atomik latislerde görülen ferromagnetik ve antiferromagnetik fazlar verilebilir yoğun madde fiziğinin geniş bir dalı olan katı hal fiziği ise sertve şekil değiştiremeyenmaddelerle özellikle de kristallerle ilgilenen fizik dalıdır katı hal fiziği oldukça sert ve şekli değişmeyen maddelerinelektriksel manyetik optik esneklik mekanik gibi konulardaki özelliklerini araştırmaktadır yoğun madde fiziği günümüzde çağdaş fiziğin en geniş araştırma sahasıdır tarihsel olarak şimdi yoğun madde fiziğinin bir dalı olarak kabul edilen katı hal fiziğinden türemiştir yoğun madde fiziği ismi ilk kez philip anderson tarafından çalışma grubunu yeniden isimlendirdiğinde kullanılmıştır kimya malzeme bilimi nanoteknoloji ve mühendislik dallarıyla ortak konulara da sahiptir atomik moleküler ve optik fizik amo bir ya da birkaç atomdan oluşan yapılar düzeyinde madde madde ve madde ışık etkileşimini inceler üç alan birbirleriyle karşılıklı ilişkileri kullandıkları metotların benzerliği enerji düzeylerinin ortaklığı sebebiyle tek bir isim altında toplanmıştır üç alan da hem klasik hem kuantum uygulamalarını içerir makroskopik analizin tersine etkileşimlere mikroskopik analiz ile de yaklaşabilirler atomik fizik atomlardaki elektron kabuklarıyla ilgilenir günümüzde atom ve iyonların kuantum kontrolü soğutması ve çarpıştırılmasına zayıf etkileşimli gazların bose einstein yoğuşması ve seyreltik fermi dejenere sistemleri gibi kolektif davranışlarına fiziğin temel sabitlerinin yüksek duyarlılıkla ölçülmesine ve yapı ve dinamik üzerinde elektron korelasyonunun etkisine odaklanılmıştır atomik fizik çekirdek fiziği tarafından etkilenir fakat çekirdekler arası fizyon ve füsyon etkileşimleri yüksek enerji fiziğinin alanına dahildir moleküler fizik çoklu atom yapılarıyla ve bu yapıların madde ışık bağlamında iç ve dış etkileşimleriyle ilgilenir optik fizik optikten farklı bir disiplindir optik makroskopik objeler ve klasik ışık alanlarının kontrolüyle ilgilenirken optik fizik optik alanların temel özellikleri ve mikroskopik düzeyde madde ile etkileşimini inceler atom fiziği maddelerin yapısını oluşturanatom ve atomlar arasıilişkileri atomların ve moleküllerin yapılarını dalga fonksiyonları enerji düzeyleri moleküler bağlar gibi atom fiziği kapsamındaki konuları irdeleyen bir fizik dalıdır optik ışığın yapısını ışığın kırılmasını ışığınyansımasını ve kırınımını ışığın girişimolaylarını ve ışığın davranışını özelliklerini madde ile etkileşimini inceleyen fizik dalıdır mercek dürbün mikroskop teleskop gibi araçlar yapılırken fiziğin optikdalından yararlanılmaktadır nükleer fizik ya da çekirdek fiziği atom çekirdeklerindeki olaylar bütünü ve etkileşimlerini inceleyen çekirdeklerde bulunan parçacıkları nötron ve protonları bir arada tutannükleer kuvvetlerive bunların etkileşimlerini inceleyen fizik dalıdır nükleer fizik uygulama alanları nükleer tıp manyetik rezosans iyon implantasyonundan nükleer enerji üretilmesi nükleer silah teknolojisi vb alanlardır nükleer fizik yılında henri becuerel in uranyum tuzlarının fosforesansını araştırırken radyoaktiviteyi keşfiyle başlamış yıl sonrasındaj j thomson un elektronu keşfetmesi ve atomun iç yapıya sahip olduğunun fark edilmesiyle gelişim göstermiştir elektrik fizikya da elektrik fiziği elektrik yükünü elektrik yükünün hareketleriyle oluşan elektirk akımını yükün hareketsiz durumu ve potansiyelini inceleyen fizik dalıdır manyetizma fiziği demir nikel kobalt fe ni ve co benzeri maddeleri çeken cisimleri mıknatısın çevresinde oluşanmanyetik alan manyetik kuvvetve bunların etkileşimlerini araştıran fizik dalıdır parçacık fiziğinin konusu madde enerjinin temel yapıtaşlarının ve aralarındaki etkileşimin incelenmesidir yüksek enerji fiziği olarak da adlandırılır bunun nedeni birçok temel parçacığın doğal olarak oluşmaması ve diğer parçacıkların yüksek enerji ile çarpıştırılması sonucu ortaya çıkmasıdır bu çarpıştırmalar parçacık hızlandırıcılarlada yapılabilirler astrofizik ve astronomi fiziğin teori ve metotlarının yıldız yapıları ve evrimleri güneş sisteminin temeli ve ilgili kozmolojik problemlerin aydınlatılması için kullanılmasıdır astrofizik geniş bir konu olduğundan mekanik elektromanyetizma ve istatistiksel mekanik termodinamik kuantum mekaniği görelilik çekirdek ve parçacık fiziği atomik ve moleküler fizik gibi fiziğin birçok alanından beslenir karl jansky nin de gök cisimleri tarafından yayılan radyo sinyallerini keşfetmesi radyo astronomisinin kurulmasıyla sonuçlanmıştır astronominin öncüleri günümüzde uzayın keşfiyle ilgilenmekteler dünya atmosferinde meydana gelen pertürbasyon ve girişim fenomenleri uzay temelli gözlemleri kızılötesi morötesi gamma ışını ve x ışını astronomisi isin gerekli kılmıştır fiziksel kozmoloji evrenin en büyük ölçeklerde nasıl oluştuğunun ve geliştiğinin incelenmesidir albert einstein ın görelilik teorisi bütün modern kozmolojik teorilerde baş rolü oynar yüzyılın başlarında hubble ın uzayın genişlediğini keşfetmesi hubble diyagramıyla gösterilmiştir durağan evren modeli ve big bang kuramları açısından çok önemli bir yer tutmuştur big bang nükleosentezinin başarısı ve kozmik arka plan ışımasının keşfi big bang modelini te doğrulamıştır bu model iki teorik temele dayanır albert einstein ın genel görelilik teorisi ve kozmolojik prensip kozmologlar yakın dönemde evrenin gelişmesini açıklamak için kozmik genişleme karanlık enerji ve karamadde faktörlerini içeren cdm modelini geliştirmişlerdir fermi gamma ışını uzay teleskopu ndan elde edilen bilgiler geçtiğimiz on yılda birçok keşif ve teorik olasılığın önünü açmış ve eldeki teorilerin düzeltilmesi ve daha iyi açıklanmasında yardımcı olmuştur karamaddenin açıklanmasını da sağlayan birçok keşfin önümüzdeki birkaç yıl içerisinde yapılacağı düşünülmektedir fermi karamaddeyi zayıf etkileşimde bulunan ağır parçacıklar ile açıklayabilecek bir kanıt aramaktadır bunun lhc ve diğer yer altı parçacık hızlandırıcılarında yapılan deneylerle destekleneceği tahmin edilmektedir ibex halihazırda yeni astrofiziksel keşifler üretmektedir güneş rüzgârının terminasyon şoku boyunca kimse enerjik nört atom ena ribonunu neyin ürettiğini bilmiyor fakat herkes klasik heliosfer betimlemesinin güneş sisteminin güneş rüzgârının yüklü parçacıklarını paketlemesinin yıldızlar arası galaktik rüzgâr a doğru bir kuyruklu yıldız şeklinde püskürtülmesi yanlış olduğu konusunda hemfikir evrensel kanunları bulmaya çalışan fiziğin teorilerinin farklı uygulama alanları vardır kabaca klasik fiziğin yasaları atomik boyutların üzerinde ve ışık hızının altında olan sistemleri açıklamak için yeterli bir çerçeve sunar bu ön gereksinimler karşılanmadığında gözlemler klasik fiziğin tahminleriyle örtüşmez albert einstein mutlak zaman ve mekan kavramları yerine uzay zaman kavramını koyan özel görelilik kuramını geliştirdi ve böylece ışık hızına yaklaşan hızlardaki sistemleri açıklamak mümkün oldu max planck erwin schrödinger ve diğerlerinin atomik ve atomaltı boyutlardaki sistemleri açıklamak için parçacıkların ve etkileşimlerin olasılıksal algılanışını içeren kuantum mekaniğini ortaya atmaları ile çok küçük boyutlardaki sistemleri deneylerle tutarlı bir biçimde açıklayabiliyoruz daha sonra kuantum alan teorisi kuantum mekaniği ve özel göreliliği birleştirdi genel relativite yüksek kütleli ve büyük boyutlu yapıların açıklanması için dinamik doğrusal olmayan bir uzay zaman kavrayışı ortaya attı fakat bu teori diğer temel açıklamalarla henüz birleştirilemedi söz konusu birleştirme için kuantum gravitasyonunu açıklayacak aday teoriler hâlen geliştirilmekte uygulamalı fizik genel olarak fiziğin özel bir kullanım sahasında geliştirilmesidir bir uygulamalı fizik programı genellikle jeoloji ve elektrik mühendisliği gibi birkaç uygulama disiplininden dersler içerir mühendislikten temel farklı uygulamalı fizikçinin özel bir düzenek tasarlamaması bunun yerine yeni teknolojilerin gelişimi ya da belli bir problemin çözümü için fiziği kullanmasıdır yaklaşım uygulamalı matematiğin yaklaşımının benzeridir uygulamalı fizikçiler aynı zamanda fiziğin bilimsel araştırmada kullanımıyla da ilgilenebilirler örneğin akseleratör fiziğiyle ilgilenen fizikçiler daha iyi parçacık detektörlerinin yapımı için çalışabilirler fiziğin mühendislikte geniş bir uygulama sahası vardır örneğin mekaniğin bir alt kolu olan statik köprü ve benzeri yapıların inşasında kullanılır akustiğin daha iyi anlaşılması daha efektif konser salonlarının yapılması için benzer şekilde optiğin daha iyi anlaşılması optiksel araçların daha iyi ve kullanışlı üretilmesi için teorik zemin sağlar fiziğin anlaşılması daha gerçekçi uçuş simülasyonları bilgisayar oyunları ve filmlerin üretilmesine yardım eder standart kabule göre fizik yasaları evrenseldir ve zamanla değişmez bu nedenle belirsizlik içinde kalınan bazı sorunların çözümü için de fizik kullanılır örneğin dünya nın merkezinin araştırılması ancak dünya nın kütlesi sıcaklığı ve dönüş oranının bilinmesiyle mümkündür aynı zamanda fizik mühendislikte simülasyon üretilmesini sağlayarak yeni teknolojilerin gelişmesinde çok büyük bir rol oynar fizikte interdisipliner disiplinler arası yöntemlerin yeri önemlidir ve diğer birçok alan fizik tarafından etkilenmektedir örnek olarak ekonofizik ve sosyofizik verilebilir fiziksel araştırmalar birçok farklı alanda gelişimini sürdürüyor katı hal fiziğinde çözülmemiş önemli teorik bir problem yüksek sıcaklıkta süper iletkenlik olgusudur diğer bir önemli katı hal fiziği uğraşıda elektronların spin özelliğinin kullanılarak elektronik işlemlerin yapılmasını amaçlayan spintronik dir bu konu ile bağlantılı diğer bir güncel konu ise kuantum bilgisayarın katı hal sistemlerinde gerçekleştirilmesidir parçacık fiziğinde standart model in ötesinde ve temelinde başka bir fiziğin olduğunun deneysel bulguları ortaya çıkmaya başladı bunların en önemlilerinden bir tanesi nötrinoların kütlesinin sıfır olmadığının keşfine ilişkin bulgulardır bu deneysel sonuçlar uzun süre çözülememiş solar nötrino problemini çözmüş gibi görünüyor kütleli nötrinoların fiziği hâlen aktif bir teorik ve deneysel araştırma konusu parçacık hızlandırıcıları tev mertebesinde enerjilerle parçacıkları çarpıştırmaya başladı deneyciler bu deneylerin sonucunda higgs bozunumu ve süpersimetrik parçacıkları bulmayı umuyor yarım asırdır süregiden kuantum mekaniğiyle genel göreliliği tek bir kuantum gravitasyonu kuramında birleştirme çabaları henüz sonuç vermiş değil halihazırdaki aday teoriler m teorisi süpersicim teorisi döngü kuantum gravitasyonu olarak sıralanabilir birçok astronomik ve kozmolojik gözlem henüz tatmin edici biçimde açıklanmış değil bunlardan birkaçı ultra yüksek enerjili kozmik ışınlar baryon asimetrisi evrenin ivmelenmesi galaksilerin anormal dönüş oranları yüksek enerji ve kuantum fiziğinde ve astrofizikte elde edilen büyük gelişmelere rağmen kaos türbülans vb birçok günlük fenomen hala tam anlamıyla anlaşılabilmiş değil dinamik ve mekaniğin zekice uygulanmasıyla çözülebileceği düşünülen kompleks problemler çözümsüz olarak duruyor örnekler arasında kum yığınlarının oluşumu sudaki titreşimlerin yapısı su damlalarının biçimi yüzey gerilimi fenomeninin mekanizması ve çalkalanan heterojen karışımların kendiliğinden dizilimi var karmaşık kompleks yapıların lerden bu yana artan bir ilgiyle incelenmesinin birkaç nedeni var güncel matematiksel ve sayısal yöntemler ve bilgisayar işlem yetileri karmaşık sistemlerin gerçekçi modellenebilmesine olanak sağladı karmaşık fizik aerodinamikte türbülansın araştırılması ve biyolojik sistemlerde model oluşumunun gözlemlenmesi gibi durumlarda da görülebileceği üzere git gide disiplinler arası bir araştırma sahası olmaktadır orijinal adıyla lingvo internacia polonyalı göz doktoru ludwik lejzer zamenhof tarafından yılında yaratılan yapay dil zamenhof un yılında yayımladığı fundamento de esperanto esperantonun temelleri kitabında dilin yapısı ve kuralları izah edilir kendini dr esperanto olarak tanıtan zamenhof farklı dilleri konuşan kişiler arasındaki iletişim zorluklarının öğrenilmesi kolay bir ortak dil ile aşılabileceğini düşünerek esperantoyu oluşturmuştur günümüzde en çok tanınan ve en çok konuşanı bulunan yapay dil olmakla birlikte uluslararası iletişim dili olma amacına ulaşamamıştır esperanto kelimesinin kökeni fransızcadaki umut etmek anlamına gelen esprer kelimesine dayanmaktadır bu kelime esperantoya esperi olarak geçmiştir ek ve köklerine ayrılışı esper ant o şeklindedir esperanto dilinin özgün adı aslında lingvo internaciadır ancak l l zamenhof esperantoyu tanıttığı tarihli unua libro isimli kitabında kendisinden doktoro esperanto dr umutlu takma adıyla bahsetmiş ve zamanla dilin kendisi de daha çok bu isimle anılır hâle gelmiştir esperanto yapay dili ler ve ler civarında polonyalı göz doktoru ludwik lejzer zamenhof tarafından geliştirilip yılında yayımlanmıştır dr zamenhof un bulunduğu bölgedeki insanlar lehçe rusça yidiş gibi farklı diller konuşuyorlardı zamenhof bu insanların birbirleriyle anlaşmalarını kolaylaştırmak için hiç değişmeyen ve istisnası olmayan ana kurala dayalı ve kelimelerinin köklerini genellikle bu avrupa dillerinden alan esperanto dilini icat etmiştir zamenhof çocukluğundan beri farklı dilleri konuşan insanların daha kolay anlaşabilmesi için uluslararası kolaylaştırılmış bir yapay dil oluşturma fikrinde olmuştur ilk zamanlarda latince veya yunanca dillerinden birini basitleştirmeyi düşünmüşse de latince öğrenmeye başladıktan sonra bu dilin yapısının çok karmaşık olduğunu düşünerek tamamen yeni bir dil üretmenin daha isabetli olacağına karar vermiştir onlu yaşlarının başından itibaren böyle bir dili oluşturmak için çalışmıştır ingilizceyi öğrendiği sıralarda zamenhof fiilin şahıslara göre farklı olarak çekimlenmesinin gereksiz olduğunu ve gramatik sistemin hayal edilebileceğinden çok daha basit olabileceğini düşünmekteydi ancak kelime ezberlemekte hâlâ zorlanmaktaydı rusça öğrenmeye başladığında ise bu sorunu son ekler vasıtasıyla en aza indirebileceğini fark etti ve dilini bu yönde geliştirmeye başladı dilinin kelime hazinesini dünya çapında öğretilme ve bilinme oranının yüksek olduğunu düşündüğü romen ve cermen dillerinden yararlanarak oluşturdu zamenhof aralık de birkaç arkadaşı ile birlikte doğum gününün yanı sıra lingwe uniwersala dünya dili adlı dilinin doğuşunu da kutlamıştır dilin bu aşamasıyla ilgili çok fazla bir bilgi yoktur ve bugüne yalnızca bir dörtlük kalmıştır sonraki yıllarda zamenhof özellikle yabancı dillerde yazılmış edebî yazıların ve şiirlerin esperantoya çevrilmesi sırasında diliyle ilgili fikirlerini en son aşamaya ulaştırmıştır fiillerdeki son hece vurgusunu kaldırıp vurgunun her zaman sondan ikinci hecede olması kuralını getirmiştir sembolleri sırasıyla sembolleriyle değiştirilmiş d ikilisiyle verilen sesi karşılamak için de dile harfi eklenmiştir esperanto ilk yılında rus imparatorluğu nda ve doğu avrupa da tanınmaya başladı ancak hemen sonra dilin bilinirliği batı avrupa ya ve da arjantin e de kanada ya te cezayir şili japonya meksika ve peru ya te tunus a te abd gine çinhindi yeni zelanda tonkin ve uruguay a kadar ulaştı i ve ii dünya savaşı yılları haricinde yılından beri her yıl esperanto temalı dünya kongreleri yapılmış ve bu kongreler dilin prestij ve resmiyet kazanma sürecinde etkili olmuştur dilde kararlılığı ve dile olan güveni arttırmak amacıyla teki bolonya deklarasyonu yla esperanto üzerinde yapılabilecek değişiklikler kesin bir dille büyük oranda sınırlandırılmış ve fundamento de esperanto isimli kitapta geçen kuralların ebediyyen kimse tarafından değiştirilemeyeceği bildirilmiştir ii dünya savaşı ndan sonra soğuk savaş yıllarında her iki taraf da esperantonun diğer taraf tarafından propaganda dili olarak kullanmasından çekinmiş ancak yılında unesco universala esperanto asocio dünya esperanto birliği ile danışmanlık ilişkisi kurmuştur dil lerde dünyanın yeni bölgelerine yayılmayı başarmıştır son yıllarda internet kullanımının yaygınlaşması ve bireyler arası uluslararası temasın üst düzeye çıkmasıyla esperanto hareketi yeniden canlanmaya başlamışsa da henüz dikkat çekecek seviyelere ulaşamamıştır bir yapay dil olarak esperanto hiçbir tek dile birebir bağlı değildir kelime hazinesi bakımından romen dilleri grubuna dahil edilebilir ancak yapıbilim bakımından mevcut hiçbir dil grubuna yakın değildir esperanto yapısal olarak genellikle sondan yer yer önden eklemeli ve tek heceli dillerin özelliklerini yansıtmaktadır fonetik açıdan slav dilleri ne yakındır anlambilimce hint avrupa dil ailesi nin karakteristiklerini taşır esperanto serbest cümle dizimine sahiptir cümledeki ögelerin yerleri değiştirildiğinde cümlenin anlamı değişmez esperanto hiçbir zaman başka ülkelerce resmen tanınan bir ülkenin resmî dili olmamıştır ancak dilin buna benzer tecrübeleri bulunmaktadır esperanto almanya ve belçika arasında özerk bölge olan çok dilli moresnet te yüksek konuşulma oranlarına ulaşmış ve ülkenin son zamanlarında esperantonun resmî dil yapılması gündeme gelmişse de yılında belçika bu bölgeyi kendisine bağlayınca bu düşüncenin gerçekleşmesi mümkün olmamıştır esperanto topluluğu arasında dilin tarafsızlık ilkesini zedeleyeceği endişesiyle esperantonun bir ülke tarafından resmî dil olarak tanınmasına sıcak bakmayanlar bulunmaktadır esperanto dilini kullanan ve esperanto ile ilgili çalışmalar yürüten çok sayıda uluslararası ve yerel organizasyonlar bulunmaktadır doğrudan veya dolaylı olarak dünyadaki esperanto hareketinin büyük bölümünü yürüten türkiye nin aralarında bulunmadığı ülkelerde yerel şubesi bulunan birleşmiş milletler ve unesco ile resmi unicef ile danışmanlığa dayalı iletişim içerisinde olan universala esperanto asocio uae dünya esperanto örgütü bu örgütçe parasal destek sağlanan esperanto dilini düzenleme yetkisindeki kurum akademio de esperanto ve yine uea bünyesinde bulunan tejo tutmonda esperantista junulara organizo dünya esperantocu gençlik örgütü bu kuruluşların bazı önemli örnekleridir esperanto günümüzde temel olarak seyahat veya internet üzerinden haberleşme amacıyla kullanılmaktadır yıllık olarak yayımlanan pasporta servo adlı kitapçık esperanto konuşanlardan kendisine başvuranların ev adreslerini içermektedir bu kitapçığa kayıt yaptıran kişi ve aileler kendi şehirlerine gelecek esperantocu misafirlerine konaklama imkânı sağlarlar buna karşılık yapacakları gezilerde kendileri de diğer pasporta servo kayıtlılarının evlerine konuk olup buralarda ücretsiz konaklayabilirler esperanto topluluğu arasında her yıl düzenli olarak bir takım toplantılar yapılır internacia junulara kongreso uluslararası gençlik kongresi esperanto bilen gençlerin buluştuğu bir yıllık kongredir bu kongreye yaklaşık kişilik katılım sağlanmaktadır esperanto interreto seminarioj internet te esperanto seminerleri genelde ün üzerinde katılımcısı bulunan universala kongreso evrensel kongre ve almanya daki yeni yıl şenliği internacia seminario uluslararası seminer bu toplantıların en bilinen örnekleridir esperanto konuşan kitle genelde birbirlerinden uzak bölgelerde yaşayan kişilerden oluştuğundan esperantonun internet üzerindeki kullanımı günlük kullanımından daha yaygındır ve bu kullanımları araştırıp organize eden kuruluşlar mevcuttur internette esperanto konuşanların oluşturduğu mail grupları haber grupları esperanto öğretimi için hazırlanmış siteler esperanto radyo ve internet tabanlı televizyon kanalı sayfaları birçok bilgisayar programı ve çokdilli internet sitelerinin esperanto çevirileri ve çok sayıda esperanto bloglar bulunmaktadır esperanto vikipedi de in üzerinde madde vardır esperanto topluluğuna katılmış esperanto kullanan ve esperanto hareketini destekleyen kişiler esperantocu esperantisto sıfatıyla anılırlar zamenhof un doğumgünü olan aralık dünya esperanto günü olarak kutlanmaktadır esperanto hareketine atıfta bulunan en yaygın simge yeşil renkli yıldızdır bu yıldız esperanto bayrağı üzerinde de bulunmaktadır yıldızın rengi umudu beş kanadı beş kıtayı temsil eder esperanto edebiyatının geçmişi esperanto öncesine kadar dayanır ludvik zamenhof dili oluştururken eksiklerin görülmesinde yardımcı olması amacıyla birçok kitabın çevirisi yapıp esperanto şiirler yazdı ve daha sonra diğer esperanto bilenler tarafından da birçok edebi eser ortaya kondu esperanto dilinde bugüne kadar yayımlanan kitap sayısı in üzerindedir bunların ünden fazlasının orijinali esperanto dilinde yazılmıştır en iyi bilinen esperanto roman yazarları arasında claude piron ve birkaç kez nobel edebiyat ödülü ne aday gösterilen william auld sayılabilir harold brown bilinen esperanto modern tiyatro yazarları arasındadır genelde çok sayıdaki esperanto dergi ve gazetelerin en prestijlisi olarak belçika da basılan aylık haber dergisi monato gösterilir dergi yılından beri her ay yayımlanmakta dünya çapındaki gelişmeleri ve özel dosyaları konu edinmektedir derginin bir başka özelliği her ülke hakkındaki haberlerin o ülkeden bir yazar tarafından kaleme alınmasıdır esperanto müzik sanatçılarına folk rock rap akapella klâsik örnek verilebilir esperanto dilinde çekilmiş uzun metraj filmler mevcuttur yaklaşık kadar kişinin ana dili esperantodur ana dili esperanto olanlar genelde uluslararası esperanto toplantılarında tanışmış ve bildikleri tek ortak dil esperanto olan çiftlerin çocukları olarak dünyaya gelen kimselerdir bu kişiler her ne kadar daha sonra büyüdükleri ülkenin dilini ana dilleri olarak konuşsalar da gerçek ana dillerini belirlemede doğuştan itibaren ilk öğrendikleri dil baz alındığından çeşitli istatistikler içerisinde yer alırlar esperanto japonya daki oomoto dini ve iran da ilk kez ortaya çıkmış bahâî dini nde önemli rol oynamıştır kullanımı da bazı spiritist hareketler gibi diğer dini topluluklar tarafından teşvik edilmiştir oomoto dini esperanto nun kendi mensupları arasında kullanılmasını teşvik eder ve zamenhof u kendi tanrılaştırılmış ruhlarından biri olarak sayar bahâî dini bir yardımcı dilinin kullanılmasını teşvik eder abdülbaha esperanto nun idealini methetti ve yüzyıl sonlarında ve yüzyılın başlarında esperantistlerle bahâîlerin arasında bir yakınlık duygusu vardı abdülbaha şubat tarihinde paris esperanto topluluğu na bir konuşma verdi şimdi dr zamenhof un esperanto dilini icat ettiği tanrı ya övgü olsun uluslararası iletişim aracı haline gelmenin tüm potansiyel niteliklerine sahiptir bu asil çabası için hepimiz minnettar ve müteşekkir olmalıyız çünkü bu şekilde arkadaşlarına iyi hizmet etti adananları üzerinde yorucu çaba ve özveri ile esperanto evrensel olacak bu nedenle her birimiz bu dili incelemeli ve mümkün olduğunca yaygınlaştırmalıyız ki günden güne daha geniş bir tanınma elde etsin dünyanın tüm ulusları ve hükümetleri tarafından kabul edilsin ve tüm halk okulu müfredatlarının bir parçası haline gelsin umarım esperanto gelecekteki tüm uluslararası konferans ve kongrelerin dili olarak benimsenir böylece herkesin sadece iki dil edinmesi gerekir biri kendi dili ve diğeri uluslararası dil ardından tüm dünya halkı arasında mükemmel bir birlik kurulacaktır bugün çeşitli uluslarla iletişim kurmanın ne kadar zor olduğunu düşünün eğer bir kişi elli dil bile öğrenirse yine bir ülke üzerinden seyahat edebilir ve oranın dilini bilmiyor olabilir bu nedenle bu esperanto dilinin yaygınlaşması için azami gayret göstereceğinizi umuyorum l l zamenhof un kızı lidia zamenhof yılında bahâîliğe geçti abd büyük boston greater boston alanının erken bir üyesi kuzey amerika esperanto ligi nin başkan yardımcısıydı encyclopdia iranicanın kurucu redaktörü ihsan yarşater iran da geçirdiği çocukluğunda esperanto yu öğrendiğini ve annesi bahâî kutsal yolculuğu için haifa şehrine gittiği zaman o annesine hem farsça hem de esperanto mektup yazdığını aktardı agnes baldwin alexander abdülbaha nın talebiyle esperanto nun erken bir destekçisi oldu ve japonya da düzenlenen mitingler ve konferanslarda bahâî öğretilerini yaymak için esperanto kullandı günümüzde hâlen bahâî esperantistlerin aktif bir alt topluluğu var ve bahâî edebiyatının birçok eseri esperantoya çevrilmiştir te esperanto nun etkin bahâî destekçileri için kuruldu iranlı ayetullah humeyni müslümanları esperanto yu öğrenmeye çağırdı ve farklı dini kökenlerden insanlar arasında daha iyi anlaşılması için bir araç olarak kullanılmasını övdü uluslararası bir lingua franca olarak ingilizcenin yerine esperanto nun kullanılmasını önerdikten sonra kum şehrinde düzenlenen seminerlerde kullanılmaya başladı kısa bir süre sonra devlet tarafından kur an ın esperanto çevirisi yayınlandı türkiye deki ilk bilinen esperantocuların adları selânik te michel a arama istanbul da s kedami aydın da mehmed cevdet bey giresun da a kha tenessian olarak nakledilir solon orfa nidis ve kakobo gueron aralık ayında esperanto grupları oluşturdu ve da t e asocio isimli esperanto grubu üye ile birlikte kuruldu ayrıca izmir de de başka bir grup kuruldu aynı zamanlarda johano sapuncoğlu ve sıdkı efendi nin yürüttüğü küçük bir hareket de mevcuttu esperanto hareketinde türkiye de oluşan ilk kayda değer canlanma yılları arasında istanbul da yaşayan anakreon stamatiadis önderliğinde yürütülmüştür stamatiadis de istanbul da bir esperanto cemiyeti kurmuş ve burada den e kadar esperanto dilinde gazete yayımlamıştır bu cemiyet pera da sakız ağaç sok ağa cami no adresinde bulunmaktaydı türkiye cumhuriyeti hükümeti bu cemiyetin logosundaki harflerin türk harflerine çevrilmesi koşuluyla faaliyetlerinin devamına izin vermekle birlikte istanbul belediye meclisi nin derneğin faaliyetlerine izin vermemesi sonucunda nisan de resmi izinle türk esperanto derneği tea kuruldu ancak bu dernek uzun süre faaliyette kalmadı türkiye de ikinci bir esperanto hareketi li yıllarda emekli albay hayrettin dural öncülüğünde ortaya çıktı istanbul da türkiye esperanto derneği adında bir dernek kurup bu derneğe başkanlık yapan hayrettin dural ücretsiz esperanto kursları verdi kadıköy de esperanto sergisi düzenledi dernekte esperanto ile ilgili derslik bir dergi ve esperanto türkçe büyük sözlük adındaki sözlüğün çıkarılmasına öncülük etti te dünya dili esperanto adında bir kitap yazıp yayımladı hayrettin dural ın ölümünün ardından dernek işlevini yitirdi türkiye de yılı itibarıyla uea ya bağlı resmi bir esperanto derneği bulunmamakla birlikte esperanto adına aktif çalışmalar ve öğrenme grupları mevcuttur kuzey afrika ve ortadoğu buluşması olarak bilinen mezorienta esperanto kunveno adlı uluslararası buluşma da iznik te da eskişehir de de gaziantep te ve da ürgüp te olmak üzere türkiye de bugüne kadar kez düzenlenmiştir türkiye deki esperanto hareketini temsilen yılının başından beri turka stelo türk yıldızı adlı aylık bir esperanto dergi yayınlanmaktadır esperanto özellikle sözcük dağarcığı bakımından avrupa dillerine oldukça yakın olmasına ve oluşumunda yalnızca bu dilleri referans alınmış görünmesine rağmen esperanto topluluğu içerisinde esperanto ile türkçe arasında özellikle yapısal anlamda benzerlikler bulunduğu şeklinde bir kanı vardır bazı esperantocular esperantonun bir dünya dili değil bir avrupa dili olduğu şeklindeki eleştirileri karşılamada türkçeyle olan benzerlikleri ön plana çıkarırlar esperantonun türkçeye benzediği yönleri olmakla birlikte yapısal olarak daha çok avrupa dillerine yakınlık gösterir iki dil arasındaki temel benzerlikler şu şekilde sıralanabilir iki dil arasında göze çarpan farklılıklar ise şunlardır esperantonun özünde kişisel bir çalışma olması diğer dillere oranla çok daha etkin eleştirilebilmesini sağlar olumsuz eleştirilerin odaklandığı en temel noktalardan biri projenin başarısızlığıdır ilk yıllarda hızla yayılması ve yılları arasında ulaştığı üst seviyedeki kabul ve popülerliğine rağmen konumunu koruyamamış ve düşüşe geçmiştir esperanto yıldır dünya dili olmak için çalışmış ama başarıya ulaşamamıştır bu durum esperantonun evrensel ikincil dil olmaya uygun olmadığının kanıtıdır en yaygın eleştirilerden bir diğeri de gramerin ve özellikle de sözcük dağarcığının avrupa dillerinden kaynaklanıyor olmasıdır esperanto gerçek anlamda tarafsız ve evrensel değildir avrupa dillerini konuşan halklara haksız avantaj sağlamaktadır x ts eu c e gibi birçok dilde bulunmayan seslerin kullanılmış olması dijital ortamda zorluk çıkaran aksanlı harflerin varlığı eklemeli bir dil olmasına karşın çoğu zaman yeni sözcükleri eklerle oluşturma imkânını kullanmak yerine diğer dillerden sözcük alımlarına giderek kök sözcük sayısını kabartması dil hakkında sıkça dile getirilen diğer genel eleştirilerdir esperanto dilbilgisiyle ilgili eleştiriler ise genelde sıfatın ismin durumundan etkilenmesine kök sözcüklerin cinsiyet bilgisi taşımasına ve cinsiyet belirtmeden tekil isim kullanmanın zorluğuna yöneliktir sözlü eleştirilerin yanında esperantoya alternatif olması düşünülen birçok yapay dil de oluşturulmuştur bunların bazıları başlı başına yeni bir dil iken bazıları esperanto üzerinde yapılan reformlarla oluşturulmuş esperantido genel adıyla anılan esperanto türevleridir esperantodan sonra oluşturulup bir miktar da olsa başarıya ulaşabilmiş yapay dillerden bazıları lojban ido toki pona novial lingua franca nova sona mirad kotava interlingua noxilo olarak sayılabilir esperanto öğrenenlerin büyük çoğunluğu dili kişisel çabalarıyla tek başına öğrenme materyallerini kullanarak öğrenmektedir bunun yanında ulusal esperanto dernekleri esperanto öğretmek için sürekli olarak kurslar düzenler dili öğrenme konusunda gerekirse herhangi bir tejo bürosuyla yerel esperanto gruplarıyla ya da rotterdam daki tejo dünya bürosu ile ilişkiye geçilebilmektedir esperanto dünya çapında resmî eğitim kurumları içerisinde de öğretilir dünyada esperantonun yabancı dil olarak öğretildiği bazıları ilköğretim seviyesinde olmak üzere çok sayıda okul bulunmaktadır türkiye de üsküdar amerikan lisesi nde seçmeli esperanto dersi okutulmaktadır paderborn daki sibernetik pedagoji enstitüsü nde fransızca konuşan ortaöğretim öğrenci grupları üzerinde yapılan çalışmada öğrencilerin saatte ulaştıkları almanca düzeyine ingilizcede saatte italyancada saatte ulaşırken esperanto için saatin bu düzeye ulaşmalarında yeterli olduğu gözlemlenmiştir yapılan bir diğer çalışma da yıl esperanto öğrendikten sonra yıl fransızca öğretilen öğrencilerin yıl fransızca öğretilen öğrencilerden daha iyi fransızca konuştuğunu göstermiştir bu çalışmanın ingiltere deki bir benzerinin yürütülmesine menchester üniversitesi öncülüğünde devam edilmektedir ekonomi üretim ticaret dağıtım ve tüketim ithalat ve ihracattan oluşan insan etkinliğidir insanın ihtiyaçlarını karşılamada yapılan her türlü faaliyeti içerir ekonomi belli bir bölge içindeki ekonomik sistemden oluşur bu sistem o bölgedeki işgücünü sermayeyi doğal kaynakları üretim ticaret ile dağıtımda rol alan ekonomik kuruluşları ve o bölgedeki mal ile hizmetlerin tüketimini içerir bir ekonomi teknolojik evrim tarih ve sosyal organizasyon ile coğrafya doğal kaynaklar gelir ve ekoloji gibi ana faktörlerin birleşmesiyle oluşur ekonomi sözcüğünün oikia ve nomos köklerinden gelir ev yönetimi anlamındadır tüm meslekler kuruluşlar veya ekonomik faaliyetler ekonomiye katkıda bulunur tüketim tasarruf ve yatırım ekonominin çekirdek öğelerindendir ve pazarın dengesini belirler ekonominin birincil ikincil ve üçüncül olmak üzere üç sektörü mevcuttur tarih boyunca toplumlar karmaşıklaştıkça ekonomi de gelişmiştir sümerler mal paraya dayanan büyük ölçekte bir ekonomi oluştururken günümüzdeki anlamıyla ilk ekonomiyi babilliler ve komşu şehir devletleri kurmuştur pragmatizm felsefede uygulayıcılık uygulamacılık pragmacılık fiîliyye faydacılık yararcılık gerçeğe ve eyleme yönelik olan pratik sonuçlara yönelik düşünme temelleri üzerine kurulmuş olan felsefi akımdır william james tarafından popüler hale getirilmiştir onun felsefe ekolünden olanı yapmak başarmak anlamına da gelir hem iyinin teorisi hem de doğrunun teorisidir iyinin teorisi olarak faydacılık refahcıdır welfarist iyi en fazla faydayı sağlayandır ve burada fayda zevk tatmin veya bir nesnel değerler listesine göre tanımlanır bir doğru teorisi olarak ise faydacılık neticecidir conseuentialist doğru hareket bir şeyin uygulanabildiği ölçüde gerçek olduğu savına dayandırılmıştır eğer bir bilgi günlük hayatta işe yarıyorsa o bilgi doğrudur yaramıyorsa yanlıştır ampirizm ile yakın alakası olan bu felsefi akımı teorik düşüncenin tam tersi olarak nitelemek yanlış olmayacaktır kelimenin dayandığı felsefi terim prgma eski yunanca olup iş eylem demektir pragmatik ise kelime anlamı olarak işe yönelik anlamına gelir faydacılık bu terime karşılık kullanılan sözcüktür faydacılık ilk olarak yüzyıl ingiltere sinde jeremy bentham ve diğerleri tarafından öne sürülmüştür fakat epikür aipikuros gibi antik yunan filozoflarına kadar geri gidilebilir ilk kez ortaya atıldığında iyi en fazla insana en fazla mutluluğu getiren şey olarak tanımlanmıştı ancak daha sonra bentham iki farklı ve birbiri ile çelişme potansiyeli olan kavram içerdiğinden birinci kısmı atıp sadece en büyük mutluluk prensibi demiştir hem bentham ın hem de epikür ün formülasyonu hedonistik nedenselliğin farklı tipleri olarak düşünülebilir çünkü hareketlerin doğruluğunu sebep oldukları mutluluğa göre ölçüyorlardı ve mutluluğu zevk ile tanımlıyorlardı ancak bentham ın formulasyonu ferdi olmayan bir hedonizmdi epikür ün kişiyi en mutlu eden şeyi yapmasını tavsiye etmesine karşılık bentham herkesi en mutlu yapacak şeyi yapmayı uygun görüyordu john stuart mill utilitarianism isminde ünlü ve kısa bir kitap yazmıştır mill bir faydacı olmasına rağmen bütün zevklerin aynı değerde olmadığını ileri sürmüştür mutsuz bir sokrat sokrates olmak mutlu bir domuz olmaktan yeğdir sözü bu görüşünü anlatır faydacılığı eleştirenler bu görüşün birkaç problemi olduğunu söylemişlerdir bunlardan biri değişik insanların faydalarının karşılaştırılmasının zorluğudur ilk faydacıların çoğu mutluluğun felisifik hesap felisific calculus ile sayısal olarak ölçülüp karşılaştırılabileceğine inanıyorlardı ama pratikte bu hiçbir zaman yapılamadı değişik insanların mutluluğunun kıyaslanmasının sadece pratikte değil prensipte de mümkün olmayacağı ileri sürülmüştür faydacılığın savunucuları bu problemin iki kötü seçenek arasında karar vermek zorunda kalan herkesin karşılaşabileceği bir problem olduğunu söyleyerek karşılık vermişlerdir bir milyar insanın ölmesiyle bir kişinin ölmesinin aynı derecede kötü olduğunu söyleyemiyorsanız bu problemi utilitaryanizmi reddetmek için kullanamazsınız demişlerdir faydacılık sağduyu ile çeliştiği için de eleştirilmiştir örneğin kişi kendi çocuğunun hayatı ile iki yabancının hayatını kurtarmak arasında seçim yapmak zorunda kaldığında kendi çocuğunu kurtarmayı seçecektir ama faydacılar iki yabancıyı kurtarmanın gelecekte daha fazla potansiyel mutluluğa sebebiyet vereceğinden tersini tercih etmeyi destekleyeceklerdir bu akımın bir şey uygulanabildiği ölçüde doğrudur şeklindeki savı ise hiçbir teorik mekanizmanın tartışılmasına izin verilmeden bir şey özden yoksun olduğu halde başarılı bile olsa kabul gördüğünden eleştirilmiştir söz gelimi birbirinden farklı seçeneklere sahip bir soru hiçbir bilgi sahibi olmayan kimse tarafından rastgele ama doğru yanıtlandığında faydacılığa göre o şey artık mutlaklık kazanmıştır bu kişinin bilgili eğitimli ya da zeki olması pek de önemli unsurlar değildir tersi durumda da çok iyi eğitimli ve yetenek sahibi kişiler toplumda iyi statülere erişemediği durumda onların geri zekalı ya da cahil olarak damgalanmaları bu akım yüzündendir kısacası faydacılıkta önemli olan öz değil biçimdir olayların teorik akışı önemsizdir mutlak olan daima pratik başarı olarak kabul edilir her teori doğru değil ama her pratik doğrudur bu görüşe göre daniel dennett kararlarımızı yönlendirmek için faydacılığın kullanmasının sınırlarını belirlemek için three mile adası kazasını örnek olarak kullanır bu nükleer santraldeki kaza iyi bir şey mi yoksa kötü bir şey miydi bu kaza birçok kişi tarafından nükleer enerji politikasına yaptığı etkiler yüzünden yararlı olarak görülmekteydi neticede çernobil kadar kötü bir kaza değildi dennett faydacılık açısından tüm kanıtları tartıp bir karara varmak için hâlâ daha erken aradan geçen yıla rağmen olduğunu söylemektedir burada söz edilen sıkıntılardan kurtulmak için faydacılığın değişik çeşitleri ortaya atılmıştır faydacılığın geleneksel şekli en fazla fayda getiren hareket en iyi harekettir diyen hareket faydacılığıdır buna alternatif ise en iyi hareket en fazla faydayı sağlayacak kuralın emrettiği harekettir diyen kural faydacılığıdır örneğin bir kişi yalan söylerse en fazla faydayı elde edeceği bir durumda olsun hareket faydacılığına göre en doğru hareket yalan söylemektir ama genel kural olarak doğruyu söylemek o kişiye daha fazla fayda sağlayacağını kabul edersek kural faydacılığı açısından doğruyu söylemek gerekmektedir oluşturmacılık ya da diğer adıyla yapılandırmacılık olarak bilinen öğrenme ve öğretme kuramıdır yapılandırmacılık kuramı nın öncülüğünü piaget vygotsky ve glasersfeld yapar eğitimde oluşturmacılık çocuğun konu hakkındaki kendi anlayışını oluşturmasına izin verilecek şekilde eğitilmesini söyleyen bir eğitim metodudur öğretmenin amacı materyali örtmek değil çocuğun konuyla ilgili gerçekleri ortaya çıkarmasına yardımcı olmaktır sanat ve mimaride oluşturmacılık endüstriden etkilenen tasarımlar ve endüstride kullanılan malzemeleri kullanan hiçbir sosyal fonksiyonu olmayan saf sanattan yana olan rusya da ve sonrasına ait bir sanatsal akımdı vladimir tatlin ve daha sonra antoine pevsner ve naum gabo gibi oluşturmacılar tarafında kuruldu kasimir malevich de oluşturmacı sayılabilecek parçalar yapsa da daha çok daha önceki süprematism çalışmaları ile tanınır hareket el lissitzky nin başını çektiği yeni grafik tasarım tekniklerinin gelişimini etkilemiştir politika biliminde ve uluslararası ilişkiler teorisinde oluşturmacılık uluslararası ilişkilerde standart gerçekçi ve liberal görüşleri reddeder ve devletlerin çıkarlarının uluslararası anarşinin etkilerinden değil özdeşlik ve uluslararası normlardan çıktığını ortaya koyar oluşturmacı teori aynı zamanda dil ve belagatın gerçeği nasıl oluşturduğu ile de ilgilenir alexander wednt oluşturmacılık üzerine birkaç makale yazmıştır matematik ve mantıkta oluşturmacılık sezgici matematik oluşturmacı mantık oluşturmacı matematik buradan çıkışla constructivism kavramı üzerinde anlayış birliğine varmak için tek bir türkçe karşılık kullanmak gereği ortaya çıkmaktadır bu çalışmada constructivism kavramının karşılığı olarak oluşturmacılık benimsenmiştir constructivism öğrenme ve eğitim bağlamlarında terim olarak bilginin oluşturulmasına işaret eder bilgi kavramına bakışımız constructivism kavramına olan bakışımızı da sağaltacaktır şöyle ki constructivist anlayışta bilgi bilenden bağımsız bir şekilde doğada var değildir bilgi özneden bağımsız değildir von glasersfeld özne bilgiyi kendi için öteki öznelerle etkileşimi sırasında oluşturur oluşturduğu bilgiden kendi de çevresi de etkilenir piaget vygotsky moll bu açıdan bakınca oluşturma kavramının türkçedeki karşılığı ve içerdiği kavramlar şöyle sıralanabilir öncelikle oluşturma k dönüşlü bir fiildir bu fillin gerçekleşmesi sırasında bu fiili gerçekleştiren de etkilenir bilgi oluşturma sırasında bilgiyi oluşturan özne en çok etkilenir bilgi oluşturma zihinsel süreçlerin gerçekleşmesi sürecinden geçilerek başarılır böylece bilgi oluşturma bireysel ve içsel bir kavramdır smith dahası oluşturma aynı zamanda işteş bir fiildir zira bilgi oluşturma eylemi çevreden ve öteki öznelerin varlığından bağımsız değildir bilgi oluşturma diğer öznelerle etkileşim sürecinde birlikte gerçekleştirilir dolayısıyla oluşturma kavramı içerisinde birliktelik toplumsallık da vardır moll a a g e s göre vygostky eğitimin toplumsal ve kültürel bir etkinlik olduğunu ve bilimsel olarak incelenecek kavramları da ayrıştırmak yerine bütün olarak görülmesi gerektiğini söylüyordu sözcüklerin anlamlarının da düşünme ve konuşmanın birliği olarak tasavvur ediyordu işteş dönüşlü bir fiil olan oluşturma k kavramı da bu bütünlüğü sağlamaktadır göndergeleri arasında eylem eylemi etkileyen ve etkilenen de vardır üstelik structuralism kavramı için yapısalcılık yoğunlukla kullanılmaktadır constructivism ise structuralism le farklı açılardan dünyaya anlam vermeye çalışır bu bağlamda constructivism yapısalcılık olarak değil de oluşturmacılık olarak adlandırılabilir düşüncesindeyim bu konudaki kaynakça için adresinden ulaşabilirsiniz durum gruplama köprü sorular gösterme ve yansıtma gagnon jr g w ve m collay öğrenme döngüsü modeli keşfetme kavram tanıtma ve kavram uygulama analiz tasarım değerlendirme brooks ve brooks önerdiğim ve derslerimde kullandığım oluşturmacı öğretim modeli oluşturmacı öğretim çerçevesi matematik yunanca mthma bilgi çalışma öğrenme nicelik yapı uzay ve değişim gibi konularla ilgilenir matematikçiler ve filozoflar arasında matematiğin kesin kapsamı ve tanımı konusunda görüş ayrılığı vardır matematikçiler örüntüleri araştırır ve bunları yeni konjektürler formüle etmekte kullanırlar bu konjektürlerin doğruluğunu veya yanlışlığını matematiksel ispat yoluyla çözmeye çalışırlar matematiksel yapılar gerçek fenomenleri iyi modelize ettiklerinde matematiksel düşünce doğa hakkında tahmin yürütmemizi ve onun iç yüzünü anlamamızı sağlayabilir matematik soyutlama ve mantığı kullanarak ve sistemli çalışmayla fiziksel objelerin şekillerini ve hareketlerini saymayı hesaplamayı ve ölçmeyi mümkün kılar ve böylece gelişir pratik matematik yazılı kayıtlardan beri insan etkinliği olagelmiştir matematik problemlerinin çözümü için gerekli araştırma yıllarca hatta yüzyıllarca süren bir çaba gerektirebilir ilk titiz kayıtlara yunan matematiğinde rastlanır özellikle öklid in elementler kitabında giuseppe peano david hilbert ve diğerlerinin geç yüzyılda belitsel sistemler üzerine kurdukları çalışmalarından beri matematiksel araştırmada doğruyu kurmanın geleneği değişti artık uygun olarak seçilen aksiyom ve tanımlardan titiz bir şekilde tümdengelim yapılmaktadır matematik rönesans a kadar görece yavaş gelişti sonra matematikteki yenilikler diğer yeni bilimsel keiflerle etkileerek matematiksel keiflerde günümüzde hala devam eden hızlı bir artış sağladı galileo galilei kainat dediğimiz kitap yazıldığı dil ve harfler öğrenilmedikçe anlaşılamaz o matematik dilinde yazılmış harfleri üçgen daire ve diğer geometrik şekillerdir bu dil ve harfler olmaksızın kitabın bir tek kelimeyi anlamaya olanak yoktur bunlar olmaksızın yapılan karanlık bir labirentte amaçsızca dolaşmaktır carl friedrich gauss matematiği bilimlerin kraliçesine benzetmiştir benjamin peirce matematik için bilimlerin sonuçlarının çizilmesi için gereken bilim demiştir david hilbert biz burada gelişigüzel konuşmayız matematik şart koşulan rastgele kuralların olduğu bir oyun gibi değildir o yalnızca içsel gerekliliğin olduğu kavramsal bir sistemdir aksi hiçbir şey değil albert einstein matematik kesin olduğunda gerçeği yansıtmaz gerçeği yansıttığında kesin değildir fransız matematikçi claire voisin matematikte yaratıcı itki her yerinde kendini ifade etmeyi denemesidir der matematik dünya genelinde doğa bilimleri mühendislik teknoloji ve maliye gibi birçok alanın temel aracıdır uygulamalı matematik matematiksel bilginin diğer alanlara uygulanmasıyla ilgilidir bu uygulamalar sayesinde istatistik ve oyun teorisi gibi tamamıyla yeni matematik disiplinleri doğmuştur ayrıca matematikçiler soyut matematikle akıllarında herhangi bir kullanım olmadan da yalnızca matematik yapmak için uğraşırlar soyut matematikle uygulamalı matematiği ayıran belirgin bir çizgi yoktur soyut matematikteki keşifler sıklıkla pratik matematik uygulumalarının başlatıcısı olurlar antik yunanca kelimesi matematik kelimesinin köküdür ve bilirim anlamına gelmektedir daha sonradan sırasıyla bilim bilgi ve öğrenme gibi anlamlara gelen mthema kelimesinden türemiştir mathematiks öğrenmekten hoşlanan anlamına gelir osmanlı türkçesinde ise riyaziye denilmiştir matematik kelimesi türkçeye fransızca kelimesinden gelmiştir matematik bilimde olduğu kadar günlük hayatta da bir insanın sık sık karşısına çıkar matematik temeli mantığa dayanan bir sistemdir ve zihni geliştiren bir araç olarak kişiye rasyonel bakış açısı kazandırır kişiye özgür ve önyargısız bir düşünce ortamı yaratır insanın sistemli mantıklı tutarlı düşünmesini sağlar bu yüzden matematik dersi ilköğretimden yükseköğretim programlarına kadar her alanda yer alır ilköğretimde ortaöğretime hazırlık olarak ortaöğretimde yükseköğretime hazırlık olarak matematik öğretimi yapılır galatasaray spor kulübü merkezi istanbul da olan özellikle galatasaray futbol takımı ile tanınan spor kulübü galatasaray sk güncel olarak futbol erkekler basketbol erkekler ve kadınlar ve voleybol erkekler ve kadınlar dallarında en üst lig düzeyinde temsil edilmektedir bu dönemde oyunculardan her hafta birer kuruş toplanır başkan ali sami yen de futbol topuyla ilgilenirdi hatta domuz yağı ile temizlenen futbol topu hasar görünce ali sami yen ayakkabısının bir parçasını keserek yama yapmıştır cevdet kalpakçıoğlu da formaları yıkardı kulübün ilk isminin gloria ya da audace koyulması istenmiştir ancak takımın oynadığı ilk maçında rum rakibini yenerken seyircilerin onlardan galata sarayı efendileri diye söz etmesiyle bugünkü isim doğmuştur ali sami yen tarafından söylenen bir söz galatasaray spor kulübü nün kuruluş ve varoluş amacını belirleyecektir galatasaray spor kulübü kurucu listesi resmiyet kazanma sürecinde değişikliğe uğramıştır ten a kadar galatasaray spor kulübü ne başkanlık yapan mektebin numaralı öğrencisi ali sami yen elyazısıyla tuttuğu galatasaray terbiye i bedeniye kulübü ıhsaiyet defteri nin sayım istatistik defteri ve sayfalarında kurucu üyeyi şöyle sıralar galatasaray ın ilk amblemi ağzında futbol topu taşıyan kanatları gerili bir kartalı içeriyordu ancak galatasaray lisesi öğrencilerinden şevki ege tarafından çizilen bu kompozisyon benimsenmeyince kenara itildi bugünkü amblem ise yılında yine lise öğrencilerinden ayetullah emin tarafından çizilmiştir yeni çizim geometrik çizgilerin uyumlu kullanılmasıyla iç içe geçmiş sarı kırmızı renklerde gs harflerini içermekteydi ilk olarak ayetullah emin ve şinasi şahingiray tarafından çıkarılan haftalık bir mecmuada kullanılan bu kompozisyon çok beğenildi bunun üzerine resmî amblem olarak kabul edilmesi için teklif yapıldı teklif alkışlar arasında ittifakla kabul oldu eski harfler gayın ve sin daha sonra latin alfabesine geçilmesiyle yerini g ve s harflerine bıraktı ayrıca g ve s harflerini taşır ve takım kurulduktan yıl sonra arma yapılmıştır galatasaray spor kulübü nün ilk renkleri kırmızı beyaz dır türk bayrağı nın renklerinden esinlenerek seçilen bu renkler dönemin yönetimi tarafından kuşkuyla karşılanmış ve futbolcular sıkı bir takibe alınmışlardır bu nedenle sarı siyah renkler gündeme gelmiş ama bunlar da kalıcı olmamış ve galatasaray bugünkü renklerine kavuşmuştur bu renklerin öyküsünü ali sami yen şu şekilde açıklamaktadır buna karşılık kuruculardan bekir sıtkı söz konusu renklerin gül baba nın ii bayezid e verdiği sarı ve kırmızı güllerden esinlenildiğini ileri sürer galatasaray uefa kupası nı yenilmeden ve uefa şampiyonlar ligi gruplarını olarak bitirip kazanan tek takımdır yılında uefa kupası finalinde ingiltere nin arsenal kulübünü penaltılarla yenerek bir avrupa kupası kazanan ilk ve tek türk futbol kulübü olmuştur galatasaray aynı yıl süper kupayı da real madrid i yenerek kazanmıştır avrupa da en fazla başarı yakalamış türk takımı olan galatasaray ın avrupalı rakiplerine oranla mütevazı olarak görülen kadrosuyla kazandığı uefa kupası ve süper kupa dünyada büyük bir başarı olarak görülmüş böylece galatasaray adı tüm dünya tarafından tanınan bir marka hâline gelmiş ve kulüp dünya çapında büyük bir taraftar topluluğu kazanmıştır kulüp avrupa daki popülerliğini hâlen devam ettirmektedir galatasaray basketbol takımı galatasaray spor kulübü nün basketbol süper ligi nde mücadele eden erkek basketbol takımıdır takım maçlarını kişilik sinan erdem spor salonu nda oynamaktadır galatasaray kadın basketbol takımı galatasaray spor kulübü nün kadınlar basketbol süper ligi nde mücadele eden kadın basketbol takımıdır takım maçlarını kişilik ahmet cömert spor salonu nda oynamaktadır galatasaray tekerlekli sandalye basketbol takımı galatasaray spor kulübü nün tekerlekli sandalye basketbol süper lig de mücadele eden tekerlekli sandalye basketbol takımıdır takım maçlarını kişilik ahmet cömert spor salonu nda oynamaktadır galatasaray avrupa tekerlekli sandalye basketbol şampiyonası finalinde alman rakibi rsv lahn dill i yenerek avrupa şampiyonlar şampiyonu oldu daha sonra galatasaray japonya da düzenlenen kıtalararası şampiyonada british columbia takımını mağlup ederek ve namağlup şampiyon olarak türkiye de kulüp bazında en büyük başarıya imza atmıştır galatasaray erkek voleybol takımı galatasaray spor kulübü nün efeler ligi nde mücadele eden voleybol takımıdır galatasaray erkek voleybol takımı maçlarını kişilik tvf burhan felek voleybol salonu nda oynamaktadır galatasaray kadın voleybol takımı galatasaray spor kulübü nün sultanlar ligi nde mücadele eden voleybol takımıdır galatasaray kadın voleybol takımı maçlarını kişilik tvf burhan felek voleybol salonu nda oynamaktadır galatasaray yılında ise cev kupası nda galatasaray kadın voleybol takımı italya temsilcisi unendo yamamay busto arsizio ya altın sette yenilerek avrupa ikincisi oldu yılında ise cev kupası nda rusya temsilcisi dinamo krasnodar ı kendi sahasında yenen takım deplasmanda rakibine yenilerek kupaya ikinci kez final ayağının son maçında veda etmiştir ve avrupa ikincisi olmuştur galatasaray espor galatasaray spor kulübü tarafından kasım tarihinde kurulan elektronik spor takımıdır takım şampiyonluk ligi nde mücadele etmektedir league of legends zula ve wolfteam takımları bulunmaktadır yüzme sporu atletizm ve jimnastik ile birlikte ana spor dalından birisidir küçük yaşlarda başlayıp uzun yıllar süren büyük emek ve sabır gerektiren bu spor dalının türkiye de geçirdiği süreç içinde galatasaray her zaman önemli bir rol oynamıştır galatasaray lisesinin neredeyse kuruluşu ile başlayan bu ilginin tarihte yılına monseur moiroux un beden hocalığı zamanın da belirtilmektedir galatasaray kadın kürek takımı yılında türkiye kürek şampiyonası nın ilk şampiyonu olmuş olup en başarılı kürek takımları arasında yer almaktadır galatasaray erkek kürek takımı yılında türkiye kürek şampiyonası nda ilk kez şampiyon olmuş olup en başarılı kürek takımları arasında yer almaktadır galatasaray yelken şubesi nin mazisi yılına dayanır moda koyu nda ingilizler in kendi aralarında yaptıkları fıta ve kik yarışları galatasaraylılar ın ali sami yen bülent emin sakallı celal deniz sporlarına doğru yönelmelerini sağlamıştır galatasaraylı sporcu haşim mardin in rüyam adlı kotrası ile atlantik okyanusu nu aşmış olmasının yanında feyyaz burhan mahmut münir atakan samim arduman la birlikte erzin ve zerrin demir bu dalda büyük başarılar sağlayıp avrupa şampiyonası na katılan ilk sporcularımız oldular almanya da katıldığı yarışın sini birincilikle bitiren demir turgut zerrin demir de olimpiyatları nda yarıştı galatasaray da denizciliğin başlangıcı anılırken yelkende ve kotrada ilk akla gelen isimler kemal niyazi seyhun mahir safi suat karaosman fuat akif ve ibrahim beyler dir son yıllarda da uluslararası alanda önemli başarılar kazanan sarı kırmızılı yelkenciler arasında özellikle alp alpagut adı ön plana çıkmıştır dünya çapında dereceleri olan bu sporcumuz girdiği yarışlarda hem türkiye yi hem de galatasaray ı temsil etmektedir yılında almanya da yapılan masterler yarışması nda türkiye yi temsil eden galatasaraylı sporcu anıl dünya birincisi olmuştur galatasaray erkek sutopu takımı galatasaray spor kulübü nün türkiye deplasmanlı sutopu ligi nde mücadele eden sutopu takımıdır galatasaray erkek sutopu takımı maçlarını galatasaray ergun gürsoy olimpik yüzme havuzu nda oynamaktadır galatasaray erkek sutopu takımı sezonu türkiye deplasmanlı sutopu ligi ni lider tamamlamış ve oynadığı play off final müsabakası sonucu enka spor kulübü nü seride geçerek şampiyon olmuştur takım türkiye deplasmanlı sutopu ligi nde üst üste toplamda ise şampiyonluğunu elde etti bu şampiyonlukla beraber galatasaray erkek sutopu takımı lig şampiyonluğu ile türkiye deplasmanlı sutopu ligi nde en çok şampiyon olan takım unvanını da eline geçirmiş oldu takım son olarak sezonunda şampiyon olmuş ve şampiyonluk ile rekoru elinde tutmaktadır galatasaray kadın sutopu takımı galatasaray spor kulübü nün türkiye kadınlar sutopu ligi nde mücadele eden sutopu takımıdır galatasaray kadın sutopu takımı maçlarını galatasaray ergun gürsoy olimpik yüzme havuzu nda oynamaktadır takım ligde yılının ikinci devresi oynadığı maçlarda sırasıyla işıkkent i adalar ı ayik i çınarlı yı da ile geçerek sezona noktayı koydu ve tüm maçlarını kazanarak özlemini duyduğu ligdeki ilk şampiyonluğuna ulaşmış oldu dünyanın en gözde sporlarından biri olan binicilik sporunu kulüp bazında yılında kurmuş olan galatasaray spor kulübü bu sporu türkiye de uluslararası başarı seviyesine ulaştırmayı ve yeni nesillere bu sporu sevdirmeyi amaçlayarak galatasaray binicilik şubesinin istanbul maslak taki galatasaray nevzat özgörkey binicilik tesisleri içindeki yenilenen tesis binasını aralık günü eski kulüp başkanı adnan polat ve yönetim kurulu üyelerinin de katıldığı davetle tüm sporseverlerin hizmetine açmıştır galatasaray briç subesi yılında ersan feray ve cavit turan öncülüğünde kurulmuştur ve yıllarında türkiye şampiyonu de ise istanbul şampiyonu olan şube haziran de fransa nın pau şehrinde yapılan avrupa briç şampiyonasında oyuncularından ergun korkut un takım kaptanı olduğu ve galatasaray briç takım kaptanı orhan ekinci nin ortağı olduğu türkiye takımı ile birlikte avrupa şampiyonu olmuştur galatasaray atletizm şubesi yılında galatasaray lisesine bağlı olarak kuruldu puanlı istanbul şampiyonalarında kulüplerarası türkiye şampiyonalarında ve türkiye atletizm ligi nde şampiyonluğu bulunan galatasaray atletizm takımı türkiye şampiyonası ndaki yılları arasında yılda şampiyonluk alarak büyük bir üstünlük kurmuştur galatasaray satranç şubesi galatasaray spor kulübü nün yılında kurduğu yeni şubesidir kulüp doğrudan süper ligde yer almaktansa alt yapıdan başlayarak bir temel oluşturma çalışmalarını tamamlamış ve bu doğrultu da misyonunu sürdürerek satranç branşında da ileriki yıllardaki hedefini büyütmeyi planlamıştır galatasaray tenis şubesi galatasaray spor kulübü nün yılında kurduğu en yeni şubesidir kulüp sahibi olduğu taç spor tesisleri nde geleceğin tenisçilerini yetiştirmeyi hedefleyerek şubeyi kurmuştur kulüp tarihinde ise marsel ilhan ile sözleşme imzalayarak oyuncuyu takım bünyesine katmıştır galatasaray ın basketbol ve voleybol branşlarında veteran liglerinde temsil ettiği şubesidir galatasaray spor kulübü bünyesindeki basketbol ve voleybol branşlarında geçmişte oynayan oyuncuların belirli bir yaşa gelmesinden ötürü salonlara veda etmesinden sonra sporun içinde kalmaları ve mücadele etmeleri için kurulan belli bir yaş kriteri olan ve yerel lig federasyonları bazında organizasyonları olmadığı için her yaz ülke dışında katıldığı lig ve organizasyonlar da mücadele eden takımlar erkek kadın basketbol ve bayan erkek voleybol takımları olarak galatasaray spor kulübü nü avrupa da bu iki branş dört takımla temsil etmektedirler galatasaray superleague formula da temsil edilmektedir milano merkezli scuderia playteam ac milan ve galatasaray sk yarış takımlarına destek vermektedir yarışlar ağustos ayında ingiltere deki donnington pisti nde başlamıştır galatasaray yarış takımının pilotu alessandro pier guidi dir pier guidi de scuderia ise playteam in maserati mc ile fia gt şampiyonasına katılmıştır superleague formula yarış otomobilleri beygir gücünde v motorludur galatasaray şampiyonasını takım arasında puanla olarak bitirmiştir galatasaray şampiyonasında scuderia yı bırakmış ve durango ile anlaşmıştır galatasaray futbol altyapısı nın hedefi gelecek yıllarda galatasaray futbol takımı nın formasını giyecek sporcuların yetiştirilmesinin yanı sıra galatasaray örf ve adetlerine bağlı rakibe hakeme seyirciye saygılı fair play ilkelerine bağlı sporcular yetiştirmek bu sporcuları ülke ve dünya futboluna kazandırırken buna paralel olarak kulübümüze ekonomik yönden güç kazandırmaktır istanbul da florya bağcılar fatih avcılar çobançeşme merter büyükçekmece küçükçekmece başakşehir bayrampaşa beykoz beylikdüzü etiler bahçeşehir maltepe beylerbeyi ümraniye şubelerinin yanında anadoluda ise ankara kocaeli g antep malatya zonguldak k maraş sakarya konya antalya kuşadası nusaybin bandırma çorlu bursa mersin hatay kayseri galatasaray futbol okullarının bulunduğu diğer kentlerdir ayrcıa yurtdışında hollanda da da bulunan futbol akademisi erol erdal alkan başta olmak üzere birçok gurbetçi oyuncuyu futbola kazandırdı galatasaray spor kulübü basketbol spor okulu na katılan öğrencilere sporu ve özellikle basketbolu sevdirmek ve öğrencilere basketboldaki temel hareketleri öğreterek branşa yönelik fiziksel gelişmelerini ortaya çıkartmak hedefinde hareket etmektedir galatasaray spor kulübü voleybol spor okulu na katılan öğrencilere sporu ve özellikle voleybolu sevdirmek ve öğrencilere voleyboldaki temel hareketleri öğreterek branşa yönelik fiziksel gelişmelerini ortaya çıkartmak hedefinde hareket etmektedir galatasaray spor kulübü yüzme okulunda yüzme eğitiminin yanı sıra çocuğunuzun fiziksel ve ruhsal gelişimine destek olacak birçok program planlanmıştır mazisi lara dayanan galatarasay yelken şubesi galatasaray spor kulübü nün altında amatör şubeler kapsamında çalışmalarını sürdürmektedir şube türkiye nin en yoğun yaşayan şehirlerinden istanbul da ve bu şehrin en merkezi yerlerinden biri olan ama bir o kadar şehirden uzak hissi veren kalamış koyu ndaki galatasaray kalamış tesisleri nde yer almaktadır rüzgâr sörfü kursları ile birlikte yelken sporunun çeşitli branşları ve yaz okulları burada bulunmaktadır burhan felek spor kompleksi içinde bulunan kapalı spor salonu ve galatasaray ergun gürsoy olimpik yüzme havuzu nun bulunduğu alanda eğitimleri verilmektedir galatasaray nevzat özgörkey binicilik tesisleri nde küçükler için pony gibi çeşitli eğitimler verilmektedir ana madde türk telekom arena ayrıca bakınız ali sami yen stadyumu türk telekom arena türk telekom arena nın açılış maçı sezonu içerisinde oynandı ali sami yen spor kompleksi nde bulunan galatasaray spor kulübü nün içerisinde seyirci kapasiteli süper lig ve uefa standartlarına uygun kapalı spor salonu ve alışveriş merkezleri sinema hipermarket cafe bar ile beraber yer alan olan stadyumudur türkiye nin en lüks ve en modern stadyumu olmuştur stadyumu d internetten görmek mümkündür florya metin oktay tesisleri galatasaray ın ve türk millî takımının antrenman yaptığı tesislerdir galatasaray ın efsane oyuncusu metin oktay ın yılındaki kazada hayatını kaybetmesi sonucu tesislere ismi verilmiştir hektarlık bir alana kurulmuştur metin oktay tesisleri merkez yönetim binası kamp binası dört adet tam boy futbol sahası genç takım tesisleri kapalı spor salonu galatasaray futbol akademisi galatasaray hastanesi restoranlar eğlence alanlarının yanı sıra galatasaray basketbol ve voleybol takımları için yapılmış olan eğitim tesislerinden oluşmaktadır galatasaray spor kulübü florya metin oktay tesisleri nin arazisini lüks otel villa avm olarak değerlendirip antrenman tesislerini büyükçekmece de ki kulübe ait metrekare alana taşımak istemektedir kulüp merkezi beyoğlu hasnun galip sokak ta bulunmaktadır anadolu yakasında bulunan kalamış tesisleri galatasaray ın yelken şubesine ev sahipliği yapmaktadır istanbul un en gözde sahillerinden birinde bulunan kalamış tesisleri ayrıca galatasaray camiasına şık restoranı ve temizliği sürekli denetlenen denizi ve sahili ile de hizmet vermektedir yılında tamamen yenilenen kalamış tesisleri kadıköy bölgesinin en güzel sahil mekânlarından biri haline gelmiştir bu tesise bir kapalı salon ilave edilecektir üsküdar burhan felek spor kompleksi içinde yer alan galatasaray ergun gürsoy olimpik yüzme havuzu eylül da hizmete açıldı daha önce üstü açık olan havuz galatasaray ın yaptığı tadilat ile kapalı ve tam olimpik hale getirildi havuzda çatı kolonları tribünlerin önünden geçmediği için seyircilerin müsabakaları tam olarak izleyebilmesi mümkün oluyor kişilik tribün kapasitesine sahip havuz ayrıca sutopu su balesi ve sualtı rugby gibi branşlara da hizmet verebiliyor dünya ve olimpiyat şampiyonaları nda da kullanılabilecek tesisten günde ile kişi yararlanabiliyor istanbul un ve istanbul boğazı nın üzerindeki kız kulesi ile birlikte tek kara parçası olan ve bu benzersiz konumundan ötürü şimdiden vazgeçilmez ve paha biçilemez bir mekân olan galatasaray adası bütünüyle yeniden inşa edilerek temmuz tarihinde galatasaray camiası ve istanbul lulara eğlence ve dinlence merkezi olarak hizmet vermeye başladı galatasaray binicilik şubesi nin maslak atlı spor tesisleri içindeki yenilenen tesis binası aralık tarihinde yenilenerek tekrar tüm sporseverlerin hizmetine açılmıştır yeni tesise yönetim kurulu kararıyla nevzat özgörkey binicilik tesisi adı verilmiştir yıl aradan sonra yeniden faaliyete geçen binicilik şubesi tesislerinde ilk etapta inşası tamamlanan kulüp binasının ardından ikinci aşamada at kapasiteli betonarme bir ahır inşa edilecektir metrekaredir nevzat özgörkey tesislerinde galatasaray store plus açılmış olup diğer tesislerde de açılması düşünülmektedir küçükçekmece de yılının mayıs ayında açılan teknolojinin son gelişmeleriyle donatılmış kürek tesisi kürekçiye ev sahipliği yapmaktadır küçükçekmece kanarya mevkii nde bulunan m sahalı göl üzerindeki dolgu alan kulübe yıllık irtifak hakkı yapılmak üzere de ön izinle tahsis edilmiştir ataşehir de yılında taç spor kulübü derneği nden milyon dolara alınan tesis yaklaşık dönümlük arazi üzerine kurulmuş olup tesis bünyesinde seyirci kapasiteli uluslararası final müsabakalarında uygun dizayn edilmiş merkez kortun yanı sıra si kapalı sı açık olmak üzere adet aydınlatmalı ve ısıtmalı tenis kortu yarı olimpik açık ve kapalı yüzme havuzları fitness merkezi seyirci kapasiteli kapalı spor salonu taç spor salonu halı saha sauna grup egzersizlerinin yapıldığı stüdyolar türk hamamı buhar maske ve terapi odaları yer almaktadır ayrıca sportif aktivitelerin gerçekleştirilebileceği bu alanlar dışında kulüpte açık kapalı restaurant bar çocuk kulübü otopark gibi bölümler de yer almaktadır galatasaray ın sahibi olan galatasaray futbol a ş nin ve lik halka açık ortaklıktan oluşan şirkettir tam adı galatasaray sportif sınai ve ticari yatırımlar a ş dir futbol a ş ve sportif a ş galatsaray sk ya aittir medya yayın haklarını süper lig naklen yayınları şampiyonlar ligi market pool uefa kupası dostluk maçları ve diğer sinema vcd ve dvd yayınlar oluşturmaktadır forbes dergisinin yılında yaptığı piyasadaki en itibarlı markalar araştırmasında türkiye den galatasaray markası ilk sırada yer almıştır galatasaray markası ile ilgili tüm lisans verme ve isim hakkı gelirlerinin tek sahibi galatasaray sportif a ş dir şirket kulüp ün adı görsel malzemeleri amblemi ve logosunu taşıyan broşür poster kitap oyuncak oyun bilgisayar oyunu top kaset ve cd mefruşat giysi yiyecek içecek ve benzeri emtialar için üretim ve satış hakkı vererek gelir sağlamaktadır buna göre çeşitli kuruluşlara söz konusu eşyaları üretme ve satma hakkına ilişkin lisans vermekte ve bu kullanım hakları karşılığında ödenecek isim hakları için de bir minimum garanti talep etmektedir galatasaray lisanslı ürünlerini satan taraftar mağazalarıdır ürünler internetten çeşitli yerlerde bulunan mağazalardan veya gezici mağazalardan satın alınabilmektedir ayrıca amatör şubelerin ürünlerini satan galatasaray store plus lar nevzat özgörkey binicilik tesislerinin hizmete açılması ile faaliyete başlamıştır galatasaray tv galatasaray spor kulübü nün televizyon kanalıdır ocak tarihinden itibaren test yayınlarına başlamıştır ocak tarihinden itibaren normal yayına geçmiştir kanalda takım ile ilgili haberler yapılmakla beraber galatasaray radyo ile ortak yayınlarda yapılmaktadır galatasaray radyo galatasaray spor kulübü nün internet ortamında yayın yapan radyo kanalıdır mayıs tarihinde açılmış olan radyo galatasaray tv ile ortak yayınlar yapmakla beraber yerli yabancı şarkılar ve kulüp ile ilgili yayınlar yapmaktadır galatasaray taraftarlarına hitap eden aylık spor dergisidir bayilerden ve internetten satın alınabilmektedir internetten birkaç sayfası ücretsiz okunabilmektedir türkiye de en çok aboneye sahip olan spor kulübü dergisidir avea ile yapılan anlaşma neticesinde sanal mobil telefon operatörü olarak hizmet veren galatasaray mobile ın nisan da faaaliyetine başlamıştır garanti bankası ve denizbank tarafından sunulan galatasaray taraftarlarına özel ayrıcalıkları olan kredi kartıdır ultraslan galatasaray taraftarlarından oluşan gruptur ismi avrupa da birçok takımın tribünlerine konuşlanmış ultras ve galatasaray ın sembolü aslan kelimelerinin birleşmesinden gelmektedir de kurulmuştur kısa sürede büyümüştür tüm taraftar grupları gibi zaman zaman yaptıkları gösterilerle gündeme gelirler koreografi alanında ses getiren görsel şovlar hazırlamışlardır galatasaray sk ile rossiyskaya premyer liga da mücadele eden alania vladikavkaz arasında tarihinde kardeş kulüp anlaşması imzalanmıştır anlaşma kapsamında oyuncu altyapı hazırlık maçları gibi konularda iki kulüp karşılıklı işbirliği yürütecektir anlaşma nedeniyle tarihinde florya metin oktay tesisleri ni ziyaret eden alania vladikavkaz yöneticileri ile galatasaray sk yöneticileri çeşitli görüşmelerde bulunmuştur günümüzde kardeş kulüp anlaşması aktif değildir galatasaray sk ile premier league de mücadele eden reading arasında tarihinde kardeş kulüp anlaşması imzalanmıştır anlaşma kapsamında oyuncu altyapı hazırlık maçları gibi konularda iki kulüp karşılıklı işbirliği yürütecektir anlaşma nedeniyle tarihinde türk telekom arena yı ziyaret eden reading yöneticileri ile galatasaray sk yöneticileri çeşitli görüşmelerde bulunmuştur günümüzde kardeş kulüp anlaşması aktif değildir din genellikle doğaüstü kutsal ve ahlaki ögeler taşıyan çeşitli ayin uygulama değer ve kurumlara sahip inançlar ve ibadetler bütünü zaman zaman inanç sözcüğünün yerine kullanıldığı gibi bazen de inanç sözcüğü din sözcüğünün yerinde kullanılır dinler tarihine bakıldığında farklı kültür topluluk ve bireylerde din kavramının farklı biçimlere sahip olduğu dinlerin mensupları tarafından her çağda coğrafya ve kültür değerlerine göre yeniden tasarlandığı görülür arapça kökenli bir sözcük olan din sözcüğü köken itibarıyla yol hüküm mükafat gibi anlamlara sahiptir dinin farklı tanımları olup bu tanımlar dine bakış açısına göre birbirinden farklılık göstermektedir bir dine bağlı olanlar dini kendi inançları açısından tanımlamışlardır dine inceleme konusu bir nesne olarak bakan bilim insanları ise elde ettikleri verilere göre dinin bir tanımını yapmışlardır bu tanımların hiçbiri dinin gerçek yapısını ortaya koyan tanımlar değildir şimdiye kadar üzerinde ittifak edilen bir din tanımı olmamıştır bunun sebebi dinlerin farklı yapılara sahip olmasıdır din bilimlerinin farklı alanlarında uzman olan pek çok din bilimcisinin kendine özgü bir din tanımı vardır şimdiye kadar yapılan din tanımları normal bir kitap hacmini dolduracak kadar çoktur ancak bu din bilimcileri dini kendi alanları açısından tanımlamışlardır örneğin konuya din sosyolojisi açısından yaklaşan mile durkheim din bir cemaatin meydana gelmesini sağlayan ayin ve inançlar sistemidir demiştir durkheim bu tanımında dinin toplumdaki sosyal fonksiyonunu esas almıştır din dua kurban ve inançla kendini gösteren bir arzudur diyen ludwig andreas feuerbach ise din psikolojisi açısından bir tanım yapmıştır buna benzer birçok tanımı sıralamak mümkündür ancak bu iki örnek din bilimcilerinin din tanımlarının birbirinden ne kadar farklı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır din bilimcilerinin bu din tanımlarında kutsaliyet inanç zihni meleke mutlak itaat duygusu arzu toplumsal değerler bilinci tabiat üstü yüce varlık ve tanrı fikri gibi hususlar ön plana çıkmaktadır din bilimcilerinin her biri bu kavramlardan birine ağırlık vererek din tanımı yapmıştır bu tanımlardaki ayrılık temelde iki nedenden kaynaklanmaktadır bu nedenlerden biri dinin karmaşık yapısıdır diğeri ise tanımı yapanların subjektif yaklaşımlarıdır dinin bütün dinleri kapsayacak objektif bir tarifini ancak dinin sınırlarının belirlenmesinden sonra yapmak mümkün olabilir dinin nasıl ortaya çıktığı kaynağının ne olduğu konusunda kutsal kitapların verdiği bilgilerden başka herhangi bir tarihî belge yoktur bu bakımdan bilimsel metotlara baş vurarak dinin başlangıcı ve kaynağı hakkında kesin bir şey söylemek mümkün değildir bununla birlikte dinin kaynağını bulmaya teşebbüs eden bazı sosyal bilimciler ortaya çıkmıştır elde ettikleri veriler çerçevesinde dinin kökeni hakkında bir takım teoriler ileri sürmüşlerdir bir dönem bu teoriler batı dünyasında kabul görmüş bilim çevrelerinde heyecan uyandırmışsa da daha sonra bunların eleştirisi yapılıp tartışmalı hâle gelmişlerdir dinin kaynağı hakkındaki görüşler evrimci görüş ve vahiy temelli görüş olmak üzere iki başlık altında toplanmaktadır evrime paralel olarak insanın kültür bakımından da evrim geçirdiğinin ispatlanması için çeşitli alanlardan bilim insanları çalışmalara başladılar antropologlar etnologlar sosyologlar ve psikologlar arasından bazı bilim insanları dinin kökeninin ilkel hayat yaşayan ilkel kabilelerin din ve kültürlerinin incelenmesi ile bulunabileceği iddiasında idiler yeni zelanda avustralya afrika ve asya da yaşayan bazı ilkel kabilelerin inançlarından hareket ederek dinin kökeni hakkında değişik görüşler ortaya atmaya başladılar edward burnett tylor dinin başlangıcının animizm james frazer büyü durkheim totemizm olduğunu ileri sürdü diğer bilim insanları tarafından başka teoriler de ortaya atıldı bütün bu teoriler yaklaşım tarzlarına göre psikolojik ve sosyolojik temelli teoriler idi bu teorilere göre insan tabiattan korktuğu veya cemaat şuurunu devam ettirmek istediği için dine yönelmişti ve bu teoriler bazı bilim çevrelerinde geniş kabul görmüştü bu bilim çevrelerinde dinin insan hayatından çıkmasının çok uzun zaman almayacağı kanaati hakim olmaya başlamıştı max müller de bu konuya dair her gün her hafta her ay en çok okunan gazeteler din çağının geçtiğini inancın bir yanılsama ya da çocukluk hastalığı olduğunu tanrıların bir insan buluşu olduğunun sonunda ortaya çıkarıldığını yazıyorlar şeklinde görüş belirtirken te crawley bilimle dinin karşıtlığını göstermek için din düşmanlarının kıyasıya bir mücadeleye giriştiklerini dinin mitlerin oluşturulduğu ilkel çağın bir kalıntısından başka bir şey olmadığı düşüncesinin her yerde yayıldığını ve ortadan kalkmasının sadece bir zaman sorunu olduğunu yazmıştı insanın ve dinin kaynağı hakkındaki evrimci görüş karşısında bilim insanları arasında vahiyci görüşü savunanlar da çıktı aslında protestan bir rahip olan wilhelm schmidt ilkeller arasında yaptığı etnolojik çalışmalardan sonra yayınladığı der ursprung der gottesidee eserinde dinin ilk şeklinin tektanrıcılık olduğunu ileri sürdü filolog max müller dinin kaynağını dilbilimsel metotlarla tanrısal ilk vahye dayandırmaya çalıştı tanrı fikrinin tarihini ele alan müller e göre bu fikir tanrının dünyayı yaratması esnasında ilk vahiyle başladı insana yaşam nefesini üfleyerek tanrısallığın sezgisini yerleştirdi başlangıçta tanrı insan ırkının bütün atalarına kendini aynı tarzda bildirdi ancak insan dil hataları nedeniyle bu tanrıya değişik isimler verdi zamanla bu isimlerin her birinin farklı tanrılara işaret ettiği yanılgısına varıldı böylece çoktanrıcılık doğdu max müller hinduizmin kutsal kitabı vedalar üzerinde yaptığı dilbilimsel incelemelerle bunu ispat etmeye çalıştı müller in asıl ortaya koymak istediği ise bütün dinlerde değişik dillerle ifadesini bulan şey aynı tanrısal gerçek aynı vahiydir cümlesiyle özetlediği tespitiydi dinin kökeninin tektanrıcı vahiy olduğunu savunanlar belli bir dinî inanca sahip olanlardır wilhelm schmidt hristiyanlığın protestan mezhebine bağlı rahip bir bilim insanıdır max müller de inançlı bir hristiyandır onun geleneksel hristiyan anlayışından ayrıldığı nokta bütün dinlerin kaynağının aynı tanrısal vahiy olduğu anlayışıdır geleneksel hristiyan anlayış tanrısal vahiy dini olarak sadece yahudiliği ve hristiyanlığı görmektedir bu anlayışa göre hristiyanlık yahudiliğin bir devamıdır fakat hristiyanlığın çıkışıyla yahudiliğin hükmü kaldırılmıştır diğer dinler ise tamamen şeytan uydurmasıdır tanrının bu dinlerle hiçbir işi olmamıştır hinduizm de aynı yaklaşımı sergiler budizmin din anlayışı tamamen farklıdır budizm tanrısız bir din olarak bilinir bu din ne kendini ne de diğer dinleri tanrısal vahye dayandırır dinî bilgi çoğu dindar insana göre dinî önderler kutsal metinler ve veya şahsi ilham ile kazanılır bazı dinlere göre bu tür bir bilgi sınırsız bir mahiyettedir ve her türlü soru ve soruna cevap niteliği taşır bazı dinlere göre ise dinî bilgi hayata özellikle dinî ve pratik anlamda etki ederek gözlem ile elde edilen bilgiyi tamamlayıcı niteliğe erişir bazı dinler ve dindar grup ve bireylere göre ise bahsedilen yollardan elde edilen dinî bilgi kesin şüphesiz ve asla yanılmaz türdendir dinî bilginin tanımı idrak ve tahlil ediliş biçimleri çoğu zaman dinden dine mezhepten mezhebe ve bireyden bireye değişiklik gösterir bilimsel bilgi ve metot ise tam tersi biçimde dünya ile birebir temasa dayanır ve sadece evren ile ilgili kozmolojik soru ve sorunlara cevap arar tüm bilimsel bilgi şüphe ihtimali barındırır ve daha sağlam delillere dayanacak gelişim ve değişime açıktır dinî ve bilimsel doktrinler arasında metafiziğin felsefi perspektifi yer almaktadır bu yaklaşım antik çağ da evren insanlık ve tanrı kavramının doğası üzerine mantıksal yargılar çıkarmaya çalışmaktaydı din ve bilim arasındaki anlaşmazlığı çözmek için geliştirilmiş önemli felsefi araçlardan biri de ockhamlı william tarafından dini savunmak için geliştirilen ockham ın usturasıdır ancak bu argüman sıklıkla bilim felsefesinde bilimi savunmak için kullanılmaktadır bu hususta not edilmesi gereken bir şey de felsefenin epistemoloji dalıdır bu dal insan bilgisinin doğası ve sınırlarının yanı sıra inançların doğru veya yanlış olduğunun nasıl tahlil edileceğini veya kabul edileceğini sorgular din kaynağı vahye dayanan ve insanın mutluluğunu amaçlayan bir kurallar sistemidir insanın varoluşuyla birlikte gelen inanma ihtiyacına cevap verir ve inançlıların yaşamına anlam katar insanın nereden gelip nereye gittiğini bu dünyada niçin bulunduğunu cevaplandırmaya çalışır bu bakımdan dinin insan yaşamında önemli bir yeri vardır ancak din bu konuda yalnız olmayıp bu rolünü mitlerle paylaşmaktadır mit tarihin herhangi bir dönemlerinde gerçekten olmuş olayları mecazi bir dille anlatan kutsal öykülere verilen addır ancak çoğu zaman efsane destan halk hikâyesi ve masal gibi edebiyat türleri ile karıştırılmaktadır miti diğerlerinden ayıran özelliği gerçekten olmuş olayları konu edinmesidir mitos bu olayları farklı bir dille anlatır anlatımda kullanılan dil yalın değildir mecazi anlatımlar ve semboller içerir mitlerdeki anlatım dili anlatılan olayların gerçek dışıymış gibi görünmelerine yol açar mistisizm felsefe ve metafiziğin aksine mantığın yücelme ve aydınlanmanın en önemli yolu olmadığını öne sürer daha çok yoga oruç dönme örneğin sema çile ve hatta psikoaktif maddelerin kullanımı gibi çeşitli fiziksel disiplinlerde odaklanır mistisizm mutlak ilahi olan ruhani hakikat veya tanrı ile veya onun varlığının bilinci ile birleşmeye çalışmak bunun için çeşitli yol ve öğretileri takip etmek buna rasyonel düşünce ile ulaşılamayacağını bildirmektir mistikler deneysel ve entelektüel kavrayışın ötesinde çeşitli gerçekliklerin varlığına inanır ve bunlara kişisel deneyimlerle ulaşılabileceğini düşünürler ezoterizm ise inanç yerine entelektüel anlayışa dayanarak dinden daha sofistike olduğunu ve psikospiritüel transformasyon teknikleriyle felsefede çeşitli gelişmelere neden olabilineceğini öne sürer ezoterizm sadece gelişmiş imtiyazlı kişilere açık olup kuşaktan kuşağa aktarılan gizli bilginin varlığından bahseder bu kamuya açık olan ezoterik bilginin tersidir özellikle ruhsal uygulamalara ve disiplinlere önem verir antik yunanistan ın mistik dinleri ve modern scientology tarikatı ezoterizmin örneklerindendir futbol on birer oyuncudan oluşan iki takım arasında kendine özgü küresel bir topla oynanan takım sporudur yüzyıl itibarıyla ün üzerinde ülkede milyonu aşkın oyuncu tarafından oynanmakta olup dünyadaki en popüler spordur her iki kısa kenarında birer kalenin yer aldığı dikdörtgen şeklindeki bir sahada oynanır oyuncuların amacı temelde ayak olmak üzere eller ve kollar hariç vücudun kısımlarını kullanarak topu karşı takımın kalesine sokarak gol atmaktır istisnai olarak her iki takımın kalesini koruyan kaleciler ceza alanı olarak adlandırılan kendileri için belirlenmiş alanların sınırları dahilinde topa elle müdahale edebilmektedirler topun sahanın uzun kenarlarından saha dışına çıkması durumunda taç atışı topa son olarak hangi takım oyuncusu temas etmişse karşı takım kullanır kısa kenarlarından dışarı çıkması durumunda ise köşe bir oyuncunun topu kendi kale çizgisi dışına çıkarması durumunda karşı taraf lehine kale çizgisi ile yan çizgisinin kesiştiği noktadan kullanılır veya aut vuruşu topun hücum oyuncuları tarafından kale çizgisi dışına vurulması sonucunda ceza sahası içindeki kale sahasından vuruşu yapılarak top oyuna sokulur ile oyun yeniden başlar kırk beşer dakikalık iki devreye ayrılan dakikadan oluşan bir maçta karşı takımdan daha fazla gol atmayı başaran takım galip gelirken atılan gol sayılarının eşit olması durumunda maç berabere tamamlanır bazı müsabakalardaki kurallara göre normal süresi berabere tamamlanan maçlarda on beşer dakikalık iki devre halinde oynanan uzatma dakikaları eşitliğin bu sürede de bozulmaması durumunda penaltı vuruşları sonucunda galip gelen taraf belirlenir mö yıllarında çin de ortaya çıkan ve günümüzdeki futbolla benzerlikler taşıyan cuju oynanış bakımından futbola benzeyen ilk oyun olarak kabul edilmektedir yıllar boyunca dünyanın farklı yerlerinde futbola benzeyen oyunlar oynansa da modern futbol kuralları ilk olarak yılında futbol birliği tarafından sistemleştirilmiş olup günümüze kadar birçok değişikliğe uğramıştır futbolun uluslararası alandaki yönetim teşkilatı uluslararası futbol federasyonları birliğidir fifa fifa futbola benzeyen ve bilimsel kanıtlara sahip olan ilk oyunu mö yıllarında çin de askerî eğitim amacıyla oynanan cuju olarak göstermektedir kıl ve tüyle doldurulmuş deriden yapılan bir topun iki bambu kamışıyla sabitlenen cm yüksekliğindeki bir kaleye sokulmasını amaçlayan bu oyunda topa el ve kollar dışındaki her yerle temas etmek mümkündü birkaç yüzyıl sonra japonya da cujudan izler taşıyan ve varlığına ilk kez yılında rastlanan kemari adlı oyun ortaya çıktı cujunun aksine rekabete dayalı olmayan kemaride amaç dairesel bir alan içerisinde yer alan oyuncuların topa ayaklarıyla vurarak topu yere düşürmeden birbirine göndermeleriydi avrupa da ise futbola benzer bilinen ilk oyun antik yunanistan da oynanan episkiros adlı oyundur vücudun her yeriyle temasın serbest olduğu oyunda oyuncular iki takıma ayrılmakta ve her takım oyuncuları topu paslaşarak veya atarak rakip takıma ait alanın sonunda yer alan çizgiden geçirmeye çalışmaktaydı bu oyunun bir benzeri daha sonraları roma imparatorluğu döneminde harpastum adıyla oynandı orta çağ avrupa sında topla oynanan bir oyuna dair ilk ifadelere yüzyıla ait nennius un historia brittonum adlı eserinde rastlamaktadır galler in kuzey kısımlarında yazılan eserde bir grup çocuğun top oynadığından bahsedilmektedir ingiltere de komşu kasaba veya köyler arasında oynanan ve güruh futbolu adı verilen oyunda amaç topu rakip takımın kasaba veya köyünde belirlenen bölgeye göndermekti hemen hemen hiçbir kuralın olmadığı bu oyunda oyuncu sınırlaması yoktu ve yüzlerce kişi mücadele edebilmekteydi bu etkinlikler sırasında meydana gelen karmaşayı ve yaşanan olayları gerekçe gösteren kral ii edward tarafından nisan te ülkede futbol oynanmasını yasaklanmış bu yasak sonrasındaki hükümdarlar tarafından da sürdürülmüş ve ülkede futbol oynanması yıl kadar yasaklı kalmıştı ingiltere deki güruh futboluna benzer bir oyunun varlığına fransa da da rastlanmaktadır soule cholle veya choule adıyla anılan bu oyun hakkındaki bilinen ilk veriler yılına aittir yılında kral v philippe yılında ise kral v charles tarafından ülkede bu tip oyunların oynanması yasaklanmıştı italya da ortaya çıkan ve kökenleri daha eskiye dayansa da kuralları yüzyılda oluşturulan calcio fiorentino adlı sporda ise amaç topu karşı takımın kalesine göndermekti topu kontrol etmek takım arkadaşına pas atmak ve kaleye göndermek için el ve ayak kullanmak serbestti fifa futbola benzeyen tüm bu sporların günümüzdeki futbol ile doğrudan bir bağlantısı olmadığını belirtmektedir modern futbolun kuralları yüzyıl ortalarında ingiltere deki özel okullarda farklı kurallarla oynanan futbol biçimlerine dayanmaktadır eton harrow rugby winchester ve shrewsbury adlı eğitim kurumları temsilcilerinin katılımıyla yılında cambridge üniversitesi nde oluşturulan ve ilk yazılı futbol kuralları olma niteliği taşıyan cambridge kuralları futbol ve benzeri sporların gelişiminde etkili oldu bu kurallar kullanılarak bazı maçlar yapılsa da kurallar büyük bir topluluk tarafından kabul görmedi lerde ingilizce konuşan ülkelerdeki çeşitli kulüpler bağlı oldukları okul veya üniversitelerden ayrılarak bağımsız bir kuruluş olarak faaliyet göstermeye başladı bunların bazıları kendi kurallarını oluşturarak bu kurallara göre futbol oynamaktaydı yılında eski öğrenciler tarafından kurulan sheffield football club yılında sheffield futbol derneğinin kurulmasına önayak oldu uppingham school öğrencisi john charles thring de de bazı kurallar hazırlamıştı ingiliz kulüplerinin mücadele ettiği ilk futbol turnuvası niteliğindeki fa cup yılında c w alcock tarafından kuruldu ilk resmî uluslararası futbol maçı kasım günü ingiltere ile iskoçya arasında glasgow da gerçekleştirildi ve sona erdi yılında ilk uluslararası futbol turnuvası olan british home championship düzenlendi aston villa yöneticisi william mcgregor yılında birmingham da kurduğu english football league ile ilk futbol ligini kuran isim oldu kurulan bu ligde takım mücadele etmekteydi lerde futbolda profesyonelleşmenin temelleri atılırken profesyonel futbolculuk temmuz tarihinde futbol birliği tarafından tanındı futbol birliğinin kurulması sonrasında futbol britanyalılar tarafından tüm dünyaya yayılmaya başladı güney amerika da bilinen ilk futbol maçı yılında arjantin deki britanyalı işçiler tarafından oynandı aynı yıl buenos aires te güney amerika daki ilk futbol kulübü olan buenos aires football club kuruldu yılında ise arjantin de düzenlenen ulusal ligle birlikte kıtadaki ilk futbol turnuvası organize edildi güney afrika da yaşayan britanyalılar ülkedeki ilk futbol hareketlerini yılında başlatırken yılında ülkedeki ilk futbol turnuvası düzenlendi yılında oluşturulan american football association tarafından aynı yıl gerçekleştirilen lig amerika birleşik devletleri nde futbol birliği kurallarıyla gerçekleştirilen ilk futbol yarışması oldu japonya da futbol oynandığına dair ilk bilinen veriler lere ait olup britanyalı denizcilerin yokohama da futbol oynadığından bahsetmektedir futbolun yayılmaya başlamasının ardından futbol kurallarını belirleyen kuruluş olan uluslararası futbol birliği kurulu kısaca ifab futbol birliği iskoçya futbol birliği galler futbol birliği ve irlanda futbol birliğinin yılında manchester da gerçekleştirdiği bir toplantı sonrasında kuruldu futbolun uluslararası alandaki en üst yönetim kuruluşu olan uluslararası futbol federasyonları birliği kısaca fifa ise yılında paris te kuruldu ve futbol birliğinin belirlediği kurallara sadık kalacağını belirtti yılında fifa temsilcileri de ifab a temsilci göndermeye başladı futbolda profesyonelleşme süreci dünyanın çeşitli yerlerinde ler ve larda hız kazandı futbol uluslararası futbol birliği kurulu kısaca ifab tarafından belirlenen temel kural çerçevesinde oynanmaktadır maçlar küre biçimindeki spora özgü bir topla oynanır on birer oyuncudan oluşan iki rakip takımın amacı bu topu karşı takımın kalesine iki yan direk ile bunları birleştiren üst direkten oluşur sokarak gol atmaktır kırk beşer dakikalık iki devreden oluşan dakika sonucunda rakibinden daha fazla gol atan takım maçtan galip olarak ayrılır atılan gol sayılarının eşit olması durumunda maç berabere sonuçlanmış olur müsabakalarda kurallara uygun şekilde maçı yöneten bir orta hakem iki yardımcı hakem ve bir dördüncü hakem bulunmaktadır bazı turnuvalarda ise iki ek yardımcı hakem ya da video yardımcı hakemler bulunabilir oyunun temel kuralına göre oyuncular topa el veya kolla müdahale etmemelidir takımının kalesini korumakla görevli kaleciler ise yalnızca belirlenen alan ceza alanı dahilinde topa el veya kolla müdahale edebilir istisnai olarak oyunun taç atışıyla yeniden başlaması durumunda oyuncular topu elle oyuna sokarlar bir futbol maçında gol atma fırsatı yakalamak için oyuncuların top sürmesi takım arkadaşına pas atması kaleye şut çekmesi gibi çeşitli yöntemler vardır karşı takım oyuncuları da topu kapmak için çeşitli müdahalelerde bulunabilir bu müdahalelerin kurallara dahil olmaması durumunda hakemler devreye girer ve orta hakem oyunu durdurur yapılan faullü hareket sonrasında karşı takım faulün yapıldığı yerden kullanılmak üzere bir serbest vuruş kazanır rakip takım oyuncularının belli bir mesafeye çekilmesinin ardından serbest vuruşu kullanacak oyuncunun topa sadece bir kez dokunması kaydıyla vuruş istenilen bir biçimde kullanılır faullü hareketin sertliğine göre hakemin sarı veya kırmızı kart gösterme yetkisi vardır gösterilen sarı kart uyarı niteliği taşırken kırmızı kart ise oyuncunun oyundan ihraç edildiği ve takımının bundan sonraki süreyi bir kişi eksik sürdüreceği anlamını taşır aynı maç içerisinde ikinci defa sarı kart gören oyuncu kırmızı kartla cezalandırılır günümüzde takımlar bir kalecinin dışında defans orta saha ve forvet olmak üzere üç ana pozisyonda oynayan oyunculardan oluşur defans karşı takımın yaptığı hücumları en geride karşılayan grup forvet ana amacı gol atmak olan ve rakip kaleye en yakın oyuncuların oluşturduğu grup orta saha ise defans ve forvet arasında kalan oyuncuların oluşturduğu gruptur bu üç ana pozisyondaki oyuncular da kendi içerinde oynadıkları bölgeye göre ayrılmaktadırlar öte yandan herhangi bir pozisyonda oynayan oyuncunun diğer pozisyonlardaki oyuncuların görevleri yerine getirememesi gibi bir kısıtlama yoktur kurallarda ise kaleciler dışındaki oyuncuların pozisyonları hakkında bir kısıtlama yer almamaktadır her takım maç başlamadan önce kale ve top seçimi ile seri penaltı vuruşları için yapılan para atışında temsil eden bir kaptana sahiptir hangi oyuncunun hangi pozisyonda oynayacağı her takımın başında bulunan teknik direktör tarafından belirlenir sahadaki on bir oyuncu dışında her takımın yedek oyuncuları vardır maçın gidişatı ve organizasyonun oyuncu değiştirme kurallarına göre herhangi bir oyuncu teknik direktörün takdirince yedeklerde bulunan başka bir oyuncuyla değiştirilebilir futbol ana kuraldan oluşmaktadır bu kuralların bazıları kadın engelli genç gibi gruplar için değişiklikler gösterebilir uluslararası futbol birliği kurulu kısaca ifab tarafından belirlenen kurallar fifa tarafından yayınlanmaktadır bu ana kurala ek olarak maçların uygun şekilde oynanması için ifab tarafından yayınlanan birtakım karar ve yönetmelikler de bulunmaktadır futbol sahası dikdörtgen şeklinde olup sahanın yanlarında yer alan iki uzun çizgi taç çizgisi kısa kenarlarda yer alan çizgiler ise kale çizgisi olarak adlandırılır kale çizgileri ile m arasında taç çizgileri ile m arasında olmalıdır uluslararası maçlarda ise bu uzunluklar kale çizgileri için ile m taç çizgileri için ise ile m olarak belirlenmiştir saha her iki taç çizgisinin orta noktasını birleştiren bir çizgiyle ikiye ayrılır bu çizginin tam ortasında orta nokta yer alır ve bu nokta m yarıçapındaki çember ile çevrelenir öte yandan futbol sahaları zemin rengi yeşil olmak kaydıyla doğal veya yapay çimden oluşabilmektedir her iki kale çizgisinin ortasına zemine dik iki direkle bunları birleştiren ve zemine paralel olan bir üst direkten oluşan birer kale yer alır iki direk arasındaki mesafe m üst direkle zemin arasındaki mesafe ise m dir genellikle kalelerin arkasına birer file konulsa da bu durum kurallar tarafından zorunlu kılınmamıştır her iki kalenin önünde de dikdörtgen şeklinde ikişer alan bulunmaktadır kale alanı altı pas olarak da bilinir kale çizgisi kale direklerinin iç kenarlarından m uzaklıkta kale çizgisine dik olarak çizilen m uzunluğundaki çizgiler ve bunları birleştiren çizgiyle sınırlanan alandır aut vuruşu veya alan içinden kazanılan bir serbest vuruş alan içindeki istenilen bir yerden kullanılabilir hücum yapan takım tarafından kale alanı içerisinde kazanılan endirekt serbest vuruşlar ise olayın gerçekleştiği noktanın hizasında kale alanı üst çizgisinin üzerinden kullanılır ceza alanı da kale alanından daha büyük olmak üzere kale alanıyla ile benzer şekle sahiptir kale alanında m olarak belirlenen ölçüler ceza alanı için m dir bu alan içerisinde kalecilerin topa elle müdahale etmesi mümkündür diğer taraftan bu alan içerisinde savunma yapan takım oyuncularından birinin yaptığı kusurlu hareketler karşı takım lehine verilen penaltı vuruşuyla cezalandırılır penaltı vuruşları ceza sahası içerisinde yer alan ve kalenin ortasından m uzaklığındaki penaltı noktasından kullanılmaktadır ceza alanının hemen dışında yer alan ve merkezi penaltı noktası olan m olan ceza yayı ise penaltı vuruşu esnasında penaltıyı kullanacak oyuncu ve savunmadaki kaleci dışındaki diğer oyuncuların geçmemesi gereken mesafeyi belirtmektedir futbol oynayan kişilere futbolcu denir ve her takım birisi kaleci olmak üzere on bir oyuncuyla sahada yer alır kurallara göre herhangi bir takımda en az yedi futbolcu bulunsa dahi oyun başlatılabilir diğer oyunculara göre istisnai olarak kaleciler kendileri için belirlenmiş alanların sınırları dahilinde ceza alanı topa el ve kolla müdahale etme hakkına sahiptir her takımın sahadaki oyuncuların dışında yapılan futbol maçının yer aldığı organizasyonun kurallarına göre belli bir sayıda yedek oyuncusu vardır bütün maçlarda yedek oyuncuların isimleri maç başlamadan önce hakeme verilir ismi verilmeyen yedek oyuncular maçta oynayamazlar resmî maçlarda yani fifa nın konfederasyonların veya ulusal federasyonların düzenlediği maçlarda en çok üç oyuncu değiştirilebilir hazırlık maçı yahut diğer özel maçlarda ise takımlar değiştirilebilecek azami oyuncu sayısı konusunda anlaşırlar ve hakeme maçtan önce bildirirlerse anlaştıkları sayıda oyuncu değiştirebilirler eğer hakeme bildirilmezse veya değiştirilecek oyuncu sayısında anlaşma maç başlamadan sağlanamazsa en çok oyuncu değiştirilebilir oyundan çıkan oyuncu yeniden maça giremezken sonradan oyuna giren oyuncular yapılan ikinci bir değişiklikle oyundan alınabilirler kaleci dışında kalan on oyuncu saha içinde farklı pozisyonlarda görev alırlar bu pozisyonlar defans orta saha ve forvet olmak üzere üç ana gruba ayrılırken bu üç grup da kendi içinde ayrılmaktadır defans kendi kalesine en yakın konumda bulunan ve karşı takımın yaptığı hücumları en geride karşılayan pozisyondur forvet ana amacı gol atmak olan ve rakip kaleye en yakın oyuncuların oluşturduğu pozisyondur orta saha ise defans ve forvet arasında kalan oyuncuların oluşturduğu gruptur maçta oynayacak oyuncular ve yedekler oyuncuların saha içindeki dizilişleri gibi görevler her takımın başında bulunan teknik direktör tarafından belirlenir teknik direktörler kendisi için belirlenen sınırlar dahilinde kalmak koşuluyla sahadaki oyunculara direktifler verebilirler teknik direktöre yardımcı olma ve maçlar dışındaki antrenmanlarda oyuncuları çalıştırma görevlerini icra eden antrenörler de teknik kadroyu oluşturan diğer görevlilerden biridir futbol maçları maçı yönetmede ve oyun kurallarını uygulamada tam yetkili olarak atanan bir orta hakem tarafından yönetilir orta hakeme yardımcı olmak amacıyla iki yardımcı hakem bulunur taç çizgisi üzerinde her yarı saha için bir yardımcı hakem olmak üzere toplam iki yardımcı hakem vardır bunlar çapraz olarak yer alırlar yardımcı hakemler topun oyun alanının dışına çıkışını ve ofsaytları işaret etmenin yanı sıra diğer birtakım pozisyonlarda da orta hakeme yardımcı olurlar oyun alanının yarısından sorumlu olan yardımcı hakemler orta hakemi ellerindeki küçük bayraklarla uyarırlar diğer taraftan hakem kadrosu içinde yer alan dördüncü hakem ise oyunu gözler oyuncu giriş çıkışlarını kontrol eder ve herhangi bir sakatlık durumunda orta hakem görevini icra eder öte yandan bazı organizasyonlarda her iki kalenin yanında bulunan birer ek yardımcı hakem de yer almaktadır bu ek yardımcı hakemler ceza sahası içerisinde yaşan pozisyonlarda hakeme yardımcı olmaktadır gol çizgisi teknolojisi topun tamamının kale çizgisini geçip geçmediğinin dolayısıyla gol olup olmadığının tespit edilmesi ve maçın orta hakemine bunu iletmesi için kullanılmaktadır yılında kurallar kitabına dahil edilen video yardımcı hakem ise orta hakem tarafından verilen birtakım potansiyel hatalı kararların ilgili pozisyonların video tekrarlarının izlenmesi sonucu tespit edilerek orta hakeme iletilmesinden sorumludur video yardımcı hakemler yalnızca golden önce golün geçersiz olması için bir ihlalin olup olmadığını bildirmek verilen veya verilmeyen bir penaltı kararında açık bir hata olup olmadığını bildirmek hakemin ihlal yapan takımdan yanlış oyuncuya ihtar veya ihraç vermesi durumunu veya hangi oyuncunun cezalandırılması gerektiğini bildirmek ve verilen veya verilmeyen bir ihraç kararında açık bir hata olup olmadığını bildirmekle yükümlüdür orta hakem ise ilgili pozisyonun video tekrarını inceledikten sonra kararını değiştirebilir futbolcuların giymek zorunda olduğu temel gereçler forma şort tozluk tekmelik ve futbol ayakkabısından oluşmaktadır kaleci dışındaki takım oyuncularının forma şort tozluk renklerinin aynı ve diğer takım ile hakemlerin gereçlerinden ayırt edilebilecek renkte olması gerekmektedir eğer şortun altına tayt veya formanın altına bir içlik giyilirse bunların renkleri sırasıyla şort ve formanın renkleriyle aynı olmalıdır oyuncular kendisine veya bir başka oyuncuya tehlikeli olabilecek herhangi bir giysi giymemeli veya her çeşit takılar da dahil gereçler taşımamalıdır yalnızca kaleciler öbür oyunculardan kolayca ayırt edilebilmesi için farklı renkte forma giyerler her oyuncunun forması üzerinde farklı bir numara yer almaktadır bütün futbolcular futbol için uygun biçimde üretilmiş özel ayakkabılar yani krampon kullanırlar ayağa veya kaval kemiğine gelen tekmelerde yaralanmaları en aza indirmek için tekmelik ve tozluk dize kadar örtebilen uzun spor çorabı kullanırlar tekmelikler yeterli koruma sağlayan lastik veya plastik gibi malzemeden yapılmalı ve oyun sırasında tozluklarla tamamen örtülmelidir öte yandan resmî bir kural olmamasına rağmen kaleciler çoğunlukla özel olarak üretilen eldiven takarlar resmî futbol maçları kırk beşer dakikalık iki devreye ayrılan dakikadan oluşmaktadır her iki devrede de maçın süresi top oyun dışında olsa dahi devam eder oyuncu değişiklikleri sakatlanmalar zaman geçirilmesi penaltı vuruşları veya diğer nedenler dolayısıyla maç esnasında kaybedilen süreler hakemin takdirine göre her iki devre sonunda oyuna eklenebilir eklenen bu süre dakika bazında dördüncü hakem tarafından bir tabela yardımıyla gösterilir yine hakemin takdirine göre oyun gösterilen bu dakikanın da üstünde uzatılabilir ilk devrenin sona erip ikinci devrenin başlaması arasında ise dakikalık süre vardır lig maçları berabere sonuçlanabilirken eliminasyon sistemli turnuvalarda galip gelen takımın belirlenmesi için birtakım yöntemler vardır maçın normal süresi beraberlikle sonuçlanmışsa on beşer dakikalık iki uzatma devresi oynanmaktadır eğer bu uzatma devreleri sonucunda da kazanan taraf çıkmazsa penaltı vuruşlarına geçilir ve her takım beşer penaltı vuruşu yapar bu aşamada her iki takım sırasıyla penaltı vuruşu kullanır eğer iki takımdan biri diğer takımın vuruşu tamamlasa da ulaşamayacağı kadar gol atmışsa vuruşlar sonlandırılır ve o takım maçın galibi olur ilk beş vuruş sonucunda eşitlik bozulmazsa iki takım da sırayla birer penaltı vuruşu kullanır ve bu durum bir takım diğerine göre daha fazla gol atana kadar devam eder uzatma devrelerinde atılan goller maçın skoruna yansırken penaltı vuruşları sonunda elde edilen sonuç yansıtılmamaktadır çift maçlı eliminasyon sistemiyle düzenlenen organizasyonlarda ise takımlar birbirlerinin iç sahalarında birer maç yaparlar iki maç sonunda daha çok gol atan takım kazanan taraf olur atılan gollerin eşit olması durumunda ise deplasman golleri kuralı uygulanarak deplasmanda attığı gol sayısı fazla olan takım bir üst tura çıkar bu durumda da eşitlik devam ederse uzatma süresi sonrasında ise ihtiyacı durumunda seri penaltı vuruşlarına geçilir oyun esnasında futbol kurallarında listelenen hareketlerden herhangi birinin gerçekleştirilmesi faul olarak adlandırılır yapılan hareketin türüne göre faul yapan oyuncunun karşısındaki takım serbest vuruş direkt ve endirekt olmak üzere ikiye ayrılır veya penaltı vuruşu kazanır direkt ve endirekt serbest vuruşlar ihlalin gerçekleştiği noktadan topun hareketsiz kalması koşuluyla yapılır bu vuruşlar sırasında rakip takım oyuncuları toptan en az m uzakta durmak zorundadır vuruşu kullanacak oyuncu topa bir kez dokunmak koşuluyla bu vuruşu istediği biçimde kullanabilir direkt serbest vuruşlarda topun vuruşu gerçekleştiren oyuncu hariç direkt olarak kaleye girmesi gol değeri kazandırırken endirekt serbest vuruşlarda ise topun direkt olarak kaleye girmesi durumunda kale vuruşu kullanılır direkt serbest vuruş gerektiren ihlallerin ceza alanı içerisinde yapılması durumunda rakip takım lehine bir penaltı vuruşu verilir penaltı vuruşu ceza sahası içerisinde yer alan ve kalenin ortasından m uzaklığındaki penaltı noktasından kullanılmaktadır vuruş esnasında vuruşu kullanacak oyuncuyla savunmadaki kaleci dışındaki tüm oyuncular ceza sahası dışında ve toptan en az m uzaklıkta olmalıdır faul kararını veren orta hakem ihlâli gerçekleştiren oyuncuyu sarı veya kırmızı kartla cezalandırabilir sarı kart uyarı niteliği taşırken kırmızı kart o oyuncunun maçtan ihraç edildiği ve takımının kalan süreyi bir kişi eksik sürdüreceği anlamı taşır bir oyuncu aynı maç içinde iki sarı kart görürse ikinci sarı kartın gösterilmesinin ardından kırmızı kartla cezalandırılır sahada olan oyuncuların dışında yedek oyuncular da kart görebilirler öte yandan yapılan faule rağmen faule maruz kalan takım avantajlı durumunu sürdürüyorsa hakem oyunu devam ettirebilir eğer yapılan ihlalde sarı kart gerektirecek bir durum varsa oyunun durduğu ilk anda oyuncuya kart gösterilir futbol oyununda bir başka ceza vuruşu da ofsayttır top hücuma geçen takımın oyuncusuna atıldığı sırada o oyuncunun rakip kale çizgisine toptan ve sondan ikinci rakip oyuncudan daha yakın ise ofsayt pozisyonundadır bu oyuncu oyuna veya rakibe müdahale ederek yahut bulunduğu pozisyondan avantaj elde ederek aktif oyuna dahil oluyorsa pozisyon ofsayt olarak cezalandırılır eğer bu oyuncu kendi yarı sahasında ise ofsayt gerçekleşmez kale vuruşu köşe vuruşu ve taç atışı sonrasında top direkt olarak ofsayt konumundaki oyuncuya gelse dahi ofsayt kararı verilmez ofsayt kararı durumunda ise rakip takım ihlalin gerçekleştiği noktadan endirekt serbest vuruş kullanır futbol maçları öncesinde her iki takım kaptanının katılımıyla hakem tarafından bir para atışı yapılır kazanan taraf ilk yarıda hücum edeceği kaleyi seçerken diğer taraf oyunun başlama vuruşunu yapma hakkı kazanır futbol karşılaşmaları sahanın orta noktasına konulan topun maça başlayacak olan takımın herhangi bir oyuncusu tarafından vurulmasıyla başlar başlamadan önce her iki takım oyuncuları kendi sahalarında yer almak ve başlama vuruşunu yapan takımın rakipleri toptan en az m uzakta bulunmak zorundadır ikinci yarıda ise takımların kaleleri değiştirilir ve ikinci yarının başlama vuruşunu diğer takım yapar kurallara göre futbol maçlarında topun tamamının kale veya taç çizgisini geçmesi ve oyunun hakem tarafından durdurulması olmak üzere sadece iki durumda top oyun dışındadır topun oyun dışında olduğu durumlar ve oyuna yeniden başlama yöntemleri aşağıdaki gibidir futbol ve futsal plaj futbolu gibi futbolla ilintili sporların uluslararası yönetim kurumu uluslararası futbol federasyonları birliğidir kısaca fifa fifa merkezi isviçre nin en büyük şehri zürih te yer alır fifa ya bağlı olan altı bölgesel konfederasyon vardır bölgesel konfederasyonların dışında ülke çapındaki futbol organizasyonlarını düzenleyen ulusal futbol federasyonları bulunmaktadır günümüzde fifa ve bölgesel konfederasyonlara bağlı ulusal futbol federasyonu bulunmaktadır fifa ya bağlı olmayıp da kıtasal konfederasyonlara bağlı olan ulusal federasyonlar olduğu gibi fifa veya kıtasal konfederasyonla ile herhangi bir bağı olmayan federasyonlar da bulunmaktadır millî takımların katılımıyla uluslararası çapta düzenlenen en büyük futbol yarışması fifa tarafından dört yılda bir organize edilen dünya kupası dır kıtasal konfederasyonlar tarafından düzenlenen ve dünyanın her yerinden ün üzerinde takımın katıldığı elemeler sonrasında takım finallere katılmaya hak kazanmaktadır futbol yaz olimpiyatları ndan itibaren yaz olimpiyatları dışında yaz olimpiyatları programında yer almaktadır dünya kupası nın ortaya çıkmasından önce olimpiyatlar futbol açısından dünya kupası ile aynı statüdeydi önceleri amatör futbolcuların katılabildiği organizasyona yaz olimpiyatları ndan itibaren profesyonel futbolcuların da katılmasına izin verildi yaz olimpiyatları ndan itibaren yalnızca yaş altı futbolcuların oynamasına izin verilirken yaz olimpiyatları ile birlikte takımların kadrolarında yaşın üzerinde futbolcunun yer almasına izin verilmeye başlandı her kıtasal konfederasyon kendisine bağlı takımların katılabildiği turnuvaları organize etmektedir da copa amrica conmebol da afc asya kupası afc de afrika uluslar kupası caf ta avrupa futbol şampiyonası uefa de concacaf altın kupa concacaf ve son olarak da ofc uluslar kupası ofc organize edilmeye başlamıştır bu turnuvaları kazanan altı takım son dünya kupası şampiyonu ve organizasyona ev sahipliği yapan takımlar fifa tarafından organize edilen konfederasyonlar kupası nda karşı karşıya gelir millî takımların dışında kıtasal konfederasyonların her biri yıllık olarak kulüp takımlarının katıldığı uluslararası turnuvalar düzenlenmektedir uefa şampiyonlar ligi uefa copa libertadores conmebol concacaf şampiyonlar ligi concacaf caf şampiyonlar ligi caf afc şampiyonlar ligi afc ve ofc şampiyonlar ligi ofc bu organizasyonların en üst seviyeleridir kıtasal konfederasyonların bazıları bir alt seviyede de turnuvalar organize eder uefa avrupa ligi uefa caf konfederasyon kupası caf afc kupası afc ve copa sudamericana concacaf ikinci seviye uluslararası kulüp turnuvalarıdır birinci seviyedeki turnuvaları kazanan takımlar fifa kulüpler dünya kupası nda karşılaşırlar her bir ülkedeki futbol yarışmaları o ülkelerin futbolundan sorumlu kurumlar tarafından düzenlenmektedir genel olarak ülkelerdeki lig sistemleri kümelere ayrılmış durumdadır takımlar aynı kümedeki diğer takımlarla maçlar yapar ve topladıkları puanlar baz alınarak oluşturulan puan tablosunda belli bir sırada yer alır çoğu ligde bir takım liginde bulunan diğer takımlarla ikişer maç yapar sezon sonunda ligi birinci sırada bitiren takım şampiyon olurken liglere göre farklılık göstererek son sıra veya sıralarda bitiren takımlar bir alt lige düşer ülkenin en üst seviye ligi olmayan liglerde ise yine liglere göre farklılık göstererek en üst sırada yer alan bir ya da birkaç takım ertesi sezon için bir üst ligde oynamaya hak kazanır bazı liglerde normal sezonun tamamlanmasının ardından şampiyon olan veya bir üst lige yükselecek takımların belirlenmesi için playoff ve bir alt lige düşecek takımların belirlenmesi için play out maçları oynanır öte yandan başta latin amerika olmak üzere amerika kıtasındaki bazı liglerde sezon apertura ve clausura ispanyolcada açılış ve kapanış anlamlarına gelir olmak üzere iki bölüme ayrılır ve bu sistemin uygulandığı bazı liglerde her bir bölüm için farklı şampiyonlar çıkar çoğu ülkede futbol liglerinin yanında ulusal çapta çeşitli futbol turnuvaları da düzenlenmektedir bu kupalar arasında ülkenin farklı liglerinde mücadele eden takımların katılabildiği ulusal kupalar ile sadece belli bir ligde mücadele eden takımların yer aldığı lig kupası bulunur yine bazı ülkelerde ulusal çaptaki bu organizasyonlarda belli bir derece kazanan takımlar arasında gerçekleştirilen tek veya çok maçlık etkinlikler de düzenlenmektedir ülkelerin en üst seviye ligini belli sıralarda tamamlayan takımlar ile ulusal kupa organizasyonlarında şampiyon olan takımlar bazı uluslararası kulüp yarışmalarında mücadele etmeye hak kazanmaktadır kadınlar arasındaki ilk futbol maçının yılında kuzey londra da oynandığı bilinmektedir i dünya savaşı sırasında erkekler savaşta iken fabrikalarda işçi olarak çalışan kadınlar arasında futbol maçları oynanmaktaydı ağustos de the munitionettes cup olarak tanınan tyne wear tees alfred wood munition girls cup resmî adına sahip bir futbol turnuvası başlatıldı ve iki sezon boyunca bu turnuva düzenlendi yılında dick kerr s ladies fc ile bir fransız takımı arasında oynanan maç uluslararası anlamda oynanan ilk kadın futbol maçı olarak tarihe geçti ancak aralık de futbol birliği futbolun kadınlara göre bir spor olmadığı gerekçesiyle kendisine bağlı sahalarda kadınlar tarafından futbol oynanmasını yasakladı aralık günü kadar kadın futbol takımının katılımıyla gerçekleştirilen toplantı sonucunda bağımsız bir bayanlar futbol birliği ladies football association kurulması kararı çıktı ertesi yıl bu kurum tarafından ilk futbol turnuvası gerçekleştirildi a gelindiğinde futbol federasyonu na bağlı olarak kadınlar futbol birliği women s football association kuruldu sezonunda ilk resmî kadın futbolu turnuvası olan fa women s cup ı düzelendi yılında avrupa şampiyonası yılında ise dünya kupası gayrıresmî olarak ilk kez düzenlendi te afc kadınlar asya kupası te ofc kadınlar uluslar kupası te avrupa turnuvası nda temsil edilen kadın takımları şampiyonu adıyla ilk resmî avrupa şampiyonası de ilk resmî fifa kadınlar dünya kupası concacaf kadınlar şampiyonası ve kadınlar afrika uluslar kupası düzenlendi kadın futbolu ilk kez yaz olimpiyatları programında yer aldı futboldan türetilen ve kuralları değişiklik gösteren çeşitli sporlar da vardır kapalı bir salonda oynanan futsal kumda oynanan plaj futbolu üstü kapalı veya açık sentetik çimli sahalarda oynanan halı saha futbolu uluslararası bazda organizasyonların da düzenlendiği futbol türevleridir engelli kişiler için paralimpik futbol ampute futbol ile akülü tekerlekli sandalye futbolu varyasyonları bulunur bunların yanında uluslararası çapta bir kuruluşu ve büyük bir etkinliği olmayan ve futboldan türetilen sporlar da bulunmaktadır futbol bir top ve iki kalenin olduğu yeterli büyüklükteki bir alanda günlük hayatta da oynanan bir spordur sokak futbolu adıyla anılan bu etkinliklerde bazı kurallar yok sayılır veya oyuncular tarafından belirlenir diğer yandan buz üzerinde oynanan bir hokey türevi olan bandy kuralları bakımından futboldan da izler taşır ve kış futbolu takma adıyla da anılır basketbol ya da sepettopu elle idare edilen bir topla oynanan popüler bir takım oyunu ve spor dalı profesyonel basketbolda beşer kişilik iki takım yerden yüksekliği avrupa standartlarına göre metre olan ve pota adı verilen yere paralel konumdaki bir çemberden topu geçirerek rakibinden daha fazla sayı yapmak suretiyle on ikişer onar veya sekizer dakikalık dört periyottan oluşan maçı kazanmaya çalışır basketbol abd nin massachusetts eyaletinde springfield genç hristiyan erkekler birliği ymca eğitim okulunda beden eğitimi öğretmeni olan kanadalı dr james naismith tarafından de icat edilmiştir atlet ve beyzbolculara kış antrenmanı yaptırmak amacıyla geliştirilen bu oyunda amaç tahtadan yapılmış altı kapalı şeftali sepetlerine futbol topunun sokulmasıydı sepet yaklaşık metre yükseklikte duvara monte ediliyordu ve her sayıdan sonra top sepetten elle çıkarılıyordu zamanla sepetin altı çıkarıldı ve sayı olan ancak sepete takılan toplar bir değnekle itilerek çıkarılmaya başlandı orta amerika da yerleşik mayalarla ile ilgili günümüze gelen kalıntılardan edinilen bilgilere göre basketbolun biraz daha farklı tarzda veya daha çok fiziki güce dayalı oynandığı söylenebilir bugünkü basketbol oyun alanının en az misli büyüklükte bir sahada mermerden yapılmış duvarlar üzerine yerden yaklaşık metre yüksekliğe yere paralel değil dik olarak sabitlenmiş ve yarım metre çapındaki çemberlerle oynanan tlahiotenie oyunu bugünkü basketbol sporundan daha zor şartları içinde barındırıyordu james naismith in basketbolu tlahiotenie oyundan esinlenerek yaptığı düşünülmektedir basketbol ilk olarak kişilik iki takım arasında yirmişer dakikalık üç devre üzerinden oynanmıştır dr naismitih bu oyuna sepet topu anlamına gelen basket ball adını verdi basketbolun ünü bulunmasından kısa bir süre sonra ortaya çıktığı okulu aşarak bütün okullara üniversitelere ve hatta semtlerde bulunan jimnastik salonlarına kadar yayılmıştır gençlerde bu spora karşı uyanan istek ve heyecanda kulüpleri basketbol şubeleri açıp takımlar kurmaya zorlamış ve böylece basketbol amerika nın en popüler ulusal oyunu haline gelmiştir basketbolun avrupa daki ilk denemesi yılında paris in trevise sokağındaki eski bir jimnastik salonunda yapılmıştır daha sonraları özellikle i dünya savaşı sırasında basketbolun avrupa da yayılmasında amerikalı askerlerin büyük etkisi olmuştur hızla gelişme gösteren basketbol böylece avrupa da en gözde sporlar arasında yerini almıştır amerika yılında erkeklerde ardından yılında kadınlar arasında ilk milli basketbol şampiyonalarını düzenleyerek bu sporu ülke çapında popüler hale getirmiştir amerikalılar milli spor olarak benimsedikleri basketbolu yaz olimpiyatları nda kulüp takımları arasında maçlar düzenleyerek olimpiyat oyunları na katılan tüm ülkelere tanıtmışlardır yılında dünyanın en büyük spor salonlarından madison suare garden kapılarını basketbola açmıştır uzak doğu da da yılından itibaren karşılaşmalar yapılmaya başlanmıştır böylece bu oyun birkaç yıl içinde kanada fransa birleşik krallık avustralya çin ve hindistan başta olmak üzere tüm dünya ülkelerine hızla yayılmış özellikle büyük kentlerdeki geniş spor alanlarında yapılan üniversiteler arası karşılaşmalar basketbolun seyirlik spor olarak yayılmasında önemli katkılar sağlamıştır fiba uluslararası karşılaşmaları yönetmek amacıyla haziran de isviçre nin cenevre şehrinde isviçre yunanistan italya portekiz arjantin romanya ve çekoslovakya basketbol federasyonlarının iş birliği ile oluşturulmuştur ilk fiba başkanlığına isviçreli leon bouffard getirilmiştir fiba her dört yılda bir olimpiyat oyunları nın düzenlendiği şehirde toplanarak basketbolu daha çekici hale getirmek için gerekli kural değişikliklerini yapmaktadır avrupa basketbol şampiyonası yılında başlamış olup yılda bir düzenlenmektedir amatör bir spor dalı olarak basketbol ilk kez da berlin de düzenlenen olimpiyat oyunları na dahil edilmiştir yılında başlayan erkekler dünya şampiyonası nı te kadınlar dünya şampiyonası izlemiş olimpiyat oyunları na basketbol dalında kadınlar ilk kez da katılmışlardır avrupa ligi ise sezonunda başlamıştır basketbol genellikle kapalı salonda oynanır dikdörtgen biçimindeki basketbol alanının tabanı sert tahtadan yapılır alanın boyutları değişiklik göstermekle birlikte fiba standartlarına göre m x m dir oyun alanı bir orta çizgiyle ikiye ayrılır bu çizginin tam ortasında orta yuvarlak denen bir daire çizilidir ayrıca hava atışı buradan yapılır basketbol alanının karşılıklı olarak kısa kenar çizgilerinde birer pota bulunur pota kenar çizgisinden metre içeridedir ve m x m boyutlarındadır ve çoğunlukla panyalarda cam beyazı plastik kullanılır pota üzerinde yerden metre yükseklikte bir çember bulunur çember cm çapında demirden yapılı alt kısmı açık beyaz bir fileden oluşur basketbol elle oynanır ve atılan top yukarıdan çembere girip fileden geçerek aşağıya düşünce sayı olur basketbol topunun boyutları da düzenlenmiştir erkekler için basketbol topunun resmî boyutları cm çevresi inç ayrıca buna boyutunda ya da top adı da verilmiştir ve ağırlığı ise oz gram ağırlığındadır kadınlar basketbolu için basketbol topunun çevresi cm inç olup ağırlığı ise oz gram dur ayrıca buna boyutunda ya da top adı da verilmiştir x olarak bilinen sokak basketbolunda ise boyutları olan fakat ağırlığı boyutundaki topun ağırlığı ile aynı olan özel yapım bir top kullanılır sokak basketbolundaki bu özel top erkek kadın ve karma tüm basketbol oyunlarında kullanılır kural ihlali veya hatası hatalı yürüme topun çizgi dışına çıkması hücum oyuncusunun üç saniyeden fazla potanın dibindeki bölüm içinde durması v b top kullanma hakkını karşı takıma verir yapılan bireysel fauller itme çekme vurma tutma v b ise oyuncunun faul cezası almasını sağladığı gibi faulün yapıldığı yer göz önünde bulundurularak rakip topu yandan oyuna sokar ya da serbest atış yapma hakkı kazanır alanın boyutları değişiklik göstermekle birlikte ideal boyutlar m x m dir oyun alanı bir orta çizgiyle ikiye ayrılır bu çizginin tam ortasında orta yuvarlak denen bir daire çizilidir basketbol alanının karşılıklı olarak kısa kenar çizgilerinde birer pota bulunur pota kenar çizgisinden metre içeridedir ve m x m boyutlarında bir sac levhadır pota üzerinde yerden metre yükseklikte bir sepet vardır sepet cm çapında demir bir çember ile buna asılı alt kısmı açık beyaz bir fileden oluşur basketbol elle oynanır ve atılan top yukarıdan çembere girip fileden geçerek aşağıya düşünce sayı olur basketbol topunun çevresi yaklaşık cm ağırlığı gram kadardır tarım veya ziraat bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi bunların kalite ve verimlerinin yükseltilmesi bu ürünlerin uygun koşullarda muhafazası işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanmasını ele alan bilim dalıdır diğer bir ifade ile insan besini olabilecek ve ekonomik değeri olan her türlü bitkisel hayvansal ürünün bakım besleme yetiştirme koruma ve mekanizasyon faaliyetlerinin tamamı ile durgun sularda veya özel alanlarda yapılan balıkçılık faaliyetlerinin tümüdür bu bilim dalı bilimsel bilginin yanı sıra özel yetenek ve önsezi gerektirir uygulamalı bir bilim dalı olup amacı insanların yararına ekonomik değerler elde etmektir tarım iki temel üretim dalından oluşur bunlar bitkisel üretim ve hayvansal üretimdir bu iki temel tarım üretimi dalı ve hatta tanımları arasındaki tek ayrım kullandıkları materyalin birinde bitki ötekinde ise hayvan materyali oluşudur tarım insanlığın toplu hayata geçişinde büyük bir rol üstlendi taş devri süresince bulunan avcı toplayıcı toplulukların yerini tarımla uğraşan halklara bırakması toplumları ve devletleri ortaya çıkardı sanayi devrimi ne kadar tarım insanlığın büyük çoğunluğunun temel geçim kaynağı oldu ancak günümüzde de tarımda gözle görülür gelişmeler ve teknolojinin getirdiği etkiler bulunmaktadır özellikle yüzyıl boyunca tarımda önemli değişiklikler yaşanmıştır haber bosch işlemine göre amonyum nitrat karıştırılan tezek sayesinde ilk yapay gübreler elde edildi tarımda işgücünü düşüren makineleşme sayesinde tarımda işçi sayısında azalmalar gözlendi üretimin artmasına karşılık işsizlik arttı bunlara karşılık günümüzde en çok yetiştirilen tarım ürünleri arasında pirinç mısır ve buğday yer almaktadır ayrıca dünyadaki çoğu hükma kaliteli gıda için tarıma yatırım yapmaktadır tarıma yapılan yatırımlardan en büyük payı buğday mısır pirinç soya ve süt almaktadır ancak buna karşılık gelişmiş ülkelerde yapılan yatırımların büyük çoğunluğu etkisiz ve çevre düşmanı olmaktadır özellikle tarımdaki makineleşme ve yapay gübre kullanımı çevreye büyük zararlar vermekte ve su kirliliği başta olmak üzere önemli sorunlara yol açmaktadır yine yüzyılda çevre sorunlarının ve küresel ısınma başta olmak üzere anormal doğa olaylarının gündeme gelmesiyle beraber tarımda makineleşme ve yapay gübre kullanımı düşürülmüştür tarımdaki çevre zararlarına alternatif olarak geliştirilen ve ilk defa yüzyıl başlarında sir albert howard tarafından tartışılan organik tarım ise tüm bunlara karşı temiz ve sağlıklıdır organik tarım günümüzde dünya çapında ilgi görse de pahalı olması nedeniyle sadece üst sınıf kişilerce elde edilebilmektedir yine bu tür tarımın dünyadaki en büyük destekçisi avrupa birliği dir bu birlik tarafından yılında organik tarım adıyla literatüre eklenen uygulama te cap adlı kuruluşun kurulmasıyla beraber sürat kazanmıştır organik gıdanın savaştığı baş yöntemler arasında hormonlu gıda üretimi yer almaktadır günümüz dünyasında tarım iki farklı temel amaç için kullanılmaktadır bunlardan ilki sadece ailesini besleyebilmek için üretim yapan insanlardan oluşan grup ikincisi ise ticari amaçla tarım yapan insanlardan ve kurumlardan oluşan gruptur endüstriyel tarımda amaç ticaret olduğundan para sahası geniştir ve gübreleme tohumlama bakım sulama gibi olanaklar geniştir aynı şekilde endüstriyel tarımda geniş tarım alanları mevcuttur yüzyılda özellikle tarım kimyasındaki gelişmeler üretimi katladığı gibi insan gücü oranını da düşürmüştür ancak bu hem sağlıksız gıda üretimine hem de işsizliğe neden olmaktadır tarımda görülen haşaratlara karşı kullanılan ilaçlar bu haşaratların zararlarını büyük ölçüde engellese de buna kaşılık bu ilaçlar doğal dengeyi bozmakta ve çevreye zarar vermektedir tüm bu zararlara karşılık tarımda kullanılan traktör gibi araçlar üretimi arttırmakta ve daha çok insan için besin olanağı sağlamaktadır özellikle ilkel tarım aletlerinin yerini modern tarım ve sulama birimlerine bıraktığı ler boyunca tarımda ivmeli bir artış gözlenmiştir amerika birleşik devletleri nde yer alan ulusal mühendislik akademisi ne göre tarımdaki makineleşme dünyanın yaşadığı devrimden biridir yine verilerine göre günümüz teknolojisi sayesinde tek bir çiftçi dan fazla insanı beslemektedir tarımın tarihi günümüzden yıl öncesine dayanmaktadır ilk tarım örneklerinin ardından zamanla birçok toplumun arasındaki etkileşimin bir sonucu olarak tüm dünyada yaygınlaştı tarım sayesinde insanlık toplu yaşama geçti ve günümüzdeki devletler oluştu gübreleme ekme biçme gibi tarım yöntemleri her ne kadar eski olsa da son yüzyılda büyük bir ivme gösterdi antik çağlarda bereketli hilal ve çevresinde ilk örneklerine rastlanan tarım öncesinde toplayıcılık ve avcılık ile geçinen toplumları yerleşik yaşama geçirdi aynı dönemlerde çin ve diğer asya ülkelerinde de başka yöntemlerle uygulanmaya başlayan tarım zamanla nil nehri ve çevresinde yoğun olarak uygulanmaya başlandı tarihte en eski tarım verileri anadolu da abu hureyra adlı yerleşimde m ö yılından kalma tarım aletlerinden edildi yine yakın dönemlere ait levant ve iran daki zagros dağları çevresinde tarım faaliyetlerinin izine rastlandı yine bereketli hilal üzerindeki alanda kimi yerlerde darı arpa tahıl acı bakla keten buğday gibi tarım kalıntılarına rastlandı çoğu teoreme göre ilk tarım insanların vahşi doğadan topladığı bitkisel besinlerini ve tohumlarını mağara önlerine düşürmesiyle başlar bu süreçte insanlar tüm gün yiyecek aramaktansa bitkileri toprağa ekerek devamlı olarak yerleşik halde besin elde edebileceğini fark etti bu keşif tüm toplumlarca farklı dönemlerde bulundu öncelikle anadolu ve orta doğu da rastlanan tarım etkinlikleri toplumsal etkileşimler aracılığıyla dünyaya yayıldı tarımı daha erken keşfeden toplumlar daha önce yerleşik yaşama geçti ve günümüz uygarlıkları oluştu hindistan da m ö lerde rastlanılan tarım yaklaşık yıl sonra da diğer asya ülkelerinde görüldü yine bu dönemlerde nil nehri çevresinde tarım yapılarına rastlanmaktadır mısır ve çevresindeki önemli su kaynakları ve ılıman iklimin mevcut olması tarımın burada daha üretken olmasını sağladı yine aynı dönemlerde mısırlılar nil in taşma dönemlerini hesapladı ve ürünlerinin telef olmaması için çeşitli matematiksel formüller ve geometrik hesaplamalara başvurdu tarım bu bağlamda günümüz bilim ve teknolojisine farklı yollar aracılığıyla etki bıraktı mezopotamya da ise şatt ül arap ve basra körfezi çevresinde uygulanan tarım faaliyetleri ilk kez sümerler tarafından yapıldı m ö lere denk gelen bu süreç zamanla diğer mezopotamya uygarlıklarına yayıldı yapılan araştırmalarda fırat ve dicle nehirleri arasında ahır hayvanlarının kemiklerine rastlandı bu da bölgede hayvancılığın da yer edinmiş olduğunu göstermektedir aynı dönemde amerika kıtasındaki yerliler de basamaklı teraslar aracılığıyla and dağları başta olmak üzere tarım faaliyetlerine başladı güney amerika nın büyük okyanus kıyılarında yapılan kazılarda tütün patates fasulye biber domates balkabağı gibi tarım ürünlerinin kalıntılarına rastlandı yine antik yunanistan ve antik roma dönemlerinde de tarım faaliyetleri göze çarpmaktadır zeytin pamuk mısır gibi akdeniz bitkilerini yetiştiren yunanlar buna karşılık toprakların azlığı ve fakirliği nedeniyle bu alanda çok ileri gidemedi romalılar ise tahıl ürünleriyle ticaret yapmaya başladı orta çağ da islam dünyası oldukça ileri düzeyde bir uygarlığa sahipti bu doğrultuda orta doğu ve çevresinde tarım faaliyetleri ve hayvancılık çok büyük ilerlemeler kaydetti hidrolik ve hidrostatik teknikleriyle çalışan pompalara imza atan araplar bu sistemlerle üretimde artış gözledi yine su değirmenleri aracılığıyla suyu rahatça taşıyabilen müslüman çiftçiler bu sayede sulamadaki kuraklığın önüne geçti bu dönemde pamuk turunçgil meyve kayısı safran enginar şeker pancarı gibi tarım ürünleri yetiştirildi yine araplar ispanya da emevi devleti nin yer aldığı dönemde avrupa ya limon badem incir portakal pamuk ve muz gibi ılıman tarım ürünlerini getirdi aynı dönemlerde çin de sabanın kullanılması tarım alanında asya daki önemli değişikliklerdendir yine kavimler göçü sonrasında batı avrupa da roma egemenliğinin sona ermesiyle beraber bu alanlardaki nüfus hızla arttı bu insanların beslenmesi için de daha çok toprağın işlenmesi gerekliydi bu süreçte ormanlar ve bataklıklar tarıma elverişli arazi durumuna getirildi bu geniş toprakları sürebilmek içinse ağır sabanlar taşıyan öküzler kullanıldı zaman geçtikçe öküz kullanılarak işlenmesi zor killi topraklar da işlenmeye başladı romalılar bu dönemde bir yıl tahıl ekip ertesi yıl da bu alanları bekleterek nadasa bırakarak pratik bir ekim nöbeti uyguladı bu dönemde avrupa daki halklar zamanla yulaf çavdar ve arpa ekmeyi öğrendi böylece bir yıl kış öbür yıl bahar döneminde yapılan ekimler üçüncü yıl ise nadasa bırakılıyordu ancak bu yöntem de verimsiz kumlu topraklara uygun değildi tüm tarih çağlarında geniş tarım üretiminin önünde büyük engeller mevcuttu bunlardan ilki tarım bitkileri için sağlanması zorunlu olan besinlerdi insanlar bunun önüne geçmek için hayvan dışkılarını gübre olarak kullandı topraklarını nadasa bıraktı ve her yıl farklı bir bitki ekti yüzyılda ingiltere başta olmak üzere batı dünyasında büyük bir devrim yaşandı şalgam ve üçgül ekiminin başlamasıyla toprakların nadasa bırakılma zorunluluğu ortadan kalktı şalgam hayvansal üretimde hayvanların kış yiyeceği olarak önemli bir yer tuttu şalgam sayesinde hem hayvansal üretim arttı hem de daha çok hayvan beslenebildi yine hayvanların sayısında görülen artışla beraber hayvansal gübrelerde ivmeli bir artış gözlendi bir başka önemli gelişme de norfolk ta yaşayan ingiliz çiftçiler vikont charles townshend ve thomas william coke un geliştirmiş olduğu dörtlü ekim nöbeti sistemiydi bu yöntemle ardışık olarak buğday şalgam arpa ve üçgül dikiliyordu ve nadasa gerek kalmıyordu yine bu dönemde kaliteli hayvanlar diğer türlerin arasından seçilebildi townshend ve coke bu sayede verimli türler elde etti ve sonrasında norfolk un verimsiz kumlu toprağına kil ve tebeşir ekleyerek verimi arttırdı buna karşılık avrupa da bu süreç daha yavaş işledi fransız ve alman çiftçiler uzun süre tüm dünyada olduğu gibi geleneksel ekim biçimden vazgeçmedi tüm bunları başka gelişmeler izledi ilk defa dökme demir sabanlarda silindirlerde ve tırmıklarda kullanıldı farklı toprak ve gübre türlerinin tarımdaki verimi arttırdığı anlaşıldı ta alman kimyacı justus von liebig potasyum fosfor ve azotun bitkilerin gelişiminde önemli bir yer tuttuğunu tespit etti yine ingiltere de john lawes ve henry gilbert fosfat bakımından zengin kayaları sülfürik asit ile tepkimeye sokarak yapay gübre elde etti bu günümüz yapay gübre kullanımının başlangıcıdır yine te kil akaçlama boruları bulundu ve sonraki yıllar boyunca büyük tarlalar ucuz ve basit yöntemlerle akaçlandı tüm bunlar tarımda yeni bir dönemi açtı artık tüm dünyada ortaklaşa yapılan tarım faaliyetleri pazarlarda satılmak üzere ekonomik bir gelir olmaya başladı buna karşılık avrupa nın bazı ülkelerinde gidişat daha farklı biçimlendi özellikle fransa da soylular kendi toprakları yerine saray çevresinde yaşamaya başlayınca zamanla topraklar köylülerin tekeline geçti a gelindiğinde fransa topraklarının ı köylülerin elindeydi tarımdaki bu gelişmeler toplumsal yaşamı da kökten değiştirmeye başladı tüm dünyada tarımda görülen gelişmeler özellikle avrupa daki kırsal sistemi değiştirdi günümüzde tarım büyük oranda ticari amaçlarla yapılmaktır özellikle ulaşımdaki kolaylıklar tarım ürünlerini çok uzaktaki yerleşimlere bile hem ucuz hem de hızlı bir şekilde taşınmasını sağlamaktadır yüzyılın sona ermesinden önce amerika dan avrupa ya tahıl süt ürünleri ve tuzlu et götürülmekteydi saklama ve soğutma yöntemleri geliştikçe avrupa birçok ülkeyle tarım ticareti yapmaya başladı i dünya savaşı sıralarında ulaşım güçleşince dünyanın dört bir yanındaki çiftçiler ürünlerini pahalı olarak avrupa ya sattı avrupa bu dönemden sonra amerika ile büyük rekabete girdi ancak başta ingiltere olmak üzere avrupa ülkeleri tarım alanında yeteri ilerlemeyi gösteremeyince mandıra ve süt üretimine gitti bu alanda besili evcil hayvanlarını çaprazlayan bilim adamları verimli üretim sağladı özellikle danimarka ve hollanda nın dış dünyaya süt ürünleri satması avrupa yı bu alanda öne geçirdi ancak yine ii dünya savaşı bu rekabete bir darbe daha vurdu avrupa da üretim çok geriledi ve avrupa ile ilişkili ülkeler uzun süre kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya kaldı bilimsel gelişmeler sayesinde tarım faaliyetleri çok farklı coğrafyalarda ve koşullarda yapılabilmektedir bitki ve hayvanların genlerinde yapılan değişiklikler sayesinde belli türlerin karşı karşıya olduğu hastalık riskleriyle savaşılabilmektedir buna ek olarak başvurulan tarım ilaçlamaları her ne kadar verimi arttırsa da doğaya ve ekin kalitesine zarar vermektedir ayrıca hayvanlara hormon verilerek daha kısa sürede daha çok et ve süt vermesi sağlanmaktadır bu yöntem ekinlerde de kullanılmakta ve bitkisel ürünlerin daha bol üretilmesini sağlamaktadır bununla beraber et ve süt üretiminde hayvanlar küçük koğuşlarda aşırı beslenerek ve gün ışığına çıkarılmayarak verim arttırıcı etki oluşturulmaktadır ancak bunlar da yine ürün kalitesini düşürmekte ve doğallığı azaltmaktadır özellikle gelişmiş aşılama teknikleri hayvan ve bitki türlerinin karşı karşıya olduğu hastalık riskleriyle savaşmaktadır ayrıca çoğu batılı toplum başta olmak üzere organik tarıma dönüş dikkat çekmektedir dünya üzerindeki birçok yerde coğrafi koşullar ve iklim tarım üretimine uygun değildir bu yerlerde ekim alanları devamlı olarak değiştirilerek verimdeki düşüş önlenir bu uygulamaya da dönüşümlü tarım denilmektedir bu tip uygulamaların yapıldığı en bilindik yerler tropik kuşaktaki ülkelerdir bu ülkelerde ormanlar tahrip edilir ve tarlalar açılır kesilen ağaçlar ve ormanın taban katmanı tamamen yakılır ve küller gübre olarak kullanılır sonrasında toprağın verimi çok düşük seviyeye gelene kadar tarım faaliyetlerine devam edilir verim çok azaldığında da yeni ormanlar tahrip edilir eski tarım alanı da birkaç yıl boyunca terkedilir eski alan tekrar doğal düzenine kavuşunca bu eski alana tekrar dönülür bu sayede tarım süreci devam eder bu uygulama ilkel yöntemlerle yapıldığı sürece çevreye kalıcı zararlar vermez ancak büyük şirketler ve kurumlarca açılan teknolojik dönüşümlü tarım genelde çevreye kalıcı hasarlar verir afrika ve asya da ise göçebe hayvancılık görülür bu nedenle bu kıtalardaki çoğu halk ekim biçim ile uğraşmaz hayvanların beslenmesi için gereken ot ve bitkiler hayvanların sadece bir bölgede durmasıyla yenilenmez bu sebeple çoğu kabile göçebe olarak hayvanlarını farklı alanlarda otlatırlar ancak bu da uzun vadede bitkisel yenilenmeyi yavaşlatır kuzey afrika daki inek ve develer orta asya daki yaklar bu şekilde beslenmektedir bu şekilde yaşayan insanlar tamamen hayvanlarına bağlıdır yaşamlarını hayvanlarıyla sürdürmektedir eski türk devletleri de aynı şekilde göçebe hayvancılıkla uğraşmıştır öte yandan çoğu sömürgeci batılı devlet günümüzde azgelişmiş ülke topraklarındaki verimli tarım alanlarında çok düşük fiyatlara çiftçi çalıştırır ve yine çok düşük fiyata batılı devletlere satar bu sömürgeci tarım dışında çoğu gelişmekte olan ülkede de ticari tarım gözlenmektedir çoğu ülke kendi coğrafyasına özgü tarım ürünlerini yetiştirerek hem iç pazara hem de dış pazara satar dünya üzerindeki en önemli tarım ürünleri tahıllardır bunun arkasında meyve sebze üretimi tekstil ürünleri için yetiştirilen tarım ürünleri ve diğer üretimler gelmektedir aşağıda birleşmiş milletler gıda ve tarım örgütü nün fao milyon ton olarak üretim grafikleri yer almaktadır hayvancılık et süt yumurta deri ve yün gibi ürünler elde etmek için hayvan yetiştirmeye verilen addır hayvancılıkta hayvanların kullanıldığı en büyük üretim alanı et üretimi için yapılan üretimdir eski ve ilkel hayvancılıkta birçok bölgede hayvanlar çitlerle çevrilmemiş bölgelerde yetişmekteydi bu durum zamanla toplu yaşama geçiş ile beraber yerini dar ve belirlenmiş alanda yapılan hayvancılığa bıraktı tüm bitki örtüleri içinde en büyük hayvan üretimine sahip olan alanlar yeşilliklere sahip alanlardır bunu çalılık ve dağlık alanlar izler tarihte sığır yetiştiriciliği çok eskilere dayanmaktadır geniş bozkırlara ve ovalara sahip ülkelerde tarih boyunca çit çevirmeksizin sığır yetiştiriciliği yapılmıştır zaman ve koşullar değiştikçe açık sığır yetiştiriciliği yerini çiftliklere bıraktı günümüzde et yetiştiriciliği yapılırken kimi zamanlarda sığırlar tahıl çiftçilerine yavruyken verilir ve burada beslenen sığırlar besili halde satışa sunulur bu yöntemle yetiştirilen sığırların etleri daha körpe ve lezzetli olmaktadır mandıracılık sığır yetiştiriciliğinden farklı olarak daha çok süt üreten sığırların beslenmesine dayanan bir tür hayvancılık alanıdır süt sığırları genel olarak et sığırlarından daha dayanıksızdır ve sürekli soğuğa karşı korunmak zorundadır süt üretimi yapılan hayvanlardan verimli ve düzenli süt alabilmek için hayvan sürekli sağılmalıdır bu tür sığırlar beslenirken taze ot balyaları ve taze yemler kullanılmaktadır bir süt ineği yılda ton kadar silolanmış ot kg kadar da tahıl yer bu doğrultuda mandıracılık genel hatlarıyla sulak ve verimli topraklara sahip ülkelere mahsus bir hayvancılık alanıdır koyunlar etinin yanında yününden ve sütünden yararlanılabilen bir hayvan türüdür koyunların evcilleştirilmesinden sonraki süreçte farklı koyun türleri çaprazlanarak farklı alanda verim sağlayabilen koyun soyları elde edilmiştir tropik bölgelerde koyunlar daha çok derisi için yetiştirilir ilıman ülkelerde ise koyunların peynirinden yararlanılır yine yünü ve etiyle ünlü melez koyun soyları ılıman iklimde yetişir dünyada koyun yetiştiriciliğinde lider ülke avustralya dır bunu rusya çin yeni zelanda türkiye hindistan ve birleşik krallık gibi ülkeler izler koyun yetiştiriciliğindeki en zahmetli işlerden birisi koyunların ilkbahardaki kuzulama dönemleridir bu dönemde yine koyunlar yünleri alınmak üzere kırkılır koyunlar çoğu zaman uzun süreler boyunca çoban gözetiminde otlamaya çıkarılır bu otlama dönemleri çoğunlukla yine ilkbahar dönemleridir dünyanın en büyük domuz üreticisi olan çin ve bu domuzların büyük bir kısmını ihraç eder aynı şekilde avrupa ve kuzey amerika da da yaygın bir üretim olan domuz yetiştiriciliği diğer hayvancılık dallarına göre daha ucuza mâl olmaktadır bunun nedeni domuzların ihtiyaç duyduğu ilginin makinelerle sağlanabilmesidir domuz eti hızlı üretiminden ve zahmetsiz yetiştiğinden dolayı ucuz ve bol bir protein kaynağıdır domuz eti islam ülkelerin haram sayıldığı için az tüketilen bir besindir tavukçuluk et veya yumurta üretimi için yapılan bir hayvancılık alanıdır tavuklardan elde edilen et beyaz ettir hangi amaçla yetiştiriliyorsa o alanda verimi olan tavuklar kullanılır yumurta için en verimli soylardan olan leghorn soyu tavuklar et için en verimli soylardan olan cornish ve beyaz plymouth çok yetiştirilen tavuklardır günümüzde birçok kümeste tavuk yetiştirilirken makineleşme ileri seviyededir bilimsel yöntemler uygulanarak günümüzde fazla miktarda beyaz et ve yumurta üretimi yapılabilmektedir tavukçuluk sadece tavuğu değil ördek kaz hindi bıldırcın gibi diğer evcil kuşların yetiştirilmesini de kapsar tarım geniş kitlelere ulaşırken böcek ilaçları su aşılar gibi birçok maddi desteğe ihtiyaç duymaktadır yılı verilerince göre birleşik krallık ta yılında sterlinlik dış tarım giderleri tespit edildi bu da her hektar için sterlin yaklaşık tl anlamına gelmektedir yılı araştırmalarına göre aynı tutarlar amerika birleşik devletleri nde ilâ milyar dolar arasında olduğunu gösterdi bu da hektar başına ilâ yaklaşık ilâ tl anlamına gelmektedir aynı ülkede hayvancılık giderleri de milyon dolar tutmaktadır her iki araştırmaya bakıldığında tarım koruma giderlerinin kendi içinde giderilmesi yönünde çalışmalar yapılması gerektiğini bildirmektedir verim amaçlı toprak kullanımından oluşturulan alan dönüşümü insanların dünya ekosisteminin değiştirmesinin en ağır örneği bu alan dönüşümü biyolojik çeşitliliğin kaybını hızlandırıyor insanlardan kaynaklanan alan dönüşümünün toplamı arası değişiyor dünya alanların özellikle tarım alanların ünde alan dönüşümü oluşarak ekosistemin uzun vadeli kullanım imkânları ve verimliliği azalıyor un fao raporu alan dönüşümünün en sert etkeni arazi amanejmanı olduğunu ve milyon insan alan dönüşümüne katkıda bulunduğunu belirtiyor alan dönüşümü ormanların tahrip edilmesi çölleşme taoprak aşınması mineral tükenmesi veya asitlenme ve tuzlanma gibi toprağın kimyasal açıdan değişmesidir aşırı yosunlaşma tatlı su kaynkalarında rastlanan besinlerin ve organik maddelerin yarattığı bir çevre sorunudur bir su kaynağında aşırı kimyasal atık varsa ve oksijen miktarı düşükse bu alanda aşırı yosunlaşma gözlemlenir bu durum toplu balık ölümlerine biyoçeşitliliğin hızla azalmasına ve suyun kullanımı karşılayamayacak kadar kirlenmesine neden olmaktadır tüm bunlar biyolojik dengede azotun ve fosforun doğada dolaşım hızını yavaşlatır ve doğal dengede tahribatlara neden olur böcek ilaçlarının kullanım oranı lerden günümüze artarak yıllık milyon tona erişmiştir dünya sağlık örgütü de yaptığı bir araştırma her yıl dünyada milyon zehirlenme vakasının yaşandığını ve ölümün gerçekleştiğini ortaya koymuştur böcek ilaçları haşaratların ve kımıl zararlılarının sayısında azaltma yapmak için geliştirilen kimyasal maddelerdir yeni haşaratların üremesiyle dünya üzerinde yeni böcek ilacı türleri geliştirilmektedir alternatif bir tartışmaya göre tarımda böcek ilaçları insanlar ve çevre açısından yararlı kimyasallardır nitekim dünyadaki büyük kıtlıkların önüne geçmede böck ilaçlarının etkisi azımsanamamaktadır ancak çoğu yoruma göre doğa ile gıda gereksiniminin arasındaki bağın kaçınılmaz değildir ayrıca böcek ilaçlarınının sadece ekin döngüsü gibi tarım yöntemlerini yenilediği belirtilmektedir iklim değişimleri sıcaklık ve nemdeki değişiklikler dolayısıyla tarım ürünlerine etki etmektedir tarım faaliyetleri küresel ısınmanın etkilerini hafifletebileceği gibi yanlış kullanımda durumu daha da ağırlaştırabilmektedir atmosfere salınan co gazının büyük kısmı toprak altında çürüyen organik atıkların yaydığı metan gazından kaynaklanmaktadır yine metan gazının en fazla yayıldığı alanlar olan nemli topraklar çeltik gibi sulak tarım ürünlerinin yetiştirilmesinin bir sonucudur üstelik ıslak veya havasız toprakta azot oluşur bu azottan oluşan sera gazı nitrik oksit havaya yayılır kullanımda değişiklik yapılarak sera gazların yayılması azaltılabilinir ve toprak atmosferden co ayırmak için kullanılabilinir çağdaş veya sanayileşmiş tarım daima petrole şu iki alanda bağımlıdır bu da ürünlerin ulaştığı her bir insan başına yaklaşık galon yaklaşık litre petrole karşılık gelmektedir bu da dünyada kullanılan petrolün sine eşittir petrol ve doğal gaz yine gübrelemenin ana basamaklarını oluşturmaktadır ayrıca gıdaların satıştan önceki tüm işleme basamaklarında petrol ürünlerinden elde edilen enerji kullanılmaktadır bir kahvaltılık gevreğin üretimi için yarım galon litre petrol harcanmaktadır dünyanın dört bir yanında üretilen tarım ürünleri sadece bir noktaya ulaşmak için ortalama mil yol katetmektedir petrol ve ürünlerinde görülen herhangi bir azalma dünyadaki gıda trafiğini büyük bir ivmeyle azaltacaktır tüketicilerin bu konuda bilinçlenmesi yakıt için organik tarıma ve başka sürdürülebilir tarıma ilgi artmasının önemli sebeplerindendir modern organik tarım yöntemlerini kullanan çiftçiler verimlerinin geleneksel tarımın fosil yakıtlı suni gübre ve böcek ilacı kullanılmayan yöntemlerine göre aynı çoklukta olduğunu belirttiler monokültür tarım tekniklerinden petrola dayanan teknoloji sayesinde zarar görmüş olan verimlerin toprakta tekrar yenilenmesi zaman alacaktır besinin geldiği mesafeye önem vermekle yerel besin yetişimini destekleyen tüketiciler kendilerine locavore diyorlar besinin organik olmasına önem vermeden yerel besin yetişim sistemine geri dönüşü savunuyorlar locavore lar gemilerin fosil yakıtlara olan bağımlılıklarından kaliforniya dan gemiyle new york a getirilen organik marulların sürdürülebilinen bir besin kaynağı olmadığı görüşündeler locavore hareketiyle birlikte yakıta dayanan tarıma bağlılığa toplumda ve belediye bahçeliğinde ilgi arttı jeoloji geoloji veya yer bilimi temel inceleme konusu dünya ve özellikle de yer kürenin üzerinde yaşadığımız dış kabuğunu oluşturan katı maddesi taş kürenin içeriğinin yapısının fiziksel özelliklerinin tarihinin ve yer kabuğunu şekillendiren süreçlerin incelendiği bilim dalıdır jeolojinin temel konusu dünya gezegeni olmakla birlikte yer benzeri gezegenler mars venüs merkür ve doğal uyduların incelenmesini de içerir yer bilimleri bünyesinde ele alınır yerbilim geniş anlamı ile yerküresinin güneş sistemi içerisindeki durumundan onun fiziksel ve kimyasal özelliklerine oluşumundan bu yana geçirdiği değişikliklere üzerinde yaşayan canlıların evrimine kadar geniş bir kapsama sahiptir yeryuvarlağın tarihinden yaşam yerkabuğunun bileşimi ile yapısal koşullardan ve yer üzerinde gelişen evrimlere hakim kuvvetlerden bahseden bilimdir yerbilim dar anlamı ile ya da çoğunlukla algılandığı biçimiyle bütün yeryuvarlağının değil özellikle ortalama kalınlığı km olan katı yerkabuğunun bilimidir bu şekliyle jeoloji yeryüzünü ve yeryüzü ile insan toplulukları ilişkisini inceleyen coğrafyadan ve yerküresini tüm olarak fiziksel yöntemlerle inceleyen jeofizikten ve jeokimya ve de jeodeziden ayrılmaktadır astrojeoloji bazen gezegensel jeoloji olarak çevrilebilecek planetary geology olarak da anılır ise güneş sistemindeki diğer cisimlere jeolojik prensiplerin uygulanmasını içerir bununla birlikte selenoloji ay bilimi ay ın incelenmesi gibi özelleşmiş terimler de kullanılmaktadır yerbilimciler dünya nın yaşının yaklaşık olarak milyar x yıl olarak tanımlanmasına yardımcı olmuşlar dünya nın litosferinin hareketli tektonik plakalara ayrıldığını tespit etmişlerdir teorik boyutun yanı sıra jeoloji çok geniş bir pratik alana sahiptir yerbilimciler örneğin dünyanın doğal kaynaklarının ve metallerin yerlerinin tespit edilmesine ve idare edilmesine yardımcı olurlar ayrıca değerli taşlar ve birçok mineral ile de ilgilenirler jeoloji sözcük olarak ilk kez jean andr deluc tarafından yılında kullanılmış ve horace bndict de saussure tarafından yılında sabit bir terim olarak ortaya atılmıştır bu bilim dalı encyclopdia britannicanın de tamamlanan üçüncü baskısında yer almasa da da tamamlanan dördüncü baskıda uzun bir açıklama ile yer almıştır sözcüğün daha eski bir anlam taşıyan ilk kullanımı ise richard de bury tarafındandır ve dünyevi ile teolojik hukukun ayrıştırılması anlamını taşır jeoloji sözcüğü yunanca ge arz dünya ve logos yani kelamdan köken almaktadır türkçede kullanılan sözcük türkçeye fransızca gologie sözcüğünden gelmiştir fransızca sözcük ise latince geologiadan türemiştir çin de bilgin shen kuo okyanustan yüzlerce mil uzaktaki bir dağdaki jeolojik tabakada stratum gözlemlediği hayvan kabukları fosillerinden yola çıkarak karaların oluşumuna dair bir hipotez formüle etmiştir çıkardığı sonuç karaların dağların erozyonu ve silt tortularıyla oluştuğu idi aristo nun öğrencisi theophrastus un bc peri lithon taşlar üstüne isimli eseri binlerce yıl boyunca alanında otorite olmuştur bu eserdeki fosil yorumlamaları bilim devrimi nin sonrasına kadar etkin kalmıştır eser latince ve diğer avrupa dillerine örneğin fransızcaya çevrilmiştir bir hekim olan georg bauer genelde sır olarak saklanan ve nesilden nesile usta çırak ilişkisi ise öğretilen metal işleme teknikleri konusunda yazılmış ilk kitap olan de re metallica yı yazmıştır kitap boğa kanı ya da açık dolunay geceleri gibi sürece etkisi olduğu düşünülen mistik öğeleri de içeren anlatım tarzına sahiptir ayrıca rüzgâr enerjisi hidrodinamik güç maden filizlerin taşınması yönetimsel hususlar ve benzeri konular da eserde yer almaktaydı kitap yılında yayımlanmıştır nicolas steno süperpozisyon ilkesi gibi stratigrafinin tabakabilimin tanımlayıcı ilkeleriyle tanınmıştır genellikle james hutton ilk modern jeolog olarak görülmektedir te theory of the earth yer teorisi isimli bir çalışmayı royal society of edinburgh a sunmuştur çalışmasında dünya nın tahmin edilenden daha yaşlı olduğuna ilişkin teorisini açıklamıştır hutton fikirlerini iki cilt halinde te yayımlamıştır hutton un takipçilerine plütonistler denmekteydi zira bunlar kayaların volkanizm ile oluştuğu kanısındaydılar buna karşıt olan ve kayaların zamanla seviyesi düşmüş olan büyük bir okyanus sonucu çıktığını düşünenlere neptünistler denmekteydi sir charles lyell ünlü eseri principles of geology ilk kez da yayımlanmıştır ve teki ölümüne kadar lyell yeni gözden geçirilmiş sürümlerini revizyonlarını yayımlamaya devam etmiştir tek biçimcilik doktrinini başarılı bir şekilde desteklemiştir bu teoriye göre dünya tarihi boyunca yavaş jeolojik süreçler devam etmiştir ve bugün de devam etmektedir bunun karşıtı şekilde katastrofizm dünya nın özelliklerinin tek bir felaket veya felaketler dizisi sonucu oluştuğunu ve bundan sonra herhangi bir değişikliğe uğramadan kaldığını öne sürer hutton tek biçimciliğe inanmış olmasına rağmen onun zamanda teori yaygınlık kazanmamıştır kıta kayması veya kıtasal sürüklenme continental drift kuramı de alfred wegener tarafından ortaya atılmış olsa da larda plaka tektoniğinin geliştirilmesine kadar yaygın bir şekilde kabul görmemiştir aslında aynı fikri wegener den önce dile getirenler de olmuştur fakat yeterli kanıtları sunmaya çalışarak bütün bir şekilde kabul edilebilir bir hipotezi ilk ortaya atan wegener olmuştu jeoloji tarihi boyunca birbiriyle ilişkili olan ana tartışma konuları meseleler neptünistler ile plütonistler arasındaki tartışma tek biçimcilik katastrofizm meselesi dünya nın yaşı ve kıtasal sürüklenme olarak özetlenebilir her ne kadar bu meseleler büyük ün kazanmaları sebebiyle ilk akla gelenler olsa da jeoloji alanında kuruluşundan şu ana kadar ve bugün hâlâ birçok farklı mesele ve anlaşmazlık diğer bilim dallarında olduğu gibi mevcuttur her ne kadar the royal society of london ve acadmie des sciences gibi köklü bilimsel topluluklarda yerbilim tartışmaları yaşansa ve incelenen bilimler içine yerbilim de dahil edilmiş olsa da ilk yerbilim topluluğu veya cemiyeti de kurulan the geological society of london yani londra yerbilim topluluğudur bu ilk derneğin kurucularının bir kısmı british mineralogical society yani ingiliz mineraloji topluluğunun kurucu üyelerindendi aynı dönemde gerek büyük britanya gerekse diğer bölgelerde yerbilim toplulukları oluşmaya başlamıştır te kurulan the royal geological society of cornwall tarihli fransız socit gologiue de france tarihli alman deutsche geologische gesellschaft ve de sankt peterburg da rusya da kurulan ve büyük oranda yerbilim ile de ilgilenen mineraloji topluluğu verilebilecek örnekler arasındadır de ise the geological society of america amerika yerbilim topluluğu kurulmuştur ilerleyen yıllarda yerbilimin alt dalı sayılan dallara ve ilgili alanlara dair birçok topluluk da kurulmuştur bugün bazı ülkelerde yerbilim toplulukları profesyonel standartlara ve ilgili çoğunluğu idari konulara yardımcı olmak gibi bir görev de üstlenmiştir bunun bir örneği birleşik krallık tır millî açıdan yerbilim topluluklarının öneminin ve sayısının artmasının yanı sıra ülkesel sınırların ötesinde uluslararası örgütlenmeler de kurulmaktadır bunlara örnek olarak bugün den fazla yerbilimciyi temsil eden avrupa yerbilimciler federasyonu verilebilir hukuk ya da tüze birey toplum ve devletin hareketlerini birbirleriyle olan ilişkilerini yetkili organlar tarafından usulüne uygun olarak çıkarılan kamu gücüyle desteklenen muhatabına genel olarak nasıl davranması yahut nasıl davranmaması gerektiğini gösteren ve bunun için ilgili bütün olasılıkları yürürlükte olan normlarla düzenleyen normatif bir bilimdir ayrıca toplumu düzen altına alan ve kişiler arası ilişkileri düzenleyen ortak yaşamın huzur ve güven içinde akışını sağlayan gerektiğinde adaleti yerine getiren kamu gücü ile desteklenen ve devlet tarafından yaptırımlarla güvence altına alınan kurallar bütünüdür hukuk birey toplum devlet ilişkilerinde ortak iyilik ve ortak menfaati gözetir hukuk sitemindeki genel farklılık yasama organının hukuk yaptığı kara avrupası hukuk sistemi ve hakim kararlarının hukuku oluşturduğu ortak hukuk hukuk sistemi çevresinde oluşur tarihte dini hukuk laiklik hususunun yerleşmesinde de dahil olmak üzere önemli bir rol oynamıştır ve hâlâ bazı dini ülkelerde uygulanmaya devam etmektedir şer î hukuk dünyada en çok kullanılan dini hukuktur ve iran suudi arabistan gibi ülkelerde ana hukuk sistemi olarak uygulanır hukuk felsefe maliye sosyoloji ve hukuk tarihi gibi derslerde kaynak olarak kullanılır ayrıca eşitlik adalet ve hakkaniyet konularında önemli tartışmaların başlangıcına kaynaklık eder hukuk kelimesi arapça hak kökünden gelir ve kelimenin çoğuludur türk dil kurumuna göre hukuk kelimesi toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünüdür bunun dışında hukukun haklar anlamı da vardır hukuk dönemden döneme değiştiği için hâlâ doyurucu bir tanım yapılamamıştır kant hukukçular hâlâ hukukun tanımını aramaktadırlar der günümüzde en çok kabul edilen tanımı ise belirli bir zamanda belirli bir toplumdaki ilişkileri düzenleyen ve uyulması devlet zoruna müeyyide bağlanmış kurallar bütünüdür geniş bir kavramla ifade etmek istersek teknik anlamda hukuk örgütlenmiş bir toplum içinde yaşayan insanların birbirleriyle veya kişilerin yine kendilerinin meydana getirdiği topluluklarla ve bu toplulukların birbirleriyle olan ilişkilerini düzenleyen kişilerin güvencesini ve insan haklarını sağlamak amacıyla oluşturulan ve devlet gücü ile desteklenen bağlayıcı genel soyut ve devamlı kurallar bütünüdür bilimsel bir disiplin olarak hukuk kendi içinde temel olarak ikiye ayrılır genel olarak hukukun kişiler arası ilişkileri konu alan kısmına özel hukuk kişiler ile devlet veya devleti oluşturan kurumlar arası ilişkileri düzenleyen kısmına ise kamu hukuku adı verilir bu ayrım roma hukukundan kalma bir ayrımdır ius privatum ius publicum medeni hukuk ticaret hukuku ve devletler özel hukuku özel hukukun buna karşılık anayasa hukuku ceza hukuku ve idare hukuku kamu hukukunun başlıca alt dallarıdır kamu hukuku devletin ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının örgütlenişine işleyişine gördükleri hizmetlere ilişkin kurallar içerir demokratik toplumlarda kamu hukukuna başlıca egemen olan ilkeler hukuki güvenlik ve kanunilik prensibidir özel hukuk ise dar anlamıyla kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerini düzenler egemen olan ilkesi irade serbestisidir privatautonomie hukukun başlangıcı medeniyetin oluşumuna yakın bir şekilde ortaya çıkmıştır m ö lerde oluşmuş antik mısır hukuku medeni kanunlar içeren ve yüksek olasılıkla levhaya bölünmüş kitaplardan oluşmuştur ma at baz alınarak hazırlanmış olan kültürel özelliklerle karakterize edilmiş eşitlik ve bölünemezlik konulu retorik söylev şeklindedir m ö yüzyıllara gelindiğinde sümer imparatoru ur nammu tarihteki ilk yasayı ahlak kuralları ile ilgili beyanlardan oluşan bir yasayı hazırlatmıştır m ö yıllarında kral hammurabi babil kanunlarını yasalaştırıp tabletlere işlettirmiştir ve halkın görmesi için krallığın çeşitli bölgelerine stel olarak yerleştirtmiştir bu kanunlar hammurabi kanunları olarak bilinir bu kanunların en bozulmamış kopyası yüzyılda ingiliz asurolojist tarafından bulunmuştur ve harf çevirisi yapılarak farklı dillere çevrilmiştir eski ahit m ö yıllarında ortaya çıkmıştır ahlaki zorunluluklardan ve iyi bir toplumun sahip olması gereken özelliklerden bahseder milattan önce yüzyıllarda antik atina dan küçük bir şehir devleti tarihteki ilk kadınlar ve köleler hariç geniş katılımı temel alan bir toplum oluşturmuştur buna rağmen antik atina da hukuk bilimine ya da hukuka dair bir kelimeye rastlanmamıştır bunun yerine ilahi yasa thmis insan kararnameleri nomos ve törelerden dk oluşan üçlü bir ayrıma başvurmuşlardır ancak antik yunan hukuku demokrasinin oluşumunda önemli anayasal yenilikler içermiştir roma hukuku ağırlıklı olarak yunan filozoflarından etkilenmiştir ancak ayrıntılı kuralları profesyonel ve sofistike hakimleri tarafından oluşturulmuştur uzun zamanlar hüküm süren roma imparatorluğu değişen toplumsal şartlara uyum sağlayabilmek için hukuk değişimlere uğramıştır karanlık çağ da bu yasalar töre ve içtihatlarla değiştirilse de yüzyılda orta çağ hukuk akademisyenleri roma hukukunu araştırmaya başlayınca yeniden keşfedilmiştir latince hukuk özdeyişleri rehberlik etmek için derlenmiştir orta çağ ingiltere sinde kraliyet mahkemeleri örnek davalardan oluşan bir bütün geliştirdiler bu bütün daha sonra kara avrupası hukukuna kaynaklık etmiştir avrupa çapında geçerli olan bir ticaret hukuku tüccarların ortak kurallara göre ticaret yapmalarına yarayacak ve farklı yerel hukuk kurallarına tabi olmamalarını sağlayacak şekilde oluşturulmuştur oluşturulan bu hukuk kuralları modern ticaret hukukunun habercisi olmuştur sözleşme serbestisini ve mülkiyetin satılabilirliğini vurgulamıştır ve yüzyılda milliyetçilik öne çıkınca ticaret hukuku ülkelerin yerel hukuklarına yeni kanunlarla birleştirilmiştir napolyon ve alman yasaları en etkilileri olmuştur bu yasalar geniş ciltlerden oluşan ingiliz ticaret yasalarına göre hakimlerce daha kolay uygulanabilir ve ihracat edilebilir olduklarından tercih edilmişlerdir antik hindistan ve çin yasaları farklı hukuk geleneklerini temsil ederler ve tarihte bağımsız hukuk teorisi ve pratiği okullarına sahip olmuşlardır m s yıllarında hindistan da arthashastra ve manusmriti adlı kuruluş antlaşmaları emredici hukuki tedbirler içeren yazılardan oluşmuştur hindistan mitolojisi tipi olan manu nun felsefik görüşü tolerans ve çoğulculuk üzerinedir ve güney doğu asya da benimsenmiştir bu hint kültür ve yanında islam hukuku hindistan ingiltere nin bir parçası haline gelince terk edilmiştir ve yerine kara avrupası hukuku uygulanmıştır doğu asya hukuk gelenekleri ilahi ve dini unsurlarla özgün bir yapı oluşturmuştur japonya hukuk sistemini çoğunluğu alman medeni hukuku olmak üzere batı hukuk sistemleri ışığında modernleştiren ilk ülke olmuştur çin de çing hanedanlığı nın son yıllarında hukuk sistemini modernleştirmeye başlamıştır günümüz çin cumhuriyeti nin hukuki altyapısı sovyet sosyalist hukukunun etkisi altında oluşturulmuştur hızlı endüstriyelleşmeden dolayı bugün çin ekonomik açıdan reform sürecine girmiştir küreselleşme süreci hukuk alanını da etkisi altına almış ve biçimlenmesinde etkili olmuştur hukuk küreselleşme karşısında yalnızca biçimlenen bir nesne olarak yer almamış ayrıca küreselleşmenin taşıyıcısı da olmuştur küreselleşmenin hukuku birebir etkilediği alanlar evrensel normlar fikri ve uluslararası hukuk olarak sıralanabilir hukuku diğer toplumu düzenleyici kurallar olan örf ve adetler gelenekler ve dinlerden ayıran özellik devlet tarafından güvenceye alınmış ve cebrî yaptırımlara sahip olmasıdır hukuk kuralları insan davranışlarını düzenler ve bulunduğu toplumun değer yargılarını taşır soyutluk ve genellik özelliği sayesinde benzer nitelikteki bütün durumlarda uygulanması sağlanır bağlayıcılıkta kişinin kurala uyması beklenir ve zorlamaya gerek olmadan kendisi de uyabilir hukuk kuralı toplumsal kabul gördükten sonra pek çok kişi zorlama olmaksızın ona uyar ancak zorlayıcılıkta ise yalnızca uymayanlar zorlanır uymama şartı vardır bakınız yaptırımhukuk alanında yaptırım kamu gücü ile uygulanır hukuka uymayı zorlama uymayanları cezalandırma ve uyulmadığı durumlarda ortaya çıkan zararları telafi etmek için kullanılır hukuk düzenini sağlamayı ve korumayı amaçlayan yaptırımlar yine hukuk düzeninin öngördüğü şekilde yerine getirilir maddi ve manevi yaptırımlar olarak ikiye saf ayrılır maddi yaptırımlar hukuka aykırı durumlarda uygulanırken manevi yaptırımlar bu durumları engellemek için kullanılır ceza hukukunda ölüm hapis ve para cezaları anayasa hukukunda siyasetten men parti kapatma vergi hukukunda vergi ve kaçakçılık cezaları gibi değişik hukuk dallarında değişik yaptırımlar vardır hukukun dayanağı ile ilgili çeşitli dönemlerde kuramlar üretilmiştir bunları sıralamak gerekirse bunlar hukukun dayanağını bilinçli bir irade olarak gören kuramlar irade dışı olarak gören kuramlar ve pozitivist kuramlar bu kuramların bazılar felsefik değil ortaya çıktığı dönemin sorunlarını çözmek veya politik görüşleri hukuk bilimi içinde ifade etme ihtiyacından ortaya çıkmıştır hukukun öğeleri unsurları üç tanedir kural yaptırım devlet bunlar olmadan hukuk olamaz hukuk başlıca iki işlevi yerine getirir düzeni sağlar adaleti tesis eder adalet ve düzen arasındaki ilişki avustralyalı prof hedley bull tarafından kapsamlı olarak ele alınmıştır adalet ve düzen birbirinin bütünleyicisi olduğu kadar aynı zamanda ilginç bir biçimde birbirlerine ters orantılı olarak etki eden iki kavramdır düzeni hızla sağlamak kesinlikle adaletin eksik kalmasına sebebiyet verecektir örneğin bir cinayet davasında geçmiş çağlarda olduğu gibi çok kısa bir sürede karar verip suçluyu idam etmek toplumsal düzeni hızla sağlayacak ve hukuk caydırıcı etkisini olabildiğince çabuk bir biçimde gösterecektir ama belki de yanlış bir karar verilmiş olacağı için adalet açısından geri dönülmez bir hata yapılmış olacaktır tam aksine adaleti mutlak anlamda yerine getirmeye çalışmak ise en azından yaşanan zaman kaybı açısından düzenin bozulmasına neden olacaktır bu nedenledir ki insanların hukuk sisteminin yavaşlığına ve adaletin gecikmesine olan güven eksikliği modern hukuk sistemlerinin başlıca problemlerinden birisidir bazı pozitivistler hukukun devlet iradesinden doğduğunu bazıları ise sosyal bir durum olduğunu söylerler marx ın hukuk alanındaki düşünceleri de pozitivist kuramlar arasına girer ona göre tüm toplumsal olaylar ekonomik olaylara dayanmakta dolaylı olarak hukuku toplumsal olaylara dayandırmaktadır eleştirel hukuk kuramına göre akla ve mantığa dayalı evrensel bir hukuk düzeni ortaya konulmalıdır ne var ki hukuk mantığın ifadesi değil siyasal gücün iktidarın yansımasıdır eleştirel hukukçular açısından hukuk kurallar ve bütünle ifade edilmenin dışına çıkmıştır hukuk biliminde biçim öncelikler ve ilkeler doğrultusunda bazı sistemler ortaya çıkmıştır avrupa ülkelerinin yanında türkiye nin de kanun hazırlama sürecinde örnek aldığı hukuk sistemidir roma hukuku tüm dünyada hukuk fakültelerinde en yaygın olarak öğretilen hukuk sistemidir ve birçok ülkede bugün uygulanan laik hukuk sistemlerinin kaynağıdır bu sistemde hukuk kamu hukuku ve özel medeni hukuk diye iki ana bölüme ayrılır bu anlayış özellikle yurttaşlar arasındaki ilişkileri düzenlemeyi öncelikli hale getirmiştir bu sebeple medeni hukuk diğer sistemlere göre çok daha ileri düzeydedir hukuku yasa koyucular yapar istanbul şehrinde bizans imparatoru i justinianus döneminde m s derlemesi yapılan corpus iuris civilis ya da justinianus kodeksi roma hukukunun bizans dönemine uyarlanmış bir derlemesidir bu derleme roma hukukunun yaşatılması ve sonradan modern avrupa nın çağdaş hukuk sistemlerine kaynaklık etmesinde önemli rol oynamıştır roma hukukundan günümüze birçok temel prensip ve özdeyiş kalmıştır masumiyet karinesi hiç kimsenin suçu kanıtlanmadan suçlu sayılamayacağı kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi kanunen suç olarak tanımlanmamış bir eylemin suç olarak nitelenemeyeceği ve buna ceza verilemeyeceği hukukun yönetim erkinden bağımsız olması ve hiç kimsenin kendi davasının yargıcı olamayacağı ilkeleri bunlardan en çok bilinenleridir ana madde kara avrupası hukuk düzeniingilizce diliyle civil law adı altında geçen kara avrupası hukuk sistemi bugün dünyadaki çoğu ülkenin kullandığı hukuk sistemidir kıta avrupası hukuk sisteminde yetkili sayılan kaynaklar başlıca yürürlükteki yasalar özellikle daha önce hükmet tarafından kodifike edilmiş anayasalar veya tüzükler ve törelerdir kodifikasyonlar binlerce yıl öncesine dayanır ve bunların en erken örneği babil kanunları dır modern kıta avrupası hukuk sistemi aslen geç ortaçağda batı avrupası tarafından keşfedilen yüzyıl doğu roma imparatorluğu hukuk pratikleri yazılarından türemiştir m s te bizans imparatoru i justinianus o zamana kadar oluşturulmuş roma kanunlarını kodifike etmiştir ve birleştirmiştir oluşturulan bu bütüne corpus iuris civilis adı verilmiştir justinianus kodeksi bizans imparatorluğunun çöküşüne kadar ayakta kalmıştır bu sırada batı avrupa justinianus kodeksi yüzyılda keşfedilene kadar theodosius kanunlarına ve alman örf ve adet hukukuna başvurmuşlardır bologna üniversitesi akademisyenleri bu kanunları kullanarak kendi hukuklarını yaratmışlardır kara avrupası hukuk sistemi kodifike edilirken roma hukuku ve bunun yanında kilise fıkıhları gibi dini hukuk baz alınmıştır ve aydınlanma çağı na kadar avrupa ya yayılmaya devam etmiştir yüzyılda fransa kod napolyon la almanya bürgerliches gesetzbuch la kanunlarını modernleştirmiştir bu iki kanun yalnızca avrupa nın hukuk sistemini değiştirmekle kalmamıştır ayrıca japon ve kore hukuki geleneklerine de kaynaklık oluşturmuştur bugün kıta avrupası hukuk sistemine sahip olan ülkeler rusya dan çin e uzanır ana madde ortak hukukanglo amerikan ülkelerinde uygulanan sistemdir xi yüzyılda ingiltere de gelişmiştir ortaçağda ingiltere de norman fethinden sonra hukuk eyaletten eyalete her bir kabilenin törelerine göre farklılık göstermeye başlamıştır ortak hukuk konsepti ise yüzyılın sonlarında ii henry nin saltanatı zamanında yetkisi olan yargıçları kurumsallaşmış ve birleşik ülke için ortakça uygulanabilecek bir hukuk sitemi yaratmaları konusunda tayin ettiğinde ortaya çıkmıştır ortak hukukun evrimleşmesindeki sonraki en önemli adım kral john un zamanın baronları tarafından hukuk kurallarını ihlal etme yetkisini sınırlayan bir belge imzalattırılmasıyla atılmıştır bu büyük ferman ya da magna carta ayrıca kralın muhit hakimlerinin mahkemelerini ve yargılarını ülke hakkında öngörülemeyen konularda despot kararlar vermek yerine kesin bir halde tutmalarını emretmiştir fakat zamanla sistem fazla sistematik katı ve değişmez hale gelmiştir ve bu vatandaşların krala ortak hukuku hükümsüz kılması için talepte bulunmasına yol açmıştır bunun sonucu lord şansölyeler thomas more zamanında ortak hukukun hakkaniyet eksikliklerini gidermek için yeni bir mahkemeler sistemi kurulmuştur yüzyılda ingiltere de de amerika da bu iki sistem birleştirilmiştir ortak hukuk sistemleri diğer ülkelere kıyasla daha liberal diyebileceğimiz özgürlükçü ekonomik sistemlere sahip ülkelerde daha yaygındır bu sistem doğal hukuk prensiplerine eğilimlidir hukuk sisteminin kendiliğinden ve dinamik bir şekilde sürekli değişim içerisinde olduğunu savunur doğal hukuka yakın ortak hukukun teknolojik gelişmeler karşısında yetersiz kalan yasaların yaratacağı mağduriyetleri önleyebilmesi adına daha makul olduğunu söyleyen bir görüş son yıllarda daha ağır basmaktadır kodifikasyon yani uygulanacak kural üretme aşamasının yargıçlara değil de sadece yasama meclislerine verildiği ülkelerin teknoloji karşısında hukuk sistemleri ile birlikte uyum sağlayabilmesi kabiliyeti giderek güçsüzleşmiştir roma hukuk sistemi gibi hukuku bölümlere ayırmaz ayrıca hukuk yaratıcısı olarak yargıçları görürler hukuk fakültelerinde common law adıyla anılır istisnai olarak amerika birleşik devletleri nde louisiana eyaleti ve kanada da uebec eyaleti ortak hukuk ile yönetilmez dinî hukuk açıkça dini emirlere dayanır buna yahudi yasa sistemi halaha ve müslüman yasa sistemi şeriat örnek verilebilir bazı hristiyan kiliseleri kanon hukukunu kabul ederler ve uygularlar dinî hukuk çoğunlukla değiştirilemezlike vurgu yapar çünkü tanrının sözlerinin hükmet ya da mahkemeler tarafından insanlara karşı yasalaştırılmaması ve değiştirilmemesi kabul edilir ancak tam ve detaylı bir hukuk sistemi insan detaylandırılmasına ihtiyaç duymuştur bu nedenle örneğin islam hukukunda kıyas icma ve içtihat yöntemi kabul edilmiştir başka bir örnek olarak da tevrat gösterilebilir bazı israil topluluklarının kullanmayı seçtiği basit kodlardan oluşan yahudi hukukunun yanında halaha talmud un yorumlamalarının özetlendiği yasalardır yahudi hukukunda davacılara isterlerse dini hukuku da kullanabilmeleri izni verilmiştir islam hukuku islam ın ilkelerine dayanır ve hukukun kaynağı olarak kur an görülür islam hukukunda kur an da hüküm bulunmaması halinde peygamberin sözleri hadis ve davranışları sünnet dikkate alınır kıyas analoji ve icma mahkeme içtihatları ve din bilginlerinin görüşleri hukukun oluşumunda önemli paya sahiptir osmanlı imparatorluğu nda da uygulanan islam hukuku türkiye de da yürürlüğe giren medeni kanun ile yürürlükten kalkmıştır osmanlı imparatorluğu nda uygulanan hukuk sistemi bir padişahın varlığından dolayı batı daki gibi monarşik algılansa da şeyhülislamın bir padişahı görevden alabilme yetkisinin varlığı islam hukukunun ne derece de uygulandığını gösterir günümüzde yasaları islamî kurallar doğrultusunda belirlenmiş ülkeler vardır rusya komünist devriminden sonra sosyalist ülkelerde uygulanan sistemdir daha çok ekonomik koşullara dayanır ve en önemli dayanağı mülkiyet hakkının kişilere değil topluma ait olmasıdır bireyler arasındaki özel hukuktan çok toplum çıkarları gözetilmiştir ayrıca marksist ve leninist düşünceye göre sosyalist hukuk geçici bir durumdur ve toplumu düzenlemek içindir ve toplum komünist düzene geçtiği zaman yaptırıma dayanan bir hukuk sistemine gerek kalmayacaktır sosyalizmin avrupa da çökmesinden sonra sosyalist hukuk sistemi de olumsuz yönde etkilenmiştir uluslararası hukuk bir devletin diğer bir devlet veya devletlerle ve yahut bir devletin uluslararası örgütlerle ilişkilerini düzenleyen kamu hukuku dalıdır bir devletin ülkesinde vatandaşları arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarına iç hukuk denir bir devletin diğer devlet veya uluslararası örgütlerle ilişkilerini düzenleyen kurallar ise dış hukuk u meydana getirir iç hukukta devlet üstün bir iradeye sahiptir fakat uluslararası hukukta devlet gibi üstün bir iradeye sahip yani devletlerin bağlı olacakları koyacak ve bunları uygulayacak bir otorite yoktur uluslararası hukukta devletler arasında eşitlik söz konusudur uluslararası toplum eşit ve egemen devletlerin yan yana olduğu bir sistemdir bu sistemde eşit ve egemen devletlerin yan yana olması hem ayırt edici hem de zayıf olan özelliğidir bu durum sistemi güçsüz kılar çünkü kuralları oluşturan uygulayan ve yorumunu yapan varlıklar eşit ve egemen devletlerdir birbirine eşit ve egemen varlıklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarının kaynağı olarak bir üst organ yoktur dolayısı ile bu sistem içinde kuralları yaratanla ona tâbi olacak olanlar aynıdır milletlerarası toplumda devletteki gibi merkezîleşme yoktur teşkilâttan yoksun bir yapı sergiler yasama işlevi devletler tarafından gerçekleştirilir uluslararası hukukun kaynakları andlaşmalar örf ve adet hukuku hukukun genel prensipleri içtihatlar ve doktrindir uluslararası hukukun başlıca inceleme konuları şunlardır uluslararası hukukun kaynakları uluslararası hukukun kişileri uluslararası hukukun mekansal kuralları kara deniz hava ülkesi devletlerin tanınması devletlerin halefiyeti diplomasi ilişkileri sorumluluk uyuşmazlıkların çözümü kuvvet kullanma büyük jedi üstadı grand jedi master jedi konseyi üyesi jedi yüksek generali yıl jedi eğiten star wars karakteridir yoda george lucas tarafından yaratılan yıldız savaşları filmine ait kurgusal karakterdir ilk olarak yapımı the empire strikes back adlı filmde yer almıştır serinin yayınlanan ilk üçlemesinde luke skywalker ı korkunç galaktik imparatorluğuna karşı savaşması için eğitmektedir devam serisi olan ikinci üçlemede ise jedi konseyi başkanlığı ve yüksek rütbeli general olarak klon askerlerinin komutası görevlerinde yer almıştır ustasının ismi n kata del gormo dur yoda saygıdeğer bir eski jedi üstadı dır ve hayatının son senelerini dagobah daki bataklıklarda saklanarak geçirmiştir dokuz yüz yaşındaki jedi üstadı sekiz yüzyıl boyunca jedi şövalyeleri yetiştirmişti ve güç ile olan bağlantısı çok kuvvetliydi son öğrencileri arasında yakın tarihin en önemli jedi ları obi wan kenobi ve luke skywalker bulunuyordu ayrıca önceden aydınlık tarafta olan kont dooku yoda tarafından eğitilmiştir cumhuriyet in son yıllarında yoda jedi konseyi nin en saygıdeğer üyesiydi mace windu ve ki adi mundi gibi jedi ustalarıyla aynı konseyde bulunan yoda yüzyıllarca devam etmiş olan cumhuriyet jedi düzeni ile birlikte tarihe karışırken konsey de bulunuyordu yoda nın jedi konseyi nde çok önemli bir görevi vardı genç padawanlar jedi eğitimlerinin ilk aşamasını usta yoda nın rehberliğinde tamamlarlardı cumhuriyet in en büyük jedi ları ilk eğitimlerine yoda ile beraber başlamışlardı bu jedi adaylarının yaşları ilerleyip yaşını geçtiklerinde yaşça daha büyük bir jedi şövalyesi veya ustası tarafından inisiye edilir ve eğitimlerine birebir devam ederlerdi alacakaranlık yıllarında cumhuriyet in üstüne karanlık tarafın gölgesi düştüğünde yoda gittikçe daha çok endişelenmeye başlamıştı karanlık tarafın kuvvet kazanması güç içinde o kadar büyük bir gölge yaratıyordu ki bu jedi ların öngörülerini ciddi anlamda kısıtlıyordu gelecekteki belirsizliği fark eden yoda bazı şeylerin cevaplarını aramaya başladı jedi konseyi obi wan kenobi yi ayrılıkçılar tarafından yapılan bir suikast girişimini araştırmak için görevlendirdi obi wan ın bulduğu şeyler suikast girişiminin kendisinden çok daha endişe vericiydi yoda kimi zaman geleceği görebilen kimi zaman bilgeliğiyle akıllarda yer bırakan kimi zaman gücü kullanma şekli ile karanlık taraf yanlılarını bile derinden etkileyen klasik üçleme den yeni üçleme ye oynadığı tüm filmlerde eşi benzeri olmayan biridir sifo dyas adlı bir jedi nin emriyle cumhuriyet adına gizli bir klon ordusu yaratılmıştı konsey deki hiç kimsenin böyle bir gelişmeden haberi yoktu ve bunu öngörememişlerdi daha derinden yapılan araştırmalar ayrılıkçılar ın savaş hazırlığı yaptığını ortaya çıkarttı yoda nın eski padawanlarından kont dooku ticaret loncaları nın droid ordularının başına geçmişti kati surette bir şeyler yapılması gerekiyordu yüce şansölye palpatine güvenlik adı altında neredeyse sınırsız yetki elde etmiş klon ordusunun kontrolünü eline almış ve jedi lara savaşa girme emri vermişti yoda ise kamino gezegenine giderek yeni hazırlanmış klon ordusunu alıp geonosis e tam zamanında vararak mace windu önderliğindeki jedi takımını kesin ölümden kurtarmıştı cumhuriyet klonları ayrılıkçı droidlerle savaşırken klon savaşları başlamış oldu general rütbesindeki yoda ön komuta merkezinden savaşı yönetiyordu klonlar geneosis te ayrılıkçıları hezimete uğrattılar fakat çoğu kaçmayı başardı yoda ise hislerini takip ederek count dooku nun obi wan kenobi ve anakin skywalker i fena şekilde yaralamış olduğu hangara giderek onları kurtardı yoda ve count dooku burada yüzleştiler dooku ufak jedi üstadını güç ile tavandan kopardığı taş parçalarıyla ezmeye çalıştı fakat yoda bunları kolaylıkla savuşturdu hatta count dooku nun kendisine yolladığı sith yıldırımlarını da etkisiz hale getirerek ışın kılıcıyla sith lordu na saldırdı çetin geçen bu düelloda iki usta dövüşçü kozlarını paylaştılar güç ün kendine verdiği ustalıkla havaya fırlayıp taklalar atarak count dooku nun gardını indirdi kazanamayacağı bir düelloda olduğunu anlayan dooku güç ü kullanıp yerden baygın yatmakta olan obi wan ve anakin i tehdit edince asil yoda genç jedi ları kurtarmak için sith lordu nun kaçmasına göz yumdu klon savaşları nın ilk çatışması cumhuriyet in zaferiyle sonuçlansa da yoda endişeliydi karanlık taraf birçok şeyi gölgelemekteydi ve belki de jedi konseyi nin kararları kibirle ve fazla güvenle yozlaşmıştı geonosis te hem birçok jedi kayıp verilmemiş hem de yaşlı bilge jedi üstadı bu ölümlerin doğasında var olan gerçeği kavrayamamıştı meditasyon sırasında yoda anakin skywalker ın başına onu derinden sarsan bir olay geldiğini hissetmişti işte tam bu anda bir süre önce darth maul tarafından öldürülmüş olan ui gon jin in sesini duydu bir jedi nin güç ile bir olduktan sonra kendi kimliğini tekrar kazanması mümkün değildi fakat yoda yine de onun sesini duymuştu cumhuriyet etrafında çökerken bu durum yoda nın çözmesi gereken başka tehlikeli ve rahatsız edici bir bilmeceydi yoda meditasyon ile ui gon jinn in ruhu ile iletişim kurabiliyordu ölmüş jedi üstadı yalnızca çok özel bilgisi olanlar tarafından anlaşılabilecek kuvvetli bir teknik ile ölümden sonra kimliğini koruyabilmenin bir yolunu keşfetmişti bu yöntemi jedi düzeni nin dışındaki whills şamanlarından öğrenmişti gelecek olan yıllarda yoda yüzyıllardır yapmadığı bir görevi öğrenciliği üstlenerek bu tekniği ui gon jinn den öğrenecekti fakat bundan önce jedi ustası nın sith lerin yeniden doğuşuna dayanması gerekiyordu yıllarca süren komplolardan sonra darth sidious ortaya çıkmış ve jedi ların hepsini galaksiden silecek planını uygulamaya başlamıştı yıllardır jedi konseyi nin dikkatinden kaçmayı başaran sith lordu aslında yüce şansölye palpatine in ta kendisiydi darth sidious emir yı yürürlüğe koyduğunda jedi lar galaksinin her tarafında klon ordularını komuta ediyorlardı kodlanmış bu emir jedi ları cumhuriyet e karşı hain ilan ediyor ve böylece sadık klonlar jedi ları teker teker avlıyorlardı bu katliam sırasında birçok jedi öldü güç ün içinden yoda galaksideki ani yaşam kaybını hissetti bu ezici bir darbeydi fakat yoda tam zamanında kendisine gelerek kendi hayatını kurtaracak vakti buldu klon askerleri yoda ya klon savaşları nın en önemli cephelerinden biri olan wookiee lerin gezegeni kashyyyk te saldırmışlardı bir zamanlar yoda ya sadık olan klon subayı kumandan gree jedi üstadına ateş açmaya çalıştı fakat yoda hızla harekete geçerek ışın kılıcıyla gree nin kafasını kesti tarfful ve chewbacca adlı wookiee lerin yardımıyla yoda kashyyyk ten kaçıp alderaan senatörü bail organa ile iletişime geçti yoda obi wan kenobi ve organa palpatine in jedi lar ve müttefiklerini korkunç bir şekilde katledişine tanıklık ettiler ve yeniden bir araya gelebilme fırsatı buldular işgal edilmiş jedi tapınağı ndan yayılan kodlanmış bir sinyal katliamdan kurtulan jedi ları direkt olarak coruscant taki tapınağa bir tuzağın içine çağırmaktaydı kenobi ve yoda bu sinyali kapatıp kalan jedi ların hayatlarını kurtarmak için harekete geçtiler coruscant a dönerek jedi tapnağı na sızdılar burada başkentten ayrı kaldıkları zaman zarfında neler olduğunu keşfettiler şansölye şimdi imparator palpatine ve bir zamanlar umut vadeden anakin skywalker da artık onun çırağı darth vader olmuştu emir dan tek sağ kalanlar olarak şimdi sith tehdidini durdurmak yoda ve kenobi ye kalmıştı böylece kenobi şimdi darth vader olarak bilinen skywalker ı bulmak için giderken yoda ise imparator palpatine in ofisini ziyaret etti geniş galaktik senato odasında yoda imparator ile yüzleşti ve güç ün karanlık ve aydınlık tarafının en kuvvetli iki temsilcisi ölümüne bir düelloya tutuştular yoda ne kadar daha güçlü olsa da palpatine savaş sırasında çıkışa yöneldi yoda da onu engelleyince gücün her iki tarafının arasındaki mücadele başladı ardından yoda palpaine infırlattığı elektriği kontrol altına almışken onu yok etme şansı elindeyken yodanın üzerinde durduğu yerin bu gücü kaldırmamasından dolayı yoda aşağı düşer bunun üzerine yoda geç kalmadan klonlar gelmeden kaçar artık imparatorluğun temeli bu yaşlı adama bağlıydı birtek o luke u eğitebilirdi yoda yaşlılığından ötürü yaşına varınca yıllık jedi gücüyle yaptığı anlaşma bozulunca yılın etkisi yavaş yavaş yüz göstermiş ardından da yaşlanmış ve gücünü kaybetmeye başlamış obi wan kenobi mustafar gezegeninde darth vader ın kolu ve bacağını kesip onu ölümcül şekilde yaralamış olsa da jedi lar sith leri durduramamışlardı anakin skywalker ın karısı padm amidala nın hamile olduğu güç hassasiyeti bulunan ikizler belki de ileride galaksinin belki de tek umudu olacaklardı ölmeden önce polis massa daki sığınakta padm luke skywalker ve leia organa yı doğurdu yoda bail organa ve obi wan kenobi de bu doğumlara şahitlik ettiler ve hemen geleceği planlamaya başladılar bu çocukların imparator un dikkatini çekeceğinden korkan jedi lar çocukları bir sır olarak saklamaya karar verdiler böylelikle ikizler ayrıldı bebek luke skywalker lars ın tatooine deki çiftliğine bebek leia organa ise alderaan a bail organa ve karısı alderaan kraliçesinin koruyuculuğuna verildi jedi lar sabırla zamanın geçmesini ve imparator ile yüzleşmenin doğru vaktini bekleyeceklerdi bu zaman zarfında obi wan ve yoda ui gon un ruhsal formundan whills şaman larının gizli bilgisini öğrendi yoda dagobah gezegenindeki bataklıklarda saklanmaya gitti burada sabırla yeni bir umudun ortaya çıkarak karanlık tarafın egemenliğinin sonunu getirmesini ve galaksideki insanlara karşı oluşan tehdidin sonunun gelmesini bekledi yavin savaşı ndan üç sene sonra umut geldi eski ustası obi wan kenobi nin görüntüsü tarafından dagobah a yönlendirilen luke skywalker bilmeden üstat yoda yı bulmuştu bu bataklık gezegende ufak garip bir yaratık ile karşılaşan luke skywalker un sabrı ufak yaratığın garip tavırlarından dolayı tükenmeye başlamıştı fakat luke skywalker bunların yoda tarafından kendisine yapılan testler olduğunun farkında değildi onun başarısız olduğu testler en sonunda yoda olduğu ortaya çıkan ufak yaratık luke skywalker un eğitimine başladı telekinetik mücadeleler iradeye ve insanın yapısına karşı olan mücadeleler luke u hayatında hiçbir zaman karşılaşmadığı zorluklarla karşı karşıya bırakıp jedi lığa ilk adımını atmasına yardım ediyordu fakat halen luke skywalker eski kalıplaşmış bilgilerinden kurtulmayı beceremiyordu yoda luke skywalker dan bataklıkta batmış olan x kanat gemisini zihin gücüyle kaldırmasını istediğinde luke skywalker denerim diye cevap vermişti hayır diyordu yoda yap ya da yapma denemek yoktur luke skywalker güç ün bu kadar büyük bir objeyi suyun altından çıkaracağına inanmıyordu tabii ki yoda luke skywalker un x kanat savaşçısını suyun altından çıkartıp kuru zemine koyduğunda luke skywalker un yanıldığı kanıtlanmış oldu yoda luke a geleceği öngörmeyi öğrettiğinde genç skywalker arkadaşlarının büyük bir tehlikede olduğunu gördü ve eğitimini yarım bırakıp geri döneceğine söz vererek arkadaşlarını kurtarmaya gitti fakat en sonunda luke skywalker un kendisi kurtarılmak zorunda kalmıştı yoda vader ve imparator un durdurulamayacağına ve her şeyin kaybedileceğine inanmaya başlamıştı yaklaşık bir sene sonra luke eğitimini tamamlamak için dagobah a geri döndü vader ile karşılaşmanın zorluğuna şahit olmuş ve vader in gerçekte kendi öz babası olduğunu öğrenmiş olan luke skywalker a yoda bu sırada eğitimini tamamladığını söyledi luke skywalker un yokluğunda yoda hastalanmıştı ölmek üzereyken yoda luke skywalker a başka bir skywalker daha olduğunu söyleyerek luke skywalker un geçmişini biraz aydınlattı ve bundan kısa süre sonra da güç ile birleşerek bedeni ile beraber kayboldu luke skywalker leia organa nın ikiz kardeşi olduğunu ve babasını karanlık taraftan kurtarması gerektiğini öğrenecekti endor savaşı ndan sonraki kutlama sırasında luke skywalker yoda obi wan ve tekrar aydınlık tarafa geçmiş olarak ölen babası anakin skywalker ın mutlu ruhlarını görüyordu son jedi filminde yoda luke a bir güç ruhu olarak görünür yoda imparatora karşı savaşı sırasında rey ile konuşan jedi seslerinden biridir antik mısır veya eski mısır antik çağ daki medeniyetlerden biridir kuzeydoğu afrika da nil nehri nin denize ulaştığı yarısı çevresinde yayılmış antik bir uygarlıktır uygarlığın yayıldığı bölge bugünkü mısır toprakları içinde yer almaktadır mö yılları civarında kuruluşundan önce aşağı mısır nil deltası ve güneyi şimdiki kuzey mısır ve yukarı mısır teb kenti merkez olmak üzere günümüz güney mısır ı olarak ikiye ayrılmaktaydı uygarlık mö dolaylarında ilk firavunun yönetimi altında aşağı mısır ve yukarı mısır ı politik olarak birleştirdi bu politik birlik izleyen bin yıl boyunca sürdü antik mısır tarihinde arada orta krallık olarak adlandırılan görece istikrarsız dönemlerin yaşandığı bir dizi istikrarlı krallık dönemi yer almaktadır antik mısır yeni krallık döneminde en gelişkin düzeyine ulaştı ardından ağır seyreden bir gerileme dönemine girdi mısır son dönemlerine doğru dış güçler karşısında art arda yenilgilere uğradı ve mö yılında erken roma imparatorluğu tarafından istila edilerek firavunların egemenliğine son verildi roma nın bir eyaleti haline getirildi antik mısır uygarlığının başarısı kısmen nil vadisi nin koşullarına uyum sağlamakta gösterdiği beceriden gelmektedir taşkınların öngörülmesi ve verimli vadinin kontrollü sulanması toplumsal ve kültürel gelişmeyi besleyen ürün fazlasının üretilmesini sağlamıştır ürün fazlasının kullanılmasıyla siyasi otorite nil vadisi ve civarındaki çöl arazisindeki madenleri işletmek özgün bir yazı sistemini erken evrelerde geliştirmek karmaşık inşaat ve tarım projelerini hayata geçirmek dış dünya ile ticareti geliştirmek ve yabancı istilacıları uzak tutmaya ve mısır üstünlüğünü kabul ettirmeye yönelik bir askeri yapılanışı sağlamak için gerekli kaynakları sağlamıştır bu yöndeki faaliyetleri harekete geçiren ve planlayıp örgütleyen seçkin yazmanlardan oluşan bir bürokrasi dini liderler bir firavunun denetimi altındaki yöneticiler topluluğuydu bu unsurlar aynı hedeflere yönlendirildi ve bölgede yerleşik insanları ayrıntılı düzenlenmiş bir dini inançlar sistemi çerçevesinde bir araya getirdi antik mısır ın birçok başarısı bu uygarlık içinde ortaya çıkan çeşitli gelişmelere uygulamalara dayanmaktadır taş ocaklarının işletilmesi anıtsal piramit ve tapınakların dikilitaşların yapımına olanak sağlayan ölçümleme ve inşaat teknikleri taşkın sonrası kaybolan arazi sınırlarının tespitinde harita ve kadastro bilgisi pratik ve etkili bir tıp bilgisi sulama ve tarım teknikleri bilinen ilk geminin yapımı mısır fayans ve cam tekniği yeni yazın biçimleri ve bilinen en eski barış antlaşması gibi sonuçta mısır kalıcı bir miras bıraktı sanat ve mimarisi yaygın olarak örnek alındı ve eski yapıtları dünyanın uzak köşelerine kadar taşındı anıtsal kalıntıları yüzyıllar boyunca gezginlerin ve yazarların ilham kaynağı oldu erken modern dönem deki kazılar mısır uygarlığı nın yapıtlarına karşı ilgi uyanmasına giderek bu yönde bilimsel araştırmalara yol açtığı gibi dünya ve mısır için bıraktığı kültürel mirasa karşı daha büyük bir takdir oluştu antik mısır augustus caesar in liderliğindeki roma imparatorluğu tarafından mö yılında ele geçirilmiştir ms yüzyılda araplar burada egemen olmuş yılında memlükler yılında ise osmanlı imparatorluğu sınırlarına katılmıştır yılında da mısır birleşik krallık ın kolonisi olmuştur geç eski taş çağı nda kuzey afrika nın kurak iklimi giderek ısındı ve kuraklaştı bu yörelerde yaşayan insanlar nil vadisinde yakınlaşmak zorunda kaldılar avcı toplayıcı modern insan göçebelikten itibaren orta buzul çağı boyunca bu bölgede yaşamını sürdürdü böylece neredeyse bin yıllık bir dönem boyunca nil vadisi insan türünün yaşam alanlarından biri oldu nil vadisinin verimli toprakları bu bölgede yaşayan insanlara yerleşik bir tarım ekonomisi ve daha uzmanlaşmış merkezileşmiş toplumsal yapı geliştirme olanağı sağladı dolayısıyla bu bölgedeki gelişmeler uygarlık tarihinin temel taşlarından bazılarını oluşturdu mısır da insan paleolitik zamandan beri vardı bu dönemin mısır toplulukları merkezi bir yönetim kuramamışlardı siyasal birlik adına ise ilk gelişme bu dönemin sonunda yukarı mısır ın kuzeyinde yer alan hierakonpolis merkezli oldu hanedanlık öncesi ve erken hanedanlık dönemi nde mısır iklimi bugünkünden çok daha az kurak bir iklimdi mısır topraklarının geniş bir bölümü toynaklı hayvan sürülerinin otladığı savanlarla kaplıydı flora ve fauna yaban hayatı tüm bölgede çok daha verimliydi ve bu durum çok sayıda su kuşu türünün ve popülasyonunun yaşamasına olanak sağladı doğal olarak bu bölgede yaşayan insan toplulukları için avlanma yaygındı ve bu durum birçok hayvan türünün süreç içinde ilk kez bu bölgede evcilleştirilmesine olanak sağladı mö dolaylarında nil vadisinde yaşayan küçük insan toplulukları tarım üzerinde etkili bir denetim hayvan yetiştiriciliği özgün çömlekçilik ve boncuk tarak bilezik gibi kişisel eşyalar yapımı olarak kendini gösteren bir dizi kültürel gelişme sağlamış bulunuyorlardı yukarı mısır daki bu kültürlerin en yüksek gelişme göstermiş olanı badari kültürü yüksek kalitede çömlekçiliği taş aletleri ve bakır kullanımıyla bilinmektedir kuzey mısır da badari kültürünü bir dizi teknolojik gelişme sağlayan armatyan ve gerzyan kültürleri izledi gerzyan zamanında biblos sahili ve filistin bölgesi ile temaslar kurulmaya başlandığı gösteren bulgular vardır güney mısır da badari kültürü ne benzer özellikler gösteren naada kültürü yaklaşık olarak mö binli yıllarda nil vadisi boyunca yayılmaya başlamıştı hanedanlık öncesi mısırlılar naada i dönemi kadar eski tarihlerde etiyopya dan kesici ağızlar ve diğer yonga aletlerin yapımında kullanılmak üzere obsidyen getirmekteydiler yaklaşık bin yıllık bir süre içinde naada kültürü birkaç küçük tarım toplumundan güçlü bir uygarlık yönünde gelişme gösterdi öyle ki bu uygarlığın siyasi otoritesini temsil eden hükümdarlar bölgede yaşayan tüm nüfus ve bölgenin kaynakları üzerinde bir hakimiyet kurdular naada iii hükümdarları hükümranlıklarının etki alanını nil boyunca mısır ın kuzeyine doğru geliştirirken önce nekhen daha sonra da abidos gibi güç merkezleri oluşturdular ayrıca güneyde nübye ile batıda libya çölü nün vahalarıyla ve doğuda doğu akdeniz kültürleriyle ticari ilişkiler geliştirdiler naada kültürü artan gücünü ve seçkin bir sınıfın zenginliğini yansıtan birçok eşya üretmiştir bunlar arasında boyanmış çömlekler yüksek kalitede dekoratif taş vazolar kozmetik paletler altın lapis lazuli ve fildişi nden yapılma mücevher sayılabilir ayrıca çok sonraları mısır ın roma hakimiyeti döneminde yaygın olarak kullanılan çeşitli işlemeli içecek kapları muskalar ve küçük heykelciklerin üretiminde kullanılacak olan seramik sırı olarak bilinen fayansı geliştirdiler hanedanlık öncesi dönemin son evresinde naada kültürü yazıyı kullanmaya başladı ki bu yazı sistemi sonunda eski mısır dilini yazmak için gelişkin bir hiyeroglif sistemi halinde geliştirildi hierakonpolis te yaşayanlar diğer mısır topluluklarına göre daha ileri bir kültüre sahiptiler dikdörtgen planlı evler yapıyor seramik üretiyor ve küçük hacimli değiş tokuş ticareti yapıyorlardı ancak mö yıllarında meydana gelen iklim değişikliği nedeniyle hierakonpolisliler nil nehri nin taşkınlarına maruz kalan bölgelere inmek zorunda kaldılar hierakonpolis i terk etmeyenler ise belli bir zenginliğe sahip olan elit sınıfıydı bu elit sınıfı göç eden toplulukları örgütlediler böylece sel sularını kontrol altında tutacak sulama projeleri gelişmeye başladı yani sulu tarım ekonomisi keşfedilmiş oldu bu keşfi kentlerin kurulması izledi bu süreç mö li yılların sonunda aşağı ve yukarı mısır ın birleşmesiyle sonuçlandı mısır ın tarihi ilk kez mısırlı tarihçi ve rahip manetho tarafından yazılmıştır manetho mısır hanedanlık tarihini uzun firavunlar dizisini menes den başlayarak kendi zamanına kadar hanedana bölmüştür bazı kaynaklarda hanedanlık görülmektedir bunun nedeni pers bir sülalenin devleti yönetmiş olmasıdır bazı tarihçiler bu sülaleyi hanedan sayısına katarken bazıları katmamıştır bu hanedanlık dizisi bugün için hâlen kullanılmaktadır maneto kendi resmi tarihini menes adlı kralla başlatmayı seçti daha sora onun mö dolaylarında aşağı mısır ve yukarı mısır krallıklarını birleştiren kral olduğuna inandı birleşik bir devlete geçiş aslında antik mısır yazarlarının bize aktardıklarından daha yavaş bir süreç içerisinde aşama aşama gerçekleşti ve menes le ilgili olarak günümüze ulaşan bir kayıt bulunmamaktadır ancak bugün için bazı bilim insanları efsanevi menes in narmer paleti nde aşağı ve yukarı mısır ın birleşmesini simgeleyen bir törende kraliyet takılarıyla resmedilen firavun narmer olabileceğine inanmaktadır hanedanlık dönemi nin başlarında mö dolayları ilk firavun memphis te bir başkent kurarak aşağı mısır üzerindeki hakimiyetini sağlamlaştırdı bu başkente dayanarak verimli deltanın tarımsal potansiyeli ve işgücü kaynakları üzerinde denetim kurabildi aynı zamanda doğu akdeniz e uzanan riskli ve kazançlı ticaret yolu üzerinde de kontrol oluşturulabildi erken hanedanlık dönemi boyunca firavunların artan güç ve zenginliği onların özenle inşa edilmiş anıtsal höyüklerinde mastaba kendini dışa vurmaktadır bunlar ölümlerinden sonra tanrısallaştırılan firavunları kutsamayı ve kalıcı kılmayı amaçlayan çabalardı firavunlar tarafından geliştirilen krallığın güçlü kurumları arazi işgücü ve kaynaklar üzerinde siyasal otoriteyi meşru kılmaya hizmet etti siyasi otoritenin güçlü kurumlarca meşrulaştırılması mısır uygarlığının ayakta kalabilmesi ve gelişmesi için gerekliydi mısır tarihi boyunca kral hüküm sürmüştür hanedanlı mısır ın tarihi eski krallık dönemi mö mö orta krallık dönemi mö mö yeni krallık dönemi ve geç dönem mö ms olmak üzere döneme ayrılır her dönemin ardından karışıklıkların yaşandığı bir ara dönem gelir bu ara dönemlerin sayısı tür dönemin en ünlü kralı hanedan ın kralı olan zoser dir başkent memphis kenti yakınındaki sakkara da mısır ın ilk piramidi olan zoser piramidi ni inşa ettirmiştir bu piramidin mimarı zoser in veziri imhotep tir zoser den sonraki krallar da piramit yaptırmaya devam etmişlerdir bunların en görkemlisi ise hanedan kralları zamanında yapılan keops piramidi dir mimarideki sanattaki ve teknolojideki çarpıcı gelişmeler eski krallık döneminde gerçekleşti iyi gelişmiş merkezi otorite tarımsal verimlilikteki artışı olanaklı hale getirdi tarımsal verimlilikteki artış ise söz konusu gelişmeleri bir anlamda finanse etti vezirin yönetimi altındaki kamu görevlileri vergileri topladı ürün verimliliğini arttırıcı sulama projelerini düzenledi inşaat projelerinde çalışmak üzere işçi topladı ve barışı ve düzeni sürdürmek için bir adalet sistemi oluşturdu verimli ve istikrarlı bir ekonomi tarafından sağlanan kaynak fazlasıyla siyasi otorite devasa anıtsal inşaatları finanse etmeyi ve kraliyet işliklerinden olağanüstü sanatsal çalışmalar çıkartmayı başardı zoser khufu ve onun soyundan gelen diğerler firavunlar tarafından yaptırılan piramitler eski mısır uygarlığı nın gerçekten anılmaya değer sembolleridir ve onların yapımını sağlayan firavunların gücüydü merkezi yönetimin artan önemi ve ağırlığı ile birlikte hizmetleri karşılığında firavun tarafından kendilerine arazi bahşedilen yeni bir eğitimli yazıcılar ve bürokratlar sınıfı ortaya çıktı firavunlar ayrıca kendi anıtsal mezar kompleksleri ve yerel tapınaklara da arazi vermiştir böylece ölümlerinden sonra kendilerinin yüceltilmesi ve bir bakıma tapınılması için gerekli olan kaynaklar da sağlanmış oluyordu beş yüz yıl boyunca süren bu feodal uygulamalar eski krallık ın sonlarına doğru firavunların ekonomik gücünü yavaş yavaş aşındırdı ve firavunlar daha uzun bir süre bu geniş merkezi yönetiminin giderlerini finanse edemez duruma geldiler firavunun gücü azalırken nomark olarak bilinen bölge valileri firavunun otorite ve gücünü meydan okumaya başladılar bu durum mö yılları arasında yaşanan şiddetli kuraklıklarla birleşince sonuçta mısır ın birinci ara dönem olarak bilinen bir yoksulluk ve toplumsal çalkantılar dönemine girmesine yol açtı eski krallık ın sonunda merkezi yönetimin çökmesi ardından yönetim mısır ekonomisini artık destekleyemedi ve dengede tutamadı yerel valiler kriz döneminde kral için güvenilir değildi yaşanan gıda maddeleri kıtlığı ve politik çekişmeler ülkeyi yoksulluğa ve küçük çaplı iç savaşlara sürükledi yaşanan güç sorunlara karşın yerel yöneticiler firavuna hâlen bir haraç ya da vergi yükümlülüğü altında değillerdi ve yeni elde ettikleri bağımsızlığı taşrada serpilip gelişen bir kültür oluşturmakta kullandılar kendi kaynakları üzerinde denetim sağladıkları andan itibaren taşra giderek daha varlıklı oldu taşradaki tüm sınıflardan insanların yaptırdığı daha büyük ve daha iyi mezarlar da bunu göstermektedir yaratıcılıktaki atılımlarla taşradaki zanaatkarlar kültürel motifleri eski krallığın dar çerçevesine uyarladı yazıcılar dönemin özgünlüğünü ve iyimserliğini yansıtan yazım stilleri geliştirdiler firavuna bağlılıkları kalmayan yerel yöneticiler bölgesel denetim ve politik güç için birbirleriyle rekabete giriştiler sonuçta mö dolaylarında teb de intef hanedanlığı yukarı mısır a hakim olurken aşağı mısır ise rakip herakleopolis hükümdarının denetimine geçti intef güç ve etki alanını kuzeye doğru geliştirirken iki rakip hanedanlık arasında bir çatışma kaçınılmaz hale geldi yaklaşık olarak mö te teb hükümdarı nebhepetre mentuhotep mentuhotep sonunda herakleopolis hükümranlığını yenilgiye uğrattı bu olay iki mısır ı birleştiği kültürel ve ekonomik bir rönesansın başladığı orta krallık olarak adlandırılan bir dönemi açtı orta krallık dönemi mentuhotep in mısır da siyasal birliği yeniden kurmasıyla başlar firavunlar bu dönemde devleti eyaletlere bölmüşler ve bu eyaletlere valiler atamışlardır asya ve nübye sınırlarını korumak ve bu topraklarda ticari ihtiyaçlarını karşılamak amaçlı seferler yapmışlardır yük taşıma aracı olarak eşeklerden faydalanan mısırlılar girit ile de ticari ilişki içine girmişlerdir bu dönemde eski krallık döneminden farklı olarak köle ticareti yapılmıştır bu dönemde asyalı kölelerin sayısı çok fazladır orta krallık firavunları ülkenin refah ve istikrarını yeniden düzenledi bunun devamında sanat edebiyat ve anıtsal yapı projelerinde bir canlanış uyarılmış oldu mentuhotep ve onunla başlayan hanedanlık mısır ı teb den yönetti fakat tahtı yaklaşık mö civarında ele geçirerek hanedanlık ı kuran vezir i amenemhat başkenti feyyum vahası ndaki itjtawy ye taşıdı hanedanlık ın firavunları itjtawy den başlamak üzere giderek genişleyen bir bölgede tarımsal üretimi artıracak ileri görüşlü bir arazi ıslahı ve sulama düzenine giriştiler ayrıca işçiler delta nın doğusunda dıştan gelecek saldırılara karşı savunma amaçlı hükümdarın duvarları olarak adlandırılan bir savunma mevzii inşa ederken ordu da güneyde taş ve altın madenleri yönünden zengin nübye yi yeniden ele geçirdi sağlamlaştırılmış olan askeri ve politik güvenlik geniş tarımsal ve maden varlığı bölge nüfusu sanat ve din sağlıklı bir biçimde gelişti eski krallık ın tanrılar konusundaki seçkinci tutumunun tersine orta krallık döneminde kişisel dindarlığın dışa vurumunda bir artış yaşandı ve yaşam sonrasının demokratikleşmesi denebilecek tüm insanların bir ruhu olduğu ve ölüm sonrası tanrıları karşısında kabul görebileceği tarzında inanışlara yönelindi orta krallık edebiyatı gelişmiş ve karmaşık konular benimsedi ve karakterler kendine güvenen güzel konuşan tarzda yazıldı kabartma ve insan yontularında ince ve özel ayrıntılar yakalandı ve teknik yetkinliğin doruklarına ulaştı orta krallık döneminin son firavunu amenemhat özellikle madenlerde ve inşa işlerinde yeterli işgücü sağlamak için asyalı göçmenlerin delta ya yerleşmelerine izin verdi ancak bu iddialı inşaat ve madencilik faaliyetleri dönemin sonlarına doğru nil taşkınlarının yetersiz olması ile birleşince ekonomiyi fazlasıyla zorladı ikinci ara dönem in sonlarına doğru ve hanedanlık yıllarında yavaş seyreden bir çöküşe yol açtı bu gerileme döneminde yabancı asyalı yerleşimciler delta da kontrolü ele geçirmeye başladılar ve sonunda mısır da hiksoslar olarak iktidarı ele geçirdiler göçebe bir asyalı kavim olan hiksoslar mısır ın yabancısı olan ilk hanedanıydı hiksos kralları na çoban krallar denirdi mısırlılara göre daha ileri silah ve savaş tekniğine sahiptiler mısırlıları atlı savaş arabalarıyla tanıştırmışlardır mö dolaylarında orta krallık firavunlarının gücü zayıflarken delta nın doğusunda avaris kentinde yerleşmiş olan asyalı göçmenler bölgenin kontrolünü ele geçirdiler ve merkezi yönetimi teb e çekilmeye zorladılar teb deki firavun bağlı olmaya ve haraç ödemeye zorlandı antik mısır dilinde yabancı krallar anlamına gelen hiksoslar mısır yönetim modelini benimsediler ve kendilerini firavun olarak gösterdiler böylece mısır kültür unsurları hiksoslar ın orta bronz çağı uygarlığıyla kaynaştı bu gerilemeden sonra teb kralları kendilerini kuzeyde hiksoslar la güneyde hiksoslar ın nübyeli müttefiki olan kuş krallığı arasında tuzağa düşmüş durumda buldular bu durumu mö yılından öncesine kadar hemen hemen yıl nispeten sakin bir dönem izledi bu tarihte artık teb askeri gücü hiksoslar a meydan okumaya yeterli gücü toplamıştı hemen ardından yıldan fazla sürecek bir çatışma başladı firavun sekenenra taa ve kamose sonunda nübyelileri yenilgiye uğratmayı başardı fakat hiksoslar ın mısır daki varlığını kalıcı olarak sona erdiren i ahmose nin birbiri ardına giriştiği başarılı seferler oldu izleyen yeni krallık ta ordu firavunların yakın doğu hakimiyetini güven altına alınmasını sağlamak ve mısır sınırlarını genişletmek istemesiyle merkezi bir önem kazandı yeni krallık dönemi nde i thutmose ile mısır ın dış politikası değişmiş ve mısır emperyalist bir dış politika izlemiştir yeni krallık ın firavunları sınırların güvenliği ve komşularıyla ilişkileri güçlendirme yoluyla görülmemiş bir refah dönemi getirdiler fırat nehri nin ötesine geçen ilk mısır firavunu olan i thutmose nin torunu iii thutmose zamanında kuzeyde suriye güneyde ise nübye içlerine kadar mısır hakimiyeti altına alınmıştır bu dönem egemenlik politikası kapsamında diğer devletlerle evlilik yoluyla bağlar kurulmuş ve vasal devletler oluşturulmuştur sonuçta bu firavunlar mısır ın etkisinin yayıldığı alanda sadakati pekiştirdi ve bronz ve ağaç gibi dışarıdan getirilebilecek malların mısır a akışının sürmesini sağladı yeni krallık firavunları tanrı amon u yücelten ve ona tapıncı geliştiren büyük ölçekli inşaat işlerini karnak merkezli olarak başlattılar hem hayali hem gerçek başarılarını yüceltmek için de anıtlar inşa ettiler kadın firavun hatşepsut da taht üzerindeki iddiasını yasallaştırmak için bu tür propagandayı kullandı somali puntland a yaptığı bir ticaret seferinin başarılarını zarif bir anıtsal mezar tapınak devasa bir çift dikilitaş ve karnak taki bir şapel le anıtlaştırdı kraliçe hatşepsut ticari ilişkilere önem vermiş punt a somali gemiler göndererek ümit burnu na ulaşılmasını sağlamıştır bu ülkeden mısırlılar değersiz mallar karşılığında değerli mallar almışlardır alınan malların listesi hatşepsut tapınak duvarı na yazılmıştır bu listede fildişi abanoz maymun leopar derileri köleler gibi maddeler yer alır bu başarılarına karşın yeğeni ve aynı zamanda üvey oğlu olan iii thutmose kendi hükümdarlığının sonlarına doğru belki de tahtı gasbetme girişimine misilleme olarak onun mirasını silmeye çalıştı mö civarında tahta çıkan ve büyük ramses olarak bilinen ii ramses mısır tarihindeki diğer firavunlardan daha çok tapınak daha çok yontu ve dikilitaş inşa ettirdi ve daha çok çocuk sahibi oldu atılgan bir askeri lider olan ii ramses ordusunu kadeş savaşı nda hititler in üstüne yürüttü kazanan tarafın belli olmadığı savaşın sonunda tarihin ilk yazılı antlaşması mö tarihinde akdedildi ancak mısır ın zenginlikleri özellikle antik libya lılar ve deniz kavimleri açısından bölgeyi istila için cazip bir hedef haline getirdi başlangıçta mısır ordusu bu istila girişimlerini püskürtmeyi başardı ama sonunda mısır filistin ve suriye nin kontrolünü kaybetti dış tehdidin etkisi yolsuzluk mezar soygunculuğu ve sivil huzursuzluk gibi iç sorunları ağırlaştırıcı yönde oldu teb deki amon tapınak kompleksi ndeki yüksek rahipler çok geniş ölçüde arazi üzerinde güç elde ettiler ve geniş bir servet topladılar öyle ki onların gelişen gücü üçüncü ara dönem boyunca tüm mısır a yayıldı mısırlılar ege göçleri yle gelen kavimleri deniz kavimleri olarak adlandırmışlardır mö yılında mısır a saldıran kavimler başarılı olamamışlardır mısırlılar bu savaş başarısını unutulmaz kılmak için bu gün adına israil anıt taşı denilen anıtı dikmişler ve bu anıtın üzerine de egemen oldukları bölge ve halkların adlarını yazmışlardır israil adının ilk kez geçtiği belge bu anıt taşıdır deniz kavimleri hanedan ramsesler dönemi nin son önemli hükümdarı iii ramses zamanında farklı yerde ve zamanlarda birçok saldırı düzenlemişler fakat başarısız olmuşlardır tanis hükümdarı smendes xi ramses in mö tarihinde ölümünün ardından mısır ın kuzey kesiminde yönetimi ele geçirdi güney ise smendes i sadece ismen tanıyan teb deki amon yüksek rahipleri tarafından kontrol edildi bu süre boyunca delta nın batısına libyalılar yerleşiyordu ve libyalı kabile şefleri özerkliklerini artırmaya başlamıştı mö te sirenayka dan bir berberi kabile şefi olan i şeşonk delta nın kontrolünü ele geçirdi ve yaklaşık yıl hüküm sürecek olan libya ya da bubastit hanedanlığını kurdu şeşonk önemli dini konumlara ailesinden bireyleri yerleştirerek güney mısır ın kontrolünü de ele geçirdi libya hakimiyeti delta dan leontopolis ve kuş da yerleşik rakip hanedanlıklar yönünden gelişen tehditlerle sarsılmaya başladı mö olaylarında kuş kralı piye kuzeye yönelen akınlarla teb in dolayısıyla sonuçta delta nın kontrolünü ele geçirdi mısır ın geniş kapsamlı ve uzak erimli itibarı ve nüfuzu büyük ölçüde üçüncü ara dönem in sonlarına doğru azaldı yabancı müttefikleri asur imparatorluğu nun etki alanına girmiş iki ülke arasında savaş kaçınılmaz olmuştu mö ile yılları arasında asur orduları mısır topraklarına saldırmaya başladılar kuş kralları tahara ve onun halefi tantamani nin hükümdarlıkları nübye yöneticilerinin birkaç zaferine karşın asurlularla sürekli çatışmalarla geçti sonuçta asurlular kuş hakimiyetini nübye içlerine doğru geri atarak memphis i istila ettiler ve teb tapınaklarını yağmaladılar kesinleşmiş ve sürekli bir istila planlarının olmaması sonucu asurlular mısır ın kontrolünü birçok vasala bıraktılar bu yöneticiler yirmi altıncı hanedanlık ın saite kralları olarak bilinir saite kralı ve aynı zamanda mısır ın ilk donanmasını yunan paralı askerlerin de katkısıyla oluşturan i psamtik mö yılında asur hakimiyetine son verdi yunan etkisi büyük ölçüde delta da naukratis de bir yunan yerleşimi olarak gerçekleşti saite krallarının hüküm sürdüğü yeni başkent sais ekonomik ve kültürel yönden kısa fakat canlı bir yeniden dirilişe tanıklık etti fakat mö te ii kambises önderliğindeki güçlü pers orduları mısır ı ele geçirme girişimlerine başladılar sonuçta pelisyum muharebesi nde firavun ii psamtik i pers kuvvetlerine esir düştü ii kambises daha sonra resmi olarak firavun unvanını aldı fakat iran huzistan a dönerek mısır ın yönetimini atadığı bir satrap a bıraktı mö yüzyılda birkaç başarılı ayaklanma yer almıştır fakat mısır asla pers hakimiyetini kırmayı başaramadı perslerin istilası ardından mısır ahameniş imparatorluğu nun kıbrıs ve fenike ile birlikte altı satraplığına katıldı mısır daki pers hakimiyetinin bu ilk dönemi aynı zamanda hanedanlık olarak bilinir hanedanlık mö yılında sona erdi ve mö tarihleri arasında hanedanlık son mısırlı kraliyet hanedanlığı oldu mısır ii nektanebo nun krallığıyla sona erdi pers hakimiyetinin kısa bir düzenlemesi bazı kaynaklarda hanedanlık olarak yer alır bu dönem mö tarihleri arasında yer aldı mısır mö yılında pers yöneticisi mazaces tarafından savaşmadan büyük iskender e teslim edildi mö tarihinde büyük iskender mısır ı az bir pers direnmesiyle karşılaşarak istila etti ve mısırlılar tarafından kurtarıcı olarak karşılandı yeni başkent iskenderiye de büyük iskender in yönetimi bıraktığı ptolemaios hanedanı tarafından kurulan yeni yönetim mısır modeline dayandırıldı başkent yunan gücünün ve nüfuzunun bir ifadesiydi ünlü iskenderiye kütüphanesi yle bilimin ve kültürün yeşerdiği bir kent haline geldi iskenderiye feneri kente ulaşan deniz ticaret yolunu aydınlattı kentle dış dünya arasında gelişen papirüs üretimi ve diğer karşılaştırmalı üstünlüğü olan malları konu alan geniş ticari ilişkiler kente önemli ölçüde gelir sağladı mısır halkının bağlılığını sürdürmek amacıyla ptolemaios hanedanı hükümdarları eski gelenekleri desteklediler ve böylece yunan kültürü mısır kültürünün yerini almadı mısır tarzı yeni tapınakların yapımı geleneksel kültürel değerleri destekledi ve yeni hanedanlığın hükümdarlarını halkın gözünde firavunlar kadar saygın duruma getirdi mısır ve yunan tanrıları örneğin serapis gibi karma tanrılar olarak birleştirildi senkretizm yontularda klasik yunan formu geleneksel mısır motiflerini etkiledi mısırlıların tepkilerini yumuşatma soğurma çabalarına karşın ptolemaios yöneticileri yerel başkaldırılara aileler arasındaki sert rekabete ve ptolemi nin ölümünden sonra iskenderiye de ortaya çıkan yoksul kesim arasındaki örgütlenmelere karşı tavır da almıştır bu arada antik roma nın tahıl gereksiniminin önemli bir bölümü mısır dan karşılanıyordu doğal olarak roma mısır daki siyasi durumla yakından ilgilenmekteydi mısırlıların süregelen tepkileri hırslı yöneticiler güçlü rakip suriye mısır ın durumunu istikrarsızlaştırdı bu durum roma yı imparatorluğun ister istemez ilgi alanı olan mısır daki durumu güven altına almak üzere kuvvet göndermeye yöneltti ptolemaios hanedanından kleopatra ile marcus antonius komutasındaki mısır donanmasının caesar divi filius augustus komutasındaki roma donanmasına yenildiği aktium savaşı ardından mısır mö yılında roma imparatorluğu nun bir eyaleti oldu roma mısır dan gelen tahıl yüklü gemilere bel bağlamıştır ve imparator tarafından atanan yüksek rütbeli bir komutanın idaresi altındaki roma ordusu bu başkaldırıyı bastırmıştı aynı ordu katı bir biçimde ağır vergileri dayattı ve o dönemde önemli bir sorun haline gelen eşkıya faaliyetlerini önledi roma da mısır dan gelen lüks mallara yönelik talebin yükselmesiyle iskenderiye nin doğu ile ticaret hattındaki önemi giderek arttı bununla birlikte roma yönetimi mumyalama ve mısır ın geleneksel tanrılarına süregelen tapınma ritüelleri konularında yunanlara oranla daha düşmanca bir tutum sergiledi feyyum mumya portreleri gelişme gösterdi ve bazı roma imparatorları yunan yöneticiler kadar yaygın ve kapsamlı olmasa da kendilerini bir firavun gibi betimlediler mısır gelenekleri mısır dışında yaşadı bölgedeki roma yönetimi roma tarzını aldı ve geleneksel mısır tarzı sona erdi ms yüzyılın ortalarında kabul edilebilir bir diğer din olarak hristiyanlık iskenderiye de kök saldı ancak hristiyanlık paganlık tan hristiyanlığa geçişler sağlamak konusunda taviz vermez bir dindi ve bu şekliyle geleneksel yaygın dinsel gelenekleri tehdit ediyordu bu durum hristiyan inançlarını benimseyen kitleler üzerinde baskıya yol açtı hristiyanların tasfiyesi yönündeki bu baskılar ms yılında imparator diocletianus la doruğa ulaştı fakat hristiyanlığın yayılması önlenemedi ms yılında hristiyanlığı kabul eden roma imparatoru i theodosius hristiyanlığı yasal hale getirdi pagan tapınç yasaklanarak tapınakları kapatıldı iskenderiye gerek genel gerekse kişisel yontuların imha edilmesiyle sonuçlanan geniş çaplı pagan karşıtı ayaklanmalara sahne oldu sonuç olarak mısır da pagan kültürü sürekli olarak geriledi yerli halk kendi dilini konuşmayı sürdürürken mısır tapınaklarındaki rahip ve rahibeler azaldı ve hiyeroglifi okuyup yazabilme becerisi giderek ortadan kalktı mısır tapınakları ise bazıları kiliseye dönüştürüldü bazıları ise çölde terk edildi firavun ülkenin mutlak hükümdarıydı ve en azından teoride tüm kaynakların ve toprakların üzerinde hakim görünüyordu kral en yüksek askeri komutandı ve devletin başkanıydı belirlediği işlerin yürütülmesi için atanan görevlilerden oluşan bir bürokrasiye dayanmaktaydı yönetimin üstlenilmesinde onun hemen altındaki yönetim kademesindeki vezir firavunu temsilen hareket etmekteydi vezir arazi kullanımını devlet hazinesini büyük inşaat projelerini yasal sistemi ve arşivleri koordine etmekteydi ülke bölgesel düzeyde ptolemaios hanedanı döneminde sayıları ye yaklaşan nom adı verilen yörel yönetim birimine ayrılmıştı bu yörel birimler yetki alanlarında vezire karşı sorumlu olan yarı feodal yönetimlerdi antik mısır da nom olarak adlandırıldılar her bir nom nomark adı verilen bir yetkilinin yönetimindeydi tapınaklar ekonominin temel dayanağını oluşturdu tapınaklar sadece dini merkezler değildi aynı zamanda bu konulardaki yetkililer tarafından yönetilen kraliyet hazineleri ve tahıl ambarları sistemindeki ulusal servetin toplanmasından depolanmasından ve yeniden dağıtılmasından da sorumluydular ekonomi büyük ölçüde merkezi olarak düzenlenmişti ve işleyişi sıkı bir biçimde denetlenmekteydi antik mısır da son dönem e kadar madeni para kullanılmadı ancak mal değişimlerinde bir tür takas sistemi kullanirdılar takas sisteminde standart hacimde tahıl ve bir deben ağırlığında altın ya da gümüşü ortak bir payda oluşturacak şekilde kullandılar antik mısır da kullanılan bir ağırlık birimi olan deben kabaca gr ağırlıktı işçilere tahılla ödeme yapılırdı bir ustabaşı ayda kg tahıl kazanırken sıradan bir işçinin aylık kazancı kg kadar olurdu fiyatlar ülke genelinde narhla sabitlenmişti ve ticareti kolaylaştırmak üzere listeler halinde belirlenmişti örneğin bir gömlek beş gümüş deben bir sığır fiyatı ise debendi tahıl diğer mallarla belirlenmiş olan listelere göre işlem görebilir değiş tokuş edilebilirdi madeni para mısır a ilk kez ms yüzyılda dışarıdan getirildi ilk sikkeler gerçek para yerine standart hale getirilmiş değerli maden parçaları olarak kullanıldı daha sonraki yüzyıllarda uluslararası ticaret gerçek sikkelerle geldi mısır toplumu belirgin biçimde tabakalaşmış bir toplumdu ve sosyal statü kesin olarak katıydı çiftçiler toplumun ana gövdesini oluştururdu fakat tarımsal üretim doğrudan doğruya kraliyet tapınak ya da toprak sahibi soylu aileler tarafından sahiplenilirdi çiftçi de bir işgücü vergisine konuydu ve bir angarya sistemi içinde sulama ya da inşaat projelerinde çalışması gerekirdi sanatçılar ve esnaf çiftçilerden daha yüksek bir statüdeydi ama onlar da hükümdarlığın kontrolü altındaydı tapınağa bağlı işliklerde çalışır ve doğrudan hükümdarlık hazinesinden ücret alırlardı yazıcılar ve kamu görevlileri antik mısır da üst sınıftı bulundukları üst sınıfın bir işareti olarak giydikleri beyazlatılmış keten giysilere atfen beyaz etek sınıfı olarak bilinirlerdi üst sınıf sosyal statülerini sanat ve edebiyatta açıkça ortaya koyardı onların bir alt sınıfı kendi alanlarında gördükleri eğitimle uzmanlaşmış rahipler hekimler ve yapı ustalarıydı antik mısır da kölelik vardı ancak yaygınlığı ve köle emeğinin kullanım tarzı çok net olarak bilinmemektedir antik mısırlılar tüm sınıflardan insanları kadın ve erkek esasen hukuk önünde eşit olarak kölelerden ayrı tuttu tüm mısırlıların hatta en alt tabakadan köylülerin dahi yapılan bir haksızlığın düzeltilmesi için vezire ve onun mahkemesine dilekçe verme hakkı vardı her kadın ve erkeğin kendi mallarını satmaya mal edinmeye sözleşme yapmaya evlenmeye ve boşanmaya mirasçılığa ve mahkemelerdeki hukuki itilafları takip etmeye hakkı vardı evli çiftler ortaklaşa mal sahibi olabilir ve boşanma durumunda önceden yapılmış olan evlilik sözleşmesiyle haklarını koruyabilirdi böylece evliliğin sona ermesi durumunda erkeğin eşine ve çocuklarına karşı olan mali yükümlülükleri düzenlenebilmekteydi antik yunan roma hatta dünya yüzündeki daha gelişkin uygarlıklarla karşılaştırıldığında antik mısır da kadınlar daha geniş başarı fırsatlarına ve daha geniş kişisel karar ve tercih alanına sahiptiler bir yanda hatshepsut ve kleopatra gibi kadınlar firavun dahi olurken diğer yanda yine bir kadın amon kültünün en yüksek mevkiine çıkabilmiştir bu özgürlüklere karşın antik mısır da kadınlar yönetimde resmi olarak bir rol oynamadı tapınaklarda da ikincil düzeydeydiler ve herhangi bir kadının herhangi bir erkek derecesinde eğitim alması olağan bir durum değildi hukuk sisteminin başı resmi olarak firavundu firavun yasama işlemlerinden yasa çıkarma adalet dağıtmaktan hukuku ve düzeni korumaktan sorumluydu firavun bir bakıma doğruluk ve adalet tanrıçası ma at ın yeryüzündeki temsiliydi antik mısır dan elimize ulaşan yasal düzenlemeler yoksa da mahkeme kayıtları mısır yasal düzeninin doğru ve yanlışa ilişkin sağduyuya dayandığını göstermektedir bu sağduyu konuyu karmaşık yasal düzenlemelere uydurmak yerine uzlaşmaya varmaya anlaşmazlıkları çözmeye yönelmiştir yeni krallık döneminde kenbet olarak adlandırılan yerel yaşlılar meclisleri mahkemelerde ufak çekişmeleri ve küçük davaları çözümlemekle görevliydiler daha büyük davalar ise örneğin cinayet büyük emlak işlemleriyle ilgili uyuşmazlıklar ve mezar soygunculuğu gibi büyük kenbet olarak adlandırılan vezir ya da firavunun başkanlık ettiği mahkemede görülürdü davalı ve davacı kendilerini savunabilirlerdi ve gerçeği söyleyecekleri üzerine bir dini yemin etmeleri gerekirdi bazı davalarda devlet davacı ve yargıç rollerini birlikte üstlenir ve işkence dayak ile suçludan bir itiraf ya da suç ortaklarının adının alınması yoluna gidilebilirdi dava önemli ya da önemsiz de olsa mahkeme kâtipleri suçlamaları tanıklıkları ve mahkeme kararını gelecekteki davalara dayanak olmak üzere kayda geçirirlerdi küçük suçlara verilen ceza suçun ağırlığına göre para cezası dayak burun ya da kulak vb kesme ve sürgün olabilirdi cinayet ve mezar soygunculuğu gibi ciddi suçlar başın kesilmesi suda boğma ya da kazığa oturtma suretiyle idamla cezalandırılırdı cezalandırma suçlunun ailesini de kapsayabilirdi hukuk sisteminde hem sulh hem de ağır ceza davalarında adalet dağıtmada kahinlerin büyük rol oynaması yeni krallık la başladı kahin tanrıya bir konu hakkında cevabı evet ya da hayır olabilecek bir soru sorardı yargılama bir grup rahibin hazır bulunduğu bir oturumda tanrının birini ya da diğerini seçmesi ileri ya da geri hareket ettirmesi ya da bir papirus ya da çömlek parçası üzerine yazılmış yanıtlardan birini işaret etmesiyle yapılırdı uygun coğrafi koşulların bir araya gelmesi mısır uygarlığının başarısında önemli bir rol oynamıştır bu coğrafi koşullar arasında en önemlisi nil nehriydi nil her yıl yenilenen taşkınlarıyla bölgeye verimli topraklar kazandırıyordu bu sayede antik mısırlılar bol gıda maddesi üretmeyi başardılar böylece toplum kültürel etkinliklere teknolojik ve estetik yönelimlere daha geniş zaman ve kaynak ayırabildi arazi yönetimi antik mısır da önemliydi çünkü vergiler her kişinin sahip olduğu arazi ölçüsüne göre belirlenirdi mısır da tarım nil in döngüsüne bağımlıydı bunun doğal sonucu olarak da mısırlılarının üç iklimi vardı akhet taşkın peret ekim ve shemu hasat taşkın mevsimi haziran dan eylül e kadar sürerdi ve nil nehri kıyılarında mineralce zengin bir alüvyon tabakası yığılırdı bu alüvyon bitki yetiştirmek için son derece uygun bir toprak oluşturmaktadır taşkın suların gerilemesinden sonra ürünlerin gelişme mevsimi ekim den şubat a kadarki dönemdi bu dönemin hemen başında çiftçiler tarlaları sürer ve tohum ekerdi devamında ark ve kanallar yardımıyla tarlalar sulanırdı mısır o zaman için de kurak bir iklime sahipti ve çiftçiler bu yüzden tarlaların sulanmasında nil e bel bağlamak zorundaydılar mart mayıs aylarında çiftçiler orak kullanarak hasat yaparlardı daha sonra samanla tohumu ayırmak için bir döven kullanarak harman dövülürdü daha sonra kepek ve tahıl ayrılır un ve bira üretmek ya da daha sonra kullanmak üzere depolanırdı eski mısırlılar verimi düşük bir tahıl olan emmer arpa ve bazı diğer tahılları yetiştirirlerdi bu tahıllar iki temel gıda maddesi olan ekmek ve bira yapımında kullanılırdı yetiştirilmeye başlanılmadan önce açık araziden köklenen keten elyaf olarak kullanıldı bu lifler iplik olarak bükülür giysi ya da diğer kullanımlar için dokunurdu nil kıyılarında yetişen papirus ise bir tür kâğıt yapımında kullanılırdı sebze ve meyve hazırlanan bahçelerde civar yerleşimlerde kısmen yüksek arazide yetiştirildi ve insan gücüyle sulandı eski mısır da yetiştirilen sebzeler pırasa sarımsak kavun karpuz bakliyat marul kabak ve bunların yanı sıra şarap yapımında kullanılan üzümdü eski mısırlılar insanlarla hayvanlar arasındaki ilişkilerdeki dengenin evrensel düzenin ana unsurlarından biri olduğuna inanıyorlardı diğer deyişle insanların hayvanların ve bitkilerin tek bir var oluşun unsurları olduğu kabul ediliyordu bu nedenle evcil ya da vahşi tüm hayvanlar tinsel yaşamın önemli bir hareket noktasıydı büyükbaş hayvanlar en önemli çiftlik hayvanıydı yönetim düzenli nüfus sayımlarında çiftlik hayvanlarından vergi topladı arazinin ve tapınağın önemi ve sahip olunan sürülerin büyüklüğü saygınlığın ölçüsü sayılıyordu eski mısır da büyükbaş hayvanlarını yanı sıra koyun keçi ve domuz da beslenmiştir ördek kaz ve güvercin gibi kümes hayvanları ağlarla yakalandı ve çiftliklerde yetiştirildi bu tür hayvanlar hamur yutmaya zorlanarak iyice semirtilirdi ayrıca nil balık yönünden zengin bir kaynak sayılırdı arılar da balmumu ve bal elde etmek için en azından eski krallık tan itibaren yetiştiriliyordu eski mısır da yük hayvanı olarak eşekler ve öküz kullanıldı bu hayvanlar aynı zamanda toprağın sürülmesi ve ekim işlerinde de kullanılıyordu ayrıca besili bir öküzün kesilmesi kurban törenlerinin ana temasını oluşturuyordu at ikinci ara dönem de hiksos lar tarafından mısır a getirildi deve de yeni krallık tan itibaren biliniyor olduğu halde bir yük hayvanı olarak deveden yararlanılması geç dönem e kadar yaygınlaşmadı fillerin de geç dönem de kısa bir dönem kullanıldığını gösteren bulgular vardır fakat otlaklarını filler için yetersiz olması nedeniyle bu hayvanın yetiştirilmesinden vazgeçildi köpek kedi ve maymun gibi ev hayvanları sıradan evlerde beslenirken afrika nın içlerinden getirilen yabancı ırk köpekler ve aslan kraliyet ailesine ayrılırdı heradot mısırlıların hayvanlarını kendi evlerinde tutan biricik toplum olduğunu gözlemlemiştir hanedanlık öncesi ve geç dönemler boyunca hayvan şekilli tanrılara inanç oldukça yaygındı örneğin kedi tanrıça basted ve ibis tanrı thoth bu hayvanlar çiftliklerde kurban törenleri için çok sayıda yetiştirilirdi bölge yapı ya da dekoratif amaçla kullanılabilecek taşın yanı sıra bakır ve kurşun cevheri altın ve yarı değerli taşlar yönünden zengindi bu doğal kaynaklar eski mısırlılara anıtlar inşa etme heykeltıraşlık araçlar yapma ve mücevhercilik konularında çalışma olanağı sağladı mumyacılar natron vadisi nden gelen natron tuzunu kullanırlardı aynı yerden sıva yapmakta kullanılan alçı da gelmekteydi maden cevheri içeren kaya oluşumları uzakta bulunmakta idi bu tür bölgeler daha çok doğu çölü ve sina daki aşırı kurak vadilerdi ve bulundukları yerden çıkarılıp getirilmeleri devletin yönetebileceği büyük çaplı düzenlemeleri gerektiriyordu nubya da zengin altın madenleri vardı ve bilinen ilk harita bu altın madenlerinden birinin haritasıdır hammamat vadisi nde dikkate değer granit sert bir tür kumtaşı ve altın kaynakları vardı çakmaktaşı nil vadisinde ilk çıkarılan ve alet yapımında ilk kullanılan malzemeydi nil vadisinde yerleşimler olduğunun ilk delilleri çakmak taşından yapılma el baltalarıdır çakmaktaşı parçaları dikkatlice inceltildi ve orta sertlikte ok başları kesici yüzeyler elde edildi daha sonraları bu aletlerin yapımında bakır kullanıldı mısırlılar gebel rosas daki kurşun cevherinden elde ettikleri kurşunla şakül olta kurşunu ve küçük heykelcikler yaptılar bakır eski mısır da alet yapımında kullanılan en önemli madendi sina daki maden ocaklarında malahitin fırınlarda ergitilmesiyle elde ediliyordu işçiler alüvyon birikintilerdeki çökeltilerde külçe altın topladılar ya da daha faza işgücü kullanılarak altın içeren parçalar öğütüldü yıkandı ve altın elde edildi geç dönem de yukarı mısır da demir yatakları bulundu ve işletildi yüksek kalitede yapı taşları mısır da bolca vardı mısırlılar nil vadisi boyunca kireçtaşı ocakları işlettiler graniti aswan dan bazaltı ve kumtaşını doğu çölü vadilerinden getirdiler dekoratif amaçlı kullanılacak taşlardan porphyry alabaster ve benekli carnelian yatakları doğu çölünde bulunuyordu ve hanedanlık dönemi nden beri getiriliyordu yunan ve roma dönemi boyunca mısırlı madenciler sikait vadisi ndeki zümrüt ve el hudi vadisi ndeki ametist yataklarında çalıştılar eski mısırlılar ender olarak komşularıyla ticari ilişkilere girdiler yabancı mallar mısır da pek bulunmazdı hanedanlık öncesi dönem de nubya ile altın ve tütsü sağlamak için ticari ilişkiler geliştirmişlerdi ayrıca filistin le de ticaret yapıldığı hanedanlık dönemi firavunlarının mezarlarında bulunan filistin tarzı yağ testilerinden anlaşılmaktadır hanedanlık dönemi nden kısa süre önce güney kenan bölge da bir mısır kolonisi kurulmuştu narmer kenan da mısır çömlekleri ürettirerek mısır a getirtti hanedanlık dönemi sonlarında mısır da bulunmayan kaliteli kerestenin önemli bir kaynağı olan biblos la ticari ilişki kurdu dördüncü hanedanlık döneminde altın kokulu reçine abanoz fildişi ve vahşi hayvan maymun ve babun gibi sağlamak için de punt la ticaret kuruldu mısır anadolu ile ticarete önem vermişti anadolu önemli miktarda kalayın yanı sıra bakır da sağlıyordu her iki metal bronz üretimi için gerekliydi afganistan ın uzak kesimleriyle de mavi taş lapis lazuli için ticaret yapmaktaydı ayrıca akdeniz ticaretine de katıldılar özellikle antik yunanistan ve girit uygarlığı ile diğer malların yanı sıra zeytinyağı sağlamak için ticaret yapıldı bu hammaddeler ve lüks mallar karşılığında mısır esas olarak tahıl altın keten papirus ve mamul ürünlerden cam ve taş eşyalar ihraç etmiştir mısır dili afro asyatik diller içinde yer alan berberi diller ile sami dil ailesine dahil bir dildir mö lü yıllardan orta çağ a kadar yazıyı kullanan mısır dili yazıyı en uzun süre kullanan ikinci dildir sümerce den sonra ayrıca çok daha uzun bir süre konuşma dili olarak kullanılmıştır antik mısır dilinin çağları arkaik mısır dili eski mısır dili klasik mısır dili geç mısır dili halk dili ve koptic dildir mısır yazısı koptik öncesinde lehçe farlılığı göstermez fakat muhtemelen memphis ve daha sonra da teb çevresinde konuşulan lehçelerdir mısırlılara ait ilk yazı örneklerine mö dolaylarından başlayarak hanedan öncesi dönemi mezarlıklarının üzerinde rastlanır bu durum bize yazının mısır da ölü kültüyle ilişkili olarak geliştiğini gösterir mısır yazısı sembollerden oluşuyordu bu semboller bazen bir heceyi bir kelimeyi hatta bir cümleyi bile ifade edebiliyordu bu nedenle mısır yazısında sembollerin sayısı civarındadır şiir ve düz yazı halinde din hukuk hikâye efsane gibi pek çok edebi eser yazılmıştır yazının günlük kullanımlarında hieratik denilen daha hızlı ve daha kolay yazmayı sağlayan bir alfabe kullanıldı hiyeroglif normal olarak sağdan sola yazılmakla birlikte sütunlar ya da satırlar halinde yazılabilirken hieratik daima sağdan sola genellikle de yatay olarak yazıldı yazı malzemesi olarak taş tahta deri ve papirüs kullanılmıştır papirüs bitkisi nil kıyısındaki bataklıklarda çokça yetişen bir bitkiydi ms yüzyıldan itibaren koptik alfabeyle demotik yazı da kullanılmaya başlandı koptik alfabe mısır da hristiyanlığın yayılması sırasında altı demotik simgenin eklenmesiyle değiştirilmiş olan grek alfabesidir her ne kadar resmi hiyeroglif ms yüzyıla kadar törensel olarak kullanıldıysa da az sayıda rahibin okuyabildiği bir yazıydı geleneksel dini kurumlar dağıtılınca hiyeroglif yazı bilgisi büyük ölçüde kayboldu gerek bizans ta eski mısır yazınından bazı iyi bilinen parçalare hiyeroglifleri çözme girişimleri olmuştu fakat ancak yılında rosetta taşı nın bulunuşu ardından thomas young ile jean françois champollion tarafından çözülmüştür ayrıca bakınız eski mısır edebiyatı yazı başlarda kraliyet mezarlarında elipstik bir etiket içine alınan kral adlarında görüldü daha sonra devlet kurumları kütüphaneler kitap evi denirdi ve gözlemevleri oluştu eski mısır yazınından bazı iyi bilinen parçalar piramit metinleri ve koffin yazıtı klasik mısır dilinde yazıldı ve mö dolaylarına kadar bir yazı dili olmaya devam etti geç mısır dili yeni krallık tan itibaren konuşuldu ve demotik ve kıptice metinler olarak ramses dönemi ve hanedanlık belgelerinde aşk şiirlerinde öykülerde kullanıldı bu dönem boyunca yazı geleneği anıt mezarlardaki özgeçmişlerde gelişme gösterdi sebayt olarak bilinen tarz ünlü soyluların ders ve öğütlerini iletmek için geliştirildi ipuwer papirüsü olarak bilinen doğal felaketleri ve sosyal çalkantıları anlatan ağıt mısır yazını konusunda en ünlü örnektir orta mısır dilinde yazılan sinuhe nin hikayesi mısır yazınının en klasik yapıtı sayılır aynı dönemde yazılan westcar papirüsü de rahipler tarafından gerçekleştirilen bir dizi mucizenin öyküsünü oğullarının ağzından khufu ya anlatır amenemope yönergesi yakın doğu edebiyatının başyapıtı sayılır yeni krallık ın sonuna doğru argo dil daha sık olarak wenamun un öyküsü gibi popüler parçaları eski hikâyelerde lübnan dan sedir ağacı almak için yolculuk ederken soyulan ve mısır a dönmek için uğraşan bir soylunun başından geçenleri anlatır mö lerden itibaren öykülerin yönergelerin yanı sıra kişisel ve iş yaşamıyla ilgili belgeler demotik alfabeyle yazıldı yunan ve roma etkilerinin sürdüğü dönemlerde yazılan birçok öykü ülkenin ii ramses gibi büyük bir firavun tarafından yönetildiği bağımsız mısır ın günlerinden kalmadır mısır uygarlığı ndaki heykeltıraşların ve ressamların birçok eseri günümüze kadar ulaşmıştır ancak sanatçıların adları bilinmemektedir bu eserler daha çok orta ve yeni krallık dönemi nden kalmadır maden taş tahta fildişi gibi malzemeleri kullanmışlardır heykeltıraşlık alanında firavun büstleri özellikle ilgi çekicidir heykeltıraşlar ve ressamlar devletin desteğini almışlardır eski mısırlılar işlevsel amaçlara hizmet eden bir sanat ürettiler sanatçılar yıldan fazla eski krallık dönemi içinde geliştirilen sanatsal formlara ve ikonografiye bağlı kaldılar öte yandan dikkatlice ve katı bir tarzda belirlenmiş ilkeler dış etkilere ve iç değişimlere direnç gösterdi bu sanatsal standartlar basit çizgiler biçimler bileşik renkli düz alanlar şekillerin keskin izdüşümü ile mekansal derinliğin olmaması düzenleme içinde bir denge ve düzen duygusu yarattı şekiller ve metinler mezarlarda ve tapınak duvarlarında tabut dikilitaş ve hatta heykellerde yan yana birlikte örüldü örneğin narmer paleti nde aynı zamanda hiyeroglif olarak da okunabilecek şekiller yer almaktadır katı kurallar nedeniyle son derece stilize ve sembolik anlatımı seçen antik mısır sanatı kesin ve açık olarak politik ve dinsel amaçlara hizmet etti mısırlı sanatçılar heykeller ve zarif kabartmalar oymakta taş kullandılar fakat ucuz ve işlenmesi kolay bir alternatif malzeme olarak tahtayı da kullandılar boyalar demir cevheri kırmızı ve sarı aşı boyası bakır cevheri mavi ve yeşil is ya da mangal kömürü siyah ve kireçtaşı beyaz gibi minerallerden elde edildi boyalar bağlayıcı madde olarak arap reçinesi ile karıştırılabiliyor ve kalıplarda presleniyordu daha sonra kullanıldığında suyla nemlendiriliyordu firavunlar savaşlardaki zaferleri kraliyet kararnamelerini ve dini sahneleri ölümsüzleştirmek için kabartmalar yaptırdılar sıradan yurttaşların kendi cenaze törenleri için uşabti adı verilen küçük heykelcikler ve mısır ölüler kitabı gibi eşyalar edinme olanakları vardı bu tür parçaların öbür dünyada onları koruyacağına inanılıyordu orta krallık dönemi boyunca tahta ya da kilden yapılan ve günlük yaşamı sergileyen modellerin mezarlara konulması adet olageldi insanlar öbür dünyada sahip olmayı hayal ettikleri şeylere ilişkin bu tür imgelerin mezarlarına konulmasını istiyorlardı örneğin işçiler evler tekneler ve hatta askeri birlikler gibi tüm bunlar antik mısırlının öteki dünya yaşamına ilişkin ideal saydığı bir yaşamı temsil ediyordu eski mısır sanatının homojen yapısına karşın belirli zaman ve yörelere ilişkin tarzlar değişik kültürel ya da siyasi tutumları da yansıtıyordu örneğin hiksos işgalinin ardından gelen ikinci ara dönem e ilişkin girit uygarlığı tarzı freskler avaris te bulunmuştur siyasal odaklı değişimlerin en çarpıcı örneği amarna dönemine tarihlenen sanatsal biçimlerde görülmektedir bu dönemin sanatında biçimler ve tarzlar akhenaton un devrimci dinsel görüşlerine uydurularak temelden değiştirilmişti amarna sanatı olarak bilinen bu sanatsal tarz akhenaton un ölümünden hemen sonra hızla silindi ve yerini geleneksel sanat tarzı aldı mısır uygarlığı nın sahip olduğu pek çok güzellik bilimle şekillenmiştir gökyüzünü izlemişler ve böylece yön tayini mevsim bilgileri zaman geçişini hesaplama gibi konularda bilgi sahibi olmuşlardır bugün kullandığımız güneş e dayalı takvimi yapmışlardır günün aya bölünmesiyle oluşan günlük farkı da bayram günleri olarak kutlamışlardır sel sularını kontrol etme ve sulama sistemleri oluşturarak matematik ve geometri bilgilerini ilerletmişler ve piramitlerin inşası neticesiyle ilk defa pi sayısı nın tam değerini bilen bir formül bulmuşlardır mumyalama tekniği sayesinde mısırlılarda tıp bilimi çok gelişmişti ayrıca piramitlerin inşası sırasında yaşanan kazalar da bu bilimin gelişimine katkı sağlamıştır mısırlılar müzik bilgisine de sahiptiler yedi sesli notayı icat etmeseler de onu kullanmasını biliyorlardı bunu bize kadar ulaşan kabartma resimlerde görüyoruz teknolojide tıpta ve matematikte antik mısır üretkenlik ve çok yönlülük açısından görece yüksek bir standart sağlamıştı mısırlılar kendi alfabelerini ve ondalık sistemlerini oluşturdular eski krallık tan bile önce mısırlılar fayans olarak bilinen bir cam malzeme geliştirmişlerdi fayansı yarı değerli bir taş olarak kabul ediyorlardı kil olmayan seramik olarak fayans silikon dioksit az miktarda kalsiyum oksit ve sodadan sodyum oksit yapılır ve renklendirici olarak bakır kullanılır bu malzeme tespih tanesi çini heykelcikler ve diğer küçük eşyaların yapımında kullanıldı bu malzeme tespih tanesi çini heykelcikler ve diğer küçük eşyaların yapımında kullanıldı fayans üretmek için çeşitli yöntemler kullanılabilir fakat tipik üretim tekniği kilden bir kalıp üzerine sıvanan toz malzeme daha sonra fırınlanmasıdır mısırlılar bu tür işlerde kullandıkları mısır mavisi olarak bilinen bir boya maddesi ürettiler eski mısırlılar büyük bir beceriyle camdan çok çeşitli eşyalar üretebildiler fakat işlemin tüm üretim süresi boyunca bağımsız olarak yürütülüp yürütülmediği çok net değildir ham camı kendilerinin üretip üretmediği de bilinmiyor külçe halinde dışarıdan getirmiş işlemiş de olabilecekleri düşünülüyor oysa cam eşyalar yapma konusunda teknik ustalıkları olduğu gibi tamamlanmış camın rengini belirlemek için eklenecek mineraller konusuna da yabancı değillerdi sarı kırmızı yeşil mavi pembe ve beyaz renkleri elde edebiliyorlardı ve camı şeffaf ya da opak buzlu cam olarak yapabiliyorlardı antik mısırlıların üzerinde çalıştıkları tıbbi sorunlar doğrudan doğruya çevreden kaynaklanan tıbbi sorunlardı nüfusun büyük kısmının nil e yakın yaşıyor olması karaciğer ve bağırsak yıkımına yol açan sıtma ve şistozomiyaz gibi riskler getirmişti timsah ve hipopotam gibi saldırgan olabilen yaban hayvanlarının varlığı da genel bir tehdit oluşturuyordu insanların yaşam boyu ağır işlerde çalışması eklem ve omurga üzerinde ağır baskı ve sonuçta travmatik yaralanmalar yaratmaktaydı ayrıca savaşlar da nüfus üzerinde önemli bir baskı yarattı kullanılan undaki kum ve taş gibi küçük fakat sert parçacıklar dişleri aşındırdı ve apselere karşı savunmasız kıldı bununla birlikte çürük ender görülmektedir varlıklı kesim şeker yönünden zengin besinler tüketmekteydi ve bu durum dişeti hastalıklarına neden oluyordu mezar duvarlarındaki resimlerde vücut yapılarının düzgün gösterilmesine karşın varlık sınıfların mezarlarında kilolu çocuk mumyalarının fazlalığı aşırı beslenmenin yaygın olduğunu göstermektedir yetişkin yaşam beklentisi erkekler için kadınlar için du ancak yetişkinliğe ulaşmak güçtü nüfusun üçte biri çocuk yaşlarda ölüyordu antik mısır hekimleri iyileştirme becerileriyle antik yakın doğu da ünlendiler bu hekimler içinde en ünlüsü imhotep tir herodot mısır tıbbının önemli ölçüde uzmanlaşmış olduğunu belirtmektedir bazı hekimler sadece baş ya da mide üzerinde çalışırken göz doktorları ve dişçiler vardı tıp eğitimi veren kurumlar da oluşturulmuştu örneğin per ankh ya da yaşam evi bunlara örnektir özellikle per bast ya da bubastis olarak bilinen yerleşimde yeni krallık döneminde abidos ve sais de geç dönemde bu tür kurumlar oluşturulmuştu kazılarda bulunan tıbbi bir belge mısırlı hekimlerin geliştirdikleri anatomi hastalıklar ve pratik tedavi hakkındaki deneysel bilgileri göstermektedir yaralar enfeksiyonu önlemek için bal emdirilmiş bezle çiğ etle keten sargı bezleri ağlar petlerle sarıldı ve tedavi edildi ağrıları gidermek için afyon ve güzelavrat otu kullanıldı yanık tedavisiyle ilgili bulunan en eski kayıtlarda yanık bölgeye erkek bebek sahibi annelerden alınan anne sütü uygulandığı yer almaktadır tanrıça isis için dua edilir ve küflü ekmek bal ve göztaşı yanıklarda meydana gelecek enfeksiyonlardan korunmak için kullanılırdı sarımsak ve soğan sağlık için kullanıldı ve astımlı hastaları rahatlatacağı kabul edildi mısırlı cerrahlar yaraları diktiler kırık kemik uçlarını hizaladılar ve hastalıklı kol ve bacakları kestiler fakat bazı hastalıklar onlar için de fazlasıyla ciddi idi yapabilecekleri tek şeyin hastayı ölene kadar rahat ettirmek olduğunu kabul ettiler eski mısırlılar mö yıllarından itibaren bir gemi gövdesinin içine kalasların nasıl yerleştirileceğini biliyorlardı amerikan arkeoloji enstitüsü raporunda abidos ta yapılan kazılarda en eskilerinin henüz kazılıp çıkarılmadığı gemi kalıntısının bulunduğunu çıkarılan geminin tahta plakaların bir araya getirilerek adeta dikilmesi suretiyle inşa edilmiş olduğu bildirilmektedir kalasları birbirine bağlamak için örülmüş kayışlar bağlantı yerlerini yalıtmak için kamış ya da kuru otlar kullanıldığı new york üniversite nden mısır bilimci david o connor tarafından bulundu gemi firavun khasekhmwy nin kişisel mezarı yakınlarında bir bütün halinde gömülü bulunduğu için tümünün o na ait olduğu düşünüldü fakat bu gemilerden biri mö li yıllara tarihlenmektedir ve gemilerle ilişkili çanak çömlekler daha eski tarihleri göstermektedir mö li yıllarda yapılmış olduğu düşünülen tekne yaklaşık metre uzunluğundadır ve artık daha eski bir firavuna ait olduğu düşünülmektedir profesör o connor a göre bin yıllık olan bu teknenin firavun hor aha ya ait olması bile mümkündür ayrıca eski mısırlılar ahşap çivilerle kalasları birbirine nasıl tutturacaklarını biliyorlardı bağlantı yerlerini kalafatlamak için de reçine kullandılar keops gemisi metre uzunluğunda bir gemiydi mö dolaylarında dördüncü hanedanlık döneminin keops piramidi nin altında bulundu tüm parçalarıyla sağlam kalan bir örnektir ve muhtemelen güneş tanrısı sembolünü ifade etmektedir eski mısırlılar ayrıca parçaları geçme parçalar halinde yapmayı da biliyorlardı eski mısırlıların gemi inşası konusundaki bu teknik gelişmişlik düzeyleri yine de çok büyük tekneler yapmak için yeterli değildi yaptıkları tekneler nil de kolayca seyir yapabiliyordu fakat hem iyi denizci olarak biliniyor değillerdi hem de akdeniz ve kızıl deniz de denizcilik faaliyetlerinde bulunmuyorlardı matematik hesaplamalarla ilgili bulunmuş en eski kanıtlar hanedanlık öncesi dönemin naada evresine aittir ve tam olarak gelişmiş bir sayı sistemini göstermektedir eğitimli bir mısırlı için matematiğin önemini eski krallık döneminden bir roman mektup açıkça göstermektedir bu belgede yazar muhatabına bir bilgi yarışmasında kendisiyle yarışmasını öneriliyor yarışmanın konusu toprak işgücü ve tahıl konularındaki günlük hesaplamalardır onlar cebir ve geometrinin temel prensiplerini anladılar ve basit çok değişkenli denklemler setlerini çözebildiler matematiksel gösterim ondalıktı ve hiyerogliflere dayanıyordu bir milyona kadar her un her kuvveti için bir hiyeroglif sembolü kullanıldı bunların her biri yazılmak istenen sayının gerektirdiği kadar kez yazılmış olabilir böylelikle ya da rakamını yazmak için on ya da yüz sembolü sekiz kez yazıldı çünkü onların hesaplama yöntemi birden büyük paylı fazla sayıda kesirle işleyemiyordu eski mısırlılar kesirleri birkaç kesirin toplamı olarak yazmak zorundaydı örneğin iki bölü üç kesri bir bölü beş ve bir bölü onbeş kesirlerinin toplamı olarak ele alıyorlardı bu işlem standart değer tablosu yardımıyla kolaylaştırıldı ancak bazı basit kesirler hiyeroglifle yazıldı iki bölü üç kesrinin hiyeroglifle yazılışı yanda gösterilmiştir eski mısır matematikçileri pisagor teoremi nin altında yatan ilkelere ilişkin bir kavrayışa sahiptiler örneğin dik açılı bir üçgende kenarlar arasında oranının geçerli olduğunu biliyorlardı onlar dairenin alanını dairenin çapının dokuzda bir eksiğini alarak ve kare den hareketle hesaplayabildiler sonuç bilinen dairenin alan formülüne çok yakın bir değerdi altın oran piramitlerde de olduğu gibi birçok mısır mimari eserinde görünmektedir ancak bu durum ahenk ve uyumun sezgisel bir kavranışı ile düğümlü ipler kullanılarak yürütülen eski mısır uygulamalarının birlikte ortaya çıkardığı fakat hesaplanmamış öngörülmemiş bir sonuç da olabilir tanrısal ve ahirete ilişkin inançlar başlangıcından beri antik mısır uygarlığı nda desteklendi bu inançlar firavunların otoritesinin tanrısal olduğunu tanrısal düzene dayandığını anlatmaktaydı mısırlılar çok tanrılı bir dine sahiptiler mısır panteonu doğaüstü güçleri olan ve yardım ya da koruma için yakarılan tanrılardan oluşturuluyordu ancak tanrılar her zaman yardımsever olarak görülüyor değildi mısırlılar tanrıların doyurulması için onlara bir şeyler sunmak ve dua etmek gerektiğine inanıyorlardı bu panteonun yapısı hiyerarşiye yeni tanrıların eklenmesiyle sürekli olarak değişti fakat rahipler gerçekleşen değişmeleri ve zaman zaman ortaya çıkan tutarlı bir sistemle uyuşmayan mitler ve öyküleri düzenlemek için hiç çaba harcamadılar dinsel alandaki bu çeşitli kavram ve anlayışlar bir tutarsızlık olarak görülmedi daha çok gerçeğin çeşitli yüzeylerindeki kesitler olarak kabul edildi tanrılara firavunların lehine hareket eden din adamlarının yönetiminde ibadet edildi tapınıldı tapınakların merkezinde bir ayrı bölümde o tapınca ait bir yontu vardı tapınaklar bir topluluğun ya da genel olarak toplumun ibadet yerleri değildi tapınaklarda ibadet edilmez sadece belirli bayram ve kutlama günlerinde tanrının yontusu genel ibadet için dışarı taşınırdı normalde tanrıyla iletişim alanı dış dünyaya kapatıldı ve sadece tapınak yetkililerince ulaşılabilir durumda tutuldu sıradan yurttaşlar evlerindeki kendilerine ait tanrı yontularına ibadet edebiliyorlardı ve bir diğer ibadet nesnesi olarak muskaların kaosun güçlerine karşı koruma sağladığına inanılıyordu yeni krallık tan sonra firavunun manevi bir aracı olarak rolü zayıfladı ve dini gelenekler doğrudan tanrılara ibadet yönüne kaydı sonuçta rahipler insanlara doğrudan doğruya tanrıların iradesini bildirecek kahinler sistemini geliştirdiler eski mısırlılar her insanın ruhsal ve fiziksel parçalar ya da boyutlardan oluştuğuna inanıyorlardı bedenine ek olarak her kişinin gölgesi ya da hayaleti bir kişiliği ya da ruhu bir yaşam gücü ve bir adı vardı düşünce ve duyguların merkezi beyin değil kalp olarak görüldü ölümden sonra manevi yönler bedenden serbest kalır ve bir iradeye sahip olabilirdi fakat bu manevi yönler fiziksel dayanağa kalıntıya deyim yerindeyse bir pozisyona sürekli bir barınak olarak gerek duyardı ölünün nihai yönelimi kişilik ya da ruhun yaşam gücüyle yeniden birleşmesi ve kişinin bir mübarek bir ölü olmasıdır bunun olması için ölünün bir mahkemede gerçeğin tüyü kadar hafif bir kalbi olduğunu kanıtlamalıdır eğer layık görülürse ölü yeryüzünde ruhsal düzeyde varlolmaya devam edebilir firavunları için osiris ayinleri yaparlardı osiris doğa tanrıçası isis in kocasıydı onlar doğanın doğumunu ve ölümünü temsil ediyorlardı tapınağı abidos ta bulunan osiris firavunla özdeştirilmişti piramitlerin iç duvarlarındaki resimlerde de firavuna osiris denilmiştir mısır ın tanrı ve tanrıçalarının her biri bir hayvanın adını taşıyor ve adlarını taşıdıkları hayvan biçiminde gösteriliyordu mö civarında amenofis tahta çıktığı ve bir dizi radikal fakat düzensiz reformlara giriştiğinde bir bakıma yeni krallık ın istikrarı tehdit altına girdi adını akhenaton olarak değiştirdi ve önceki gizemli güneş tanrısı aton u en üstün tanrı olarak lanse etti diğer tanrı tapınçlarını bastırdı ve din adamlarının kurumsallaşmış gücüne saldırdı başkenti akhenaton a günümüzdeki amarna ya taşıyan akhenaton dış ilişkilere kendini kapadı ve tümüyle yeni din ve sanat tarzıyla ilgilenir oldu ölümünden sonra aton kültü hızla terk edildi ve sonraki firavunlar tutankhamun ay ve horemheb akhenaton un yerleşik dinsel geleneklere aykırı tüm izlerini sildiler akhenaton un hükümdarlık dönemi amarna dönemi olarak bilinir amemofis in diğer tanrı ve tanrıçaları dışlayarak mısır da tek tanrılı bir din inancı yerleştirmek çabasında olduğu kabul edilir amenofis e göre heliopolis in baş tanrısı olan aton ra güneş tanrısı tek bir tanrıydı ve firavunun da babasıydı mısır tek bir firavunun otoritesi altında birleşmeden önce her krallığın kendi tanrısı vardı mısır birleşince ister istemez çok tanrılı bir din ortaya çıkmış oldu akhenaton tek bir hükümdarlıkta tek bir tanrıya o da firavunun tanrısı dayalı bir inanç sistemi kurmaya çalıştı nil nehri nin düzenli taşkınlıkları ve geri çekilmesi mısır da ölü kültünün doğmasında etkili olmuştur mısırlılar ekinin kuruduktan sonra tekrar yeşermesini gözleyerek bu sürecin insanlar için de geçerli olduğunu yani insanın fiziki yaşamının ölümden sonra da devam edeceğine inandılar bu ölümle yaşam arasındaki sınır onların firavunları için görkemli mezarlar yani piramitler yapmalarını sağlamıştır firavunların öbür dünyaya geçişine de önem verdikleri için onları mumyalamışlardır kuşkusuz bunları firavunların çabasıyla baskısıyla yapmışlardır ayrıca kendileri için de olanakları elverdiği ölçüde gömütler yapmışlar mumyalanmalarını sağlamışlardır mumyalamanın ilk izlerine hierakonpolis mezarlığında rastlanmıştır eski mısırlılar ölümden sonra ölümsüzlüğün sağlanması için gerekli olduğuna inandıkları ayrıntılı ölü defnetme geleneklerini sürdürdüler bu gelenekler mumyalama ile bedeni koruma defin törenlerini yapmak ve toprağa verme şeklindeydi böylece öteki dünyada ölünün bedenini ve eşyalarını kullanacağına inanılıyordu eski krallık öncesinde çölde maden ocaklarına gömülen bedenlerin kurumayla doğal olarak korunmuş kaldığı görüldü antik mısır tarihinin başından sonuna kadar kurak çöl koşulları yoksul halkın gömülmesinde bir nimet olarak görülmeye devam etti çünkü zengin sınırların yaptığı gibi ayrıntılı ve dolayısıyla pahalı defin işlemlerine olanakları yoktu varlıklı mısırlılar ölülerini taş mezarlarda gömmeye başladılar sonuçta insan eliyle mumyalamayı kullandılar bu işlemlerde iç organların çıkartılması gerekiyor beden ketenle sarılıyor ve dikdörtgen biçimli taş lahitle ya da tahta tabutla gömülüyordu dördüncü hanedanlık tan itibaren bazı iç organlar özel toprak kavanozlarda korundu yeni krallık la itibaren antik mısırlılar mumyalama işlemlerini yetkinleştirdiler bir sanat haline getirdiler en gelişkin teknikte işlemler günü buluyordu iç organların yine çıkarılması gerekiyordu beyin burun kanalından özel aletlerle çıkarılıyor ve vücut natron adı verilen bir tuz karışımı içinde kurutuluyordu beden daha sonra ketenle sarılıyor koruyucu muska kuşaklarıyla donatılıyor insan şeklinde ve boyanmış süslenmiş bir tabuta yerleştiriliyordu geç dönem mumyaları da keten ya da papirüs katmanlarından yapılan ve koruyucu bir macunla kaplanan özel malzemelerle defnedildi kullanılan koruma uygulamaları ptolemaik ve roma dönemlerinde geriledi süslenen mumyanın dış görünüşü daha fazla önem kazandı fakat tüm ölülerin mezarlarına sosyal durumları ne olursa olsun bir şeyler kondu yeni krallık la birlikte mezarlara ölüler kitabı da bırakıldı ayrıca öbür dünyada kendilerine hizmet edeceğine inandıkları küçük biblolar olan uşabtiler de konuldu daha sonra mezar yakınları tarafından zaman zaman mezara yiyecek götürülüyor ve ölü adına dualar okunuyordu yeni krallık dönemi nde mısır da bürokrasi ayrıcalıklı bir sınıf oluşturmuştu en önemli makamlardan birisi kâtiplikti katipler bir okul sistemi kurmuşlar ve soyluların eğitimiyle ilgilenmişlerdir eğitim ise dil ve hitabet üzerineydi diğer güçlü kesim ise rahiplerdir ancak kâtipler zorunlu askerlikten muaf iken rahipler değildi yine de rahiplerin ayrıcalıklı bir konumu vardı sulu tarım yapan halkın kendilerine ait arazileri vardı özel mülk gelişmişti ancak bu kişilerin zengin ya da güçlü olması zordu çünkü tarımın kaynağı sulama sistemi firavunların kontrolündeydi ticaret ise rahiplerin elindeydi bu nedenle tüccar ve zanaatçıların etkinliği yerel küçük pazarlarla sınırlı kaldı ordunun en büyük askeri kaynağı ise köylülerdi mısır da köle sistemi vardı ancak angarya işlerini özgür köylüler yapmak zorundaydı köleler daha çok üst sınıfı oluşturan ailelerin evinde yer alıyordu erkek egemen bir toplum olan mısır da kadının konumu erkeğe mutlak bağlılık değildi mısır yasaları boşanmak hakkını kadına da tanımıştı özellikle ölü gömme kültünde kadınların erkeklerle eşit muamele görmesi kadının toplumdaki yerinin önemini gösterir antik mısır ın en eski dönemlerinde çiftçiler toprağa bağlıydı kerpiçten gündüzün sıcağında görece serin kalacak barınaklarında en yakın aile üyeleriyle sınırlandırılmış olarak yaşamaktaydılar her barınakta ekmek pişirmek için küçük bir ocak ve tahılı öğütmek için bir değirmen taşı bulunan açık çatılı bir mutfak bulunurdu duvarlar beyaz boyalıydı ve boyalı keten duvar kumaşları ile kaplı da olabiliyordu taban hasırla kaplı olurdu ve ev eşyası olarak tahta tabureler sedirler ve sehpalar bulunurdu eski mısırlılarda temizlik ve görünüm büyük önem taşırdı çoğunlukla nil de hayvansal yağ ve kireçtaşı tozundan yapılan yumuşak sabun kullanılarak yıkanılırdı erkekler temiz kalmak için tüm bedenlerini tıraş eder kötü kokuları gidermek ve cildi yumuşatmak için kokulu merhem ve parfüm kullanırlardı giysiler beyazlatılmış basit keten kumaştı üst sınırlardan hem kadınlar hem de erkekler peruk takar mücevher ve kozmetik malzemeler kullanırlardı çocuklar ergenlik çağına kadar çoğu kez yaş çıplak dolaşırlar ve erkek çocuklar sünnet edilir ve başları kazınırdı babalar ailenin geçimini sağlarken anneler çocukların bakımından sorumluydular günlük beslenmenin en önemli kısmı ekmek ve biraydı ek olarak soğan sarımsak gibi sebzeler ve hurma incir gibi meyveler de yenilirdi balık et ve kümes hayvanlarının eti tuzlanmış ya da kurutulmuş olarak tutulur güveçte pişirilir ya da ızgarada kızartılırdı imkanları olanlar için müzik ve dans aranan eğlencelerdi ilk müzik aletleri flüt ve arptı daha sonraları trompet obua ve boru benzeri müzik aletleri yaygınlaştı yeni krallık döneminde mısırlılar zil tef davul ve asya dan getirilen lavta ve lir gibi çalgıları da kullandılar sistrum adı verilen bir çalgı ve çıngırak da özellikle dini ayinlerde önem taşıyordu eski mısırlılar oyun ve müzik gibi çeşitli boş zaman etkinliklerinden büyük hoşnutluk duymaktaydılar senet şans faktörü ağırlıklı bir oyun olarak eskiden beri yaygın olan bir masa oyunuydu benzer bir oyun olan mehen in dairesel bir oyun tahtası vardı hokkabazlık ve top oyunları çocuklar arasında yaygındı güreş de beni hasan daki bir mezarda resmedilmiştir eski mısır toplumunun varlıklı sınıfları ayrıca tekne gezileri ve avcılıktan hoşlanırlardı set maat ın işçi evlerinde yapılan kazılar antik dünyadaki yaklaşık dört yüz yıla yayılan dönemde toplum yaşamının en kapsamlı bulgularının ortaya çıkarılmasıyla sonuçlandı bir toplumdaki toplumsal örgütlenme sosyal etkileşmeler çalışma yaşamı ve yaşam koşulları hakkında böylesine ayrıntılı malzeme sunan başka bir kazı çalışması bulunmamaktadır piramitler dünyanın tek ayakta kalan yedi harikasından biridir piramitlerin en büyüğü firavun keops un kendisi ve karısı için yaptırdığı gize de yer alan keops piramidi dir bu piramidin inşası için iki milyon üç yüz bin taş blok kullanılmıştır herodotos a göre bu piramidin tamamlanması yıl sürmüştür piramitin inşasında çalışanlar köleler değil ziraatla uğraşan mısırlı yerli halktır bu nedenle ziraat işlerinin yoğun olmadığı zamanlarda inşaat yapılabiliyordu eski krallık döneminden sonra ise piramit yapımı durmuştur güçlü bir konumları olan valiler vezirler firavun iktidarına karşı her zaman alternatif iktidar adayı durumundaydılar bu valiler elde edilen zenginliklerin halkın refahı için kullanmak yerine piramit yapımı için kullanılmasına karşı çıktılar isyan eden valiler dolayısıyla hanedan yıkılmış ve eski krallık dönemi sona ermiştir halkın hoşnutsuzluğuyla ilgili efsaneler yunan tarihçilerin eserlerine de yansımış mö yüzyılda yaşamış olan diodorus firavun mumyalarının soylu mısırlı aileler tarafından piramitlerden aşağıya atıldığını anlatmıştır piramitler antik mısır mimarisi dünyanın en ünlü yapılarının bir kısmıdır gize piramitleri ve karnak tapınakları gibi devlet tarafından finanse edilen dini ya da anıtsal amaçlı inşaat projeleri organize edildi fakat tüm bunlar esas olarak firavunun gücünü pekiştirmekteydi eski mısırlılar basit ama etkili aletler ve ölçüm araçlarıyla çalışan usta inşaatçılardı ve mimarları büyük taş yapıları kesin doğru bir biçimde inşa edebiliyorlardı gerek seçkin gerek sıradan mısırlıların oturdukları konutlar kerpiç ve ahşap gibi dayanıksız malzemelerden inşa edildiği için günümüze ulaşamamıştır köylüler basit evlerde yaşarken varlıklı sınıfların evleri daha özenle inşa edilmiş ve daha fazla ayrıntıyla donatılmış yapılardı günümüze ulaşan malkata ve amarna daki gibi birkaç kraliyet sarayı zengin bezemeli duvarları ve havuzlar insan kuş tanrı ve tanrıça motifleri geometrik desenleriyle dikkati çeker tapınak ve mezar gibi önemli yapılar sonsuza dek ayakta kalması istenerek kerpiç yerine taş kullanılarak inşa edildi bu dünyanın ilk büyük ölçekli yapısı olan zoser de papirus ve lotus desenli sütun ve kirişleri içeren mimari unsurlar kullanıldı günümüze kadar ayakta kalan en eski mısır tapılanları örneğin giza tavan örtüleri sütunlarla desteklenen ayrı salonlardan oluşur yeni krallık döneminde mimarlar anıtsal kapılar açık avlular ve etrafı çevrili tapınakların kutsal mekanlarına sütunlarda desteklenmiş tavanlar eklediler bu mimari stiller yunan ve roma dönemlerine kadar değişmeden kullanıldı eski krallık döneminde en yaygın ve en eski mezar mimarisi olan mastaba kerpiç ya da taş bir yer altı mezar odasının üzerinde inşa edilen bir düz çatılı dikdörtgen yapı şeklinde inşa edilmekteydi zoser in basamaklı piramidi birbirinin üstüne inşa edilen bir dizi mastabadan oluşmaktadır piramitler eski krallık ve orta krallık dönemleri boyunca inşa edildiler fakat daha sonra firavunlar daha az göze batan kaya mezarları tercih ettiler mısır ordusunun işlevi ülkeyi dış istilalara karşı savunmak ve mısır ın yakın doğu üzerindeki hakimiyetini sürdürmekti ordu eski krallık dönemi boyunca sina daki maden seferlerini askeri yönden destekledi ve birinci ve ikinci ara dönemler de iç ayaklanmaları bastırdı ayrıca önemli ticaret yolları üzerinde ulaşımın güvenliğini sağlamak için kurulmuş olan ana müstahkem mevkileri kalelerin korumayı da üstlenmişti nubya yolundaki buhen bunlara örnek gösterilebilir diğer önemli bir örnek levant a yapılan seferlerde operasyon üssü olarak kullanılan sile deki kaledir yeni krallık döneminde bazı firavunlar mısır ordusunu kuşan imparatorluğu nun ve doğu akdeniz in bir kısım topraklarını istila etmek için kullandılar orduda standart teçhizat ok yay mızrak ve yuvarlak bir ahşap çerçeve üzerine hayvan derisi gerilerek yapılan kalkandı yeni krallık döneminde daha önce hiksos ordularında gördükleri savaş arabaları da kullanıldı bronzun yaygın kullanımına başlanmasından sonra silah ve zırhlarda kullanılması yaygınlaştı artık kalkanlar bronz bir toka ile som ahşaptan mızrakların temrenleri tunçtan yapılmaya başlanmıştı ayrıca genelde kullanılan ters orak şeklindeki kılıçlar terk edilerek asyalı askerlerinkilere benzer kılıçlar kullanılmaya başlandı firavunlar sanatta ve edebiyatta genellikle ordunun başında ilerlerken betimlendi ve en azından sekenenra taa ve oğulları gibi birkaç firavunun bu tarzı benimsediği görülmektedir askerler yerli nüfustan alındı fakat yeni krallık döneminde ve özellikle de sonrasında nübye dem ve libya dan paralı asker alınmıştır eski mısır kültürü ve anıtları dünya üzerinde kalıcı bir miras bıraktı örneğin tanrıça isis kültü dikilitaşlar ve diğer taşınabilir eserler götürüldüğü roma imparatorluğu nda popüler oldu romalılar da mısır dan mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler erken dönem tarihçilerinden herodot strabon ve diodorus gizemli bir ülke olarak gördükleri mısır üzerinde çalıştılar ve yazdılar orta çağ ve rönesans boyunca mısır ın pagan kültürü geriledi sonra hristiyanlık ve ardından islam yaygınlaştı fakat ortaçağ bilim insanlarının yazılarında eski mısır a ilgi devam etti örneğin dhul nun al misri ve al marizi gibi avrupalı seyyah ve turistler ve yüzyıllarda mısır dan antika eşyalar getirdiler ve gözlemlerini izlenimlerini yazdılar böylelikle avrupa da mısır a yönelik bir ilgi yayılmaya başladı bu yeni ilgi mısır a koleksiyoncuları çekti sonuçta mısır dan çok değerli antik eserler çalındı satın alındı ya da verildi her ne kadar mısır da avrupalı sömürgecilerin istilası ülkenin tarihi mirasının büyük bir bölümünü tahrip ettiyse de bazı yabancıların mısır a olumlu yönde etkileri de olmuştur örneğin napolyon bonapart mısır bilimdeki ilk çalışmaları düzenledi yaklaşık bilim insanı ve sanatçıyı mısır tarihi üzerinde çalışmaları ve belgelemeleri için mısır a getirdi ve bu çalışmalar daha sonra description de l gypte adıyla yayımlandı yüzyılda mısır hükmeti ve arkeologlar kazılarda bütünlüğün ve kültüre saygının önemini aynı şekilde fark ettiler eski eserler yüksek konseyi şimdi hazine yerine bilgi bulmayı amaçlayan tüm kazıları onaylamakta ve izlemektedir konsey ayrıca mısır tarihi mirası korumak için tasarlanmış müze ve anıt yeniden inşa programları denetlemektedir ingilizce wikipedia maddesinden yararlanılmıştır türkiye cumhuriyeti ya da kısaca türkiye topraklarının büyük bölümü anadolu da küçük bir bölümü ise balkan yarımadası nın güneydoğu uzantısı olan trakya da yer alan ülke kuzeybatıda bulgaristan batıda yunanistan kuzeydoğuda gürcistan doğuda ermenistan iran ve azerbaycan ın ekslav toprağı nahçıvan güneydoğuda ise irak ve suriye komşusudur güneyini akdeniz batısını ege denizi ve kuzeyini karadeniz çevreler marmara denizi ise istanbul boğazı ve çanakkale boğazı ile birlikte anadolu yu trakya dan yani asya yı avrupa dan ayırır türkiye avrupa ve asya nın kavşak noktasında yer alması sayesinde önemli bir jeostratejik güce sahiptir türkiye toprakları üzerindeki ilk yerleşmeler yontma taş devri nde başlar doğu trakya da traklar olmak üzere hititler frigler lidyalılar ve dor istilası sonucu yunanistan dan kaçan akalar tarafından kurulan iyon medeniyeti gibi çeşitli eski anadolu medeniyetlerinin ardından iskender in egemenliğiyle birlikte helenistik dönem başladı daha sonra sırasıyla roma ve anadolu nun hristiyanlaştığı bizans dönemleri yaşandı yüzyılda abbasi hilafetini siyasi hakimiyeti altına alan ve islam dünyasında büyük bir güç konumuna gelen selçukluların yılında bizans a karşı kazandığı malazgirt muharebesi ile anadolu daki bizans üstünlüğü büyük ölçüde kırılarak anadolu kısa süre içerisinde selçuklulara bağlı türk beyleri tarafından ele geçirildi ve anadolu toprakları üzerinde islamlaşma ve türkleşme başladı kısa sürede anadolu daki diğer türk beylikleri üzerinde hakimiyet kuran konya merkezli anadolu selçuklu sultanlığı teki moğol istilasına kadar anadolu yu yönetti türkiye başkanlık sistemiyle yönetilen demokratik laik ve üniter bir anayasal cumhuriyettir resmî dili nüfusun inin anadili olan türkçedir ülkenin ini türkler geriye kalanını lozan a göre yasal olarak tanınan ermeniler rumlar ile yahudiler ve yasal olarak tanınmayan kürtler ve diğer halklar arnavutlar boşnaklar çerkesler gürcüler ile lazlar vb oluşturmaktadır nüfusunun büyük bölümü müslümandır avrupa konseyi nato oecd agit ve g topluluklarına üye olan türkiye batı dünyasıyla bütünleşmiştir te avrupa ekonomik topluluğu ortak üyesi olmuş te ab gümrük birliği ne katılmış ve avrupa birliği ne tam üyelik müzakerelerine te başlamıştır ülke ayrıca türk keneşi uluslararası türk kültürü teşkilatı islam işbirliği teşkilatı ve ekonomik işbirliği teşkilatı gibi örgütlere de üyedir günümüzde türkiye büyüyen ekonomisi ve diplomatik girişimleri sayesinde bölgesel güç olarak kabul edilmektedir türkiye nin adı türk etnik kimliğinin adından gelir sözcüğün günümüzdeki hâlinin orijinali bugünkü türkiye toprakları için ilk kez yüzyılda italyanlar tarafından orta çağ latincesi kullanılarak turchia veya turcmenia şekillerinde oluşturuldu bunların yanı sıra orta çağ ın alman seyyahları bölgeyi turkei veya tirkenland şeklinde fransızlar ise turuie şeklinde andı sözcüğün yunanca soydaşı tourkia bizans imparatoru ve bilgini vii konstantinos porfirogennetos tarafından de administrando imperio kitabında kullanıldı osmanlı imparatorluğu ise kendi çağdaşı olan diğer ülkeler tarafından zaman zaman türkiye veya türk imparatorluğu şeklinde tanınırdı günümüzde türkiye sınırları içinde kalan anadolu yarımadası dünyanın en eski yerleşim bölgelerinden biridir çeşitli eski anadolu milletleri bölgede cilalı taş devri nin başlangıcına ve büyük iskender in fethine kadar varlığını sürdürdü bu halkların çoğu hint avrupa dil ailesinin bir kolu olarak kabul edilen anadolu dillerini konuştu bazı bilim insanları hint avrupa dillerinin yine eski anadolu dillerinden olan hitit dili ve luvi dilinden yayıldığını öne sürdü ayrıca türkiye nin avrupa kıtasında kalan bölümünü oluşturan doğu trakya ise kırk bin yıl öncesine dayanan bir yerleşim tarihine sahiptir ve bölgenin sakinleri tarıma başlayarak milattan yıl önce cilalı taş devri ne geçmiştir geçmişi mö tarihine kadar uzanan göbekli tepe ülke toprakları üzerindeki bilinen en eski dini yapının bulunduğu yerdir geçmişinin mö e veya mö e dayandığı sanılan orta anadolu daki çatalhöyük cilalı taş devri ile bakır çağı na ait çok büyük bir yerleşim yeridir ve en iyi korunmuş cilalı daş devri kenti ilan edilerek temmuz de unesco dünya mirasları listesi ne dahil edilmiştir troya antik kentinde ise cilalı taş devri nde başlayan yerleşmeler demir çağı na kadar devam etmiştir anadolu nun bilinen ilk sakinleri hatti ve hurri toplumlarıdır hint avrupa milletlerinden olmayan bu iki toplum yaklaşık olarak mö lü yıllarda orta ve doğu anadolu da yaşadı hatti ve hurriler hint avrupa milletlerinden hititler in mö yıllarında anadolu ya gelmesiyle yerini hititler e bıraktı hititler bölgedeki ilk büyük krallığı mö yüzyılda kurdular asurlular mö den mö ye kadar günümüz türkiye sinin güneydoğu topraklarını fethetti ve yerleşti urartular ın mö yüzyılda asurlular ın kuzeyindeki güçlü rakibi olduğu ise asur kitabeleri aracılığıyla öğrenildi hitit imparatorluğu nun mö yaklaşık li yıllarda çöküşünün ardından hint avrupa milletlerinden friglerin kurdukları frigya mö yüzyılda kimmerler tarafından yapılan saldırılara kadar anadolu da üstünlük elde etti aynı kaderi mö ile mö yılları arasında urartular da yaşayarak parçalandı frigya dan sonra lidya karya ve likya devletleri bölgede güç yakalayarak söz sahibi oldu anadolu nun sahil şeridinde mö yıllarında büyük ölçüde aiol iyon ve yunan yerleşimleri başladı bu yerleşimciler tarafından milet efes smyrna ve byzantium gibi çok sayıda önemli şehir kuruldu son olarak yunan koloniciler tarafından mö de megara kenti ortaya çıkarıldı yine bu dönemlerde mö yüzyılda türkiye nin şu anki doğu toprakları üzerinde ermeni orontid hanedanı tarafından bir devlet kuruldu anadolu mö ve yüzyıllarda pers ahameniş imparatorluğu nun egemenliğine girdi ve bu egemenlik mö yılındaki büyük iskender in fethine kadar devam etti iskender döneminde kültürel kaynaşma ve helenleştirme hareketi başlatıldı mö te iskender in ölümünün ardından anadolu bölünerek küçük helenistik krallıklar ortaya çıktı tüm bu krallıklar mö yüzyıl ortalarında roma cumhuriyeti nin bir parçası haline geldi büyük iskender in fetihleriyle başlattığı helenleşme hareketi ise roma döneminde hızlandırıldı bu nedenle daha önceki yüzyıllarda var olan anadolu dilleri ve kültürlerinin nesli tükenerek yerini yunan dil ve kültürüne bıraktı selçuklu hanedanının kınık boyundan olan oğuz türkleri müslüman olduktan sonra islam dünyası çevrelerine daha yakın yerlerde ikamet ettiler yüzyılda hazar denizi ve aral gölü nün kuzeyine yerleşmeye başladılar yüzyılda selçuklular pers yurdunu da sınırları içine katarak atalarının vatanı orta asya dan batıya doğru göç etmeye başladılar ve büyük selçuklu devleti ni kurdular osmanlı imparatorluğu ve yüzyılda özellikle kanuni sultan süleyman döneminde tarihinin zirvesine ulaştı bu dönemde batıda kutsal roma cermen imparatorluğu na doğru topraklar genişletilerek balkanlar ın tamamı orta avrupa ve lehistan ın güney kısmı ele geçirildi osmanlı donanması denizde çeşitli rekabetlere girerek başarılar kazandı de yapılan preveze deniz muharebesi nde barbaros hayreddin paşa nın haçlılar ı mağlup etmesinden sonra imparatorluğun akdeniz deki kontrolü arttı doğuda ise safevî devleti ile mezhep farklılıklarından ve toprak anlaşmazlıklarından kaynaklanan bazı çatışmalar zaman zaman savaşa dönüşerek ve yüzyıl arasında devam etti osmanlı imparatorluğu batı avrupa da gerçekleşen rönesans bilimsel devrim aydınlanma çağı ve sanayi devrimi gibi yeni gelişmeleri ülkesine getiremeyerek çağın gerisinde kaldı kutsal ittifak savaşları nın bitmesiyle da imzalanan karlofça antlaşması sonrasında osmanlı imparatorluğu yavaşça gerilemeye başladı yapılan pek çok ıslahat ve yüzyılda ilan edilen tanzimat fermanı ülkenin modernleşmesini amaçladı ancak başarılı olamadı bunun yanı sıra ülkede toprak bütünlüğünü korumak için geliştirilen farklı dinî ve etnik kökenlere sahip kişilerin bir arada yaşaması fikrini içeren osmanlıcılık akımı da başarıya ulaşamayarak dağılmanın önüne geçemedi te kırım savaşı sırasında osmanlı imparatorluğu ilk kez dış borçlanmaya gitti ancak alınan borçlar ödenemedi sonraki yirmi yıl içinde yüksek seviyelere ulaşarak ekonominin iflasın eşiğine gelmesine sebep oldu ve osmanlı hükmetini zor durumda bıraktı bunu doğu krizi ve osmanlı rus savaşı gibi felaketler izledi sonuç olarak osmanlı ekonomisi borçlarını ödeyemeyerek harap duruma gelince alacaklı ülkeler tarafından de borçların tahsilatını sağlayacak düyun u umumiye kuruldu böylece osmanlı devletinin gelirlerinin kontrolü alacaklı ülkelerin eline geçti yüzyıl başlarında osmanlı imparatorluğu avrupalı güçlerle karşılaştırıldığında sanayileşememiş gelişmemiş bir ülke konumuna geldi osmanlı imparatorluğu nun topraklarının sınırları askeri gücü ve zenginlik düzeyi giderek azalınca balkanlar da yaşayan müslümanlar gördükleri eziyetler sebebiyle anadolu ya göç etmeye başladı aynı şekilde rusların kafkasya topraklarını ele geçirmesi sonucunda buradaki müslümanlar da anadolu ya geldi imparatorluğun yine son zamanlarında milliyetçilik isyanlarının çıkmasıyla milletler arasında çeşitli etnik gerginlikler yaşandı bu etnik gerginlikler ermeni sorunu gibi çeşitli sorunları ortaya çıkardı sultan ii abdülhamid in aşırı otoriter yönetimine bir tepki olarak gelişen jön türk hareketinin de yaptığı devrimle ii meşrutiyet ilan edildi ardından ekim de bulgaristan ın resmen bağımsız olması ve ekim de avusturya macaristan ın bosna yı tek taraflı ilhakı ülkedeki kaos ortamını büyüttü bu olayları pek çok canın ve toprağın kaybına sebep olan trablusgarp savaşı ile balkan savaşları izledi ocak te i balkan savaşı sırasında gerçekleşen bâb ı âli baskını üç paşalar ı başa getirdi ve yönetimi ele geçirmelerine yol açtı osmanlı imparatorluğu i dünya savaşı na ittifak devletleri nin yanında girdi ve savaştan yenik çıktı savaş sırasında ermenilerle yaşanan etnik gerginliklerin tırmanması üzerine çıkarılan tehcir kanunu yla ermeniler doğu anadolu bölgesi nden suriye ye devlet eliyle göç ettirildi göçlerde farklı kaynaklara göre ile arasında ermeni hayatını kaybettiği iddia edildi bu ölümler çeşitli kaynaklar tarafından ermeni soykırımı olarak tanımlandı türk tarafı ise olayların soykırım olmadığını ifade ederek ermenilerin yalnızca yerlerinin değiştirildiğini belirtti ermenilerin yanı sıra imparatorlukta savaş devam ederken rum ve süryaniler de öldürüldü ve bu olaylar da bazı kaynaklar tarafından soykırım olarak tanımlandı savaşın ardından imparatorluğa bağlı milletler ayrılarak çeşitli yeni devletler kurdular ekim de osmanlı imparatorluğu itilaf devletleri ile mondros ateşkes anlaşması nı imzaladı ağustos de imzalanan sevr antlaşması ise osmanlı topraklarını itilaf devletleri arasında paylaştırdı ancak yürürlüğe giremedi i dünya savaşı bitiminde imzalanan mondros tan sonra itilaf devletleri tarafından istanbul izmir ve diğer osmanlı topraklarının işgali türk ulusal hareketi ni ortaya çıkardı çanakkale savaşı nın öne çıkan isimlerinden biri olan mustafa kemal paşa nın mayıs da samsun a çıkışı ile sevr antlaşması nın getirdiği şartları iptal edip mîsâk ı millî sınırları içinde kalan ülke topraklarının bütünlüğünü korumayı amaçlayan türk kurtuluş savaşı başlatıldı türkiye cumhuriyeti nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı olan mustafa kemal eski osmanlı türk devletini yeni bir laik cumhuriyete dönüştürme amacı içeren birçok devrim yaptı türkiye büyük millet meclisi yılında çıkan soyadı kanunu ile kendisine atatürk soyadını verdi ii dünya savaşı nda türkiye uzun süre tarafsızlığını korudu ancak savaşın son aylarında şubat te müttefik devletler in yanında yer aldı haziran te ise birleşmiş milletler in kurucu üyelerinden biri oldu ii dünya savaşı ndan sonra yunanistan da çıkan komünist isyanının bastırılmasında karşılaşılan zorluklar ve sovyetler birliği nin türk boğazları nda askeri üs talep etmesi amerika birleşik devletleri nin de truman doktrini ni ilanıyla sonuçlandı doktrin türkiye ve yunanistan güvenliğini sağlamayı amaçlayarak askeri ve ekonomik destek sağladı her iki ülke de yılında avrupa ekonomisinin yeniden inşası için marshall planı ve oeec ye dahil edildi daha sonra yılında oecd nin kurucu üyesi haline geldi kore savaşı na birleşmiş milletler kuvvetleri ile birlikte katılan türkiye yılında sovyet birliği ne karşı nato ya katıldı temmuz te kıbrıs ta gerçekleşen darbe eoka b nin faaliyetleri enosis adayı yunanistan ile birleştirme planları ve yaşanan toplumlar arası çatışmanın tırmanması sonucunda türkiye temmuz te adaya asker çıkardı dokuz yıl sonra kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti kurularak ada ikiye bölündü ancak ülke yalnızca türkiye tarafından tanındı türkiye cumhuriyeti nin tek partili dönemi da son buldu ardından gelen çok partili demokrasi dönemi ve yıllarındaki askerî müdahalelerle kesintiye uğradı ayrıca temmuz da başarısız bir darbe girişimi meydana geldi li yıllarda türk ekonomisinin liberalleştirilmesinden bu yana ülke ekonomik büyüme ve siyasi istikrar yakaladı ten itibaren pkk türk hükmetlerine karşı ayaklanma ve saldırı kampanyalarına başladı tarafların çatışmaları sonucunda resmî verilere göre binden fazla insan öldü insan hakları izleme örgütü verilerine göre binden fazla kürt köyü türk güvenlik güçleri tarafından yakıldı ve binlerce kürt yurdundan edildi ayrıca kürtler tarafından kurulan bazı siyasi partiler kapatıldı de taraflar arasında barış görüşmeleri başladı ancak te görüşmeler sona erdi ve yeniden çatışma hâline dönüldü te gezi parkı ndaki düzenlemeler nedeniyle başlayan protestolar daha sonra hükmet karşıtı protestolara dönüşerek birçok ilde patlak verdi ancak hükmet tarafından bastırıldı ülkede haziran genel seçimleri döneminden itibaren çeşitli şehirlerde düzenlenen silahlı ve bombalı saldırılar günden güne artarak yüzlerce sivilin canına mâl oldu türkiye idari açıdan üniter bir yapıya sahiptir ve bu durum türk kamu yönetimine şekil veren en önemli etkenlerdendir devletin temel işleyişindeki üç güç olan yasama yürütme ve yargı dikkate alındığında yerel yönetimlerin hemen hemen herhangi bir gücü yoktur illerin ve diğer birimlerin yönetimi merkezi yönetimden sonra gelir yerel yönetimler yalnızca bulundukları yerde hizmet vermek amacıyla kurulmuşlardır illerin başında valiler ilçelerin başında kaymakamlar yönetici olarak görevlidir vali ve kaymakamın yanı sıra merkezi yönetimi ve belediye başkanları tarafından atanan diğer üst düzey yetkililer de vardır türkiye nin başkenti ankara dır ülkenin en büyük idari birimleri illerdir ve il vardır bu iller ilçelere ayrılmıştır toplamda ilçe mevcuttur ayrıca ülke coğrafi demografik ve ekonomik koşullar göz önüne alınarak bölge ve alt bölgeye ayrılmıştır ancak bu bölgeler herhangi bir idari yapıyı temsil etmemektedir yürütme yetkisi cumhurbaşkanı tarafından uygulanırken yasama yetkisi türkiye büyük millet meclisi olan tek meclis parlamentosuna verilir yargı yürütme ve yasama organından doğal olarak bağımsızdır ancak ve yıllarındaki referandumlarda yürürlüğe giren anayasal değişiklikler hakim ve savcıların atanması veya görevden alınması için cumhurbaşkanı ve iktidar partisine daha büyük yetki vermiştir anayasa mahkemesi yasaların ve anayasanın kararnamelerinin uygunluğu hakkında karar almakla suçlanmaktadır danıştay idari davalar için son başvurucunun mahkemesi ve diğer tüm kişiler için yüksek temyiz mahkemesidir her iki cinsiyet için genel oy hakkı yılından bu yana türkiye genelinde uygulanmaktadır ve yaşına girmiş her türk vatandaşı seçme hakkına sahiptir türkiye de seçim bölgesi vardır ve bu seçim bölgelerinden aday olan yaş üstü kişilerden tanesi beş yıl aralıklarla liste usulü çoğunluk seçim sistemi yoluyla milletvekili olarak seçilir anayasa mahkemesi laiklik karşıtı veya ayrılıkçı gördüğü siyasi partilerin kamu finansmanını veya tamamen varlıklarını ortadan kaldırma hakkına sahiptir ülkede seçim barajı uygulaması vardır türkiye de insan hakları uluslararası ortamda kınamalara maruz kalmış ve çeşitli tartışmalara yol açmıştır ve yılları arasında avrupa insan hakları mahkemesi tarafından özellikle yaşama hakkı olmak üzere genel insan hakları ihlalleri ve özgürlük ihlalleri nedeniyle türkiye aleyhinde karar alınmıştır aynı zamanda kürt hakları kadın hakları lgbt hakları ve basın özgürlüğü gibi diğer konular da tartışmalara sebep olmuştur günümüzde türkiye nin insan hakları ihlallerindeki sicili ab üyeliğine bir engel teşkil etmeye devam etmektedir gazetecileri koruma komitesi ne göre uzun yıllardır ülkeyi yöneten akp hükmeti basın özgürlüğü açısından dünyanın en büyük baskılarından birini uygulamaktadır ülkede çok sayıda gazeteci önceleri ergenekon ve balyoz davaları gibi çeşitli davalar kapsamında daha sonraları yılındaki darbe girişimi takip eden tasfiyeler çerçevesinde terörizm ve devlet karşıtı faaliyetler ile suçlanarak tutuklandı türklüğü aşağılamak ve yargıyı etkilemek suçlarıyla da gazetecilere karşı çeşitli kovuşturmalar başlatıldı ayrıca hükmetin basındaki oto sansürü içselleştirdiği iddia edildi yılında gazetecileri koruma komitesi türkiye de gazetecinin hapse atıldığını rapor ederek ülkenin bu rakamla en fazla gazeteci tutuklayan ülke sıralamasında iran eritre ve çin i geçerek tepeye yerleştirdiğini bildirdi freemuse ise dokuz müzisyenin çalışmaları yüzünden hapse atıldığını belirleyerek müzisyenlerin hapsedilmesi bakımından ise ülkenin rusya ve çin den sonra üçüncü sırada olduğunu açıkladı eski bir abd dışişleri bakanlığı sözcüsü philip j crowley ülkesinin türkiye de gazetecilere yönelik tehdit içeren eğilimler hakkında geniş çaplı endişelerinin olduğunu belirtmiştir türkiye freedom house tarafından kısmen özgür sınıfında değerlendirilir temmuz da avrupa konseyi parlamenterler meclisi türkiye de demokratik kurumların işleyişi önergesini görüşerek ülkedeki demokratik kurumların işleyişi konusunda ciddi şüpheler bulunduğunu rapor etti türkiye de tamamı avrupa kıtasıyla uyumlu hâle getirilmiş olan bir hukuk sistemi vardır örneğin borçlar kanunu ve türk medeni kanunu isviçre den alınmıştır medeni kanun isviçre nin medeni kanununun türk kültürüne uyarlanmasıyla hazırlanmıştır idare hukuku kuralları fransa daki muadili ile benzerlikler taşır ceza kanunu ise italya dan alınmıştır türkiye de güçler ayrılığı ilkesi benimsemiştir bu ilke doğrultusunda yargı gücü türk milleti adına yalnızca bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından kullanılabilir mahkemelerin bağımsızlığı ve kuruluşu hâkim ve savcıların görev süreleri boyunca güvenliklerinin sağlanması hâkim ve savcıların görevleri hâkim ve savcıların denetlenmesi askerî mahkemeler ve kuruluşu yüksek mahkemelerin yetki ve görevleri türkiye anayasası ile belirlenir türkiye cumhuriyeti anayasası nın maddesine göre mahkemelerin kuruluşu görev ve yetkileri işleyişi ile yargılama usulleri kanunla düzenlenir bu yasada ve ilgili diğer anayasa maddeleri doğrultusunda türkiye deki mahkeme sistemi üç ana başlık altında toplanır yargı mahkemeleri idare mahkemeleri ve askerî mahkemeler her başlık birinci derece mahkemeler ile yüksek maddeleri bünyesinde barındırır ülkedeki adli idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemek için uyuşmazlık mahkemesi kurulmuştur türkiye de kolluk kuvvetleri emniyet genel müdürlüğü ve jandarma genel komutanlığı gibi çeşitli birimlere ayrılmaktadır tüm bu kolluk kuvvetleri türkiye cumhuriyeti başbakanlığı na veya çoğunlukla içişleri bakanlığı na bağlı olarak hareket ederler adalet bakanlığı tarafından kasım de açıklanan rakamlara göre türkiye cezaevleri nde bulunun kişi sayısı i aşmıştır ve bu rakam lerin başındaki sayının iki katıdır türkiye birleşmiş milletler oecd islam işbirliği teşkilatı agit eit kei d ve g gibi uluslararası örgütlerin kurucu üyelerinden birisidir ve son olarak yıllarında birleşmiş milletler güvenlik konseyi nde geçici üye olarak görev yapmıştır geleneksel batı yönelimi doğrultusunda avrupa ile ilişkiler her zaman türk dış politikasının merkezî bir parçası olmuştur yılında avrupa konseyi ne üye olan ülke yılında avrupa ekonomik topluluğu sonradan avrupa birliği ne dönüştü ile ortaklık ilişkisi kurdu uzun yıllar devam eden siyasi görüşmelerin ardından yılında aet ye tam üyelik için başvurdu yılında batı avrupa birliği nin ortak üyesi oldu te ab gümrük birliği ne katıldı ve yılında avrupa birliği ile tam üyelik müzakerelerine başladı türkiye nin kıbrıs sorunu nda ab üyelerinin aksine kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti ni desteklemesi ab ilişkilerini zorlaştırmakta ve ülkenin ab ye üyelik sürecindeki önemli bir engel olmaya devam etmektedir bugün avrupa birliği üyeliği türkiye tarafından stratejik bir hedef ve devlet politikası olarak kabul edilmektedir türkiye nin dış ilişkilerinin bir diğer belirleyici unsuru amerika birleşik devletleri ile ilişkiler olmuştur sovyetler birliği nin oluşturduğu ortak tehdit sebebiyle türkiye de nato ya üye oldu ve soğuk savaş boyunca washington hükmetleri ile yakın ikili ilişkiler içinde bulundu türkiye avrupa birliği ne üyelik gibi önemli konular da dahil olmak üzere amerika birleşik devletleri nin siyasi ekonomik ve diplomatik desteğinden yararlandı soğuk savaş sonrasındaki dönemde türkiye nin jeostratejik önemi çevresinde bulunan orta doğu kafkasya ve balkan coğrafyalarına doğru kaydı türkiye den bu yana birleşmiş milletler ve nato bünyesi dahilinde uluslararası alanda çeşitli güçlerin korunmasına yardımcı olmuştur somali ile eski yugoslavya da barış ortamının korunmasına destek sağlamış ve birinci körfez savaşı nda koalisyon güçlerini desteklemiştir bunun yanı sıra varlığı tartışmalı olsa da kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti topraklarında askerini bulundurmaktadır afganistan da amerika birleşik devletleri nin istikrar gücü bm yetkilisi ve den bu yana nato komutası altında uluslararası güvenlik yardım kuvveti nin bir parçası olarak bulunmaktadır ten beri türkiye avrupa kolordusu na askerî personel sağlamakta ve ab savaş grupları nda yer almaktadır türkiye nin silahlı kuvvetleri nato üyesi ülkeler arasında abd silahlı kuvvetleri nden sonra gelen en büyük ikinci askerî güçtür ve nato sayımlarına göre tahmini konuşlandırılabilir kuvveti bulunmaktadır almanya belçika hollanda ve italya ile birlikte nato nun nükleer paylaşım politikasının bir parçası olan beş ülkeden biridir incirlik hava üssü nde toplam tane b nükleer bombası bulunmaktadır bunlardan tanesi nükleer bir çatışma durumunda nato dan onay almak şartıyla türk hava kuvvetleri nin kullanması için tahsis edilmiştir türk silahlı kuvvetleri üç bölümden oluşur kara kuvvetleri deniz kuvvetleri ve türk hava kuvvetleri iç emniyeti sağlama ve askeri işlevleri olan jandarma ile sahil güvenlik barış zamanında içişleri bakanlığı na savaş zamanında kara ve deniz kuvvetlerine bağlıdır türk silahlı kuvvetleri ni komuta edip yönlendiren en üst düzey birim olan genelkurmay başkanı cumhurbaşkanı tarafından atanır ve millî savunma bakanına bağlı ve sorumludur bakanlar kurulu millî güvenlik ve ülke savunması için yeterli silahlı kuvvetlerin hazırlanması konularında meclise karşı sorumludur ancak savaş ilan etme dış ülkelere asker gönderme veya dış ülke askerlerinin türkiye ye konuşlanmasına izin verme yetkileri yalnızca meclise aittir sağlık sorunu olmayan her erkek türk vatandaşının eğitim durumu ve iş yerine bağlı olarak üç hafta ile bir yıl arasında değişen bir süreliğine askerî hizmet yapması zorunludur türkiye de vicdanî ret uygulaması bulunmamaktadır ve askerlik yerine sivil bir alternatif sunulmamaktadır türkiye iki kıtada toprağı bulunan bir avrasya ülkesidir topraklarının si asya üzerinde bulunur ve bu kısım anadolu diye adlandırılır kalan lük kısım ise avrupa kıtasında kalır ve doğu trakya diye adlandırılır marmara denizi çanakkale ve istanbul boğazı anadolu yu trakya dan asya yı avrupa dan ayırır türkiye toprakları kabaca bir dikdörtgen şeklini andırır kilometre mi uzunluğunda ve km mi genişliğindedir ve kuzey paralelleri ile ve doğu meridyenleri arasına yerleşmiştir gölleriyle birlikte kilometre karelik s mi bir alanı kaplar bunun kilometre karesi s mi asya topraklarını oluştururken geriye kalan kilometre karesi s mi avrupa topraklarını oluşturur bu rakamlarla yüzölçümü açısından dünyanın en büyük ülkesidir üç tarafı denizlerle çevrilidir batısında ege denizi kuzeyinde karadeniz ve güneyinde akdeniz bulunmaktadır kuzeybatısında ise marmara denizi yer alır türkiye nin avrupa daki kısmı olan doğu trakya da yunanistan ve bulgaristan ile sınırı bulunmaktadır asya daki kısmı olan anadolu da ise dar kıyı ovalarıyla çevrilmiş yüksek bir merkezi platodur kuzeyde köroğlu ve kuzey anadolu dağları ile güneyde toros dağları ile çevrilmiştir türkiye nin doğusuna gidildikçe yükselti artar ve burası fırat dicle aras gibi çeşitli nehirlerin kaynağıdır ayrıca metre ft yüksekliğindeki türkiye nin en yüksek dağı olan ağrı dağı ve en büyük gölü olan van gölü de doğu anadolu da yer alır türkiye anadolu toprakları üzerinde kuzeydoğuda gürcistan doğuda ermenistan azerbaycan a bağlı nahçıvan özerk cumhuriyeti ve iran güneydoğuda irak ve suriye ile komşudur türkiye yedi coğrafi bölgeye bölünmüştür bunlar akdeniz doğu anadolu ege güneydoğu anadolu iç anadolu karadeniz ve marmara bölgeleridir dar bir kemere benzeyen karadeniz bölgesi kuzey anadolu boyunca düzensiz bir şekilde uzanır ve ülkenin toplam yüzölçümünün altıda birini oluşturur geleneksel bir eğilim olarak doğuya doğru gidildikçe engebenin artmasına paralel olarak yaylacılığın arttığı görülür türkiye nin yer şekillerinin çeşitliliği binlerce yıldır bölgenin arazisini şekillendiren yerin hareketliliğinin bir sonucudur üzerinde sönmüş volkanlar bulundurur ve hâlâ daha sıklıkla depremler meydana gelmektedir çanakkale ve istanbul boğazları varlıklarını ülkedeki fay hatlarına borçludurlar ülkenin kuzeyinde ve doğusunda günümüzde de depremlere sebep olan büyük fay hatları vardır kuzey anadolu fay hattı üzerinde da meydana gelen büyük marmara depremi binlerce insanın hayatını kaybetmesine sebep olmuştur türkiye nin olağanüstü ekosistemi ve habitat çeşitliliği ülkede önemli bir tür çeşitliliğinin oluşmasını sağlamıştır anadolu üzerinde tarımın yapılmaya başladığı yıllardan itibaren birçok bitkinin anavatanı olmuştur ve günümüzde bu bitkiler türkiye de yaşayan insanlar tarafından kullanılmaktadır türkiye nin faunasının çeşitliliği florasının çeşitliliğinden bile büyüktür tüm avrupa genelindeki hayvan türlerinin sayısı iken bu rakam türkiye de den fazladır ve alt türler dahil edildiğinde i geçmektedir kuzey anadolu kozalaklı ve yaprak döken karışık ormanları türkiye nin kuzeyindeki kuzey anadolu dağları nın büyük bir bölümünü kaplar ve bir ekolojik bölge oluşturur bu dağların doğu ucunda kafkasya karışık ormanları yer alır bölge ayrıca avrasya yaban hayatına da ev sahipliği yapar bayağı atmaca kaya kartalı şah kartal küçük orman kartalı kafkas kara orman tavuğu kara iskete ve duvar tırmaşık kuşu gibi hayvanlar burada yaşar kuzey anadolu dağları ve karadeniz arasındaki dar kıyı şeridinde dünya da az sayıda bulunan ılıman yağmur ormanlarından biri olan euxine kolşik yaprak döken ormanlarına rastlanır türkiye de tane millî park tane doğal park tane doğal koruma alanı tane yaban hayatını koruma alanı ve tane doğal anıt bulunur gelibolu yarımadası tarihî millî parkı nemrut dağı millî parkı antik troya millî parkı ölüdeniz doğal parkı ve polenezköy doğal parkı bunlara örnektir türkiye nin başkenti ankara kendi adını taşıyan ankara kedisi ankara tavşanı ve ankara keçisi gibi hayvanlarıyla ünlüdür ülkenin diğer ulusal sembollerinden biri ise van kedisidir ve adını doğu anadolu da yer alan van ilinden alır ayrıca türkiye ye has çeşitli köpek türleri de vardır anadolu çoban köpeği kangal aksaray malaklısı ve akbaş türkiye de üç farklı iklim tipine rastlanmaktadır genel anlamda ege denizi ile akdeniz kıyılarında görülen akdeniz ikliminde yazlar sıcak ve kurak kışları ılık ve yağışlıdır bitki örtüsü makidir karadeniz kıyılarında görülen bir ılıman okyanus iklim tipi olan karadeniz ikliminde her mevsim yağış görülmektedir doğal bitki örtüsü ormandır karadeniz kıyıları türkiye nin yıl boyunca yüksek yağış alan tek bölgesidir ve doğu karadeniz bölümü yıllık milimetre yağış almaktadır ege denizi ile karadeniz i birbirine bağlayan marmara denizi nin kıyılarında geçiş iklimi görülmektedir denizin güneyinde akdeniz kuzeyinde karadeniz ve kuzeybatısında karasal iklime rastlanmaktadır marmara ve karadeniz bölgelerinde hemen hemen her yıl kar yağışı gözükse de kar ancak birkaç gün yerde kalır ülkede karadeniz ve akdeniz de kıyıya paralel uzanan dağlar denizlerden gelen ılıman hava kütlelerinin iç kesimlere ulaşmasını engeller iç anadolu doğu anadolu ve güneydoğu anadolu bölgelerinde yani iç kesimlerde karasal iklime rastlanır bu iklimde yıllık ve günlük sıcaklık farkları yüksektir yazlar sıcak ve kurak kışlar soğuk ve kar yağışlıdır doğu bölgelerde kışlar oldukça sert geçer doğu anadolu da sıcaklıklar c ve c ye f ve f kadar düşebilir ve kar yılın en az günü yerde kalır batıda ise kış sıcaklıkları ortalama c f olarak gözlemlenmektedir yazları sıcak ve kurak ülke genelinde genellikle temmuz ve ağustos en kurak ay iken mayıs en çok yağışın alındığı aydır sıcaklıklar gün içinde c f üzerinde çıkabilmektedir türkiye gsyih sagp sıralamasında sırada ve gsyih nominal sıralamasında sırada yer almaktadır oecd ile g büyük ekonomileri topluluklarının kurucu üyelerinden bir tanesidir türkiye nin büyük bir otomotiv sanayisi vardır verilerine göre ülke en çok otomobil üreten ülkeler sıralamasında sırada yer almaktadır türkiye gemi yapımından ise milyar gelir elde etmiştir ülkenin bu konudaki en büyük pazarları malta norveç birleşik krallık ve marshall adaları dır verilerine göre aktif türk tersanesi bulunmaktadır ve bu tersanelerde farklı boyutlarda yüzer havuz ve bir kuru havuz bulunmaktadır tuzla yalova ve izmit gemi inşa sektörünün başlıca merkezleridir beko ve vestel gibi türk markaları avrupa nın en büyük beyaz eşya ve tüketici elektroniği üretim şirketlerindendir bu sektörleri geliştirmek ve yeni teknolojiler bulmak konusunda önemli miktarda yatırımlar yapmaktadırlar türk ekonomisinin diğer önemli bölümlerini ise bankacılık inşaat ev aletleri elektronik tekstil petrol arıtma petrokimya ürünleri gıda madencilik demir çelik ve makine sanayi oluşturmaktadır verilerine göre türkiye deki sektörel gsyih dağılım tarım sanayi ve hizmet şeklinde olmuştur bu oranlara rağmen hâlâ daha nüfusun dörtte biri tarım sektöründe çalışmaktadır verilerine göre çalışan nüfusun sadece u kadınlardan oluşmaktadır ve bu rakam oecd üyesi ülkeler arasındaki en az orandır türkiye de en zengin kesimin geliri en yoksul kesimin gelirinin katıdır nüfusun i yoksulluk sınırının altındadır i dünya savaşı ile türk kurtuluş savaşı sonrası ortaya çıkan cumhuriyetin ilk altmış yılında ve yılları arasında devlet sıkı bir yarı devletçi yaklaşımın içinde bulundu özel sektör katılımı dış ticaret döviz akışı ve doğrudan yabancı yatırım tutarı gibi konularda çeşitli sınırlamalar konuldu çeşitli bütçe planlamaları yapıldı ancak yılına gelindiğinde başbakan turgut özal özel sektörü daha ön plana çıkaran bir dizi reform başlattı büyük miktarlarda alınan dış kredilerle birlikte reformlar hızlı bir ekonomik büyümenin önünü açtı fakat bu büyüme özellikle o yıl gerçekleşen gölcük depremi sonrası ve yıllarında yaşanan finansal krizler ve durgunluklar sebebiyle sürekli kesintiye uğradı ile yılları arasında ülkenin yıllık gsyih büyüme ortalaması olarak belirlendi büyüyen kamu açıkları ve yaygın yolsuzluk ile birlikte ek mali reformların eksikliği yüksek enflasyon ve zayıf bankacılık sektörü makroekonomi dalgalanmasının artmasına sebep oldu yılındaki kriz sonrası dönemin maliye bakanı kemal derviş tarafından başlatılan reformlardan bu yana enflasyon tek haneli rakamlara düştü yatırımcı güveni ile yabancı yatırım arttı işsizlik oranı geriledi türkiye dış ticaret üzerindeki devlet kontrolünü yavaş yavaş azaltarak ekonomik düzenlemeler yoluyla çeşitli pazarlar açtı kamuya ait çeşitli kurumları özelleştirme yoluna gitti birçok sektörün liberalleştirilmesi ile yabancı katılımı ise çeşitli siyasi tartışmalar arasında devam etti kamu borçlarının gsyih ye oranı yılındaki durgunlukta seviyenin altına düşse de yılının üçüncü yarısında ya yükseldi ve yılları arasındaki yıllık gsyih büyüme oranı ise ortalama olarak belirlendi bu rakam türkiye yi o yılların en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri haline getirdi ancak büyüme yılında oranında yavaşladı ve ekonomi yılında yaşanan küresel ekonomik krizden kadarlık bir oranla durgunluktan etkilendi yılında ise ülkenin ekonomisinin büyüdüğü tahmin edildi türkiye de turizm ekonominin önemli bir kısmını teşkil etmektedir ve son yirmi yılda hızlı bir büyüme yakalamıştır te milyon turist tarafından ziyaret edilen türkiye dünyanın avrupa nın en büyük turizm destinasyonu olarak yer aldı ve ziyaretçilerden milyar dolar gelir elde etti türkiye senesinde kazandığı yaklaşık milyar abd doları gsyih ile dünyanın en büyük ekonomisi avrupa nın ise en büyük ekonomisi seçilmiştir tübitak türkiye de bilim teknoloji ve inovasyon politikalarını geliştiren lider kuruluştur tüba türkiye de bilimsel faaliyetleri teşvik etmek için hareket eden özerk bir bilimsel topluluktur taek türkiye nin resmî nükleer enerji kuruluşudur hedefleri arasında nükleer enerji üzerine akademik araştırmalar yapmak ve barışçıl nükleer araçların geliştirilmesi ve kullanımı yer alıyor askerî teknoloji alanında araştırma ve geliştirme amacıyla kurulan devlet şirketleri arasında tusaş aselsan havelsan roketsan ve mke bulunmaktadır türkiye uzay sistemleri entegrasyon ve test merkezi uset millî savunma bakanlığı na ait ve türk havacılık ve uzay sanayii tusaş tarafından işletilen bir uzay aracı üretim ve test tesisidir uydu fırlatma sistemi ufs türkiye nin uydu fırlatma kabiliyetini geliştirmeye yönelik bir projedir proje bir uzay üssünün inşasından uydu fırlatma araçlarının geliştirilmesinden ve yer istasyonlarının kurulmasından oluşur türksat türkiye deki tek haberleşme uydusu operatörüdür ve türksat uydu serisini yörüngeye fırlatmıştır göktürk göktürk ve göktürk millî savunma bakanlığı tarafından işletilen türkiye nin keşif amaçlı yer gözlem uydularıdır bilsat ve rasat tübitak uzay teknolojileri araştırma enstitüsü tarafından işletilen dünya gözlem uydularıdır adrese dayalı nüfus kayıt sistemi sonucunda elde edilen verilere göre aralık itibarıyla türkiye nin nüfusu milyon bin kişidir bu rakam ilk resmî nüfus sayımının yapıldığı yılında milyondu yılındaki rakam yılındaki rakamın bin fazlasıdır ve ülkenin nüfusunun artış oranı tür nüfusun i il ve ilçe merkezlerinde yaşamaktadır yine aynı verilere göre türkiye de km başına ortalama kişi düşmektedir nüfusun u yaş grubunda yer alırken sı yaş grubunda yer almaktadır yaklaşık lik bir kısım ise ve üstü yaşlardaki kişilerden oluşmaktadır nüfusun ortanca yaşı tür türkiye nin en gelişmiş ve en kalabalık şehri istanbul dur ayrıca avrupa nın en kalabalık üçüncü şehri unvanını da taşımaktadır türkiye anayasası nın maddesi türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesi bir türk olarak tanımlar bu nedenle türkiye de hukukî anlamda türk sözcüğü bir etnik kökeni ifade etmekten ziyade ülkenin vatandaşı olan herkesi ifade etmektedir ülkenin büyük çoğunluğunun etnik kökeni türk tür ülke nüfusundaki türklerin oranı cia e göre konda ya göre ve konsensus a göre dir nüfusun etnik dağılımına ait pek çok veri olmasına rağmen türkiye de yapılan resmî nüfus sayımları etnik kökene ait rakamlar vermediği için resmî veriler mevcut değildir yapılan araştırmalara göre türkiye de arnavutlar azeriler araplar boşnaklar çerkesler çingeneler gürcüler hemşinliler lazlar pomaklar süryaniler ve zazalar dahil olmak üzere pek çok etnik grup yaşasa da ülkede resmen tanınan azınlıklar sadece ermeniler rumlar ve yahudilerdir bu tanınmayı lozan antlaşması ile birlikte elde etmişlerdir türklerden sonra ülkede yaşayan en büyük etnik grup kürtlerdir kürtlerin nüfus içindeki oranı cia e göre konda ya göre konsensus a göre tür kürtler ülkenin türkiye kürdistanı olarak da bilinen doğu ve güneydoğu kısımlarında yoğunlaşmıştır bingöl muş ağrı iğdır diyarbakır batman şırnak bitlis van mardin siirt ve hakkâri illerinde kürt nüfus çoğunluktadır bunun yanı sıra şanlıurfa da ile nüfusun çoğunluğa yakınını elazığ da zazalarla birlikte ve kars ta ile büyük bir azınlık grubunu oluşturur ayrıca yıllardır gerçekleşen iç göçlerle birlikte kürtler ülkenin ortasındaki ve batısındaki tüm büyük şehirde de yaşamaktadır özellikle istanbul da yaklaşık milyon kürt yaşamaktadır ve bu durum şehri dünya üzerinde en fazla kürt nüfusuna sahip şehir yapmaktadır cia e göre türkler ve kürtler dışındaki diğer azınlıkların oranı ise dir tanınan üç azınlık dışında kalan diğer azınlıklar için belirlenmiş özel haklar yoktur azınlık terimi türkiye de hassas bir konudur ve hassas olmaya devam etmektedir hukukî anlamda azınlıkları tanımasa da devlet resmî kanalı trt ye azınlıkların konuştuğu çeşitli dillerde radyo ve televizyon programları yapması konusunda izin vermektedir türkiye nin resmî dili aynı zamanda nüfusun inin anadili olan türkçedir nüfusun yaklaşık si ise ana dil olarak kürtçe konuşmaktadır arapça ve zazacayı ana dil olarak konuşanların oranı da den fazladır bunun yanı sıra çeşitli bölgelerde küçük bir kesim tarafından ana dil olarak konuşulan diller de mevcuttur ayrıca türkiye de konuşulan dillerden bazıları tehlike altındadır bunlara abazaca abhazca batı ermenicesi çerkesçe çingenece doğu çerkesçesi hemşince hertevince kapadokya yunancası lazca pontus rumcası ubıhça yahudi ispanyolcası ve zazaca örnek verilebilir türkiye resmî dini olmayan seküler bir devlettir din ve vicdan özgürlüğü ülkenin anayasasıyla güvence altına alınmıştır ancak ülkede çeşitli islami partilerin kurulmasıyla birlikte dinin yönetimdeki rolüyle ilgili tartışmalar ortaya çıkmıştır ülkede kamu kurumlarında ve okullarda uzun yıllar boyunca islami siyaset sembolü olarak görüldüğü için başörtüsü takılması yasaklandı bu yasağa yılında üniversitelerde yılında kamu kurumlarında ve yılında diğer okullarda son verildi türkiye de baskın din islamdır yaygın mezhep ise sünnilik mezheplerinden biri olan hanefiliktir ülkedeki en yüksek islami makam diyanet işleri başkanlığı dır ve hanefi mezhebinin kurallarına göre dini yorumlar ülke topraklarındaki i aşkın kayıtlı camiden ve buralarda görevli imamlardan da sorumludur ayrıca ülkede alevilik de yer yer yaygındır ve akademisyenler alevi sayısının milyon arasında olduğunu öne sürmektedir türkiye de hristiyanların oranı te iken de e geriledi ve bugün arasında değişmektedir günümüzde ülkede rum ortodoksları ve katolikler dahil olmak üzere çeşitli mezheplerden birçok hristiyan bulunmaktadır ve bu rakam yaklaşık olarak türkiye nin nüfusunun ü kadardır ülkede açık olan kilise sayısı ise dir istanbul yüzyıldan bu yana doğu ortodoks kilisesi nin merkezi konumundadır türkiye de çoğu sefarad kökenli olan yahudi yaşamaktadır mö yüzyıldan itibaren anadolu topraklarında yahudi toplulukları yaşamaya başladı ve yirmi yüzyıl sonra yüzyıl sonlarında ispanyol ve portekiz yahudilerinin ispanya dan kovulmasıyla birlikte osmanlı imparatorluğu bu yahudilerin günümüzdeki türkiye topraklarına yerleşmesine izin verdi böylece anadolu daki yahudi nüfusu arttı yüzyıldaki göçlere rağmen bugün hâlâ küçük bir yahudi nüfusu türkiye de bulunmaktadır türkiye de üniversite öncesi eğitim millî eğitim bakanlığı nın denetimindedir yıl ilkokul yıl ortaokul ve yıl lise olmak üzere toplam yıllık eğitim zorunludur oecd raporlarına göre ülkede liseyi tamamlamayan yaş grubuna dahil kişiler liseyi tamamlayan aynı yaş grubundan iş arkadaşlarının elde ettiği gelirin ortalama olarak sadece ini almaktadırlar ülkenin temel eğitim seviyesi diğer oecd ülkelerinin altında kabul edilir türkiye oecd nin pisa programında ülke arasında sırada yer alır yüksek kalitedeki liselere giriş büyük ölçüde ülke genelinde yapılan öğrenci yerleştirme sınavlarından alınan puana bağlıdır bu yüzden ülkedeki özel ders alma yaşı a kadar düşmüştür türkiye de itibarıyla yetişkin nüfusun si okuryazardır erkek nüfusun kendi içindeki okuryazarlık oranı kadın nüfusun kendi içindeki okuryazar oranı tür türkiye de sağlık hizmetleri sağlık bakanlığı tarafından merkezi bir devlet sistemiyle kontrol edilir yılında hükmet sağlık hizmetlerine ayrılan bütçe oranını artıran ve nüfusun büyük bir bölümünü sağlık hizmetlerinden düşük masrafla yararlanabilir hâle getirmeyi amaçlayan geniş kapsamlı bir sağlık reformu programı başlattı türkiye istatistik kurumu yılında sağlık hizmetleri kapsamında milyar tl harcandığını açıkladı hizmet bedellerinin sı sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanırken geriye kalan ü hastalar tarafından doğrudan ödendi yılı rakamlarına göre türkiye de sağlık kurumu bulunmaktadır ve doktor başına ortalama hasta düşmektedir ayrıca kişi başına düşen yatak sayısı tür türkiye de beklenen yaşam süresi erkeklerde yıl ve kadınlarda yıl olmakla birlikte toplam nüfus ortalamasının beklenen yaşam süresi yıldır ülkede ölümlere en çok neden olan hastalıklardan ilk üçü şunlardır dolaşım sistemi hastalıkları kanser solunum hastalıkları türkiye yılı ortası itibarıyla numbeo sağlık araştırmaları şirketine göre üzerinden puan ile ülkelere göre sağlık endeksi sıralamasına sırada yer almaktadır türkiye oğuz anadolu osmanlı greko romen ve islami kültürlerin bir devamıydı ve batı kültürleri ile geleneklerinin karışımıyla ortaya çıkan çok çeşitli kültürleri barındırır ülke coğrafyasındaki kültürel kaynaşma orta asya dan anadolu ya doğru gerçekleşen türk göçleri sırasında türklerin göç yolları üzerindeki kültürlerle kendi kültürlerini birleştirmesi sonucunda başladı ülkedeki batılılaşma hareketi ise osmanlı imparatorluğu nun tanzimat döneminde başladı ve bugüne kadar sürmeye devam etti sonuç olarak günümüz türk kültürü geleneksel inançları ve tarihi değerleri koruyarak çağdaş bir batı devleti olma çabası sonucunda şekillendi batılı anlamda türk resim sanatı yüzyılın ortalarından itibaren etkin bir gelişme göstermeye başladı resim dersleri ilk olarak teknik ihtiyaçlar için yılında şu anki istanbul teknik üniversitesi nde verilmeye başlandı yüzyılın sonlarında batılı anlamda insan tasvirleri özellikle osman hamdi bey ile birlikte türk resminde kullanılmaya başlandı çağdaş eğilimlerle birlikte empresyonizm de gelişim gösterdi ve halil paşa resimlerinde empresyonizmi kullandı da avrupa ya gönderilen türk sanatçılar türkiye ye geri döndüklerinde çalışmalarında fovizm kübizm ve hatta ekspresyonizm akımlarından yararlandılar sonraki yıllarda d grubu sanatçılarından abidin dino ve cemal tollu dahil olmak üzere fikret mualla fahrelnisa zeid bedri rahmi eyüboğlu adnan çoker ve burhan doğançay gibi sanatçılar son yıl boyunca batı da gelişen bazı eğilimleri tanıttılar bunların yanı sıra yeniler grubu larda onlar grubu larda yeni dal grubu lerde ve siyah kalem grubu larda ortaya çıkarak çağdaş türk resminin diğer önemli hareketleri olarak tanındılar türk müziği ve edebiyatı çeşitli kültürlerin izlerini taşır osmanlı imparatorluğu nun yanı sıra islam dünyası ile avrupa nın etkileşimi sonucunda türk islam ve avrupa gelenekleri birleşerek günümüz türk müziğini ve edebiyatını ortaya çıkarmıştır osmanlı döneminde türk edebiyatı iran ve arap edebiyatlarının fazlasıyla etkisi altında kaldı tanzimat taki yeniliklerle birlikte daha önceden bilinmeyen roman ve öykü gibi edebi türler türk edebiyatına giriş yaptı çeşitli yazarlar türk edebiyatındaki ilkleri bu dönemde verdiler namık kemal ilk edebi roman olan intibahı yazarken gazeteci şinasi ilk özel gazeteyi çıkardı ve ilk tiyatro olan şair evlenmesini yazdı batı etkisinde gelişen modern türk edebiyatının şekillenmesi ve arasında da sürdü bu arada servet i fünun fecr i ati ve millî edebiyat gibi çeşitli edebiyat hareketleri ortaya çıktı yüzyılda nâzım hikmet serbest nazımla şiirler yazarak türk şiirine radikal değişikler getirdi şiirdeki bir başka devrim ise de garipçiler tarafından yapıldı çeşitli kültürlerin karışımı olan türk edebiyatında bu durumun bir sonucu olarak işlenen konular arasında kültür çatışması önemli bir yer tutar örneğin romanlarında kültürlerin birbiriyle çatışması ve örülmesi için yeni simgeler bulan orhan pamuk yılında nobel edebiyat ödülü ne layık görülmüştür eurovision şarkı yarışması na türk müziğindeki çeşitli kültürlerin izlerini taşıyan everyway that i can şarkısıyla katılan sertab erener ise yarışmanın birincisi olarak avrupa da adından bahsettirmiştir türk kültüründe halk oyunları önemli bir yer tutar doğu trakya da hora ege güney marmara ve iç anadolu da zeybek batı akdeniz de teke iç batı anadolu batı karadeniz güney marmara ve doğu akdeniz de kaşık oyunları ile karşılama orta ve doğu karadeniz de horon doğu ve iç anadolu da halay kuzeydoğu anadolu da bar ve lezginka halk oyunları yaygındır türk mutfağı çin ve fransız mutfaklarıyla beraber dünyanın en zengin mutfaklarındandır coğrafyası ve tarihi gereği türk mutfağı çok büyük bir çeşitlilik oluşturur türk mutfağı mezopotamya ve balkan mutfaklarıyla etkileşime girmiştir istanbul osmanlı saray mutfağı da türk mutfağının önemli bir kısmını oluşturur osmanlı saray mutfağı nda çok çeşitli çorba zeytinyağlı sebze etli yemek balık börek tatlı mönüleri mevcuttur saray mutfağı bizans imparatorluğu ndan osmanlı ya yüzyılların saray zevki ve tecrübesiyle oluşan elit bir mutfaktır o dönemlerde halk ve köy mutfağı ise sade ve basittir günümüzde saray kültürü ile halk kültürünün karışımı bir türk mutfağı ortaya çıkmıştır birçok saray yemeği halk tarafından benimsenmiştir türk mutfağı yüzlerce televizyon kanalı binlerce yerel ve ulusal radyo istasyonu onlarca gazetesi kâr sağlayan üretken yerli sineması ve hızlı büyüyen geniş bant internet kullanımı ile türkiye nin oldukça canlı bir medya sektörü vardır yılında ülkede faal durumda olan radyo ve televizyon kurumu sayısı olarak açıklanmıştır bunlardan si karasal yayın yaparken geriye kalanı sadece uydu kablolu veya internet üzerinden yayın yapmıştır devlet kanalı trt ile kanal d show tv atv ve star tv gibi özel kanallar izleyici tarafından en çok takip edilen kanallardır bu kanallarda gösterilen televizyon dizileri türkiye sınırlarının dışında son yıllarda popülerleşmeye başlayarak ülkenin dış ilişkilerine ve tanınırlığına katkı sağlamaktadır ülkedeki yayın kuruluşları uydu antenleri ve kablo sistemi ile geniş bir alana yayılarak erişilebilir hâle gelmiştir radyo ve televizyon üst kurulu rtük ülkenin televizyon ve radyolarını hükmet gözetiminde denetleyen yetkili kuruluştur tiraj rakamlarına göre ülkenin en popüler ilk beş gazetesi hürriyet sabah posta sözcü ve habertürktür freedom house türkiye de basından özgür değil şeklinde bahsederken internet ortamından kısmen özgür şeklinde bahseder türkiye de en çok sevilen sporlardan biri futboldur futbol ligler halinde oynanmakta ve bunların en büyüğü süper lig dir lig şampiyonu olabilmiş olan takımların dördü beşiktaş fenerbahçe galatasaray ve istanbul başakşehir istanbul takımı iki tanesi trabzonspor ve bursaspor ise anadolu takımıdır futbol kulüpleri türkiye futbol federasyonu çatısı altında toplanmıştır galatasaray avrupa da kupa kazanan ilk ve tek türk futbol takımıdır yılında uefa kupası ve uefa süper kupası nı kazanmıştır türkiye millî futbol takımı avrupa futbol şampiyonasında altıncı fifa dünya kupası nda fifa konfederasyonlar kupası nda ve avrupa futbol şampiyonasında üçüncü olmuştur basketbol türkiye de en çok ilgi gören sporlardan biridir basketbol un en büyük ligi basketbol süper ligi dir anadolu efes galatasaray medical park fenerbahçe beşiktaş gibi takımlar euroleague de ve diğer özel turnuvalarda çok büyük başarılar göstermişlerdir ayrıca anadolu efes yılında koraç kupası nı kazanarak avrupa kupası kazanan ilk türk takımı olma unvanını elde etmiştir yılında fiba eurochallenge şampiyonluğu kupasını kazanan beşiktaş milangaz avrupa da kupa kazanabilen ikinci türk takımıdır fenerbahçe yılında euroleague kupasını kazanarak avrupa kupalarında spor kulüplerinin kazanabileceği en büyük kupayı kazanan ilk türk erkek basketbol takımı olmuştur türkiye millî basketbol takımı da turnuvalarda büyük başarı elde etmiştir örneğin avrupa basketbol şampiyonası gümüş madalya ve fiba dünya basketbol şampiyonası gümüş gibi fiba dünya basketbol şampiyonası ağustos ve eylül tarihleri arasında türkiye de gerçekleştirilmiştir şampiyonayı fiba türkiye basketbol federasyonu ve organizasyon komitesi ortaklaşa organize etmiştir ve ikinci olmuştur dan beri üçüncü defa ülkenin katıldığı turnuvanın takım karşılaşmaları istanbul ankara izmir ve kayseri de bitiş aşaması istanbul sinan erdem spor salonu nda oynanmış kazanan ise bitişte türkiye yi mağlup eden amerika birleşik devletleri olmuştur türkiye kadın millî basketbol takımı avrupa kadınlar şampiyonası nda ikinci olmuştur ayrıca akdeniz oyunlarında erkek millî basketbol takımı altın madalya almıştır geleneksel bir türk sporu olan güreşin en önemli karşılaşması kırkpınar yağlı güreşleri dir türklerin mö yüzyıldan beri güreş yaptıkları bilinmektedir ilkbahar aylarında doğanın canlanışı için yapılan kutlamalarda evlenme merasimlerinde zafer şölenlerinde hep güreş müsabakaları yapılırdı yılında geleneksel spor dalları federasyonu kurulmuş ve yağlı güreş için önemli bir adım atılmıştır psikoloji veya ruh bilimi davranışı ve zihini inceleyen bilimdir bilinçli ve bilinçsiz olayların yanı sıra daha çok duygu ve düşüncenin incelemesini içeren psikoloji çok kapsamlı bir bilimsel alandır bu alanda uzman olan ve aynı zamanda bilgi araştırması yapanlara psikolog denir psikologlar beyinin ortaya çıkan özelliklerini ve bu ortaya çıkan özelliklerle bağlantılı tüm fenomenleri anlamaya çalışırlar ve bu şekilde daha geniş nöro bilimsel araştırmacı grubuna katılırlar psikoloji bilimi bir sosyal bilim olmasına rağmen aynı zamanda doğa bilimleri olarak da kategorize edilebilir özellikle beyin biyolojisi bilgisini oldukça kullanır ve geliştirir organizmaların hem doğrudan gözlenen davranışları hem de düşünme zihinde canlandırma hatırlama ve hayal etme gibi doğrudan gözlenemeyen karmaşık zihinsel süreçleri psikolojinin inceleme alanına girer bir yandan algı dikkat duygu motivasyon zekâ kişilik gibi içsel süreçler bir yandan kişiler arası ilişki süreçleri örneğin aşk evlilikte uyum ve çatışma anne ve çocuk arasında bağlanma gibi grup içi örneğin gruba uyma ve itaat etme ve gruplar arası ilişki süreçleri örneğin gruplar arası önyargı ve ayrımcılık kolektif eylem vb psikoloji biliminin çalıştığı konulardır psikoloji bilimi dâhilinde hem insanların hem hayvanların davranışları çalışılabilir tüm bu özellikleriyle psikoloji hem fen ve tıp bilimleri ile hem de sosyal bilimlerle yakından ilişkilidir psikolojinin hedefi zihinsel süreçleri ve davranışları tanımlamak neden ve nasıl oluştuklarını açıklamak ileride nasıl bir değişim gelişim göstereceklerini öngörmek ve bu süreçleri kontrol etmektir bu hedefler doğrultusunda görgül yöntemlerle örneğin deneysel ya da korelasyonel yöntemler araştırmalar yürütülür psikoloji biliminin ürettiği bilgiler insan etkinliklerinin değerlendirilmesi ve düzenlenmesi ile ilgili pek çok alanda kullanılır örneğin zihinsel hastalıkların teşhis ve tedavisinde kişilerin okul aile veya işyerindeki uyum problemlerinin giderilmesinde sağlık trafik veya çevre sorunlarıyla ilgili olumsuz tutum ve davranışların terk edilip olumlu tutum ve davranışların kazandırılmasında psikolojiden faydalanılır psikolojinin incelediği zihin ve davranış kavramları eski mısır iran yunan çin hint uygarlıklarında felsefenin inceleme konusu olmuştur ancak yy da pek çok bilim gibi psikoloji de felsefeden bağımsızlığını ilan etmiştir psikolojinin bir bilim dalı olarak doğmasına yılında almanya da leipzig üniversitesi nde kurduğu psikoloji laboratuvarı ile wilhelm wundt ön ayak olmuştur wundt kendini psikolog olarak tanımlayan ilk kişidir psikolojinin pozitif bir bilim olarak ortaya çıkışına ilk önemli katkıları koyan diğer isimler şunlardır hermann ebbinghaus hafıza üzerinde deneysel çalışmalar yaptı ivan pavlov psikoloji ile fizyoloji arasında ilk kez ilişki kurdu öğrenme süreçlerini deneysel olarak inceleyerek klasik şartlanma kavramını getirdi john b watson davranışçı yaklaşımın abd deki temsilcisi oldu deneysel psikolojinin almanya ve abd de gelişmesinin peşi sıra psikolojinin uygulamalı alanları doğmuştur yy ın son yıllarında g stanley hall ve john dewey psikoloji biliminin abd de eğitim alanındaki uygulamalarına öncülük etmiştir hugo münsterberg psikolojinin endüstri hukuk ve diğer alanlardaki uygulamaları üzerine yazmaya başlamıştır larda lightner witmer ilk psikoloji kliniğini kurmuştur yine aynı yıllarda james mckeen cattell ilk zeka testi uygulamalarını başlatmak üzere francis galton un antropometri yöntemini uyarlamıştır öte yandan viyana da sigmund freud zamanla çok popülerleşecek olan psikanaliz kuramını ve yöntemlerini geliştirmiştir bu yaklaşıma göre psikolojinin görevi bilincin ve bilinci oluşturan zihinsel olayların duyumlar imajlar duygular incelenmesidir bu amaçlar doğrultusunda içebakış yöntemi ile bilgi toplanır içebakış deneklere bir uyaran verip onlardan neler hissettiklerini çok detaylı olarak anlatmasını istemeye dayalı bir yöntemdir yapısalcılara göre tıpkı su molekülünün atomik bileşenlerine hidrojen ve oksijen ayrıştırılması gibi bilinç de temel bileşenlere ayrıştırılabilir acılık tatlılık soğukluk sıcaklık donukluk canlılık gibi saf duyumlar bilincin temel bileşenleri olarak kabul edilebilir yapısalcılığın iki önemli temsilcisi şunlardır wundt ve titchener wundt almanya da bir psikoloji laboratuvarı kurmuş onun öğrencisi olan tichener ise wundt un psikolojiye yaklaşımını abd ye taşıyarak cornell üniversitesi nde bir psikoloji laboratuvarı oluşturmuştur titchener dan sonra bu yaklaşım pek fazla yaşamamış olsa da psikolojinin pozitif bir bilim olarak temellerinin atılmasındaki katkısı açısından bu yaklaşım psikoloji tarihinde önem taşımaktadır bu yaklaşımda davranışların nedenlerini anlayabilmek için organizmanın biyolojik yapısını anlamak gerektiği savunulur kişinin öğrenme süreçlerini kişiliğini belleğini güdülerini duygularını ve problemlerle başa çıkma tekniklerini etkilemek üzere genlerin hormonlarının ve sinir sisteminin dış çevre unsurları ile nasıl bir etkileşime girdiği incelenir ve bu incelemelerde deneysel yöntem kullanılır kültürel ve etnik benzerlikler ve farklılıkların kültürün üyelerinin zihinsel süreçleri ve davranışları üzerindeki etkisini inceler psikoloji biliminin geliştiği yıllarda pek çok farklı bilimde olduğu gibi kadınlara yönelik önyargılar kadın bilim insanlarının alana katılımını engellemiştir bu durum psikoloji bilimindeki çeşitli yaklaşımların ünlü temsilcilerinin hep erkekler olmasına yol açmıştır ancak karşılaştıkları engellere rağmen psikolojiye öneli katkılar yapan bilim kadınlar vardır psikolojinin değişik yaklaşım ve dallarının cevap aradığı bir dizi temel soru vardır ve psikolojik yaklaşımlar bu temel sorulara verdikleri cevaplar açısından farklılaşırlar çok farklı alanlarda çok farklı yöntemlerle çalışıyor olsalar da pek çok bilimsel çalışmayı psikoloji çalışması genel başlığı altında toplayan şey hepsinin şu ya da bu şekilde bu soruları cevaplamaya ilişkin olmalarıdır davranışlarımızın ne kadarı bilinç süreçlerinin ne kadarı bilinçdışı süreçlerin sonucunda oluşur bu psikolojideki en büyük tartışma konularından birisidir psikodinamik yaklaşımı benimseyen bir klinik psikolog anormal davranışların sebebini bilinçdışı güçlerde ararken bilişsel yaklaşımı benimseyen bir klinik psikolog anormal davranışlara sebep olarak hatalı düşünme süreçlerini gösterir hangi yaklaşımın tercih edildiği anormal davranışın teşhisi ve tedavisinde önemli farklılıklara yol açar psikoloji yalnızca dışarıdan gözlenebilen davranışları mı incelemelidir yoksa gözle görülemeyen düşünce süreçleri de psikolojinin çalışma alanına girmeli midir davranışsal psikologların bu soruya yanıtı gözlenebilen davranışları çalışmanın insanı anlamak için yeterli olacağı şeklindedir bilişsel psikologlar ise bir insanın zihninde olup bitenleri anlamadıkça bir çevresel etkene tepki veren kişinin bu etkeni algılamasıyla ona tepki vermesi arasında ne gibi içsel süreçler yaşadığını bilmedikçe kişiyi anlamış olamayacağımızı iddia ederler daha çok laboratuvar deney metodu kullanılarak temel davranışsal süreçlerin incelendiği bilim dalıdır deneysel psikoloji içindeki önemli alt dallardan biri bilginin işlenmesi belleğimizde depolanması depodan geri çağrılması ve problem çözme durumlarına uygulanması gibi bilgi işleme sürecini çalışan bilişsel psikolojidir öğrenme duyum algı performans motivasyon bellek dil düşünme iletişim ve problem çözme yeme okuma gibi davranışların altında yatan fizyolojik süreçlerin araştırılmasıyla ilgilenen alt alan ise fizyolojik psikolojidir deneysel psikologlar hayvan davranışlarını da inceler ve insan davranışlarıyla ilişkilendirirler her bir bireyin duygu düşünce ve davranışlarının diğerlerinden nasıl etkilendiğini kişinin davranışlarının kendi kişisel özellikleri ve toplumsal özelliklerin ortak etkisi ile nasıl şekillendiğini inceleyen bilim dalıdır düşünce duygu ve davranışları kişiler arası grup içi ve gruplar arası düzeyde inceler kişiliğin ne olduğunu nasıl ortaya çıktığını ve gelişimini inceleyen bilim dalıdır insanın doğum öncesinden başlayarak ölümüne kadar yaşa bağlı davranış değişikliklerinin incelendiği bilim daldır gelişim psikologları insan hayatını çeşitli dönemlere doğum öncesi bebeklik çocukluk ergenlik orta yaş ve yaşlılık ayırarak her dönemin kendine özgü özelliklerini ortaya koymaya çalışır biyolojik sistemler ile zihnin işlevi ve davranış arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalıdır nöropsikologlar beynin biyokimyasal mekanizmalarını beyin yapılarının fonksiyonlarını kimyasal ve fiziksel değişikliklerin davranışlara ve duygulara etkisini araştırırlar merkezi sinir sistemi bozukluklarının teşhis ve tedavisi ile ilgilenirler psikolojik bilginin elde edilmesi ve uygulanması sırasında kullanılacak teknik ve yöntemleri geliştiren bilim dalıdır psikometrik psikologlar zeka kişilik yetenek ve tutunlarla ilgili testler geliştirirler bu testler klinik danışmanlık iş yaşamı endüstri ve okul gibi alanlarda kullanılır ayrıca araştırma desenleri veri analizi ve verinin yorumlanması konularında da faaliyet gösterirler fiziksel çevre ile insan davranışlarının etkileşimini inceler hem çevrenin psikolojik etkilerini hem de insan etkinliklerinin sosyal ve fiziksel çevre üzerine etkilerini çalışır bu bilimin çalışma alanına psikoloji ilkelerinin trafik ve yol güvenliği alanına uygulanması sürücü yeteneklerinin psikoteknik değerlendirilmesi sürücülük tarzları ve trafikte risk alma davranışı sürücü eğitimi ve rehabilitasyonu ergonomi trafik güvenliği için bilinçlendirme trafik yasalarını yapan ve uygulayanlara danışmanlık trafikle ilgili davranış tutum yetenek ve becerileri ölçme araçları geliştirme gibi konular girmektedir bu alanda çalışanlar insanların hastalıklarla nasıl baş edebildiği fiziksel acıyı nasıl en etkili bir biçimde denetleyebilecekleri neden bazı insanların tıbbi önerilere uymadıkları insanların sağlıkla ilgili kötü alışkanlıklarının nasıl değiştirilebileceği sigara bırakma kilo verme stresi kontrol altına alma gibi konularda etkili programların ve sağlık kampanyalarının nasıl düzenlenebileceği hasta ve hekim arasında iyi ilişki kurmanın nasıl mümkün olabileceği ve sağlık personelinin çalışma ortamındaki psikolojik sorunlarının giderilmesi gibi konularda psikoloji biliminin sunduğu bilgi ve yöntemlerden hareketle çalışmalar yapar uyum sakatlık ve rahatsızlık ile ilgili problemleri anlamak tahmin etmek ve azaltmak için bilimi teoriyi ve uygulamayı bütünleştirir uyum ayarlama ve kişisel gelişimi destekler bir klinik psikolog farklı kültürler ve sosyoekonomik düzeylerde bir kişinin hayatı boyunca insan performansının entelektüel duygusal biyolojik psikolojik sosyal ve davranışsal yönlerine odaklanır danışmanlık psikolojisi bireyin kendi yaşamının değişik yönleriyle ilgili kararlar vermesine yardımcı olabilecek bilgi ve yetenekleri bireyde geliştirmeyi amaçlar gündelik yaşamda normal konuların konuşulduğu uyum sorunları karar vermede zorluk yaşayan bireylere yönelik yardım hizmetidir mesleki akademik sorunları olan kişilere danışmanlık yapılır burada kişinin ilgileri yetenekleri yönelimleri ve kişilik özellikleri göz önünde bulundurulur bireylerin kişiler arası ilişkilerinin işlevselliğini arttırmayı hedefler uyum problemi yaşayan veya karar verme zorluğu ile karşı karşıya olan bireylere ihtiyaç duyduğu psikolojik desteği sağlar hafif duygusal kişisel sorunlar ile uğraşır bu alanda çalışanlar mahkemelerde uzmanlıkları ile hakime yardımcı olurlar suçlu suçu işlerken akli dengesi yerinde miydi ve yargıda adil karar verilmesini etkileyen psikolojik etmenler nelerdir gibi sorulara psikoloji biliminin ilke ve yöntemleri dahilinde cevap ararlar islahevi hapishane ve adli tıp enstitülerinde ve hukuk kurumlarında görev alırlar insanların zihinsel süreçlerini ve davranışlarını iş yaşamı bağlamında inceleyen bilim dalıdır psikoloji biliminin kuramsal yaklaşımların ve bilgi birikiminin iş yaşamında iyileştirmeler yapmak üzere kullanılmasını hedefler i ö psikologları uygun işe uygun eleman yerleştirilmesi iş yerlerindeki çalışma koşullarının iyileştirilmesi çalışma motivasyonunun yükseltilmesi iş yaşamındaki otomasyonun çalışanlar üzerinde etkisi insan makine ilişkisi gibi konularda çalışmalar yapar bu alanda çalışanlar başarılı eğitim teknikleri geliştirme öğrenci öğretmen ilişkisinin kalitesini arttırma öğrenci değerlendirme sistemlerine adil eğitici ve motive edici bir biçim verme alanlarında çalışmalar yapar bu alanda çalışanlar spor ortamındaki davranışları inceler sporcuların odaklanma motivasyon duygu durumu gibi psikolojik özelliklerinin denetlenerek spor performanslarının artırılması için ve de spor takımlarında liderlik beraberlik çatışma ve rekabet gibi süreçlerin denetlenerek takımın uyumluluğunun ve performansının artırılması için çalışmalar yapar kavramsal psikoloji diğer adıyla bilişsel psikoloji problem çözme bellek öğrenme ve dil gibi içsel zihinsel süreçleri inceler nörobilim felsefe ve dilbilim ile yakından ilgilidir bilişsel psikologlar insanların bilgiyi nasıl edindiğini işlediğini ve depolandığını inceler pratik uygulamaları hafızanın nasıl geliştirileceğini karar vermenin doğruluğunu artırmayı veya öğrenmeyi desteklemek için eğitim programlarının nasıl kurulacağını içerir gelişim psikolojisi bir insanın genellikle insani gelişme olarak adlandırılan yaşam süresi boyunca yaşadığı sistematik psikolojik değişikliklerin bilimsel çalışmasıdır faktörler arasında motor becerileri problem çözme ahlaki anlayış edinen dil duygular kişilik benlik kavramı ve kimlik oluşumu yer alır ayrıca deneyimle öğrenmeye karşı doğuştan gelen zihinsel yapılara ya da bir kişinin özelliklerinin çevresel faktörlerle nasıl etkileşime girdiğine ve bunun gelişimi nasıl etkilediğine bakar gelişim psikolojisi dilbilim gibi alanlarla örtüşmektedir psikolojide pek çok farklı araştırma yöntemi kullanılır bu yöntemler öncelikle niteliksel ve niceliksel olarak ikiye ayrılır psikolojinin hem temel hem de uygulamalı alanlarında bu her iki türde de araştırma yöntemi kullanılmaktadır psikolojideki nicel çalışmaların bir kısmı deneysel veya yarı deneyseldir bir kısmı ise ilişkisel ve betimleyicidir veri toplamak için gözlem deney anket vak a çalışması görüşme gibi pek çok farklı teknik kullanılır bu tekniklerle elde edilen sayısal veriler istatistiksel analizlerden geçirilerek araştırma hipotezleri test edilir niteliksel psikoloji araştırmalarında ise görece az sayıda katılımcıdan yapılandırılmamış ölçüm araçlarıyla bol miktarda veri toplanır veriler sayısal değildir dolayısıyla istatistiksel olmayan yöntemlerle incelenirler ve araştırmadaki amaç hipotez test etmek değildir niteliksel araştırmalarda başlıca veri toplama yöntemleri katılımcı gözlem odak grubu ve görüşmedir lambdaistanbul lgbti dayanışma derneği ya da kısaca lambdaistanbul yılında istanbul da kurulan ve mayısında resmileşen lgbti lezbiyen gey biseksüel trans ve interseks dayanışma derneği dernek kurulduğu yılından beri ilga uluslararası lezbiyen ve gey birliği üyesidir lambdaistanbul te istanbul da kuruldu aynı yıl ilga uluslararası lezbiyen ve gey derneği üyesi oldu şubat tarihinde de gey ve lezbiyen adlı bülteninin ilk sayısını yayınladı mayıs dan itibaren açık radyo da türkiye nin ilk lgbt radyo programına başladı temmuz unda club prive de bir onur gecesi düzenledi bu etkinlik daha sonraki senelerde eşcinsel onur haftası etkinlikleri olarak genişletildi ve düzenli hale geldi mart ayında lambdaistanbul kültür merkezinde eşcinsel temalı edebiyat eserleri başta olmak üzere insan hakları raporları eşcinsel politikaları ile ilgili yerli yabancı makaleler çeşitli sivil toplum kuruluşlarının süreli süresiz yayınları ve eşcinsel temalı film ve belgesellerden oluşan bir kütüphane oluşturulmaya başlandı haziran ayında iki ayda bir yayınlanan lambdaistanbul bülteni nin ilk sayısı çıktı temmuz tarihinde eşcinsel danışma hattı faaliyete geçirildi interseks kimliklerin lgbt hareketi içinde daha fazla görünür olmasıyla beraber lambdaistanbul yılında adını lambdaistanbul lgbti olarak değiştirmiştir lambdaistanbul un kamusal alanda lgbtt bireyler hakkında homofobik transfobik sözler sarf eden ya da uygulamalarda bulunan kişi ve kurumları teşhir etmek için yılından beri verdiği geleneksel ödüllerdir adaylar kamuoyundan gelen öneriler doğrultusunda seçilir ve oylamaya açılır ödüllerin isim kaynağı hormonlu domates yemeyin homoseksüel olursunuz sözleri ile erman toroğlu dur istanbul valiliği il dernekler müdürlüğü ividm mayıs tarihinde lambdaistanbul un tüzüğünün incelenmesi için içişleri bakanlığı dernekler dairesi başkanlığına yazı yazarak görüş istedi içişleri bakanlığı dernekler dairesi başkanlığı ise tüzükte gerekli incelemeleri yapıp haziran tarihinde ividme yazdığı cevabi yazıda dernek tüzüğü nün ividm içişleri bakanlığı dernekler dairesi başkanlığı nın değerlendirmeleri doğrultusunda haziran tarihinde dernek yönetim kurulu başkanlığı na tüzükte noksanlıkların olduğu ve noksanlıkların gün içinde giderilmesi gerektiğine dair bildirimde bulundu dernek yönetim kurulu nun tüzükte olduğu iddia edilen noksanlıkları gidermeyeceğini bildirmesinden dolayı ividm derneğin feshi için temmuz tarihinde beyoğlu cumhuriyet başsavcılığı na başvurarak dava açılmasını talep etti savcı muzaffer yalçın şubat tarihinde dava açılmasına yer olmadığına dair karar verdi istanbul ağır ceza mahkemesi nin cumhuriyet savcısının vermiş olduğu takipsizlik kararının kaldırılması kararı gereğince beyoğlu cumhuriyet savcılığı lambdaistanbul un feshi için haziran tarihinde dava açtı beyoğlu asliye hukuk mahkemesi nde esas numaralı dosya ile derneğin feshi davası temmuz tarihinde başladı yargılamanın ikinci oturumunda savcılık dosyanın bilirkişiye gitmesini talep etti yargılama sürecinde derneğin feshine dair hiçbir kanıt bulunmamasına rağmen mayıs tarihinde derneğin feshine karar verildi beyoğlu asliye hukuk mahkemesi nin esas ve karar sayılı gerekçeli kararı haziran tarihinde duruşma talepli olarak yargıtay a temyiz edildi temyiz talebi doğrultusunda yargıtay hukuk dairesi nde kasım tarihinde duruşmali olarak savunma yapan dernek yargıtay hukuk dairesi esas karar sayılı ve tarihli kararla beyoğlu asliye hukuk mahkemesi nin esas ve karar sayılı kararının esastan bozulması üzerine tüzel varlığını sürdürmüş oldu konu kamuoyunda uluslararası yankı uyandırmış ve avrupa birliği türkiye ilerleme raporlarında yer almıştır iktisat veya ekonomi üretim dağıtım tüketim ticaret değişim ve bölüşüm ile ilgili etkinliklerin bütünü ile bu etkinlikleri inceleyen bir bilim dalıdır mevcut kaynakların sınırlı insan ihtiyaçlarının ise sınırsız olması iktisat biliminin ortaya çıkma nedenidir iktisat bilimi kaynakların kıt olması nedeniyle insanların yaptıkları tercihler ve bu tercihler nedeniyle aralarındaki ilişkiyi inceleyen bir bilimdir bir etkinlikler bütününü olarak iktisat ya da ekonominin yapısı uygarlık tarihi ve içtimai yapılanmalar ile yakından ilişkilidir daha genel olarak iktisat toplumların nasıl zenginleşeceği ve refah seviyelerinin artacağı sorusuna cevap arar bu süreçte izlenecek politikalar işsizlik enflasyon üretim düzeyi gibi kavramlar iktisadın inceleme alanına girer iktisat kelimesi arapça dan gelmektedir bir bilim dalı olarak iktisat ya da ekonomi yeryüzündeki kaynakların sınırlı insan ihtiyaçlarının sınırsız olması yüzünden kaynakların daha verimli bir şekilde kullanılabilmesini sağlamak amacıyla kurulmuştur iktisat incelediği konulara ve kapsamlara göre dallara ayrılır normatif iktisat bir durumu hedef olarak gören iktisadi düzenin nasıl olmasına dair fikirler üreten iktisat dalıdır normatif iktisat belirlenen hedefler için neler yapılması gerektiğini araştırır içtimai adalet üst düzey refah için neler yapılması gerektiğini araştırır pozitif iktisat sadece iktisadi düzeni sebep sonuç ilişkisi içinde inceleyen iktisat içinde sürekli geçerli kanunları saptamaya çalışan iktisat dalıdır talep artışı enflasyonu nasıl etkiler gibi sorulara cevap arar enflasyon hangi düzeyde tutulmalı sorusu normatif iktisatın inceleyeceği bir konudur mikroekonomi tüketicilerin ve firmaların iktisadi davranışlarını ihtiyaç fayda değer fiyat kavramları ile araştıran iktisat dalıdır piyasa türlerini piyasaların işleyiş mekanizmasını ve farklı piyasa koşullarında firma dengesinin nasıl oluştuğunu da araştırır daha basit bir ifadeyle bir şirketin veya tüketicinin kendi iş işleyişi ve dış iktisadi ilişkilerini bireysel olarak inceleyen iktisat dalıdır makroekonomi ülke iktisadı ve dünya iktisadını ilgilendiren konu başlıklarını inceleyen bir iktisat dalıdır istihdam enflasyon kamu dengesi gibi konuları inceler kıtlık faydacılık ceteris paribus mukataa bilgi yetersizliği esham merkantilizm görünmez el monetarizm monopol oligopol üretim faktörleri sermaye say kanunu monetizasyon monopson toprak işgücü girişimci elastikiyet arz talep sosyalizm kamu ihracat ithalat sübvansiyon milli gelir ödemeler dengesi vergi kamu harcamaları enflasyon deflasyon deflatör sabit kur döviz esnek kur durgunluk düopson düopol ordinal fayda taban fiyat oyun teorisi pareto optimalite optimal kardinal fayda rant tüketici rantı üretici rantı tavan fiyat barter tüketim bütçe fiyat kısa dönem uzun dönem tam istihdam teşvik yatırım kaynak dağılımı gelir dağılımı istikrar kamunun fonksiyonları dışsal ekonomiler coase teoremi dezenflasyon kalitatif araçlar kantitatif araçlar açık piyasa işlemleri reeskont politikası zorunlu karşılıklar küreselleşme performans yönetimi pareto eğrisi istihdam tavla özel bir platform üzerinde zar ve siyah beyaz taş ile oynanan iki kişilik bir oyundur tavla anlamında osmanlıca nerd sözcüğü de kullanılırdı tavlanın eş anlamlısı olarak nert nerttahta verilmektedir dünyadaki en eski oyunlardan birisidir ve mirası pek çok millet tarafından sahiplenilir oyunun ilk ortaya çıktığı devirde tavladaki zarlar ve taşların kemiklerden yapıldığı düşünülmektedir tavlanın tarihi m ö yıllarına uzanır antik romalıların ludus duodecim scripture çizgi oyunu denen ve modern tavla ile neredeyse aynı bir oyun oynadığı bilinmektedir zamanla oyunun farklı toplumlarda farklı versiyonları türetilmiştir tavladaki karşılıklı altışar hane ayı beyaz ve siyah pul ayın gece ve gündüzünü karşılıklı on ikişer hane de günün saatini temsil eder tavlada civarında hamle ihtimali bulunduğundan oyunda ustalaşmak önemlidir ancak zarın şansı simgelemesinden dolayı şans faktörü de kendisini hissettirmektedir bazı kaynaklarda modern ve geleneksel tavla şeklinde ayrım yapılır modern tavla ile kast edilen zarların tutmayı engellemek için fincanla atılması ya da tavla takımlarının inç olması gibi federasyon standartlarına uygun oyun oynanmasıdır osmanlı devleti nde lü yıllarda türklerde tavla oyunu yaygınlaşmıştır osmanlı nın yükseliş döneminde tavla çok büyük bir önem taşımaya başlamıştı günümüzde tavla geleneği türklerde devam etmektedir türkiye de çok yaygın bir oyun olan tavlada usta oyuncular bir gelenek biçiminde zar kombinasyonlarının farsçadan türkçeye geçen isimlerini kullanırlar mustafa kemal atatürk kasım türk asker devlet adamı ve türkiye cumhuriyeti nin kurucusu birinci dünya savaşı sırasında osmanlı ordusuna hizmet eden atatürk çanakkale cephesi nde miralaylığa sina ve filistin cephesi nde ise yıldırım orduları komutanlığına atandı savaşın sonunda osmanlı imparatorluğu nun yenilgisini takiben kurtuluş savaşı ile simgelenen türk ulusal hareketi ne önderlik etti türk kurtuluş savaşı sürecinde ankara hükmeti ni kurdu türk orduları başkomutanı olarak sakarya meydan muharebesi ndeki başarısından dolayı eylül tarihinde gazi unvanını aldı ve mareşalliğe yükseldi askerî ve siyasi eylemleriyle itilaf devletleri ve onların iş birlikçilerine karşı zafer kazandı savaşın ardından cumhuriyet halk partisi ni halk fırkası adıyla kurdu ve ilk genel başkanı oldu ekim te cumhuriyetin ilanının akabinde cumhurbaşkanı seçildi deki ölümüne dek dört dönem bu görevi yürüterek türkiye de en uzun süre cumhurbaşkanlığı yapmış kişi oldu atatürk modern ilerici ve laik bir ulus devlet ihdas etmek için politik ekonomik ve kültürel alanlarda sekülarist ve milliyetçi karakterde reformlar gerçekleştirmiştir yabancılara tanınan ekonomik imtiyazlar kaldırıldı ve onlara ait üretim araçları ve demiryolları millîleştirildi tevhîd i tedrîsât kanunu ile eğitim türk hükmetinin denetimine girdi seküler ve bilimsel eğitim esas alındı binlerce yeni okul inşa edildi ilköğretim ücretsiz ve zorunlu hale getirildi yabancı okullar devlet denetimine alındı köylülerin sırtına yüklenen ağır vergiler azaltıldı erkeklerin serpuşlarında ve kıyafetlerinde değişiklikler yapıldı takvim saat ve ölçülerde değişikliklere gidildi mecelle kaldırılarak yerine seküler türk kanunu medenisi yürürlüğe konuldu kadınların sivil ve politik hakları pek çok batı ülkesinden önce tanındı çok eşlilik yasaklandı kadınların şahitliği ve miras hakkı erkeklerinkiyle eşit hâle getirildi benzer şekilde dünyanın çoğu ülkesinden önce olarak türkiye de kadınların ilkin yerel seçimlerde sonra genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı tanındı ceza ve borçlar hukukunda seküler yasalar yürürlüğe konuldu sanayi teşvik kanunu kabul edildi toprak reformu için çabalandı arap harfleri temelli osmanlı alfabesinin yerine latin harfleri temelli yeni türk alfabesi kabul edildi halkı okuryazar kılmak için eğitim seferberliği başlatıldı üniversite reformu gerçekleştirildi birinci beş yıllık sanayi planı yürürlüğe konuldu sınıf ve statü farkı gözeten lâkap ve unvanlar kaldırıldı ve soyadları yürürlüğe konuldu homojen ve birleşmiş bir ulus yaratılması için türkleştirme politikası yürütüldü türkiye cumhuriyeti devlet demiryolları türk hava yolları maden tetkik ve arama genel müdürlüğü hıfzıssıhha enstitüsü türkkuşu sümerbank etibank türk tarih kurumu türk dil kurumu ve daha birçok kamu kurumu atatürk tarafından veya atatürk ün desteğiyle kuruldu millî tarım tekstil makine uçak ve otomobil endüstrilerinin gelişimini destekledi tüm bunlara rağmen atatürk ün hedefleri ile ülkenin sosyo politik yapısı arasındaki uçurum kapanmadı annesi zübeyde hanım yılında selanik in batısındaki langaza da çiftçi bir ailede doğmuştur annesinin kökeni ise karaman dan rumeli ye gelen türkmenlerdendir ali rıza bey ile zübeyde hanım yılında evlendi ve ali rıza bey in babasına ait olan yenikapı selanik teki eve yerleştiler atatürk bu çiftin çocuğu olarak rumî miladî yılında selanik te doğmuştur samsun a çıktığı mayıs tarihini doğum günü kabul etmiştir fatma ömer ahmet naciye ve makbule adlı beş kardeşinin ilk dördü küçük yaşta ölmüştür öğrenim çağına gelen mustafa nın hangi okula gideceği konusunda annesi ile babası arasında anlaşmazlık çıkmıştı annesi mustafa nın hafız mehmet efendi nin mahalle mektebine gitmesini istiyor babası ise o dönemki yeni yöntemlerle eğitim yapan seküler mektebi şemsi ibtidai nde şemsi efendi mektebi okumasını istiyordu en sonunda önce mahalle mektebine başlayan mustafa birkaç gün sonra şemsi efendi mektebine geçti atatürk okul seçimindeki bu kararı için hayatı boyunca babasına minnettarlık duymuştur de babasını kaybetti bir süre rapla çiftliği nde annesinin üvey kardeşi hüseyin in yanında kalıp hafif çiftlik işleriyle uğraştıktan sonra eğitimsiz kalacağından endişe eden annesinin isteğiyle selanik e döndü halasının yanına yerleşti ve okulunu bitirdi bu arada zübeyde hanım selanik te gümrük memuru olan ragıp bey ile evlendi şimdi müze olan koca kasım paşa mahallesi islahhane caddesi ndeki ev te rodoslu müderris hacı mehmed vakfı tarafından yaptırılmış ve de yeni evlenen ali rıza bey tarafından kiralanmıştır ancak o öldükten sonra mustafa ve ailesi bu evden yanındaki katlı odalı ve mutfaklı daha küçük eve taşınmışlardır mustafa seküler bir okul olan ve bürokrat yetiştiren selânik mülkiye rüştiyesine kaydoldu ancak muhitindeki askerî öğrencilerin üniformalarından da etkilenerek annesinin karşı çıkmasına rağmen te selânik askerî rüştiyesine girdi bu okulda matematik öğretmeni yüzbaşı üsküplü mustafa sabri bey ona anlamı mükemmellik olgunluk olan kemal ismini verdi fransızca öğretmeni yüzbaşı nakiyüddin bey yücekök özgürlük düşüncesiyle genç mustafa kemal in düşünce yapısını etkiledi te sınıf dördüncüsü olarak mezun oldu mustafa kemal kuleli askerî idadisine girmeyi düşündüyse de ona ağabeylik yapan selânikli subay hasan bey in manastır daki eğitimin daha iyi olduğu yönündeki tavsiyesine uyarak da manastır askerî idadisine kaydoldu mekteb i harbiye i şahane nin akabinde erkan ı harbiye mektebine harp akademisi devam etti ve kurmay subaylık eğitimi aldı harp akademisi ndeyken arkadaşları ile birlikte hükmetin yönetimi ve politikaları konusunda fark ettikleri eksiklik ve hataları açıklamak için elle yazılmış bir gazete çıkardılar okul yönetimi tarafından takip edilseler de ceza almadılar ve okul bitene kadar gazete çalışmalarına devam ettiler ocak te kurmay yüzbaşı rütbesiyle mezun oldu kurmay yüzbaşı mustafa kemal mezuniyetinin ardından merkezi şam da bulunan ordu ya staj amacıyla gönderildi bu stajında piyade süvari ve topçu sınıflarında görev aldı yılları arasında şam da lütfi müfit bey özdeş ordu emrinde görev yaptı ilk stajı ordu ya bağlı süvari alayı nda gerçekleşti bu dönemde düşük rütbeli stajyer bir kurmay subay olarak suriye nin çeşitli bölgelerindeki isyanlarla ilgilenen mustafa kemal küçük savaş gerilla savaşı üzerine tecrübe kazandı isyanlarla uğraştığı dört aydan sonra şam a döndü ekim da binbaşı lütfi bey dr mahmut bey lüfti müfit özdeş bey ve askerî tabip mustafa cantekin ile vatan ve hürriyet adlı bir cemiyeti kurduktan sonra ordudan izinsiz selânik e gitti selânik merkez komutan muavini yüzbaşı cemil bey uybadın in yardımıyla karaya çıktı ve orada cemiyetinin şubesini açtı bir süre sonra arandığını öğrendi ve ona ağabeylik yapan albay hasan bey tel aviv e dönüp oranın komutanı ahmet bey e mısır sınırında bîrüssebi ye gönderildiğini bildirmesini önerdi ahmet bey de mustafa kemal i bîrüssebi ye tayin etti ve bir süre sonra topçu staj için tekrar şam a gönderildi haziran de kolağası kıdemli yüzbaşı oldu ve ekim de ordu ya kurmay olarak atandı ancak selânik e vardığında vatan ve hürriyet in şubesinin ittihat ve terakki cemiyeti ne ilhak edildiğini öğrendi bu yüzden kendisi de şubat de ittihat ve terakki cemiyeti ne üye oldu üye numarası haziran de rumeli doğu bölgesi demiryolları müfettişliğine atandı stuart kline ın türk havacılık kronolojisi kitabına göre mustafa kemal da fransa da düzenlenen picardie manevraları na katıldı burada yeni üretilen uçakların deneme uçuşları yapılıyordu ali rıza paşa bu uçuşlardan birine katılmak isteyen mustafa kemal i önledi ve akabinde uçuş yapan o uçak dönüş esnasında yere çakıldı bazı kaynaklar tarafından bu hikâyeye dayanarak atatürk ün uçağa binmekten korktuğu iddia edilse de kitabın yazarı kline atatürk ün olaydan sonra defa uçağa bindiğinden bahseder mustafa kemal dönüşünün ardından eylül de istanbul da genelkurmay karargâhı nda görev aldı italyan kuvvetleri bir ay içerisinde trablus tan bingazi ye kadar olan kıyıları işgal etmişti osmanlı kuvvetleri bir saldırı beklenmediği için buradaki kuvvetlerini yemen e sevk etmiş ve bu nedenle italyanlara karşı savunmasız kalınmıştı o bölgede yalnızca asker bulunuyordu bunun üzerine ekim de tanin gazetesi muhabiri mustafa şerif bey kimliğini kullanan mustafa kemal ömer naci ile sapancalı hakkı ve yakub cemil adında iki fedai eşliğinde bir rus gemisiyle istanbul dan ayrıldı mustafa kemal ile grubu mısır da kahire ve iskenderiye üzerinden bingazi ye gitmeyi amaçlıyordu mustafa kemal ekim de iskenderiye den yola çıktıktan kısa bir süre sonra yaralandı ve geri dönerek iki hafta iskenderiye de hastanede yatmak zorunda kaldı çocukluk arkadaşları nuri ve fuat ile burada buluşup tekrar yola çıktı kasım da trenle iskenderiye den ayrıldılar aynı gün vardıkları son istasyondan aralık ta develerle ayrılarak günlük yolculuğun ardından libya sınırına aralık ta ise sınırın km batısındaki resuldefne ye vardılar mustafa kemal yoldayken bingazi bölgesi komutanı olan enver bey e kasım da genelkurmay başkanlığı mustafa kemal in binbaşılığa terfi ettiğini bildirdi mustafa kemal aralık günü enver in harbiye nazırlığı na çektiği bir telgrafa göre kendi isteğiyle orduya katıldı mustafa kemal ilk olarak aralık ta tobruk yakınında italyanlarla çarpıştı italyanlar tobruk u ekim de ele geçirmişti ancak tüm sahil boyunda olduğu gibi tobruk bölgesinde de osmanlı birlikleri ve arap kabilelerinin gerilla savaşı sebebiyle ülkenin iç kesimlerine ilerleyememişlerdi bununla birlikte türk subaylarındaki teşkilatlanmacılık ve italya nın tam anlamıyla gelişimini tamamlayamamış geri kalmış olması da iç kesimlere kadar ilerleyememelerinin bir sebebi olarak görülmektedir buna rağmen italyanlar osmanlıları zorlamak için on iki adalar a da saldırdı ilk başta doğudaki birliği mustafa kemal batıyı ise enver komuta ediyordu harekât hacmi büyüyünce enver tüm cepheyi mustafa kemal ise derne bölgesini komuta etmeye başladı derne deki ocak taarruzunda gözünden yaralanıp bir ay hastanede tedavi gördü ve mart ta derne komutanlığı na getirildi fakat daha sonra gözünden tekrar rahatsızlandı ve bir hafta boyunca yataktan kalkamadı sahil şeridinde sıkışan italyan kuvvetleri osmanlıları barışa zorlamak için doğu akdeniz ve kızıldeniz e saldırılar düzenlemeye karar verdi mart ayında beyrut nisan ayında çanakkale boğazı mayıs ayında ise rodos ve ve on iki adalar a saldırdılar bu nedenlerle orta doğu da berlin konferansı ile sağlanan barış ortamının bozulacağından endişe eden rusya ingiltere ve fransa ara buluculuk faaliyetlerine başladı fakat libya nın italyanlara verilmesine yönelik şartların konuşulduğu bu girişimler ittihatçılar tarafından kabul görmedi savaş devam ederken mustafa kemal temmuz de savaşın ilerleyen zamanda daha iyi incelenmesine olanak sağlayan iki emir verdi emirlerden temmuz da verdiği birincisi tüm subayların iki askeri gazeteyi okumaları ve dünyadaki gelişmeler ile osmanlı ordusunun başarılarından haberdar olmalarını içeriyordu ikinci emir ise temmuz da verdiği tüm subayların savaştaki tecrübelerini tarih bulunulan şartlar komutanın emirleri yapılan harekât ve sonuçları ve askerlerin psikolojik durumunu da içerek şekilde bir ay içerisinde yazmaları konusundaki emirdi bu sayede batılı bir düşmana karşı savaşta edinilen tecrübeleri yazılı hale getirmeyi amaçladı mustafa kemal bu savaşta özellikle gerilla savaşı derme çatma birlikleri yönetme istihbarat toplama lojistik destek gibi askeri tecrübenin yanı sıra arap kabile liderleriyle yaptığı görüşmeler ve pazarlıklar ile diplomasi alanında da önemli tecrübe kazandı nitekim buradaki başarısı kendisinin de adının yayılmasını sağladı aynı yılın eylül ayında başlayan barış görüşmelerine rağmen çatışmalar sürerken karadağ ın ekim de osmanlı devleti ne savaş ilan etmesi ile i balkan savaşı başladı karadağ ı takiben bulgaristan sırbistan ve yunanistan da osmanlı devleti ne savaş ilan etti ilk başta enver in istanbul a dönmesi ve mustafa kemal in cepheyi devralmasına karar verilmişti ancak osmanlıların karşılaştığı tehlikenin boyutları ortaya çıkınca çoğu subay istanbul a geri döndü ve cephe enver in kardeşi nuri komutasına girdi bu esnada balkan savaşı nedeniyle osmanlı hükmeti italyanlarla barışa razı oldu balkan savaşları başladığında trablusgarp ta görev yapan derne komutanı mustafa kemal ve binbaşı nuri bey bu savaşlarda görev almak istediler mustafa kemal dönemin osmanlı harbiye nazırı enver bey in de izni ile ekim de trablusgarp tan ayrıldı viyana macaristan ve romanya üzerinden istanbul a döndü bunu tercih etme nedeni ise gözlerini avusturya da tedavi ettirebilmekti bununla birlikte bölgede direnişe devam eden subaylar da vardı şehzade osman fuad efendi de bu isimlerden biriydi diğer subaylarla beraber trablusgarp ı terk eden mustafa kemal kasım de istanbul a vardı osmanlı hükmeti ile italya arasında ekim de uşi antlaşması imzalandı bu antlaşma ile trablus italyanlara verilirken italya da savaş tazminatı olarak bin altın ödeyecek ve sahip olduğu kapitülasyonlar da ilga edilecekti ayrıca savaş sırasında italyanlarca işgal edilen on iki adalar da geçici olarak italyanlara bırakıldı italyanlar osmanlı güçleri trablus u boşalttıktan sonra adalardan ayrılacaktı padişah naibi olarak vezir rütbeli bir memur trablus a gönderilecek vakıflar ile halkın dini haklarına uyulup uyulmadığı denetlenecek din görevlerinin tayini ise istanbul dan şeyhülislamlık tarafından yapılacaktı halk ise senusi tarikatı şeyhi ahmed eş şerif es senusi önderliğinde trablus ta mondros mütarekesi ne kadar direnmeye devam etti mustafa kemal kasımında istanbul a vardığında osmanlıların avrupa kıtasındaki topraklarından geriye sadece başkent istanbul ile hemen batısı çanakkale yarımadası ve kuşatılmış üç kent olan işkodra yanya ve doğu trakya nın en büyük şehri olan edirne kalmıştı bulgar kuvvetleri çatalca ya kadar gelmiş başkent istanbul u tehdit ediyordu bulgar saldırısı üzerine genelkurmay başkanı izzet paşa tarafından akdeniz boğazı bileşik gücü nün batıdan bulgarlara saldıracağı hurşit paşa nın komutasında ve enver in kurmay başkanı olduğu kolordu nun denizden şarköy e çıkarak güneyden bulgarların arkasına saldıracağı bir hücum planlandı operasyon detaylıca planlandı ve ocak sonlarında prova edildi bir fırtına sebebiyle şubat a ertelenen hücumda şarköy e çıkacak birlikler gecikti kolordu yarım gün geç şekilde şarköy e çıkartma yaptı ancak bileşik güç bu esnada askerlerinin yarısını yitirerek geri püskürtüldü bulgarların kıskaca alınamayacağı ortaya çıkınca şubat ta çıkartma kuvveti geri çekildi gereken ateş desteği sağlayacak savaş gemilerinin geç gelmesi koordinasyonun sağlanamaması ve bulgarların hatlarını güçlendirmesi sebebiyle operasyon başarısız oldu ortak harekâtın başarısızlığının ardından şubat ta iki birliğin komuta heyetleri arasında tartışma çıktı tartışmada kolordu komutanı hurşit paşa nın tarafını tutan mahmut şevket paşa politik sebeplerle onu her iki gücün komutanlığına getirdi gelibolu açıklarında bekleyen kolordu yu çatalca ya gönderme önerileri kabul edilmeyen ve hurşit paşa nın komutan olduğu kendilerine bildirilen fahri paşa fethi ve mustafa kemal görevlerinden istifa ettiler bunun üzerine mahmut şevket paşa hurşit paşa ve enver le birlikte bolayır a gidip komutanlar arasında uzlaşma sağladı fahri paşa görevden alındı rağmen fethi bolayır dan ayrılarak istanbul a gitti ikna edilen mustafa kemal ise boğazlar dan ayrı bir komutanlık haline getirilen bolayır kolordusunun kurmay başkanı oldu birinci balkan savaşı nı kazanan balkan devletleri savaşın hemen ardından ele geçirdikleri bölgeleri paylaşma konusunda anlaşmazlığa düştüler yunanistan ile sırbistan romanya nın toprak isteminde bulunduğu bulgaristan a karşı birlikte harekete geçmeye karar verdiler ancak bulgaristan ilk saldıran taraf oldu haziran gecesi bulgarlar makedonya daki sırp ordusuna saldırdılar ancak yenildiler yunanlar da selanik ten doğuya doğru ilerleyip güney makedonya nın tümünü işgal ettiler bu durum üzerine bulgarlar osmanlı ordusu karşısındaki güçlerinin ana bölümünü diğer cephelere kaydırdılar ittihat ve terakki cemiyeti kaybedilen toprakları yeniden ele geçirmek için bu fırsatı değerlendirdi temmuz da osmanlı ordusu edirne ye doğru bir harekâta başladı ve temmuz te çok az direnişle karşılaşarak şehri aldı bir yazara göre edirne ye ilk giren birlik mustafa kemal in bolayır kolordusuna bağlı bir tugaydı ancak saldırıya katılan birliklerin başında hurşit paşa bulunuyordu mustafa kemal in bolayır kolordusu ayrıca dedeağaç ı da ele geçirdi eylül te bulgar temsilcilerinin istanbul da imzalanan barış anlaşması ile savaş sona erdi savaşın sonunda batı trakya daki türk nüfusu istanbul ve izmir başta olmak üzere osmanlı topraklarına göçe başladı mustafa kemal annesi zübeyde hanım için dolmabahçe sarayı na inen akaretler yokuşunda bir ev buldu üvey babası ragıp ın on altı yaşındaki yeğeni fikriye de sultan ahmet camii yakınında bir eve yerleşti ikinci balkan savaşı nın ardından mustafa kemal istanbul da fethi nin okyar evine yerleşti fethi kendini politikaya verme amacıyla olasılıkla şarköy harekâtının başarısızlığı sebebiyle askerlikten ayrılmıştı ancak ittihat ve terakki içindeki çekişmelerin ardından talat fethi ye sofya büyükelçiliği görevini önerdi cemal e de danışan fethi balkanlar da dengeyi sağlamak üzere bulgaristan la dostluk kurulması göreviyle büyükelçiliği kabul etti ve mustafa kemal i askerî ataşe olarak yanına istedi bu isteğin kabul edilmesi üzerine mustafa kemal ekim te sofya askerî ataşeliğine atanarak yakın arkadaşı sofya sefiri elçisi fethi nin okyar emri altında çalıştı teoride romanya sırbistan ve karadağ krallıklarının başkentleri bükreş belgrad ve çetine için de aynı görevi sürdürüyordu ancak uygulamada çalışmaları bulgaristan sınırları içindeydi mustafa kemal kasım tarihinde sofya ya vardı burada dondukov bulvarındaki splendid palas oteli ne yerleşti ve yedi ay boyunca burada kaldı ardından ferdinand bulvarı nda bir daireye yerleşti askerî ataşe olarak kendisine ulaşan bilgileri istanbul a aktarmakla görevliydi burada bulgaristan başta olmak üzere balkan devletlerinin politik ve askerî durumlarına dair raporlar hazırladı görevi esnasında bulgaristan ın osmanlı dan bağımsızlığını kazandıktan sonraki askerî idari ve kültürel gelişmesini yakından inceleme şansı bulduğu gibi bulgar ordusundan bazı subaylarla da ilişkiler kurdu bu görevde iken mart te yarbaylığa kaymakam yükseldi sofya ya varışından kısa süre sonra bulgar genelkurmay başkanından aldığı istanbul daki alman subayların özellikle goltz paşa nın osmanlı askerî hareketlilikleri konusunda bulgarları bilgilendirdiğine dair istihbaratı istanbul ile paylaşmış kâzım karabekir den istanbul daki almanların buna öfkelendiği yanıtını almıştı mustafa kemal in sofya da en önemli istihbarat toplama yöntemlerinden biri sosyal etkinliklerdi bulgar ordusunun üst ve alt rütbeli subayları politikacılar ve toplumun önce gelenleri ile görüşmek görevinin bir parçasıydı burada iken yazdığı ve de yayımlanan ilk kitabı zabit ve kumandan ile hasbihal sayesinde harbiye nazırı stiliyan kovaçev ve kızı dimitrina ile tanıştı burada özellikle bulgaristan daki müslüman pomaklara yapılan din değiştirme baskısı konusuna fethi nin yanında müdahil oldu sosyal yaşamında en önemli olay mayıs te kral i ferdinand ın da katıldığı bir kıyafet balosuna davet edilmesiydi baloya enver in özel izniyle istanbul daki askerî müzeden gönderilen gerçek bir yeniçeri üniformasıyla katıldı üniformayı geri gönderirken arkadaşı kâzım a özalp yazdığı bir mektupta tüm dikkatleri üzerine topladığını ve sorulan soruların türklerin eski askerî gücü ve zaferleri hakkında konuşma fırsatı sunduğunu anlatmıştı sofya da görevi devam ederken haziran te avusturya tahtının veliahdı arşidük franz ferdinand öldürüldü ve ardından temmuz te i dünya savaşı başladı enver in alman amiral souchon a verdiği gizli emir ile osmanlı donanması karadeniz e açılarak ekim te rus limanlarına hücum etti bunun üzerine kasımda rusya kasımda ingiltere ve fransa osmanlılara osmanlı hükmeti de kasım da bu ülkelere savaş ilan etti savaş ilanının ardından mustafa kemal harbiye nazırlığı na ve enver e başvurarak ön cephede aktif göreve gelmek istedi ancak enver askerî ataşelik görevinin daha önemli olduğunu söyleyerek reddetti enver in kafkasya da ruslara karşı savaşmak üzere istanbul dan ayrılmasının ardından enver in vekili ismail hakkı imzasını taşıyan telgrafla sofya dan ayrılıp çanakkale ye gönderilmek üzere tekirdağ da toplanmakta olan tümen in komutasına atandı ocak te sofya dan ayrıldı mustafa kemal in askerî ataşe görevi ocak te sona erdi bu sırada temmuz te i dünya savaşı başladı osmanlı devleti de ekim te savaşa girdi ocak te mustafa kemal kolordu emrinde tekfurdağ da kurulacak olan fırka komutanlığına atandı halil sami mustafa kemal den arıburnu nun doğusundaki tepeleri elde tutmak için derhal bir tabur istedi von sanders ve esad paşa yla iletişime geçemeyen mustafa kemal ise inisiyatif alarak süvariler tümenin topçu dağ taburu ve sıhhiyecilerden oluşan alay ı sevk etti bu çarpışmayı anlatırken bir tepeye tırmanıp arkadan gelen birliğini beklerken tümen den geri çekilmekte olan askerlere rastladığını conk bayırı na doğru giden rakımlı tepeye doğru serbest biçimde çıkan düşman askerlerini gördüğünü düşmanın kendi askerlerinden daha yakında olduğunu belirtmiştir bunun üzerine cephanesi kalmadığını belirten askerlere cephaneniz yoksa süngünüz var diyerek süngü taktırıp mevzi aldırmış bunu gören düşman da yatınca zaman kazanmıştır kendi alay ı ulaşınca düşmanın kuzey kanadına saldırmak üzere size ben taarruz emretmiyorum ölmeyi emrediyorum biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimizi başka kuvvetler ve kumandanlar alabilir emrini vermiştir nisan çatışmalarında kritik bir nokta olan conk bayırı tepesini elde tutmayı başardı ilk günün çatışmalarının ardından anzak kuvvetleri dar bir köprübaşında sıkıştırılmıştı ertesi gece alay paniğe kapılıp kaçınca durumu kritikleşti ancak yeni birliklerin varışı ile hatları yeniden güç kazandı nisan da mustafa kemal e arıburnu nda gösterdiği yararlılık için imtiyaz nişanı verildi mayıs ayında kuzey grubu tarafından savunulan cephe üç bölgeye ayrılmış mustafa kemal grubun sağ kanadının kuzey bölgesinin komutanlığına getirilmişti liman von sanders tüm kuvvetlerin komutanlığını sürdürüyordu mayıs ta mustafa kemal conk bayırı ndan sazlıdere sel yatağına büyük çaplı bir hücum düzenledi haziran da albay rütbesine terfi etti gelibolu cephesinin ikinci aşaması ingiliz anzak ve hint birliklerinin mustafa kemal in savunduğu arıburnu nun kuzeyindeki suvla koyu na ağustos gecesi yaptıkları çıkartma ile başladı çıkartma arıburnu ndan kuzeye doğru bir saldırı ve ilerleme ile desteklendi ve anafartalar cephesi açıldı conk bayırı tekrar tehdit edilince mustafa kemal çocukluk arkadaşı nuri yi alay ın başında burayı savunmaya gönderdi nuri daha sonra conk bayırı muharebesi ndeki rolüyle atatürk ten conker soyadını alacaktı itilaf kuvvetleri suvla sahiline yerleşmeye başlayınca liman von sanders bolayır kıstağını koruyan iki tümene güneye inerek ingilizlere karşı saldırı yapma emri verdi kuvvetler bölgeye vardığında başlarındaki albay fevzi askerlerin kırk kilometre yürüdüğü yorgun oldukları ve tümünün bulunmaları gereken yerlere varamadıkları gerekçesiyle ek zaman istedi bunun üzerine von sanders ağustos de fevzi yi görevden alarak yerine mustafa kemal i getirdi haberi alan mustafa kemal arıburnu kuzeyindeki tüm güçlerin komutasını istedi von sanders kabul ederek onu ağustos ta suvla koyu nun kuzeyindeki kireçtepe den güneydeki conk bayırı na kadar bölgede yer alan altı tümenin komutasına geçirdi komutasındaki birlikler anafartalar ordu grubu olarak yeniden adlandırıldı anafartalar grup komutanı olarak ağustos ta anafartalar zaferi ni kazandı conk bayırı nda karşı saldırıyı bizzat yönetti çarpışma sırasında bir şarapnel parçası göğsündeki saate isabet etti parçalanan saat yaralanmasını önledi bu saati daha sona liman von sanders a armağan etmişti ağustos ta cephenin güney ucundaki sırtları kontrol altına aldı alınan başarı üzerine ordu komutanı müşîr otto liman von sanders in takdirini kazandı bu zaferi ağustos ta kireçtepe ve ağustos ta ii anafartalar zaferi takip etti miralay mustafa kemal ruşen eşref bey ünaydın başta olmak üzere istanbul basını tarafından anafartalar kahramanı olarak kamuoyuna tanıtıldı harb mecmuası dergisinde boy fotoğrafı yer aldı eylül de hastalandı sıtmaya yakalandığından kuşkulanıldı ancak gelibolu da görevine devam etti osmanlı ordusunu yöneten alman subaylarla savaşın başından itibaren sorun yaşayan mustafa kemal eylül ayından sonra çanakkale deki savaşın kazanılacağını öngörerek daha faydalı olacağını düşündüğü başka bir cephede görev almak istedi enver in doğu cephesindeki planı ve ordu nun ortak bir harekâtını öngörüyordu ancak ordu daha güneyde yerini alamadan ruslar ordu ya saldırıp bozguna uğrattılar ve nisan da trabzon u işgal ettiler temmuzda ise gümüşhane bayburt ve erzincan ın da bulunduğu daha geniş bir alanı ele geçirdiler ve ordu yu diyarbakır a gerilettiler osmanlı ordusu ağustos ta karşı saldırıya geçti ağustos ta mustafa kemal in tümen i muş ve bitlis i ruslardan kurtararak osmanlı birliklerine stratejik bir üstünlük sağladı kafkas cephesindeki bu başarısından dolayı altın kılıçlı imtiyaz madalyası ile ödüllendirildi rusların ağustos sonundaki karşı saldırısı üzerine mustafa kemal ağustos ta orduyu tekrar silvan a çekti muş rusların elinde kalırken bitlis osmanlı hakimiyetindeydi mustafa kemal diyarbakır dayken ittihatçı fedailerden yakub cemil bir hükmet darbesi yapmaya karar vermiştir savaşın kaybedildiğini düşünmektedir tek kurtuluş yolunun bâb ı âli yi basıp hükmeti devirerek başkomutan vekili ve harbiye nazırı nı değiştirmek olduğuna inanmaktadır yeni başkomutan vekili ve harbiye nazırı olarak da mustafa kemal i düşünmektedir anlaştığı arkadaşlarından biri komployu enver paşa ya haber vermiştir bunun üzerine yakub cemil kurşuna dizilerek öldürülmüştür mustafa kemal falih rıfkı atay a anlattığı hatıralarında şöyle demektedir o vakit tümenlerimden birine komuta eden ali fuad cebesoy a yakub cemil asılmış sebebi de ben başkomutan vekili ve harbiye nazırı olmadıkça kurtuluş yoktur demiş dediğini yapmış bile olsaydı ben istanbul a gittiğimde ilk iş olarak yakub cemil i cezalandırırdım eğer ben o ve onun gibiler tarafından iktidara getirilecek bir adamsam adam değilim demiştir erken gelen kışı bölgede daha fazla çatışma olmasını önledi kasım da ordu komutanı ahmet izzet paşa izin alıp istanbul a döndüğünde mustafa kemal komutan vekili olarak ordunun başına geçti vekil olduğunda gelecekte kurtuluş savaşı nda beraber çalışacağı subaylar ismet inönü cafer tayyar eğilmez ve harbiye den arkadaşı ali fuat cebesoy komutası altına girmişti paşa nın birliklerinin filistin cephesine kaydırılması ve mustafa kemal in ordu nun komutasına asaleten atanmasına karar verildi bu karar sadrazam talat paşa tarafından veto edildi mondros mütarekesi nden sonra anadolu da milisler kuvâ yi milliye şeklinde örgütlenen direniş hareketleri başlamıştı kasım da suriye deki ingiliz koutanı halep teki birliklerine malzeme taşımak üzere iskenderun limanı nı kullanacağını söyleyerek kenti işgal edeceğini bildirdi mustafa kemal iki gün öncesinde bir telgrafla mütareke koşullarını öğrenmek istemişti kasım da sadrazama gönderdiği uyarıda ingiliz işgaline silahla karşı koyacağını bildirdi ancak ahmet izzet paşa nın ertesi günkü telegrafıyla emri geri almak zorunda kaldı kasım da yıldırım ordular grubu ile ordu lağvedildi kendisi son görev yeri adana dan ayrılmadan ulukışla ya gelerek ilk örgütlenmeyi başlatmıştır yakındaki antep te kentin ileri gelenlerinden ali cenani ile görüşerek direniş düzenlemesi durumunda silahları kendisinin sağlayacağına söz vermişti bu silahlar daha sonra halka dağıtıldı ve işgal güçlerine karşı kullanıldı mustafa kemal kasım da istanbul a haydarpaşa garı na ulaştı haydarpaşa dan istanbul a geçerken şehrin işgali için boğaza demirli düşman savaş gemilerini gördüğünde ünlü geldikleri gibi giderler sözünü söyledi işgal altındaki istanbul da geçirdiği altı aylık süre boyunca ülkenin işgali ve parçalanmasına karşı direnmek isteyen diğer yurtsever subaylarla gizli görüşmeler yaptı mütareke döneminde fethi bey okyar ile birlikte ahmet izzet furgaç paşa yanlısı ve ahmet tevfik paşa okday karşıtı bir tavrı koyan minber gazetesini çıkararak siyasi girişimlerde bulundu yıl sonuna doğru daha önce yazdığı zâbit ve kumandan ile hasb ı hâl kitabını yayımlattı istanbul da önce pera palas ta kaldı kısa bir süre sonra halep te tanıştığı suriyeli bir hristiyan arap olan salih fansa nın beyoğlu ndaki evine taşındı ardından aralık de akaretler de oturan annesi zübeyde hanım ve kız kardeşi makbule yi de yanına alarak günümüzde atatürk müzesi olan eve yerleşti istanbul un işgal altında bulunduğu günlerde mustafa kemal arkadaşlarıyla bu evde sık sık toplandı bu toplantılarda önceleri istanbul daki hükmeti değiştirme daha sonra ise ülkenin işgaline karşı ordunun dağıtılmasının durdurulması silah ve mühimmatın saklanması genç subayların anadolu ya geçirilmesi ulusal görüşlere bağlı bürokratların yerlerinde kalması ve halkın moralinin yükseltilmesi konularında kararlar alındı samsun a hareket ettiği gün olan mayıs a kadar bu evde oturdu parlamentoyu ahmet tevfik paşa aleyhine etkilemeye çalışan mustafa kemal başkentte kaldığı altı ay boyunca birkaç kez padişahın huzuruna çıktı vahdeddin mustafa kemal i kullanmak istemesine rağmen onun siyasi güç sahibi olmasına karşıydı ve damad ferid paşa ve tevfik paşa gibi hanedana mensup kadınlarla evlenmiş olanlarla çalışmayı yeğliyordu kasım da parlamento tevfik paşa hükmetinin programını görüşmek üzere toplandı ancak fethi nin okyar partisine destek veren yirmi yedi milletvekili hükmet aleyhine oy kullandığı için oylama sonuçsuz kaldı ancak bu çabalar sonuçsuz kaldı kasım da yapılan oylamada tevfik paşa hükmeti basit çoğunlukla görevde kaldı politikacılar arasında tartışmalar sürerken aralarında mustafa kemal in de yer aldığı subaylar osmanlı ordusundan geri kalan parçaları denetim altına almaya ve itilaf devletleri planlarına direnmeye uğraşıyordu meclisin güvenini kaybeden tevfik paşa aralık ta padişah huzuruna çıkarak meclisin dağıtılmasını istedi ve ikinci meşrutiyet dönemi sona erdi padişahın şahsi yönetimine geri dönüldü ocak da seçimler süresiz olarak ertelendi tüm bu siyasi karışıklıklar sürerken mustafa kemal rauf ali fuat fahrettin refet kâzım karabekir ismet gibi subaylarla sık sık görüşüyordu ali fuat ile beraber askerlerin terhis edilmesini durdurmak eldeki silah ve mühimmatı korumak ve aynı fikirleri paylaştıkları subay ve sivilleri kilit görevlerde tutmak üzerine bir harekât planı yapmıştı bu fikirler genelkurmay da görevli subaylar tarafından da paylaşılıyordu bu esnada anadolu nun ve trakya nın farklı bölgelerinde müdâfaa i hukuk cemiyetleri kuruluyordu mustafa kemal ve diğer subaylar bu cemiyetlerle ilişkiler kurmaya başlamıştı şubat da ali fuat kolordu komutanı olarak ankara ya mart ta ise kâzım karabekir kolordu komutanı olarak erzurum a atandı mustafa kemal de anadolu da bir görev almayı hedefliyordu nisan ayında harbiye nazırı şakir paşa tarafından çağrılan mustafa kemal fevzi paşa nın çakmak vekili tuğgeneral kâzım ın inanç da yer aldığı bir kararla doğu anadolu da rumların tacizlerini çözme görevi ile ordu müfettişliğine atandı karar nisanda resmen açıklandı ve kısa süre sonra kabine tarafından onaylandı bu görev kapsamında mustafa kemal bölgede düzeni sağlayacak silahların toplanıp güvenli bir yerde depolanmasını denetleyecek ordunun şuralar kurduğu konusundaki raporları araştıracak ve eğer bunlar gerçekse uygulamaya son verdirecekti mustafa kemal in de etkisinin bulunduğu bu kararla yalnızca ordu ile doğu ve orta anadolu daki sivil yöneticiler ona bağlanmakla kalmıyor daha batı ve güneydeki bölgelerin komutanları ve sivil yöneticileri de isteklerine uymakla yükümlü tutuluyorlardı mayıs ta genelkurmay başkanlığına bir veda ziyareti yaptı burada gizli bir görüşmede genelkurmay başkanlığından ayrılmak üzere olan fevzi paşa çakmak ve halefi cevat paşa çobanlı ile görüştü fevzi paşa ile silah ve malzemelerin itilaf devletleri ne teslim edilmemesi anadolu da kuvâ yi milliye ye dayanan bir yönetim kurulması ve askerî harekâtların sadece savunmayla sınırlı kalmaması yönünde bir anlaşmaya vardılar mustafa kemal cevat paşa dan kişisel bir şifre aldı fevzi paşa ise subaylar ve silahların anadolu ya gönderilmesini örgütledi ardından padişah ile son bir görüşmede bulundu ve mayıs ta kurmaylarıyla beraber samsun a doğru bandırma vapuru yla yola çıktı atatürk gazeteci falih rıfkı atay a samsun a hareket etmeden önce vahdettin ile olan son görüşmesini anlatmıştır bu görüşmede vahdettin samsun a hareket etmeden önce kendisini ziyarete gelen mustafa kemal paşa ya paşa paşa şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin bunların hepsi artık bu kitaba girmiştir tarihe geçmiştir bunları unutun asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden mühim olabilir paşa paşa devleti kurtarabilirsin demiştir ancak atatürk vahdettin in samimiyetinden emin olamadığını onun itilaf devletleri nin siyasetine uygun hareket ederek bu siyasete karşı gelen türklerin yatıştırılmasını istediğini anlatmıştır mustafa kemal mayıs da kurmay albay refet bey bele kurmay albay kâzım dirik bey kurmay albay ayıcı mehmet arif bey dr albay ibrahim talî öngören bey kurmay binbaşı hüsrev gerede bey dr binbaşı refik saydam bey binbaşı kemal doğan bey yüzbaşı cevat abbas gürer bey ve yüzbaşı ali şevket öndersev bey ile beraber samsun a çıktı işgale karşı direniş hareketleri ekim de ateşkes imzalanmasının hemen ardından müneferit biçimde başlamış olmasına rağmen mustafa kemal ve yanındaki çoğu kurmay olan komutanların samsun a çıktığı mayıs günü türk kurtuluş savaşı nın fiili başlangıç tarihi olarak kabul edilmektedir bir hafta boyunca mantıka palas ta kaldığı bu süreçte bölgede meydana gelen çatışmaların sebebini araştırmış ve padişah vahdettin tarafından verilen görevin aksine işgalcilere karşı bizzat yerel kuvâ yi milliye örgütlerinin kurulmasında rol oynamıştır mustafa kemal haziran da ali fuat ve rauf haziran da refet ise haziran da amasya ya vardı bu esnada batı anadolu da yunan işgalleri devam ediyor redd i ilhak cemiyetleri istanbul hükmetine ve itilaf devletlerine protesto telgrafları gönderip direniş çağrıları yapıyordu bu hareketliliğin paris te görüşmeler yapan osmanlı heyetini zora düşüreceğini düşünen dahiliye nazırı ali kemal haziran da ülkedeki bütün postanelere protesto telgraflarını kabul etmemeleri için talimat gönderdi haziran da mustafa kemal kolordu komutanı albay cafer tayyar a çektiği bir telgrafta istanbul daki hükmetin gücünü yitirdiğini anadolu halkının ulusal bağımsızlık için birleştiğini müdafaa i hukuk ve redd i ilhak cemiyetlerinin tek bir isim altında birleştirilmeleri ve anadolu içinde bir yerden yönetilmeleri gereğini trakya daki cemiyetten bir iki delegenin sivas a gönderilmesini yazmıştı mustafa kemal hazırladığı bildiri taslağını haziran da rauf refet ve ali fuat ile görüştü genelge hazırlandıktan sonra konya daki ordu müfettişi cemal mersinli ile erzurum da bulunan kolordu komutanı kâzım karabekir e gönderilerek onayları alındı haziran da amasya genelgesi ni yayımladı daha sonra bütün mülki amir ve askeri komutanlara telgrafla ulaştırıldı amasya genelgesi istanbul da bulunan işgal güçlerinin tepkisi çekmiştir ve ingilizler mustafa kemal i istanbul a geri getirmek için istanbul hükmeti üzerindeki baskılarını arttırmıştır bu sırada içişleri bakanı olan ali kemal bey bir genelge yayımlayarak mustafa kemal in iyi bir asker olduğunu ancak ingiliz baskısı sonucu görevinden alındığını ifade etmiştir amasya genelgesi nde vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığının tehlikede olduğu istanbul hükmetinin üzerine aldığı sorumluluğu yerine getiremediği bu durumun milleti yok olmuş gibi gösterdiği anlatılmıştır genelgede milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını ilan edilmiştir anadolu nun her bakımdan güvenli bir yeri olan sivas ta bir kongre toplanacağı belirtilmiştir bu kongreye katılmak için her ilden temsilcinin seçilerek gönderilmesi ve temsilcilerin seyahatlerini gizli tutmaları istenmiştir doğu illeri için de erzurum da bir kongrenin toplanacağı daha sonra erzurum kongresi üyelerinin de sivas a katılmak üzere hareket edeceği belirtilmiştir mustafa kemal den kurtulmaya kararlı olan tek hükmet üyesi dahiliye nazırı ali kemal haziran da yerel yetkililere gönderdiği genelgede yerel yöneticilere kendisi ile hiçbir resmi işleme girişmemeleri hükmet işleri ile ilgili hiçbir isteğini yerine getirmemeleri için emir verdi telgraftan habersiz olan mustafa kemal ve rauf haziran da amasya dan ayrılarak erzurum a geçti sivas valisi reşit paşa mustafa kemal i nasıl karşılaması gerektiğini istanbul a sorduğunda ali kemal ile harbiye nazırı şevket turgut paşa arasında şiddetli bir kavgaya sebep oldu iki nazır da haziran da istifa etti yeni dahiliye nazırı reşid akif paşa sivas valisine gönderdiği telgrafta mustafa kemal in görevinden uzaklaştırılmış herhangi bir general gibi karşılanması gerektiğini bildirdi kâzım karabekir mustafa kemal i temmuz da erzurum un km dışında karşıladı ve konuklarını törenle erzurum kalesinin karargahına götürdü kente gelir gelmez refet ten bir an önce ordudan istifa etmesi ve erzurum da güvenlik altında kalması yönünde telgraf aldı ingilizler ulusal ve yabancı karşıtı duyguların merkezi haline geldiğini düşünüyordu mustafa kemal ertesi gün sultan vahdettin in tahta çıkışının yıldönümü vesilesiyle ona sadakatini bildiren bir tebrik telgrafı gönderdi temmuz da ordu müfettişi olarak bütün komutanlara gönderdiği son emrinde askeri ve ulusal örgütlerin kesinlikle dağıtılmaması komuta kademelerinin teslim edilmemesi cephane ve silahların verilmemesi ve düşman birliklerin bundan sonra atacakları adımlara karşı askeri tepki gösterilmesini ordunun hilafetin güvenliğini sağlayabilecek tek unsur olan ulusal iradenin aracı olduğunu belirtti açık bir başkaldırı olan bu emrin ardından amiral calthorpe refet ile mustafa kemal in derhal geri çağrılmalarını istedi temmuz gecesi mustafa kemal harbiye nazırı ali ferid paşa ile telgraf üzerinden saatlerce görüştü görüşme sonunda görevinden alınacağını hisseden mustafa kemal istifa etti ferit paşa ise görevden alındığını söyledi kâzım karabekir paşa tarafından erzurum da toplanan doğu illeri müdafaa i hukuk kongresine erzurum kongresi katıldı kongre başında kâzım karabekir erzurum müdafaa i hukuk cemiyetinin iki üyesinin istifa ettirerek rauf orbay ile mustafa kemal in tam üye olarak kongreye katılmalarını sağladı temmuz ağustos tarihleri arasında gerçekleşen kongrede delege yer aldı mustafa kemal ilk başta hazırlık komitesi başkanı seçildi daha sonra yine karabekir in çabasıyla kongre başkanı seçildi yaptığı konuşmada ülkenin bölünmekte olduğunu istanbul hükmetinin güçsüzlüğünü ve itilaf devletlerinin entrikalarını anlattı ülkenin kaderini elinde tutacak bir ulusal yönetim kurulabileceğinden bahsetti kongreye istanbul hükmetinden ciddi itirazlar gelmişti kongrenin kendini parlamento yerine koyduğu bu nedenle derhal sona erdirilmesi mustafa kemal ve arkadaşlarının derhal tutuklanıp istanbul a gönderilmesi isteniyordu mustafa kemal in önerisiyle padişah hükmet askeriye ve sivil otoritelere gönderilen bir metinde suçlamalar reddedildi ve saraya bağlılık açıklandı ardından yayımlanacak bildiri içeriği ve tüzük maddeleri görüşüldü bir heyet i temsiliye kuruldu mustafa kemal kongrenin kapanışından sonra üç hafta daha erzurum da kaldı erzurum a yerleşmiş emekli bir binbaşıdan aldığı borç ile sivas a yolculuk giderlerini karşıladı ağustosta makineli tüfekli bir müfrezenin eşliğinde üç arabalık bir konvoyla mazhar müfit rauf ve raif efendi eşliğinde erzurum dan yola çıktı erzincan da fevzi efendi de kendisine katıldı eylül de sivas a vardı sivas kongresi eylül tarihleri arasında toplandı kongreye mustafa kemal dahil toplam otuz sekiz delege katıldı ege deki direniş örgütleri sivas a delege göndermediler mustafa kemal itirazlara rağmen kongrenin ilk gününde başkan seçildi ertesi gün delegeler ittihat ve terakki fırkası nı canlandırmayacaklarına dair yemin ettiler ve millî mücadele yi osmanlı imparatorluğu nun i dünya savaşı na girmesine sebep olan fırkadan ayrı tutmaya çalıştılar eylül de ahmet izzet paşa nın abd mandasının istenmesi konusunda bir muhtırası kâzım karabekir e getirilmişti karabekir bu bilgiyi mustafa kemal le paylaştı mustafa kemal ağustos ayında milliyetçi halide edib adıvar ile karakol cemiyeti nin başı kara vasıf ın da bulunduğu etkili bazı vatanseverlerin abd mandasına taraftar olduklarını da öğrenmişti eylül de erzurum heyet i temsiliye üyesi eski vali bekir sami kunduh kongreye abd mandasının kabul edilmesini isteyen yirmi beş imzalı bir önerge sundu mustafa kemal kentte bulunan amerikalıların herhangi bir resmi görevi olmadığını belirtti kongre sonuç olarak abd senatosundan ülkeyi temsil etmeyen istanbul hükmeti ile bir barış anlaşması imzalamadan önce türkiye ye bir araştırma komisyonu gönderilmesini isteyen bir mektup gönderilmesine karar verdi ancak abd senatosu nun kasım da abd nin milletler cemiyeti ne üyeliğini onaylamamasıyla da bağlantılı olarak bu konu görüşülmedi manda fikrinin ortadan kalkmasının ardından kongre tarafından birleşik bir anadolu ve rumeli müdâfaa i hukuk cemiyeti nin tüzüğü hazırlandı temsil heyeti genişletildi ancak tüm heyet mustafa kemal i lider olarak kabul etmeye devam etti kongre döneminde istanbul hükmeti mustafa kemal in tutuklanması için girişimlerde bulunmuş eylül de daha sonra ali galip olayı olarak anılacak bir girişimde dahiliye nazırı adil ve yeni harbiye nazırı süleyman şefik paşa elazığ valisi ali galip e mustafa kemal i tutuklayıp kongreyi dağıtmasını emretmişti ali galip malatya ya gelerek ingiliz yüzbaşı edward noel ve kürt bedirhan ailesinin bazı bireyleri ile görüştü olası bir girişime karşı kâzım karabekir eylül de küçük bir süvari bölüğünü malatya ya gönderip bedirhanları tutuklama emri verdi bunun üzerine ali galip yüzbaşı noel ve bedirhanlar suriye ye kaçtı istanbul hükmeti ayrıca ankara valisi muhittin paşa ya sivas a gidip kenti denetime alma emri vermiş ancak ali fuat ın emriyle yoldayken milliyetçiler tarafından tutuklanmıştır bu başarısız girişimler milliyetçilerin anadolu nun işgal edilmemiş kısımlarında sivil yönetimi denetime almalarına yol açtı eylül de trabzon valisi tutuklandı eylül de konya valisi refet in bele şehri ele geçirmek üzere yola çıktığı haberi üzerine şehri terk etti bu gelişmelerin ardından anadolu kontrolünü yitireceğini anlayan istanbul hükmeti eylül de abdülkerim paşa arabuluculuğunda mustafa kemal ile telgraflaştı mustafa kemal bu görüşmede damad ferid paşa nın istifasını istedi eylül de damad ferid istifa etti yerine ali rıza paşa sadrazam olarak atandı bu olayların ardından istanbul hükmeti heyet i temsiliye ile görüşmek üzere bahriye nazırı salih paşa yı anadolu ya göndermeyi önerdi mustafa kemal amasya da görüşmeyi kabul etti ekim arasında üç gün süren pazarlığın ardından zayıf bir anlaşmaya varıldı mustafa kemal in ısrarıyla protokol haline getirilip imzalanan bu görüşme ile hükmet heyet i temsiliye yi tanımış oldu mustafa kemal aralık da ankara ya ulaştı sonunda yapılan meclis i mebsan seçimlerinde mustafa kemal erzurum dan mebus seçildi ama ankara da kalmaya kararlıydı mustafa kemal in öncelikli hedefi milliyetçi vekilleri müdafaa i hukuk grubu adında bir partide toplamak ve meclis başkanı seçilmekti bu şekilde meclis istanbul da özgürce çalışamazsa yasal olarak seçilmiş delegeler adına hareket etme yetkisine sahip olacaktı aralık ta istanbul hükmeti mustafa kemal in ordudan uzaklaştırılması emrini geri alarak madalyalarını iade etti ve kendi isteğiyle istifa etmiş olduğunu açıkladı bu dönemde osmanlı topraklarının paylaşılması sürecinin son aşaması olup amerikan mandası olarak dile gelen dış politika sorunu da tartışılarak reddedilmiştir aralık tarihini taşıyan son abd teklifinde geniş bir ermenistan yanında bir türk devleti kurulması stratejik hedef olarak ortaya konulmuştur ocak de yunanların batı anadolu yu ilhak edecekleri söylentileri yayılmaya başlamıştı ocak ta albay fahrettin altay ile görüşen mustafa kemal yunanlara karşı batı anadolu daki bütün birliklerin başına geçmeyi planladığını belirtti bu dönemde ege deki çetelerle irtibat kurmuş düzenli orduyu çetecilere yardımcı olmaya ikna etmişti bu esnada albay ismet ile ankara da görüşmeler yaptı yunanistan ile savaşın kaçınılmaz olduğunu ancak düşman birliklerinin çeteler değil sadece düzenli ordu ile durdurulabileceğini belirtti ingilizlerin bu hamlesine karşılık mustafa kemal öncelikle anadolu daki ingiliz subaylarının gözaltına alınması emrini verdi daha sonra yeni bir seçim çağrısı yaparak istanbul daki vekilleri ankara ya davet etti milliyetçilere yakın olan sadrazam salih paşa nisan da istifa etti vahdettin onun yerine milliyetçi karşıtı damad ferid i getirmeye karar verdi bu noktada saray ile milliyetçiler arasındaki bölünme tamamen netleşmiş türk milli direnişinin liderliği konusunda ise mustafa kemal in ciddi bir rakibi kalmamıştı mart nisan de istanbul daki milliyetçiler çeşitli yollarla ankara ya geçtiler mustafa kemal bu esnada ankara da örgütlenmesini ilerletmiş direniş hareketini anlatma amaçlı anadolu ajansı nı kurmuştu nisan da meclis padişah tarafından feshedildi ve şeyhülislam kuvâ yi milliye yi kâfir ilan eden ve öldürülmelerinin vacip olduğunu belirten bir fetva yayımladı nisan da kuvâ yi inzibâtiye kurularak milliyetçilere karşı harekete geçirildi tbmm nin açılmasından bir hafta sonra mayıs tarihli the mail gazetesi manşetine göre mustafa kemal verdiği röportajda osmanlı nın yıkılmasından islam ın ayak altına alınmasından ingiltere yi sorumlu tuttuğunu söyledi birliklerine atfedilen soykırım iddialarını da şiddetle reddettiğini belirtti yalnızca fesat çıkaranların temizlenmesinde zorunlu olduklarını söyledi buna ek olarak ingiltere yi cezalandıracağım diyen mustafa kemal ingiltere nin kolonilerinde isyan körüklemenin kendi elinde olduğunu ifade etti asi veya maceraperest olmadıklarını meşru türkiye nin gerçek temsilcisi olduklarını dile getirdi bu esnada nisan da itilaf devletleri san remo konferansı nda osmanlı nın bölünmesi planları üzerine çalışıyordu britanya başbakanı lloyd george venizelos un batı anadolu yu ilhak planını destekliyordu görüşmelerin ardından haziran da bir yıldan uzun süredir milne hattı nda bekleyen yunan kuvvetleri doğuya ve kuzeye doğru ilerleyerek temmuz da bursa yı ele geçirdiler yunanlar izmir in kuzeyinden marmara nın güneyine dek tüm ege sahillerini bir ayda işgal ettiler temmuz da edirne düştü temmuz da tüm trakya kaybedildi yunan işgali devam ederken yozgat ta çapanoğlu ayaklanması başladı bölgedeki düzenli birlikler isyanı bastırmakta başarısız olunca mustafa kemal önce kılıç ali çetesini ardından çerkez ethem i görevlendirdi isyancılara karşı zafer kazanan ethem ankara valisi yahya galip i kendi kurduğu askeri mahkemeye çıkartmak istedi mustafa kemal tarafından güçlükle ikna edildi ekimde padişah taraftarları konya da hükmet binalarını ele geçirdi güneydoğuda ise bazı kürt aşiretler isyan ettiler ama bu isyanlar başarıyla bastırıldı mustafa kemal bu dönemde itilaf devletleri ne karşı diplomatik destek bulmaya da çalışıyordu hariciye vekili bekir sami kunduh başkanlığında sovyetler ile görüşmeye gönderilen heyet temmuz da moskova ya vardı enver paşa da ağustos ta moskova ya varmış ingilizlere karşı bir islam ihtilali için bolşevikleri etkilemeye çalışıyordu mustafa kemal ittihat ve terakki nin liderleri ile arasına mesafe koymaya özen gösterdi bolşeviklerin tehlikeli bir müttefik olduğunu düşünen mustafa kemal hem iç hem de dış siyasette dikkatli bir denge politikası gözetti yapılan uzun görüşmelerin ardından rusların doğu anadolu da toprak talepleri net şekilde reddedildi bolşeviklerin sarıkamış ı türklere bırakabilecekleri imasından faydalanan mustafa kemal kâzım karabekir e kars ın batısını yeniden ele geçirme izni verdi eylül de zayıf bir ermeni direnişine rağmen sarıkamış alındı ekim de kars ermenilerden ele geçirildi mustafa kemal in talimatları ile ermeniler üzerindeki baskı devam ettirildi kasım da ermeniler tamamen yenilerek ankara nın koşullarını kabul etmek zorunda kaldılar aralık de imzalanan gümrü antlaşması ile ermenistan sınırı nihai halini aldı doğu sınırının güvene alınmasının ardından kuvvetler güneye kaydırıldı kilikya ve kuzey mezopotamya daki çeteler düzenli ordu altına alınarak mustafa kemal in emirlerini uygular hale geldi merkezi denetimden uzak bulunan kuvâ yi milliye örgütleri dağıtılarak düzenli bir ordu oluşturuldu millî mücadele nin en kanlı çatışmaları düzenli orduya katılmayı kabul etmeyen kuvâ yi milliye gruplarına karşı verildi mustafa kemal in en büyük sorunu yunanların toprak uğruna türklerle savaşmaya hazır düzenli bir orduya sahip olmasıydı ankara nın batı cephesindeki düzenli birlikleri zayıftı bu sebeple hükmet çetelere bağımlı durumdaydı ayrıca bu çeteler güneydekilere göre ankara ya çok daha az bağımlıydılar ankara hükmeti mayıs de bütün milislerin düzenli orduya katılmasını ve giderlerin savunma bütçesinden karşılanmasını öngören bir yasa çıkartmıştı ancak çerkez ethem ve demirci mehmet efe bağımsız davranmayı yeğliyordu bu esnada orduda firarlar da artmıştı eylül de çıkartılan bir yasa ile istiklâl mahkemeleri kuruldu ekim de çerkez ethem ve düzenli ordunun gediz e gerçekleştirdiği bir hücum koordinasyon eksikliği sebebiyle başarısızlıkla sonuçlandı mustafa kemal bunun üzerine cephe komutanı ali fuat ı görevden alarak moskova ya büyükelçi olarak gönderdi cepheyi kuzeyde ismet inönü güneyde refet bele komutasına verdi refet konya da bir ayaklanmayı bastırdıktan sonra demirci mehmet efe nin üzerine yürüdü ve aralık ta tutukladı daha fazla güce sahip olan çerkez ethem önce ankara da kendine destek aradı daha sonra kütahya ya kaçtı aralık ta albay ismet ve albay refet komutasında bin asker çerkez ethem e karşı saldırıya geçti ve kütahya kalesini ele geçirdi çerkez ethem reşit ve tevfik kardeşlerin başlarında bulunduğu kuvâ yi seyyâre den çerkez yunanlarla anlaşarak düşman hatlarının gerisine geçtiler geriye kalanlar dağıldı bir kısmı düzenli orduya katıldı birleşik krallık başbakanı david lloyd george a göre yunanistan büyümeli ve ingiltere ile menfaatleri birleştirilmeliydi yunanistan boğazları avrupa ya açık tutmalı akdeniz de ingiltere nin çıkarlarına uygun davranmalıydı eğer böyle davranmazsa ingiliz donanması onu uslandırmak için yeterdi sevr antlaşması nın kuvvet kullanılmadan uygulanamayacağı anlaşılmıştı itilaf devletleri ise kuvvet kullanacak halde değildi itilaf devletleri yunanları yalnız türk illerini alıp kendi vatanına katmak için değil kendi davalarını da yürütmek için anadolu ya çıkardı ancak itilaf devletleri de türkiye ye karşı uygulanacak politikalarda artık beraber değildir italya yunanların anadolu ya yerleşmesinden dolayı rahatsızdı fransa ise suriye deki toprak kazançlarını yeterli görmektedir artık yunanlar kendi ordularıyla anadolu ya boyun eğdirmek zorundadır mustafa kemal de yunan ordusunu yenerse türkiye yi kurtarmış olacaktır ocak günü bursa dan eskişehir e ve uşak tan afyon a doğru iki kol hâlinde ileri harekâta başlayan yunan ordusu ocak ta inönü mevzilerine kadar ilerledi ancak türk ordusunun savunması karşısında ileri gidemeyeceklerini anlayarak ocak sabahı inönü mevzilerinden çekilmek zorunda kaldı birkaç gün sonra geride kalan çerkez ethem birlikleri milli birlikler tarafından dağıtıldı birinci inönü muharebesi düzenli ordunun ilk zaferi olduğundan kuvâ yi milliye den düzenli orduya geçiş hızlanmış halkın yeni kurulan orduya güveni artmıştır bu başarı bütün dünyanın dikkatini çekmiş itilaf devletleri ocak de osmanlı devleti nin londra ya bir heyet göndermesini ve bu toplantıda ankara hükmeti nden de temsilci bulundurulmasını istemişlerdir mart ta albay ismet tuğgeneral rütbesine terfi etti birinci inönü zaferinden sonra itilaf devletleri sevr antlaşması nda türklerin yararına bir değişiklik yapılmasını görüşmek için londra da bir konferans toplanmasına karar vermişlerdir şubat mart tarihleri arasında yapılan konferansta türkler yararına bir sonuç çıkmamış mücadele devam etmiştir yunanistan londra konferansı bitmeden anadolu da yeni bir saldırı yapmak üzere hazırlıklara başlamıştır mart günü sabah erken saatlerde yunan kolordusu nun batı cephesinden yunan kolordusu nun da güney cephesinden ileri harekete geçmesiyle muharebeler başlamıştır mart nisan arasında meydana gelen ikinci inönü muharebesi tekrar türk kuvvetlerinin zaferiyle sona ermiştir bu zaferden sonra fransızlar zonguldak tan italyanlar da güney anadolu dan askerlerini çekmeye başlamıştır inönü muharebelerinde savunma taktiği uygulayan türk ordusu aslıhanlar dumlupınar çarpışmalarında ise henüz saldırı gücüne ulaşamadığını göstermişti bu durumdan yararlanmaya karar veren yunan ordusu inönü eskişehir afyon ve kütahya arasındaki çizgide yer alan türk mevzilerine yüklenerek buraları işgal etmek ve ankara ya kadar ilerlemek istiyordu takviye birliklerle iyice güçlenen yunan ordusu temmuz den itibaren saldırıya geçti ve temmuz a kadar yaptıkları saldırılarla türk ordusunu geri çekilmeye zorladı mustafa kemal paşa türk ordusunun sakarya irmağı nın doğusuna kadar çekilmesini emretti böylece vakit kazanılacaktı bu savaşlar sonunda eskişehir kütahya afyon gibi büyük stratejik bölgeler elden çıktı tbmm de moral bozukluğu yaşandı ve sert tartışmalar meydana geldi ancak yunan ordusu büyük ateş ve silah üstünlüğüne rağmen türk ordusunu yok edememişti türk ordusu güvenli bir şekilde sakarya nın doğusuna çekilmişti kütahya eskişehir muharebeleri sonrasında büyük millet meclisi içinde iktidara yani mustafa kemal paşa ya karşı tepkiler artmaya başladı bu muhalefeti yöneltenler ordunun başına geçmesi için mustafa kemal paşa ya baskı yapmaya başladı gerçek niyetleri ise onu ankara dan uzaklaştırmak ve enver paşa nın iktidarını sağlamaktı mustafa kemal paşa ağustos günü büyük millet meclisi nde yaptığı konuşmayla başkomutan olmayı kabul ettiğini ancak başkomutanlığın faydalı olabilmesi için meclis in ordu ile ilgili yetkilerini üç ay süreyle kendisinde toplayacak bir kanun çıkartılması gerektiğini açıkladı paşa nın başkomutanlığını isteyenlerin bu şekilde hayalleri suya düşürülmüş oldu ağustos günü oy birliği ile çıkartılan yasa ile mustafa kemal paşa tbmm orduları başkomutanlığı na getirildi mustafa kemal paşa başkomutanlığa geçmesinin hemen ardından yayımladığı tekâlif i milliye emirleri ile halkı ordunun donatılması için seferberliğe çağırdı ağustos ta polatlı da teftiş yaparken attan düştü ve kaburga kemiği kırıldı ağustos eylül tarihlerinde yapılan sakarya meydan muharebesi nde yunan ordusunun hücum gücü tükendi türk ordusu ani bir taarruzla yunan ordusunu sakarya nehri nin doğusundan çıkarmayı başardı bu zaferden sonra eylül de büyük millet meclisi başkomutan mustafa kemal paşa yı oy birliğiyle müşîr bugünkü ismiyle mareşal rütbesine terfi ettirdi ve gazi unvanı verdi sakarya meydan muharebesi sonunda türk ordusunun zayiatı şehit yaralı esir ve kayıp olmak üzere toplam dur yunan ordusunun zararı ölü yaralı kayıp olmak üzere toplam dir sakarya meydan muharebesi nden sonra ekim de ankara hükmeti ile güney kafkas cumhuriyetleri arasında kars antlaşması imzalandı böylece türkiye nin doğu sınırı tamamen güvenlik altına alındı fransa ise tbmm hükmeti ile ekim de ankara antlaşması nı imzaladı bu antlaşma ile fransa tbmm hükmeti ni tanıdı ve hatay iskenderun dışında türkiye nin bugünkü güney sınırı çizildi antlaşma sayesinde güney cephesi güvenli duruma geldiğinden buradaki türk birlikleri de batı cephesi ne kaydırıldı italyanlar ise sakarya meydan muharebesi nden sonra güney ege ve akdeniz bölgelerinde tutunamayacaklarını anlayarak yılı sonuna kadar işgal ettikleri yerlerden çekildi sakarya meydan muharebesi sonrasında ingiltere de ankara yı tanıyarak tbmm ile ekim tarihinde tutsakların serbest bırakılması konusunda antlaşma yapıldı tam yıl süren taarruz hazırlıkları sonucunda ağustos sabahı büyük bir dikkatle hazırlanan taarruz planı uygulamaya konuldu ağustos de yapılan büyük taarruz kurtuluş savaşı nın son aşamasıdır ağustos günü başkomutanlık meydan muharebesi nde bir gün içinde yunan ordusunun büyük bir bölümü imha edildi ağustos ta mustafa kemal paşa komutanlarını çalköy deki karargâhında toplayarak kaçabilen yunan kuvvetlerinin hızlı bir şekilde takip edilmesini ve izmir ile civarındaki kuvvetleriyle birleşmemesi için üç koldan akdeniz e bugünkü ege doğru ilerlenmesini emretti eylül günü başkomutan mustafa kemal bir bildiri yayımlayarak ordulara şu emrini verdi bütün arkadaşlarımın anadolu da daha başka meydan muharebeleri verileceğini göz önüne alarak ilerlemesini ve herkesin akıl gücünü yiğitlik ve yurtseverlik kaynaklarını yarışırcasına esirgemeden vermeye devam eylemesini isterim ordular ilk hedefiniz akdeniz dir ileri türk ordusu eylül de uşak ı geri aldı burada yunan ordusu başkomutanı general nikolaos trikupis esir edildi eylül de türk süvarileri izmir e girdi eylül ye kadar yapılan takip harekâtıyla tüm batı anadolu daki yunan birlikleri sınır dışına çıkarıldı türk ordusunun kazandığı bu başarı mudanya ateşkes antlaşması na giden süreci başlattı karşıyaka da mustafa kemal in kalması için yakınları yunanların elinde esir olan bir baba oğul evlerini hazırlamıştır bu evde daha önce yunan kralı konstantin de kalmış eve merdivenlerde ayakları altına serilen türk bayrağını çiğneyerek girmiştir bu kez baba oğul merdivenlere yunan bayrağını sermiştir mustafa kemal paşa eve girecekken lütfedin bu karşılıkla bu lekeyi silin denilmiştir mustafa kemal paşa da o geçmişse hata etmiş bir milletin onuru olan bayrak çiğnenmez ben onun hatasını tekrar etmem bayrağı kaldırın yerden diyerek bayrağı kaldırtmıştır izmir kurtarıldıktan sonra asıl sorun istanbul ve boğazlar bölgesi nde sürmekte olan itilaf devletleri işgalinin sona erdirilmesidir mustafa kemal in emri doğrultusunda türk kuvvetleri derhal çanakkale ye yönelerek buraların trakya dahil boşaltılmasını talep eder ingiltere buna ek donanma ki içlerinde zamanın en modern adet uçak gemisi bulunmaktadır ve kara kuvveti göndererek cevap verir mustafa kemal in çanakkale krizi ne sebebiyet veren emri ingiltere deki muhalefetin newfoundland ve yeni zelanda dışında ingiliz dominyonlarının ve diğer itilaf devletlerinin karşı koyması neticesinde sıcak çatışmaya dönüşmez ve istanbul un kurtuluşu na giden yolu açar çanakkale krizi david lloyd george un iktidarını kaybetmesine neden olduğu gibi kanada nın diplomatik açıdan bağımsız olmasını sağlar ayrıca kriz döneminde abd başkanı eylül günü yeni savaş gemisinin türkiye ye komşu denizlere gönderilmesini emreder gemisinin istihbarat edinmek suretiyle lozan antlaşması yapılana kadar devamlı istanbul da bulunduğu da anlaşılmaktadır büyük taarruz un ardından ekim de tbmm ingiltere fransa ve italya arasında imzalanan mudanya ateşkes antlaşması yla savaş sona ermiştir yunanlar görüşmelere katılmamış italya vekaleten onları temsil etmiştir bu antlaşmanın hükümlerine göre türk ve yunan orduları arasındaki savaş bitmiştir doğu trakya tbmm ye teslim edilmiş ve barış antlaşması imzalanana kadar türkiye büyük millet meclisinin burada en fazla kişilik bir jandarma kuvvetini bulundurmasına onay verilmiştir boğazlar ve istanbul tbmm hükmetinin yönetimine bırakılmıştır barış antlaşması yapılana kadar itilaf devletleri nin istanbul da kalması karara bağlanmıştır mudanya ateşkes antlaşması ndan sonra barış görüşmelerinin yapılması için tarafsız bir ülke olan isviçre nin lozan şehri seçilmiştir türkiye yi ismet inönü temsil etmiştir konferans kasım günü toplanmış ve anlaşmazlık sonucu şubat te görüşmeler kesilmiştir nisan te görüşmeler tekrar başlamış ve temmuz te lozan antlaşması imzalanmıştır lozan antlaşması nda ekim de fransızlarla yapılan ankara antlaşması ndaki güney sınırı aynen korunmuştur irak sınırı çizilememiş ve ay zarfında çözülmesi kararlaştırılmıştır meriç nehri yunanlarla olan sınır kabul edilmiştir karaağaç ve çevresi savaş tazminatı olarak türkiye ye verilmiştir ege denizi ndeki bozcaada ve gökçeada türkiye ye verilmiş yunanların elinde kalan anadolu ya yakın adaların silahsızlandırılmasına karar verilmiştir kapitülasyonlar tamamen kaldırılmıştır ten birinci dünya savaşı nın sonuna kadar olan osmanlı imparatorluğu nun borçları sermaye üzerinden yeniden hesaplanarak azaltılmıştır borçlar osmanlı dan ayrılan devletlere gelirlerine orantılı olarak bölüştürülmüştür türkiye nin borçları türk parası veya fransız frangı üzerinden ödeme teklifi kabul edilmiştir lozan boğazlar sözleşmesi ile boğazlardan serbest geçiş sağlanmış boğazlar komisyonu kurulmuş boğazlar ve civarının askersiz hale getirilmesi sağlanmıştır istanbul da yaşayan rumlarla batı trakya da yaşayan türkler hariç türkiye deki bütün rumlarla yunanistan daki bütün türklerin yer değiştirmesi onaylanmıştır böylece kurtuluş savaşı temmuz te imzalanan lozan antlaşması yla sonuçlanmıştır bu antlaşma ile sevr antlaşması yürürlükten kalkmış türkiye lozan antlaşması temelleri üzerine kurulmuştur saltanat kaldırıldıktan sonra mustafa kemal ocak te eskişehir de hükmet sistemleri konusunda yaptığı konuşmada cumhuriyete karşı çıkıyor ve cumhuriyet ile meşruti monarşi arasında bir fark olmadığını şu ifadelerle beyan ediyor bildiğimiz meşruti ve cumhuri hükmetler teşkilatı kuvvetler ayrılığı esasına dayalı kabul edilmektedir biz kuvvetler birliği esasına dayanarak hükmet tesis ettik bence hakikatte kuvvetler ayrılığı yoktur kuvvetler birliği vardır şer i hükümlere uygunluk noktasından değerlendirmek isterseniz hatırlatayım ki bizim şer i hükümlerimizde belli bir hükmet şekli ifadesi yoktur cumhuriyet mutlakiyet şekilleri gibi bir şekil tespit olunmamıştır mustafa kemal muhalefetin güçlendiği seçimlerin ne zaman olacağı belirsizliğini korurken yasama ve yürütmenin başında bulunduğu konjonktürde ocak te izmit te meclis hükmeti sistemini savunuyor ve cumhuriyetten üstün olduğunu şöyle açıklıyor mustafa kemal cumhuriyetin ilan edileceğini ilk defa eylül günü wiener neue freie presse muhabirinin başkentin neresi olacağına dair sorduğu soruya verdiği cevapta ifade etmiştir millî mücadele sonrasında türkiye de iki başlı bir yönetim ortaya çıkmıştı tbmm kasım de osmanlı saltanatını lağvedip vahdettin i tahttan indirerek istanbul hükmetinin hukuki varlığına son verdi ocak te izmit hünkâr kasrı nda istanbul dan gelen gazetecilerle mülakat yapıldığında vakit başyazarı ahmet emin bey yalman in kürt meselesi hakkında sorusuna karşı başlı başına bir kürtlük tasavvur etmektense bizim teşkîlât ı esâsîye kanunu gereğince zaten bir tür mahalli muhtariyetler teşekkül edecektir diyerek kürtlere özel statü tanımamak için ihtiyatlı davrandı bu gelişmeler üzerine cumhuriyetin ilanı ile işi kökünden çözmeye karar veren gazi mustafa kemal ekim gecesi çankaya da ismet paşa ve bazı kimseleri toplantıya çağırdı ve yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz diyerek kararını açıkladı misafirlerin ayrılmasından sonra ismet paşa yı alıkoydu ve birlikte teşkilat ı esasiye kanunu nda gerekli değişikliği sağlayacak önergeyi hazırladılar ekim pazartesi günü halk fırkası meclis grubunda bakanlar kurulunun oluşturulması konusunda tartışıldı sorun çözülemeyince gazi mustafa kemal den düşüncelerini açıklaması istendi gazi mustafa kemal bunalımdan çıkış yolunu anayasanın değiştirilmesi zorunluluğu ile açıkladı cumhuriyetin ilanını hedefleyen tasarıyı da grubun bilgisine sundu tasarının parti grubunda kabulünden sonra aynı akşam saat te tbmm genel kurul toplantısı başladı anayasa komisyonu nun değişiklik ile ilgili rapor ve önergesi genel kurulun onayına sunuldu ve ekim pazartesi akşamı saat da milletvekillerinin alkışları ve yaşasın cumhuriyet nidaları ile cumhuriyet ilan edildi cumhuriyetin ilanının ardından yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde oylamaya katılan milletvekilinin tamamının oyları ile balâ milletvekili gazi mustafa kemal türkiye nin ilk cumhurbaşkanı seçildi atatürk kendi deyişiyle türkiye yi muasır medeniyet seviyesine çıkarmak amacıyla bir dizi köklü değişime imza attı atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetlemiştir tbmm de mart tarihinde tevhîd i tedrîsât kanunu kabul edilerek medreseler kaldırılmış ve türkiye cumhuriyeti sınırları içindeki bütün okullar türkiye cumhuriyeti millî eğitim bakanlığı na bağlanmıştır eğitim kurumlarının bir çatı altında toplanmasıyla eğitim millî bir nitelik kazanmıştır aynı tarihte tbmm de kabul edilen bir kanunla halifelik kaldırılmış ve osmanlı hanedanı üyeleri vatandaşlıktan çıkarılarak yurt dışına sürülmüştür osmanlı devleti nde kullanılan saat takvim ve ölçüler avrupa daki devletlerden değişik olduğundan sosyal ticari ve resmî ilişkileri zorlaştırıyordu osmanlı devleti nin son dönemlerinde farklılığı gidermek için bazı çalışmalar yapılsa da yetersizdi cumhuriyet döneminde bu sıkıntıları gidermek için çalışmalara başlandı aralık te çıkarılan bir kanunla hicri ve rumi takvimlerin yerine miladi takvim kabul edildi ve ocak dan itibaren kullanılmaya başlandı bunun yanı sıra güneşin batışına göre ayarlanan alaturka saat yerine çağdaş dünyanın kullandığı saat sistemi örnek alındı bir gün saate bölünerek günlük hayat düzenlendi kadınların yılında yerel yılında ise genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır homojen ve birleşmiş bir ulus yaratılması için türkleştirme politikası yürütüldü türk olmayan azınlıklar kamuoyunda türkçe konuşmaya zorlandı türkçe olmayan toponomiler ve azınlıkların soyadları türkçeye çevrildi atatürk ün talimatıyla kurulan kurumlardan bir diğeri türk tarih kurumudur türk tarih ve medeniyetini araştırmak amacıyla oluşturulan türk tarihi tedkik heyeti haziran tarihinde ilk toplantısını yapmış ve yönetim kurulunu seçmiştir mart tarihinde türk ocakları nın kurultayı nda kapatılma kararı alınmasından sonra nisan de türk tarihi tedkik cemiyeti ismiyle yeniden örgütlenmiş ve çalışmalarına devam etmiştir kurumun adı yılında türk tarihi araştırma kurumu olarak daha sonra ise türk tarih kurumu olarak değiştirilmiştir atatürk cumhurbaşkanlığı döneminde toprak reformu için çalışmıştır laiklik cumhuriyetçilik milliyetçilik halkçılık devletçilik inkılapçılık ilkeleri mayıs tarihinde cumhuriyet halk fırkası nın programında yer almış şubat de ise anayasaya girmiştir cumhuriyetin ilanından sonra millî mücadele yi başlatan beş kişilik kadronun mustafa kemal paşa dışındaki dört üyesi rauf bey kâzım karabekir paşa refet paşa ve ali fuat paşa muhalefete geçerek terakkiperver cumhuriyet fırkası nı kurdular mart ında çıkan genç hâdisesi şeyh sait isyanı doğu isyanı üzerine sıkıyönetim ilan edilerek terakkiperver cumhuriyet fırkası kapatıldı eski ittihatçılar terakkiperver cumhuriyet fırkası nın kapatılmasından sonra iktidara gelebilmek için tek yolun mustafa kemal i öldürmek olduğuna karar verdiler ve suikast planları hazırlamaya başladılar suikast için en uygun yerin izmir olduğuna karar verildi mustafa kemal in izmir e geleceği haziran günü suikastı yapmaya karar verdiler plana göre suikast başoturak la yemişçarşısı ndan gelen sokakların kemeraltı ndaki hükmet caddesi yle birleştiği yerde yapılacaktı bu noktada mustafa kemal in otomobili dönemeç nedeniyle yavaşlayacak önce laz ismail ile gürcü yusuf tabancaları ile ateş edecek gerekirse bomba da kullanacaktı ilk saldırı başarısız olursa ziya hurşit de arkadan ateş edecekti sonra kalabalığa karışıp otomobile binecek ve giritli motorcu şevki nin motoruyla sakız adası na kaçacaklardı ancak suikastı planlayanlardan sarı efe edip in istanbul a gitmesi ve mustafa kemal in bir gün gecikmesi nedeniyle motorcu şevki izmir valisine giderek mustafa kemal e bir ihbar mektubu yazdı aynı gün ziya hurşit laz ismail gürcü yusuf ve çopur hilmi yakalandı sarı efe edip ve aleaddin bey de istanbul da yakalandı izmir de kurulan istiklal mahkemeleri nde kişi idama mahkm edildi daha sonra istiklal mahkemeleri ankara ya geldi eski maliye nazırı cavit bey doktor nâzım eski ardahan milletvekili hilmi ittihat ve terakki nin sorumlu sekreterlerinden nail bey idama bazı ittihatçılar ise on yıl hapse mahkm olmuştu yurt dışında bulunan rauf orbay yıl sürgüne mahkm edilmişti soruşturmalarda suçsuz olduğu anlaşılan kâzım karabekir ve ali fuat cebesoy serbest bırakıldı giritli motorcu şevki ye de lira mükafat verildi bu demokrasi denemesinden biraz önce ordunun siyasete müdahale etmesinin demokrasiye zarar verebileceğini düşünerek askerî ceza kanunu nu mayıs tarih ve sayılı kanun meclisten geçirdi bu kanunun maddesine ordu mensubunun siyasi toplantılar ve gösterilere katılmasını siyasi partiye üyesi olmasını siyasi maksatlarla şifahi telkinlerde bulunmasını siyasi makale yazmasını ve siyasi nutuk söylemesini yasaklanan hükmü koydurdu atatürk cumhurbaşkanlığı döneminde sadece bürokratların değil tüm vatandaşların mülkiyet hakkını tanımış ve döneminde türkiye ekonomisi ortalama yıllık oranında büyüyerek türkiye nin gsmh si dünya toplamının binde sinden binde sine yükselmiştir atatürk ün döneminde türkiye cumhuriyeti dünyanın en hızlı kalkınan ülkelerinden biri olmuştur atatürk ün cumhurbaşkanlığı dönemindeki dış politika konularının başlıklarını musul sorunu türkiye yunanistan nüfus mübadelesi türkiye nin milletler cemiyeti ne girişi balkan antantı montrö boğazlar sözleşmesi sadabat paktı ve hatay sorunu oluşturmaktadır atatürk dış politikasında gerçekçi davranmıştır atatürk dış ilişkilerde dinamik ve gözü pektir ama maceracı değildir atatürk dış politikada kendisini hangi ilkenin yönettiğine dair biz kendimizi bilen kimseleriz olmayacak isteklerimiz yoktur açıklamasını yapmıştır atatürk islamcılık ve turancılık akımlarının zararlı boyutlarına karşı mîsâk ı millî ile çizmiş olan sınırlarda kalınmasını benimsemiştir temmuz te imzalanan lozan antlaşması nı atatürk dış politikada belirleyici bir unsur olarak tutmuş bu antlaşmada çizilen türkiye cumhuriyeti nin sınırları büyük ölçüde hatay sorunu dışında belirleyici olarak saptanmış ekonomi açısından lozan ın kaldırdığı kapitülasyonlardan taviz verilmemiştir atatürk ün lozan ı temel almasının önemi geçen zaman içinde bakıldığında daha iyi anlaşılmaktadır çünkü i dünya savaşı nın mağlupları arasında yer alan bir ulusun çizdiği kavramlar o dönemden bugüne yürürlükte olan tek antlaşma olarak durmaktadır atatürk ün sağlam kişiliğinin ve kararlı mizacının damgasını vurduğu ve tamamen millî bir karakter taşıyan dış politika uygulamaları günümüz için örnek alınacak pek çok temel niteliğe sahiptir orta öğretimden itibaren askeri terbiye gören ve savaşlara katılan atatürk ün askerlik sonrası hayatında barışın idamesine uğraşmıştır ayrıca bu yolda örnek tutum ve davranışlar sergilemiştir bunları atatürk ün bizim kanaatimizce beynelmilel siyasi güvenliğin gelişmesi için ilk ve en mühim şart milletlerin hiç olmazsa barışı koruma fikrinde samimi olarak birleşmesidir sözünde açıkça görebiliyoruz lozan antlaşması sırasında türkiye irak sınırı çizilmemişti musul kerkük bölgesinde zengin petrol yataklarının bulunması ingiltere başta olmak üzere birçok ülkenin dikkatini çekiyordu zengin petrol yataklarının bulunduğu bölge mondros ateşkes antlaşması nın imzalanması sırasında ingiltere tarafından işgal edilmişti i dünya savaşı nın bitmesinden sonra irak ta ingilizlere bağlı bir yönetim kurulmuş bu ülke ingiliz mandası altına alınmıştı musul nüfusunun çoğunun türk olması sebebiyle mîsâk ı millî dâhilindeydi ancak ingilizler zengin petrol yataklarının bulunduğu bölgeyi bırakmaya yanaşmıyorlardı lozan barış antlaşması sırasında bu konuda bir sonuç alınamamış sorunun daha sonra türkiye ve ingiltere arasında çözülmesine karar verilmişti yılında görüşmelere başlanmış fakat sonuç alınamamıştır daha sonra sorun milletler cemiyeti ne götürülmüştür yılının ekim ayında toplanan milletler cemiyeti de türkiye irak sınırını çizmiş ve musul bölgesini irak tarafında bırakmıştır şubat te ise şeyh said isyanı çıkmıştır nisan da tamamen bastırılan ayaklanma ingilizlerin işine yaramıştır kurtuluş savaşı ndan yeni çıkan türk ordusu hırpalanmış musul kerkük üzerine askerî harekât yapma imkânı ortadan kalkmıştır bu durumda türkiye haziran tarihinde ingilizlerle imzalanan ankara antlaşması gereğince bazı maddi çıkarlar karşılığı milletler cemiyeti nin öngördüğü sınırı kabul etmiştir türkiye yunanistan nüfus mübadelesi yılında lozan antlaşması na ek protokol uyarınca türkiye deki rumların yunanistan a yunanistan daki türklerin türkiye ye zorunlu göçüne karar verilmiştir türkiye de sadece istanbul kenti ile gökçeada ve bozcaada da yunanistan da ise sadece batı trakya türkleri mübadeleden muaf tutulmuşlardır değişimin çok büyük bir bölümü yıllarında gerçekleşmiş ancak geriye kalan az sayıda olayda inönü venizelos sözleşmesine dek zorunlu göç uygulamasına devam edilmiştir atatürk türk yunan yakınlaşması için yılında yunanistan başbakanı elefterios venizelos u türkiye ye davet ederek eski düşmanıyla barışın temellerini attı venizelos un iktidardan düşmesinden sonra bile türk yunan ilişkileri samimi kalmaya devam etti nitekim venizelos un halefi panayis çaldaris eylül te atatürk ü ziyarete geldi ve türkiye ile yunanistan arasında balkan paktı için bir basamak olan samimi anlaşma misakı içten anlaşma yasası pacte d entente cordiale adında kapsamlı bir pakt imzaladı atatürk te venizelos tarafından nobel barış ödülü ne aday gösterildi ancak nobel ödül komitesi değerlendirmeye almadı yunanistan ın anadolu yu işgalinin bir hata olduğunu düşünen ve türkiye ile dostluk bağları geliştirilmesini savunan diktatör ioannis metaksas bir keresinde atatürk ile ilgili dedi ki cumhurbaşkanı atatürk ün ortak idealler ve barışçıl iş birliği çerçevesinde türk yunan ittifakının gerçek kurucusu olduğunu asla unutmayacağız iki ülke arasında çözülmesinin düşünülemeyeceği dostluk bağları geliştirdi yunanistan asil türk milleti için değiştirilemez bir gelecek yolu belirleyen bu büyük adamın hararetli hatıralarını koruyacak türkiye nisan tarihinde yapılan cenevre silahsızlanma konferansı nda milletler cemiyeti ile iş birliği yapmaya hazır olduğunu belirtmiştir bunun üzerine ispanya ve yunanistan türkiye nin milletler cemiyeti ne kabul edilmesini teklif etmiştir türkiye nin barışçı siyasetini gözlemleyen milletler cemiyeti bu teklifi temmuz de genel kurulda oy birliği ile kabul etmiştir türkiye temmuz de bu cemiyete üye olmuştur milletler cemiyeti nin yerini yılından itibaren birleşmiş milletler almıştır balkan anlaşma yasası şubat tarihinde atina da türkiye yunanistan yugoslavya ve romanya arasında imzalanan anlaşmadır lozan konferansı nda türkiye ve itilaf devletleri arasında boğazlar rejimiyle ilgili boğazlar sözleşmesi imzalanmıştı yılında imzalanan anlaşmanın tarafları ingiltere fransa italya japonya bulgaristan yunanistan romanya yugoslavya sovyetler birliği ve türkiye dir bu sözleşme sayesinde savaş ve barış zamanında ticaret ve savaş gemilerinin boğazlardan geçişi serbest olacaktı ikinci dünya savaşı nın yaklaşmasıyla birlikte avrupa da birçok siyasi değişiklik oldu boğazların herhangi bir saldırıya karşı korunmasını üstlenen devletlerden italya habeşistan a saldırdı japonya ise kendi isteğiyle milletler cemiyeti nden ayrıldı dünya barışının korunması için toplanan konferanslar neticesiz kalmış tüm devletler silahlanmaya başlamıştı siyasi ortamın bozulduğunu gören atatürk boğazlar meselesini kesin olarak çözmeye karar verdi türk hükmeti milletler cemiyeti ne başvurarak lozan antlaşması ndaki boğazlara ait hükümlerin değiştirilmesini talep etti bunun üzerine isviçre nin montrö şehrinde bir konferans toplanmış ve temmuz da türkiye ingiltere fransa bulgaristan romanya yugoslavya yunanistan japonya ve sovyetler birliği arasında montreux boğazlar sözleşmesi imzalanmıştır konferansa katılmamış olan italya daha sonra mayıs de boğazlar sözleşmesi ne katılmıştır montreux boğazlar sözleşmesi nin ana maddeleri şunlardır montreux sözleşmesi yıl yürürlükte kalacaktı ancak bu sürenin dolmasından yıl önce antlaşmanın taraflarından hiçbirisi sözleşmenin iptalini istemezse sözleşme yürürlükte kalmaya devam edecekti montreux sözleşmesi nin da süresi dolduğu halde böyle bir iptal isteği hiçbir ülke tarafından yapılmadığı için hâlen yürürlüktedir italya nın doğu ülkelerini hedef alan istila politikası nedeniyle türkiye iran irak ve afganistan arasında temmuz de iran da sadabat sarayı nda imzalanmıştır devletler antlaşma ile dostluk ilişkilerini sürdüreceklerini milletler cemiyeti paktı ve briand kellog paktı na bağlı kalacaklarını birbirinin iç işlerine karışmayacaklarını birbirlerine saldırmayacaklarını ortak çıkarlarıyla ilgili konularda birbirlerine danışacaklarını ve sınırlarının korunmasına saygı göstereceklerini belirtmişlerdir mondros ateşkes antlaşması ndan sonra iskenderun sancağı suriye den anadolu ya ilerleyen fransızlarca işgal edilmiştir böylece birçok yerde olduğu gibi hatay da da bir millî mücadele cephesi oluşmuştur lozan antlaşması nda ise suriye ile türkiye arasında çizilen sınıra göre hatay türk sınırları dışında kaldı atatürk kasım tarihinde türkiye büyük millet meclisi ni açış konuşmasında bu sırada milletimizi gece gündüz meşgul eden başlıca büyük bir mesele hakiki sahibi öz türk olan iskenderun antakya ve çevresinin mukadderatıdır bunun üzerinde ciddiyet ve kesinlikle durmaya mecburuz daima kendisi ile dostluğa çok ehemmiyet verdiğimiz fransa ile aramızda tek ve büyük mesele budur bu işin hakikatini bilenler ve hakkı sevenler alâkamızın şiddetini ve samimiyetini iyi anlarlar ve tabii görürler diyordu fransız büyükelçisi ile olan bir konuşmasında ise hatay benim şahsî davamdır şakaya gelmeyeceğini bilmelisiniz dedi atatürk ün hatay ı silah zoruyla alabileceğini düşünen fransızlar askerî bir anlaşma yapmayı istediler bu anlaşma yapıldı anlaşma ile hatay da tarafsız bir seçim kabul edilerek bunun için de bir kısım asker gücünün hatay a girmesine karar verildi kurmay albay şükrü kanatlı komutasındaki türk birlikleri hatay a girdi ağustos ta seçimler yapıldı ve meclis çoğunluğunu türkler kazandı böylece bağımsız hatay cumhuriyeti eylül de kuruldu bu cumhuriyet haziran da türkiye ye katılma kararı aldı italya da benito mussolini nin almanya da ise adolf hitler in iktidara geldikten sonra saldırgan bir şekilde silahlanmaları ve avrupa kıtasında yeniden toprak paylaşımı peşinde koşmaları ikinci dünya savaşı nın yaklaşması şeklinde değerlendiriliyordu bunu üzerine atatürk hem silahlı kuvvetleri savaş durumuna hazırlamak hem de olası tehditlere bir gözdağı vermek için yılında trakya manevraları nı düzenlemeye karar vermiştir kırklareli tekirdağ ve edirne illerini kapsayan tatbikata bin asker katılmıştır senaryoya göre meriç boyunca saldıran hayali düşman kuvvetleri kıyıköy vize den çıkartma yapan birliklerce desteklenmiş ve türk birliklerine saldırmıştır tatbikata bulgaristan fransa irak ingiltere iran romanya yunanistan ve yugoslavya askeri temsilcileri katılmıştır atatürk ün kesin doğum tarihi bilinmemektedir kendisi de bilmiyordu miladi takvim aralık ten sonra türkiye de kullanılmaya başlanmıştır doğum tarihi konusundaki karışıklık ise osmanlı döneminde kullanılan iki takvimden doğmuştur bu dönemde kullanılan hicri takvim ve rumi takvimin ortak noktaları atatürk ün kaydedilen doğum yılı olan nın yanında hicri veya rumi olduğunun belirtilmemesi miladi takvimde ay ve yıla bağlı olarak veya yılından hangisine denk geldiğinin kesin olarak bulunmasını zor hale getirmiştir faik reşit ünat araştırmaları sırasında zübeyde hanım ın selanik teki komşularını ziyaret etmiş ve bu konuda sorular sormuştur aldığı cevaplar çelişmektedir bazı komşular atatürk ün bir ilkbahar gününde doğduğunu söylerken bazı komşular ise kış günü ocak veya şubat olduğunu iddia etmişlerdir atatürk ün kendisi annesinin ona bir bahar gününde doğduğunu söylediğini kız kardeşi makbule atadan ise annesinin ona mustafa kemal in fırtınalı bir gecede doğduğunu söylediğini ifade etmişlerdir enver behnan şapolyo zübeyde hanım ın kânunievvel da doğduğunu söylediğini belirterek atatürk ün aralık de doğduğunu öne sürmüş şevket süreyya aydemir ise bu tarihin ocak olduğunu iddia etmiştir şişli atatürk müzesi nde gösterimde bulunan atatürk ün son nüfus cüzdanının üzerinde doğum tarihi kısmında görülebilir haldedir doğumlu olan ali fuat cebesoy şişli deki evinde kendisinin rauf bey le ben senin ağabeyin sayılırız çünkü ikimiz de senden birer yaş büyüğüz diye konuşmasını kaynak göstererek tevellütlü olduğunu yazmıştır kurtuluş savaşı nın başlangıcı kabul edilen mayıs tarihinin atatürk ün doğum günü olarak kabulü tarihçi reşit saffet atabinen in bir jestinin sonucudur atabinen in ulusun doğuşu üzerine yaptığı bir jest mayıs ın önemini iyi şekilde yansıttığı için atatürk ün takdirini kazanmıştır izleyen günlerde bir öğretmenin planladıkları gazi günü için atatürk ün doğum gününü sorması üzerine atatürk tam tarihi bilmediğini söylemiş ve gazi günü için mayıs ı önermiştir tevfik rüştü aras atatürk ile yaptıkları günler süren bir araştırmadan sonra doğum tarihi aralığını mayıs ve mayıs arasına daralttıklarını söyler atatürk bu araştırmadan sonra neden mayıs olmasın demiştir bu tarih resmî olarak halka ve diplomatik kanallarca diğer ülkelere bildirilmiştir ancak bu tarih ilginç bir durum yaratmıştır yılının mayıs günü rumi takvimde yılına denk gelmektedir ancak kaydedilmiş doğum tarihi rumi yılıdır rumi yılı mart ile mart arasında sürmüştür bu sebeple alternatif olarak atatürk ün doğum tarihi mayıs olabilir bu sebeplerle ne tarih ne de yıl genel kabul görmemiştir mustafa kemal derneği eski başkanı muhtar kumral mart deki bir basın konferansında atatürk ün doğum tarihini atatürk ün kız kardeşi makbule atadan ın sözlerine dayanarak mart olarak belirlediklerini söylemiştir ancak miladi mart rumi mart ye denktir atatürk ün doğum yılı ise olarak kayda geçmiştir bu sebeple geçerlilik iddiası zan altındadır atatürk ün rumi da doğduğuna ilişkin kayıt bulunsa da atatürk ün doğum gününü net olarak söyleyebilmek için gerekli miktarda kayıt bulunmamaktadır atatürk ün doğum günü miladi veya e denk geliyor olabilir atatürk ün doğum günü kendi onayıyla resmî olarak mayıs olarak belirlenmiştir bu gün türk kurtuluş savaşı nın başlangıcı olması sebebiyle önem verdiği bir gündür ayrıca atatürk ün nüfus kaydı ocak tarihinde gaziantep bey mahallesi olarak değiştirilmiştir nüfus ve vatandaşlık işleri genel müdürlüğü nün websitesinde yapılan sorgulamada tc kimlik no kayıtlı olduğu il gaziantep ilçe şahinbey mahalle bey cilt no aile sıra no birey sıra no adı gazi mustafa kemal soyadı atatürk baba adı ali rıza bey anne adı zübeyde hanım doğum yılı cinsiyeti erkek olarak gözükmektedir atatürk islahhane caddesi koca kasım paşa mahallesi selanik osmanlı devleti nde bugünkü apostolu pavlu caddesi no aya dimitriya mahallesi selanik yunanistan bugün müze olan katlı odalı ve pembe boyalı evde doğdu şerafettin turan ın kitabında ahmet subaşı ya da hatuniye koca kasımpaşa semti olarak geçmektedir ancak atatürk ün üvey kız kardeşi ruhiye hanım ın torunu ferhat babür ün aktardığına göre atatürk ün doğduğu ev olarak bilinen ve yandaki fotoğrafta da gösterilen evdeki selanik konsolosluğu binası atatürk ün doğduğu ev değildir o ev zübeyde hanım ın ikinci kocası yani atatürk ün üvey babası ragıp bey in evidir mustafa adını babası ali rıza efendi kendi dedesinin adı olduğundan dolayı vermiştir çünkü ali rıza efendi nin babasının adı olan ahmed adı ağabeylerinden birisine verilmişti mustafa ya neden kemal isminin verildiğine yönelik ise çeşitli iddialar vardır afet inan bu ismi ona matematik öğretmeni üsküplü mustafa efendi nin kemal adının anlamında olduğu gibi onun mükemmel ve olgun olduğunu göstermek için verdiğini söylemiştir ali fuat cebesoy ise bu adı matematik öğretmeninin onu kendisinden ayırt etmek için koyduğunu belirtir atatürk ün bir biyografisini yazmış olan yazar andrew mango ise mustafa nın bu adı namık kemal in adında kemal bulunduğu için kendisinin koyduğunu iddia etmektedir gazi mustafa kemal e atatürk soyadı biraz yardımla saffet arıkan ın armağanıdır soyadı kanunu nun çıkarıldığı sıralarda mustafa kemal paşa için soyadı adayı belirlenmiş bunların arasından atatürk soyadı naim hazım onat ın tavsiyesi üzerine mustafa kemal paşa nın seçtiği soyadı olmuştur önerilen diğer soyadları şunlardır etealp arız ulaş yazır emen çogaş salış begit ergin tokuş beşe türkata türkatası saffet arıkan ın bulduğu soyadı türkata ve türkatası soyadıdır çankaya da yapılan toplantıda liste okunduktan sonra mustafa kemal paşa orada bulunan naim hazım onat a siz ne dersiniz diye sormuş onat da şu cevabı vermiştir türkata ve türkatası kelimeleri gerek yazılışta gerek söylenişte bana biraz tuhaf geliyor arkadaşlar biliyorsunuz tarihimizde atabey unvanı vardır anlamı da askerlikte müşavir hoca demektir bu unvanı taşıyan birçok türk büyüğü vardır biz de türk e her alanda atalık etmiş türklüğü kurtarmış istiklaline kavuşturmuş olan büyük gazi mize atatürk diyelim bu bana şivemize de daha munis daha uygun gibi geliyor bunun üzerine gazi atatürk soyadını benimsemiştir atatürk mustafa kemal adını askeriyede faaliyet gösterdiği yıllar içindeki gelişimi ve başarılarından mütevellit hak ettiği bey paşa ve gazi unvanlarıyla birlikte kullandı ve hem yaşadığı dönemde hem de ölümünden sonra o adla tanınır oldu cumhurbaşkanlığına seçildiği ten kendisine atatürk soyadının verildiği e dek gazete gibi medya organlarında ona sıkça gazi denerek hitap edilirdi te soyadı kanunu ndan sonra çıkarılan nüfus cüzdanlarından ikincisinde arapça bir ad olan kemal i milliyetçi tavrı doğrultusunda eski türkçede büyük kale anlamına geldiği iddia edilen adıyla değiştirdi ve te çıkarılan iki nüfus cüzdanına da mustafa adı yazılmadı atatürk ün kemal yerine kullandığı adla ilgili olarak atatürk hayatta iken anadolu ajansı tarafından şöyle bir açıklama yapılmıştır istihbaratımıza nazaran atatürk ün taşıdığı kamâl adı arapça bir kelime olmadığı gibi arapça kemal kelimesinin delâlet ettiği manada da değildir atatürk ün muhafaza edilen öz adı türkçe ordu ve kale manasında olan kamâl dır son â üstündeki tahfif işareti l i yumuşattığı için telâffuz hemen hemen arapça kemal telâffuzuna yaklaşır ancak doğrudan doğruya kale ve ordu anlamına gelen kamâl sözcüğüne sözlüklerde rastlanılmamaktadır özbekçenin açıklamalı bir sözlüğü olan ozbek tilining izohli lugati adlı sözlükte amal sözcüğünün tanımında bu iki sözcük birlikte geçmektedir şehir kale ordu vb ni teslim olmaya zorlamak amacıyla düşman koşunlarını kuşatmaya alma ve bu durumda tutma kuşatma muhasara aynı sözcük kazakçada kale ve sur anlamlarına gelmektedir kitap okumayı müzik dinlemeyi dans etmeyi ata binmeyi ve yüzmeyi severdi tavla ve bilardo oynamak hoşuna giderdi zeybek oyunlarına güreşe rumeli türkülerine ilgi duyuyordu sakarya adını verdiği atına ve köpeği foks a çok değer verirdi bir yaveri zengin bir kitaplık oluşturan atatürk ü boş zamanlarında elinden tarihle ilgili kitapları düşürmeyen biri olarak anlatır başka meselelerle ilgilenmek yerine gereğinden fazla tarihi kitap okuyor olmasına bozulan bir politikacının ona kitap okuyarak mı samsun a çıktın demesi üzerine atatürk şu yanıtı verir ben çocukken fakirdim iki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim eğer böyle olmasaydı bu yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım çankaya köşkü nde sık sık devlet adamlarının sanatçıların bilim adamlarının dostların davet edildiği ülke sorunlarının da konuşulduğu akşam yemekleri verilirdi temiz ve düzenli giyinmeye önem verirdi doğayı çok severdi sıkça orman çiftliği ne gider modern tarıma geçiş amacıyla yürütülen çalışmalara bizzat katılırdı ileri derecede fransızca ve az almanca biliyordu afet inan öğretmeni olan isviçreli antropolog profesör eugne pittard ın kendisine doktora tezi olarak verdiği türk milletinin özellikleri konusunda atatürk ten yardım istedi atatürk afet inan ın önce kendi görüşlerini yazmasını ve fikirlerini daha sonra belirteceğini söyledi afet inan ın uzun çalışmasına karşılık atatürk kurşun kalemle iki küçük not kâğıdı üzerine kendi tanımını yaptı tarihçi ilber ortaylı ya göre her ne kadar zaman zaman mustafa necati gibi eğitimci kimseler çıksa da millî eğitim konusuyla chp de ilgilenen tek kişi mustafa kemal idi ali rıza bey ve zübeyde hanım ın fatma ahmet ömer mustafa kemal atatürk makbule boysan atadan ve naciye adında altı çocukları oldu fatma dört ahmet dokuz ömer sekiz yaşlarında iken o senelerde salgın olan difteri o zamanki adıyla kuşpalazı hastalığından öldüler en küçük kardeş naciye mustafa kemal in harp okulu nu bitirdiği sene on iki yaşındayken verem hastalığına yakalanıp öldü makbule hanım yılına kadar yaşadı makbule atadan ve salih bozok a göre küçük mustafa yaşındayken binbaşı rüknettin in yaşındaki kızı müjgân a âşık olmuştur makbule atadan a göre ikinci aşkı hatice olmuş ve hatice nin annesi müdahale ederek ilişkisini kesmiştir ardından selanik askeri komutanı şevki paşa nın yaşındaki kızı emine emine arık ye matematik dersi verirken âşık olmuştur bunun dışında selanik teyken rum asıllı tüccar eftim karinte nin kızı eleni kriyas a âşık olduğu söylendiyse de kanıtlanmamıştır mustafa kemal genç bir asker olarak çanakkale savaşı ndan sonra osmanlı imparatorluğu nun son padişahı vahdettin in kızı sabiha sultan a üçüncü taraflar aracılığı ile evlenme teklifinde bulundu sabiha sultan mustafa kemal paşa nın evlilik talebinden yakın dostlarına sonraki senelerde bahsederken hadiseyi doğrulayarak amcası abdülmecid efendi nin oğlu şehzade ömer faruk efendi ye âşık olduğu için izdivaç teklifini geri çevirdiğini açıkladı sabiha sultan o günlerden yıl sonra türkiye cumhuriyeti başbakanlığı yapan ve ortanca kızı hanzade sultan ın dünürü olan suat hayri ürgüplü ye yazdırdığı hatıratta şu ifadeleri kullandı evet istemiş benimle konuşmuş değildir ama ben çekindim ve istemedim zira önümde hiç de iyi örnek olmayan enver paşa ile naciye sultan ın hayatı vardı sonra tanınmış bir kumandanla aile hayatı kurabileceğime inancım yoktu millî mücadele döneminde ankara istasyon binası nda ve eski çankaya köşkü nde zübeyde hanım ın ikinci eşi ragıp bey in yeğeni fikriye hanım ile birlikte yaşıyordu verem hastası olan fikriye hanım tedavi olması için almanya ya gittikten sonra ocak te izmir in sayılı zenginlerinden uşakizade muammer bey in kızı latife hanım ile evlendi mustafa kemal e âşık olan fikriye hanım onun latife hanım la evliliğini öğrenince türkiye ye geri dönmüştür ve ilk işi köşke gitmek olmuştur ancak latife hanım onun geldiğini görünce atatürk e haber vermeden yavere emir verir ve onu köşkten yaka paça attırır bunun üzerine fikriye hanım ın çankaya köşkü nde tabanca ile intihar ettiği söylenir te yapılan sonbahar seyahati sırasında latife hanım la kavga eden mustafa kemal paşa erzurum dan ismet paşa ya telgraf çekerek boşanacağını bildirdi ancak az sonra yaverleri salih bey bozok ve kılıç ali bey in aracılığıyla boşanmasından vazgeçti bu evlilik ağustos tarihine dek sürdü atatürk ün manevi evlatları abdurrahim tuncak afife zehra aylin rukiye erkin nebile irdelp sabiha gökçen afet inan sığırtmaç mustafa ve ülkü adatepe dir atatürk ün dinî inancı onun söylemleri ile cumhurbaşkanlığı dönemindeki sosyal ve politik uygulamaları esas alınarak farklı biçimlerde yorumlanmaktadır kimi araştırmacılar onun dine ilişkin söylemlerinin dönemsel olduğunu vurgulamakta ve bu konuyla alakalı olumlu görüşlerinin lerin başlarıyla kısıtlı olduğunu belirtmektedirler atatürk ün dini inancı hakkında farklı kaynaklar farklı çıkarımlarda bulunmuştur bazı kaynaklar müslüman olduğunu belirtirken diğer kaynaklar agnostik deist veya ateist olduğunu iddia etmektedir bir sözünde dini lüzumlu bir müessese olarak gördüğünü ifade eden atatürk başka sözlerinde de islam için bizim dinimiz ve büyük dinimiz gibi ifadeler kullanmıştır ayrıca kur an için şanı büyük ve en eksiksiz kitap muhammed için peygamberimiz efendimiz hazretleri ve allah ın birinci ve en büyük kulu demiştir ve te yaptığı iki konuşmada allah birdir büyüktür demiştir atatürk ün dini lüzumlu bir müessese olarak gördüğünü belirttiğine ilişkin sözüne karşın dini olanların fakir kalmaya mahkm oldukları ve bu nedenle öncelikle din anlayışını kaldırmak gerektiğine inandığına ilişkin görüşleri için de kaynaklar mevcuttur kâzım karabekir in belirttiğine göre atatürk ona din ile ilgili olarak dini olanların kazanamayacağını ve fakir kalmaya mahkm olduklarını söyleyip netice olarak önce din anlayışını kaldırmak gerektiğini söylemiş ve bu sebeple kur an ın anlaşılarak okunmasına önem verip türkçeye çevrilmesini emretmiştir ayrıca islam a ilişkin olumsuz sözleri de bulunmaktadır karabekir in anlattığı üzere atatürk balıkesir de hutbe okumasına karşın daha sonra kur an ve muhammed ile ilgili olumsuz sözler etmiştir atatürk ün sağlık durumu yılından itibaren bozulmaya başladı kendisine yılı başlarında siroz teşhisi konuldu avrupa dan doktorlar getirildi mehmet kâmil berk ekim tarihinden onun ölümüne değin hekimliğini yapanlardan biriydi kötüleşen sağlığı türk ve yabancı doktorların tedavilerine sonuç vermedi atatürk kasım sabahı saat te istanbul dolmabahçe sarayı nda öldü cenazesi gerçekleştirilen törenle ankara ya uğurlandı ve naaşı kasım de burada yapılan bir törenle ankara etnografya müzesi ndeki geçici kabrine konuldu bundan yıl sonra da kasım te kendisi için yaptırılan anıtkabir deki ebedi istirahatgâhında toprağa verildi vasiyetinde mal varlığını türk tarih kurumuna ve türk dil kurumuna bıraktı makbule atadan ın çankaya da oturmasını makbule atadan a ve manevi kızlarına maaş verilmesini ve ismet inönü nün çocuklarına yükseköğrenimleri için gerekli olan desteğin verilmesini istedi atatürk ün günümüz kültürüne sinema televizyon müzik ve şiir gibi alanlarda etkileri olmuştur türkiye genelinde anısının yaşatılması için kimi yapılara adreslere ve kurumlara kendisinin ismi ve unvanlarını içeren isimler verilmiştir bunlardan bazıları atatürk havalimanı atatürk olimpiyat stadyumu atatürk barajı atatürk köprüsü atatürk orman çiftliği atatürk üniversitesi gazi üniversitesi mustafa kemal üniversitesi şeklindedir bunun yanı sıra atatürk ün samsun a çıkışına ithafen ondokuz mayıs üniversitesi ve doğum yıl dönümüne ithafen yüzüncü yıl üniversitesi gibi hatırlatıcı isimler de kullanılmıştır türkiye nin her il ve ilçe merkezinde atatürk anıtları ve resmî kurumlarının girişinde atatürk heykeli büstü veya maskı vardır bunun yanı sıra bütün resmî makam odalarında ve birçok resmî çalışma ofisinde atatürk büstü maskı portreleri veya fotoğrafları takvimleri kalemlikleri vb süs eşyaları vardır ayrıca türkiye de atatürk rozeti atatürk imzası bulunan etiket kravat iğnesi yüzüğü vb atatürk temalı süs eşyası taşıyan birçok vatandaş görmek mümkündür temmuz tarihinde demokrat parti hükmeti döneminde yürürlüğe giren ve kamuoyunda atatürk ü koruma kanunu olarak anılan atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkında kanun ile atatürk ün hatırasına alenen hakaret etmek ve atatürk ü temsil eden heykel büst abide vb objeleri tahrip etmek veya kirletmek suç sayılmıştır bu kanun aynı zamanda ifade özgürlüğü konusunda eleştirilere de maruz kalmıştır türkiye deki bütün resmî ve özel okullarda bir atatürk köşesi bulundurulması zorunludur ayrıca ilköğretim ve lise kitaplarının başında ve her sınıfta da atatürk portresi bulunmalıdır bunun yanı sıra örgün eğitimin bütün aşamasında atatürk sevgisi ve inkılapları ayrı bir ders olarak ya da bazı derslerin bir bölümü olarak işlenir artvin yöresine ait bir halk oyunu olan ve eskiden artvin barı olarak bilinen yılında atatürk ün karşısında oynanan yöresel oyun atatürk ün çok beğenmesi üzerine atabarı olarak adlandırılmıştır cumhuriyet dönemindeki ilk kâğıt paralar türkiye nin kendi merkez bankası henüz olmadığından de ingiltere de basılmıştır bu yılda basılan ve lirada atatürk ün portresi filigranda gözükmekteydi diğer paralarda ise atatürk hem filigranda hem de ön yüzdeki portre yerleştirmeye uygun alanda gözükmektedir de tedavüle giren ilk latin harfli paraların hepsinde ise atatürk portreleri bulunmaktaydı dünyanın çeşitli ülkelerinde atatürk anısına anıtlar dikilmiştir avustralya nın başkenti canberra da meksika nın başkenti meksiko da venezuela nın başkenti caracas ta küba nın başkenti havana da şili nin başkenti santiago da romanya nın başkenti bükreş te kazakistan ın başkenti nur sultan da azerbaycan ın başkenti bakü de kuzey makedonya nın batısındaki merkez jupa köyünde japonya nın kuşimoto kasabasında ve israil de osmanlılardan kalma bir tren istasyonunun bulunduğu beerşeba da bu anıtlardan bazıları görülebilmektedir atatürk ün adının verildiği meydan bulvar cadde ve yolların birkaçı tunus un aynı adı taşıyan başkentinde pakistan ın başkenti islamabad da bangladeş in başkenti dakka da hindistan ın başkenti yeni delhi de özbekistan ın başkenti taşkent te belçika nın vis şehrinde ve dominik cumhuriyeti nin başkenti santo domingo dadır radikal seküler reformlarına rağmen atatürk islam dünyasında geniş çapta popülerliğini sürdürdü hristiyan güçlerin işgaline karşı yeni tamamen bağımsız bir müslüman ülkenin kurucusu olduğu ve batı emperyalizmine karşı mücadelede galip geldiği için hatırlanıyor öldüğünde tüm hindistan müslüman birliği onu islam dünyasında gerçekten büyük bir kişilik büyük bir general ve büyük bir devlet adamı olarak övdü hatırasının tüm dünyadaki müslümanlara cesaret azim ve mertlik ile ilham vereceğini açıkladı atatürk ün hayranları onun i dünya savaşı ndaki düşmanı britanyalı devlet adamı winston churchill ve ii dünya savaşı nda türkiye ile ittifak aramış alman nasyonal sosyalist diktatör adolf hitler den amerika birleşik devletleri başkanları franklin d roosevelt ve john f kennedy ye kadar geniş bir yelpazeyi oluşturur atatürk sömürgeci güçlerin egemenliğinde kalmış üçüncü dünya ülkelerinde çeşitli liderlerce bağımsızlığın öncüsü olarak saygı gördü ve rol model alındı iranlı çağdaşı rıza şah pehlevi hindistan başbakanı cevahirlal nehru tunus cumhurbaşkanı habib burgiba ve mısır cumhurbaşkanı enver sedat bunlardan birkaçıydı pakistanlı şair ve filozof muhammed ikbal ve bangladeş in ulusal şairi kadı nazrul islam atatürk ün onuruna şiirler yazdı yılında istanbul da düzenlenen uluslararası kadınlar birliği kongresi ne katılan mısırlı milliyetçi feminist lider hüda şaravi atatürk e şunları söyledi türkler size atatürk yani türklerin babası ismini verdiler ben ise size ataşark yani şarkın babası demek istiyorum birleşmiş milletler in unesco örgütü olağanüstü bir reformcu olduğunu göz önünde tutarak özellikle sömürgecilik ve emperyalizme karşı en önce açılan savaşların ilk liderlerinden biri olduğunu kabul ederek dünya ulusları arasında karşılıklı anlayışın sürekli barışın kurulması için çalışmalarının olağanüstü bir örnek olduğunu ve tüm yaşamı boyunca insanlar arasında hiçbir renk din ve ırk ayrımını gözetmeden bir uyum ve iş birliği çağının doğacağına olan inancını anımsatarak eylemlerini her zaman barış uluslararası anlayış ve insan haklarına saygı yönünden yapmış atatürk ü doğum yılı olan i tüm ülkelerin oy birliğiyle atatürk yılı olarak kabul ederek onurlandırmıştır türk ulusal hareketi ne muhalefet etmiş ve itilaf devletleri yle iş birliği yapmış gazeteci ali kemal atatürk ü çete reisi haydut olarak niteledi britanyalı devlet adamı lord balfour ise atatürk için tüm korkunç türklerin en korkuncu most terrible of all the terrible turks yorumunda bulundu kurtuluş savaşı ndan sonra ülkenin geleceği için yaşanan iç siyasal mücadelede general kâzım karabekir ve entelektüel halide edib adıvar gibi kimseler atatürk ile yollarını ayırarak onun radikal reform programını ve otoriter liderliğini eleştirdi tekkeleri kapatılmış tarikat şeyhleri ve genel olarak din adamlarından bazıları said nursî dahil onu deccal ile kıyasladı atatürk ün ayrıca yılları arasında anafartalar doğu cephesi ve karlsbad daki hatıralarını yazdığı günlükleri de bulunmaktadır bunlardan anafartalar muharebatı na ait tarihçe türk tarih kurumu tarafından kitap olarak yayımlanmıştır yılları arasında atatürk ün imza attığı yazdığı söylediği kişisel notları dahil her şeyin toplandığı atatürk ün bütün eserleri adlı bir ansiklopedi de kaynak yayınları tarafından hazırlanmaktadır atatürk ün başarılarının ve kaleme aldığı eserlerin en önemli dayanaklarından biri de kitap okuma tutkusudur örneğin sonraları dünya barışı ve insan hakları konularında önderler arasında yer alacak bir kimse olan h g wells yılında ingilizce olarak sayfalık insanlık tarihi adlı bir kitap yayımlar bu kitap atatürk tarafından kısa sürede okunur değerlendirilir ve türkiye de yayımlandıktan sonra nutukta yer alır yine yılında toplam cilt olarak fransızca basılan hunlar türkler ve moğollar kitabı da onun okuduğu kitaplar arasındadır dr ing h c f porsche ag kısaca porsche ag veya sadece porsche yılında ferdinand porsche nın oğlu ferry porsche tarafından stuttgart ta kurulmuş olan spor araba firmasıdır ilk modelleri yılında çıkan porsche dır ferdinand porsche tasarımını yaparken oğluna yardım etmiş ve yılında ölmüştür bu süre içerisinde volkswagen ile yakınlaşılır şirketin u volkswagen e aittir birçok projede ortaklaşa çalışmalarda bulunurlar vw porsche porsche audi bazı parçaları kullanmıştır ve porsche cayenne motoru da başta olmak üzere birçok teknik aksamı ve ergonomik çizgileri volkswagen touareg de kullanılmıştır yılında ferdinand porsche nin torunu ferdinand piech volkswagen in ceo su olarak bu iki şirketin ailesel anlamda birleşmesini sağlamıştır porsche yılları arasında porsche traktör adıyla traktör yılları arasında uçak motorları üretmiştir porsche lemans ı kez kazanmış formula de mclaren in motorunu yaratmış paris dakar rallisi nin de zirvedeki isimlerinden biri olmuştur volkswagen ag porsche nin hissesini satın almıştır seat daewoo ve subaru başta olmak üzere birçok otomotiv firması danışman olarak porsche firmasıyla anlaşma yapmışlardır üretimden kaldırılmış modeller ferrari s p a merkezi ve kuruluş yeri italya nın modena şehrinin yakınındaki maranello da olan italyan bir lüks spor otomobili coupe süperspor otomobil spor otomobil üreticisidir da alfa romeo nun yarış takımı olarak kurulmuş de pist dışına da yasal olarak uygun otomobil üretimine başlamıştır ferrari nin hikâyesi enzo ferrari nin yaşam hikâyesi olarak kabul edilir ferrari üzerine yayınlanan hemen hemen tüm belgeseller ve tanıtımlarda enzo ferrari nin yaşam hikâyesi anlatılır enzo ferrari modena şehrinde yılında dünyaya geldi i dünya savaşı nda babasını ve kardeşlerini kaybettikten sonra yılında henüz yaşındayken yalnız kaldı yarışçılık kariyeri de bu dönemlerde başladı kontrolündeki yarış takımı katıldığı tüm yarışları kazandı sadece te mercedes e geçildi te mercedes in bu yarışı kazanmasında castrol un deterjan bazlı motor temizleyicisi büyük rol oynadı bu motor temizleyicisi mercedes in motorunu alfa romeo dan daha üstün performanslı ve istikrarlı kılmıştı ertesi yıl castrol ürünlerini alfa romeo da kullanmaya başladı günümüzde de hâlâ castrol motor bakımı ürünleri sunmaktadır enzo ferrari nin yarış otomobillerini yaratma becerisi onu alfa romeo nun sportif direktörü yaptı ancak enzo ferrari nin detaylarına bakmadan imzaladığı direktörlük kontratında ayrılması durumunda yıl başka bir yarış takımında çalışamayacağı ve tasarım yapmasının yasak olduğu kuralı vardı böylece kendi yarattığı o güne kadar eşi benzeri görülmemiş otomobil ergonomisini geliştirmesine de izin verilmedi direktörlükten ayrılmasıyla auto avio costruzioni yi kurdu bu şirket bazı yarış takımlarına parçalar satıyordu doğduğu şehir modena da küçük bir araba üretimi atolyesi kurdu ve burada sadece kendinin kullanması için bir araba yapmaya çalıştı ancak ii dünya savaşı nın başlamasıyla italya zor günler geçirmekteydi modena nın bombalanmasıyla tasarımına yeni başladığı arabayı da bitiremeden maranello ya taşınmak zorunda kaldı yıllar sonra ferrari modena enzo ferrari nin kütüphanesinde kalan basit bir ön tasarımı baz alarak pininfarina tarafından yapılacaktır maranello ya kaçışı sonrasında burada tekrar bir atolye kuran enzo ferrari da dünya otomotiv tarihin en çok düşlere giren ismi ferrari yi kurdu ferrari yılında ingiltere grand prix sinin yanı sıra le mans da da zafer kazandı ve yılları arasında yıl üst üste le mans ı kazanması da ferrari yi otomobil yarışçılığının en büyük ismi yaptı ancak gelişen dünya ekonomisi sürecinde profesyonelce işleyen şirketlerin hızına erişemedi maddi olarak büyük sorunlar yaşayan ferrari nin yaşadığı bu sorun hâlen günümüzde profesyonelce işlemeyen şirketlerin hazin sonunu simgelemektedir genelgeçer bir görüş olarak profesyonel bir şirketin bir bankadan borç almaya çalışması gerekirken enzo ferrari şirketi ayakta tutabilmek için italyan mafyası ndan borç aldı italyan mafyası na borcunu geri ödeyemeyen enzo ferrari nin oğlu dino ferrari yaygın kanıya göre filmlerde ve belgesellerde anlatıldığı üzere italyan mafyası tarafından zehirlenerek öldürüldü bu konudaki bir başka görüşe göre mahkeme tutanakları kas gelişememezliği hastalığından öldüğünü yazar o dönemde italyan medyası bunu dino ferrari nin uyuşturucu kullanmasıyla da ilgili olduğunu sunmuştur ancak dino ferrari nin yaşında vefat etmesine rağmen arabalar üzerine müthiş bir bilgisi olması formula arabaları için v motorunu daha yaşındayken düşünüp vittorio jano ya da ertesi yıl ölmeden önce teknik düşüncelerini iletmiş olması onun son günlerinde bile oldukça zinde olduğunu gösterir oğlunun ölümü üzerine enzo ferrari ferrari dino serisini yarattı ancak bu arabaya ferrari logosu konulmasına şiddetle karşı çıktı bu nedenlede araca dino yazan bir logo konuldu bu tasarım ford un yarattığı en hızlı ve yarışlardaki en başarılı arabası ford gt a da ilham kaynağı olacaktı ford ferrari yi satın almak üzere te milyon dolarlık bir teklif sundu enzo ferrari hemen hemen her konuda anlaştı ancak ford un yarış takımını kontrol etme isteği enzo ferrari tarafından reddedildi ve anlaşma bozuldu bu da ford un o dönemde yarışlara girmesine sebep oldu da oldukça güç durumda kalan enzo ferrari şirketin hisselerin yarısını fiat a vererek yönetimden bir adım geri çekildi fiat daha sonraki süreçte de hisse alımına devam ederek günümüzde şirketin ının sahibi olmuştur ford un ferrari tarafından hazırlıkları yapılmış birçok masrafa girilmiş projesinin iptal olması ardından ford ferrari projesine ford gt ismi altında devam etti iki yıl deneme sonrasında ferrari yi yarışlarda geçmesi de amerikan otomobil yarışçılığının en büyük günlerinden biri olarak kabul edilir fiat ayrıca alfa romeo maserati gibi otomobil markalarına da sahiptir ferrari f ın ilk sahibi dünya tarihinin en büyük futbolcularından biri olarak gösterilen diego maradona dır ac milan başkanı silvio berlusconi napoli nin maradona ile serie a şampiyonu olması ve de coppa italia yı alması üzerine maradona ya transfer teklifinde bulundu napoli başkanı corrado ferlaino da maradona yı napoli de tutabilmek için ona ferrari tarafından üretilen tek siyah renk f ı hediye etti maradona da hâlâ günümüzde kararını ferrari yüzünden verdiğini söylemektedir enzo ferrari nin de yaşında ölümünün ardından eski sportif direktör luca cordero di montezemolo başkan olur f birçok otorite tarafından gelmiş geçmiş en iyi formula aracı olarak kabul edilir michael schumacher de bu dönemde elde ettiği başarılarla üst üste rekorlar kırarak tüm zamanların en başarılı formula pilotu olmuştur ferrari nin yıl için tasarladığı f modeli enzo ferrari ismiyle satışa sunuldu takım arkadaşı felipe massa ise kararlı ve yarışı sonuna kadar kovalayan bir tablo çiziyordu fakat ilerleyen yarışlarda raikkonen şampiyonluk mücadelesine yeniden ortak oldu mclaren mercedes takımının yeni transferlerinin ve otomobillerinin performansı ise ferrari de az da olsa ümit kırmaya devam ediyordu özellikle yeni transfer çaylak lewis hamilton her yarışta adeta çaylak olduğunu unutturuyordu fakat sezon içinde ferrari nin teknik şefi nigel stepney in ferrari nin otomobili hakkındaki yaklaşık sayfalık teknik bilgiyi rakip takım mclaren e sızdırdığı ortaya çıkınca nigel stepney takımdan uzaklaştırıldı ve fia ya başvurulup mclaren e dava açıldı dava sonucunda mclaren mercedes in takım patronu ron dennis bilgilerin kullanılmadığını söylese de takım milyon dolarlık bir cezaya çarptırıldı ve sezonu içinde almış olduğu tüm takım puanları silindi mclaren şampiyona sonuna kadar otomobilinde hiçbir değişiklik yapmadan yarıştı sezonun son iki yarışını ferrari pilotu kimi raikkonen kazanarak pilotlar şampiyonası nda birinci oldu takım arkadaşı felipe massa ise sezonu üçüncülükle kapattı sezonu bitmesine rağmen olaylar bir türlü durulmadı mclaren mercedes sezonunun son yarışı olan brezilya grand prix inde benzin deposu sıcaklığı ve benzin miktarını gerekçe göstererek ferrari nin kazanmasına itiraz etti fakat mahkeme reddetti ve raikkonen in birinciliği tescillendi biten yarışlar ve bitmeyen olaylar formula sezonu skandalların patlak verdiği bir yıl olarak tarihe geçti scuderia ferrari yakaladığı trendi kullanmasını iyi bilerek talep gördüğü dönemlerde kısıtlı araç üreterek araçlara olan rağbeti artırma yoluna gitmiştir bu sayede herkes araca sahip olamıyor ancak bir sonraki modele talep artıyordu bu sayede fiyat politikası yükselme eğilimi gösterir oluyordu bu teknik genel olarak bütün az üretim yapan otomotiv şirketleri tarafından kullanılmaktadır ancak ferrari nin buna ek olarak yaptığı diğer bir husus ise araçlarını ikinci ele düştüğü zaman aracı kurumlar vasıtasıyla değerinin üstünde fiyatlara toplamasıdır bu yolla ferrari marka araçlar değer kaybetmeyen araçlar olarak anılmaya başlanmıştır doğal olarak bu da marka imajı için her üreticinin arayıp da bulamadığı bir katkı demektir bu sayede değerine değer katan marka hâlen avrupa da ve tüm dünyada elindeki araçları satmak isteyen tüm ferrari kullanıcılarından aracı alarak bu marka otomobillerin ikinci elde piyasanın serbest ellerine düşmesini engellemektedir bu yüzden avrupa kaynaklı oto ikinci el sitelerinde eski model veya düşük fiyatlı ferrari modeline rastlamak zordur zira bütün satılan araçlarını ferrari titiz bir çalışma ile her zaman takip altında tutar ferrari nin ilk modelleri sadece spor amaçlı idi günümüzdeki lüks spor arabası halinde değildi ferrari dino ortadan motorlu ilk ferrari idi bu tarz lerde ve lardaki hemen hemen tüm ferrari lerde görünmektedir ferrari nin ürettiği kişilik arabaları satılan arabalarının büyük çoğunluğunu temsil eder sosyoloji veya toplumbilimi toplum ve insanın etkileşimi üzerinde çalışan bir bilim dalıdır toplumsal sosyolojik araştırmalar sokakta karşılaşan farklı bireyler arasındaki ilişkilerden küresel sosyal işleyişlere kadar geniş bir alana yayılmıştır bu disiplin insanların neden ve nasıl bir toplum içinde düzenli yaşadıkları kadar bireylerin veya birlik grup ya da kurum üyelerinin nasıl yaşadığına da odaklanmıştır toplum bilimi alanında çalışan bir kişiye de sosyolog denir bir akademik disiplin olarak toplum bilimi bir sosyal bilim olarak kabul edilmektedir ve yüzyılın ilk çeyreğinde gelişmiş diğer bilim dalları ile karşılaştırıldığında göreceli olarak gençtir birçok sosyolog bir veya daha fazla uzmanlık alanında veya alt dallarında çalışmaktadır sociology kelimesi yunanca bilim anlamına gelen logy eki ve latince de genel anlamda insanı işaret eden üye arkadaş veya dost anlamındaki socius kelimesinden gelen socio kökünden oluşur toplum bilimi geniş çerçeveli bir disiplin olduğu için profesyonel toplum bilimcilerin bile tanımını yapması güçtür bu disiplini tanımlamak için işe yarayan yollardan biri bu disiplini toplumun farklı boyutlarını inceleyen alt dalların oluşturduğu bir küme olarak tanımlamaktır örneğin toplumsal sınıflaşma eşitsizliği ve sınıfsal yapıları demografi nüfusun miktar ve türündeki değişimleri suç bilimi suç davranışı ve çarpıklıkları politik toplum bilimi hükmet ve yasaları ırk toplum bilimi ve cinsiyet toplum bilimi ırk ve cinslerin eşitsizliği kadar ırk ve cinsiyetlerin toplumsal yapılarını inceler doğadaki birçok çapraz disiplini içerecek şekilde ağ çözümlemesi gibi yeni toplumsal alt bilim dalları ortaya çıkmaya devam etmektedir birçok toplum bilimci akademi dışında yararlı araştırmalar yapmaktadır bulguları eğitimcilere yasa yapıcılara yöneticilere yenilik yapmak isteyenlere iş dünyasının liderlerine ve toplumsal sorunları çözme ve sosyal politikalar oluşturma konusuyla ilgilenenlere yardımcı olmaktadır ekonomi politika bilimi antropoloji tarih ve psikolojiyi kapsayan diğer sosyal bilimler ile karşılaştırıldığında toplum bilimi oldukça yeni bir bilim dalıdır arkasındaki düşüncelerin ise daha uzun bir geçmişi vardır ve ortak insan bilgisi ve felsefesinin karışımına kadar izleri takip edilebilir toplum bilimi yüzyılın ilk yarısında modernliğin iddialarına karşı bir akademik tepki olarak belirmeye başladı dünya küçülmeye başlayıp bütünleşmeye başlıyor insanların yeryüzündeki deneyimleri hızlı bir şekilde atomize olup yayılıyordu toplum bilimciler sadece toplumsal grupları nelerin bir arada tuttuğunu öğrenmeyi değil aynı zamanda toplumsal dağılmaya karşı bir çare geliştirmeyi de umut ettiler sociology kelimesi de auguste comte tarafından latince socius arkadaş dost ve yunanca logos bilim kelimelerinin bir araya getirilmesi ile oluşturuldu ve max weber comte gibi bu bilimciler de kendilerini sadece sosyolog saymaz çalışmaları din eğitim iktisat hukuk psikoloji etik felsefe ve teoloji konularına yöneliktir ve kuramları değişik akademik disiplinlere uyarlanmıştır en çok ne var ki toplum bilim üstünde etkili olmuşlardır aynı zamanda ekonomi üstünde de merkezi bir isim olan marks ı hariç tutarak ve gene onların kuramları bugün hâlâ en uygulanabilir kuramlar olarak düşünülmektedir disiplinin içinde bilimsel açıklamadan farklı olan anlayışın felsefi kökleri vardı comte un başını çektiği ilk kuramcıların toplum bilime yaklaşımı toplumu anlamak için doğal bilimlerde kullanılan yöntemleri ve yömtem bilimini aynen uygulayarak toplum bilimin bir doğal bilim gibi geliştirmekti deneycilik ve bilimsel yönteme yapılan vurgu toplum bilimsel iddialar ve bulgular için tartışılmaz bir temel oluşturmayı ve felsefe gibi daha az deneysel disiplinlerden toplum bilimini farklılaştırmayı araştırıyordu pozitivizm denilen bu yöntem bilimsel yaklaşım toplum bilimciler ve diğer bilim insanları arasında çekişme kaynağına ve sonunda disiplinin kendi içinde de bir ayrışma noktasına dönüştü böylece birçok bilim gerekirci newtoncu modelden belirsizliği kabullenen ve içselleştiren olasılıklı modellere geçerken toplum bilim gerekirci çeşitlemeleri yapıya etkileşime veya diğer güçlere yükleyen yaklaşıma inananlar ve her türlü açıklama ve tahmin olasılığına karşı duranların hakimiyetine girdi bilimsel açıklamadan farklı ikinci bir görüş ise kültürel hatta kendi başına toplumsaldı yüzyılın başlarından itibaren insan toplumunun anlamlar semboller kurallar normlar ve değerler gibi kendine özgü yanları bulunmasından dolayı doğal dünyadan toplumsal dünyanın ayrı olduğunu tartışan wilhelm dilthey ve heinrich rickert gibi bilim insanları tarafından toplum hayatını inceleyen pozitivist ve doğacı yaklaşımlar sorgulanmıştı toplumun bu öğeleri insan kültürlerini hem sonucuydular hem de bunlar tarafından üretiliyorlardı bu bakış açısı daha sonra antipozitivizmin insancıl toplum bilim kurucusu olan max weber tarafından geliştirildi anti doğacılıkla yakın ilişkili bu anlayışa göre toplumsal araştırma insanın kültürel değerlerine yoğunlaşmalıydı bu bir insanın öznel ve nesnel araştırma arasında nasıl bir ayrım yapabileceği konusunda bazı tartışmalara yol açtı ve kişisel yorumlu hermeneutical çalışmaları etkiledi benzer tartışmalar özellikle internet çağında toplum bilimde hedef kitleye özgü toplum bilimsel uzmanlığın yararına vurgu yapan kamu sosyolojisi gibi çeşitlemelere yol açmaktadır sosyolojik bakış açısı sosyolojinin toplumda oluşan olaylara karşı nasıl yaklaştığını ve oluşan olayların nasıl incelendiğini niteleyen bir ifadedir bu ifade görünenin ardındaki gerçekliğe atıfta bulunur bu bakış açısı ile yaşanan bir olayın birden fazla sebebi olabileceği ve bu nedenle eleştirel düşünmenin önemi vurgulanır sosyal teori toplumsal hayatın kalıplarını açıklamak yerine toplumsal kalıp ve büyük toplumsal yapıları açıklayacak ve çözümleyecek özet ve çoğunlukla karmaşık kuramsal çatıların kullanımına başvurur sosyal teori her zaman daha klasik akademik disiplinlerle sorunlu bir ilişki kurmuştur anahtar düşünürlerden birçoğunun üniversitede kürsüsü yoktur bazen sosyal teorinin toplum biliminin bir dalı olduğu düşünülse de antropoloji ekonomi teoloji tarih felsefe gibi bilimlerle ilgili olduğu için disiplinlerarasıdır ilk sosyal teoriler toplum bilimin doğuşuyla beraber eş zamanlı olarak geliştirildi toplum biliminin babası olarak bilinen auguste comte toplumsal evrimcilik diye ilk sosyal teorilerden birinin temel çalışmasını gereçekleştirdi yüzyılda sosyal ve tarihsel değişimle ilgili üç büyük klasik teori oluşturuldu sosyal evrimcilik teorisi sosyal darvinizm de bunun bir parçasıdır sosyal dönem teorisi ve marksist tarihsel materyalizm teorisi modern sosyal teoriler klasik teorilerin daha da yetkinleştirilmiş uyarlamalarıdır evrimin çoksoylu teorileri gibi neo evrimcilik sosyobiyoloji modernizasyon teorisi sanayi sonrası toplumu teorisi veya genel tarihsel sosyoloji ve öznellik teorisi ve toplumun yaratılması doğal bilimler disiplinlerinin tersine fizik veya kimya gibi sosyal teorisyenler kendi teorilerini savunmak için bilimsel yönteme yeterince sadık davranmayabilirler bunun yerine sosyal teorinin karşıtlarının eleştirilerinin temelini oluşturan tarihsel ve psikolojik yorumlar hariç kolaylıkla kanıtlanamayacak hipotezler kullanarak büyük ölçekli toplumsal genel eğilim ve yapıları ele alırlar uç noktalardaki eleştirel kuramcılar dekonstrüksiyonizmciler veya post modernistler gibi herhangi sistematik bir araştırma veya yöntemin baştan noksan olduğunu iddia etmektedir birçok kez ne var ki sosyal teori bilime başvurmadan tanımlanır çünkü tarif ettiği toplumsal gerçeklik tersi kolay kanıtlanamayacak kadar baskındır modernite veya anarşi sosyal teorileri bu anlamda iki örnek olabilir ne var ki sosyal teoriler toplum biliminin büyük kısmını oluşturmaktadır nesnel bilimsel tabanlı araştırmalar sosyal teorisyenler tarafından yapılan açıklamalar için destek sağlayabilir mesela aynı işi yapan erkek ve kadınlar arasında belirgin bir gelir eşitsizliği olduğunu ortaya koyan bilimsel yöntem eksenli istatistiki bir çalışma karmaşık sosyal teoriler olarak feminizm veya ataerkilliğin önermelerini tamamlayabilir genel olarak ve özellikle saf sosyoloji taraftarları arasında sosyal teorinin bir çekiciliği vardır çünkü burada odak merkezi bireyden uzaklaşır ve doğrudan topluma ve bizim hayatlarımızı kontrol eden toplumsal güçlere döner bu sosyolojik kavrayış veya sosyal imajinasyon yıllar içinde öğrencilere çekici gelmiş ve diğerleri statükodan memnun kalmamışlardır çünkü bu şekilde değişim olasılığını ortaya koyarak sosyal yapıların ve kalıpların ya rastlantısal ya da keyfi olarak özel güçlü gruplar tarafından kontrol edildiği varsayımına dayanmaktadır toplum bilimciler toplumu ve sosyal davranışı insanların oluşturduğu grup ve toplumsal kurumu çeşitli sosyal dinsel politik ve iş organizasyon gibi inceleyerek çalışırlar onlar aynı zamanda grup davranışlarını ve toplumsal etkileşimlerini inceler köken ve gelişimlerini takip eder ve üye bireyler üzerinde grup hareketlerinin etkisini çözümlerler toplum bilimciler toplumsal grupların organizasyonların ve kurumların özellikleri bireylerin her birinin diğerinden ve ait oldukları gruptan etkilenme yolları ve bir insanın günlük yaşamında cinsiyet yaş veya ırk gibi toplumsal özelliklerin etkisi ile ilgilidir toplum bilimsel araştırmalar eğitimcilere yasa koyuculara yöneticilere ve toplumsal sorunları çözmek ve kamu politikaları geliştirmek isteyenlere yardımcı olur birçok toplum bilimci bir veya birden fazla uzmanlık alanında çalışır toplumsal organizasyon toplumsal tabakalaşma toplumsal hareketlilik ırksal ve etnik ilişkiler eğitim aile toplumsal psikoloji şehir kırsal politika ve karşılaştırmalı toplum bilim cinsiyet rolleri ve ilişkiler demografi yaşlılık suç bilimi ve toplumsal uygulamalar toplum bilim büyük oranda comte nin toplum bilimin ergeç bilimin bütün diğer alanlarını içine alacağı inancına yaslanarak gelişse de sonuçta toplum bilim diğer bilimlerin yerine geçmedi bunun yerine toplum bilim diğer toplumsal bilimlerle özdeşletirilme noktasına geldi günümüzde çoğunlukla karşılaştırmalı bir yöntem kullanarak insan türünün organizasyonlarını toplumsal kurumlarını ve bunların toplumsal etkileşimlerini incelemektedir disiplin özellikle karmaşık sanayi toplumlarına odaklanmıştır toplum bilimciler son zamanlarda antropologlardan aldıkları ipuçları ile bu alandaki batı vurgusunu belirtmektedirler tepki olarak ise yeryüzündeki birçok toplum bilim bölümü çok kültürlü ve çok uluslu çalışmaları desteklemektedir günümüzde toplum bilimciler toplumu düzenleyen ırk veya etnisite sosyal sınıf cinsel rolleri ve aile gibi kurumları suç ve boşanma gibi bu yapıların ayrılma ve bozulmasını temsil eden toplumsal işleyişleri ve benzeri kişiler arası etkileşimler gibi mikro işleyişleri ve bireylerin toplumsallaşmaları gibi mikro toplumsal yapıları araştırmaktadırlar toplum bilimciler sıklıkla toplumsal ilişkilerdeki kalıpları açıklamak ve toplumsal değişimi belirlemeye yardım edecek modeller geliştirmek için toplumsal araştırmanın kantitatif yöntemine dayanırlar toplum biliminin belli dalları ise odaklanarak yapılan görüşmeler grup tartışmaları ve etnografik yöntemler gibi yöntemelerin sosyal işleyişlerin daha iyi anlaşılmasını sağladığını düşünmektedir orta yolu bulmak isteyen bazı toplum bilimciler ise kantitatif ve kalitatif yaklaşımların birbirini tamamlayıcı olarak kullanılmasını tartışmaktadır bir yaklaşımdan elde edilen sonuçlar diğer taraftaki açıkları kapatabilir mesela kantitatif yöntemler büyük ve geniş kalıpları tanımlarken kalitatif yaklaşımlar bireylerin bu kalıpları nasıl anladıklarını anlamamıza yardımcı olabilir toplum bilimcilerin soru formları veya toplumsal yöntemler araştırma anketi görüşmeler katılımcı gözlem istatistik araştırması değerlendirme araştırması ve test anket vb belge tabanlı değerlendirme gibi çalışmaları içeren kuramsal olmayan bulguları bir araya getirmek için kullandığı birçok yöntem vardır araştırmanın sorusuna göre hangi araştırma yönteminin kullanılacağı belirlenir deneysel ve sayısal konularla ilgili bir araştırma yapılıyorsa nicel araştırma yöntemi daha çok gözlem ve görüşme gibi sayısal veriler toplanamayan araştırmalarda nitel araştırma yöntemi kullanılmaktadır nitel araştırma yöntemi özellikle sosyoloji ve psikoloji gibi konularda araştırmaların sözel olması nedeniyle sık kullanılan bir yöntemdir bu yaklaşımların hepsinin sorunu bunların araştırmacının bunların gözünde gördüğü toplumu nasıl çözümlediği ve anladığını uyarlamaya çalıştığı kuramsal konuma dayanıyor olmasıdır eğer mile durkheim gibi işlevselci ise araştırmacı her şeyi büyük ölçekli toplumsal yapıların terimleriyle açıklaması muhtemeldir bir sembolik etkileşimci büyük olasılıkla insanların birbirini nasıl anladığına yoğunlaşacaktır bir marksist ya da neo marksist bir araştırmacı ise muhtemelen her şeyi sınıf mücadelesi ve ekonomi süzgecinden geçirecektir fenomenciler ise insanların gerçeğin onlara göre anlamlarını kurguladıkalrı tek bir yol ve başka hiçbir şey olmadığını düşünmeye eğilimlidirler gerçek sorunlardan biri ise birçok toplum bilimcinin bir tek kurumsal yaklaşımın doğru olduğu ve bunun da kendilerinki olduğunu tartışmalarıdır uygulamada toplum bilimciler sıklıkla her yöntem özel data tipleri ürettiği için farklı yaklaşımları ve yöntemleri karıştırıp eşleştirmektedir internet üç açıdan toplum bilimcilerin ilgi alanındadır mesela kâğıt üzerindeki anketler yerine çevrimiçi anketleri kullanmak adına bir araştırma aracı olarak bir tartışma platformu olarak ve bir araştırma konusu olarak internet toplum bilimi çevrimiçi toplulukların ör haber grupları çözümlemesini sanal toplulukları ve dünyaları internet gibi yeni medyalar ekseninde çözünen organizasyonel değişimleri ve sanayi toplumundan bilgiye dayalı topluma veya bilgi toplumuna doğru yaşanan dönüşümde geneldeki toplumsal değişimi içermektedir nicel araştırmalarda nesnellik ön plandadır tek bir doğru sonuç olduğu varsayılmaktadır nicel araştırmalarda tek olan bu doğru sonuca ulaşmak için anketler testler ve ölçeklerden yararlanılarak veriler toplanmaktadır yani sayısal veriler sayesinde sonuca ulaşılmaktadır birey gerçekliğin dışında tutulmaktadır nicel araştırmalarda varsayımlar yapılır toplanmış olan sayısal veriler ile genellemelere ulaşılmaktadır nitel araştırmalarda nesnellikten çok öznellik ön plandadır nitel araştırmalarda nesnellik şart değildir araştırmalar olayların daha çok niçin ve nasıl olduğu ile ilgilenmektedir sayısal veriler nitel araştırmalar için büyük önem taşımamaktadır nitel araştırmalarda gerçeklik bireyin dışında tutulmamaktadır nitel araştırma modelinde betimlemeler ve yorumlamalara yer verilmektedir dolayısıyla birden çok doğru kabul edilebilir tek bir doğru sonuç belirlemek amaç değildir sosyalbiyoloji görece olarak hem toplum biliminden hem de biyolojiden kaynaklanan yeni bir alandır bu alan ilk önce çok hızlı bir kabul görse de toplumsal davranış ve yapıların evrimsel ve biyoloijik işleyişlerle açıklama yolları aramasından dolayı tepki topladı toplum bilimciler sıklıkla davranışı tanımlamada genlerin etkilerini çok fazla dayanak göstermeleri yönünden eleştirilmektedirler ne var ki toplum bilimciler sıklıkla doğa ve yetiştirme arasında karışık bir ilişki olduğuna atıfta bulunarak yanıt verirler bu anlamda sosyal biyoloji fiziksel antropoloji zooloji evrimsel psikoloji insan davranışsal ekoloji ve ikili kalıtım kuramı ile yakın ilişki içerisindedir bununla birlikte bu alanda çalışanların çoğu için büyük oranda bu alanın düşünceleri kabul edilebilirdir çünkü toplumsal yapılar için biyolojik temeller bulmak toplumsal yapıların nadir ve isteğe bağlı olduğunu ifade eden birçok toplumsal kuramın önerme ve çıkarımlarına karşı gelmektedir toplum bilim toplumsal psikoloji ile bazı bağlantıları vardır ancak ilki toplumsal yapılarla ilgili iken ikincisi toplumsal davranışlarla ilgilidir gerard de nerval d mayıs ö ocak grard labrunie nin yazılarında kullandığı ismidir romantizmin en güçlü temsilcisi olan fransız şair yazar ve gezgindir birçok defa türkiye ye de uğramış istanbul un en çok mezarlıklarını beğenmiştir dünya edebiyat tarihinin en önemli şairlerinden ve yazarlarından biridir paris te doğan nerval iki yaşındayken annesi silezya da vefat eder babası napolyon un ordusunda askeri doktordur amcası antoine boucher in yanında valois bölgesinin kırsal kesimi olan mortefontaine de yaşar babasının yılında savaştan dönmesi üzerine tekrar paris e gönderilir birçok defa valois tarlalarına geri dönen nerval valois şarkıları ve efsanelerini bu dönemde yaratır çevirmenlik hevesi goethe in faust eseriyle başlar ve bu o nu ünlü eder goethe nin de takdirlerini alan nerval lı yıllarda da heinrich heine nin şiirlerini fransızca olarak sunar üniversite ye gittiği li yıllarda theophile gautier ve alexandre dumas ile dost olur nerval in şiirleri romantik deizm içerir bu dönemde hayranları arasında victor hugo da bulunmaktadır dönemin mason dünyasının önemli şahıslarından olan nerval uyuşturucu madde bağımlısı olmuş yılı itibarıyla birkaç kez akıl hastanesinde yatmıştır görevi vesilesi ile birçok ülke gezen nerval hiçbir şehirde yerleşik bir hayat sürememiştir o nun paris te li yıllarda lüksemburg ve hollanda da da lu ve lı yıllarda yaşadığı aşkları şiirlerine de yansımıştır teyzesine bu akşam beni bekleme çünkü gece kara siyah ve ak beyaz olacak mısralarını içeren bir şiir yazan nerval kendini bir sokak lambasına asar başka bir görüş de kendini evinin pencere demirlerinden asarak intihar ettiğidir o nu görmeye gelen şairler asılmış bedeni karşısında saygı duruşuna geçerler paris teki pere lachaise mezarlığına gömülen nerval aşkı için intihar eden ender romantizm dönemi şairlerindendir umberto eco tarafından italyanca ya çevirilmiş olan eserleri italyan edebiyatını yönlendirirken nerval ayrıca modern sürrealizmin en büyük ilham kaynaklarından biridir nikotin chn patlıcangiller solanaceae bitki familyasında bulunan güçlü bir uyarıcı ve alkaloid fransız diplomat olan jean nicot portekiz büyükelçiliği yaptığı ile yılları arasında tütün tohumlarını fransa ya yollayarak adını tütünde bulunan aktif maddelerden biri ve son derece zehirli madde olan nikotin e verilmesini sağladı nikotinia ailesi bitkilerinin yapraklarından elde edilir sigara şeklinde tüttürülerek veya ince kıyılmış tütünü emerek nikotin kullanılır normal bir sigara mg nikotin bulundurmasına karşın yanarak içildiğinden mg nikotin alınır nikotin in mss merkezi sinir sistemi ve çevresel sinir sisteminde eşit derecede uyarıcı ve depresan etkileri bulunmaktadır nikotin alındıktan sonra öfori uyanıklık hafıza ve dikkatin artması ve sıkıntıdan kurtulma gibi etkiler oluşur ama aynı zamanda nikotinin kendisi de gerginlik yaratmaktadır nikotinin etkilerine karşı tolerans gelişir ve ilk sigara kullanırken oluşan etkiler oluşmaz amerikan kalp derneği ne göre nikotin bağımlılığı tarihsel olarak kırılması en zor bağımlılıklardan biri olup nikotin bağımlılığını belirleyen farmakolojik ve davranışsal özellikler eroin ve kokain bağımlılığını belirleyen özelliklere benzerdir genelde üst solunum yollarında karsinojen etki halk dilinde kanserojen çok fazla alımında ise kokarsinojen etki bozunmuş hücre kanserli doku görülür damarları büzme etkisinden dolayı ise kalp dolaşım sisteminde problemler oluşturur yüksek tansiyon kalp krizi riskinin kat artması kalp durması koroner arter hastalığı hamilelikte kullanımda erken doğum düşük doğum ağırlığı düşük oluşturduğu bilinmektedir ayrıca ağız damak gırtlak kanserlerinin ından fazlası sigaraya bağlı olup akciğer kanseri olanlarda birinci sıra sigara kullananlarındır nikotin tarih boyunca böcek ilacı olarak da kullanılmıştır dünya savaşından sonra dünya çapında tondan fazla nikotin böcek ilacı tütün endüstrisinin atıkları kullanılmış fakat lerde nikotin böcek ilacı kullanımı ton altına düşmüştür bunun nedeni memelilere daha az zararlı ve daha ucuz olan başka böcek ilaçlarının bulunmasıdır hâlen abd de organik tarımda nikotinin tütün tozu şeklinde bile kullanılması yasaktır y kuşağı y jenerasyonu veya sadece millenniallar olarak da bilinen x kuşağını takip eden ve z kuşağı dan önce gelen bir gruptur ile yılları arasında doğan kişiler tam anlamıyla y kuşağıdır araştırmacılar ve medya bu grubun li yılların başından lı yılların ortalarına kadar ya da lerin başlarına kadar olan süre zarfı içinde doğan kişiler olarak da belirtmektedir bu kuşak genellikle internet mobil cihazlar ve sosyal medya nın yaygınlaşma dönemine denk geldikleri için ve bu olaylara aşinalığıyla bilinir bu yüzden bazen dijital yerliler olarak da adlandırılırlar küresel ekonomik kriz i ve covid pandemisi nin bu kuşak üzerinde büyük bir etkisi oldu ve gençler arasında tarihsel olarak yüksek oranda işsizliğe sebep oldu dünya nın çoğu bölgesinde bu kuşak politikada ve ekonomide artış gösteren liberal politikalar eşliğinde büyümüştür bilgisayar mühendisliği temel olarak yazılım programlama ve algoritma ile ilgilenir bilgisayar ağları veri tabanı yöneticiliği ve gömülü sistemler de diğer çalışma alanlarıdır bilgisayar mühendisleri programlama dilleri yazılım tasarımı ve yazılım donanım tümleştirmesi eğitimi alırlar yazılımların neyi yapabileceği neyi yapamayacağı bk hesaplanabilirlik yazılımların belirli bir görev üzerinde nasıl etkili bir verim gösterebilecekleri bk algoritma ve karmaşıklık yazılımların saklanmış bir veriyi nasıl yazıp okuyabilecekleri bk veri yapıları ve veri tabanları yazılımların nasıl daha akıllı çalışabilecekleri bk yapay zekâ insan ve yazılımların birbirleriyle nasıl bir iletişim içerisinde olacakları bk insan bilgisayar etkileşimi ve kullanıcı arayüzleri konuları üzerinde ve asic fpga devre tasarımı ile donanım yazılım entegrasyonu alanlarında çalışırlar bilgisayar mühendisliği bölümü yıldır bu eğitimi bitirenler bilgisayar mühendisi unvanını alırlar da abd de yeni mezun kendini geliştirmiş bir bilgisayar mühendisinin ortalama yıllık maaşı dı bilgisayar mühendisliği dalının doğuşu ve ilgili çalışmalar yüzyılın çok öncelerine gitse de çağdaş makineler ve çağdaş bilgisayar mühendisliği yüzyılda gelişmiştir lerden itibaren bu alanda gelişmeler gösterildi özellikle alan turing bu dalın kurucularından sayılır bilgisayar mühendisliği gelişmiş ülkelerde üniversitelerde bilgisayar bilimi bölümü olarak geçiyordu sürekli ilerleyen teknolojiye ayak uydurmak için yakın zamanda üniversitelerde yeni ders programları ile robotik sistemlerin programlanmasına başlanmasıyla bilgisayar mühendisliği bölümü olarak adlandırılmaya başlanmıştır türkiye de yurt dışından daha eski olarak çok eskiden beri bilgisayar mühendisliği olarak adlandırılsa da günümüzde ders programlarını çağa göre güncellemişlerdir donanım programlama üzerine de birkaç ders eklenmiştir türkiye de bu güncelleme ile yazılım mühendisliği bölümü olarak ayrı bölüm açılmıştır yazılım mühendisliği bilgisayar mühendisliğinin donanım programlama elektronik derslerini içermeyen ders programına sahip bir disiplindir günümüz için yurt dışındaki bilgisayar bilimi bölümü ile türkiye deki yazılım mühendisliği bölümü için aynı bölümlerdir diyebiliriz türkiye deki bilgisayar mühendisliğinin kuruluşunun temelinde elektronik hesap merkezleri yatmaktadır türkiye de bir üniversitede ilk kez bilgisayar istanbul teknik üniversitesi nde kullanılmaya başlanmıştır hacettepe enformatik enstitüsü ve ortadoğu teknik üniversitesi elektronik hesap bilimleri bölümleri kurulduktan sonra üniversitelerindeki bilgisayar mühendisliği bölümlerinin çekirdeğini oluşturmuştur yılında hacettepe ve ortadoğu teknik üniversitesi ilk kez lisans düzeyinde bilgisayar mühendisliği eğitimine başlamıştır itü de yılında elektrik elektronik fakültesi bünyesinde ege ve yıldız teknik üniversiteleri nde yılında mühendislik fakültesi nde bilgisayar mühendisliği eğitimi başlamıştır yılı itibarıyla üniversitede bilgisayar mühendisliği eğitimi verilmektedir ieee ve acm birlikte curriculum guidelines for undergraduate degree programs in computer engineeringbilgisayar mühendisliğinin çekirdek bilgi alanlarını şöyle tanımlar bilgisayar mühendisliği elektronik ve haberleşme yazılım kontrol elektrik mühendisliği bilgisayar bilimi ve matematik ile yakından ilgilidir coğrafya veya jeografi beşeri insani sistemleri ve yeryüzünü araştıran bunlar arasındaki ilişkiyi neden sonuç ve dağılış ilkesine bağlı olarak inceleyen ve sorgulayan bir bilim dalıdır yer ve insanlar arasındaki ilişkiler coğrafyanın konusunu oluşturur coğrafya sözcüğü yunanca gaia yer ve grphein yazmak betimlemek sözcüklerinden türemiştir türkçesi yerçizim sözcüğüdür zamanımızdan yıl önce coğrafya terimini ilk kullanan kişi eratosthenes mö mö olmuştur gregg ve leinhardt coğrafyayı özellikle karakterize edilen bir disiplin olarak tanımlamaktadırlar bu dört özellik birbiri ile çok çeşitli yollardan etkileşim içindedir bunlardan ilk üçü coğrafyanın dayanak ilkeleridir sonuncusu ise coğrafî araştırmalar sonucu elde edilen bilgilerin söylenişidir coğrafyanın bu değişik yönleri arasındaki etkileşim onu tanımlama amaçlı olarak kesin çizgilerle bölünmesini zorlaştırır coğrafi beceriler yerler fizikî beşerî ve çevre coğrafyası biçiminde bir bölümleme bunlardan bir veya iki alanın coğrafya eğitiminin çeşitli basamaklarında yer alması öğrencinin çeşitli alanlar arasındaki ilişkiyi anlamasının engellenmesi şeklinde bir sonuç doğurabilir coğrafya bazı yeteneklerin gelişimini ve kavramların anlaşılmasını içerir bu kavram ve yetenekler ise fizikî çevre ortam beşerî çevre ve bunlar arasındaki ilişki ile ilgilidir coğrafya bir sosyal bilimler dalıdır coğrafya bazı farklılıklar olsa da genellikle aşağıdaki alanlara ayrılarak incelenir coğrafi bilgi bir coğrafi varlık hakkındaki bilgidir yersel bilgi türüdür bu bağlamda yer mekânsal bilgi olarak da adlandırılır coğrafi bilgi birbirleriyle bağlantılı üç ayrı bilgiden oluşur fiziki coğrafya ve beşeri coğrafyadır fiziki coğrafya yeryüzünün fiziksel özellikleri yer su hava ve canlılar ile ilgilenirken beşeri coğrafya bu fiziksel özelliklere göre şekillenmiş insan yaşayışı ekonomisi gibi toplumsal konularla ilgilenmektedir modern coğrafya mekâna bağlı tüm olayları kendi metot ve teknikleriyle araştırmaktadır coğrafyanın beş temel unsuru konum mekan yer hareket bölge ile beşeri ve fiziki ortam ilişkisi coğrafyayı diğer bilimlerden farklılaştırır bilim tarihcisi ve filozof olan thomas samuel kuhn coğrafyayı da etkileyen görüşler ileri sürmüştür kuhn bilimsel görüşler arasında karşıtlık artınca bir güç mücadelesinin ortaya çıkacağını ileri sürer aynı bilim içinde yarış halinde olan yaklaşım düşümce bakış açılarına paradigma adını verir coğrafyayı belirli zaman aralıklarında etkileyen temel paradigmalar şu şekilde sıralanabilir başlangıçtan ye kadar geçen süre vidal de la balache a göre mekân doğal ve beşeri özeliklerine göre birbirinden farklı bölgelere ayrılabilir böylece dünyanın fiziki beşeri ve ekonomik etkenlerce nasıl biçimlendirildiği anlaşılabilir bu devirde doğal olarak var olmayan bölgelerin sınırlarının nasıl belirleneceği üzerinde durulmuştur bölgeler arası alansal farklılığın belirlenmesi temel amaç haline gelmiştir yerel farklılıklarla bu yoğunlukta çalışma teoriyi geri plana atmış coğrafyanın bilimselliği tartışılır hale gelmiştir bu yaklaşım lerden sonra ortaya çıkan nicel anlayışla terk edilmiştir coğrafya biliminin ortaya çıkışı ve çağlara göre tarihsel gelişimi şu şekilde gerçekleşmiştir diğer bütün bilimler gibi coğrafya da gereklilik sebebiyle ortaya çıkmıştır eski çağlarda mısır uygarlığında verimli toprakların nerede olduğu ve nasıl kullanılacağı gibi konular ayrıca her yıl gerçekleşen sellerin sonuçlarını bulmak ve zararlarını en aza indirmek için coğrafyayı kullanmışlardır dönemin göçebe toplulukları ise su kaynaklarını yerleşecekleri yerleri ve yolları bulabilmek için kolay haritalar yapmışlardır eski yunanlar ise verimli alanların kıtlığından dolayı denizcilikle ilgilenmiş ve bu alanda coğrafyayı geliştirmişlerdir miletoslu hekataios un iö de yazdığı kitabın ilk coğrafya yapıtı olduğu varsayılır ayrıca batlamyus un coğrafya kitabında harita yapım yöntemlerinden bahsetmiş ve bu alanda coğrafyaya büyük katkıda bulunmuştur eratosthenes surlu marinus ve batlamyus da bugün kullandığımız paraleller ve meridyenlerden oluşan düzenin gelişmesine katkıda bulunmuşlardır eratosthenes yazdığı notları geographica adlı eserinde toplamış eseriyle daha sonra coğrafya bilminin adı olarak kullanılmaya başlanmıştır bugünkü modern coğrafyanın kurulmasında antik çağda yaşayan herodotos mö tales mö aristo mö eratosthenes mö hipparkos mö strabon mö ms ve batlamyus mö gibi bilim adamlarının emekleri vardır herodotos avrupa dan hindistan a kadar uzanan alanı gezmiş bu alanların tarihi coğrafi niteliklerini dokuz ciltlik herodot tarihi kitabında toplamıştır matematikçi olan tales dünyanın şekliyle ilgili çalışmalar yapmıştır aristo iklimle ilgili sınıflandırmalar yapmıştır eratosthenes bölgesel coğrafya alanında çalışmış dünyanın çevresini gerçeğe çok yakın hesap etmiştir amasyalı strabon un gezdiği yerlerle ilgili bilgi verdiği ciltlik geographika coğrafya kitabının önemli kısmı günümüze kadar ulaşmıştır kitapta ekonomik coğrafya matematik coğrafya fiziki coğrafya ve jeopolitik konuları da işlenmiştir matematik coğrafyanın kurucusu sayılan batlamyus geographica hyphegesis kitabında gezegenler ile o günün koşullarında bilinen dünya ile ilgili bilgiler ve haritalar yer alır karakteristik olarak yayılmacı olan roma imparatorluğu döneminde coğrafya daha çok askeri amaçlar için kullanıldı ve geliştirildi coğrafi şartların savaş üzerindeki etkileri bağlamında yer ve hava incelemelerinde bulundular ayrıca haritacılıkta askeri alanda geliştirildi orta çağda avrupa da olumsuz koşullardan dolayı coğrafya yerinde saymış ilerleme islam aleminde gerçekleşmiştir islam dünyasında ibn havkal ın yüzyılda yazdığı el mesalik ve l memalik yollar ve ülkeler yüzyılda belhî nin yazdığı suverü l ekâlim iklim türleri yüzyılda el mesdî nin yazdığı el müru çü z zeheb altın çayırlar ve yüzyılda ibn battuta nın yazdığı tuhfetü n nuzzarfi garaibi l emsar adlı yapıtlar öne çıkmaktadır birni dünyanın çevresini yarıçapını büyüklüğünü ve meridyenin uzunluğunu hesaplayarak matematik coğrafya alanında katkılarda bulunmuştur ibn i haldunkitap el ibar adlı sekiz ciltlik eserinde beşeri coğrafyanın jeopolitik ve siyasi coğrafya ile ilgili konulardan bahsetmiştir ayrıca islam dünyası tarafından geliştirilen dereceli düzen haritacılıkta hâlâ kullanılmaktadır pusulanın avrupa ya geçmesi sonucunda uzak diyarlara yolculuklar başladı ve yeryüzü hakkında daha geniş bilgiler edinildi daha çok yeni ticaret yolları bulmak keşfedilmemiş bölgelerdeki kaynaklara ulaşmak temel hedefti kristof kolomb vasco da gama bartolomeu dias amerigo vespucci john cabot ve macellan keşifleriyle haritalar zenginleşti kuzey ve güney amerika okyanusya adaları avustralya kuzey ve güney kutbu keşifleri tamamlanmıştır dünyanın yuvarlak olduğu çevresi dolaşılarak uygulamalı olarak ispat edilmiştir anversli abraham ortelius te ilk yeryüzü atlasını yaptı osmanlı devletinde pîrî reis kitab ı bahriye kâtip çelebi cihannuma ve evliya çelebi seyahatnamesi ile coğrafyaya katkıda bulunan türklerdir deprem sel lav fay hattı çığ toprak kayması tsunami yanardağ kaynaç erozyon yanardağ set gölü magma magmatik kayaçlar tortul kayaçlar mahalle köy kasaba belde bucak semt ilçe il ülke tepe set baraj bent gölü kurutulmuş arazi sulama tarla çayır tünel bent köprü su kemeri yol tünel tarım koridor anklav eksklav göç astronomi gök bilimi ya da gökbilim kökenleri evrimleri fiziksel ve kimyasal özellikleri ile gök cisimlerini açıklamaya çalışmak üzere gözleyen bilim dalıdır astronominin sınırlı ve özel bir alanı olan gök mekaniği ile karıştırılmaması gerekir astronomi daha açık bir deyişle yörüngesel cisimleri ve dünya atmosferinin dışında gerçekleşen yıldızlar gezegenler kuyrukluyıldızlar kutup ışıkları galaksiler gökadalar ve kozmik mikrodalga arka plan ışıması gibi gözlemlenebilir tüm olay ve olguları inceleyen bilim dalıdır evrende bulunan her çeşit maddenin dağılımını hareketini kimyasal bileşimini evrimini fiziksel özelliklerini ve birbirleriyle etkileşimlerini inceler astronomi terimi eski yunanca daki astron ve nomos et sözcüklerinden türetilmiş olup yıldızların yasası anlamına gelir asteroitlerin ve kuyruklu yıldızların keşfindeki katkıları göz önüne alınırsa astronomi amatörlerin de hâlen etkin bir rol oynayabildikleri nadir bilim dallarından biridir gök bilimi yeryüzündeki en eski bilimlerden biri olarak kabul edilir arkeolojik bulgular en eski çağlarda bile insanların gök biliminin konuları hakkında bilgileri olduğunu ortaya koymaktadır neolitik çağda insanlar ekinoksların periyodik karakterini mevsimlerle ilişkisini ve bazı takımyıldızları bilmekteydiler modern gök bilimi gelişimini özellikle antik çağdaki ve onları izleyen matematikçilere ve ortaçağ ın sonunda keşfedilmiş gözlem aletlerine borçludur başlangıçta ayrılmaz bir ikili sayılan ve paralel olarak ilerleyen astroloji ve gök bilimi zamanla yollarını birbirlerinden ayırmak zorunda kalmışlardır antik çağ da gök biliminin gelişimindeki önemli hususlar olarak şunlar söylenebilir ortaçağ da astronomi bilgilerinin islam bilginlerince geliştirildiği ve bu bilgilerin sonradan batı ya aktarıldığı görülür astronomiyi geliştiren bu islam bilginlerinden başlıcaları şöyle sıralanır gök bilimin gelişmesinde devlet adamlarının yapmış olduğu kişisel girişimler de önemli bir yer tutmaktadır selçuklular döneminde yaşamış olan kırşehir emiri caca bey burada kendi adıyla kurmuş olduğu medresede gök bilimin gelişmesine imkân sağlayacak ortamı oluşturmuştur teorik gökbilimciler analitik modeller ve hesaplamalı sayısal simülasyonlar her birinin kendine özgü avantajları vardır bir sürecin analitik modelleri neler olup bittiğine dair daha geniş bir fikir vermek için genellikle daha iyidir sayısal modeller fenomenlerin varlığını ve aksi halde gözlemlenmeyen etkileri ortaya koyar astronomi teorisyenleri teorik modeller yaratmaya çalışırlar ve sonuçlardan bu modellerin gözlemsel sonuçlarını tahmin ederler bir model tarafından öngörülen bir fenomenin gözlemlenmesi gökbilimcilerin fenomeni en iyi tanımlayabilen model olarak çeşitli alternatif veya çelişkili modeller arasında seçim yapmalarını sağlar teorisyenler ayrıca yeni verileri hesaba katmak için modeller oluşturmaya veya değiştirmeye çalışırlar veriler ve model sonuçları arasında bir tutarsızlık olması durumunda genel eğilim verilere uyan sonuçlar üretmesi için modelde minimum değişiklikler yapmaya çalışmaktır bazı durumlarda zaman içinde büyük miktarda tutarsız veri bir modelin tamamen terk edilmesine yol açabilir astronomi ve özellikle yüzyılda baş döndürücü bir hızla ilerlemiştir yakın zamanlardaki keşif ve gelişmelerle ilgili olarak şunlar söylenebilir antikçağdaki başlangıç döneminde gök bilimi yalnızca astrometriden yani yıldız ve gezegenlerin gökyüzündeki konumlarının ölçümünden ibaretti daha sonra kepler ve newton un çalışmaları gök cisimlerinin kütleçekimi etkisi altındaki hareketlerinin matematik yoluyla öngörülmesini sağlayan gök mekaniğini doğurdu bu iki alandaki astrometri ve gök mekaniği çalışmaların çoğu önceleri elle yapılan işlemlerden oluşuyordu günümüzde ise bu çalışmalar bilgisayarlar ve fotoğraf aygıtları ile yapılabilmektedir ki bu da gök cisimlerinin konum ve hareketlerinin çok büyük bir hızla saptanabilmesini sağlamaktadır bu yüzden modern astronomi daha ziyade gök cisimlerinin fiziksel doğasını gözlemlemeye ve anlamaya yönelmiştir gök biliminin bir dalı olan astrofizik yıldızların gözlemiyle sınıflandırılan fiziksel fenomenleri tanımlar belirler günümüzde gök bilimcilerin hepsi de belirli bir astrofizik bilgisine sahiptirler ve gözlemleri de hemen hemen her zaman yine astrofizik bağlamında incelenir bununla birlikte kendilerini yalnızca astrofiziği incelemeye vermiş araştırmacılar da yok değildir astrofizikçilerin çalışması astronomik gözlem verilerini analiz etmek ve onları fiziksel olgulara indirgemektir astrofiziğin bir dalı olan kozmoloji evreni fiziksel bir sistem olarak inceler yani evrenin doğuşu ve büyümesi evrimi gökcisimlerinin fiziksel ve kimyasal özellikleri ve konumlarının hesaplanması ile ilişkilidir astronomi gözlemleri salt astronomi ile ilişkili değildir aynı zamanda genel görelilik kuramı gibi fizikte çok önemli yeri olan kuramların sınanması için de gözlemsel veri sağlar kullanılan inceleme yöntemi amaç ve konuya göre birbiriyle iç içe olan genel gök bilimi astrofizik ve uzay bilimleri gibi birçok dala ayrılır gök biliminde inceleme alanları aynı zamanda şu iki kategoride ele alınır arkeoastronomi insanların geçmişte gökyüzü ile ilgili olayları nasıl inceleyip yorumladıklarını araştıran alt alandır arkeoastronomi arkeoloji antropoloji etnografya bilimleri ile ortak çalışır astromatematik gök cisimlerinin yörüngeleri ile ilgili hesaplamaları yapar ayrıca gözlemlerden elde edilen sayısal verilerin yorumlanması da bu alt alanın konusudur gök mekaniği olarak da adlandı rılır astrofizik gök fiziği olarak da adlandırılan bu alt alan gök cisimlerinden yayılan elektromanyetik dalgalardan elde edilen verileri yorumlar ayrıca gök cisimleri ve yıldızlar arası ortamdaki madde ışınım etkileşimi de bu alt alanın konusudur astrokimya gök cisimlerinin ve yıldızlar arası ortamın kimyasal yapısını inceleyen alt alandır astrobiyoloji evrendeki olası yaşam formlarının oluşum ve gelişimlerini inceleyen alt alandır astrojeoloji gezegenlerin doğal uyduların gök taşı vb gök cisimlerinin yapılarını ve oluşumlarını inceleyen alt alandır zazaca dımılki kırdkî kırmanckî ve zazakî hint avrupa dil ailesinin iran dilleri grubunda bulunan kuzeybatı iran koluna bağlı bir dildir zazalar tarafından türkiye nin doğusunda tunceli elâzığ bingöl siverek erzincan ve muş un varto ilçesinden oluşan üçgende ve bitlis in batısında mutki ilçesi civarındaki köylerde yoğunlukla konuşulur ın dillerini ve kendilerini tanımlamaları bölgeden bölgeye farklılıklar gösterir zazaların tanımlama şekli ulusal olmayıp etnik ya da dini niteliktedir zazaca için kullanılan başlıca isimlendirmeler şunlardır zazaca üzerine ilk araştırmalar yılında dilbilimci peter i lerch in derlemeleri ile başladı kırım savaşında ruslara esir düşen osmanlı askerlerinin tutulduğu roslow a giden lerch buradaki kürt askerler arasında gezerek kurmancca ve zazaca birçok derlemeler yaptı lerch bu çalışmalarını üç cilt halinde kitaplaştırarak sırasıyla ve yıllarında rusça olarak yayınladı lerch kitabının almanca tercümesini de iki cilt halinde sırasıyla ve yıllarında yayınladı lerch derlediği metinleri kurmancca ile karşılaştırarak kısmen analiz etmiş ayrıca kitabının sonuna zazaca sözlük eklemiş rusça ve almanca karşılıklarını yazmıştır dilbilimci ve etnolog robert gordon latham dr h sandwith in derlediği bir zazaca sözlük listesini ve yıllarında yayınlamıştır de wilhelm strecker ve otto blau tarafından dersim zazacasına ait bazı notlar yayınlandı daha sonra friedrich müller zazaca üzerine zaza dialekt der kurdensprache adıyla dilbilimsel bir analiz yayınladı albert van le co ise derlediği bazı kurmancca ve zazaca metinleri yılında iki ciltilik kurdish texte kitabında kısmi bazı karşılaştırmalar dışında dilbilgisel analizini yapmadan yayınlamıştır bu zamana kadar adı geçen dilbilimciler zazacayı kürtçenin bir lehçesi olarak değerlendirdiler zazaca dili doğu anadolu nun yukarı fırat ve dicle havzasında sayıları kesin olarak bilinmemekle birlikte yaklaşık olarak ile milyon civarında kişinin konuştuğu dildir türkiye de yaşayan zazalar dışında özellikle almanya fransa avusturya isveç isviçre ve hollanda gibi avrupa ülkelerinde yaşayan önemli sayıda zazaca konuşan veya zaza olan nüfus bulunmaktadır zazaca dilbilimsel olarak hint avrupa dil ailesinin hint iran ana grubunun iran koluna aittir bir batı iran dili olan zazaca bu grubun kuzeybatı koluna mensuptur genel görüşe göre kürtçeden ayrı olarak gorani diliyle beraber zaza gorani olarak adlandırılan genetik bir alt grubun parçasıdır alman dil bilimci jost gippert ve leco beluçça ve sengserceyi de aynı alt gruba ait saymış ve bu gruba tarihi hyrkania bölgesini anımsatan hyrkan dilleri gurgan cürcan grubu adını vermiştir hazar denizi kıyısında konuşulan kuzeybatı iran dilleri ve zazaca arasında da dilbilgisi ve sözcük dağarcığı bakımından önemli benzerlikler bulunur zaza gorani yi kürt dilleri veya lehçeleri içinde sınıflandıran dilbilimciler de mevcuttur peter lerch friedrich müller albert van le co e b soane k r ayyoubi ve i a smirnova ve gülşat aygen gibi kimi dilbilimcilere göre zazaca kürtçenin bir lehçesidir günümüzde zazacanın dil biliminde yeri saptanmış olmasına rağmen özellikle türkçe kaynaklarda medyada siyasette geçmişteki yanlışlıklar kadar olmasa bile zaza dili ve kimliği hakkında bir statükonun hala devam ettiği bilinilmektedir ön yargılar bilgi ve kaynak eksikliği ya da siyasi zorlamalardan dolayı zazaca dilinin kürtçe dilinin bir lehçesi yahut dili olabildiği ortaya sürülmüştür oysaki zazaca dilinin kürtçe ya da başka bir dile dahil olduğunu bilimsel açıdan kanıtlayabilen bir kaynak ya da çalışma bulunmamaktadır zazaca talişçe farsça ve kürtçe gibi dillerin birbirine olan yakınlıkları bir dili başka bir dilin lehçesi yahut alt dili olduğundan ötürü değil akraba diller olduğu içindir aynı şekilde kürtçe dilinin bir farsça dilinin bir lehçesi olduğu ileri sürülen görüşü için de geçerlidir sonuç olarak aynı dil grubuna ait olmak dilsel özelliklerin çoğunu paylaştığı ve de aynı kökenden geldiklerinden dolayıdır iranolog karl hadank ın da dediği farsça mevcut yaşayan diğer iran dillerinin yanında var olan bir dildir sadece tüm irani diller in anası değildir sözü durumu özetlemektedir ludwig paul a göre zazaca kürtçeye nazaran goranice ve ölü bir iran dili olan azericenin yanı sıra talişçeye de daha yakındır bugün zazacaya en yakın diller hazar denizi nin güney kıyılarında konuşulan gilanice mazenderanca ve talişçedir ethnologue a göre kuzeybatı iran dilleri ve zazacanın yeri zazacanın bütün zazalar tarafından ortak kullanılan bir alfabesi henüz yoktur ancak yayınlarda çoğunlukla kullanılan bedirhan alfabesidir günümüze kadar zazacaya yer veren gazetelerin kullandıkları alfabelerin karşılaştırıldığı bir araştırmaya göre gazeteden si zazaca yayınlarında bedirhan alfabesini kullanmıştır kronolojik olarak kullanılan alfabeler şunlardır p ç j v w ve için normal harfi kullanılır g modern zazaca edebiyatıyla birlikte zazaca yazınında kürt dilbilimci celadet bedirhan tarafından geliştirlmiş olan latin karakterli kürtçe alfabe kullanılmaya başlandı dan beri zazacanın standartlaştırılması üzerine çalışmalar yapan vate çalışma grubu da yayınlarında kürt alfabelerinden bedirhan alfabesini kullanmaktadır bu alfabe harften oluşmaktadır a b c ç d e f g h i î j k l m n o p r s ş t u v w x y z e ve i arasında fransızcadaki sesine yakındır t i i türkçedeki i hrfi olup küçük yazılınca noktalı büyük yazılınca noktasızdır î î türkçedeki i harfine denk gelir arapçadaki kaf sesini verir kanun kalem u u türkçedeki u ve i arasında w i sesini verir türkçedeki normal u sesi gibidir w w azericedeki w sesini verir watan x x arapçadaki kalın h sesi ile ğ sesini verir xeber bu alfabe amerikalı dilbilimci c m jacobson un katkılarından dolayı jacobson alfabesi olarak da bilinir alfabedeki harf şunlardır a b c ç d e f g ğ h i i j k l m n o p r s ş t u v w x y z bedirhan alfabesine göre ğ harfi fazla olup i ı ve i i harfleri türkçedeki gibi yazılır ve okunur î harfi de kullanılır örneğin hîni hîyni gibi okunur derken hıni aynı sesi vermez zülfü selcan tarafından hazırlanan ve itibarıyla munzur üniversitesi nde de kullanılmaya başlanan zaza alfabesi i sesli ve ü sessiz olan harften oluşur a b c ç d e f g h ı i k l m n o p r s ş t u ü v w x y z bunlardan bazı harfler kuzey ve güney lehçelerine göre farklı farklı okunur dosya zaza dialectsmap gif küçükresim sağ px zazacanın üç ana lehçe grubu dil sınıflandırma otoritelerinden biri olan sil international e göre zazaca zza bir makro dil macrolanguage olup iki iso di kiu ayrı dil olarak sınıflandırılıyor prof dr ludwig paul ve frankfurt zaza dil enstitüsü ne göre zazaca üç ana lehçeye ayrılır bunun yanı sıra özel bir konuma sahip olan ve hiçbir lehçe grubuna tam olarak dâhil edilemeyen geçiş ve kenar şiveleri de mevcut bölgeden bölgeye kelimeler çeşitli ses değişimlerine uğramışlardır telaffuz farkından öte zaza lehçeleri sözcük dağarcığında da farklılıklar gösterir zamanla bazı kelimeler önemini yitirmiştir ya tam unutulmuştur ve başka kelime biçimlerine değiştirilmiştir ya da kullanımı ikinci veya üçüncü plana düşmüştür zazaların üç mezhebe şafi hanefi alevi bölünmesi lehçelerin oluşmasına katkıda bulunmuştur zaza ana lehçelerinin arasında şivesel farklılıklar da var bazı yöreler komşu dillerden daha çok etkilenebilmiştir örneğin dersim ağzı fonetik bakımından hayli yenilikler yaşamıştır bundan ermenicenin sorumlu olduğu tahmin ediliyor aynı lehçe grubuna ait olan varto şivesi bu değişimden uzak kalmıştır zazacanın en yoğun olarak konuşulduğu yerler ve zazaların en yoğun olarak yaşadığı yerler kuzey merkez ve güney lehçelerini birbirlerinden ayrı tutan karakteristik özellikler tespit edilebilir örneklerdeki sözcükler orta iranca eski iranca ve eski hintçede de k g ile başlardı örneğin avesta sanskrit keny kız pehlevice gertten dolaşmak bunun farsçada karşılığı en ve partçada bu rakam w pehlevicede wek olarak kayıtlı farsça kürtçe yek bundan türeme ikisi eski iranca eive şekline dayanır farsçada sıfat ve isim türetme eki ek takılmıştır diyarbakır kulp ta da ki tek tük olarak bingöl ün de bazı ağızlarında zi ki şeklinde var bazı ağızlardaki ji varyantı ise kürtçeden alınmıştır bu ses eski irancada ve eski farsçada ei iken avestada e sanskritte ve pehlevicede olarak seslenilirdi örn avesta spete sanskrit vt pehlevice spt beyaz aynı d biçimi batı dersim dışında kuzey deki diğer ağızlarda şahısta kullanılan d dir dey dae dinan dine onun eril dişil onların farsçada şeklinde mevcut örn rz bir gün kürtçede merkez zazacasında gibi ek k tir yukarıda değinilen isim ve sıfat türetme eki e k ilave edilmiştir diğer ünlü harfler önünde yer alan s ya da z sessizlerinden ötürü ç c ve çh ünsüzleri de tsh dz ve ts şeklinde belirmiştir dersim ve erzincan ın çoğunda ve tekman da kısmen hınıs da koçgiri de ise çarekan ağzında bu özellik vardır bu özelliğin kazanılmasında ermenice dilinin de payı olduğu söylenilebilir diyarbakır çermik ve adıyaman gerger in bazı ağızlarının ses yapısı kısmen dersim inkinden farklıdır ş ve j seslerinin hiç bulunmaz ve de ç ve c ünsüzlerinin bilinen tş ve dj şeklinde telaffuz edilir bak keskin zazacanın komşu dillerle etkileşim içinde olmasına rağmen orta irani dönemden bu yana dilbilgisel olarak ve miras sözcükler açısından yapısını gayet iyi koruduğu söylenebilir komşu veya egemen dillerden kelime alışverişi dışında dilin diğer alanlarında fazlasıyla etkileşim gözlenmemektedir kültürel açıdan da yerli halk olarak komşu halklarla birçok ortak özelliği taşımaktadır bulunduğu ve geliştiği şartlara göre değerlendirilecek olursa zengin bir kelime dağarcığına sahiptir dilin ses yapısındaki ünlüler olan a e ı i o u ü güney zazacasında olan hariç genelde kısa telaffuz edilmekte ve ünlülerde uzun kısa karşıtlığı yoktur bazı ağızlardaki ö ünlüsü ew çift ünlüsünden dönüşmüştür öw öy örn doğu dersim dewe batı dersim döwe döe köy veya komşu heceden etkilenmeden ötürüdür örn bingöl genç yeno yön geliyor tarihsel gelişme açıdan e ı u ünlüleri eski orta irancanın kısa a i u nun a i o ü ise eski iranca uzun ai oi au oi ünlülerin devamıdır eski irani dönemin sonuna doğru ve orta irani dönemin başlagıcında gerçekleşen geçmiş zamanın kuruluş şekliyle çoğu orta irani dilde geçmiş zaman edilgen ortaç participle perfect passive soneki ta ile oluşturulan fiil çekimin sayesinde meydana gelen biçim sözcükdizimsel morphosyntactic bir fenomen olan bölünmüş ergatiflik split ergativity yani tüm geçmiş zaman şekillerinde geçişli fiillerde öznenin bükünlü halde belirtilmesi nesnenin yalın halde olması irani dillerde ayrıca fiilin ergatif alanda da nesneye göre çekimlenmesi bugün de zazacada varlığını sürdürmektedir örn ez ey anan o mı ano ben onu eril getiriyorum o beni getiriyor geçmiş zamanda ise mı o ard ey ez ardan ben onu getirdim o beni getirdi şeklinde çekilir çağrı hali diye bilinen vocative i saymayacak olursak zazacada olan hal yalın casus rectus ve bükünlü casus obliuus de orta batı irani dönemden kalmadır isim tamlamasında belirten isimde olduğu gibi sıfat tamlamasında da sıfat isimden sonra gelir sıfat da isimle birlikte çekilir örn her o gewr gri eşek her gewri gri eşekler her an gewr an gri eşekleri n eski ve orta irani dönemden kalma diğer bir özellik de fiilin edilgen çatısı diathesis voice mürekkep şekilde bireşimsel synthetic yani yardımcı fiil olmaksızın da sınırlı fiillerle kurulması eski hint irani edilgen soneki ya pehlevicede bulunan h şekline yansıması zazacada i ile mevcut nan werino weriyeno ekmek yeniliyor isim ve şahıs zamirlerinden öte fiil çekiminde de merkez ve güney de ve tüm şivelerde kişide de eril ve dişil olarak cinsiyet farkı belirmekte o vano a vana o erkek söylüyor o bayan söylüyor şahıs zamirlerinde ise tipik batı irani yapısı belirmektedir yalın hal bükünlü hal ben ez mın sen tı to o eril o ey i yı o dişil a ya ae ay y biz ma ma siz şıma sıma şıma sıma onlar i inan ine işaret zamirlerinde aslen boyutlu yakınlık derecesi belirtilse de örn o n o e n o türkçede de olduğu gibi o bu şu genelde kullanılan derece var uzak derece için olanlar şahıs zamirleri o a ye denk düşerken yakın derece için kuzey ve güney zazacasında n önekiyle no na n ney nae ninan bükünlü halde niteleyici attributive işlevde n n a n örn veng n heri heran bu eşeğin eşeklerin sesi iken merkez zazacasında yakın derece için genelde en ın kullanılır kuzeyde a güneyde e eki çok yakın derece için genelde niteleyici şekilde kullanılır örn eno ano lacek şu oğlan fiilde şimdiki zamanda belirgin olan bildirme emir ve istek kipi mevcut istek kipinde subjunctive olan özellik eski ve orta irani dönemde olan fiil kökeninin bu kipe yansımasıdır örn beno götürüyor berd götürdü eke bero götürse ber zaz nış nıştene inmek bar getirmek geriye götürmek farsça aver avurden zaz ar an ardene getirmek kalıntı takıların bulunduğu fiiler sınırlı bir şekilde mevcut ve dilde takı olarak algılanmamakta ikincisi ise göreceli olarak zazacanın kendince yeni oluşturduğu otuza yakın fiil takısı örn temel fiil kerdene yapmak a kerdene açmak ra kerdene sermek ro kerdene dökmek de kerdene doldurmak we kerdene ateş yakmak tıra kerdene sürmek takmak pede kerdene batırmak cra kerdene ayırmak cıra kerdene kesmek gövdesinden ayırmak tra kerdene etrafa yaymak uyandırmak tede kerdene saymak saygı göstermek tro kerdene karıştırmak kâğıt wer kerdene urgan ip vs dolayarak bağlamak nıştene inmek anlamında kullanılırken oturmak için ro nıştene kullanılır bazı fiilerde yön belirten fiilsel ön edat diyebileceğimiz verbal preposition e ra e ro biçimler de mevcut bazı ağızlarda sadece kalıntı olarak bulunur veya kaybolmuştur cı daene birine bir şey vermek era cı daene dan ra cı dayamak ero cı nıştene nışen ro cı binmek farsça talişçe ve anın zazaca kurmanci de a ve e olarak yansımasına dikkat edilmeli örnek farsça barf kar kurmanci berf yani talişçe av zamiri de zaza kurmanc alfabesinde ev olarak yazılır hint avrupa ailesindeki bütün sayılar aynı kökenden gelmektedir zazaca ve farsçanın aynı dil grubunda yer almalarından dolayı sayıları benzerlik göstermektedir aynı kökten gelen zazaca ile farsça arasındaki benzerlik ve farklılıklar ise latinceden türeyen fransızca italyanca ve ispanyolca ya da almanca ve ingilizce arasındaki ayrılıklarla karşılaştırılabilir hint avrupa dil ailesine bağlı olan zazaca başta farsça olmak üzere kendisiyle aynı kökten gelen ve akraba dilleri olan rusça yunanca italyanca ispanyolca fransızca almanca ve ingilizce ile benzerlikler arz eder tüm hint avrupa dilleri gibi zazaca da kökensel olarak proto hint avrupa diline dayanır aynı zamanda diğer iran dilleri ile birlikte proto iran dilinden türemiştir örneğin dersim bölgesindeki zazalar inmek veya yere basmak kelimesini farsçayla daha fazla uyum gösteren payne xard biyene kalıbıyla ifade ederler zazacada payn ayak tabanı xard yeryüzü biyene ise olmak anlamını taşır bu kelimeler karşımıza farsçada pay ayak arz yeryüzü buden olmak şeklinde çıkarken ingilizcede foot ayak earth dünya being ise olmak şeklinde çıkar bu özelliğini tarihsel açıdan da görmek mümkündür ve bu bakımdan geçmişte bir zamanlar konuşulan ama şimdi konuşulmayan hint avrupalı dilleri bir köprünün iki yakayı birbirine bağladığı gibi etimolojik yakınlığıyla kendine bağlar sarmatça avesta dili ve behistun yazıtlarındaki diller zazacayla akrabadırlar tarihte zazaca hakkında ilk metinler bilimsel alevilik üzerine isa beg bin ali tarafından yazılmış zazaca el yazmasıdır bu el yazması osmanlılar tarafından yazmalarda kullanılan nesih yazı tipinde yazılmıştır el yazmasının birinci bölümünün birinci sayfasında tarih olarak hicri tarihi yazılmış olup miladi olarak yılına tekabül etmektedir osmanlı rus kırım savaşı sonucununda esir düşen zaza kökenli askerler arasında dolaşarak araştırma ve derlemeler yapan dilbilimci peter lerch yılında petersburg da bunları yayınlamıştır daha sonraki tarihlerde a v le co gibi bazı dilbilimciler tarafından da bazı zazaca metinler derlenmiştir zazaca yazılmış ve klasik zazaca edebiyatının başlangıcı sayılabilecek ilk kitap ahmed xasî tarafından yazılan ve da diyarbakır da yayınlanan mewlid eseridir zazaca yayınlanmış ikinci kitap da yine biyîşa pxamberî isimli bir mevlid olup osman efendiyo babij tarafından yılında yazılmış ancak te şam da kürt dilbilimci celadet bedirxan tarafından yayınlanmıştır zazaca yazılmış üçüncü kitaplar yıllarında muhammed şx ensarî tarafından yazılmış olan raro raşt ve me lumat dînîye isimli akaid ve fıkıh alanında yazılmış iki manzum eser olup bu kitaplar bilal zilan ın hazırladığı bir yüksek lisans tezi ile ilk defa gün yüzüne çıkarılmıştır diyarbakır ın hani ilçesinden mehmet demirtaş ın da yılında kaleme aldığı ve yılında tamamlayabildiği zazaca divan mevcuttur el yazısıyla arapça yazılan divan sayfadan oluşmaktadır yazar ekonomik nedenlerden basımını yapamadığı eserini bingöl üniversitesi zaza dili ve kültürü araştırma ve uygulama merkezi müdürlüğü ne teslim etmiştir modern zazaca edebiyatının başlangıcı dan itibaren tirj dergisinde yayınlanan zazaca edebi ürünler sayılmaktadır ilk zazaca öykü dilbilimci yazar malmîsanij tarafından tîrj dergisi nin sayısında yayımlanan engışt kej türkçe anlamı kej nin parmakları isimli hikâyedir zazaca edebiyatının asıl gelişmesi ise sonrası avrupa ya göç eden zazalar tarafından yazılan kitaplar ile başlamıştır bu dönemde türkiye ve avrupa da piya ayre kormışkan ware tija sodıri zazapress pir raştiye vate raya zazaistani veng zazaistani zazaki zer pir raştiye desmala sure waxt çıme miraz ma zazana vir ve wısar gibi zazaca dergiler çıkmış ve birçok kitap da yayımlanmıştır bu dergilerden zazana vir vate dergileri hâlen yayınını sürdürmektedir istanbul da tij yayınları ve vate yayınevi tarafından zazaca kitaplar yayınlanmaktadır de diyarbakır da kurulan roşna yayınları da şimdiye kadar ın üzerinde zazaca kitap yayınlamıştır yayınlanan kitaplar arasında birçok şiir hikâye ve roman gibi edebi ürünler bulunmaktadır zazaca öyküde roşan lezgin romanda ise deniz gündüz ün ismi öne çıkmaktadır zazaca yazıya geç geçirildiği için sözlü edebiyatı oldukça zengindir zazacada deyr türkü kılam şarkı dse ilahi şanke fabl hkati öykü es wernan atasözleri ve deyimler gibi sözlü edebiyat ürünleri oldukça fazladır piran baydemir tarafından çekilen fecîra isimli zazaca kırmancki belgesel uluslararası antalya altın portakal film festivali nde en iyi belgesel ödülünü almıştır otomobil yolcu veya yük taşımak üzere tasarlanmış motorlu ve tekerlekli kara ulaşım aracı otomobil yakıtla çalışan bir motor sayesinde hayvan gücü kullanılmadan itmeden veya çekmeden hareket edebilen ve üzerindekileri de taşıyabilen bir taşıttır halk arasında ve bundan sonra bu maddede de araba olarak isimlendirilir ve bilinir genel olarak otomobiller içten yanmalı motorlarla ve dört lastiğin dönmesiyle çalışır ancak yılı itibarıyla hibrit motorlu otomobiller satılmaya başlamıştır elektrikle çalışan hibrit motorlar için şu an amerika birleşik devletleri de başta olmak üzere birçok ülke vergilerini minimuma indirmiş ve ücretsiz elektrik dolum istasyonlarını otoparklara ve benzincilere yerleştirmiştir karoseri şasiye monte edilen aracın saçtan yapılmış kısmı bu kısımda pencereler kapılar koltuklar yolcu ve motoru koruyan kısımlar bulunur otomobiller birçok form altında karşımıza çıkmaktadır doğum yıllarına göre kronolojik sıra ile sosyalist türkiye partisi kısaca stp türkiye de faaliyet gösteren eski siyasi parti partinin örgütsel tarihi yılında türkiye işçi partisi nde tip yaşanan ayrışma sonrasında ortaya çıkan sosyalist iktidar grubu ile başlar bir dönem boyunca ilk sayısı yılında basılan ve bugün tkp nin teorik organı olarak varlığını sürdüren gelenek dergisinin adıyla anılan hareket kasım de ali önder öndeş başkanlığında sosyalist türkiye partisi ni stp kurdu stp yılında ülkenin bütünlüğüne yönelik aykırı görüşleri olduğu gerekçesiyle anayasa mahkemesi tarafından kapatıldı yine yılında sosyalist iktidar partisi sip kuruldu sosyalist iktidar partisi kasım günü düzenlenen olağanüstü büyük kongre de komünist parti ile birleşerek türkiye komünist partisi tkp adını aldı spam ya da istenmeyen mesaj e posta telefon faks gibi elektronik ortamlarda çok sayıda alıcıya aynı anda gönderilen gereksiz veya uygunsuz ileti en yaygın spam türleri reklamlar ve ilanlardır elektronik posta e posta internetin en eski iletişim araçlarından birisidir e posta fiziksel alışılagelmiş posta alımı ya da gönderiminin elektronik olanı ve internet üzerinden gerçekleştirilen düşük maliyetli ve hızlı duyulan güvenlik hız kimlik denetimi gibi gereklilikler göz önünde bulundurulmamıştır ve bu yüzden e posta altyapısı günümüzde internetin en büyük problemlerine yataklık etmektedir spam genel olarak istenmeyen elektronik iletiler olarak tanımlanmaktadır bununla birlikte istenmeyen mesajın tanımı uzun süredir tartışılan bir konudur ve e posta ile pazarlama endüstrisinin de yaygınlaşması ile beraber ortak bir tanım üzerinde hukukçular pazarlamacılar internet servis sağlayıcıları ve kullanıcılar olarak uzlaşmak hayli zor görünmekte bu yüzden hukuki yaptırımları beraberinde getirmek üzere düzenlenmesine çalışılan kanunlar gecikmekte ya da işlevselliğini yitirmiş şekilde çıkmaktadırlar amerika birleşik devletleri ndeki federal trade commission in ftc ticari elektronik posta tanımının çerçevesinin belirlenmesi konusundaki son çalışmasının sonuçlarını yılında duyurmuştur fakat bu da son kullanıcıyı değil e posta ile yasal yollardan ürün tanıtımı yapmayı hedefleyen şirketlerin çıkarına bir çalışmadır istenmeyen ileti internet için çok yeni bir problem değildir ilk spam girişimi mayıs tarihinde dec in abd nin batı kıyısındaki tüm arpanet adreslerine yaptığı ürün tanıtımı olarak kabul edilmektedir mail from dec marlboro rcvd at may pdt date may edt from thuerk at dec marlboro subject adrian sri kl digital will be giving a product presentation of the newest members of the decsystem family the decsystem t and t the decsystem family of computers has evolved from the tenex operating system and the decsystem computer architecture both the decsystem t and t offer full arpanet support under the tops operating system the decsystem is an upward extension of the current decsystem and family and fully software compatible with all of the other decsystem models we invite you to come see the and hear about the decsystem family at the two product presentations we will be giving in california this month the locations will be a will be there for you to view also terminals on line to other decsystem systems through the arpanet if you are unable to attend please feel free to contact the nearest dec office for more information about the exciting decsystem family bu iletiden bu yana istenmeyen ileti çoğunlukla ürün ya da hizmet pazarlamak gibi ticari amaçlara hizmet etmiştir ek olarak spam sadece e posta ile sınırlı bir hareket değildir aşağıdaki şekillerde de kullanıcının karşısına çıkabilmektedir istenmeyen iletiler genellikle aşağıdaki karakteristik özellikleri sergilerler spam hareketinin merkezinde kullanıcıların e posta adresleri vardır elde birçok e posta adresi olduğu takdirde bunların hepsine birden aynı içerikli iletileri göndermek teknik olarak zor değildir spam yapanlar spam yapabilmek için ihtiyaç duydukları e posta adreslerine ulaşmak için birçok yöntem kullanmaktadırlar bunlardan en önemlisi e posta adresi satışları ve web sayfalarından çalınan adreslerdir insanlar yönlendirmek istedikleri e postaları kime to bölümüne değil gizli hidden bölümüne yazarlarsa spam gönderenlerin en önemli e posta listesi kaynakları baltalanmış olur bu çok önemlidir spam yapmak üzere e posta adresi elde etme yöntemlerinin başında e posta adreslerini web sayfalarını linkleri takip ederek teker teker dolaşan web bot lar ile elde etmek gelmektedir bu bot lar kendi kendine çalışan ve internet i bir arama motoru gibi tarayarak ele geçirdiği e posta adreslerini bir veritabanına saklayan basit uygulamalardır ve son derece yaygındırlar bir internet sayfasındaki e posta adreslerini otomatik olarak elde etmenin ne kadar kolay olduğunu göstermek için yazılmış örnek bir uygulamaya web sayfalarından e posta eldesi kısmından ulaşabilirsiniz zincir e postalar birçok kişinin birbirine forward ettiği e postalara verilen isimdir elden ele binlerce e posta adresine ulaşan e postaların başlık bilgileri içerisinde daha önce hangi adreslere cc carbon copy lendiği bilgisi kolaylıkla çıkarılabilmektedir bu sebeple spam yapmak için e posta adresi toplayan şahıs ya da şirketler insanların çok fazla ilgisini çekebilecek çoğunlukla da yalan olan haberleri dini sömürü içeren iletileri ya da duygusal sömürü içerikli e postaları bunu listendeki herkese forward et konsepti ile insanlara dağıtmaktadırlar bu e postalar kendilerine yeniden döndüğünde içlerinde birikmiş olan e posta adreslerini basit betikler ile çıkarmak ve daha sonra bu adresleri de spam veritabanlarına eklemeleri mümkün olmaktadır kişi tarafından forward edilmiş ortalama bir chain mail içerisinde yaklaşık e posta adresi bulunabilmektedir alan adı kaydının doğal süreci gereği bu alan adından sorumlu kişinin bir iletişim e posta adresi alan adı ile ilişkilendirilir herhangi bir örneğin gibi whois veritabanından sorgulanan alan adı için bir e posta adresi elde edilebilir alan adı kayıtlarından elde edilen e posta adreslerin son derece düşük bir yüzdeye sahiptir e posta adreslerinin spam yapanlar arasında ya da spam ile ürünlerini duyurmak isteyen şirketlere satılması büyük bir yasa dışı endüstri halini almıştır aşağıdaki fiyatlar hürriyet gazetesinin tirajının milliyet gazetesinin tirajının sabah gazetesinin tirajının ise olduğu nisan tarihinde bu makaleyi yazan araştırmacının e posta adresine gelen spam e posta içerisindeki türkçe bir reklamdan alınmıştır ayrıca aynı e posta içerisinde kolayca spam yapmak için gerekli olan uygulamanın da gönderilecek cd içerisinde hediye olarak geleceği bilgisi de yer almaktadır yerli internet kullanıcısı adresi yerli internet kullanıcısı adresi yerli internet kullanıcısı adresi yabancı internet kullanıcısı adresi aynı tarihte yurt dışındaki bir e posta satıcısından alınmış ve a sahip olunabilecek e posta adresi kategorisi ve o kategorideki e posta adresi sayısı da aşağıdaki gibidir apparel fashion textiles and leather automobile transportation business services chemicals computer telecommunications construction real estate consumer electronics energy minerals metals food agriculture gems jewellery health beauty industrial supplies office supplies packaging paper printing publishing security protection sports entertainment yukarıdaki örnekte satılacak e posta adresleri arasında ilgili kategori ile ilgilenen kaç e posta adresi olduğu bilgisi spam ın kişilerin internet teki özlük haklarından ikisi olan takip edilemezlik ve gizlilik hakkını hiçe saydığının bir göstergesidir e posta adresleri daha önce bahsedilen yöntemlerin dışında e posta sunucularına gerçekleştirilern saldırılar sonucunda elde edilen e posta sunucusu kayıtlarından da elde edilebilmektedir e posta sunucularının tamamı dışarıya gönderdikleri ve kabul ettikleri e postaların tarih bilgisi ve alıcı gönderici adres bilgilerini bir günlük dosyasına kaydetmektedir ve bu dosyalar içerisinde çok fazla sayıda geçerli e posta hesabı yer almaktadır ayrıca solucanlar ve virusler kişilerin bilgisayarlarına ya yine spam e postalar yolu ile ya da kişinin bilgisayarına taktığı bir medya üzerinden bulaşarak e posta adresi toplama ve spam yapma karakteristiklerini ortaya koymaktadırlar yılında yapılan bir araştırma göstermektedir ki istenmeyen ticari e postaların yaklaşık lik kısmı virus ya da vorm lar aracılığı ile gönderilmektedir örneğin haziran te ortaya çıkan sobig e isimli kurtçuk şu ana kadar ortaya çıkan spammer vormlar arasında en başarılı olanıydı ve çok büyük çapta yayılmayı başardı bu vorm un aşağıdaki ekleri taşıyan e postaları hâlen nisan itibarı ile internet trafiğini ciddi şekilde etkilemektedir your details zip içinden details pif dosyası çıkıyor application zip içinden application pif dosyası çıkıyor document zip içinden document pif dosyası çıkıyor screensaver zip içinden sky world scr dosyası çıkıyor movie zip içinden movie pif dosyası çıkıyor son kullanıcıların dikkatsizliği ve çoğunlukla microsoft işletim sistemi ailesindeki uygulamaların güvenlik açıklarından faydalanan kurtçuklar bulaştıkları bilgisayarlardaki adres defterlerini kullanarak aynı adres defterinde yer alan iki kişinin birbirini tanıma ihtimalinin yüksekliğini göz önünde bulundurarak yalan spoofed başlıklarla e postalar göndermekte ve yayılmaya çalışmaktadır ayrıca virus ve kurçukların neden olduğu finansal tutar da ciddi boyutlardadır ve konu finansal tutar başlığı altında incelenecektir spam e postalar çok çeşitli içeriklerle kullanıcının karşısına çıkabilmektedir spam hareketinin doğası itibarı ile kanun dışı ve normal koşullarda pazarlanması yasak olan ürünler ve pornografi diğer alternatiflerinin önüne geçmektedir aşağıdaki tablo spam e postaların yılları arasındaki içerik değişimini göstermektedir çoğunlukla yanıltıcı içeriklerle hazırlanmış e postalardır çeşitli sorunlara mümkün olmayan hizmetlerle çözüm olduğunu iddia eden e postalar kullanıcıların çeşitli sitelere gitmeleri için onları ikna etmeye çalışmaktadır bu sayede spammer lar reklam anlaşması yaptıkları şirketler için yeterli kullanıcı potansiyelini sağlamaya çalışmaktadırlar subject get the child support you deserve from free legal advice date mon oct have a wonderful day offer manager prize mama sadece özel durumlarda hastalara verilen ilaçlar uyuşturucular ya da çok fazla talep olan sağlık ürünlerinin taklitleri ve kanunen satışı yasak olanları bu yolla pazarlanmaya çalışılmaktadır subject welcome to your new life from jackson sinclair date tue dec ciais ciais is regarded as a super viagr or weekend vi gra because its effects start sooner and last much longer men that do not have imptence problems report that regals increases sexua pleasure and staying power as well as increasing the size and hardness of erectins get ciais now at low prces per dose unbeleivable bu ürünlerin sağlık açısından riskler taşıdığı ve kullanılmaması gerektiği internet teki sitelerde duyurulmaya çalışılmaktadır her gün gönderilen milyar e postanın milyarlık bir kısmı pornografik yasa dışı içerik ile kullanıcılara ulaşıyor bu da internet kullanıcısı başına günde en az e posta anlamına geliyor itibarı ile spam e postalar ile ilgili yasal takibin zorluğundan dolayı çocuk pornosu tacirleri yasa dışı örgütler ve terör örgütleri insanları varlıklarından spam e postalar aracılığı ile haberdar etmektedirler subject do you like pretty little lolitas from alexander date fri dec choose your favorite site it s your personal invitation to issue are there too many lolitas sites in the net are you impressed by variety of different suggestions and really don t know what to choose and maybe you re tired from sameness of all that already viewed sites now it is the time to see what sites are now the most actual and outstanding that can satisy needs of every customer just a few minutes of your time and you ll understand how the lolitas industry developed the best from the best just click and choose enter now kullanıcıların gercek dışı vaatler ile para göndermelerini sağlamayı amaçlamış içerikler ile gönderilen e postalardır bu e postalar içerisinde genellikle kullanıcıların daha fazla para kazanmak için ne yapması gerektiği doğru olmayan matematik ispatlar ile kendilerine empoze edilmeye çalışılır subject free cash from ao date fri jul dollar for free click here spam e posta bilgisayar ağlarının yoğunluğundan kullanıcıların verimli çalışmasına kadar birçok alanda bilgisayar dünyasına ve onun bir bileşeni olan insana zarar vermektedir internet kullanıcıları spam den içerdiği çirkin ve rahatsız edici içerikten durduramadıkları bir hareket olduğundan ve istemedikleri halde sürekli aldıklarından dolayı rahatsız olmaktadırlar aşağıdaki tablo yılında e posta kullanıcısı üzerinde yapılan bir araştırmanın sonuçlarından son kullanıcı tarafından duyulan rahatsızlıklar hakkında bir öngörüş sahibi olmak için bilgi vermektedir görüldüğü gibi kullanıcıların çok büyük bir kısmı spam ı istenmeyen bir şey olarak nitelendirmekte ve ondan rahatsız olmaktadır adres toplayıcılarının internet üzerinden belirli sitelere giren kullanıcıların kişisel bilgilerini ve e posta adreslerini kendilerinden gizli bir şekilde elde ederek ya da otomatik yazılımlarla tüm internet i tarayarak buldukları e posta adreslerini biriktirerek oluşturdukları koleksiyonlarını para ya da karşı tarafın elindeki e posta adresi birikimi karşılığında e posta adreslerinin sahiplerinden izin almadan birbirlerine satmaktadırlar bu da kişinin internet teki özlük haklarından gizlilik hakkını ihlal etmektedir spam e postaların ciddi çoğunluğunun içerdiği yasalara aykırı içerik pornografi çocuk pornografisi yasa dışı çevrim içi kumar servisleri piramit satışlar hemen zengin olma vaatleri ile aldatıcı ticari eylemler bireylerin psikolojilerini olumsuz yönde etkilemektedir özellikle toplumun küçük yaştaki mensuplarının internet in olumlu özelliklerinden ziyade zararlı yönleri ile tanışmasına neden olmaktadır spufing e posta başlıklarının değiştirilmesi ile iletinin orijinal göndericisi yerine başka bir yerden ya da kurumdan geliyormuş gibi gösterme işlemidir spam yapanlar iletilerinin dikkate alınıp okunması ve cevap verilmesi için spuf yaparak ciddi ve saygın kuruluşların isimlerini kullanabilirler bu da kurban seçilen kuruluşların ticari ünlerine zarar getirmekte zaman ve müşteri kayıplarına yol açmaktadır ve bu durumun düzeltilmesi için yapılan harcamalar kuruma ciddi bir mali yük oluşturmaktadır kimi zaman mali yük ile de eski haline getirilemeyecek prestij kayıpları meydana gelebilmektedir internet e bağlı herhangi bir bilgisayardan herhangi bir kişi kurum ya da şirketten geliyormuşçasına e posta göndermek smtp protokolünün eksiklerinden dolayı mümkün ve çok kolaydır aşağıdaki örneği inceleyiniz meren telnet xx xx trying xx xx connected to xx xx escape character is helo xxxx edu tr mail from xxxxxxx xxxx edu tr rcpt to xxxx xxxx edu tr from x xxx xxxx to x xxx xxxx subject yuksek lisansin ile ilgili date fri dec user agent mozilla merhaba xxxx yuksek lisans calismani ocak ayi ortasinda getirebilirsin bu konuda herhangi bir problem yok ben o zamana kadar cok yogun olacagim anlayisla karsilayacagini ve yüksek lisansin ile ilgili konularda beni rahatsiz etmeyecegini tahmin ediyorum selamlar x xxx xxxxxx xxxx xxxx edu tr yukarıdaki örnekte sadece internet e bağlı bir makine kullanılarak gönderilmiş olan e posta rfc standartlarına uygun olarak well formed bir biçimde sahibine ulaşmıştır kimlik ve adres bilgileri hususi olarak x işaretleri ile saklanmıştır bu örneği bir birey ya da şirketin menfaatlerine daha fazla zarar verecek ya da çok daha ciddi güvenlik problemlere yol açabilecek örneklerle genişletmek mümkündür phishing kısaltması password harvesting fishing sözcüklerinden türetilmiştir fişing kredi kartı bilgileri ya da parolalar gibi çeşitli özel ve gizli kalması gereken başkaları tarafından bilindiğinde kişilerin zor durumda kalmasına neden olabilecek gizli bilgilere erişmek ve onları elde etmek için sanki bu bilgileri kişiye veren ve güvenilir bir yerden geliyormuşçasına görünen e postalar ya da web siteleri hazırlayıp kullanıcılardan bu bilgileri paylaşmalarını isteme eylemlerinin tümüne verilen isimdir bu anlamda olta atmak veya yemleme spoofing e benzer bir yapı sergilemektedir banka ve kredi kartı numaraları ve parolalarını kullanıcılardan istemek üzere gönderilen istenmeyen iletilere kanan kullanıcıların hesaplarından para çekilmekte ya da kredi kartları ile internet üzerinden alışveriş yapılmaktadır son zamanlarda türkiye de de artış göstermiş bu eylemlere bir örnek teşkil etmesi açısından aşağıdaki e postayı inceleyiniz subject account error report from support bankofoklahoma com date fri apr dear bank of oklahoma customer we recently have determined that different computers have logged onto your online banking account and multiple password failures were present before the logons we now need you to reconfirm your account information to us if this is not completed by april we will be forced to suspend your account indefinitely as it may have been used for fraudulent purposes we thank you for your cooperation in this manner to confirm your online banking records click here thank you for your patience in this matter bank of oklahomal customer service please do not reply to this e mail as this is only a notification mail sent to this address cannot be answered copyright bank of oklahoma inc all rights reserved eğer verilen adrese dikkat edecek olursanız kullanıcının dikkatsizliği neticesinde gerçekten oklahoma bankası sanılabilecek şekilde bir adres olduğunu fark edebilirsiniz kullanıcılar bu adrese gittiklerinde kimlik ve hesap bilgilerini soran bir uygulama kendilerini karşılamakta ve yapılan girişleri veritabanlarına saklamaktadır veritabanının sahibi olan şahıslar ise kolayca kullanıcı bilgileri ile gerçek hesaplara erişmekte ve kullanıcıya ait parayı istedikleri gibi yönetebilmektedirler bu olayların benzerleri son yıllarda türkiye de de baş göstermiş ve spam yolu ile birçok kullanıcı bu tuzağa düşmüş ve ciddi miktarlarda para kaybı yaşanmştır spam in sebep olduğu maddi zararın tam değerini hesaplamak son derece zordur bununla beraber bu konuda yapılmış birçok çalışma bulunmaktadır spam e postalar finansal açıdan yukarıda bahsedilen miktarlarda zararlar verirken aşağıdaki sonuçlar spam yapmanın spam yapan kişiye olan maliyetinin ne kadar düşük olduğuna işaret etmektedir hesaba katılması güç olan fakat son derece önemli olan finansal kayıp noktaları da vardır meren python python gcc pardus on linux web sayfalarında e posta adreslerini doğrudan bulundurmak istenmeyen iletilere davetiye çıkarmak anlamına gelmektedir e posta adreslerini küçük resimler ya da insanların kolayca anlayacağı fakat yazılımlar ile diğer metinlerden kolayca ayrılamayacak şekilde web sayfalarında bulundurmak örneğin kullanıcı sunucu com yerine kullanıcı at sunucu dot com gibi istenmeyen iletilerin miktarını ciddi şekilde azaltmaktadır aşağıdaki tablo tübitak ın yılları arasında aldığı virus içeren e postaları göstermektedir yukarıdaki tablo göstermektedir ki alınan iletilerin yalnızca lik bir kısmı kullanıcılara iletilmiştir ayrıca bu lik kısım sadece virus içermeyen fakat geçerli spam olmayan bir ileti olduğu garanti edilmemiş e postaların miktarıdır dünya çapındaki istatistikler de göz önünde bulundurulduğunda e posta iletişimini sağlayan altyapının çok büyük bir kısmı spam e postaların taşınması için çalışmaktadır william bill jefferson clinton ağustos hope arkansas amerika birleşik devletleri nin başkanı bill clinton un başkan olduğu dönemde ülkesi tüm tarihinin en barışçı ve en parlak ekonomik dönemlerinden birini yaşadı franklin roosevelt ten bu yana ilk defa bir demokrat parti adayı ikinci kez başkan seçildi tarihinin en düşük işsizlik oranlarından birine yılın en az enflasyonuna halkın en fazla ev sahibi olduğu suç oranının en fazla düştüğü ve insanların ekonomik olarak en güçlü olduğu dönemlerden birine imzasını attı uzun yıllardır ilk defa bütçenin eşitlendiği ve hatta bütçe fazlası yaşandığı günler getirdi clinton ağustos yılında arkansas ın hope şehrinde dünyaya geldi doğumundan ay sonra babası bir trafik kazasında öldü yaşındayken annesi üvey babası roger clinton ile evlendi lise döneminde william jeferson kendi isteğiyle üvey babasının soyadını aldı okulu birçok defa profesyonel bir müzisyen olmak için bırakmayı düşündü ancak boys nation üyesiyken beyaz saray da başkan john f kennedy ile tanıştı bu da onun halk hizmetine ilk adımı atmasını sağladı dünyada bosna da zor da olsa barışı sağladı saddam hüseyin in birleşmiş milletler karşısında aldığı kararlardan sonra irak ı bombaladı yine de asker göndermeye ihtiyaç duymadı nato nun gelişmesini sağlayarak daha açık bir uluslararası ticaret sağladı uyuşturucu karşısında uluslararası anlamda savaştı güney amerika avrupa rusya afrika ve çin e yaptığı gezilerle amerika nın dış dünya ile ilişkilerinin en iyi olduğu döneme imzasını attı hâlen liderlik ve yöneticilik üzerine seminerler vermekte birçok insan tarafından amerika birleşik devletleri tarihinin en büyük başkanlarından biri olarak kabul edilmektedir beyaz saray dan ayrıldıktan sonra da william j clinton vakfı nı kurarak abd ve dünya halklarının küresel karşılıklı bağımlılık çağının zorluklarına karşı güçlenmesini sağlama misyonunu üstlendi bugün vakıf dünya çapında acil çözümler ve ölçülebilir sonuçlar bekleyen sorunları gündemine almaktadır bunların arasında iklim değişimi gelişmekte olan dünyada hiv aids abd de çocuk obezitesi ve ekonomik fırsat eşitliği ve afrika ve latin amerika da ekonomik yer almaktadır clinton bunlara ek olarak clinton küresel inisiyatif üniversitesi yoluyla üniversite öğrencilerini bu çabaya dâhil etmeye ve clinton vakfı ve amerika kalp cemiyeti arasında bir ortaklık olan daha sağlıklı bir kuşak için ittifak yoluyla da öğrenciler ve eğiticiler için daha sağlıklı eğitim ortamları yaratmak amacıyla okulları desteklemeye de çalışmaktadır bill clinton nisan da laureate international universities ağının onursal başkanlığı görevini kabul etmiştir türkiye den istanbul bilgi üniversitesinin de dâhil olduğu bu üniversiteler ağı içinde den fazla üniversite yer almaktadır clinton laureate international universities network ün onursal başkanı olarak farklı ülkelerdeki üniversiteleri ziyaret etmekte öğrencilerle buluşmakta ve farklı düzeylerdeki deneyimlerini gençlerle paylaşmaktadır amerika birleşik devletleri başkanlık seçimleri nde karısı hillary clinton u desteklemiştir eylül te bypass ameliyatı geçirdi mart te de kısmi olarak işgörmez olan akciğeri için ameliyata girdi şubat da göğüs ağrıları şikâyetiyle gittiği columbia presbyterian hospital da new york kalbine iki adet koroner stent yerleştirildi bütün bu deneyimlerin ardından doktorları dean ornish ve caldwell esselstyn in tavsiyesine uyarak eti ve diğer tüm hayvansal besinleri bıraktı vegan beslenmeye başladı tatvan bitlis e bağlı doğu anadolu bölgesi nde van gölü nün batı yakasında olan bir ilçedir bağlı olduğu bitlis ilinden nüfus ve yüz ölçümü olarak daha büyüktür haydarpaşa garı iran demir yolu tatvan dan geçmektedir diyarbakır van elâzığ van siirt bitlis ve ağrı kara yollarının kavşak noktasında olması ilçenin hızlı gelişmesinde etkili olmuştur ayrıca van tatvan arasında karşılıklı vapur seferleri yapılmaktadır tatvan a komşu ilçeler ahlat bitlis gevaş ve hizan ilçeleridir tatvan ın bilinen tarihi son yapılan araştırmalardan elde edilen bilgilere göre günümüzden takriben beş bin yıl öncesine dayanmaktadır tatvan feribot işletmesinin üst tarafındaki tepede yapılan çalışmalarda elde edilen çeşitli buluntular mö bin yıla tarihlenmiştir ilçe ve çevresinin ilk sakinlerinden biri subarlar dır mö binyılda yukarı mezopotamya ya egemen olan hurriler de muhtemelen tatvan bölgesine hâkim olmuşlardır daha sonra urartular van ve çevresi ile birlikte tatvan a üç asır boyunca egemen olmuşlardır urartu hakimiyetinden sonra ermeniler burayı yurt edinmişlerdir kentin adı ilk kez yüzyılda ermeni kaynaklarında tadvan veya dadvan şeklinde geçer ve yüzyıllarda tatvan yöresi güçlü ermeni beyliklerinden pıznuni hanedanının yerleşim merkezi idi ilçe dahilindeki köylerin hemen hepsinin lı yıllara dek kullanılan isimleri ermenice idi ömer döneminde islam devletinin topraklarına katılan tatvan daha sonra merkezi ahlat ta bulunan şah ı armenlerin armenşahlar egemenliği altına girmiştir deki malazgirt meydan muharebesi nden sonra anadolu ya hakim olan selçukluların yörede fiilen hüküm sürmüş olduklarına dair herhangi bir belirti yoktur yüzyılda akkoyunlular daha sonra bitlis te hüküm süren şerefhan rojki beyleri tatvan iskelesini kontrolleri altında tutmuşlardır osmanlı egemenliği te çaldıran muharebesi nden sonra kurulmuş yüzyıl başlarında fiilen ortadan kalktıktan sonra tekrar ancak lı yıllarda kurulabilmiştir tatvan ismi ermenice olup bölge adı olan dadik tatik memleketinin kasabası anlamındadır yerel efsaneleri aktarmayı seven evliya çelebi rahova rahva ova sından doğuya doğru üç saat yürüdükten sonra taht ı van kalesine ulaşıldığını ve buraya yöre halkının tatvan adını verdiklerini kaydetmektedir burası van gölü kenarında olup van paşasının hassıdır subaşılıkla idare edilmektedir evliya çelebi ye göre kanuni döneminde zal paşa burada küçük bir kale yaptırmıştır tatvan kalesi daha sonra iran şahı tahmasb döneminde iran orduları tarafından tahrip edilmiştir tahmasb ın orduları ahlat ve adilcevaz kalelerini istila ettiklerinde tatvan dan gemiler ile van a yardım gitmesini engellemek amacıyla buradaki kaleyi tahrip etmişlerdir fakat buna rağmen tatvan bir liman olarak bundan sonra da önemini korumuştur tatvan ın genel olarak ilçe sınırları içinde kalan arazinin büyük bir kısmı dağlık ve yaylaktır ilçenin iklimi karasal iklim özelliğini göstermektedir tatvan ın yerli halkı tamamına yakını kürt halkından ibaret olmakla beraber az sayıda da ahlat tan göçmüş türkmenler topal osman topal osman çepni dir isyanına katılmış ve sürgün edilmiş bazı laz aileler ve çevre ilçelerden göç edenlerden oluşmaktadır anadolu yarımadası ile trakya toprakları üzerine kurulan türkiye nin seksen bir ili vardır iller türkiye nin en büyük idari bölümleridir bu seksen bir il dokuz yüz yetmiş üç ilçeye bölünmüştür bu ilçeler en küçük idari birim olan mahalle ve köyleri içinde barındırır illerde yönetme ve yürütme görevi içişleri bakanı tarafından önerilen ve bakanlar kurulunun onayından sonra cumhurbaşkanı tarafından atanan valiler tarafından yerine getirilir osmanlı imparatorluğu nun yıkılışı ve ekim te türkiye cumhuriyeti nin resmen kuruluşundan sonra idari sistemde değişikliklere gidildi yılında ardahan artvin ve kars il yapılarak yetmiş bir olan il sayısı yetmiş dörde yükseltildi iki yıl sonra ardahan beyoğlu çatalca dersim ergani gelibolu genç kozan oltu muş siverek ve üsküdar illeri ilçeye dönüştürüldü de ise doğubayazıt ilçeye dönüştürüldü ve ağrı ya bağlandı da muş tekrar il oldu bitlis ilçe hâline getirildi dört yıl sonra aksaray cebelibereket hakkâri ve şebinkarahisar ın ilçe olması mersin ile silifke nin birleştirilip içel adında yeni bir ilin oluşturulmasıyla ve artvin ile rize nin birleştirilip çoruh adında yeni bir ilin oluşturulmasıyla sayı elli altıya düştü da rize tunceli ve hakkâri tekrar il oldu yine aynı yıl dersim in adı tunceli olarak değiştirildi da hatay devleti türkiye ye bağlanarak hatay ili adını aldı te uşak ın il kırşehir in ilçe olması kararlaştırıldı te adıyaman nevşehir ve sakarya il statüsü kazandı da artvin il statüsünü geri kazandı de kırşehir in il statüsü geri verildi bu yıldan sonra otuz iki yıl boyunca il sayısında herhangi bir değişiklik olmadı da aksaray bayburt karaman ve kırıkkale da batman ve şırnak de bartın de ardahan ve iğdır te yalova karabük ve kilis da osmaniye il oldu böylece il sayısı seksene tamamlandı devletin il sayısı aralık da düzce nin il olması ile günümüzdeki hâlini aldı türkiye istatistik kurumu verilerine göre türkiye nin nüfusu yılı itibarıyla kişiye ulaştı bu rakamın ini il ve ilçe merkezlerinde yaşayanlar oluşturdu ülkedeki en fazla nüfusu barındıran il istanbul en az nüfusu barındıran il tunceli dir ayrıca en büyük yüzölçümüne sahip il konya en küçük yüzölçümüne sahip il yalova dır bunların dışında büyükşehir olmayan tüm illerin merkez ilçelerinin adı il ile aynı adı taşır rakım google earth valilik binalarının bulunduğu yerdir john forbes kerry d aralık aurora kolorado amerikalı asker ve siyasetçi ve abd nin dışişleri bakanı babası diplomat ve avukat olan richard john kerry annesi ise rosemary isabel forbes ti babası tüberküloz hastalığına yakalanmıştı doğumundan kısa süre sonra massachusetts e taşındılar roma katoliği olarak yetiştirildi new hampshire eyaletinin concord şehrinde bulunan st paul özel lisesinden mezun oldu yale üniversitesi nde eğitimine devam etti yılında üniversitedeki skull and bones adındaki derneğe üye seçildi ertesi yıl da mezun oldu amerikan deniz kuvvetleri ne katıldı ve vietnam savaşı sırasında yılına kadar hizmet verdi amerika ya geri döndüğünde savaş karşıtı vietnam gazileri vvaw basın sözcüsü oldu de amerikan vietnem gazileri nin kurucularından biri oldu demokratik parti ön seçimlerini büyük çoğunlukla kazandı john edwards ikinci oldu howard dean ve general wesley clark ise aldıkları oyların azlığı sebebiyle seçimlerden çekildiler daha sonra john edwards ı başkan yardımcısı adaylığına gösterdi birçok basın kuruluşunda john kerry nin başkanlığı nasıl olacak diye tartışılırken times ve newsweek george w bush un karşısında güçlü bir aday olarak görülüyor savaş karşıtı olarak bush un karşısında demokratların en büyük silahı olduğuna inanılıyordu ancak seçimleri küçük bir farkla kaybetti türkiye temmuz den beri çok partili sistemi ile bir başkanlık demokrasisidir siyasi partilerin kuruluşları teşkilatlanmaları işleyişleri faaliyetleri ve denetlenmeleri gibi esaslar nisan tarihinde kabul edilen siyasi partiler kanunu ile düzenlenmektedir türkiye cumhuriyeti vatandaşı herkes yasa ile belirlenen şartları sağladığı sürece önceden izin almaksızın parti kurma hakkına sahiptir büyük partiler en son genel seçimlerde haziran oyların undan fazlasını alan ve parlamentoda temsil edilen siyasi taraf olarak tanımlanmaktadır küçük partilerin isimleri eğer yüksek seçim kurulu nun şartlarını yerine getirirse oy pusulalarında bulunur türkiye de etkin parti sayısı her yıl değişkenlik göstermektedir bir yıl içinde birçok parti kurulurken bazıları da çeşitli nedenlerle siyasetten çekilmektedir etkin parti sayı çeltiğini içişleri bakanlığı tutmaktadır zira her parti kuruluşu sırasında içişleri bakanlığı na dilekçe verir ve içişleri bakanlığı partilerin kongrelerini yapıp yapmadığını ve sürekliliğini takip eder kasım tarihi itibarıyla parti etkin durumda bulunmaktadır etkin olmaktan kasıt siyasi düşüncelerini ortaya koymaya devam eden ve olağan toplantılarını yapan parti anlamındadır bunun yanında bu partilerin seçime girebilmesi için yasalara göre ilde örgütlenmesi gerekmektedir ancak etkin olan partilerin birçoğu bu yeter sayıya sahip de değildir bazıları da tabela partisi olarak nitelendirilen pek bir etkinlikte bulunmayan partilerdir bunun yanında küçük parti olarak tanımlanan ama siyasi arenada etkili olan partiler de mevcuttur partilerin kuruluş tarihlerine göre etkin siyasi parti listesi şöyledir türkiye de bugüne kadar bir siyasi partinin kendi kararı ile uyguladığı fesih veya başka bir siyasi parti ile birleşme kararları dışında kalan askeri veya sivil mahkemeler ile dönemine göre yargıtay bakanlar kurulu veya millî güvenlik konseyi kararları gibi yasal zorlamalar sebebiyle kapatılan tüm siyasi partilerin tam listesi aşağıdaki gibidir demokratik toplum partisi aralık tarihinde anayasa mahkemesi tarafından kapatılan son parti olmuştur galatasaray lisesi osmanlı türkçesi mekteb i sultânî fransızca lyce de galatasaray istanbul un galatasaray semtinde bulunan bir lisedir türkiye nin en eski eğitim kurumlarından biridir fransızca eğitim vermektedir xv yüzyılda saray mektebi endern osmanlı sarayında padişahın günlük yaşamını geçirdiği sarayın eğitim birimlerinin kütüphanenin hazine odasının yer aldığı büyük bahçe içine kurulu bir kompleksti burada başta padişah olmak üzere saraydaki diğer görevlilerin danışabileceği birçok alanda bilgi sahibi kişiler hizmet vermekteydi yüksek öğrenimlerini saray okulu nda alan bu kişilerin ilk ve orta dereceli eğitimlerini layıkıyla sağlamak amacıyla ii bayezid yılında galata sarayı hümayn mektebi adında bir okul kurarak osmanlı saray eğitiminin önemli bir parçasını oluşturdu kurum enderna üst düzeyde eğitimli görevli yetiştirdiğinden mekteb i sultanî ve galata sarayı ocağı gibi adlara da sahiptir evliya çelebi nin aktardığı hikâyeye göre ise okulun kuruluşu daha farklı olmuştur ii bayezid bir kış günü galata sırtlarında avlanırken son derece bakımlı büyük bir bahçe içinde köhnemiş küçücük bir kulübe görür kulübenin sahibi gül baba ile tanışan padişah onu bahçeye gösterdiği özenden dolayı ödüllendirmek ister ve gül baba nın isteği üzerine bu bahçeye bir mektep ve bir darüşşifa hastane yaptırır xix yüzyılda önemi ve işlevi gün geçtikçe artan kurum osmanlı da batılılaşma döneminin ve tanzimat uygulamalarının bir simgesi olur çünkü bu kez de osmanlı da hukuksal siyasal ve sosyal alanda gerçekleştirilecek yenilikleri yaşama geçirecek aydın kadrolara ve bu kadroların yetiştirilmesi için geleneksel eğitimin dışında batılı programları da bünyesinde barındıran bir eğitim kurumuna ihtiyaç vardır istanbul da daha ziyade yabancıların ve gayrimüslim osmanlıların devam ettiği ve fransızca eğitim yapan saint benoît notre dame de sion gibi okullar vardı ancak bu okullar osmanlı dan çok fransa nın denetiminde idiler amaç osmanlı devleti nin etkin olacağı batılı bir kurum yaratmaktı bu amaç doğrultusunda eylül de abdülaziz in katıldığı bir törenle mekteb i sultanî adıyla kurum yeniden faaliyete geçer dönemin paris büyükelçisi mehmed cemil paşa ile hariciye nazırı fuad paşa nın çabalarıyla kurum fransa daki lise eğitimine denk ve aynı kalitede öğrenci yetiştirir öğrencilerin arasında katolik ortodoks ve musevî öğrenciler de vardır yaşlarında öğretime başlayabilen bu öğrenciler dil durumlarına göre fransızca ya da türkçe hazırlık okumaktadırlar yılında müdür tevfik fikret bey in yaptığı yeniliklerle ilk orta ve lise için üçer yıllık programlar hazırlanarak eğitim süresi yıla çıkar ayrıca farsça arapça italyanca latince rumca ermenice ve almanca dersleri isteğe bağlı olarak seçmeli ders statüsüne getirilirken piyano ve keman dersleri de programa dahil edilir öte yandan yılında ali sami yen ve arkadaşlarından oluşan bir grup öğrenci galatasaray spor kulübü nü kurmuşlardır liseye kayıt kontenjanının üçte biri galatasaray ilköğretim okulu ndan mezun olacak öğrencilere ayrılmıştır ilköğretim okulunun amacı birinci sınıfa başlayan öğrencisinin tamamının eğitiminin devamını galatasaray lisesi nde sağlamaktır bunun için öğrenciler galatasaray üniversitesi nin galatasaray lisesi ve galatasaray ilköğretim okulu yönetmeliği çerçevesinde yapılan iç sınavlarda başarılı olmakla yükümlüdürler ilköğretim okulu tarihinde sadece bir öğrenci yılında liseye asilden yatay geçiş hakkını kullanmadan girebilmiştir günümüzde galatasaray lisesi anadolu lisesi kategorisinde eğitim dili fransızca türkçe ingilizce italyanca ve latince olan bir devlet lisesidir lise türkiye cumhuriyeti millî eğitim bakanlığı fransız hükmeti ve galatasaray vakfı nca resmen tanınmış bir kurumdur galatasaray lisesi bünyesinde her biri otuz öğrenci kapasiteli sınıf iki multimedya merkezi her biri kırk öğrenci kapasiteli iki resim atölyesi iki müzik odası biri öbürü öğrenci kapasiteli iki toplantı merkezi bilgisayarlı bir bilgisayar laboratuvarı bir tenis kortu üç jimnastik salonu bir futbol sahası kişilik revir kişilik kız öğrenci yurdu kişilik erkek öğrenci yurdu her biri kişilik üç büyük yemekhane yer almaktadır mevcut u biçimli binanın merkezinde çatıda yer alan meyer markalı dairesel kadranlı saat elektronik mekanizmalıdır ve hâlen çalışmaktadır saatin yılındaki yangın sırasında hasar gören mevcut binanın yılında tamamlanan restorasyon çalışmaları sırasında eklendiği düşünülmektedir uğur mumcu ağustos kırşehir ocak ankara türk gazeteci araştırmacı ve yazar ocak te ankara da karlı sokak taki evinin önünde arabasına konulan bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giderek yaşamını yitirmiştir annesi nadire mumcu babası tapu kadastro memuru hakkı şinasi bey idi uğur mumcu ağustos tarihinde kırşehir de dört kardeşin üçüncüsü olarak doğdu eşi şükran güldal mumcu homan ile olan evliliğinden bir oğlu özgür ve bir kızı özge olmuştur uğur mumcu anısına ailesi tarafından ekim te uğur mumcu araştırmacı gazetecilik vakfı adında bir vakıf kurulmuştur eşi şükran güldal mumcu dönem tbmm ye izmir milletvekili olarak girmiş ve ağustos haziran tarihleri arasında tbmm başkanvekilliği görevini yürütmüştür ağabeyi işçi partisi genel başkan yardımcısı av ceyhan mumcu nun uğur mumcu ile ilgili röportajlarının bir kısmı kardeşim uğur mumcu adıyla bir kitapta toplanmıştır ilkögretimi ankara devrim ilkokulunda ve ortaöğretimi ankara bahçelievler deneme lisesinde okuyan mumcu çok aktif bir öğrenciydi de başladığı üniversite eğitimini avukat olmak üzere başladığı ankara üniversitesi hukuk fakültesi nde te tamamladı henüz öğrenciyken ağustos de cumhuriyet gazetesinde yayımlanan türk sosyalizmi başlıklı makalesiyle yunus nadi ödülü nü aldı te fakültede öğrenci derneği başkanı seçildi yılları arasında ankara üniversitesi hukuk fakültesinde idare hukuku profesörü tahsin bekir balta nın asistanı olarak çalıştı askerliğini yapmaya hazırlandığı sırada mart döneminde bir yazısında kullandığı ordu uyanık olmalı sözleriyle orduya hakaret etmek ve sosyal bir sınıfın öteki sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü kurmak suçunu işlediği iddiasıyla gözaltına alındı mamak askeri cezaevi nde pek çok aydınla birlikte bir yıla yakın kalan mumcu bu davadan dolayı yıl hapse mahkm edildi fakat bu karar yargıtay tarafından bozuldu ve mumcu serbest bırakıldı bu olaydan sonra askerliğini yedek subay olarak yapması gerektiği hâlde yılları arasında ağrı nın patnos ilçesinde resmî tanımıyla sakıncalı piyade eri olarak tamamladı patnos ta ağır koşullar altında askerliğini yaparken zaten uzun zamandan beri var olan ülseri yüzünden mide kanaması geçirdi yeni ortam gazetesinde köşe yazarlığı yapan uğur mumcu ten itibaren cumhuriyet te gözlem başlıklı köşesinde düzenli olarak yazmaya başladı aynı zamanda anka ajansında çalışmaktaydı mart ında makalelerinden oluşan suçlular ve güçlüler adlı kitabını yayınladı aynı yıl altan öymen le birlikte hazırladıkları süleyman demirel in yeğeni yahya demirel in hayalî mobilya ihracatını konu edinen mobilya dosyası adlı kitabı yayınlandı türkiye de terör olaylarının artması nedeniyle yılında mart dönemi öncesi ve sonrası gençlik liderlerinin yaşadıklarını kendi ağızlarından yansıttığı ve silahlı eylemlerle bir yere varılamayacağına dikkat çektiği kitabı çıkmaz sokak ı yayımladı de ağca dosyası ardından terörsüz özgürlük adlı makale derlemesi yayımlandı yılında ağca ile cezaevinde röportaj yaptı yılında aziz nesin öncülüğünde bir grup tarafından cumhurbaşkanlığı ve tbmm başkanlığına sunulan ancak kenan evren in imzalayanları vatan hainliği ile suçlayarak dava açtığı aydınlar dilekçesi nin hazırlanmasına katıldı eylül döneminde aydınlara yapılan işkenceyi anlatan sakıncasız adlı oyunu yazdı papa mafya ağca kitabını yayımladı mumcu ocak tarihinde mossad ve barzani isimli bir yazı yazdı bu yazısında barzani cia ve mossad arasındaki bağlantılara değindi ve yazısını şöyle bitirdi uğur mumcu ocak te ankara da karlı sokak taki evinin önünde arabasına konan c tipi plastik bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giderek yaşamını yitirdi suikastın hemen ardından olay yerinde inceleme yapan uzmanların hiçbir delil bulamadığı patlamayla etrafa dağılan ve cımbızla toplanması gereken delillerin ise süpürgeyle süpürüldüğü iddia edilmiştir suikastı islami hareket ibda c hizbullah gibi örgütler üstlendi suikastın arkasında mossad ın ve kontrgerillanın olduğu da iddia edilmiştir ergenekon davası sanıklarından ümit oğuztan iddianamede yer alan ifadesinde mumcu nun seri numarası silinmiş ve kürdistan demokratik partisi lideri celal talabani ye götürülen silahlarla ilgili araştırması nedeniyle öldürüldüğünü iddia etti bununla beraber ağabeyi ceyhan mumcu kendi yaptığı araştırmada ölümüne yakın bir süre içerisinde mossad ve barzani ilişkisi ortaya çıkınca israil büyükelçisinin ısrarla kardeşi mumcu yla bire bir olarak görüşmek istediği ancak uğur un tek görüşmeyi kabul etmemesine rağmen görüşmenin yapıldığını belirtmiştir ayrıca suikasta uğramadan önceki süreçte uğur mumcu kürt dosyası adlı kitabını yazmaktaydı bu kitabında pkk nın oluşumunu kürt ayaklanmalarını öcalan ın aldığı dış desteği ve barzani israil öcalan ilişkisini incelemekteydi kitabını bitiremeden ölmüştür mumcu nun eşi güldal mumcu yu ziyaretleri sırasında dönemin başbakanı süleyman demirel başbakan yardımcısı erdal inönü ve içişleri bakanı ismet sezgin cinayeti çözmenin devletin namus borcu olduğu nu belirterek adeta namus sözü verdiler suikastın failleri yakalanamamıştır john reid edwards haziran kuzey karolina senatörü teki başkanlık seçimlerinde john kerry nin başkan yardımcısı adayı idi john edwards güney karolina eyaletinin seneca ilinde doğdu sonra kuzey karolina eyaletinde robbins de yaşadı babası bir tekstil çalışanıydı annesi ise postanede çalışıyordu ailesinde üniversiteye giden ilk kişiydi güney karolina da clemson university de amerikan futbolu bursu ile okudu ardından da north carolina state university ye geçti tekstil teknolojisi branşında te mezun olan edwards university of north carolina at chapel hill de hukuk eğitimi aldı bu son iki üniversitede üstün başarı ile şeref listesine girdi hukuk okurken hukuk öğrencisi elizabeth anania ile tanıştı ve evlendi politikaya atılmadan önce edwards oldukça başarılı bir avukattı ve haksızca sakatlanmış aile ve çocukların haklarını savunuyordu bu süre içerisinde de oldukça başarılı ve zengin oldu kariyeri nin en önemli davası sta rite aleyhinde kazandığı davaydı şirket kanalizasyon havuzu açarken valerie lakey isimli bir kız çocuğunun sakatlanmasına sebebiyet vermişti şirketin bütün tekliflerini reddeden edwards milyon dolarlık bir dava kazanmış oldu bu da kişisel sakatlanma davalarında kuzey karolina tarihinin en büyük ödülünü temsil ediyordu avukatlar ve hukuk öğrencileri edwards ın notlarına bakmadan yaptığı saat süren kapanış konuşmasını ayakta alkışladılar tecrübeleri kişisel sakatlanma davalarında olan edwards kendini küçük adam ı savunan insan olarak sundu eleştirenler ise edwards ın sadece kazanacağından emin olduğu davalara baktığını bir avukat ın herkesi savunmaya çalışması gerekir diyerek karşısında bulundular edwards ve eşi elizabeth in dört çocuğu oldu ilk ikisi wade ve catherine evlendiklerinden kısa bir süre sonra doğmuştu da lakey davasından sadece ay önce edwards oğlu wade i bir otomobil kazasında kaybetti onun anısına edwards wade in oğlunun outward bound rozetini taşımaktadır wade öldükten sonra edwards ve eşi iki çocuk daha yapmaya karar verdiler emma claire ve jack ailelerine katıldı edwards ailesi hala raleigh kuzey karolina ve washington da yaşamaktadır ayrıca wilmington kuzey karolina da denize yakın bir evi bulunmaktadır kasım te başkanlık tanıtımlarında edwards john auchard ile four trials isimli otobiyografi kitabını yayınladı hayatının en iyi avukatlığı olarak tanımladığı lakey davasındaki başarısı ve kendisi gibi avukat olmasını istediği oğlunun ölümünün ardından hukuksal kariyerine son verip politikayla ilgilenmeye başladı bir demokrat olarak seçimlerini kazanırken cumhuriyetçi partili lauch faircloth u yenerek büyük bir başarı yakaladı edwards bir avukat olarak bill clinton un yılında senatodaki bill clinton suçlamasında başarıyla savundu ve bill clinton un görevine devam etmesinde önemli bir rol oynadı john edwards başkanlık seçimleri sırasında al gore un başkan yardımcısı listesinde bulunuyordu john kerry ve joe lieberman gibi al gore seçimini lieberman dan yana kullandı kasım yılında people dergisi edwards ı en seksi politikacı seçti edwards birçok senato komitelerinde bilim ve hukuksal dallarda görev yaptı john edwards gayriresmî olarak başkanlık kampanyasını yılında iowa da başlattı ocak te resmi olarak demokrat başkan adayları seçimine katılacağını eylül te de senato için bir daha seçimlere katılmayacağını duyurdu edwards ın başkanlık kampanyasında yılının ilk üç ayında milyon dolar topladı bağışçıların birçoğu avukatlık mesleği ile uğraşanlar daha önceden yardım ettiği aileler ve çalışanları idi demokrat parti seçimlerinde fazla şans gösterilmeyen ve basının fazla ilgi göstermediği edwards demokrat parti başkan adayları seçimindeki en önemli ilk seçiminde oyların sini alıp gerek basından gerek şirketlerden büyük bir destek gören john kerry nin oy altında oy alarak dikkatleri üzerine çekti wesley clark ve howard dean nın aldıkları oyların toplamı bile john edwards a yetişemedi edwards ocak de başkanlık seçimlerinden adaylığını çektiğini açıkladı nâzım hikmet kültür merkezi adını nâzım hikmet ten alan sanatsal faaliyetlere odaklanarak türkiye de alternatif düşünceyi geliştirmeyi amaçlayan sol odaklı bir kurumdur nâzım hikmet kültür merkezi nin bünyesinde sinema fotoğraf tiyatro edebiyat ve müzik alanlarında çalışmalar yürüten birim ve atölyeler bulunmaktadır kültür merkezi nin bugüne kadarki etkinlikleri arasında nâzım üniversitesi öğrencilerin ücretsiz eğitim gördüğü nâzım dershanesi sanat cephesi dergisi onat kutlar sinema okulu kültürevi kitap dizisi yeni insan yeni sinema dergisi yılında sekizinci dönemine girmekte olan nke fotoğraf atölyesi nke oyuncuları ve doğu oyuncuları kültürevi bünyesinde çalışan müzik grupları gitar bağlama ve koro çalışmaları kuramsal ideolojik onlarca tartışma başlığını masaya yatıran seminerler paneller vb projeler yer alıyor merkez özellikle komünist şair nazım hikmet ve onun geleneği aracılığıyla ülkedeki genel kültürel atmosfere müdahale etmeyi görev saymaktadır bu kapsamda çok çeşitli faaliyetlere imza atmaktadır merkez ve şubeleri şu şekildedir recep tayyip erdoğan d şubat beyoğlu istanbul türk siyasetçi adalet ve kalkınma partisi nin genel başkanı türkiye nin ve günümüzdeki cumhurbaşkanıdır yılları arasında yıl türkiye başbakanlığı yapan erdoğan cumhurbaşkanını halkın seçmesini onaylayan anayasa değişikliği referandumu sonrasında yılında gerçekleştirilen seçimle doğrudan halk oyuyla seçilen ilk cumhurbaşkanı olmuştur ve yılları arasında refah partisi nden istanbul büyükşehir belediyesi başkanlığı görevini yürütmüştür kurucuları arasında yer aldığı adalet ve kalkınma partisi nin yıl boyunca genel başkanlığı görevini sürdürmüş türkiye anayasa değişikliği referandumu sonrası tekrar adalet ve kalkınma partisi genel başkanı olmuştur genel başkanlığı sırasında ve genel seçimlerinde partisi birinci parti olmuştur recep tayyip erdoğan ın babası ahmet erdoğan bakatalı tayyip olarak da bilinen tayyip efendi nin oğluydu recep tayyip erdoğan ın ağustos teki gürcistan ziyaretinden birkaç ay sonra çıkan haberlerde kendisinin bu ziyaret sırasında ben de gürcüyüm ailemiz batum dan rize ye göç etmiş bir gürcü ailesidir dediği iddia edilse de de ntv de katıldığı bir programda gürcü veya ermeni kökenli olduğu yönündeki iddiaları reddederek türk olduğunu söyledi odatv da yayınladığı habere göre dedesinin taşıdığı bakatalı lakabının güney osetya nın tshinvali rayonuna bağlı bagata köyü olduğu öne sürülmektedir murat ümit hiçyılmaz güneysu seyahatnamesi adlı kitabında arşiv kayıtlarına göre erdoğan ın ailesinin yıldır yüksekköy köyünde yaşamakta olduğu ve kökenleri orta asya ya dayanan ailenin kafkasya üzerinden bölgeye geldiği ifade edilmektedir doğum tarihi net olarak bilinmeyen ahmet erdoğan ın mezar taşında rumi takvime göre yazarken kimlik bilgilerinde yazmaktadır güneysu dayken havuli ile gerçekleşen ilk evliliğinden mehmet ve hasan isimli iki erkek çocuğu olan ahmet erdoğan bir süre sonra istanbul a yerleşirken eşini ve çocuklarını güneysu da bıraktı istanbul a geldikten bir süre sonra şirket i hayriye ye girdi ve kıyı kaptanı olarak çalışmaya başladı havuli ile olan evliliği devam ederken mehmet ile havva nın kızı tenzile mutlu dan evlendikten sonra erdoğan recep tayyip mustafa d ve vesile d adlı üç çocuğu oldu havuli de vefat edince ahmet erdoğan ile tenzile mutlu arasında resmî nikâh yapıldı şubat te istanbul un beyoğlu ilçesindeki kasımpaşa semtinde doğan recep tayyip erdoğan tayyip adını dedesinden recep adını ise doğduğu günün hicrî takvime göre recep ayına denk gelmesinden dolayı aldığı belirtilse de doğduğu gün hicrî takvime göre recep ayına denk gelmemektedir kendisiyle yapılan bir röportajda çocukluk döneminde simit ve su sattığını ifade eden erdoğan kendisi hakkında hazırlanan usta nın hikâyesi belgeselinde ise çocukluğunda yaz aylarında gittiği rize de çay ve fındık topladığını aktarmıştı ilkokul eğitimini aldığı kasımpaşa daki piyalepaşa ilkokulu ndan te lise eğitimini aldığı ve yatılı olarak okuduğu fatih teki istanbul imam hatip lisesi nden ise te mezun oldu yılında okuduğu liseye adı verildi istanbul imam hatip lisesi nde okuduğu dönemde camialtıspor da amatör olarak futbol oynadı imam hatip mezunlarının üniversiteye girme konusunda uygulanan kısıtlamalar nedeniyle liseyi dışarıdan bitirme sınavlarına girerek fark derslerini verdi ve ekim inde eyüp lisesi nden mezun olarak ikinci bir lise diploması aldı aynı yıl istanbul iktisadi ve ticari ilimler akademisine bağlı olan aksaray iktisadi ve ticari ilimler yüksek okuluna girdi temmuz te iett de geçici işçi statüsüyle işe alınırken kurumun futbol takımında da futbolculuk yapmaya devam etti haziran tarihli istifa mektubuyla iett deki görevinden ayrıldı bu dönemden sonra bir süre amatör takımlardan erokspor da futbol oynadı eğitim öğretim döneminde istanbul iktisadi ve ticari ilimler akademisi bünyesindeki yüksekokullar istanbul iktisadi ve ticari ilimler akademisi ticari bilimler fakültesi adı altında birleştirilirken erdoğan şubat de buradan mezun oldu bu kurum daha sonraları temmuz unda kurulan marmara üniversitesi ne bağlanarak marmara üniversitesi iktisadi ve idari bilimler fakültesi adını alırken erdoğan ın diploması da bu kurumdandır lise yıllarında millî türk talebe birliğine girdi te millî selamet partisi msp beyoğlu gençlik kolu başkanlığına yılında ise millî selamet partisi istanbul il gençlik kolları başkanlığına seçildi millî selamet partisi nin eylül darbesi sonrasında kapatılmasına kadar bu görevini sürdürdü mart ında zorunlu askerlik görevini gerçekleştirmeye başladı dört aylık acemiliğini istanbul un tuzla ilçesindeki tuzla yedek subay piyade okulu nda yapmasının ardından kıt a hizmetini kâğıthane deki kolordu piyade tümeni piyade alayı karargâh servis bölüğü nde kantinlerin idaresinden sorumlu subay olarak gerçekleştirdi başkanlık dönemine ilişkin olarak dosyadan istanbul devlet güvenlik mahkemesi nde dava açıldı bunlardan bazıları akbil isfalt istaç ve ido ile ilgili yolsuzluk davalarıdır bu davalar milletvekili olduğunda dokunulmazlığı nedeniyle dokunulmazlığı süresince donduruldu konuşmayla ilgili olarak bir inceleme başlatıldı ve yargıtay cumhuriyet başsavcısı vural savaş erdoğan ın konuşmasının yer aldığı görüntüleri inceledikten sonra refah partisi nin kapatılması istemiyle açılan davayı görüşen anayasa mahkemesi başkanlığına iletti diyarbakır devlet güvenlik mahkemesi başsavcılığı erdoğan hakkında türk ceza kanunu nun maddesine göre halkı din ve ırk farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek suçlamasıyla hazırladığı iddianamesini şubat de tamamladı bir yıldan üç yıla kadar hapis istemiyle dava açılan erdoğan ın yargılanmasına mart günü başlandı nisan de sonuçlanan dava erdoğan ın iddianamede bahsedilen suçu işlemesiyle sonuçlandı ve erdoğan a bir yıl hapis ile bin tl ağır para cezası verildi daha sonra kendisini duruşmadaki hâli ve tavrı göz önüne alınarak cezası ay hapis ve milyon bin tl para cezasına çevrildi haziran da açıklanan gerekçeli karara göre erdoğan siirt te yaptığı konuşmayla dindar ve dindar olmayan diye bölünen kesimler arasındaki gerginliği canlı tutmayı amaçlamaktaydı bunları inanç birliği maksadıyla söyledim şeklindeki ifadesinin inandırıcı bulunmadığı belirtilirken benim referansım islam dır diyerek topluluğu inanan ve inanmayan olarak ayırdığı belirtildi cezanın ertelenmesine yer olmadığı ibaresinin de yer aldığı kararın bir aykırı oya karşılık oy çokluğuyla alındığı ve yargıtay a başvurulabileceği kaydedildi mahkemenin aldığı karar eylül de yargıtay ceza dairesi tarafından bire karşı dört oyla onaylandı kararın ardından kendisine siyasi yasak getirilen erdoğan herhangi bir partiyle birlikte veya bağımsız olarak herhangi bir seçime katılamayacaktı eylül de yargıtay tarafından açıklanan gerekçeli kararda erdoğan ın söylemlerinin savaş çağrısı niteliği taşıdığı belirtilmekteydi ceza infaz yasası gereği hapis cezası ay güne inerken çeşitli ertelemeler sonrasında istanbul büyükşehir belediye başkanlığı görevini bırakarak mart günü kırklareli nin pınarhisar ilçesindeki pınarhisar cezaevi ne girdi temmuz da ceza süresini tamamlayarak cezaevinden tahliye edildi fazilet partisi nin anayasa mahkemesi tarafından daimi kapatılmasının ardından bağımsız kalan milletvekilleri yeni parti kurma çalışmalarını gelenekçiler ve yenilikçiler olarak adlandırılan iki kanattan sürdürdü millî görüşçü olarak adlandırılan kanat recai kutan ın genel başkanlığında temmuz de saadet partisi ni kurarken değişimci kanat da tayyip erdoğan liderliğinde ağustos de adalet ve kalkınma partisi ni kurdu ve tayyip erdoğan parti genel başkanlığına seçildi erdoğan biz gömleğimizi değiştirdik ifadesiyle muhafazakârlardan büyük tepki aldı kurulan adalet ve kalkınma partisi kasım seçimlerinde kayıtlı seçmenin oy kullanan kişisi içinden adet oy alarak ile birinci parti oldu erdoğan siyasi yasağı bulunduğu için seçimlere giremedi ve milletvekili seçilemedi seçim sonrasındaki hükmet abdullah gül başbakanlığında kuruldu bu hükmet döneminde erdoğan ın siyasi yasağının kaldırılması için türkiye büyük millet meclisine yasa teklifi sunuldu bu yasa değişikliği tbmm tarafından oy çokluğuyla kabul edilse de cumhurbaşkanı ahmet necdet sezer yasayı öznel somut ve kişisel olduğu gerekçesiyle veto etti daha sonra aynı yasa değiştirilmeden mecliste tekrar kabul edildi ve cumhurbaşkanı sezer yasa değişikliğini bu kez onayladı bu yasanın kabulüyle erdoğan ın milletvekili seçilmesi için yasal bir engel kalmadı seçimlerde siirt milletvekili seçilen fadıl akgündüz ün milletvekilliğinin düşürülmesinin ardından siirt teki seçimlerin tekrar edilmesi kararlaştırıldı seçimlerde adalet ve kalkınma partisi nin ilk sıradaki adayı mervan gül ün adaylıktan çekilmesi ile erdoğan partinin birinci adayı olarak siirt seçimlerine girdi ve oyların ini alarak kazandı erdoğan ın milletvekili seçilmesinin ardından başbakan abdullah gül erdoğan ın başbakan olması için cumhurbaşkanı sezer e istifasını sundu sezer bu kez hükmeti kurma görevini erdoğan a verdi ve genel seçimlerden yaklaşık üç ay sonra erdoğan başkanlığında hükmet kuruldu temmuz tarihinde yapılan dönem milletvekili seçimlerinde oy alarak milletvekili çıkaran adalet ve kalkınma partisi recep tayyip erdoğan ı başbakanlık koltuğuna ikinci kez taşıdı haziran tarihinde dönem milletvekili seçimlerinde oy yüzdesini e çıkarmış ve türkiye genelinde oy alarak toplamda milletvekili ile üçüncü kez hükmet kurma yetkisini kazanmıştır mart itibarıyla erdoğan ın başbakanlığı döneminde i hidroelektrik santrali olmak üzere baraj inşa edildi ak parti iktidara gelmeden önce kara çarşamba olarak da bilinen türkiye ekonomik krizi yaşanmıştır türkiyenin şubat finansal krizi beklenmedik ölçüde ekonomik daralmayla sonuçlanmasının ötesinde ülkenin orta vadeli perspektifini değiştiren yeni koşulları da beraberinde getirmiştir erdoğan ın başbakanlık görevine başladığı yılından a kadar türkiye ekonomisi büyüme göstermiş ve türkiye nin gsmh si dünya toplamının inden sine yükselmiştir bu oranla türkiye ab ülkeleri arasında en iyi performansı yakaladı ayrıca erdoğan ın başbakanlığı döneminde türkiye nin uluslararası para fonu na olan borcu bitirildi erdoğan ın performansı cumhuriyetin diğer dönemleriyle kıyaslandığında da kuruluş yılları özelliği taşıyan atatürk dönemi hariç en yüksek performanslardan biridir siyasi istikrar sağlandı ekonomi güçlendi ve sosyal refah seviyesi ciddi oranlarda yükseldi türk ekonomisinde uluslararası krizi takiben in son çeyreğinde durgunluk başladı ekonomik durgunluk bir yıl sürdü türk ekonomisinde güçlü bir küçülmeye sebep oldu ve işsizlik oranını yüzde dan yüzde e kadar yükseltti ve de gsyh sırasıyla yüzde ve yüzde den daha fazla büyüdü türkiye yi çin den sonra dünyada en fazla büyümeyi sağlayan ikinci ülke konumuna yükseltti bu büyüme işsizlik oranının kriz öncesi seviyesine düşmesini sağladı e gelindiğinde cari işlemler açığı luk oranla tarihinin en yüksek noktasına ulaşarak dünya rekorunu da kırdı türk lirası nın değeri aşırı sermaye girişinin etkisiyle yükseldi ak parti hükmeti ekonomiyi yeniden dengeleme adlı bir uyum operasyonu yapmaya karar verdi bütçedeki eğitim payı de yüzde dayken de yüzde e yükseldi sağlık harcamalarının payı da yüzde dan yüzde e yükseldi bu zaman içerisinde gsyh reel olarak yüzde den fazla yükseldiği için eğitim ve sağlık harcamalarının reel artışın gsyh içindeki pay artışlarından daha fazla oldu ekonomik iyileşmelere karşın yüksek cari açık eleştiri aldı türkiye yılında milyar dolarlık cari açık verdi yılında lerde olan cari açık te a yükseldi de milyar dolarlık ithalat yapan türkiye te milyar dolarlık ithalat gerçekleştirdi ithalat kat artmış oldu de milyar dolar olan dış borç stoku sonu itibarıyla milyar dolara yükseldi de milyon dolar olan toplam millî gelir te bu rakam milyar doları aştı erdoğan ın başbakanlık dönemi sırasında terörle mücadele kanununun geniş kapsamlı yetkileri azaltıldı ve demokratik standartları ilerleterek özelde etnik ve dini azınlık haklarını genişletmeyi amaçlayan demokratik açılım süreci başlatıldı ancak süreç uzun sürmedi avrupalı yetkililer süreç sonrasında özellikle ifade özgürlüğü basın özgürlüğü ve kürt azınlık hakları gibi konularda daha otoriter yöntemlere dönüldüğünü ifade ettiler aktivistlerin lgbt haklarının kamusal alanda tanınması için yaptığı talepler hükmet tarafından reddedildi ve ülkenin lgbt topluluğu kabine üyeleri tarafından yapılan hakaretlere maruz kaldı sınır tanımayan gazeteciler erdoğan ın başbakanlığının son dönemlerinde basın özgürlüğü konusunda sürekli bir düşüş gözlemledi basın özgürlüğü endeksi nde basın özgürlüğü konusunda erdoğan ın ilk dönemlerinde sırada olan türkiye te ülke arasında sıraya düştü freedom house ise bir dönem iyileşme gözlemleyerek ülkenin da olan basın özgürlüğü puanı nı de olarak değiştirdi erdoğan ağustos te yemin etti ve türkiye nin on ikinci cumhurbaşkanı olarak göreve başladı bıraktığı başbakanlık koltuğunu ise ağustos ta yeni başbakan ahmet davutoğlu doldurdu oranında oy aldığı cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aldığı oyun beklenenden az olduğu eleştirilerine peygamber efendimizi bile desteklemeyenler oldu bizi de destekledi diye cevap verdi erdoğan ankara daki atatürk orman çiftliği nin yaklaşık dönümü kullanılarak inşa edilen ve başlarda ak saray olarak adlandırılan cumhurbaşkanlığı sarayı nın inşası yüzünden birçok eleştiri topladı bir sit alanı olarak korunan atatürk orman çiftliği nde inşaat yasağı bulunduğu için sarayın inşasının durdurulmasına dair çeşitli mahkeme kararları çıksa da inşaat tamamlandı muhalefet bunu hukukun üstünlüğünün açıkça ihlal edilmesi olarak değerlendirdi proje inşaat sürecinde yolsuzluk yaban hayatına zarar verilmesi ve yeni yollar yapılması için çiftlikteki hayvanat bahçesinin tahribi gibi konularda sert eleştirilere ve iddialara maruz kaldı ayrıca inşasını yasa dışı olarak değerlendiren muhalifler tarafından kaç ak saray olarak adlandırıldı saray başta ülkenin başbakanları için yeni bir merkez olarak tasarlandı ancak cumhurbaşkanlığı görevine başlaması üzerine erdoğan sarayın cumhurbaşkanı tarafından çankaya köşkü yerine yeni merkez olarak kullanılacağını duyurdu çankaya köşkü ise yeni başbakanlık merkezi olarak değiştirildi çankaya ülke kurulduğundan bu yana cumhurbaşkanları için sembolik bir merkez olduğu için bu olay tarihi bir değişiklik olarak görüldü yaklaşık odası olan ve maliyeti milyon milyon tutan saray maden kazalarının ve işçi haklarının ülke gündemine hâkim olduğu bir süreçte ortaya çıkması ve kullanılmaya başlanması yüzünden büyük eleştirilere yol açtı kamuoyunda ilk olarak ocak te başbakan ahmet davutoğlu tarafından açıklanan ancak hayata geçirilemeyen şeffaflık paketi ve aralık yolsuzluk soruşturmasında adı geçen bakanın yüce divana gönderilmesi hususlarında davutoğlu erdoğan arasında gerginlik çıktığı iddia edilmişti mayıs da pelikan dosyası adlı blog ikili arasındaki gerginliği erdoğan yanlısı bir bakış açısıyla detaylı bir şekilde maddelendirdi mayıs ta erdoğan ile davutoğlu arasında yapılan görüşmeden kısa süre sonra ak parti olağanüstü kongre kararı alarak davutoğlu nun parti başkanlığına aday olmadığı bir kongre düzenledi ve davutoğlu başbakanlıktan çekilerek yerine binali yıldırım getirildi davutoğlu nun erdoğan ile görüşmesinin hemen sonrasında görevden çekilmesi muhalifler tarafından erdoğan ın cumhurbaşkanlığı sarayı na gönderme yapan saray darbesi tanımlamasıyla anıldı darbe girişiminin bastırılması sonrası erdoğan amerika birleşik devletleri başkanı barack obama ya seslenerek fethullah gülen in terör örgütü lideri sıfatıyla türkiye ye iade edilmesi çağrısında bulunarak yapının mensuplarının da kararlılıkla ve ivedilikle devlet kurumlarından temizleneceğini belirtti erdoğan tarafından cumhuriyet gazetesi çizeri musa kart evrensel gazetesi penguen dergisinin sahibi erdil yaşaroğlu ile pak yayıncılık a karikatürlerde şahsının çeşitli figürlerle tasvir edildiği ve bunun kişilik haklarına saldırı içerdiği vurgulanarak manevi tazminat davaları açılmıştır afyonkarahisar barosu üyesi avukat umut kılıç yılında hâkim ve savcılık sınavı mülakatında söylediği faşist erdoğan sözleri nedeniyle cumhurbaşkanı na hakaretten bir yıl altı ay hapis cezasına çarptırıldı avrupa insan hakları mahkemesi başkan yardımcısı işıl karakaş ekim te avrupa konseyi ifade özgürlüğü konferansı nda yaptığı konuşmada türkiye de cumhurbaşkanı na hakaret suçlamasıyla kişi hakkında soruşturma başlatıldığını bunlardan i hakkındaysa dava açıldığını ve sekizinin de tutuklandığını belirtti ve bu durumun türkiye de gerçek bir problemi gösterdiğini dile getirdi erdoğan ın şubat tarihinde yayınlanan mal varlığında banka hesaplarında tl parası olduğu haricinde dolar alacağı olduğu açıklanmıştır eylül tarihinde açıklanan mal beyanında ise arnavutköy ve güneysu daki arsalarının haricinde banka hesaplarında milyon bin tl ile bin euro alacaklarının ise bin tl olduğu açıklanmıştır tayyip erdoğan ın mart tarihinde başbakanlık basın merkezi internet sitesinde yayınlanan yeni mal beyanına göre erdoğan ın banka hesaplarında milyon bin tl si haricinde bin tl tutarında alacağı bulunduğu bildirilmiştir erdoğan ın bu mal varlığının nedeni olarak ise şirket hisselerinin satış geliri emekli ikramiyesi emekli maaşı ve milletvekili maaşlarının toplamı gösterilmiştir haziran tarihli mal beyanında güneysu da bin tl maliyetli arsa banka hesaplarında toplam tl menkul değer ve bin tl alacak yer almıştır recep tayyip erdoğan ın üniversite mezunu olmadığı ve cumhurbaşkanlığının da bu nedenle geçerli olmadığı yönünde görüşler vardır yarsav kurucu başkanı ömer faruk eminağaoğlu erdoğan ın üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla resmî evrakta sahtecilik nedeniyle suç duyurusunda bulunup cumhurbaşkanlığının iptali için başvuru yaptı marmara üniversitesi konuyla ilgili bir açıklama yaptı üniversite öğretim üyeleri derneği ünivder bir basın açıklaması yaparak rektörlüğün kısa bir resmî yazı ve ekinde de cumhurbaşkanın geçici mezuniyet belgesini sunması beklenirken hamâsî söylemler yanında üniversitenin tarihsel geçmişinden daha fazla söz etmesinin konunun kamuoyunca anlaşılmasını güçleştirdiği ve erdoğan ın marmara üniversitesi mezunu olarak gösterilemeyeceği görüşünü paylaştı recep tayyip erdoğan ise diploma iddialarına yönelik kayıt olduğum okuduğum ve mezun olduğum okul ortada sınıf arkadaşlarım ortada ne yaparsanız yapın eşek ölür kalır semeri insan ölür kalır eseri biz eserle ortadayız ifadelerini kullanıp marmara üniversitesi rektörü prof dr mehmet emin arat tan ilgili diplomanın künyesini yayınlamasını talep etti erdoğan european voice organization tarafından the european of the year yılın avrupalısı seçilmiş bunun üzerine erdoğan türkiye nin avrupa ya katılımı bir medeniyetler çatışmasına yol açmaz uzlaştırıcı ve birleştirici olur yorumunda bulundu ekim tarihinde türkiye nin avrupa birliği üyelik müzakereleri erdoğan ın görev süresi içinde başladı haziran da almanya federal meclisi nde hristiyan birlik partileri sosyal demokrat parti ve yeşiller partisi nin ermeni soykırımı nı tanıdığı tasarı önergesini oy çokluğuyla kabul edilmesi türkiye ile almanya ilişkilerini gerdi erdoğan bu oylamanın almanya ilişkilerini etkileyeceğini belirterek atmamız gereken adımları atacağız açıklamasını yaptı açıklamanın ardından türkiye tepki olarak parlamentonun kararının şiddetle kınanacak bir karar ve kabul edilemez olduğunu açıkladı ve tarihi olaylara siyasetçiler değil tarihçiler karar vermeli tezini ortaya koydu ayrıca almanya daki büyükelçisini geri çağırdı kasım te vladimir putin in açılışına katıldığı iki ülke arasında ortaklaşa inşa edilecek olan mavi akım doğal gaz boru hattı projesi başlatılmıştır yine iki ülke arasında akkuyu nükleer enerji santrali projesi planlanmaktadır türkiye başbakanı tayyip erdoğan aralık tarihindeki rusya başbakanı putin in türkiye ziyaretinde iki ülke ilişkilerinde hedefin milyar dolar olduğunu belirtmiştir sınır ihlali gerçekleştiren rus su uçağının türk hava kuvvetleri tarafından düşürülmesi olayının ardından iki ülke arasında gerek siyasi gerek ekonomik olarak ciddi bir gerilim yaşandı erdoğan olayın ardından uçağın sınır ihlali yapılması sebebiyle böyle bir olayın yaşandığını belirtti ve bugün olsa yine aynısını yaparız şeklinde bir açıklama yaptı olayın ardından rusya türkiye den ithal edilen tarım ürünlerinin neredeyse tümünü yasaklamıştı ve rus vatandaşlarına türkiye de tatile gitmeme çağrısı yapmış ve turizm acentelerinin de türkiye ye tur satışlarını engelledi bunun sonucu olarak antalya daki rus turistlerin sayısı azaldı rusya parlamentosunun üst kanadı federasyon konseyi dış ilişkiler komitesi başkan yardımcısı vladimir cabarov binali yıldırım ın başbakan olması ve kurulan yeni hükmet ile ilgili türkiye de hükümetin değişmesiyle pratikte hiçbir şey değişmiyor ilişkilerimiz değişmez şeklinde bir açıklama yaptı kremlin sözcüsü dmitri peskov gazetecilere yaptığı açıklamada erdoğan ın putin e yazdığı mektupta olayda ölen pilotun ailesine başsağlığı mesajı verdiğini ve af dilediğini söyledi yıldırım erdoğan ın putin e gönderdiği mektupla ilgili rusya ile mesele tatlıya bağlanmıştır sadece üzüntülerimizi bildirdik açıklamasını yaptı ve ayda yaşananları yaşanmamış gibi kabul edip yola devam edeceklerini belirtti putin bu açıklamanın ardından hükmetine türkiye ile karşılıklı ticari anlaşmaları iyileştirmek üzere görüşmelere başlamaları talimatı verdi ve rus turistlerin türkiye ye gelmesini engelleyen seyahat kısıtlamalarını da kaldırma kararı aldı erdoğan türkiye ile ermenistan arasındaki normalleşme süreciyle ilgili karabağ sorunu hakkında karabağ da ermeni işgali sona ermeden biz de sınırı ermenilere açmayız demiştir erdoğan israil in sahip olduğu nükleer tesisleri bölgesel barış için ana tehdit olarak tanımladı ve uaek denetimi altına girmesi için çağrıda bulundu erdoğan açık hava hapishanesi olarak tanımladığı gazze nin bu durumu için israil i suçlu bulduğunu açıklamıştır erdoğan ekim tarihinde güney afrika cumhuriyeti ne israil başkatiplerinden ya akov finkelstein erdoğan ın güney afrika başbakanı ile yaptığı basın açıklamasında tünellerden sadece gıda değil silahlar füzeler geçiyor bu füzelerle şehirlerimiz çocuklarımız vuruluyor diyen başkatibin sözlerine o tünellerden atom bombası geçmez nükleer silah geçmez fosfor bombaları geçmez israil fosfor bombalarıyla gazze yi bombalamıştır bu bir kitle imha silahıdır ve kitle imha silahı kullanmak suçtur o tünellerden geçse geçse ancak küçük çaplı silahlar geçebilir tüfek geçer ama oradan tank top bunlar geçmez değil mi sözlerini sarf etmiş ve devamında israil bölge için en büyük tehlike çünkü atom bombası var demiştir recep tayyip erdoğan başbakanlık dönemi boyunca türkiye irak yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyi tarafından düzenlenen bağdat ta mutabakat zaptı ve çalışma protokolü imzaladı protokol içeriği güvenlik enerji petrol elektrik su sağlık ticaret çevre ulaşım konut inşaat tarım eğitim yüksek öğrenim ve savunma sektörlerini içermektedir irak ın kürdistan bölgesel yönetimi ile ılımanlaşan ilişkiler sonrası erbil de bir türk üniversitesi ve musul da bir türk konsolosluğu açılmıştır abdullah gül mart tarihinde irak a gerçekleştirmiş olduğu gezi ile yıl sonra irak a giden ilk cumhurbaşkanı oldu recep tayyip erdoğan ailesi ve eşlik eden heyetle birlikte eylül tarihinde ilk ziyaret yeri mısır olmak üzere tunus ve libya ya resmî ziyaretler gerçekleştirmiştir mısır ın ardından tunus ziyaretini gerçekleştiren erdoğan a mısır tunus ve libya da duyulan halk ilgisi dünya kamuoyunda geniş yankı bulmuştur erdoğan trablus da libyalılara şüheda meydanı nda bir konuşma yapmıştır recep tayyip erdoğan yılından beri beşi milletvekili seçimi ikisi yerel seçim biri ise cumhurbaşkanlığı seçimi olmak üzere toplamda sekiz farklı seçime katıldı iki milletvekili seçimi ile bir yerel seçim dışında katıldığı tüm seçimlerde halk tarafından seçildi erdoğan ın katıldığı seçimler ve aldığı sonuçlar şu şekildedir recep tayyip erdoğan yerel seçimlerinde oy alarak istanbul büyükşehir belediye başkanı olarak seçildi erdoğan ın liderliğinde adalet ve kalkınma partisi genel seçimleri kazandıktan sonra yerel seçimlerinde oy sayısını daha fazla arttırdı adalet ve kalkınma partisi büyükşehir belediyesinden tanesini kazanarak seçimlerden birinci parti olarak ayrıldı recep tayyip erdoğan a siyasi hayatının başlarından itibaren çeşitli eleştiriler yapılmıştır bunlar arasında yargının siyasallaşması yıllarında yapılan yargıya yönelik düzenlemeler basına uygulanan sansür atatürkçülük karşıtlığı antisemitizm ve diktatörleşme eğilimleri yer alır tüm ilerici gençler derneği eylül de kurulan dernek kuruluş adı tüm ilerici gençlik derneği dir tüm igd tüm igd ilerici gençler derneği nin fikirsel mirasını sahiplenir ve gençliğin sosyalist yığın örgütü olarak tanımlar daha önceki örgütlenme yapısında olduğu gibi yolumuz işçi sınıfının yoludur sloganıyla işçi sınıfının yanında olduğunu belirtir öte yandan derneğin diğer gençlik yapılarından farklı olduğu yan hem işçi hem öğrenci hem de köylü gençleri kendi bünyesinde barındırmak amacıyla ortaya çıkmasıdır ilerici gençlik adında süreli yayın yapmaktadırlar tüm ilerici gençlik derneği nin yayın organıdır ilerici gençliğin aylık sanat bilim ve siyaset dergisi sloganıdır yayım hayatına haziran de başlamıştır günümüzde dergi ve web sitesi üzerinden yayınına devam etmektedir nisan mayıs itibarıyla sayılarını çıkarmıştır fikir kulüpleri federasyonu fkf kasım tarihinde ankara üniversitesi siyasal bilgiler fakültesi kantininde ankara daki yükseköğrenim kurumlarının öğrenci delegeleri tarafından kurulmuş sosyalist öğrenci örgütü ülkenin gidişatına müdahale etme isteği taşıyan öğrenciler tarafından kurulup gençliğin siyasallaşmasıyla paralel olarak sosyalist bir hatta oturmuş ve türkiye de üniversite öğrencilerinin siyaseten hareketli oldukları dönemle özdeşleşmiş bir örgüttür fkf liberal bir çizgi ile faaliyete geçen sbk fk nın siyasal bilgiler fakültesi fikir kulübü oluşturduğu bir çekirdeğin ülkenin larla beraber emperyalist sistematik içerisine daha doğrudan eklemlenmesiyle hareketlenen sınıf çelişkilerinin belirleniminde yaygınlaşması ve reformcu bir çizgiden radikal emperyalizm karşıtı yurtsever toplumcu bir çerçeveye kavuşması sonucu gelişimini tamamlamıştır bu özelliğiyle örgütün gelişimi türkiye de üniversite öğrencilerinin siyasal tarihiyle paralellik gösterir dönemde devrimci hareket içerisinde süren sosyalist devrim sd millî demokratik devrim mdd tartışmaları fkf ye de sirayet etmiş bu gerilimlerin sonucunda fkf yönetiminde etkin pozisyona yerleşen mdd ci grup fkf yi tasfiye ederek dev genç i kurmuştur ankara sbk fk çevresinde toplanan aslen erken kapitalistleşen ülkelerdeki oturmuş burjuva demokrasisini türkiye de etkin kılmaya çalışan kadrolar te forum dergisi ni çıkartmaya başladılar sbk fk nın da kuruluş tarihi aynı seneye rast gelmekle beraber kulüp dergiden önce kurulmuş dergi kulübün siyaset bölümündeki çekirdeğinin hukuk fakültesi ve istanbul iktisat fakültesi nden takviye edilmesiyle yayın hayatına başlamıştır kendisini partisiz türk aydınlarının ortak platformu yildirim ali fkf dev genç tarihi doruk yay baskı sf olarak tanımlayan forum dergisi ülke problemlerine bilimsel ve tarafsız yaklaşma iddiasını taşımakta mayıs anayasasında yürürlüğe konulan siyasal hattın teorisyenliğini yapmaktaydı dergi çevresi türkiye de üniversite gençliğinin ilk kez kitlesel olarak düzenlediği tarihe k olarak geçen eylemlerin örgütleyiciliğini yapmış ve mayıs a giden süreçte etkinliğinin doruk noktasını yaşamıştır türkiye nin lı yılların başında dünya emperyalist sistematiğine daha doğrudan kanallardan eklemlenmeye başlamasıyla ülkedeki sınıf çelişkileri derinleşmiştir tip ve yön dergisinin kurulduğu bu süreçten forum dergisi çevresi ve çekirdeği sbk fk da etkilenmiştir hareketin içerisindeki belirlenimi tip li öğrencilerin ele almasıyla burjuva demokratlığından sosyalist devrimciliğe uzanan grup başka dört üniversitede de fikir kulüplerinin açılmasına önayak olmuştur koordine hareket eden kulüpler toplamının merkezi bir örgüte fkf ye evrilmesinde dönüşüm dergisi nin yeri yadsınamaz forum dergisi sürecinde sbk fk nın müdahaleleriyle kurulan ve burjuva demokratlığından ayrışıp sosyalizm saflarına geçen üniversite öğrencileri beraberce nisan tarihinde dönüşüm dergisini çıkartmaya başladılar sadece iki sayılık bir yayın hayatı olan dergi fkf yi kuracak olan kulüplerin bir arada iş yapma pratiği kazanmalarını sağladığı gibi derginin dağıtım çalışmalarına yönelen saldırılar sonucunda kulüplere ortak siyasal refleksler geliştirme şansını da sunmuştur fkf nin kurulması ile merkezi olarak çıkartılmaya başlanan kavga dergisi sebebiyetiyle boşa düşen dönüşüm yayın hayatına devam etmemiştir dönüşüm dergisi ile oluşturulan iletişim kasım te ankara üniversitesi siyasal bilgiler fakültesi kantininde ankara daki yükseköğrenim kurumundan delegenin katılımıyla fkf ye dönüştü kurucu kulüplerin belli olmasıyla beraber başlatılan tüzük çalışmaları aralık te tamamlandı ve fkf bu tarihte bir tüzel kimliğe kavuştu ülke dünya ve üniversite gündemlerine bir bütünlük içerisinden bakma iddiasını taşıyan ve gençliğin mutluluğunu insanların kendini yetiştirebileceği olanakların var olduğu bir düzende fkf tüzüğü gören federasyonu kuran öğrenciler şunlardır aynı zamanda i genel kurul toplantısından önce tefrika halinde çıkarılan kavga dergisi sayısından sonra matbaaya geçmiş örgütün merkezi kanalları kuvvetlenmiştir bu dönemde de fkf nin tip ile ilişkisi devamlılık arz etmiştir fkf tip in doğu mitinglerine destek verir bununla beraber fkf ege üniversitesi fikir kulübü ne dava açılmasına neden olan bildiriyi mecliste okuyup tutanaklara geçirttiği için milletvekili dokunulmazlığı kaldırılmaya çalışılan tip milletvekili çetin altan ı savunmak üzere bu oyun sökmeyecek hükümet kapitalist bir hükümettir başlığıyla bir bildiri dağıtmıştır fkf nin ii kurultay dan önceki döneminde antiemperyalist kimliğini oturttuğu ülke ve dünya gündemine devrimci bir perspektiften müdahale edebilme yetisini gelişkinleştirdiği de gözden kaçırılmamalıdır bahsedilen zaman zarfında amerikalı askerlerce kurşuna dizilen vietnamlı devrimci nyugen van troi ye açık bir mektup kaleme alınmış hiroşima ya atılan nükleer bomba bu saldırının yıldönümünde kınanmış ve fkf tarafından özel okulların devletleştirilmesi talebiyle bir miting düzenlenmiştir fkf nin ii genel kurulu nu ve ondan sonraki süreçte fkf nin gelişimini anlamak için dönemde devrimci harekete damgasını vuran mdd sd tartışmasına değinmek zaruridir bahsedilen zamanda iki odak devrimci hareketin öncülüğü için çekişmektedir doğrudan sosyalist devrim yanlısı tip ve yön dergisi çevresinde öbeklenen sosyalist mücadeleden önce bir demokratikleşme adımının gerekli olduğunu savunan millî demokratik devrimciler üniversite devrimci gençliğinin örgütü olan fkf ye de bu ideolojik tartışma etkimiş tip siyasetine yakın duran fkf içerisinde bir mdd ci muhalefet ortaya çıkmıştır ii genel kurul sonucunda tip li öğrencilerin adayı olan ve o dönemde tip üyesi olan doğu perinçek fkf genel başkanı seçilmiştir seçimden kısa bir süre sonra mdd ci saflara geçen perinçek yönetiminde fkf mayıs millî demokratik devrim derneği tarafından çağırısı yapılan devrimci güçbirliği platformuna dev güç katılmıştır dev güç e katılımasın ardından fkf nin tip ile arası ilk kez gerilmiş tip li öğrencilerin yoğunluğunun daha fazla olduğu istanbul sekreterliği ile genel merkez in arasında uyuşmazlık başgöstermiştir fakat yine de merkezi bir karar ile dev güç ün de düzenlediği nisan mitingine fkf de katılmıştır bu dönemde düzenlenen nato ya hayır haftası da önemli ve fkf nin yurtsever kimliğini doğrular nitelikte bir eylemdir haziranda işgallerle yükselen eylemlilik hali istanbul a amerikan filo nun gelmesiyle pik noktasına ulaşmıştır temmuz tarihinde filo yu karşılamak için eylem planlaması içerisinde olan gençler polis saldırısıyla karşılaşmış paravan suçlamalarla i gözaltına alınmıştır temmuz günü polis amerikan askerlerine karşı duran gençleri yakalamak için itü gümüşsuyu yurdu na girmiş itü yönetimi de yurt binasının üniversite özerkliğinden faydalanamayacağını beyan etmiştir yaşanan gerginlikte kişi yaralanmış kişi de gözaltına alınmıştır bu baskın sırasında hukuk fakültesi öğrencisi vedat demircioğlu polis tarafından yurdun camından aşağıya atılmış ve ağır derecede yaralanmıştır fkf iii kurultay ı ocak tarihleri arasında delegenin katılımıyla istanbul da gerçekleştirilmiş bu toplantıda fkf merkezi mdd cilerin kontrolüne girmiştir ilerleyen süreçte istanbul sekreterliğinin de istifa etmesiyle beraber fkf yönetiminde tip ile yakınlığı olan kimse kalmamıştır fkf nin son kurultayını belirleyen şey örgütün iç dinamiğinden çok türkiye de devrimci hareketin yaşadığı gerilimlerdir türkiye de sosyalist düşüncenin kitleselleşmesi yönünde ilk müdahaleyi yapan tip ülkede marksist birikimin eksikliğiyle ülkeyi değiştirmeye yönelik heyecanları çok yüksek olan öğrencileri çevresinde tutamamıştır sonuçta bu öğrenciler güncelliğe daha yoğun müdahale edebilmek için var olan siyasi aktörlerle ittifakı benimseyen bir ideolojik hattı benimseyerek fkf nin yönetimine yerleşmişlerdir graf teorisi çizge teorisi veya çizit teorisi ing grafları inceleyen matematik dalıdır graf düğümler ve bu düğümleri birbirine bağlayan kenarlardan oluşan bir tür ağ yapısıdır bir graf çizge veya çizit düğümlerden köşeler ve bu düğümleri birbirine bağlayan kenarlardan yaylardan bağıntılardan oluşur temeli da leonhard euler tarafından atılmıştır graf teorisi üzerinde yapılan çalışmalar petri ağları gibi birçok yeni kavramların geliştirilmesine imkân sağlamıştır leonhard euler tarafından yılında königsberg in yedi köprüsü adında günümüzde hâlâ popülerliğini koruyan bir problem ile ilgili olarak yazılan bir makale graf teorisinin kesin başlangıç tarihidir bir g grafı iki küme ile ifade edilir g d k bu ifadede d düğümler kümesi k ise düğümler ile ilişkili kenarlar kümesi olarak ifade edilir sağdaki yönsüz örnek graf için küme gösterimi aşağıdaki şekilde yapılır d a b c d k a d a d a b a c c b c d g d k bu örnekte a ve d düğümleri iki adet paralel kenar içerir yol haritasıyla haritada belirtilen yollarla bir beldeden diğer bir beldeye nasıl gidileceğine karar verilir sonuç olarak bu durumda nesnelerin iki farklı kümesi ile ilgilenilmektedir beldeler ve yollar daha önce gördüğümüz gibi böyle nesnelerin kümeleri bir bağıntı tanımlamak için kullanılabilir eğer v kümesi ile beldeler kümesini ve e kümesi ile de yollar kümesini gösterirsek v kümesi üzerinde yalnız e deki yolları kullanarak a beldesinden noktasından b noktasına seyahat edilebiliyorsa ab yazarak bir bağıntısı tanımlanabilir eğer e deki yollar gidiş geliş yolları ise ba da gerçeklenir eğer inceleme altındaki bütün yollar gidiş gelişli yolları ise bu bağıntı simetriktir bir bağıntıyı tanımlamanın bir yolu onun elemanlarını sıralı çiftler olarak listeleyerek vermektir bu aşağıdaki şekilde gösterildiği şekilde çizgiler kullanarak yapılması daha uygundur sayı ya da numara bir çokluğu belirtmek için kullanılan soyut birimdir modern matematikte büyüklük belirtilmediği durumda geleneksel sayıların çeşitli özelliklerine benzer özellikler taşıyan nesnelere de sayı denmektedir sayıları yazılı olarak göstermek için rakamlar kullanılmaktadır sayı sistemi matematikte herhangi bir sayılar kümesidir sayılar kümeler halinde sınıflandırılabilir sayma sayıları boştan farklı bir kümenin elemanlarını azlık veya çokluk yönünden nitelemekten ziyade onların içindeki eleman miktarına göre verilen bir temsilciler kümesi olarak tanımlanır temsilcilere verilen isme kanonik temsilci denir her sayma sayısı aynı zamanda bir kanonik temsilcidir sayma sayılarına sıfırın dahil olmamasının sebebi boş kümenin içinde temsil edecek bir elemanın olmamasıdır doğal sayılar dan başlayarak sonsuza kadar giden sayılardır matematikte doğal sayılar kümesi ile gösterilir doğal sayılar ismi bu sayıların doğada görüp tanıdığımız sayılar olduğu fikrinden ileri gelmektedir doğal sayılar kümesi ve pozitif tüm tam sayıların olduğu kümedir tam sayılar eksi sonsuzdan artı sonsuza kadar giderler yani ın iki yanından sonsuza kadar uzanırlar tam sayılar kümesi ile gösterilir başında işareti bulunan veya bir şey bulunmayan tam sayılar pozitif tam sayılar adını alırlar sayı ekseninde sayı doğrusunda ın sağ yanında yer alırlar tüm sayma sayıları pozitif tam sayılardır pozitif tam sayılar kümesi ile gösterilir ve aşağıdaki gibi tanımlıdır başında işareti olan tam sayılar negatif tam sayılar adını alırlar sayı ekseninde ın sol yanında yer alırlar negatif tam sayılar kümesi ile gösterilir cebirde çıkarma işlemi bu sayıların diğer tam sayılarla toplanması olarak ifade edilir sıfır negatif veya pozitif bir tam sayı değildir bir uzlaşma noktasıdır bu iki kümeden herhangi birinde yer almaz ancak tam sayılar aşağıdaki gibi de tanımlanabilir sıfırın doğal sayı kabul edilmediği akademik çevreler azımsanmayacak kadar fazladır sıfırı dahil eden çevreler doğal sayılar kümesini sembolü ile gösterirler sıfırı dahil etmeyen çevrelerse sıfırın dahil olmadığı sayma sayıları kümesini ile gösterirler oranlı sayılar veya rasyonel sayılar tam sayılar kullanılarak oluşturulan oranlara denk gelen büyüklüklere denir yani a ve b tam sayı ve sıfır olmamak üzere a b şeklindeki sayılara rasyonel sayı denir rasyonel sayılar ile gösterilir rasyonel sayılar kesir veya ondalıklı sayı şeklinde ifade edilebilir vb oransız sayılar veya irrasyonel sayılar ise a b şeklinde yazılamayan sayılardır kümesi ile gösterilirler bu kümenin en bilinen üyesi pi sayısıdır hiçbir oranlı sayı oransız sayılar kümesine dahil değildir aynı şekilde hiçbir oransız sayı da oranlı sayılar kümesine dahil değildir irrasyonel sayılar kümesi ile rasyonel sayılar kümesinin birleşimi gerçek sayılar kümesini oluşturur bu kümeye reel sayılar veya gerçek sayılar da denir geometride karşılaşılan bazı büyüklüklerin anlamlandırılabilmesi için klasik yunan dönemi nde yaygın inanca göre pisagor ve öğrencileri tarafından sayı kavramına dahil edilmişlerdir anlatılanlara göre pisagor doğadaki tüm büyüklüklerin rasyonel sayılarla ifade edilebileceğini söylemekteydi fakat bulduğu hipotenüs eşitliğinin bir sonucu olarak gibi bir değerlerle karşılaştı uzun yıllar boyu bu tür sayıların uzun kesirlerle ifade edilebileceğini iddia etti ve göstermeye çalıştıysa da öğrencilerinden birinin bunun gibi sayıların kesinlikle kesirli bir biçimde gösterilemeyeceğini ispat etmesiyle ikna oldu ama hayatı boyu bunun bir sır gibi gizlenmesi için çalıştı ve doğada gerçek sayıların yeri olmadığını söylemeye devam etti gerçel sayılar katsayıları tam sayılar ya da rasyonel sayılar olan polinomlar kümesinin çözümlerini göstermek için kullanılırlar bu bakımdan gerçel sayılar kümesi tam sayı katsayılı polinomlar kümesi in bir cisim genişlemesidir gerçek sayılar kümesi harfi ile ifade edilir tüm cebirsel denklemleri çözebilmek için reel sayılar tekrar genişletilirse karmaşık sayılar veya kompleks sayılar kümesi elde edilir karmaşık sayıların sembolü dir rönesans döneminde gerçekleşen cebirsel denklemlerin çözüm metotlarındaki ilerlemelerin bir uzantısı olarak sayı kavramına eklenmişlerdir gerçek olmayan sayılar fikri reel sayılar kümesinde karşılığı olmayan sayısının karekökünden gelmektedir bu sayı i sembolü ile gösterilir ve karesi olarak kabul edilir matematiksel notasyonda yukarıdaki bütün semboller büyük harfle ve kalın olarak yazılır bir tablo olarak sayılar için şöyle sınıflandırma yapılabilir bu sayılara ek olarak matematikte kümeler teorisinin uğraş alanında olan ordinal sayılar ve kardinal sayılar da sayı kavramının genişletilmesiyle elde edilmişlerdir bütünleme tekniğinin değişik bir uygulanmasıyla elde edilen p sel sayılar ve reel sayılara sonsuz küçükler ve büyüklerin eklenmesiyle elde edilen sürreel sayılar da sayı kavramının parçaları olarak düşünülürler dilbilim alanında sayılar ya da sayı adları biçimbilimsel morfolojik olarak bağımsız bir sözcük kategorisidir dilbilimde sayı kavramı içeren sıfatlara sayı sıfatı denir örneğin on yıl ikinci gün birer kişi dizimlerindeki on ikinci birer sözcükleri barış manço d ocak üsküdar istanbul ö şubat kadıköy istanbul türk sanatçı şarkıcı besteci söz yazarı tv programı yapımcısı ve sunucusu köşe yazarı devlet sanatçısı ve kültür elçisi türkiye de rock müziğin öncülerinden anadolu rock türünün kurucuları arasında sayılır bestelediği ün üzerindeki şarkısı kendisine on iki altın ve bir platin albüm ve kaset ödülü kazandırdı bu şarkıların bir bölümü daha sonra arapça bulgarca felemenkçe almanca fransızca ibranice ingilizce japonca ve yunanca olarak yorumlandı hazırladığı televizyon programıyla dünya nın pek çok ülkesine gitmiş bu nedenle barış çelebi olarak adlandırılmıştır yılında türkiye cumhuriyeti devlet sanatçısı unvanı na layık görüldü şubat tarihinde evinde geçirdiği kalp krizi sonucu kaldırıldığı siyami ersek hastanesinde aynı gece ölmüştür müziğe başlangıcı galatasaray lisesinde olmuştur şişli terakki lisesinde eğitimini tamamlayan sanatçı yüksek öğrenimini belçika kraliyet akademisinde resim grafik iç mimari alanında tamamladı ve okulunu birincilik ile bitirdi devlet konservatuvarı klasik türk sanat müziği hocası sanatçısı ve yazar rikkat uyanık ve ismail hakkı manço çiftinin ikinci çocuğu olan mehmet barış manço ocak tarihinde üsküdar zeynep kâmil hastanesi nde doğdu ii dünya savaşı yıllarında doğduğu için ailesi mehmet barış adını verdi oğlu doğukan manço katıldığı bir söyleşide açıklamasıyla babasının türkiye de ilk barış isimli kişi olduğunu ve adının tosun yusuf mehmet barış manço olduğunu söylemiştir de galatasaray lisesi ortaokul giriş sınavına girmeden önce ismi mehmet barış manço olarak değiştirilmiştir dört çocuklu ailede savaş inci ve oktay adlarında üç kardeşi vardı konservatuvardaki çalışması sırasında zeki müren in de hocalığını yapan rikkat uyanık daha sonraları barış manço yla beraber televizyon programlarına da katıldı şarkı söyledi aile kökenleri istanbul un fethinden sonra konya dan selanik e göç etmiş ve savaş yıllarındaki zorluklar nedeniyle i dünya savaşı sırasında istanbul a göç etmişti üç yaşındayken anne babasının ayrılığından sonra barış manço babası ile yaşamaya başladı babasıyla birlikte sık ev değiştirdi ve cihangir de üsküdar da kadıköy de ve kısa bir süre için ankara da yaşadı ilkokula abisi savaş ve ailenin en küçük ferdi olan kız kardeşi inci nin de okuduğu kadıköy gazi mustafa kemal ilkokulu nda başladı sınıfı ankara maarif koleji nde okudu ve ilkokulu kadıköy deki başladığı okulda tamamladı yatılı olarak galatasaray lisesi nin orta bölümüne devam etti de amatör olarak müzikle ilgilenmeye başladı mayıs da babasının ölümü üzerine galatasaray lisesi nden ayrılarak eğitimini şişli terakki lisesi nde tamamladı barış manço ve harmonilerin ilk likleri grafson plak şirketinden yılında yayınlandı barış manço harmoniler ile tane lik yaptı bu likler yılında yayınlanan twistin usa the jet ile do the the twist let s twist again ve yılında yayınlanan çıt çıt twist dream girl idi manço liseyi bitirdikten sonra türkiye den ayrılıp belçika da öğrenim hayatını sürdürmek isteyince harmoniler dağıldı barış manço yılının eylül ayında belçika kraliyet akademisi nde yüksek öğrenim görmek için türkiye den ayrıldı ve belçika ya gitmeden önce karayoluyla bir kamyonla fransa nın başkenti paris e giderek daha önce konuştuğu fransız şarkıcı henri salvador la buluştu henri salvador barış manço nun fransızcasını ve fazla kilosu nedeniyle dış görünüşünü yetersiz buldu ve anlaşma yapamayan manço belçika daki abisi savaş manço nun yanına gitti belçika kraliyet akademisi nde resim grafik ve iç mimarlık eğitimi görürken bir yandan da garsonluk otomobil bakıcılığı işlerinde çalıştı bu sırada belçikalı şair andr soulac ile tanıştı soulac sayesinde fransızcasını ilerletti ve yaptığı besteleri değerlendirme imkânı buldu soulac manço nun bestelerine söz yazdı barış manço les mistigris ile ayrıldıktan sonra başında kaygısızlar grubu ile çalışmaya başladı genç gitaristler mazhar alanson fuat güner baterist ali serdar ve bas gitarist mithat danışan dan oluşan grup daha önceden kendi konserlerini veren genç bir gruptu barış manço nun kaygısızlar ile birleşmesi üzerine ingilizce olan parçalar eski haliyle bırakılmak üzere türkçe eserler kaygısızlar eşliğinde yeniden kaydedilerek yayınlanacaktı barış manço nun sayan dan çıkardığı bu ilk plakta bizim gibi adlı şarkı kol düğmeleri olarak yeniden kaydedilecekti barış manço ve kaygısızlar ın sayan dan çıkardığı kol düğmeleri big boss man seher vakti good golly miss molly parçalarını içeren bu ilk plak de yayınlayıp oldukça geniş bir popülarite elde etti manço nun lige kentinde eğitimine devam etmesi nedeniyle yaz aylarında bir araya gelebilen topluluk üçüncü likleri bebek keep lookin le birlikte saykodelik öğeleri anadolu nun mistizmiyle birleştirerek vermeye başladılar günümüzde yaygın algılanışı manevi değerlere zarar vermeyen bir popülist olan manço yılında şarlatan ukala bir asi genç olarak gösteriliyordu barış manço ise kaygısızlar la trip karanlıklar içinde kirpiklerin ok ok eyle ağlama değmez hayat kağızman anadolu ve paris te doldurulan flower of love boğaziçi plaklarını yaptı saykodelik tınıların içerisine serpiştirdiği doğu müziğiyle kendine özgü bir doğu batı ezgisi oluşturdu aralıklarla plak çıkaran grup hem anadolu temalarına hem de doğu motiflerine yakınlığı ile bilinen yavaş yavaş yükselmekte olan saykodelik müzik akımından etkilendi barış manço nun kaygısızlar ile yaptığı liklerden ağlama değmez hayat yılında in üstünde satış yaparak manço ya ilk altın plağını kazandırdı manço haziran ında belçika kraliyet akademisi ni birincilikle bitirdi ve istanbul a nişanlısı ile döndü dağlar dağlar ın başarısı ile türk müziği piyasasında büyük ses getiren barış manço te türkiye de ender görülen bir işe imza atıp zaten ünlü olan moğollar ile güçlerini birleştirme kararı aldı çünkü iki grubun da hedefi türk müziği ile avrupa da ün kazanmaktı manço o zamana kadar batı etkisinde moğollar ise anadolu pop tarzında müzik yapıyordu manço bu konuyla ilgili bir röportajında şunları söylemiştir artık biz bir bütünüz ne ben moğollar ın şarkıcısıyım ne de onlar benim grubum yepyeni bir grup olduk adımız mançomongol kafaca anlaşan aynı fikir seviyesine gelmiş olan bizler yaptıklarımızın daha iyi olması için sesimizi bütün dünya ya kuvvetlice duyurabilmek için başbaşa vermenin zamanı geldiğini anladık mançomongol adlı grubun ilk türkiye konseri ise nisan ında manço nun platin plak ödül töreninde gerçekleşti mayıs ayına kadar olan süreçte barış manço moğollar ile işte hendek işte deve katip arzuhalim yaz yare böyle ve binboğanın kızı nı kaydettiler işte hendek işte deve de tıpkı dağlar dağlar gibi büyük beğeni topladı ve adını barış manço klasikleri arasına yazdırdı çıktıkları anadolu turnesinin kütahya ayağında manço ya göre uzun saçları yüzünden tehdit edildikten sonra tur otobüslerine dinamitle saldırı düzenlendi konserin hemen sonrasında meydana gelen patlamada kimse yara almadı de kabakulak olan barış manço nun hastalığının da etkisiyle fransa da çalışan bu grup dört ay değişik yerlerde konserler verdikten sonra oradan ayrıldı mançomongol in haziran ayında gruptaki anlaşmazlıklar ve barış manço nun sağlık sorunları nedeniyle dağıldı barış manço eğitim dönemi biter bitmez konser ortamından uzak kalsa da plak ile dinleyiciye ulaşma yollarını denedi kurtalan ekspres ile küheylan ve lambaya püf de adlı şarkıları kaydederek uzaktan çekilmiş peruklu fotoğrafının bulunduğu bir zarfla piyasaya sürdü şubat te yayınlanmış olan küheylan manço nun isminin sağcıya çıkmasına neden olan ilk eserdi parçada geçen aslıhan neslihan özümüze dönelim gibi sözler orta asya özlemi olarak algılanmıştır bu plağı yılının ağustos ayında yayınlanan manço nun askerliğinin sonlarında tamamlamış olduğu hey koca topçu genç osman plağı takip etti genç osman ın da bir serhat türküsü olması manço nun ülkücü olarak eleştirilmesine neden olacaktı askerlik sonrası ilk konserini ankara dedeman sineması nda verdi askerlik sonrasında ilk defa bir gazinoda sahne almaya başladı ancak ankara daki lunapark gazinosu nda sadece dört gün sahne aldı ve işi bıraktı işi bırakmasıyla ilgili programlarımızı çeşitli şekillerde kısıtlamak istediler kabul etmeyip çıktık açıklamasını yaptı ilk video klibini yine bu dönemde hey koca topçu parçası için çekti bu klipte kurtalan ekspres üyeleri yeniçeri ve mehter kıyafetleriyle barış manço ise mülâzim i evvel barış efendi olarak asker giysisiyle göründü barış manço ve kurtalan ekspres yılı içerisinde nazar eyle gülme ha gülme adlı liklerini kaydetti bu iki çalışma öyküsü sözü ve müziği barış manço tarafından yazılan baykoca destanı adlı bir konsept çalışmadan alınma şarkılar olmakla birlikte ilk etapta lik olarak yayınlanmak zorunda kalındı daha sonra nazar eyle adlı çalışma baykoca destanı ndan çıkartıldı öte yandan destan manço nun etc grubuyla yıllar önce kaydettiği gelinlik kızların dansı gibi temalarla zenginleştirilerek sonlarına doğru bambaşka bir şekil alacaktı manço o sene hey dergisi tarafından yılın erkek şarkıcısı seçildi yılında avustralya turnesine çıkan barış manço ve kurtalan ekspres in orada verdiği konserlerin kaydedilerek kaset olarak yayınlanması tasarısı hiçbir zaman gerçekleşmedi aynı yıl haziran da inönü stadı nda düzenlenen hey müzik festivali kapsamında sahne aldı bir süredir sağlık problemleri nedeniyle müzikten uzak kalmış olan manço yılının haziran ayında türkiye ye dönerek yeni plağını hazırlamaya başladı te tanıştığı lale çağlar ile temmuz tarihinde evlendi ohannes kemer in gruptan ayrılmasından sonra kurtalan ekspres e bahadır akkuzu gitarist olarak girdi barış manço ve kurtalan ekspres sonuna doğru yayınlanan yeni bir gün adındaki yeni uzunçalarlarının tanıtım konserini yılının aralık ayında şan sineması nda verdikleri konser ile gerçekleştirdi barış manço albümde yer alan şarkılardan sarı çizmeli mehmet ağa ve aynalı kemer ince beleyi aralık yılbaşı günü trt de seslendirdi barış manço ve kurtalan ekspres yılı içerisinde trt de izzet öz ün hazırladığı sihirli lamba adlı müzik programına da iki kez konuk olup albüm parçalarını tanıtmışlardır programda gösterilmek üzere bazı parçalara klip de çekilmiştir sarı çizmeli mehmet ağa bir selam sana ne ola yar ola yeni bir gün parçaları bunlardan bazılarıdır yeni bir gün barış manço nun uluslararası kariyer anlamındaki savaşı sırasında ihmal ettiği türkiye cephesine dönüşünü ve yerini sağlamlaştırmasını sağlamıştır manço pek çok röportajında bu dönemi yeniden doğuş ve ustalığa geçiş olarak nitelendirmiştir yılında cem karaca nın türkiye de etkinliğini yitirmeye başlaması da manço nun yeniden doğuşunu hızlandıran önemli bir etkendi barış manço bu albümle ilerici rock ın türkiye deki en iyi örneklerinden birini verdi sarı çizmeli mehmet ağa aynalı kemer gibi parçalar barış manço nun halk deyişlerini kullanıp türk müziğini ilerici müzik ile başarıyla harmanlayarak bestelediği ve bu dönemde hit olan şarkılarındandır barış manço yılında yeni bir gün adlı şarkısı ile altın kelebek ödüllerinde yılın erkek sanatçısı unvanını kazandı bu şarkı ile ayrıca yılın bestecisi yılın albümü ve yılın düzenlemesi ödüllerini de alırken kurtalan ekspres de yılın grubu ödülünü kazandı da çıktığı anadolu turnesinin tüm gelirini sağır ve dilsiz çocukların eğitimi ve tedavisi için bağışladı aynı yıl hollanda belçika birleşik krallık almanya da ve kıbrıs ta kıbrıs türk federe devleti nin kuruluş yıldönümü etkinlikleri kapsamında lefkoşa ve magosa da konserler verdi belçika daki konserden dönerken ağustos tarihinde edirne de aracının lastiği patladı ve bir otomobille çarpıştı kazada bel kemiği çatlayan manço boynunda boyunluk belinde çelik korse ile dolaşmak zorunda kaldığından uzun süre sahnelerden uzak kaldı barış manço yılının sonunda sözüm meclisten dışarı albümünü yayınladı albümde yer alan arkadaşım eşek bir anda küçük büyük herkesin beğenisini kazandı fakat albümdeki şarkıdan tanesi trt denetleme kuruluna takıldı o tarihe kadar hemen hemen her şarkısı denetleme kurulundan geçen barış manço bu sefer trt denetleme kurulundan sadece arkadaşım eşek şehrazat ve dönence nin geçmesi üzerine kasım tarihinde albümdeki diğer şarkıların da radyoda ve tv de yayınlanabilmesi için trt genel müdürü macit akman ı ziyaret ederek albümün denetim kurlu tarafından tekrar değerlendirilmesini rica etti manço yılında iki kez trt de izzet öz ün hazırladığı teleskop programına katılarak arkadaşım eşek şehrazat dönence ali yazar veli bozar ve hal hal şarkılarını seslendirdi arkadaşım eşek ile birlikte ali yazar veli bozar gibi halk deyişlerine yer veren alışagelmiş barış manço hitlerinin yanı sıra en başarılı türk ilerici rock şarkılarından biri olarak kabul gören dönence ve manço nun günümüzde dağlar dağlar dan sonra en popüler şarkısı olarak kabul edilen gülpembenin yer aldığı sözüm meclisten dışarı albümü ile birlikte barış manço li yıllar boyunca devam edecek olan popülerliğinin doruk noktasına ulaştı yılında önce anadolu turnesi daha sonra da amerika konserleri ile büyük başarı elde etti manço bu dönemde yurt dışında birçok tv programına konuk olarak katıldı birçok ülkede konserler verdi ekim tarihlerinde almanya avusturya isviçre belçika ve hollanda da televizyon programlarına katıldı altın kelebek ödüllerinde türk pop müziği dalında yılının en iyi erkek sanatçısı seçilen barış manço eurovision şarkı yarışması nın trt tarafından yapılan türkiye elemelerine kazma adlı şarkısıyla katıldı barış manço favori olarak gösterilse de jüri tarafından ön elemede elendi ve aslında benim jürim elli milyondur esas kararı onlar verecektir döneceğim ve parçayı plak yapacağım o zaman her şey ortaya çıkacak açıklamasını yaptı barış manço yılının temmuz ayında estağfurullah ne haddimize albümünü yayınladı manço bu albümle halil ibrahim sofrası ve kazma gibi ahlaki sözler içeren şarkılarla zorlu bir dönem yaşayan türk halkının sözcüsü oldu sanatçının lı yıllarda önce les mistigris ile bizim gibi adıyla daha sonra da kaygısızlar ile kaydetmiş olduğu kol düğmeleri bu albümde kurtalan ekspres ile birlikte kaydedilen yeni düzenlemesiyle yer alıp büyük beğeni toplamıştır altın kelebek ödüllerinde altıncı kez yılın erkek sanatçısı seçilen manço temmuz te ikinci oğlu batıkan zorbey manço nun doğumu ile ikinci kez baba olma sevincini yaşadı barış manço yılı sonunda değmesin yağlı boya albümünü yayınladı ayar albümü ile başlayan müzikal değişim bu albüm ile kendini daha da belli etmekteydi ve manço nun grup müziğinden uzaklaştığı görülmekteydi şarkıların düzenlemeleri garo mafyan tarafından yapılan albüm lerin ruhuna uygun olarak elektronik pop efektleriyle süslenmiş bir albümdü manço bu dönemden itibaren şarkılarına çektiği video klipler ile bu alanda birçok sanatçıya öncü olmuştu manço değmesin yağlı boya albümünden birçok şarkısını kliplendirdi video klibi ile büyük ilgi gören süper babaanne ve adını barış manço klasikleri arasına yazdıran unutamadım büyük ilgi gördü barış manço gelişen kayıt teknolojileri nedeniyle kurtalan ekspres i albüm kayıtlarından çekmeyi düşünse de kurtalan ekspres adını sahnede yaşatmaya devam etti ancak caner bora celal güven ve ahmet güvenç in yılında geri döndü kurtalan ekspres ten ayrılmaları ile grup klasik yapısını büyük ölçüde yitirdi yılında bir önceki albümde barış manço nun müziğine giren garo mafyan ı hüseyin cebeci nin yanı sıra klavyede ufuk yıldırım ve vokalistler özlem yüksek ve yeşim vatan takip etti kurtalan ekspres ten bahadır akkuzu nun gözetmenliğini üstlendiği ve bu kadronun ürünü olan tarihli sahibinden ihtiyaçtan ve tarihli darısı başınıza albümleri ile bu albümlerde yer alan domates biber patlıcan kara sevda can bedenden çıkmayınca ve nane limon kabuğu gibi hitler döneme damgasını vurdu barış manço daha önceden türkiye de öncüsü olduğu video klip çalışmalarına bu dönemde hız vermiştir sahibinden ihtiyaçtan ve darısı başınıza albümlerindeki bütün şarkılara klip çeken manço eski hitlerini de kliplendirmeyi ihmal etmemiştir barış manço yılında sezen aksu ile birlikte yılın en başarılı pop müzik sanatçısı seçildi barış manço yapmak istediği televizyon programlarını yıllarca planladı ve kafasında tasarladı ancak dönemin trt yönetiminden bir türlü olumlu yanıt alamıyordu en sonunda televizyon projesini hayata geçirmek için ekim de trt televizyonuna o güne kadar benzeri yapılmamış bir program önerdi çocuk ve aileye yönelik eğitici ve eğlendirici bir dünya belgeseli olan ve yayına girdiği günden beri milyonlarca izleyicinin ilgisini çeken ve ekran başına toplayan barış manço ile den ye programı yılında doğdu de barış manço yu başta çocukların olmak üzere herkesin sevgilisi yapacak den ye programı başlar trt de yayınlanan bu programda tv ekibi den fazla ülkeye gidip oraları seyircilere tanıtır adam olacak çocuk ile de çocuklara öğütler vermeyi onlara yeteneklerini sergileme fırsatı verip dönemin en başarılı televizyon yüzü olur barış manço ile den ye adından da anlaşılabileceği gibi tüm yaş gruplarına hitap ediyor ve kendi içerisinde özel bölümlerden oluşuyordu adam olacak çocuk ile çocuklara ikinci kahvaltı ile büyüklerimize ve yaşlılara dönence ve dere tepe türkiye ile yetişkinlere dolayısıyla herkese hitap ediyordu bu dönemden sonra müziğin kalitesinin nispeten azaldığı özel televizyonların arttığı izlenme kavramının ortaya çıktığı günlerde barış manço kendini hem televizyon hem de müzik ekranından çekti ların sonlarına doğru kaplumbağanın öyküsü projesini yaratmak istedi ve tanıtımlar da kaydedildi ancak plak şirketinin isteğiyle mançoloji adlı bir toplama albüm yapma kararı aldı hayranlardan gelen istekler üzerine seçilen şarkılar kurtalan ekspres te de çalan eser taşkıran düzenlemeleriyle kaydedildi ilk plağı yılında harmoniler orkestrası ile kaydettiği twistin usa ve the jet şarkıları ile çıkan manço nun ilk türkçe besteleri de yayımlanan kol düğmeleri ve seher vakti adlı parçalardır manço nun stüdyo konser derleme albümü ile adet single eseri vardır ilk video klibini te hey koca topçu parçası için çekti bu klipte kurtalan ekspres müzik grubu üyeleri yeniçeri ve mehter kıyafetleriyle barış manço ise mülâzim i evvel barış efendi olarak asker giysileriyle göründü özellikle li yıllarda klip kültürü türkiye de gelişmiş olmadığından ilk iş olarak barış manço kendi programı için şarkılarını görselleştirmeye başladı programlarda yayınlanacak bu görselli şarkıların en dikkat çekeni işte hendek işte deve olmuştur bu şarkı o dönemin insanı üzerinde direkt olarak etki edecek görseller bütünüyle kliplendirilmiştir barış manço nun hemen her klibi gibi bu klipte sosyal mesaj amacı taşımaktadır can bedenden çıkmayınca şarkısının ve arkadaşım eşek şarkısının klibi için çeşitli şehirler gezen barış manço kliplerinde her zaman şarkıdan hariç sosyal iletiler eklemeyi ihmal etmemiştir klipleri trt den sonra çeşitli özel kuruluşlar tarafından da gösterilmeye başlanmıştır sanatçı yıl özel tümü aksesuar sahibinden ihtiyaçtan albümündeki tüm şarkılara klip çekmiştir bunlardan en dikkat çekeni sahilde şarkısının klibi olmuştur türkiye de li yıllarda erkin koray ile başlayan cem karaca moğollar gibi isimlerle devam eden rock müziğin kurucu isimleri arasındadır özellikle lı yıllar türkiye de yeni arayışların olduğu bir dönemdir farklı müzik türlerinin birleşimiyle oluşan bu yeni müzik türü türk sanat müziği türk halk müziği gibi geleneksel müziklerden beslenerek anadolu rock veya anadolu pop u oluşturur manço da bu dönemde bazı halk türkülerini ve klasik türk müziği parçalarını rock müziğe kazandırarak farklı müzik türleri arasında iletişim kurmaya çalışır manço nun şöhret kazanmasını sağlayan kol düğmeleri parçasını da yapan kaygısızlar grubu anadolu türküleri doğu ezgileri ve çağdaş batı müziğini birleştirerek özgün bir tarz oluşturur türkiye şartlarında giyim kuşamı sakalı yüzükleri ile farklı bir görünüme sahip olduğu için yadırgansa da zamanla bu giyim tarzı herkes tarafından kabul görür te sözlerini yazdığı den fazla satan dağlar dağlar türküsü ile türkiye nin beğenisini kazanır anadolu pop müziğinde önemli bir yere sahip olacak olan moğollar ve li yılların başında kurulan kurtalan ekspres te de özgün müzik tarzına devam eder elektronik altyapısı ve müzikal kalitesiyle albümü bas gitar ın kullanımı bakımından dönence ve gül pembe parçaları kurtalan eskpres in öne çıkan çalışmalarıdır barış manço cem karaca gibi muhaliflerle rock müzik yapmamış olsa da eylül darbesi getirdiği kısıtlamalar nedeniyle müziğe de olumsuz etki yapar türkiye de rock müziğin düşüşte olduğu li yıllarda manço rock ve pop ağırlıklı ayar sahibinden ihtiyaçtan darısı başınıza albümlerini çıkarır a kadar televizyon ye kadar radyo yayıncılığında türkiye deki tek kurum olan trt manço nun rezil dede acıh da bağa vir gibi bazı şarkılarını uygun bulmayarak yayınlamaz aynı dönemde bugün bayram gibi çocuklara hitap eden şarkılar da yapar türkiye de pop müziğinin zirvede olduğu ve piyasaya yönelik müziğin yapıldığı lı yıllarda manço daha sonra müzikal kalite açısından kötü olarak değerlendirilen mega manço adlı albümü çıkarır de sanat yılı nedeniyle mançoloji adını verdiği albümü yapmaya başlar barış manço ölmeden önce müzik hayatının yılını anlatan yıl şarkısını bestelemiş ancak sözlerini yazamamıştır bu şarkının da bulunduğu mançoloji yılında yayımlandı ve milyon satarak o yılın en çok satan albümü oldu daha sonra yılında yüreğimdeki barış şarkıları adında bir anma albümü yayımlandı manço nun ölümüyle kurtalan ekspres yeni albüm çalışması yapmayarak yaklaşık iki yıl boyunca barış manço için düzenlenen birçok anma konserine katıldı önemli bir solisti kaybeden grup ün ekim ayında ilk solo albümü olan yi çıkardı barış manço ölümünden hemen önce club manço isimli bir tatil köyü kurdu oğlu doğukan ve eşi lale manço nun ifadelerine göre barış manço nun yaşamı boyunca hiç borcu olmadı manço çifti ve aksüt ailesi ile ortak kurulan asm dış ticaret turizm inşaat sanayi a ş adında payları müşterek olarak bir şirketleri vardı bu şirketin üzerinden club manço için çekilen kredilerin zamanında ödenmemesi sebebiyle halk bankası kefillerin mallarına haciz getirdi temmuz tarihinde başlatılan hacizler o günün parasıyla trilyon borcun ödenmesi için yapıldı ve bu hacizler ailesini etkilediği kadar sevenlerini de oldukça üzdü çünkü haczedilenler arasında manço köşk de vardı rolls royce mg ve jaguar marka üç antika otomobili antika eşyaları ve piyanosu bu hacizler neticesinde satıldı borcun tamamıyla ödenmesi senesini buldu ayrıca lale manço ve sulhi aksüt arasındaki borç husumeti sürmeye devam etti borçlarla ve hacizlerle ilgili olarak manço ailesi cumhurbaşkanı na ve başbakan a mektuplar yazdı yardım istedi ancak bu mektupların hiçbirine yanıt alamadılar barış manço ya bir trt röportajı sırasında sorulan soru üzerine benim birkaç hayalim var yaşındayken elimde bastonum belki kolumda doğukan onun yardımıyla çıkarım sahneye ve senfoni orkestrasına çaldırmak en büyük ideallerimden birisi olarak gerek demiştir yine bu röportajda bu kadar hayat dolu olmanıza rağmen şarkılarınız neden hep ölüm içeriyor sorusuna ise ölüm yaşam uykusundan uyanmaktır yanıtını vermiştir kendi portresini çizerken anlattığı yaşam öyküsünde cahit sıtkı üstadın dediği gibi yaş yolun yarısı ben burayı geçtim yarı yolum kaldı demiştir kendi belgeselinde sorulan albümleriniz japonya da daha çok satıyor bunu neye bağlıyorsunuz sorusuna orada albümlerim milyonları geçti türkiye de ise yarım milyon olsa çok sevinirim yanıtını vermiştir bu belgeselde kendisine hatırlatılan trafik kazasında ölen bir bebekle ilgili soruya o benim arkadaşım olacaktı arkadaşımdı bunlar çok zor sorular diyerek üzüntüsünü dile getirmiştir müge anlı tarafından hazırlanan belgeselinde ben gelin istiyorum iki tane de kızım olacak allah bize ömür versin demiştir müge anlı nın sorusu üzerine hayır evimin müze olmasını istemem burası bizim evimiz biz burada yaşadık çocuklarımız da burada yaşasın gelinlerim gelecek daha allah bize ömür versin biz yaşayalım burada demiştir manço evinin müze yapılmasını istememiştir ali kırca nın siyaset meydanı programında türkiye de müzik etkisinin değişimi ve gelişimi üzerine kitap yazacağını dile getirmiştir ancak ömrü yetmemiştir yazacağı kitap ve gezi ansiklopedilerinden katıldığı bir kukla gösteri programında da bahsetmiştir barış manço kimi akademik çevrelerce ozan baksı edebiyat geleneğinin devamı olan âşıklık geleneğinin çağdaş bir temsilcisi olarak görülür şarkılarında halk kültüründen sanatından edebiyatından bolca faydalanması söz konusu geleneğin gerek biçimlerini gerekse temalarını sıklıkla kullanması eserlerinde mesajlar vermesi şarkılarının son dörtlüğünde âşıkların yaptığı gibi adını tapşırması bu görüşün temel dayanaklarıdır bazı akademisyenlerce de barış manço yeni bir oluşumun temsilcisi olarak görülür bu da âşıklık geleneğinin devamı olarak kabul edilebilecek ve çağdaş türk ozanlığı olarak adlandırılan oluşumdur manço nun yaptığı geleneğin birebir kopyası ve devamı şeklinde değil birleştirerek ve dönüştürerek yeniden üretmedir kadıköy ün moda semtinde bulunan köşkü sanatçının ve ailesinin eşyalarının sergilendiği bir ev haline getirildi köşk yüzyılda yapılan ve whittall ailesinin evi olarak bilinen tuğladan yapılmış bir konaktı konak li yıllarda manço tarafından satın alındı ve ölümüne kadar bu konakta ailesiyle birlikte yaşadı günümüzde apartmanlar ile çevrili bu tarihî konak barış manço evi olarak kullanılmakta ve barış manço nun kişisel eşyaları sergilenmektedir bu evin müze olabilmesi için tüm haklarının bir noktada olması gerekiyordu ancak evin tapusu bankanın işletmesi kadıköy belediyesi nin içerikte sergilenenlerde ailenin olduğu için müze sınıfında değildir sanatçının belçika lige de bir evi daha bulunmaktadır bu ev ailesi tarafından satışa çıkarılınca nusret aktaş isimli bir hayranı satın almıştır lige barış evi isimli evde sanatçının eşyaları sergilenmektedir barış manço ile yıllarca beraber çalışmış yapımcı erkmen sağlam ın sanatçının yaşamının değişik zamanlarında çekilmiş geniş bir fotoğraf arşivi vardır bu fotoğraf arşivinin bir kısmı barış manço evi nde bulunmaktadır yapımcı erkmen sağlam tarafından düzenlenen barış manço fotoğraf sergisi birçok ili gezmiş ve sevenleriyle buluşmuştur fotoğraf sergisi il il gezerek sergilenmeye devam etmektedir barış manço adına açılmış bir youtube kanalı da bulunmaktadır bu kanalda sanatçının konser kayıtlarından gezi programlarına müzik kliplerinden belgesellerine ve cenaze görüntülerine kadar çok geniş bir arşiv bulunmaktadır sanatçının sosyal medya adresleri bulunmaktadır ailesi tarafından yönetilen bu hesaplarda birçok arşivlik fotoğraf ve video yer almaktadır müzik ve televizyon hayatında üç binden fazla ödül almıştır bu ödüller barış manço evi nde sergilenmektedir başlıca ödülleri şunlardır deprem yer sarsıntısı veya zelzele yer kabuğunda beklenmedik bir anda ortaya çıkan enerji sonucunda meydana gelen sismik dalgalanmalar ve bu dalgaların yeryüzünü sarsması olayıdır sismik aktivite ile kastedilen meydana geldiği alandaki depremin frekansı türü ve büyüklüğüdür depremler sismograf ile ölçülür bu olayları inceleyen bilim dalına da sismoloji denir depremin şiddeti moment magnitüd ölçeği ya da eskiden kullanımda olan richter ölçeği ile belirlenir bu ölçeğe göre ve altı şiddetteki depremler genelde hissedilmezken ve üstü şiddetteki depremler yıkıcı olabilir sarsıntının şiddeti mercalli şiddet ölçeği ile ölçülür depremin meydana geldiği noktanın derinliği de yıkım kuvvetine etkilidir ve yeryüzüne yakın noktada gerçekleşen depremler daha çok hasar vermektedir dünyada her yıl yaklaşık deprem meydana gelmekte ve bunların kadarı hissedilmektedir büyük şiddette depremler az sıklıkla gerçekleşir örneğin kabaca günde kez gerçekleşen depremlerin çoğunun büyüklüğünde olması büyüklüğüne göre daha olasıdır yine örneğin ingiltere de her yıl büyüklüğü arası depremler yıl içinde büyüklüğünde depremler görülürken ve üstü büyüklükteki depremler yılda bir görülebilmektedir yakın tarihte ise ve üstü büyüklükteki depremlerin sıklığının azaldığı görülmektedir depremlerin büyük çoğunluğu dünyadaki tektonik tabakaların hareketi sonucu meydana gelir bunun yanı sıra insanlar da deprem oluşumuna neden olabilir büyük barajlar ve köprüler inşa ederken toprağı delerken kömür madeni kazarken veya petrol kuyuları açarken insanlar yapay depremler yaratabilir en bilinen örneklerden biri yılında çin in sichuan kentindeki zipingpu barajının çökmesi sonucu oluşan ve kişinin ölümüne sebep olan yapay depremdir depremler sismometrelerle uzun mesafeler boyunca ölçülür çünkü sismik dalgalar dünyanın iç kısmı boyunca hareket halindedirler depremin kesin büyüklüğü moment magnitüd ölçeği numaralandırması ya da eskiden kullanımda olan richter ölçeği ile tespit edilir buna göre ve üstü depremler yıkıcı türlerdendir hissedilen şiddet ise mercalli şiddet ölçeği ile ölçülür şiddeti her yer sarsıntısı değişik tipteki sismik dalgaların farklı hızlardaki hareketini meydana getirir boylamsal p dalgaları enlemsel s dalgaları ve bir takım yüzey dalgaları sismik dalgaların yayılma hızı ortamın yoğunluğu ve esnekliğine göre km s ile km s arasında değişebilir yeryüzünde s dalgalarına oranla p dalgaları çok daha hızlı ilerler rasathaneler ile depremin merkez üssü arası uzaklık farkı ölçülmekle birlikte deprem odağının derinliği de kabaca ölçülür depremler sadece şiddetlerine göre kategorilendirilmez bunun yanı sıra nerede meydana geldikleri de önemlidir dünya sismik aktivitelerle birlikte coğrafi ve politik olarak flinn engdahl bölgeleri f e bölgeleri ne ayrılmıştır daha aktif alanlar daha küçük alanlara bölünmüştür pek aktif olmayan kuşaklar ise geniş f e bölgeleri oluşturur sallantı ve yeryüzü çatlamasına bağlı olarak binaların ve dikili yapıların zarar görmesi depremlerin en temel sonuçlarından biridir sonucun ciddiyeti depremin richter ölçeğine göre şiddeti merkez üsse olan uzaklığı ve yerel jeolojik jeomorfolojik durumlarına bağlı olarak dalga yayılımı arttıran yahut azaltan karmaşık bir birleşimdir yer sarsıntısı zemin hızlanması ile ölçülür bölgeye özgü jeolojik jeomorfolojik ve yapısal özellikler düşük şiddetli depremlerde bile güçlü şiddette bir sallantıya sebep olabilir buna amplifikasyon etkisi denmektedir yer çatlakları baraj köprü nükleer tesis gibi büyük ve geniş yapılar için büyük tehlike oluşturmaktadır depremler ardından gelen pek çok ve sürekli artçı sarsıntı volkanik dağların aktif hale geçmesi kıyıya vuran güçlü dalgalar ve orman yangınları sonucu heyelanlar meydana gelebilmektedir heyelanlar deprem sonrası yardım için orada bulunan personel için de önemli bir tehlikedir deprem ardından elektrik hatları ile gaz borularının zarar görmesi sonucu yangınlar çıkabilir yine depreme bağlı olarak su borularının da zarar görmesi durumunda depremlere zamanında müdahale etmek zorlaşabilmektedir örneğin san francisco depreminde ölümlerin çoğu durdurulamayan yangın sonucunda gerçekleşmiştir zemin sıvılaşması sallantı sonrası suya doymuş tanecikli materyallerin sıkılığını kaybetmesi ve katı halden sıvı hale geçmesi şeklinde görülebilir bu durumda binalar ve köprüler çökebilir ya da bulunduğu noktaya batabilir örneğin alaska depreminde pek çok yapı toprağın sıvılaşması sonucu çökmüştür tsunamiler okyanus ya da denizlerin tabanında oluşan depreme bağlı taban çökmesi zemin kaymaları gibi meydana gelen tektonik olaylar sebebiyle denizde açığa çıkan enerji sonucunda meydana gelen uzun periyotlu deniz dalgasını temsil eder tsunamiden sonra oluşan dalganın diğer deniz dalgalarından farkı su zerreciklerinin sürüklenmesi sonucu hareket kazanmasıdır derin denizde varlığı hissedilmezken sığ sulara geldiğinde dik yamaçlı kıyılarda ya da v tipi daralan körfez ve koylarda bazen metreye kadar tırmanarak çok şiddetli akıntılar yaratabilen bu dalga insanlar için deprem tayfun çığ yangın ya da sel gibi bir doğal afet haline gelebilmektedir seller de deprem sonrası oluşabilen tehlikelerden biridir sellere nehir ve göllerin kapasitelerinden fazla su taşımaları sonucunda taşmalarının yanı sıra deprem sırasında barajların yıkılması veya hasar görmesi de sebep olabilir depremlerin gelgit kuvvetlerini oluşturdukları da tespit edilmiştir depremler hastalık temel ihtiyaç eksikliği yaşam kaybı yüksek sigorta primleri genel mülke zarar yollarda ve köprülerde hasar ile binalarda çatlak ve yıkılmaya sebep verebilir volkanik faaliyetleri harekete geçirerek var olan hasardan çok daha fazlasına sebep olabilir yeryüzünde ölçülmüş en büyük deprem mayıs tarihinde şili nin valdivia kentinde meydana gelen büyüklüğündeki depremdir enerji boşalımı olarak bakıldığında ise bir sonraki en büyük deprem ile mart tarihinde alaska da gerçekleşmiştir yeryüzünde ölçülmüş en büyük depremin tamamı ve üstü büyüklükteyken buna paralel olarak en çok can kaybına sebebiyet vermiş depremlerden biri de bunlar dışında yılında hint okyanusunda meydana gelen depremdir depremlerin en önemli sonucu insanların hayatını kaybetmesidir güçlü bir deprem gerçekleştiğinde okyanus kıyısında bulunan ve pek çok insanın yaşadığı bölgeler önemli risk oluşturmaktadır bu depreme bağlı olarak tsunami meydana gelebilmekte ve binlerce kilometre uzaklıktaki bölgeleri bile etkileyebilmektedir tehlike altındaki diğer insanlar depremlerin nadir ancak kuvvetli görüldüğü yerlerde depreme önem vermeyen fakir bölgelerde ve kontrolsüz inşa edilmiş yapılarda yaşayan insanlardır yunan filozof anaxagoras ın yaşadığı yüzyıldan yüzyıla kadar depremler dünyanın oyuklarındaki hava boşluklarına bağlandı milattan önce yıllarında yaşayan thales ise depremlere yeryüzü ve su arasındaki gerilimin sebep olduğunu ileri sürmüştür miletli anaksimenes e göre ise eğimli arazilerin kurak yahut yaş olma durumu depremlerin temel sebebiydi bir diğer filozof demokritos ta depreme sebep olarak suyu göstermişti gaius plinius secundus depremleri yeraltı fırtınaları olarak tanımlıyordu iskandinav mitolojisinde depremlerin sebebi olarak tanrı loki gösterilir yunan mitolojisinde poseidon depremlerin sebebi ve tanrısı olarak görülüyordu ne zaman kötü hissetse dişli çatalını yere saplar deprem ve benzeri felaketlere yol açardı bunların dışında o depremi insanları korkutmak ve onlardan öç almak için de kullanmıştır japon mitolojisinde namazu adı verilen dev kedi balığının depremlere sebep olduğuna inanılmıştır namazu yeryüzü çamurunun altında yaşar ve tanrı kashima tarafından oraya hapsedilmiştir kashima onu serbest bıraktığında namazu çırpınmaya başlar ve büyük depremlere yol açar eski türk mitolojisine göre türkler yeryüzünü bir dikdörtgen biçiminde tasavvur etmişlerdi yeryüzü dört yöne bölünmüştü altaylı türkler dünyanın önce daire sonra kare şeklinde olduğuna inanırlar çoruhlu altayların kuzeyindeki teleüt türklerine göre dünya dört gök öküzün üzerinde duruyordu dört gök öküz tabağa benzeyen dünyayı altına girerek değil kenarlarına koşulmus olarak tutuyorlardı öküzlerin kıpırdamalarından deprem oluyordu modern dünyada depremler pek çok roman tiyatro sinema eserine ilham vermiştir yazılım mühendisliği yazılım geliştirme ile ilgilenen bilim dalıdır yazılım mühendisliği tanımı ilk olarak yılında gerçekleştirilen nato toplantısında almanya da gündeme gelmiştir yazılım mühendisliği tanım olarak karmaşık yazılım sistemlerinin belirli bir hedefe ve sisteme dayalı olarak ve işbölümü yapılarak belirli prensipler yöntemler ve araçlar kullanılarak geliştirilmesidir yazılım mühendisliği belirli aşamalardan oluşmaktadır yazılım geliştirmenin yanında yazılımı işletmek de yazılım mühendisliğinin en önemli görevlerindendir bu alandaki güncel gelişmeler software engineering body of knowledge swebok adlı dokümanda tarif edilmektedir karmaşık yazılımları geliştirmek ve bakımını yapmak çok masraflı ve zordur bu yüzden yazılımlar yazılım mühendisleri tarafından nizami olarak planlı bir proje şeklinde geliştirilmektedir bu nizami geliştirme planına yazılım geliştirme süreci ingilizce software development process adı verilmektedir yazılım geliştirme süreci zamanlamaya dayalı içerik olarak bölünmüş ve görselleştirilmiş aşamalardan oluşmaktadır bu sayede yazılım adım adım ve planlı bir şekilde geliştirilmektedir bu aşamalar birbirleri ile bağlantılı olarak geliştirilmektedir başlıca yazılım geliştirme aşamaları şunlardır çekirdek aşamalar destekleyici aşamalar istiklâl marşı osmanlı türkçesi türkiye ve kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti nin millî marşı güftesi anadolu da millî mücadele nin devam ettiği sırada mehmet âkif ersoy tarafından kaleme alınmış şiirdir şairin kurtuluş savaşı nın kazanılacağına olan inancını türk askerinin yürekliliğine ve özverisine güvenini türk ulusunun bağımsızlığa hakk a yurduna ve dinine bağlılığını dile getirir şiir mart de birinci türkiye büyük millet meclisi tarafından istiklâl marşı olarak kabul edilmiştir bestesi osman zeki üngör e aittir orkestrasyonu edgar manas tarafından yapılmıştır maarif vekaleti türk kurtuluş savaşı nın başlarında istiklâl harbi nin millî bir ruh içerisinde kazanılması imkânını sağlamak amacıyla de bir güfte yarışması düzenledi yarışmaya toplam şiir katıldı eser gönderenler arasında kâzım karabekir hüseyin suat yalçın isak ferrara muhittin baha pars ve kemalettin kamu gibi tanınmış isimler de vardı çanakkale şehitlerine ve bülbül gibi şiirlerin sahibi mehmet âkif in milletin başarılarının para ile övülemeyeceğini düşündüğü için yarışmaya katılmak istemediği bilinir son şiir gönderme tarihi olan aralık den sonra eğitim bakanlığı güfteleri incelemiş ancak içlerinde istiklâl marşı olabilecek bir eser bulamamıştı mehmet akif maarif vekili hamdullah suphi bey in kendisine yazdığı şubat tarihli davet mektubundan sonra fikrini değiştirerek ankara daki taceddin dergahı ndaki odasında türk ordusuna hitap ettiği şiiri kaleme aldı ve bakanlığa teslim etti şiirde şair kurtuluş savaşı nın kazanılacağına olan inancını türk askerinin yürekliliğine ve özverisine güvenini türk ulusunun bağımsızlığa hakk a yurduna ve dinine bağlılığını dile getirmiştir hamdul lah suphi bey âkif in şiirinin önce cephede asker arasında okunma sına karar verdi batı cephesi komutanlığına gönderilen şiir askerin beğenisini kazandı istiklâl marşı şubat tarihinde hâkimiyet i milliye ve sebilürreşad gazetelerinde yayınlandı on iki gün sonra ise konya da öğüt gazetesinde yer aldı ön elemeyi geçen yedi şiir mart de mustafa kemal in başkanlığını yaptığı meclis oturumunda tartışmaya açıldı mehmet âkif in şiiri meclis kürsüsünde hamdullah suphi bey tarafından okundu şiir okunduğunda milletvekilleri büyük bir heyacana kapıldı ve diğer şiirlerin okunmasına gerek görülmedi bazı mebusların itirazlarına rağmen mehmet akif in şiiri coşkulu alkışlarla kabul edildi güfteye en sert eleştiri kâzım karabekir den geldi kâzım karabekir temmuz de bakanlar kurulu başkanı rauf bey e yazdığı mektupta yarışma sonucunun iptal edilmesini istemiş ve eleştirilerini sıralamıştır eleştirilere karşın güftede bir değişikliğe gidilmedi ve paşa da bu konuda ısrarcı olmadı mehmet âkif kazandığı beş yüz liralık ödülü yoksul kadın ve çocuklarına iş öğreterek yoksulluklarına son vermek için kurulan darülmesaiye bağışladı şair ayrıca istiklâl marşı nın türk milleti nin eseri olduğunu beyan etmiş ve istiklâl marşı nın güftesini şiirlerini topladığı safahat a dahil etmemiştir ülke savaş içerisinde olduğu için âkif in şiirinin bestelenmesi iki sene ertelendi ün şubat ında istanbul maarif müdürlüğü ne beste yarışması açma görevi verildi şiirin bestelenmesi için açılan ikinci yarışmaya besteci katıldı ülkenin içinde bulunduğu zor koşullar nedeniyle sonucu belirleyecek bir değerlendirme yapılamadı bu nedenle güfte ülkenin çeşitli yerlerinde farklı bestelerle okunmaya başlandı edirne de ahmet yekta bey in izmir de ismail zühtü bey in ankara da osman zeki bey in istanbul da ali rıfat bey ve zati bey in besteleri okunuyordu ontoloji ya da varlık felsefesi ya da varlıkbilim temel sorunu varlık olan felsefi disiplin varlık ya da varoluş ile bunların temel kategorilerinin araştırılmasıdır varlık ve varoluş ayrımını varlık vardır ve varlık yoktur fikirlerini tartışır günümüzde varlık nedir sorusuna verilen cevaplar metafiziksel yaklaşımlarla doludur sorgulanan ele alınan sorular herhangi sorular değildir platon ve aristoteles ten beri sorgulanan varlık sorusu gitgide daha karmaşık hal almıştır ve belirsizleşmiştir bu belirsizliğin nedeni ise yunanların varlık yorumuna yaptıkları ilk katkılarından olan varlık en evrensel ve en boş kavramdır dogmasından kaynaklanmaktadır aristoteles e göre ontoloji varlığın mahiyetinde varlığın bilimidir veya varlıkların incelenmesidir ontoloji hangi varlık kategorilerinin daha temel olduğunu belirlemekle uğraşır ve bu kategorilerdekilerden hangilerinin var olduğunun söylenebileceğini sorar varlık bir nesne ya da bir şey değildir nesneler var olan cisimlerden oluşur örneğin ağaçlar masalar evler vs varlık bir ev ya da bir eşya değildir gerçek varlığın ortaya çıkmasında varlığı varlık yapan nedir var olanı var olan yapan nedir gibi soruların cevabı zamandır var olan zamansal olandır varlıkla iç içe olup onu aydınlatan ve onu varlık olarak varlık yapan hep zamandır varlığı varlık yapan zaman metafizik anlamdaki değil de hakikat alanındaki varlığı açıklar bunun sayesinde varlığın iki anlamını da bilmek ve böyle bir varlığın zaman olmadan var olamayacağını kabul etmek gerekir o halde varlığın zaman olduğunu düşünebiliriz değişik filozoflar temel varlık kategorileri için değişik listeler yapmışlardır ontolojinin temel sorunlarından biri temel varlık kategorileri nelerdir sorusudur bilim var olan yani olgusal olan maddeleri inceler bilim varlık var mıdır gibi sorularla ilgilenmez bilim varlığın var olduğunu ön kabul eder ayrıca bilim varlığı felsefe de olduğu gibi bir bütün olarak değil de parçalara ayırarak inceler felsefe varlığın olup olmadığı bilinip bilinemeyeceği gibi sorularla uğraşıp bunları kendi içinde tutarlı ve çelişkisiz olma şartıyla cevaplar felsefe varlık problemlerini bir yöntem dahilinde değil de saf düşünme ve akıl yoluyla cevaplamaya çalışır felsefe varlığı bütün olarak kabul eder ve buna göre çalışmalarını yapar felsefe de varlık sorunu evreni açıklama çabalarıyla başlamıştır başlıca temsilcileri friedrich nietzsche ve jean paul sartre bu anlayışta evrendeki her şeyin sürekli değiştiği hiçbir şeyin eskisi gibi kalmadığı yani varlığın durağan olmayıp oluş halinde olduğu savunulmaktadır heraklitos bu anlayışını aynı dereden iki kere yıkanılmaz sözüyle savunmaktadır başlıca temsilcileri heraklitos ve whitehead dır varlığın ilk ve en önemli öğesinin idea yani düşünce olduğunu savunan görüştür bu anlayışı savunan filozoflar zihinden bağımsız bir dünya olmadığını savunurlar platon idealizm in kurucusudur ve varlık sorununun çözümünü iki evren anlayışıyla açıklar dualizm ikicilik başlıca temsilcileri sokrates platon aristoteles hegel maddecilik ya da materyalizm her şeyinmaddeden oluştuğunu vebilinçde dahil olmak üzere bütün görüngülerin maddi etkileşimler sonucu oluştuğunu öne süren a prioriolan hiçbir metafiziksel kavram kabul etmeyenfelsefikuramıdır bir diğer deyişle madde varolan tektözdür maddecilik fiziksel maddenin tek veya esas gerçeklik olduğu yönündeki kuramdır başlıca temsilcileri demokritos hobbes karl marx la mattire dir descartes e göre iki cevher vardır ve bunlar ruh ve maddedir ona göre ruh düşünen madde ise yer kaplayan cevherdir descartes in görüşünü benimseyenlere kartezyen denir varlık görüngü fenomen olarak vardır başlıca temsilcileri descartes metafizik felsefenin bir dalıdır ilk felsefeciler tarafından fizik bilimlerinin ötesinde olan anlamına gelen metafizik sözcüğü ile felsefeye kazandırılmıştır incelemeleri varlık varoluş evrensel özellik ilişki sebep uzay zaman tanrı olay gibi kavramlar üzerinedir metafiziği tanımlamaktaki zorluk aristoteles in bu alana ismini verdiği yüzyıldan bu yana bu alanın gösterdiği değişimdir metafiziğin konusu olmayan konular metafizik içine dahil edilmişlerdir yüzyıllarca metafiziğin içinde olan din felsefesi aklın felsefesi algı felsefesi dil felsefesi ve bilim felsefesi gibi konular kendi alt başlıkları altında incelenmeye başlanmıştır bir zamanlar metafiziğin konusu içinde yer almış konuların hepsinden söz etmek çok yer tutabilir temel metafizik sorunları hep metafiziğin konusu olagelmiş konular olarak tanımlamak mümkündür bu sorunların ortak niteliği ise hepsinin ontolojik varlıksal sorunlar olmasıdır metafizik mendel in belirttiğine göre durağanlıktır ve bunun zıddı diyalektik tir diyalektik de her şeyin değiştiğini savunan bir felsefi akımdır hegel in tanımında metafizik ilkelerini de oluşturmuştur varlıklar var olan boyutundadır degiştirilemez üç varlık vardır üç boyut vardır ama biz insan oğlu sadece kendi boyutumuz ölçüsünde durabiliriz başka boyutlara giremeyiz de başka boyutları göremeyiz de bu ilkede de varlıkların birbirinden farklı olduğu vurgulanmaktadır zıt boyutların aynı yapıda boyut değiştirmesi eski yunan filozofu aristoteles fizik ismi verilen bir seri kitap yazmıştır ilk sürümlerinden birinde aristoteles in çalışmaları bazı kitap grupları fizik ten hemen sonra yer almıştır bu kitaplar felsefi sorgulamanın temel alanı ile ilgilidir ve o dönemde bir ismi yoktur bu sebeple ilk aristoteles uzmanları bu kitaplara ta meta ta fizika yani fizik ile ilgili kitaplardan sonra gelen kitaplar ismini vermişlerdir bu metafizik kelimenin kaynağıdır dolayısıyla etimolojik olarak metafizik aristoteles in toplu olarak metafizik adı verilen kitaplarının konusudur etimolojik anlamda metafizik sadece aristo nun metafizik kitabının çalışma konusu manasına gelmektedir aristoteles in bu kitaplarının konusu neydi metafizik üç bölüme ayrılmıştır ekoloji ya da doğa bilimi canlıların birbirleri ve çevreleriyle ilişkilerini inceleyen bilimdir ekosistemse canlı ve cansız çevrenin tamamıdır kelime kökeni eski yunanca oikos ev yakın çevre logia bilimi a kelimelerinin birleşiminden gelmektedir ekosistemi de abiyotik faktörler toprak su hava iklim gibi cansız faktörler ve biyotik üreticiler tüketiciler ve ayrıştırıcılar faktörler olmak üzere iki faktör oluşturur bir sistem içinde yürüyen bu denge de av avcı ilişkisi vardır örneğin bir tahılı bir hayvan yer onu başka bir hayvan diye devam eder bu ilişki besin piramidi ile ayrıştırılır en üst kısmında tüketiciler hepçil bir altında tüketiciler etçil onunda altında tüketiciler otçul en altta ise üreticiler vardır mantarlar ise ayrı bir gruptadır genellikle madde dönüşümünde rol oynadıklarından ve ölü bitki ve hayvan fosillerini toprağa çevirdiklerinden bu piramidin her basamağında bulunabilirler ve saprofitler çürükçüller olarak bilinirler bu tanımlamadaki organizmalar diğer bir deyim ile canlılar veya canlı çevre insan hayvan ve bitkilere ait bireyleri veya bunlardan oluşmuş toplulukları ifade etmektedir tanımlamanın içinde geçen organizmaların içinde yaşadıkları ortam deyimi ise cansız çevre olarak da ifade edilir ve hava su toprak ışık gibi faktörleri kapsar ekolojinin anatomi bitki beslenmesi botanik fizik fizyoloji coğrafya klimatoloji kimya jeoloji jeomorfoloji meteoroloji morfoloji patoloji pedoloji ve zooloji gibi bilim dalları ile yakın ilgisi vardır araştırma konusu yöntemi ve amaçlarındaki bazı özellikleri yardımıyla çevre bilimi diğer doğa bilimlerinden ayırma imkânı vardır ekoloji bütün canlılar için ortak olan ve canlılar üzerinde etki yapabilen temel konularla ilgilenir diğer bir ayırıcı özelliği ise ekolojinin bir canlıya ait belirli organları ve bu organlardaki hayat süreçlerini değil canlıların içinde bulundukları hayat ortamı ve diğer canlılarla olan karşılıklı ilişkilerini incelemesidir cumhuriyetçi parti adayının bir önceki dönem de başkan olan george w bush olacağı yılının mart ayında kesinleşmiştir bush adaylığı resmî olarak eylül te kabul etmiş ve başkan yardımcısı adayı olarak dick cheney i seçtiğini açıklamıştır george w bush un kamuoyunda değişkenlik gösteren popülerlik ve güvenilirlik oranları başkanlık seçiminin kesin sonucunun erken bir tarihte tahmin edilemeyeceği izlenimini doğurmuş bu durum birçok demokrat parti aday adayının ortaya çıkmasına sebep olmuştur demokrat parti aday adaylarının tam listesi en başta şu şekilde ortaya çıkmıştır bu adaylar arasındaki yarışta ilk demokrat parti ön seçimlerinin yapıldığı yılının ocak ayı öncesinde tarihte bir ilk olarak internetin etkili bir propaganda ve bağış toplama aracı olarak kullanmasının da etkisi ile eski vermont valisi howard dean ön plana çıkan aday olmuştur bu süreçte en fazla sol retoriğe dayalı ve savaş karşıtı söylemi benimseyen adaylar howard dean dennis kucinich ve al sharpton dır senatör edward kennedy nin resmî olarak olmasa dahi john kerry e destek olması john kerry nin bu dönemde mücadele gücünü arttıran en önemli faktörlerden biridir sözü edilen adaylar ile kıyaslandığında daha merkeze yakın bir çizgide kampanyasını sürdüren kerry aslında senato da demokrat parti nin en sol ve liberal kanadının liderlerinden biri olan bir massachusetts senatörüdür ilk ön seçimler olan iowa ön seçimleri oldukça şaşırtıcı bir şekilde sonuçlanmış john kerry ile birinci john edwards ile ikinci howard dean ile üçüncü dick gephardt ise ile dördüncü sırada yer almıştır bu sonuçlar karşısında dick gephardt yarıştan çekildiğini açıklamıştır bundan sonra yapılan iki ön seçimden de yenik olarak ayrılan howard dean adaylıktan çekildiğini açıklamış john kerry ve john edwards iki önde gelen aday adayı olarak kalmışlardır john edwards ancak yılının mart ayı sonlarında adaylığı elde edemeyeceği kesinleşince çekildiğini açıklamıştır antropoloji geçmiş ve günümüz topluluklarında yaşayan insanların çeşitli yönlerini inceleyen bilim dalı insanın iskelet kafatası gibi fiziki yapısını araştıran antropoloji insanlık tarihinin en eski dönemlerinin aydınlatılmasına yardımcı olur bu bilim insanı kültürel toplumsal ve biyolojik çeşitliliği içinde anlamaya insanlığın başlangıcından beri toplulukların çeşitli koşullara nasıl uyarlandığını bu uyarlanma biçimlerinin nasıl gelişip değiştiğini çeşitli küresel olayların nasıl dönüştüğünü görmeye ve göstermeye çalışır iki anlamda holistiktir bütünsel ve inanılır tüm zamanlarda yaşamış olan veya yaşayan tüm insanlara ilişkindir ve insanlığın tüm boyutlarını kapsar prensipte tüm toplulukların tüm kurumlarıyla ilgilenir antropoloji özellikle kültürel görelilik bağlamın derinlemesine incelenmesi ve kültürler arası karşılaştırmalara verdiği önem ile diğer sosyal disiplinlerden ayrılır antropoloji yöntem bilimsel açıdan çok zengindir ve hem nitel metotları hem de nicel metotları kullanır antropoloji disiplinin tarihinde etnografiler önemli bir yer tutmuş ve bir anlamda odağı oluşturmuştur bununla birlikte özellikle yüzyıl da etnografik çalışmaların ve etnografik ilgi odaklarının farklı antropoloji alt dallarında farklı eğilimler gösterdiği görülebilir örneğin tıbbî antropoloji de yüzyılın ortalarında çalışma odaklarında küçük topluluklardan modern batı toplumlarına doğru bir kayış olmuştur eric wolf antropolojiyi beşerî insanî bilimlerin en bilimseli ve bilimlerin en insanîsi olarak tanımlamıştır çağdaş antropologlar bazı ünlü düşünürleri önderleri olarak ileri sürmüşlerdir ve disiplinin çeşitli kaynakları ortaya atılmıştır örneğin claude lvi strauss montaigne ve rousseau nun önemli etkenlerden olduğunu iddia etmiştir antropoloji avrupalıların sistematik bir şekilde insan davranışını incelemeye teşebbüs ettikleri aydınlanma çağı nın bir sonucu ve uzantısı olarak da anlaşılabilir hukuk tarih filoloji ve sosyoloji gibi gelenekler bu bilimlerin modern görüşlerini daha yakın bir şekilde yansıtan hallere doğru evrim antropolojinin de içinde yer aldığı sosyal bilimlerin gelişimi gerçekleşmiştir aynı zamanda aydınlanma ya karşı romantik bir tepki olarak ortaya çıkan johann gottfried herder ve daha sonraları wilhelm dilthey gibi düşünürlerin çalışmaları kültür kavramı nın temelini oluşturmuştur ki bu kavram antropoloji disiplininin temelini oluşturur denilebilir insanın yeryüzünün herhangi bir yerinde yaşayabilme özgürlüğüne sahip olması onun fizik yapısını davranışını ve kültürünü köklü bir biçimde etkilemiştir böylece tamamen tek bir türe ait olmasına karşın bugünün insanları hayvanların diğer pek çok türünden daha farklı bir fizik yapıya sahiptirler aynı şekilde insanın kültürleri ve dilleri geniş bir çevrede ele alındığında her yerde benzer olup doğadaki ve fizik çevredeki farklılıklar diğer gruplarla temasa geçme her bir insan grubuna özgü tarihsel olaylar sürekli olarak şaşırtıcı kültürel ve dilsel farklılıklara neden olurlar kurumsal olarak antropoloji ve yüzyıldaki avrupa kolonizasyonu sırasında doğal tarihin natural history zaman zaman doğa tarihi gelişmesiyle ortaya çıkmış gelişmiştir bu zamanlardaki genelde ilkel insanların incelenmesi olarak görülen alanla karakterize olmuş ilk etnografik çalışmalar ortaya çıkmıştır bu dönemlerde ortaya çıkan bazı ünlü etnografik çalışmaların kökeni de kolonyal yönetimin isteğine dayanır örneğin edward evan evans pritchard ın azandi halkına dair çalışması gibi geç yüzyılda aydınlanma düşüncesi insan topluluklarını ampirik olarak gözlemlenebilecek belirli prensiplere göre hareket eden doğal bir fenomen olarak betimlemişti bazı açılardan avrupa kolonilerindeki dil kültür fizyoloji teknoloji gelenek ve inançların araştırılması ve incelenmesi bu yerlerdeki fauna ve floranın araştırılması ve incelenmesinden farklı değildi bununla birlikte kültürel uygulama özellikle son dönemlerde büyük değişikliğe uğramıştır ve bugün antropolojinin kolonyal dönemin ve avrupa nın bu dönemdeki düşüncesi ve uygulamalarının bir uzantısı olarak tanımlanması veya görülmesi doğru değildir antropoloji hızlı bir şekilde doğal tarihten ayrılarak ayrı bir disiplin olma yolunda gelişti ve yüzyılın sonlarına doğru modern şekline büyük oranda yaklaştı te örneğin t k penniman disiplinin tarihini konu alan a hundred years of anthropology yani antropoloji nin bir yüzyılı isimli eseri kaleme almıştır erken dönem antropolojide ünilinealizm yani tüm toplulukların tek bir evrimsel süreçten en ilkelden en gelişmişe geçtiğini öne süren fikir hakimdi buradan hareketle avrupaî olmayan topluluklar bu evrimsel süreç içerisinde yaşayan fosiller olarak görülüyordu ve avrupa nın geçmişini anlamak için incelenebilecekleri fikri yaygındı çeşitli toplulukların göçleri büyük oranda doğru bir şekilde ortaya çıkarılmıştır paul rivet in ilk kez büyük okyanus taki polenezya göçlerini doğru bir şekilde saptaması gibi son olarak ırk kavramı ve ilgili kavramlar insan türü içindeki biyolojik çeşitliliğin doğasını anlamak için antropometri gibi çeşitli araçlar ve uygulamalar ile birlikte geliştirilmiştir bununla birlikte daha sonra ırk ve ilgili kavramlar bilimsel ırkçılık olarak anılacak şekilde farklı ve daha ideolojik bir bazda kullanılmışlardır bugün ırk kavramı ve ilgili çeşitli kavramlar antropoloji içerisinde geçerliliğini yitirmiştirler ve bilimsel bir kavram olarak kullanılmamaktadırlar bilimsel kökenlerini veya uygulamalarını yitirmişlerdir denilebilir ayrıca eski literatürde ırk kavramının kullanıldığı çoğu anlam için bugün etnisite terimi tercih edilmektedir aşağıda liste halinde antropoloji biliminin birlikte çalıştığı zaman zaman içinde yer aldığı alanlar ve kendi alt alanları sıralanmıştır pozitivizm olguculuk iki felsefi düşünceye verilen addır her iki düşüncenin de teoloji ve metafizik içermeyen sadece fiziksel veya maddi dünyanın gerçeklerine dayanan bilim anlayışı vardır yapısal antrolopolojist edmund leach henry myers derslerinde pozitivizmi şu şekilde tanımlamıştır pozitivizm aynı zamanda hukuki pozitivizm adı verilen hukuk görüşünün de ismidir doğa yasalarına ters olarak hukuki sistemlerin evrimsel yollarla bağımsız olarak tanımlanabileceğini öne sürer hukuki pozitivizm bazen kanunlara içeriği ne olursa olsun uyulmalıdır şeklinde de anlaşılmıştır carlos nino bu iki anlayışın ilkine metodolojik ikincisine ise ideolojik ismini vererek ayırmış ve sadece ilkinin felsefi olarak savunulabilir olduğunu öne sürmüştür bu felsefeyi geliştirip sistemleştiren august comte ogüst komt tur comte sebep ve sonuçların gözetlenmesi gerektiğini savunmuştur o tarihi toplumsal evre anlayışını üç aşama yasası ile açıklar pozitivizm terimini ilk kullanan saint simon sen simon dur august comte komt tarafından sistemleştirilmiştir olguculuk tarihsel olarak avrupa da aydınlanma nın ve yeni çağ bilimlerindeki önemli gelişmelerin bir sonucudur comte un asıl amacı toplum olaylarını bilimsel yönetmelerle inceleyerek topluma yeni bir şekil yeni bir yön vermektir bunun için sosyolojiyi bilim olarak kurmuştur sosyolojiye fizik ve matematiğin yöntemlerini uygulamaya çalışmıştır bu bakımdan pozitivizm deneyci felsefenin bir türüdür comte fiziğin yöntemi ile olgular dünyasını doğru olarak bilmenin mümkün olduğuna inanır olguların bilgisi olayların özünü ve gerçek nedenini vermez ama olayları idare eden kanunları verir bu kanunlarla gelecek hakkında öngörüde bulunulur olguculuğun çağımızdaki gelişimi yeni olguculuk genel adını taşır yeni olguculuk mantıksal atomculuk genel semantik mantıksal pozitivizm akımlarında belirir bu akımlar genel olarak felsefe sorunlarını dil sorunlarına indirgerler mustafa ismet inönü eylül izmir aralık ankara osmanlı döneminde albay cumhuriyet döneminde orgeneral ve eski genelkurmay başkanı olan cumhuriyetin ilanından sonra türkiye nin ilk başbakanı ikinci cumhurbaşkanı istiklal madalyası sahibi türk asker ve siyasetçi cumhurbaşkanlığı görevini mustafa kemal atatürk ün vefatından gün sonra kasım den mayıs tarihine kadar sürdürmüştür chp kurultayı tarafından kendisine millî şef unvanı verilmiştir inönü kurtuluş savaşı na katılmış lozan antlaşması nı imzalamış ve birçok defa başbakanlık görevini üstlenmiştir yılları arasında yıllık kesintisiz başbakanlık süresi olmakla birlikte toplam yıl ay ile türkiye cumhuriyeti tarihinin en uzun süre başbakanlık yapmış kişisidir ismet inönü eylül tarihinde izmir de reşit efendi ile cevriye temelli hanım ın ikinci oğulları olarak doğmuştur reşit efendi aslen bitlis in tanınmış kürt ailelerinden kürümoğulları ailesindendir reşit in babası abdülfettah efendi malatya ya yerleşmiştir annesi cevriye ise aslen razgradlı bulgaristan olup babası razgrad ulemasından müderris hasan efendi li yıllarda istanbul a göç etmiştir cevriye ile reşit de istanbul da evlenmişlerdir ilk çocukları ahmet mithat ve ikincisi ismet in dışında hasan rıza ö ve hayri temelli adlı iki oğulları ve seniha okatan ö adlı bir kız çocukları olmuştur ilk ve orta öğrenimini sivas ta tamamladı yılında sivas mülkiye idadisi ne kayıt yaptırdı ve da mezun oldu sonra yılında istanbul daki mühendishane idadisi ne gitti şubat de mühendishane i berr i hümâyun a topçu okulu girip eylül tarihinde topçu teğmeni olarak mezun oldu eylül tarihinde erkân ı harbiye mektebi ni birincilikle bitirerek kurmay yüzbaşı rütbesiyle edirne deki ordu nun topçu alayı nda batarya bölük komutanı olarak kurmay stajını yaptı i dünya savaşı sırasında kafkas cephesi nde kolordu komutanı olarak mustafa kemal paşa ile birlikte çalıştı bu sırada mustafa kemal bu ordunun kolordu komutanlığına atandı yılının yaz aylarında bir süre çarpışmaları yönetti ordu komutan vekili mustafa kemal paşa nın önerisiyle ocak tarihinde kolordu komutanlığı na atandı bir süre sonra istanbul a geri çağrıldı ve halep te ordu nun oluşturulmasında görev aldı mayıs tarihinde filistin cephesi nde kolordu komutanlığına haziran da kolordu komutanlığına atandı bu sırada ordu nun komutanlığını üstlenen mustafa kemal paşa ile yeniden yakın ilişki içinde oldu ancak megiddo muharebesi sırasında yaralanınca istanbul a gönderildi mondros mütarekesi nin imzalanmasından az önce sina ve filistin cephesi ndeki yıldırım orduları grubu nun general edmund allenby karşısında uğradığı nablus bozgunu sırasında yaralanarak istanbul a döndü ekim tarihinde harbiye nezareti müsteşarlığı na atandı aralık tarihinde paris barış konferansı na hazırlık için kurulan komisyonda askeri müşavir oldu ağustos tarihinde yalnızca sekiz gün için askeri şra muamelat ı umumiye müdürlüğü ne bir ara da jandarma ve polis örgütünün iyileştirilmesi için kurulan komisyona üye olarak atandı bütün bunlar genellikle birkaç günlük görevlerdi ilk kez ocak tarihinde ankara ya gitti ve kısa bir süre mustafa kemal paşa ile çalıştı yeni kurulan ali rıza paşa hükmetinde harbiye nazırı olan fevzi paşa nın çağrısı üzerine şubat sonlarında istanbul a gitti nisan tarihinde mustafa kemal paşa nın çağrısı üzerine tekrar ankara ya döndü ve istanbul ile bütün resmî bağlarını kopardı daha sonra sakarya meydan muharebesi sırasında tbmm tarafından meclis başkanı mustafa kemal paşa nın başkomutanlığa getirilmesi üzerine onun maiyetinde mirliva rütbesi ile batı cephesi komutanlığı görevinde bulundu büyük taarruz dan sonra başarılarından dolayı ferik rütbesine terfi etti izmir in geri alınmasından sonra mustafa kemal paşa tarafından ateşkes görüşmelerinde bulunmak üzere görevlendirilerek mudanya ya gönderildi millî mücadele nin sonunu belirleyen ekim ekim tarihleri arasında gerçekleşen mudanya mütarekesi görüşmelerinde türk tarafını temsil etti ekim tarihinde tbmm tarafından hariciye vekili dışişleri bakanı seçildi lozan görüşmelerinde murahhas heyetin başkanlığını yaptı yeni devletin bağımsızlığını ve egemenliğini onaylayan sevr antlaşması nı ve mondros mütarekesini geçersiz kılan lozan antlaşması nı imzaladı fethi bey in kurduğu v icra vekilleri heyeti nde hariciye vekili olarak görev yaptı ağustos tarihinde lozan antlaşması nın tbmm tarafından kabul edilmesi siyasal diplomatik başarılarının en önemlisi oldu ilk başbakanlık döneminde cumhuriyetin ilk devrimleri yapılmaya başlandı öğretimin birleştirilmesi halifeliğin kaldırılması ve diyanet işleri başkanlığı nın kurulması mart bu dönemde gerçekleşti iki dönem başbakanlık yaptıktan sonra muhalefet partisi olarak kurulan terakkiperver cumhuriyet fırkası nın çankaya ya olan aşırı muhalefetini hükmet üzerinden yürütmesi üzerine cumhurbaşkanı mustafa kemal in isteğiyle kasım tarihinde başbakanlıktan istifa etti kasım tarihinde yeni hükmeti fethi bey kurdu fethi bey in doğudaki şeyh said isyanı na müdahalede geç kalması ve istifa etmesi üzerine mart tarihinde cumhurbaşkanı mustafa kemal tarafından yeniden hükmeti kurmakla görevlendirildi ayaklanmanın bastırılmasında başbakan olarak önemli rol oynadı mart tarihinde takrir i sükun kanunu nu yürürlüğe sokarak istiklâl mahkemeleri nin tekrar kurulmasını gerçekleştirdi bu kanuna dayanarak tüm muhalefet partilerini ve muhalif gazeteleri kapattırdı yılında orgeneral rütbesine terfi etti yılında kendi isteğiyle askerlikten emekli oldu bu tarihten sonra yeni devletin oluşumunda mustafa kemal ile birlikte en önemli siyasal kişilik olarak belirdi cumhurbaşkanı seçilmesinden hemen sonra başlayan ii dünya savaşı döneminde ülkeyi savaştan uzak tutmaya çalıştı savaş yıllarındaki ekonomik ve toplumsal sıkıntılar ise dönemin unutulmayan mirası olarak kaldı varlık vergisi uygulaması hayata geçirildi yine bu dönemde hasan âli yücel in öncülüğündeki köy enstitüleri kuruldu bu enstitüler yıllar sonra kapatılana kadar öğrenci köy öğretmeni olarak eğitildi ayrıca cumhurbaşkanlığı döneminde müziğe özel yeteneği olan küçük yaştaki çocukların bu konuda iyi bir eğitim almasını sağlamak için çıkardığı harika çocuklar yasası ile idil biret ve suna kan gibi sanatçıların yetişmesinde önemli rolü olmuştur ii dünya savaşı nın hemen ardından gerek uluslararası siyasetteki gelişmeler gerekse ülke içindeki yeni oluşumlar rejimin genel niteliğinde önemli değişiklikleri gündeme getirdi savaşın galiplerinden olan sovyetler birliği nin lideri josef stalin in türkiye den kars ardahan artvin ve sarıkamış ı istemesi türkiye yi savaşın diğer galipleri abd ve birleşik krallık ile daha yakın ilişkilere mecbur etti askeri ve ekonomik destek vermeye hazır olduğunu belirten abd truman doktrini ile öngördüğü yardımın karşılığında türkiye de serbest seçimlere dayanan demokrasi düzeninin yerleştirilmesini istedi ana madde mayıs darbesi dp yılında mayıs darbesiyle iktidardan uzaklaştırıp yeni anayasa kabul edildikten sonra ekim genel seçimlerinden chp tek başına iktidar olacak çoğunluğu sağlayamasa da birinci parti olarak çıkınca yıl sonra yeniden başbakan olarak hükmeti kurmakla görevlendirildi bu dönemde chp ap chp ytp ckmp ve chp bağımsızlar koalisyon hükumetlerine başkanlık etti yeni kurulan siyasal sistemin sağlıklı biçimde işlemesi için çaba gösterdi ilk devlet araştırma kütüphanesi ve türkiye bilimsel ve teknolojik araştırma kurumu nun kurulması planlı ekonomiye geçiş yıllık kalkınma planları sendikalar grev ve toplu sözleşme yasalarının çıkarılması ankara anlaşması ve takip eden sene ortak pazar üyeliği sovyetler birliği ile iyi ilişkiler kurulması millî istihbarat teşkilatı yasası ve düzenlemesi millî güvenlik kurulu nun başlangıç ve geliştirilmesi türk ordusu nun modernizasyonu iran ve pakistan ile birlikte bölgesel kalkınma organizasyonunun kurulması avrupa ve orta asya memleketlerini bağlayan mikrodalga radyo iletişim ağı kurulması devlet istatistik enstitüsü ile turizm bakanlığı nın kurulması güneydoğu anadolu nun kalkınma ve geliştirilmesi planları basın yayın yüksek okulu nun ilk kuruluşu başbakanlık yaptığı dönemde gerçekleştirildi inönü hükmeti mecliste yapılan bütçe oylamasında ret oylarının kabul oylarından fazla çıkması üzerine istifa etti ve şubat tarihinde yerini suat hayri ürgüplü hükumetine bıraktı ekim seçimlerinde partisinin seçimi kaybetmesi üzerine parti içi görüş ayrılıkları derinleşti inönü nün desteklediği ortanın solu politikasının chp tarafından benimsenmesine rağmen parti yılında yapılan genel seçimleri de kaybetti türk silahlı kuvvetleri nin mart tarihindeki müdahalesinden sonra chp nin tutumu konusunda parti içinde önemli görüş ayrılıkları belirdi ve chp genel sekreteri bülent ecevit ile anlaşmazlığa düştü ecevit e göre müdahalenin amacı chp içinde egemen olan ortanın solu politikasına son vermek ve partinin iktidar olmasını önlemekti inönü ise müdahaleyi onaylamıyordu ve müdahaleden gün sonra chp grubunda çok sert bir konuşma yaptı ancak yine de ortamın yumuşaması için yeni kabineye bakan vermeyi kabul etti yeni kurulacak hükumete partinin üye verip vermeyeceği konusunda beliren anlaşmazlık sonucunda ecevit istifa etti ecevit ile yoğun bir mücadeleye girdi mayıs tarihinde toplanan v olağanüstü kurultay da politikasının partisince onaylanmaması durumunda istifa edeceğini açıkladı kurultayda parti meclisi ecevit in yanında yer alınca da mayıs tarihinde yıldır görev yaptığı chp genel başkanlığından istifa etti türk siyasal yaşamında parti içi mücadele sonucunda değişen ilk genel başkan oldu kasım tarihinde chp üyeliğinden kasım tarihinde de milletvekilliğinden istifa etti başvurusu üzerine eski cumhurbaşkanı sıfatıyla tabii senatör olarak cumhuriyet senatosu nda görev aldı hükmet aralık de anıtkabir de yaptığı inceleme sonucu ismet inönü nün anıtkabir e defnedilmesini kararlaştırmıştır bu konuda bakanlar kurulu aralık gün ve sayılı bir kararname çıkarmıştır kararname ile anıtkabir zafer ve barış kuleleri arasına açıklıklı kolonatın orta boşluğu ve kolonlar arası defnedilecek yer olarak belirlenmiştir inönü aralık te anıtkabir deki ismet inönü mezar odasına devlet töreni ile defnedilmiştir kasım gün ve sayılı devlet mezarlığı hakkındaki kanunla atatürk için tesis edilen anıtkabir de atatürk ve ismet inönü nün kabrinin muhafaza edileceği anıtkabir alanı içinde başka hiçbir kimsenin defnedilmeyeceği belirtilmiştir ismet inönü nün lahdi yılında başlayan bir çalışmayla yeniden düzenlenmiş ocak de bugünkü halini almıştır ismet inönü nün mezar odası ve sergi salonuna batı kolonlarının dış duvarından açılan kapıdan girilir kısa koridorun solunda kata çıkış merdivenleri ile kabul salonuna ulaşılır salon derinlemesine dikdörtgen olup duvar ve tavanlar fibre betondur tavandaki masif meşe kafes duvarlara doğru eğimlidir zemin anadolu ve kapadokya renkli graniti ile kaplıdır bu bölümde ziyaretçilerin oturması için düşünülmüş meşe iskeletli deri koltuklar ve inönü ailesinin ziyaretleri sırasında yazdıkları özel defterin konulduğu masif meşe kürsü bulunmaktadır kabul salonunun solunda sergi salonu sağında mezar odası yer almaktadır sergi salonu da kabul salonuna benzer şekilde dizayn edilmiştir yalnız bu bölümde duvarlarda ismet inönü nün hayatına ilişkin fotoğraflar ile sergileme amaçlı vitrinler bulunmaktadır aynı salonun ilerisinde ismet inönü nün hayatını ve yaptıklarını konu alan belgeselin izlendiği sinevizyon bölümü yer almaktadır mezar odasına ahşap bir kapı ardından bronz bir kapı ile girilir mezar odası kare planlı olup kesik piramidal tavanla örtülüdür batı duvarında kırmızı mavi beyaz ve sarı renkli camlardan geometrik desenli vitral pencere ve kıble yönünde bir mihrabiye bulunmaktadır mihrabiye nin kavsanası ve tavan altın renkli mozaikle kaplanmıştır güney duvarında ve girişin iki yanında dikdörtgen sağır nişler içinde altın yaldızla yazılmış ismet inönü nün veciz sözleri yer almaktadır beyaz renkli granit kaplı zemin üzerinde beyaz granit kaplama sanduka kıbleye dönük vaziyette yerleştirilmiştir ismet inönü nün naaşı bu sandukanın altındaki toprakla kaplı olan bölmeye islami şartlara uygun olarak defnedilmiştir ismet inönü nün dünyaya geldiği evdir izmir in konak ilçesi içerisinde yer alan ev günümüzde müze olarak kullanılmaktadır izmir inönü evi salı perşembe ve cumartesi günleri arası ile resmi tatil günlerinde açıktır türkiye cumhurbaşkanları listesi türkiye cumhuriyeti cumhurbaşkanı olarak görev yapmış kişileri içeren liste türkiye cumhuriyeti anayasasına göre cumhurbaşkanı devlet ve hükmet başkanıdır türkiye büyük millet meclisi adına türk silahlı kuvvetlerinin başkomutanlığını temsil eder cumhurbaşkanı beş yıllığına görev yapar bir kimse en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebilir cumhurbaşkanının hastalık yurt dışına çıkma ölüm çekilme veya başka bir nedenle görevini sürdürememesi durumunda yenisi seçilene kadar en yaşlı cumhurbaşkanı yardımcısı cumhurbaşkanlığına vekâlet eder cumhurbaşkanı yaşını doldurmuş yükseköğrenim yapmış ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip türk vatandaşları arasından doğrudan halk tarafından seçilir bugüne kadar kişi ant içerek cumhurbaşkanlığı yaparken kişi de cumhurbaşkanlığına vekillik etmiştir bu kişilerden ikisi görevleri sırasında doğal nedenlerden hayatlarını kaybetti mustafa kemal atatürk ve turgut özal ikisi askerî darbeler sonucu devrildi celâl bayar ve ihsan sabri çağlayangil ve biri türkiye büyük millet meclisi tarafından sağlık sebepleriyle görevden alındı cemal gürsel ilk cumhurbaşkanı atatürk te oy birliği ile seçildi yıl gün ile bu görevde en çok kalan kişi olan atatürk dört dönem cumhurbaşkanlığı yaptı özal ise yıl gün cumhurbaşkanlığı yaparak bu görevde en az kalan kişi oldu göreve geldiğinde yaşında olan atatürk en genç yaşında olan fahri korutürk ise en yaşlı cumhurbaşkanıdır mezun olduğu en üst seviye eğitim kurumuna göre türkiye cumhurbaşkanlarının listesi aşağıdaki gibidir itibarıyla yaşayan iki eski cumhurbaşkanı ve bir eski cumhurbaşkanı vekili bulunmaktadır süleyman demirel haziran te yaşında hayatını kaybederek ölen son eski cumhurbaşkanı olmuştur itibarıyla görevde bulunduğu sırada hayatını kaybeden iki cumhurbaşkanı bulunmaktadır turgut özal nisan te yaşında görevde bulunduğu sırada ölen son eski cumhurbaşkanı olmuştur aliağa türkiye nin izmir ilinin bir ilçesidir ilçenin kuzeyinde bergama güneyinde foça ve menemen ilçeleri doğusunda manisa ili batısında ege denizi bulunmaktadır izmir ve bergama uygarlıklarından izler taşımaktadır ege denizi kıyılarında sayıları u aşan aiol kentleri arasında en büyük ve önemlilerini oluşturan kentten ü aigai kyme myrna ve gryneion ilçe sınırları içerisinde bulunmaktadır menemen ilçesine bağlı iken de ilçe yapılmıştır aliağa da eski yıllarda tarım ana ekonomik faaliyet kolu iken devlet ve özel sektör yatırımlarıyla sanayi ve liman kentine dönüşmüştür izmir in kuzeyinde çandarlı körfezi nin kıyısında konumlanan aliağa nın yüzölçümü km dir ilçenin kuzeyinde bergama güneyinde foça ve menemen ilçeleri doğusunda manisa ilinin yunusemre ilçesi batısında ege denizi bulunmaktadır ilçe toprakları dağlar platolar alçak tepeler ile güzelhisar deltası güzelhisar grabeni kıyı düzlükleri ve alüvyal düzlüklerden oluşur hakim litolojik kayaçlar andezit bazalt tüf ve anglomeradır karahasan dağı m çirkince tepe m akkemik dağı m karadevlit tepe m ile önemli yükseltilerdir batı anadolu grabenleri oluşurken tektonizma sonucu kırıklardan volkanik malzeme çıkışı yaşanmıştır karahasan dağı bu sırada oluşan volkanik bir dağdır bozdevlit tepe ve karadevlit tepe miyosen devrinde oluşmuş volkanik tepelerdir ilçe topraklarının yaklaşık ortasından gd kb yönünde güzelhisar grabeni uzanır graben içine yerleşen güzelhisar çayı ege denizi ne döküldüğü alanda km büyüklüğünde delta oluşturmuştur güzelhisar deltası nın aliağa koyu kenarındaki küçük lagün aliağa kuş cennetinin bulunduğu önemli bir sulak alandır çay denize dökülmeden önce karaalan ovası nda akar tarımda kullanılması gereken ve sınıf araziler ilçe topraklarının ini oluşturur tarıma uygun olmayan ve sınıf araziler oranındadır aliağa yarımadası nın batı ucunda ilıca burun da tektonik sıcak su kaynağı bulunur ilçe kıyıları enine tip kıyılardandır pek çok koy ve burundan oluşur km si alçak kıyı km si yüksek kıyı toplam km uzunluğunda kıyıya sahiptir çandarlı körfezi nde kıyıya yakın küçük adalar bulunur akkuş adası bozburun adalar ikiz adalar aliağa nın iklimi yazları sıcak ve kurak kışlar ılık ve yağışlı akdeniz iklimi dir yıllık ortalama sıcaklık c yıllık sıcaklık farkı dir sıfır derecenin altında aylık ortalama sıcaklık görülmez en soğuk ay ocak şubat c en sıcak ay temmuz c dir güneş ışınları aralıkta mart ve eylül de haziranda ile gelir güneş ışınlarının geliş açıları arasında yaklaşık lik fark bulunur rüzgâr en çok kd yönünden sıklıkta en az ise güney yönünden sıklıkla eser yağışın yıllık ortalaması mm dir mm ile en fazla yağış aralıkta en az yağış temmuz ayında mm görülür toplam yağışın ü mm kış mevsiminde düşer yazlar sıcak ve kurudur toplam yağışın ancak si mm düşer yağışların u ilkbahar sı sonbaharda düşer güzelhisar çayı yunt dağı ndan kaynağını alır manisa merkez ilçede bulunan güzelhisar barajı ndan çıktıktan sonra aliağa sınırlarına girer aliağa koyu nun kuzeyinden çandarlı körfezi ne ulaşır ilçe topraklarından sirçe dere ve kunduz dere çaya katılır ilçede bazı mevsimlik akarsular bulunur karaali dere türünlü dere karaosman dere karazeytin dere sazlık dere dedeköy deresi uzunhasan dere himmet dere zindan dere çınarlı dere arap deresi hatun dere hayıtlı dere kireçsiz kahverengi toprakları ilçe topraklarının sini kapsar volkanik kayaçlar üzerinde bulunur üzerlerinde garig maki veya kuru orman bulunabilir kahverengi orman toprakları ilçe topraklarının sinde görülür kırmızı kahverengi akdeniz toprakları kireçsiz kahverengi orman toprakları oranında görülür oranında rendzina ile tuzlu alkali topraklar gibi intrazonal topraklar yaygındır alüvyal topraklar ilçenin sinde görülür aliağa topraklarında orman maki ve garig bitki örtüsü görülür orman alanı insan tahribi ile daralmıştır ormanlarda genellikle kızılçam hakimdir orman altı örtüsü makilerden oluşur ormanın tahrip edildiği alanlarda maki türleri olan kermez meşesi katran ardıcı akçakesme katırtırnağı menengiç palamut meşesi ahlat yaygındır dere kenarlarındaki nemli alanlarda bu türlerin yanında mersin defne erguvan laden hayıt ve zakkum eklenir insan tahribi ve aşırı otlatmanın olduğu alanlarda diz boyu bazıları kışın yaprak döken garig bitki topluluğu hakimdir ateş dikeni karaçalı abdestbozan kekik kermez meşesi laden akçakesme ilçede görülen garig türleridir aliağa yöresi insanlar tarafından neolitik çağdan itibaren yerleşme ve tarım amacıyla kullanılmaktadır lı yıllardan sonra sanayi gelişmeye başlamıştır arasında artan nüfus arasında artmıştır yılından sonra izmir ilçelerinden merkez nüfus artışı en fazla aliağa da gerçekleşmiştir sınırları içerisinde petrol ofisi petkim petrokimya holding tüpraş a ait izmir rafinerisi socar a ait star rafineri gibi büyük şirketleri ve sanayi kuruluşlarını barındırmaktadır türkiye deki tek resmi gemi söküm bölgesi aliağa da bulunmaktadır gemi söküm tesisleri kapasite açısından da taylan ve güney kore den sonra olmuştur günümüzde tonaj açısından çin hindistan bangladeş pakistan abd den sonra dünya altıncısıdır gemi söküm tesisleri demir çelik ve haddehanelere hurda demir üretirler da ilçede milyar yatırımla vasıflı çelik ürünlerinin üretileceği bir endüstri bölgesi kurulması kararlaştırıldı aliağa sanayi bölgesinde izdemir enerji aliağa termik santrali ithal kömürle elektrik üretmektedir her yılın yaz aylarında yapılan emek şenlikleri bütün bir yılın yorgunluğunu atmak için düzenlenen yaklaşık gün süren çevre ilçe ve illerden de katılımın olduğu halk konserleriyle şenlenen bir etkinliktir aliağa günümüzde önemli bir ticaret potansiyeline sahip liman kentidir kıyıda bulunan koylar doğal liman özelliği gösterir aliağa koyu nemrut koyu aliağa yarımadasında büyük gemilerin yanaşabileceği iskeleler bulunur aliağa şehir merkezinin güneyindeki biçer ovası haddehaneler ve demir çelik fabrikaları önemli oranda kirliliğe neden olmaktadır çevrede ürün kalitesi ve verim düşmüştür fabrikalar sanayi depoları tır parkları hurda depoları tamirhaneler ile kara ve demiryolu önemli tarım arazilerini işgal etmiştir aliağa ilçe topraklarının i tarım toprakları u çayır mera i fundalık orman u tarım dışı kullanılan alandır tarım ürünlerinden pamuk zeytin mısır ve üzüm önemlidir tarım alanlarının sinde tarla ürünleri yetiştirilir tarla alanlarının sında zeytin yetiştirilir olan fundalık ve orman arazisinin si fundalık ancak ü ormandır geniş bir plaj alanına ve bir kuş cennetine sahip olan aliağa daha çok yerli turistlerin ilgisini çekmektedir ayrıca aliağa da ağapark anatolia ve aliağa halk plajı da bulunur menemen çandarlı otoyolu ilçeden geçmektedir ilçeye ulaşım izban trenleri ve eshot otobüsleri ile sağlanmaktadır tunceli türkiye nin doğu anadolu bölgesi nin yukarı fırat bölümünde yer alan bir il kuzeyde ve batıda munzur dağları ile karasu nehri doğuda bingöl dağları ve peri suyu güneyde keban baraj gölü ile çevrilidir anadolu nun pek çok yerinde olduğu gibi bu bölgede de çağlar boyunca pek çok uygarlık yaşamıştır orta çağdan kalma ve bugün hâlâ iyi durumda bulunan pertek kalesi ve munzur vadisi millî parkı görülmeye değer güzellikleridir tunceli nin yerleşimleri tunceli merkez çemişgezek hozat mazgirt nazımiye ovacık pertek ve pülümür dür tüik verilerine göre ilimizde merkez ilçeyle beraber ilçe belde ve köy vardır tunceli de yapılan arkeolojik araştırmalar sonucunda elde edilen bulgulara göre yöreye kalkolitik çağda mö yerleşilmiştir işuva hurri mitanni adıyla anılan bölgede yazılı tarih mö lerde subarrularla başlamaktadır mö lerde bölge hurrilerin eline geçmiştir işuva adı ilk kez iii tuthaliya döneminde hitit kaynaklarında geçmektedir anadolu da büyük bir devlet kuran hititler mö yıllarında tunceli ye kadar gelmişlerdir hitit devleti yıkıldıktan sonra bölgeye mö yüzyılda urartular egemen olmuştur muşki adıyla tanımlanan kavmin yerleşim alanı olan yöre mö yüzyılda sırasıyla medlerin ve perslerin egemenliği altında kalmış ve daha sonra bölge büyük iskender tarafından fethedilerek makedonyalıların egemenliği altına girmiştir makedonya devleti yıkıldıktan sonra ise mö yılında romalıların egemenliğine giren yörede kısa bir süre partlar etkinlik sağlamışlarsa da ms yüzyılda romalılar partlar ın etkinliğini kırarak bölgeyi kappadokia eyaleti ne bağlamışlardır roma ve selevkoslar tarafından yönetilen roma imparatorluğunun ikiye ayrılmasından sonra ise doğu roma imparatorluğu sınırları içerisinde kalan yöre ms yüzyılda da roma mezopotamyası adıyla tehema da yer almıştır yöre zaman zaman el değiştirerek bizanslılar ve sasaniler tarafından yönetilmiştir ms da islam halifesi ömer döneminde anadolu ya yapılan akınlar sonucunda yöre arapların eline geçmiş ancak araplar ve bizanslılar arasında uzun süre devam eden mücadeleler sonucunda yöre ms yılında tekrar bizanslıların hakimiyeti altına girmiştir yılındaki malazgirt savaşı ndan sonra anadolu da türklerin egemenliğinin hızla yayıldığı dönemde bölge yılında kesin olarak türklerin egemenliği altına girmiştir yılında anadolu ya tamamen hakim olan anadolu selçukluları yılında yapılan kösedağ savaşı na kadar yöreyi hakimiyetleri altında bulundurmuşlardır kösedağ savaşı nda selçuklular yenilince bölge moğolların denetimi altına girmiştir daha sonraları bu yöre önce mengüceklilerin sonra da uzun süre akkoyunlular ın egemenliği altında kalmıştır fatih sultan mehmet dönemine kadar akkoyunluların yönetimi altında bulunan tunceli yılında yapılan otlukbeli savaşı ndan sonra osmanlı yönetimi altına girmiştir kısa bir süre safeviler in yönetimi altına giren yöre yılında yapılan çaldıran muharebesi nden sonra tekrar osmanlı yönetimi altına girmiştir yöre osmanlı yönetiminde yılında hozat merkez olmak üzere dersim livası adıyla sancak yapılarak erzurum a bağlanmıştır yılında da farsça gümüş kapı anlamına gelen dersim adıyla ayrı bir il olan tunceli yılında tekrar sancak yapılarak mamurat ül aziz elazığ iline bağlanmıştır dersim diye telaffuz edilen aslında bugünkü tunceli yi değil o yörenin adını belirler bugünkü tunceli merkezinin eski isimleri ise mamiki veya mameki kırmançça mamekiye kalan osmanlıca kırmançça alan idi dersim i dünya savaşı nda önemli rol oynadı dersim aşiretleri bin kişilik bir kuvvetle dersimin bir bölgesi olan erzincan ın ruslardan kurtarılması için seyit rıza öncülüğünde savaştı ve erzincan kurtarıldı ilin eski adı dersim dir dersim ili haziran da tbmm de alınan kararla ilçeye dönüştürülerek elâzığ a bağlandı dersim adı aralık tarihinde çıkarılan sayılı tunceli vilayeti nin idaresi hakkında kanun ile değiştirildi ve mamiki köyünde yeni il merkezi oluşturuldu kalan kasabasının merkezi de mamiki köyü idi mamiki ile eski bir köy olan siğenk tunceli nin birer mahallesi haline dönüştürüldü aralık tarihinde çıkarılan sayılı kanun ile tekrar il oldu ve dersim tarihsel yöresi içinde yer alan ve munzur çevresini kapsayan bölgenin adı tunceli olarak değiştirildi cumhuriyet döneminde seyit rıza önderliğinde dersim isyanı na tanıklık eden tunceli yıllarında gerçekleşen dersim tenkil harekâtı sırasında büyük zarar gördü doğu anadolu bölgesi nin yukarı fırat havzası nda yer alan tunceli derece dakika ve derece dakika doğu boylamları ile derece dakika ve derece dakika kuzey enlemleri arasında yer almaktadır tümüyle fırat havzası içerisinde kalan il doğal sınırlarla kuşatılmış yüksek bir bölgedir tunceli ili doğuda bingöl ve elazığ güneyde elazığ batı ve kuzeyde erzincan illeriyle komşudur güneyden kuzeye ve batıdan doğuya doğru yükselen il topraklarının ini dağlar ini platolar ini ise ovalar ve düzlükler oluşturmaktadır ilin en yüksek noktası munzur dağları nın doğusunda metre yükseklikteki akbaba tepesi dir munzur dağlarının yüksek kesimleri ilin kuzey ve kuzeybatısında doğal sınır oluşturur tunceli il sınırları içerisinde bulunan dağlar doğu torosların uzantısı olarak batı doğu yönünde uzanmaktadır ilin belli başlı yükseklikleri munzur dağları ilin kuzeybatısı kuzeyi ve kuzeydoğusunda çok zor geçit veren sıralar halinde km boyunca uzanmaktadır metrenin üzerinde munzur dağlarının tunceli sınırları içerisinde kalan bölümünde en önemli dorukları batıdan doğuya biçare dağı m ziyaret tepe m ve akbaba tepesidir m il alanının kuzeydoğu ucunu tamamıyla kaplayan bağırpaşa dağı nın en yüksek noktası metredir il topraklarının ini kaplayan platolar munzur dağlarının ve bağırpaşa dağının doruklar bölgesinde yüksek sırtlarla çevrilmiş düzlükler şeklindedir ayrıca güneydoğu ve doğuda pülümür çayı vadisine inen kesimde çeşitli yükseklik basamaklarına sıralanmış platolar vardır bu platoların en ünlüleri mercan dağları üzerindeki merk yaylası ve munzur dağlarının orta bölümünde yer alan kepir yaylası dır kışları çok soğuk geçen bu platolar yazın otlak alanları olarak kullanılır çoğunlukla güney doğrultusunda uzanan vadiler henüz gelişmelerini tamamlamamış dar ve dik yarıklar halindedir tektonik çöküntü alanlarında oluşan akarsu vadileri biraz daha geniştir ilin en önemli vadileri munzur mercan pülümür peri ve tahar çayı vadisidir tunceli de ovalar il topraklarının ini kaplamaktadır munzur dağlarının güneyindeki çukurlukta oluşmuş zeranik ovası ile ovacık ilçesinin yeşilyazı bucağında bulunan yeşilyazı ovası ilin belli başlı ovalarıdır tunceli akarsu yönünden çok zengindir akarsuları besleyen bu kaynaklar sürekli olduğundan akarsuların taşıdığı sular bol ve akışları da oldukça düzenlidir ilin önemli akarsuları munzur suyu mercan deresi pülümür çayı peri suyu tahar çayı havaçor çayı karolar çayı ve büyükdere dir tunceli de keban baraj gölünün dışında önemli ve büyük göl yoktur munzur dağları ile bu sıranın alt birikimlerini oluşturan mercan avcı karasakal dağları üzerinde ve bağırpaşa dağının doruklar bölgesinde buzul yataklarının zamanla suyla dolması sonucunda oluşmuş küçük krater gölleri vardır bunlardan bazıları karagöl koçgölü mercan gölleri katır gölleri dilincik gölü çimli gölü şer gölü ve buyer baba gölleridir krater gölleri içerisinde en büyüğü ovacık koyungölü köyünün kuzeyinde metre yükseklikte yer alan karagöl dür tunceli doğu anadolu nun kuzey ve güneyini birbirine bağlayan erzincan elazığ karayolu üzerinde yer almaktadır il topraklarında kuzey güney yönünde uzanan ve erzincan ı pülümür tunceli ve pertek üzerinden elazığ a bağlayan karayolu tunceli kentinin içinden geçmektedir tunceli erzincan karayolu aynı zamanda güneydoğu anadolu yu doğu ve karadeniz bölgelerine bağlayan devlet karayollarından biridir tunceli nin iç anadolu ve karadeniz illeri ile ulaşım bağlantısı kuzeyde sınırdan geçen erzurum erzincan karayolu ile güney illeri ile olan ulaşım bağlantısı ise elazığ dan geçen bingöl elazığ malatya karayolu ile sağlanır eskiden pertek elazığ bağlantısını sağlayan köprü keban baraj gölü suları altında kaldığı için günümüzde pertek ve çemişgezek akçapınar da kurulan feribot iskeleleri ile elazığ yakasına ulaşım sağlanmaktadır tunceli ye en yakın demiryolu ilin kuzey sınırında erzincan topraklarından güney sınırında ise elazığ topraklarından geçer tunceli ye en yakın havaalanı kent merkezine yaklaşık olarak km uzaklıkta yer alan elazığ havaalanı dır ayrıca yaklaşık km uzaklıkta erzincan havaalanı bulunmaktadır tunceli ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalı olup sanayileşme düzeyi çok düşüktür balıkçılık ve arıcılık ilin diğer geçim kaynaklarıdır kamu harcamaları il ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır ildeki en önemli gelir kaynağı olan hayvancılık genelde küçükbaş hayvancılık şeklinde olmakta özellikle koyun ve kıl keçisi beslemektedir büyükbaş hayvancılık aile işletmesi şeklinde olmakta küçükbaş hayvancılık ise yayla hayvancılığı olarak yapılmaktadır tunceli tarım il müdürlüğü yılı verilerine göre tunceli de koyun kıl keçisi ve sığır bulunmaktadır koyunculuk belirgin olarak pertek ve çemişgezek ilçelerinde yarı yerleşik bulunan şavak aşiretinden köylüler tarafından yapılmaktadır tunceli de karasal iklim görülmektedir bu iklim özelliğine bağlı olarak yazlar sıcak ve kurak geçer kışlar ise soğuk ve yağışlıdır ilde yıllık ortalama yağış mm dir en az yağış yaz aylarında en çok yağış ise sonbahar ve kış aylarında düşmektedir yaz aylarında kuzeybatıdan esen kuvvetli rüzgârlarla iklim kurak geçmektedir kış aylarında ise rüzgâr genellikle güneybatıdan hafif esmektedir tunceli de yıllık ortalama sıcaklık ortalamalarına göre c dir ocak ayı ortalama sıcaklığı c temmuz ayı sıcaklık ortalaması c dir illerde protokolde ilk sırada yer alan vali merkezi yönetimi temsil eder ve cumhurbaşkanı tarafından atanır büyükşehir dışındaki illerde yerel yönetim şehirler düzeyindedir belediye başkanı belediye sınırları içinde kalan seçmenin oy çokluğu ile seçilir ayni seçmen ilçe belediye meclisi için de oy kullanarak ilçelerin belediye meclislerini oluşturur ildeki bütün seçmenler ayrıca il genel meclisi için de oy kullanarak il genel meclisinin oluşumunu sağlarlar il genel meclisi ve belediye meclisi üyelikleri için yapılan seçimlerde onda birlik baraj uygulamalı nispi temsil sistemi belediye başkanlığı seçiminde ise çoğunluk sistemi uygulanır il genel meclisi ve belediye meclisi üye sayıları ilçe nüfusuna göre kontenjandan kalan sayıların partilere dağılımı ise d hondt sistemine göre belirlenir kanun madde il genel meclisi il özel idaresinin karar organıdır başkanını üyeleri arasından gizli oyla seçer ayrıca il genel meclisi kendi içinden gizli oyla bir yıl görev yapacak kişilik il encümenini seçer merkezi yönetim vali ve il müdürlerinden oluşur il özel idaresi il genel meclisi ve il encümeni seçilmişlerden oluşur ancak vali başkanlığında görev yapar yerel yönetim ise belediye başkanları ve belediye meclislerinden oluşur tunceli valisi güdül doğumlu mehmet ali özkan dır haziran tarihinde tatvan kaymakamı iken atanmıştır tunceli belediye başkanı ovacık doğumlu fatih mehmet maçoğlu tkp mart seçimlerinde oy oranıyla seçilmiştir mazgirt akpazar beldesinin hdp li belediye başkanı seçildikten sonra içişleri bakanlığı tarafından görevden alınmış yerine ilçe kaymakamı kayyum atanmıştır tunceli belediye meclisi ise tkp chp ak p ve hdp olmak üzere üyeden oluşur tunceli bayburt ile beraber türkiye nin en az nüfusa sahip illerinden biridir sonu şehrin çoğunluğunu zazalar ve türkmenler oluşturur kürt nüfus civarıdır tunceli ili nüfusu dir bu nüfusun i şehirlerde yaşamaktadır sonu ilin yüz ölçümü km dir ilde km ye kişi düşmektedir bu sayı merkez ilçede dür ilde yıllık nüfus oranında azalmıştır nüfus azalması bütün ilçelerde olmuştur nüfusu en az azalan ilçe merkez ilçe nüfusu en çok azalan ilçe nazimiye tunceli belediye unvanını yılında almıştır tunceli milletvekili sayısı dir tunceli belediyesi osmanlı döneminde özerk bir yönetime sahip olan dersim de belediyeye ait bugünkü görevleri adev i dersimi adındaki hizmet birlikleri yapmaktaydı tam anlamı ile belediye olmasa bile belediye nin görevlerinin birçoğu bu birliğe aitti cumhuriyet döneminin ilk yıllarında dersim de belediye görevlendirilmemiş elazığ a bağlı olan vilayetler genel sekreterliği dersim de belediye görevlerini yürütmüştür yıllarında yaşanan dersim isyanı sırasında nüfusun bir kısmının hayatını kaybetmesi ve sürgün edilmesinin ardından şehir elazığ a bağlanmıştır yılında çıkarılan kanun ile tunceli bölgesi elazığ dan ayrılarak bir şehir statüsü kazandırılmıştır t b m m genel seçimleri sonucunda dönemde hdp li alican önlü ile chp li polat şaroğlu temsil etmektedir yunan tarihi ve coğrafyacılarının dersim bölgesine daranis ve derksene adını verdikleri söylenir adının pers imparatoru darius tan geldigi de söylenir bölgede konuşulan diller zazaca kurmanci ve türkçe dir türkiye istatistik kurumu nun ocak da açıkladığı illerde yaşam endeksi nde eğitimde ilk sırada tunceli yer aldı futbol türkiye kupası nda dersim spor takımı eledikten sonra turda adana demirspor a elenmiştir önemli spor tesisleri tunceli atatürk stadyumu tunceli merkez spor salonu tunceli olimpik yüzme havuzu doğu anadolu bölgesi türkiye nin yedi coğrafi bölgesinden biridir anadolu topraklarındaki konumunda doğuda yer alması nedeniyle birinci coğrafya kongresi tarafından yılında böyle isimlendirilmiştir ülkenin nüfus yoğunluğu ve nüfusu en az olan bölgesidir bunda bölgenin yüz ölçümünün büyük olması başlıca etkilerindendir doğu anadolu bölgesinin yüz ölçümü km dir yüz ölçümü bakımından türkiye topraklarının ini kaplar yılındaki nüfus sayımına göre bölgenin nüfusu kişidir nüfus bakımından en büyük il van yüz ölçümü bakımından en büyük il erzurum dur başlıca geçim kaynakları hayvancılık ve tarımcılıktır doğu anadolu bölgesi nde dört bölüm vardır doğu anadolu bölgesi nde yer alan aras ve kura nehirleri sularını türkiye toprakları dışarısında hazar denizi ne dökerler fırat dicle ve zap nehirleri ise sularını yine türkiye dışarısında basra körfezi ne dökerler bölge akarsularının rejimi düzensizdir bunun nedeni yağış rejiminin düzensizliği ve kış yağışlarının kar şeklinde düşmesidir kışın yağan karlar erimeden uzun süre yerde kaldığı için akarsuların debileri azalmaktadır ilkbahar ve yaz aylarında eriyen karlar akarsuların debilerinin yükselmesine ve coşkun bir şekilde akmasına yol açar öte yandan bölge akarsularının hidroelektrik enerji potansiyeli yüksektir bunun nedeni yükselti ve eğimlerinin fazla olmasıdır bölgedeki fay hatları üzerinde göller oluşmuştur türkiye nin en büyük gölü olan van gölü başta olmak üzere çıldır nazik erçek hazar balık gölü ve bulanık gölleri bölge sınırları içerisinde yer alır bölgedeki iklim karasal iklimdir sadece iki ilde elâzığ ve malatya illerinde bozkır bitki örtüsü görülür van gölü nün etkisi sayesinde van ve çevre iller ılıman bir iklime sahiptir erzurum ili kışları soğuk olmasına rağmen yazları yemyeşil bitki örtüsüne sahiptir doğu anadolu da tane il vardır en çok nüfusa sahip il van dır ağrı ardahan bitlis bingöl elâzığ erzincan erzurum hakkâri iğdır kars malatya muş tunceli van türkiye nin nüfus yoğunluğu en az olan bölgesidir bunda bölgenin yüzölçümünün büyük olması başlıca etkendir yılındaki nüfus sayımına göre bölgenin nüfusu milyon bin kişi civarındadır türkiye deki coğrafi bölgeler arasında nüfus miktarı ve yoğunluğu yönünden önemli farklar bulunmaktadır bu farkların oluşmasında fiziki faktörler iklim özellikleri yerşekilleri toprak özellikleri ve beşeri faktörler sanayileşme tarım yeraltı kaynakları turizm ulaşım önemli rol oynarlar diğer bölgelere göçün fazla yaşandığı bölge olan doğu anadolu bölgesi nde kırsal nüfus kent nüfusundan fazladır sanayi kuruluşları yetersiz olan doğu anadolu bölgesi halkı geçimini başta hayvancılık olmak üzere tarımdan sağlar bölgenin hayvancılığa çok elverişli olan erzurum kars bölümü nde yüksek nitelikli sığırlar yetiştirilir çok sayıda küçükbaş hayvan besleyen göçer aşiretler yazın sürülerini bölgenin öteki kesimlerindeki yüksek yaylalarda otlatır bitkisel üretime elverişli alanlar bölge yüzölçümünün ancak unu kaplar bu alanın büyük bölümünde tahıl ekimi yapılır tahıldan başka baklagiller şeker pancarı meyve sebze pamuk ve az miktarda da tütün yetiştirilir pamuk yetiştirilen kuytu iğdır malatya ve elâzığ ovalarını yanı sıra erzincan ovası ile van gölü çevresinde meyve bahçeleri çok yer tutar yalnızca büyük kentler çevresinde kurulan sanayilerin başlıcaları pamuklu dokuma iplik şeker süttozu un peynir yem sigara ve çimento fabrikaları ile et kombinalarıdır yeraltı kaynakları bakımından oldukça zengin sayılan doğu anadolu bölgesi nde afşin ve elbistan da linyit hekimhan ve divriği yörelerinde demir alacakaya yöresinde krom maden yöresinde bakır keban ve baskil yöresinde de gümüşlü kurşun erzurum aşkale de bor madeni yatakları bulunmaktadır keban ve karakaya hidroelektrik afşin elbistan a termik santrali ve afşin elbistan b termik santrali bölgenin başlıca enerji üretim kuruluşlarıdır tarımsal alanları kısıtlı sanayi işyerleri yetersiz olan bölge halkının artan nüfusu içinde işsiz kalan kesimi ülkenin ekonomi olanakları daha gelişmiş olan yörelerine göç etmek zorunda kalmaktadır güneydoğu anadolu bölgesi türkiye nin yedi coğrafi bölgesinden biridir güneydoğu torosların güneyinden suriye sınırına kadar olan yerleri kaplar bölge doğu ve kuzeyden doğu anadolu bölgesi batıdan akdeniz bölgesi güneyden suriye ve kısa bir sınırla da irak ile çevrilidir güneydoğu anadolu bölgesi türkiye nin en düzlük bölgelerinden biri olup bu düzlükler arap yarımadası nın güneyindeki hint okyanusu na kadar gider bölge etli ve baharatlı yiyeceklere sahip olan zengin bir mutfak kültürüne sahiptir bölgenin kuzey kesiminde toros dağ sırasının güney yamaçları ile birlikte ikinci bir kıvrımlı dağ kuşağı uzanır bölgenin ortasında m yükseltiye sahip sönmüş karacadağ volkanı yer alır bölgenin batısında ise gaziantep platosu üzerinde yükselen kartal dağları önemli yükseklik yapar iç kesimlere gidildikçe iklim karasallaşır karadağ ın batısında harran suruç ceylanpınar ve birecik ovaları yer alır dicle nehri ve kollarının toplandığı diyarbakır havzası geniş olmayan ancak çok verimli bir ovaya sahiptir karaca dağ ın batısındaki şanlıurfa gaziantep adıyaman platoları fırat ve kolları tarafından derin bir şekilde yarılmıştır karaca dağ ın doğusu ise daha engebeli bir yapı gösterir bu bölümün güneyinde mardin midyat eşiği yer alır bölgenin iki önemli akarsuyundan biri olan fırat kaynağını doğu anadolu bölgesi nden alır bölgede ise toroslar dan gelen kâhta ve karadağ dan gelen küçük akarsularla beslenir güneydoğu toroslar ın güneye bakan yamaçlarından birçok kol halinde çıkan dicle nehri ise bölgenin diğer önemli akarsuyudur her iki akarsu da basra körfezi ne sularını boşaltırlar bölgede doğal oluşumlu göl yoktur ancak fırat ve dicle üzerinde kurulmuş baraj gölleri bulunmaktadır bölgenin ve ülkenin en büyük baraj gölü olan atatürk barajı bu bölge sınırları içinde yer alır bu bölümde akdeniz iklimi görülür bölgenin içlerine doğru iklim karasallaşır kış sıcaklık ortalaması dicle bölümü ne göre daha yüksektir bölümün kış sıcaklık ortalaması c nin altına pek düşmez yağış en fazla kış mevsiminde görülür yıllık yağış tutarı mm dir yaz aylarında yağışların azalması ve sıcaklığın yüksek olması kuraklığı arttırmıştır iç kesimlerde karasal iklim görülür dicle bölümü nde karasal iklim etkilidir bölümde yazlar çok sıcak ve kurak kışlar ise soğuktur bölümün yüksek kesimlerinde kar yağışları görülür kış mevsiminde sıcaklık c nin altına düşer bölümdeki yıllık yağış miktarı mm dir son zamanlarda özellikle diyarbakır çevrelerinde ekonomik anlamda büyük ilerlemeler kaydedilmiştir bölgenin doğal bitki örtüsü bozkırdır iç anadolu bozkırlarına göre çok fakirdir bölgede antropojen bozkırlarda geniş yer kaplamaktadır ormanların en az olarak kapladığı bölge olan güneydoğu anadolu da mevcut ormanların büyük bölümü de tahrip edilmiştir coğrafi yönden güneydoğu anadolu projesi nin gap giriş kapısı sanayisi ve ticari hacmi ile de gap kalkınmasında temel teşkil eden gaziantep ve diyarbakır ekonomik yönden çevresindeki ili etkisi altında tutmaktadır bölge ekonomisi gaziantep dışında tarım ve hayvancılığa dayanır geniş düzlüklerin olması bölgede tarım için büyük bir avantaj iken yaz kuraklığının şiddetli olması üretimi olumsuz etkiler en çok ihtiyaç duyan bölge lös adı verilen çok verimli topraklar bulunur bölgenin dünyada en bilinen tarım ürünü antepfıstığıdır ve türkiye de en çok bu bölgede yetişir ayrıca badem buğday pamuk keten susam nohut zeytin incir karpuz kırmızı mercimek de yetiştirilir bölgede ağırlıklı olarak küçükbaş hayvancılık yapılır çok az miktarda sığır yetiştiriciliği de vardır ayrıca hayvancılığa dayalı olarak diyarbakır da türkiye de bir ilk olan organize hayvancılık bölgesi kurulmaktadır bölge yer altı kaynakları bakımından oldukça zengin sayılabilir fosfat ve linyitin yanında bölgede petrol de çıkarılır batman diyarbakır ve kâhta da türkiye nin önemli petrol yatakları bulunur ve batman rafinerisinin işlediği petrol bölgeden sağlanır bölgede az miktarda taş kömürü de bulunur güneydoğu anadolu bölgesi nin ili vardır anıtkabir türkiye nin başkenti ankara nın çankaya ilçesinde yer alan mustafa kemal atatürk ün anıt mezarını içeren komplekstir emin onat ile orhan arda nın tasarımı olan yapı kompleksinin te başlanan inşası te tamamlanmıştır kompleks anıt mezar binası başta olmak üzere çeşitli yapı ve anıtların yanı sıra barış parkı olarak adlandırılan ağaçlık alandan oluşmaktadır atatürk ün kasım deki ölümünün ardından naaşının ankara da bir anıt mezar inşa edilene kadar ankara etnografya müzesi nde kalacağı açıklandı anıt mezarın inşa edileceği yeri belirlemesi amacıyla hükmet tarafından bir komisyon kuruldu hazırlanan rapor doğrultusunda ocak daki cumhuriyet halk partisi meclis grubu toplantısında yapının rasattepe ye inşa edilmesine karar verildi bu kararın ardından ilgili arazide kamulaştırma çalışmaları başlatılırken yapının tasarımının belirlenmesi amacıyla mart de uluslararası bir proje yarışması açıldı mart de sona eren yarışma sonrasında yapılan değerlendirmeler sonucunda emin onat ve orhan arda nın projesinin birtakım değişikliklerle uygulanmasına karar verildi ve ekim te gerçekleştirilen temel atma töreniyle inşasına başlandı dört kısım hâlinde gerçekleştirilen inşaat yaşanan birtakım sorunlar ve aksaklıklar nedeniyle planlanandan geç olarak ekim te tamamlanırken inşaat devam ederken dahi projede değişiklikler yapılmıştı kasım te gerçekleştirilen bir törenle atatürk ün naaşı buraya nakledildi ten beri ismet inönü nün kabrinin de yer aldığı anıtkabir e da defnedilen cemal gürsel ile yılları arasında defnedilen on bir kişinin naaşları ise de anıtkabir den kaldırıldı kompleksteki ana yapı olan anıt mezar binasının şeref holü olarak adlandırılan kısmında atatürk ün sembolik bir lahdi yer alırken atatürk ün naaşı bu yapının alt katındaki mezar odasında defnedilmiştir komplekse giriş aslanlı yol adı verilen allenin başlangıcından yapılır ve bu yol törenlerin gerçekleştirildiği dikdörtgen bir meydana ulaşır anıt mezar revaklarla çevrili bu alanın bir kenarında konumlanırken meydanın aslanlı yol un doğrultusundaki diğer kenarında da kompleksten çıkış kısmı yer alır aslanlı yol un dört köşesi tören meydanının çıkışı ve meydanın köşeleri olmak üzere komplekste on adet kule iki heykel grubu ve atatürk ve kurtuluş savaşı müzesi bulunur anıt bloku olarak adlandırılan tüm bu yapılar barış parkı adı verilen ağaçlık bir alanla çevrilidir yapıların betonarme olduğu kompleksteki yapıların yüzeylerinde ve zeminlerinde farklı tiplerdeki mermer ve travertenler kullanılmıştır anıtkabir kabartma mozaik fresk ve oyma tekniğiyle oluşturulan süslemeler içerir ikinci ulusal mimarlık akımı üslubunda neoklasik olan yapı günümüzdeki türkiye topraklarında tarih boyunca hüküm sürmüş hitit yunan selçuklu ve osmanlı kültürlerinden izler taşır anıtkabir deki tüm hizmet ve işlerin sorumluluğu türk silahlı kuvvetleri genelkurmay başkanlığına aittir ve burada gerçekleştirilecek etkinlikler bir kanunla düzenlenmektedir türkiye deki millî bayramlar ile atatürk ün ölüm yıldönümü olan kasım günlerinde hükmet tarafından anıtkabir de resmî anma törenleri gerçekleştirilir bunların dışında devlet protokolüne dâhil kişiler ile diğer gerçek ve tüzel kişi temsilcileri tarafından da törenler düzenlenmektedir anıtkabir yabancı hükmet yetkililerinin türkiye ye düzenlediği resmî ziyaretlerde de zaman zaman uğradığı ve resmî törenlerin gerçekleştirildiği bir yerdir mustafa kemal atatürk ün kasım de istanbul daki dolmabahçe sarayı nda ölümünün ardından defin yeri konusunda basında çeşitli tartışmalar başladı hükmet tarafından kasım günü yapılan açıklamada atatürk için bir anıt mezar yapılıncaya kadar kendisinin naaşının ankara etnografya müzesi nde kalacağının kararlaştırıldığı bildirildi kasım da ankara ya taşınan cenaze kasım da düzenlenen törenle müzeye konuldu anıt mezarın yerinin belirlenmesi amacıyla kurulan komisyon yabancı mimarlardan oluşan bir heyetin görüşlerini alarak bir rapor oluşturdu bakanlar kurulu aralık ta bu raporun incelenmesi için cumhuriyet halk partisi meclis grubuna sevkine karar verdi ocak da gerçekleştirilen meclis grubu toplantısında ilgili raporu incelemekle görevlendirilen kişilik chp anıtkabir parti grubu komisyonu kuruldu birtakım yerlerde incelemelerde bulunan komisyon ocak taki toplantısında anıt mezarın inşa edileceği yeri rasattepe olarak belirledi ilk etapta anıt mezarın inşa edileceği arazinin bir bölümü özel şahıslara ait olduğundan haziran itibarıyla kamulaştırılma çalışmalarına başlandı anıtkabir in inşa edileceği arazinin kamulaştırılmasıyla görevli olan ve cumhuriyet halk partisi milletvekillerinden oluşan komisyon ekim da anıtkabir in tasarımının belirlenmesi için uluslararası bir proje yarışmasının düzenlenmesine karar verdi komisyon tarafından şubat de yayımlanan tebliğ ile ekim de sona erecek bir proje yarışması düzenlenmesine karar verildiği bildirildi yarışma değişen maddelerden dolayı şartnamesinin yeniden düzenlenmesi nedeniyle mart de başladı şartnameye göre en az üç kişiden oluşan jüri birincilik için hükmete üç proje önerecek ve hükmet de bu projelerden birisini seçecekti yarışmanın jüri üyelerinin planlanan bitiş tarihi olan ekim e kadar belirlenememesinden dolayı ekim de yarışma süresi mart ye kadar uzatıldı yarışma devam ederken ivar tengbom kroly weichinger ve paul bonatz yarışmanın sona ermesinin ardından ise arif hikmet holtay muammer çavuşoğlu ve muhlis sertel jüri üyesi olarak belirlendi yarışmaya türkiye den almanya dan italya dan avusturya çekoslovakya fransa ve isviçre den ise birer adet olmak üzere toplam proje gönderildi çeşitli nedenlerle diskalifiye edilen projelerin ardından değerlendirilmeye alınacak proje mart de jüriye teslim edildi mart ta çalışmalarını tamamlayan jüri değerlendirmelerini içeren raporu başbakanlığa sundu hükmete önerilen raporda johannes krüger arnaldo foschini ve emin onat ile orhan arda ya ait projeler seçilmişti üç projenin de direkt uygulanmaya uygun olmadıkları yeniden incelenmeleri ve birtakım değişikliklere gidilmesi gerekliliğinden bahsedilmekteydi raporda ayrıca hamit kemali söylemezoğlu kemal ahmet ar ile recai akçay mehmet ali handan ile feridun akozan giovanni muzio roland rohn ve giuseppe vaccaro ile gino franzi tarafından oluşturulan projelere de mansiyon ödülü verilmesi önerilmekteydi hazırlanan raporun özeti mart ta tebliğ olarak başbakanlık tarafından kamuoyu ile paylaşıldı cumhurbaşkanı ismet inönü nün başkanlığında mayıs ta toplanan bakanlar kurulunda onat ile arda nın projesi yarışmanın birincisi olarak belirlendi yarışma jürisi tarafından önerilen diğer iki proje ikinci kabul edilirken beş projeye ise mansiyon ödülü verildi ancak hükmet birinci seçtiği proje dâhil hiçbir projenin uygulanmamasına karar vermişti hükmet tarafından haziran da yayımladığı bildiri ile bu karar değiştirildi ve onat ile arda nın projesinin birtakım düzenlemeler sonrasında uygulanmasının kararlaştırıldığı duyuruldu bu düzenlemeler proje sahiplerinin de yer alacağı bir heyet tarafından yapılacaktı nisan te başbakanlık jürinin eleştirileri doğrultusunda altı ay içerisinde yeni bir proje hazırlamalarını onat ile arda ya tebliğ etti mimarların ikinci projeyi sundukları başbakanlık anıtkabir komisyonu kasım te aldığı kararla mimarların uygun gördükleri düzenlemelerinin ardından projenin uygulanacağını bildirdi inşaatın yürütülmesi görevi ise kasım tarihinde bayındırlık bakanlığına verildi onat ile arda nın bu karar sonrasında yaptıkları değişikliklerle oluşturulan üçüncü proje temmuz te mimarlar ile bakanlık arasında imzalanan sözleşmeyle birlikte uygulama aşamasına geçildi anıtkabir inşaatı öncesinde rasattepe ağacın bulunmadığı çorak bir araziydi inşaatın temeli atılmadan önce ağustos te bölgenin ağaçlandırmasını sağlamak amacıyla liralık su tesisatı çalışmaları yapıldı anıtkabir ve çevresinin peyzaj planlamasına da sadri aran önderliğinde başlandı aran ın hazırladığı plana göre yapılan peyzaj ve ağaçlandırma çalışmaları kapsamında ağaçlandırma toprak tesviyesi ve fidan dikme çalışmaları gerçekleştirilirken yılındaki açılış sonrasında da buradaki ağaçlandırma ve peyzaj çalışmalarına düzenli olarak devam edildi bayındırlık bakanlığı tarafından eylül te gerçekleştirilen ve inşaat arazisindeki toprak tesviye çalışmaları ile allenin istinat duvarlarının yapılmasını kapsayan inşaatın birinci kısmının ihalesini hayri kayadelen e ait nurhayr şirketi kazandı ekim te gerçekleştirilen anıtkabir in temel atma töreninde başbakan bakanlar sivil ve askerî bürokratlar yer almıştı ekim de hükmet anıtkabir inşaatına ödenek tahsisi yapmaya izin isteyen bir yasa tasarısı hazırladı kasım da başbakanlık tarafından meclise sunulan tasarıya göre yılları arasındaki dönem için bayındırlık bakanlığına her yıl lirayı aşmamak kaydıyla liraya kadar geçici taahhütlere girme yetkisi verilmekteydi kasım daki meclis bütçe komisyonunda görüşülen ve kabul edilen yasa tasarısı kasım da ise meclis genel kurulunda kabul edildi ve aralık tarihli t c resmî gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi inşaatın kontrol ve mühendislik hizmetini bayındırlık bakanlığına bağlı yapı ve imar işleri başkanlığı yürütürken orhan arda nın mayıs sonunda inşaatın kontrolü için görev başına gelmesi ve devamlı olarak inşaat başında kalması kararlaştırıldı inşaatın kontrol şefliğine ekrem demirtaş getirilse de demirtaş ın aralık te görevinden ayrılmasıyla yerine sabiha gürayman geçti inşaatın ilk kısmı yılı sonunda tamamlanırken bir tümülüs alanı olan rasattepe de türk tarih kurumu tarafından temmuz te gerçekleştirilen kazılarda frig dönemine ait bazı arkeolojik bulgulara rastlanmıştı anıt mezar binası ile tören meydanını çevreleyen binaların yapılmasını kapsayan inşaatın ikinci kısmı için ağustos te gerçekleştirilen ihaleyi rar türk adlı şirket kazandı bakanlık ile şirket arasında eylül te bir sözleşme imzalandı zemin etüdünün hazırlanması temel sisteminin değiştirilmesi betonarme ve statik hesaplarının yapılması ve bu hesap işlemleri ücretlerinin ödenmesi konularından dolayı inşaatın ikinci kısmının başlangıcı gecikirken nin inşaat mevsiminde temel inşaatına başlandı anıtkabir in inşaatında kullanılacak taş ve mermerler ülkenin çeşitli yerlerinden getirildi inşaat için yeterli bir taş sanayii olmaması nedeniyle ülke genelinde taş ocakları arandı ve tespit edilen ocakların açılmalarının yanı sıra taşların elde edilmesi amacıyla birtakım çalışmalar da gerçekleştirildi ikinci kısım inşaatın devam ettiği sırada üçüncü kısım inşaatı için açılan ve eylül de sonuçlanan ihaleyi amaç ticaret kazandı inşaatın bu kısmı anıtkabir e çıkan yollar aslanlı yol ve tören alanının taş kaplama işleri anıt mezar binasının üst döşemesinin taş kaplaması merdiven basamaklarının yapılması lahit taşının yerine konması ve tesisat işlerinin yapılmasını kapsamaktaydı haziran de gerçekleştirilen inşaatın dördüncü ve son kısmının ihalesini muzaffer budak ın şirketi kazandı dördüncü kısım inşaat şeref holü nün döşemesi tonozların alt döşemeleri şeref holü çevresi taş profilleri ile saçak süslemeleri ve mermer işlerinin yapılmasını kapsamaktaydı bu aşamada kullanılan malzemeler kayseri hasandere hatay afyonkarahisar çanakkale adana haymana polatlı ve gavur dağları ndan temin edildi anıtkabir de yer alacak kabartma heykel yazı ve müze kısmında yer alacak eşyaların belirlenmesi ile ilgili kurulan komisyon ağustos tarihli toplantısında bu içeriğin atatürk ün kurtuluş savaşı ndan ve atatürk devrimleri ile ilgili hayatı ve hareketleri düşünülerek seçilmesine karar verildi yazılar ile heykel ve kabartmaların belirlenmesi için iki ayrı alt komisyon oluşturuldu eylül deki toplantıda anıtkabir deki kuleler yazılar heykeller ve kabartmaların hangi özellikleri taşıması gerektiği belirlendi yazıların metinlerini belirlemekle görevli alt komisyonun ise ocak deki toplantısında hazırladığı raporda kompleksteki metinlerde yalnızca atatürk ün sözlerinin yer almasına karar verildiği ifade edilmekteydi konusu belirlenmiş olan heykel ve kabartma için yalnızca türk sanatçıların katılımına açık yapılan yarışma ocak de sona erdi ocak de açıklanan sonuçlara göre girişte bulunan kadın ve erkek heykel grupları ile alledeki aslan heykellerini hüseyin anka özkan ın anıt mezara çıkan merdivenlerin sağında bulunan sakarya meydan muharebesi konulu kabartmayı ilhan koman ın solunda bulunan başkomutanlık meydan muharebesi konulu kabartma ile istiklâl mehmetçik ve hürriyet kulelerindeki kabartmaları zühtü müridoğlu nun hitabet kürsüsü ve bayrak direğinin altındaki kabartmayı kenan yontunç un inkılap barış müdafaa ı hukuk ve misak ı millî kulelerindeki kabartmaları nusret suman ın yapmasına karar verilirken nisan kulesi kabartması için birinciliğe layık eser bulunamadığından ikinci olan hakkı atamulu nun eseri uygulandı cumhuriyet ve zafer kuleleri için ise konuyu başarı ile temsil eden bir eser bulunamadığından bu kulelere kabartma yapılmasından vazgeçildi eylül deki toplantıda lahdin bulunduğu şeref holü nün yan duvarlarına yapılması gereken kabartmaların yapımı ise konuyu başarı ile temsil eden eser bulunamadığı gerekçesiyle iptal edildi heykel ve kabartmaların uygulanması için ağustos de açılan uluslararası ihaleyi italya merkezli marmi kazanırken birkaç kabartmayı yapacak olan nusret suman da şirketin taşeronu oldu kompleksteki sözlerin yazımı için temmuz te gerçekleştirilen uluslararası ihaleyi ise emin barın kazandı proje mimarları anıtkabir de kullanılacak mozaik motiflerinin belirlenmesi için nezih eldem i görevlendirdi şeref holü nün orta bölümünde yer alan mozaikler dışındaki anıtkabir deki mozaik süslemelerin tamamının tasarımını eldem yaptı şeref holü nün tavanında yer alacak mozaik motifler için ise türk ve islam eserleri müzesi ndeki ve yüzyıl türk halı ve kilimlerinden alınmış on bir motifin birleştirilmesi ile bir kompozisyon oluşturuldu türkiye de mozaik süsleme uygulamasının o dönemde yapılamaması nedeniyle italya da üretilen ve parça parça ankara ya gönderilen mozaiklerin montajına ankara daki italyan ekip tarafından temmuz de başladı ve uygulama çalışmaları kasım e kadar sürdü anıt mezar kısmını çevreleyen kolonlar yardımcı binalarının önünde bulunan revaklar ve kulelerin tavanlarındaki fresk tekniğindeki süslemeler için mart te açılan ihaleyi tarık levendoğlu kazandı nisan te imzalanan sözleşmenin şartnameye göre fresk motifleri idare tarafından verilecekti nisan te başlanan fresk çalışmaları kasım te tamamlandı eylül te anıt mezar binasının kuru fresk işleri ve demir merdivenler işi için ihale başlatıldı anıtkabir in inşasının ekim te tamamlandığı duyuruldu inşaat sonunda projenin toplam maliyeti yaklaşık milyon lirayı bulmuş ve proje için ayrılan milyon liralık bütçeden yaklaşık milyon lira tasarruf edilmişti kasım sabahında etnografya müzesi nden alınan atatürk ün naaşının yer aldığı tabut gerçekleştirilen tören eşliğinde anıtkabir e getirilerek anıt mezar binasındaki mezar odasına defnedildi inşası tamamlandığında anıtkabir in toplam arazisi myi kapsarken ve de yapılan kamulaştırmalar sonrasında anıtkabir in yayıldığı alan günümüzdeki sınırlarına ulaştı millî birlik komitesinin haziran ta yayımladığı tebliğ ile nisan mayıs tarihleri arasında özgürlük uğruna yaptıkları gösteriler sırasında ölen beş hürriyet şehidi haziran ta anıtkabir e defnedildi mayıs te gerçekleşen askerî darbe teşebbüsü esnasında çıkan çatışmalarda hükmete bağlı taraftan ölen kişi millî güvenlik kurulunun mayıs tarihli toplantısında alınan karar doğrultusunda mayıs te buraya defnedildi dördüncü cumhurbaşkanı cemal gürsel in eylül da hayatını kaybetmesi sonrasında eylül daki bakanlar kurulu toplantısında alınan karar doğrultusunda gürsel in naaşı da eylül da anıtkabir deki hürriyet şehitliği ne defnedildi ismet inönü nün aralık teki vefatının ardından aralık te gerçekleştirilen devlet töreni ile inönü nün anıtkabir arazisine defin işlemi gerçekleştirildi anıtkabir in genel mimarisi yılları arasındaki ikinci ulusal mimarlık akımı döneminin özelliklerini taşır anıtkabir mimarisinde islam ve osmanlı mimarileri bilinçli olarak tercih edilmemiştir anadolu nun antik köklerine atıfta bulunan anıtkabir projesinde mimarlar halikarnas mozolesi ni örnek almıştır her iki yapının kompozisyonu da temelde dikdörtgenler prizması şeklindeki ana kütlenin etrafını dıştan çevreleyen kolonlardan oluşur bu klasik üslubun anıtkabir de de tekrar edildiğini belirten doğan kuban anadolu ya sahip çıkma isteği nedeniyle halikarnas mozolesi nin örnek alındığını ifade etmektedir amerikalı mimarlık tarihi araştırmacısı christopher wilson ise anıt mezar kısmının çatısının projeden kaldırılmasıyla birlikte bu yapının akropolisin tepesinde yer alan bir helen tapınağını andıran sade ve soyut kolonlu bir ana bina hâline geldiğini yazar aslanlı yol da yer alan aslan heykelleri de anadolu da hüküm sürmüş hititler tarafından kullanılan sembollerden birisidir diğer yandan projenin iç mimarisindeki kolon ve kirişli döşeme sisteminin kemer kubbe daha sonra yapılan değişikliklerle kaldırıldı ve tonozlu bir sistemle değiştirilmesi sonrasında iç mimaride osmanlı mimarisini kaynak alan öğeler kullanıldı bunun yanı sıra revaklar tören meydanı ve şeref holü nün zemin döşemelerindeki ya da yapıların tavanlarındaki kilim motifli renkli taş süslemeleri de selçuklu ve osmanlı mimarilerindeki süslemelerin özelliklerini taşır atatürk ün sekizgen planlı mezar odası da selçuklu ve osmanlı dönemlerindeki türbe mimarisi doğrultusundadır anıtkabir deki bu farklı mimari tarzların karma bir şekilde kullanılmasını onat şu sözlerle ifade etmiştir anıtkabir i türkiye nin en çok nazi etkisi olan yapısı olarak tanımlayan şevki vanlı totaliter bir kimlik taşıdığını belirttiği yapıyı roma kökenli nazi yorumlu olarak değerlendirmektedir doğan kuban da yılında projede yapılan değişiklikler sonucunda yapının hitler tarzı bir yapıya dönüştüğünü ifade etmektedir wilson ise anıtkabir deki heykel ve kabartmaların sosyalist gerçekçiliğe benzediğini belirtmektedir anıtkabir eski adı rasattepe olan ve günümüzde anıttepe olarak adlandırılan m rakımlı tepede yer alır idari olarak ankara nın çankaya ilçesine bağlı mebusevleri mahallesi nde akdeniz caddesi numara de bulunur anıtkabir aslanlı yol tören alanı ve anıt mezar binasından oluşan anıt bloku ile çeşitli bitkilerden oluşan barış parkı olmak üzere iki ana kısma ayrılır anıtkabir in yüzölçümü m iken bu alanın msini anıt bloku msini barış parkı oluşturur anadolu meydanı yönündeki merdivenle erişilen giriş kısmının devamında kuzeybatı güneydoğu doğrultusundaki tören alanına kadar uzanan aslanlı yol olarak adlandırılan alle yer alır aslanlı yol un başında dikdörtgen planlı hürriyet ve istiklâl kuleleri ve bu kulelerin önlerinde sırasıyla erkek ve kadın heykel grupları yer alır her iki tarafında da gül ve ardıçların yer aldığı aslanlı yol un yine her iki yanında on ikişer adet aslan heykeli bulunur dikdörtgen planlı tören alanına üç basamakla erişilen yolun sonunda sağ ve sol taraflarda sırasıyla mehmetçik ve müdafaa i hukuk kuleleri konumlanmıştır üç yanı revaklarla çevrili tören alanının her bir köşesinde dikdörtgen planlı kuleler yer alır aslanlı yol doğrultusunda tören alanının girişinin tam karşısında anıtkabir in çıkışı bulunur çıkıştaki merdivenlerin ortasında türk bayrağının dalgalandığı bir bayrak direği yer alırken çıkışın her iki yanında nisan ile misak ı millî kuleleri bulunur tören alanının köşelerinde yer alan zafer barış inkılâp ve cumhuriyet kuleleriyle toplam kule sayısı a ulaşır alanı çevreleyen revaklarda anıtkabir komutanlığı sanat galerisi ve kitaplık müze ve müze müdürlüğü yer alır tören alanından kolonatlarla çevrelenmiş anıt mezar kısmına ulaşılan merdivenin ortasında hitabet kürsüsü her iki yanındaki duvarda ise birer kabartma bulunur şeref holü olarak adlandırılan bölümde atatürk ün sembolik lahdi bulunurken bu kısmın altında atatürk ün naaşının yer aldığı mezar odası vardır anıt mezarın tam karşısında tören alanını çevreleyen revaklarının bulunduğu kısmın ortasında ise inönü nün lahdi yer alır dikdörtgen planlı anıt mezar binasının zemin ölçüleri m yüksekliği m dir betonarme bir yapı olup simetrik ve düzenli bir temel üzerine inşa edilmiştir ve temelden itibaren yüksekliği m dir m genişliğindeki şeref holü nde doğu batı doğrultusunda uzanan mm derinliğinde ve mm genişliğinde kiriş yer alır kirişler aralarında m lik mesafe bulunan kolon çiftleriyle desteklenmektedir yapı ön ve arka cephelerinde sekizer yan cephelerinde ise on dörder olmak üzere m yüksekliğindeki m ölçülerine sahip kare kesitli toplam kolondan meydana gelen bir kolonatla çevrilmiştir dış duvarların çatıyla birleştiği yerde saçakların altındaki kısımda yapıyı türk oyma sanatından oluşan mukarnas etkili bir korniş çevrelerken bu kısımda ayrıca ön cephe dışındaki cephelerde yağmur suyunun boşaltılması için çörtenler yer alır yapının kaplandığı sarı travertenler eskipazar dan kolonların üzerindeki lentolar kornişler ve çörtenlerde kullanılan bej travertenler ise kayseri deki taş ocaklarından getirilmiştir kolonatların bulunduğu alanın beyaz mermer zemininde kolonlar arasındaki boşluklara denk gelecek şekilde kırmızı mermer şeritlerin çevrelediği beyaz dörtgen alanlar vardır kolonatların tavanında ise kısa kenarlarda yedişer uzun kenarlarda on üçer adet olmak üzere toplam adet fresk bulunur kasetler içinde yer alan fresklerde açık gri kiremit ve sarı renkleri kullanılmıştır ön ve arka cephelerde ortadaki iki kolon arasındaki aralık diğerlerine göre daha geniş tutularak anıt mezarın basık kemerli beyaz mermer söveli ana girişi ve aynı eksendeki atatürk ün lahdi vurgulanmaktadır tören meydanına bakan cephesinin sol tarafındaki gençliğe hitabe ile sağ tarafındaki onuncu yıl nutku emin barın tarafından taş kabartma üzerine altın varakla yazılmıştır anıt mezar kısmına ortasında kenan yontunç un eseri olan hitabet kürsüsünün yer aldığı m yüksekliğindeki basamaklı merdivenle çıkılır beyaz mermerden yapılan kürsünün tören meydanına bakan cephesi sarmal şeklindeki oymalarla süslüdür ve ortasında atatürk ün hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir sözü yine oyma tekniğiyle yazılmıştır kürsüdeki süslemelerin uygulamasını nusret suman yapmıştır anıt mezara çıkan merdivenlerin sağında sakarya meydan muharebesi konulu solunda ise başkomutanlık meydan muharebesi konulu birer kabartma yer alır her iki kabartmada da eskipazar dan getirilen sarı travertenler kullanılmıştır ilhan koman ın eseri olan sakarya meydan muharebesi konulu kabartmanın en sağında muharebenin ilk dönemindeki saldırılara karşı gerçekleştirilen savunma mücadelesi sırasında evlerini terk ederek vatanlarını savunmak için yola çıkanları temsilen bir genç erkek iki at bir kadın ve bir erkek figürü bulunur arkasına dönerek sol elini kaldırıp yumruğunu sıkmaktadır bu grubun önünde çamura batmış bir kağnı çabalayan atlar tekerleği döndürmeye çalışan bir erkek ve iki kadın ile ayakta bir erkek ve diz çökmüş vaziyette ona kınından sıyrılmış bir kılıç sunan bir kadın vardır bu grup muharebe başlamadan önceki dönemi temsil etmektedir bu grubun solunda yer alan yere oturmuş iki kadın ve bir çocuk figürü istila altında olan ve türk ordusunu bekleyen halkı simgelemektedir bu halkın üzerinden uçarak geçen ve atatürk e çelenk sunan bir zafer meleği figürü bulunur kompozisyonun en solunda ise vatan anayı temsil eden yere oturur hâldeki kadın muharebeyi kazanan türk ordusunu temsil eden diz çökmüş hâldeki genç erkek ve zaferi temsil eden meşe figürü yer alır christopher wilson bu kabartmaları arnaldo foschini nin projesindekilere benzetmektedir zühtü müridoğlu nun eseri olan başkomutan meydan muharebesi konulu kabartmanın en solunda yer alan birer köylü kadın erkek çocuk ve attan oluşan grup milletçe muharebeye hazırlık dönemini simgelemektedir sağındaki bölümde yer alan atatürk bir elini ileri uzatarak türk ordusuna hedefi göstermektedir öndeki melek bu emri borusu ile uzaklara ulaştırmaktadır bu bölümde iki de at figürü yer alır bundan sonraki bölümde atatürk ün emri doğrultusunda taarruza geçen türk ordusunun fedakârlıklarını ve kahramanlıklarını temsil eden vurulup düşen bir erin elindeki bayrağı kavrayan bir erkek ile siperde ellerinde kalkan ve kılıçlı bir asker figürü yer alır önde ise elinde türk bayrağı ile türk ordusunu çağıran zafer meleği bulunur atatürk ün sembolik lahdinin yer aldığı şeref holü olarak adlandırılan yapının birinci katına veneroni prezati adlı şirket tarafından yapılan bronz kapının ardından ortadaki daha geniş yanlardaki daha dar açıklığa sahip iki sıra kolonattan oluşan hazırlık mekânının ardından giriş yapılır iç kısımda kapının sağındaki duvarda atatürk ün ekim tarihli türk ordusuna son mesajı solundaki duvarda ise inönü nün atatürk ün ölümü üzerine yayımladığı kasım tarihli türk milletine yönelik taziye mesajı yer alır her iki yazıda da emin barın ın yazı şablonu kullanılmıştır şeref holü nün iç yan duvarları afyonkarahisar dan getirilen kaplan postu beyaz mermer ve hasandere ten getirilen yeşil mermer ile döşemesi ve tonozların alt döşemesi ise çanakkale den getirilen krem hatay dan getirilen kırmızı ve adana dan getirilen siyah mermer ile kaplıdır hazırlık kısmındaki sütunlu geçişin iki yanında tavandan yere kadar uzanan ve girişi çerçeveleyen üzerinde kilim desenlerinin yer aldığı şerit hâlindeki mozaiklerin tasarımı nezih eldem e aittir giriş kısmında eşiklerin ardından siyah mermerle çevrilen enine dikdörtgen kırmızı mermerler yerleştirilerek şeref holü nün üç giriş noktası işaretlenmiştir diğer iki girişe göre daha geniş olan orta girişte hazırlık bölümünün ortasında kırmızı ve siyah mermerlerden koç boynuzu motifleri uzunlamasına dikdörtgen şeklindeki alanın dört yönüne yerleştirilmişken diğer iki girişteki koç boynuzu motifleri zeminin ortasında uzunlamasına dikdörtgen alanlarda siyah mermer üzerine kırmızı mermerle oluşturulmuştur zeminin yan kenarlarını siyah mermerin belirginleştirdiği kırmızı mermer şeritten çıkan aynı malzemedeki dişlerin meydana getirdiği bir kenar süsü sınırlar dikdörtgen planlı şeref holü nün uzun kenarlarında hazırlık mekânındaki kenar süsü motifinin daha geniş ve kırmızı zemin üzerine siyah dişlerle yapılan bir uygulaması bulunur bunun dışında atlamalı olarak siyah ve beyaz mermerlerin oluşturduğu bir yol şeref holü nün uzun kenarlarını sınırlar bu sınırların dışında giriş kısmında yer alan koç boynuzu motiflerinin hizasında belli aralıklarla yerleştirilen beşer adet uzunlamasına dikdörtgen bölümlerde ise siyah zemin üzerine beyaz mermerle motifleri yerleştirilmiştir şeref holü nün yanlarında dikdörtgen planlı mermer zeminli ve dokuzar adet çapraz tonozla örtülü m ölçülerinde ve m yüksekliğinde birer galeri yer alır bu galerilere geçiş sağlayan mermer söveli yedi açıklığın aralarında kalan kısımlarda ortadaki dikdörtgen şeklindeki beyaz mermeri çevreleyen bej renkli mermer şerit kısa kenarlarda koç boynuzu motiflerini oluşturur her iki galerinin dokuzar bölümünün zemininde aynı anlayışla ancak farklı motiflerin oluşturduğu süslemeler yer alır soldaki galeride girişten itibaren birinci bölümdeki bej mermerle çevrilerek oluşturulan beyaz mermer kare alanları dört köşesinde siyah mermer şeritler atlamalı olarak ortalarındaki enine ve uzunlamasına dikdörtgen şeklindeki çevrelemektedir aynı galerinin ikinci bölümünde merkezdeki enine dikdörtgen alanı çevreleyen siyah mermer şeritler uzun kenarlara doğru köşeli biçimde kıvrılarak koç boynuzu motifleri oluşturur üçüncü bölümde siyah şeritlerin dar ve geniş kullanımlarıyla meydana getirilen koç boynuzu motiflerinden bir kompozisyon yer alır dördüncü bölümde siyah mermer şeritlerden dikdörtgenin kısa kenarlarına soyutlanmış parçalanarak yerleştirilmiş koç boynuzuna benzeyen motifler vardır beşinci bölümünde siyah ve beyaz mermerler ile dama taşına benzer bir kompozisyon oluşturulmuştur altıncı bölümde dikdörtgenin uzun kenarlarının ortasındaki uzunlamasına dikdörtgen alanların etrafındaki siyah şeritler kısa kenarlarda kıvrılarak koç boynuzu motiflerini meydana getirmektedir yedinci bölümündeki dikdörtgen alanın kısa kenarlarına yerleştirilen siyah mermer şeritlerin yaba motiflerini oluşturduğu bir kompozisyon yer alır sekizinci bölümde ortada uzunlamasına dikdörtgen alanı sınırlayan siyah şeritler kısa ve uzun kenarları devam ettirerek kenarların üstünde dört yönde bir çift koç boynuzu oluştururken dörtgenin köşelerine l şeklinde siyah mermerler yerleştirilmiştir son bölüm olan dokuzuncu bölümde ise ortadaki dikdörtgenden çıkan şeritler dört yönde farklı olarak dikdörtgen alanlar meydana getirecek şekilde kapanır şeref holü nün sağındaki galerisinin giriş tarafından birinci bölümünün zemininde ortadaki dikdörtgeni çevreleyen siyah şeritlerin iki çift koç boynuzu oluşturduğu bir kompozisyon yer alır ikinci bölümünün zemininde uzun kenarlara yerleştirilen ve siyah mermerden bir şeridin meydana getirdiği birbirine sırtları dönük iki koç boynuzu kendilerine dik olan ortadaki şeritle birbirine bağlanır üçüncü bölümünün zemininde ortadaki kareyi altta ve üstte takip eden siyah mermer şeritler uzun kenarlarda koç boynuzu oluştururlar dördüncü bölümünde ortasında kare şeklinde beyaz mermer olan enine dikdörtgenin köşelerinden çıkan şeritler koç boynuzu motiflerini meydana getirmektedir beşinci bölümünde kare alanın her köşesine siyah mermerle yaba motifleri işlenmiştir altıncı bölümündeki kare alanın kenarlarındaki siyah mermer şeritler simetrik olarak birer koç boynuzu oluşturur yedinci bölümündeki siyah mermer şeritler yaba motifleri ile bir kompozisyon yaratırlar sekizinci bölümünde karenin altındaki ve üstündeki koç boynuzları siyah mermer şeritlerle birleşerek farklı bir düzenleme elde edilmiştir dokuzuncu ve son bölümünde ise kare alanın altına ve üstündeki yatay siyah mermer şeritler koç boynuzu motifleri meydana getirmektedir şeref holü nde dördü kapılı on sekiz tanesi sabit toplam yirmi iki pencerenin yanı sıra girişin tam karşısında ankara kalesi ne bakan ve lahdin tam arkasında diğer pencerelerden daha büyük bir pencere yer alır bu pencerenin bronz parmaklıklarının imalatı da veneroni prezati tarafından gerçekleştirilmiştir nezih eldem tarafından tasarlanan parmaklıklar dört adet ay şeklindeki parçanın karşılıklı bir araya gelip birbirlerine kelepçe ve kamalarla kenetlenerek yonca yaprağı motifi oluşturmakta bu motif de yanındaki yaprak motifine kenetlenmektedir alttaki genişliği m üstteki genişliği m uzunluğu m yüksekliği ise m olan lahit büyük pencerenin yer aldığı duvarları ve zemini afyonkarahisar dan getirilen beyaz mermerle kaplı nişin içinde zeminden yüksekte konumlanmıştır lahdin yapımında bahçe deki gavur dağları ndan getirilen kırkar tonluk iki adet yekpare kırmızı mermer kullanılmıştır şeref holü nün kirişten oluşan tavanı galerileri örten çapraz tonozların yüzeyi ve galerilerin tavanları mozaiklerle süslenmiştir şeref holü nün yan duvarlarında her birinde altışar adet olmak toplam adet bronz meşale kullanılmıştır yapının üstü ise düz kurşun çatıyla örtülüdür yapının zemin katındaki üzeri çapraz tonozlarla örtülü koridorlara beşik tonoz tavana sahip eyvan şeklindeki mekânlar açılmaktadır sembolik lahdin tam altına denk gelen konumdaki atatürk ün naaşı bu kattaki sekizgen mezar odasında direkt olarak toprağa kazılmış bir mezarda bulunur odanın tavanı sekizgen ışıklıkla kesilmiş piramit şeklindeki bir külâhla kapalıdır odanın tam ortasında yer alan ve kıbleye bakan lahit sekizgen bir alanla sınırlandırılmıştır mermer sandukanın çevresinde türkiye nin ili kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti ve azerbaycan dan alınan toprakların olduğu pirinç vazolar yer alır mezarın içine ise atatürk ün defnedildiği dönemde var olan türkiye nin ilinden selanik teki atatürk ün doğduğu evin bahçesinden busan güney kore deki birleşmiş milletler anıt mezarlığı nda yer alan türk askerlerin defnedildiği kısımdan ve suriye deki eksklav statüsündeki türk toprağı statüsündeki süleyman şah ın türbesinden alınmış topraklar konulmuştur zemin ve duvarları mermerle kaplı olan odada mozaik süslemeler yer alır ortadaki sekizgen ışıklıktaki sekiz kaynaktan altın renginde ışık yayılır kurtuluş savaşı ndaki büyük taarruz un başladığı tarih olan ağustos tarihini temsil eden basamaklı ve m yüksekliğindeki merdivenin ardından ulaşılan anıtkabir in girişinden tören meydanına kadar kuzeybatı güneydoğu doğrultusunda uzanan m uzunluk ile m genişliğe sahip alle her iki yanındaki aslan heykellerinden dolayı aslanlı yol olarak adlandırılır yolun iki yanında kuvvet ve süknet telkin edecek bir biçimde oturmuş pozisyonda mermerden yapılan ve cm yüksekliğindeki kaidelere oturtulmuş adet heykeli bulunur ve bu sayı oğuz boyunu temsil etmektedir heykeller türk milletinin birlik ve beraberliğini temsil etme amacıyla çifter çifter sıralanmıştır heykellerin tasarımcısı hüseyin anka özkan bu heykelleri yaparken istanbul arkeoloji müzesi nde yer alan hitit dönemine ait maraş aslanı adı verilen heykelden esinlenmiştir yolun her iki yanında kurşun kalem ardıçları juniperus virginiana ile güller yer alır yolun döşemesinde kayseri den getirilen bej travertenler kullanılmıştır ve her bir taş karo arasında arası çimle kaplı cm lik boşluklar bulunur aslanlı yol un başında hürriyet ve istiklâl kuleleri ve bu kulelerin önlerinde sırasıyla erkek ve kadın heykel grupları bulunur yol sonundaki altı basamaklı merdivenle tören meydanına bağlanır hürriyet kulesi nin önünde hüseyin anka özkan tarafından yapılan ve üç erkekten oluşan bir heykel grubu yer alır bu heykeller türk erkeklerinin atatürk ün ölümünden duydukları derin acıyı ifade etmektedir bir kaide üzerine yerleştirilmiş olan heykellerden sağdaki miğferli kaputlu ve rütbesiz olanı türk askerini onun yanındaki kitap tutanı türk gençlerini ve aydınlarını gerisindeki yün başlıklı keçe ve sol elinde tuttuğu bir sopası olanı ise türk halkını temsil etmektedir istiklâl kulesi nin önünde yine özkan tarafından yapılan ve üç kadından oluşan bir heykel grubu bulunur bu heykeller türk kadınlarının atatürk ün ölümünden duydukları derin acıyı ifade etmektedir bir kaide üzerine oturtulmuş millî kıyafetler içindeki heykellerden kenarlardaki ikisi yere kadar uzanan ve türkiye nin bereketini temsil eden başak demetlerinden meydana gelen birer çelenk tutmaktadırlar sağdaki heykel ileri uzattığı elindeki tasla atatürk e tanrıdan rahmet dilemekte ortadaki heykeldeki kadın ise ağladığı yüzünü bir eliyle kapatmaktadır her iki heykel grubu da m yüksekliğindeki kaideleri dahil olmak üzere yaklaşık m yüksekliğindedirler aslanlı yol un girişinin sağında bulunan istiklâl kulesi nin kırmızı taş zemininde sarı renkli taş şeritler alanı dikdörtgenlere bölmektedir kule girişinin solunda kalan duvarın iç kısmında bulunan ve zühtü müridoğlu nun eseri olan kabartmada ayakta duran ve iki eliyle kılıç tutan bir erkek ile yanında bir kaya üzerine konmuş bir kartal yer alır kartal gücün ve bağımsızlığın erkek figürü ise türk milletinin gücü ve kudreti olan orduyu temsil etmektedir kulenin iç kısmındaki travertenlerin derz aralarında zemine paralel sıra pencere çerçevelerinin kenarlarında ise tek sıra hâlinde turkuaz renkte çiniler yer alır duvarlarında ise yazı bordürü olarak atatürk ün bağımsızlıkla ilgili şu sözleri yazılıdır aslanlı yol un girişinin solunda bulunan ve istiklâl kulesi yle aynı ölçülere sahip hürriyet kulesi nin kırmızı taş zemininde sarı renkli taş şeritler alanı dikdörtgenlere bölmektedir kule girişinin sağında kalan duvarın iç kısmında bulunan ve zühtü müridoğlu nun eseri olan kabartmada elinde kâğıt tutan melek ile yanında şaha kalkmış bir at figürü yer almaktadır ayakta duran bir kız olarak tasvir edilen melek sağ elinde tuttuğu hürriyet beyannamesini temsil eden kâğıtla birlikte bağımsızlığın kutsallığını sembolize etmektedir at da özgürlük ve bağımsızlığın bir sembolüdür kulenin içinde anıtkabir in inşaat çalışmalarını gösteren fotoğrafların yer aldığı sergi ile inşaatta kullanılan taş örnekleri bulunmaktadır duvarlarında ise atatürk ün özgürlük ile ilgili şu sözleri yazılıdır aslanlı yol un tören meydanına ulaştığı bölümün sağında yer alan mehmetçik kulesi nin kırmızı taş zemininde köşelerden çıkan siyah köşegen şeritler merkezde iki çapraz meydana getirmektedir kulenin dış yüzeyinde yer alan ve zühtü müridoğlu nun eseri olan kabartmada cepheye gitmekte olan türk askerinin mehmetçik evinden ayrılışı anlatılmaktadır kompozisyonda elini asker oğlunun omuzuna atmış onu vatan için savaşa gönderen anne tasvir edilmiştir kulenin iç kısmındaki travertenlerin derz aralarında zemine paralel sıra pencere çerçevelerinin kenarlarında tek sıra hâlinde turkuaz renkte çiniler müze müdürlüğü bölümü duvarlarında ise gül rozeti motifinin çeşitli uygulamaları yer almaktadır giriş kapısının hatılında motifi uygulanmıştır kulenin duvarlarında atatürk ün türk askeri ve kadınları hakkındaki şu sözleri yazılıdır aslanlı yol un tören meydanına ulaştığı bölümün solunda yer alan müdafaa i hukuk kulesi nin kırmızı taş zemininde köşelerden çıkan siyah köşegen şeritler merkezde iki çapraz meydana getirmektedir kule duvarının dış yüzeyinde yer alan ve nusret suman ın eseri olan kabartmada kurtuluş savaşı nda millî hakların savunulması anlatılmaktadır kabartmada bir elinde ucu yere dayanan kılıç tutarken diğer elini ileri uzatarak sınırları geçmeye çalışan düşmana dur diyen çıplak bir erkek figür tasvir edilmektedir ileri uzatılan elin altında bulunan ağaç türkiye yi onu koruyan erkek figürü ise kurtuluş amacıyla birleşmiş olan milleti temsil etmektedir kulenin duvarlarında atatürk ün müdafaa i hukuk ile ilgili şu sözleri yazılıdır tören meydanının aslanlı yol tarafındaki sağ köşesinde yer alan zafer kulesi nin kırmızı zemininin ortasında siyah şeritlerle çevrelenmiş dikdörtgen alanda şeritler köşegen yaparak merkezde kesişmektedir dikdörtgenin meydana getirdiği her üçgen alana siyah renkli birer üçgen yerleştirilmiştir dikdörtgenin her kenarında sırtı dönük m harfi biçiminde bir motif bulunur kulenin iç kısmındaki travertenlerin derz aralarında zemine paralel hâlde sıra pencere çerçevelerinin kenarlarında ise tek sıra turkuaz renkte çiniler yer almaktadır giriş kapısının hatılında kabara motifi uygulanmıştır kule içinde atatürk ün naaşını kasım de dolmabahçe sarayı ndan alarak sarayburnu ndaki donanmaya teslim eden top ve arabası sergilenmektedir duvarlarında ise atatürk ün kazandığı bazı askerî zaferlerle ilgili şu sözleri yazılıdır tören meydanının uzak köşesinde zafer kulesi nin karşısında yer alan barış kulesi nin kırmızı zemininin ortasında siyah şeritlerle çevrelenmiş dikdörtgen alanda şeritler köşegen yaparak merkezde kesişmektedir dikdörtgenin meydana getirdiği her üçgen alana siyah renkli birer üçgen yerleştirilmiştir dikdörtgenin her kenarında sırtı dönük m harfi biçiminde bir motif yer almaktadır batı revakına bakan duvarın dış kısmında bir kuş sarayı vardır duvarlarının iç kısmında atatürk ün yurtta barış dünyada barış ilkesini anlatan ve nusret suman ın eseri olan kabartmada tarımla uğraşan köylüler tarlalar ve ağaçlar ile yanlarında kılıcını uzatan bir asker figür tasvir edilmektedir türk ordusunu temsil eden asker vatandaşları korumaktadır kulenin içinde atatürk ün yılları arasında kullandığı lincoln marka tören ve makam otomobilleri sergilenmektedir duvarlarında ise atatürk ün barış ile ilgili şu sözleri yazılıdır tören meydanının dışarı açılan merdivenlerinin sağında yer alan nisan kulesi nin kırmızı taş zemininde köşelerden çıkan siyah köşegen şeritler merkezde iki çapraz meydana getirmektedir iç duvarında yer alan türkiye büyük millet meclisinin nisan deki açılışını temsil eden ve hakkı atamulu nun eseri olan kabartmada ayakta duran ve bir elinde anahtar diğerinde ise kâğıt tutan bir kadın yer almaktadır kağıdın üzerinde nisan yazılıyken anahtar ise meclisin açılışını sembolize etmektedir kule içinde atatürk ün yılları arasında kullandığı cadillac marka özel otomobili sergilenmektedir duvarlarında ise meclisin açılışıyla ilgili atatürk ün şu sözleri yazılıdır tören meydanının dışarı açılan merdivenlerinin solunda yer alan misak ı millî kulesi nin kırmızı taş zemininde köşelerden çıkan siyah köşegen şeritler merkezde iki çapraz meydana getirmektedir kule duvarının dış yüzeyinde yer alan ve nusret suman ın eseri olan kabartmada bir kılıç kabzası üzerinde üst üste konulan dört elden tasvir edilmektedir bu kompozisyon ile vatanın kurtarılması amacıyla yemin eden millet sembolize edilmektedir kulenin duvarlarında ise atatürk ün mîsâk ı millî ile ilgili şu sözleri yazılıdır anıt mezarın sağında yer alan inkılâp kulesi nin kırmızı zemininin ortasındaki dikdörtgen alan kısa kenarlarda siyah uzun kenarlarda ise kırmızı taşla çevrelenmiş mekânın kenarları siyah taş şeridin meydana getirdiği tarak motifi ile sınırlanmıştır kulenin iç duvarında yer alan ve nusret suman ın eseri olan kabartmada birer el tarafından tutulan iki meşale tasvir edilmektedir zayıf ve güçsüz bir elin tuttuğu sönmek üzere olan meşale ile çökmekte olan osmanlı imparatorluğu güçlü bir elin göklere doğru kaldırdığı ışıklar saçan diğer meşale ile ise yeni kurulan türkiye cumhuriyeti ve atatürk ün türk milletini çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak için yaptığı devrimler simgelenmektedir kulenin duvarlarında atatürk ün inkılâplarla ilgili şu sözleri yazılıdır anıt mezarın solunda yer alan cumhuriyet kulesi nin kırmızı taş zemininin ortadaki dikdörtgen siyah bölümü siyah renkli şeritler bir kilim motifi oluşturacak şekilde sarmaktadır kulenin yan duvarının dış kısmında bir kuş sarayı yer alır duvarlarının iç kısmında ise atatürk ün cumhuriyet ile ilgili şu sözü yazılıdır aslanlı yol un sonunda yer alan kişi kapasiteli tören meydanı m ölçülerinde dikdörtgen bir alandır meydanın zemini dikdörtgene bölünmüş olup her bölüm küp biçimindeki siyah sarı kırmızı ve bej renkli travertenler kullanılarak türk halı ve kilim motifleri oluşturacak şekilde döşenmiştir siyah travertenlerle sınırlanan bir alanda yer alan meydanın tam ortasındaki kompozisyonda kırmızı ve siyah travertenlerin oluşturduğu eşkenar dörtgen şeklindeki motifi siyah taşlarla yaba motiflerinin kırmızı taşlarla çevrelenerek geniş kenar süslemesinin uzun kenarlarına dizilmektedir kısa kenarlarında yarım eşkenar dörtgenlere sahip aynı kenar süslemesinin zeminini çapraz motifleri tek veya ikişerli olarak doldurur alanda yer alan siyah travertenlerle çevrelenmiş daha küçük boyuttaki dikdörtgen bölümlerin tamamının göbek kısmında tam kenarların ortasında ise yarım eşkenar dörtgen şeklinde birer motif yer alır ortadaki siyah taşları çevreleyen kırmızı taşlardan oluşan tam eşkenar dörtgenden çıkan kırmızı şeritler köşegenler oluşturur alana dört tarafında yer alan aşağı doğru üç basamaklı merdivenle erişilir tören alanının üç tarafı revaklarla sarılı olup bu revaklar eskipazar dan getirilen sarı travertenlerle kaplanmıştır revakların zeminlerinde sarı travertenlerle çevrelenmiş siyah travertenlerin oluşturduğu dörtgen bölümler atlamalı olarak yer alır tören meydanının uzun kenarlarındaki revaklarda bu dörtgenlerin her biri revaka açılan pencere veya kapı hizasında çift kolonatlı kısmında ise her bir kolon çiftinin arasındaki zeminde bulunur revakların tonoz örtülü galerilere sahip zemin katında dikdörtgen biçimli pencereler vardır kuleleri birbirine bağlayan revakların tavanlarındaki kasetler içerisinde yer alan türk kilim motiflerinin merkezlerine birbirinden ayrı şekilde iki koç boynuzu işlenmiştir koç boynuzu desenleriyle çevrelenen çerçevelerin ortalarında her kule arasındaki kolonatta kere tekrarlanan dikdörtgen bir bölüm bulunur zafer ile barış kuleleri arasındaki kolonatta yer alan tavan freskleri ise kez tekrarlanmış olup merkezdeki dikdörtgen kısımda yer alan iki koç boynuzu motifi birleşiktir ve diğer kolonatlardaki motiflerden farklı bir motif oluşturacak şekilde işlenmiştir açık ve koyu sarı kiremit bordo beyaz ve koyu gri renklerinin kullanıldığı kolonatların tavanlarındaki fresklerin toplam sayısı adettir tören meydanının çankaya yönündeki girişinde yer alan basamaklı merdivenlerinin ortasında tepesinde türk bayrağının dalgalandığı yüksekliği m taban çapı mm tepe çapı mm olan çelik bir bayrak direği yer alır bayrak direğinin kaidesinde yer alan kabartmayı kenan yontunç tasarlarken kabartmanın kaideye uygulamasını nusret suman gerçekleştirmiştir alegorik şekillerden meydana gelen kabartmada meşale ile medeniyet kılıç ile taarruz miğfer ile savunma meşe dalı ile zafer zeytin dalı ile ise barış simgelenir barış ve zafer kuleleri arasındaki açıklı kolonatın olduğu kısmın ve kolonları arasında ismet inönü nün sembolik lahdi bulunur bu lahdin altında ise mezar odası yer alır tören meydanı seviyesindeki bej traverten kaplı kaide üzerinde yer alan lahit topçam daki ocaklardan çıkarılan pembe renkli siyenit ile kaplanmıştır lahdin önünde yine aynı malzemeden yapılan sembolik bir çelenk yer alır lahdin sol yüzünde inönü nin komutanlığında kazanılan ikinci inönü muharebesi sonrasında ankara ya çektiği telgraftan alıntıya şu şekilde yer verilmiştir metristepe den nisan saat da metristepe den gördüğüm vaziyet bozüyük yanıyor düşman binlerce ölüleriyle doldurduğu savaş meydanını silahlarımıza terk etmiştir garp cephesi komutanı ismet lahdin sağ tarafında ise atatürk ün bu telgrafa cevaben gönderdiği telgraftan şu alıntı yer alır ankara nisan garp cephesi kumandanı ve erkan ı harbiye i umumiye reisi ismet paşa yasiz orada yalnız düşmanı değil milletin maks talihini de yendinizbüyük millet meclisi reisi mustafa kemal lahdin altında bulunan mezar odası ve sergi salonuna batı kolonlarının dış duvarından açılan kapıdan giriş yapılır kısa koridorun solunda birinci kata çıkan merdivenler ile duvar ve tavanları lif takviyeli betondan meydana gelen dikdörtgen biçimli kabul salonuna ulaşılır tavanda duvarlara doğru eğimli masif meşe kafes yer alır zemini granitle kaplı olan bölümde meşe iskeletli deri koltuklar ve inönü ailesinin ziyaretleri sırasında yazdıkları özel defterin konulduğu masif meşeden kürsü bulunur kabul salonunun solunda sergi salonu sağında ise mezar odası yer alır inönü nün fotoğrafları ve birtakım şahsi eşyalarının sergilendiği vitrinler ile inönü nün hayatını ve yaptıklarını konu alan bir belgeselin yayımlandığı sinevizyon bölümünün yer aldığı sergi salonunun tasarımı kabul salonuna benzerdir önce ahşap ardından ise bronz bir kapıyla girilen kare planlı mezar odası kesik piramit şeklindeki bir tavanla örtülüdür odanın batı duvarında kırmızı mavi beyaz ve sarı renkli camlardan geometrik desenli vitral pencere ve kıble yönünde bir mihrap vardır mihrabın kavsanası ve tavanı altın renkli mozaikle kaplıdır beyaz granitle kaplı zemin üzerinde yine beyaz granitle kaplanmış ve kıbleye bakan inönü nün naaşının yer aldığı bir sanduka bulunur odanın güney duvarında ve girişin iki yanında dikdörtgen nişler içinde ismet inönü nün şu sözleri altın yaldızla yazılmıştır cumhuriyetin bütün vatandaşları eşit tutan bütün vatandaşlara aynı hakkı veren esas prensibinden vazgeçmek bizim için imkan haricindedir ismet inönü aziz türk gençleri bütün çalışmalarımızda ileri insan ileri millet ve yüksek insan cemiyeti hedef olarak gözlerinizin önünde durmalıdır kudretli vatansever bir nesil olarak türk milletini omuzlarınız da taşıyacaksınız ismet inönü misak ı millî kulesi nin giriş kapısından girilerek revakların içinden inkılâp kulesi ne ulaşan şeref holü nün altından devam ederek cumhuriyet kulesi ne ve oradan da yine revakların içinden müdafaa i hukuk kulesi ne varılan kısım atatürk ve kurtuluş savaşı müzesi olarak hizmet vermektedir misak ı millî ile inkılâp kuleleri arasındaki birinci bölümde atatürk e ait eşyalar ile atatürk ün balmumu heykeli sergilenmektedir müzenin ikinci bölümünde çanakkale savaşı sakarya meydan muharebesi ve büyük taarruz ile başkomutanlık meydan muharebesi ni konu alan üç panorama yağlı boya tablonun yanı sıra atatürk ve kurtuluş savaşı na katılan komutanlardan bazılarının portreleri ile savaşın çeşitli anlarının resmedildiği yağlı boya tablolar yer alır ikinci bölümü çevreleyen koridordaki galeride yer alan tematik sergi alanlarından meydana gelen müzenin üçüncü bölümünde atatürk dönemine ilişkin olayların kabartmalar maketler büstler ve fotoğraflarla anlatıldığı galeriler yer alır cumhuriyet kulesi ile müdafaa i hukuk kulesi arasında yer alan müzenin dördüncü ve son bölümünde ise atatürk ün çalışma masasında tasvir edildiği bir balmumu heykeli ve atatürk ün köpeği foks un doldurulmuş bedeninin yanı sıra atatürk e ait kitaplardan oluşan atatürk ün özel kitaplığı bulunur anıtkabir in yer aldığı tepenin mlik kısmını oluşturan ve atatürk ün yurtta sulh cihanda sulh özdeyişinden ilham alınarak çeşitli ülkelerin yanı sıra türkiye nin bazı bölgelerinden getirilen bitkilerin yer aldığı alandır doğu parkı ve batı parkı olmak üzere iki bölümden oluşan parka afganistan amerika birleşik devletleri almanya avusturya belçika birleşik krallık çin danimarka finlandiya fransa hindistan irak ispanya israil isveç italya japonya kanada kıbrıs mısır norveç portekiz tayvan yugoslavya ve yunanistan olmak üzere ülkeden çeşitli tohum veya fidanlar gönderildi günümüzde barış parkı nda türden yaklaşık adet bitki bulunmaktadır park ların sonu ya da lerin başından itibaren ziyaretçilerin girişine kapalıdır anıtkabir in proje yarışması inşası ve açılışı döneminde sorumluluk bayındırlık bakanlığına aitti anıtkabir in yönetimi ve bünyesindeki hizmetlerin yürütülmesi temmuz da yürürlüğe giren sayılı anıt kabir in her türlü hizmetlerinin maarif vekâletince ifasına dair kanun ile birlikte millî eğitim bakanlığı kültür müsteşarlığına verildi bu dönemde kara deniz ve hava kuvvetleri ile jandarma teşkilâtına mensup askerlerden meydana gelen bir muhafız taburu da barış parkı nda yer alan bir kışlada konuşlanmaya başladı bakanlıklar arasında gerçekleştirilen iç yazışmalarla te millî eğitim bakanlığının sorumlulukları kültür bakanlığına geçti sayılı kanunun yerine eylül de yürürlüğe giren sayılı anıtkabir hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin kanun ile birlikte anıtkabir deki tüm işlerin sorumluluğu türk silahlı kuvvetleri genelkurmay başkanlığına devredildi anıtkabir de yapılan ziyaretler ve törenlere ilişkin esaslar sayılı anıtkabir hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin kanun un maddesi maddesi uyarınca hazırlanan ve nisan de yürürlüğe giren yönetmelikle düzenlenmektedir yönetmeliğe göre anıtkabir deki törenler devlet başkanı veya temsilcisinin katıldığı ya da millî bayramlar ile atatürk ün kasım daki ölüm yıldönümünde düzenlenen numaralı törenler devlet protokolüne dahil kişilerin katıldığı numaralı törenler ve bu iki tür törene katılanlar dışında kalan bütün gerçek kişiler ile tüzel kişi temsilcilerinin katıldığı numaralı törenler olmak üzere üçe ayrılmaktadır tören subayının muhafız bölük komutanı olduğu numaralı törenler aslanlı yol un girişinden başlar ve lahde bırakılacak çelengi subaylar taşır yabancı devlet başkanlarının katıldığı törenler hariç istiklâl marşı nın bir kaydı çalınırken kasım daki törenlerde subay tören boyunca saygı nöbeti tutar bölük komutanı ya da bir subayın tören subayı olduğu ve istiklâl marşı nın çalınmadığı numaralı törenler de yine aslanlı yol un girişinden başlar ve lahde bırakılacak çelengi astsubay ve erler taşır takım komutanı ya da bir astsubayın tören subayı olduğu istiklâl marşı nın çalınmadığı numaralı törenler ise tören meydanından başlar ve çelenk erler tarafından taşınır her üç tür törende de ziyaret öncesinde anıtkabir komutanlığına yazılı olarak verilen metinlerin yer aldığı ve ziyaretçiler ise bu yazılı olan metinlere imzalarını attığı farklı ziyaret defterleri tutulmaktadır yönetmeliğe göre törenlerin düzenlenmesi anıtkabir komutanlığına aittir törenlerin yanı sıra anıtkabir farklı siyasi oluşumları destekleyen ya da bu oluşumların karşısında olan çeşitli gösteri miting ve protestolara da ev sahipliği yapmışsa da bu yönetmenliğin yürürlüğe girmesinden itibaren anıtkabir de atatürk e saygı amacı dışındaki her türlü tören gösteri ve yürüyüş yapılması yasaklanmaktadır istiklâl marşı dışında bir marş ya da müzik çalınmasının da yönetmelik gereği yasak olduğu anıtkabir deki ses ve ışık gösterilerinin ise anıtkabir komutanlığınca belirlenen saatlerde kültür ve turizm bakanlığı ile yapılacak protokol esaslarına göre yapılabileceği belirtilmektedir çelenk koyma ve törenleri devlet başkanlığı ve dışişleri bakanlığı protokol genel müdürlüğü genelkurmay başkanlığı ile ankara garnizon komutanlığının iznine bağlıdır törenlerin güvenliğinden ankara garnizon komutanlığı sorumludur ve güvenlik önlemleri ankara garnizon komutanlığı ankara emniyet müdürlüğü ve millî istihbarat teşkilatı müsteşarlığı tarafından alınmaktadır türk emniyet birimleri tarafından ekim de gerçekleştirilen harekâtlarda o yılın ekim cumhuriyet bayramı kutlamaları sırasında anıtkabir e birtakım saldırılar düzenleme girişiminde oldukları gerekçesiyle bazı metin kaplan yanlıları yakalandı plana göre saldırganlar kiraladıkları bir uçakla anıtkabir e intihar saldırısında bulunacaktı eylül saldırılarından iki gün sonra eylül de türkiye nin köln başkonsolosluğu tarafından dışişleri bakanlığına geçilen mesajda henüz belirlenemeyen bir terör örgütünün eylül saldırılarına benzer bir saldırıyı anıtkabir e de gerçekleştirme hazırlığında olduğunun belirtilmesi üzerine anıtkabir deki güvenlik önlemleri arttırıldı açılışıyla birlikte anıtkabir yalnızca atatürk ile ilgili değil hem türklerle ilgili anma veya hatırlatma törenlerinin merkezlerinden biri hem de modern türkiye cumhuriyeti nin sembollerinden biri hâline geldi zaman zaman gerçekleştirilen protestoların anıtkabir de tamamlanması talebinde bulunulurken wilson bunun gerekçesini protestocuların şikâyetlerin doğrudan atatürk ün kendisine iletilebilmesi olarak göstermektedir anıtkabir ziyaret defterine yazılan bazı yazılarda direkt atatürk e hitap edilerek şikâyetler ya da istekler dile getirilmektedir wilson atatürk hayattaymışçasına kendisine şikâyet ve isteklerin yer aldığı mektupların yazılıp anıtkabir e gönderildiğini belirterek bu durumun türk ulusunun gözünde atatürk ün ölümsüzlüğü anıtkabir in de onun ikamet ettiği sahiden yaşadığı ve resmî bir devlet kurumu olan ptt aracılığıyla mektup alabildiği bir yer olduğu fikrini pekiştirdiğini ifade etmektedir anıtkabir e yapılan ziyaretleri mekke deki kâbe ye yapılanlarla karşılaştıran carol delaney anıtkabir i seküler bir hac mekânı olarak tanımlar amerikalı antropolog michael e meeker ise anıtkabir e yapılan ziyaretlerdeki hiyerarşik düzene göre çelenk bırakma ritüelini osmanlı imparatorluğu döneminde topkapı sarayı nda yapılan galebe divanı törenlerine benzetir ve vatandaş ile kurucu ulus olmanın dayattığı bir sınırlamalar sistemi içerisinde etkileşime geçerler ifadesini kullanır bruce trigger ın uzun yürüyüşlerdeki abidevi nitelik devletin haşmetini simgeler ifadesine dayanarak wilson hem atatürk ün lahdine ulaşmak için yürünen mesafe hem de çelengi bırakmak için eğilinmesi hem de bunları yaparken bir saygı gösterisi olarak lahde sırtın dönülmemesine atıfta bulunarak bu ritüellerdeki fiziksel zorluklara dikkat çeker haziran ağustos arasında tedavülde kalan türk lirası ocak ocak arasında tedavülde kalan türk lirası ve ocak ocak arasında tedavülde kalan yeni türk lirası banknotlarının arka yüzünde anıtkabir in bir tasviri yer almaktaydı kasım te anıtkabir in açılışı dolayısıyla türkiye de basılan posta pullarında te türkiye de basılan ankara binaları pul serisindeki bir pulda ve aynı yıl atatürk ün ölümünün yıldönümü dolayısıyla iran ve pakistan da basılan pullarda anıtkabir in tasvirlerine yer verilmişti orkun uçar ile burak turna nın yazdığı çıkışlı metal fırtına romanında anıtkabir amerika birleşik devletleri silahlı kuvvetlerine ait uçaklar tarafından bombalanarak yıkılmakta ancak enkaz arasında atatürk ün naaşına rastlanılmamaktadır uçar ın yazdığı çıkışlı devam romanı metal fırtına kayıp naaşta ise atatürk ün naaşının hikâyesi anlatılmaktadır ismail ünver in çıkışlı anıtkabir soygunu adlı fantastik bilimkurgu romanı nurettin iğci nin ise bıcırık serisinin çıkışlı bıcırık anıtkabir de adlı çocuk kitabı bulunmaktadır beyoğlu istanbul da bulunan ve mayıs te açılan miniatürk adlı çeşitli maketlerin sergilendiği parktaki maketler arasında anıtkabir in bir maketi de yer alır bu maket nisan itibarıyla yenilenmiş olarak sergilenmeye devam etmektedir extramücadele nin mustafa kemal türbesi adlı heykelinde anıtkabir in anıt mezar kısmı çatı kısmının köşelerine birer adet minare eklenerek tasvir edilmiştir anıtkabir mimarlık dergisinin mayıs haziran tarihli sayısında duyurulan anket sonucu oluşturulan türkiye de çağdaş mimarlığın önde gelen eseri listesinin sırasında yer aldı erzincan doğu anadolu bölgesi nin yukarı fırat bölümü nde kuzey enlemleri ile doğu boylamları arasında yer alan dokuz ilçeden oluşan bir il bunlar merkez refahiye kemah kemaliye tercan çayırlı iliç otlukbeli ve üzümlü dür kuzeyinde giresun bayburt ve gümüşhane batısında sivas doğusunda erzurum ve bingöl güneyinde ise tunceli malatya ve elâzığ illeri bulunmaktadır tarihi ipek yolu nun üzerinde yer alır tarih öncesi çağlarda urartu egemenliğinde olan bölge doğu batı güney güneybatı yol güzergahlarında olması ve tarihi ipek yolu nun erzincan dan geçmesi sebebiyle tarih boyunca önemini korumuştur bu ticari kaygılar bölgeye urartular haricinde hititleri medleri persleri makedonlarıve romalıları da çekmiştir uzun süre doğu ve batının çekişmesine sahne olan erzincan yüzyıldan itibaren müslüman akınlarına uğramış birkaç defa bizanslılar ve araplar arasında el değiştirmiştir i dünya savaşı nda sarıkamış savaşı nın galibi general nikolay yudeniç komutasındaki rus kafkasya ordusu yılının yaz aylarında anadolu ya taarruza geçmiş ve erzincan a kadar ilerlemiştir malazgirt te karşı karşıya kalan iki ordu arasındaki savaşı nı osmanlı ordusu kazanmış ve rus ordusu malazgirt i terk ederek van a doğru çekilmiştir böylece türkler malazgirt te kazanarak yerleştikleri toprakları yıl sonra yine malazgirt te kazanarak korumuşlardır ancak rus ordusu geri dönerek temmuz da erzincan muharebesi ni kazanarak erzincan ı işgal etmiştir rus ordusu ile birlikte hareket eden ayrılıkçı ermeni çeteleri de erzincan a inmişler aralık de sovyet hükmeti ile yapılan erzincan mütarekesi ile ocak de rus askerleri bölgeden çekilmiş ancak ermeni çeteleri katliama varan birçok kanlı olaya sebep olmuştur kazım kara bekir komutasındaki askeri birlikler şubat de erzincan ı şubat de tercan ı ermeni silahlı güçlerinden kurtarmışlardır erzincan tarihinde değişik şiddetlerde dan çok deprem olmuştur erzincan ve da gerçekleşen iki büyük depremde büyük hasar görmüş binlerce insanını kaybetmiştir depremi yüzyılda yeryüzünde görülen büyük depremden biridir bu depremde kişi ölmüş kişi de ağır yaralanmıştır bina yıkılmış bina da ağır hasara uğramıştır deprem bölgesindeki kurtarma çalışmaları günlerce devam etmiştir özellikle erzincan şebinkarahisar alucra fatsa erbaa ve niksar cezaevlerindeki mahkmlar büyük fedakarlıkla kurtarma çalışmalarına katılmışlardır bu çalışmalarından ötürü mahkmun para cezalarının tümü ve geri kalan cezalarının ini bağışlayan bir kanun kabul edilmiştir depremden sonra demiryolundan yukarı yeni bir şehir inşasına başlanarak bugünkü erzincan şehri meydana getirilmiştir erzincan da yıkıcı bir başka deprem de mart de yaşanmıştır bu deprem büyüklüğünde olmuş kişi hayatını kaybetmiştir erzincan bölgesinde son yıl içinde şiddeti den daha büyük dan fazla deprem yaşanmıştır ilin en büyük ve en verimli akarsuyu karasu irmağı dır karasu irmağı fırat ın en önemli iki kolundan biridir tercan ovaları ve erzincan ovası boyunca akar kemaliye ilçesinin güneydoğusunda başpınar yakınlarında il sınırlarını terkeder karasu irmağı geçtiği yol boyunca çayırlık dere tuzla suyu mercan kom cimin pahnik ve sürperen suları çardaklı deresi kadıgölü suyu ile miran suyunu toplar erzincan dağlık ve platoluk bir coğrafyadır jeolojik yapı itibarıyla ikinci üçüncü ve dördüncü zamanlarda oluşmuştur doğudaki tercan ovası özel bir jeolojik yapı gösterir yöre başkalaşım kayaçları arasına yerleşmiş geniş düzlükler ve dördüncü zamanda oluşmuş alüvyonlarla kaplıdır il topraklarının ını dağlar kaplar dağlar çeşitli yönlerde sıralı uzanır güneybatıdan munzur kuzeybatıdan refahiye dağları il alanına girer doğudan erzurum dan gelerek batıya doğru uzanan karasu il alanını derinlemesine aralarında geniş düzlükler bırakacak şekilde böler erzurum un aşkale ilçesinden batıya doğru uzanan tercan düzlükleri kuzeyden ve batıdan kop dağları nın uzantılarıyla çevrilidir tercan düzlüklerinin bulunduğu çukurluğun batısında mülpet ve keşiş dağları bulunmaktadır kop dağları çayırlı ilçesinin batısında iki kola ayrılmaktadır birinci kol erzincan il merkezinin kuzeyine doğru uzanır ikinci kol güneydoğuya dönerek önce keşiş sonra mülpet dağları nı oluşturur coşan dağı ilin en yüksek m noktasıdır çukurluğu doğudan dumanlı ile maryam dağı sınırlar güneyinde ise koşan murdelor eşilbaba dağları bulunur erzincan ovası nın kuzeybatısında doğu anadolu bölgesi ve karadeniz bölgelerini birbirinden ayıran refahiye dağları uzanır refahiye ilçesinin doğusunda çimen dağları güneyinde kutlutepe dağı güneybatısında ise gülen dağı bulunur güneydeki munzur sıradağlarının kuzeye bakan yamaçları ile karasu vadisinin sağ yakasında karadağ çölen vank dağları kemah ilçesinin belli başlı yükseltileridir ilin en kayalık ve sarp yeri kemaliye kemah ve iliç ilçeleridir erzincan ın dağları genellikle çıplaktır erzincan ilinin yüksekliğine göre dağları erzincan ın doğal gölleri erzincan lawson yalancı servisi nin latince chamaecyparis lawsonia türkiye de doğal olarak yetiştiği tek yerdir geniş yapraklılardan zeytin latince olea europea zakkum latınce nerium oleander okaliptüs latince eucalyptus camaldulensis endemik olarak yetişmektedirler iğne yapraklılardan fıstık çamı latince pinus pinea en çok görülen türdür erzincan da endemik tür bulunmaktadır akarsu boylarında görülen kavak ve söğütlüklerin dışında kısa ömürlü cılız otsu bitkiler yaygındır refahiye ve kemah çevresinde meşe gürgen dişbudak sarıçam bulunur köylerde ise kiraz şeftali kayısı elma armut erik ceviz gibi meyve ağaçları vardır bundan başka çok az miktarda ardıç kavak gibi ağaç türleri ile böğürtlen yemiş geven üvez yabani gül yabani erik yabani ahlat yabani alıç gibi ağaççıklara da rastlanmaktadır dumanlı dağları sarıçam ormanlarıyla kaplıdır karasal iklim özelliklerine sahip olan erzincan doğu anadolu bölgesinde yer alan elâzığ ve malatya dışındaki diğer tüm illerden daha ılıman bir iklime sahiptir doğu anadolu ve iç anadolu iklimleri arasında bir geçiş niteliği taşıyan erzincan iklimi doğu anadolu bölgesi basınç kuşaklarına ilin yüzey şekilleri ve yükseltilerine göre yer yer farklılıklar göstermektedir yıllık sıcaklık ortalaması c dır çevre illere göre daha uzun ve sıcak yaz mevsimi yaşamaktadır kış mevsiminde ise doğudan gelen sibirya kaynaklı hava kütlesinin tesirinde kaldığı zamanlarda oldukça sert kış günleri yaşanmaktadır don olayı genel olarak kasım ayında başlayıp nisan ortalarına kadar sürmektedir erzincan ilinin ortalama kar yağışlı gün sayısı toplam karla örtülü gün sayısı dür kar yağışları da ekim ayı sonlarında başlayıp nisan ayına kadar sürmektedir yağış itibarıyla yıllık mm lik yağış ortalamasına sahiptir en yağışlı mevsim ilkbahardır genel olarak en fazla yağış kasım ayında en az yağış da ağustos ayında kaydedilmektedir erzincan ili yıllık nem ortalaması bağıl nem dür dört tarafı dağlarla çevrili olan il merkezinde aşırı yağışlı dönemlerde özellikle dağların bitki örtüsü açısından zayıf olmasından dolayı sel basmaları söz konusu olabilmektedir yeraltı sularının bolluğu ve erzincan ovasını sulayan fırat nehri ve yan kollarının varlığı nedeniyle kuraklık yaşanmamaktadır erzincan ın çoğunlukla dağlık oluşu nedeniyle merkez kemah kemaliye ve üzümlü ilçelerinde kısmen mikroklima özelliği hissedilmektedir illerde protokolde ilk sırada yer alan vali merkezi yönetimi temsil eder ve cumhurbaşkanı tarafından atanır büyükşehir dışındaki illerde yerel yönetim şehirler düzeyindedir belediye başkanı belediye sınırları içinde kalan seçmenin oy çokluğu ile seçilir aynı seçmen ilçe belediye meclisi için de oy kullanarak ilçelerin belediye meclislerini oluşturur ildeki bütün seçmenler ayrıca il genel meclisi için de oy kullanarak il genel meclisinin oluşumunu sağlarlar il genel meclisi ve belediye meclisi üyelikleri için yapılan seçimlerde onda birlik baraj uygulamalı nispi temsil sistemi belediye başkanlığı seçiminde ise çoğunluk sistemi uygulanır il genel meclisi ve belediye meclisi üye sayıları ilçe nüfusuna göre kontenjandan kalan sayıların partilere dağılımı ise d hondt sistemine göre belirlenir kanun madde il genel meclisi il özel idaresinin karar organıdır başkanını üyeleri arasından gizli oyla seçer ayrıca il genel meclisi kendi içinden gizli oyla bir yıl görev yapacak kişilik il encümenini seçer merkezi yönetim vali ve il müdürlerinden oluşur il özel idaresi il genel meclisi ve il encümeni seçilmişlerden oluşur ancak vali başkanlığında görev yapar yerel yönetim ise belediye başkanları ve belediye meclislerinden oluşur erzincan valisi mehmet makas dır sayılı kararla zeytinburnu kaymakamı iken atanmıştır erzincan belediye başkanı bekir aksun mhp mart seçimlerinde oy oranıyla seçilmiştir erzincan ili nüfusu dir bu nüfusun sı şehirlerde yaşamaktadır sonu ilin yüzölçümü km dir ilde km ye kişi düşmektedir bu sayı merkez ilçede dür ilde yıllık nüfus oranında azalmıştır nüfusu en çok artan ilçe merkez ilçe olmuş nüfusu en çok azalan ilçe ise kemah olmuştur erzincan ın yıllık ortalama güneşlenme süresi saattir ildeki derelerde ve yan kollarında inşa edilen adet baraj ve hidroelektrik santraliyle hes su enerjisinden faydalanılmaktadır erzincan milyon ton kömür rezervine sahiptir ve yılda yaklaşık bin ton kömür tüketilmektedir il sınırları içerisinde kaynarca kaynağı ilıca kaynağı çermik kırkgözeler kaynağı ekşisu saztepe ve ekşisu bögert olmak üzere tane jeotermal saha bulunmaktadır erzincan ilinde orman kaynakları hektardır orman alanlarının sını koru ünü baltalıklar oluşturmaktadır erzincan ili nde su kaynakları akarsular yeraltı suları baraj ve suni göller olmak üzere üç grupta toplanır erzincan göyne barajı tercan barajı ve hidroelektrik santrali karakaya mertekli regülatörü ve yeraltı suları ve kaynak sular ekşisu bögert maden suları gibi fırat nehri civarındaki kuyulardan belediyenin açmış olduğu sondajlar vasıtasıyla erzincan a su temin edilmektedir erzincan ili özellikle krom yatakları bakımından oldukça zengindir demir ve manganez kaynakları da bulunmaktadır sanayide kullanılan asbest kireçtaşı jips perlit tuz gibi kaynaklara da sahiptir erzincan genelinde sanayi çok gelişmemiştir ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır tarım bakımından ilin ova kesimiyle yüksek bölgeler arasında önemli farklılıklar vardır yüksek ve dağlık kesimde hayvancılık ön plana çıkmaktadır erzincan ovasının batı kesimlerinde ve üzümlü ilçesinde bağ ve bahçelik alanlar yaygındır yükseklik arttıkça kuru tarım egemen olmaya başlar erzincan organize sanayi bölgesi kurulmuş ancak doluluk oranı henüz dür ticaret daha çok il merkezinde toplanmıştır tarımsal ve hayvansal ürünler küçük esnaf ve sanatkarların üretimi olan mamuller ve çeşitli sanayi mamullerinin faaliyetleri iç piyasa faaliyetlerini oluşturur erzincan ili keşfedilmeyi bekleyen birçok doğal güzelliğe sahiptir dört tarafı dağlarla çevrili bölge özellikle doğa sporları açısından çok cazip olanaklar sunmaktadır kemah kemaliye ve refahiye ilçeleri bu tür faaliyetler için çok zengin seçenekler içermektedir il merkezinde ilıca beytahtı girlevik şelalesi çayırlı ilçesinde aygır gölü kemah ta soğuk sular kemaliye nin kendine has mimarisi otlukbeli ilçesinde doğal sit alanı olarak da kabul edilen otlukbeli gölü refahiye ilçesinde dumanlı dağları ve ormanlar ile sakaltutan mevkiindeki yıldırım akbulut kayak tesisleri üzümlü de bayırbağ mesire yeri ve hıdırellez gölü tercan da ise ağ baba akla ilk gelen önemli yerleridir il coğrafi yapısı itibarıyla genel olarak kış sporları su sporları ve doğal güzellikleri olan mesire alanları ile de turizm için çok yönlü özellikler taşımaktadır urartu medeniyetinin günümüze ulaşmış en sağlam kentlerinden biri olan ve arkeolojik sit olarak koruma altına alınan altıntepe ören yeri de erzincan sınırları içerisinde bulunmaktadır verilerin göre erzincan da konaklayan ve geceleyen turist sayısı dir bunun si yabancı turisttir erzincan e karayolu üzerinde kurulmuştur km devlet yolu km il yolu vardır çevre illern hepsine karayolu bağlantısı bulunmaktadır demiryolu ile ulaşım aralık yılında gar binasının hizmete girmesiyle başlamıştır türkiye nin kuzey demiryolu hattını oluşturan haydarpaşa kars bağlantısı erzincan dan geçmektedir eylül de sivil hava trafiğine de açılan erzincan havaalanından istanbul ankara ve izmir e tarifeli uçuşlar yapılmaktadır erzincan ilinde kullanılan türk şivesinin doğu anadolu ağızları içindeki konumu prof dr leyla karahan ın anadolu ağızlarının sınıflandırılması türk dil kurumu yayınları ankara adlı çalışmasına göre ilçe bazında ayrı gruplarda yer alır yörede beslenme düzeni etkinliğini sürdürmektedir temelini buğday ve buğday ürünleri ile hayvansal gıdalar oluşturur bulgur yarma tarhana erişte dövme en çok tüketilenlerdir özellikle bulgur çok sayıda yemek türünde kullanılır kışlık besin maddeleri hazırlanmasının yöre halkının yaşamında önemli bir yeri vardır bulgur gendime aşurelik buğday tarhana yarma erişte kış için hazırlanan ürünlerin başlıcalarıdır ayrıca çeşitli sebzeler ve meyveler kurutularak reçel yapılarak değerlendirilmektedir yöre mutfağı yemek türleri bakımından zengindir bunların çoğunluğunu hamur yemekleri oluşturur eşgili kesme çorba un çorbası yaprak sarma başlıca yemek türleridir ayrıca su böreği ve özellikle kete ve tatlılar çokça tüketilen hamur işlerindendir ziraat türkiye kupası nda erzincanspor tura kadar çıkmış ve ümraniyespor a elenmiştir önemli spor tesisleri şubat stadyumu şubat spor salonu olimpik kapalı yüzme havuzu ve ergan dağı kayak merkezi dir mazgirt tunceli nin bir ilçesi kaynaklarda eski ismine rastlanmamakla birlikte halk dilinde mezingirt diye anılır ermenicede medzgerd büyükhisar anlamına gelmektedir urartularda gert kelimesi şehir anlamına gelir büyük şehir büyük ormanlık anlamında kullanılmıştır mö yüzyılda yöreye hakim olan urartular tarafından konduğu tahmin edilmektedir mazgirt coğrafi konumu nedeniyle en eski yerleşim yerlerinden biridir ilçenin tarihi tunç çağına kadar gitmektedir bölge mö lerde hurriler in mö yıllarında suriye ye ilerleyen hititlerin hitit devleti yıkılınca da mö yüzyılda harput elâzığ yöresine hakim olan urartular ın hakimiyeti altına girmiştir mazgirt kalesi ve bağın kalesi urartular dönemine aittir mö larda asur ve urartu devletini yıkan medler mazgirt dahil tüm tunceli yöresine hakim oldular mö lerde medler persler tarafından ortadan kaldırılınca bölge perslerin hakimiyetine pers ordularının mö lerde iskender karşısında aldığı yenilgiler sonucu makedonya egemenliğine girdi daha sonra bölge kapadokya ve romalılar arasında zaman zaman el değiştirdi roma imparatorluğu hakimiyeti uzun süre devam etmiş imparatorluğun te doğu ve batı roma diye ikiye ayrılmasından sonra mazgirt bizans imparatorluğu sınırları içerisinde kalmıştır birinci kubat yönetiminde sasani imparatorluğu yılında erzurum ve diyarbakır ı alınca tunceli yöresi sasani bizans ve araplar arasında yılına dek sürekli el değiştirmiştir yılında harput kalesini elde eden artukoğulları çubukoğullarının egemenliğine son verip mazgirt ilçesi dahil tunceli nin güney kısmının tümünü egemenliği altına aldılar yıllarında mengüçler yöreye hakim oldular yılında anadolu selçuklu hükümdarı i alâeddin keykubad mengüçlülerin egemenliğine son verince ilçe anadolu selçuklu devletinin egemenliğine girdi bağın dedebağ köyü yakınında bulunan bağın kalesi bu dönemde selçukluların denetimine kalmıştır anadolu selçuklu devletinin moğollara yenilmesiyle yılında yöre moğolların denetimine girdi bu dönemde birçok beylikler çıktı yılında akkoyunlular yöreye hakim oldular ilçe munzur dağları nın uzantısı olan kert dağları üzerinde mazgirt kalesi eteğinde kurulmuştur rakımı dür doğusunda peri suyu karakoçan ilçesi batısında munzur suyu merkez ilçe kuzeyinde nazımiye ilçesi ve güneyinde keban baraj gölü bulunmaktadır mazgirt güneyden kuzeye doğru sürekli yükseklik arz eden tepe ve dağlardan meydana gelen bir ilçedir ilçenin güneyini teşkil eden baraj gölü çevresi ormanlık sahası bulunmayan ve küçük tepelerden meydana gelmiş tarıma elverişli alandır mazgirt ilçe merkezi ile darıkent arasında bir şerit düşünülecek olursa bu şeridin kuzey kısmının yüzey şekilleri güney kısmına göre daha dağlıktır bu bölümde büyük dağlara ve vadilere rastlanır bu bölge bitki örtüsü ve ormanlık saha bakımından güneye nazaran daha zengindir ilçede ova yoktur baraj gölü göktepe ve akpazar çevresinde bazı köylerin arazisini kısmen kaplamıştır bu araziler ilçenin en verimli arazisini teşkil eder ilçenin batısında bulunan mazgirt dağları kuzeyindeki simdantaş kırklar tepesi yeşil baba ve gögerik tepesi yörenin başlıca dağlarıdır sonuç olarak mazgirt tunceli nin güney kesiminde yer alan kuzeyde merkez ve nazımiye ilçesi doğuda karakoçan güneyde kovancılar batıda pertek ile çevrili kilometrekare yüzölçümüne sahiptir temel ekonomik etkinlik tarım ve hayvancılık olmakla birlikte son yıllarda oldukça gerileme yaşanmıştır ilçe halkının i tarımla ve hayvancılıkla uğraşmakta olup tarım genellikle aile ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik kapalı tarım ekonomisi şeklindedir mazgirt ilin tarıma en elverişli ilçelerinden biridir ilçenin güney kesimleri makineli tarım yapmaya müsait olup halk geçimini bitkisel üretim yaparak sağlamaktadır ilçenin güney kesimlerinde genellikle tarımla uğraşılmakta kuzey kesimlerinde ise tarımla birlikte hayvancılıkla da uğraşılmaktadır ilçede buğday arpa fasulye fiğ şeker pancarı soğan patates nohut mercimek gibi ürünler yetiştirilir bunun yanı sıra meyvecilikte yapılmaktadır ilçenin akpazar beldesinde çanak çömlekçilikte yapılmaktadır mazgirt ilçe merkezinde ptt ve ziraat bankası şubesi bulunmaktadır her yıl il genelinde düzenlenen munzur doğa ve turizm festivali kapsamında ilçede de çeşitli sanat etkinlikleri düzenlenmektedir bunun dışında bazı dönemlerde özellikle müzik alanında çeşitli etkinlikler yapılmaktadır mazgirt kalesi elti hatun türbesi elti hatun camisi çoban baba türbesi kale köyü kalesi ve bağın kalesi olarak sayılabilir ilçenin darıkent muhundu köyünde bulunan kaplıca her yıl özellikle yaz aylarında sağlık amacıyla çok sayıda kişi tarafından ziyaret edilmektedir yıldız savaşları george lucas tarafından yapılmış öncelikle filmleriyle tanınmış sonraki yıllarda çizgiroman bilgisayar ve konsol oyunları televizyon yapımları vb dallarda ününü geliştirmiş kurgusal evren ve markadır film serisinin ilki mayıs de th century fox tarafından star wars yıldız savaşları ismiyle yayınlanmış ve dünya çapında bir popüler kültür fenomeni olmuştur üçer yıl arayla iki devam filmi yayınlanmıştır orijinal üçlemenin son filminin yayınlanmasının yıl ardından öncül üçlemenin ilk filmi yayımlanmıştır ve tekrar üçer yıl arayla diğer iki film de yayımlanmıştır yılında ikincil üçleme başlamış yıl arayla devam filmleri yayımlanmıştır yıldız savaşları günümüze kadar kendisine ait filmlerin hasılatı oyuncak dvd kitap bilgisayar oyunu ve ticari ürün geliriyle milyar dolarlık dev bir kazanç sağlamıştır george lucas filmleri kitaplar televizyon dizileri video oyunları ve çizgiromanlar gibi birçok farklı alanda yayınların ortaya çıkmasına vesile olmuştur üçlemede tasvir edilen kurguya pek çok yenilik getiren bu yan ürünler serinin takipçileri tarafından genişletilmiş evren adıyla bilinen kurgusal evrenin oluşmasına imkân sağlamıştır bu yayınlar sayesinde filmler arasındaki boşlukta star wars markasının popülerliği ve değeri korunmuştur yılları arasında adı olan film üçlemeler serisi haricinde yayınlanmış tek film olma özelliğiyle gösterime girmiştir bu film ayrıca daha sonra aynı adla yayınlanmaya başlamış televizyon dizisine de bir başlangıç teşkil etmektedir ayrıca bu film seride yayınlanmış ilk animasyon filmdir yıldız savaşları yayınlarındaki olaylar kurgusal bir galakside gerçekleşmektedir pek çok uzaylı ırkı tasvir edildiği gibi genellikle sahiplerinin emirlerini yerine getiren robotlara da yer verilmiştir uzay yolculuğuna oldukça sık rastlanır evrendeki pek çok gezegen daha sonra galaktik imparatorluk olarak değişmek üzere galaktik cumhuriyetin bir üyesidir yıldız savaşları nın göze çarpan bir karakteristiği güç olarak adlandırılan yetenekli bireyler tarafından kullanılabilen tüm evreni kapsadığına inanılan enerjidir yayınlanan ilk filmde tüm canlı varlıkları sarmalayan delip geçen birbirine bağlayan enerji olarak açıklanmıştır güç kullanıcılarına telekinezi kehanet öngörü zihin kontrolü gibi çeşitli doğaüstü yetenekler bahşeder ve refleksler ve hız gibi pek çok fiziksel özelliğin gelişmesini sağlar bu yetenekler karakterler arasında farklılık gösterebilir güç iyilik için kullanılabileceği gibi nefret saldırganlık ve kötülük duygularını besleyen karanlık tarafının takipçileri tarafından farklı amaçlar için kullanılabilir temel altı filmde güç ü iyilik için kullanan jedi lar ile galaksiyi ele geçirmek amacıyla karanlık tarafa geçmiş sithlerin mücadelesi konu edilmiştir film serisi mayıs de yayınlanan ile başladı ardından mayıs de yayınlanan ve mayıs te yayınlanan geldi ilk filmin adı yıldız savaşları olmasına rağmen daha sonra gelen öncül filmlerle isim karışıklığı yaşamamak için yeni bir umut a new hope altbaşlığı eklenmiştir uzun süre beklenilen öncül üçleme de mayıs da yayımlanan mayıs de yayımlanan mayıs te yayımlanan ile tamamlandı filmi ise aralık te türkiye de vizyona girmiştir çekimi ingiltere ve b a e de yapılan filmin yönetmenliğini j j abrams üstlenmiştir yönetmenliğini rian johnson ın yaptığı ve yılında vizyona giren ile yılında vizyona giren ve yönetmenliği j j abrams tarafından üstlenilen filmiyle orijinal üçlemenin sonrasını anlatan ardıl üçleme tamamlanmış oldu yıldız savaşları dünyası o güne kadar yaratılmış diğer çoğu bilimkurgu filmleri ve fantastik filmlerde kullanılan şık gösterişli ve fütüristik gelecek kavramının aksine kirli bir portre çizmiştir lucas ın bu vizyonu daha sonra karanlık ve yıpranmış bir uzay gemisinde geçen yaratık alien post apokaliptik bir çölde geçen mad max ve yıkık dökük ve kaotik bir şehirde geçen bıçak sırtı blade runner filmleriyle popülerlik kazanmıştır lucas filmlerde gerek diyaloglarda gerek sahne planlarında paralellik öğelerine özellikle dikkat etmiştir luke skywalker ve babası anakin in yolculuklarındaki paralellikler buna örnek gösterilebilir ilk altı yıldız savaşları filmi lik görüntü oranında çekilmiştir orijinal üçlemenin çekimlerinde anamorfik lensler kullanılmıştır bölüm iv ve v panavision ile çekilirken bölüm vi de joe dunton camera jdc kullanılmıştır bölüm i arriflex kameralarda anamorfik hawk lensiyle bölüm ii ve iii ise sony nin cinealta yüksek çözünürlüklü dijital kamerasıyla çekilmiştir yeni bir umutun ses efekteri için george lucas ben burtt ü işe almıştır burtt ün başarıları academy of motion picture arts and sciences tarafından o tarihte bu dal için bir ödül kategorisi olmadığından özel başarı ödülüyle ödüllendirilmiştir lucasfilm şirketi jedi in dönüşü filmi için thx ses standardını geliştirmiştir john williams altı filmin de müziklerini bestelemiştir george lucas her önemli karakter ve konsept için farklı temalarda besteler olmasını planlamıştır williams ın star wars teması modern müzik tarihinin en bilinen bestelerinden biri olmuştur orijinal üçlemenin ışın kılıcı koreografisi kılıç ustası bob anderson tarafından geliştirilmiştir anderson aktör mark hamill i luke skywalker eğitmiş ve imparator ile jedi in dönüşü filmlerinde darth vader in kılıç dövüşü sahnelerinde dublörlük yapmıştır yıldız savaşları filmleri uzun zaman önce çok çok uzak bir galakside geçiyor olsalar da çizgi romanlar kitaplar gibi film dışı ürünlerde zaman yavin savaşı na yani a göre düzenlenir örneğin aby after battle of yavin yavin savaşı ndan sonra tarihinde iken bby before battle of yavin yavin savaşı ndan önce tarihindedir legends yıldız savaşları filmler dışında da genişletilmiş evren expanded universe eu kategorisi altında da birçok öykü içermektedir bby dan şu ana kadar aby e kadar ulaşılmış birçok farklı mekân ve hikâye devam etmektedir canon disney ın lucasfilm şirketini satın almasıyla yeniden yapılandırılan ve güncel olan zaman çizelgesidir bby dan şu ana kadar aby e kadar ulaşılmış birçok farklı mekân ve hikâye devam etmektedir yıldız savaşları canon kurgusal evreni çeşitli dönemler içerir bunlardan üçü film üçlemelerine odaklanmıştır diğer dönemler ocak de tanımlandı altı film toplamda akademi ödülüne aday olmuş unu kazanmıştır bunlardan üçü özel başarı ödülüdür anthony charles lynton blair mayıs edinburgh iskoçya britanyalı avukat siyasetçi ve eski başbakan kariyerine işçi partisinde başlamış olan blair yılları arasında birleşik krallık başbakanlığı yılları arasında işçi partisi başkanlığı yaptı yılları arasında birleşik krallık parlamentosunda sedgefield milletvekili olarak yer aldı eski genel başkan john smith in ölümünden sonra yapılan işçi partisi liderlik seçiminde başkan seçildi yıllık muhafazakâr parti iktidarından sonra birleşik krallık genel seçimleri nde işçi partisi den birleşik krallık başbakanı seçildi yılında irak ın işgaline amerika birleşik devletleri başkanı george w bush ile karar vermiş olması ülkesinde ve dünyada geniş kesimlerin tepkisini çekti mayıs de yani başbakanlığının yıl haftası dolduğunda seçim bölgesinde düzenlediği basın toplantısıyla haziran de başbakanlıktan ve işçi partisi başkanlığı ndan ayrılacağını duyurdu aynı tarihte her iki görevi de maliye bakanı gordon brown a devretti yılında görevi gordon brown a devretmesinin üzerinden yıl geçtikten sonra yılında açılan ve ingiltere nin irak savaşı nda yaptıklarını araştıran soruşturmada kamuoyundan bilgi saklamak ve kamuoyunu yanlış yönlendirmek ile itham edilmiş olup soruşturma devam etmektedir blair başbakanlık süresi boyunca yaşadıklarını anlattığı bir kitap yazmıştır kitabın orijinal ismi a journeydir türkçe anlamı ise bir yolculuk tur george walton lucas jr d mayıs modesto amerikalı film yapımcısı yönetmen ve yazardır yıldız savaşları star wars ve ardından steven spielberg ile birlikte indiana jones serilerini yarattı steven spielberg gibi dünyanın yaşayan en büyük yönetmenlerinden biri olarak kabul edilmektedir güney kaliforniya üniversitesi nde sinema okumaya karar veren lucas bu dönemde çektiği kısa filmlerden biri olan ile amerikan ulusal öğrenci filmleri festivalinde büyük ödülü kazandı bunun sonucunda da warner brothers yapım şirketinde staja başladı burada francis ford coppola nın yönettiği finian ın gökkuşağı finian s rainbow un çekimlerine katıldı coppola ile arkadaşlıkları da böylece başladı birlikte yılında american zoetrope adıyla bir şirket kurdular yaptıkları ilk iş de thx eb nin uzun metrajlı versiyonu oldu warner brothers ın finanse ettiği film gişede başarı getirmedi coppola baba filmi için çalışmaya başlayınca george lucas kendi şirketi olan lucasfilm ltd i kurdu aynı yıl flash gordon ve maymunlar cehennemi nden etkilenerek yıldız savaşları nın senaryosunu yazmaya başladı gençlerbirliği spor kulübü süper lig de mücadele eden futbol şubesi ile tanınan dernek yapısındaki türk spor kulübü mart te ankara da kurulan kulüp cumhuriyet ile aynı yıl kurulması nedeniyle cumhuriyet takımı olarak da anılmaktadır forma renkleri kırmızı siyahtır ankara sultanisi nde okumakta olan bir grup öğrencinin girişimleriyle bir futbol kulübü olarak kurulan gençlerbirliği kurulduktan hemen sonra ankara futbol ligi ne katılmış ve otuz dört sezon boyunca bu ligde mücadele etmiştir ilk ciddi başarısını sezonunda ankara futbol ligi nde şampiyon olarak yakalamıştır mücadele ettiği bu sezonlarda toplam on kez şampiyon olarak ligdeki en başarılı takım olmuştur yılında türkiye futbol şampiyonası nda istanbul futbol ligi şampiyonu beşiktaş takımı ile finalde karşılaşan gençlerbirliği rakibini yenerek ilk kez türkiye futbol şampiyonu olmuştur da final grubu nu kazanarak ikinci kez şampiyon olup tarihi bir başarı göstermiştir cumhuriyet ten önce kurulan bir başka ankara takımı ankaragücü ile rekabet halindedir aralarında oynadıkları maçlara ankaragücü gençlerbirliği derbisi veya ankara derbisi denmektedir gençlerbirliği nın yaş altı futbolcularından oluşan ve a takıma oyuncu yetiştiren gençlerbirliği a futbol takımı mevcuttur ve yaş kategorilerinde de futbol alt yapı takımları ile yine alt yaş kategorisinde basketbol okulu mevcuttur bunun dışında lig de mücadele eden hacettepe isminde bir pilot kulübü bulunmaktadır gençlerbirliği kulübü futbol dışında güncel olarak atıcılık atletizm basketbol bocce bowling dart hentbol kick boks ve yüzme dallarında faaliyet göstermektedir kulübün genel başkanı şubat den önce ilhan cavcav dı kulübün yirmi üçüncü başkanı olan cavcav senesinde başkan seçilmesine rağmen dönemin yöneticileriyle prensipler konusunda anlaşmazlığa düşmüş ve senesine kadar görevine ara verdi senesinde tekrar başkanlık koltuğuna oturan cavcav o tarihten bu yana otuz sekiz sene kulüp başkanlığı görevini yürüttü cavcav kulüp tarihinde en uzun başkanlık yapan kişi oldu ankara futbol birliği nin de ankara ligi ni oluşturması ile ankara da ilk resmî futbol müsabakası ekim de anadolu sanatkarangücü ve talimgâhgücü arasında oynanmıştır ankara nın ilk takımlarından birisi ise ankara sultanisi diğer adıyla ankara erkek lisesi takımıdır futbola meraklı olan münif kemal ak in teşvikleriyle ankara sultanisi beden eğitimi hocası ekrem bey in yönetiminde iddialı bir futbol takımı oluşturulmuştur ancak ekrem bey in bazı yetenekli oyuncuları takıma almaması gençlerbirliği kulübünün kuruluşuna önayak olmuştur takıma alınmayan öğrencilerin ayrı bir kulüp kurma girişimi mart te gençlerbirliği spor kulübü adı tescil ettirilerek tamamlanmıştır kulüp kurulur kurulmaz sultani takımı maça çağrılır yapılan maçı gençlerbirliği kazanınca iki kulübün birleşmesi eğilimi oluşur bir rivayete göre gençlerbirliği ni kuran öğrenciler kırmızı siyah ankara gelinciklerinden bir buket yaparak hocalarının gönlünü almaya gidecekler kulübün rengi gelinciklerin kırmızı siyahı ile pekişecektir gençlerbirliği ilk kongresini in mart ayında gerçekleştirir bu kongreden bir süre sonra gençlerbirliği ne dahil olan sultani öğrencileri ankara sultanisi eski müdürü münif kemal i ziyaret ederek gönlünü alırlar ve kulübün başkanlığını teklif ederler münif kemal bey bu öneriyi kabul eder ve yıl boyunca sürecek başkanlığının başlaması ile birlikte sultani ile kulüp arasındaki gerginlik sona erer spor sezonlarına göre bugüne kadar görev yapmış gençlerbirliği başkanları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir kırmızı siyah renklere sahip gençlerbirliği nin bu renkleri seçmesi hakkında çeşitli rivayetler mevcuttur armadaki güneş ankara nın simgelerinden hitit güneşi ni temsil etmektedir güneşi de türk bayrağında bulunan hilali temsil etmektedir gençlerbirliği avrupa kupalarındaki ilk deneyimini balkan kupası nda yaşadı ancak gruptaki maçından sadece beraberlik çıkarabildi de türkiye kupası nı kazanarak sezonunda uefa kupa galipleri kupası nda oynamaya hak kazandı bu kupada sovyetler birliği nin dinamo minsk takımına deplasmanda evinde yenilerek ilk turda elendi gençlerbirliği avrupa daki en büyük başarısını sezonunda yakaladı uefa kupası nın ilk turunda ingiltere nin blackburn rovers takımını evinde yenen gençlerbirliği rövanş maçında rakibiyle berabere kalarak tura geçti turda portekiz in sporting cp takımıyla eşleşen gençlerbirliği evindeki ilk maçı berabere bitirdi ancak deplasmandaki rövanşı kazanmayı başararak tura çıktı turda italya nın parma takımını deplasmanda ankara da yenerek tura çıktı turda ispanya nın valencia takımıyla eşleşti ankara daki ilk maç kazanıldı ispanya daki rövanş maçının normal süresi sona erdi uzatma dakikalarında yediği gole karşılık veremeyen gençlerbirliği lık yenilgiyle kupaya bu turda veda etti gençlerbirliği nin bu turdaki rakibi valencia uefa kupasını kazanma başarısı gösterdi gençlerbirliği ise sezonunda uefa kupası nı kazanan valencia yı yenebilen tek takım oldu gençlerbirliği sezonunda sezonunda uefa kupası nın ön eleme turunda hırvatistan ın rijeka takımıyla eşleşti evindeki maçı kazanan gençlerbirliği rövanş maçını kaybetmesine rağmen ilk tura çıkmayı başardı ilk turda yunanistan ın egaleo takımına deplasmanda kaybettiği maçın rövanşında berabere kalarak elendi kaynakça uefa kupa galipleri kupası uefa kupası uefa avrupa ligi uefa intertoto kupası balkan kupası gençlerbirliği a takımı gençlerbirliği sk nin a futbol takımıdır takım yaş altı futbolcularından oluşmaktadır kadroda a ligi statüsünde yaşından büyük sporcu bulundurma hakkı vardır yasalar dahilinde en az üç yıldır türkiye de yaşayan yaşından büyük iki yabancı futbolcu da istendiği takdirde alınabilmektedir gençlerbirliği spor kulübü bünyesinde güncel olarak futbol hentbol ve basketbol sporları dışında etkinlik gösteren şubeler şunlardır mimar paolo vietti violi nin bir yarışmanın sonucunda türkiye de tasarladığı spor kompleksinin ilkidir stadyum askeri yürüyüşler için bir hipodromu velodromu ragbi futbol basketbol gibi takım sporları için antrenman sahalarını tenis kortlarını jimnastik salonunu x m uzunluğunda iki havuzu soyunma odalarını sporcu ve kulüp binalarını ilk yardım ünitesini bir kuleyi atış poligonunu ve alanın genel peyzajını ve seyirciler için düzenlenmiş olan açık alanları içermektedir millî takım mart tarihi itibarıyla mayıs stadyumu nda daha önce maç yapmıştır bu maçlardan galibiyet beraberlik yenilgi almıştır oynadığı karşılaşmaların sekiz tanesi fifa dünya kupası ve avrupa şampiyonası elemeleri çerçevesinde oynanmıştır gençlerbirliği ilhan cavcav tesisleri ankara nın yenimahalle ilçesine bağlı beştepe semtinde yer alan sosyal ve antrenman tesisleridir metrekare alana kurulu tesiste idari bina kamp binası altyapı binası restoran futbol okulu ve futbol sahaları yer almaktadır ankara nın keçiören ilçesine bağlı etlik mahallesinde yer alan gençlerbirliği spor kulübü ne ait olan spor tesisidir tesiste bir adet büyük futbol sahası ve halı saha yer almaktadır daha önceleri gençlerbirliği etlik tesisleri ismiyle faaliyet gösteren bu tesise daha önce gençlerbirliği futbol takımı nda forma giyen eski futbolculardan hasan polat ın ismi verilmiştir gençlerbirliği spor kulübü nün aylık resmî dergisidir içeriğinde futbol ağırlıklı olmak üzere gençlerbirliği spor kulübü bünyesinde faaliyet gösteren branşlarla ile ilgili haberler sporcularla röportajlar ve çeşitli makaleler yer almaktaydı günümüzde pandemi nedeniyle bu dergi gençlerbirliği e dergisi şeklinde gençlerbirliği web sitesi bünyesinde yayınlanmaktadır programlama dili yazılımcının bir algoritmayı ifade etmek amacıyla bir bilgisayara ne yapmasını istediğini anlatmasının tektipleştirilmiş yoludur programlama dilleri yazılımcının bilgisayara hangi veri üzerinde işlem yapacağını verinin nasıl depolanıp iletileceğini hangi koşullarda hangi işlemlerin yapılacağını tam olarak anlatmasını sağlar şu ana kadar den fazla programlama dili yapılmıştır bunlardan bazıları pascal basic c c donanım ve yazılımın bir veya daha fazla yapılandırması o programı çalıştırmak için bir tür yol sağlar programlama dili uygulamasında iki yaklaşım vardır derleme ve yorumlama herhangi bir tekniği kullanarak bir programlama dili uygulamak mümkündür genellikle donanım üzerinde çalışanlar yazılım üzerinde yorumlananlardan daha hızlıdır yorumlanan programların performansını geliştirmek için anında derleme programları kullanılır derleyiciden gelen çıktı ya donanım tarafından ya da yorumlayıcı diye adlandırılan programlar tarafından çalıştırılır cihaza komut göndermeyi sağlayan verileri cihaza aktarma stilidir şu anda hemen hemen tüm yazılım dilleri ingilizcedir bazı uygulamaların dili ise ispanyolca olarak kullanılmaya başlanmıştır abdullah gül ekim kayseri türk siyasetçi ve ekonomist türkiye nin cumhurbaşkanı cumhurbaşkanlığı görevini yılları arasında sürdürmüştür bu görevinden önce aylığına yılları arasında türkiye başbakanı olarak görev almıştır yılları arasında başbakan yardımcılığı ve dışişleri bakanı olarak görev almıştır gül ve türkiye genel seçimlerinde kayseri milletvekili olarak meclise girmiştir başlangıçta refah partisi ne katılmıştır fakat bu parti yılında laiklik cumhuriyet ilkesine aykırı eylemlerinden dolayı kapatılınca fazilet partisi ne katılmıştır fazilet partisi olağan kongresinde genel başkanlık için recai kutan ile yarışmıştır oy alarak sırada kalmıştır ve genel başkan seçilememiştir gül yılında kurulan adalet ve kalkınma partisi nin kurucular kurulu üyesi olarak parti nin kuruluşunda önemli rol oynamıştır ak parti nin türkiye genel seçimlerini kazanmasıyla başbakan olmuştur gül ün kurmuş olduğu türkiye hükmeti recep tayyip erdoğan ın siyasal yasağını kaldırınca erdoğan türkiye milletvekili ara seçimleri ile meclise girmiştir ve başbakan olmuştur yılına kadar başbakan yardımcısı ve dışişleri bakanı olarak görev almıştır türkiye cumhurbaşkanlığı seçimi nde cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir abdullah gül ekim tarihinde kayseri de doğmuştur babasının adı ahmet hamdi gül annesinin adı adviye satoğlu dur kayseri gazi paşa ilkokulu nazmi toker ortaokulu ve orta öğreniminikayseri lisesinde tamamladıktan sonraistanbul üniversitesiiktisat fakültesine girdi yılında mezuniyet sonrası aynı fakültede başladığı doktora çalışmaları için iki yılingiltere de kaldı ve te istanbul üniversitesinden doktor unvanı aldı o dönem itü sakarya mühendislik fakültesinde de itü den ayrılarak sakarya üniversitesine dönüştü endüstri mühendisliği bölümünün kuruluşunda çalıştı ve aynı bölümde ekonomi dersleri verdi da uluslararası ekonomi dalında doçent oldu öğrencilik yıllarında gençlik örgütü millî türk talebe birliği bünyesinde yer aldı memleketi kayseri de necip fazıl ekolünden söğüt fikir kulübünde çalıştı ve bu ekolün ileri gelenlerinden ali biraderoğlu nun fikri çevresinde bulundu tbmm plan ve bütçe komisyonu ve dışişleri komisyonu üyelikleri de yapan abdullah gül haziran da kurulan rp dyp koalisyon hükmetinde devlet bakanlığı ve hükmet sözcülüğü görevlerinde bulundu refah partisi nin ocak de anayasa mahkemesince kapatılmasından önce kurulan fazilet partisine geçen abdullah gül nisan genel seçimlerinde fazilet partisinden dönem kayseri milletvekili seçilerek tekrar parlamentoya girdi avrupa konseyi parlamenterler meclisi üyeliğini de yürüten abdullah gül mart tarihinde partide yenilikçi kanat olarak adlandırılan milletvekillerinin desteğini alarak genel başkanlığa adaylığını koydu mayıs tarihinde yapılan fazilet partisi olağan kongresi nde oy alarak oy alan recai kutan ın gerisinde kaldı kongre sonuçları siyasi çevrelerce parti tabanının yenilikçi olarak adlandırılan kanadı geniş ölçüde desteklediği ancak partinin henüz bir yönetim değişikliğine hazır olmadığı şeklinde yorumlandı fazilet partisi nin haziran de anayasa mahkemesi tarafından kapatılmasından sonra bir süre bağımsız kalan gül ağustos de kurulan adalet ve kalkınma partisinin ak parti kurucular kurulu üyesi olarak partinin kuruluşunda aktif rol aldı hakkında kayıp trilyon davasında fezleke hazırlandı milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle yargılanamadı gül hakkındaki fezleke dosyasına yılında takipsizlik kararı verildi ak parti kayseri milletvekili ve siyasi ve hukuki işlerden sorumlu genel başkan yardımcısı olarak görev yaptı gül kasım genel seçimlerinde kayseri milletvekili olarak yeniden seçildi ak parti genel başkanı recep tayyip erdoğan ın siyasi yasaklı olması nedeniyle kasım de hükmeti kurmakla görevlendirildi türkiye nin hükmeti başbakan abdullah gül tarafından kasım de kuruldu recep tayyip erdoğan ın mart siirt milletvekili yenileme seçimi nde meclise girmesinden sonra abdullah gül başkanlığındaki hükmet mart ta istifa etti recep tayyip erdoğan başkanlığında mart te kurulan hükmet te ak parti hükmeti dışişleri bakanı ve başbakan yardımcısı olarak görev aldı ekim te başlayan avrupa birliği müzakereleri için birçok yetkisini baş müzakereci ali babacan a devretti abdullah gül ağustos tarihinde yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin üçüncü turunda oy alarak türkiye cumhuriyetinin cumhurbaşkanı seçildi böylece nisan de başlayan türkiye nin cumhurbaşkanını seçim süreci sona erdi abdullah gül ağustos den ağustos e kadar türkiye cumhurbaşkanlığı görevini sürdürmüştür tarihli resmi gazete de yayınlanan sayılı cumhurbaşkanı seçimi kanunu ile görev süresi yıl olarak netlik kazanmış oldu anayasa mahkemesi kanunun ikinci kere aday olmasını engelleyen hükmünü iptal etti ancak tekrar aday olmadı görevini ağustos te recep tayyip erdoğan a devretti abdullah gül ekim de kayseri de dünyaya gelmiştir annesi adeviye hanım ve babası ahmet hamdi gül dür ardahan türkiye nin kuzeydoğu köşesinde doğu anadolu bölgesi nde ve kısmen doğu karadeniz de bulunan gürcistan sınırında kurulmuş olan bir ildir idari merkezi ardahan kentidir batısında artvin güneybatısında erzurum güneyinde kars illeri ve doğuda gürcistan ile sınır teşkil etmektedir türkiye cumhuriyeti nin kafkaslar a açılan kapısıdır ardahan ilin coğrafi yapısı ve tarihi geçmişinden kaynaklanan kendine özgü doğal ve tarihi değerlere sahiptir ardahan doğu anadolu bölgesi ne has doğal yapısı ve ikliminin yanında doğu karadeniz bölümü nün topoğrafyasına iklimine ve bitki örtüsüne geçiş yerleri ile farklı güzellikleri bir arada barındırmaktadır yüksek ovaları akarsuları ormanları zengin çiçek çeşitliliğine sahip yaylaları ve iki gölü ile ardahan keşfedilmeyi bek leyen bir doğa cennetidir gürcistan ardahan arasında toplam iki adet sınır kapısı bulunmaktadır bugün bir il olan ardahan bölgesinin adı osmanlılar gürcü yönetiminden ele geçirdiği için gürcüce artaani den gelir ilin merkezi olan ardahan kentinin tarihi geleneksel rivayete göre nuh un oğlu yafet in üçüncü kuşaktan torunu cavahos tarafından kurulmuştur ancak kuruluşunda kent sırasıyla kacta kalaki ve huri adını taşıyordu bu kentin gürcü tarihinde çok önemli bir yeri olmuştur büyük iskender in komutanı azon ile gürcü topluluklarını bir araya getiren i parnavaz iö iö arasındaki savaş bu kent yakınlarında gerçekleşmiş ve parnavaz ın kartli krallığı nı kurmasıyla sonuçlanmıştır bu savaştan sonra parnavaz ın hakim olduğu topraklara sekiz eristavi prens ve bir komutan atamasının ardından ardahan bölgesi tsunda ya tayin edilen beşinci eristavinin sınırları içerisinde kaldı gürcü kralı iii mirian hd kapadokyalı azize nino nun telkinleriyle hıristiyanlığın resmi din olarak kabul edince kilise inşa etmek ve halkı vaftiz etmek üzere bizans imparatoru i konstantin den rahip ve mimarlar yollamasını talep etti bu dönemde ilk gürcü kilisesi ardahan sınırlarında içinde inşa edilmiştir eruşeti de şimdi ardahan ın hanak ilçesine bağlı oğuzyolu köyü yapılan bu kilise i konstantin in hıristiyanlığın kabul edilmesinden duyduğu memnuniyetin bir göstergesi olarak gürcistan a yolladığı ve isa nın çarmıha gerilişi sırasında ellerine çakılan çivilerle kutsanmıştır kral vahtang gorgasali nin yüzyılda piskopos tayin ettiği on bir kilise arasında klarceti deki ahiza kilisesi ile ardahan bölgesindeki kilise de yer alıyordu arap akınlarının ve başkent tiflis te bir arap emirliği nin kurulmasının sonucunda gürcistan ın doğusundan tao ve klarceti bölgelerine yoğun göçler gerçekleşti bagratlı aşot yüzyılın başında ardanuç u başkent yaparak tao klarceti prensliği ni kurdu ardahan ve çevresi de bu yeni devletin sınırları içinde kaldı kartli den gelen rahip grigol hantsteli ve diğer din adamları özellikle klarceti de çok sayıda manastır inşa ettiler ve ardahan ın da içinde yer aldığı bölge zamanla gürcistan ın sina sı olarak adlandırıldı ancak ilk kiliselerin kurulduğu ve piskoposların tayin edildiği ardahan bölgesi özellikle de manastır faaliyetleri yönünden klarceti ve tao ya nazaran ikinci planda kaldı bu dönemden günümüze sadece iki manastır ulaşmıştır bu manastırlar dörtkilise köyündeki dört kilise manastırı ve vaşlobi köyündeki vaşlobi manastırı dır gürcü kralı ii giorgi nin emir ahmed e kveli kalesi savaşı nda yenilmesinin ardından ardahan bölgesinin de içinde yer aldığı tao klarceti bölgesine kırk yıl boyunca büyük selçuklular hakim oldu ancak büyük selçuklular yılında didgori savaşı nda ağır bir yenilgiye uğradı ve ardahan bölgesi yeniden gürcü hakimiyetine girdi birleşik gürcü krallığı nın en parlak döneminde ardahan bu krallığın bir parçasıydı daha sonra birleşik gürcü krallığı nın parçalanması sırasında bağımsız devlete dönüşen samtshe atabeyliği nin sınırları içinde yer aldı trabzon un alınmasından sonra doğuya doğru ilerleyen osmanlı devleti bu yeni gürcü devletinin sınırlarına dayandı yılında ardanuç ve ardahan bölgelerini ele geçirdi bölge bir sancak haline dönüştürüldü bölgede rekabet eden iran ile osmanlı devleti arasında yılında amasya antlaşması imzalanınca ardahan bölgesi kesin olarak osmanlı sınırları içinde kaldı osmanlı devleti yüzyılın son çeyreğinde çıldır eyaleti nin kurdu bu eyaletin livalarından biri ardahan i büzürg adıyla ardahan bölgesiydi bugün ardahan ili sınırları içinde kalan çıldır ve posof ilçeleri de ayrı birer livaydı ardahan i büzürg büyük ardahan olarak kaydedilen livanın sancak idari merkezinin adı parakan rabat i kale i parakan idi parakan büyük ardahan livasının en önemli kale kentiydi parakan ya da parakani adı ünlü gürcü tarihi kartlis tshovreba da da geçmektedir nitekim osmanlılar yüzyılda gürcü atabegleri yönetimi altındaki samtshe saatabago karşı açtıkları savaşta önce ardanuç u artanuci sonra da parakan ı parakani ele geçirdiler parakan kalesi nin ele geçirdikten sonra osmanlılar bütün ardahan bölgesine hâkim oldular parakan adı ayrıca evliye çelebi ile kâtib çelebi nin eserlerinde de geçmektedir nüfusun büyük çoğunluğunu kıpçak kökenli ahıska türkleri oluşturur geriye kalan kısım ise kürtler terekemeler ve alevi türkmenler den oluşur aynı zamanda çoğunluğu göç etmiş olsa da gürcü çerkez tat lezgi ve poşalar da ardahan da yaşamaktadır bunun dışında az da olsa kafkas halkları da mevcuttur bölge itibarıyla soğuk elverişsiz iklimi ve işsizliğin de olması nedeniyle dışarıya çok göç vermiştir ardahan ili nüfusu dur bu nüfusun si şehirlerde yaşamaktadır sonu ilin yüzölçümü km dir ilde km ye kişi düşmektedir bu sayı damal da dir ilde yıllık nüfus oranında azalmıştır nüfus artış oranı en yüksek ve en düşük ilçeler merkez ilçe damal il genelinde karasal iklim hakim olup kışlar uzun sert ve kar yağışlıdır yıllık ortalama sıcaklığı c olup kışın c nin altına iner türkiye nin kuzeydoğusunda yer alan ardahan a yılda ortalama mm yağış düşer sonbaharın ilk soğukları eylül ayının sonunda başlar ilkbaharda mayıs ayının ortalarına kadar devam eder ilin batı ve kuzeyinde daha çok türkiye de karadeniz iklimi nin özellikleri görülür bu özellik bitki örtüsünde de kendini gösterir batı ve kuzeyde özellikle posof ilçesi ile artvin e komşu olan yörelerde ormanlıklar ve çalılar yer alırken ardahan ın güney kesimlerinde çayır ve meralar yaygınlık göstermektedir göle ovasında kışlar ağır geçer bu saha türkiye nin en soğuk yerlerinden sayılan sarıkamış a oranla daha soğuktur her tarafı yüksek dağlarla çevrilmiş çanak biçimindeki ovada kışın hava akımı az olur bu durumda soğuyan ve ağırlaşan hava aşağıya doğru hareket eder ve sıcaklık kaybına uğrayarak dondurucu bir hal alır böylece toprak örtüsü ve bataklıklar donar ovayı kuşatan ve biraz esinti gören dağların yamaçları daha az soğuktur kış aylarında bazen ovanın içerisini kalın bir sis tabakası örter ve etrafındaki dağlardan bakılınca burası adeta bir deniz gibi gözükür bu ovaya kışın en soğuk rüzgâr kuzeybatıdan gelir ve buna ardahan yeli denir etrafı dağlarla çevrili olan ve ortalama m yükseklikte posof ilçemizde ise doğu karadeniz ikliminin sert şekli hüküm sürer burada mikro klima tipi iklim hakim olup kışlar yağışlı yazlar ise sıcak geçmektedir bu iklimin en belirgin özelliği yağışlarıdır bu alana her mevsimde yağış düşer sahada altı ay kış mevsimi yaşanır bu esnada yağışlar hep kar halindedir ve boldur mayıs a kadar kar yağdığı da olur ilkbaharda ve sonbaharda sisler oluşur yaz mevsimi esnasında yağmur eksik olmaz sıcaklık yağışlardan ve havanın sık sık bulutlu kalışından etkilenir yaz mevsimi adeta bir ilkbahar serinliğindedir durum böyle olunca buralarda geniş ormanların varlığı kendiliğinden oluşur açık kalan yerler ve vadiler devamlı bir yeşillik içerisindedir illerde protokolde ilk sırada yer alan vali merkezi yönetimi temsil eder ve cumhurbaşkanı tarafından atanır büyükşehir dışındaki illerde yerel yönetim şehirler düzeyindedir belediye başkanı belediye sınırları içinde kalan seçmenin oy çokluğu ile seçilir ayni seçmen ilçe belediye meclisi için de oy kullanarak ilçelerin belediye meclisleri oluşturur ildeki bütün seçmenler ayrıca il genel meclisi için de oy kullanarak il genel meclisinin oluşumunu sağlarlar il genel meclisi ve belediye meclisi üyelikleri için yapılan seçimlerde onda birlik baraj uygulamalı nispi temsil sistemi belediye başkanlığı seçiminde ise çoğunluk sistemi uygulanır il genel meclisi ve belediye meclisi üye sayıları ilçe nüfusuna göre kontenjandan kalan sayıların partilere dağılımı ise d hondt sistemine göre belirlenir kanun madde il genel meclisi il özel idaresinin karar organıdır başkanını üyeleri arasından gizli oyla seçer ayrıca il genel meclisi kendi içinden gizli oyla bir yıl görev yapacak kişilik il encümenini seçer merkezi yönetim vali ve il müdürlerinden oluşur il özel idaresi il genel meclisi ve il encümeni seçilmişlerden oluşur ancak vali başkanlığında görev yapar yerel yönetim ise belediye başkanları ve belediye meclislerinden oluşur ardahan valisi gümüşhane doğumlu hüseyin önerdir sayılı kararla burhaniye kaymakamı iken atanmıştır ardahan belediye başkanı hanak doğumlu faruk demir chp mart seçimlerinde oy oranıyla seçilmiştir ardahan ilinde çayır mera alanlarının fazla olması sanayi merkezlerinin ilden uzak olması ve diğer nedenlerle ardahan ilinde tarım ve hayvancılık faaliyetleri öne çıkmıştır il genelinde tarımsal faaliyetlerden çok hayvancılık faaliyetleri öne çıkmaktadır elma armut mısır vişne gibi tarım ürünlerinin tamamına yakını posof ilçesinde yetiştirilmektedir il genelinde buğday arpa gibi tahıl ürünleri yetiştirilmektedir ancak endüstriyel tarım yapılmamaktadır tarım ürünlerinin tamamına yakını organiktir ardahan ili iklim durumu çayır ve meraların varlığı gibi nedenlerle hayvancılığa elverişli bir yapıdadır iklim şartları yem bitkisi üretimine elvermektedir il genelinde büyük ve küçükbaş hayvancılık mera hayvancılığı şeklinde yapılmaktadır ardahan da çok sayıda kümes hayvanı beslenmektedir en çok beslenen kümes hayvanı kazdır kaz dışında tavuk ördek ve hindi de beslenmektedir ziraat türkiye kupası nda serhat ardahanspor ilk turda elenmiştir futbol maçları kişilik inci yıl şehir stadyumunda yapılmaktadır il merkezinde kişilik k karabekir kapalı spor salonu bulunmaktadır ayrıca yarı olimpik kapalı yüzme havuzu da bulunmaktadır şehir merkezine km uzaklıkta yalnızçam kayak merkezi vardır cezayir arapça al azair berberi dilleri dzayer ya da resmî adıyla cezayir demokratik halk cumhuriyeti arapça kuzey afrika da ülke kilometre karelik yüzölçümü ile afrika nın yüzölçümü olarak en büyük ülkesi olan cezayir dünyanın onuncu arap dünyası ve afrika birliği içerisinde ise en büyük ülkedir aynı zamanda milyonluk nüfusuyla da afrika nın en kalabalık sekizinci ülkesidir cezayir in komşuları kuzeydoğuda tunus doğuda libya güneydoğuda nijer güneybatıda moritanya ve mali batıda fas ve batı sahra dır etnik açıdan bir islam arap ve berberi ülkesidir ülke ismi el cazayir arapçada adalar anlamına gelir cezayir de milyon yaşında hominid iskeletleri bulunmuştur araştırmacılar ülkede yontmataş çağından kalma homo habilis ve homo erectus fosilleri de ortaya çıkartmıştır cilalıtaş devrinde şu anda sahra çölü nün bulunduğu alanlar daha sulaktı böylece cezayir in şu anda çöl olan güney bölgesinde insanlar yaşayabiliyordu bu dönemden kalma mağara resimleri bulunmaktadır mö yıllarında fenikeli tüccarlar cezayir in akdeniz kıyılarına yerleşime başlamıştır kartaca krallığının mö yılında romalılar tarafından yıkmasıyla cezayir mauretania caesariensis adıyla imparatorluğun bir eyaleti haline geldi antik yunanistan ve roma imparatorluğu nda numidya olarak bilinen yörenin adı yunanca göçebe anlamındaki nomados kelimesinden gelir roma imparatorluğu nun yıkılmasıyla cezayir de sırasıyla vandallar ve bizans ın hakimiyeti altına girdi oruç reis ve kardeşi hızır reis cezayir e gelip ispanyollara karşı mücadeleye girişmeye başlamışlardır cerbe adasına yerleşen ve yavuz sultan selim in himayesi altına giren kardeşler cezayir ve şerşel i ele geçirdiler şerşel ve cezayir sultanı ilan edilen oruç reis tns ve tlemsen i ele geçirmiş ancak de tlemsen i geri almak isteyen ispanyollarla yaptığı savaşta hayatını kaybetti onun yerine geçen hızır reis osmanlıların desteğini sağlamaya çalıştı ve da yavuz sultan selim den yardım istedi yavuz sultan selim hayreddin lakabıyla andığı hızır ı cezayir hakimi olarak tanıyarak ona askeri destek yolladı bu şekilde hutbenin padişah adına okunmaya başlandığı cezayir osmanlı nüfuzu altına girdi ii dünya savaşı ndan sonrasında cezayirliler durumlarında ciddi iyileştirmelerin yapılmaması ekonominin kötüleşmesi gibi sebeplerle mayıs te gerçekleştirilen ayaklanmada fransızların silahlı müdahalede bulunmasıyla binlerce cezayirli öldürülmüş ve çok sayıda gösterici tutuklanmıştır bu olaylar stif ve guelma katliamı olarak anılmaktadır cezayir de kasım tarihinde silahlı mücadele başlatıldı ülkeyi bağımsızlığa götürmesi amacıyla başlatılan silahlı mücadele kısa zamanda cezayir geneline yayılması üzerine sömürge yönetimi ağustos te olağanüstü hal ilan etti eylül de kahire de toplanan cezayirlilerin ileri gelenleri bağımsız cezayir cumhuriyetini ilan ederek ferhad abbas ın başkanlığında bir geçici hükmet kurdular mart de evian antlaşması ile savaşın sona ermesiyle ateşkes ilan edildi antlaşma şartlarına göre temmuz tarihinde yapılan referandumda cezayirlilerin i bağımsızlık lehinde oy kullanmasıyla cezayir bağımsız bir devlet oldu cezayir in bağımsızlığından sonra eylül de toplanan kurucu meclis ilk cezayir hükumetinin başkanlığına ahmed bin bella yı getirdi millî kurtuluş cephesi kasım de bütün siyasi partileri kapattığı gibi her türlü örgütü de kendisine bağlanmıştır ekim tarihinde yapılan referandumla yeni anayasa kabul edilirken ahmed bin bella da beş yıl için devlet başkanlığına seçildi bağımsızlık savaşında ülkede görülen yıkım ve ülkede yaşayan avrupalıların da göçüyle ülkede yaşanan ekonomik çöküş sonucunda ahmed bin bella savunma bakanı huari bumedyen tarafından haziran askeri bir darbe ile görevden uzaklaştırıldı bumedyen temmuz da anayasasını yürürlükten kaldırarak meclisin çalışmalarını askıya aldı ile arası başbakanlık görevi askıya alınmıştır lerin başından itibaren hızlanan islamcı akımlar cezayir de önemli yer tutmaya başladı ekim de ülkenin büyük şehirlerinde yaşanan halk ayaklanmaları sırasında çıkan çatışmalarda yüzlerce kişi hayatını kaybetti şadli bencedid muhalefetin baskılarına dayanamayarak büyük reformlar yapmak zorunda kaldı yürürlükte olan tek parti rejimine ve sosyalist ekonomiye son verdi temmuz da da çok partililiğe izin veren yeni siyasi örgütlenme kanunu ile seçim kanunu kabul edildi haziran gerçekleştirilen ve bazı partilerin katılmadığı seçimlerde islami selamet cephesi fis kullanılan oyların sını alarak birinci çıktı haziran yılında gerçekleşmesi beklenen genel seçimlerden önce ülkede meydana gelen büyük karışıklık döneminde ordu yönetime el koydu ve islami selamet cephesi liderlerini tutukladı ancak yönetim aralık de ülke tarihinde ilk defa çok sayıda siyasi partinin katılımıyla genel seçimlerin birinci turunun yapılması kararını aldı genel seçimlerin birinci turunda islami selamet cephesi büyük bir başarı göstererek oyların çoğunu aldı ocak de yapılacak ikinci tur seçimler öncesinde cumhurbaşkanı şadli bencedid in istifa etmesiyle yetkilerini yeni oluşturulan yüksek devlet komitesi üstlendi yüksek devlet komitesi başına muhammed budiaf getirildi budiaf ın başkanlığındaki yüksek devlet komitesi olağanüstü hal ilan ederek seçimleri iptal etti ve islami selamet cephesi taraftarlarını tutuklatmaya başladı aynı komite yılı mart ayında islami selamet cephesi ni mart de kapattı budiaf ın haziran tarihinde koruma subaylarından biri tarafından öldürülmesiyle ülkede siyasi istikrarsızlık baş göstermeye başladı budiaf ın yerine yüksek devlet komitesi üyesi ali kafi başkanlığa getirildi cezayir km lik alanıyla akdeniz in ve afrika kıtasının en büyük ülkesidir güney kesiminde sahra çölünün önemli bir kısmını toprakları içine alır cezayir in kıyıları genelde dağlara çok yakın ve sarptır fazla doğal liman yoktur cezayir in sahil şeridi km uzunluğundadır kıyının hemen gerisinde atlas dağları fas tan başlayarak doğuya doğru iki şerit halinde tunus a kadar km boyunca uzanır kuzeydeki dağ sırasına tell atlasları güneydekine ise sahra atlasları denir iki dağ silsilesi arasında büyük ovalar ve yaylalar yer alır bu iki sıra doğuda tunus sınırına doğru birbirine yakınlaşır atlas sıradağlarının cezayir deki kısmının en yüksek noktası yaklaşık m irtifadadır ancak cezayir in en yüksek noktası sahra nın ortasındaki hoggar kitlesinde metre yükseklikteki tahat zirvesidir ülkenin kuzey bölgesinde akdeniz iklimi güneyinde ise çöl iklimi hakimdir deniz kıyısındaki yerleşimlerde kış ortalama sıcaklığı ila c iken mayısta c a yükselir ve temmuz ağustos aylarında ila c ortalamaya ulaşır skikda da c başkent cezayir de c ortadaki kabile dağlarında ve yaylalarda kışın ortalama sıcaklık c civarındadır ve c a kadar düşer kışın bu bölgeye kar yağar yazın ise sıcaklık ila c a kadar yükselir konstantin de c güneydeki sahra bölgesinde kış sıcaklığı ila c iken yazın ila c a yükselir ülkenin başında yılda bir seçilen cumhurbaşkanı bulunur cumhurbaşkanı ayrıca bakanlar meclisi ve yüksek güvenlik konseyi nin de başıdır cumhurbaşkanı ayrıca bakanları ve başbakanı da atar yasama yılından bu yana çift meclisli sistem ile oluşuyor millet konseyi ve ulusal halk meclisi üyeden ibaret millet konseyi nin başkanı gerektiğinde cumhurbaşkanına vekalet etmekte ulusal halk meclisi nde ise seçim bölgesinden gelen milletvekili yer alıyor cezayir vilayete ayrılmıştır ülke nüfusunun dan fazlasını müslüman kökenliler oluşturur ve islam baskın dindir hristiyanların oranı kadardır ta sayıları i bulan seferad yahudilerinden sadece kadarı kalmıştır cezayir anayasası tüm vatandaşlara din özgürlüğü tanır imamlar papazlar ve hahamlar diyanet işleri bakanlığı na bağlıdır ve devlet memurudur vaaz vermek veya dini faaliyetlerde bulunmak devletin iznine tabidir devlet din eğitimine ve camilere maddi katkıda bulunmakta imamların maaşlarını ödemektedir ten beri şeriat hukuku orta dereceli okullarda zorunlu ders haline getirilmiştir cezayir afrika kıtasının en zengin ülkelerinden biridir yıllık milyar dolarlık gayri safi millî hasıla ile kıtanın en büyük beşinci iktisadına sahiptir para birimi cezayir dinarı dır cezayir önemli bir doğal gaz üretimde dünya si ihracatta sü gelir ve petrol üretimde ihracatta üreticisi ve ihracatçısıdır ülkenin güney batısında demir güney ucunda ise uranyum ve çinko yatakları bulunur bir kamu şirketi olan sonatrach tarafından çıkarılan petrol ve doğal gaz ülkenin başlıca gelir kaynağıdır cezayir tarım reformu ve ağır sanayinin modernizasyonu yoluyla iktisadını canlandırmayı denemiştir ancak petrol ve doğal gaz kökenli ürünler hâlâ ihracatın neredeyse tamamını oluşturur denize yakın kesimde tarıma elverişli alanlarda başta zeytin gibi akdeniz iklimi bitkileri yetişir cezayir bakla tarımında dünya si incirde si hurmada sı kayısıda su bademde su gelir buna karşın tarım ürünlerinin büyük kısmını ihraç edemez cezayir in dış borçları yılında milyar dolar iken aralık da milyar dolara düşmüştü ülke dış borçlarını yavaş yavaş kapatmakta bunda artan petrol fiyatlarından yararlanmaktadır bir opec ülkesi olan cezayir sağlam bir iktisada sahiptir petrol ve doğalgaz gelirleri dış borçları azaltmakta kullanıldığı gibi önemli altyapı projelerinin gerçekleşmesini de sağlamaktadır modern cezayir edebiyatı arapça ve fransızca arasında bölünmüş durumda olup ülkenin yakın geçmişinden etkilenmiştir yüzyıl cezayir romancıları arasında en önemlileri muhammed dib albert camus ve katib yasin dir lerin önemli romancıları daha sonra uluslararası af örgütü nün başkan yardımcısı olacak raşid mimuni ve laik görüşleri nedeniyle şeriatçi bir grup tarafından öldürülen tahar djaout tur ünlü modacı yves saint laurent vahran kentinde doğan bir cezayirlidir fransız kökenli ünlü cezayirliler arasında filozof jacues derrida da bulunur melek bennabi ve frantz fannon sömürgecilik karşıtı görüşleriyle tanınmıştır yılları arasında yaşamış olan malik bin nebi cezayir halkının sosyolojik dönüşümünde oldukça emeği geçmiş ve bu konularda önemli eserler vermiştir hristiyan düşünür aziz augustinus annâbe yakınlarında tagaste de doğmuştur tunus lu olan ibni haldun ünlü eseri mukaddime yi cezayir de yazmıştır cezayir müziğinin ülke dışında en çok bilinen türü rai dir rai çobanların folklorik müziğiyle popun bir karışımıdır cheb khaled ve cheb mami gibi uluslararası yıldızlar bu tarz müzikle ün kazanmıştır cezayir içinde ise sözel ağırlıklı eski şaabi türü müzik halk tarafından tercih edilmektedir kabile müziği de kıvrak tonlarıyla beğeni toplamaktadır kıyı kentlerinde endülüs göçmenlerinin getirdiği endülüsi müzik klasik bir tarz olarak günümüzde de dinlenmektedir cezayir yemekleri akdeniz mutfağının özelliklerini gösterir bazı yemekler ülke genelinde pişirilse de çoğu yereldir ve kültürel çeşitliliğe delalet eder bu durum yerel coğrafya iklim ve tarihin bir sonucu olarak zamanla ortaya çıkmıştır buğdaydan yapılan et veya sebzeyle servis edilen kuskus merguez mergez el açması kurutulmuş inçe hamurun üzerine et sosu dökülerek yapılan ve msila batna setif konstantin ve biskra yöresinde daha çok bilinen şakşuka tipik yemeklerdir eretna beyliği ya da eretna devleti anadolu nun moğol ilhanlılar istilasına uğramasından sonra sivas ve kayseri merkezli kurulan yılları arası hüküm süren bir anadolu beyliğidir beyliğin kurucusu alaeddin eretna uygur kökenli olup ilhanlılar devletinin rm anadolu valisi timurtaş a hizmet eden komutanlardan birisiydi timurtaş ile kızkardeşini evlendirerek akrabalık bağı da kuran eretna onun mısır a kendisini yerine vekil bırakmasını fırsat bilip moğolları karşı ayaklandı memlük sultanı adına sikke kestirip hutbe okuttu celayirî emir şeyh hasan büzurg kendisine tabiliği reddeden eretna üzerine bir ordu ile yürüdü ve sivas ile erzincan arasında karanbük mevkinde meydana gelen savaşı eretna kazandı bundan sonra nüfuzunu kuvvetlendiren eretna bağımsızlığını ilan etti kayseri de vefat eden alaeddin eretna köşk medresesi avlu sundaki kümbete gömüldü öldüğünde sivas tunceli kayseri amasya tokat çorum develi karahisar ankara zile canik ürgüp niğde aksaray erzincan doğu karahisar ve darende onun hakimiyeti altındaydı eretna dindar iyilik sever ve alim bir hükümdar olarak tanınmıştır idaresi altındaki yerleri adilane yönettiğinden ve seyrek çıkan sakalları sebebiyle halk arasında köse peygamber lakabıyla meşhur oldu eretna eratna şeklinde günümüzde okunan sözün arap alfabesindeki orijinali ertine şeklinde de okunabilir aynı zamanda bir uygur dili de sayabileceğimiz tuva türkçesinde bu sözün günümüzde bir anlamı vardır tıva dilinde ertine hazine değer verilen manalarına gelir alâeddin eretna nın üç oğlundan en büyüğü olan hasan büzurg sivas valisi iken ramazan çok genç yaşta vefat etmiş ve güdük minare adıyla anılan kümbete gömülmüştü diğer oğulları cafer ve mehmed beyler baba larının ölümü üzerine birbirlerine karşı iktidar mücadelesine giriştiler isfahan şah hatun un oğlu olan mehmed bey ümera tarafından gıyaseddin unvanıyla hükümdar ilan edildi adına hutbe okutup sikke kestiren gıyaseddin meh med in yaşının küçük olması ve dirayetsizliği bir süre sonra nüfuzunu kaybetmesine sebep oldu kendisini beğenmeyen ümera ve ulemanın baskısıyla te tahtını terk ederek karamanoğulları na sığındı ondan boşalan tahta yine üme râ tarafından bu defa cafer bey çıkarıl dı ve izzeddin unvanıyla sultan ilan edildi ancak tahtını tekrar ele geçirmek için harekete geçen mehmed bey ni sanı nda meydana gelen yalnızgöz savaşı nda kardeşi cafer bey i mağlup etti kısa bir aradan sonra eretnalı tahtına yeniden oturan mehmed bey büyük yardımlarını gördüğü hoca ali şah ile mücadeleye girdi ve sonunda onu da bertaraf etti mehmed bey iktidarı döneminde en çok moğollar ın sebep ol duğu olaylarla uğraştı her vesileyle karışıklık çıkaran moğollara karşı giriştiği mücadelede başarısız kalan mehmed bey veziri kadı burhâneddin in bütün gayretlerine rağmen idaresinden ve kendisinden memnun olmayan hacı şadgeldi ve hacı ibrahim gibi devlet adamları tarafından sivas ta öldürüldü henüz yaşında tahta geçen alaaddin ali bey ülkede nüfuzunu kaybetti valiler bağımsız hareket etmeye başladı karamanoğulları kayseri yi ele geçirdi kadı burhaneddin in çabalarıyla ülkede istikrar sağlanmaya çalışılsada başarılı olunamadı yıl hüküm süren alaaddin amasya üzerine yapılan bir sefer sırasında vebadan öldü ali bey in henüz yedi yaşında olan oğlu hükümdar ilan edildi yaşı küçük olmasından dolayı şebinkarahisar yöneticisi kılıç arslan kendisine naip oldu kadı burhaneddin önce kılıç arslan ı öldürüp onun yerine nailik yaptı kısa süre sonra da küçük hükümdarı tasfiye ederek eretna devleti ne son verdi ve kendi adıyla anılacak kadı burhaneddin devleti ni kurdu bilim neden merak ve amaç besleyen fiziki evrenin deney gözlem düşünce aracılığıyla sistematik bir şekilde incelenmesini de kapsayan entelektüel ve pratik disiplinler bütünü bilimin diğer tüm disiplinlerden en farklı karakteristiği savunmalarını somut kanıtlarla sunmasıdır ve bu da bilimi en güvenilir bir disiplin olarak günümüze kadar birçok alt dala bölmüş insanların daha iyi yaşam koşullarına kavuşmasına bilinmeyen olguları bulmamıza ve yeni şeyler öğrenmemize önayak olmuştur tüm bilim dalları evrenin bir bölümünü kendine konu olarak seçer deneysel yöntemlere ve gerçekliğe dayanarak yasalar çıkarmaya çalışır einstein bilimi her türlü düzenden yoksun duyu verileri ile düzenli düşünceler arasında uygunluk sağlama çabası bertrand russell ise gözlem ve gözleme dayalı akıl yürütme yoluyla dünyaya ilişkin olguları birbirine bağlayan yasaları bulma çabası olarak tanımlar yüzyıllardır insanlığın yeryüzündeki yaşama ortamına duyduğu merak yaşam standartlarını yükseltecek bir etkinliğe bürünmeye başladı olağan gibi görünen olayları anlama çabası aslında dünyanın gizemlerle dolu bir yer olduğunu ve bunları çözümlemek gerektiği gerçeğini doğurmuştur geleneksel bilim sadece anlamaya ve çözmeye gereksinim hissetse de ileri safhalara bölünen bilim türleri sadece çözmeyi değil çözümden öte ilerlemeyi de kapsar geçmişe bakıldığında en önemli sayılan bilim dallarından bazıları matematik geometri gök bilimi ve tıptır çok çeşitli matematiksel çözümleme sistemlerinin geliştirildiği ilk zamanlardan bu yana hâlâ yeni formüller sistemler kuramlar geliştirilmektedir ki bu da bilimin sürekliliğine bir örnektir bilim deneye çok önem verir ve bilimsel yöntem deneye dayanır bu evre işlenen konuyu daha inandırıcı kılmanın yanında belirli bir çerçeveye oturtur bir varsayım hipotez muhtelif sınamalar sonucunda doğrulanırsa kuram teori statüsünü alabilir ve temel taş niteliğine bürünebilir bilimin sonsuz bir süreç içinde değişimi yadsınamaz bir durumdur zaman içinde alt dallara bölünen bilim sayısal ve sosyal alanlarda ayrı konulara bürünmüş fakat nitelik açısından aynı amaca hizmet etmeyi sürdürmüştür bilimin yazıdan daha önce ortaya çıktığı bilinmektedir yılları kökenli çeşitli bulgular zamanı ölçmeye dair çeşitli denemelerin izlerini taşımaktadırlar bununla birlikte teknolojik gelişimin yanı sıra bilimsel etkinliklerin özellikle mö lü yıllar civarında yoğunlaştığı ve ivme kazandığı tespit edilmiştir bunun özellikle mimari birçok örneği bugün de görülebilir stonehenge gibi büyük yapılar belirli bilimsel ve teknolojik gelişim özellikle de çeşitli gelişmiş matematik bilgileri olmaksızın yapılamayacak anıtlardır örneğin bu dönemdeki çoğu yapılar en azından pisagor kuramı olmaksızın yapılamayacak yapılardır buna ve benzeri diğer bulgulara dayanarak pisagor kuramının pisagordan binlerce yıl önce insanlar tarafından bilindiği tespit edilmiştir nitekim antik mısırlılar gibi birçok ulusta çok erken tarihlerde matematiksel etkinlikler görülmektedir antik mısırlılar mö yılında günlük bir takvim üretmiş oldukları gibi mö yılı tarihli bir gürzde sayısal olarak milyonları ifade etmek için bir sistemin kullanıldığı görülmüştür antik mezopotamya da matematiksel etkinlik ve gelişimin varlığı arkeolojik araştırmalarca elde edilen kil tabletler yardımıyla bilinmektedir bunlara ek olarak daha sonra bölgede hakimiyet kuran perslere ait mö yüzyıldan yüzyıla kadarki bir tarihe ait bulgular da mevcuttur mezopotamya daki matematiksel etkinlikler çok çeşitlidir ve pratik sorunların ötesine de sıklıkla geçmiştir lineer ve ikinci dereceden denklemlerin çözümünü içeren cebir çalışmaları ile çeşitli sayı kuramına dair çalışmalar yapılmıştır bunlara ek olarak bu topraklardaki farklı krallıklar tarafından zaman içinde sayı sistemi oldukça geliştirilmiştir sümerliler antik mısırlıların kullandığına benzer ondalık ekli bir sayı sisteminin temellerini atmışlar ve kullanmışlardır bu sistem daha sonraki dönemlerde farklı iktidarlar tarafından geliştirilmiş babillilerce bazlı bir sisteme ulaşılmıştır mö binyılda hint yarımadasında matematikle uğraşıldığı ve matematiksel hesapların yapıldığı bilinmektedir ayrıca bu matematiksel etkinlik büyük oranda ölçüm cetvelleri ağırlık ve genel olarak ölçümler gibi konuları da içermekteydi bu dönemdeki matematiksel etkinliklerin genel olarak astronomi ile de ilişik olduğu öne sürülmüştür nitekim dini açılar da barındıran sıklıkla matematik gibi diğer bilim dallarıyla birlikte yapılan astronomi çalışmaları antik çağlarda büyük bir önem ve yer arz etmektedir astonomiyle ilişkili fenomenlerin matematiksel tezahürlerine antik mezopotamya daki bilimsel etkinliklerde rastlanmaktadır çin de takvimsel ihtiyaçlara karşılık verecek astronomi faaliyetleri olduğu gibi mezopotamya da matematiksel gelişimden yararlanılarak gezegenlerin döngülerine pozisyonlarına dair hesaplamalar yapılmaktaydı matematiksel gelişimden ayrık bir biçimde astronomi çalışmaları ve anlayışı orta amerika merkezli maya uygarlığında kendisine yer bulmuştur özellikle takvimsel çalışmalar ve güneş ve ay tutulmalarının hesaplanması önemli yer tutmuştur bunların dışındaki bilimlerin de kökenlerini antik çağda bulmak mümkündür örneğin biyoloji uygarlığın gelişiminden çok önceleri toplumsal anlamda önemli bir rol almış özellikle tarım açısından çok çeşitli gelişmeler olmuş insanlar birçok hayvanı evcilleştirmiştir antik çağlarda ayrıca biyolojiyle birlikte tıbbi çalışmalar da yapılmış çin mısır ve hint yarımadasındaki çeşitli uygarlıklar farklı şifalı bitkileri belirli tıbbi ve anatomik sorunlar için kullanmışlar bu kullanımlarını zaman zaman yazıyla da ifade etmişlerdir tıbbın yanı sıra kimya coğrafya ve jeoloji gibi bilimler de özellikle çin de büyük ölçüde gelişmiştir ilk çağlardaki filozofların dünyayı ve etrafı anlamaya çalışması merak duyguları belirli kriterlerin doğmasına ve bunların çeşitli ideolojilere dönüşmesine yol açmıştır bilimin temelleri atılıncaya kadar tartışma ve deney olgusu insanlar tarafından geliştirilmiş ve bu bir arayış haline dönüşmüştür ilk dönemlerde belirgin bir felsefe bilim ayrımı yoktur ve birçok büyük bilim insanı aynı zamanda filozoftur deneyin ve sonucun klişe haline gelmesi bilimin artık istenilebilir düzeye gelmesini sağlamıştır yüzyıla kadar gelişme kateden bilim aslında kendi içinde bir savaş vermiş birçok özgün araştırmacı düz mantıkla hareket eden ortaçağ liderlerine yenik düşmüştür aristo nun fiziğinden daha farklı düşüncelere sahip olan galileo kendi zamanının bilim insanlarıyla ters düşmeye başlamıştı bilim tarihi sürecinde bu tip sahnelere sürekli tanık olmuş deney ve gözlem sonucunda çöken kanunların yerini başkaları almıştır gerçek ve varlığın amacını soruşturan felsefe sistematik düşünmeyi gerektirmektedir klasik antik çağ felsefesiyle başlayıp thales anaksimenes pisagor demokritos gorgias empedokles heraklitos parmanides sokrates plotinos platon ve aristoteles gibi filozoflar gitgide gelişen ve şekillenen felsefi soruların şekillenmesini sağlamışlardır din odaklı ortaçağ felsefesinde hristiyanlığın kendisine bir aracı olarak kullandığı felsefe tanrı bilgi inanç eksenlerinde yoğun şekilde kullanılmıştır aydınlanma çağı nda yapılan felsefede akıl ön plana çıkmıştır düşünce sistemindeki temel görüş insan aklının aydınlattığı kesin doğrulara ve bilgiye doğru ilerlemektir geçiş dönemi felsefesi olarak bilinen rönesans felsefesi bilimde ve düşünce sistemindeki yeni gelişmelerin yer aldığı bir dönemi kapsar yeniden doğuş manasına gelen rönesans önceki çağlardan çok farklı bir düşünce sistemine geçişin köprüsü konumundadır bilim ve felsefenin ayrışması modern çağa yaklaşırken iyice belirginleşmiş bununla birlikte felsefe ile bilim tamamen birbirinden kopmamış ve gerek genel olarak bilimin felsefesi olan bilim felsefesi gerekse bilim dallarının tek tek felsefi yönden incelendiği felsefe dalları örneğin fizik felsefesi varlığını sürdürmekte ve gerek bilim gerekse felsefe alanlarında önemli roller oynamaktadır gök bilimi bilim dalları arasında en eski olanlardandır ve özellikle antik çağlarda en yoğun anlamda icra edilen bilimlerin anası olarak görülen bir bilimdir insanların gökyüzüne olan ilgisi yukarıda asılı duran cisimleri incelemeye itmiş ve teleskobun bulunmasıyla bu gözlemler daha etkin bir hâl almıştır babilli olgusal astronomlara nazaran yunan astronomları matematiksel ayrıntıları özümseyerek bu bilimin gelişmesinde temel noktaları oluşturmuşlardır roma imparatorluğu nun iktidarı altındaki mısır da yaşamış olan batlamyus özellikle astronomi tarihi ve genel olarak bilim tarihi açısından önemli bir konuma sahiptir daha sonraları islam astronomları tarafından el mecisti olarak anılacak olan h megal syntaxis yani büyük derleme isimli astronomi konulu eseri orta çağ boyunca genel geçer kabul gören astronomi eseriydi ve yazarı olarak batlamyus neredeyse mitik bir statüye getirilmişti batlamyus un evren modeli geosantrik yani yermerkezciydi ve uzun yıllarca kabul gören bu sistemden güneş merkezli bir sisteme geçiş tartışmalar doğurmuştur polonyalı bir astronom olan nikolas kopernik dünyanın ve diğer gezegenlerin güneş etrafında döndüklerini açıklamış heliyosantrik yani güneş merkezli bir sistem ortaya atmıştır copernicus un sistemini commentariolus isimli bir risale ile arkadaşlarına tanıtmış daha sonra sistemini papa iii paulus a ithaf ettiği ayrıntılı bir şekilde başyapıtı sayılacak de revolutionibus orbium coelestium isimli eserinde açıklamıştır bu astronomi biliminde yeni bir dönem açılmasına sebep olmuştur teleskobu geliştirmesi yaptığı astronomik gözlemler ve kopernik in sistemine verdiği destek ile tanınan italyan bilim insanı galileo galilei de astronomi ve fizik tarihi için önemli birisidir ve zaman içerisinde modern gözlemsel astronominin babası ve modern fizik biliminin babası gibi atıflara mazhar olmuştur de ilk aynalı teleskobu yapan matematik ve fizikçi isaac newton uğraştığı bilim dallarının gelişmesine çok fazla katkıda bulunmuş diferansiyel ve integral hesabın temellerini atmıştır ayrıca newton un temmuz de yayımladığı doğa felsefesinin matematiksel ilkeleri philosophi naturalis principia mathematica kitabı klasik mekaniğin temellerini oluşturan newton ın hareket yasaları ve yer çekimi gibi önemli konuları içerir alman teorik fizikçi albert einstein enerjinin ışık hızının karesiyle kütlenin eşit olduğunu e mc formülüyle ispatladı genel görelilik kuramı ve izafiyet teorisi ile kütlenin uzay zamanı büktüğünü ve zaman mekân hareketin birbiriyle bağımlı olduğunu ispatlayıp brown hareketi ile atomun varlığını kanıtladı leopold infeld la birlikte yazdığı fiziğin evrimi kitabı ile kuantum ve mekân gibi konuları içerir kimya maddenin yapısını ve davranışlarını inceleyen bir bilim dalıdır fizikokimya biyokimya analitik kimya anorganik kimya ve organik kimya temel dallarıdır tıp gibi pek çok bilim dalının yardımcısı konumunda olan kimya biliminin gıda ilaç boya kozmetik ve tekstil alanlarında kullanımı dolayısı ile en bilinen dalı organik kimyadır antik çağlarda maddenin belirli temel elementlerden oluştuğu düşünülür ve birçok kültürde bunlar hava su ateş ve toprağı içerirdi bununla birlikte antik yunan filozoflardan bir kısmı atom fikrini ortaya atmış ve her şeyin çok küçük yapıtaşlarından meydana geldiğini öne sürmüşlerdir bu filozoflara daha sonra atomcu filozoflar da denmiştir çok eski çağlardan beri insanlar metalürji ile uğraşmakta çeşitli eşyanın yapımında kimyasal olayları ve bunların sonucu olan ürünleri kullanmaktaydılar örneğin camdan eşyanın üretiminde orta çağ a doğru simya geleneği ortaya çıkmıştır simya geleneği kimyanın öncülüdür ve mistisizm felsefe gibi ögelerle kimyasal çeşitli araştırmaların karışımından ibarettir simyada özellikle iki önemli kavram ve amaç bulunmaktaydı biri zaman zaman felsefe taşı olarak da anılan ve her türlü maddenin veya metalin altına dönüştürülmesine yardımcı olacak efsanevi bir şey diğeri ise içen kişiye ölümsüzlük veya çok uzun yaşam vadedecek ölümsüzlük iksiri yani ab ı hayat zamanla simyaya olan ilgi daha da bilimselleşmiş ve simyadan ayrık olarak kimya bilimi ortaya çıkmıştır modern kimyanın simyadan ayrışması ve temellerinin atılmasında önemli katkıları olan bir isim robert boyle dur bugün özellikle ismini verdiği boyle yasası ile tanınan boyle atomcu fikriyatı savunan bir bilim insanıydı fransız bilim insanı antoine lavoisier ise kütlenin korunumu kanunu ile gerek kimya gerekse bilim tarihinde önemli bir adım atmış kimya biliminin babası olarak da anıldığı olmuştur kendisi ayrıca oksijen ve hidrojeni tespit edip adlandırandır yüzyılın başına kadar kimyanın öteki fizik bilimlerin tersine tümevarım induction yönünün tümdengelim deduction yönünden daha baskın olması onun biyolojik bilimlere daha yakın olmasına neden oluyordu ama matematik ve fizik yöntemlerin kimyaya uygulanması sonucu yeni bir bilim dalının yani fizikokimyanın doğmasında başta wilhelm ostwald van t hoff ve arrhenius un payları büyüktür kimyasal maddelerin fiziksel değişimlerini fiziksel olayların kimyasal maddelerin özeliklerinden yararlanılarak açıklanmasını konu alan ve elektrokimya kolloid kimyası çekirdek kimyası ve polimer kimyası gibi kollara ayrılan fizikokimya bu bilginlerin de zeitschrift für physikalische chemie adlı bilim dergisini yayımlamalarıyla bilim dünyasında kimyadan ayrı bir dal olarak yerini almıştır insanların öğrenme ve araştırma merakı zamanla analitik çözümlemeli kimyanın doğmasına neden olmuş bu durum zaman içinde koordinasyon kimyasının ve endüstriyel analitik kimyanın gelişmesine zemin hazırlamıştır analitik metotların keşfi tıp biyoloji ve genetik alanında kimyanın kullanımını yaygınlaştırmıştır penisilin ve vitaminlerin keşfi ile kimya biliminin insanın yaşam kalitesini artırdığı gerçeğinin yanında gelişen teknolojinin üretim süreçlerinde kullanılmaya başlanması çevre sorunlarına neden olmuş bu durum doğal kaynakların ihtiyatsızca sarf edilmesi sonucunu doğurmuştur bu nedenle çevre kimyası ve su kimyası gibi alt bilim dalları da gelişmiştir antik çağlardaki bilimsel etkinliklerde matematiğin önemli bir rol oynadığı eski mısırlılar mezopotamyalılar hintler gibi çok çeşitli kavimlerin matematikle uğraştıkları bilinmektedir yunan matematiğinin en önemli isimlerinden olan tales in geometriyi mısır da kaldığı süre içerisinde öğrenmesi ve bu bilimi etrafındakilere öğretmesi sonucunda gelişme devam etmiştir sayıların babası olarak anılan pisagor un ünlü teoremi onu zamanının en büyük bilim insanları arasında hatırı sayılır bir yere getirmiştir orta çağ özellikle hint ve islam matematikçilerinin yoğun çalışmalarına sahne olmuştur yılı kadar erken bir dönemde hint matematikçi aryabhata ilk sinüs trigonometrik tablolarını oluşturmuş cebir diferansiyel denklemler ve sonsuz küçük değerler için algoritmalar ve teknikler geliştirmiştir yüzyılda bir başka hint matematikçi bhaskara ilk kez diferansiyel kalkülüsün ve temel kavramlarının temellerini atmıştır islam bilim insanları da orta çağ da birçok matematiksel buluş ve keşfe imza atmıştırlar yüzyılda el harezmi hint arap rakam sistemi ve denklemlerin çözümü üzerine önemli eserler vermiştir nitekim algoritma sözcüğü isminin latinizasyona uğramış hâlinden köken almıştır özellikle cebir alanındaki eski buluşları muhafazası ve getirdiği yeni gelişmeler sebebiyle harezmi zaman içinde cebirin babası olarak anılmıştır yüzyılda yaşamış olan bir başka matematikçi ömer hayyam ise öklid in çalışmalarına eleştiriler getirmiş ve analitik geometri ile öklid dışı geometrinin temellerini atmıştır ayrıca kübik denklemlere genel geometrik bir çözüm getiren ilk matematikçi de kendisidir orta çağ da batı daki en önemli matematikçilerden biri fibonacci dir fibonacci arap rakam sistemini avrupa ya tanıtmış ve yaygınlaşmasına önayak olmuş ve bugün fibonacci sayıları olarak anılan sayı dizisini yaygınlaştırmıştır aslında bu sayı dizisini ilk keşfeden kendisi değildir fakat onun kitabında örnek olarak kullanıldık sonra batı da ün kazanmıştırlar bilimin tıp alanındaki ilk gelişmeleri asya kıtasında gerçekleşmiştir hindistan mısır çin iran ve yunanistan da tıp sistematik bir biçimde gelişmeye başlamış ve bir bilim dalı olarak insanlığın en büyük sorunlarından biri olan sağlık alanındaki gelişmeler yüzyıllar boyu sürmüştür hindistan yarımadasında indus vadisi uygarlığından beri tıp ve diş hekimliği mevcuttu nitekim hint tıbbi geleneği olan ayurveda bugün bile çağdaş tıbbın yanı sıra varlığını sürdürmektedir ingilizlerin hint yarımadasını kolonileştirmesine kadar bölgedeki temel tıp sistemi olan ayurveda ilk dönemlerinde cıva kükürt bazlı ilaçlar kullanmıştır bunun dışında bugün çeşitli tıbbi yararları bilinen zerdeçal gibi çeşitli bitkiler de tedavilerde klasik hint tıbbında kullanılmıştır çin de antik çağlardan günümüze kadar varlığını sürdüren geleneksel bir tıbbi gelenek mevcuttur taoist hekimlerin yaptığı ampirik hastalık ve rahatsızlık gözlemlerinin ve çin düşüncesinin bir sonucu olan geleneksel çin tıbbı bitkisel tedavi akupunktur ve masaj gibi çok çeşitli pratik yöntemlere sahiptir bunların dışında beslenme terapisi ve feng şui gibi zihinsel terapiler de geleneksel çin tıbbında yer almaktadır hipokrates in hastalara büyü ve batıl inançlarla bezeli bir tedavi sunmak yerine iyileştirici etkileri kanıtlanmış tedavi yöntemlerine başvurmaya başlaması tıp biliminde hasta öneminin kavranmaya başlamasına sebep olmuştur ilk başlarda bölgelere göre farklılık gösteren tedavi yöntemleri son iki yüzyıldır modernleşmeye başlamış ve genel anlamda ortak bir çabaya dönüşmüştür avrupa daki salgınlardan sonra daha fazla gelişme kateden tıp bilimi günümüzde genetik çalışmalarının gelişmesiyle çok üst düzeylere ulaşmıştır orta çağ boyunca orta doğu başta olmak üzere islam ın yayıldığı topraklarda birçok önemli islam hekimi yetişmiştir bunlardan biri iranlı razi nöroşirürji ve oftalmoloji dallarında sıklıkla bir öncü olarak görülmüştür deneysel tıbbın önemini vurgulayan razi ayrıca birçoğuna göre pediatri dalının da babasıdır yazdığı birçok eserde çok çeşitli tıbbi bilgiler aktaran razi ayrıca çiçek hastalığı ile kızamık hastalığını birbirinden ayıran ve açık bir şekilde tanımlayıp diyagnozunu yapan ilk hekimdir alerji ve immünoloji konularında da ilk eser veren hekim kendisidir bir başka tanınmış müslüman hekim de ibn i sina dır ciltlik başyapıtı el kanun fi t tıb tıbbın kanunu isimli eseri tıp açısından bulaşıcı hastalıkların ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların keşfi cf dr a zahoor and dr z ha cyberistan enfeksiyöz hastalıkların yayılımının önüne geçmek amacıyla karantina uygulamasının ortaya atılması mikroorganizmaların varlığının varsayılması ve nöropsikiyatri vb birçok keşfi ve buluşu içinde barındırır orta çağ ve sonrasında batı da önemli tıbbî buluşlar olmuştur garcia de orta tropikal tıbbın öncüsü olarak ortaya çıkıp başta kolera olmak üzere çoğu tropikal hastalığı doğru şekilde tanımlarken william harvey batı da kan dolaşımını doğru ve tam bir şekilde açıklayan ilk batılı olmuştur daha sonraları yüzyılda louis pasteur ilk başarılı kuduz aşısını bulmuş kendi ismini alacak olan pastörizasyon işlemini de ilk kez ortaya atmıştır louis pasteur aynı zamanda robert koch ve ferdinand cohn ile birlikte mikrobiyoloji dalının babalarından biri olarak kabul edilir yılında nobel ödülü almış olan robert koch aynı zamanda tuberculosis bacillus ve vibrio cholera gibi hastalığa neden olan önemli bakterileri ilk kez izole eden kişidir daha sonra kendi adıyla anılacak olan koch postülatlarını geliştirmiştir bir bilim dalı olarak yüzyıla kadar şimdiki alt dallarıyla gelişen biyoloji canlıların tüm özelliklerini inceleyen bir sistemidir başta insan olmak üzere bitkileri inceleyen botanik hayvanları inceleyen zooloji mikroorganizmaları inceleyen mikrobiyoloji gibi alt dallara ayrılır aristo doğaya dair birçok çalışma yapmış birçok bitki ve hayvan türünü incelemiş ve kategorize etmiştir aristo nun görüşleri kendisinden sonraki bazı bilim insanlarının yaptığı eklerle birlikte özellikle batı da uzun bir süre otorite olmuştur orta çağ da özellikle ibn nefis ibn cahız ve ibn baytar gibi müslümanlar bilim insanları biyoloji dalına katkıda bulunmuşlardır özellikle erken evrim düşünüşüne katkıda bulunmuş olan ibn cahız besin zinciri fikrini de ilk kez ortaya atan kişidir yüzyılda yaşamış olan el dinaveri ise bitki evrimini bitkilerin gelişimini incelemiş ve kitâb ün nebat isimli eserinde birçok türü tanımlayarak botanik bilimine katkılarda bulunmuştur bir başka bilim insanı olan el nebati nin öğrencisi olan ibni baytar eczacılığa ilişkin farmasötik bir ansiklopedi hazırlamış ve birçok bitki yiyecek ve ilacı eserinde tanımlamıştır bu eserin latince çevirisi daha sonra avrupalı bilim insanları tarafından ve yüzyıllarda kullanılmıştır ibn nefis pulmoner ve koroner dolaşımı doğru bir şekilde tespit etmiş metabolizma kavramını tanımlamıştır biyolojinin temellerinden sayılan modern evrim teorisi charles darwin in görüşlerinin üzerine inşa edilmiştir darwin türlerin kökeni insanın türeyişi ve cinsiyete mahsus seçme insan ve hayvanlarda duyguların ifadesi eserlerinde görüşlerini belirtmiştir manastırın bahçesindeki bezelyeleri birbirleriyle eşleştirerek genetik bilimin temellerini atan gregor mendel klasik genetik kanunlarının yapıtaşlarını oluşturmuştur her ne kadar diğer bilim dallarına oranla görece yeni bir bilim dalı olarak tanımlansa da sosyolojiyani toplumbilimsel çalışmalar ve gözlemler antik çağlardan beri mevcuttur herodot ve tukididis gibi isimlerin eserlerinde sosyolojik gözlem ve değerlendirmelere rastlamak mümkündür bir erken dönem islam sosyolojisinin varlığına dair çeşitli kanıtlar vardır islam düşünürü ibn haldun un evrensel tarihi analiz eden yedi ciltlik eserine yazdığı mukaddime isimli önsözünde çeşitli sosyolojik teorileri ilk kez formüle ederek sosyal felsefede ve bir dal olarak sosyolojinin gelişiminde öncü konumuna gelmiştir örneğin bu eser aracılığıyla ibn haldun yeni bir bilim dalı olarak ilm el ümran bilimini ortaya atmış ve şöyle tanımlamıştır bu bilimin kendine has bir konusu var dır yani insani toplum ve kendine has sorunları var dır yani toplumun doğasında birbirini takip eden toplumsal dönüşümler her ne kadar sosyoloji terimi kendisinden önce kullanılmış olsa da bağımsız olarak tekrar terimi ortaya atan ve sosyolojiyi pozitif bilimlerin kraliçesi olarak görerek zaman içinde sosyolojinin babası olarak da anılan isim auguste comte dir bununla birlikte genel olarak comte sosyolojinin kurucusu olarak görülmez bu isimlere örnek vermek gerekirse herbert spencer ve lewis henry morgan gibi isimler zikredilebilir yüzyılda ve yüzyılın başlarında mile durkheim vilfredo pareto ve max weber gibi klasik sosyologlar bilime önemli katkılarda bulunmuşlardır siyaset bilimi çok eski çağlardan beri siyasi faaliyetlerle birlikte gelişim göstermiş önemli bir sosyal bilim dalı hâline gelmiştir antik hindistan daki vedik metinlerden daha sonraki çeşitli budist metinlere kadar birçok metinde siyasete dair incelemeler ve çalışmalar yer alır hint siyasi düşünür çanakya mö siyasi düşünce ekonomi ve toplumsal düzen gibi konuları ele alan arthashastra isimli eseriyle tanınır benzeri şekilde antik yunan da da birçok siyasi fikre rastlanır gerek homeros hesiodos ve tukididis gibi erken dönem yazarlarının eserlerinde gerekse eflatun ve aristo gibi filozofların eserlerinde çok çeşitli siyasi fikir ve incelemelere rastlanabilir eflatun devlet isimli eserinde kendince ideal olan siyasi yapılanma ve yönetim biçimini açıklamış ve incelemiştir orta çağ da farklı siyasi görüşler ve din ile siyaset ilişkilerini ele alan çeşitli eserler ortaya çıkmıştır augustinus un tanrı nın şehri eseri gibi eserlerin orta çağ daki din siyaset ilişkileri anlayışına katkısı olmuştur orta çağ da ayrıca islam topraklarında da çeşitli siyasi düşünüşler ve incelemeler olmuştur ve bu çağlardan başlarak siyasetname ıslahatname gibi adlandırılan farklı yazın gelenekleri ortaya çıkmıştır örneğin yüzyılda nizamülmülk tarafından yazılan siyasetname devlet yönetimi ve devlet işleri konu edilmiştir siyasi yazın ve inceleme geleneği daha sonraki çağlara kadar devam etmiş örneğin osmanlı devleti nde yoğun bir siyasetname ve ıslahatname gelenekleri ortaya çıkmıştır muhyî i gülşenî hasan kâfî el akhisârî kâtip çelebi gibi isimler doğu daki siyaset bilimine katkıda bulunmuşlardır italyan rönesansı sırasında yazar niccol machiavelli yazdığı prens il principe isimli eseriyle siyaset bilimi tarihi açısından önemli bir yere gelmiştir eserde farklı durumlarda iktidara gelen hükmdarın her duruma göre nelere öncelik tanıması gerektiği nasıl bir siyaset izlemesi gerektiği açıklanır orta çağ da ve sonrasındaki dönemde birçok farklı siyasi iktidar biçimi ve devlet yapılanması farklı isimlerce savunulmuştur örneğin fransız hukukçu jean bodin iktidar ve devlet üzerine yazdığı devlet üzerine altı kitap les six livres de la rpubliue isimli eseriyle tanınmış mutlakiyetçiliği şiddetle savunmuştur bir bilim olarak siyaset bilimi özellikle yüzyılda akademik anlamda yapılanmaya başlamış yılında abd de ilk siyaset bilimi okulu bölümü kurulmuş ve daha sonra yılında amerikan siyaset bilimi birliği kurulmuştur siyaset bilimi üzerine akademik çalışmalar artarak devam etmiş birçok farklı üniversitede siyaset bilimi bölümleri açılmıştır bugün psikoloji bilimi içerisinde konu edilen çoğu kavram olay ve fenomen antik hindistan çin ve mısır gibi medeniyetlerde de felsefî ilgiye mazhar olmuştur eflatun ve aristo gibi yunan filozoflar da psikolojik çeşitli konulara yazınların ve düşüncelerinde yer vermişlerdir bununla birlikte psikolojide klinik ve deneysel yaklaşımlar orta çağ daki müslüman bilim insanları tarafından başlatılmıştır akıl hastaneleri olarak tanımlanabilecek ilk kurumlar islam topraklarında yüzyılda ortaya çıkmıştır nitekim müslüman hekimler erken dönemlerden itibaren akıl hastalığı olarak tabir ettikleri bozukluklara karşı çeşitli terapiler uygulamalar geliştirmeye başlamıştır ahmed bin sehl el belhî beden ve ruh hastalıklarını ayıran ve ayrı ayrı inceleyen tartışan ilk isimlerdendir ruhî hastalıkların zaman içinde bedenin hastalanmasına da yol açabileceğini de ortaya atmıştır ayrıca bugün depresyon olarak adlandırılan bozukluğu tanımlamış ve iki tipinden bahsetmiştir birincisi bir kayıp veya başarısızlık gibi sebeplerden oluşabilen ve psikolojik yollarla tedavi edilebilecek depresyon diğeri ise sebepleri bilinmeyen fakat muhtemelen fizyolojik sebeplerden olan ve fiziksel tıp yöntemleriyle tedavi edilebilecek olandır psikoloji alanındaki bir başka önemli bilim insanı da ibn i sina dır ibn i sina bugün nöropsikiyatrik durumlar olarak tanımlanan halüsinasyon insomnia mani kâbus melankoli demans epilepsi felç ve tremor gibi birçok durumu incelemiş ve tanımlamıştır filozof ren descartes batı da psikolojinin modern felsefi formunun temellerinin oluşmasına katkıda bulunmuştur çeşitli eserlerinde önemli psikolojik meseleleri ele alan descartes kendisi bir hekim olmasa da çeşitli anatomi çalışmaları yaptığı bilinmektedir ingiliz hekim thomas willis ise tıbbî bir disiplin olarak psikolojinin ortaya atılmasında önemli rol oynamış beyin fonksiyonları doğrultusunda psikolojiye yaklaşım olsun yaptığı yoğun anatomik çalışmalarla olsun psikolojiye büyük katkılarda bulunmuştur ayrıca daha sonraları deneysel psikolojinin gelişiminde john locke ve david hume gibi filozofların büyük etkisi olmuştur modern çağa yaklaşırken ortaya çıkan ve özellikle psikolojik bozukluk durumlarında bir tedavi olarak ortaya çıkan hipnotizma ile frenoloji gibi dallar tartışma konusu olmuş özellikle de bunların cidden etkili yöntemler olup olmadığı ve herhangi bir bilimsel dayanağının bulunup bulunmadığı tartışılmıştır daha sonraları ortaya çıkan alman deneysel psikoloji hareketi psikolojiye önemli katkılarda bulunmuştur bu zamanda gerçekleşen ve özellikle nörolojik yapıya dair anatomik ve fizyolojik buluşlar psikolojiyi olumlu etkilemiştir alman hekim wilhelm wundt da ilk deneysel psikoloji laboratuvarını açarak bir ilke imza atmıştır lardan başlayarak avusturyalı hekim sigmund freud ise psikanaliz olarak adlandırdığı yaklaşım ile psikolojiye yeni bir yön kazandırmıştır her ne kadar psikanalizin bilimsel konumu hâlâ tartışmalı olsa da psikanalizin çeşitli önermeleri ve kavramları genel anlamda batı kültüründe önemli bir yer kazanmıştır yine larda köpeklerde yaptığı deneylerle ivan pavlov klasik şartlandırmayı başarılı bir şekilde göstermiştir nitekim daha sonraları da insan dışı primatlar kediler ve köpekler gibi çeşitli hayvanlar psikoloji deneylerinde kullanılmıştır her ne kadar antropolojinin kökeni batı daki aydınlanma süreci ve devamındaki erken dönem modern düşünceleriyle ilişkilendirilse de bu dönemlerden çok önce bugün antropoloji içerisinde yer alan konulara dair araştırmalar yapılmıştır örneğin el biruni hint yarımadasının halkları gelenekleri ve dinleri üzerine birçok araştırmada bulunmuştur ve genel olarak antropoloji alanına girecek çok çeşitli araştırma ve çalışmaları sonucu zaman zaman ilk antropolog olarak anılmıştır biruni orta doğu akdeniz havzası ve güney asya kültür ve dinleri üzerine önemli mukayeseli incelemeler yapmıştır ayrıca ibn haldun ile birlikte biruni bazı akademisyenler tarafından islam antropolojisine yaptıkları katkılar sebebiyle övülmüşlerdir kurumsal olarak antropolojinin gelişimi doğa tarihinden doğmuştur ve ilk dönemlerde özellikle avrupalı güçlerin kontrolündeki kolonilerdeki yaşamın yerli insanların ve onlarla ilgili olguları kültür dil din gibi araştırılmasını içermiştir antropoloji yüzyılda gelişmiş özellikle lardaki bilimsel gelişmelerden özellikle de biyoloji ve filoloji gibi dallardaki gelişmelerden etkilenmiştir öncü antropologlardan ingiliz edward burnett tylor darwin in evrim kuramını temel alarak antropolojik çıkarımlar yapmış medeniyetin gelişimiyle idrakın gelişiminin doğru orantılı olduğunu savunmuştur ayrıca çağdaş bazı kırsal veya avcı toplayıcı halkları evrimsel gelişim açısından geride görüp primitif yani ilkel olarak değerlendirmiştir yüzyıl ve yüzyılın başlarında antropoloji görece sosyal anlamda daha az gelişmiş olarak görülen halklar üzerine yoğunlaşmaya devam etti yüzyılın ikinci yarısında antropologlar daha üçüncü dünya ülkelerindeki daha kompleks yapılarla ilgilenmeye başlamış daha sonraları lerle birlikte çağdaş batı ülkelerini antropolojik olarak incelemeye başlamışlardır ki antropoloji için büyük bir adım olmuştur çağdaş avrupa ve kuzey amerika ülkelerinde odaklanan antropoloji çalışmalarında gerek genel olarak toplum gerekse etnik ve dini azınlıklar konu edilmiştir bunu da bazıları batılı kolonileri inceleyen antropolojinin batı yı inceleyen ve batılı perspektifleri kanıları batılı olmayanlar sürekli olarak sınanan bir dala dönüşmesi olarak yorumlanmıştır radyolojinin kurucusu olan marie curie nin bilime yaptığı katkılar kimya alanında büyük yankı uyandırmıştır radyoaktivite alanındaki çalışmaları ona yılında fizik alanında ve yılında kimya alanında nobel kazandırmıştır albert einstein in alman annalen der pysik dergisinde yayınlanan işığın oluşum ve dönüşümü üzerine bir görüş molekül boyutlarının yeni bir belirlemesi ve hareketli cisimlerin elektrodinamiği başlıkları altındaki makaleleri fizik bilimi için yeni bir sayfanın açılmasına sebep oluyordu genel görecelik ve özel görecelik einstein tarafından fiziğe sunulan en karışık ve en gizemli teorilerden sayılır hâlen tartışmalara sebep olsa da yüzyılın en önemli bilim insanlarından sayılan einstein de fotoelektrik etki olayına getirdiği açıklama ile nobel ödülü ne layık görülmüştür çocukluğundan itibaren matematiğe olan katkıları carl friedrich gauss u bu bilimin yapıtaşlarından biri haline getirmiştir gauss sayılar kuramı analiz diferansiyel geometri jeodezi manyetizma ve astronomi konularında önemli katkılar yapmıştır matematik alanındaki ilerlemeler gauss tan itibaren daha farklı bir hal almaya başlamış ve onun öğrencilerinden olan bernhard riemann ın oluşturduğu geometri sayesinde izafiyet teorisi gelişmiştir kurt godel in eksiklik teoremi matematikte çok önemli bir yere sahiptir godel yüzyılın matematik bakış açısını değiştiren teoremini principia mathematica gibi dizgelerin biçimsel olarak karar verilemeyen önermeleri üzerine başlığı altındaki doktora makalesinde belirtmiştir genel olarak yüzyılda karmaşıklık teorisi oyun teorisi topoloji gibi birçok yeni matematik dalı ve çalışma alanı ortaya çıkmıştır bilimin ilerlemesi ile gerekli mekanizmalar çoğalmış ve yeni metotlar ortaya çıkmıştır neredeyse her alanda kullanılmaya başlanan teknoloji sayısal bilimlerin en büyük yardımcılarından biri haline gelmiştir son zamanlarda tıp genetik ve moleküler biyoloji alanında gösterilen ilerlemede teknolojinin payı büyüktür ilk zamanlara baktığımızda fizik ve kimya laboratuvarlarında kullanılan basit aygıtlar temel taşların oluşmasına yardımcı oldularsada yeni dönem biliminin en üst seviyedeki araçları kullanması ilerlemeyi hızlandırmış ve günübirlik hale getirmiştir mikroskopun geliştirilmesiyle oluşturulan elektron mikroskopları bilimsel araç açısından önemli bir ilerlemedir koşulların oluşmasıyla beraber artan sistematik düzen bilimin ilerlemesine katkı sağladığı gibi insanlık içinde önemli gelişmeleri beraberinde getirmektedir teleskopun ilk günlerinden beridir geçirdiği evrim uzayın derinliklerine ulaşmamızı sağlamış ve karanlık bilinmeyenin içindeki sırları çözmemize yardımcı olmuştur bilgisayar teknolojisinin gelişmesi bilimin fayda alanına giren bir başka sistemler yumağını oluşturur bilgisayar yardımıyla kolaylaşan analizler ve doküman hatlarına kolay şekilde ulaşılması yapılan bilimsel çalışmalarda zaman kazancını sağlar bu zaman kazancı tıp alanında önemli bir faktördür hastalıkların teşhisi ve tedavi yöntemlerinin hemen geliştirilmesi çok önemlidir bilimlerin sınıflandırılması veya bilimlerin tasnifi özellikle bilim felsefesinde önemli bir yer tutmuş birçok filozof farklı temellerden yola çıkarak farklı bilim tasniflerine ulaşmışlardır gerek eski yunan felsefesi gerekse daha sonra bu felsefenin temellerini geliştiren islam felsefesinin meşşâî ekolünde bilimlerin tasnifi kendisine yer bulmuştur bilimlerin tasnifiyle uğraşan aristoteles en temel bilimin felsefe olduğu bilimlerinse genel olarak üç ana kategoride değerlendirilebileceğini savunmuştur bu üç kategori teorik pratik ve poetik bilimler kategorileridir buna göre teorik bilimler kategorisinde metafizik matematik ve fizik yer alırken pratik bilimlerde insan fiillerinin yönetimiyle ilgili bilimler yer alır son olarak poetik bilimler kategorisi ile kasıt edebiyattır ve şiir ve retorik gibi bilimleri kapsar stoacılar da bilimlerin tasnifini üç ana kategoriye dayandırırlar onların öne sürdüğü kategoriler fizik etik ve mantık kategorileridir aristocu felsefeyi temel alan meşşâî ekolünden ibn sina ise bilimlerin benzeri şekilde iki ana kategoriye ayırır teorik ve pratik dönemde bilim felsefe ayrışması bulunmadığı için benzeri şekilde temelde var olan felsefedir ve teorik felsefe veya nazarî felsefe metafizik matematik ve fizik bilimlerini içerirken pratik felsefe veya amelî felsefe ev yönetimi siyaset bilimi ve ahlâk bilimini kapsar meşşâî ekoldeki diğer filozoflar da örneğin fârâbî ve ibn rüşd bilimler tasnifini benzeri bir şekilde büyük ölçüde aristocu bir temelde ele almışlardır yüzyılda ortaya çıkan islam felsefesi ve bilimlerinde ansiklopedici öncüler olan ihvân es safâ hareketi ansiklopedik külliyatlarını oluştururken ortaya belirli bir bilim tasnifi ortaya koymuş fakat bu tasnifi diğer islam felsefe okullarından farklı olarak salt aristo temelli yapmamışlardır bu tasnifte aristoteles in ortaya koyduğu bilim tasnifi sadece etken tasniflerdendir ihvân es safâ nın ortaya koyduğu tasnif de üç kategori kullanır pratik eğitimsel bilimler kategorisi er riyâziyye konulmuş şeriat es ser iyye el va ziyye ve son olarak hakikî felsefe el felsefe elhakîkiyye bu kategorilerden ilki bireyin ve toplumun pratik yaşamıyla ilgili bilimlerdir ve eğitimsel bilimleri de içerirler ahlâk bilimi başta olmak üzere dilbilimleri şiir ve aruz gibi edebiyat dalları kimya ve hesap gibi sayısal bilimler ticaret ve zanaatlarla birlikte sanatlar bu kategoriye dahildir ihvân es safâ düşüncesinde mistik kuramların önemli bir yere sahip olması sebebiyle büyü astroloji gibi şeyler de bu kategoride birer bilim olarak sayılmıştır ikinci kategori olan konulmuş şeriat dinî bilimleri ve yolları içerir kur an ile ilgili bilimler olan tenzil tevil gibi bilimlerin yanı sıra fıkıh ve ahkam gibi amelî islam bilimleri ve tasavvuf ile rüya yorumu gibi daha mistik dinî yollar hakikî felsefe ise klasik bilimler tasnifi benzeri bir tasnife sahiptir kendi içinde ve dört ana kola ayrılır matematik mantık doğa bilimleri ve ilahiyat filozof francis bacon da bilimlerin tasnifi konusuna değinmiş bilimleri sınıflandırırken aralarında ilişki kurduğu insanî yeteneklerle human faculties temel almıştır buna göre üç temel insanî yetenek hafıza hayal gücü ve akıldır hafıza tarih bilimlerine denk gelirken hayal gücü poetik bilimlere akıl ise felsefeye denk gelmektedir ele aldığı temeller sebebiyle bacon un tasnifi psikoloji bazlı bir tasnif olarak yorumlanmıştır bacon un ayrımı daha sonraları ortaya çıkan ansiklopedik çalışmaların yanı sıra bilim tasnifi çalışmalarında da etkili olmuştur örneğin fransız ansiklopedistler geleneği bacon un tasnifini kullanmıştır modern çağa doğru en kapsamlı ve önemli bilim sınıflamalarından biri amerikalı filozof ve bilim insanı c s peirce tarafından yapılmıştır peirce bilim sınıflamasında türlerin sınıflandırılmasında kullanılana paralel bir sistem kurmuştur dal sınıf takım familya cins ve tür örneğin tarihli sınıflandırmasında aritmetik bir bilim olarak teorik dalının matematik sınıfında yer alan sonsuz koleksiyonlar takımının alt takımlarından biridir bu sınıflandırmada iki ana dal mevcuttur ve bilim kavramı bu iki ana dala ayrılır teorik ve pratik daha sonra bu iki dal başka alt dallara bölünür ve sınıflandırma sınıf ve takımlarla devam eder teki bilimsel sınıflandırması benzeşmekle birlikte daha farklıdır tüm ayrışmalar üçlüdür ve özellikle comte nin bilimsel sınıflamasından etkilenmiştir bugün genel geçer kabul gören bir bilim sınıflaması yani bilimlerin tasnifi yoktur nitekim bazı filozoflar bilim sınıflaması fikri açısından çeşitli sorunlar olduğunu öne sürmüştür bilimlerin sınıflandırılması üzerine çalışmalar ve ilgi de yüzyılın başlarında büyük ölçüde sona ermiştir bilimin öğretilmesinde ve üretilmesinde idari birimlerin ayrıştırmasında çağdaş üniversitelerde genelde birkaç ana dal belirlenir ve ilgili bilimler bu dalların altında çalışılır fen bilimleri sosyal bilimler teknoloji ki buna genelde mühendislik de dahil edilir ve sanat ile beşerî bilimler sıklıkla tıp da kendi başına bir dal olarak bu dallaşmada yer alır bilim felsefesi bilim kavramının veya bilim dallarının içeriklerini temellerini sonuçlarını uygulamalarını ve bunlarla ilgili yaklaşımları ve yöntemleri felsefî anlamda irdeleyen felsefe dalına verilen isimdir özellikle bilim tarihinde önemli bir yere sahip olan bilim felsefesi genel olarak bilim kavramı ile ilişkili olabileceği gibi belirli bir bilim dalı ile ilişkili örneğin biyoloji felsefesi fizik felsefesi kimya felsefesi gibi de olabilir bilim ile felsefenin bilim tarihinin başlarında karışık bir şekilde uygulanması birçok filozofun aynı zamanda bilim insanları olması ve felsefî eserlerin aynı zamanda bilimsel bulguları kuramları da barındırması modern çağa doğru son bulmuş ve bilim ile felsefe iyice ayrışmaya başlamıştır bugün anlaşılan anlamda bilim felsefesi de bu ayrışma sonrası felsefenin ve filozofların bilim kavramını aklî açıdan ele alması ile başlamış denebilir tarih boyunca bugün bilim felsefesi tarihi ve gelişiminin temelini oluşturan birçok bilim kuramı geliştirilmiştir bunların dışında bilimin mahiyetine ilişkin de farklı akımlar düşünceler bilim felsefesi tarihinde kendine yer bulmuştur örneğin bazı filozoflar ve pozitivizm gibi akımlar bilimin doğa ve insanî zihinsel çalışmaların bir ürünü olduğunu öne sürerken bazı filozof ve akımlar ise bundan farklı olarak bilimin zamana mekâna ve topluma dayanan bir tür insan faaliyeti olduğunu savunmuşlar örneğin thomas kuhn ve jürgen habermas bir faaliyet olarak bilimin tarihî ve toplumsal ilişkilerine ve bunlardan yola çıkarak yeni bilim tarihi anlayışlarına ve bilim tanımlarına vurguda bulunmuşlardır farklı bilim anlayışlarından özellikle pozitivist anlayış bir süre genel kabul görmüşse de yüzyılın ikinci yarısında ciddi biçimde sorgulanmış eleştirilmiş hakkındaki genel kanı değişiklik göstermiş ve çağdaş pozitivizm bazı aşırı söylemlerinden vazgeçip genelde daha orta yolu benimsemeye başlamıştır nitekim postmodernizmin ortaya çıkışı ve etkileri modernist pozitivizme karşıdır ve çağdaş bilim felsefesinde önemli bir yere sahiptir bilimsel yöntem bilimsel bulgular ve bilimler içerisinde kullanılan kavramlar da bilim felsefinin konusu olmuştur örneğin bilimsel kanunların tam olarak ne olduğu nasıl tanımlanması gerektiği ve eğer varsa gerçek bilimsel kanunların yanlışlıkla yapılmış objektif olarak genel geçer olmayan genellemelerden nasıl ayrıştırılması gerektiği bilim felsefesi dahilinde tartışılmıştır bilim filozoflarınca bilimin şu özelliklere sahip olduğu belirtilir bu özelliklerin dışında bilimin bir takım inançlara dayandığı ifade edilir bilimsel yöntem çeşitli yeni bilgi edinmek veya bilinen bazı bilgileri doğrulamak veya düzeltmek amacıyla çeşitli fenomenleri araştırmak için ve geçmişte kazanılmış öğrenilmiş bilgileri tamamlamak için kullanılan yöntemlerin bütününe verilen isimdir bilimsel yöntem ler gözlemlenebilir deneysel ampirik ve ölçülebilir kanıtların belirli bazı mantıksal prensiplerle incelenmesine dayanır bilimsel yöntem oxford ingilizce sözlük te şöyle tanımlanmıştır bilimsel yöntem diğer bazı bilgi edinme yöntemlerinden bilim deney ve mantık temelli olmasıyla ayrılır aynı şekilde bilimsel yöntem ile elde edilen bilginin tekrar edilebilir deneylerden sonra tekrar ulaşılabilir olması gerekir bu açıdan bilimsel yöntem sıklıkla vahiy bazlı olan dinî yöntemden farklıdır dinî bilgide esas sıklıkla vahiydir oysa vahiy tekrar edilebilir bir deney olmadığı için bilimsel bir yöntem değildir her ne kadar farklı bilim dallarında ve farklı bilgi konularında farklılaşmış konuya özelleşmiş bilimsel yöntemler kullanılsa da genel bazı noktalar bilimsel yöntemlerin temelini oluşturur genellikle bilim insanları araştırmacılar belirli bir fenomeni açıklamak adına büyük ölçüde ellerindeki bilgileri kullanarak hipotezler öne sürerler daha sonra bu hipotezleri test etmek için çeşitli deneyler hazırlarlar ve deneylerin sonucuna göre bir hipotezin doğruluğu veya yanlışlığı ortaya çıkar bazen bir hipotezin doğruluğu belirli deneyler sonucu kabul edilse de daha sonra yanlış olduğu farklı deneyler yoluyla da kanıtlanabilir bu sebeple her türlü hipotez sürekli olarak deneylere tabii tutulabilir bilimsel yöntem açısından bilimsel yöntemler sonucu elde edilen bilgilerin paylaşılması ve arşivlenmesi çok önemlidir zira bu bilgiler ışığında aynı veya farklı yöntemlerle ilgili deney ve testlerin tekrar edilmesi yeniden üretilebilmesi ve yapılabilmesi bilimsel yöntem sonucu oluşacak bilgi açısından kaçınılmaz bir gerekliliktir deneylerle aynı sonuç tekrar tekrar üretilebildiğinde hipotez kuram olmaya yaklaşır bilim camiası birçok farklı bilim dalında uzmanlaşmış farklı dallarda araştırma yapan birçok bilim insanı ve ilgili kurumlardan oluşmaktadır zaman içinde farklı bilim dalları veya alanları özelleşmiş ve gelişmiştir sıklıkla akademik düzeyde bilimlerin dallaşması iki ana kategoride ele alınır doğal fenomenleri araştıran ve inceleyen doğa bilimleri veya doğal bilimler ile toplumu bireyi ve insanî faaliyetleri ve davranışları araştıran ve inceleyen sosyal ve beşerî bilimler biyoloji fizik ve kimya gibi bilimler doğa bilimlerine örnekken sosyoloji ve antropoloji gibi bilimler sosyal bilimlere örnektir bu temel alanlar arasında çok çeşitli ilişkiler olmuş mühendislik ve tıp gibi bu alanlarla ilişkili birçok uygulamalı disiplin de olduğu gibi özellikle son yüzyılda birçok inter disipliner dal da ortaya çıkmıştır sibernetik ekonofizik ve tıbbi antropoloji gibi matematik bilimi sıklıkla bu iki ana kategoriden farklı üçüncü bir kategori olan formal bilimler kategorisinde yer alır zira hem doğa bilimlerine hem de sosyal bilimlere yakın ve uzak olduğu birçok nokta mevcuttur matematik belirli bir bilgi alanının nesnel dikkatli ve sistematik incelenmesi hususunda doğa bilimlerine yakınken inceleme yöntemi olarak ampirik yani deneysel yöntemler barındırmaması açısından ayrılır matematikte edinilen bilgi ampirik yöntemlerle değil de a priori ile doğrulanır formal bilimler kategorisi matematiğin yanında istatistik ve mantık bilimlerini de içermektedir bu iki bilim matematik ile birlikte tüm bilimler özellikle ampirik bilimler açısından önemli bir yere sahiptir örneğin formal bilimlerdeki çeşitli gelişmeler fiziksel ve biyolojik bilimlerde de büyük gelişmelere sebep olmuştur nitekim formal bilimler hipotez kuram ve kanunların oluşmasında hem şeylerin nasıl çalıştığı ve olduğuna yönelik doğa bilimleri hem de insanların nasıl düşündüğü ve davrandığına yönelik sosyal ve beşerî bilimler keşif ve tanımlamalarda hayati bir önemi sahiptir sosyal bilimlerin bir ampirik bilim olup olmaması durumu yüzyıldan beri tartışma konusu olmuştur bu tartışmalar etrafında sosyal ve davranışsal dalların bir kısmı bilimsel olmadıkları eleştirileriyle karşılaşmıştır hatta bazı akademisyenler örneğin nobel ödülü sahibi fizikçi percy w bridgman ve bazı siyasetçiler örneğin abd senatörü kay bailey hutchinson diğer dallara oranla spesifik olmayan muğlak veya bilimsel açıdan yersiz buldukları bazı dallar için bilim sözcüğünü kullanmaktan kaçınmıştırlar bilimsel fikir deney ve bulguların paylaşımı iletişimi ve tanıtımı gibi amaçları güden bilim topluluklarına rönesans döneminden beri rastlanmaktadır bugüne ulaşmış en eski kurum is italya daki dir yılında ingiliz royal society kraliyet cemiyeti ve yılında fransız ile başlayarak ulusal bilim akademileri toplulukları birçok ülkede bulunan seçkin bilimsel araştırma ve bilgi kurumlarıdır birçok uluslararası bilimsel örgüt örneğin uluslararası bilim konseyi international council for science farklı milletlerin bilim toplulukları camiaları arasındaki işbirliğini geliştirmek ve önayak olmak amacıyla kurulmuştur bugüne kadar muazzam çeşitlilikte bilimsel yazınlar yayımlanmıştır ve yayımlanmaya devam edilmektedir bilimsel jurnaller üniversitelerde ve diğer çeşitli araştırma kurumlarında yapılan araştırmaların sonuçlarını belgelemek ve iletmekte bilimsel araştırmaların ve çalışmaların bu sebeple de bilimin arşivsel bir kaydı olma işlevini görmektedirler ilk bilimsel jurnaller journal des sçavans ve ardından gelen philosophical transactions yılında yayımlanmaya başlanmıştır o zamandan bu yana düzenli yayınların toplam sayısı durmadan artış göstermiştir ki yılında yapılan bir tahmine göre yayındaki toplam bilimsel ve teknik jurnallerin sayısı dü birçok bilimsel jurnal belirli bir bilim dalını kapsamakta ve o daldaki araştırmaları yayımlamakta sunmaktadır araştırmalar normalde bilimsel bir tez formatındadır bilim çağdaş toplumlarda o kadar yaygın ve nüfuzludur ki genellikle başarıların haberlerin ve bilim insanlarının heveslerinin daha geniş kitlelere aktarılması gerekli görülür bilimsel dergiler örneğin new scientist veya scientific american daha geniş bir okuyucu kitlesinin ihtiyaçlarına karşılık vermekte ve bazı araştırma alanlarındaki kayda değer keşif ve gelişmeler dahil birçok popüler araştırma alanın teknik olmayan özetlerini sunmaktadır ayrıca yüzeysel olarak bilimkurgu türü temelde fantastik bir doğaya sahip olsa da genel olarak toplumun hayal gücünü cezbetmekte ve belki bilimsel yöntemleri değil ama bilimsel fikirleri iletmektedir kendi başına meşruiyet kazanamayacak olan ve bu sebeple bilim gibi tavır takınarak kendisine meşruiyet kazandırmaya çalışan herhangi bir yerleşmiş bilgi bütünü bilim olarak kabul edilmez bunlara genellikle sınır bilim fringe science veya alternatif bilim denmektedir bunların en büyük eksikliği doğal bilimlerde olduğu gibi bilimlerin gelişimine katkıda bulunan dikkatlice kontrol edilen ve etraflıca incelenip yorumlanan deneylerden yoksun olmalarıdır bir başka terim de çöp bilimdir çöp bilim junk science aslında meşru doğru sayılabilecek çeşitli bilimsel teori ve verilerin yanlış bir şekilde veya hataen karşıt bir tarafı tutumu savunma amaçlı kullanımıdır terimin kullanımında genellikle ideolojik veya siyasi ön yargı ve etkenler de söz konusudur ticari reklamların çok çeşitli bir kısmı da bu kategoriye düşmektedir son olarak bu terimlerden ayrı ve farklı olarak bilimsel fikirlerin iyi niyetli olsa da yanlış eskimiş eksik veya fazlasıyla basitleştirilmiş teşhirleri ve tezahürlerine de rastlanılabilir birçok bilgi bütünü ve dalının gerçekten bilim dalı olup olmadığı tartışma konusu olmuştur bu hususta tartışmalar ve fikir ayrılıkları oldukça büyük sayıdadır ve sosyal ve davranışsal bilimler gibi bazı alanlar çeşitli eleştirmenler tarafından bilim dışı olmakla suçlanmıştır farklı alanlardan birçok kişi örneğin nobel ödülü sahibi fizikçi percy w bridgman gibi bazı akademisyenler ve örneğin abd senatörü kay bailey hutchinson gibi bazı siyasetçiler diğer dallara oranla spesifik olmayan muğlak veya bilimsel açıdan yersiz buldukları bazı dallar için bilim sözcüğünü kullanmaktan kaçınmıştırlar bazı filozoflar da bu açıdan farklı fikirler sunmuşlardır örneğin karl popper bilimsel yöntemin ve kanıtların varlığını reddetmiştir popper a göre sadece bir tane evrensel yöntem vardır olumsuz deneme ve yanılma yöntemi bu bilim matematik felsefe sanat vs dahil insan zihninin tüm ürünlerini kapsadığı gibi hayatın evrimini de kapsar ayrıca popper eleştirel rasyonalizm popper albert ile frankfurt okulu adorno habermas arasındaki sosyal bilimlerin metotolojisini konu alan felsefî bir tartışma olan pozitivizm tartışmasına da katkıda bulunmuştur tarihçi jacues barzun bilimi tarihteki her inanç kadar fanatik bir inanç olarak tanımlamış ve insan varoluşu açısından tamamlayıcı olan mânâ düşüncelerini bastırmak amacıyla bilimsel düşüncenin kullanımına karşı uyarmıştır carolyn merchant theodor w adorno ve e f schumacher gibi birçok çağdaş düşünür yüzyıldaki bilimsel devrimin bilimi doğayı veya hikmeti anlamaya çalışan bir odaktan doğayı kendi çıkarları için kullanmak manipüle etmek odağına kaydırdığını ve bilimin doğayı manipüle edişinin sonunda kaçınılmaz bir şekilde insanları da manipüle etmesine yol açacağını düşünmüşlerdir ayrıca nicel ölçümlerin bilimin odağında olması bilimin dünyanın önemli nitel açılarını göremediği eleştirilerine yol açmıştır bilimin icrasında etik ve çalışma ahlâkının ideolojik bir şekilde reddedilmesinin sahtekârlık intihal ve veri tahrifi gibi çeşitli formlardaki sonuçları birçok akademisyen tarafından eleştirilmiş ve yerilmiştir filozof bernard rollin bilim ve etik science and ethics isimli eserinde etik ve ahlâkın bilim ile ilgisini reddeden ideolojik görüşü inceler ve temel etik anlayışının ve kurallarının öğretilmesinin bilimsel eğitimin vazgeçilemez ve ayrılmaz bir unsuru olduğunu savunur kitlesel medya birbiriyle yarışan farklı bilimsel iddiaları bu iddiaların bilimsel camiadaki kabul edilebilirliği ve güvenilebilirliğini tam olarak kesin bir şekilde yansıtmalarını engelleyen çeşitli baskılara maruz kalmaktadır bilimsel bir tartışmada farklı taraflara ne kadar ağırlık verileceğini belirlemek tartışmanın konusu hakkında uzmanlık ve bilgiyi gerektirir çok az gazeteci gerçek anlamda bilimsel bilgiye sahip olduğu gibi belirli bilimsel meseleler üzerine bilgiye sahip olan bir gazeteci bile aniden haberini yapması gereken diğer bilimsel meseleler üzerine az şey biliyor olabilir psikolog carl jung a göre her ne kadar bilim doğanın her yönünü tam olarak anlamaya çalışsa da kullanılan deneysel yöntemler ancak suni ve sınırlı sorular ortaya atacak ve dolayısıyla sadece kısmi cevaplara ulaşılabilinecektir robert anton wilson bilimin soru sormakta kullandığı araçların ürettiği cevapların sadece kullanılan araçlar açısından anlamlı cevaplar olduğunu ve bilimsel bulguların incelenebileceği tamamen nesnel bir bakış açısının olmadığını öne sürerek bilimi eleştirmiştir bilim ile din arasındaki ilişki yaşamın gerçeklerine ilişkin yaptıkları açıklamalar doğrultusunda incelenebilir dinsel doktrinler ve nedenler zaman zaman bilimin gelişimini etkilerken bilimsel bilgiler de dinsel inanışları etkilemiştir din ve bilim tarih boyunca birbirleriyle sürekli çatışma halinde olan iki düşünme biçimidir genel bir anlamda her ikisi de evreni açıklama amacı güder fakat kullandıkları yöntemler ve bağlı oldukları dünya görüşleri çok farklıdır bilim olguları saptama ve açıklamada gözlem ve gözleme dayalı mantıksal düşünmeyi kullanır oysa din metafizikten pek farklı olmayarak sevgi inanç ve duygu ile karışık olgulardan kopuk bir akıl yürütmeye dayanır dünya görüşü yönünden birine gerçekçi rasyonalist ötekisine mistik rasyonalist diyebiliriz bu karşılaştırmayı daha somut yapmak için dini oluşturan başlıca özellikleri belirtmeye ve bilimle çatışmaya düştüğü kesin noktayı bulmaya ihtiyaç vardır bütün büyük dinler incelendiğinde şu üç ögenin ya da işlevin yapılarında var olduğu görülür bilimle dinin çatışması sadece son nokta bakımındandır çünkü din bilimin evreni açıklama ve insan için anlaşılır kılma çabasına bu noktada ortak olmuştur din evrenin kökeni kuruluşu ve işleyişi üzerine birtakım inançlara metafizik hipotezlere sahiptir bu inançların her biri dogma niteliğindedir doğruluğundan şüphe edilmez kaldı ki dinin söz götürmez bir kesinlikle doğru kabul ettiği metafizik hipotezleri bilimsel yoldan doğrulama olanağı da yoktur örneğin bu inanç ya da hipotezlerden biri tanrının varlığı ile ilgilidir hemen bütün gelişmiş dinler belli özellikleri olan bir tanrının var olduğu savına dayanır ne var ki bu savın ne doğruluğu ne de yanlışlığı gözlem ve deneye başvurularak saptanamaz dinler bu konudaki savlarının doğruluğunu başka yollara vahiy sezgi kutsal kitap geleneksel otorite ve benzer kaynaklara başvurarak savunurlar sonuçta böyle bir savın kabulü veya reddi kişisel bir inanç sorunu olarak kalır ne inanan kimse inancının doğruluğunu ne de inkâr eden kimse inkârını bilimsel yoldan ispat edebilir şu kadar ki ikisinin birden doğru olması mantıksal açıdan olanaksızdır din inançlar sisteminde bilimin tam tersine düzeltme gelişme veya herhangi bir değişiklik kabul etmez yanılma olasılığına yer vermediği için kendi kendini eleştiri yoluyla hatalardan arındırma olanağı yoktur dinsel her inanç kesin ve evrensel doğruluk iddiasına dayanır oysa bilimde hiçbir teori kesinlik iddiası gütmez er geç bir gün değişikliğe uğrama hatta tümden reddedilme olasılığını gözden uzak tutmaz dinle bilimin çatışması dinin olgulara dayanmaksızın evreni açıklama yolunda ortaya attığı metafizik öğretilerden vazgeçmediği sürece sürüp gideceğe benzer çünkü bu tür inançları giderek kapsamını geliştiren bilimsel bulgu ve doğrularla bağdaştırmanın yolu yoktur kişiler bazında ele alındığında tarih boyunca bazı düşünürlerin bilim ile dinin uzlaşamaz ve birbirine karşıt uğraşılar olduğunu öne sürdüğü bu genel olarak bilimin sorgulamaya dayanması dinin ise sorgulamadan inanmayı gerektirmesinden kaynaklanmaktadır bazı düşünürlerin ise aksini iddia ettiği görülmektedir özellikle yüzyılın belirli dönemlerinde din ile bilimin birbirine muhalif olduğu görüşü kazanmıştır bu dönemlerde geliştirilen muhalefet karşıtlık tezine göre bilim ile din arasındaki herhangi bir etkileşim her daim çatışmaya yol açacaktır ve din de yeni bilimsel fikirlere karşı saldırgan olan taraf olacaktır her ne kadar bu anlayış yüzyılda john william draper ve andrew dickson white gibi isimlerce yaygınlaştırılmaya çalışılmışsa da bilim ile din arasındaki tarihsel ve bugünkü etkileşimi çatışma anlarından iş birliği anlarına kadar açıklamaya yeterli olmamıştır nitekim gerek kopernik galileo kepler ve boyle gibi batı bilim tarihinde yer almış önemli isimler gerekse ibn i sina biruni ve ibn i heysem gibi doğu bilim tarihinde yer almış önemli isimler inançlı insanlardı bununla birlikte bilim ile dinin tarih içinde çatıştığı meseleler de olmuştur ve bilim ile dinin uzlaşmasının mümkün olmadığını savunanlar bugün de mevcutturlar örneğin ingiliz evrimsel biyoloji uzmanı richard dawkins bilim ile dinin uzlaşmasının mümkün olmadığını şiddetle savunmaktadır tarih boyunca din ile bilimi birleştirmeye çalışan birbiriyle çelişmeyen yöntemler olduğunu ileri süren ve hatta birbirlerini tamamladıklarını düşünenler olmuştur amerikalı biyolog kenneth r miller bu kesimdedir zaman zaman dinsel kanıları bilimsel yöntemlerle veya bilimsel kanıları dinsel yöntemlerle açıklamaya çalışanlar olmuştur örneğin ibn i sina tanrı nın varlığını akıl ve mantık yoluyla açıklamaya çalışmıştır buna ek olarak özellikle modern çağda bazıları bilim ve dinin birbirinden bağımsız olduğunu insani deneyimin birbiriyle ilgisiz yönleriyle uğraştıkları ve bu sebeple birbirlerinin alanına bulaşmadıkça kendi alanları içerisinde sorunsuz bir şekilde birlikte var olabileceklerini öne sürmüşlerdir ama bu pek de mümkün olmamıştır tıp sağlık bilimleri dalı insan sağlığının sürdürülmesi ya da bozulan sağlığın yeniden düzeltilmesi için uğraşan hastalıklara tanı koyma hastalıkları sağaltma tedavi etme hastalık ve yaralanmalardan korumaya yönelik çalışmalarda bulunan birçok alt bilim dalından oluşan bilimsel disiplinlerin şemsiye adıdır hem bir bilgi alanı vücut sistemlerinin ve bunların hastalıklarının ve tedavilerinin bilimi hem de bu bilginin uygulandığı meslektir tıp için kullanılan bir başka kelime de bugün eskimiş olan tababettir merriam webster tıbbı şöyle tanımlamıştır sağlığın korunması ve hastalığın giderilmesi yatıştırılması veya önlenmesi ile ilgilenen bilim ve sanat dalı merriam webster tarih boyunca dünyanın farklı yerlerinde farklı tıbbî sistemler ortaya atılmıştır bugün çağdaş biyotıp büyük oranda dünyanın her yerinde etkin olan sistem olarak gözükse de sosyal bilimciler tıbbi birçoğulluk ve çoğulculuktan tıbbî pluralizm medical pluralism söz etmektedir çok eski kökene sahip ayurvedik tıp geleneksel çin tıbbı ve benzeri kompleks tıbbi sistemlerin yanı sıra kabilelerde rastlanan daha basit tıbbi sistemler de bugün varlığını biyotıpla birlikte sürdürmektedir tıp sistemleri açısından çağdaş biyotıp gerek karakteristikleri gerek gösterdiği yayılım sebebiyle önemlidir zaman zaman batı kaynaklı olduğu için bu tıbbi sistem ve geleneğe batı tıbbı western medicine dendiği de olmuşsa özellikle sosyal bilimciler tarafından bu terimin yerine biyotıp teriminin kullanılması tercih edilir bazen bu tıbbi gelenek için bilimsel tıp ve hippokratik tıp deyimlerinin de kullanıldığı olur batı ülkelerinde de çağdaş zamanda varlığını sürdüren farklı kaynaklara sahip çeşitli tıbbi gelenekler de vardır örneğin naturapatik tıp gibi bununla birlikte batı da modern çağda tekrar varlığını hissettiren bunun gibi geleneklerin birçoğunun bilimsel bir arka planı yoktur ve resmi anlamda durumları biyotıp kadar kesinleşmiş değildir tıp sistemlerine ve bu sistemlerin karakteristiklerine dair özellikle tıp bilimine dair sosyal çalışmalarda ve sosyal tıp disiplinlerinde örneğin tıbbî antropoloji veya tıbbî sosyoloji gibi yer verilir bu çalışmalar tıp sistemlerinin karakteristiklerinin yanı sıra tıp sistemlerine genel bir bakış ve sınıflandırma amacı da güder örneğin ünlü tıbbi antropolog allan young tıp sistemlerini içleyici tıp sistemleri yani içeriye dönük ve dışlayıcı tıp sistemleri yani dışa dönük olarak ikiye ayırmış içleyici tıp sistemleri hastalık karşısında vücudun içine dönen ve ilgisini buraya yönlendiren dışlayıcı tıp sistemlerini ise hastalık karşısından vücudun dışına dönen ve vücut dışındaki çevreye ilgisini yönlendiren tıp sistemleri olarak tanımlamıştır young içleyici tıp sistemlerinin genellikle daha kompleks sosyal ve politik arka plana sahip topluluklarda zamanla ortaya çıktığını ana ilgisinin fizyolojik olduğunu belirtir buna göre ayurvedik tıp veya çağdaş biyotıp içleyici tıp sistemlerine örnek olarak verilebilir young ın çalışmasına göre dışlayıcı tıp sistemlerine nispeten daha basit bir sosyal ve politik arka plana sahip topluluklarda rastlanır ana ilgisi fizyolojik değil etyolojiktir bu sistemlere gnau topluluğunun geleneksel tıp sistemi örnek olarak verilebilir birçok kültürde tıbbın ilk hali bitkilerin herbalizm ve hayvani bazı unsurların şifa amaçlı kullanılmasına dayanmıştır her ne kadar her toplumda tıp veya tıbbî gelenekler ortaya çıkmış olsa da sistematik bir biçimde gelişim gösteren ve bir meslek olmaya doğru gelişen tıp mısır hindistan çin yunanistan ve iran başta olmak üzere farklı bölgelerde ortaya çıkmıştır tıbba bakış tıbbın uygulanışı ve tıbbın üzerine oturtulduğu kavramsal yapı her bölgede yoğun farklılıklar göstermektedir bazı bölgelerde binlerce yıldır uygulanan tıp sistemleri bugün hâlâ biyotıbbın yanında kendine yer edinmektedir bugünün en yaygın tıbbî sistem olan modern biyo tıp büyük oranda yüzyılın sonlarında avrupa bazlı olarak gelişmiştir lerin başında kliniksel tıbbın gelişiminin odağını oluşturan ülkeler birleşik krallık ve amerika birleşik devletleri olmuştur yakın zamanda ikinci bir değişim ve gelişim evresinden geçen modern tıp bugün sıklıkla kanıt bazlı tıp evidence based medicine olarak anılan akımla birlikte bilimsel metodu ve küresel bilgi birikimini kullanarak belirli bir konu hakkındaki tüm kanıtı toparlayıp bundan standart protokollerin geliştirilmesi önem kazanmıştır bu bağlamda özelikle meta analiz meta analysis ve rastgele kontrollü deneyler random controlled trial önemlidir bununla birlikte kanıt bazlı tıbba da eleştiriler gelmiş özellikle kullandığı metotların çeşitli sınırlamaları ve olası kavramsal hataları öne sürülmüştür örneğin bir meta analizde sadece yayımlanmış makalelerin kanıt olarak masaya yatırılmış böylece negatif sonuçlar elde edilmiş yani başarısızlığa uğramış fakat doğru bir sonuca ulaşabilmek için önem taşıyabilecek yayımlanmamış makalelerin kanıt içerisinde yer almamasının yaratacağı sistematik hatalar gibi genetik ve moleküler biyolojideki gelişmeler sosyal açıdan tıpta farklı bir bakış açısının ve farklı akımların oluşmasını sağlarken meslekî olarak da tıpta farklı etkileşimlere yol açmıştır eski tabirleriyle tabiplik hekimlik şimdiki tabirleriyle doktorluk insanı doğru şekilde anlayarak bedensel ve zihinsel açıdan iyileştirmeyi hedefleyen meslek koludur ayrıca doktorlar bireylerin sağlıklarını olumlu yönde değiştirmek için hipokrat yemini ederler ana madde tıp dalları içinde birçok farklı disiplini bilim dalı barındırmasının yanı sıra tıbbın meslekî uygulanışı sırasında birçok farklı disiplinden profesyoneller birlikte çalışırlar hemşireler eczacılar fizyoterapistler diyetisyenler odyologlar gibi bunun dışında her ne kadar ayrı birer meslek olsalar da diş hekimliği veya bir başka deyişle diş doktoru veteriner hekimliği ve psikoloji de tıbbî birer alan olarak ele alınır aşağıdaki listelerde tıp mesleği içindeki interdisipliner veya tıbbî alan içerisinde sayılan bazı dallar yer almaktadır bu listede tüm disiplinler ve dallar yer almadığı gibi belirli disiplin ve dalların kendi içlerinde barındırdıkları alt dallar da yer almamaktadır ayrıca her ülkede ve modern tıbbın yerel geleneklerinde örneğin millî tıp geleneklerinde dallar arası ayrışma büyük farklılıklar gösterebilir sağlık sadece hastalık ve sakatlık durumunun olmayışı değil kişinin bedenen ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir dünya sağlık örgütü who sağlığı sadece hastalıkların ve rahatsızlıkların olmayışı değil bir bütün olarak fiziki ruhi ve sosyal açıdan iyi olma hali olarak açıklar uygulama için sınırlı bir değere sahip olabileceğinden bu tanım tartışmaya açıktır sağlık yaşam boyunca fiziksel zihinsel ve sosyal zorlukları uyarlama ve yönetme yeteneği olarak tanımlanabilir sağlığın anlamı tarih boyunca evrim sürecinden geçmiştir biomedikal perspektiften bakacak olursak sağlıkla ilgili ilk tanımlar vücudun işlevlerini yerine getirebilme kabiliyetine odaklanmıştır sağlık zaman zaman hastalık tarafından bozulabilecek normal bir işlevsel durum olarak görülürdü böyle bir sağlık tanımının bir örneği anatomik fizyolojik ve psikolojik bütünlük ile karakterize bir durum kişisel olarak değerli aile iş ve toplum rollerini yerine getirme becerisi fiziksel biyolojik psikolojik ve sosyal stresle başedebilme yeteneği daha sonra de önceki tanımlardan radikal bir ayrımla dünya sağlık örgütü who daha yüksek hedefli bir tanım önerdi sağlığı genel iyilik hali ile bağlayarak yalnızca hastalık ve rahatsızlıkların yokluğu değil fiziksel zihinsel ve sosyal açıdan genel iylik hali bu tanım bazıları tarafından yenilikçi olarak memnuniyetle karşılansa da aynı zamanda belirsiz aşırı geniş ve ölçülemez şeklinde yorumlar da gelmiştir uzun zaman boyunca pratik olmayan bir ideal olarak rafa kaldırıdlı ve sağlıkla ilgili çoğu tartışma biyomedikal modelin uygulanabilirliğine geri döndü hastalığı bir durumdan çok bir süreç olarak değerlendirmeye doğru bir kayma yaşanırken aynı kayma sağlığın tanımlamalarında da yaşandı aynı şekilde who lerdeki sağlık promosyon hareketinin geliştirilmesini desteklediği zaman da lider rolü oynadı bu bir durum değil dinamik olarak esneklik anlamında başka bir deyişle yaşam için bir kaynak olarak yeni bir sağlık anlayışı getirdi te who sağlık tanımını bir bireyin veya grubun özlemlerini gerçekleştirme ihtiyaçları karşılama ve çevreyi değiştirme veya başa çıkma derecesi olarak değiştirmiştir sağlık günlük yaşam için bir kaynaktır sosyal ve kişisel kaynakların yanı sıra fiziksel kapasiteleri vurgulayan pozitif bir kavramdır yaşamın amacı değildir böylece sağlık homeostazı sürdürme ve sorunlardan kurtulma yeteneği anlamına gelir zihinsel entelektüel duygusal ve sosyal sağlık esneklik ve bağımsız yaşam için kaynak oluşturan yeteneklerden olan bireyin stresle başa çıkabilmesi öğrenme kabiliyeti ve ilişkileri sürdürebilme yeteneklerine atıfta bulunur bu sağlığın öğretilmesi güçlendirilmesi ve öğrenilmesi için birçok olanak sunar her onyılda bir sağlıklı insanlar ın yeni bir sürümü yayınlanır sağlığın iyileştirilmesine yönelik güncellenmiş hedefleri içerir ve sonraki on yıl boyunca bu ilerleme noktasındaki değerlendirme veya eksiklikler ile konu alanlarını ve ölçülebilir amaçları belirler ilerleme birçok hedefle sınırlandırılmıştır ve sağlıklı insanlar ın merkezi olmayan ve koordine edilmemiş bir abd sağlık sistemi bağlamında sonuçları şekillendirmedeki etkinliği konusunda endişelere yol açmıştır sağlıklı insanlar sağlığın teşviki ve geliştirilmesine ve önleyici yaklaşımlara daha fazla önem verir ve sağlığın sosyal belirleyicilerinin ele alınmasının önemine odaklanır yeni genişletilmiş dijital arayüz geçmişte üretilen hacimli basılı kitaplara kıyasla kullanımı ve yayılmasını kolaylaştırıyor bu değişikliklerin sağlıklı insanlara etkisi önümüzdeki yıllarda belirlenecek sağlık sorunlarını önlemek veya iyileştirmek ve insanlarda sağlığı korumak için sistematik faaliyetler sağlık hizmeti sağlayıcıları tarafından üstlenilir hayvan sağlığı ile ilgili uygulamalar veterinerlik bilimleri tarafından sağlanır sağlıklı terimi aynı zamanda canlı olmayan birçok çeşit organizma ve sağlıklı toplumlar sağlıklı kentler veya sağlıklı çevre ve bunların insan faydasına etkileri gibi kavramlar çerçevesinde de kullanılır sağlık hizmeti müdahalelerine ve bir kişinin çevresine ek olarak bireylerin sağlık durumunu etkileyen geçmişleri yaşam tarzları ve ekonomik sosyal koşulları ve maneviyatları dahil birçok başka faktörün olduğu bilinmektedir bunlar sağlığın belirleyicileri olarak adlandırılırlar çalışmaların gösterdiğine göre yüksek düzeyde stres insan sağlığını etkileyebiliyor genel olarak bir bireyin yaşadığı genel şartlar hem sağlık durumu hem de yaşam kalitesinin belirlenmesinde büyük öneme sahiptir sağlığın yalnızca sağlık bilimleri nin geliştirilmesi ve uygulanmasıyla değil aynı zamanda bireyin ve toplumun çabaları ve akıllıca yapılmış yaşam tarzı seçenekleri ile sürdürüldüğü ve iyileştirildiği giderek artan bir şekilde kabul edilmektedir dünya sağlık örgütü ne who göre sağlığın ana belirleyicileri sosyal ve ekonomik çevre fiziksel çevre ve kişinin bireysel özelliklerini ve davranışlarını içerir daha spesifik olarak insanların sağlıklı veya sağlıksız olup olmadığını etkilediği tespit edilen temel faktörler aşağıdakileri içerir farklı kurum ve alanlardan artan sayıda çalışma ve rapor sağlık ve farklı faktörler arasındaki bağlantıları incelemektedir bu faktörlerden bazıları yaşam tarzları ortam sağlık kuruluşları ve sağlık politikası dır son yıllarda birçok ülkede uygulanmaya başlanılan spesifik bir sağlık politikası şeker vergisinin getirilmesiydi özellikle gençler arasında obezite ile ilgili endişelerin artmasıyla içecek vergileri ortaya çıktı şekerli tatlandırılmış içecekler obezite ile olan bağlantılarının artan kanıtlarıyla obezite karşıtı girişimlerin hedefi haline gelmiştir kaliforniya da alameda bölge çalışması teki kanada dan lalonde raporu ve sağlık hizmetlerine erişim ve halk sağlığı sonuçlarının iyileştirilmesi de dahil olmak üzere küresel sağlık konularına odaklanan dünya sağlık örgütü nün dünya sağlık raporu dizileri bunlardan bazılarıdır sağlığın korunması ve teşviki bazen sağlık üçgeni olarak da adlandırılan fiziksel zihinsel ve sosyal iyiliğin farklı birleşimleriyle sağlanır dünya sağlık örgütü nün yılında yayınlanan sağlık teşviki için ottawa şartı sağlığın bir durum veya hayatın amacı değil günlük yaşam için bir kaynak olduğunu belirtti sağlık sosyal kapasitelerin yanı sıra sosyal ve kişisel kaynakları da vurgulayan olumlu bir kavramdır yaşam tarzı konularında ve işlevsel sağlıkla ilişkiler üzerinde daha fazla duran alameda bölge çalışması ndan elde edilen veriler insanların sağlıklarını düzenli egzersiz yeterince uyku doğada zaman geçirrmek sağlıklı vücut ağırlığı korumak ve alkol kullanımını sınırlamak ve sigara kullanımından kaçınmak suretiyle geliştirmelerini önerir birden fazla kronik hastalığı veya ölümcül hastalığı olan insanların bile kendilerini sağlıklı görebildiği üzere sağlık ve hastalık bir arada bulunabilir çevre bireylerin sağlık durumunu etkileyen önemli bir faktör olarak belirtilmektedir bu doğal çevre inşa edilmiş çevre ve sosyal çevre özelliklerini içerir temiz su ve hava yeterli özelliklerde barınak ve güvenli toplumlar ve yollar gibi faktörlerin hepsinin özellikle de bebeklerin ve çocukların sağlığı olmak üzere genel olarak sağlığa katkıda bulunduğu bulunmuştur bazı çalışmalar yerleşim yerlerinde doğal alanlar ve rekreasyon alanları gibi faktörlerin bulunmamasının genel sağlık ve iyilik durumu ile bağlantılı olan kişisel memnuniyetin düşmesine ve obezite seviyelerinin yükselmesine yol açtığını göstermiştir doğal ortamlarda harcanan zamandaki artışın bireylerin kendi yaptıkları sağlık durumu değerlendirmelerinde olumlu sonuçlar ile ilişkili olduğu gösterilmiştir bu durum kentsel mahallelerde doğal alanların sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin kamu politikası ve arazi kullanımında dikkate alınması gerektiğini ileri sürmektedir genetik veya ebeveynlerden kalıtsal özellikler de bireylerin ve toplumların sağlık durumlarının belirlenmesinde rol oynar bu bireylerin aileleri iile beraber oldukları süredeki yaşam tarzlarıyla geliştirdikleri alışkanlıklar ve davranışlar kadar bazı hastalıklara olan genetik yatkınlık ve sağlık koşullarını kapsayabilir örneğin genetik insanların zihinsel duygusal veya fiziksel olarak stres ile baş etme biçiminde rol oynayabilir obezite amerika birleşik devletleri nde kötü ruh sağlığına katkıda bulunan ve çok sayıda insanın hayatında strese neden olan önemli bir sorundur dünyada bir dizi sağlık sorunu yaygındır hastalık bunların en yaygın olanlarından biridir globalissues org a göre her yıl yaklaşık milyon kişi kardiyovasküler hastalık kanser diyabet ve kronik akciğer hastalığı dahil olmak üzere bulaşıcı olmayan hastalıklardan ölmektedir shah hem viral hem de bakteriyel bulaşıcı hastalıklar arasında aids hiv tüberküloz ve sıtma her yıl milyonlarca ölüme neden olan en yaygın olanlardır shah özellikle çocuklar arasında ölüme neden olan veya diğer sağlık sorunlarına katkıda bulunan bir diğer sağlık sorunu yetersiz beslenmedir yetersiz beslenmenin en çok etkilediği gruplardan biri küçük çocuklardır yaşın altındaki yaklaşık milyon çocuk genellikle yiyecek bulmak veya yemek yapmak için para bulunamamasından dolayı yetersiz beslenmeden ölmektedir bedensel yaralanmalar da dünya çapında yaygın bir sağlık sorunudur kırık kemikler çatlaklar ve yanıklar dahil olmak üzere bu yaralanmalar genel olarak yaralanma veya yaralanmanın şiddetinden kaynaklanan enfeksiyonlar gibi nedenlerden dolayı bireylerin yaşam kalitesini düşürebilir veya ölümlere neden olabilir moffett çoğu zaman yaşam tarzı seçimleri kötü sağlık durumuna katkı koyan faktörlerdendir bunlar sigara içmek aşırı yemek yemek aşırı kısıtlayıcı bir diyet uygulamak ve buna bağlı olarak zayıf bir diyet olabilir hareketsizlik genel sağlık sorunlarına ve uyku eksikliği aşırı alkol tüketimi ve ağız hijyeni ihmaline katkıda bulunabilir moffett ayrıca kişi tarafından miras alınan ve kişiyi ne kadar etkilediklerine ve ne zaman ortaya çıktıklarına göre değişebilen genetik bozukluklar da vardır bu sağlık sorunlarının çoğunluğu önlenebilir olmasına rağmen global kötü sağlık durumuna en büyük katkı yaklaşık milyar insanın sağlık hizmeti sistemlerine erişememesidir shah muhtemelen en yaygın ve zararlı sağlık sorunu pek çok insanın kaliteli çözümlere erişiminin olmamasıdır dünya sağlık örgütü zihinsel sağlığı bireyin kendi yeteneklerini gerçekleştirdiği yaşamın normal stresleriyle baş edebildiği üretken ve verimli bir şekilde çalışabileceği ve toplumuna katkıda bulunabildiği bir iyilik hali olarak tanımlar ruh sağlığı sadece akıl hastalığının yokluğu değildir akıl hastalığı sosyal ve duygusal refahı ve insanların yaşamlarını ve üretkenliklerini etkileyen bilişsel duygusal ve davranışsal koşullar yelpazesi olarak tanımlanmaktadır zihinsel bir hastalığa sahip olmak bir kişinin zihinsel işleyişini geçici veya kalıcı olarak ciddi şekilde bozabilir diğer terimler şunlardır zihinsel sağlık sorunu hastalık bozukluk işlev bozukluğu abd de yaş ve üstü tüm yetişkinlerin yaklaşık beşte biri akıl hastalığı tanısı konulabilecek vaziyettedir zihinsel hastalıklar abd ve kanada da en büyük engellilik nedenidir örnekler arasında şizofreni adhd majör depresif bozukluk bipolar bozukluk anksiyete bozukluğu travma sonrası stres bozukluğu ve otizm vardır birçok genç toplumun baskılarına ve karşılaştıkları sosyal sorunlara yanıt olarak zihinsel sağlık sorunlarından muzdariptir gençlerde görülen temel zihinsel sağlık sorunlarından bazıları şunlardır depresyon yeme bozuklukları ve uyuşturucu bağımlılığı bu sağlık sorunlarının olmasını engellemenin zihinsel sağlık sorunlarından muzdarip bir gençle iyi iletişim kurmak gibi birçok yolu vardır ruh sağlığı bozuklukları tedavi edilebilir ve gençlerin davranışlarına özen göstermek yardımcı olabilir sağlığı sağlamak ve sürdürmek sağlıklı kalmak için kişisel stratejiler ve düzenli müdahaleler kadar sağlık hizmetleri bilgi birikiminin ve uygulamalarının evrimleşmesi ile de şekilllenen devamlı bir süreçtir kişisel sağlığı korumanın önemli bir yolu sağlıklı beslenmedir sağlıklı beslenme vücuda besinleri sağlayan birçok çeşit bitkisel ve hayvansal besinleri içerir bu besinler vücuda enerji verir ve işlevlerini sürdürmesini sağlar besinler kemiklerin kasların ve tendonların yapılanmasına ve güçlenmesine ve aynı zamanda vücut proseslerinin ayarlanmasına yardımcı olur ör kan basıncı besin rehberi piramidi bölümlere ayrılmış sağlıklı yiyeceklerin piramit şeklindeki bir rehberidir her bölüm her bir gıda grubu için önerilen alım miktarını göstermektedir yani protein yağ karbonhidratlar ve şekerler sağlıklı yiyecek seçimleri yapmak önemlidir çünkü kalp hastalığı riskini ve bazı kanser türlerinin gelişme ihtimalini azaltabilir ve sağlıklı bir kilonun korunmasına katkıda bulunacaktır akdeniz diyeti fenoller izoprenoidler ve alkaloidler gibi bazı biyoaktif bileşikleri içerdiğinden dolayı sağlığı teşvik edici etkilerle sıkça ilişkilendirilir fiziksel egzersiz fiziksel zindeliği ve genel sağlık ve iyilik halini arttırır veya korumaya yardımcı olur kasları güçlendirir ve kardiyovasküler sistemi geliştirir ulusal sağlık enstitüsü ne göre tip egzersiz vardır dayanıklılık güç esneklik ve denge uyku sağlığı korumak için temel bir bileşendir çocuklarda uyku büyüme ve gelişme için de hayati önem taşır devam eden uykusuzluk bazı kronik sağlık sorunları için artmış bir risk ile ilişkilendirilmiştir ek olarak uykusuzluğun hem hastalıklara duyarlılığı arttırdığı hem de iyileşme sürelerinin uzaması ile korele olduğu gösterilmiştir bir çalışmada gece de altı saat veya daha az uyuyan kronik uyku yetersizliği olan kişilerin gece yedi saat veya daha fazla uyuduğunu bildirenlere göre soğuk algınlığı olasılığının dört kat daha fazla olduğu bulundu uykunun insan metabolizmasının ayarlanmasında önemli bir rolü vardır ve uykusuzluk kilo kaybına yol açabilir ya da kilo vermeyi zorlaştırabilir buna ek olarak dünya sağlık örgütü ne bağlı kanser araştırma kurumu olan uluslararası kanser araştırma ajansı yılında yayınladığı bir deklerasyonda özellikle uyku düzenini bozan uzun süreli gece işlerine vurgu yaparak sarkadyen ritimlerini bozan çalışma saatlerinin insanlar üzerinde muhtemelen kanserojen etki yarattığını bildirdi yılında ulusal uyku merkezi yaşa göre uyku ihtiyaçları ile ilgili güncellenmiş tavsiyeler dizisi yayınladı ve normal uyku aralığının dışında uyumayı alışkanlık haline getirmiş bireylerin ciddi sağlık sorunlarının belirtilerini ve semptomlarını gösterebileceğini ve eğer bu bilerek yapılıyorsa sağlığın ve genel iyilik halinin tehlikeye atılıyor olabileceğini bildirdi sağlık bilimleri bilimin sağlık üzerine odaklanan bir dalıdır sağlık bilimine iki ana yaklaşım vardır insan vücudunun ve hayvanların nasıl işlediğini anlamak için insan vücudunun ve sağlıkla ilgili konuların çalışılması ve araştırılması ve bu bilginin sağlığı geliştirmek ve hastalıkları ve diğer fiziksel ve ruhsal bozuklukları önleme ve tedavi etme amacıyla uygulanması bilim biyoloji biyokimya fizik epidemiyoloji farmakoloji tıbbi sosyoloji dahil olmak üzere birçok alt alan üzerine kuruludur uygulamalı sağlık bilimleri sağlık eğitimi biyomedikal mühendislik biyoteknoloji ve toplumsal sağlık gibi alanlardaki uygulamalarla insan sağlığını daha iyi anlayıp geliştirmeye çalışmaktadır sağlığı geliştirmek için sağlık bilimleri ile geliştirilmiş prensipler ve uygulamalar temelindeki organize müdahaleler tıp hemşirelik beslenme eczacılık sosyal hizmet psikoloji mesleki tedavi fizik tedavi ve diğer sağlık meslekleri aracılığı ile yürütülmektedir klinik uzmanlar bireysel sağlık üzerine odaklanırken toplumsal sağlık uzmanları ise toplumların ve popülasyonların genel sağlığı ile ilgilenir işyeri sağlığı programları çalışanların sağlığını ve genel iyilik halini geliştirmek için okul sağlık hizmetleri ise çocukların sağlığı ve genel iyilik halini geliştirmek için benimsenmiştir toplumsal sağlık toplumların özel ve resmi kurumların toplulukların ve bireylerin organize çabaları ve bilinçli seçimleri vasıtası ile hastalkları önleme yaşam sürelerini uzatma ve sağlığı geliştirmenin bilimi ve sanatı olarak açıklanır nüfus sağlığı analizine dayanarak bir topluluğun genel sağlığına yönelik tehditlerle ilgilenir söz konusu popülasyon bir avuç insan kadar az olabileceği gibi birden fazla kıtada yaşayan insanlar kadar fazla da olabilir örneğin pandemik toplumsal sağlık birçok alt alana sahiptir ancak tipik olarak epidemiyoloji biyoistatistik ve sağlık hizmetleri disiplinlerarası kategorilerini içerir çevresel sağlık toplum sağlığı davranışsal sağlık ve iş sağlığı alanları da önemli toplumsal sağlık alt kategorileridir toplumsal sağlık ile ilgili müdahalelerin odak noktası sağlıklı davranışların teşviki topluluklar çevrenin izlenmesi suretiyle hastalıkları sakatlanmaları ve diğer sağlık durumlarını önlemek ve yönetmektir amacı eğitim programlarının yürütülmesi sağlık politikalarının geliştirilmesi hizmet uygulamaları ve yürütülen araştırmalar ile sağlık sorunlarının önüne geçmek veya tekrarını önlemektir bir salgın durumunda olduğu gibi çoğu zaman bir hastalığı tedavi edebilmek ya da bir patojeni kontrol altına alabilmek hayati önem taşır aşılamayı ve prezervatif kullanımını teşvik eden eğitim kampanyaları buna karşı direncin üstesinden gelmek de dahil dahil olacak şekilde aşılama programları ve bulaşıcı hastalıkların nın yayılmasını önlemek için prezervatif dağıtılması ortak önleyici halk sağlığı önlemlerine örnek olarak verilebilir toplumsal sağlık aynı zamanda ülkelerin kıtaların veya dünyanın değişik bölgelerindeki sağlık ile ilgili eşitsizlikleri sınırlandırmak için çeşitli eylemlerde bulunur bir durum bireylerin veya toplumların sağlık hizmetlerine erişiminin finansal coğrafi ve sosyo kültürel engelleri ile ilgilidir toplumsal sağlık sisteminin uygulamaları anne ve çocuk sağlığı sağlık hizmetleri yönetimi acil müdahale ve bulaşıcı ve kronik hastalıkların önlenmesi ve kontrolü alanlarını içerir toplumsal sağlık programlarının muazzam etkisi büyük oranda kanıksanmıştır toplumsal sağlık vasıtası ile geliştirilen politikalar ve uygulamaların da katkısı ile yüzyıl dünyanın çoğunluğunda bebek ve çocuk ölüm oranlarında düşüş ve yaşam sürelerinin uzamasındaki devam eden artış ile kayıtlara geçmiştir örneğin amerikalılar için yaşam beklentisinin den bu yana otuz yıl dünya genelinde ise dan bu yana yıl arttığı tahmin edilmektedir kişisel sağlık kısmi olarak insanların kendi sağlıkları hakkında gözlemlediği ve benimsediği aktif pasif ve desteklenmiş ipuçlarına bağlıdır bunlar bütünleştirici bakım yolu ile genellikle kronik bir durum olan bir hastalığın etkilerini önlemek veya minimize etmek için kişisel uygulamaları içerir ek olarak yıkanma ve elleri sabun ile yıkama dişleri diş ipi ile temizleme ve fırçalama besinleri güvenli olarak depolama hazırlama ve muamele etme ve birçok diğerleri gibi enfeksiyon ve hastalıkları önlemek için gerekli kişisel hijyen uygulamalarını da içerir günlük yaşamın kişisel gözlemlerinden örneğin uyku düzenleri egzersiz davranışı beslenme ve çevresel özellikler hakkında toplanan bilgiler kişisel kararları ve eylemleri ör sabahları yorgun hissediyorum bu yüzden farklı bir yastıkta uyumayı deneyeceğim ayrıca klinik kararları ve tedavi planları ör ayakkabılarının normalden daha sıkı olduğunu fark eden bir hastanın kalbinin sol tarafında bir yetmezlik şiddetlenmesi olabilir ve sıvı aşırı yüklemesini önlemek için diüretik ilaç alması gerekebilir için kullanılabilir kişisel sağlık aynı zamanda kısmi olarak yaşamın sosyal yapısıyla ilgili olabilir güçlü sosyal ilişkilerin korunması gönüllülük ve diğer sosyal aktivitelerin korunması iyi bir ruh sağlığı ve uzun yaşam süresi ile ilişkilendirilmiştir amerika da yapılan bir araştırma yaş üzeri yaşlıların fiziksel sağlık durumuna bakmaksızın sıklıkla gönüllülük aktivitelerinde bulunan yaşlıların bulunmayanlara göre daha düşük ölüm riski taşıdığını ortaya koymuştur singapur dan başka bir araştırma gönüllülük aktivitelerinde bulunan emeklilerin bulunmayan emeklilere göre önemli oranda daha yüksek bilişsel performans puanlarına daha az depresif belirtilere ve genel olarak daha iyi bir ruhsal sağlığa ve yaşam tatminine sahip olduklarını bildirdi uzun süreli psikolojik stres sağlığı olumsuz yönde etkileyebilir ve yaşlanma depresif bozukluk ve hastalık belirtileriyle beraber bilişsel bozulmada bir faktör olarak gösterilir stres yönetimi stresi azaltmak veya strese olan direnci yükseltmeye yönelik yöntemlerin uygulanmasıdır rahatlama teknikleri stresi rahatlatmaya yönelik fiziksel yöntemlerdir bilişsel terapi meditasyon ve olumlu düşünce strese olan tepkinin şiddetini düşürerek fayda sağlayan psikolojik yöntemlerdir problem çözme ve zaman yönetimi gibi ilgili kabiliyetleri geliştirmek belirsizliği azaltır ve güven duygusunu pekiştirir ve bu da ilgili kabiliyetlerin uygulanabileceği stres yaratan durumlara olan tepkiyi azaltır güvenlik risklerine ek olarak birçok meslek hastalık rahatsızlık ve diğer uzun dönem sağlık problemi riskide taşır en yaygın meslek hastalıkları arasında silikozis ve kömür işçilerinin pnömokonyozu siyah akciğer hastalığı dahil olmak üzere çeşitli pnömokonyoz türleri vardır astım birçok çalışanın hassas olduğu başka bir işyeri solunum yolu hastalığıdır çalışanlar ayrıca egzema dermatit ürtiker güneş yanığı ve cilt kanseri gibi deri hastalıklarına karşı hassas olabilirler endişe konusu diğer meslek hastalıkları karpal tünel sendromu ve kurşun zehirlenmesini içerir gelişmiş ülkelerde hizmet sektörü işlerinin sayısı arttıkça gittikçe daha fazla iş hareketsiz hale geldi ve imalat ve birincil sektör ile ilişkili olanlardan farklı bir sağlık problemleri dizisi ortaya çıkmaya başladı obezite oranının artması ve birçok ülkede stres ve aşırı çalışma ile ilgili konular gibi çağımıza ait problemler iş ve sağlık arasındaki etkileşimi daha da karmaşıklaştırmış oldu birçok hükmet iş sağlığını sosyal bir mesele olarak görmektedir ve çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak için kamu kuruluşları oluşturmuştur ingiliz sağlık ve güvenlik yönetimi ve amerika birleşik devletleri nde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili araştırmalar yapan ulusal mesleki güvenlik ve sağlık enstitüsü ve işçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili düzenleme ve politikaları yürüten mesleki güvenlik ve sağlık idaresi bunlara örnek olarak gösterilebilir arkeoloji arkeolojik yöntemlerle ortaya çıkarılmış kültürleri sosyoloji coğrafya tarih etnoloji gibi birçok bilim dalından yararlanarak araştıran ve inceleyen bilim dalıdır türkçeye yanlış bir şekilde kazıbilim olarak çevrilmiş olsa da kazı arkeolojik araştırma yöntemlerinden sadece bir tanesidir arkeoloji asıl olarak insanlığın kültürel geçmişini kültürlerin değişimini ve birbirleriyle ilişkilerini inceler arkeoloji yunancadaki ar ch ke eski eskiden kalma ve logos bilgi bilim öğreti öğretme tanımlama ortaya koyma kelimelerinden türemiştir kelime anlamı olarak da eskinin bilgisi bilmi öğretisi tanımlanması ve ortaya çıkarılması anlamlarına gelebilmektedir arkeoloji kendi içinde birçok farklı bilim dalını barındırmaktadır bunlar arasında tarihöncesi prehistorya arkeolojisi klasik arkeoloji protohistorya ve önasya arkeolojisi mısır arkeolojisi tevrat arkeolojisi ortaçağ arkeolojisi sayılabilir arkeoloji yazılı tarihten önce ve sonra yaşamış insanlara ilişkin bilgi edinme olanağı sağlaması açısından özellikle önemlidir bu bilim dalının uzmanları olan arkeologlar araç eşya ve yapı kalıntılarını inceleyerek eski insanların nasıl yaşadıklarını anlayabilirler arkeologlar çalışmalarını çoğunlukla eskiden insanların yaşadığı varsayılan yerleşimleri gün yüzüne çıkararak yürütürler yıkılan bir kentin üstüne yenisi yapıldığından eski kentler genellikle toprağın altında kalır ve üst üste kurulan yerleşmelerin mimari özellikle kerpiç yıkıntıları zamanla bir tepe oluşturur bu tür tepeler türkiye de höyük yunanistan da magula yakındoğu da tell iran da teppe olarak adlandırılır ülkemizdeki alacahöyük yalıhüyük ve çatalhöyük gibi eski yerleşmeler birer höyüktür ancak her arkeolojik buluntu yeri bir höyük değildir inler düz yerleşme yerleri antik kentler de arkeolojinin araştırma alanları arasında yer alır tarih öncesi arkeolojisi yazının ortaya çıkmasından önceki dönemleri inceler bu incelemede kazılar çok büyük bir dikkatle yürütülür tarih öncesi dönemden günümüze kalan çanak çömlek parçaları taş araçlar mimari kalıntılar ya da organik kalıntılar çok önem taşımaktadır arkeologların yapması gereken en önemli işlerden biri ulaştıkları buluntuların hangi dönemden kaldığını saptamaktır bu buluntular arasında ele geçen yazılı belgeler bu işi kolaylaştırır ama yazılı bir belge yoksa örneğin binlerce yıl öncesinden kaldığı tahmin edilen bir eşyanın kesin yapım tarihini bulmak çok zordur arkeolojinin eski yerleşmeleri ve buluntuları tarihlendirmede yararlandığı yazılı tarih öncesi dönemleri ilk kez danimarkalı bir arkeolog sınıflandırmıştır bu yazılı tarih öncesi dönem prehistorya ya da tarihöncesi olarak adlandırılır insanların çok sert bir taş olan çakmak taşından alet ve silah yaptıkları ilk dönem taş devri dir alet ve silahların tunçtan yapıldığı bir sonraki döneme tunç çağı denmiştir demirin kullanılmaya başlandığı son dönemse demir çağı olarak adlandırılır çağdaş arkeologlar bu üç çağı da kendi içinde daha kısa süreli dönemlere ayırırlar bir arkeolog ortaya çıkardığı aygıtların hangi çağdan kaldığını saptasa bile bu aygıtların yapıldıkları tarihe ilişkin bilgi edinmesi her zaman kolay olmaz çünkü bir bölgede yaşayan insanlar taştan aygıtlar kullanırken aynı dönemde başka bir bölgede insanların tunçtan aygıtlar kullandığı bilinmektedir bir bilim dalı olarak arkeolojinin geçmişi çok eski değildir büyük çaplı ilk kazılar yüzyılda yıında patlayan vezüv yanardağı nın püskürttüğü lavların ve küllerin altında kalan eski pompei ve herkulaneum kentlerinde yapıldı bu kentlerin ortaya çıkarılması eski roma kentleri konusunda yeni bilgilere ulaşılmasını da sağladı aynı yüzyılda ingiliz arkeolog john frere taştan yapılmış aygıtlara soyu tükenmiş bazı hayvanların kemiklerini bir arada buldu frere bu aygıtları yapmış olan insanlar ile soyu tükenmiş hayvanların aynı dönemde yaşadıklarını gösterdi ama hiç kimse yeryüzünde on binlerce yıl önce yaşamış insanların olabileceğine inanmak istemedi daha sonra bu bilgi bilim adamlarınca da doğrulandı antik mısır yazısı olan hiyeroglifin de arkeologlar ve yazı uzmanları tarafından çözülmesi arkeoloji için bir dönüm noktası oldu hiyeroglifin çözülmesinde kilit rol oynayan rosetta taşı nda aynı sözcükler hem hiyeroglif hem de antik yunan yazısı ve başka bir tür mısır yazısıyla yinelenmişti bu gelişme çok sayıda arkeologun mısır a ilgi göstermesine yol açtı yapılan kazılarla antik mısır daki yaşama ilişkin yeni bilgilere ulaşıldı arkeolojinin en önemli buluşlarından olan rosetta taşı günümüzde londra da british müzesi nde sergilenmektedir arkeolojinin en zengin kaynakları orta doğu da bulunmaktadır eski yunan şairi homeros şiirlerinden birinde yıllık bir kuşatmadan sonra ele geçirilen troya kentinin öyküsünü anlatır ama bu kentin nerede olduğu kesin olarak bilinmiyordu troya nın gerçek yerini de alman arkeolog heinrich schliemann saptadı schliemann kazılarda ortaya çıkardığı buluntuları gizlice yurtdışına kaçırmasına karşın osmanlı hükümetinden da yeniden kazı izni aldı ve wilhelm dörpfeld ile birlikte troya daki kazıları sürdürdü eski krallıklara ilişkin bir başka önemli kazının yapıldığı yer akdeniz deki girit adası ydı arkeolog sir arthur evans da knossos ta yaptığı kazılarda eski girit krallarının yaşadığı büyük bir sarayı ortaya çıkardı o tarihe kadar yalnızca yunan mitolojisinin bir kahramanı sanılan minos un gerçek bir kral olduğu anlaşıldı bulunan sarayın duvarları boğa güreşlerinin çiçeklerin ve hayvanların sanki yıl önce değil de bir gün önce yapılmış gibi duran parlak renkli resimleriyle bezenmişti toprak altındaki eski kentler binlerce yıl dayanmış ve kalıntıları günümüze ulaşmıştır su da toprak gibi tarih öncesi nde yaşamış olan insanların evlerini ve eşyasını zamana karşı korumuştur bundan dolayı suyun altında da arkeoloji için pek çok zengin malzeme bulunmaktadır arkeolojinin su altındaki kalıntılarını incelen dalı sualtı arkeolojisi olarak adlandırılır te isviçre nin zürih kentindeki gölün suları çok azalınca dibindeki eski ev kalıntıları ortaya çıktı arkeologlar evlerin bulundukları katmanları inceleyerek yapıldıkları dönemleri saptadılar bulunan tahta aygıtlar keçeler sepetler ve hatta elma armut ve ekmek artıkları o insanların günlük yaşamlarına ilişkin önemli bilgiler sağladı türkiye de de bodrum ve antalya yöresinde su altı çalışmaları yapılmış ve çok sayıda buluntu ortaya çıkarılmıştır ki bunlar bodrum sualtı arkeoloji müzesi nde sergilenmektedir eskiden zengin hazineler saraylar ve tapınaklar bulma umuduyla kazı yapılırdı sıradan insanların yaşadıkları yerler definecileri ilgilendirmiyordu oysa arkeologlar geçmişi iyi anlayabilmenin yolunun bulunabilen her şeyi incelemekten geçtiğini bilirler arkeologlar buluntuları incelerken o topluluğun ekonomisini değişik işleri ve görevleri olan insanlar arasındaki ilişkileri ve dinsel inanışlarını da araştırıyorlar yetiştirdikleri bitkilere ve hayvanlara bakarak insanların çevrelerini nasıl değiştirdiklerini kendilerinin de çevreden nasıl etkilendiğini anlamaya çalışıyorlar ortadoğu da bazı arkeologlar çöllerde araştırmalar yaparak kentlerin henüz kurulmadığı ve uygarlıkların yerleşmediği dönemlerdeki göçebe topluluklara ilişkin bilgi edinmeye çalışıyorlar çok kısa bir süre öncesine kadar kitaplarda elyazmalarında ve iyi korunmuş yapılarda ortaçağa ilişkin yeterince bilgi bulunduğu sanılıyordu yakın tarihlerde bu alanda da yepyeni gelişmeler oldu birçok araştırmacı son yılda yapılmış kanalları demiryollarını fabrikaları konu alan sanayi arkeolojisi alanında çalışıyor günümüzde kısaca geçmişe ilişkin her şey arkeolojinin kapsamına girmektedir havadan çekilen fotoğraflar arkeologların çalışmalarına büyük katkı sağlamaktadır bu fotoğraflar araştırılacak alanı yere serilmiş bir harita gibi gösterir örneğin birbirine bağlı kısa düzenli yollar ya da setler roma dönemini işaret eder güneş ışınlarının eğik olduğu saatlerde çekilmiş fotoğraflarda görülen hafif tümsekler ve çukurlar ise buralarda eski yerleşmelerin izlerini gösterir bunlar hisar hendek ve yapı kalıntıları olabilir yılın belli zamanlarında çimenlerin ya da ekinlerin renginde ve boyunda gözlenen bazı değişiklikler de arkeologlara önemli ipuçları verir örneğin bir tarlanın genelinde tahıllar yeşilken bir bölümü kısa zamanda olgunlaşıp sararmış olması o toprağın altında taştan dayanakların bulunduğunu gösterir eğer tarlanın altında doldurulmuş çukurlar ya da hendekler varsa buralarda su birikeceği için ekili ürünün olgunlaşması gecikir bu yerler fotoğraflarda yeşil çizgiler ya da noktalar olarak göze çarpar bu tür belirtilerden birçok eski yerleşme yeri saptanmış ve gün ışığına çıkartılmıştır toprak altında kalmış çanak çömlek ocakları pişmiş kilde bulunan magnetik güçten dolayı duyarlı magnetometrelerle magnetik güç ölçme aleti saptanabilir bir zamanlar canlıların yaşamış olduğu ve organik maddelerin bulunduğu yerlerde de çevrelerine göre daha çok magnetizma vardır arkeologlar magnetometreyle çanak çömlek ya da çini gibi eşyanın bulunduğu ve insanların yaşadığı yerleri kolayca saptayabilirler alan araştırmasında kullanılan bir başka yöntem de topraktaki direncin elektrikle ölçülmesidir içi nemli toprakla dolu bir hendek daha az taş duvarlar ya da sert zeminler daha çok direnç gösterir ekili tarlalarda toprak sürülürken ortaya çıkmış bir çömlek ya da çini parçası ile tümsek ya da çukurlar bir arkeologun buradaki eski kalıntıları bulmasına yardımcı olur ayrıca eski haritalardan belgelerden yer adlarından ve yerel geleneklerden de yeni ipuçları çıkarılabilir ve dünya da pek çok yerleşme kalıntısı bu yolla bulunmuştur çağdaş kazıların nasıl yürütüldüğünü daha iyi anlayabilmek için roma dönemi bir evin yapılış öyküsünü örnek almak iyi bir yol olabilir çünkü arkeologlar günümüzde roma dönemi bir evi ortaya çıkarmak üzere kazıya başladığında bu öyküyü sondan başa doğru yeniden kurmaktadır roma dönemin yapı ustası bir evi yapmaya giriştiğinde önce toprağı temizler ardından temel çukurlarını kazar sonra mozaiklerle resimler ya da motifler yaparak zemini döşer duvarları örüp üstünü bir çatıyla kapatır ev artık oturulacak hale gelmiştir ve insanlar gelip yerleşirler ustanın cebinden düşen bir metal para evin temelinde kalabilir evde yaşayanlar bazı küçük eşyasını evde yitirebilir kırılan çanak çömlek parçaları çöp çukuruna atılır böylece evde yaşayanların öteberileri kıyıda köşede kalabilir arkeolojide bu süreç yerleşme dönemi olarak adlandırılır daha sonra bir savaştan dolayı insanlar yaşardığı evi terk etmek zorunda kalabilir ev bir depremde çökebilir artık içinde insanın yaşamadığı evin zamanla tamamen çöker ahşap kısımları çürür duvarlar yıkılır aradan uzun yıllar geçince de ev bütünüyle toprağın altında kalır aradan yüzyıllar geçince üzerindeki toprak dümdüz olur burası ekili bir alan haline gelebilir ya da üzerine yine bir ev yapılabilir arkeologlar önce toprak altında böyle bir evin varlığını saptar kazı alanının tümünü ya da çevresini ince çelik çubuklarla çevirir bu kazı boyunca yapılacak ölçümlerin doğruluğu çıkarılacak plan ve sonuçların güvenilirliği için gereklidir artık sıra çatıdan temele doğru bütün tabakaları tek tek özenle kaldırmaya gelmiştir ilk tabakaya ulaşıncaya değin kazı makineleri kullanılabilir ama ilk tabaka kaldırılınca artık kazıda yalnızca sivri uçlu mala kürek ve kova kullanılır kazı sırasında ortaya çıkarılan duvarlar ocaklar fırınlar ve insan yapımı öbür yapılar örselenmeden birbirinden ayrılır arkeologlar bütün bunları inceler ve ayrıntılı notlar tutar ele geçen eşya tek tek özenle temizlenir ve bulundukları tabakayı belirtecek biçimde numaralanır eşyaların üzerinde o dönemin hükümdarının resimleri varsa bu eşyanın yapılış tarihini saptamayı kolaylaştırır ama buluntular daha eski dönemlerden kalmış yazısız ve resimsiz de olabilir ayrıca başka döneme ait eşya o tabakadaki eşyayla karışmış olabilir böyle durumlarda kesin tarihlendirme yapılırken bir üst tabakaya hiç dokunulmamış olması gerekir kazıyı yapan kişi bu evin yapıldığı değiştirildiği ya da yıkılmaya bırakıldığı tarihleri saptar ayrıca evde yaşamış olanların ne gibi özellikleri olduğunu ve yaşam biçimlerini ortaya çıkarabilir örneğin bir çiftlik eviyse çevresinde tarlalar otlaklar ve korular bulunacağını bilir buradaki bitki tohum polen ve tahıl kalıntıları çevrenin o zamanki bitki örtüsünü gösterir hayvan kemikleri burada yaşamış insanların yedikleri etin cinsini anlamamızı sağlar kullandıkları araç gereçler insanların günlük yaşamları hakkında bilgi verir kentlerde kazı çalışmaları açık alanlardaki kazılardan daha zor ve karmaşıktır insanların yüzyıllardır yaşamakta oldukları kentlerde kazılar yıllarca sürebilir öte yandan bir kalıntının varlığı saptansa bile bu mevcut yapıların ya da sokakların altında bulunacağından kazı yapma olanağı da yoktur bunun gibi nedenlerden dolayı büyük kentlerde daha az kazı yapılmaktadır yapıların ortaya çıkarılmasında kullanılan yöntemler roma yolları kanallar surlar gibi öteki alanlarda yapılan arkeolojik kazılarda kullanılmaz bu tür kazılarda birbiri üzerine binen bütün katmanların görülebileceği bir kesit elde edilmeye çalışılır arkeolojide günümüzde tarihlendirmede çeşitli bilimsel yöntemler kullanılmaktadır bunlardan biri olan radyokarbonla tarihlendirme yönteminin bulunması arkeolojide büyük bir gelişme sağladı bu yöntemle odunun kömürün ve eski yerleşim bölgelerinde bulunan kemiklerin yaşlarını saptamak olanaklı hale geldi her canlıda karbon bulunur ve bunun neredeyse tamamı karbon dir belli bir oranda da radyoaktif ve ağır olan karbon vardır örneğin bir ağaç kesilince artık yeni karbon atomları alamaz ve var olan radyoaktif karbon atomları da belli bir hızla yok olmaya başlar böylece yaklaşık yıl sonra bu atomların yarısı karbon atomlarına dönüşür radyoaktif karbonun karbon ye oranı ölçülerek canlının ne kadar zaman önce öldüğü saptanabilmektedir ne var ki bu yöntem tarihi belli olan mısır buluntularına uygulandığında saptanan tarihlerin çok kesin olmadığı anlaşılmıştır bir başka tarihlendirme yöntemi de ısıyla ışıldamadır ısıl ışıldama bu yöntem yalnızca pişmiş kile uygulanabilmektedir kilde radyoaktif atomlar içeren elementler vardır kil pişirilmeden önce bunlar çevrelerine ışık biçiminde parçacıklar saçarlar pişme işleminin sonunda atomların saçtığı bu parçacıklar kristalleşmiş yapının içinde hapsolur isıyla ışıldama yönteminde çömlekten alınan bir örnek parçaların yeniden serbest kalacağı noktaya kadar ısıtılır bu parçacıklar ışık biçiminde ışıldayarak açığa çıktıkları için fotometre aygıtıyla ölçülür çömlek ne kadar çok ışık verirse o kadar eskidir bir ağacın yaşının gövdesindeki yıllık büyüme halkalarına göre saptanmasına dendrokronoloji denir ağaç gövdesinin kesitinde iç içe ince ve kalın halkalar görülür havaların iyi gittiği yıllarda ağaç daha çabuk büyüyeceğinden halkaların kalınlığı artar bu yöntemle ağacın yaşadığı dönemdeki iklim koşulları bile anlaşılabilir bir çam türünün yıl önceki ve günümüzde yaşamakta olan örnekleri bu yöntemle karşılaştırılmıştır teknoloji zanaat bilimi tekno zanaat beceri el sanatları ve loji mal veya hizmetlerin üretiminde veya buna yönelik amaçların gerçekleştirilmesinde kullanılan beceriler yöntemler işlemler tekniklerin derlenmesi veya bilimsel araştırmalardır teknoloji teknikler süreçler vb bilgiler olabileceği gibi makineler bilgisayarlar çeşitli cihazlar ya da fabrikalarda yerleşik olarak bulunabilir bunun gibi şeyleri bir birey ayrıntılı bilgi olmadan çalıştırabilir teknoloji doğal kaynakların basit bir araç olarak insanlar tarafından kullanılmasıyla başladı tarihöncesinde yangının nasıl kontrol altına alınacağının keşfedilmesi neolitik devrimde hazır yiyecek kaynaklarının artırılması amacıyla üretimde kullanılan teknikler ile araçlar ve insanların seyahat etmelerinin yanı sıra çevrelerini kontrol edebilmesi için tekerleğin icadı bir teknolojidir tarih boyunca matbaa ve basım konusundaki gelişmeler telefon ve internet insanların küresel ölçekte serbest bir şekilde iletişime geçmelerini etkileşmelerini sağladı askerî teknolojinin sürekli ilerlemesi cop gibi basit silahların yanı sıra yıkıcı gücü büyük nükleer silahlar gibi teknolojilerin gelişmesini de sağladı teknolojinin bunlar ile birlikte daha birçok etkisi bulunmaktadır teknoloji günümüz küresel ekonomisi dahil olmak üzere ekonomilerin çok daha gelişmesine ve göze çarpan eğlence sınıfının yükselişine de yardımcı oldu birçok teknolojik süreç ile birlikte istenmeyen yan ürünler nedeniyle çevre kirliliği olarak da bilinen dünya nın doğal çevre zararları oluştu doğal kaynaklar tükenmeye başladı teknolojinin çeşitli uygulamaları toplumda genellikle yeni etik sorunların oluşmasına neden oldu bazı değerlerini ise etkiledi örneğin aslında geleneksel olarak yalnızca makine için belirtilen verimlilik kavramında bir artış meydana geldi ve bu insan verimliliği açısından da aynı anlamda kullanılır oldu andrew s tanenbaum tarafından ders kitabı olarak yazdığı operating systems design implementationda anlatılan işletim sistemi amacı dersle birlikte öğrencilerin bir dönem içinde gerçek bir işletim sistemi ile deneyim kazanabilmeleri ve teorinin pratikte nasıl uygulandığını öğretebilmektir bu nedenle tanenbaum yıllarca comp os minix compuserve öbeğinden ve insanlardan gelen geliştirme taleplerini reddetmiş minix i mümkün olduğunca küçük ve işlevsel bırakmıştır minix in tasarımı hedef kitlesi gözetilerek yapılmıştır bu nedenle o dönemlerde bilgisayarlar çok pahalı olan sabit disk sürücüsü desteği olmadan sadece disketler üzerinde çalışıyordu bu talepleri gerçekleştirmek isteyen ve minix ten farklı bir yapı kullanan linus torvalds yılında linux projesini minix öbeği altında duyurmuştur minix ten kayan büyük bir geliştirme öbeği linux a katkıda bulunmuşlardır son kararlı sürümü ekim tarihinde yayınlanmıştır mysl altı milyondan fazla sistemde yüklü bulunan çoklu iş parçacıklı ing çok kullanıcılı ing hızlı ve sağlam ing bir veri tabanı yönetim sistemidir unix os ve windows platformları için ücretsiz dağıtılmakla birlikte ticari lisans kullanmak isteyenler için de ücretli bir lisans seçeneği de mevcuttur linux altında daha hızlı bir performans sergilemektedir kaynak kodu açık olan mysl in pek çok platform için çalıştırılabilir ikilik kod halindeki indirilebilir sürümleri de mevcuttur ayrıca odbc sürücüleri de bulunduğu için birçok geliştirme platformunda rahatlıkla kullanılabilir geliştiricileri den fazlası kayıt içeren tablodan oluşan kendi veritabanlarını gigabyte civarında veri mysl de tuttuklarını söylüyorlar web sunucularında en çok kullanılan veri tabanı olup asp php gibi birçok web programlama dili ile kullanılabilir mysl tuttuğu tablolarla çok kullanıcılı sistemlerde söz konusu olan erişim hakları sorununu başarılı bir şekilde çözmektedir mysl in sürümü ile birlikte desteği sürümüyle birlikte de alt sorgu desteği eklenmiştir ayrıca veri tutarlılığını ing sağlama işinin programcıya bırakılması tercih edilmiştir ancak bu bir dezavantaj olarak görülmeyebilir çünkü pek çok veri tabanı programcısı vtys lerdeki veri tutarlılığının esnek olmayan zorlayıcı bir özellik olduğunu düşünmektedir mysl aşağıdaki veri tabanı nesnelerini desteklemekte olup bu nesnelerin bazıları sürümü ile gelmiştir mysl için çok çeşitli grafiksel arayüze sahip programlar mevcuttur bunlar içerisinden en bilineni yine mysl i geliştiren firma tarafından geliştirilmiş ücretsiz bir yazılım olan dur bunun yanında php ile geliştirilmiş phpmyadmin diğer alternatif bir yazılımdır tek bir php dosyası ile işlem yapan javascript ile birçok işi kolaylaştıran adminer yazılımı da önerilmektedir matematik felsefesi matematiği anlama çabalarını sınıflandırmaya çalışan felsefe dalı başlıca soruları matematik ve matematiğin konusu olan nesnelerin kaynağı ile ilgilidir özellikle doğru bir önermenin özelliklerini inceler diğer önemli bir konu matematiksel bir kuramın gerçekliğidir matematik doğa bilimlerinden farklı olarak deneysel olarak sınanamadığı için belirli bir matematik kuramını gerçek bulmak için nedenler aranmaktadır bkz epistemoloji luitzen brouwer in temellerini attığı sezgici matematik bu görüşün bilenen temsilcilerindedir mantıkçı matematik yaklaşımı ise bertrand russell ve gottlob frege tarafından savunulmuştur david hilbert biçimcilik akımının temsilcilerinden sayılmaktadır gelenekselcilik mantıkcı görgücüler rudolf carnap alfred jules ayer carl hempel tarafından temsil edilmiştir matematik felsefesindeki önemli konulardan biri de matematiğin kesinlik problemidir bu konuda avusturyalı matematik mantıkçı kurt gödel in çalışmaları önemlidir att bell laboratuvarlarında ken thompson ve dennis ritchie tarafından unix işletim sistemi ni geliştirebilmek amacıyla b dilinden türetilmiş yapısal bir programlama dilidir geliştirilme tarihi olmasına rağmen yayılıp yaygınlaşması brian kernighan ve dennis m ritchie tarafından yayımlanan c programlama dili kitabından sonra hızlanmıştır günümüzde neredeyse tüm işletim sistemlerinin microsoft windows gnu linux bsd minix yapımında lere varan oranda kullanılmış hâlen daha sistem sürücü yazılımı işletim sistemi modülleri ve hız gereken her yerde kullanılan oldukça yaygın ve sınırları belirsiz oldukça keskin bir dildir keskinliği programcıya sonsuz özgürlüğün yanında çok büyük hatalar yapabilme olanağı sağlamasıdır programlamanın gelişim süreciyle beraber programlamanın karmaşıklaşması gereksinimlerin artması ile uygulama programlarında nesne yönelimliliğin ortaya çıkmasından sonra c programcıları büyük ölçüde nesne yönelimliliği destekleyen c diline geçmişlerdir c nin ilk gelişme safhaları ile arasında att bell laboratuvarları nda gerçekleşti ritchie ye göre en yaratıcı devre idi dilin pek çok özelliği b adlı bir dilden türediği için yeni dile c adı verildi b dili yorumlanan bir dildi ve veri tipi desteği yoktu yeni donanımların farklı veri tiplerini desteklemesi ve yorumlanan dillerin çalışma zamanında görece yavaş olması sebebi ile c dili tip desteği eklenmiş ve derlenen b olarak geliştirildi böylece unix çekirdeği bir assembly dili ile yazılmayan ilk işletim sistemlerinden biri olmuştu kamp r dilde şu değişiklikleri yaptı kamp r c genellikle tüm c derleyicilerinin desteklemek zorunda olduğu dilin en temel kısmı olarak kabul edilir uzun yıllar boyunca ansi c nin kabul edilişinden sonra bile yüksek taşınabilirlik portability istendiğinde kamp r c c programcıları tarafından ortak payda olarak kabul edilmiştir çünkü bazı derleyiciler henüz ansi c yi desteklemek üzere güncellenmemişlerdi ve zaten iyi yazılmış bir kamp r c programı aynı zamanda ansi c yi de destekliyordu kamp r c nin yayımlanmasını izleyen yıllar içine dile atamp t nin derleyicilerinin ve bazı başka bilgisayar üreticileri tarafından desteklenen kimi gayriresmî özellikler eklendi bunların içinde aşağıdaki özellikler de vardı ansi c yi oluşturmanın amaçlarıdan biri kamp r c yi içeren ve dile sonradan katılan gayriresmî özellikleri de dile katan bir standart oluşturmaktı standart k fonksiyon prototiplerini ve daha yetenekli bir önişlemciyi de standarda ekledi bugün artık ansi c neredeyse tüm derleyiciler tarafından desteklenmektedir günümüzde yazılmakta olan c programlarının çoğunluğu ansi c standardına uygun olarak yazılmaktadır yalnızca standart c kullanılarak yazılmış bir program standarda uyumlu her derleyici ile doğru bir biçimde derlenip çalıştırılabilir ancak standart olmayan kütüphaneler kullanılarak yazılmış programlar belli bir platform ya da derleyici gerektirebilirler ansi standartlaştırma işleminden sonra c dili uzun bir süre oldukça sabit kaldı ancak c gelişmeyi sürdürdü buna bağlı olarak ların sonunda iso standardı güncellendi ve da iso olarak yayımlandı yılının mart ında ise c olarak bilinen bu standart ansi tarafından da benimsendi c un yeni özellikleri şöyle özetlenebilir örneğin for int i i deyimi c da geçerli iken c da geçerli değildir c u bugün gcc ve bazı başka derleyiciler desteklemekteyken microsoft ve borland derleyicilerine c desteği eklemekte isteksiz davranmaktadırlar merhaba dünya örneği ilk olarak the c programming language kitabının birinci baskısında kullanıldı ve birçok programlama kitabında kullanılan tanıtıcı örnek haline geldi bu örnek ekrana ya da terminal ekranına merhaba dünya yazar kitaptaki kodun orijinal hali main printf merhaba dünya n standart olarak onaylanan merhaba dünya versiyonu int main printf merhaba dünya return c doğrudan veya dolaylı olarak pek çok dili etkilemiş ve örnek olmuştur örneğin c java c ahmet necdet sezer d eylül afyonkarahisar türk hukukçu ve devlet adamı türkiye nin anayasa mahkemesi başkanı ve cumhurbaşkanıdır türkiye cumhuriyeti tarihinde hem yürütmenin hem de bir yüksek yargı organının başkanlığını yapmış tek kişidir ahmet necdet sezer eylül tarihinde afyonkarahisar da dünyaya geldi öğretmen ahmet hamdi sezer ö ile ev hanımı hatice sezer in d ö dört çocuğunun tek erkek olanıdır dicle ve yerköy de hakim ve yargıtay tetkik hakimi olarak görev yaptı dicle asliye hukuk mahkemesinde hakim olarak mayıs darbesi sonrasında demokrat parti ye yakın olduğu bahanesiyle türkiye nin batısına sürgüne gönderilen aşiret reisinden biri olan bkz ler olayı ensarioğlu aşireti nin reisi şeyh abdürrezzak ensarioğlu nun el konulan ev ve arsalarının iade edilmesine karar verdi sivil yönetime yeni geçildiği ve ensarioğlu aşireti nin bölgede dışlandığı bir dönemde verdiği bu kararla bölgede kan dökülmesini önlerken dicle de toplumsal barışı da tesis etti medeni hukuk alanında ve de ankara üniversitesi hukuk fakültesinde yüksek lisans öğrenimi yaptı sezer cumhurbaşkanı seçilmeden önce anasol m koalisyon hükmeti ortaklarının bülent ecevit devlet bahçeli mesut yılmaz kendileri veya partilerinden birinin adaylığında ortak karara varamamaları sonucu hepsinin dışında bir aday olan dönemin anayasa mahkemesi başkanı sezer ecevit in önerisiyle cumhurbaşkanı adayı olarak ön plana çıkmıştır nisan de koalisyon liderlerinin yanı sıra muhalefet liderleri recai kutan ve tansu çiller de dahil milletvekilinin ortak önergesiyle sezer cumhurbaşkanlığına aday gösterildi sezer beş partinin ortak adayı olmasına karşın oy gereken ilk iki turda önce sonra da oy aldı oyun yeterli olduğu son tur mayıs ta yapıldı ve sezer oylamaya katılan milletvekilinden unun oyunu alarak türkiye nin cumhurbaşkanı seçildi sezer cumhurbaşkanlığı görevini mayıs de süleyman demirel den devralmıştır sezer yılı haziran ayında anasol m koalisyonu hükmetinin şubat kararları içinde yer alan irticâî faaliyetlere katıldığı saptananların memuriyetten çıkarılmasını kolaylaştıran kanun hükmünde kararnameyi önce uzun süre bekletti hükümetin iki kez yazılı açıklama yapıp anayasa ya uygun dediği kararnameyi ağustos ta hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle iâde etti ecevit in imzalamak zorunda dediği ve yetkisini aşmakla suçladığı sezer khk yı ağustos de sayfalık bir gerekçeyle ikinci kez sezer e gönderdi ancak sezer kararnameyi ağustos ta ikinci kez hükmet e iâde etti ecevit de kararnameyi yasa tasarısı olarak tbmm ye sevk etmek zorunda kaldı daha sonra sezer üç kamu bankasının özelleştirilmesini öngören kararnameyi de iâde etti bu iadeler anasol m koalisyon hükmeti arasında krize sebep olmuş ve koalisyon lideri ecevit cumhurbaşkanı kendisini anayasa mahkemesi nin yerine koyuyor bakanlar kurulu ile diyaloğa kapalı olması kurulumuzda kaygıyla karşılanmıştır ekonomik istikrar tehlikededir açıklaması yapmıştır veto hakkını en çok kullanan cumhurbaşkanı olan sezer görev süresi boyunca toplam yasa bakanlar kurulu kararı ve müşterek kararnameyi iâde etmiştir cumhurbaşkanlığı boyunca adalet bakanlığı nın önerisiyle kendisine gönderilen kişiden ının affını onaylamıştır affedilenler arasında dhkp c pkk tkp ml tikko tikb dev sol mlkp thkp c tdp tkip tekp leninist gerillaları dhp ve dev yol üyesi bulunmaktaydı sezer in bu mahkmları af gerekçesinin büyük bölümünü açlık grevine bağlı olarak oluşan wernicke korsakoff sendromu adlı bir tür hafıza kaybı hastalığı olarak belirtilmiştir sezer ayrıca adi suçlu mahkmu da affetmiştir sezer tarafından affedilen terör mahkmu daha sonra bazı eylemlerde tekrar yakalanmışlardır affedilen mahkmlardan ecevit şanlı şubat tarihinde ankara abd büyükelçiliğinde intihar saldırısı sırasında ölmüştür immanuel maurice wallerstein eylül new york ağustos wallerstein akademik kariyerine post kolonyal afrika uzmanı olarak başladı bu alanı de gerçekleştirilen bir uluslararası gençlik konferansı sonrasında seçti ve lere kadar çalışmalarını sadece bu alanda gerçekleştirdi bu tarihten itibaren kendini bir tarihçi ve makro düzeyde küresel kapitalist ekonomi teorisyeni olarak tanımlamaya başladı küresel kapitalizme erken dönem eleştirileri ve sistem karşıtı hareketlere desteği son dönemde onun küreselleşme karşıtı hareket içinde bulunan akademik ve diğer muhalif çevrelerde noam chomsky ve pierre bourdieu ile birlikte önemli bir yer edinmesini sağladı wallerstein üçüncü dünya teorilerini reddeder ve ekonomik değişim ilişkilerinin oluşturduğu komplex bir ağ ile birbirine bağlı tek bir dünya olduğunu savunur içinde kırılmaları açıklayan sermaye ve emek dikotomisi ve birbiri ile rekabet içinde olan tarihsel olarak ulus devletleri kapsayan ama onunla sınırlı olmayan ajanlarca gerçekleştirilen sonsuz sermaye birikimi nin bulunduğu bir dünya ekonomi veya dünya sistem bu yaklaşım dünya sistemler teorisi adı ile bilinmektedir wallerstein dünya sistem teorisini yılında yayınladığı modern dünya sistem kitabında dile getirdi kitabında dünyanın yüzyıldan beri uluslararası işbölümü ile karakterize edilen bir dünya sistemini yaşadığını savundu modern dünya sistem in kökeni olarak wallerstein yüzyıl batı avrupası ve amerikalarını gösterir sermaye birikiminde başlangıçta fransa ve ingiltere de görülen belirli politik olaylar aşama aşama bir genişleme sürecini başlattı ve sonucunda bugün sadece bir küresel değişim ağı kaldı yüzyılla birlikte yeryüzünün her köşesi kapitalist dünya ekonomiye entegre oldu dünyanın her köşesine uzanan kapitalist dünya sistem kültürel siyasal ve ekonomik açıdan homojen olmaktan çok uzak bulunmaktadır aksine dünya sistem medeniyetler arasında gelişme farklılıları ve politik gücün ve sermayenin artışındaki temel farklılıklarla karakterize edilir modernleşme ve kapitalizm teorilerinin iddiasının aksine wallerstein bu farklılıkları sistemin bir bütün olarak gelişmesi ile bertaraf edilebilecek sırf tortular veya düzensizlikler olarak görmez bunlar dünyanın merkez yarı çevre ve çevre olarak bölünmesinde olduğu gibi dünya sistem in kalıtsal bir özelliğidir dünya sistem teorisi dünyanın merkez ve çevre olarak bölündüğünü savunur ayrıca bunlar arasında yarı çevre olarak adlandırılan ve tanımını diğerleri ile ilişkisine göre kazanan bölgelerde bulunmaktadır bu ayrışmada merkez ve çevre arasında yapısal ve kurumsallaşmış bir işbölümü bulunmaktadır merkez yüksek düzeyde teknolojik ilerlemeye sahip ve ileri düzeyde ürünler üretirken çevrenin rolü merkezin temsilcilerine ham madde tarımsal ürün ve ucuz işgücü sağlamaktır merkez ve çevre arasındaki değişim eşit olmayan şartlarda gerçekleşir çevre ürünlerini ucuz fiyatlardan satmak zorundadır fakat buna karşılık merkezin ürünlerini daha pahalı almak zorundadır ayrıca yarı çevre adı ile adlandırılan merkeze göre çevre çevreye göre merkez eğilimi gösteren bir bölge vardır yüzyılın sonlarında bu bölge doğu avrupa çin brezilya gibi alanları kapsayacaktır bazı durumlarda çevre ve merkez bölgeler aynı coğrafi alanda çok yakın işbirliği içinde olabilir dünya sistemin başlangıcından itibaren sürekli genişlemesinin bir etkisi şeylerin sürekli metalaşmasıdır buna insan emeği de dahildir doğal kaynaklar toprak emek ve insan ilişkileri aşama aşama kendi özgün değerinden soyutlanır ve ona bir değişim değeri belirleyen pazarda metaya dönüşür wallerstein a göre tarif ettiği dünya sistemin ten beri egemen gücü amerika birleşik devletleri bu özelliğini kaybetmektedir eylül ve ardından ortaya çıkan gelişmeler bunun en son ve en belirgin kanıtıdır içinde yaşadığımız dünya sisteminin hızla temel bir değişime doğru gittiğini ve tercih ve seçimlerimizle insan iradesine hiç olmadığı kadar açık hale geldiğini savunan wallerstein ne yapabileceğimiz konusunda şunları söyler hepimizin üçlü bir görevi olduğu yolundaki görüşüme bağlı kalıyorum gerçekliği eleştirel ve ayık bir kafayla analiz etmekle ilgili entelektüel görev bugün öncelik vermemiz gereken değerlerin neler olduğuna karar vermekle ilgili ahlaki görev ve dünyanın kapitalist dünya sistemimizin şu anki kaotik yapısal krizinden çıkıp mevcut sistemden gözle görülür ölçüde daha kötü değil de gözle görülür ölçüde daha iyi olacak farklı bir dünya sistemine geçmesi olasılığına hemen nasıl katkıda bulunabileceğimize karar vermekle ilgili siyasi görev kaynak modern dünya sistem tarihsel bir sistem olarak kapitalizmin kendinden önceki tarihsel sistemleri yıkarak ve değiştirerek onların üstünde bir ilerlemeyi temsil ettiği düşüncesi açıkçası doğru değildir bunu yazdığım için dahi tanrılara hakaret gibi bir duyguya eşlik eden bir rahatsızlık hissediyorum akranlarım gibi aynı ideolojik atölyede biçimlendirilmiş ve aynı tapınakta ibaded etmiş olmaktan dolayı tanrıların gazabından korkuyorum kaynak tarihsel kapitalizm türkçeye çevirilen kitapları ingilizce eserleri bjarne stroustrup d aralık c programlama dilini yaratması ve geliştirmesiyle bilinen danimarkalı bir bilgisayar bilimcisidir columbia üniversitesi nde misafir öğretim üyesi ve morgan stanley de yönetici direktör olarak çalışmaktadır stroustrup danimarka nın aarhus şehrinde işçi bir ailenin çocuğu olarak doğdu ve üniversiteye kadar yerel okullarda okudu yılında aarhus üniversitesi nden matematik ve bilgisayar bilimleri alanında yüksek lisans derecesi ile mezun oldu yılında cambridge üniversitesi bilgisayar bilimleri bölümünden david wheeler danışmanlığında doktora derecesini aldı kariyerine yılında abd nin new jersey eyaletindeki bell laboratuvarları bilgisayar bilimleri araştırma merkezi nde başladı kuruluşundan yılına kadar att laboratuvarları nın bell labs büyük ölçekli programlama araştırma bölümünün başkanlığını yaptı ocak ten beri morgan stanley in teknoloji bölümünde yönetici direktör ve columbia üniversitesi nde bilgisayar bilimleri bölümünde misafir öğretim görevlisidir kendisine ait veya beraber yazdığı kitaplar ve bir çok yayınlar mevcuttur kitapların tümü toplamda farklı dile çevrilmiştir web tarayıcısı veya ağ tarayıcısı ingilizce web browser kullanıcıların world wide web www üzerinde bulunan bilgi kaynaklarını edinmeye ve görüntülemeye yarayan yazılımların genel adıdır www üzerindeki bilgi kaynakları web sayfası resim video veya başka içerik türü olabilir bu kaynaklarda yer alan hiperlinkler aracılığıyla kullanıcılar web tarayıcılarını kullanarak ilgili kaynaklar arasında dolaşabilir web tarayıcılarının temel kullanım alanı world wide web de gezinmek olsa da özel ağlardaki web sunucuları tarafından sunulan bilgilere veya dosya sistemlerindeki dosyalara erişmek için de kullanılabilir günümüzün en gözde web tarayıcıları firefox internet explorer ın yerini alan edge safari opera ve chrome dur standart web tarayıcısı metin veya çoklu ortam dosyalarını açabilir kaydedebilir html den http ye tüm iletişim kurallarını ve standartları destekler açılan sayfada aranan nesneyi bulabilir sık kullanılanlar ve geçmiş listesi yapabilir genel ağa dosya yükleme ve genel ağdan dosya indirme yapabilir e posta ve metin düzenleyicileriyle tümleşebilir linkleri bağlantı izleyebilir dosya sistemlerini okuyabilir bağlayabilir kaydedebilir çoklu ortam dosyalarını oynatabilir veya kaydedebilir sayfanın çıktısını alabilir çevrimdışı çalışabilir dosya browser market map june svg küçükresim ülkelere göre lider konumdaki web tarayıcısı haziran önemli web tarayıcılarında ortak olarak bulunan kullanıcı arabirimleri bunlardır ayrıca önemli web tarayıcıları web sayfası içinde arama özelliklerine sahiptirler mozilla firefox veya kısaca firefox mozilla vakfı ve onun alt kuruluşu mozilla corporation tarafından geliştirilen özgür ve açık kaynak kodlu bir web tarayıcısıdır firefox windows macos linux android ve ios işletim sistemlerinde kullanabilir yazılımın windows macos linux android sürümlerinde web sayfalarının oluşturulması için gecko motoru kullanılır mozilla tarafından geliştirilen gecko mevcut ve planlanmış web standartlarıyla uyumludur te çıkan ios için firefox uygulamasında ise apple ın getirdiği kısıtlamalar nedeniyle ios in bütünleşik webkit motoru kullanılır firefox yılında mozilla application suite paketi yerine tek başına çalışan bir tarayıcıya sahip olmak isteyen mozilla gönüllüleri tarafından phoenix adıyla geliştirildi beta aşamasındayken bile microsoft un o zamanki piyasa lideri olan internet explorer tarayıcısına kıyasla hız güvenlik ve eklenti desteği açısından öne çıkarak popüler hale geldi firefox kasım te yayımlandı ay içinde milyon indirmeye ulaştı ve internet explorer ın hakimiyetini tehdit eder hale geldi mozilla topluluğu de aol tarafından satın alınmadan önce netscape çalışanları tarafından kurulmuştu bu nedenle kimilerince firefox un netscape navigator ruhunu taşıdığı ve onun ardılı olduğu kabul edilir firefox projesi mozilla projesinin deneysel bir dalı olarak dave hyatt joe hewitt ve blake ross tarafından başlatıldı bu grup netscape in sponsor olmasından kaynaklanan ticari gereksinimlerin ayrıca özelliklerin geliştiriciler tarafından belirlenmesinin mozilla tarayıcısına zarar verdiğini düşünüyordu mozilla suite in fazlalıkları olarak gördükleri şeyleri atmak için tek başına çalışan bir tarayıcı oluşturdular firefox adını alacak bu tarayıcının ileride mozilla suite in yerini almasını umuyorlardı nisan te mozilla organizasyonu o tarihten itibaren mozilla suite yerine firefox ve thunderbird e odaklanacağını açıkladı mozilla suite gönüllüleri ise seamonkey projesini oluşturdu ve te seamonkey tamamen mozilla application suite in yerine geçti firefox projesi birkaç kez ad değişikliğine gitmek zorunda kaldı projenin ilk adı phoenix türkçesi zümrüdüanka idi mitolojide yanarak öldükten sonra kendi küllerinden yeniden doğan bir kuş olan zümrüdüanka nın külleri ilk tarayıcı savaşlarında microsoft internet explorer tarafından öldürülen netscape navigator ı temsil ediyordu ancak phoenix markası phoenix technologies e ait olduğu için bu addan vazgeçildi ve firebird adında karar kılındı bu ad ise firebird adını kullanan açık kaynaklı veritabanı yazılımı projesinin tepkisine neden oldu mozilla vakfı karışıklığı önlemek için tarayıcının mozilla firebird adını kullanacağını açıkladıysa da tartışmalar sürdü ve şubat te tarayıcının adı mozilla firefox olarak değiştirildi firefox kızıl panda adlı hayvanın takma adıdır ve firefox un maskotu olarak da bu hayvan benimsenmiştir firefox un özellikleri arasında sekmeli gezinti yazım denetimi yazarken arama canlı yer imleri akıllı yer imleri indirme yöneticisi ve coğrafi konuma duyarlı gezinti sayılabilir firefox un bütünleşik arama sistemi varsayılan olarak çoğu ülkede google ı türkiye de yandex i kullanır bunlara ek olarak firefox web geliştiricilerine yönelik hata konsolu ve dom denetçisi gibi birçok bütünleşik araç sunar pocket entegrasyonu sayesinde firefox ta okuma listesine eklenen sayfalar başka cihazlarda çevrimdışı olarak okunabilir webrtc teknolojisini kullanarak uyumlu sistemlerle görüntülü görüşme ekran paylaşımı ve dosya paylaşımı yapmayı sağlayan firefox hello özelliği da tarayıcıdan kaldırılmıştır üçüncü şahıslar tarafından geliştirilen eklentiler aracılığıyla firefox a yeni işlevler eklenebilir firefox eklentileri webextensions adlı html ve javascript api ı aracılığıyla geliştirilir bu sistem google chrome ve microsoft edge eklentileriyle büyük ölçüde uyumludur eski firefox eklentileri xul ve xpcom api ları ile geliştiriliyordu ancak bu eklentiler yeni firefox un çok işlemli mimarisiyle uyumlu olmadıkları için firefox den itibaren eski teknoloji eklentiler adını almıştır ve artık desteklenmemektedir kullanıcılar kendilerinin veya üçüncü şahısların geliştirdiği temaları yükleyerek firefox un görünümü de değiştirebilirler eklentiler ve temalar firefox eklentileri adlı web sitesi üzerinden yüklenir firefox html ve html in neredeyse tamamı xml xhtml mathml svg kısmi css ecmascript javascript dom xslt xpath ve alfa saydamlık içeren apng hareketli png görselleri gibi birçok web standardını destekler ayrıca whatwg tarafından oluşturulan istemci taraflı depolama ve canvas elementi gibi standart önerilerini de destekler bu standartlar firefox un gecko adlı layout motoruna ve spidermonkey adlı javascript motoruna entegre edilir firefox acid adlı standartlara uyumluluk testini sürümünden beri geçmektedir mozilla firefox un acid testini geçmeyi hedeflemediğini çünkü testin svg yazı tipleri bölümünün eskidiğini onun yerini alan woff standardının tüm büyük tarayıcılar tarafından kabul edildiğini açıklamıştır de svg yazı tipi testleri acid testinden çıkarmış böylece firefox ve sonraki sürümleri testte üzerinden puan almaya başlamıştır firefox kimlik avı ve zararlı yazılım koruması sunmak üzere google ın geliştirdiği safe browsing adlı özel bir protokolünü de destekler windows vista ve sonraki windows sürümlerinde firefox ve sonraki sürümler html encrypted media extensions eme ile korunan video içeriklerini oynayabilir bu amaçla kullanılan adobe primetime içerik çözme modülü kapalı kaynaklı olduğu için firefox onu bir sandbox ortamında çalıştırarak sisteme erişimini kısıtlar ayrıca modüle her seferinde rastgele bir cihaz kimliği bildirerek kullanıcının bu modül aracılığıyla takip edilmesini önler firefox sürümünden itibaren windows ve macos te google ın widevine içerik çözme modülü de desteklenir böylece netflix amazon video blutv gibi servislerin şifrelenmiş html videoları izlenebilir firefox en fazla dilde kullanılabilen web tarayıcısıdır te çıkan ilk sürümü türkçe dahil dil ve lehçeyi destekliyordu günümüzde firefox dil ve lehçede kullanılabilmektedir firefox un masaüstü sürümü windows macos ve linux ta kullanılabilir android için firefox uygulaması yalnızca android de ios için firefox uygulaması ise yalnızca ios te desteklenmektedir firefox kaynak kodu çeşitli işletim sistemler için derlenebilir ama yazılımın resmi sürümleri aşağıdaki sistemler için sunulmaktadır mozilla firefox sürümü için bir rekor denemesi yaptı guiness rekoru denemesi milyonu aşan indirmeyle başarılı oldu haziran deki indirme günü ile ilk saat içinde milyondan fazla indirilme sayısına ulaşan firefox bununla bir günde en çok indirilen yazılım unvanının sahibi oldu tom s hardware sitesinin haziran te gerçekleştirdiği testlerde firefox un sürümü pazardaki popüler tarayıcılar arasında en hızlı tarayıcı ve en başarılı tarayıcı unvanını ele geçirdi firefox un sürümü pc mag tarafından yapılan ağustos te değerlendirmede internet explorer google chrome ve apple safari yi geride bırakarak sırada tamamladı e posta ya da internet üzerinden gönderilen dijital mektup elektronik posta kavramının akronimidir görsel olarak kâğıt bir mektup ile aralarında büyük bir fark yoktur e postalara resim müzik video gibi her türlü dosya türü eklenebilir ve alıcının bilgisayarına transfer edilebilir her gün dünyada milyarlarca e posta gönderilmektedir ucuzluğu ve kolaylığı nedeniyle kâğıt mektuplardan daha yaygın olarak kullanılmktadır ancak güvenilirliğinin yetersizliği nedeniyle resmî işlerde kullanımı oldukça kısıtlıdır e posta hesapları bu hizmeti veren çeşitli sitelerden ücretsiz veya belirli bir ücret karşılığında açılabilir e posta adresleri kullanıcı adı adres işareti hesabın oluşturulduğu sitenin e posta sunucusunun adı nokta ve site uzantısının aralık bırakılmadan yazılması ile oluşur örneğin vikipedist vikipedi org işareti ise ingilizcedeki at yani x isimli yerde demektir mesela vikipedi org da olan birisi ağ ing sayfasıyla ve özel ileti programları microsoft outlook thunderbird vs ile çeşitli protokollerle imap pop vs iletiye ulaşılır e posta ile iletişimde iletişimde karşılaşılan en büyük sorunlardan biri istenmeyen toplu e postalar yani yığın iletilerdir ing bunun dışında zararlı programcıkların virüs vs yayılması ve kişisel bilgilerin çalınması tehlikesi de mevcuttur pascal paskal okunur bilgisayar programlama dili pek çok öğrenciye bilgisayar programlamayı öğreten ve çeşitli versiyonları bugün hala yaygın olarak kullanılmaya devam eden en önemli programlama dillerinden biridir ilk macintosh işletim sisteminin çoğu ve tex pascal ile yazılmıştır bilgisayar bilimcisi niklaus wirth pascal ı te yapısal programlamayı derleyiciler için daha kolay işlenir hale getirebilmek amacıyla geliştirmiştir adını matematikçi ve düşünür blaise pascal dan alan pascal algol programlama dilinden türemiştir wirth pascal dan başka modula ve oberon programlama dillerini de geliştirmiştir bu diller pascal a benzerler ve ayrıca nesneye yönelik programlamayı da desteklerler bir dilin sözdizimine örnek olarak yaygın biçimde bir merhaba dünya programı gösterilir aşağıda pascal ile yazılmış bir merhaba dünya programı görebilirsiniz program merhabadunya output uses crt write merhaba dünya end pascal da tüm programlar program anahtar sözcüğü ile başlar ve ardından begin end anahtar sözcükleri ile sınırlanan bir blok gelir pascal dilinde harflerin büyüklüğü küçüklüğü önemli değildir ifadeler noktalı virgül ile ayrılır ve programlar bir nokta ile bitirilir bazı derleyiciler için program satırı zorunlu değildir orijinal halinde pascal tümüyle prosedürel bir dildir ve programlar if while for ve benzeri yapılardan oluşur pascal ve c dilleri yaklaşık aynı zamanlarda geliştirilmişlerdir ve aralarında önemli benzerlikler vardır orijinal pascal ile c nin ikisi de yapısal programlama fikrini gerçekleştiren küçük ve prosedürel dillerdir ikisinde de dinamik bellek ayırma ve işaretçi işleme ing pointer manipulation mümkündür ancak bu iki dil dışarıdan bakıldığında farklı görünürler c programları genelde pascal programlarından kısadır tartışma yaratan farklılıklardan bir tanesi pascal ın atama için ve karşılaştırma için imlerini kullanmasıdır matematikte imi her iki amaç için de kullanıldığından programcılar bazen yanlışlıkla pascal da c de ise kastedildiği halde daha kısa olan imini kullanırlar c nin tasarımcıları atama işleminin karşılaştırma işleminden daha sık kullanıldığını dolayısıyla kısa olan imin atama işlemi için kullanılması gerektiğini savunurlar pascal ın savunucuları ise yanlışlıkla atama yapmanın yanlışlıkla karşılaştırma yapmaktan çok daha tehlikeli olduğunu savunurlar bu savunma eğer c de olduğu gibi bir if ifadesi içinde atama yapılabiliyorsa kesinlikle doğrudur bu tartışma iki dilin tasarım mantıkları arasındaki farka işaret eder pascal en azından kısmi olarak bir eğitim dili olarak tasarlanmıştır yanlışlıklara yol açabilecek sözdizimi yapılarından kaçınılmış sözdiziminin anlaşılması kolay olmasına dikkat edilmiştir c nin tasarımcıları ise dili programların kısa olması için tasarlamışlardır bu iki dil arasındanki başka bir fark da pascal ın strongly typed olmasıdır yani bir değişken kullanılmadan önce belirli bir tipe sahip olmak üzere tanımlanmalıdır ve farklı tiplerden iki değişken birbirlerine atanamazlar bu sınırlama pek çok programlama yanlışını önler c nin tersine pascal da iç içe fonksiyon tanımlamak mümkündür orijinal pascal da program parçaları ayrı ayrı derlenemezler ve derleme anında boyutu bilinmeyen diziler kullanmak mümkün değildir ancak bu sınırlamalar pascal ın bazı versiyonlarında kaldırılmıştır pascal biraz zor ama çözüldüğü zaman zevkli bir hale gelir turbo pascal gibi programlar özellikle c olup oyunlarda önde gelen programlardır ilk pascal derleyicileri örneğin kendisi de pascal ile yazılmış olan ucsd p system derleyicisi pascal programlarını makineden bağımsız p code a çevirmek üzere tasarlanmışlardı bu kod sonradan her sistem için ayrı bir program tarafından yorumlanıyordu sonuç olarak yalnızca küçük yorumlayıcı kısım diğer mimarilere taşınmak port edilmek zorundaydı ucuza elde edilebilen borland derleyicisinin lerin sonunda ibm pc üzerinde yoğunlaşmaya başlayan pascal topluluğunda büyük etkisi oldu basic yerine yapısal bir programlama dili arayan pek çok pc amatörü turbo pascal ı kullanmaya başladı yalnızca bir mimaride çalışan turbo pascal programları doğrudan intel makine diline çeviriyordu dolayısıyla yorumlama kullanan yaklaşımdan daha hızlı idi super pascal dile nümerik olmayan etiketler ve bir return ifadesi ekledi borland turbo pascal a versiyonunda nesneye yönelim ekledi borland daha sonra daha geniş bir nesneye yönelim desteği istediğine karar verip apple ın önerdiği hala bir standart olmayan object pascal taslağını kullanarak delphi yi geliştirmeye başladı borland da başta bu dili delphi de object pascal olarak adlandırdıysa da sonradan dilin adını da delphi olarak değiştirdi pascal ın bu lehçesini destekleyen başka derleyiciler de vardır herkesin kullanımına açık bazı pascal derleyicileri aşağıda sıralanmıştır fenerbahçe spor kulübü yılında nurizade ziya songülen ayetullah bey necip okaner asaf beşpınar ve enver yetiker tarafından istanbul un kadıköy ilçesi moda semtinde kurulan spor kulübü renkleri sarı laciverttir türkiye nin en eski ve başarılı kulüplerinden olan fenerbahçe nin etkin şubeleri futbol basketbol voleybol atletizm boks e spor kürek masa tenisi yelken ve yüzmedir fenerbahçe futbol takımı türk futbol tarihinin ilk uluslararası başarısı olan balkan kupası nı kazanmıştır uefa kupa galipleri kupası nda çeyrek final oynamış yılında ise uefa şampiyonlar ligi çeyrek finaline kadar yükselmiştir ayrıca sezonunda uefa avrupa ligi nde yarı finale çıkmıştır kez türkiye futbol şampiyonu olarak süper lig millî küme türkiye futbol şampiyonası türk futbol tarihinde en çok millî şampiyonluk yaşamış takımdır u takımı yılında avrupa şampiyonu olmuştur a takımı iç saha maçlarını yılında yenilenmesi tamamlanan şükrü saracoğlu stadyumu nda oynamaktadır erkek basketbol takımı fiba eurochallenge de yılında final four oynamış euroleague de sezonunda çeyrek finale sezonunda ilk kez final four a ulaşmıştır sezonunda ise euroleague de final oynamış ve avrupa ikincisi olmuştur sezonunda euroleague kupasını kazanan ilk ve tek türk takımı olarak tarihe geçmiştir beş kez arka arkaya final four a kalarak da türk basketbolunda bir rekor elde etmiştir kadın basketbol takımı ve yıllarında eurocup kadınlar da dörtlü final e ulaşıp yılında final oynamıştır sezonundan itibaren her sezon avrupa da euroleague de çeyrek final oynamış ve sezonlarında avrupa dördüncüsü olmuş ve ile sezonlarında ise üç kez avrupa ikinciliğine ulaşmıştır böylece türk ve avrupa basketbol tarihinde fenerbahçe hem erkekler hem kadınlarda birinci seviye turnuva olan euroleague de final oynayan ilk ve tek takım olmuştur erkek voleybol takımı avrupa top teams kupası nda sezonunda çeyrek final oynamış cev şampiyonlar ligi nde gruptan çıkan ilk türk takımı olmuş ve yıllarında iki kez balkan şampiyonluğuna ulaşmıştır kadın voleybol takımı da cev kadınlar kupası nda üçüncü olmuş ve sezonlarında şampiyonlar ligi nde dörtlü final e kalmış sırasıyla avrupa ikinciliği ve üçüncülüğü kazanmıştır takım yılında katar da yapılan kadınlar dünya şampiyonası nda yenilgisiz dünya şampiyonu olmuş ve tarihi bir başarı elde etmiştir sezonunda ise fenerbahçe iki sezondur kıl payı kaçırdığı avrupa şampiyonluğu unvanına ulaşmıştır sezonunda bu kez avrupa şampiyonu unvanıyla davet edildiği dünya kulüplerarası voleybol şampiyonası nda üçüncü olmuştur sarı lacivertliler aynı sezon cev kupası nda final oynayarak ikinciliğe ulaşmışlardır mart te erkeklerde cev challenge kupası şampiyonu kadınlarda cev kupası şampiyonu olmuştur böylece voleybol şubesi aynı gün içinde hem erkeklerde hem kadınlarda avrupa kupası kazanarak spor tarihine geçmiştir türkiye de bunu başaran ilk ve tek takım olan fenerbahçe avrupa da da bu şerefe erişmiş sayılı birkaç kulüpten biri olmuştur fenerbahçe atletizmde takımlar düzeyinde kez avrupa şampiyonu olmuş bunun haricinde de çeşitli dereceler almıştır erkek atletizm takımı a takımlar düzeyinde ve yıllarında b grubu yılında c grubu nda şampiyon olmuş ve da ise ikinciliğe ulaşmıştır genç erkek takımı ve da avrupa şampiyonu ve da ise avrupa ikincisi olmuştur genç erkek kros takımı ise üç yıl üst üste avrupa şampiyonluğunu ve ve de avrupa üçüncülüğünü ve de ise avrupa ikinciliğini kazanmıştır kadın atletizm takımı yılında c grubu nda yılında b grubu nda ve te a grubu nda avrupa ikincisi da ise a grubu nda avrupa üçüncüsü olmuştur genç kadın atletizm takımı ve yıllarında avrupa şampiyonluğuna ve yıllarında ise avrupa ikinciliğine ulaşmıştır genç kadın kros takımı ve yıllarında avrupa şampiyonluğuna ve de avrupa ikinciliğine ve da avrupa üçüncülüğüne ulaşmıştır yüzme takımı da avrupa da başarılı olmuş ve bu branşta ve yıllarında iki kez avrupa şampiyonu olmuştur boks şubesi sporcuları çeşitli kategorilerde avrupa ve dünya şampiyonu unvanlarını kazanmışlardır takım olarak ise yılında ukrayna nın lviv kentinde düzenlenen avrupa şampiyonlar kupası nda ikinciliğe ulaşmıştır fenerbahçe erkek masa tenisi takımı avrupa ettu kupası nda sezonunda final oynamıştır kadın takımı ise ettu kupası nda ve sezonlarında üst üste iki kez şampiyon olmuştur sezonunda avrupa şampiyonlar ligi nde final oynamış sezonu şampiyonlar ligi nde ise tek bir maçta bile yenilmeden kupayı kazanarak avrupa şampiyonu olan ilk ve tek türk takımı olarak tarihe geçmiştir aynı zamanda o sezon kazanılabilen bütün kupaları kazanmıştır takvim yaprakları yılını göstermekteyken ii abdülhamit devrinin son günleri yaşanmaktadır saltanatının son zamanlarını yaşayan ii abdülhamit in rejimi her alanda etkisini yitirmeye başlamıştır bu azalma futbola da yansımış artık türk gençleri de futbol oynamaya başlamıştır kulübün ilk temelleri ayasofya camii baş vaizi abdurrahman hulusi efendi nin oğlu ve saint joseph lisesi nde beyaz sarığıyla derslere giren edebiyat muallimi enver yetiker bey in telkinleriyle yolu yine bu okuldan geçmiş olan öğrenciler ve kadıköy ün gençleriyle birlikte yazında atılmıştır yılında saint joseph fransız lisesi nden mezun olan nurizade ziya bey ingiltere ye yüksek tahsil için gitmiş burada oynanan futbol sporuyla tanışmış ve payitaht a dönüşünde mezunu olduğu lisenin edebiyat muallimi enver yetiker e bir futbol takımı kurma fikrini paylaşmıştır enver bey yıllar sonra bir mecmuaya verdiği mülakatta içinde bulunulan istibdai dönemle birlikte kulübün kuruluş öyküsü hakkında şu dizelerle bilgi vermiştir rolüm istibdat içinde kıvranan gençlere hürriyet sevgisi aşılamaktı ve futbol toplantıları bu iş için en uygun zamanlardı sultan ii abdülhamit in rejimi yılına doğru etkisini yitirmeye başlayınca bu durumdan yararlanan kadıköylü gençlerden hariciye nazırı asım ve server paşa ların ve londra sefareti başkatibi mehmed nuri bey in torunu ziya bey ile harekât ordusu feriki şevki paşa nın oğlu ayetullah bey ve de ünlü edebiyatçı samipaşazade sezai bey in yeğeni necip okaner bey necip bey in kadıköy moda beşbıyık sokak ta bulunan numaralı evinde yaptıkları görüşme neticesinde senedir arzuladıkları futbol takımının tamamen fiiliyata geçmesi hakkında kimi kararlar almışlardır görüşmeler sonucunda maddi destek sağlayan devrin zenginlerinden saint joseph lisesi mezunu mühendis nurizade ziya bey e kulübün kurucu başkanlığı osmanlı bankası memurlarından saint joseph lisesi mezunu ayetullah bey e katiplik görevi bahriye mektebi nden henüz yeni mezun olmuş necip bey e de kaptanlık ve veznedarlık görevi verilmiştir yine görüşmede varılan fikir birliği ile de kuracakları kulübün adını oturdukları semtten esinlenerek fenerbahçe yapılması armalarının fenerbahçe burnu ndaki ışık saçan fener den fenerbahçe feneri formalarındaki renkleri ise fener bahçe sindeki papatyaların kıskançlık ve temizlik sembolü olan renklerinden yani sarı ile beyazdan oluşması kararlaştırılmıştır kulübün kadrosu ağırlıklı olarak saint joseph lisesi ve kadıköy semtindeki gençlerden oluşturulmuştur yılında ikinci meşrutiyet in ilanı ile tanınan dernek kurma serbestliği istanbul da birçok türk kulübünün kurulmasına vesile olmuştur kulüp sayısındaki artış istanbul da yeni bir ligin kurulması ihtiyacını doğurmuş bu nedenle de o dönemlerde ülkede resmi tatil günü olan cuma günleri oynanacak bir lig olan cuma ligi adıyla yeni bir lig kurulmuştur kulüp kuruluşunda sarı beyaz olan renklerini sonbaharında sarı laciverde çevirmiştir sezonuyla birlikte de istanbul futbol ligi ne katılmıştır fenerbahçe galatasaray kulüpleri arasındaki ezeli rekabet ilk kez ocak tarihinde oynanan istanbul futbol ligi müsabakası ile başlamıştır bu tarihten itibaren de o zamanlardaki istanbul futbolundaki şampiyonluklar genellikle bu iki türk takımı arasında paylaşılmıştır fenerbahçe kulübü nün ilk arması fenerbahçe burnu ndaki ışık saçan beyaz deniz feneri renkleri ise sarı ile beyaz olmuştur ancak kulüp yöneticileri bunu tatminkar bulmadıklarından ve içinde bulundukları monarşi rejimini tehdit edici sayılacağı endişesi ile kısa zamanda bu armayı iptal etmiştir yılında futbolcu solaçık hikmet in çizdiği arma herkesin beğenisini kazanmış ve kabul edilmiştir kadrosunu gençlerle güçlendiren bu fenerbahçe sezonunda hiç yenilmeden şampiyon olmuştur bu şampiyonluğun en önemli yanı ise fenerbahçe nin bu şampiyonluğu ile ingiliz ve rum takımlarının şampiyonluklarının tamamen sona erdirmesi ve bu tarihten itibaren de türk futbolunda şampiyonlukların artık türk takımlarının olmasıdır bu şampiyonluk kulübün itibarını bir anda yükseltmiş imkânlarını arttırmıştır altıyol da bir kulüp lokali kiralanmış lokalin açılışı ile üye sayısı çoğalmıştır bu arada futbol dışında diğer spor dallarında da faaliyet gösterilmesine başlandığından aynı yıl fenerbahçe futbol kulübü adı fenerbahçe spor kulübü ne dönüştürülmüştür kulübün kuruluş günü olarak gazi mustafa kemal paşa nın kulübü ziyaret tarihi mayıs olan mayıs kabul edilir kulübün amacı kuruluş tüzüğünün ve maddelerinde şu şekilde belirtilmiştir i dünya savaşı nın başlamasıyla birlikte genç nüfus silah altına alınmaya başlanmıştır ingiliz takımları istanbul da yaptığı maçları bırakmıştır yılında fenerbahçe ve galatasaray arasında çıkan anlaşmazlıktan dolayı lig iki ayrı küme hâlinde oynanmıştır istanbul ligi şampiyonluğunu kazanan fenerbahçe ile istanbul futbol birliği ligi nde birinci olan galatasaray takımları gerçek istanbul şampiyonunun belirlenmesi amacıyla şubat günü ittihatspor sahasında bugünkü fenerbahçe şükrü saracoğlu stadyumu karşılaşmışlardır muzaffer in golüne karşılık said selahaddin in galip kulaksızoğlu nun da golüyle ezeli rakibini yenmeyi başaran fenerbahçe hem sezonu şampiyonluğunu hem de ingiltere den özel olarak getirtilen ve yılın sonunda en çok şampiyon olacak takıma verilecek olan tarihi şildi kazanmıştır fenerbahçe çanakkale savaşları boyunca birçok oyuncusunu kaybetmiştir kulüp mayıs tarihinde mustafa kemal paşa tarafından ziyaret edilmiştir o tarihlerde yıldırım ordular grubu kumandanı olan mustafa kemal paşa kulübün kuşdili ndeki lokaline ziyarette bulunmuştur bu tarih daha sonra yapılan bir divan kurulu sonrası kulübün kuruluş günü olarak görülmüş ve bu tarih itibarıyla kuruluş yıl dönümünü mayıs günü olarak kabul edilmiştir atatürk o günkü ziyaretinde kulübün şeref defterine şunları not düşmüştür istanbul mart günü işgal kuvvetlerince resmen işgal edilmiştir türk kurtuluş savaşı zamanında işgal kuvvetlerine mensup özellikle ingiliz ve fransız askeri takımlarıyla yapılan futbol maçları istanbul halkının büyük ilgisini çekmiştir türk kulüpleri bu takımlarla yılda sini fenerbahçe nin oynadığı toplam maç yapmıştır işgal kuvvetleri takımlarına karşı kazanılan galibiyetler ise türk takımlarını halkın gönüllerinde yüceltmiştir türk takımlarının özellikle de fenerbahçe nin başta general harrington kupası haziran olmak üzere işgal kuvvetleri takımları karşısında elde ettikleri tüm galibiyetler türk halkına moral vermiştir fenerbahçe futbol sahalarında işgal kuvvetlerine karşı ardı ardına aldığı galibiyetlerle millî mücadelenin adeta istanbul şubesi halini almıştır o devirde türk futbolu denince ilk akla gelen fenerbahçe olmuştur kurtuluş savaşı cephelerinden gelen her yeni zafer halkın moralini yükseltirken fenerbahçe nin de aldığı galibiyetler bu morali daha da arttırmış lu yıllarda en fazla iki bin kişinin izlediği fenerbahçe yıllarında bin kişinin doldurduğu tribünlere oynamaya başlamıştır türkiye de ilk kürek yarışı galatasaray mekteb i sultani si ile istanbul mekteb i sultani si arasında ağustos pazar günü padişahın gözetiminde moda koyunda yapılmıştır bu tek kürek müsabakasını galatasaray kazanmıştır bu branşlarda sürekli gelişim gösteren fenerbahçe kuruluş yılında haziran gecesi meydana gelen kuşdili yangını sonucunda kupalarından üye kayıt ve maç defterlerini de içeren belgelerine kadar gelmiş geçmiş bütün maddi eser ve izlerini kaybediyordu bu zamanlarda siyaset çoğu sporu etkilemiştir yıllarında başlayan ve chp tarafından düzenlenen turnuvada yıl boyunca en çok şampiyon olan takım istanbul şildi ni kazanacaktı yıl düzenlenen turnuvada fenerbahçe kez kazanınca istanbul şildi nin sahibi oldu yine nazi almanyası nın propagandasını yapmak üzere mayıs de sk admira wien takımı türkiye ye gelir viyana ekibi beşiktaş ı galatasaray ı da yener son maçını fenerbahçe ye karşı yapar ve mağlup olur ii dünya savaşı her şeyi olduğu gibi fenerbahçe yi de finansal olarak olumsuz etkiledi buna karşın sportif anlamda başarılar devam etti fenerbahçeli atlet ruhi sarıalp londra da düzenlenen yaz olimpiyatları nda üç adım atlamada bronz madalya kazandı bu bir türk ün atletizm alanında kazandığı ilk madalyaydı fenerbahçe ve galatasaray ezelî rekabetini yılında bir başka sporda sürdürdü ragbi yapılan ilk karşılaşma mayıs de oynandı bu ayrıca son karşılaşma da oldu fenerbahçe karşılaşmayı kazandı bu sonuç karşısında galatasaray ragbi şubesini kapatmaya karar verdi bir ara fenerbahçe basketbol takımında da oynayan can bartu daha sonra futbola geçti bartu nun idolü lefter di amacı bir gün lefter gibi avrupa da oynamaktı fenerbahçe da ilk kez düzenlenen profesyonel lige iyi başladı ve beyaz grubu birinci tamamlayıp kırmızı grup birincisi olan galatasaray ile final oynamaya hak kazandı iki ayak üzerinden oynanan finalin ilk ayağında fenerbahçe galatasaray a mağlup oldu gün sonrasında yapılan ikinci ayak maçında ise galatasaray ı yenen sarı kanaryalar ilk kez düzenlenen ligde şampiyonluğa ulaştı sarı kanaryalar için yılları arası da pek parlak geçmedi takım iki kez beşincilik bir kez de sekizincilik aldı bu üç sezonda kulüp altı çalıştırıcı değiştirdi bu değişim için iyi bir zamandı rıdvan dilmen ve aykut kocaman transfer edildi kaleye almanya millî takımı kalecisi harald schumacher alındı alman kaleci daha önce ve dünya kupalarında batı almanya millî takımında görev yapmıştı harald schumacher dışında kadroda yabancı futbolcu yoktu oldukça kaliteli bir kadro kuruldu sezonu takım için kırılması zor rekorlar yılı oldu fenerbahçe kez maç başına rakip fileleri sarsarak bu alanda lig rekorunu kırdı kalesinde sadece gol gördü fenerbahçe maçtan unu kazanırken sında berabere kaldı birinde yenildi toplayabileceği puandan ünü topladı ve lik bir başarı sağladı başarı yüzdesi ve alınan puan alanında da rekor kırılmış oldu gol kralı fenerbahçe den çıktı aykut kocaman gol atmıştı rıdvan dilmen ise tam asist yapmış kez de fileleri sarsmıştı diğer bir parlak başarı mayıs tarihinde sağlandı sezonunda galatasaray ile türkiye kupası nda karşılaşıldı maç ali sami yen stadı nda oynandı galatasaray ilk yarıyı tanju çolak ın attığı üç golle önde kapadı galatasaray üstün durumdaydı ve kimi spor yazarları ikinci yarıda farkın açılacağını böylece galatasaray ın tarihi bir zafer elde edeceğini düşünüyorlardı devre arasında veselinoviç takımı çok iyi bir şeklide motive eder ve onlara onlar bize bir devrede üç gol atabiliyorsa biz onlara beş tane atarız sahaya çıkın ve ne kadar fenerbahçeli olduğunuzu onlara gösterin der ikinci yarıda aykut kocaman ve hasan vezir in golleriyle fenerbahçe rakibini devirir tüm bunlara karşın kulüp yıl boyunca ekonomik ilerlemeler kaydetti ali şen ve aziz yıldırım gibi başkanlar sayesindeki bu ekonomik ilerleme ile kaliteli futbolcular ve ünlü teknik adamlar takıma kazandırıldı joachim löw ve carlos alberto parreira bunlardan ikisiydi yine birçok ünlü yabancı futbolcu takımda oynadı jay jay okocha elvir baliç emil kostadinov jes hgh daha sonra maraton tribün yıkıldı inşaat hızla bitirildi şubat de oynanan yine bir fenerbahçe galatasaray maçıyla tribün açılışı yapıldı maçı civarında taraftar izledi tüm bunların yanında kulübe önemli tesisler kazandırılmış altyapı çalışmaları hızlandırılmıştır can bartu tesisleri yılında hizmete girmiştir altyapıya hizmet veren fikirtepe tesisleri yılında açılmıştır dereağzı tesisleri yılında suni çimle kaplanmıştır faruk ilgaz tesisleri te modernize edilmiş şekilde hizmete sokulmuştur fenerbahçe yılında kurulduğunda oldukça kısıtlı bir kadroya sahipti bunlardan galatasaray sultanisinden gelen galip kulaksızoğlu ilk kadrodan kulüpte en fazla kalan isimdi kulüpte yıl geçiren kulaksızoğlu yılında jübile yapana kadar maça çıkmıştı zeki rıza sporel fenerbahçe nin altyapısından çıkmış ilk isimlerdendi yıllık kulüp kariyerinde maçta gol atarak maç başına gol ortalaması ile kulüpte önemli bir yer edinmiştir zeki rıza sporel kez forma giydiği türkiye millî futbol takımı forması ile gole imza atmıştır cihat arman kulübe en uzun süre hizmet eden kalecilerdendir sezon boyunca maça çıkmıştır lefter küçükandonyadis avrupa da mücadele eden ilk türk oyunculardandır lefter fenerbahçe ye geri dönmeden önce yıl boyunca sırayla fiorentina ve ogc nice takımlarında oynamıştır lefter maçta gol atarak kulübün istanbul ligi lig zaferi kazanmasında etkili olmuştur bir başka oyuncu can bartu kulübün avrupa ya ihraç ettiği oyunculardandır ayrıca can bartu bir avrupa kupası finalinde fiorentina atltico madrid top koşturan ilk türk oyuncu olmuştur bartu fenerbahçe ye geri dönmeden önce venezia ve ss lazio takımlarında da futbol oynamıştır bartu fenerbahçe de lig maçında gol atmış ve lig zaferi yaşamıştır yakın geçmişte özellikle yabancı futbolcular taraftarın gönlünde taht kurmuştur bunlardan uche okechukwu sezon fenerbahçe ve istanbulspor da forma giymiş ve türkiye de en uzun zaman kalmış yabancı oyuncu unvanını elde etmiştir uche fenerbahçe kariyerinde lig şampiyonluğu yaşamış ve taraftarlar tarafından kulübün unutulmaz isimlerinden biri olarak görülmektedir pierre van hooijdonk fenerbahçe ye yılında gelmiş ve yıl futbol oynamıştır hooijdonk fenerbahçe formasıyla çıktığı maçta gol atmıştır hem sıcak kanlı tavırları hem de başarılı futboluyla fenerbahçe nin iki yıl üst üste şampiyon olmasına bulunduğu katkılardan dolayı taraftarın gönlünde kendisine yer bulmuştur alex de souza fenerbahçe ye yılında katılan brezilyalı oyuncu yıl sonra de dönemin teknik direktörü ile yaşadığı sorunlardan dolayı sözleşmesi fesih edilerek gönderilmiştir alex fenerbahçe de toplam maçta gol asist ile adını fenerbahçe ve türk futbol tarihine kazımıştır taraftarlarca heykeli dikilen alex in veda mesajı ise onun unutulmayacak bir futbolcu olduğunu adeta bağırmaktadır sözleşmesi fesih edildiği dakikalarda twitter üzerinden yazdığı iletide arma yılında resimde yeteneği olan futbolcu topuz hikmet tarafından tasarlanmıştır ve bu arma günümüze kadar ulaşmıştır topuz hikmet in anlatımıyla fenerbahçe armasının öyküsü fenerbahçe kez ile en çok kupa kazanan takım olmuştur ayrıca toplam kez türkiye futbol şampiyonu olarak kez süper lig kez millî küme kez de türkiye futbol şampiyonası nda olmak üzere türk futbol tarihinde en çok millî şampiyonluk yaşamış takımdır sarı melekler sezonunda ise avrupa şampiyonu unvanıyla davet edildikleri dünya kulüpler şampiyonası nda bu kez üçüncülüğe ulaştı cev kupası nda ise ikinci oldu kuruluşundan bu yana faaliyet gösterilen sporlardan boks futbolla birlikte işgal yıllarında yabancılara ve azınlık mensubu boksörlere karşı kazandığı başarılarla dikkat çeken şube olmuştur boks takımı türkiye kulüplerarası boks şampiyonası nda kazandığı şampiyonlukla en çok türkiye birincisi olmuş takımdır sarı lacivertli takım istanbul boks şampiyonası nda aldığı şampiyonlukla önder konumunu korumaktadır den beri faal olan kadın takımı da yılından beri üstünlüğünü sürdürmektedir yaz olimpiyatlarında gümüş madalya kazanan atagün yalçınkaya yaz olimpiyatlarında bronz madalya kazanan yakup kılıç dünya şampiyonları mustafa genç ve gülsüm tatar avrupa şampiyonları nurhan süleymanoğlu ramazan palyani agasi ağagüloğlu gülsüm tatar ve sümeyra kaya fenerbahçe boks takımı nda forma giymiş türk boksörlerdir profesyonel boksta avrupa şampiyonluğuna ulaşmış cemal kamacıve eyüp can da amatörlüklerinde fenerbahçe de forma giymişlerdir fenerbahçe de boks şubesi faaliyetleri çerçevesinde yılları arasında tae bo den beri kick boks ve muay thai ve dan beri wushu da yer alırken kıymet karpuzoğlu nun yılında kick boks dalında hüseyin dündar ın ise yılında wushu dalındaki dünya şampiyonlukları en kayda değer başarılar olmuştur fenerbahçe kuruluşundan beri kesintisiz faaliyet gösterdiği şubelerinden olan atletizmde en çok şampiyonluk kazanan kulüp olduğu gibi türkiye nin uluslararası alanda kazandığı kayda değer başarıların büyük çoğunluğu sarı lacivertli atletler tarafından kazanılmıştır yılı itibarıyla fenerbahçe atletizm takımının avrupa şampiyonluğu vardır fenerbahçe erkek takımı türkiye kulüplerarası atletizm şampiyonası nda erkeklerde kez türkiye şampiyonu olurken türkiye atletizm süper ligi nde erkeklerde kadınlarda ise kez türkiye şampiyonluğuna ulaştı kros takımı ise kez türkiye kros şampiyonası kez de türkiye kros ligi nde türkiye şampiyonu olurken kadın takımı da kez bu başarıya ulaştı genç erkek kros takımı ve yıllarında kez genç erkek pist takımı ve yıllarında kez ve genç bayan pist takımı ve yıllarında kez genç bayan kros takımı yılında kez avrupa kulüpler şampiyonu olurken a takımları düzeyinde avrupa şampiyon kulüpler kupası erkeklerde ve yıllarında kadınlarda yılında türk atletizminin a grubuna yükselmesini sağladı genç bayan atletizm takımı dan sonra yılında da avrupa şampiyonu olmuştur türkiye nin atletizmde olimpiyatlarda kazandığı toplam altı madalyanın üçünü fenerbahçeli atletler ruhi sarıalp bronz eşref apak bronz ve gamze bulut gümüş elde ederken nevin yanıt ve avrupa şampiyonu ruhi sarıalp ve halil akkaş avrupa üçüncüsü oldular karin melis mey da dünya üçüncüsü olurken ekrem koçak osman coşgül mustafa batman ve muharrem dalkılıç ordulararası dünya şampiyonlukları kazandılar kulübün kuruluşundan çok kısa bir zaman sonra yılında faaliyete geçen ve kulüplererası ilk şampiyonluk kupasını yılında adına düzenlenen yarışların sonunda v mehmet reşad dan alan kürek şubesinin kayıkhanesi millî mücadele yıllarında istanbul işgal altındayken kurbağalıdere kenarındaki kulüp binasının önünde yer alan iskeleye yanaşan motorlarla anadolu ya silah kaçıran fenerbahçeliler için bir silah ve cephane deposu hâline getirilmiştir cumhuriyet döneminde galatasaray ile ezeli rekabeti bu sporda da kıyasıya yaşatan fenerbahçe yılına kadar türkiye kürek şampiyonası nda erkeklerde kadınlarda ve gençlerde kez şampiyon olarak bu spordaki liderliğini sürdürmektedir erkeklerde kez istanbul kez istanbul kupası ve kez türkiye kupası şampiyonu olan fenerbahçe bu branşta uluslararası alanda da önemli başarılar kazanmıştır akdeniz oyunları nda tek çiftede gümüş madalya alarak türkiye nin uluslararası alandaki ilk resmi başarısını elde eden tonguç türsan dan bu yana fenerbahçe millî takıma en çok sporcu veren kulüp konumundadır branş bünyesinde yıllarında faaliyet gösteren kano takımı ilgi görmemesi nedeniyle bir süre sonra tarihe karışmıştır fenerbahçeli sporculardan tuğçe subaşı de laser sınıfında dünya te arda baykal optimist sınıfında akdeniz oyunları te haluk babacan finn te akif muslubaş yine finn de utku ören laser radial da yonca yıldıral ve irem özdemir ve yıllarında zeynep yentür optimist yılında çağla demirtaş laser radial ve yine yılında alican kaynar finn sınıfında balkan şampiyonlukları kazandılar bu şampiyonluklara ilaveten aydın yurdum de laser masterlar dalında dünya ikincisi azat baykal levent özgen ve erdil uzaltan de dragon dalında avrupa dördüncüsü azat baykal arda baykal ve erdil uzaltan ın te yine dragon dalında bu defa dünya dördüncüsü da yonca yıldıral ve özde özdemir dünya gençler üçüncüsü da zeynep yentür optimist avrupa ikincisi ve de çağla dönertaş laser radial avrupa üçüncüsü oldu öte yandan yılında yüzme şubesi bünyesinde kurulan senkronize yüzme su balesi takımı da bu sporda öncü rol oynamaya başlamış ve yılı sonuna kadar türkiye şampiyonalarında şampiyonlukla en başarılı kulüp konumuna yükseldiği gibi kişiden oluşan millî takıma sporcu vermek suretiyle takımın belkemiğini de oluşturmaya başlamıştır fenerbahçe viyana açık uluslararası senkronize yüzme yarışları nda takım hâlinde şampiyonluğa ulaştı ingilizlerin xx yüzyılın başlarında beykoz ve moda daki kriket faaliyetlerine türk kulüpleri arasında ilgi gösteren yegâne kulüp fenerbahçe oldu ve yılında sarı lacivertli kulüpte bir takım kuruldu sait selahattin cihanoğlu galip kulaksızoğlu tevfik taşçı fahri ayad gibi komple sporculardan kurulu takım yılları arasında ingiliz takımlarıyla mücadele ederken yılında i dünya savaşı nın başlaması ve ingilizlerin türkiye yi terketmesiyle rakipsiz kaldı ve dağıldı kurucu yönetici mustafa elkatipzade nin çabalarıyla yılında oluşturulan takım yılında altı istanbul takımı tarafından kurulan hokey birliğinin aynı yıl düzenlediği istanbul şampiyonası nda birinci oldu yılında türkiye idman cemiyetleri ittifakı nın da ele aldığı bu spor dalında yılları arasında düzenlenen istanbul ligi nde fenerbahçe şampiyonluk alarak en çok birincilik kazanan kulüp oldu sarı lacivertli takımın nisan yılında ingilizlere karşı galip geldiği maç fenerbahçe çim hokeyi takımının rakipsizlikten dolayı son maçı olduğu gibi li yıllara kadar türkiye de bu sporda görülen son müsabaka oldu eski başkanlardan hamit hüsnü kayacan ın yılında kuşdili ne nakledilen kulüp lokalinin yanına x metrelik beton patinaj sahası yaptırmasıyla türkler arasında ilk kez bu spor da tatbik edilmeye başlanmış bu faaliyetler yılında kurulan patenli hokey takımının kurulmasına da temel teşkil etmiştir sezonunda galatasaray vefa ve nişantaşı kulüplerinin mücadele ettiği istanbul ligi ne dahil olan fenerbahçe nişantaşı nı yendikten sonra vefa yı mart tarihinde yendi ve bu sporda günümüze kadarki sayı rekorunu tesis etti galatasaray ın çekilmesi ve ligin yarım kalması yaz olimpiyatları nda gösteri sporu olarak kabul edilen bu sporun türkiye de yılında tarihe karışmasına neden olduğu gibi iki genç takım kurarak bu spora eğilmiş fenerbahçe yi de faaliyetlerini sonlandırmaya mecbur bıraktı eski başkanlardan hamit hüsnü kayacan ın yılında barfiks ve paralel bar satın alarak lokalin yanına kurmasıyla jimnastik faaliyetleri başladı ilhami polater hava pilotu daha sonraları korgeneral asım uçar general nuri bey ve albay kadri bey in başı çektiği faaliyetlerde dönemin ünlü beden eğitim uzmanları faik üstünidman ve mazhar kazancıoğlu nun da zaman zaman fenerbahçeli gençlere ders vermesi faaliyetlerin verimini artırdı ancak bu spor yılından sonra ihmale uğradı ve tarihe karıştı fenerbahçe nin tüzüğünde yer alan kulüp spor ve terbiye i fikriye şubelerine bölünmüştür her iki şubenin ayrı tüzükleri vardır hükmünü âmir maddesi uyarınca yılının ilkbaharında dönemin başkanı aynı zamanda piyes yazarı ve eski güreşçi refik ahmet nuri sekizinci tarafından kurulan fikir ve sahne şubesi millî mücadele yıllarında konferanslar tiyatro temsilleri ve muhittin sadak ve münir nurettin selçuk un faaliyetlerinin başını çektiği konserler vasıtasıyla halkı ve üyeleri bilinçlendirme çabası gütmüş fenerbahçe dergisi günde bir yayımlanmıştır şube mart yılında istanbul un işgali sonrası işgal orduları başkomutanlığının toplantı yasağı ilan etmesiyle faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kalmıştır temmuz da amerikalı bir antrenörün gözetiminde başta galip kulaksızoğlu zeki rıza sporel ismet uluğ alaattin baydar ve sabih arca başta olmak üzere dönemin öndegelen fenerbahçeli futbolcularından oluşan takımın faaliyetleri başka türk kulüpleri bu spora ilgi göstermeyince amerikalı takımlarla yapılan müsabakalardan ibaret kaldı ve kısa zaman içinde sona erdi fenerbahçeli ve beşiktaşlı sporcuların cumhuriyetin ilk yıllarında ilgi gösterdikleri bu spor dalında yılında düzenlenen istanbul şampiyonası nda sarı lacivertli sporcu binbaşı fuat bey puanla şampiyon oldu bir yıl sonra ise beşiktaşlı nafi bey in bu defa vuruşla birinci geldiği ve dönemin başbakanı ismet inönü nün de yakın ilgi gösterdiği bu sporun yıllar geçtikçe kahvehanelere mahsus bir faaliyete dönüşmesi kulüplerin erken dönemdeki alakalarını da söndürdü türkiye turing ve otomobil kurumu nun yılında kurulmasıyla başlayan otomobil yarışlarında fenerbahçeli sürücüler ziya koşar veliefendi ve atatürk ün de izlediği yarışlarda samiye burhan cahit morkaya istinye maslak ilk şampiyonlukları almışlardır morkaya ilk kadın şampiyon olurken ve yıllarındaki castrol ve turing kulüp kupaları da adıgeçen fenerbahçeli yarışçılarca kazanıldı ve kupalar fenerbahçe müzesi ne bağışlandı ii dünya savaşı yıllarından lere kadar bu sporun ihmale uğramasıyla ilk kuşak fenerbahçeli yarışçıların kazandığı başarılar da tarihte kaldı ilk kez galip kulaksızoğlu ve sait selahattin cihanoğlu nun yılında başlattıkları çalışmalar yılında avcılık şubesinin kurulmasıyla daha örgütlü hale geldi istanbul da özellikle kayışdağı ormanı katırlı ve alemdağ ormanlarında yoğunlaşan faaliyetler cihanoğlu nun kenya tanzanya ve güney sudan bölgelerini kapsayan yılındaki av partisiyle zirveye ulaşmıştır cihanoğlu aslan dâhil avladığı toplam av hayvanının başını tahnit ederek fenerbahçe müzesi ne bağışlamıştır larda en hareketli devrini yaşayan bu şube kulüp faaliyetlerinin olimpik sporlara yoğunlaşmasıyla popülaritesini kaybetti ve cihanoğlu nun yılında ölümüyle tamamen tarihe karıştı gerek kule gerek tramplen atlama kategorilerinde fenerbahçeli sporcular fahri ayad ve kemal bey bu branşta öncü sporcular olarak dikkat çekerken özellikle yılından sonra mısırlı şefik mahir canbakan ve suat erler ilk şampiyonlar oldular fenerbahçe larda kiryako şakir larda mustafa keskin den sonra da muammer çolpan ile bu sporda temsil edilirken her üç sporcu da istanbul ve türkiye şampiyonluklarını uzun süre ellerinden bırakmadılar yılından e kadar millî takımda da yer alan ve ağustos da adana da düzenlenen türkiye yüzme ve atlama şampiyonası nda kule atlamadaki son şampiyonluğunu kazanan çolpan ın da bu spora veda etmesiyle atlama branşı fenerbahçe de sona erdi ilk kez yılında abd de tatbik edilen bu sporun türkiye deki öncüsü yılında fenerbahçeli komple sporcu galip kulaksızoğlu ve yelkenciler faruk hızer ile semih arıcan oldular temmuz tarihinde modaspor denizcilik bayramı nda faruk hızer in kazanarak başbakan ismet inönü nün elinden aldığı kupa yılında bile fenerbahçe müzesi nde sergilenen en ilginç mükafatlardan biridir italyan millî takımıyla fransa ya karşı millî maçta da oynayan reşat ersü nün öncülüğünde ve haydarpaşa lisesi ile işbirliği hâlinde fenerbahçe de yılında bir ragbi takımı oluşturuldu ve mayıs tarihinde haydarpaşa lisesi spor bayramı nda lise takımını yendi mayıs de fenerbahçe stadı nda fenerbahçe nin beşiktaş ı yendiği futbol maçından önce fenerbahçe nin ragbi takımını kurmuş galatasaray ı yaklaşık seyircinin önünde yenmesi sarı kırmızılı kulübün takımı dağıtmasına neden oldu ve bu maç yılında türkiye ligi kurulana kadar son ragbi maçı olarak tarihe geçti okçuluk branşı yılında fenerbahçe de faaliyete geçti ve e dek geçen kısa süre içinde çeşitli başarılar kazandı uzun zaman türkiye rekorlarını elinde tutan fenerbahçeli okçu sadık öğretir eylül da fenerbahçe ye istanbul şampiyonluğu kazandırırken ocak tarihinde mersin de düzenlenen türkiye okçuluk şampiyonası nda da türkiye rekoru olan puanla birinci oldu öğretir temmuz de hollanda nın amersfoort kentinde düzenlenen dünya okçuluk şampiyonası na katılan ulusal takımda da yer aldı fenerbahçe kulübü ilk kez yılında judoyu çalışma alanına aldı mart tarihinde düzenlenen fenerbahçe spor kulübü kongresi ne sunulan yönetim kurulu raporunda yer alan ümitvar ifadelere rağmen gençlere yönelik olarak sürdürülen faaliyetler beklenen ilgiyi görmedi ve yılında bu spora veda edildi eski atlet ve basketbolcu orhan zeren in atılımıyla yılında fenerbahçe de bir briç takımı kuruldu takım türkiye briç federasyonu nun nisan tarihlerinde düzenlediği müesseseler ve kulüplerarası türkiye briç şampiyonası nda kulüp ve müessese takımı arasında seydişehirspor ve türk hava yolları nın ardından üçüncü oldu yılında istanbul şampiyonu olan takım avrupa şampiyon kulüpler kupası na gitme hakkı kazansa da takıma fenerbahçe spor kulübü temsil hakkı vermediğinden kupa ya fenerbahçe yerine ankara şampiyonu ankara briç kulübü katıldı yılında tekrar oluşturulan briç takımı ekim tarihlerinde burdur da düzenlenen türkiye şampiyonası nda takım arasında bir kez daha üçüncü oldu fenerbahçe spor kulübü nün yıl kutlamaları kapsamındaki fenerbahçe dünya zirvelerinde projesi bağlamında yılında tunç fındık ve mustafa kalaycı dan mürettep bir dağcılık ekibi oluşturulmuştur ekip proje kapsamında ağrı dağı arjantin de bulunan aconcagua zirvesi tacikistan daki somoni zirvesi fransa daki mont blanc zirvesi ve tanzanya daki kilimanjaro zirvesine tırmanarak türk ve fenerbahçe bayraklarını dalgalandırdıktan sonra dünyanın en yüksek dağı everest in zirvesine mayıs tarihinde ulaşarak türk ve fenerbahçe bayraklarını diktiler sözleri fenerbahçe nin eski kalecisi fecri ebcioğlu tarafından yazılmış olan fenerbahçe kadrosu ve nesrin sipahi tarafından seslendirilen yaşa fenerbahçe marşı fenerbahçe spor kulübü nün bilinen ilk marşıdır fenerbahçe nin yılı şerefine kıraç ın yıl marşı ve funda arar athena ediz ilhan tarafından çeşitli marşlar yazılmıştır fenerbahçe şükrü saracoğlu stadyumu istanbul un kadıköy semtinde yer alan fenerbahçe takımının maçlarına ev sahipliği yapan stadyumdur stadyum yılında açılmıştır ve yılları arasında yenilenerek kapasitesi kişiye çıkartılmıştır ekim da uefa tarafından yapılan incelemeler sonucunda uefa kupası finalinin bu statta yapılması kararlaştırılmıştır kulüp müzesinin yeri birkaç kez değiştirilmiş ve yenilenmiştir son olarak fenerbahçe şükrü saracoğlu stadyumu na taşınmış ve ekim tarihinde açılmıştır açılışını türkiye cumhuriyeti cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan yapmıştır fenerbahçe spor kulübü müzesi nde şu bölümler bulunmaktadır kulübün diğer tesisleri arasında sosyal merkezler idman tesisleri kulüp ana merkezi dereağzı metin aşık kamp merkezi genç takım futbol akademisi spor salonu fikirtepe tesisleri fenerbahçe koleji ve yüzme havuzu bulunmaktadır fenerbahçe spor okulları fenerbahçe koleji ve fenerbahçe üniversitesi ile gebze de kurulacak temmuz spor akademisi tesisleri sayesinde ülkemiz sporuna hizmet amaçlanmaktadır fenerbahçe şükrü saracoğlu stadyumu nun yenilenmesinden sonra fenerbahçe süper lig içinde maça en fazla taraftar çeken kulüp oldu fenerbahçe sezonunda maç başına seyirciye ulaşmıştır fenerbahçe büyük taraftar grubuna sahiptir bunlar genç fenerbahçeliler kill for you ünifeb antu fenerlist tir gfb kendi içinde küçük gruba ayrılır bunlar gençlik yılında kurulup yılında gfb ye katılmıştır gfb europe lise gfb lise öğrencileri tarafından yılında kurulmuştur uni gfb üniversite öğrencileri tarafından yılında kurulmuştur gfb s angels bayan fenerbahçeliler grubu ve devil s of gfb yılında kurulmuştur gfb nin şehirde üniversitede ve değişik ülkede üyeleri vardır grup maçları fenerbahçe şükrü saracoğlu stadyumu nun maraton tribünü a ve b bloklarında kfy ile birlikte takip etmekte ve takımlarına destek vermektedirler kfy yılında kurulmuştur grup takımın tüm profesyonel ve amatör maçlarını takip etmektedir şükrü saracoğlu stadyumu nun maraton tribünü a ve b bloklarında gfb ile birlikte maçları takip etmektedirler grup yılında kurulmuştur ünifeb sıradan bir taraftar topluluğu veya sadece bir tribün grubu değildir amacı fenerbahçeli üniversite öğrencileri arasında ideal bir birlikteliği oluşturmak ve gücünü fenerbahçe etrafında birleştirerek hareket etmektir fenerbahçe nin aydınlık geleceği olmak için kurulmuştur türkiye kktc ve yurt dışındaki üniversitelerde örgütlenmişlerdir tüm üyeleri üniversitelilerden oluşmaktadır şükrü saracoğlu stadyumu nda maçları türk telekom eski telsim tribününden takip etmektedirler merkezleri levent tedir grup bir internet topluluğudur ali şen in oğulları olan metin şen ve adnan şen tarafından kurulmuştur fenerbahçe resmi taraftar internet grubudur kurucusu mehmet alakuş tur ve antu ya tepki olarak kurulmuştur fenerbahçe nin aşağıdaki kuruluşlar ile sponsorluk anlaşmaları vardır ana sponsoru avis dir fenerbahçe nin lisanslı ürünleri fenerbahçe sportif a ş adına fenerium mağazalarında ve ülke genelinde satış yapan fenerium tırları tarafından satılmaktadır fenerium ana şubesi şükrü saracoğlu stadı ndadır buradan sezonluk bilet ve maç biletleri satın alınabilir fenerium mağaza ve civarı satış noktasında toplam ürün satarak milyon dolar kazanç elde etmiştir sezonunda civarında ürün satılmıştır kulüp tarafından aylık olarak yayınlanan dergi yaysat tarafından tüm gazete bayilerine dağıtılmaktadır ferbahçe gazetesinin yayın yönetmenliğini atila bartın yapmaktadır gazetede kulüp hakkında bilgiler haberler makaleler sporcu ve yöneticilerin açıklamaları ile özel röportajlar yer almakta ayrıca kulüp yönetici ve futbolcuların pek göz önünde olmayan ya da bilinmeyen nitelikleri hakkında bilgi verilmektedir fenerbahçe spor kulübü nün den itibaren olağan ve olağanüstü kongreleri aşağıdaki gibidir fenerbahçe spor kulübü nün bahar aylarında kurulmuş olduğu bilinmesine rağmen gün ve ay olarak tam tarih bilinmemektedir mustafa kemal atatürk ün kulübü ziyaret etmesiyle o gün fenerbahçe spor kulübü nün kuruluş tarihi olarak kabul edilir zoran bata mirkovi d eylül belgrad sırbistan sırp eski futbolcudur sırbistan ulusal futbol takımının savunma oyuncularından olan mirkovi in oyunculuk yaşamı mart de rad da başladı proleter rad ancak bundan önce o ve takım arkadaşları yaş altı kategorisinde yugoslavya şampiyonluğunu kazandılar bata rad da profesyonel olarak oynadı ve bu sürede toplam karşılaşmada forma giydi de de ve te ve gol attı becerisi partizan yöneticileri tarafından fark edildi ve kendisine siyah beyazlı forma altında partizan da oynaması önerisini götürdüler bata partizan da geçirdiği yıl içerisinde tam bir oyuncu kıvamına geldi ve yugoslav millî takımının vazgeçilmezi oldu futbol mevsiminde yugoslavya şampiyonluğu ve te yugoslavya kupasını kazanan takımda yer aldı numaralı formayı giydi ve oyundaki savaşçılığından dolayı zamanla partizanlı taraftarlarca bir kahraman olarak görüldü nedeni ise basitti crvena zvezda crvena zvezda oyuncularına karşı mücadele etmiş ve ülkedeki savaşa rağmen partizan ı terketmemiş orada yıl oynamaya devam etmişti bata o dönemde partizan da karşılaşmada forma giydi te te ve da ve gol attı bata bundan sonra yıl atalanta da oynadı ligin ilk devresinde sakatlandı ve aylık bir süre boyunca takımda yer alamadı savunmanın ortasında oynuyordu ve juventus un çalıştırıcısı lippi onu takımına çağırdı atalanta taraftarları bata yı çok seviyordu ve yönetimin onu acf fiorentina ya satma girişimine çok büyük tepki göstermişlerdi türkiye de fenerbahçe de yıl süreyle top koşturan bata futbol mevsiminin devre arasında eski takımı partizan la yıllık bir sözleşme imzaladı gülse birsel evlilik öncesi soyadı şener d mart türk oyuncu senarist ve gazetecidir gülse birsel mart de gültekin ve semiha şener çiftinin üçüncü çocuğu olarak istanbul da doğdu babası uşaklı adını annesinin ve babasının adlarının ilk hecelerinden almaktadır kendisinden on beş yaş büyük bozkurt adlı bir ağabeyi ve on üç yaş büyük dilek adlı bir ablası vardır ağabeyi göz doktoru ve eski bir millî voleybolcudur ortaöğrenimini beyoğlu anadolu lisesi nde tamamladı lise son sınıfa kadar meslek olarak oyunculuğu seçmeyi düşünüyordu ancak ailesinin isteğiyle boğaziçi üniversitesi ekonomi bölümü nde öğrenim gördü daha sonra yılları arasında columbia üniversitesi nde sinema yüksek lisansı yaptı gülse birsel üniversite ikinci sınıftayken aktüel dergisinde işe başladı da türkiye ye dönen birsel üç ay boyunca atv de sabah bülteninin dış haberlerini yazdı bir yıl sonra esuire dergisinin yayın yönetmenliğine getirildi aralık den e kadar harper s bazaar dergisinin yayın yönetmenliğini üstlendi daha sonra yıllarında sabah gazetesinde köşe yazarlığı yaptı yine bu dönemde fhm gezi harper s bazaar ve house beautiful dergilerinde genel koordinatör olarak çalıştı mart de atv de ekrana gelmeye başlayan g a g adlı programla televizyona adım attı mart te bazı g a g metinleri ile köşe yazılarını gayet ciddiyim adıyla kitaplaştırdı mart e kadar g a g ın sunuculuğunu ve metin yazarlığını üstlendi mart te levent özdilek ile birlikte başrolünde yer aldığı eyvah eski kocam adlı atv dizisi ilk bölümünün ardından yayından kaldırıldı şubat te atv de başlayan avrupa yakası adlı dizinin senaristliğini ve başrol oyunculuğunu üstlendi kendisine dizide gazanfer özcan hümeyra ve ata demirer gibi oyuncular eşlik etti mayıs te ikinci kitabı hâlâ ciddiyim yayımlandı yapımı hırsız var adlı film ile sinemaya adım attı ağustos te üçüncü kitabı yolculuk nereye hemşerim piyasaya çıktı nisan de istanbul dan geçen yaz olimpiyatları meşalesini taşıdı yapımı kocalı hürmüz filmiyle ikinci kez sinemada boy göstedi avrupa yakası haziran da bölümüyle ekrana veda etti birsel in dördüncü kitabı velev ki ciddiyim aralık da beşinci kitabı yazlık ise haziran de yayımlandı ocak de kanal d de başlayan ve dört sezon devam eden yalan dünya adlı dizinin senaristliğini ve başrol oyunculuğunu üstlendi kendisine dizide altan erkekli füsun demirel ve olgun şimşek gibi oyuncular eşlik etti mart te hürriyet gazetesinde köşe yazarlığına başladı te tv de ekrana gelen komedi türkiye adlı yarışma programında jürilik yaptı altıncı kitabı memleketi ben kurtaracağım kasım te piyasaya çıktı senaryosunu yazdığı ilk sinema filmi olan ve aynı zamanda oyuncu olarak da yer aldığı aile arasında aralık de vizyona girdi şubat de star tv de ardından tv e onun ardından internet platformu puhutv ye ve tv dende devam edip tekrar star tv de yayınlanan jet sosyete dizisinin senaryosunu yazdı ve başrolünde yer aldı dizide cengiz bozkurt ayşenil şamlıoğlu sarp apak çağlar çorumlu ve derya karadaş gibi isimlerde eşlik etmiştir ayrıca de türkiye de covid pandemisi sebebiyle dünyada ilk evde çekilen dizide olmuştur ve dünya basınınada oturmuştur evde çekilen bölümde toplamda bölümle dizi sona ermiştir ekim da hürriyet gazetesinden istifa ettiğini kendi resmi sosyal medya hesabından duyurdu gülse birsel fransa nın cannes şehrinde ayşe arman aracılığıyla tanıştığı salah birsel in akrabası olan gazeteci ve televizyoncu murat birsel ile bir yıl sonra ağustos da evlendi anne olmaya uygun biri olmadığını ifade eden birsel in çocuğu bulunmamaktadır eşiyle birlikte nişantaşı nda yaşamaktadır ağustos te annesi semiha şener i kaybetti hukuk sosyolojisi sosyoloji boyutuyla hukuk eksenli araştırmalar yapan bir bilim dalıdır hukuk çok boyutlu bir olgu bir kurumdur hukukun bir norm düzeni olarak olumlu hukuk niteliğinde uygulama boyutu sağtöresel değer içermesi bakımından felsefi boyutu toplumsal bir olgu olması bakımından da sosyolojik boyutu vardır birincisi hukuk bilimini ikincisi hukuk felsefesini üçüncüsü hukuk sosyolojisini ilgilendirmektedir hukuk sosyolojisi yeni ilkeler yaratmaz yaratılan ilkelerin gelişimine katkıda bulunur onları düzenler hukuk bilimiyle etkileşim işbirliği ve yardımlaşma halindedir bunun nedenini ise sosyologların kurumsal gerçekliği ön planda tutmalarıdır hukuk sosyolojisi açısından değerlendirildiğinde hukuk basit bir yürürlük problemi olarak ele alınamamaktadır bir hukuk normunun usulüne uygun çıkartılmış olması onu kendiliğinden etkin hale getirmemektedir hukukun etkinliğinin öne çıkartılması hukukun varlığının gözlem yoluyla ve fiili bir ilişki olarak sonradan saptanması anlamına gelmekteyken hukuku bir yürürlük problemi çerçevesinde ele alan yaklaşımlar açısından hukuk ortaya çıktığı andan itibaren var kabul edilmektedir mahkemelerin ya da yargılamanın hukuk sosyolojisi yaklaşımı açısından hukukun saptanması söz konusu olduğunda özel bir yeri olduğu ilk anda dikkatleri çekmektedir yargılama soyut normatif düzenlemenin olgusal olarak görünür olduğu yer ideal bir tasarım olan hukuksal düzenlemenin gerçek dünyadaki yansıması özelliğini taşımaktadır işletim sistemi bilgisayarda çalışan donanım kaynaklarını yöneten ve çeşitli uygulama yazılımları için yaygın servisleri sağlayan bir yazılımlar bütünüdür işletim sistemi uygulama programları ve bilgisayar donanımı arasında aracılık görevi yapar işletim sistemleri sadece bilgisayar video oyun konsolları cep telefonları ve web sunucularında değil arabalarda beyaz eşyalarda hatta kol saatlerinin içinde bile yüklü olabilir işletim sistemleri işlevsellerinin genişliği ile değil donanımı belli bir amaç doğrultusunda programlayabilme nitelikleriyle değerlendirilmelidir işletim sistemlerine örnek olarak microsoft windows mac os x linux pardus beos android ve ios örnek verilebilir gerçek zamanlı işletim sistemlerine örnek olarak nx gösterilebilir bir işletim sistemi kavramsal olarak üç grupta toplanabilecek bileşenlerden oluşur kullanıcı arayüzü bu bir grafik kullanıcı arayüzü ve ya da komut satırı yorumlayıcısı kabuk da denir olabilir alt düzey sistem işlevleri ve bir çekirdek çekirdek işletim sisteminin kalbidir adından da anlaşılabileceği gibi kabuk çekirdeğin çevresini sararken donanımla iletişim kurmak da çekirdeğin işidir kimi işletim sistemlerinde kabuk ve çekirdek tümüyle ayrı bileşenlerken kimilerinde bu ayrım yalnızca kavramsaldır çekirdek tasarımları yekpare monolithic çekirdekler mikro çekirdekler ve ekzo çekirdekler olarak üç ana gruba ayrılabilir unix ve windows ms dos gibi geleneksel ticari sistemler ve linux gibi daha yeni yaklaşımlar monolitik çekirdek kullanırken nx beos windows nt gibi yeni sistemlerin çoğu mikroçekirdek yaklaşımını kullanır araştırma amacıyla geliştirilen işletim sistemlerinin çoğu da mikro çekirdek kullanırlar ekzo çekirdekler ise henüz araştırma aşamasındadır gnu linux unix benzeri bir işletim sistemidir ve bilgisayarlardan kol saatlerine çok çeşitli alanlarda kullanılmaktadır gnu linux unix e benzeyen ancak tamamen orijinal kod ile ücretsiz ve açık bir işletim sistemi yaratmaya çalışan bir programcı kitlesi iş birliğidir yılında richard stallman tarafından başlatılan gnu projesi ile yılında linus torvalds tarafından başlatılan çekirdek tasarımının birleşimidir bu nedenle linux çekirdeği ve gnu yazılım koleksiyonunun kullanıldığı bu işletim sistemine gnu linux denir bugün dünyanın dört bir yanına yayılmıştır ve sürekli olarak gelişim içerisindedir gnu linux açık kaynak koduna sahip ve özgür free software bir işletim sistemidir bu sistemde bir hata tespit edilirse dünyanın herhangi bir yerindeki bir programcı çok kısa sürede bu sorunu çözebilir gnu linux işletim sisteminde pek çok karmaşık programı bir arada açsanız bile bilgisayarınız sorunsuz bir şekilde çalışmaya devam eder internet ten kurulumu ücretsiz indirebilir ve talimatları takip ederek bilgisayarınıza kurabilirsiniz sürücüler çekirdek içine gömülü olduğu için tek tek kurmak zorunda kalmazsınız ancak bir sorun ile karşılaşır veya kapalı kaynak sürücüleri kullanmak isterseniz geliştiricilerin yazdığı yazılımları kullanabilirsiniz tüm bunlara rağmen tahmini hesaplar gnu linux un oranlarında kişisel bilgisayarlarda kullanıldığını gösterse de sunucular ve gömülü sistemler tarafından yaygın olarak benimsenmiştir gnu linux birçok alanda unix in yerini almaktadır ve dünyada en güçlü süper bilgisayarda kullanılmaktadır ubuntu android debian arch linux gnu linux dağıtımlarına örnek verilebilir eskiden son kullanıcı tarafında pek fazla etkili olamayan ve tercih edilmeyen gnu linux son yıllarda ubuntu linux mint pardus gibi dağıtımlarla son kullanıcıya da hitap etmeye başlamıştır özellikle ubuntu sayesinde çok fazla insan gnu linux u tercih etmeye başlamıştır bunda ubuntu nun görselliğe önem veren politikaları diğer işletim sistemlerinde çok zorlanarak yapılabilecek masaüstü şovlarının compiz fusion son kullanıcıyı etkilemesi de önemli rol oynamıştır macos apple şirketi tarafından geliştirilen pazarlanan ve satılan kısmi özel grafiksel bir işletim sistemidir yine apple ın yılında oluşturduğu ilk işletim sistemi olan macos un son sürümüdür fakat mac os ve sürümlerinin aksine macos next şirketi tarafından geliştirilmiş bir teknoloji üzerine kurulmuş unix tabanlı bir işletim sistemidir işletim sistemi ilk kez yılının mart ayında aşağıdaki bir masaüstü odaklı versiyonu macos x v ile macos x server olarak yılında piyasaya sürüldü o zamandan beri altı farklı müşteri ve macos x in server sürümleri serbest bırakıldı en son mac os x sürümü ağustos tarihinde kullanıma sunuldu sunucu sürümü macos server mimari masaüstü muadili ile aynıdır ama genellikle macintosh sunucu donanımı apple ın hattı üzerinde çalışır mac os x server çalışma grubu yönetimi ve anahtar ağ hizmetlerine erişim sağlayan basitleştirilmiş yönetim yazılım araçları içerir bir posta aktarım aracısı ldap sunucusu bir alan adı sunucusu ve diğerleri dâhildir microsoft firması tarafından geliştirilmiş eski bir işletim sistemidir windows üretildikten sonra unutulmuş ve şu anda sadece format atarken ya da dosya kurtarırken kullanılmaktadır ingilizce karşılığı disk yönetim sistemi olarak çevirilebilir üretim amacı bu olmasına rağmen daha sonradan dos ortamında çalışan birçok uygulama ve oyun üretilmiştir ken thompson dennis ritchie ve douglas mcilroy unix işletim sistemini kurmak için bell labratuvarlarında c programlama dilini dizayn edip geliştirmiştir bell laboratuvarlarındaki programcılar modern dağıtılmış çevreler için düzenlenmiş plan ve inferno yu geliştirmeye devam ettiler plan başlangıcında ağ işletim sistemi olarak dizayn edildi buna karşın unix bu özellikleri dizayna sonradan dahil etmiştir şu anda lucent kamu lisansı altında piyasaya sunulmaktadır inferno vita nuova holdings e satıldı ve gpl mit lisansı altında piyasaya sunulmaktadır tübitak ulusal elektronik ve kriptoloji araştırma enstitüsü bünyesinde yürütülen bir linux dağıtımı projesidir açık kaynak kodlu ve gpl genel kamu lisansı ile dağıtılan bir özgür yazılım ürünüdür pardus bilişim okur yazarlığına sahip bilgisayar kullanıcılarının temel masaüstü ihtiyaçlarını karşılayan mevcut linux dağıtımlarının üstün taraflarını kavram mimari ya da kod olarak kullanan bir ulusal dağıtımdır microsoft windows kişisel bilgisayarlarda en çok kullanılan özel işletim sistemlerinden biridir microsoft windows yılında eski ms dos işletim sistemi üzerine ibm pc eklentisi yapılarak piyasaya sürülmüştür ilk olarak yılında yayımlanan windows kişisel bilgisayarların iş dünyasına hakim olmuştur windows xp ile başlayarak tüm modern versiyonları windows nt çekirdeği üzerine kurulmuştur şu anda en sık kullanılan windows işletim sistemi windows dur windows işletim sistemi çeşitleri beos be operating system be incorporated tarafından yılında piyasaya sürülmüş olan unix türevi bir işletim sistemidir kendine ait bir dosya sistemine befs sahiptir ilk başta apple için at t hobbit tabanlı donanım üzerinde çalışacak şekilde tasarlanmıştır ve sonra powerpc tabanlı işlemciler üzerinde çalışacak şekilde modifiye edilmiştir daha sonra bebox için özel olarak geliştirilen beos sonra diğer bilgisayarları da desteklemeye başlamıştır beos multimedya iş ve yüksek performans için geliştirilmiş bir işletim sistemidir beos un arayüzü temiz ve derli toplu olarak geliştirildi beos kolay api programlama için c dilinde yazılmıştır büyük ölçüde posix uyumluluğu vardır yılında be inc ekonomik nedenlerden palm e satılmıştır isim ve telif haklarının da satılması nedeniyle ismi değiştirilmiş ve bir süreliğine açık kaynak kodlu şekilde openbeos ismiyle devam etmiştir palm ın telif hakları gereğince ismi değiştirilerek bu işletim sistemi günümüzde haiku os olarak geliştirilmeye devam etmektedir bir işletim sisteminin bileşenleri hep birlikte bir bilgisayarın çalışmasını sağlamak üzere bir düzen içinde çalışırlar mali veritabanlarından film editörlerine kadar bütün yazılımlar ister fare ya da klavye kadar basit olsun ister internet bağlantısı kadar karmaşık olsun herhangi bir donanımı kullanmak için işletim sistemine ihtiyaç duyar gerçek zamanlı işletim sistemi rtos gerçek zamanlı uygulama isteklerine hizmet vermek amacıyla kullanılan işletim sistemidir genetik ya da kalıtım bilimi biyolojinin organizmalardaki kalıtım ve çeşitliliği inceleyen bir dalı türkçeye almancadan geçen genetik sözcüğü yılında yunanca genetikos genitif sözcüğünden türetildi bu sözcüğün kökeni ise genesis köken sözcüğüne dayanır canlıların özelliklerinin kalıtsal olduğunun bilinci ile tarih öncesi çağlardan beri bitki ve hayvanlar ıslah edilmiştir bununla birlikte kalıtımsal aktarım mekanizmalarını anlamaya çalışan modern genetik bilimi ancak yüzyılın ortalarında gregor mendel in çalışmasıyla başlamıştır mendel kalıtımın fiziksel temelini bilemediyse de bu özelliklerin ayrık kesikli bir tarzda aktarıldığını gözlemlemiştir günümüzde bu kalıtım birimlerine gen adı verilmektedir genler dna da belli bölgelere karşılık gelir dna dört tip nükleotitten oluşan bir zincir moleküldür bu zincir üzerinde nükleotitlerin dizisi organizmaların kalıt aldığı genetik bilgidir enformasyon doğada dna iki zincirli bir yapıya sahiptir dna daki her iplikçikteki nükleotitler birbirini tamamlar yani her iplikçik kendine eş yeni bir iplikçik oluşturmak için bir kalıp olabilme özelliğine sahiptir bu genetik bilginin kopyalanması ve kalıtımı için işleyen fiziksel mekanizmadır nükleotitlerin dna daki dizilişi hücre tarafından aminoasit zincirleri üretmek için kullanılır bunlardan protein oluşur bir proteindeki amino asitlerin sırası gendeki nükleotitlerin sırasına karşılık gelir aradaki bu ilişkiye genetik kod denir amino asitlerin bir proteindeki dizilişi proteinin nasıl bir üç boyutlu şekil alacağını belirler bu yapının şekli de proteinin fonksiyonundan sorumludur hücrelerin yaşamaları ve üremeleri için gerekli hemen hemen tüm fonksiyonları proteinler icra ederler dna dizisindeki bir değişim bir proteinin amino asit dizisini ve dolayısıyla onun şekli ve fonksiyonunu değiştirir bu hücrede ve onun bağlı bulunduğu canlıda önemli sonuçlara yol açabilir genetik organizmaların görünüşünün ve davranışının belirlenmesinde önemli bir rol oynuyorsa da sonucun oluşmasında organizmanın çevre ile etkileşimi ve genetik birlikte etki eder örneğin genler kişinin boyunun uzunluğunda bir rol oynuyorsa da kişinin çocukluk çağındaki beslenmesinin ve sağlığının da büyük bir etkisi vardır genetik bilimi lü yılların ortalarında gregor mendel in uygulamalı ve teorik çalışmalarıyla başladıysa da kalıtım ile ilgili başka teoriler mendel den önce mevcuttu mendel in zamanında popüler olan bir teori karışmalı kalıtım kavramıydı bireylerin ebeveyninin özelliklerinin homojen bir karışımını kalıt aldığı fikriydi bu mendel in çalışmaları bunu yanlışladı özelliklerin ayrık genlerin birleşimi olduğunu sürekli özelliklerin bir karışımı olmadığını gösterdi örneğin kırmızı ve beyaz gözlü sinekler çiftleştiğinde yavruları ya kırmızı ya beyaz gözlü olur ama pembe gözlü olmaz o devirde geçerli olan bir diğer teori edinilmiş özelliklerin kalıtımı idi kişilerin ebeveyninin kuvvetlendirdiği özellikleri taşıdığı inancıydı bu fikrin genelde jean baptiste lamarck a atfedilir bugün yanlış olduğu bilinmektedir kişilerin deneyimleri yavrularına aktardıkları genleri değiştirmez diğer teoriler arasında charles darwin in pangenezis fikri ki bu hem kalıtsal hem de edinilmiş özellikler öne sürer ve francis galton un pangenezis e getirdiği yeni bir yorum olarak kalıtımın hem tanecikli hem de kalıtsal olduğu fikriydi modern genetik biliminin kökü avusturyalı alman çek bir augustin ci keşiş ve bir botanikçi olan gregor johann mendel in gözlemlerine dayanır günümüzün bu popüler biliminin babası olarak kabul edilen mendel bitkilerde kalıtım özellikleri üzerine ayrıntılı çalışmalar yapmıştır mendel yılından itibaren çeşitli bezelye pisum sativum varyetelerine ait tohumları toplamaya ve onları manastır bahçesinde yetiştirerek aralarındaki farkları incelemeye başladı yıl süren gözlem ve deneylerinin ardından bu çalışmasının önemli bulgularını versuche über pflanzenhybriden bitki melezleri üzerinde denemeler adlı ünlü inceleme yazısıyla yayımladı ve bu yazıyı te brunn doğa tarihi derneğine sundu mendel bezelye bitkilerindeki bazı özelliklerin kalıtımsal tekrarını izlemiş ve bunların matematiksel olarak tanımlanabileceğini göstermiştir mendel in çalışması kalıtımın edinilmiş değil tanecikli olduğunu ve pek çok özelliğin kalıtımının basit kural ve orantılar ile açıklanabileceğini öne sürmüştür o tarihlerde dna kromozom mayoz bölünme gibi kavramların henüz ortaya konmamış olduğu ve bilinmediği göz önüne alınırsa mendel in sadece fenotipik gözlenebilen karakter ayrılıklarına göre yapmış olduğu değerlendirmelerin son derece başarılı olduğu söylenebilir mendel in ölümünden sonra gelen lara kadar onun çalışmasının önemi geniş çaplı olarak anlaşılamadı o dönemde benzer problemler üzerinde çalışan başka bilimciler onun çalışmalarını tekrar keşfettiler ölümünden yıl sonra hollanda da hugo de vries almanya da correns ve avusturya da e von tschermak adlı üç biyolog çeşitli bitki türlerinde birbirlerinden habersiz yaptıkları araştırmalarda mendel yasalarının geçerliliğini gösterdiler ve tüm sonuçları mendel yasaları adı altında toparladılar mendel in çalışması aynı zamanda kalıtım çalışmalarında istatistik yönteminin kullanımını önermekteydi mendel in çalışmasının yeniden keşfinin ve popüler hâle gelişinin ardından dna moleküler temelini gün ışığına çıkarmaya yönelik birçok deney yapılmıştır beyaz gözlü drosophila meyve sineği üzerindeki gözlemlerinden yola çıkan thomas hunt morgan da genlerin kromozomlarda yer aldığını ileri sürmüş ve de mutasyonların varlığını ortaya koymuştur morgan ın öğrencisi alfred sturtevant ise genetik bağlantı fenomenini kullanmış ve te genlerin kromozom boyunca birbirini izleyen dizilişi ve düzenini gösteren ilk genetik harita yı yayımlamıştır önceleri kromozomların genleri içerdiği ve protein ile dna dan oluştuğu bilinmekteyse de kalıtımdan hangisinin sorumlu olduğu bilinmiyordu de frederick griffith yayımladığı makalesinde keşfettiği transformasyon fenomenini açıkladı bundan yıl sonra da te oswald theodore avery colin mcleod ve maclyn mccarty bu transformasyondan sorumlu molekülün dna olduğunu gösterdiler deki hershey chase deneyi de dna nın proteinden farklı olarak virüslerin genetik malzemesi olduğunu diğer molekülün kalıtımdan sorumlu olamayacağını kanıtladı james d watson ve francis crick te dna nın yapısını çözdüler ve rosalind franklin in çalışması olan x ışını kırınım çalışması sonuçlarını kullanarak dna molekülünün sarmal bir yapısı olduğunu gösterdiler onların ikili sarmal modeli nükleotit dizisinin diğer iplikçikte tamamlayıcı eşleri olduğunu gösterdi bu yapı nükleotitlerin sıralanmalarıyla genetik bilginin saklanabileceğini göstermekle kalmadı aynı zamanda ikileşme için fiziksel mekanizmasını gösterdi iki iplikçik birbirinden ayrışınca her iplikçik kendine eş olacak yeni bir iplikçiğin oluşumu için kendi dizisini bir kalıp olarak kullanabilirdi bu yapı kalıtım sürecini açıklamaktaysa da dna nın hücre davranışlarını nasıl etkilediği henüz bilinmiyordu sonraki yıllarda bazı bilim insanları dna nın ribozomlardaki protein üretim süreçlerini kontrol mekanizmasını anlamaya çalıştılar ve dna nın genetik kodunun mesajcı rna mrna ile okunduğunu ve çözüldüğünü buldular rna dna ya benzer nükleotitlerden oluşmuş bir moleküldür mrna nın nükleotit dizisi proteinlerdeki amino asit dizisini oluşturmak için kullanılır nükleotit dizisinin amino asit dizisine çevirisi genetik kod aracılığıyla gerçekleşir kalıtım konusunda yapılan bu moleküler düzeydeki buluşlar dna nın moleküler yapısının anlaşılmasını ve biyolojideki yeni bilgilere uygulanan bir araştırma patlamasını sağlamıştı de frederick sanger in zincir sonlandırmalı dna dizileme yöntemi önemli bir gelişme olmuştur bu teknoloji bilimcilerin dna moleküllerini okumasını sağlamıştır te kary mullis tarafından geliştirilen polimeraz zincir tepkimesi ise dna izolasyonunu ve dna parçalarının istenen bölgelerinin kolayca çoğaltılmasını sağladı bu ve diğer teknikler ve bir yandan insan genom projesi nin ekip çalışması diğer yandan celera genomics in özel çalışması sonucunda te insan genomu dizileri tümüyle gün ışığına çıkarılmıştır en temel düzeyde organizmalardaki kalıtım günümüzde genler adını verdiğimiz ayrık özellikler aracılığıyla meydana gelir bir özelliğin büyüklüğü iki veya birkaç değer etrafında toplanmışsa bu özellik ayrıktır eğer sürekli bir değerler dağılımı gösteriyorsa süreklidir bu konuda gözlemde bulunan ilk kişi bezelye bitkisi de kalıtımsal özelliklerinin ayrışımı üzerinde çalışmış gregor mendel olmuştur çiçek rengi üzerine yaptığı araştırmalarda mendel her bir çiçeğin ya mor ya beyaz olduğunu ara bir renk olmadığını gözlemledi aynı genin farklı birbirinden ayrık versiyonları alel olarak adlandırılır mendel farklı bitki çeşitlerinin her birinden tohumlar toplayarak bahçesinde ekti bezelye bitkilerini düzenli tozlaşma lara tabi tutan mendel bunlarda özelliğin değişmediğini keşfetti ve bezelyelerdeki bu özelliğin tanelerin biçimi rengi bitkilerin boyu vs dölden döle nasıl aktarıldığını gözlemledi her dölde elde ettiği bireyleri birbirlerine ve ebeveynine benzeyip benzemediklerine göre ayrıma tâbi tuttu böylece özellikleri farklı saf döl elde etti bunlarla yaptığı çaprazlamalarda bazı belirli özelliklerin değişmediğini saptadı bu özelliklerin her birine saf özellik adını verdi iki eş saf özellik sadece bu saf özellik ortaya çıkmaktaydı ki mendel yasalarının esasını teşkil eden de bu husustur mendel ayrıca yaptığı çaprazlamalarda bazı özelliklerin baskın olduğunu gözlemledi örneğin uzunluk karakteri kısalık karakterine baskın olduğundan melez bireyler uzun görünümdeydi iki uzun melezin çaprazlanması sonucunda ise oranında saf uzun saf kısa melez uzun çıkmaktaydı mendel bezelye bitkisinin çiçeklerinin rengi üzerindeki deneme çalışmasında rengin ya mor ya da beyaz olduğunu ve asla bu iki rengin karışımı bir rengin oluşmadığını gözlemledi aynı genin bu farklı versiyonlarına alel adı verilir bezelye bitkilerinde her organizma her genin iki aleline sahiptir insan da dahil olmak üzere birçok organizmada bu kalıtım modeli geçerlidir genetikte böyle bir organizmadaki genin iki alelinden birinin anneden diğerinin babadan geçtiği kabul edilir aynı alelin iki kopyasını içeren organizmalara homozigot iki farklı alele sahip organizmalara ise heterozigot adı verilir bir organizmadaki alellerden oluşan genetik yapısına genotip denir organizmanın sahip olduğu gözlemlenebilir özelliklere ise fenotip adı verilir heterozigot organizmalarda genellikle alellerden birinin nitelikleri diğerininkileri bastıracak şekilde organizmanın fenotipini belirler alellerden nitelikleri organizmanın fenotipine hakim olanına baskın çıkana baskın dominant niteliklerinin fenotipe hakim olmadığı gözlemlenen öteki alele ise çekinik resesif adı verilir bununla birlikte bazen bir alelin tam anlamıyla baskın olmadığı görülmüştür ki bu duruma eksik baskınlık adı verilir bazen de her iki alelin niteliklerinin birden etkili olduğu gözlemlenir ki bu duruma da eşbaskınlık kodominans adı verilir bir çift organizma çiftleştiğinde döl yavru rastgele bir biçimde iki alelinden birini anneden diğerini babadan miras kalıt alır ayrık kalıtım ve alellerin ayrışımı üzerine yapılmış bütün bu gözlemler toplu olarak mendel in birinci yasası veya ayrışma yasası adıyla bilinir genetikçiler kalıtımı betimlemede şema ve semboller kullanırlar bir gen bir veya birkaç harfle temsil edilir bu temsilde büyük harf baskın aleli küçük harf çekinik aleli temsil eder genellikle bir sembolü bir gen için normal mutant olmayan aleli temsil etmede kullanılır döllenmede ve mendel le ilgili üretme deneylerinde ebeveyn parent sözcüğünün başharfi olan p ile döl yavru f ile f filial sözcüğünün başharfi de birinci nesil anlamında temsil edilir f neslindeki döller birbiriyle çiftleşince meydana gelen yeni nesildeki döller f olarak temsil edilir çaprazlamanın sonucunu öngörmede kullanılan yaygın şemalardan biri punnett karesi olarak bilinir genetikçiler insandaki genetik hastalıkları incelerken genellikle özelliklerin kalıtımını temsil etmede soyağacı çizelgesi kullanırlar organizmalar binlerce gen içerir ve cinsel çiftleşmeyle üreyen organizmalarda bu genlerin birlikte bulunmaları tertiplenmeleri genellikle birbirlerinden bağımsızdır yani örneğin sarı veya yeşil renkli bir bezelye alelinin kalıtımı aktarımı çiçeklerin beyaz veya mor oluşunu belirleyen alellerin kalıtımıyla ilişkisizdir mendelin ikinci yasası veya bağımsız tertiplenme yasası olarak bilinen bu olguda ebeveynin her ikisinden gelerek karışan farklı genlerin alellerinin dölü oluştururken farklı pek çok kombinasyonla bir araya gelebileceği anlamına gelir ancak genetik bağlantı gösteren bazı genler bağımsız olarak bir araya gelmezler edilmezler bu konu aşağıda daha ayrıntılı işlenecektir sıkça görüldüğü gibi farklı genler aynı özelliği fenotipi oluşmasını sağlayacak tarzda birbirlerini etkileyebilirler avrupa kökenli omphalodes verna bitkisinin genleri bu duruma örnek olarak gösterilebilir bu bitkide çiçeklerin renginin mavi ya da magenta olmasını sağlayan iki alelli bir gen vardır fakat bu bitkide bir de çiçeklerin renkli olup olmayacağını yani renkli veya beyaz olacağını denetleyen iki alelli bir başka gen daha vardır bitki bu ikinci genin beyaz alelinin iki kopyasına sahip olduğu zaman birinci gendeki mavi ile magenta rengi alellerden birinin bitkide etkili olmasına meydan verilmeksizin çiçekler beyaz olur genler arasındaki bu etkileşime epistasis adı verilir sıfat olarak da birinci genin ikincisi üzerinde episatik olduğu söylenir birçok özellik ayrık özellik beyaz ya da mor çiçekler örneğinde olduğu gibi olmak yerine sürekli özelliktir insan boyu ve deri rengi gibi bu karmaşık özellikler birçok genin ürünüdür bu genlerin etkisi organizmanın deneyimlerde bulunduğu çevrenin etkileriyle çeşitli derecelerde dengelenir bir organizmanın genlerinin böyle bir karmaşık özelliğe katkıda bulunma derecesine kalıtsallık adı verilir bir özelliğin kalıtsallık ölçüsü çevrenin o özellik üzerindeki değişen etkilerine bağlı olarak görecelidir örneğin insanın boyu dediğimiz karma özelliğin kalıtsallığı a b d nde olarak belirlenmişken beslenme ve sağlık sorunlarının bulunduğu nijerya gibi yoksul bir ülkede çevrenin etkisi daha büyük olduğundan bu oran ancak olarak belirlenmiştir genlerin moleküler temeli deoksiribonükleik asittir dna dna da tipteki bir nükleotitler zincirinden oluşur adenin a sitozin c guanin g ve timin t genetik enformasyon kalıtım bilgisi nükleotitlerin dizilişinde bulunmakta olup genler dna zinciri boyunca uzanan diziler olarak mevcuttur bu kuralın dışında kalabilen tek istisna virüslerdir virüsler bazen dna yerine benzeri olan rna molekülü kullanırlar çünkü virüslerin genetik malzemesi rna dır dna normal olarak ikili sarmal biçimde dolanan iki iplikçikli bir moleküldür dna nın iki iplikçiğinden birindeki her nükleotit karşıt iplikteki nükleotit partneriyle bir çift oluşturur yani a t ile bir çift oluşturur c de g ile dolayısıyla iki iplikçikten her biri tüm gerekli enformasyona sahip bulunur diğer iplikçikte de bu enformasyonun yedeği bulunur dna nın bu yapısı kalıtımın fiziksel temelidir dna ikileşmesinde iplikçiklerin ayrışması ve her iplikçiğin yeni iplikçik eşinin bir kalıbı olarak kullanılmasıyla genetik enformasyon kopyalanır genler kromozom denen dna dizisi zincirleri boyunca doğrusal bir düzende sıralanmışlardır bakterilerde her hücrenin basit bir dairesel kromozoma sahip olmasına karşılık bitki ve hayvanların da dahil bulunduğu ökaryot organizmalar çoklu doğrusal kromozomlar halinde düzenlenmiş dna lara sahiptirler bu dna zincirleri son derece uzundur örneğin en uzun insan kromozomu milyon baz çiftini içerecek uzunluktadır bir kromozomdaki dna onu düzenleyen sıkıştıran ve ona erişimi kontrol eden yapısal proteinlerle beraber kromatin denen bir yapı oluşturur ökaryotlarda kromatin genellikle nükleozomlardan oluşur bunlar dna üzerinde düzenli aralıklarla yer alan dna nın etrafında sarılı olduğu histon proteinlerinden oluşmuş yapılardır bir organizmadaki kalıtımsal malzemenin bütününe yani genelde tüm kromozomlarındaki dna dizilerinin tamamına genom adı verilir haploit organizmaların her kromozomdan yalnızca bir kopyaya sahip olmalarına karşın hayvanların çoğu ve birçok bitkinin dahil olduğu diploitlerde her kromozomdan iki kopya ve dolayısıyla her genden iki kopya bulunur bir genin iki aleli kardeş kromozomlardalerde aynı lokus larda konumlarda yer alır bu alellerin her biri bir ebeveynden biri anneden biri babadan alınmıştır bunun bir istisnası organizmanın cinsiyetinin belirlenmesinde rol oynayan cinsiyeti belirleyen eşey kromozomlarında söz konusudur bu kromozomlardan örneğin insandaki kromozom çiftinden insanlarda ve memelilerde çok az gene sahip olan y kromozomu erkeklik özelliklerinin gelişimini başlatmasına karşın diğeri x kromozomu öteki kromozomlara benzemekte olup cinsel belirlenmeyle ilgili olmayan birkaç gen içerir dişiler x kromozomundan iki kopyaya sahip olurlarken erkekler bir x bir de y kromozomuna sahip olurlar dolayısıyla cinsiyetle bağlantılı hastalıklar olarak ortaya çıkan alışılmadık kalıtım örnekleri de x kromozomunun kopyasındaki bu sayısal farklılıktan ileri gelir hücreler bölündüğünde onların tüm genomu kopyalanır ve her yavru hücre onun bir kopyasını miras alır kalıt alır mitoz adı verilen bu süreç en sade üreme biçimi olup eşeysiz üreme nin temelidir eşeysiz üreme bazı çok hücreli organizmalarda da anne veya babadan birinin genomunu miras alan bir yavru döl üremesini sağlayacak şekilde oluşabilir genetik olarak ebeveyninin tıpkısı olan döllere klon denir ökaryotik organizmalarda ise genellikle eşeyli üreme olur eşeyli üremede ebeveynlerin her ikisinden gelen kalıtımsal materyelin karışımını içeren bir döl üretilir eşeyli üreme sürecinde haploit ve diploit hücre tipleri arasında almaşık bir sıralama olur haploit hücreler birbirleriyle kaynaşarak genetik materyelleri birleştirir ve çift kromozomlu bir diploit hücre yaratırlar diploit organizmalar dna ikileşmesi olmadan bölünerek haploit hücreler meydana getirirler bu yolla meydana gelen yavru haploit hücreler her kromozom çiftinden birini ya da diğerini rastlantısal olarak kalıt miras almışlardır hayvan ve bitkilerin çoğu yaşamlarının hemen tamamını diploit olarak geçirirler haploit biçimleri sadece tek hücreli gametlerden ibarettir bakteriler eşeyli üremenin bu haploit diploit yöntemini kullanmasalar da yeni kalıtımsal enformasyonun edinilmesinde birçok yöntem kullanırlar örneğin bazı bakteriler konjugasyon denilen yolla dairesel bir dna parçasını bir bakteriden diğerine aktarırlar bakteriler aynı zamanda çevrelerinde bulunan dna parçalarını alıp genomlarına dahil edebilirler ki bu fenomen transformasyon olarak bilinir bu süreçler sonucunda yatay gen aktarımı denen birbiriyle ilişkisiz organizmalar arasında kalıtımsal enformasyon parçalarının nakli meydana gelir kromozomların diploit tabiatı farklı kromozomlardaki genlere eşeyli üreme sırasında yeni gen kombinasyonları oluşturacak şekilde bağımsız ayrışım olanağı sağlar genlerin yeni gen kombinasyonları oluşturacak şekilde bu birleşmelerinde rekombinasyonda eğer kromozomların parça değiştirdiği krosover denilen süreç olmasaydı aynı kromozomdaki genler teorik olarak asla birleşmezlerdi bu süreç sırasında kromozomlar dna parçalarını değiş tokuş yaparak gen alellerinin değişmesini sağlarlar bu kromozomal parça değişimi süreci genellikle mayoz bölünme sırasında yani gametin haploit germ hücrelerini yaratan bir dizi hücre bölünmesi sırasında meydana gelir bu germ hücreler de daha sonra birleşerek yavru organizmayı meydana getirirler kromozomdaki belirli iki nokta arasında meydana gelebilecek rekombinasyon olasılığı bu iki nokta arasındaki uzaklığa bağlıdır yeterince uzak olan genler arasında hep rekombinasyon olacağından bu genlerin alleleri rastgele bir şekilde dağılırlar nispeten yakın genler durumunda krosover olma olasılığının düşük olması bu genlerin genetik bağlantı göstermesi anlamına gelir her iki genin alelleri birlikte kalıt olmaya eğilimlidir genlerin dizileri arasındaki bağlantı miktarı çizgisel bir bağlantı haritası oluşturur ki bu harita genlerin kromozom boyunca düzenlenişine kabaca karşılık gelir genler fonksiyonel etkilerini genellikle hücredeki fonksiyonların çoğundan sorumlu proteinlerin üretimiyle ifade ederler proteinler amino asit zincirleridir ve bir genin dna dizisi bir rna aracılığıyla bir proteinin kendine has dizisini üretmede kullanılır yazılım transkripsiyon denilen bu süreç genin dna dizisine kaşılık gelen bir diziye sahip bir rna molekülü üretimiyle başlar ardından bu mesajcı rna molekülü translasyon denilen bir süreçle rna dizisindeki enformasyona karşılık gelen bir amino asit dizisi üretmede kullanılır rna dizisindeki her üç nükleotitlik grup bir kodon olarak adlandırılır bu kodonların her biri proteinleri oluşturan amino asitten birine karşılık gelir rna dizisi ile amino asitler arasındaki bu ilişkiye genetik kod adı verilir bu enformasyon akışı tek yönlü olur yani enformasyon nükleotit dizilerinden proteinlerin amino asit dizisine aktarılır proteinden dna dizisine aktarılmaz bu olgu francis crick tarafından moleküler biyolojinin merkezî dogması olarak adlandırılmıştır bir proteini amino asit dizisi o proteinin üç boyutlu yapısını oluşturur ki bu da proteinin fonsiyonuyla yakından ilişkilidir bunlardan bazıları kollajen proteinince oluşturulmuş lifler gibi basit yapılı moleküllerdir enzim denen proteinler başka proteinlere ve basit moleküllere bağlanabilirler bağlandıkları moleküllerdeki kimyasal reaksiyonları kolaylaştırarak proteinin kendi yapısını değiştirmeksizin katalizör rolü oynarlar proteinin yapısı dinamiktir örneğin hemoglobin proteini memeli kanında oksijen moleküllerinin alınması taşınması ve salınmasını kolaylaştırırken eğilip bükülerek farklı biçimler alır dna daki tek bir nükleotitin farkı bile bir proteinin amino asit dizisinde bir değişikliğin olmasına neden olabilir proteinlerin yapıları kendi amino asit dizilerinin sonucu olduğu için de böyle bir değişiklik o proteinin özelliklerini değiştirebilir örneğin proteinin özelliklerini o proteinin yapısında istikrarın bozulmasına veya o proteinin diğer protein ve moleküllerle etkileşiminde değişiklikler olmasına yol açacak şekilde değiştirebilir insanlardaki kalıtımsal hastalıklardan orak hücre anemisi adlı kan hastalığı bu duruma örnek olarak gösterilebilir bu hastalık hemoglobinin globin bölümünü belirleyen kodlama bölgesindeki tek bir baz farklılığından kaynaklanır bu bir bazın farklı olması hemoglobinin fiziksel özelliklerinin değişmesine yol açan bir amino asiti değişikliğine neden olur fiziksel özelliklerinin değişmesinin sonucunda ortaya çıkan hemoglobinin orak hücre versiyonları birbirlerine yapışırlar üst üste yığılarak lifler oluştururlar bu lifler proteini nakleden alyuvarların biçiminin bozulmasına yol açar orak biçimli hücreler kan damarları içinde rahat akamazlar parçalanma veya damarı tıkama eğilimlidirler bu sorunlar sonunda kişide bu hastalıkla ilgili tıbbi rahatsızlıklara yol açar bazı genler rna da kopyalanmakla birlikte proteine çevrilmezler ki bunlara kodlamayan rna molekülleri denir bu ürünler bazı durumlarda kritik hücre fonksiyonlar ile ilgili yapılarda rol alırlar ribozomal rna taşıyıcı rna gibi rna aynı zamanda diğer rna molekülleriyle hibridizasyon etkileşimleri yoluyla düzenleyici etki rolüne sahip olabilir örneğin mikrorna genler bir organizmanın işleyişiyle ilgili bütün enformasyonu içermekteyse de çevre nihai fenotipin belirlenmesinde önemli bir rol oynar genetik faktör ile çevre faktörü ikilemi doğuştan gelenler ile sonradan kazanılanlar anlamında kullanılan ingilizce nature versus nurture kısaca nature vs nurture doğa ve yetişme ikilemi deyişiyle ifade edilir bir organizmanın fenotipi kalıtım ile çevrenin etkileşimine bağlıdır isıya duyarlı mutasyonlar olgusu bu duruma örnek olarak gösterilebilir genellikle bir protein dizisi içinde değişen bir amino asit onun davranışını ve diğer moleküllerle etkileşimini değiştirmez fakat yapının istikrarını bozar yüksek sıcaklıkta moleküller daha hızlı hareket ettikleri ve birbirleriyle çarpıştıkları için böylesi bir amino asit değişimi proteinde yapısının bozulmasıyla denatürasyon ve işleyişinin zayıflamasıyla kendini gösteren bozukluklara yol açar düşük sıcaklıklı ortamlarda ise proteinin yapısı istikrarlı kalır ve işleyişi normal halde devam eder bu mutasyon türü siyam kedisinin kürkünde renk bakımından gözle görülür halde kendini gösterir pigment üretiminden sorumlu bir enzimdeki mutasyon derideki yüksek sıcaklıklı bölgelerde yapısal istikrarının bozulmasına ve işleyişinin zayıflamasına yol açmaktayken bacak kulak kuyruk gibi daha soğuk bölgelerde protein işleyişini zayıflatmadan sürdürür böylece kedi uç bölgeleri koyu renkli bir kürke sahip olur bir organizmanın genomu binlerce gen içermekle birlikte bu genlerin hepsinin de belirli bir anda aktif olmaları gerekmez bir gen mrna transkripsiyonu gerçekleştiğinde ve proteine çevrildiğinde ifade olmuş demektir genlerin ifadesini denetleyen birçok hücre yöntemi vardır mesela proteinler yalnızca hücre ihtiyaç duyduğunda üretilirler transkripsiyon faktörleri genin transkripsiyonunu ya teşvik etmek ya da engellemek suretiyle düzenleyen proteinlerdir örneğin escherichia coli bakterisinin genomunda triptofan amino asitinin sentezi için gerekli bir seri gen vardır fakat triptofanın hücrede kullanıma hazır hale gelmesinden sonra bu genlere artık ihtiyaç kalmaz triptofanın varlığı genlerin faaliyetini doğrudan etkiler triptofan molekülleri triptofan represörü ne bir transkripsiyon faktörü bağlanırlar bağlanınca represörlerin yapısını öyle değiştirir ki represörler genlere bağlanır triptofan represörü genlerin transkripsiyonu ve ifadesini durdurur ve dolayısıyla triptofan sentezi sürecinin olumsuz geri beslemeli negative feedback düzenlemesini sağlamış olur gen ifadesindeki farklılıklar özellikle çok hücreli organizmalarda belirgindir bu tip canlılarda hücrelerin hepsi aynı genomu içermelerine karşın farklı gen kümelerinin ifadesinden kaynaklanan çok farklı yapı ve davranışlara sahiptirler çok hücreli bir organizmadaki tüm hücreler tek bir hücreden türerler bu tek hücrenin farklı hücre tiplerine farklılaştığı süreç sırasında dış ve hücreler arası sinyallere tepki verir aşamalı olarak farklı gen ifade şekilleri kurarak farklı davranış tipleri oluşturur çok hücreli organizmalarda yapıların gelişiminden tek bir gen sorumlu değildir bu farklı davranış tipleri birçok hücre arasındaki karmaşık etkileşimlerden doğar ökaryotlarda kromatinde yapısal özellikler genlerin transkripsiyonunu etkiler bu özellikler epigenetik tir üst kalıtsal çünkü etkileri dna dizisinin üzerinde yer alır ve bir hücre kuşağından diğerine aktarılan kalıta haizdir epigenetik özelliklerden olayı aynı ortamda oluşan farklı hücre tipleri çok farklı özelliklere sahip olabilirler dna ikileşmesi süreci sırasında ikinci iplikçiğin polimerizasyonunda rastlantısal yanlışlıklar gerçekleşir mutasyon ya da değişinim adı verilen bu hatalar özellikle bir genin protein kodlama dizisinde oluşmaları durumunda organizmanın fenotipi üzerinde güçlü bir etkide bulunabilirler fakat dna polimeraz enziminin hataları düzeltme yeteneği sayesinde bu hataların oranı son derece düşüktür hata oranı her milyon bazda hata olarak gözlemlenmiştir dna daki değişim oranını arttıran süreçlerin mutajenik olduğu söylenir mutajenik kimyasallar genellikle baz eşleşmesine müdahale ederek dna ikileşmesinde hatalara yol açarlar morötesi ışınım ise dna yapısına zarar vermek suretiyle mutasyonlara neden olur dna daki kimyasal zarar doğal yolla meydana gelmekteyse de hücreler uyumsuzlukları ve bozulmaları tamir etmek üzere dna tamir mekanizmalarını kullanırlar ancak tamir bazen dna yı dizisi bakımından orijinal haline geri döndüremeyebilir krosover ile kromozomal parça değişimi yapan ve genleri yeniden birleştiren rekombine eden organizmalarda mayoz bölünme esnasındaki hizalanma iki kromozomdaki benzer dizilerin yan yana gelmesi hataları da mutasyonlara neden olabilir bu hatalar benzer dizilerin neden oldukları partner kromozomların hatalı hizalanması sonucu olması özellikle muhtemeldir bu da genomlardaki bazı bölgeleri mutasyona daha eğilimli kılar bu hatalar dna dizisinde büyük yapısal değişiklikler yaratır kromozomda geniş bölgelerde duplikasyonlar ikilenmeler inversiyonlar evirmeler delesyonlar çıkarmalar veya farklı kromozomlar arasında parçaların kazara aktarılması translokasyon söz konusu olabilir insan dna sında yaklaşık gen bulunur ve bu genlerde meydana gelen mutasyonlar sonucu in üzerinde genetik hastalık tespit edilmiş ve tedavisi aranmaktadır mutasyonların başta kanser olmak üzere zeka geriliği erken yaşlanma ve daha binlerce hastalığa yol açtığı bilinmektedir mutasyonlar farklı genotipli organizmaların ortaya çıkmasına neden olur ve bu farklılıklar da farklı fenotiplerin oluşmasıyla sonuçlanır birçok mutasyonun organizmanın fenotipi sağlığı ve doğal seçilimle ilgili üreme uyumu ing fitness üzerinde az bir etkisi vardır etkisi olan mutasyonlar genelde zararlıdırlar ama bazen organizmanın içinde bulunduğu çevre koşulları bağlamında yararlı denebilecek mutasyonlar da olur popülasyon genetiği popülasyonlardaki bu genetik farklılıkların kaynaklarını dağılımlarını ve bu dağılımların zamanla nasıl değiştiğini araştıran bir genetik altdalıdır bir alelin bir popülasyondaki sıklığı doğal seçilimle etkilenebilir belirli bir aleli taşıyan bireylerin hayatta kalma ve üremesindeki yüksek oran o alelin zamanla o popülasyonda daha sık olmasına neden olabilir aynı zamanda genetik sürüklenme denilen şans faktörünün etkisiyle yani olayların tesadüfi akışıyla da allel sıklığında değişimler olabilir genetik sürüklenme bir popülasyonun gen havuzunda doğal seçilimden farklı olarak uygun genlerin seçilmesi gibi bir yönlendirmeyle değil de tamamen rastlantı eseri sayılan kuşaktan kuşağa ortaya çıkan değişiklikler şeklinde tanımlanır organizmaların genomları birçok kuşak boyunca evrim denilen olgu ile sonuçlanmak üzere değişebilirler mutasyonlar ve mutasyonların yararlı olanları için olan seçilim sonucunda bir canlı türün çevresine daha uyumlu biçimlere dönüşerek evrimine neden olabilir bu sürece adaptasyon denir yeni türler türleşme denilen süreçle oluşur türleşme genellikle farklı popülasyonların coğrafi olarak ayrı düşmelerinin neden olduğu genetik farklılaşmadan ortaya çıkar evrim esnasında dna dizileri birbirinden uzaklaştığı ve değiştiği için diziler arasındaki bu farklılıklar aralarındaki evrimsel uzaklığı hesaplamada bir moleküler saat gibi kullanılabilir genetik kıyaslamalar genellikle türler arasındaki evrimsel akrabalığı nitelemede en doğru yöntem olarak kabul edilir bu yöntem fenotipik kıyaslamalarla edinilmiş bazı yanıltıcı değerlendirmeleri de düzeltir türler arasındaki evrimsel uzaklıklar evrim ağacı ya da filogenetik ağaç denilen şemalarla temsil edilir bu şemalarla türlerin ortak bir atadan inişini ve zaman boyunca türlerin birbirinden uzaklaşmalarını gösterir ancak bu ağaç şemaları türler arasındaki yatay gen transferi olaylarını gösteremez genetikçiler başlangıçta genetiği geniş bir organizma yelpazesi üzerinde çalışmışlarsa da sonraları araştırmacılar organizmaların bir altkümesi üzerinde özelleşmeye başlamıştır belli bir organizma hakkında önemli miktarda araştırma yapılmış olması yeni araştırmacıların da aynı organizmayı daha derinlemesine icelemeye teşvik etmiştir böylece birkaç model organizma günümüzdeki genetik araştırmaların önemli bir kısmı için temel oluşturmuştur model organizmalar genetiğindeki başlıca araştırma konuları gen düzenlemesi morfogeneze ilişkin gelişim genleri ve kanserdir model organizmalar kısmen kullanımlarının pratik olması nedeniyle seçilmiştir kısa üretim süreleri genetik manipülasyonun kolay olması bazı organizmaların genetik araştırmalarda popüler olmasına neden olmuştur yaygın olarak kullanılan model organizmalar arasında bağırsak bakterisi escherichia coli turpgiller familyasından arabidopsis thaliana bitkisi bir maya türü olan saccharomyces cerevisiae iplik kurdu caenorhabditis elegans yaygın meyve sineği drosophila melanogaster ve ev faresi mus musculus sayılabilir genetik bilimindeki gelişmelerin yanı sıra araştırmaların gitgide farklı alanlarda özelleşmeye başlaması bu bilim dalının altdallarının oluşmasına neden olmuştur genetiğin altdallarından bazıları şunlardır medikal genetik genetik çeşitliliğin insan sağlığı ve hastalıklarıyla ilişkilerini araştırmaktadır bir hastalığa neden olabilecek bilinmeyen bir gen araştırıldığında araştırmacılar hastalıkla ilgili genomun konumunu saptamada genellikle genetik bağlantı ve genetik soyağacı çizelgesinden yararlanırlar popülasyon düzeyindeki araştırmalarda araştırmacılar genomdaki hastalıklarla ilgili genlerin konumlarını saptamada mendelci rastgeleleştirme yönteminden yararlanmaktadır bu teknik bilhassa yalnızca tek bir genle kesin olarak belirlenemeyen birkaç gene ilişkin çok genli özelliklerde yararlı olmaktadır hastalık geni olabilecek herhangi bir gen aday olarak saptanınca artık sonraki araştırmalar genellikle bu genin bir model organizmadaki dengi olan gen ortolog gen üzerinde yapılır genotipleme teknikleri kalıtımsal hastalık çalışmalarının yanı sıra genotipin ilaca cevabı nasıl etkilediğini araştıran farmakogenetik alanının gelişmesini de sağlamıştır kanser kuşaktan kuşağa kalıtım yoluyla geçen bir hastalık olmasa da günümüzde genetik bir hastalık olarak ele alınmaktadır kanserin vücuttaki gelişim süreci çeşitli olayların bir araya gelmesiyle oluşmaktadır bazen vücuttaki hücreler bölünürken mutasyonlar olur bu hücrelerdeki mutasyonlar bir çocuğa aktarılmasa da hücrelerin davranışını etkileyebilmekte ve kimi zaman onların büyümelerine ve daha hızlı bölünmelerine neden olmaktadırlar hücrelerin bu anormal ve uygunsuz bölünmelerini engelleyen mekanizmalar vardır uygunsuz bölünmekte olan hücrelerin ölmesi için sinyaller yolanır ama bazen başka mutasyonlar çoğalan hücrelerin bu sinyallere uymamasına neden olabilir vücutta bir çeşit dahili bir doğal seçilim süreci meydana gelir hücrenin bölünmeye devamını sağlayan mutasyonlara hücrelerde birikir sonunda bir kanser tümörü meydana gelir tümör büyüyüp gelişerek vücudun çeşitli dokularını istila eder e coli rekombinant dna teknolojisinde sıkça kullanılır günümüzde dna laboratuvarda birçok bakımdan istenildiği gibi değiştirilebilmektedir laboratuvar çalışmalarında kullanılan restriksiyon enzimleri dna yı belli dizilerde keserek arzu edilen parçaları üretmek için kullanılır ligasyon enzimleri ise elde edilen bu parçaları yeniden birleştirme yani birbirine bağlama olanağı sağlamaktadır ve böylece araştırmacılar farklı kaynaklardan biyolojik türlerden alınan dna parçalarını birleştirerek rekombinant dna yaratabilmektedirler genellikle genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar la ingilizce kısaltmasıyla gmo ilgili çalışmalarda yararlanılan rekombinant dna bilhassa plazmidler üzerlerinde birkaç gen bulunan dairesel dna parçaları bağlamında kullanılmaktadır bakterilerin içine plazmidlerin sokulması ve bu bakterilerin agar tabaklarında bakteri hücrelerinin klonlarını izole etmek için büyütülmesiyle araştırmacılar eklenen dna parçalarını klonal olarak çoğaltabilmektedirler ki bu moleküler klonlama olarak bilinen bir işlemdir klonlama terimi aynı zamanda çeşitli teknikler kullanarak klonal organizmalar yaratmak için de kullanılır dna aynı zamanda polimeraz zincir tepkimesi pcr denilen bir süreç kullanılarak da çoğaltılabilir pcr özel kısa dna dizileri kullanılarak dna nın hedef seçilen bir bölgesini izole edebilir ve onu aşırı derecede büyütebilir dna nın son derece küçük parçalarını aşırı ölçüde çoğaltabildiğinden pcr genellikle spesifik dna dizilerinin varlığını saptamakta kullanılır genetik çalışmalarında geliştirilmiş en temel teknolojilerden biri olan dna dizilemesi araştırmacılara dna parçalarındaki nükleotit dizisini belirleme olanağı sağlamaktadır de frederick sanger ve çalışma arkadaşlarınca geliştirilen bir dna dizileme yöntemi zincir sonlandırma dizilemesi dna parçalarını dizilemede artık rutin bir yöntem olarak kullanılmaktadır bu teknoloji sayesinde araştırmacılar birçok insan hastalığıyla ilgili moleküler dizileri inceleme olanağına kavuşmuşlardır dna dizilemesi ucuzlaştıkça ve bilgisayarların da yardımıyla araştırmacılar birçok organizmanın genomunu dizilemişlerdir bunu yapmak için dizilenmiş dna parçaları dizilerinin aynı olduğu bölgeleri çakıştırılarak daha büyük bölgelerin dizileri belirlenir genom inşası süreci dizilemişlerdir bu teknolojiler insan genomu için de kullanılmış insan genomunun dizileme projesi yılında tamamlanmıştır yeni yüksek hacimli dizileme teknolojileri dna dizileme maliyetini hızla düşürmektedir çoğu araştırmacı bir insan genomunun dizilenme maliyetinin yakın gelecekte bin dolara inmesini beklemektedir dna dizileme yöntemleriyle belirlemeler sonucunda edinilen işe yarar dizilemelerin miktarının gitgide artması organizmaların genom bütünlerindeki araştırmalarda hesaplama aletleri ve analiz örnekleri kullanan genomik adlı araştırma alanını doğurmuştur genomik aynı zamanda biyoenformatik bilimsel disiplininin bir altalanı olarak da kabul edilebilir sitoloji hücre biyolojisi adıyla da anılmaktadır kökü yunancadaki kytos barındırıcı kelimesidir hücrelerin fizyolojisini yapısını içerdiği organelleri bulunduğu ortamla olan ilişkisini yaşam döngüsünü bölünmesini ve ölümünü inceleyen bir bilim dalıdır bu işlem hem moleküler hem de mikroskobik ölçüde gerçekleştirilir sitoloji araştırmaları bakteriler ve protozoa gibi tek hücreli organizmalardan insan gibi çok hücreli organizmalara kadar büyük bir alana yayılır hücrelerin oluşumu ve görevleri hakkında bilgi edinmek bütün biyolojik bilimlerin temelini oluşturur değişik hücre türleri arasındaki farklılık ve benzerlikleri ortaya çıkarmak özellikle de moleküler biyolojinin yanı sıra kanser araştırmaları ve gelişim biyolojisi gibi biyomedikal alanlara çok büyük katkıda bulunur bir araştırmadan öğrenilen bilgiler evrensel bazı teorileri ortaya çıkardığından bir türün hücresinden edinilen bilgiler diğer türlere de uygulanılabilir hale gelir sitolojideki araştırmalar özellikle genetik biyokimya moleküler biyoloji ve gelişim biyolojisine katkıda bulunur proteinin her bir türü genellikle hücrenin belirli bir bölümüne gönderilir hücre biyolojisinin önemli bir parçası da hücre içindeki değişik bölgelere gönderilen veya hücre dışına salgılanan proteinlerin moleküler mekanizmasının incelenmesidir proteinlerin pek çoğu sitoplazmadaki ribozomlarda sentezlenir bu süreç ayrıca protein biyosentezi veya basitçe protein translasyonu olarak bilinir bazı proteinler zarlara dahil olacak proteinler gibi zar proteinleri olarak bilinir sentez sırasında endoplazmik retikuluma er taşınırlar bu süreç golgi cisimciğine taşınma ve orada gerçekleşen birkaç işlemle devam eder zar proteinleri golgi den hücre zarına diğer hücre altı yapılara gidebilir veya hücreden dışarı salgılanabilir endoplazmik retikulum ve golgi sırasıyla zar proteini sentez bölümü ve zar proteini işleme bölümü olarak düşünülebilir proteinlerin bu bölümler boyunca yarı durağan akışı vardır er ve golgi ye yerleşmiş olan proteinler diğer proteinlerle birleşirler ancak kendi bölgelerinden ayrılmazlar diğer proteinler er ve golgi den geçerek hücre zarına akarlar motor proteinler zar proteini içeren vezikülleri akson terminalleri gibi hücrenin uzak parçalarına giden hücre iskeleti yolları boyunca taşır sitoplazmada üretilen bazı proteinler kendilerini mitokondri veya çekirdeğe taşınmak için hedef göstermek gibi yapısal özelliklere sahiptir bazı mitokondrial proteinler mitokondri içinde üretilir ve mitokondrial dna tarafından kodlanır bitkilerde kloroplast da bazı hücre proteinlerini üretir hücre dışı ve hücre yüzeyindeki parçalanması hedeflenmiş proteinler endositoz veziküllerine katılmaları üzerine hücre içi yapılara geri dönebilirler bu veziküllerden bazıları proteinlerin kendi amino asitlerine yıkıldığı yerde lizozomla kaynaşırlar bazı zar proteinlerinin yıkımı daha hücre yüzeyindeyken sekretazlar tarafından bölündüğünde başlar sitoplazmada işlevini yerine getiren proteinler genelde proteazomlar tarafından yıkılır ra mısır mitolojisinde güneş tanrısıdır kutsal merkezi heliopolis tir genellikle başında bir disk bulunan şahin kafalı insan biçiminde canlandırılmıştır eski tanrı atum la bir tutularak iv sülale döneminde devlet tanrısı olmuştur kefren den başlayarak firavunlar onun soyundan geldiklerini ilan etmişlerdir ra daha sonra osiris firavun ilan edilmiştir osiris ten sonra ise set osirisi öldürerek başa geçmiştir set en sonra babasının öcünü alarak horus firavun olmuştur horus u da kapsamış ve ra horakhty ya da ra horus ismini almıştır güneş ra nın sembolüdür tüm vücudunu ya da gözünü temsil eder ra nın sembolleri güneş sembolleridir phoenix e benzer bir özelliği vardır her sabah ateşlerin içinden tekrar doğar e a wallis budge a göre ra mısır ın tek tanrısı monoteizm idi diğer tüm tanrılar ve tanrıçalar ra nın parçalarını oluşturuyordu mö ulusal bir tanrılığa ulaştı ve daha sonra amun ile birleşip amun rayı oluşturdu ra diğer tanrılardan daha köklü bir yapıya sahip olduğundan çoğu olaylarda diğer tanrılara emir verdiği ve yönetici olduğu vurgulanmaktadır amun ra en güçlü tanrıydı ve mısır ı bir teokrasi ye çevirdi sonraki zamanlarda yeryüzü tanrısı atum güneş i batıran tanrı olduğuna inanıldığı için ra nın güneş battıktan sonraki haliydi khepri güneşi gökyüzünde hareket ettiren tanrı zamanla ra nın bir parçası oldu ra yı doğan güneş kıldı amon ra nın kimliği yunan ve roma mitolojilerinde jupiter ile birleşmiş zeus un şehri diospolis thebes a adanmıştı mö yüzyıla kadar aynı şekilde varolan ra akhenaten zamanında aten tek tanrısına inanış geçtiğinde tek tanrılığını yitirdi ancak ra her zaman tek tanrı olarak görülüyordu ra ya ilahi mö panteizm doğasında ra nın gelen çoktanrıcılıkla olan savaşını anlatıyordu içinde birçok tanrı nın ayrı bir tanrı olarak değil de ra nın bir parçası olarak varolduğunu anlatıyordu örnek olarak ra her gece duat öbür dünya a geçmek için bir saltanat kayığı ile yolculuğa çıkardı sabahları atet öğleden sonraları da sektet eşlik ederdi maat kaos antitezinde kayığın gideceği yolu belirlerdi ay ın sembolü thoth eşlik eder horus un yanında geceleri beklerdi birçok diğer tanrı bu kayıkla beraber eşlik etmiştir mehen in yardımcılığında mehen kayığı karanlık canavarlardan korurdu ilk mitoloji de set kayığı koruyordu ve apep saldırıyordu ancak daha sonraki mitolojilerde set şeytan olarak görüldü ve thoth set şeytanına karşı kayığı koruyordu güneş tutulmalarını da kayığın korunamaması yüzünden olduğuna inanılırdı ra yı güneş tanrısı olarak kabul edenler için mısır da tanrı yaşam ve ışıktı en iyi şekilde güneş tarafından temsil edilebiliyordu çünkü dünya yı ıstıyordu ve fotosentez sayesinde enerji veriyordu güneş bu noktada insanların ra yı anlaması için bir metafordur tanrıça hathor ve ra bir zamanlar kavga ederler ve hathor mısır ı terkeder ra hemen o nu özlediğini anlar ama hathor dişi bir aslan a dönüşmüştür ve kendisine yaklaşan her insan ve tanrıyı yok eder bu hathor sekhmet tanrıçalarının da özelliğini belirler daha sonrasında thoth hathor a bir şişe iksir hazırlar ve sonra yeniden hathor a dönüşür ra nın kökeninin her ne kadar kayıp mu kıtasına dayandığı yönünde bilgiler varsa da şimdilik mısır güneş tanrısı olduğu kabul ediliyor ra sözcüğü güneş anlamına gelirdi ki daire ile ifade edilen güneş sembolü bir ad ve sıfat vermek istemedikleri o diye hitap ettikleri tek tanrı yı simgelemede kullanılırdı mu imparatoru da mu nun güneşi anlamında ra mu adıyla ifade edilirdi ra sözcüğü sonradan diğer kıtalara ve atlantis yoluyla mısır a da taşınmıştır bkz mu kıtası bkz atlantis goldbach hipotezi sayılar teorisindeki ve tüm matematikteki en eski ve en çok bilinen çözülmemiş problemlerden biridir hipotezde bu hipotezin den küçük tüm sayılar için geçerli olduğu gösterilse de önemli çabalara rağmen kanıtlanamamıştır sayılar kuramında goldbach sayısı den büyük her çift sayı iki asal sayının toplamı şeklinde yazılabilir iddiasıdır çözülememiş en eski matematik problemlerinden biridir bilgisayarda yapılan deneyler tarafından çok büyük sayılara kadar doğrulandığı halde henüz genel kabul görmüş bir ispatı yoktur daha sonra bu varsayımını yeterli bulmamış düzeltmeye gitmiştir den büyük her tam sayı asal sayının toplamından bulunabilir burada goldbach sayısını da asal sayılara dahil ederek böyle bir çıkarımda bulunmuştur euler in cevabı haziran de gelmiştir demektedir ki den büyük her çift tam sayı iki asal sayının toplamından bulunabilir temel olarak dikkatle bakacak olursak bu proje matematiğin en temelindeki bilgileri başlangıç noktası olarak görmüştür toplama işlemini goldbach ın bu hipotezinden yola çıkılarak yapılan ikinci saptamaya uygulanabilirliği açısından daha çok sahip çıkılmıştır çünkü akıldan hesaplanma kolaylığı sınırını ilerlettikçe üç sayının toplamıyla uğraşmak iki sayının toplamıyla uğraşmaktan daha zor ve çetrefilli bir hal alacaktır yapılan açıklamanın pek de karmaşık olmayan sayılarla verilmiş bir örneğini aşağıda görebiliriz dünyadaki tüm goldbach sayılarının hesaplamaları el yordamıyla gerçekleştirilemez hipotezin daha deneysel araştırmalarına göz atılması gerekmektedir euler goldbach ın bu hipotezine ikna olmuştur ancak bu varsayımı ispatlayamamıştır yılında hardy ve littlewood isimli matematikçiler bu varsayımı büyük tek sayıları kullanarak kısmen ispatlamışlardır bu kısmi ispata göz atacak olursak rus matematikçi vinogradov ila yılları arasında yaptığı çalışmalarla tekrar ilk varsayımı kısmen ispatlanan kısmı yine tüm sayılar âlemini içine alamadan kanıtlamıştır ki bu da bir diğer kısmi ispattır burada büyük tek rakamları ve analitik metotları kullanarak sonuca ulaşmıştır n ın hesaplanması sonucu değerini bulduğumuzda çıkan sonuç basamaklı bir sayı olmuştur bu da ribenboim in ila yılları arasında yaptığı çalışmalarla doğrulanmıştır goldbach ın hipotezi sadece tek bir kişi tarafından kabaca ifadelerle kanıtlanabilmiştir bu ispata dair cpu saati kullanılarak ibm sinisalo da sayıya kadar gelinebilmiştir bunu kullanmasına rağmen sinisalo basic programı deneme birimlerini işleterek aynı stratejiyi ele almıştır bu izlek tek numaraların alınmasını içerir küçük asal sayıları bulmak için ten n ye kadar olan sayıları tek sayılar olarak almıştır eğer p asal sayıysa bunların farkı n p dir ve bu da asallık için test edilmiştir eğer bu fark asal ise işlem tamamlanır ve bir çift bulunur ilk bulunan çift de minimum goldbach kısmi değeridir eğer goldbach ın hipotezi doğruysa herhangi çift bir n için n p asal sayı denklemini doğrulayan herhangi bir n çift sayısı ve p asal sayısı vardır goldbach bölünmesi n p olarak da gösterilebilir p ve asal sayılardır goldbach ayrışımında en küçük asal sayı ayrılmış fonksiyon g n ile gösterilebilir grafikteki notlardan emin olmak için burada çok fazla sayıda dikey bir abartı vardır grafikteki her koyu bant asal sayıları göstermektedir bu noktada biraz kafa karıştırıcıdır öyleyse tabloda n in sürekli artan minimum değer serilerine bakılır tablo n in dan küçük olan değerlerini göstermektedir son kolon ise g n n oranını göstermektedir bu oran kısmen ilgi çekicidir çünkü bize g n in maksimum değerlerini göstermektedir ve görülüyor ki g n her koşulda kendinden önce gelen sayıdan azdır g n minimum goldbach kısımlarının üzerinden sınır koyar minimum goldbach bölümlerine grafik olarak baktığımızda görürüz ki n dan küçüktür ve burada ilginç bir ilişki gözlemlenir uygunluk ve çeviriye yardım için y doğrultusu g n iken x doğrultusu da log n şeklinde gösterilir olasılığın olmasına ulaşamazsak burada bir tek top sayı aralık içinde asal sayı çifti oluşturmuyor demektir bu da bir ispat değildir ancak hipotezin doğru yolda olduğunu düşündürür pininfarina italyan otomotiv tasarımcısıdır torino da isminin çağrılışını temsil eden pinin lakabını resmi olarak soyadına ekleyerek soyadını pininfarina ya değiştiren giuseppe şirketi ile beraber yaşamını torino da sürdürmekteydi pininfarina ferrari alfa romeo fiat peugeot ve lancia için birçok maserati mitsubishi daewoo hyundai chevrolet honda ve ford a ise birkaç tasarımda çalışmıştır şirket hâlen giuseppe farina nın çocukları tarafından yönetilmektedir pininfarina yılına kadar battista nın oğlu sergio pininfarina daha sonra torunu andrea pininfarina tarafından yılında ölümüne kadar yönetildi andrea nın ölümünden sonra küçük kardeşi paolo pininfarina ceo olarak atandı pininfarina group yılında avrupa fas ve amerika birleşik devletleri nde yan kuruluş ofisleri ile kişiyi istihdam etti yılı itibarıyla otomotiv üretiminin sona ermesiyle istihdam e geriledi pininfarina borsa italiana da milano menkul kıymetler borsası kayıtlı ve halka açık olarak işlem görmektedir audi alman menşeili bir otomobil şirketidir ve volkswagen grubunun bir markasıdır şirketin merkezi ingolstadt bavyera da bulunmaktadır şirketin geçmişi yılına ve august horch a dayanmaktadır ilk horch otomobili kendisi tarafından yılında tasarlanmıştı yılında horsche şirket dışına atılmış ve kendi adını eski ortaklarıyla olan anlaşmazlıklar nedeniyle yaptığı tasarımlarda kullanamayacak hale gelmişti eski almancada anlamı dinle olan horch latincede aynı anlama gelen audi yi kendi markası olarak kullanmaya başladı ii dünya savaşı sonrasında şirket dkw etrafında ürünlerini sunmaya çalıştı ancak iki çekişli motoru o kadar ünlü olamadı eylül te audi dünyanın en modern motorlarından biriyle tekrar bir çıkış yaparak beygirlik kapılı sedanını piyasaya sundu geçen yıl içerisinde audi yüksek güce sahip birçok model üretti de piyasaya sunulan ünlü uattro modeli ingiliz üretici jensen ın yılında ürettiği ff modelinden beri dünyada ilk kez üretilen çekerli binek araçtır adı audi uattro olarak lanse edilen bu model silindirli turbo motorlu coup karoserli bir spor otomobildi ayrıca bu modelle birlikte audi rallilere katılarak yarışlarda çeker sistemini kullanarak ralli tarihinde yeni bir çığır açtı üst üste yarışlarda kazandığı başarılar yüzünden audi yarışlardan çıkarıldı audi bu atılımla teknolojide zirveye oturdu bu teknoloji daha sonra dünyanın hemen hemen bütün otomobil şirketleri tarafından kullanılmıştır audi modeli ile beraber tüm modeller uattro özelliğini kazandı audi her ne kadar yılında dede arabası imajına sahip olsa da yılında yapılan makyaj çalışmasıyla unutulmaz bir tasarım piyasaya sunuldu bu model oldukça iyi satış rakamlarına ulaştı gelişen teknoloji ile audi dünyanın en gelişmiş motorunu kullanmaya başladı te s modelinde kullanılan dört çekerli motoru bu döneme damgasını vurdu audi suv segmentine bir ekleme daha yaparak i piyasaya sundu farklı motor seçenekleri ile piyasada bulunan ve liderliği elinde tutan bmw x e rakip olarak getirildi abisi nin özelliklerinin yanında ayrıca kişisel kullanım ayarlarının sürücü tarafından seçilmesini sağlayan audi drive select adlı bir sistem ile donatıldı bunun yanında üçüncü nesil mmi sistemini yükleyerek boyutlu navigasyonu piyasaya sundu bu ve buna benzer artı özellikleri ile rakiplerinden farklı olmayı başarmıştır üretimi durmuş olan modeller önemli konseptler özgür yazılım kullanıcısına çalıştırma kopyalama dağıtma inceleme değiştirme ve geliştirme özgürlükleri tanıyan yazılım türüdür tersi sahipli yazılımdır özgür yazılım ile kastedilen özgürlük yazılımın kullanım hakları ile ilgilidir ekonomik boyutu ile değil özgür yazılımlar çoğunlukla ücretsiz olsalar da ücretsiz olmak zorunda değildirler ingilizce sözlükler kelimesi için yirmiye yakın anlam sıralar bunlardan sadece bir tanesi bedava iken geri kalanları özgürlük ve sınırlamaların olmaması kavramlarına atıfta bulunur bazı yazılımdışı endüstriler kendi araştırma ve geliştirmeleri için özgür yazılım geliştirmeye benzer teknikler kullanmaya başladı mesela bilim adamları daha açık geliştirme süreçleri ararken mikroçip gibi donanımlar da telif feragatlı lisanslarla geliştirilmeye başlandı opencores projesi gibi creative commons ve serbest kültür hareketi özgür yazılım hareketinden çok etkilenmişlerdir özgür yazılımın tanımı ve barındırdığı özgürlükler özgür yazılım vakfı bünyesindeki gnu tasarısı sayfalarında açıklanmıştır buna göre özgür yazılım kullanıcılara olmazsa olmaz özgürlük sunar bir yazılım ancak bütün kullanıcıları bu hakların tümüne sahip oldukları zaman özgür bir yazılım olur bu özgürlüklere sahip olmak kimseden izin almamayı ve izin için hiçbir bedel ödememeyi de içerir genel kanının aksine özgür bir yazılım ücretsiz dağıtılabileceği gibi ücretli de dağıtılabilir bu nedenle ticari yazılım olarak satılmasına engel yoktur özgür yazılımın kopylarına sahip olmak için ücret ödemeniz gerekebilir veya kopyaları hiçbir ücret karşılığı olmadan da edinmiş olabilirsiniz kopyalara nasıl sahip olduğunuzdan bağımsız olarak her zaman için yazılımın kopyalama değiştirme ve hatta kopyalarını para karşılığında satma haklarına sahipsinizdir özgürlük özgür yazılım çoğu zaman açık kaynak kodlu yazılım kavramı ile karıştırılmaktadır bütün özgür yazılımlar açık kaynak kodludur ancak bütün her açık kaynak kodlu yazılım özgür yazılım olmayabilir özgür yazılımlar açık kaynak kodlu yapıları sayesinde bünyesinde zararlı bir amaç barındıran gizli verileri çalma gibi kodlara sahip olup olmadığı programlama bilen herkes tarafından incelenerek denetlenebilir bazı özgür yazılım lisansları örneğin gnu gpl yazılım kodlarının gelecekte de özgürlüğünü sürdürmesini garanti altına alırken bazı özgür yazılım lisansları bunu garanti altına almamaktadır özgür yazılım vakfı tarafından özgür kabul edilen lisanslar ile özgür kabul edilmeyen lisanslar gnu nun sayfasında listelenmektedir en yaygın kullanılan özgür yazılım lisanslarının başında gnu gpl lisansı gelmektedir aşağıdaki belli başlı bazı özgür yazılım lisansları listelenmiştir akdeniz foku monachus monachus fokgiller phocidae familyasından yeryüzünde sadece doğu akdeniz sahilleri ile batı afrika nın bir tek sahilinde yaşayan fok türü yeryüzündeki toplam yüzgeçayaklı fok türünden karayip keşiş foku en son yılında görülmek kaydı ile yeryüzünden yok olmuştur dolayısıyla dünyada şu anda yüzgeçayak türü vardır üzerinde yapılaşma olmayan insanların kolay ulaşamadığı ya da insan etkinliklerinden uzak kalmış yerleri tercihen üreme veya barınma işlevleri gören kıyı mağara ve kovuklarına sahip sessiz ve tenha kayalık sahilleri yaşama alanı olarak seçen akdeniz fokları bu alanların bozulmasından doğrudan etkilenmektedir izmir in foça ilçesinde çok miktarda akdeniz foku bulunmaktadır öte yandan bu tanımdan yola çıkarak akdeniz foklarının farklı yapıda sahilleri örneğin kumsal kıyılar ve kıyı yerleşim bölgeleri kullanmadığı sonucuna varılamaz akdeniz fokunun özellikle beslenmek için ıssız kayalık sahillerin dışına çıkarak dolaşım alanını genişlettiğini kumluk çakıllık kıyılar ve nehir ağızlarına da uğradığı bilinmektedir ancak akdeniz fokunun birincil yaşam alanı ıssız ve yapılaşmamış kayalık kıyılardır büyük bir deniz memelisi olduğundan dar yaşam alanları içinde barınamaz tür ancak makul büyüklükte ve uygun kıyı alanlarının olması durumunda varlığını sürdürebilir ve güvenle yavrulayabilir iri bir deniz memelisi olan akdeniz fokunun boyu metre ağırlığı kilogram arasında değişmektedir erginlerin vücudunu mm yi geçmeyen kısa ve sert kıllar kaplar su üstünde görüldüğünde en belirgin özellikleri iri kafaları uzun bıyıkları ve kömür gibi siyah gözleridir ergin dişi ile erkekler arasında belirgin bir boy ve kilo farkı yoktur ancak karakteristik renk ayrımları mevcuttur karada yatarken vücudun iriliği ve tombul görünümü göze çarpar vücudun her iki yanında ön yüzgeçleri ön üyeler ve arkada ise iki parça halinde arka yüzgeçleri arka üyeler yer alır akdeniz foku ürkek ve diğer yüzgeçayaklı türlerine göre daha az sosyal bir canlıdır türkiye kıyılarında da yaşayan doğu akdeniz bireyleri genelde tek tek dolaşırlar ve nadiren birlikte görülürler araştırmacıların eskiden türkiye de zaman zaman ile arasında foku birlikte gözlediği hatta bu sayının çok ender olmakla birlikte e kadar çıktığı da bilinmektedir birçok özelliği gibi davranışları hakkında da tam bilgi mevcut değildir akdeniz foklarının bazı dönemlerde bir araya geldiği ve sonra tekrar dağıldıkları konusunda varsayımlar mevcuttur ergin erkek bireyler genelde bir bölge belirler ve yaşantısını burada sürdürürler dişiler erkeğe göre daha gezgin olmakla birlikte yavrulama döneminde üreme mağarası ve civarını terk etmezler genç fok bireyleri ise yetişme dönemlerinde uzak bölgelere gidebilirler dişi akdeniz foklarının çiftleşmek için büyük uzaklıklar katederek erkek fokların yanına geldiği ve daha sonra erkeğin bölgesinden ayrıldığı tahmin edilmektedir çiftleşme denizde olur dişi fokun cinsel olgunluğa yaşında ulaştığı tahmin edilmektedir dişi akdeniz foku aylık hamilelik döneminden sonra her sene ya da senede bir yavru doğurur bu nedenle akdeniz foku üreme hızı düşük yavru sayısı az bir canlıdır doğum insanların uğramadığı veya ulaşamadığı ve içinde hava olan bir kıyı mağarasının en ucunda dalgaların kolay ulaşamayacağı bir çakıl plaj veya kayalık platform üzerinde olur anne yavruyu yaklaşık ay boyunca kendi sütü ile mağara içinde karada emzirir akdeniz foku yavrusunu doğurmak ve büyütmek için mutlaka karaya ve özellikle kıyı mağaralarına muhtaçtır akdeniz fokları yüzyılın başına kadar tüm akdeniz kıyıları ile doğu atlas okyanusu kıyılarında portekiz den batı afrika sahillerindeki senegal e kadar ifade edilen bir nüfusa sahip olarak serbestçe yaşamlarını sürdürüyordu ancak aşırı avlanma yaşam alanları kaybı ve deniz ekosisteminin bozulması nedeniyle türün dünya dağılımı daraldı ve nüfusu hızla azaldı akdeniz foku bugün dünyada sadece türkiye yunanistan fas moritanya ve madeira adaları nda yaşamakta olup toplam nüfusu civarında tahmin edilmektedir moritanya sahillerindeki akdeniz fokları gerçek bir fok kolonisi özelliği göstererek birlikte yaşamakta popülasyonu ise insan baskısı nedeniyle birlikte bulunmak yerine çoğu zaman tek tek dolaşma ve yaşama şeklini seçmeye zorlanmışlardır halen az sayıda da olsa türkiye de akdeniz in doğu sahillerinde rastlanmaktadır akdeniz foku dünyada birbirinden kopuk ana bölgede yaşamaktadır türün en büyük popülasyonu ege denizi ndeydi dolayısı ile akdeniz fokunun akdeniz de soyunu sürdürebilmesi ve ekosistemde varlığını koruyabilmesi esas olarak ülkenin elindedir türkiye ve yunanistan bir dünya mirası olan akdeniz fokunun korunmasında türkiye önemli bir ülke konumundadır türkiye de yapılan çeşitli bilimsel çalışmalarda bireysel tanımlama yolu ile arasında akdeniz foku bireyi tanımlanmış olup kıyılarımızda civarında fok yaşadığı tahmin edilmektedir ki dünyadaki fok popülasyonunun yaklaşık olduğu gözönünde bulundurulduğunda bu sayı önemli bir yer tutmaktadır akdeniz foku dağılımı kıyı boyunca süreklilik yerine belirli bölgelerde yoğunlaşma özelliği göstermektedir türkiye kıyılarında foklar türün korunma derecesine bağlı olarak türkiye de akdeniz foku ölümleri olduğu gibi yavrulama ve çoğalma da gözlenmektedir sayılarının azalma nedeni ise balıkçıların kasıtlı veya kasıtsız fokları öldürmeleridir hakkâri türkiye nin doğusunda yer alan il ve en kalabalık altmış ikinci şehri sonu itibarıyla kişilik nüfusa sahiptir tamamı doğu anadolu bölgesi nin doğusunda yer alır yüzölçümü bakımından türkiye nin kırk yedinci büyük ilidir güneyinde irak batısında şırnak kuzeyinde van doğusunda ise iran vardır sırasıyla hurri ve urartu krallıkları nın parçası olan hakkâri pers imparatorluğu nun egemenliğinden sonra arap egemenliğine geçmiştir daha sonra selçukluların kontrolüne giren kent yılında osmanlı imparatorluğu topraklarına katılmıştır coğrafi konumu sayesinde pek çok millete ev sahipliği yapan hakkâri tarihinde katolik mezhebini benimsemeyen asuriler diyarbakır metropoliti xiii mar şimun denha önderliğinde yeniden örgütlenerek hakkâri nin kodşanis koçanis hâlen konak köyünü patriklik merkezi olarak benimsemişlerdir nasturi patrikleri yılına kadar bu köyde ikamet etmişlerdir yüzyıl ortalarına dek hakkâri nüfusunun yaklaşık yarısını oluşturan nasturiler ve da cizre emiri bedirhan bey ile hakkâri emiri nurullah bey in düzenlediği iki saldırıda önemli ölçüde zayiat vermişlerdir döneminde aşiretlerle ile çatışan hakkâri nasturileri önce iran da urmiye yöresine ve daha sonra ingiliz yönetimine giren irak a iltica etmişler te topluca geri dönmeye teşebbüs etmişlerse de eylül tarihleri arasında yürütülen şemdinli harekâtı ile tenkil edilerek geri püskürtülmüşlerdir doğusunda iran ve güneyinde irak ile komşu olan hakkâri nin batısında şırnak kuzeyinde ise van ili vardır en yüksek noktası metreye ulaşan cilo dağı hakkâri sınırları içerisindedir hakkâri il sınırları çok çetin ve zorlu coğrafi koşullara sahiptir yüzölçümünün çok büyük bir kısmı dağlık alandır bölgede yüksekova ilçe merkezi dışında düzlük alan bulunmamaktadır dağların yükseltisi birçok yerde metreyi geçebilmektedir ülkenin en yuksek ikinci noktası olan cilo dağı hakkâri il sınırları içerisindedir şehrin irak ile sınır oluşturan çukurca ve şemdinli yöreleri kuzey kesime göre daha az yükseltiye sahiptir yüksek rakım ve zorlu coğrafi koşullar hakkâri iklimini elverişsiz bir konuma getirmiş bulunmaktadır yazları sıcak ve kurak kışları çok soğuk ve yağışlıdır doğu anadolu bölgesi nin en çok yağış alan yerlerinden biridir en çok yağış ilkbaharda düşmekle beraber kışın kar örtüsü uzun süre yerde kalabilmektedir ilkbaharda düşen yağışlar aylık olarak mm yi geçmektedir yıllık yağış yaklaşık mm dir yıllık sıcaklık ortalaması c dir kış ve yaz ayları arasındaki sıcaklık farkı bir hayli fazladır merkezi yönetim vali ve il müdürlerinden oluşur il özel idaresi il genel meclisi ve il encümeni seçilmişlerden oluşur ancak vali başkanlığında görev yapar yerel yönetim ise belediye başkanları ve belediye meclislerinden oluşur hakkâri valisi doğanşehir doğumlu idris akbiyik dır kasım tarihinde şişli kaymakamı iken atanmıştır hakkâri ili nüfusu dür bu nüfusun u şehirlerde yaşamaktadır sonu ilin yüzölçümü km dir ilde km ye kişi düşmektedir bu sayı yeni ilçe derecik te dür ilde yıllık nüfus oranında azalmıştır nüfusu en çok artan ilçe derecik nüfusu en çok azalan ilçe çukurca ziraat türkiye kupası nda yüksekova belediyespor turda batman petrolspor a elenmiştir önemli spor tesisleri yüksekova ilçe stadyumu hakkâri kapalı yüzme havuzu ve mergabüt kayak merkezi hakkâri iline karayolu ve havayolu ile ulaşmak mümkündür sert coğrafi koşullar şehre olan ulaşımı büyük ölçüde zorlaştırmaktadır bu yollarda çığ ve heyelan riski yüksektir d ve d devlet yolları şehre bağlantı kuran yollardır d karayolu şırnak üzerinden gelerek yüksekova üzerinden esendere sınır kapısı na ulaşır bir diğer yol olan d karayolu hakkâri ve yüksekova yol ayrımında d karayolu ile birleşmektedir yüksekova ve şemdinli arası ulaşım ise rakımı metreyi aşan haruna geçidi nden geçen yol ile sağlanmaktadır çukurca ilçesine ulaşım ise d karayolundan ayrılan bir yol ile sağlanır los angeles melekler city of los angeles los angeles şehri veya kısaca l a amerika birleşik devletleri nın kaliforniya eyaletinin en kalabalık ve abd nın new york tan sonra ikinci en kalabalık şehri los angeles ın nüfusu itibarıyla kişidir şehir sınırlarına göre yüzölçümü km olup büyük okyanus un doğu kıyısında güney kaliforniya da konumlanmıştır şehir daha büyük olan kişi nüfuslu los angeles long beach santa ana metropoliten istatistiksel bölgesinin ve milyon kişiyi aşan nüfusa sahip büyük los angeles bölgesi nin merkezinde yer alır böylece los angeles abd de ikinci büyük metropoliten bölgede ve tüm dünyanın en büyük metropoliten bölgelerinden birinde bulunur los angeles kaliforniya eyaletinin los angeles county sinin merkezidir bu county abd kontluklarının en kalabalık ve en yüksek etnik çeşitliliğe sahip olanıdır los angeles metropol alanı los angeles san bernardino riverside ventura ve orange vilayetlerini ve milyonun üzerinde değişik etnik ve ekonomik geçmişe sahip insanları barındırmaktadır los angeles yanlış olarak birçok kez güney kaliforniya olarak adlandırılmaktadır ancak coğrafi olarak san diego ve imperial vilayetleri de başta olmak üzere birçok bölüm göz ardı edilmektedir los angeles ın da büyümesiyle komşusu olarak gelişen şehirler de vardır los angeles diye bilinen bölge aslında tane küçük şehrin oluşturduğu bölgedir venice beach marina del rey beverly hills santa monica ve hollywood gibi dünyaca meşhur şehirleri de içinde barındıran los angeles ın içinde bulunduğu kaliforniya nın eski valisi de ünlü film yıldızı arnold schwarzenegger dir filmlerde ne kadar tehlikeli bir yer olarak gözükse de los angeles güvenli bir şehirdir los angeles ı oluşturan şehirlerden suç oranı en yüksek olan compton dır ve turistler genellikle buradan uzak durur turistik yerler olan santa monica venice beach beverly hills ve hollywood güvenli yerlerdir los angeles abd nin en dinamik metropollerin dendir hollywood sinema film endüstrisine anaheim de disneyland a ev sahipliği yapar abd nin en eski film ve sinema okulu bu şehirdedir medya ve ilgi çeşitliliği nedeniyle spor ve kültürel aktivitelerde iç içedir newyorktan sonraki ikinci büyük vhf medya marketine sahiptir artistler yazarlar ve yapımcılar ya da ünlü sanatçıların en fazla bu şehirde bulunması nedeniyle kreatif başkent olarak da adlandırılır şehri nba de los angeles lakers ve los angeles clippers wnba de los angeles sparks futbolda ise los angeles galaxy temsil eder los angeles şu kentlerle kardeş şehir bağlantısı kurmuştur terrence vance terry gilliam d kasım minnesota ingiliz senarist yönetmen animatör oyuncu ve monty python tiyatro grubu üyesi gilliam yönettiği filmlerle tanınır time bandits brazil the fisher king and monkeys yılında ingiliz vatandaşlığına kabul edilmiştir kendi deyimi ile huckleberry finn tom sawyer tarzı bir çocukluk geçiren terry gilliam ailesinin los angeles a taşınmasıyla hollywood u tanıdı film endüstrisinin nasıl işlediğini öğrendi ve gelecekte sahip olacağı hollywood karşıtı düşüncelerinin temelini atmış oldu bir yandan da resim ve karikatür yeteneğini geliştirdi occidental college da fizik eğitimine başladı ve daha sonra fizik eğitimini bırakıp siyaset eğitimine başladı okulunun son yılında okul hayatı boyunca çıkarmış olduğu okul dergisinin bir kopyasını o sıralar help dergisini çıkartmakta olan ve ileride brazil filmindeki bir karakterin esin noktası olan usta mizahçı harvey kurtzman a gönderdi kurtzman terry gilliam ın yapıtlarından çok etkilendi ve help için çalışmasını önerdi sonraki üç senesini düşük bir ücretle help magazinde yazarak ve çizerek geçirdi bu arada monty python ekibine doğru ilk adım gerçekleşti ve john cleese ile tanıştı askerliğini yaptıktan sonra help magazine dönmedi ve amerika birleşik devletleri ni terk etme kararını aldı otostop ve motosiklet ile yaptığı altı aylık avrupa gezisi ni paris te sonlandırdı bir süre animatörlük ile uğraştı ve sonra tekrar new york a döndü burada bir reklam ajansında çalışmaya başladı bu sırada polis ekiplerinin bir grup iyi niyetli protestocunun arasına dalıp kendisi dahil pek çok kişiyi hırpaladığı bir olayın içine düştüğü ve cehennemi tattığım ilk an oldu dediği talihsiz bir olay sonucu abd yi tamamen terk etme kararını aldı muhtemelen bu olay terry gilliam sinemasında önemli bir yer tuttu daha sonra eşi ile birlikte ingiltere ye giden terry gilliam londra ya yerleşti ve john cleese ile temasa geçerek televizyon işine başladı terry jones eric idle ve michael palin in de rol aldığı do not adjust your set televizyonunuzun ayarlarıyla oynamayın adlı komedi şovuna katıldı böylece monty python ekibinin kuruldu monty python s flying circus adlı sıradışı komedi dizisinin sanat yönetmenliğini üstlendi aynı zamanda skeçlerin yazımında katkısı oldu ve skeçlerin birçoğunda oynama fırsatı oldu monty python filmlerinde genellikle bütün roller bayan rolleri de dahil ekip tarafından üstlenildi and now something completely different ve şimdi tamamen farklı bir şey ve terry jones ile birlikte yönettiği monty python and the holy grail monty python ve kutsal kadeh filmleriyle sinema dünyasına adımını atmış oldu monty python ekibinin birlikte yazdığı ve oynadığı kişi başına ortalama rol düşmektedir rekor ayrı rol ile michael palin e aittir bu filmler ve daha sonraki eserleri kimilerince komedi sinemasının en başarılı örnekleri olarak kimilerince de dünyanın en saçma filmleri olarak görülse de birinci görüşü savunanlar belirgin bir şekilde fazla oldu brothers grimm grimm kardeşler filminin çekimlerini prag da tamamlayan gilliam terry pratchet ın aynı adlı kitabından uyarlanan good omens iyi kehanetler filminin çekimlerini sürdürmektedir filmlerinde sürekli olarak devlet yönetimlerini bürokrasiyi ve sürekli izlenen tek tip insan yaratma yolundaki dünyayı eleştirmekten çekinmeyen gilliam sinemanın anarşist yönetmenlerinden biri olarak gösterilir kimileri de hollywood un en büyük kehanetlerinde bulunduğu nu söylemekte ancak gilliam ben bir hollywood yönetmeni değilim diyerek bu görüşleri reddetmektedir şövalyelerin filmlerinde önemli yerleri vardır sistem tarafından unutulmuş ancak sistemi koruma sözüne bağlı kalan savaşçıları kullanır rüyaların ve hayal dünyasının da terry gilliam sinemasının temel özellikleridir diyebiliriz insanın yarattığı teknolojinin insanlığın en büyük korkusu olduğunu ve insanlığın sonunun bundan dolayı olacağını savunduğunu pek çok filminde görebiliriz bütün bunlardan bahsederken çocuksu bir hikâye tarzını elden bırakmamaktadır monty python ekibi ile birlikte geçirdiği yıllardan kalma karanlık bir mizah anlayışı ise gilliam filmlerinin her karesinde kendisini göstermekte bütün bu özellikleri ile birleşip terry gilliam ı sinema tarihinin en sıradışı en başarılı ve en eleştirel yönetmenlerinden biri yapmaktadır tam sayılar doğal sayılar ile bunların negatif değerlerinden oluşan sayı kümesi kesirsiz ve ondalıksız sayıların tamamı tam sayılardır sayısı sayısına eşit olduğundan ayrı bir tam sayı değildir matematikte tam sayılar kümesi z şeklinde gösterilir z harfi almanca zahlen sayılar sözcüğünden gelir pozitif tam sayılar dan uzaklaştıkça büyür negatif tam sayılar ise dan uzaklaştıkça küçülür en büyük negatif tam sayı dir en küçük pozitif tam sayı ise dir pozitif tam sayılar z şeklinde negatif tam sayılar ise z şeklinde gösterilir tam sayılar kümesi şu şekilde ifade edilir sıfır sayısı ne pozitif ne de negatiftir yani nötrdür mutlak değer sayının başlangıç noktasına uzaklığını ifade eder başlangıç noktasına eşit uzaklıktaki sayılar mutlak değere eşittir mutlak değer içindeki her sayı mutlak değer dışına pozitif olarak çıkar tam sayılar doğal sayıların bir genişlemesidir her doğal sayının denen yeni bir ögeyle çarpılarak kümeye katılması olarak düşünülebilir tabi daha ayrıntılı olarak doğal sayılar kümesinin kartezyen çarpımı üzerine tanımlanacak ve bir önceki cümlenin işlevini görecek bir denklik bağıntısı bize tam sayıları inşâ edecek kümesinden seçtiğimiz a b ve c d ögeleri için tilda bağıntısı şeklinde tanımlansın a d b c dememizin nedeni sezgisel olarak a b c d durumunu oluşturmaktır bu bağıntının denklik bağıntısı olduğu kolaylıkla görülebilir bu durumda bu bağıntının denklik sınıfları bizim tam sayılar diyeceğimiz ögeler olarak düşünülecektir her bir denklik sınıfı temsilcisini olarak tanımlamış oluruz aslında a b diye temsil ettiğimiz öge şeklindedir aşağıda toplama ve çarpmayı işlerken bu daha iyi anlaşılabilecektir bu noktada bizim normalde a ve b doğal sayı olmak üzere a b diye bildiğimiz tam sayı aslında a b kümesi olduğu görülebilir yâni bu bağıntının bize eksi negatif kavramını ifade ettiği söylenebilir o halde tam sayılar kümesi aşağıdaki bölüm kümesidir öyle ki kümesi bir halka oluşturur çarpma ve bölme toplama ve çıkarmadan önce yapılır parantez varsa da önce parantez içindeki işlem yapılır eğer parantez yoksa başta olan bölme ya da çarpma yapılır tam sayılarla toplama ve çıkarma işlemleri yaparken sayıların işaretlerine göre hareket edeceğiz aynı işaretli tam sayılar toplanırken çoğalır yani fazlalaşır işaretleri aynı kalır buradaki işaret değişmedi buradaki işaret değişmedi farklı işaretli tam sayılar toplanırken büyük sayıdan küçük sayı çıkarılır mutlak değerce büyük sayının işareti sonucun işareti olur burada mutlak değerce büyük sayının işareti geldi burada mutlak değerce büyük sayının işareti geldi aynı işaretli tam sayılar çıkarılırken birinci sayıyı aynen yazıyoruz ikinci sayının işaretini değiştiriyoruz bu iki sayı birbirinden çıkartılıp işaret ise mutlak değerce büyük sayının işareti olur burada mutlak değerce büyük sayının işareti geldi burada mutlak değerce büyük sayının işareti geldi burada mutlak değerce büyük sayının işareti geldi burada mutlak değerce büyük sayının işareti geldi farklı işaretli tam sayılar çıkarılırken birinci sayıyı aynen yazıyoruz ikinci sayının işaretini değiştiriyoruz bu iki sayıyı birbiri ile topluyoruz işaret ise aynı işaret oluyor buradaki işaret değişmedi buradaki işaret değişmedi buradaki işaret değişmedi buradaki işaret değişmedi tam sayılarla çarpma işlemi yaparken aynı işaretli sayıların çarpılması aynen çarpılır ve işaretleri hep pozitif olur x x farklı işaretli sayıların çarpılması aynen çarpılır ve işaretleri hep negatif olur x x tam sayılarla bölme işlemi yaparken aynı işaretli sayıların bölünmesi aynen bölünür ve işaretleri hep pozitif olur farklı işaretli sayıların bölünmesi aynen bölünür ve işaretleri hep negatif olur eklenen sayı pozitifse sağa doğru eklenen sayı negatifse sola doğru ilerlenir örnek aşağıdaki sayı doğrusunda verilen işlemin matematik cümlesini yazıp açıklayınız doğru cevap b şıkkıdır örnek aşağıdaki sayı doğrusunda verilen işlemin matematik cümlesini yazıp açıklayınız çıkarma işlemi olduğu için çıkan sayı pozitifse sola ilerlenir çıkan sayı negatifse sağa ilerlenir örnek aşağıdaki sayı doğrusunda verilen işlemin matematik cümlesini yazıp açıklayınız çıkarma işlemi olduğu için çıkan sayı pozitifse sola ilerlenir çıkan sayı negatifse sağa ilerlenir örnek tam sayılarda çarpma işlemi yapılırken aynı işaretli sayıların çarpımı pozitif zıt işaretli sayıların çarpımı ise negatiftir bölme işleminde de aynı çarpma kuralı uygulanır ve sayı aynı doğal sayılarda olduğu gibi bölünür aynı işaretli iki tam sayı birbirine bölündüğünde sonuç pozitif zıt işaretli iki tam sayı birbirine bölündüğünde ise sonuç negatiftir tam sayıların sıfıra bölümü tanımsızdır sıfırın tam sayılara bölümünde elde edilen sonuç ise sıfırdır tam sayılarda çarpma işlemi doğal sayılardaki çarpmayla aynı özellikleri gösterir çarpma işlemi imiyle gösterilir ancak yazmak yerine doğrudan ab yazmak daha doğrudur bu maddede de öyle yapacağız herhangi a b c tam sayıları için özellikleri sağlanır tam sayılarda çarpmaya göre ters öğe yoktur ayrıca toplama ile çarpmanın birbirleriyle olan ilişkisini gösteren dağılma özelliği de vardır toplamayla birlikte bu iki işlem tam sayıları değişmeli halka yapar bölme özünde çarpmanın tersidir tam sayılarda bölme her sayı için tanımlanmamıştır bu yüzden bölüm her zaman tam sayılar kümesinin bir ögesi olmayabilir örnek z elemanıdır z elemanı değildir akustik ses bilimi sesi inceleyen bir bilim dalıdır katı sıvı veya gaz halindeki maddelerde dalga yayılımının fiziksel özelliklerini inceler bunlar arasında gürültüye yol açan titreşimlerin ve gürültünün kontrolü de vardır akustik ile uğraşan bilim insanları ve mühendisler sesi ve insan işitmesini incelerler farklı nesnelerin sesle ne şekilde etkilendiklerini de araştırırlar mühendisler uygun seste iletişim sistemleri ve binaları tasarımda bulunurlar zararlı yüksek seslerden insanları koruma yollarını bulurlar tüm çalışmalar insanların duymak istemedikleri zararsız seslere yöneliktir gürültüyü kontrol etmenin bir yolu gürültü kaynağını daha sessiz hale getirmektir gürültü ile çalışan bir serinletici yanında hiç bulundunuz mu düşük hızda dönen büyük bir pervane yüksek hızda dönen küçük bir pervaneden daha az gürültü çıkarır gürültü bir yerden diğer bir yere geçmesini önlemekle azaltılabilir gürültü gelen bir odanın kapısını hiç kapattığınız oldu mu böyle yapmakla perdeler ve akustik gereçler sesi soğururlar yutarlar yansımış bir sesi işitirseniz buna yankı akis adı verilir geniş bir odayı uygun bir şekilde döşemekle yankılar giderilebilir bir sesten sonra saniyenin si kadar bir süre içinde kulağınıza ulaşan bir yankı hiçbir problem yaratmaz zaman aralığı uzadığı takdirde yankı sinirlendirici olabilir rahatsız edici diğer bir seste çoklu yankıdır reverberasyon adı verilen bu ses yansımış birçok seslerin birleşip yavaş yavaş sönümlenmesidir bir müzik salonunda bunlar bir saniyeden fazla sürmemelidir uzun perdelerin asılması döşeme ve koltukların duvarların yumuşak malzemelerden yapılması yankıları ve reverberasyonları azaltır çünkü ses daha kolaylıkla yutulmuş olur sisamlı pisagor romanize pythagras ho smios mö mö antik iyonya nın en ünlü düşünürlerinden biri olmuş yunan filozof ve pisagorculuğun kurucusuydu politik ve dinî öğretilerini daha çok magna graecia da yayan pisagor önce platon ve aristo nun felsefelerini sonra ise tüm batı felsefesini etkiledi yaşam hikâyesinin çoğu halk efsaneleriyle gölgelendirilmiştir fakat sisam adasında bir mücevher oymacısı olan mnesarchus un oğlu olduğu neredeyse kesindir en popüler önermesi pisagor un teoremidir pisagor ve öğrencileri her şeyin matematikle ilgili olduğuna sayıların nihai gerçek olduğuna matematik aracılığıyla her şeyin tahmin edilebileceğine ve ölçülebileceğine inanmışlardır pisagor yunanistan daki sisam adası nda doğmuştur yüzük taşı yapımcısı mnesarkhos un oğludur ilk eğitimini doğduğu adada almış daha sonraları ticaret için babasıyla farklı şehirlere gitmiştir tales in öğrencisi olan pisagor tales in isteği ile dönemin matematikteki öncü ülkesi mısır a gitmiş ve antiphon un erdemde sivrilenler üzerine adlı eserine göre orada mısır dilini öğrenmiştir döndüğünde sisam adası nın tiran polykrates in baskısı altında olduğunu görünce italya nın güneyindeki bir yunan kenti olan crotone ye gitmiştir burada efsanevî şarkıcı orpheus un kurduğu orfeusçuluk etkisine kalarak gizli bir dinsel topluluk kurmuştur kurduğu bu topluluk ile pisagor aynı zamanda siyasi bir rol de üstlenmiştir kendilerini matematikçiler mathematikhoi olarak adlandıran bu topluluktakiler kişisel hiçbir şeye sahip olmadan okulda yaşıyor ve ruh göçü öğretisi ile et yemiyorlardı bu matematikçiler topluluğuna dinleyiciler akousmatikhoi olarak adlandırılan öğrencileri de katılıyor fakat onların et yememe gibi zorunlulukları olmuyordu topluluk hem bir okul hem de bir kardeşlik derneği gibi işlev görüyordu pisagor un öğrencileri kendilerini pisagorcular olarak adlandırıyorlardı pisagorcuların iki yüzyıl sonra öklid in ögeler adlı eserinde yazdığı aksiyomatik geometrinin başlangıcında etkileri olmuştur pisagorcuların çiğnenmesi hâlinde cezasının ölüm olduğu sessizlik kuralları vardı çünkü bir insanın sözlerini genellikle dikkatsizce söylediğine inanıyorlar ve bir insan eğer ne söyleyeceği konusunda şüphe duyarsa susmalıydı diğer bir kural ise acısı çoğalırken bir adama acısını unutması konusunda ısrar etmemekti çünkü kaygısızlığı desteklemek büyük bir suçtu ayrıca pisagorcular biri evden çıktığında öfke onun uşağı olmasın diye geri dönmemesini söylerlerdi bu aksiyon onlara matematik tanrı ve evren hakkında hiçbir şeyi öğrenmemenin yine bunlar hakkında çok az bir şey bilmekten daha iyi olduğunu anlatıyordu pisagorcular ikiye ayrılıyordu matematikçiler ve dinleyiciler matematikçiler daha detaylı bir eğitim görürken dinleyiciler pisagor un yazılarının özetlerini duyabiliyorlardı dinleyicilerin pisagor u görmeye ve tapımın sırlarını öğrenmeye izinleri yoktu genelde davranış kurallarını ve erdemi öğreniyorlardı pisagor kadınların bir eşya gibi görüldüğü ve işlerinin sadece evi yönetmek olduğu bir zamanda onların toplulukta eşit şekilde çalışmalarına izin verdi orfeusçu tapımın üyesi olan brontinus un kızı ve pisagor un eşi olan theano da bir matematikçiydi petron her kenarında dünyanın yer aldığı eşkenar üçgen biçiminde düzenlenmiş dünyanın var olduğunu söylüyordu geriye kalan üç dünya üçgenin köşelerinde bulunuyordu ama ardı ardına sıralanmış bu dünyalar birbirlerine değiyor ve bir halka halinde sakin dönmüyorlardı metapontlu hippasos ile ephesoslu herakleitos sürekli hareket halinde ve sınırlı olan tek bir evren kabul ediyorlar alkmaion a göre sağlık yaş kuru soğuk ve sıcak gibi güçlerin dengede kalması vasıtasıyla korunmaktadır aralarından birinin tek başına egemenliği hastalığın nedenidir çünkü bunlardan birinin tek başına egemenliği zararlıdır hastalığın kaynağı mizaçtaki aşırı sıcak ya da soğuk olup nedeni de aşırı ya da az yemektir hastalığın bulunduğu yerin ise kan beyin veya ilik olduğu iddia edilirdi ancak zaman zaman dış nedenlerden dolayı meydana çıkan hastalıklar da tanımlanmıştır örneğin yaşanılan yerin suyunun ya da toprağının niteliği aşırı çalışma işkence ya da benzeri nedenler gibi buna karşılık sağlık niteliklerin dengeli oranda karışımından ileri geldiğini savunuyordu alkmaion un kuran ı kerim de adı geçen bilge lokman hekim olabileceği üzerinde tezler yayımlanmıştır tanrısal şeylerden değersiz olanları alt edilir ve karşıt ilkelerden birleştirilmiş olan philolaos un öğretisinde sınırlıdan ve sınırsızdan oluşan tek bir evren tanımlanır kimileri onlara göre en büyük yemin olan en yetkin olduğuna inandıkları sayıyı yani sayısını meydana getiren dörtlükü de sağlığın ilk nedeni diye öne sürmüştür philolaos da bunlar arasında yer alır matematikçiler bana mükemmel bilgiler kazanmış gibi geliyor ve şeyleri gerçeklikteki biçimleriyle doğru kavramış olmaları bir mucize değildir çünkü evren bütünün doğası hakkında doğru bilgiler kazandıkları için şeylerin niteliklerini de doğru kavramış olmaları çok doğaldı bu yüzden bize yıldızların hızı doğuş ve batışları hakkında seçik bilgiler aktardılar ve aynı şekilde geometri aritmetik gök küreler ve hiç de az olmamak üzere müzik hakkında da zira bu bilimler birbirlerine çok yakın görünüyorlar çünkü bunlar var olanın birbirine çok yakın ilk biçimleriyle meşgul oluyorlar bir anlatıya göre demirciler çalışırken örslerinden çıkan sesi duyan pisagor bunun çok uyumlu olduğunu düşünmüş ve doğa kanunları buna izin veriyorsa bu kanunlar matematikseldir demiştir bundan hareketle notaların matematiksel formüllere dönüştürülebileceğini keşfetmiştir böylece matematik ve müzik arasında bağlantı kurmuştur ayrıca ses perdesi ile tel uzunluğu arasında bir ilişki olduğunu bulmuştur daha sonra bir monokord yani tek telli bir çalgı üzerinde telin uzunluğunu belli oranlarda değiştirdiğinde bugünkü oktav gam dizisinde sekiz notalık ses aralığı uint gam dizisinde beş notalık ses aralığı ve uart ı gam dizisinde dört notalık ses aralığı bulmuştur bunların ise gergin tel üzerinde sırasıyla ve lük aritmetik oranlarla ifade edilen uzunluklara karşılık olduğunu ortaya koymuştur böylece ilk dört sayı ve onlar arasındaki oranlarla o zamana kadar müzisyenlerin bile zor farkına varabildiği ses aralıklarının kesin ve matematiksel bir dille ifade edilebilir olduğunu keşfetmiştir ondan sonrakiler sayı oranlarında seslerin gizli bağlantılarını aramaya girişip bir sesin niteliği ile ses dizisindeki yerini bu sese karşılık olan sayının niteliği ve sayılar dizisindeki yeri ile bir tutmuşlardı matematik ile böylesine yakından uğraşan pisagorcular sayılardan edindikleri bilgileri genelleştirerek sayıları bütün varlığın ilkeleri arkhe yapmışlardır bir sayısı temel sayıdır tek ve çift sayıları meydana getirendir sayıların ve varlıkların sonsuz dizisi birden çıkar iki türlü bir vardır ilki bütün sayılar varlıklar zincirinin içinden çıktığı ve sonuç olarak da onları içeren kuşatan özetleyen karşıtı olmayan mutlak birdir bütün varlıkların değişmez ilkesi ve ebedî kaynağı sarsılmaz ilkesidir iki sayısı dişiliği ve doğanın bu dişilikten geldiğini ifade eder üç sayısı uyum ve düzenle maddenin içerdiği üçlü öğeyi temsil eder bu sayı başlangıcı ortası ve sonu olan ilk rakamdır yetkin bir sayıdır dört tanrısal gücü simgeler ilk çift sayı olan ikinin kendisi ile çarpımından elde edilen bu sayı adaletin de simgesidir beş sayısı evliliğin simgesidir altı organik ve hayati varlıkların türlü şekillerini gösterir burada dişilik ilkesi olan erkeklik ilkesi olan mutlak ile birleştiği için soyların devamını da gösterir yedi sayısı kritik sayıları temsil eder örneğin yedi günlük yedi aylık ya da yedi yıllık dönemlerin varlıkların gelişiminde baskın rolleri vardır sekiz sayısı akıl ahlak ve erdemin temsilcisidir dokuz sayısı mutlak bir ayrı tutulacak olursa ilk tek sayı üç ün karesidir o da dört sayısı gibi adaleti temsil eder on sayısı yetkin bir sayıdır her şey ondan çıkar yaşamın ilkesi ve yol göstericisidir göksel ve tanrısal olduğu kadar insanidir eğer onlu olmasaydı her şey belirsizlik içinde ve karanlıkta kalırdı bütün sayıların temelidir on sayısının içinde ilk olarak eşit sayıda tekler ve çiftler bir araya gelmiştir ve pisagorcuların bilim alanında en büyük başarıları astronomidedir ilk defa olarak yeri evrenin merkezi olmaktan çıkarmışlar onu küre şeklinde düşünmüşler ve yerin evrenin ortasındaki görünmeyen merkezi ateşin etrafında dolandığını söylemişlerdir merkezi ateşin etrafında batıdan doğuya olmak üzere on tane gök cismi sphairoslara saydam kürelere takılmış olarak dönmektedir yer karşıyer bunu da göremeyiz güneş ay o zaman bilinen beş gezegen ile duran yıldızlar gökü güneş tutulması ay yer ile güneşin arasına girince ay tutulması da yerin ya da karşı yerin gölgesi ay üzerine düşünce olur bütün hızla giden şeyler bir ses çıkarırlar dolayısıyla yıldızlar da bir ses çıkarırlar bu sesin yüksekliği yıldızın merkezinin ateşe olan uzaklığıyla orantılıdır böylece göklerin de bir musikisi vardır ama bunu sıradan ölümlüler işitemezler pisagorcuların simgesi tetraktystir bir sayısının geometrideki karşılığı noktadır iki nokta yan yana getirildiğinde ise bir doğru ya da çizgi elde edilir bu da iki sayısının karşılığıdır ve artık elimizde uzunluğu olan bir şekil vardır üç sayısı ise üçgene karşı gelir ve düzlemi temsil eder dört sayısı dört yüzlü bir şeklin karşılığı olup artık ortaya bir cisim çıkmıştır bir dik açılı üçgende dik kenarların her birinin uzunluklarının karelerinin toplamları hipotenüsün uzunluğunun karesine eşittir bu teoremin matematik formülle ifadesi şöyledir c a b platon a olan etkisi r m hare e göre üç konudadır platon un üçüncü kuşak pisagorcular dan geometriye birçok katkısı olan ve öklid in öğeler adlı eserinde aksettirdiği arkhytas tan etkilendiği açıktır antik roma efsanelerinde ikinci kral numma pompilius un pisagor un öğrencilerinden biri olduğu söylenir pisagor matematik çalışmalarına adanmış pisagor kardeşliği adında gizli bir topluluk kurmuştur bu sonradan birçok ezoterik grubu etkilemiştir pisagor toplumu bir vücuda benzetir bu konuda insan yapısının ana parça olduğunu belirtir akıl bilgelik ruh cesaret ve maddi ihtiyaçlardır toplum da böyledir akıllı kişiler toplumu idare etmeli cesaretli kişiler asker olmalı toplumun maddi ihtiyaçlarını ise üretim yapan halk karşılamalıydı piagor a göre toplumda adaletin gerçekleşmesi için bu sınıfların kendi arasında değil kendi içinde eşitliği olmalıdır yani yöneticiler kendi arasında askerler kendi arasında halk da kendi arasında eşittir bu hiyerarşik eşitsizlik anlayışı reenkarnasyon inancında kendisine dayanak bulur pisagor a göre ruhlar bu dünyada iyi eylemlerde bulunup erdemli olmak için çabalarlarsa sonraki hayatlarında bir üst sınıfa uygun karakterli ve yetenekli bir şekilde doğacaklardır eğer kötü eylemlerde bulundularsa daha aşağı bir sınıfa uygun olarak hatta bitki ve hayvanlar aleminde doğacaklardır maddî isteklerin ve dünya malının kölesi gibi olan halk erdemsizdir ve bu yüzden ruh bakımından aşağı düzeydedir şan ve şeref peşindeki asker sınıfı ve aklıyla hareket eden yönetici sınıfı ise daha üstündür pisagor bu yüzden insanlara aşırılıktan kaçınıp ölçülü olmayı öğütler herodot un bizlere aktardığına göre heradot un bize aktardığı gibi ruh göçü öğretisini pythagoras mısır dan alıp yunan dünyasına ithal etmemiştir çünkü mısır da ruhun ölümden sonra varlığını sürdürdüğü fikri mevcut olmakla birlikte onun bedenden bedene dolaştığı fikri mevcut değildir bu öğretiye göre ruh ölümsüzdür insanın bu dünyada işlemiş olduğu kötülüklerin veya yapmış oldukları iyiliklerin sonucu olarak insanın ölümünden sonra değerce daha aşağı veya daha yukarı varlıkların bedenlerine göç eder böylece o sürekli bri yeniden doğuşlar çarkı na tabi olur ancak insanın çok dürüst çok erdemli bir hayat sürmesi sonucunda bu doğuş çarkından kurtulması saf hale gelmesi ana vatanına yani tanrısal alana dönmesi mümkün olur bir anlatıya göre pisagor un en büyük başarısı müziğin sayılarının orantılı aralıklarına dayandığını keşfetmesidir pisagor evrenin bu sayıların toplamı olan sayısına dayandığını söylemiştir onun ardından hippasos irrasyonel sayıları keşfetmiştir fakat pisagor için bu düşünülemez bir şeydi ve bu konu yüzünden hippasos un öldürüldüğü söylenir ayrıca kare keşfetmişlerdir örneğin bir kare sayıdır yine bir kare sayıdır dünyanın yuvarlak olduğunu her gezegenin bir ekseni olduğunu ve gezegenlerin bir merkezi noktada döndüklerini söyleyen ilk kişilerden biriydi bu noktayı önce dünya olarak belirlese de sonradan bu düşünceden vazgeçip gezegenlerin merkezi bir ateş etrafında döndüğünü söylemiştir ama bu ateşi asla güneş olarak tanımlamamıştır ayrıca ay ın başka bir gezegen olduğuna inanmış ve ona karşı dünya demiştir bildiğimiz kadarıyla pisagor öğretilerini sözle yaymıştır onunla ve öğretileriyle ilgili bilgileri öğrencilerinin yazılarından alıyoruz fakat diogenes laertios un eserinde belirttiği üzere pisagor un da eserleri vardır ezoterizm de pisagor büyük inisiyelerden biri olarak kabul edilir delphoi te mısır ın teb ve memfis kentlerinde ve babil de bulunmuş olan pisagor inisiyatik eğitim aldıktan ve uzun gezilerinden sonra taranto körfezi nin uç noktasındaki bir dor site devlet i olan croton da crotona bir enstitü açarak kendi ezoterik ekolünü kurmuştur inisiyatik niteliğinin yanı sıra bilimler akademisi niteliği taşıyan bu enstitüde dinler ve manevi bilimlerin yanı sıra maddi bilimler fizik matematik siyaset bilimi vs de öğretilmekteydi pisagor bu bilimlere insan bilgisinin tümünü kuşatan anlamında matemata lar adını vermişti ki bilindiği gibi matematik sözcüğü bu terimden doğmuştur pisagor a göre tüm felsefe ve dinlerde hakikatin verite dağınık ışınları yer almaktaysa da bu ışınların merkezi ezoterik doktrindi ayrıca hakikate ulaşmada öncelikle sezgi gerekliydi gözlem ve muhakeme yeterli değildi pisagor croton da inisiyatik eğitim yoluyla yönetici sınıfın liyakate göre atama yla seçilen bilgelerden inisiyelerden oluştuğu yönetim modelini uygulamayı amaçlıyordu platon un sonradan devlet adlı eserinde söz edeceği bu yönetim rejimini kimilerine göre dünyada ya da yıl içinde pratiğe geçirebilmiş tek kişi pisagor olmuştur bu yönetim rejimi şöyle açıklanır zamanla enstitü nün gitgide güç kazanması pisagorcular a croton site devlet in yönetimini ellerine almalarını sağlamıştı pisagor buraya gelmeden önce aristokratlardan zengin yurttaşlardan oluşan ler meclisince senatosunca yönetilen croton artık inisiyeden oluşan bir konsey tarafından yönetiliyordu pisagor cu yapılaşma giderek güney italya nın diğer kentlerine ve akdeniz deki bazı adalara da sıçramaya başladı fakat çıkarları zedelenenler ve inisiyasyona alınmayanlar bir süre sonra karşılık vermekte gecikmediler bundan sonra gelişen olaylar hakkında kaynaklar farklı bilgiler vermektedir kimilerine göre pisagor dahil en üst düzeyli inisiyelerin hemen hemen hepsi öldürülmüş kimilerine göre de pisagor kaçmayı başarmış ve metapontium kentinde yüz yaşına yaklaşırken eceliyle ölmüştür pisagor teoremi veya pisagor bağıntısı öklid geometrisinde üçgenin kenarları arasındaki temel ilişkiyi kuran ilk teoremlerden biridir teoreme gerçek hayattan örnek olarak telli çalgıları gösterebiliriz telin uzunluğu arttıkça titreşim artar prensibine dayanır pisagor un denklemi olarak da isimlendirilen bu teorem a b ve c kenarlarının arasındaki ilişki şu şeklide açıklar burada c hipotenüsün uzunluğunu a ve b üçgenin diğer iki tarafının uzunluklarını temsil eder tarihî anlamda çok tartışılan teorem adını eski yunan filozof ve matematikçi pythagoras dan mö mö almıştır bu teorem birçok matematiksel teoremin ispatlanmasını sağlamıştır binlerce yıl öncesine dayanan geometrik ispatlar ve cebirsel ispatlar da dahil olmak üzere bu çok çeşitlidir bu teorem yüksek boyutlu uzaylardan öklid olmayan uzaylara doğru üçgen olmayan nesnelere ve aslında hiç üçgen olmayan nesnelere n boyutlu katılara çeşitli şekillerle entegre edilip genelleştirilebilir pisagor teoremi matematiksel soyutlamanın mistik ya da entelektüel gücün sembolü olarak matematiğin ilgisini çekmiştir edebiyat sinema müzikal şarkı ve çizgi filmlerde de popüler olmuştur şekilde gösterilen iki büyük karenin her biri dört özdeş üçgen içerir ve iki büyük kare arasındaki tek fark üçgenlerin farklı şekilde konumlandırılmasıdır bu nedenle iki büyük karenin her birinin içindeki beyaz boşluk eşit alana sahip olmalıdır beyaz boşluğun alanını eşitlemek pisagor teoremini verir e d heath öklid in elementler i ndeki önerme i üzerine yaptığı yorumda bu kanıtı verir ve bretschneider ve hankel in pisagor un bu ispatı biliyor olabileceğine dair önerilerinden bahseder heath pisagor teoreminin ispatı için farklı bir öneriyi destekliyordu ancak tartışmasının başlangıcından itibaren şunu kabul ediyor pisagor dan sonraki ilk beş yüzyıla ait olan yunan edebiyatı bu veya buna benzer herhangi büyük bir keşfi belirten hiçbir ifade içermiyor son araştırmalar pisagor un matematiğin babası olma rolünde yüksek olasılık gösterdi ancak bu konudaki tartışmalar devam ediyor eğer c hipotenüs uzunluğunu a ve b diğer iki tarafın uzunluğunu gösteriyorsa pisagor teoremi cebirsel olarak şöyle ifade edilir hem a hem de bnin uzunlukları biliniyorsa c şu şekilde hesaplanır hipotenüs cnin ve en az bir tarafın a veya b uzunluğu biliniyorsa diğer tarafın uzunluğu şu şekilde hesaplanır pisagor denklemi dik üçgenin kenarlarını basit bir şekilde ilişkilendirir böylece herhangi bir iki tarafın uzunluğu biliniyorsa üçüncü tarafın uzunluğu bulunabilir teoremin başka bir sonucu herhangi bir dik üçgende hipotenüsün diğer taraflardan herhangi birinden daha büyük ancak toplamlarından daha az olmasıdır bu teoremin genelleştirilmesi diğer iki tarafın uzunlukları ve aralarındaki açı göz önüne alındığında herhangi bir üçgenin herhangi bir tarafının uzunluğunun hesaplanmasını sağlayan kosinüs yasasıdır diğer taraflar arasındaki açı dikaçı ise kosinüs yasası pisagor denklemine indirgenir matematikte pisagor teoremi öklid geometrisinde bir dik üçgenin kenarı için bir bağıntıdır bilinen en eski matematiksel teoremlerden biridir teorem sonradan mö yüzyılda yunan filozof ve matematikçi pisagor a atfen isimlendirilmiş ise de hindu yunan çinli ve babilli matematikçiler teoremin unsurlarını o yaşamadan önce bilmekteydiler pisagor teoreminin bilinen ilk ispatı öklid in elementler eserinde bulunabilir bu teoremin diğer birçok teoremden daha fazla ispatı olabilir ikinci dereceden karşılıklılık yasası bu ayrım için başka bir rakiptir sadece the pythagorean proposition kitabı ispat içeriyor bu ispat benzer iki üçgenin kenar oranlarına yani benzer üçgenlere karşılık gelen herhangi iki kenarın birbirine oranına üçkenlerin boyutuna bakılmaksızın aynı olmasına dayanmaktadır abc şekilde gösterildiği gibi cye uzanan dik açılı bir dik üçgeni temsil etsin yüksekliği c noktasından olsun ve h ile ab doğrusu üzerinde kesişsin h hipotenüs cnin uzunluğunu d ve eye bölsün yeni ach üçgeni abc üçgeni ile benzer olsun çünkü her ikisi de bir dik açıya sahip yükseklik tanımına göre ve açıyı ada paylaşsınlar bu üçüncü açı nın her iki üçgende de aynı olacağı anlamına gelir üçgenlerin benzerliğinin ispatı üçgen varsayımını gerektirir bir üçgendeki açıların toplamı iki dik açıya eşit ve paralel postülata eşdeğerdir varsayımla eşdeğerdir üçgenlerin benzerliği karşılık gelen tarafların oranlarının eşitliğine yol açar ilk sonuç açısının kosinüslerine eşittir ikinci sonuç ise sinüslerine eşittir bu iki eşitliğin toplanması birkaç basitleştirmeden sonra pisagor teoremini şöyle ifade eder en yaygın olarak karşılaşılan örneklerden biri üçgenidir bu komşu kenarları sırasıyla birim birim ve karşı kenarı birim olan bir dik üçgeni temsil eder diğer örnekleri ise şiir düz kelime anlamına ek olmak üzere ya da yerine anlamlar oluşturmak için dilin ses estetiği veya ses sembolizmi ve ölçü gibi estetik ve ritmik özelliklerini kullanan bir edebiyat türüdür şiir sümerlerin gılgamış destanı na kadar uzanan köklü bir tarihe sahiptir ilk şiirler çince de olduğu gibi halk şarkılarından ya da sanskritçe vedalar zerdüştlük inancının gataları ve homeros un ilyada ya da odysseiası gibi destanların yeniden sözlü anlatım ihtiyacından ortaya çıkmıştır şiirin tanımlanması için antik dönemdeki çalışmalar aristoteles in poetikasında olduğu gibi konuşmanın retorik drama şarkı ve komedide kullanımına odaklanmıştır daha sonraki çalışmalar yineleme mısra biçimi ve kafiye gibi özelliklere yoğunlaşmış ve şiiri tartışmasız olarak bilgilendirici düz yazı formlarından ayıran estetik konusuna vurgu yapmıştır yirminci yüzyılın ortalarından itibaren şiir dile yön veren temel yaratıcı güç olarak daha fazla anılır olmuştur şiir sözcüklere farklı yorumlar getirmek veya onlardan kaynaklanan duygusal tepkiler yaratmak için biçim ve bir araya getirmeleri kullanır asonans aliterasyon yansıma ve ritim gibi araçlar müzikal veya arpağ etkisi oluşturmak için bazen kullanılmaktadır şiir dilinin anlam belirsizliği sembolizm ironi ve diğer stilleri gibi araçları şiiri farklı yorumlamalara uygun hâle getirir benzer biçimde mecaz benzetme ve mecaz ı mürsel gibi konuşmanın öğeleri daha önce algılanmamış farklı imajlar arasında bir anlam katmanı içeren bir ilişki kurmaktadır kafiye ve ritim kurgusu içinde şiirin sözleri arasında da benzer yakınlıklar kurulabilir bazı şiir biçimleri şairin yazdığı dilin özelliğine bir yanıt ve ait olduğu kültüre ve türe özgüdür dante goethe mickiewicz ve mevlânâ celâleddîn î rmî tarafından yazılan şiirleri okumaya alışık okurlar şiirin her zaman kafiye ve ölçü ile yazıldığını düşünebilir ne var ki kimi kutsal metinlerde olduğu gibi ritim ve ses estetiği oluşturmak amaçlayan şiir gelenekleri de vardır modern şiirin çoğunluğu şiir geleneğine eleştiri üzerine kuruludur bunu yaparken birçok unsurun yanı sıra ses estetiği ilkeleriyle oynayıp test etmekte bazen bunu kafiye ve ritimde de yapmaktadır günümüzün küreselleşen dünyasında şairler artan oranda farklı kültür ve dillerden biçimleri tarzları ve teknikleri uyarlamaktadır türkçe de karşılık olarak koşuk yır özün gibi sözcükler önerilmişse de hiçbiri yaygınlık kazanamamıştır günümüzde koşuk nazım karşılığı olarak kullanılmakta ise de nazım ve şiiri birbirine karıştırmamak gerekir birincisi yalnızca bir anlatım yoludur geçmişte şiirin uyak ölçü nazım biçimleri gibi biçimsel özelliklerden ayrı düşünülmemesi sebebiyle şiirle nazım eş anlamlı sayılmışsa da günümüzde bu düşünce aşılmış ve edebiyatın şiirle birlikte başladığı düşüncesinde fikir birliği oluşmuştur yahya kemal beyatlı şiiri bildiğimiz musikiden farklı bir musiki olarak tanımlarken cahit sıtkı tarancı ya göre şiir kelimelerle güzel şekiller kurma sanatıdır ahmet haşim şiiri söz ile musiki arasında olan fakat sözden ziyade musikiye yakın olan bir lisan olarak tanımlar necip fazıl kısakürek ise şiir için mutlak hakikati arama işidir der uygur kağanlığı çince yıllar arasında varlığını sürdüren türk kağanlığı uygur soylularının yönetimi altında oluşmuş bir kabileler federasyonuydu çin kaynaklarında huei ho wei ho huei hu wei u er vb şekilde görülen uygur adının anlamı te yazılan chiu wu tai shihde şahin süratiyle dolaşan ve hücum eden şeklinde açıklanmaktadır fakat bunun bir yakıştırma olduğu bellidir etimolojik olarak uygur adının uy takip etmek gur salgur gibi tarzında ortaya çıktığı ileri sürülmüş ise de o tarihlerde kullanılan türkçe de de takip etmek manasındaki eylem kökünün ud biçiminde olduğu antitezinden hareketle sözcüğün oy oymak baskı yapmak gur ve kuvvetli bir olasılıkla uy akraba müttefik gur şeklinde türediği savunulmaktadır nitekim tarihsel süreçte ortaya çıkan on uygur federatif adının on müttefik manasına kullanılmış olma olasılığı tarihsel gerçeklik açısından ağır basar uygur adıyla ilgili bir diğer mes ele ise islam kaynaklarında her zaman ve çin kaynaklarında bazen kendilerine verilen dokuz oğuz adının kökeni ve ne şekilde ortaya çıktığıdır aslında uygurlar dan ayrı bir budun boylar birliği ulus olan dokuz oğuzlar göktürk siyasi otoritesinin dayandığı topluluk idi bu anlamda ayrı bir etnik yapı oluşturmayıp bizâtihî türk budununu oluşturan boylara verilen isimdi zaten çin kaynaklarında kendilerinden türklerin dokuz kabilesi göktürkler den ise dokuz kabilenin türkleri diye bahsedilmesi nitelik yönünden benzerliği ortaya koymaktadır işte bu dokuz oğuz boylarına başka bir deyişle dokuz adet oğuz boyuna dokuz oymaktan oluşan uygur boyunun eklenmesiyle on uygur denilen siyasal birlik ortaya çıkmıştır ve böylece uygur adı ile dokuz oğuz adı birlikte ve bazen karıştırılarak kullanılagelmiştir uygurlar hakkındaki bilgiler çin yıllıkları ile göktürk ve uygur kitabelerinde bulunmaktadır uygur kelimesine çeşitli anlamlar verilmekle birlikte en kabul göreni akraba müttefik anlamında olanıdır uygurlar çin kaynaklarında hunların soyundan gösterilmektedir v yüzyılda orta asya nın büyük bir kısmına yayılmış olan töleslerin bir boyu olarak karşımıza çıkmaktadır uygurlar bu dönemde kao çı yüksek tekerlekli arabalılar adıyla bilinmekteydiler orhun kitabeleri nde ise dokuz oğuz adı ile anılıyorlardı uygurlar orhun ve selenge vadilerinin yerli kavimleri idiler bunlar göktürk devleti kurulunca onların hâkimiyetini tanıdılar orhun irmağı kıyısında başkenti ordu balık kentini kuran ilk uygur kağanı kutluk bilge kül iki yıllık bir hükümdarlıktan sonra de öldü yerine oğlu moyen çor kağan oldu moyen çor un etkinliklerini orhun selenga ırmakları arasındaki şine usu gölü yakınında diktirdiği bengü taş tan izlemek mümkündür buna göre öncelikle aralarında hep yakın ilişkiler olan dokuz oğuz boylarını derledi ardından orhun ötüken bölgesinin etrafında konan göçen ve türkçe konuşan boyları denetimi altına alma politikası gütmeye başladı bu çerçevede kuzeyde yenisey nehri havalisindeki kırgızlar la altay dağları ile tanrı dağları arasında bulunan karluklar ve onlara yardım eden daha batıdaki türgişler le yenisey obi ve irtiş ırmakları arasında bulunan basmıl dokuz tatar ve çikler le savaşmış bunların tamamını kendi kağanlığına bağlamıştır bu arada savaştığı boylar arasında belirtilen sekiz oğuzlar ın göktürkler in etrafa dağılma sürecine giren asal budunu olma olasılığı yüksektir böylece türk soylu boy ve budunları denetimine alan moyen çor uygur kağanlığını sağlam temellere oturtmuş bulunuyordu yıllar arasında faaliyet göstermiş bir türk devletidir uygurların orta asya politik sahasında etkinleşmesi yüzyılın ortalarına doğru tırmanan arap çin rekabetiyle ilintilidir taraflar kozlarını yılında talas irmağı kenarında yapılan savaşla paylaşmışlar kırgızların yanı sıra karlukların da desteğini alan islam kuvvetleri çin ordusunu dağıtmıştır çin in göktürk kağanlığı nın çöküşü ile yayılma ve nüfus etme olanağı bulduğu tarım havzası nı bugünkü doğu türkistan tamamen boşaltmasına bu boşluğu uygurlar doldurdu bütün tarım havzası uygur kontrolüne girdi yol açan bu yeni durum çin de sonu gelmez olaylar çıkmasına sebep olmuştur bu olayların en önemlisi soğu kökenli olup annesi göktürk çin ordusunda etkin pozisyonda bulunan an lu şan adındaki bir komutanın bin kişilik bir kuvvetle çin başkentleri lo yang ve çang an ı zaptetmesiydi moyen çur tang imparatoru o dönemde çin i yöneten hanedan su tsung un yardım çağrısına olumlu yanıt verdi çin e giren moyen çor başkentleri geri almakta zorlanmadı bunun çin e maliyeti hiç de azımsanamayacak derecedeydi bin top ipek ve hatun adayı bir prenses alp kutluk bilge ve ardılları olan ve neredeyse tamamı ay tengri de kut ya da ülüg bulduklarını belirten adlar taşıyan kağanlar döneminde tibetliler in çin e baskısı iyice arttı üstelik bu kez beş balık havalisine hakim olan şa to türkleri ile de ittifak kuran tibetliler uygurlar ın çin ile aralarında kurduğu ticari siyasi ve askerî dengeleri sarsmaktaydı hattâ bazı kağanların devrilmesinde tibetliler in çin e yaptıkları akınların önlenememesi etkili oluyordu bir ara ediz boyundan kutluk kağan döneminde refah ve huzur seviyesine çıkıldıysa da tibetliler in doğu türkistan a sızmaları ve kırgızlar ın kuzeyden baskıları devletin sonunu getirdi maniheizm nin gittikçe yaygınlaştığı anlaşılan ve toplum yapısı iyice değişen uygurlar ın hemen yanıbaşında bulunan göçebe savaşçı özelliklerinden hiçbir şey kaybetmemiş olan kırgızlar yılında ordu balıg ı basarak son uygur kağanı ho sa yı öldürdüler ahaliyi kılıçtan geçirdiler ötüken de devletleri yıkılan uygurlar yurtlarını terk ederek karluk ülkesine çungarya kan çou ya ve yoğun bir şekilde iç asya tarım havzası na göç ettiler türk boyları arasında tarım toplumunun ilk örnekleri bu dönemde görülür tarım yapabilmek için şehirler kurulmuştur göçer hayatın izin vermediği kültür birikimi sağlanmıştır günümüz türk devletlerine varan birçok özellik ilk olarak uygurlarda görülür ibn fadlan dönemin seyyahlarında uygur kültürünün zenginliğinden bahsedilmiş birçok dinin bir arada yaşaması betimlenmiştir türklerin ata dini olan tengricilik ile budizm maniheizm nesturi hristiyanlık bir arada ve problemsiz şekilde yaşamaktaydı devlet özellikleri açısından çinlilerce ilginç bulunup incelemek için elçiler yollanıyordu budizme geçiş de çinli elçiler vasıtasıyla olmuş uygurlar diğer kültürler altında ezilmemek için dünyada pek kabul görmeyen maniheizmi tercih etmiştir mani dini yine bögü kağan zamanında resmî din hâline gelmiştir sonunda budist yoğunluklu diğer dinlerin de rahat yaşandığı bir devlet ortaya çıkmıştır ilk hukuk sivil örgütlenme vergi spor müzik terimler bu dönemde ortaya çıkmıştır bozkır hayatının anarşik yapısına karşılık uygurlarda hoşgörü ve refah içinde yaşanıyordu bu özellikler o dönemden kalan binlerce hukuk sivil ve devlet yazmalarında görülebilir ilerleyen dönemlerde kansu da yaşayan uygurlar buda dinine geçtiler uygurlar ilk zamanlar göktürk alfabesini kullanmış daha sonra ise uygur alfabesini geliştirmişlerdir moğol devlet teşkilatında görev alan uygur asıllı insanların etkisiyle uygur harfleri moğal ve mançurların da yazısı hâline geldi uygur yazısı fatih sultan mehmed zamanında da istanbul daki sarayda öğretilmiştir fatih in otluk beli fetihnamesi uygur harfleriyle ve doğu türkçesiyle yazılmıştır uygurlara ait matbaa ve kâğıt tezgâhlarının olduğu da bilinmektedir tengri kağan yılında mani yin e mni mn jio dinine dönmüş daha sonra yeğeni tun bağa tarkan tarafından öldürülmüştür van gölü vana li bitlis ili sınırları içerisinde bulunan nemrut volkanik dağının patlaması sonucu bölgedeki tektonik çöküntü alanının önünün kapanmasıyla oluşmuş bir volkanik set gölüdür çok sayıda koyu bulunan van gölü nün yüzölçümü km dir van gölü hem tatlısu hem de deniz ekosistemlerinden farklı bir sucul ekosistemdir suları tuzlu ve sodalıdır göl suyu tuzluluk oranı o ph sı ise dir bu yüzden van gölü yüksek rakıma ve sert kışlara rağmen donmaz göl su seviyesi iklime bağlı olarak yükselip düşmektedir ancak ortalama olarak denizden yüksekliği metredir gölün ortalama derinliği m en derin yeri ise metredir yeni yapılan çalışmalar ile gölün yaşının yıl olduğu belirlenmiştir gölün doğu bölümünde dört ada vardır bunlar akdamar çarpanak adır ve kuş adalarıdır adalar tarihi ve turistik özelliğe sahiptir ve yılında arkeolojik sit alanı ilan edilmişlerdir van gölü dünyanın en büyük sodalı gölüdür ayrıca türkiye de bulunan en büyük göldür gölün tuzlu sodalı suları biyolojik çeşitliliği sınırlamaktadır gölde bilinen tür fitoplankton tür zooplankton ve iki tür balık yaşamaktadır bunlar inci kefalı chalcalburnus tarichi ve yılında il jandarma komutanlığı su altı timinin van gölü ndeki dalış eğitimi sırasında metre yükseklikteki bir mikrobiyalitin içerisinde yaşadığını tespit ettiği siyah benekli sarı bir balıktır bu yeni balık türü ile ilgili araştırmalar devam etmektedir yılında yapılan araştırmalara göre gölde piyasa değeri milyar dolar olan tonluk uranyum vardır eski yunan coğrafyacıları tarafından thospitis lacus ya da arsissa lacus olarak anılan van gölü nün modern zamanlardaki ismi sınırlarına dahil olduğu van ilinden gelmektedir urartu krallığının başkenti milattan önce ve yüzyıllar arasında gölün doğu kıyılarında kurulmuştur van gölü sahilleri boyunca ve pek çok adalarında ermeni kilise ve manastır kalıntıları bulunabilir en iyi korunanı onuncu yüzyıldaki kutsal haç kilisesi dir akdamar adası ında yer alır kral gagik artzruni tarafından ve yılları arasında inşa edilmiştir dış duvarlardaki rölyefler kutsal kitaba ait âdem ve havva jonah and the whale yunus ve balina davud ve goliath golyat gibi hikâyeler sunar diğer önemli tarihsel anıt gölün doğu kıyısındaki van kalesidir modern van şehri bu kalenin doğusunda yer alır yüz ölçümü km dir denizden yüksekliği m derinliği ise m yi aşmaktadır gölün doğusunda akdamar çarpanak adır ve kuş adaları bulunmaktadır bu adalar turistlik özelliğe sahiptir sit alanı olarak ilan edilmiştir van gölü canavarı van gölü nde yaşadığı ileri sürülen efsanevi bir yaratıktır yılına dek kaynaklarda adından hiç söz edilmeyen yaratığı bugüne dek gördüğünü iddia eden çok sayıda kişi var ama yapılan araştırmalar göldeki ilk canavar vakasının yılında yaşandığını aktarıyor dönemin istanbul da yayın yapan saadet gazetesinin şaban nisan tarihli nolu nüshasında canavarın van gölünde abdest almak isteyen bir kişiyi kapıp göle sürüklediği haberi yer alıyor varlığı gördüklerini söyleyen kişilerin belirttiklerine göre canavar metre uzunluğunda oldukça koyu bir renge sahip sırtında sivri çıkıntıları olan plesiosaurus ya da ichthyosaurus benzeri bir varlıktır zamanla bu varlığı gördüğünü iddia edenlerin sayısı artınca olay basına da yansıdı ve bunun üzerine resmî kurumlar tarafından bölgeye bir bilimsel araştıma ekibi gönderildi ancak yapılan araştırmalar sonucunda gölde olağan dışı herhangi bir varlığın olduğuna ilişkin hiçbir iz bulunamadı coğrafya kapalı bir havza olan van havzası eski muş van çukurluğunun bir parçasıdır kuzey ve güneyinden faylarla sınırlanmış bir çöküntü alanı olan eski muş van çukurluğu miosen sonlarında başlayıp pleistosen de devam eden volkanik faaliyet sonucunda meydana gelen nemrut volkanının oluşturduğu setle iki kısma ayrılmıştır gürbüz avcı nemrut dağı nın doğusunda kalan ve eskiden fırat akarsu sistemine bağlı olan akarsuların dışa akışı kesilmiştir suların nemrut dağı nın oluşturduğu setin arkasında birikmesiyle van gölü ve dolayısıyla van kapalı havzası meydana gelmiştir saraçoğlu akt avcı van gölü havzası güneyden bitlis masifi nin yüksek dağları ihtiyar şahap dağları tarafından çevrelenir batıdan nemrut ve süphan volkan sistemlerinden kuzeyde yer alan taşlıçay pani platosu nun güney kesimlerine doğru ilerleyen hattın yukarı murat havzası nın güneyi ile sınırlayabileceğimiz havza kuzeyden meydan dağı bozdağ muratbaşı hüdavendigar dağları aladağ ve tendürek dağlarıyla çevrelenir havza doğuda van doğusu dağları nın batısında kalan alanları da içine alarak aslında van gölü nün ekolojik ve iklimsel etkilerinin görüldüğü yerler olarak değerlendirilebilir inceleme alanı genelinde paleozoik ten günümüze kadar olan zaman aralığını temsil eden metamorfik mağmatik ve sedimanter kayaç gruplarına ait kayaçlar yüzeylenmektedir bu çalma kapsamında inceleme alanının jeolojik yapısı inceleme alanının büyüklüğü ile yüzeylenen birimlerin yaşları ve kökenleri dikkate alınarak jeolojik birimler sekiz birim altında incelenmiştir inceleme alanının temelinde paleozoik mezozoik yaşlı bitlis masifine ait gnays şist kuvarsit ve mermerler yüzeylenmektedir bu birimleri üst kratese yaşlı ofiyolitik kayaçlar üst kratese paleosen ve alt orta eosen yaşlı volkanik kayaçlar eosen miyosen yaşlı kırıntılı ve karbonatlı kayaçlar pliyosen kuvaterner yaşlı volkanik kayaçlar ve pliyosen kuvaterner yaşlı sedimanter örtü kayaçlar izlemektedir van gölü kıyısında yer alan alüvyal ovaların önemlileri ilıca zilan çayı ve kollarının taşıdığı malzeme ile oluşan erciş ovası bendimahi çayı boyunca uzanan muradiye ovası değirmendere akköprü çayı doni gölardı zemobat gibi küçük akarsu ve mevsimlik derelerin oluşturduğu nispeten büyük olan van ovası adilcevaz ın kuzey doğusunda bulunan arın ovası ve araştırma sahamızın da bir kısmının içinde yer aldığı gölün güney doğu kısmında yer alan km uzunluğunda km kadar genişliğinde ve km lik bir alana sahip olan gevaş gürpınar ovası yer almaktadır van gölü kapalı havzasının göl alanlar dâhil yüzeysel drenaj alan km dir van gölü nün yüzey alan serbest su yüzeyi km ile km arasında değişmekte olup ortalama gölalan ise km olarak hesaplanmıştır van gölü su seviyesi ise metre ile metre arasında değişmekte olup uzun yıllar ortalama su seviyesi ise metredir inceleme alanı van ve bitlis illeri idari sınırlar içinde yer almaktadır dünya nın en büyük sodalı gölü olan van gölü yer almaktadır van gölü gölalan dâhil kapalı havzanın yüzeysel drenaj alanı km olup van gölü kapalı havzasının çevresi ise km olarak hesaplanmıştır km genişliğindeki havza nın tabanına van gölü yerleşmiştir tuzluluk oranıyla bir soda gölü olan van gölü km yüzey alanı km hacmi km drenaj alanı ve maksimum metre derinliği ile türkiye nin kara içerisindeki en büyük su kütlesidir su yüzeyinin denizden yüksekliği son yıllarda metreyi bulmuştur van gölü kuvaterner devri boyunca süren iklim değişimlerinde fazlaca etkilenmiş bir kapalı havza gölüdür göle dökülen engil çayı nın yaptığı deltalar farklı yüksekliklerde yer alır göl yüzeyinin daha yüksek olduğu iki dönemde oluşan deltalardan birisi m ikincisi m seviyelerindedir engil çayı nın günümüzde oluşturduğu aktüel delta ağzı da yıllara göre değişimler göstermektedir engil deltasının batı ucunda yer alan dilkaya höyüğü seviye değişimlerinden fazlaca etkilenmiştir gölün yükseldiği dönemlerde höyüğün yarısı yok olmuş batı kısmı faleze dönmüştür yağışların göle ulaşması birkaç yıl alabilmektedir yüksek ve karasal iklime sahip havzada yağışlar kar şeklindedir karların erimesi yer altına sızması ve bu yoldan göle ulaşması birkaç yıl gecikmektedir göl yüzeyinin en fazla yüksekliğe eriştiği yılı yağış az iken en fazla yağış üç yıl önce te düşmüştür yani te düşen yağış göle ancak üç yıl sonra da ulaşmıştır yılları arasında gölde afet boyutunda yükselme yaşanmıştır göl çevresindeki yollar evler ve tarım alanları zarar görmüştür göl en düşük seviyeye te m en yüksek seviyeye da m ulaşmıştır maksimum ve minumum seviye farkı m dir ilhan usmanbaş d ekim ayvalık istanbul türk klasik ve elektronik müzik bestecisi müzik öğretmeni on iki yaşında kendi kendine viyolonsel çalmaya başlamış ve galatasaray lisesi ndeki öğrenciliği boyunca müzik çalışmalarını sezai asal la yürütmüştür de liseyi bitirince istanbul edebiyat fakültesi ve belediye konservatuvarı nda öğrenciliğe başlamıştır cemal reşit rey in armoni ve sezai asal ın viyolonsel derslerini izlemiş ve de ankara devlet konservatuvarı nın kompozisyon bölümü ne geçerek hasan ferid alnar la armoni kontrpuan ve kompozisyon ahmet adnan saygun la kompozisyon david zirkin le viyolonsel ulvi cemal erkin le piyano çalışmıştır de ankara devlet konservatuvarı nın ileri döneminden mezun oldu aynı yıl soprano atıfet usmanbaş ile evlendi henüz öğrenciyken yazdığı ilk orkestra yapıtı mozart tan esinlendiği küçük gece müziği dir yine aynı yıl içinde usmanbaş ı yeni arayışlar içinde görüyoruz sartre ve leibowitz in yazılarını ve kitaplarını fransızca dan izlemeye başlamış alban berg in wozzeck operasını kitaplıkta keşfederek bülent arel le birlikte öteki çağdaş bestecilerin yapıtlarını incelemeye seslendirmeye girişmiştir konservatuvar öğrencisi olmayan genç bestecilerden ertuğrul oğuz fırat la arkadaşlığın başlaması da bu yıllardadır usmanbaş türkiye de uzun yıllar sürdürdüğü kompozisyon öğretmenliği koşutunda kitaplar ve çeviriler yayınlamış kongre bildirileri ve makaleler yazmıştır başlıcaları arasında sayılabilir ilhan usmanbaş ın yapıtlarına ilişkin nota koleksiyonu sevda cenap and müzik vakfı belgeliğindedir teorem sonlu sayıda bölgeden oluşan bir harita birbirine sonsuz sayıda nokta boyunca komşu olan iki bölgenin renkleri birbirinden farklı olmak üzere boyanacaksa bu işlem için dört rengin yeterli olacağı bir strateji vardır bu teoremin doğrudan uygulamalarından birisi harita boyanmasıdır eğer her ülkenin tek bölgeden oluştuğu varsayılırsa bir siyasi haritanın tüm ülkeleri komşu ülkeler aynı renge boyanmadan dört renge boyanabilir ancak bu uygulamadaki varsayım dünya haritası için uygun olmayıp amerika birleşik devletleri ve azerbaycan gibi birden fazla bölgeden oluşan ülkeler bulunmaktadır bu konjektür ispatsız fakat doğruluğu tahmin edilen sanı de augustus de morgan ın bir öğrencisi olan francis guthrie tarafından ileri sürüldü bilgisayar mimarisi donanım sistemi mimarisi hsa ve buyruk kümesi mimarisi isa başlıkları altında iki farklı yaklaşımla tanımlanmaktadır donanım sistemi mimarisi donanım aygıtlarının g ç bellek mib vs bağlı olduğu alt sistemi oluştutur buyruk kümesi mimarisi ise bu elemanlara yön verecek programlar yazılırken kabul edilecek öngörülerdir dolayısıyla buyruk kümesi mimarisi isa yazılım ile donanım arasında iş gören bir birimdir merkezî işlem birimine yön verecek program bâzı adımlardan oluşur ve her adımda mib ne yapması gereken işlem ve yapacağı işlemin hangi büyüklükler üzerinde olacağı belirtilmektedir mib nin her bir program adımında yapması gereken işlemleri belirtmek amaçlı kullanılan açıklamaya buyruk denilir buyruk içinde yapılacak işlemi ve adresleme yöntemini belirten ise komuttur işlenen üzerinde işlem yapılacak büyüklüğü ya da büyüklüğün yerini bellek gözünü belirtir yüksek seviye dilleri bilgisayar mimarisinden bağımsızdır bu diller derleyici tarafından mimariye bağımlı olan makine diline çevrilir bir diğer çevirici assembler bu çevrilen makine dili buyruklarını işlenebilir ikili kodlara çevirir buyruk kümesi mimarisi bkm işlemcinin programcıya ve derleme yapan kişiye görünen yüzüdür yüksek seviye dilleri ise mimarinin detaylarını programcıdan saklar bir makine buyruğunun bir işlem kodu ve bir veya daha fazla işlenenden oluştuğunu biliyoruz buyruk kümesini kodlamak çok değişik yollarla yapılabilir mimariler buyruk başına içerilen bit sayısından genellikle ve bit buyruk başına içerilen işlenen sayısından buyruk türlerinden ve her birinin işleyebileceği verilerden dolayı birbirlerinden farklılık gösterirler daha ayrıntılı olarak mimariler birbirlerinden şu özelliklerden dolayı farklılık gösterirler işlenenler bellek dışında nerede saklanacaklar veriler yığın stack yapısı içinde veya yazmaç içinde saklanabilirler tipik bir buyrukta kaç işlenen isimlendirilecek herhangi bir amb buyruk işleneni bellekte konumlanabilirmi yoksa bütün işlenenler mib içerisindemi tutulacak buyruklar yazmaçtan yazmaca yazmaçtan belleğe ya da bellekleten belleğe gibi buyruk başına işlenenlerin kombinasyonu şeklinde sınıflandırılabilir bkm buyruk kümesi mimarisi ne gibi işlemleri destekleyecek ayrıca hangi buyruklar belleğe erişecek ve hangileri erişmeyecek işlenenlerin türü ve boyutu ne ve nasıl belirtilecekler işlenenler adresler numaralar ve hatta karakterler olabilirler bütün bunların içerisinde en önemli farklılık mib içerisinde işlenenleri saklayacak ara hafıza birimleridir bu hafıza elemanları ileride detaylı olarak anlatılacaktır buyruklar etiket alanı işlem kodu alanı işlenen alanı ve açıklama alanından oluşur bunlara kaynak program alanları denir etiket alanı bir sayısal değere veya bir bellek alanına karşılık gelir yazılması isteğe bağlıdır herhangi bir branch jump veya call komutunun altyordama dalış adresi olabilirler ilk harfi kesinlikle bir harf ile başlar ve en fazla karakter uzunluğunda olabilir etiketlerin kullanılma sebepleri işlem kodu alanında mnemonic hatırlatıcı harflerle yazılan yapılacak işin komutları bulunur mesela load accumulator with operand komutunu lda branch on carry set komutunu bcs halinde hatırlatıcı olarak buyruğumuza koyuyoruz işlenen alanı işlenene gerek duyan buyrukların veri veya adres tanımladıkları yerdir işlenenin başına veya sonuna konulan işaretlerden ne tür bir bilgi olduğu anlaşılır aşağıdaki tabloda bu işaretler anlamlarıyla birlikte gösterilmiştir tablo adres ve veri önünde sonunda kullanılan işaretler ve anlamları açıklama alanı programcı tarafından bir başkası tarafından programın izlenmesi veya yürütülmesi maksadıyla konulmuştur isteğe bağlıdır program satırlarında buyrukların ne yaptığını anlatmak için kullanılır derleyici tarafından dikkate alınmaz bilgisayar mimarileri tasarım aşamasında oldukları zaman öncelikli olarak buyruk kümesi formatı belirlenmelidir bu formatı seçmek genellikle oldukça zordur çünkü buyruk kümesi mimariyle uyuşmalıdır ve mimari eğer iyi tasarlanmışsa yıllarca ömrünü sürdürebilmelidir tasarım aşamasında yapılan kararlar uzun süreli dallanmalara sahiptir buyruk kümesi mimarisi bâzı değişik faktörlere göre ölçülür bunlar bir program için gereken alan bir buyruğu yürütmek için gereken çözümleme sayısı cinsinden buyruk kümesinin karışıklığı ve buyruk tarafından yürütülen görevlerin işlerin karışıklığı buyrukların uzunlukları toplam buyruk sayısı bir buyruk kümesi tasarlanırken göz önünde bulundurulması gerekenler ise bilgisayarın ve bilgisayar mimarisinin çok baytlı katmanlı bayt verileri nasıl sıralayacağıyla ilgili bir kavramdır soldan anlamlılık ve sağdan anlamlılık da denilmektedir bugünkü çoğu mimariler bayt adreslenebilir olduklarından çok sayıda baytın bellekte nasıl sıralanacağıyla ilgili bir standarda sahip olmalılar eğer sıralanmış bir sözcükte en büyük baytın adresi sözcük adresi ise bu sıralamaya soldan anlamlı big endian denir eğer en küçük baytın adresi sözcük adresine eşitse bu sıralanmaya sağdan anlamlı little endian denir unix makinelerinin çoğu soldan anlamlıdır ayrıca ibm motorola k mips sparc hp pa da soldan anlamlıdır pc lerin çoğu ise sağdan anlamlıdır ayrıca intel x dec vax dec alpha da sağdan anlamlıdır işlemci üreticileri de bu konuda iki gruba ayrılır örneği motorola devamlı soldan anlamlılığı kullanırken intel sağdan anlamlılığı kullanlır bâzı işlemciler ise hem soldan anlamlılığı hem de sağdan anlamlılığı birlikte kullanır mesela baytlık bir tam sayı düşünelim bayt bayt bayt bayt sağdan anlamlı bir makinede bu baytlar şu şekilde sıralanırlar taban adresi bayt taban adresi bayt taban adresi bayt taban adresi bayt soldan anlamlı bir makinede ise şu şekilde dizilirler taban adresi bayt taban adresi bayt taban adresi bayt taban adresi bayt bayt adreslenebilir bir makinede bit onaltılı değerinin adresinde depolandığını varsayalım her bir rakam yarım bayt a ihtiyaç duymaktadır böylece bir bayt iki rakam tutabilir bu onaltılı değer aşağıdaki şekilde gösterildiği gibi hafızada depolanır rakamsal hücreler hafızanın güncel içeriğini belirtmektedir şekil onaltılı değerinin küçüğü başta ve büyüğü başta şeklinde depolanması iki metodunda avantajları ve dezavantajları vardır fakat birini diğerinden daha iyi olması da gerekmez soldan anlamlı big endian insanlara alışıldık gelir bu yüzden özellikle yığınları okuması daha kolaydır yüksek seviyedeki baytın önce gelmesi sebebiyle ofset sıfırdaki bayta bakarak her zaman sayının pozitif veya negatif olduğu bulunabilir sağdan anlamlıda işareti belirlemek için sayının uzunluğu bilinmelidir ve işaret bilgisini içeren bayt bulunmalıdır soldan anlamlı makineler tam sayıları ve dizileri aynı şekilde sıralar ve dizi işlemlerinde daha hızlıdır çoğu bit eşli grafikler en anlamlı bit soldaki ilkesine göre eşlenmiştir bu sağdan anlamlı makineler için bir performans kısıtlaması getirir çünkü bir baytdan daha büyük grafik elemanlarıyla çalışırken sürekli baytların sırasını ters çevirmek zorundadır ancak soldan anlamlılığın dezavantajları da vardır bit tam sayı adresinden bit tam sayı adresine çeviride toplama yapmak için sağdan anlamlı bir makine gereklidir yüksek kesinlikte aritmetik işlemler sağdan anlamlılık kullanarak daha kolay ve hızlıdır soldan anlamlılığı kullanan çoğu mimarî sözcüklere adreslenemeyen alanlara sözcüklerin yazılmasına izin vermez örneğin eğer sözcük veya baytsa adres her zaman çift sayı olmak zorundadır bu boşluk israfına sebep olur sağdan anlamlı mimariler intel gibi tek sayılı adreslerin okunup yazılmasına izin verir bu yüzden bu makineler üzerinde programlama daha kolay olur bilgisayar ağları soldan anlamlıdır sağdan anlamlı bilgisayarlar ağ üzerinden tam sayıları geçirecekleri zaman bunları ağ bayt sıralamasına çevirmek zorundadırlar aynı şekilde tam sayıları alacakları zaman ise kendi ifadelerine çevirmek zorundadırlar yazılım uygulamaları açısından soldan ve sağdan anlamlılık son derece önemlidir bir dosyadan veri okuyacak veya veri yazacak olan herhangi bir program makinenin bayt sıralamasına göre hareket etmelidir soldan anlamlı bir makinede sağdan anlamlılığı kullanan bir programı açmak için öncelikli olarak bayt sıralaması tersine çevrilmelidir mesela adobe photoshop jpeg macpaint ve sun raster dosyaları soldan anlamlı gif pc paint brush rtf mikrosoft tarafından sağdan anlamlıdırlar microsoft wav ve avi dosyaları tiff dosyaları xwd ise her iki sıralamayı destekler bir kez hafızadaki bayt düzeni belirlendiğinde donanım tasarımcısı cpu nun veriyi nasıl depolayacağına dair bâzı kararlar vermek zorundadır bu en basit anlamda buyruk kümesi mimarisine karar vermektir üç seçenek vardır yığın mimarisinin komutlarını işletmek için bir yığın kullanır ve işlenenler yığının en üstüne aşağıdan yukarı doğru dizilirler yığın yapılı makineler iyi bir kod yoğunluğuna ve ifadelerin değerlendirilmesi için sade bir modele sahip olmalarına rağmen istenilen bir yığına rastgele erişilemez bu sebepten dolayı yığınlı yapılarda etkili kod oluşturulması zordur bir işlenenin tamamı biriktiricinin içinde olan biriktirici mimarileri makinenin karmaşıklığını en aza indirir ve çok kısa komutlara izin verir ancak biriktirici yalnız geçici depolama yaptığından dolayı hafıza trafiği erişimi oldukça yüksektir genel amaçlı yazmaç kullanan mimariler günümüzün makine mimarileri içerisinde en çok tercih edilen modelidir bu yazmaç kümeleri bellekten çok daha hızlıdır derleyici tarafından kullanılması çok kolay çok etkin ve çok verimlidir ayrıca son yıllarda donanım fiyatları önemli ölçüde düştü ve böylece en az maliyetle çok sayıda yazmaç eklenebilir oldu eğer bellek erişimi hızlı ise yığın tabanlı tasarım iyi bir seçenek olabilir eğer bellek erişimi yavaşsa yazmaçları kullanmak çok daha iyidir bu sebepten dolayı son yılda çıkan pek çok bilgisayar sistemleri genel yazmaç tabanlıdır uzun buyruklarda tüm işlenenler yazmaçların sonuçları kullanılarak isimlendirilmelidir bu sebeple daha uzun getirme yakalama ve çözme zamanları ve döngüleri oluşur kısa buruklar bkm tasarımcıları için çok önemli bir amaçtır tasarımın bkm seçimi aşamasında tasarımcılar belirli bir ortamda en iyi hangi mimarinin çalışacağına karar vermelidirler ve vazgeçilecek taviz verilecek şeyleri dikkatle tetkik etmelidirler iyi tasarım fedakârlık gerektirir genel amaçlı mimari işlenenlerin bulundukları yerlere göre üçe ayrılabilir bellek bellek mimarilerinde bellekte iki ya da üç işlenen birlikte bulunur böylece bir yazmaçta herhangi bir işlenene ihtiyaç duyulmadan buyruğun işlem yapmasına izin verilir yazmaç bellek mimarileri en az bir işlenenin yazmaçta bir işlenenin de bellekte olmasını gerektiren bir yapıya ihtiyaç duyar yükle depola mimarileri veri üzerinde herhangi bir işlem yapılmadan önce verinin yazmaçlara gönderilmesini sağlar intel ve motorola yazmaç bellek mimarilerine örnektir digital euipment in vax mimarisi bellek bellek işlemlerine izin verir mips sparc powerpc ve alpha yükle depola makinelerine örneklerdir günümüzde birçok mimarî gpr tabanlıdır şimdi gpr mimarilerini ikiye bölen ana buyruk kümesi karakteristiklerini inceleyelim bunlar adresleme biçimleri ve işlenenlerin sayıları olarak iki grupta incelenirler bir bilgisayar mimarisini tanımlamak için en bilindik yöntem her bir buyrukta yer alan en fazla işlenen sayısını ya da adresini belirlemektir bu tek başına buyruğun uzunluğuna doğrudan etki etmektedir güncel mimarilerdeki buyruklar iki şekilde biçimlendirilebilir çoğu zaman gerçek hayatta uzlaşma kolay görülebilen ve kod çözümü daha kolay olan bit kalıplarını sağlayan iki üç buyruk uzunluğunu kullanmayı gerektirir buyruk uzunluğunu makinedeki sözcük uzunluğuyla karşılaştırmamak lazım eğer buyruk uzunluğu sözcük uzunluğuna eşitse buyruklar ana bellekte saklandıklarında mükemmel bir şekilde hizalanırlar buyruklar adreslemeden dolayı daima hizalanmalıdır bundan dolayı bir sözcüğün iki katı üç katı yarısı ya da çeyreği büyüklüğündeki buyruklar boşa alan israf edebilir değişken uzunluktaki buyruklar aynı boyutta olmadıklarından hizalanmaları gerekir bu da yine alan israfına yol açar en yaygın buyruk biçimleri sıfır bir iki ya da üç işlenene sahip olanlardır mantık ve aritmetik işlemleri genellikle iki işlenene sahiptir ancak eğer biriktirici accumulator varsa işlemler yalnızca bir işlenenle yürütülebilir bu yaklaşımı üç işlenene genişletirsek son hedef üçüncü işlenen olacaktır ayrıca yığın yapısı kullanılarak sıfır işlenenli buyruklar oluşturulabilir aşağıdakiler en genel buyruk biçimleridir mesela mips mimarisinde aşağıdaki buyruk biçimleri kullanılır bütün mimariler buyruk başına işlenen sayısında izin verilen bir sınıra sahiptir sıfır bir iki ve üç işlenenli buyrukların çok yaygın olduğunu söylemiştik bir iki ve üç işlenenli buyrukları anlamak kolaydır ancak tamamıyla sıfır işlenenli buyruklar üzerine yapılmış bir buyruk kümesi mimarisi bir hayli karmaşıktır toplama gibi mantık olarak bir ya da iki işlenene ihtiyaç duyan işlemlerin yapılabilmesi için işleneni olmayan makine buyrukları yığın kullanmaya ihtiyaç duyarlar yığın tabanlı mimarî genel amaçlı yazmaçları kullanmak yerine işlenenleri yığının en üstünde saklar ve en üstteki ögeye merkezî işlem biriminin ulaşmasını sağlar makine mimarilerindeki en önemli veri yapılarından biri yığındır yığın yapısı karmaşık hesaplamalar sırasında ara değerleri verimli bir şekilde saklar yordam çağrıldığı anda parametrelerin geçişini verimli bir şekilde sağlar bununla birlikte yerel blok yapısının korunmasını da sağlar değişkenlerin ve altyordamların kapsamlarını belirler yığın tabanlı mimarilerde birçok buyruk yalnızca işlem kodlarından oluşur bununla birlikte sadece bir işleneni olan özel buyruklar da vardır yığına eleman ekleyen veya yığından eleman çıkaran tipi buyruklar yığın mimarileri her biri bir işlenene sahip olan push ve pop buyruklarına ihtiyaç duyarlar push x buyruğu x bellek konumundaki veri değerini yığının üstüne yerleştirir pop x buyruğu yığının en üstteki ögesini siler ve x bellek konumuna yazar belleğe erişme izni sadece bâzı buyruklara verilir diğer bütün buyruklar yürütme esnasında herhangi bir işlenen için yığını kullanmak zorundadır iki işlenene ihtiyaç duyulan işlemlerde yığının en üstteki iki elemanı kullanılır mesela bir add komutu çalıştırırsak mib yığının en üstteki iki elemanını alır ikisini de yığından atar ve yığının en üstüne toplama işleminin sonucunu yerleştirir çıkarma işlemi gibi değişmeli olmayan işlemlerde en üstteki öge bir altındaki ögeden çıkarılır ikisi de yığından atılır ve yığının en üstüne çıkarma işleminin sonucu yerleştirilir bu yığın organizasyonu uzun aritmetik ifadeler için çok etkili ve verimlidir rpn diğer bir adı postfix gösterimi olan bu gösterime göre işleç işlenenlerden sonra yer alır infix gösteriminde işleç işlenenlerin arasında yer alır prefix gösteriminde ise işleç işlenenlerden önce gelir örnek olarak x y infix gösterimidir x y prefix gösterimidir x y postfix gösterimidir bütün aritmetik ifadelerin bu gösterimleri kullanarak yazılması mümkündür fakat bir yazmaç yığını ile birleştirilmiş postfix gösterimi aritmetik ifadelerin hesaplanmasında en etkili yoldur aslında bâzı elektronik hesap makineleri kullanıcıdan ögeleri postfix gösteriminde girmesini ister bu hesap makinelerinde biraz alıştırma yapıldığında iç içe dizilmiş birçok parantez içeren uzun ifadeleri terimlerin nasıl gruplandığını bile düşünmeden daha hızlı bir şekilde hesaplamak mümkündür x y x w z denklemi rpn de yazılırsa aşağıdaki gibi olur xy wz x dikkat edilecek olursa rpn de öncelikleri korumak amacıyla kullanılan parantezlere ihtiyaç duyulmaz sıfır bir iki ve üç işlenen kavramlarıyla ilgili bir örnek verelim her bir kavramı kullanarak bir aritmetik hesap yapan basit bir program yazalım aşağıdaki ifadeyi hesaplayalım z x x y w x u genelde üç işlenene izin verildiğinde en az bir işlenen yazmaç olur ve ilk işlenen genellikle hedef olur üç adresli buyrukları kullanırken z nin hesaplanması için gereken kodu aşağıdaki gibi yazabiliriz mult r x y mult r w u add z r r eğer iki adresli buyruklar kullanılıyorsa bir adres genellikle bir yazmacı ifade eder iki adresli buyruklar iki işlenenin de bellek adresi olmasına pek izin vermez diğer işlenen bir yazmaç ya da bir bellek adresi olabilir iki adresli buyruklar kullanırsak kodumuz aşağıdaki gibi olur load r x mult r y load r w mult r u add r r store z r ilk işlenenin hedef mi yoksa kaynak mı olduğunu bilmek önemlidir burada hedef olduğunu öngörüyoruz bu noktada intel çevirici dili ile motorola çevirici dili arasında geçiş yapmak zorunda kalan programcıların kafası karışabilir çünkü intel çeviricisi ilk işleneni hedef alır motorola çeviricisi ise ilk işleneni kaynak alır tek adresli buyruklar kullanıldığında bir yazmaç genellikle biriktirici buyruğun sonucu için hedef olarak gösterilir z nin hesaplanmasındaki kod aşağıdaki gibi olur load x mult y store temp load w mult u add temp store z buyruk başına izin verilen işlenen sayısı azaldı fakat kodu çalıştırmak için gerekli olan buyruk sayısı arttı bu durum mimarî tasarımında tipik bir boşluk ya da zamandan taviz verme örneğidir daha kısa buyruklar oluşur fakat programlar uzar sıfır adresli buyruklara sahip olan yığın tabanlı bir makinede bu programın ne yaptığını araştıralım şimdi de yığın tabanlı mimariler add subt mult veya divide komutları için işlenen kullanmazlar bir yığına ve bu yığında pop ve push işlemlerine ihtiyaç duyulur yığına erişim gerçekleştiren işlemler işlenenin yığına eklendiğini ya da yığından çıkarıldığını belirten bir adres alanına sahip olmalıdırlar diğer bütün işlemler sıfır adreslidir push komutu işleneni yığının en üstüne iter pop komutu yığının en üstündeki elemanı yakalar ve işlenene yerleştirir bu mimari z yi hesaplayacak olan programın çok uzun olmasına sebep olur aritmetik işlemlerin yığının en tepesindeki iki işleneni kullandığını onları yığından çıkardığını ve daha sonra işlemin sonucunu yığının en tepesine eklediğini öngörelim kodumuz aşağıdaki gibi oluşur push x push y push w push u store z buyruğun uzunluğu işlem kodunun uzunluğundan ve izin verilen işlenen sayısından etkilendiğni yukarıda vurguladık eğer işlem kodunun uzunluğu sabit ise çözme işlemi çok daha kolay olur fakat geriye dönük uyumluluk ve esneklik sağlayabilmek için işlem kodunun uzunluğu değişken olabilir değişken uzunluktaki işlem kodlarında değişken uzunluktaki buyruklarda görülen problemlere benzer sorunlar söz konusu olabilir birçok tasarımcı işlem kodlarını genişletme konusunda uzlaşmaya varmıştır işlem kodlarını genişletme işlem kodlarının geniş bir kümesini ve kısa işlem kodları dolayısıyla kısa buyrukları elde etme amacıyla ortaya çıkmıştır amacı bâzı işlem kodlarını kısaltmak ancak ihtiyaç olduğunda uzun işlem kodları da sağlamaktır işlem kodu kısa olduğunda bitlerden birçoğu işlenenleri tutar buyruk başına iki ya da üç işlenen bulunabilirdi işlenenler için alana ihtiyaç duyulmadığında halt gibi bir işlem sırasında ya da makine bir yığın kullandığında tüm bitler işlem kodu için ayrılabilir bu durum birçok benzersiz buyruğa izin verir az işleneni olan uzun işlem kodları olduğu gibi çok işleneni olan kısa işlem kodları da mevcuttur şekil bit buyruk biçimi için iki olasılık aşağıdaki buyrukları şifrelemek istediğimizi varsayalım bu buyruk kümesini bitle şifreleyebilir miyiz işlem kodlarını genişletme işlemini kullandığımız sürece cevap evet olur şifreleme aşağıdaki gibi yapılır genişleyen işlem kodu yapısı çözme işlemini daha karmaşık hale getirir basit şekilde bir bit kalıbına bakıp hangi buyruk olduğuna karar vermek yerine buyruğu aşağıda belirtildiği gibi çözmemiz gerekir if leftmost four bits execute appropriate three address instruction else if leftmost seven bits execute appropriate two address instruction else if leftmost twelve bits execute appropriate one address instruction else execute appropriate zero address instruction her adımda daha fazla bite bakmamız gerektiğini bildiren yedek bir kod bulunur bu durum donanım tasarımcılarının sürekli karşılaştıkları taviz vermelerin trade off diğer bir örneğidir burada biz işlem kodu alanını işlenen alanıyla yer değiştirmiş oluyoruz birçok bilgisayar buyruğu veri üzerinde yürütülür ancak yürütülmeyen buyruklar da vardır bilgisayar üreticileri buyrukları aşağıdaki kategorilere ayırır veri hareket buyrukları en sık kullanılan buyruk türlerinden birisidir veri bellekten yazmaçlara yazmaçlardan yazmaçlara ve yazmaçlardan belleğe taşınabilir birçok makine kaynak ve hedefe bağlı olarak farklı buyruklar sağlar mesela bir move komutu her zaman iki yazmaçlı işlenene ihtiyaç duyabilir oysa move komutu bir yazmaç ve bir bellek işlenine izin verir risc gibi bâzı mimariler işletimi hızlandırmak için belleğe veya bellekten veri taşıyan buyrukları sınırlandırır birçok makine farklı boyutlardaki veriyi işlemek için değişik load store ve move komutlarına sahiptir mesela bayt işlemek için bir loadb komutu sözcük işlemek için de bir loadw komutunun kullanılması gibi bellekten belleğe doğrudan veri aktarım komutu yoktur bu durumda mib gibi aracı elemana ihtiyaç duyulur veri önce bellekten biriktiriciye alınır daha sonra da diğer bellek alanlarına aktarılır veri aktarım işlemleri kendi arasında üç alt gruba ayrılırlar aktarım bellekle yazmaç arasında yazmaçtan yazmaca ve yığına veri atıp geri alma şeklinde yapılabilir komutların sonunda bulunan harfler belirli kaydedicileri hedefler mesela a kaydedicisini x indis kaydedicisini ve y indis kaydedicisini hedefleyebilir verinin alındığı bellek konumları buyruğun işlenen kısmında belirtilir bu adresler indisli mutlak ve veri tanımlı olabilirken bayraklardan z ve n bayrakları etkilenirler kaydedicilerden belleğe depolama veya saklama yapmak için sta stx ve sty komutları kullanılır bu kaydedicilerdeki bilgi işlenen üzerinden hedeflenen bellek konumuna aktarılır bu aktarım işlemleri sırasında bayraklarda bir değişme olmaz veri aktarım işlemlerinde kaynağın içeriği değişmez fakat hedefin içeriği değişir mesela belleğin bir konumundaki veri alınarak başka bir konumuna atılma işlemi için basit bir program yapılırsa lda a sta a burada adres konumundaki veri verinin değerinin ne olduğu önemli değil biriktiriciye alınarak tekrar başka bir yere adres konumuna gönderilmektedir adresinde bulunan daha önceki veri yeni değer aktarılırken silinir fakat adresindeki veri aynen kalır bu komutlar bellekte bir baytlık yer kaplarlar komut yanında işlenene gerek duyulmaz kaydediciden kaydediciye veri aktarım komutları tax tay txa tya tsx ve txs dir burada komutun ortasındaki harf daima kaynak kaydedicisini sondaki harf ise hedef kaydedicisini gösteririr txs nin dışında diğer komutlar n ve z bayraklarını etkiler programcılar txs komutunu program başlangıcında yığın işaretçisini sp hazırlamada kullanılırlar sp yığındaki bir sonra kullanılabilecek bellek konumunu gösterir ldx txs ve yığın işaretçisine aktar veri biriktiriciden yığına yığından biriktiriciye ve durum p bilgileri yığına yığından tekrar duruma aktarılır yığına atılan bir veri yığın işaretçisinin değerini bir azaltır yığından geri çekilen bir veriyle de yığın işaretçisi tekrar bir artar yığın kullanımı iki sebeple gerçekleştirilir mesela mimarisinde pha komutu yığın işaretçisinin gösterdiği ilk yığın konumuna biriktiricinin içeriğini atarken yığın işaretçisi bir sonraki boş konumu göstermek için değerini bir azaltır bu işlemi bir programla gösterelim aritmetik işlemler tam sayıları ve kayan nokta sayılarını kullanan komutlara sahiptir buyruk kümelerinde çeşitli veri boyutları olduğundan farklı aritmetik komutlar bulunur veri aktarım komutlarıyla değişik adresleme biçimlerinde yazmaç ve bellek erişiminin çeşitli kombinasyonlarını sağlamaya yarayan farklı komutlar olabilir sekiz adresleme biçimini kullanabilen adc ve add komutları işlenenin değerini elde ile birlikle biriktiricideki sayıyla toplayarak yine sonucu biriktiriciye atar bu işlemin sembolik gösterimi şu şekildedir farklı mimarî türleri değişik komutlar ile iş görürler adc ve add sadece örnek olarak verilmiştir a a m c buradaki m adc ve add komutlarının işlenen kısımlarında bulunan veriyi veya bellekle bulunan bir veriyi göstermektedir toplama işlemi durum bayrağındaki d nin durumuna göre ikili sayı kodunda ya da bcd kodunda olabilir veriler toplama ve çıkarma işlemlerinde işaretli veya işaretsiz şekilde birlikte kullanılabilir programcının ne tür bir veri kullandığını bilmesi gerekir add komutu işlenirken bir önceki işlemden kalan elde varsa bu bi sonraki eldeye katılarak toplama işlemine sokulur toplama işlemine bir örnek verilirse clc c lda adc a a c yukarıdaki programda ilk satırda clc bir önceki programdan kalan ve şu anki programa etki edebilecek eldelerden kurtulmak için c bayrağını temizlenir daha sonra a ya h verisi yüklenir bir altındaki adımda a daki veri no lu bellek konumundaki veri ve elde toplanarak sonuç yine a ya yazılıyor tekrar hatırlatacak olursak değişik mimarî türlerinde değişik komutlar kullanılmaktadır bunlar karıştırılmamalıdır sub subi subu sbc değişik mimarilerdeki çıkarma komutlara örnektir mesela de sbc çıkarma komutu ile a daki değerden bellek konumunun değeri ve eldeki değer çıkarılır sonuç yine biriktiricide kalır borç elde bayrağının c bayrağı ters dönmüş hali olarak düşünülebilir bu işlemi sembolik olarak şu şekilde gösteririz a a m c çıkarma işlemi toplama işlemindeki gibi hem ikili sayılarla hem de bcd modunda yapılabilir burada c c ifadesi çok baytlı çıkarma işlemlerinde kullanılır c ise sonuca etki edilmez çünkü c ise tersi olur boolean mantık komutları boolean aritmetik işlemlerinde olduğu gibi aynen uygulanır and not or ve xor işlemlerini uygulamak için komutlar bulunur bu komutlar biriktiricideki değerle bellek konumundaki değeri bit bit mantık işlemine sokarlar ve daha sonra sonuç biriktiriciye yazılır bütün bu işlemler n negatif ve z sıfır bayraklarını etkiler bu komutlardan en yaygın kullanılanları and ve or komutlarıdır and komutu başka bitlere etki etmeden istenen bitin maskelenmesinde de kullanılır programcı bellek konumundaki temizlemek istadiği veriye göre a ya değer atmalıdır or komutları and in tersine istenen belirli bitleri yapmada kullanılır bit işleme komutları verilen bir veri sözcüğün içindeki bitleri veya bit gruplarını set veya reset yapmada kullanılır bunlar sola veya sağa aritmetik ve mantıksal kaydırma ve döndürme komutlarını içerir mantıksal kaydırma komutları bitleri belirtilen miktarda sola ya da sağa kaydırırmada kullanılır left shift and right shift genellikle ikiyle çarpma ya da bölme işlemleri için kullanılan aritmetik kaydırma komutları en soldaki bit sayının işaretini gösterdiğinden bu biti kaydırma sağa doğru yapılan aritmetik kaydırmada işaret biti yanındaki bite kopyalanır sola doğru yapılan aritmetik kaydırmada bitler sola kaydırılır sağdan sıfırlar içeriye girerler ancak işaret biti sabit kalır hareket ettirilmez döndürme komutları kaydırılmış bitlere kaydırma yapan komutlardır mesela sola bit döndürmede en soldaki bit dışarı kaydırılır ve en sağdaki bit haline getirmek için de döndürme yapılır giriş çıkış komutları mimariden mimariye pek çok değişiklik gösterir g ç ı kontrol etmek için bâzı temel düzenler kullanılır bunlar programlanmış g ç kesinti sürümlü interrupt driven g ç ve dma aygıtlarıdır kontrol komutları dallanmalardan atlamalardan ve yordam çağırmalarından oluşur dallanmalar koşullu ya da koşulsuz olabilir atlama komutları dallanma komutlarına benzer dallanma komutlarının adres içeren bir şeklidir atlama komutları farklı durumları belirtmek için genellikle bellek adres konumunun bitlerini kullanır çünkü işlenene ihtiyaç duymaz yordam çağırmaları dönüş adresini otomatik olarak saklayan özel dallanma komutlarıdır geri dönüş adresini kaydetmek için farklı makineler farklı uygulamalar kullanırlar bâzı makineler adresi bellekte belirli bir yere kaydeder bazıları bir yazmaca kaydeder bazıları da adresi yığına bir veri gibi kaydeder yığınların farklı amaçlar için kullanılabildiğini daha önce de söylemiştik genellikle en çok kullanılan yöntem de yığına atmaktır push ve pull komutlarıyla atılır ve alınır şartsız herhangi bir adrese gitme işlemini jump komutu gerçekleştirir eğer bu komutunun devamındaki komut veya komutlar işlenmeyecekse bu komut kullanılır jump komutu mutlak adresleme veya dolaylı adresleme modlarından birisini kullanır jump komutu işleneniyle birlikte bellekle üç baytlık yer tutar mutlak adres kullandığında üç çevrim dolaylı adresleme kullandığında ise beş çevrim tutar yerine göre ikisinden birisi tercih edilir şartlı dalmada gerekli şart sağlandığı anda program belirlenen hedefe sapar şartlı dalma komutlarını dalma komutundan ayırt edebilmek için sapma adını aldı eğer şart sağlanmazsa program bir sonraki komuttan işlemeye devam eder şartlı dalma komutları aşağıdaki sıra ile çalışırlar jump komutu kontrolü bellekte belirli bir adrese aktarır sapma komutları kontrolü komut işlendikten sonra bir sonraki komutun bulunduğu yerden ilerideki veya gerideki belirli bir bellek konumuna aktarır dalma komutu ile sapma komutu arasındaki diğer bir fark ise sapma komutları karar verme komutlarıdır sapma şartları mikroişlemci durum bayraklarından c elde n negatif veya işaret z sıfır ve v aritmetik taşma bayraklarına göre gerçekleşir özel amaçlı komutlar arasında dizi işleme yüksek seviye dil desteği koruma bayrak kontrolü ve ön bellek yönetimi de vardır birçok mimarî dizi işlemek için özel komutlara sahiptir bu özel komutlar için mimarilerde özel yazmaçlar bulunabilir makine buyruklarını işleten ve diğer birimlerin faaliyetlerini düzenleyen işlem birimi genellikle buyruk kümesi mimarisi ya da kısca işlemci olarak adlandırıldığını daha önce de belirtmiştik bu mimariye göre bir buyruğun işlenirken geçtiği belirli aşamalar vardır bunlar dahili yapısını ve bir programın buyruklarını alıp getirme fecthing çözme decoding işletme execution sonucun saklanması ve bir sonraki buyruğun yakalanması işlemcilerin organizasyonu son yıllarda teknolojide yaşanan gelişmeler ve diğer taraftan başarıma olan ihtiyaçtan dolayı oldukça gelişti yüksek başarımlı işlemcilerin geliştirilmesindeki yaygın bir yönteme göre çeşitli fonksiyonları yerine getiren birimler mümkün olduğunca paralel bir şekilde çalışmalıdır boru hattında olduğu gibi yüksek başarımlı işlemciler ardışık pipelined bir organizasyona ve yapıya sahiptir bir buyruğun işletilmesine önceki buyruğun işletilmesi bitmeden önce başlanır ve bir süre sonra her bir saat vuruşunda mükemmel bellek varsa bir buyruk içeriye alınır ve bir buyruğun işletilmesi sonuçlandırılır süper skalar işletim adı verilen bir başka yaklaşımda da aynı anda birçok sayıda buyruk getirilip işletilir bir program işletmek için işlemci birim zamanda bir buyruk getirir ve belirtilen işlemi uygular buyruklar bir dallanma veya bir atlama buyruğuna rastlayana kadar ardışık bellek konumlarından getirilir işlemci program sayacını kullanarak getirilecek bir sonraki buyruğu içeren bellek konumunun adresini saklar bir buyruğu getirdikten sonra program sayacının içeriği dizideki bir sonraki buyruğu gösterecek şekilde güncellenir bir dallanma buyruğu program sayacına farklı bir değer yükleyebilir işlemcideki bir başka kilit yazmaç ise buyruk yazmacıdır instruction register ir her bir buyruğun bayttan sözcük meydana geldiğini ve tek bellek sözcüğünde depolandığını varsayalım bir buyruğu işletebilmek için işlemci aşağıda belirtilen adımları sırasıyla izler ir pc pc pc eğer bir buyruk bir sözcükten fazla yer kaplıyorsa ve adımlar tüm buyruk getirilene kadar tekrarlanmalıdır bu iki adım genellikle getirme evresi adım ise işletme evresi olarak adlandırılır bâzı istisnai durumlarda bir buyruğun aşağıdaki işlemleri belirli bir düzende ya da daha fazla sayıda uygulaması gerekir intel sağdan anlamlılığı iki adresli mimariyi değişik uzunluktaki buyruklarla kullanan bir mimaridir intel işlemcileri bütün buyrukların bir bellek mahalinde işlem görebilme anlamına gelen yazmaç bellek mimarisini kullanır fakat diğer işlenen bir yazmaç olmalı bu isa mimarisi değişik uzunluktaki buyrukların veri üzerinde işlem görmesine izin verir örneğin veya bayt uzunluğundaki buyruklar mips sağdan anlamlılığı kullanan bayt adreslenebilir üç adresli sabit buyruk ve hafıza uzunluklu bir mimaridir sadece load ve store komutlarının belleğe ulaşabildiği yükle ve sakla mimarisidir diğer bütün buyruklar işlenenler için yazmaç kullanmak zorundadırlar bu çok geniş bir yazmaç kullanımını gerektirir mips aynı zamanda sabit uzunluklu işlemler kullanır java platformdan bağımsız olması açısından son derece ilginç ve son zamanlarda popülerliği artan bir dildir yani eğer bir mimarî üzerinde bir kod derlemişsek ve programımızı farklı bir mimaride çalıştırmak istiyorsak sun workstation gibi bunu kodumuzu modifiye etmeden ve yeniden derlemeden yapabiliriz java derleyicisi program ilk çalıştırıldığında yazmaç sayısı bellek boyutu i o girişleri gibi mimarî bağlanımları açısından bir kısıtlama getirmiyor fakat daha sonra programı çalıştırmak için bir java virtual machine jvm e ihtiyaç duyulur jvm asıl olarak donanım mimarisine giden bir katlayıcı fonksiyonu görür ve platforma bağımlıdır fakat jvm belli bir mimarî üzerinde görüldüğü zaman herhangi bir isa de derlenmiş bir programı çalıştırabilir çalıştırma anında jvm in görevi baytkodları yükleme kontrol etme bulma ve yürütmedir jvm sanal olmasına rağmen iyi tasarlanmış bir buyruk kümesi mimarisidir buyruk kümesi mimarileri değişik tasarım ilkelerini kullanırlar buyruk kümesi mimarisinde başlıca hedefler daha güçlü işlemler sunmak buyruk sayısını ve karmaşıklığını azaltmak hızı arttırmaktır buna karşılık daha yavaş saat sıklığı ve yüksek bbç buyruk başına çevrim ise karşılaşılabilecek tehlikelerdir buyruk kümesi mimarisi için iyi bir soyutlama gerekir kurgu film yapımı sürecinin bir parçasıdır türkçe anlam karşılığı kurmacadır kesme film yapımında en yaygın kullanılan terimlerden biridir yönetmenin bir çekimi bitirmek için kullandığı bir fiil kes ingilizce cut kelimesi teknik olarak filmlerde hem iki sahne arasındaki kesme hem de bitirme işlemini belirten kesme olarak kullanılır çn olabileceği gibi bir film bandı ya da iki ayrı çekim arasındaki bağlantı anlamında bir isim de olabilir aynı zamanda bir filmin farklı safhalardaki bir versiyonu da olabilir taslak kurgusu yönetmenin kurgusu final kurgusu bu makale çerçevesinde kesme çekimler sırasında olmasa bile gösterim esnasında birbirinden ayrı iki çekimin birbirlerini kesintisiz takip edecek şekilde birleştirilmesi anlamında kullanılmıştır beş basit kurgu türü vardır düz zıt paralel çapraz atlama ve biçim kurgusu düz kurguda bir görüntü kesintisiz olarak diğerini takip eder düz kurgu en yaygın biçimdir b çekimi a çekimini takip eder the lady eve filminde preston sturges bir geminin yemek salonunda bir masada oturan charlie pike henry fonda dan çekim a onun bulunduğu tarafa bakan bir grup kadına çekim b doğru kesme yapar zıt kurguda ise birbirini takip eden görüntüler doğal olarak birbirinden ayrıdırlar örneğin slaves herbert j biberman filminde kölelerin kelepçeli ayaklarından dörtnala giden atların toynaklarına yapılan kesme esir ile özgür kavramları arasındaki zıtlığı belirtir paralel ya da çapraz kurgu aynı anda gerçekleşmekte olan iki olayı anlatır saboteur filminde brooklyn navy yard daki bir geminin vaftiz töreninde geminin sabote edilmesi girişimi törenin kendisiyle birlikte paralel kurgu içinde ele alınmıştır moonstruck norman jewison filminde bir anne kızı metropolitan operası nda sevgilisi ile birlikteyken üniversitede profesör olan biriyle yemek yemektedir king and country joseph losey paralel kurguya örnek olabilecek iki sahne içermektedir yağmurda askerlerin bir fareyi kıstırıp oynamaya çalışmaları ve bir firarinin barakalar içinde yapılan duruşması burada firarî askerin içinde bulunduğu kötü durum ile farenin içinde bulunduğu kötü durum birbirleriyle benzeştiriliyor fare de firarî asker de kurban durumundadır firarî şüpheci askeri kuralların fare ise askerlerin can sıkıntısından kaynaklanan bir zulmün kurbanıdır olayların akışında bir boşluk bırakan devamlılık dahilindeki bir kırılma bir atlamalı kurgu meydana getirir darling john schlesinger filminde bir binanın girişine yirmi metre mesafedeki bir çiftin görüntülerini aynı çiftin binanın giriş kapısından içeri girişlerini gösteren bir görüntü takip eder açıkçası belirli bir sahne veya sekanstaki her şey görüntülenmek zorunda değildir ancak sürekli atlamalı kurgu kullanımı filme çizgi roman benzeri bir devamlılık verebilir ancak ne yaptığını bilen bir yönetmen atlamalı kurguyu kullanıyorsa bunun bir sebebi vardır breathless jean luc godard filminde asıl karakter marsilya da bir polis memurunu vurur bir tarladan koşarak geçer ve paris e ulaşır godard devamlılığı sebepsiz yere bölebilecek kadar maharetli bir film yapımcısıdır breathless filmi tam anlamıyla bir film olarak dikkat çeker lar ve larda düşük bütçeli filmler üretmiş olan monogram pictures e adanmış ve daha akılcı bir yaklaşımla bir karakterin araç kullanmadan bir yerden başka bir yere gidebilmesi şeklindeki bir sahneyi içerebilecek düşük bütçeli bir amerikan filminin tarzını yaratabilmiştir biçim kurgusu ise benzer şekilli iki nesne arasında yapılan kesmedir detour filminde müzik kutusu içindeki bir plaktan bir davula yapılan bir kesme vardır burada yuvarlak şekilli bir nesne diğerinin yerini alır bir çekimin diğeri ile eşleştiği ve devamlılıkta bir boşluğa sebebiyet vermeyecek kadar kolay geçişin sağlandığı eşleştirme kurgusu prensip olarak biçim kurgusuna benzer bir eşleştirme kesmesi öyle olmamasına rağmen genellikle eşleştiği sahneye şekil olarak benzer büyük ihtimalle en ünlü eşleştirme a space odyssey stanley kubrick filminde mağara adamının bir çekimde elindeki kemiği gökyüzüne fırlattığı ve bir sonraki çekimde yörüngedeki bir uzay istasyonunun görüntülendiği eşleştirmedir eşleştirme iki görüntüyle evrim tarihine değinmektedir ekşi sözlük kayıtlı yazarların yorumlarını içeren bir katılımcı sözlük türkiye deki katılımcı sözlükler arasında en fazla toplam ve aylık tanım yapılan sitedir yazarların yazdıkları sözlük kuralları dahilinde denetlenmekte ve uygunsuz bulunan yazılar moderatörler ve gammaz adı verilen gönüllü sözlük üyeleri iş birliği ile silinmektedir ancak on birinci nesil alımlarından sonra gammazlık statüsü sadece belirli bir grup yazara değil her yazara verilmiştir şu anda sözlükteki her yazar aynı zamanda gammazdır sözlük yazarları da sözlük kurallarına uymadıklarında elenebilmektedir girilen bilgilerin bilimsel veya nesnel yahut tarafsız olmasına gerek yoktur kullanılan dilin zaman zaman argo içermesi mümkündür bazı başlıklar altında ise tanım cümleleri biçiminde web forumlarındakilere benzer karşılıklı tartışmalar göze çarpmaktadır sözlüğün bu özgür yapısı zaman zaman hukukî meselelere yol açabilmektedir yazar alımlarının sürekli yapılmaması nedeniyle alımların yapıldığı kısa süreler boyunca yazar olmak için başvuruda bulunan kullanıcılar belirli gruplara ait sayılırlar bu gruplara nesil denir ve sözlük içindeki hiyerarşik yapılanmada etkileyici faktör olmamalarına rağmen birer statü göstergesi olarak görülebilirler yazarlara ve kayıtlı okurlara diğer yazarların girdikleri maddelerin sözlük jargonunda entry okunulmasına beğenilip beğenilmemesine göre oylama hakkı verilmiştir en az entry giren yazarlara azimli unvanı verilmektedir belirli bir oylamadan sonra o yazarın puanı sözlük jargonunda karma diğer yazarlar tarafından görülebilmektedir mayıs tarihinde altıncı nesil yazar alımları yapılmıştır yılındaki yazar alımındaki karışıklık göz önünde bulundurularak kayıtlı okur alınmaya başlanmıştır aralık itibarı ile yedinci nesil yazarlar da sözlüğe dahil olmuşlardır yedinci nesil yazarların büyük çoğunluğunu kitap toplama kampanyasına katkıda bulunmuş olan hayırsever kayıtlı okurlar oluşturmaktadır aralık de sekizinci ve dokuzuncu nesil alımları başlamış ve on binlerce kişi çaylak yazar adayı olmuştur aralık de haziran öncesi kayıtlı çaylaklar yazar olma hakkını kazanarak sabırtaşı yazar unvanını almışlardır itibarı ile nesil hiyerarşisi kaldırılmıştır yazar adayı olan kullanıcıların çaylak onay listelerindeki sıralamaları sözlükteki ilk entry i ne zaman doldurduklarına göre ve her gün hesabına giriş yapan yazarlar arasında yeniden belirlenmektedir yazarlar zirve adını verdikleri organizasyonlarda farklı şehirlerde farklı etkinlikler için bir araya gelmektedir ekşi sözlük kullanıcıları eski site tasarımında topluluğu oluşturan kullanıcıların hazırladığı e yakın arayüzü kullanabilmekteydi ancak eski site artık aktif değildir yeni tasarımda ise tema seçeneği bulunmamaktadır sitenin reklam geliri aylık tl civarındadır sitenin yayınlanan bilgilerin doğruluğu ile ilgili bir iddiası olmadığından zaman zaman yanlış bilinen şeylerin yayılmasına da neden olabilmektedir ekşi sözlük e üye olunduğu gibi entry girilebiliyor ancak çaylaklar isimli bölüm altından entrylerine ulaşılabiliyor çaylaklar uzun bir maraton ardından bu yıl da olabilir ay da ya pasif kullanıcı olarak ekşi sözlük kariyerini bitiriyor ya da yazar oluyor çaylak sıralamasından yükselmenin açıklanmış bir algoritması yok fakat aktif olan yararlı entry giren çaylaklar yazarlık mertebesine yükselebiliyor aynı zamanda çaylak olmak için entry girmiş olmanız gerekmektedir ekşi sözlük te yazarların girdikleri entrylerin oylanması sonucunda tabi tutulduğu bir sınıflandırmadır sınıflandırma işleminin nasıl yapıldığı ile ilgili site yönetimi tarafından yapılmış net bir açıklama bulunmamaktadır bir yazarın karma puanının hesaplanabilmesi için en az entry girişi yapması gerekmektedir girilen tüm entry lerin oylanması ile bir karma puanı hesaplanır toplanan karma puanlarına karşılık gelen unvanlar mevcuttur istanbul emniyet müdürlüğü nün sitedeki esrar başlığı altındaki yazıların gençlere uyuşturucuyu özendirdiği gerekçesiyle şikayette bulunması üzerine istanbul üçüncü sulh ceza mahkemesi ekşi sözlük e erişimin süresiz engellenmesine karar vermiştir aylarca siteye türk telekom un dns engellemesi yüzünden doğrudan bağlantı yapılamamıştır engelleme haziran da ekşi sözlük ün avukatları tarafından yapılan başvuru sonucunda kaldırılmıştır şubat de türkiye deki internet sansürlerini protesto etmek amacı ile sözlük logosunun üstüne siyah bir bant eklenmiştir site hakkında son yaptırım eylül de uygulanmaya başlanmış türkiye deki internet kullanıcılarının siteye erişimi mahkeme kararıyla engellenmesine yönelik bu uygulama yalnızca üç saat sürmüştür marmara üniversitesi iletişim fakültesi öğretim üyesi yusuf devran ekşi sözlük te kendisi hakkında hakaret içerikli mesajlar bulunduğu iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuş ekşi sözlük yazarı istanbul inci sulh ceza mahkemesi nde yargılanmış mahkeme yıl içinde bir daha suç işlenmemesi şartı ile kovuşturmayı tecil etmiştir avukat sabire meltem banko iddialara göre uyurken açık bıraktığı periscope yayınında çıkan sesler nedeniyle sözlükte gündem olmuş hakkında yazılanları ayrım gözetmeksizin mahkeme kararlarıyla sildirmesi ile sözlük gündeminden ayrıca düşmemiş ve streisand etkisi yaratmıştır ekşi sözlük ün gerek yönetimi gerekse içeriği akademisyen yazar gazeteci siyasetçi ve sanatçılar gibi toplumun farklı kesimleri tarafından eleştirilegelmiştir ekşi sözlük teki yazarlara ve içeriğe getirilen eleştiriler temelde sitede yer alan yazıların kişilere yönelik yazılı saldırı ve hakaret içerdiği bilgi kirliliğine sebep olduğu ve yazarlarının kullanıcı adlarının arkasına saklandıkları yönündedir eylül tarihinde siteye girilen yazıların artık forum sayfalarındaki yazılardan farksız olduğunu ve bunun kontrolünün zor olduğunu belirten kişilik ekşi sözlük moderasyonu topluca istifa ederek bu tepkilerini dile getirmişlerdir yönetim ve sözlüğün hukuk birimine getirilen eleştiriler ise ekşi sözlük te belirli firma ve şirketlere ortak ticari ilişkiler nedeniyle ayrıcalıklar tanındığı ve bu firmalarla ilgili yazılan eleştirilerin yönetim tarafından silindiği yönündedir ağustos tarihinde ekşi sözlük avukatı başak purut ortağı ve avukatı olduğu bir başka firma hakkında sitede yazılan bir eleştiriyi firmanın ticari itibarı zedeleniyor gerekçesiyle siteden kaldırmış ve bu durum büyük tepki toplamıştır ayrıca yazar bilgilerinin yazara haber verilmeksizin savcı ve polislerle paylaşıldığı noktasında da site yönetimine eleştiriler getirilmiştir yazar adaylarının sürekli gündeme taşıdığı bir diğer konuysa çaylak onay listesi sisteminin kaldırılması yönündedir sisteme göre yazar olmak isteyen çaylakların on entry girmeleri ve belirli aralıklarla siteyi ziyaret etmeleri gerekmektedir belirli aralıklarla siteyi ziyaret etmeyen yazar adaylarının çaylak onay sıralamaları geri düşmektedir örneğin bininci sıradaki bir yazar adayının sırası bir gün içerisinde e gerileyebilir birinci sıraya kadar ulaşan yazar adayları değerlendirmeye göre yazar olabilir veya yeniden on entry girmeleri istenebilir algoritma ile ilgili detaylı anlatımlar yapılmıştır sitede islam peygamberi muhammed e yönelik eleştiri ve küfür içerikli yazıların vb yayınlamasından ötürü angelz co takma adlı bir grup hacker tarafından hacklenmiştir ekşi sözlük te yılı içinde milyon farklı kişi tam milyar sayfa görüntüledi sözlükte en az ziyaret rakamı ile eylül salı günü gerçekleşti sözlükte en fazla ziyaretin yaşandığı gün ise aralık çarşamba günü aralık ta tam ziyaret gerçekleşti ekşi sözlük e ziyaretçilerin sözlükte geçirdikleri ortalama süre ise dakika ziyaretçilerin yüzde i eski ziyaretçilerden oluşuyor her bir ziyaretçinin ortalama sayfa görüntülediği ekşi sözlük ü en çok ziyaret eden ilk üç ülke türkiye amerika birleşik devletleri ve almanya olarak görülüyor türkiye genelinde ise sözlüğü en fazla ziyaret eden iller büyük şehrimiz istanbul ankara ve izmir ziyaretçilerin en çok kullandığı tarayıcı google chrome olurken en çok ziyaretçinin geldiği mobil cihaz ise iphone arama motorların trafiğinin büyük çoğunluğu ise google ve yandex ten gelmektedir ekşi sözlük ün tasarımı şubat tarihinde büyük oranda değişikliğe uğradı değişikliklerin büyük bir kısmı başta olmak üzere mevcut gri arayüz yerine beyaz arka plan rengi ve siyah fontlar kullanılması yazarlardan büyük tepki aldı sitenin eski yöneticisi sedat kapanoğlu ise yeni tasarımın mobilde çok iyi ve kullanışlı olduğunu söyledi ceo başak purut ise yeniliklerin devam edeceğini ifade etti diğer yenilikler de şöyleydi tasarım değişikliği karşısında holy strat isimli sözlük yazarı bir protesto başlattığını duyurdu ve tema eski hâline gelene kadar yeni içerik girmeyeceğini söyledi yazar bu çağrıya katıldığın belirtmek için kullanıcı adını ilgili başlığa yazdırdı yılmaz güney nisan yenice yüreğir adana eylül paris türk sinema oyuncusu yönetmen senarist ve yazar özellikle çirkin kral dönemi sonrasında yazdığı cannes ödüllü yol sürü yazıp yönettiği ve oynadığı umutsuzlar baba ağıt endişe gibi filmleriyle tanınır yılmaz güney in gerçek adı yılmaz pütün dür kendi ifadesine göre pütün kırılması zor sert meyve çekirdeği demektir yılında köylü bir ailenin iki çocuğundan biri olarak dünyaya gelmiştir zaza kökenli babası siverek in desman köyünden olup kürt kökenli annesi muş un varto ilçesindendir kendisi adana da büyümüş ve adana birçok filmine konu olmuştur adana da bir süre kemal ve and film şirketlerinin bölge temsilcisi olarak çalışmıştır üniversite okumak üzere istanbul a gitmiş atıf yılmaz ile tanışmıştır bu süreçte bir yandan da hikâyeler yazmıştır daha sonra atıf yılmaz ın da desteğiyle sinemada çalışmalarına başlamıştır yılmaz güney yılında atıf yılmaz ın yönetmenliğini yaptığı bu vatanın çocukları ve alageyik isimli filmlerin hem senaryosunu yazar hem de filmlerde rol alır ve oynar karacaoğlan ın karasevdasında da yönetmen yardımcılığı yapar yeni ufuklar ve on üç gibi dergilere de öyküler yazan yılmaz güney bir öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılanır ve yılında bir buçuk yıl hapis cezasına mahkm olur iki yıl sonra tekrar kaldığı yerden devam eden yılmaz güney o dönemde daha çok macera filmleri çeker filmlerinde ezilen hor görülen bir anadolu çocuğunun otoriteye başkaldırısı vardır bu dönemde çirkin kral lakabını alır bu dönemdeki en önemli lütfü akad ın yönettiği ve kendisinin yazdığı bir film olan hudutların kanunudur bu dönem boyunca oyunculuğunu geliştiren yılmaz güney abartısız ve yalın oyunculuk anlayışı bu dönemde artık oturtmuştur yılmaz güney yılında efraim elrom un öldürülmesinden sorumlu olan başta mahir çayan olmak üzere diğer türkiye halk kurtuluş partisi cephesi üyelerini sakladığı gerekçesiyle yıl hapse ve sürgüne mahkm edildi yılmaz güney içeride kaldığı süre boyunca sinema ve sanat ile ilgili fikirlerini şiir ve öykülerini o dönemde çıkarmaya başladığı güney dergisinde yayınlamıştır te cezaevinden çıktı iki yıldan fazla cezaevinde kalan yılmaz güney aynı yıl arkadaş filmini çekti yine aynı yıl endişe adlı filmi çekerken yumurtalık ilçesindeki bir gazinoda ilçe yargıcı sefa mutlu yu öldürmekten tutuklandı ve ekim de ankara ağır ceza mahkemesi nde başlayan yargılamaların sonucu temmuz da yıl hapis cezasına çarptırıldı beş yıl hapis yattıktan sonra ekim tarihinde izinli olarak çıktığı isparta yarı açık cezaevinden yurt dışına firar etti yılmaz güney in hapisten kaçışı da filmlerini anımsatmıştır hapse girmeden önce çekmiş olduğu şeytanın oğlu filminde bir günlük bayram izninde dışarı çıkan ve kayıplara karışan bir adamın hikâyesini anlatmıştır filmine benzer bir yaşantı tecrübe etmiştir bir günlük izin ile hapisten çıkan güney antalya nın kaş ilçesinden yunanistan a bağlı meis adasına oradan da isviçre ye kaçmıştır daha sonra fransa ya geçer ve yaşamının geri kalanını orada geçirir cezaevinde sinema ile olan ilgisi devam etti bu dönemde yazdığı zeki ökten tarafından çekilen sürü ve yurt dışında ve yurt içinde büyük ilgi gören ve şerif gören tarafından yol çekildi cezaevindeyken güney adlı bir sanat kültür dergisi çıkardı yol un kurgusunu tekrar yaptı ve cannes film festivali nde ödül aldı yurt dışına kaçtıktan sonra fransa da duvar filmini çekti güney in yılında ankara merkez kapalı ceza ve tutukevi nde tanıklık ettiği çocuklar koğuşunda çıkan ve tüm cezaevine yayılan bir isyanın sinemaya aktarıldığı duvar onun son filmi olmuştur ilk resmi eşi nebahat çehre ile da başlayan şiddet dolu birlikteliği de nebahat çehre yi araba ile ezmesi üzerine boşanma ile sonuçlanmıştır nebahat çehre yılında konuk olduğu şafak yavuz un vizöründen adlı programda güney ile ilişkisine dair detayları paylaşmış araba ile çarpma olayına da değinmiştir yapımcı abdurrahman keskiner yılında hürriyet gazetesi ne verdiği röportajda olayı şöyle anlatmıştır çok az kişi bilir bunu rahmetli yılmaz nebahat ve ben bir gün yine gece kulübünde kavga ettiler nebahat kulübü sinirle terk etti yılmaz ın dur demesine hiç aldırmadı nebahat elmadağ da kaldıkları otele doğru koşarken yılmaz otomobiline bindi sinirle direksiyona geçti sonra gözümün önünde sevdiği kadını arabayla ezdi nebahat havada uçtu arabaya çarptı sonra da kaldırıma gün hastanede yattı herkesten gizledik bunu olaydan sonra ilişkileri bitti ama aşkları asla bitmedi keskiner in aynı röportajda nebahat yılmaz dan çok dayak yedi şeklinde ifade ettiği şiddetin önemli noktalarından biri de eşrefpaşalılar çekimi esnasında nebahat çehre nin kafasına bardak koyup gerçek kurşunla nişan alması olarak kayıtlara geçmiştir keskiner bu konuda şu açıklamaları yapmıştır sinema tarihçileri bunun bir efsaneden ibaret olduğunu söyler ama doğru yılmaz o gün benden silahından birini içinde gerçek kurşun olanı istedi nebahat bu sırada ağlıyor titriyor ve yılmaz imkanı yok oynamam sahici kurşun kullanma yalvarırım ben canımı sokakta bulmadım yanlış bir harekette ölebilirim diye sevdiği adama ağlayarak yalvarıyordu yılmaz umursamadı bardağı nebahat ın kafasına koydu sonra metre uzaklaştı sette ölüm sessizliği vardı korkudan herkes nefesini tutmuş duvarın dibinde titreyen nebahat a bakıyordu zavallı kız kurbanlık koyun gibiydi yılmaz tetiğe bastı bardak tuzla buz oldu nebahat başladı ağlamaya yılmaz onu zor sakinleştirdi deniz kenarına götürüp bir şeyler söyledi çok tutkulu kavga ve dayakla dolu şiddetli bir aşkları vardı nebahat yılmaz dan çok dayak yedi ikinci evliliği den ölümüne değin fatoş güney le jale fatma pütün olmuştur doğan çocuklarına yılmaz d adını vermişlerdir son yıllarını paris te geçiren güney mide kanseri hastalığı nedeniyle eylül tarihinde yaşında yaşamını yitirdi mezarı paris te bulunan pre lachaise mezarlığı nda kısımda bulunmaktadır sivas türkiye nin iç anadolu bölgesinde yer alan bir ilidir sivas ili mezopotamya ve arasında kervanların geçtiği bölgede olduğu için selçuklular döneminde tüccarların ziyaret ettiği bir merkez haline gelmiştir türkiye de konya dan sonra en çok selçuklu eserinin bulunduğu il sivas tır yüzyıla ait gök medrese çifte minareli medrese ve mavi medreseleri çini sanatı açısından mutlaka görülmeye değer yerlerdir ulu camii ise yılında inşa edilmiştir ayrıca sivas türkiye nin yüzölçümü açısından en büyük ikinci ilidir sonu tüik verilerine göre il nüfusu merkez nüfusu tir sivas kızıldağ dan doğan kızılırmak köse dağı ndan doğan yeşilırmak ve yine köse dağı ndan doğan fırat ın en önemli kollarından biri olan karasu nehri sivas ili sınırları içinde doğmaktadır sivas coğrafi açıdan kıraç yeşili az sert iklimli bir yerdir ikliminin elverdiği ölçüde yetiştirilebilen ancak tahıl ürünleri şeker pancarı patates gibi ürünlerdir türk kurtuluş savaşı nın temellerinin atıldığı selçuklu devrinin dev eserleriyle süslü yüzölçümü bakımından konya dan sonra ikinci sırada yer alan bir ilimiz sivas ili topraklarının büyük kısmı iç anadolu nun yukarı kızılırmak bölümünde diğer kısımları ise karadeniz ve doğu anadolu bölgesinde olup ve doğu boylamları ile ve kuzey enlemleri arasında yer alır iç anadolu bölgesi doğu karadeniz bölgesi ve doğu anadolu bölgesi nde ilçeleri ve kültür zenginliği iklim farklılığı bulunan ve sahip olduğu değerleri ile önemli bir coğrafi konuma sahiptir kuzeyinde ordu kuzeybatısında tokat doğusunda erzincan kuzeydoğusunda giresun batısında yozgat güneybatısında kayseri güneyinde malatya ve kahramanmaraş ile çevrilidir sivas ta batı anadolu ağzı kullanılmaktadır şehrin adı kentin antik dönemdeki adı olan sebastia sözcüğünün evrimleşerek türkçeleşmesiyle bugünkü halini almıştır sebastia ismi de yunancada saygıdeğer yüce anlamına gelir ki latince augustus un yunanca karşılığıdır bu da pontuslar tarafından kurulan kentin roma imparatoru augustus onuruna onun ismiyle adlandırıldığına delalet eder halk arasindaki rivâyetlere göre ise sivas kurulmadan önce ulu ağaçlar altında kaynayan üç pınar varmış bu pınar tanrıya şükür ana ve babaya minnet ve küçüklere şefkat duygularını ifâde edermiş bu üç pınara sipas suyu denirmiş zamanla mukaddes sayılan bu üç pınarın etrâfında küçük bir yerleşim merkezi kurulmuş ve sipas ismi verilmiştir diğer bir rivâyete göre ise sivas ismi eski kavimlerden sibasipler den gelmektedir sivas ilk çağlarda talavra megalapolis karana ve diyapolis isimleriyle anılmıştır sivas ismi ile ilgili bir başka rivâyete göre ise kentin adı farsçada üç değirmen mânâsına gelen sebast kelimesinden gelmektedir sebast ismi zamanla halk dilinde sivas olarak yerleşmiştir sivas ismi bu şekilde oluşmuştur üç vadi arasındadır sivas halkının büyük çoğunluğu çeşitli zamanlarda bölgeye yerleşmiş türkmenlerdir ilde kafkasya göçmenleri de mevcuttur kızılırmak havzası kenti iç anadolu iklimine yeşilırmak karadeniz fırat havzası ise doğu anadolu iklimine bağlamaktadır bu üç su üç yol üç farklı kültür demektir il alanı kuzeyden kelkit vadisi doğudan köse dağları nın uzantıları kuruçay vadisi ve yama dağı güney den kulmaç dağları tahtalı dağları nın uzantıları ve hezanlı dağı batıdan karababa akdağlar ve incebel dağları gibi doğal sınırlarla çevrilidir kızılırmak kelkit çayı tozanlı çayı yıldız irmağı çallı çayı ve tohma çayı en önemli akarsularıdır sarkışla gemerek ovası yıldızeli bedehdun ovası suşehri ovası tohma vadisi kızılırmak vadisi çallı suyu vadisi ve kelkit vadisi ilin belli beşli tarım alanları ve ulaşımı belirleyen önemli alanlarıdır sivas ilinde ağırlıklı yeryüzü seklini platolar oluşturmakladır il oranının sı platolarla si dağlarla si ise ovalarla kaplıdır sivas ın en büyük platosu uzunyayla dır ayrıca uzunyayla ya oranla daha zengin otlaklara sahip olan meraküm platosu da ilin ender yüksek düzlüklerindendir kuzey anadolu dağlarıyla güney anadolu dağlarının birbirine yaklaştığı bir yöre olan sivas il alanında kıvrılma ve yükselmeler sırasında bazı kesimler çöküntüye uğramıştır bu çöküntü alanları ilin önemli su merkezlerinden olan gölleri oluşturmuştur hafik gölü tödürge gölü lota gölleri gürün gökpınar gölü bu göllerden bazılarıdır illerde protokolde ilk sırada yer alan vali merkezi yönetimi temsil eder ve cumhurbaşkanı tarafından atanır büyükşehir dışındaki illerde yerel yönetim şehirler düzeyindedir belediye başkanı belediye sınırları içinde kalan seçmenin oy çokluğu ile seçilir ayni seçmen ilçe belediye meclisi için de oy kullanarak ilçelerin belediye meclislerini oluşturur ildeki bütün seçmenler ayrıca il genel meclisi için de oy kullanarak il genel meclisinin oluşumunu sağlarlar il genel meclisi ve belediye meclisi üyelikleri için yapılan seçimlerde onda birlik baraj uygulamalı nispi temsil sistemi belediye başkanlığı seçiminde ise çoğunluk sistemi uygulanır il genel meclisi ve belediye meclisi üye sayıları ilçe nüfusuna göre kontenjandan kalan sayıların partilere dağılımı ise d hondt sistemine göre belirlenir kanun madde il genel meclisi il özel idaresinin karar organıdır başkanını üyeleri arasından gizli oyla seçer ayrıca il genel meclisi kendi içinden gizli oyla bir yıl görev yapacak kişilik il encümenini seçer merkezi yönetim vali ve il müdürlerinden oluşur il özel idaresi il genel meclisi ve il encümeni seçilmişlerden oluşur ancak vali başkanlığında görev yapar yerel yönetim ise belediye başkanları ve belediye meclislerinden oluşur sivas valisi bayburt doğumlu salih ayhan dır kasım tarihinde meb destek hizmetleri genel müdürü iken atanmıştır sivas belediye başkanı sivas doğumlu hilmi bilgin ak parti mart seçimlerinde oy oranıyla seçilmiştir sivas ili nüfusu dir bu nüfusun sı şehirlerde yaşamaktadır sonu ilin yüzölçümü km dir ilde km ye kişi düşmektedir bu sayı merkez ilçede dur ilde yıllık nüfus oranında azalmıştır nüfusu en çok artan ilçe merkez ilçe nüfusu en çok azalan ilçe doğanşar il ekonomisinde tarım ve sanayi sektörü ilk sırada yer almaktadır bu sektörleri ticaret ulaştırma ve haberleşme sektörleri takip etmektedir özellikle demir ve demirciliğe dayalı sanayi lokomotif sektör olarak ön plana çıkmıştır türkiye nin önemli enerji kaynaklarından biri olan kangal termik santralı sivas tadır ayrıca gemerek ilçesinde sızır hidroelektrik santrali vardır sivas ta türkiye nin en büyük linyit işletmesi bulunmaktadır sivas öncelikle bir tarım şehridir tarım üretiminde buğday arpa çavdar ay çekirdeği patates ve şeker pancarı bölge üretiminde en fazla payı alan ürünlerdir sivas küçükbaş büyükbaş hayvan varlığı ve arı kovanı sayısı bakımından önemli bir paya sahiptir en büyük ve eski endüstri kompleksi olarak yılında yılında sivas cer atelyesi olarak kurulan tüdemsaş tcdd ye bağlı beton travers fabrikası de temelleri atılan ve yılında hizmete giren çimento fabrikası bulunmaktadır küçük sanayi siteleri ve organize sanayi bölgeleri sanayi sektörünün altyapısı olarak değerlendirilebilir sivas ta kss kapsamında işyerinde kişi çalışmaktadır ilde kss faaliyet göstermektedir kangal kss gürün kss ve yıldızeli kss nin inşaat çalışmaları sürmektedir karadeniz bölgesinde kalan ilçelerinde karadeniz şivesi görülürken merkez ile çevre ilçeler tokat ve diğer illere daha yakındır doğu karadeniz deki ilçelerinde kısmen karadeniz ağzı ve kültürü görülürken iç anadolu ilçelerinde bozkır ve sivas yöresine özgü sivas folklorü görülür yeşilırmak havzasında bulunan karadeniz ilçeleri olan suşehri akıncılar gölova koyulhisar bölgesi davul zurna horon mikroklima iklim ve yayla bölgesidir iç anadolu da ise gene türkmen kültürü ile yer yer balkan muhacirleri ve kafkasya göçmenlerinin kültürleri ve gelenekleri de görülür bu geniş coğrafya alanında pek çok yöresel sanatçılar da yetişmiştir karadeniz ilçelerinde kemençe ve tulum üstadları iç anadolu ve doğu anadolu ilçelerinde saz aşık geleneği ve üstatları yetişmiştir dünyaca ünlü kangal köpeği sivas ın kangal ilçesinde yetişmektedir kangal köpeği genetik olarak en mükemmel kombinasyonlardan birine sahiptir ve yüksek seviyede eğitilebilirlik özelliği taşımaktadır sivas yöresinde kaplıcalara çermik adı verilmektedir sivas merkeze bağlı soğuk çermik yıldızeli ne bağlı olmakla birlikte sivas merkezden rahatlıkla ulaşılan sıcak çermik bunların en önemlileridir kangal da ise balıklı çermik diğer önemli bir kaplıcadır ayrıca şarkışla ilçesinde ortaköy çermiği ve alaman çermiği bulunmaktadır geçmişte sivas yöresinde çermik alanlarının yakınlarında çadır kurma geleneği çok yaygın olarak uygulanmaktaydı sivas yıldızeli yolu üzerinde sivas il merkezine yaklaşık km uzaklıktaki bulunmaktadır yıldızeli sınırları içerisindedir ve ilçe merkezine km mesafede yer alır toplu taşıma araçları ile ulaşmak mümkündür kaplıca suyunun kimyasal karakteristiği florür içeren kalsiyum magnezyum sodyum sülfat hidrokarbonat ve karbonat klörürlüdür sıcaklığı c arasındadır ve romatizma solunum yolları böbrek ve idrar yolları kan dolaşımı hastalıklarının tedavisine iyi geldiği bilinmektedir sivas belediyesi ne ait otel ve havuzlarla hem süreli hem de günübirlik konaklama imkanı sağlamaktadır ayrıca cumhuriyet üniversitesi ne bağlı rehabilitasyon merkezi de bulunmaktadır yakın dönemde ise geniş kapsamlı iki adet devremülk otel hizmete girmiştir sivas erzincan karayolu üzerinde şehir merkezine km mesafede başıbüyük köyü nün girişinde olup hafik ilçesi ne km uzaklıktadır il merkezinden kaplıca alanına düzenli olarak toplu taşıma araçları ile ulaşılabilmektedir suyun sıcaklığı c derecedir ve içildiğinde mide bağırsak ve safrakesesi hastalıklarına iyi gelmektedir kaplıca alanının yakınında ahmed i turan türbesi yer alır ve sürekli olarak ziyaret edilir konaklama tesislerinin yanı sıra çoğunlukla çadır kurulmaktadır kaplıca çevresi ilginç bir topografya ve bitki örtüsüne sahiptir şarkışla ilçesinde ortaköy e bağlı bir kaplıcadır kaplıca suyu metre aşağıdan çıkmaktadır kaplıcanın suyu sıcaktır yaz kış derecedir ve kükürtlüdür kükürtlü olmasından dolayı birçok cilt ve kemik hastalığına iyi gelmektedir kaplıcada adet oda e metre bir adet açık havuz bayanlar ve erkek için ayrı havuz ve adet özel aile havuzu bulunmaktadır ayrıca kaplıca kızılırmak nehrine çok yakın bulunduğundan dolayı kaplıca çevresi doğanın çok iyi bir şekilde sergilendiği bir mekandır kaplıca ilçe merkezine km uzaklıktadır asfalt yolu bulunmaktadır sivas il merkezine km ve kangal ilçe merkezine km uzaklıkta olup sivastan her saat başı toplu taşıma araöları ile varmak mümkündür kangal balıklı kaplıca türkiye deki termal kaplıcaları içerisinde kendine özgü bir yeri vardır tedavi özelliği itibarıyla dünyada bir benzerini bulmanın mümkün olmadığı kaplıca ilmi ve tıbbi bir mucizeyi sedef hastalığını tedavi ederek sergilemektedir suyun sıcaklığı derece c havuzların toplam debisi lt sn dir kimyasal karakteristiği ph radyoaktivite eman toplam mineralizasyon mg lt dipsiz göl sivas ın doğanşar ilçesinde bulunan volkanik bir göldür dipsiz göl doğanşar a sivas a km mesafede doğanşar sivas karayolu nun hemen yanında bulunmaktadır ve çatpınar köyüne çok yakındır gölün fazla sularının akmasıyla metre ileride dipsiz göl şelalesi oluşmuştur hafik gölü sivas ın hafik ilçesinin kuzeyinde bulunan küçük karstik göldür erzincan ı sivas a bağlayan e uluslararası karayolu km yakından geçer hafik in km kuzeyindedir göle da bin sazan aşılanmıştır türkiye nin sulak alanından biri olan gölde sakarmeke turna angut ve yaban kazı görülmektedir tödürge gölü sivas ın zara ilçesinde yer alır hafik in km doğusunda zara nın km batısında bulunmaktadır yaklaşık bir km güneyinde aynı adı taşıyan tödürge köyü vardır gökpınar gölü sivas ın gürün ilçesi sınırları içerisinde yer alır suyu çok temiz ve duru olan gökpınar gölü gürün e km uzaklıktadır doğal güzellikleri ve alabalıklarıyla ünlü olan göl dipten gelen kaynaklarla beslenmektedir turkuaz ve mavi yeşil renklerinin her tonunu bünyesinde barındıran gökpınar bir dünyaca ünlü bir doğa harikasıdır lota gölü sivas ın hafik ilçesinde yer alır ve km doğusundadır sivas erzurum karayolunun kuzeyinde kalır sivas şehir merkezine km uzaklıktadır aslında lota gölleri daha doğru bir tabirdir buradaki göller topluluğu dipten çıkan su kaynaklarıyla beslenseler de ilkbahar yağışlarıyla birlikte kabararak birleşirler divriği ulu camii divriği ilçesi merkezinde bulunmaktadır divriği ulu cami ve daru ş şifası adıyla dünya sanat tarihinde yer alan bu eşsiz eser anadolu selçuklu devleti mengücek oğulları beyliği döneminde mengücek beyi ahmet şah tarafından şifahane ise ahmet şah ın eşi melike turan tarafından yaptırılmıştır unesco tarafından dünya nın harikası olarak gösterilip koruma altına alınmıştır kongre müzesi eylül da türkiye cumhuriyetinin temellerinin oluşturulduğu eylül sivas kongresi nin gerçekleştirildiği ihtişamlı binadır şu an müze olarak kullanılmakta olup müze içerisinde mustafa kemal atatürk ün birçok şahsi eşyası ve selçuklu osmanlı zamanından birçok tarihi eser sergilenmektedir müze kent meydanındadır aşık veysel müzesi büyük halk ozanı âşık veysel in yaşadığı şarkışla ilçesine bağlı sivrialan köyündeki evi yılından itibaren kültür bakanlığı tarafından müzeye dönüştürülmüştür âşık veysel in kişisel eşyaları sazları fotoğraflar bulunmaktadır her yıl mart tarihleri arasında şarkışla sivrialan köyünde anma törenleri ve âşıklar bayramı düzenlenmektedir şarkışla ilçesi emlek kale köyünün alt tarafında kaldırak çayı üzerinde kale kalıntısı bulunmaktadır osmanlı dönemi kayıtlarında yer alan kaldırok kalesi isimli köyün bu bölgede olduğu yönünde emareler vardır dolayısıyla bu isim köyün yanından geçen kaldırak çayı nın adı ile de bağlantılıdır bahsi geçen köyün ismi bazı kaynaklarda kaldurak kalesi olarak da geçmektdir osmanlı ya ait bazı kayıtlarda ise kaldıravuk kalası adıyla anılır sivas merkez deki türbeler ilçe ve köylerdeki türbeler ziraat türkiye kupası nda sivasspor katıldığı turda elenirken sivas belediyespor tur atlayarak turda trabzonspor a elenmiştir önemli spor tesisleri yeni eylül stadyumu cumhuriyet üniversitesi taha akgül spor salonu ve yıldız dağı kayak merkezi dir ford motor company henry ford tarafından highland park michigan abd de haziran tarihinde kuruldu şu anda merkezi dearborn michigan dadır michigan da dünyada ilk otomobil üretimine adım atan otomotiv sektörü liderlerinden ford motor company kıtada pazarda araç üretip dağıtmaktadır dünya genelinde yaklaşık çalışanı vardır yılı cirosu milyar dolardır ford motor company nin ana ve bağlı otomotiv markaları aston martin ford lincoln ve mercury dir otomotivle ilgili hizmet kuruluşları ford motor credit company ve hertz i de kapsamaktadır ford jaguar ve land rover i yılında bir hint şirketi olan tata ya volvo yu ise yılında bir çin şirketi olan geely e satmıştır ford oldukça yüksek sayıda üretime geçerken endüstrinin de genel anlamda gelişmesinde büyük rol oynadı ford eli whitney nin düşüncelerini kullanarak değişebilir parçaları kullanıyordu böylelikle arabalar daha düşük masraflarda üretilebiliyor ve yenilenebiliyordu i dünya savaşı sonrasında yaşanan amerika daki büyük buhran döneminde ise amerika daki tüm şirketlerde olduğu gibi ford da bir çöküntü yaşadı ve birçok fabrikasını kapatmak zorunda kaldı ii dünya savaşı döneminde tank üreterek şirket ayakta kalmaya çabalarken savaş sonrasında ford tekrar eski günlerine dönmeye başladı ulaşılan bu seviye ile ford otosan kocaeli fabrikası avrupa ford fabrikaları arasında denetçiler tarafından ve yıllarında best plant in the world olarak adlandırıldı ve en iyi notu elde edip birinci oldu bir dönem ferrari yi satın alan ford enzo ferrari nin yarış takımını ford un yönetmesini istememesiyle bu anlaşmayı bozdu bunun peşinden gelen büyük bir rekabet ford un gt modeli ile ferrari yi yenmesiyle sona erdi bunun ardından bu efsane model hem yarışlardan hem de üretimden çekildi ford un merkezi günümüzde dearborn michigan amerika birleşik devletleri nde bulunmaktadır bünyesinde mercury lincoln u da bulunduran ford ayrıca mazda ya da ortaktır bunun yanı sıra amerika birleşik devletleri nin en büyük araba kiralama şirketlerinden biri olan hertz in de sahibidir binek araçlar spor araçlar ticari araçlar arazi araçları enzo anselmo ferrari şubat modena ağustos maranello scuderia ferrari takımının kurucusu aynı zamanda ferrari otomobillerinin üreticisidir enzo ferrari şubat de italya nın modena kasabasında doğdu babası orta çapta bir işletme sahibiydi ferrari nin küçüklüğünde ilerisi için üç hayali vardı birincisi opera sanatçısı olmak ikincisi spor muhabiri olmak ve sonuncusu ise yarış pilotu olmaktı birincisi için pek yeteneği yoktu ikincisi için çaba göstermedi fakat üçüncü tutkusu dünya üzerinde unutulmayacak bir isim yarattı yılında italya birinci dünya savaşında olduğu için babası ve abisi askere alınmıştı ve grip salgınında ölenler arasındalardı bu gelişmeler üzerine okulu terk eden ferrari de orduya alındı bir iki ayını cephe arkasında katırları nallayarak geçiren ferrari yılında tekrar baş gösteren grip salgınında hastalandı savaştan daha çok ölüme sebep veren bu salgını atlatan ferrari ordudan ayrıldı evine geri döndüğünde diğer askerler gibi yeni bir hayata başlayacak olan ferrari dul annesine bakmak ve hayalini gerçekleştirmek için fiat a başvurdu savaş sonrası ekonomik durumu tam bir felaket olan italya da tırmanan işsizlik nedeniyle fiat dan red cevabı aldı daha sonra vespa için test sürüşleri yapmaya başlayan ferrari buradan katıldığı yarışlarda çektiği dikkat sayesinde yılında alfa romeo için çalışmaya başladı mussolini nin başa geçtiği italya da faşizm hızlı bir yükselişe geçti italya adına edindiği başarılarla mussolini nin gözüne giren ferrari cavaliere dell ordine della corona d italia unvanı aldı sanatta mozaik bir yüzeyin farklı renklerdeki küçük parçacıkların yan yana getirilmesi yöntemiyle süslenmesi ve bu şekilde üretilmiş eserdir taş cam tuğla metal veya deniz kabuğu gibi çok çeşitli malzemelerden mozaik yapılabilir kakmacılıktan farklı olarak mozaik sanatında parçacıklar yüzeydeki çukurcuklara yerleştirilmez yüzeye yapıştırıcı ile tutturulur türkçeye fransızca mosaueten geçen mozaik sözcüğünün kökeni latince musaicum mozaik müzlerin eseri kavramıdır bunun nedeni orta çağ mozaiklerinde çoğunlukla sanat perisi müzlerin resmedilmiş olmasıdır mozaiğin tarihi antik çağlara uzanır sümer kenti uruk ta mö binyıla ait mozaiğe benzer duvar kaplamaları bulunmuştur koni şeklindeki terakota kaplamaların kenarları kırmızı siyah ve beyaz renktedir bu kaplama malzemeleriyle zikzak hatlar ve yamuk gibi çeşitli geometrik şekiller oluşturulmuştur bu kaplamalar estetik görünümünün yanı sıra güneşte kurutulmuş tuğlaları yağmur ve rüzgârdan koruyordu ancak bu teknik zamanla yok olmuştur ve sonraki dönemlerdeki mozaiğin gelişimi ile alakası yoktur roma imparatorluğu zamanında daha çok şehir kaldırımlarında meydanlarda ev avlularında kullanılan sırlı seramikten yapılmış mozaiklerin parçaları birkaç milimetre kadar küçük olabilmektedir gaziantep arkeoloji müzesinde bulunan ve zeugma antik şehrindeki villalardan çıkarılan mozaikler bu dönem eserlerinin en güzel örnekleri arasındadır hatay ın antakya ilçesi de roma dönemine ait seçkin bir barındırır mozaiğe çok farklı zamanlarda ve çok farklı kültürlerde rastlanmasına rağmen altın devrini yüzyıllarda bizans ta yaşadığı söylenebilir bu dönemde bizans ta başlıca resim sanatı mozaik olmuştur duvar ve tavan mozaikleri konusunda uzmanlaşan bizanslılar ise parçacık olarak italya da üretilen ve kalın renkli camdan oluşan plakalar smalti kullanmakla ünlüdürler bu dönemde camlar ışığı daha iyi yönlendirebilmek için farklı açılarda ve sıvasız olarak yerleştirildi bazı desenlerde camların arkasına gümüş ya da altın yapraklar yapıştırıldı daha çok dini görüntüler betimleyen roma mozaiklerinin aksine bizanslılar aristokrasinin de mozaiklerini yarattılar islam kültürü ise mozaik desenlerine getirdiği matematiksel zenginlikle ünlüdür yer yer cam küpler ve taşlar kullanılmış olsa da islami eserlerde genelde desen için özellikle üretilmiş daha sonra kenarları elde zimparalanarak boşluksuz yan yana oturacak şekle sokulmuş çini plakalar kullanılmıştır zillij antoni gaudi guell parkındaki koltukları mozaikle kaplayarak tekniğe yeni bir uygulama kanalı açmıştır bu mozaikler farklı amaçlarla yaratılmış seramik ürünlerin yeniden düzenlenmesiyle meydana geldikleri için kolaj tekniginin ilk örneği olarak da gösterilebilir gaudi nin uyguladığı seramik kaplama tekniğinin özgün adı trencadis tir ve katalanca bir sözcüktür kullanılmayacağı bir işe yaramayacağı varsayılan seramik ve cam parçalarıyla bir binanın giydirilmesidir aralarında chagall ve picasso nun bulunduğu birçok modern sanatçı da eserlerini mozaik şeklinde ortaya koymuş mozaik eserlerin konularına zenginlik katmışlardır günümüzde mozaikler mobilya dekorasyonundan yer kaplamalarına bina kaplamalarından oda bölmelerine kadar birçok farklı yerde kullanılmaktadır konular soyut kavramlardan hiperrealist portrelere kadar çeşitlilik kazanmıştır mozaik başlıca olarak şu iki yöntemler üretilir sir charles spencer chaplin nisan londra birleşik krallık aralık vaud isviçre ingiliz sinema yönetmeni oyuncu yazar film müziği bestecisi kurgucu ve komedyen yarattığı şarlo karakteri ile özdeşleşmiştir londra nın fakir bölgelerinden birinde doğup büyüyen chaplin te gittiği abd de sinemaya başlamıştı teki ilk filmi making a living in ardından çekilen kid auto races in venice filminde bol pantolonlu melon şapkalı büyük ayakkabılı sürekli bastonunu çeviren ve sakar hareketleri ile gülünç mizansenler oluşturan şarlo tiplemesini yarattı takip eden yıllar içinde aralarında yapımlı the immigrant ve the adventurer gibi filmlerinin de bulunduğu altmıştan fazla kısa filmde oynayarak yeni gelişmekte olan sinemanın da etkisiyle dünya çapında görülmemiş bir üne kavuştu yılında çektiği a dog s life filmi ile uzun metrajlı filmlere de başlayan chaplin mary pickford douglas fairbanks ve d w griffith ile birlikte kurdukları united artists film şirketinin ortağı olduktan sonra altına hücum şehir işıkları büyük diktatör asri zamanlar sirk ve sahne işıkları gibi başyapıtlara imza attı filmlerinde dönem koşulları için imkânsız görülebilen mizansenlere koreografilere ve akrobatik hareketlere yer veren chaplin komedi sinemasının bütün örneklerini sonuna kadar korumakla birlikte heyecanın ve hareketin asgari düzeye çekildiği sahnelerinde ise dramatik yapısını sergileyebilmiştir popülist yaklaşımlara hiçbir zaman benimsemediği bazı yönetim biçimlerine ve teknolojiye yönelik ağır eleştirilerini ise yine bu komedi tarzının içinde eritmiş ve sessizce seyirciye ulaştırmayı bilmiştir yarattığı modern palyaço şarlo ile dünya üzerinde filmlerinin gösterildiği her ülkede insanların hayranlığını toplamasına rağmen amerika birleşik devletleri vatandaşlığını reddetmesi sebebiyle bu ülkede kendisine yönelik olarak başlatılan karalama kampanyası kendisinden bir hayli genç olan kadınlarla yaptığı dört ayrı evlilik bir dönem kendisine açılan babalık davası the immigrant filminde bir abd memurunu tekmelediği sahne ve son olarak altına hücum filmindeki bazı sahnelerin komünizm propagandası olarak yorumlanması gibi olayların etkisiyle chaplin in abd ye girmesi yasaklandı bunun üzerine karısı ve çocuklarıyla birlikte hayatının sonuna kadar yaşayacağı isviçre ye yerleşen chaplin ancak yılında oskar özel ödülü nü almak için yıllar sonra abd ye geri döndü takip eden yılda sahne işıkları adlı filmle bir kez daha oscar ödülünü kazanmıştır yılında yaşında iken ingiltere kraliçesi ii elizabeth tarafından şövalye unvanına layık görülmüştür charlie chaplin şarlo nisan da londra nın fakir semtlerinden biri olan east lane walworth ta doğdu charlie nin henüz o üç yaşına bile gelmeden ayrılan annesi ve babası müzikhollerde ve çeşitli tiyatrolarda çalışan profesyonel sanatçılardı sahne adı lily harley olan annesi hannah harriet pedlingham hill profesyonel olarak sahneye ilk kez yaşında çıkmıştı annesi ve başka babadan doğma kardeşi sydney chaplin ile birlikte londra nın fakir semtlerinde çeşitli evlerde büyüyen chaplin in yaşamı ruhsal dengesizlikler yaşayan annesinin durumunun kötüye gitmesi ile zorlaştı anne hannah teki bir sahne performansı sırasında sesini kaybetmiş ve hemen ardından yaşadığı ekonomik zorlukların da etkisiyle psikolojik sorunları artmıştı onun bir rehabilitasyon merkezine yatırılmasının ardından çocukları charlie ve sydney metresiyle birlikte yaşayan babaları charles chaplin sr nin yanına yollandı charlie ve sydney bu dönemde kennington road school a gönderildiler charles chaplin sr henüz yaşındayken üstesinden gelemediği alkolizm nedeniyle oğlu charlie henüz on iki yaşındayken hayatını kaybedecekti rehabilitasyon merkezinden çıktıktan kısa bir süre sonra hannah nın hastalığı yeniden nüksedince çocuklar bu sefer genel olarak workhouse olarak adlandırılan ve oldukça kötü koşulları ile bilinen bakımevlerinden birine yollandılar londra nın doğusundaki lambert adlı bölgede bulunan bu bakımevindeki günler annesi ve kardeşinden ayrı kalan ve yaşı bir hayli küçük olan charlie için hayli güç geçmişti chaplin in walworth ve lambert te geçirdiği bu yoksulluk günleri onda derin izler bırakacak ve ileriki yıllarda filmlerinde seçtiği mekân ve konularda sık sık kendini gösterecekti sydney ve charlie daha sonra aileden gelme yetenek ve alışkanlığın da etkisiyle tiyatrolarda ve müzikhollerde çalışmaya başladılar chaplin ciddi anlamdaki ilk sahne tecrübesini the eight lancashire lads adlı grupta çalışırken yaşadı hannah çocukları tarafından abd ye getirildikten yedi yıl sonra de hollywood da yaşamını yitirdi babaları farklı olan charlie ve sydney in anneleri hannah üzerinden doğumlu wheeler dryden adlı bir kardeşleri daha vardı dryden annesinin ruhsal rahatsızlıkları nedeniyle babası tarafından hannah dan uzak tutulmuş ve kanada da yetiştirilmişti ortalarında annesini görmek için abd ye giden dryden daha sonraları kardeşleri ile film projelerinde çalışmış ve chaplin in asistanlığını yapmıştır sydney chaplin in da dönemin ünlü fred karno kumpanyasına katılmasının ardından chaplin de de onu izleyerek bu topluluğa katılmayı başardı chaplin gezici karno kumpanyası ile arasında abd ye turneye çıktı ingiltere ye dönüşünden sadece beş ay sonra yine karno ile birlikte ekim de yeniden abd ye gitti bu seferki turda daha sonra laurel ve hardy ikilisinden stan laurel i canlandıracak olan arthur stanley jefferson ile birlikte çalıştı ve aynı odayı paylaştı bir süre sonra stan laurel ingiltere ye dönerken chaplin abd de kaldı ve karno ile turneye devam etti teki bir gösteri sırasında mack sennett ın dikkatini çekince onun sahibi olduğu keystone stüdyoları ile bir anlaşma yaparak onun ekibine katıldı böylece şubat te henry lehrman yönetmenliğinde sessiz bir film olan making a living adlı tek makaralık filmde rol alarak yeteneğini tam anlamıyla gösterebileceği sinemaya adım atmış oluyordu chaplin iddialı tavırları ve bir ingiliz olmasından kaynaklanan yabancılığı ve bağımsız karakteri nedeniyle başta mack sennett tarafından şüpheyle karşılansa da kısa süre içinde yeteneğini kanıtlayıp yerini sağlamlaştırdı keystone ile birlikte çalıştığı bir yıl boyunca filmde rol alan chaplin hızla ünlü oldu chaplin da mutual film corporation film şirketiyle bir seri komedi yapımı için anlaştı on sekiz aylık süreçte on iki film ürettiği bu dönemde yaptığı filmler sinemanın en etkili komedi filmleri arasında yerini almıştır chaplin daha sonra mutual ile geçirdiği dönemin kariyerindeki en mutlu dönem olduğunu söylemiştir chaplin filmlerinde her zaman sol görüşe sempati duyduğunu hissettirmiştir sessiz filmlerinde büyük depresyon a yer vererek the tramp serseri karakteri aracılığıyla yoksullukla mücadeledeki kötü yönetim politikalarına göndermeler yapmıştır modern times filminde işçilerin ve fakir halkın kötü durumlarına dikkat çekmiştir büyük diktatör filmiyle nazi almanyasını çok sert biçimde eleştirmiştir ve o dönem abd resmi olarak almanya ile hala barış içinde olması filmin abd de chaplin e karşı karalama kampanyası başlatılmasına neden olmuştur chaplin hayallerinin ve yaratıcılığının sezgisel boyutta düşünüp de oluşturduğu tüm filmlerin sinema dünyasına yeni heyecanlar katmıştır hiçbir zaman ekranın tamamen kapanmasına bir anda izin vermemeyi geliştirdi filmlerinde diyalogları yazılı olarak farklı bir ekrana geçiş yaparak gösteriyordu ancak teknolojik gelişmelerden yararlanıp bu işin de üstesinden gelmeyi başardı chaplin in sağlam duruşu lardan sonra yavaş yavaş bozulmaya başlamıştı onunla iletişim kurmak güçleşmeye başlamıştı de tekerlekli sandalye ile hayatını devam ettiriyordu chaplin nin noel inde isviçre de uykusunda öldü mart de naaşı küçük bir isviçreli grup tarafından fidye istenmek üzere kaçırılmaya kalkışıldıysa da hırsızlar amaçlarına ulaşamadan yakalandı chaplin in naaşı hafta sonra cenevre gölü nde metre suyun altından çıkartılıp tekrar mezarına defnedildi karadeniz bulgarca çerno more rumence marea neagr rusça çyornoye more ukraynaca çorne more gürcüce şavi zğva abhazca amşın eyk wa lazca megrelce uça zuğa çerkesçe güneydoğu avrupa ile anadolu yarımadası arasında yer alan kuzeyinde ukrayna kuzeydoğusunda rusya doğuda gürcistan güneyde türkiye ve batıda romanya ve bulgaristanla çevrili atlas okyanusu na akdeniz ege denizi ve marmara denizi aracılığıyla bağlanan bir iç denizdir istanbul boğazı vasıtasıyla marmara kerç boğazı vasıtasıyla azak denizi ne bağlanmaktadır karadeniz kilometre kıyı şeridine sahip km alan kaplayan azak denizi dahil marmara denizi hariç en geniş yeri doğudan batıya km en derin noktası m olan marmara denizi vasıtasıyla ege denizi ne bağlanan batıdan doğuya böbrek formunda bir denizdir karadeniz üzerinde bulunan önemli liman kentleri köstence mankalya burgaz varna odessa sivastopol yalta kerç novorossiysk soçi sohum poti batum hopa trabzon samsun ordu giresun sinop ve zonguldak tır karadeniz in yazılı kaynaklarda geçen ilk adı ahşena olmakla birlikte sonradan yunanlarca pelagos o pontikon pontus euxinus veya yunan mitolojisinde gaia nın oğlu nereus un babası olan deniz tanrısı pontus un adıyla anılmıştır romalılarca latince mare euxinum mare sarmaticum ve pontus tauricus orta çağ arap kaynaklarında bizans denizi trabzon denizi slav denizi pontus denizi marco polo haritasında yunan denizi olarak anılmıştır karadeniz kelimesi ancak yüzyıldan sonra aynı anlamıyla batı dillerine kabul edilmeye başlanmıştır türk araştırmacı özhan öztürk karadeniz olarak adlandırılan denizin adının uzak asya hatta orta amerika uygarlıklarında kullanılan kadim renk yön ilişkisine bağlayarak gerçekte kuzey denizi anlamına geldiğini iskitler in tıpkı azak denizinde olduğu gibi karadeniz in de ilk ad vericileri olduğunu iddia etmiştir yazara göre türkler moğollar ve çinliler gibi asyalı kavimler kuzeyi kara batıyı beyaz güneyi kırmızı doğuyu yeşil veya mavi merkezi ise sarı renkle ilişkilendirilmiş kara bulgarlar ak ve kara hunlar kara macarlar kara hıtay çin in kuzeydoğusunda yer alan heilongjiang kara ejderha nehri çin in merkezinde yer alan huangshan sarı dağ anadolu nun batısındaki akdeniz in adları bu isim geleneğine dayanmaktadır tuzluluk oranı dolayındadır mö binyıla dek bir tatlı su gölü olan karadeniz bu tarihten sonra tuzlu bir denize dönüşmüştür amerikalı deniz jeologları william ryan ve walter pitman buz çağı nın ertesinde akdeniz in sularının metre daha alçak olan karadeniz e boğaziçi setini yıkarak birdenbire dolarak karadeniz tufanı adı verilen sel baskınına sebep olduğunu bu olayın nuh tufanı efsanesinin de kaynağı olduğunu iddia etmiştir okyanus bilimci robert ballard ın sinop açıklarında yaptığı çalışmalarda bulunanlar bu tezi doğrulamışsa da çeşitli bilim adamları alternatif görüşler öne sürmüştür karadeniz sürekli bir su buharı ve ısı kaynağıdır suları fazla donmaz karadeniz kıyılarının toplam uzunluğu km civarındadır dağlar kıyıya paralel uzandığından fazla girintili çıkıntılı değildir büyük beş ırmak karadeniz e dökülür dinyeper dinyester don nehri kuban nehri bütün doğu ve orta avrupa yı kapsayan tuna tuna tek başına her yıl kilometre küp tatlı suyu karadeniz e taşır bu miktar kuzey denizi ne akan bütün tatlı sulardan fazladır türkiye den ise belli başlı dört ırmak karadeniz de sonlanır sakarya nehri kızılırmak yeşilırmak ve çoruh sonuncusunun büyük bölümü türkiye de olmasına karşın gürcistan da batum dan denize dökülür bu denize dökülen avrupa ve asya akarsularıyla birlikte karadeniz havzasının alanı denizin kendisinden kat daha geniştir ve yaklaşık milyon km dir karadeniz ve çevre tuzluluk oranı oldukça fazladır karadeniz in flora ve faunası evsel ve endüstriyel kirlenme nedeniyle her geçen gün fakirleşmektedir irmaklardan gelen organik madde miktarı deniz suyundaki bakterilerin normalde ayrışabileceğinden daha fazla olduğundan bakteriler deniz suyunda normalde bulunan çözünmüş oksijen yerine deniz suyunun bir bileşeni olan sülfür iyonlarından oksijeni temin ederler bu işlemin sonucunda ortaya son derece zehirli hidrojen sülfür hs gazı çıkar ve metrenin altında yaşamı engeller karadeniz dünyanın en büyük hidrojen sülfür rezervidir metre arasında değişen derinliklerin altında yaşam yoktur suda oksijen bulunmaz ve hs yüklüdür hidrojen sülfür bulunduğu yerdeki tüm ekosistemi öldürür sahil balıkçılığını yok eder ve eğer yüzeye çıkarsa gemilerin altını yarattığı kimyasal bileşimle siyah renge boyar özellikle tuna nehri tüm orta ve doğu avrupa ile balkanlar ın endüstri ve evsel atık sularının boşaltıldığı bir yüzeysel su olup doğal yaşam için ölümcül miktarda organik ve inorganik maddeyi karadeniz e getirmekte kirlilik oradan boğazlar yoluyla da marmara denizi ne taşınmaktadır lerin ortasında bir geminin balast suyu ile karadeniz e gelen ve orijini doğu amerika kıyıları olan mnemiopsis leiydi taraklı deniz anası adlı canlı türünün doğal düşmanı olmadığı için karadeniz i istila etmiş balık larvalarının temel besinleri olan zooplanktonları ve bizzat balık larvalarını yiyerek balık sayısında önemli oranda düşme yaşanmasına sebep olmuştur samsun sarp sınır kapısı arasında kilometrelik mesafede inşa edilen ve türkiye cumhuriyeti tarihinin en büyük yatırımlarından birisi olarak gösterilen karadeniz sahil yolu inşası sırasında sahil boyunca yapılan dolguların deniz canlılarına zarar verdiği çok sayıda bilim adamınca iddia edilmiş ve yolun yapımı bitmiş olmasına karşın inşası ve sonuçları kamuoyunda hararetli tartışmalara sebep olmuştur et çeşitliliği açısından zengin olmayan denizde açık sularda yunus ve hamsi kolonilerinin yanı sıra arasında kıyılara dek vuran palamut ve domuz balığı sürülerine rastlanmaktadır bununla birlikte ekolojik sorunlar yüzünden günümüzde uskumru balığı kaybolmuş palamut ve lüfer miktarı azalmış hamsi ise soyunu korumuştur pisi dere pisisi kalkan balıklarının ve çaça azalmış kofana torik çinekop cinsleri tükenmiştir hamsinin stoku boyu ve ağırlığı azalmış havyarı için avlanan ve nehir ağızlarında yaşayan mersin balığının kirlilik ve aşırı avlanma sonucu nesli tükenmiştir 
